Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bin 915’e Yükseldi

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlayan Filistin – İsrail savaşının 82. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 20 bin 915’e yükselirken, 55 bine yakın kişinin de yaralandığı duyuruldu.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında son 24 saatte en az 241 kişinin hayatını kaybettiğini, 382 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, düzenlediği basın toplantısında, savaşın daha aylar süreceğini söyledi. Korgeneral Halevi, “Terörist bir örgütü ortadan kaldırmanın kestirme yolu yok. Kararlı ve inatçı olmak dışında bir yol, bir sihirli formül bulunmuyor” dedi.

Halevi ayrıca İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyindeki Hamas taburlarını dağıtma hedefini gerçekleştirmeye yakın olduğunu da söyledi.

İsrail ordusu ayrıca Gazze’nin diğer bölgelerine de saldırılarını artırdı. Filistin Sağlık Bakanlığı, günün erken saatlerinde Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nur Şems Mülteci Kampı’na düzenlenen operasyonda altı kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de yaralandığını duyurdu.

Filistin Yönetimi tarafından yapılan sayıma göre, İsrail ile Hamas arasında Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’de başlayan savaştan bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da 300’den fazla Filistinli askerler ve bazı durumlarda da İsrailli yerleşimciler tarafından öldürüldü.

Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre ayrıca İsrail savaş uçakları Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde bir evi bombaladı. En az 2 kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

Nüfusun yüzde 85’inin yerinden edildiği Gazze’ye “geniş çaplı” insani yardım ulaştırılmasını talep eden Güvenlik Konseyi kararının kabul edilmesinden dört gün sonra Birleşmiş Milletler, bu misyonu koordine etmek üzere görevden ayrılan Hollandalı Bakan Sigrid Kaag’ı atadı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından yapılan duyuru, Güvenlik Konseyi’nin Cuma günü Gazze için süratle üst düzey bir insani yardım ve yeniden inşa koordinatörü atamasını talep eden bir kararı kabul etmesinin ardından geldi. Gazze’de 2 milyondan fazla sivil gıda, su ve ilaca muhtaç durumda.

Guterres, akıcı bir şekilde Arapça ve beş farklı dil konuşabilen Kaag’ın yeni görevine “diplomasi alanında olduğu kadar siyasi, insani yardım ve kalkınma konularında da zengin bir deneyim getirdiğini” söyledi. Kaag’ın 8 Ocak’ta göreve başlaması bekleniyor.

Paylaşın

İsrail’den Gazze’de Barış İçin Üç Ön Koşul

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’a karşı saldırıları arttırma niyetini vurguladı ve “Gazze’deki Filistinli komşularla” barışa ulaşmak için üç şart gerektiğini belirtti: Hamas yok edilmeli, Gazze Şeridi askerden arındırılmalı ve Filistin toplumu radikalizmden arındırılmalı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan Wall Street Journal gazetesinde 25 Aralık’ta yayımlanan makalesinde İsrail’in barış için üç ön koşulu olduğunu yazdı.

Netanyahu, koşullardan ilkini, İran’ın “yakın vekili” olarak tanımladığı Hamas’ın yok edilmesi olarak sıralıyor:

“ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve daha birçok ülke İsrail’in terör örgütünü yok etme niyetini destekliyor. Bu amaca ulaşmak için askeri yeteneklerinin ortadan kaldırılması ve Gazze üzerindeki siyasi egemenliğinin sona ermesi gerekiyor” diyor.

Netanyahu uluslararası hukuka “tam uyumlu hareket etmeye devam edeceklerini” söylüyor ve “broşürler atarak, kısa mesajlar göndererek ve Gazzelileri tehlikeden uzak durmaları konusunda uyarmak için başka yöntemler kullanarak sivil kayıplarını en aza indirmek için” İsrail’in elinden geleni yaptığını savunuyor.

İsrail Başbakanı ikinci ön koşullarının Gazze’nin “silahtan arındırılması” olduğunu söylüyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

“İsrail, bölgenin bir daha asla kendisine saldırmak için üs olarak kullanılmamasını sağlamalıdır. Bu, başka önlemlerin yanı sıra, Gazze çevresinde geçici bir tampon bölgesi kurulmasını ve Gazze ile Mısır arasındaki sınırda İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan ve bölgeye silah kaçakçılığını önleyen bir denetim mekanizması kurulmasını gerektirecektir.

Filistin Yönetimi’nin Gazze’yi silahsızlandıracağı beklentisi boş bir hayal. Şu anda Yahudiye ve Samiriye’deki terörizmi finanse ediyor ve yüceltiyor ve Filistinli çocukları İsrail’i yok etmeye yönelik eğitiyorlar.

Gazze’yi silahtan arındırma konusunda ne kapasite ne de irade göstermemesi şaşırtıcı değil. Hamas 2007’de kendisini bölgeden çıkarmadan önce bunu başaramadı ve bugün de kontrolü altındaki topraklarda bunu başaramadı. Öngörülebilir gelecekte İsrail, Gazze üzerindeki güvenlik sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacak.”

Netanyahu yazısında üçüncü ön koşulun Gazze’nin radikalleşmesinin önlenmesi olduğunu belirtiyor ve bunu şöyle anlatıyor: “Okullar çocuklara ölümden ziyade yaşama değer vermeyi öğretmeli ve imamlar Yahudilerin öldürülmesi için vaaz vermeyi bırakmalıdır.

Filistin sivil toplumunun, halkının terörü finanse etmek yerine terörle mücadeleyi desteklemesini sağlayacak şekilde dönüştürülmesi gerekiyor. Bu muhtemelen cesur ve ahlaki liderlik gerektirecektir. Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas, 7 Ekim zulmünü kınamaya bile cesaret edemiyor.

Bakanlarından bazıları cinayetlerin ve tecavüzlerin gerçekleştiğini inkar ediyor veya İsrail’i kendi halkına karşı bu korkunç suçları işlemekle suçluyor.”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tüm bunlar gerçekleştikten sonra, Gazze’nin yeniden inşa edilebileceğini ve Orta Doğu’da daha geniş bir barış ihtimalinin gerçeğe dönüşeceğini belirtiyor.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 915 Filistinli öldürüldü, 54 bin 918 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 159’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 492 askerinin öldürüldüğünü duyurdu. Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 303 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 26 Lübnanlı sivil, 126 Hizbullah mensubu ile 5 İsrailli sivil ve 9 İsrail askeri öldü.

Paylaşın

Nijerya’da Silahlı Saldırganlar Köyleri Hedef Aldı: En Az 113 Ölü

Nijerya’nın orta kesimlerinde yer alan Plateau eyaletindeki köylere, cumartesi akşamı başlayan ve pazartesi gününe kadar devam silahlı saldırılarda en az 113 kişi hayatını kaybetti.

Bokkos Hükümet Konseyi Başkanı Monday Kasa, saldırılarda çok sayıda kişinin yaralandığı ve çok sayıda kişinin de kaçırıldığı bilgisini paylaştı. Kasa, saldırılar sırasında yaralanan 300’den fazla kişinin Bokkos, Jos ve Barkin Ladi’deki hastanelere nakledildiğini aktardı.

Bölge halkı arasında “haydutlar” olarak bilinen silahlı gruplara mensup kişilerin cumartesi akşamı ile pazartesi sabahı arası en az 20 köye saldırdığını aktaran Kasa, bu “saldırıların oldukça iyi koordine edildiğini” dile getirdi.

Kaçırılanları bulmak için bölgeye güvenlik güçleri sevk edildiğini aktaran Kasa, saldırılarda çok sayıda evin kundaklandığını ve silahlı kişilerin köylerde ele geçirdikleri gıda ürünlerini de yanlarında götürdüklerini söyledi.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Plateau Eyaleti Valisi Caleb Mutfwang da, eylemi “barbarca, acımasız ve gayrimeşru” diye nitelendirdi. Kanlı saldırıları kınayan Vali Mutfwang, güvenlik birimlerine sorumluları derhal yakalamaları talimatını verdi.

Valilik Sözcüsü Gyang Bere, “Masum vatandaşlara karşı devam eden saldırıları engellemek için hükümet tarafından sert önleyici tedbirler alınacak.” açıklamasında bulundu.

Afrika ülkesi Nijerya’nın kuzeybatı ve orta kesimleri, uzun süredir ormanlık alanlardaki üslerde gizlenen ve köyleri yağmalayıp sakinlerini de fidye için kaçıran ‘haydut milisler’ tarafından terörize ediliyor.

Ayrıca Nijerya’nın Plateau eyaletinde zaman zaman Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında şiddet olayları yaşanıyor. Vali Mutfwang, ağustosta yaptığı açıklamada, son 3 ayda yaşanan din temelli çatışmalarda 300’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı.

Paylaşın

İran Devrim Muhafızları Komutanı, İsrail Saldırısında Öldü

İsrail tarafından Suriye’nin başkenti Şam yakınlarında düzenlenen bir hava saldırısında, İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan Tuğgeneral Razi Musavi, hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Tuğgeneral Razi Musavi’nin, ABD tarafından 2020’de öldürülen Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’nin yardımcısı olduğu belirtiliyor. İran, geçtiğimiz gülerde de Suriye’deki Devrim Muhafızları üyelerinin ikisinin ölümünden İsrail’i sorumlu tutmuştu.

İran’ın Şam Büyükelçisi Hüseyin Ekber, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Musavi’nin Büyükelçilik’te diplomat olarak görev yaptığını ve işten eve döndükten sonra İsrail füzeleriyle vurulduğunu söyledi.

Musavi’nin öldürülmesi, İran devlet destekli ajanslar tarafından kamuoyuna ‘son dakika gelişmesi’ olarak duyuruldu.

İran resmi devlet ajansı İRNA haberinde, “Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki en deneyimli danışmanlarından biri olan General Razi Musavi, birkaç saat önce Siyonist rejimin Şam’ın güneyindeki Seyyide Zeynep bölgesine düzenlediği saldırıda öldürüldü” ifadelerine yer verdi.

İran devlet televizyonu da normal haber yayınını keserek Razi Musavi’nin öldürüldüğünü duyurdu ve Musavi’yi Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki en eski danışmanlarından biri olarak tanımladı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Musavi’nin suikast sonucu öldürülmesinin İsrail’in zayıflığının bir göstergesi olduğunu söyledi. İran medyası, Reisi’nin “Bu saldırı, Siyonist rejimin bölgedeki umutsuzluğu ve zayıflığının göstergesi; bunun bedelini mutlaka ödeyecekler” dediğini bildirdi.

İran Devrim Muhafızları’nın açıklamasında da, İsrail’in tuğgeneral rütbesi sahibi Musavi’yi öldürmenin bedelini ödeyeceği kaydedildi. Devrim Muhafızları, devlet televizyonunda okunan açıklamada, “Hiç şüphesiz, gaspçı ve acımasız Siyonist rejim bu suçun bedelini ödeyecek” ifadesini kullandı.

Axios haber sitesi, İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun, Tahran’ın saldırıya vereceği olası bir cevaba hazırlandığını duyurdu. Ancak İsrail, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde gerçekleştirdiği İran’la bağlantılı saldırılara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmıyor.

İran, Suriye’de hükümeti desteklemek amacıyla Irak, Afganistan ve Pakistan’da binlerce Şii milisi eğitmeleri ve örgütlemeleri için yüzlerce Devrim Muhafızı’nı “danışman” gönderiyor. Lübnan Hizbullahı da Suriye’deki İranlı ordu komutanlarıyla yakın işbirliği yapıyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bin 674’e Yükseldi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 kişinin öldüğü, 54 bin 36 kişinin de yaralandığı duyuruldu. Ayrıca enkaz altında binlerce ölünün olduğu da bildirildi.

Haber Merkezi / İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı günden bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti.

Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kudra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinlilerin toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Gazze için ateşkes görüşmeleri

İslami Cihat, sürgündeki lideri Ziyad El Nahlala başkanlığındaki bir heyetin Pazar günü Kahire’de olduğunu açıkladı. Nahlala’nın temasları, son günlerde Hamas lideri İsmail Haniye’nin de katıldığı görüşmeleri takip etti.

Hamas ve İslami Cihat, İsrail Gazze’deki savaşı sona erdirmedikçe rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmeyeceğini söylerken, İsrailliler sadece çatışmalara ara verilmesini halinde görüşmeye hazır olduklarını belirtiyor.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin kadın esirler, alıkonulma sırasında yaralanan yaşlılar ve kronik hastaların serbest bırakılmasına öncelik veren bir takas anlaşmasını aracılarla görüştüğünü duyurmuştu.

Haberde, adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili “İsrail kamuoyu, zor kararlar almaya ve tehlikeli kategorideki esirlerin serbest bırakılması konusunda tavizler vermeye hazır olmalıdır.” ifadeleri kullanılmıştı.

“Tehlikeli” kategorisinde gösterilen kişilerin, haklarında ağır hapis cezaları verilmiş İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular olduğu ifade edilmişti.

İsrail merkezli “Walla” haber sitesi de konuya dair haberinde 40 İsrailli esire karşılık bir hafta sürecek “insani ara” seçeneğinin masada olduğunu kaydetmişti.

Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

Hamas’tan “5 Bin İsrail Askerini Vurduk” İddiası

Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki sorumlusu Yahya Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail ordusunun en çok arananlar listesinde en üst sıralarda yer alan Sinvar’ın, Gazze Şeridi’ndeki yer altı tünellerinde saklandığı tahmin ediliyor.

8 bin civarında Hamas üyesinin öldürüldüğünü savunan İsrail’in verisi de bağımsız kaynaklarca doğrulanamıyor.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi de yaralandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2,2 milyon insanın neredeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Yahya Sinvar, örgütün lideri İsmail Haniye ve diğer üst düzeyde isimlere yazdığı mektupta, İsrail’e karşı yürütülen savaşta zaferden emin ifadeler kullandı. Sinvar mektubunda, örgütün silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın İsrail ordusuna karşı “Şiddetli, acımasız ve eşi benzeri görülmemiş bir savaş sürdürdüğünü” yazdı.

İsrail güçlerinin ağır can ve askeri malzeme kaybı yaşadığını öne süren Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti. Sinvan’ın ortaya attığı bu sayılar, İsrail’in açıkladığı verilerle büyük oranda çelişiyor. İsrail ordusu Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’ye yönelik başlatılan harekatta şimdiye kadar 150 civarında asker kaybettiğini duyurmuştu.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail’den bugüne kadar çatışmalarda zarar gören veya imha edilen araçlarla ilgili bir veri paylaşılmadı. Mektubunda Hamas’ın silahlı kanadığının İsrail’in şartlarını kabul etmeyeceğini belirten Sinvar’ın, bu ifadesi ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelere tepki gösterdiği düşünülüyor.

Hamas lideri Haniye geçtiğimiz günlerde olası yeni bir ateşkes ile rehine ve tutuklularının serbest bırakılması konularını görüşmek üzere Kahire’deydi. Basına yansıyan bazı haberlere göre Katar’da sürgünde yaşayan Haniye ile, savaşın sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’nin nasıl yönetileceği konusu da Kahire’de ele alındı.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Gazze’de en kanlı gecelerden biri yaşandı

Hamas’ın kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti. İsrail’in saldırılarının Hristiyan dünyasının Hz. İsa’nın doğumunu kutladığı Noel gününde de devam ettiğini, özellikle de Gazze’nin merkezindeki El Bureyc’e yönelik saldırıların yoğunlaştığını aktardı.

Hamas kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kidra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinliler’in toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti. İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinli’nin öldüğü bildirildi.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Paylaşın

NYT: Putin, Ateşkes İçin Nabız Yokluyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eylül ayından bu yana ateşkes için nabız yokladığı iddia edildi. Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceği de öne sürüldü.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti. Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kamuoyu önünde Ukrayna’daki hedeflerine ilişkin kararlı bir imaj çizse de, arka planda ateşkes teklifi yaptığını öne sürdü.

Haberde Putin’in eylülden bu yana, aracılar yoluyla, cephe hattındaki çatışmaları durduracak bir ateşkese açık olduğu yönünde mesajlar yolladığı iddia edildi.

New York Times, Putin’in ateşkes için mesaj gönderdiği iddiasını Kremlin’e yakın iki Rus eski yetkiliye ve Rus liderin elçilerinden gelen mesajları alan Amerikalı ve uluslararası yetkililere dayandırdı.

Gazeteye konuşan Amerikalı yetkililer, Rusya’nın ilk olarak 2022 sonbaharında bir ateşkes anlaşması için nabız yokladığını öne sürdü. Kaynaklar, Putin’in o dönem Rusya’nın el geçirdiği topraklardan memnun olduğunu ve bu mesajın Washington’a iletildiğini aktardı.

Gazete, Kremlin yönetiminin kamuoyuna savaşa devam mesajı verse de, Ukrayna’da zafer ilan ederek savaşı bitirmek istediğini öne sürdü. Geçen sonbaharda Rus yetkililerle bir araya gelen bir uluslararası yetkili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Görüşmelerde, ateşkes müzakerelerine hazır olduklarını söylüyorlar. Savaş sahasında oldukları yerlerde kalmak istiyorlar” ifadesini kullandı.

Haberde, daha önce işgal edilen tüm toprakları geri kazanmayı vadeden Ukrayna yönetiminin böyle bir anlaşmayı kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekildi. Gazeteye konuşan Rus eski yetkililer, Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceğini söyledi.

Eski bir üst düzey Rus yetkili konuyla ilgili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Şu anki pozisyonlarda kalmayı gerçekten istiyor. Ancak bir metre bile geri çekilmeye razı değil” ifadelerini kullandı.

New York Times’ın konuyla ilgili ulaştığı Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise, yolladığı sesli mesajda, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti.

Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer, Putin’in pozisyonunun son dönemde değiştiğini ve Rus liderin artık Zelenski hükümetinin değişmesini talep etmediğini vurguladı. ABD’li yetkililer Putin’in ateşkes anlaşmasıyla Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20’sinin Rusya kontrolünde kalmasını sağlamaya çalıştığını savundu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

2023 Yılında Avrupa Birliği’ne İlticalarda Rekor Artış

2023 yılının ilk on ayında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvuru sayısı 937 bin oldu. Bu da önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; 2023 yılında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvurularında büyük oranda artış kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) İltica Ajansı Direktörü Nina Gregori, Alman yayınevi grubu Funke Medya’ya yaptığı açıklamada 2023’teki iltica sayılarının toplamda bir milyonun üstünde olduğunu söyledi. Gregori, sadece Ekim ayında 123 bin yeni sığınma basvurusu sağladığını, bu sayının da, son yedi yılda, bir ayda kaydedilebildiğini ve yüksek rakam olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan iltica sayılarında azalma beklenmediğini de belirten Gregori, bunun aksine artacağından yola çıktıklarını söyleyerek, “Etrafımızdaki bütün dünya giderek daha da istikrarlı olmayan bir hal alıyor. 2024 yılında ve daha sonra da korunma arayan sığınmacı sayıları azalmayacak, hatta 2024 zorlu bir sene olacak” dedi.

Funke Medya Grubu’nun AB İltica Ajansı’na dayandığı Ekim 2023’e göre sonuç itibarı ile Birlik üyelerinin yapılan sığınma başvuru sayısı resmi olarak 937 bin oldu . Bu da önceki yılın aynı özelliklerine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 20 bin 424’e Yükseldi

Gazze Şeridi’ndeki çatışmalar ve İsrail’in bombardımanı devam ederken, Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref Kudra, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 20 bin 424’e ulaştığını duyurdu.

Haber Merkezi / Bakanlık Sözcüsü Kudra, İsrail saldırılarında en az 54 bin 36 kişinin de yaralandığını belirtti

İsrail bombardımanı sonucu çöken binaların altında hala çok sayıda ceset olduğu düşünülürken, Gazze’de yaşayan 2,3 milyon insanın nerdeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Öte yandan Mısırlı ve Katarlı arabulucular, İsrail’in elindeki Filistinli rehine ve tutukluların serbest bırakılmasına olanak sağlayacak yeni bir ateşkes konusunda savaşan taraflar arasında uzlaşmaya varmaya çalışıyor.

Kasım ayı sonunda bir hafta süren ateşkeste 105 rehine ve 240 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.

Hamas, rehineler konusunda herhangi bir müzakere yapılmadan önce çatışmaların durdurulmasını talep ediyor. İsrail ise Hamas “ortadan kaldırılmadan” ateşkes yapılmasını reddediyor.

Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Gazze’ye insani yardım konusunda karar tasarısını onayladı ancak acil ateşkes çağrısı yapmaktan kaçındı.

Güvenlik Konseyi’nin iki daimi üyesi olan ABD ve Rusya çekimser kaldı. Diğer 13 üyenin tamamı kararın lehine oy kullandı. Kararda İsrail ve Hamas arasında derhal ateşkes yapılması çağrısında bulunulmuyor, bunun yerine ateşkes için “koşulların yaratılması” isteniyor.

BM Güvenlik Konseyi Gazze’ye yönelik insani yardımların artırılması çağrısında bulundu ancak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in askeri operasyonlarını yürütme biçiminin savaşın vurduğu bölgede yardım dağıtımı önünde “büyük engeller” yarattığını söyledi.

“Savaşmaktan başka çaremiz yok”

İsrail Başbakanı Benyanim Netanyahu, “Gazze’deki sert çatışmaların ardından bugün zor bir sabah. Savaş bizi çok ağır bir bedele zorluyor ama savaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Benyanim Netanyahu, bunun uzun bir savaş olacağını belirterek, “Hamas’ın yok edilmesi, rehinlerin kurtarılması ve Gazze’nin İsrail için bir daha tehdit oluşturmayacak duruma getirilmesi” hedeflerine ulaşana kadar durmayacaklarını kaydetti.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun açıklamayı, İsrail ordusunun cuma gününden bu yana 14 askerin çatışmalarda hayatını kaybettiğini duyurmasından kısa süre sonra yapması dikkat çekti.

ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki durumu ve İsrail operasyonunu konuşmak üzere telefon görüşmesi yaptı. Biden ise görüşmeye ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Netanyahu’ya, ateşkes ilan etme çağrısı yapmadığını” söyledi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise Biden’ın, “sivil nüfusun korunmasının” altını çizdiği, sivillerin çatışmalı alanlardan uzaklaşmasına izin verilmesinin önemini vurguladığı kaydedildi. İsrail Başbakanlığı ise görüşmede Netanyahu’nun “İsrail tüm hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam edileceğini” söylediği aktarıldı.

Paylaşın

Benyanim Netanyahu: Gazze’deki Savaş Bize Çok Ağır Bedel Ödetiyor

İsrail Başbakanı Benyanim Netanyahu, “Gazze’deki sert çatışmaların ardından bugün zor bir sabah. Savaş bizi çok ağır bir bedele zorluyor ama savaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Haber Merkezi / Benyanim Netanyahu, bunun uzun bir savaş olacağını belirterek, “Hamas’ın yok edilmesi, rehinlerin kurtarılması ve Gazze’nin İsrail için bir daha tehdit oluşturmayacak duruma getirilmesi” hedeflerine ulaşana kadar durmayacaklarını kaydetti.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun açıklamayı, İsrail ordusunun cuma gününden bu yana 14 askerin çatışmalarda hayatını kaybettiğini duyurmasından kısa süre sonra yapması dikkat çekti.

Öte yandan İsrail ordusu, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde Hamas’a yönelik operasyonlarını artırdığını duyurdu. Kuzeydeki Cabaliya kasabasında bölge sakinleri sürekli hava bombardımanı yapıldığını ve İsrail tanklarının kasabanın içine doğru ilerlediğini söyledi.

Hamas’ın silahlı kanadı El Kassam Tugayları, İsrail tarafından daha önce fırlatılan patlamamış iki füzeyi yeniden kullandıktan sonra bölgedeki beş İsrail tankını imha ettiğini, mürettebatlarını öldürdüğünü ve yaraladığını duyurdu.

Filistin medyası İsrail tanklarının Gazze’nin merkezindeki Juhr ad-Deek kasabasını bombaladığını bildirdi.  İsrail’in askeri sözcüsü de kuvvetlerinin Gazze’nin kuzeyinde neredeyse “tam bir operasyonel kontrol” sağladığını kaydetti.

ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki durumu ve İsrail operasyonunu konuşmak üzere telefon görüşmesi yaptı. Biden ise görüşmeye ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Netanyahu’ya, ateşkes ilan etme çağrısı yapmadığını” söyledi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise Biden’ın, “sivil nüfusun korunmasının” altını çizdiği, sivillerin çatışmalı alanlardan uzaklaşmasına izin verilmesinin önemini vurguladığı kaydedildi. İsrail Başbakanlığı ise görüşmede Netanyahu’nun “İsrail tüm hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam edileceğini” söylediği aktarıldı.

Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Gazze’ye insani yardım konusunda karar tasarısını onayladı ancak acil ateşkes çağrısı yapmaktan kaçındı.

Güvenlik Konseyi’nin iki daimi üyesi olan ABD ve Rusya çekimser kaldı. Diğer 13 üyenin tamamı kararın lehine oy kullandı. Kararda İsrail ve Hamas arasında derhal ateşkes yapılması çağrısında bulunulmuyor, bunun yerine ateşkes için “koşulların yaratılması” isteniyor.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Cumartesi’den bu yana 166 kişinin ölümüyle birlikte İsrail saldırılarında ölen Filistinli sayısı 20 bin 424’e ulaştı. On binlerce kişi de yaralandı. İsrail bombardımanı sonucu çöken binaların altında hala çok sayıda ceset olduğu düşünülüyor.

Paylaşın