Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bin 674’e Yükseldi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 kişinin öldüğü, 54 bin 36 kişinin de yaralandığı duyuruldu. Ayrıca enkaz altında binlerce ölünün olduğu da bildirildi.

Haber Merkezi / İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı günden bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti.

Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kudra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinlilerin toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Gazze için ateşkes görüşmeleri

İslami Cihat, sürgündeki lideri Ziyad El Nahlala başkanlığındaki bir heyetin Pazar günü Kahire’de olduğunu açıkladı. Nahlala’nın temasları, son günlerde Hamas lideri İsmail Haniye’nin de katıldığı görüşmeleri takip etti.

Hamas ve İslami Cihat, İsrail Gazze’deki savaşı sona erdirmedikçe rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmeyeceğini söylerken, İsrailliler sadece çatışmalara ara verilmesini halinde görüşmeye hazır olduklarını belirtiyor.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin kadın esirler, alıkonulma sırasında yaralanan yaşlılar ve kronik hastaların serbest bırakılmasına öncelik veren bir takas anlaşmasını aracılarla görüştüğünü duyurmuştu.

Haberde, adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili “İsrail kamuoyu, zor kararlar almaya ve tehlikeli kategorideki esirlerin serbest bırakılması konusunda tavizler vermeye hazır olmalıdır.” ifadeleri kullanılmıştı.

“Tehlikeli” kategorisinde gösterilen kişilerin, haklarında ağır hapis cezaları verilmiş İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular olduğu ifade edilmişti.

İsrail merkezli “Walla” haber sitesi de konuya dair haberinde 40 İsrailli esire karşılık bir hafta sürecek “insani ara” seçeneğinin masada olduğunu kaydetmişti.

Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

Hamas’tan “5 Bin İsrail Askerini Vurduk” İddiası

Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki sorumlusu Yahya Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail ordusunun en çok arananlar listesinde en üst sıralarda yer alan Sinvar’ın, Gazze Şeridi’ndeki yer altı tünellerinde saklandığı tahmin ediliyor.

8 bin civarında Hamas üyesinin öldürüldüğünü savunan İsrail’in verisi de bağımsız kaynaklarca doğrulanamıyor.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi de yaralandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2,2 milyon insanın neredeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Yahya Sinvar, örgütün lideri İsmail Haniye ve diğer üst düzeyde isimlere yazdığı mektupta, İsrail’e karşı yürütülen savaşta zaferden emin ifadeler kullandı. Sinvar mektubunda, örgütün silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın İsrail ordusuna karşı “Şiddetli, acımasız ve eşi benzeri görülmemiş bir savaş sürdürdüğünü” yazdı.

İsrail güçlerinin ağır can ve askeri malzeme kaybı yaşadığını öne süren Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti. Sinvan’ın ortaya attığı bu sayılar, İsrail’in açıkladığı verilerle büyük oranda çelişiyor. İsrail ordusu Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’ye yönelik başlatılan harekatta şimdiye kadar 150 civarında asker kaybettiğini duyurmuştu.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail’den bugüne kadar çatışmalarda zarar gören veya imha edilen araçlarla ilgili bir veri paylaşılmadı. Mektubunda Hamas’ın silahlı kanadığının İsrail’in şartlarını kabul etmeyeceğini belirten Sinvar’ın, bu ifadesi ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelere tepki gösterdiği düşünülüyor.

Hamas lideri Haniye geçtiğimiz günlerde olası yeni bir ateşkes ile rehine ve tutuklularının serbest bırakılması konularını görüşmek üzere Kahire’deydi. Basına yansıyan bazı haberlere göre Katar’da sürgünde yaşayan Haniye ile, savaşın sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’nin nasıl yönetileceği konusu da Kahire’de ele alındı.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Gazze’de en kanlı gecelerden biri yaşandı

Hamas’ın kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti. İsrail’in saldırılarının Hristiyan dünyasının Hz. İsa’nın doğumunu kutladığı Noel gününde de devam ettiğini, özellikle de Gazze’nin merkezindeki El Bureyc’e yönelik saldırıların yoğunlaştığını aktardı.

Hamas kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kidra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinliler’in toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti. İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinli’nin öldüğü bildirildi.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Paylaşın

NYT: Putin, Ateşkes İçin Nabız Yokluyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eylül ayından bu yana ateşkes için nabız yokladığı iddia edildi. Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceği de öne sürüldü.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti. Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kamuoyu önünde Ukrayna’daki hedeflerine ilişkin kararlı bir imaj çizse de, arka planda ateşkes teklifi yaptığını öne sürdü.

Haberde Putin’in eylülden bu yana, aracılar yoluyla, cephe hattındaki çatışmaları durduracak bir ateşkese açık olduğu yönünde mesajlar yolladığı iddia edildi.

New York Times, Putin’in ateşkes için mesaj gönderdiği iddiasını Kremlin’e yakın iki Rus eski yetkiliye ve Rus liderin elçilerinden gelen mesajları alan Amerikalı ve uluslararası yetkililere dayandırdı.

Gazeteye konuşan Amerikalı yetkililer, Rusya’nın ilk olarak 2022 sonbaharında bir ateşkes anlaşması için nabız yokladığını öne sürdü. Kaynaklar, Putin’in o dönem Rusya’nın el geçirdiği topraklardan memnun olduğunu ve bu mesajın Washington’a iletildiğini aktardı.

Gazete, Kremlin yönetiminin kamuoyuna savaşa devam mesajı verse de, Ukrayna’da zafer ilan ederek savaşı bitirmek istediğini öne sürdü. Geçen sonbaharda Rus yetkililerle bir araya gelen bir uluslararası yetkili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Görüşmelerde, ateşkes müzakerelerine hazır olduklarını söylüyorlar. Savaş sahasında oldukları yerlerde kalmak istiyorlar” ifadesini kullandı.

Haberde, daha önce işgal edilen tüm toprakları geri kazanmayı vadeden Ukrayna yönetiminin böyle bir anlaşmayı kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekildi. Gazeteye konuşan Rus eski yetkililer, Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceğini söyledi.

Eski bir üst düzey Rus yetkili konuyla ilgili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Şu anki pozisyonlarda kalmayı gerçekten istiyor. Ancak bir metre bile geri çekilmeye razı değil” ifadelerini kullandı.

New York Times’ın konuyla ilgili ulaştığı Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise, yolladığı sesli mesajda, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti.

Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer, Putin’in pozisyonunun son dönemde değiştiğini ve Rus liderin artık Zelenski hükümetinin değişmesini talep etmediğini vurguladı. ABD’li yetkililer Putin’in ateşkes anlaşmasıyla Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20’sinin Rusya kontrolünde kalmasını sağlamaya çalıştığını savundu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

2023 Yılında Avrupa Birliği’ne İlticalarda Rekor Artış

2023 yılının ilk on ayında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvuru sayısı 937 bin oldu. Bu da önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; 2023 yılında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvurularında büyük oranda artış kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) İltica Ajansı Direktörü Nina Gregori, Alman yayınevi grubu Funke Medya’ya yaptığı açıklamada 2023’teki iltica sayılarının toplamda bir milyonun üstünde olduğunu söyledi. Gregori, sadece Ekim ayında 123 bin yeni sığınma basvurusu sağladığını, bu sayının da, son yedi yılda, bir ayda kaydedilebildiğini ve yüksek rakam olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan iltica sayılarında azalma beklenmediğini de belirten Gregori, bunun aksine artacağından yola çıktıklarını söyleyerek, “Etrafımızdaki bütün dünya giderek daha da istikrarlı olmayan bir hal alıyor. 2024 yılında ve daha sonra da korunma arayan sığınmacı sayıları azalmayacak, hatta 2024 zorlu bir sene olacak” dedi.

Funke Medya Grubu’nun AB İltica Ajansı’na dayandığı Ekim 2023’e göre sonuç itibarı ile Birlik üyelerinin yapılan sığınma başvuru sayısı resmi olarak 937 bin oldu . Bu da önceki yılın aynı özelliklerine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 20 bin 424’e Yükseldi

Gazze Şeridi’ndeki çatışmalar ve İsrail’in bombardımanı devam ederken, Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref Kudra, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 20 bin 424’e ulaştığını duyurdu.

Haber Merkezi / Bakanlık Sözcüsü Kudra, İsrail saldırılarında en az 54 bin 36 kişinin de yaralandığını belirtti

İsrail bombardımanı sonucu çöken binaların altında hala çok sayıda ceset olduğu düşünülürken, Gazze’de yaşayan 2,3 milyon insanın nerdeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Öte yandan Mısırlı ve Katarlı arabulucular, İsrail’in elindeki Filistinli rehine ve tutukluların serbest bırakılmasına olanak sağlayacak yeni bir ateşkes konusunda savaşan taraflar arasında uzlaşmaya varmaya çalışıyor.

Kasım ayı sonunda bir hafta süren ateşkeste 105 rehine ve 240 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.

Hamas, rehineler konusunda herhangi bir müzakere yapılmadan önce çatışmaların durdurulmasını talep ediyor. İsrail ise Hamas “ortadan kaldırılmadan” ateşkes yapılmasını reddediyor.

Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Gazze’ye insani yardım konusunda karar tasarısını onayladı ancak acil ateşkes çağrısı yapmaktan kaçındı.

Güvenlik Konseyi’nin iki daimi üyesi olan ABD ve Rusya çekimser kaldı. Diğer 13 üyenin tamamı kararın lehine oy kullandı. Kararda İsrail ve Hamas arasında derhal ateşkes yapılması çağrısında bulunulmuyor, bunun yerine ateşkes için “koşulların yaratılması” isteniyor.

BM Güvenlik Konseyi Gazze’ye yönelik insani yardımların artırılması çağrısında bulundu ancak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in askeri operasyonlarını yürütme biçiminin savaşın vurduğu bölgede yardım dağıtımı önünde “büyük engeller” yarattığını söyledi.

“Savaşmaktan başka çaremiz yok”

İsrail Başbakanı Benyanim Netanyahu, “Gazze’deki sert çatışmaların ardından bugün zor bir sabah. Savaş bizi çok ağır bir bedele zorluyor ama savaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Benyanim Netanyahu, bunun uzun bir savaş olacağını belirterek, “Hamas’ın yok edilmesi, rehinlerin kurtarılması ve Gazze’nin İsrail için bir daha tehdit oluşturmayacak duruma getirilmesi” hedeflerine ulaşana kadar durmayacaklarını kaydetti.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun açıklamayı, İsrail ordusunun cuma gününden bu yana 14 askerin çatışmalarda hayatını kaybettiğini duyurmasından kısa süre sonra yapması dikkat çekti.

ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki durumu ve İsrail operasyonunu konuşmak üzere telefon görüşmesi yaptı. Biden ise görüşmeye ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Netanyahu’ya, ateşkes ilan etme çağrısı yapmadığını” söyledi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise Biden’ın, “sivil nüfusun korunmasının” altını çizdiği, sivillerin çatışmalı alanlardan uzaklaşmasına izin verilmesinin önemini vurguladığı kaydedildi. İsrail Başbakanlığı ise görüşmede Netanyahu’nun “İsrail tüm hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam edileceğini” söylediği aktarıldı.

Paylaşın

Benyanim Netanyahu: Gazze’deki Savaş Bize Çok Ağır Bedel Ödetiyor

İsrail Başbakanı Benyanim Netanyahu, “Gazze’deki sert çatışmaların ardından bugün zor bir sabah. Savaş bizi çok ağır bir bedele zorluyor ama savaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Haber Merkezi / Benyanim Netanyahu, bunun uzun bir savaş olacağını belirterek, “Hamas’ın yok edilmesi, rehinlerin kurtarılması ve Gazze’nin İsrail için bir daha tehdit oluşturmayacak duruma getirilmesi” hedeflerine ulaşana kadar durmayacaklarını kaydetti.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun açıklamayı, İsrail ordusunun cuma gününden bu yana 14 askerin çatışmalarda hayatını kaybettiğini duyurmasından kısa süre sonra yapması dikkat çekti.

Öte yandan İsrail ordusu, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde Hamas’a yönelik operasyonlarını artırdığını duyurdu. Kuzeydeki Cabaliya kasabasında bölge sakinleri sürekli hava bombardımanı yapıldığını ve İsrail tanklarının kasabanın içine doğru ilerlediğini söyledi.

Hamas’ın silahlı kanadı El Kassam Tugayları, İsrail tarafından daha önce fırlatılan patlamamış iki füzeyi yeniden kullandıktan sonra bölgedeki beş İsrail tankını imha ettiğini, mürettebatlarını öldürdüğünü ve yaraladığını duyurdu.

Filistin medyası İsrail tanklarının Gazze’nin merkezindeki Juhr ad-Deek kasabasını bombaladığını bildirdi.  İsrail’in askeri sözcüsü de kuvvetlerinin Gazze’nin kuzeyinde neredeyse “tam bir operasyonel kontrol” sağladığını kaydetti.

ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki durumu ve İsrail operasyonunu konuşmak üzere telefon görüşmesi yaptı. Biden ise görüşmeye ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Netanyahu’ya, ateşkes ilan etme çağrısı yapmadığını” söyledi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise Biden’ın, “sivil nüfusun korunmasının” altını çizdiği, sivillerin çatışmalı alanlardan uzaklaşmasına izin verilmesinin önemini vurguladığı kaydedildi. İsrail Başbakanlığı ise görüşmede Netanyahu’nun “İsrail tüm hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam edileceğini” söylediği aktarıldı.

Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Gazze’ye insani yardım konusunda karar tasarısını onayladı ancak acil ateşkes çağrısı yapmaktan kaçındı.

Güvenlik Konseyi’nin iki daimi üyesi olan ABD ve Rusya çekimser kaldı. Diğer 13 üyenin tamamı kararın lehine oy kullandı. Kararda İsrail ve Hamas arasında derhal ateşkes yapılması çağrısında bulunulmuyor, bunun yerine ateşkes için “koşulların yaratılması” isteniyor.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Cumartesi’den bu yana 166 kişinin ölümüyle birlikte İsrail saldırılarında ölen Filistinli sayısı 20 bin 424’e ulaştı. On binlerce kişi de yaralandı. İsrail bombardımanı sonucu çöken binaların altında hala çok sayıda ceset olduğu düşünülüyor.

Paylaşın

Gazze’de 136 Birleşmiş Milletler Çalışanı Öldürüldü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Gazze’de 75 günde 136 BM çalışanının öldürüldüğünü açıkladı. “BM tarihinde daha önce böyle birşey yaşanmamıştı” diyen Guterres,  “Çalışanlarımızın çoğu şiddet yoluyla evlerinden sürüldü” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / BM Genel Sekreteri António Guterres, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada hayatını kaybeden BM çalışanları ile Gazze’deki sivillere insani yardım için ölümü göze alarak destek veren binlerce gönüllünün çabası karşısında saygıyla eğildiğini de belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres, ayrıca İsrail’in Hamas ile mücadelede izlediği çizgiye yönelik eleştirilerini de tekrarladı.

“İsrail’in bu savaşı yürütme biçimi Gazze’de insani yardım dağıtmanın önünde büyük engeller oluşturuyor” ifadesini kullanan António Guterres, bölgeye insani yardımın ulaşabilmesi için güven içinde çalışabilecek insani yardım görevlilerine ihtiyaç olduğunun da altını çizdi.

İsrail’in hava ve kara saldırıları devam ediyor

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye daha fazla insani yardım çağrısında bulunan bir karar tasarısını dün kabul etmesinin ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava ve kara saldırıları devam ediyor.

Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampına düzenlenen saldırıda en az 18 kişinin öldüğü bildirildi. Bureyc mülteci kampında da insanlara, kara harekâtını sürdüren İsrail ordusu tarafından güneye gitmeleri emredildi.

Filistin resmi haber ajansı Wafa, Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlenen hava saldırısında en az 18 kişinin öldüğünü ve onlarca kişinin yaralandığını açıkladı.

Bir hava saldırısının da Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye’de bir su arıtma tesisini tahrip ettiği belirtildi. Nuseyrat’a yakın Bureyc sakinlerine “kendi güvenlikleri için derhal bölgeyi terk etmeleri” ve güneye, Deyr el-Belah şehrine doğru hareket etmeleri emredildi.

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin oylanan tasarısı, ABD’nin veto tehdidi nedeniyle savaşın derhal durdurulması çağrısında bulunmaktan uzak kaldı. Gazze’ye insanai yardımların artırılmasına yönelik dünkü oylamada ABD ve Rusya çekimser oy kullandı.

Rakamlarla İsrail – Filistin savaşı

7 Ekim’de başlayan savaş 2007’de Hamas’ın Gazze’de kontrolü elde etmesinin ardından iki taraf arasında yaşanan savaşların açık ara en ölümcül ve en yıkıcı olanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Hamas’ın İsrail’e 7 Ekim’de saldırmasının ardından İsrail Gazze’ye binlerce hava saldırısı düzenledi ve kara harekatı başlattı. Kasım sonlarında sadece bir hafta boyunca ateşkes sağlandı.

Ateşkes sırasında Hamas elindeki İsrailli rehinelerden bazılarını, İsrail’de cezaevindeki Filistinlilerden bir kısmını serbest bıraktı. 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinililerin sayısı 20 bini aştı.

Gazze’de binlerce Filistinli yaşamını yitirirken, Batı Şeria’da da yüzlercesi hayatını kaybetti. İsrail, 7 Ekim sonrası Batı Şeria’daki baskınlarını arttırdı.

Batı Şeria’da İsrail baskınlarında 301 Filistinli yaşamını yitirdi. Hamas saldırılarında yaşamını yitiren İsrailli sayısı 1200.

İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatının başlamasından bu yana ise 139 asker hayatını kaybetti. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de İsrail saldırılarında 53,320 Filistinli yaralandı. Yaralanan İsrailli sayısı 6,184.

Gazze ve Lübnan sınırında evlerini terk etmek zorunda kalan İsraillilerin sayısı 250 bin. 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze’de ise 1,9 milyon Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Gazze’de rehin tutulan İsrailli sivil ve asker sayısı 129. 110 rehine ise ya serbest bırakıldı ya da kurtarıldı. Bir haftalık ateşkes sırasında İsrail cezaevlerinden serbest bırakılan Filistinlilerin sayısı ise 240.

5,405 yarım kamyonu Gazze’ye giriş yapabildi. Gazze’den İsrail’e 11,500 roket fırlatıldı. Gazze’de İsrail ordusunda vurulan hedef sayısı ise 22 binden fazla.

Paylaşın

BMGK, Gazze’ye ‘İnsani Yardım’ Tasarısını Kabul Etti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Gazze Şeridi’ne insani yardımın arttırılmasına yönelik tasarıyı onayladı. 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamada 13 üye kabul oyu kullanırken ABD ve Rusya çekimser kaldı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) sunduğu karar tasarısı, daha önce dört kez yapılan ertelemelerden ve üye ülkeler arasındaki yoğun müzakerelerden sonra yeniden görüşmeye açılmıştı.

Uluslararası hukuk açısından bağlayıcılığı olan karar tasarısında, taraflara şiddetin “kalıcı olarak sona erdirilmesi için koşulların yaratılması” çağrısı yapıldı.

10 günü aşkın süredir üzerinde müzakere yürütülen orijinal metinde, “İsrail ile Hamas arasındaki düşmanlıkların acilen askıya alınması… Uluslararası insani hukuka yönelik tüm ihlaller ile sivillere ve sivil unsurlara yönelik ayrım gözetmeyen saldırıların kınanması” ifadeleri yer alıyordu. İfadeler ABD’nin baskıları sonucu karar tasarısından çıkarıldı.

Diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı Joe Biden’ın karar tasarısını veto etme kararı aldığı, ancak Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın BAE ve Mısırlı mevkidaşları ile yaptığı görüşmelerde muhataplarını bazı tavizlere ikna ettiği bilgisini paylaştı.

BMGK’da daha zayıf bir metnin kabul edilmesi Konsey üyeleri arasında hoşnutsuzluk yaratırken, Rusya’nın Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzia BMGK dışında görüşmeler yürüten ABD’ye tepki göstererek bunu “utanç verici, alaycı ve sorumsuz bir tutum” olarak değerlendirdi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Lana Nuseybe, metnin “mükemmel olmadığını” belirterek, bölgede zor durumda olanlara yardım edilmesi ve kıtlığın engellenmesi için ateşkese ihtiyaç olduğunu vurguladı. Çin temsilcisi de metni ateşkes çağrısı içermemesi nedeniyle eleştirdi.

Karar metninde neler var?

Güvenli ve engelsiz insani yardım erişimine izin vermek için “çatışmaların acilen durdurulması” ve “çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde kesilmesine yönelik acil adımlar atılması çağrısını” içeren kilit hüküm, kabul edilen tasarıdan çıkarıldı.

Bunun yerine, “güvenli ve engelsiz insani erişimin derhal sağlanması için acil adımlar atılması ve ayrıca çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde kesilmesi için gerekli koşulların yaratılması” çağrısında bulunuluyor. Atılacak adımlar tanımlanmıyor.

Yardım sevkiyatlarıyla ilgili kilit bir nokta olarak da karar, BM’nin “Gazze’ye kara, deniz ve hava yollarıyla sağlanan tüm insani yardım sevkiyatlarını, insani niteliklerini teyit etmek için dış taraflar üzerinden münhasıran izlemesi” yönündeki önceki talebi ortadan kaldırıyor.

Bunun yerine kararda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ten, Gazze’ye çatışmanın taraflarından gelmeyen yardım sevkiyatlarının insani yardım ürünü olup olmadığını “kolaylaştırma, koordine etme, izleme ve doğrulama sorumluluğuna sahip üst düzey bir insani yardım ve yeniden inşa koordinatörü” ataması talep ediliyor.

Koordinatörden yardımların hızlandırılması için bir “mekanizma” kurması isteniyor ve çatışmanın tarafları olan İsrail ve Hamas’ın koordinatörle işbirliği yapması talep ediliyor.

Değiştirilen karar İsrail’in Gazze’deki 2,3 milyon kişiye yapılan tüm yardım sevkiyatları üzerindeki kontrolünü azaltmıyor. İsrail, Mısır’dan Refah geçişi ve İsrail kontrolündeki Kerem Şalom geçişi üzerinden Gazze’ye yapılan sınırlı yardım sevkiyatını denetliyor.

BM Genel Sekreteri Guterres: Daha fazlasına ihtiyaç var

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres karar tasarısının kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, kararın Gazze Şeridi’ndeki insanların acılarının hafifletilmesine katkı sağlamasını umduğunu belirtti. Guterres, metinde şiddetin sona erdirilmesi yönünde bir çağrı olmamasına atıfta bulunarak, bölgede “acilen daha fazlasına ihtiyaç olduğunu” kaydetti.

“Gazze halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması ve devam eden kabuslarının sona ermesi için tek seçeneğin insani ateşkes” olduğunu ifade eden BM Genel Sekreteri, çatışmalar yaşanmadığı takdirde insani yardımın etkin bir şekilde ulaştırılabileceğini söyledi.

Paylaşın

Gazze’de Yarım Milyonun Üzerinde İnsan Açlık Çekiyor

Hamas’ın “Aksa Tufanı Operasyonu” sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’ye yeterli gıda girişi olmadığı için kentte yarım milyonun üzerinde insanın açlık çektiğini duyuruldu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımlar “damla” olarak tanımlanırken, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığı bildirildi.

Birleşmiş Milletler (BM) dahil 23 Sivil Toplum Kuruluşu (STK) tarafından hazırlanan rapor, Gazze’deki nüfusun tamamının kriz düzeyinde açlıkla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Rapor, 576 bin kişinin ‘felaket’ düzeyinde ya da ‘açlık seviyesinde’ olduğuna dikkat çekiyor. BM ve STK’lar tarafından ortak hazırlanan raporda 2,3 milyon nüfuslu Gazze’de “kıtlık” riskinin her geçen gün daha da arttığı uyarısında bulunuldu.

Rapora göre, Gazze’de yaşanan açlığın boyutları son yıllarda Afganistan ve Yemen’de yaşanan açlık krizlerini gölgede bıraktı. İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırının ardından başlattığı karşı saldırılarda şu ana kadar çoğu kadın ve çoğuk 20 bin civarında Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail saldırılarında 51 binin üzerinde kişi de yaralandı.

Rapora göre on binlerce sivil, barınaklara ve çadır kamplarına sıkışmış durumda. Yaklaşık 1,9 milyon Gazzelinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bilgisine yer verilen raporda bunlardan bir milyondan fazlasının BM kamplarında kaldığı aktarıldı.

Öte yandan raporda ilaç, temel insani malzemeler ve gıda maddelerinde hiç olmadığı kadar kıtlık yaşandığının altı çizildi.

Raporun yayımlanmasının ardından konuşan Dünya Gıda Programı yetkilisi Arif Hüseyin, “Gazze’de hemen herkesin aç olduğu bir durum söz konusu. Bundan daha kötüsü olamaz. Gazze’de yaşanan boyutta bir durumu daha önce hiç görülmedi. ifadelerini kullandı.

Ayrıca Hüseyin, gıda ve su eksikliğinin bağışıklık sistemlerini zayıflatarak halkı hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Hüseyin, “İnsanlar büyük hastalık salgınlarına çok ama çok yakınlar çünkü yeterli beslenemedikleri için bağışıklık sistemleri çok zayıfladı.” diye konuştu.

Gazze’nin kuzeyindeki iki hastaneyi ziyaret eden bir Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilisi ise personelin elektrik ve diğer temel ihtiyaçların son derece yetersiz olması nedeniyle çok sayıda kişiyi ampüte etmek zorunda kaldığını aktardı.

Savaşın Gazze’nin sağlık hizmetlerini çöküşe sürüklediği belirtilirken Dünya Sağlık Örgütü, kent genelindeki 36 hastanenin sadece dokuzunun kısmen hizmet verdiğini belirtti.

Kısmi hizmet veren hastanelerin tamamının da güneyde bulunduğunu kaydedildi. DSÖ yardım görevlilerinin perşembe günü Gazze’nin kuzeyinde iki hastaneyi ziyaret ettiği ancak her iki hastanede de “dayanılmaz” manzaralar olduğu dile getirildi.

Tedavi edilemeyen yatalak hastaların su için feryat ettiği, kalan çok az sayıdaki doktor ve hemşirenin ise elinde hiçbir malzemesinin bulunmadığı ve cesetlerin avluya dizilmiş vaziyette olduğu aktarıldı.

Raporun ardından Gazze’deki duruma ilişkin bir açıklama da Dünya Gıda Programı’ndan (WFP) geldi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımları “damla” olarak tanımlayan kuruluş, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığını bildirdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Üniversitede Silahlı Saldırı: En Az 15 Ölü

Çekya’nın başkenti Prag’da yer alan Charles Üniversitesi’nde düzenlenen silahlı saldırıda, en az 15 kişi hayatını kaybetti ve en az 24 kişi de yaralandı. Ölü olarak ele geçirilen saldırganın kimliği henüz açıklanmadı.

Haber Merkezi / Charles Üniversitesi adına yayımlanan mesajda, “üniversite topluluğumuzun kaybından dolayı üzgünüz, tüm yakınlarını kaybedenlere en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz ve düşüncelerimiz trajediden etkilenen herkesle birlikte” denildi.

Çekya’nın başkenti Prag’da Jan Palach meydanındaki Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırıya ilişkin açıklama yapan Emniyet Müdürü Martin Vondrasek, düzenlediği basın toplantısında, “En az 15 kişi saldırıda hayatını kaybetti ve en az 24 kişi de yaralandı” diye konuştu.

Vondrasek, babası Prag’ın batısındaki Hostoun köyünde ölü bulunan saldırganın, saldırı henüz gerçekleşmeden önce polis tarafından aranmaya başlandığını belirtti. Emniyet Müdürü, saldırganın “intihar etmeisteğiyle Prag’a gittiğini” söyledi. Saldırganın belirli bir derse geleceği tahmin edilerek Edebiyat Fakültesi’nde arama yapıldığını aktaran Vondrasek, saldırganın bu bina yerine yakındaki başka bir binaya gittiğini ve bu yüzden polisin kendisini bulamadığını söyledi.

Henüz teyit edilmemiş olan veriler ışığında, saldırganın kendisini öldürdüğünün tespit edildiğini aktaran Emniyet Müdürü, “Şu anda daha fazla tehlike mevcut olduğunu kanıtlar nitelikte hiçbir işaret yok” diye konuştu. Vondrasek’ten önce açıklamada bulunan Çek yetkililer ise, saldırganın “etkisiz hale getirildiğini” kaydetti.

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Petr Fiala, “trajik olaylar” nedeniyle tüm programını iptal ettiğini açıklarken, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, yaptığı açıklamada, saldırı karşısında “şoke” olduğunu söyledi. Pavel, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırıyla ilgili Çekya halkının yanında olduğu mesajını paylaştı.

İçişleri Bakanı Rakusan, “Uluslararası terörle bağıntısı olduğuna dair bir işaret yok” dedi ve  “korkunç bir suç” olarak nitelediği kaliamın “Çek Cumhuriyeti’nin hiç yaşamadığı bir şey” olduğunu vurguladı.

Prag Belediye Başkanı Bohuslav Svoboda, Çek televizyonuna silahlı saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bunun hep bizi ilgilendirmeyen bir mesele olduğunu düşünürdük. Ancak şimdi görüyoruz ki dünyamız değişiyor ve silahlı saldırgan sorunu burada da baş gösteriyor” dedi.

Çek Cumhuriyeti’nde silahlı suçlar nadiren işleniyor. 2019 yılının Aralık ayında 42 yaşındaki bir silahlı saldırgan Çek Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ostrava kentinde bir hastanenin bekleme salonunda altı kişiyi öldürdükten sonra kaçmış, polis saldırganın kendini vurarak öldürdüğünü söylemişti.

2015 yılında da bir kişi Uhersky Brod’daki bir restoranda sekiz kişiyi vurduktan sonra intihar etmişti.

Paylaşın