AB Konseyi: Türkiye İle Müzakereler Donmuş Olarak Kalacak

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulmuş olarak kalmasına karar verdi. Kararda, müzakerelerde yeni bir fasıl açılması ya da mevcut bir faslın kapatılmasının da söz konusu olmadığı belirtildi.

Yıl sonundaki Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesine hazırlık toplantısında Türkiye ile ilerleme sağlanamayan tam üyelik müzakerelerinin dondurulmuş olarak kalmasına karar verildi. AB Genel İşler Konseyi’nde alınan kararda, “AB Konseyi, Türkiye’nin AB’den giderek daha fazla uzaklaştığını üzülerek not ediyor” ifadelerine yer verildi.

Kararda, müzakerelerde yeni bir fasıl açılması ya da mevcut bir faslın kapatılmasının da söz konusu olmadığı belirtildi.

Türkiye’nin dış politikası da eleştirildi

Türkiye’nin dış politikada AB çizgisinden giderek uzaklaştığı ve AB’nin öncelikleriyle bu konuda çatıştığı vurgulanan kararda, Libya örneği verildi. Türkiye’den Libya’daki hükümet güçlerine yasa dışı silah sevkiyatı yapıldığına dikkat çekildi. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını ihlal etmesinin kınandığı kararda Türkiye’deki insan hakları ihlalleri de eleştirildi.

İnsan hakları, demokrasi ve temel hakların yanı sıra düşünce özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularındaki gerilemelerin “derin endişe” yarattığı kaydedildi. Sivil toplum kuruluşlarının toplumun giderek zorlaşan bir ortamda baskı altında çalışmaya devam ettiği belirtildi.

AB ve Türkiye arasındaki müzakereler

Türkiye ile AB arasında 2005 yılında başlatılan üyelik görüşmeleri, son yıllarda yaşanan siyasi ve diplomatik krizler nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda. Türkiye ve AB arasında yürütülen katılım müzakereleri teorik olarak 35 fasıl üzerinde yürütülüyor ve geçen 16 yılda katılım müzakerelerinde 16 fasıl müzakereye açılırken bunlardan sadece bir tanesi geçici olarak kapatıldı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Türkiye, Sosyal Adalet Endeksi’nde Sondan İkinci Sırada

Türkiye, Sosyal Adalet Endeksi’nde Avrupa Birliği (AB) ile Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği (OECD) ülkelerini kapsayan 41 ülke arasında 40. sırada bulunuyor. Listenin son sırada ise Meksika yer almakta.

Alman Bertelsmann Vakfı’nın hazırladığı endeks 2019 yılı verilerini yansıtıyor. Sosyal Adalet Endeksi şu altı başlıkta yapılan değerlendirmelere göre hesaplanıyor:

  • Yoksulluğun önlemesi
  • Eğitimde fırsat eşitliği
  • İstihdam piyasasına erişim
  • Sosyal hayata dahil olma ve ayrımcılığa uğramama
  • Nesiller arası adalet ve sağlık

Araştırmada ülkelere bu 6 başlıkta puanlar verilerek Sosyal Adalet Endeksi oluşturuluyor. Yüksek puana sahip ülkelerde sosyal adalet yüksek iken puanı düşük ülkelerde sosyal adalet daha zayıf. Araştırmaya göre Türkiye 4,86 puan ile 41 ülke arasında 40. sırada yer aldı. Zirvede 7,9 puan ile İzlanda bulunuyor. 7,68 puan ile ikinci sırada olan Norveç’i Danimarka (7,67), Finlandiya (7,24) ve İsveç (6,98) takip ediyor. Zirvede İskandinav ülkelerinin olması dikkat çekiyor.

AB ve OECD ülkelerinin ortalaması ise 6,09 oldu. Meksika 4,76 ile sonuncu sırada yer aldı. Meksika’nın üzerinde ise sırayla şu ülkeler bulunuyor: Türkiye (4,86), Romanya (4,86), Bulgaristan (4,91) ve Şili (4,92).

ABD sondan 6. sırada

Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan birisi ise Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 5,05 puan ile sondan 6. sırada yer alması oldu. Diğer bazı ülkelerin sıralaması ise şöyle: Almanya (10), İngiltere (11), Fransa (15), Macaristan (21), Avustralya (26), Japonya (27), İspanya (28), İsrail (30), Yunanistan (35).

Türkiye eğitimde fırsat eşitliğinde son sırada

Alt başlıklarda Türkiye’nin en kötü olduğu alan eğitimde fırsat eşitliği. Türkiye bu alanda 41. sırada yer alarak sonuncu oldu. Türkiye yoksulluğun önlenmesi başlığında 31., istihdam piyasasına erişimde ise 37. ve sosyal hayata dâhil olma ve ayrımcılığa uğramada 39. sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi durumda olduğu başlık ise nesiller arası adalet. Türkiye bu alanda 41 ülke arasında 18. durumda. Türkiye sağlıkta 36. sırada bulunuyor.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

AB, Türkiye’ye Doğu Akdeniz Yaptırımlarını Uzattı

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle uyguladığı yaptırımları 12 Kasım 2022’ye kadar uzatma kararı aldığını duyurdu. AB Konseyi, yaptırım kararını Kasım 2019’da almıştı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; AB Konseyi’nin Kasım 2019’da aldığı karar, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerine katılan kişi ya da kuruluşlara seyahat kısıtlaması ve varlıklarının dondurulması gibi yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor.

2019’da yapılan Konsey toplantısında Kıbrıs’ın egemenlik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bazı isimlerin AB ülkelerine girişi yasaklandı ve bazı şirketlerle birlikte mal varlıkları donduruldu. Ayrıca AB üyesi ülke vatandaşlarının da bu kişi ve şirketlere fon sağlaması yasaklandı.

Şubat 2020’de de listeye Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yöneticileri Mehmet Ferruh Akalın ve Ali Coşkun Namoğlu eklendi. Akalın ve Namoğlu’na AB ülkelerine giriş yasağı kondu ve bu ülkelerdeki mal varlıklarının dondurulması kararı alındı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçen hafta yaptığı bir açıklamada, “Doğu Akdeniz’de herhangi bir geri adım söz konusu değil. Çıkarımız neredeyse orada sondaj çalışması yapar, o yerlere başkalarını sokmayız” demişti.

Paylaşın

AB’nin Sakharov Ödülü Rus Muhalif Aleksey Navalny’e Verildi

Avrupa Parlamentosu’nun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü bu yıl Rusya’da cezaevinde bulunan muhalif Aleksey Navalny’e verildi. Sakharov Ödülü, 1995 yılında Türkiye’den Leyla Zana’ya verilmişti.

Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Avrupa Halk Partisi (EPP), sosyal medya hesabından, AP’deki siyasi grupların oylarıyla bu yılki Sakharov insan hakları ödülünün Aleksey Navalny’e verilmesinin kararlaştırıldığını duyurdu.

EPP’den yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Navalny ile birlikte ülkedeki bütün siyasi mahkumları serbest bırakması istendi.

Navalny’nin yanı sıra Afganistan’da eşitlik ve insan hakları için çalışan 8 kadın, Bolivya’da 2019’da bir süre geçici devlet başkanlığı yapan ve şu anda tutuklu bulunan siyasetçi Jeanine Anez diğer adaylar arasındaydı. Navalny için 15 Aralık’ta Avrupa Parlamentosu Genel Kurul oturumunda bir tören düzenlenecek.

Avrupa Parlamentosu’nun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü, 1995 yılında Türkiye’den Leyla Zana’ya verilmişti.

Aleksey Navalny

Moskova Mahkemesi, 2 Şubat’ta Navalny’nin geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasını, evde geçirdiği cezayı da hesaplayarak 2,5 yıllık normal hapis cezasına çevirmişti.

44 yaşındaki politikacı, şiddetli sırt ağrısı ve bacaklarındaki uyuşukluğun ardından hapishane yetkililerinin doktorlarının kendisini ziyaret etmesine izin vermemesini protesto etmek için 31 Mart’ta açlık grevine başlamış, daha sonra Nisan ayı sonunda sağlık durumunun bozulması üzerine eylemine son vermişti.

(Kaynak: Euronews)

Paylaşın