Kafes-28 Operasyonu: Kırmızı Bültenle Aranan 56 Kişi Yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, suç örgütü üyeliği, uyuşturucu madde ticareti, kara para aklama, saldırı, kalpazanlık, soygun, dolandırıcılık gibi suçlardan kırmızı bültenle aranan 56 kişinin yakalandığını duyurdu.

Haber Merkezi / 11 ilde düzenlenen “Kafes 28 operasyonu” ile 18 ülke tarafından haklarında Interpol’ün kırmızı bülten ve difüzyon mesajı (Acil yakalama mesajı) arama kaydı bulunan 56 kişinin yakalandığı açıklandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyona ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“EGM İstihbarat Başkanlığı Koordinasyonunda, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı ve KOM Başkanlığının yaptığı çalışmalar sonrasında il Emniyet Müdürlüklerimizce, İstanbul, Antalya, Sakarya, Bolu, Çanakkale, Eskişehir, İzmir, Manisa, Muğla, Şanlıurfa ve Yalova olmak üzere 11 İlde;

ABD, Almanya, Azerbaycan, BAE, Belarus, Fas, Filistin, Hindistan, İsrail, İran, Katar, Kazakistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Ürdün olmak üzere 18 ülke tarafından haklarında Interpol’ün Kırmızı Bülten ve Difüzyon Mesajı(Acil Yakalama Mesajı)  arama kaydı olan 56 şahsa Kafes-28 Operasyonları düzenledi.

Operasyonda yakalanan şahısların, Suç Örgütü Üyeliği, Uyuşturucu Madde Ticareti, Kara Para Aklama, Saldırı, Kalpazanlık, Soygun, Dolandırıcılık, Göçmen Kaçakçılığı, Adam Öldürme, Fuhuş, Hırsızlık, Kaçakçılık, Rüşvet, Yolsuzluk ve Sahtecilik suçlarından arama kayıtları olduğu tespit edilmişti.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Enflasyon Açıklaması: Vatandaşımızın Hayatından Çıkaracağız

Katıldığı bir etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’sından Amerika’sına son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları, alınan onca tedbire rağmen yüksek seyretmeye devam ediyor” dedi ve ekledi:

“Üretim, istihdam ve ekonomik büyümeden taviz vermeden enflasyonu tekrar tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz. Son dönemde uygulamaya koyduğumuz tedbirler, enflasyonun ateşini düşürmeye başlamıştır.”

Son dönemde uygulamaya konulan tedbirlerle enflasyonun ateşinin düşmeye başladığını ifade eden Erdoğan, “Yatırımı, istihdamı ve üretimi gözeten, ihracatçının finansmana erişimine öncelik veren bu sürecin sonunda, daha önce olduğu gibi, inşallah enflasyon meselesini vatandaşımızın günlük hayatından çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılı dış ticaret rakamlarının açıklanması nedeniyle Ankara’da düzenlenen programa katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, yeni yılın ilk iş gününde; Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran, ticaretin artması için canla-başla çalışan ihracatçılar ve iş dünyasının akıncılarıyla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

Dünyadaki diğer ekonomiler gibi Türkiye’nin de en büyük sorunlarından birinin hayat pahalılığının tetiklediği enflasyon sorunu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’sından Amerika’sına son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları, alınan onca tedbire rağmen yüksek seyretmeye devam ediyor. Üretim, istihdam ve ekonomik büyümeden taviz vermeden enflasyonu tekrar tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz. Son dönemde uygulamaya koyduğumuz tedbirler, enflasyonun ateşini düşürmeye başlamıştır” şeklinde konuştu.

Son dönemde uygulamaya konulan tedbirlerle enflasyonun ateşinin düşmeye başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Yatırımı, istihdamı ve üretimi gözeten, ihracatçının finansmana erişimine öncelik veren bu sürecin sonunda, daha önce olduğu gibi, inşallah enflasyon meselesini vatandaşımızın günlük hayatından çıkaracağız.”

“Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı”

2023 yılı ihracatının, geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu rakamla Orta Vadeli Program’daki 255 milyar dolarlık ihracat hedefimizi de aştık. 2023 yılı Aralık ayında ihracat yüzde 0,44 artışla 23 milyar dolar oldu. 2023 senesinde ihracatın ithalatı karşılama oranı 0,8 puan artışla yüzde 70,7’ye yükseldi Bakınız bu oran biz göreve geldiğimizde sadece yüzde 50 civarında idi” dedi.

Türkiye’nin dış ticaret açığının ise yüzde 3,2 oranında gerilediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Temmuz, Ağustos, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında en yüksek ihracat rakamına ulaştık. Temmuz hariç yılın son 7 ayında dış ticaret açığımız bir önceki yılın aynı ayına göre azaldı. 2023 yılı Ekim ayı itibarıyla yıllık hizmet ihracatı tarihî rekor seviye ile 99 milyar 254 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Yılın ikinci yarısında dış ticaret açığındaki düşüş ve hizmet dış ticaretinde verilen fazla ile cari işlemler açığında düşüş yaşandı. Eylül ve Ekim aylarında cari işlemler hesabında 2 milyar doların üzerinde fazla verildi. Kasım ve Aralık aylarında dış ticaret açığındaki düşüşün etkisi ile cari işlemler açığındaki kapanmanın devam etmesi bekliyoruz. Son 5 aydır dış ticaret açığı ve cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmeye başladığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde iyileşmenin süreceğine inanıyoruz.”

Paylaşın

İstanbul Merkezli 8 İlde Casusluk Operasyonu: 33 Gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Uluslararası casusluk faaliyetlerinin tespit ve deşifresine yönelik İstanbul merkezli 8 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen ‘Köstebek’ operasyonunda 33 şüpheli şahıs yakalandı” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Yerlikaya, operasyonda yapılan aramalarda 143 bin 830 euro, 23 bin 680 dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, bir adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ve dijital materyale el konulduğunu da ifade etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli farklı illerde düzenlenen operasyonlarda İsrail adına casusluk yaptıkları iddiasıyla 33 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, “İsrail İstihbarat Servisi’nin ülkemizde insani mülahazalarla ikamet eden yabancı uyruklu şahıslara yönelik keşif, takip, darp, adam kaçırma vb. taktik bazda işler yapmayı amaçladığı bilgileri iletilmesi üzerine bahse konu uluslararası casusluk faaliyetleri içerisinde olabileceği değerlendirilen toplam 46 şahsa yönelik ilimiz İstanbul merkezli olmak üzere 8 ilde 57 adrese yönelik operasyon yapıldığı” ifadeleri yer aldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Uluslararası casusluk faaliyetlerinin tespit ve deşifresine yönelik İstanbul merkezli sekiz ilde eş zamanlı olarak düzenlenen ‘Köstebek’ operasyonunda 33 şüpheli şahsın yakalandığını” bildirdi.

Operasyonun İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün faaliyetleri kapsamında; MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü’nce yürütüldüğünü belirten Yerlikaya, şu bilgileri paylaştı:

“İsrail İstihbarat Servisi’nin ülkemizde ikamet eden yabancı uyruklu şahıslara yönelik keşif, takip, darp, adam kaçırma gibi taktik bazda işler yapmayı amaçladığının tespit edilmesi üzerine, İstanbul merkezli sekiz ilde 57 ayrı adrese yapılan ‘Köstebek’ operasyonlarında 33 şüpheli şahıs yakalandı.”

Yerlikaya, operasyonda yapılan aramalarda; 143 bin 830 Euro, 23 bin 680 Dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, 1 adet ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek ve dijital materyale el konulduğu bilgisini de paylaştı. Ali Yerlikaya, paylaşımında Türkiye’de casusluk faaliyetlerine asla izin verilmeyeceği ve casuslarla mücadelenin süreceği mesajını verdi.

Paylaşın

CHP’den İktidara “Emekli Maaşı” Tepkisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, “Yıllarca çalışmış, alınteri dökmüş, ülkesine hizmet etmiş insanlarımız, korkunç bir sefaletle baş başa bırakılmış, ne haliniz varsa görün denilmiş haldeler. Emekliye değil ev, araba, tatil, mezar yeri almak bile lüks olmuş. Bugün bir emeklinin maaşı, eşi vefat etse yanındaki mezar yerini almaya yetmiyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “2002 yılında net asgari ücret 184 lira iken en düşük işçi emeklisi aylığı 257 liraydı. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretin 1,39 katıydı. Eğer aradan geçen 21 yılda en düşük emekli aylığının asgari ücrete olan oranı korunsaydı yeni yıl itibariyle en düşük emekli aylığı 23 bin 632 lira olacaktı.”

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Gölge Bakan Gamze Taşcıer, emekli maaşlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gamze Taşcıer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre yaklaşık 16 milyon emekli, dul ve yetim aylığı alan vatandaşımız var. Maalesef %90’ının aylığı bugünkü asgari ücretin bile altında. Emeklilerimiz öylesine düşük ücretler alıyor ki, değil yoksulluk, doğrudan doğruya açlıkla mücadele ediyorlar. Türkiye’de emekliler yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyorlar. Resmi verilere göre 6.1 milyon emeklimiz ya bir işte çalışıyor ya da iş arıyor, ki bu oran 2008’den bu yana 2.5 kat artmış durumda.

Sadece son üç yılda emekli olmasına rağmen düşük aylıklarla geçinemeyen ve çalışmak zorunda kalan en az 2354 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yıllarca çalışmış, alınteri dökmüş, ülkesine hizmet etmiş insanlarımız, korkunç bir sefaletle baş başa bırakılmış, ne haliniz varsa görün denilmiş haldeler. Emekliye değil ev, araba, tatil, mezar yeri almak bile lüks olmuş. Bugün bir emeklinin maaşı, eşi vefat etse yanındaki mezar yerini almaya yetmiyor.

2002 yılında net asgari ücret 184 lira iken en düşük işçi emeklisi aylığı 257 liraydı. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretin 1,39 katıydı. Eğer aradan geçen 21 yılda en düşük emekli aylığının asgari ücrete olan oranı korunsaydı yeni yıl itibariyle en düşük emekli aylığı 23 bin 632 lira olacaktı. Bu oransallık emekli aleyhine işledi ve bugün asgari ücretin kat be kat altında bir aylık halini aldı. Sadece bu da değil, nasıl ki iktidar bilinçli bir politikayla tüm ücretlileri asgari ücrette birleştirmeye çabalıyor, emeklilerimiz de en düşük emekli aylığında buluşturulmak isteniyor.

“Emeklinin bu konuşulan aylıklarla 2024’ün sonunu görebilmesi mümkün değil”

Sistem öylesine bozuldu ki, az prim ödeyenle çok prim ödeyen arasında hakkaniyetsiz bir yakınlaşma hatta aynı ücrette buluşma yaşandı. Biz emeklilerimiz için az prim ile çok prim ödeyen arasındaki dengeyi daha fazla bozmadan, herkesi en düşük sınırda buluşturacak yöntemlere başvurmadan, herkese adil bir artış talep ediyoruz. En temelde ise, insan onuruna yaraşır bir hayat yaşamaya imkân verecek bir aylık belirlenmesini istiyoruz. Çünkü bugün iktidarın öngördüğü artış emekli için hiçbir anlam ifade etmeyecek. Konuşulan rakamlar, bugünkü açlık seviyesine bile varmayan, sefalete devam rakamlarıdır. Emeklinin bu konuşulan aylıklarla 2024’ün sonunu görebilmesi mümkün değil.

CHP olarak emeklilerimiz için en düşük aylığın asgari ücret seviyesine, yani 17 bin 2 liraya yükseltilmesini istiyoruz. Ancak bunu söylerken, 2024 yılı için belirlenen asgari ücretin de kesinlikle yetersiz olduğunu, en geç üç ay içerisinde güncellenmesi talebimizi de tekrar ifade ediyoruz.

En düşük aylık asgari ücret seviyesine çıkarılırken, farkların kapanmasına yol açmayacak bir düzenlemeyle bunun hayata geçirilmesini, aylık bağlama oranlarının yeniden yükseltilmesini, 2000 sonrasına intibak yasasının bir an önce çıkarılmasını ve bayram ikramiyelerinin 15 bin liraya yükseltilmesini öneriyoruz. Bunlar gerçekleştiği takdirde emeklilerimiz bir nebze de olsun nefes alabilir. Aksi durum milyonlarca emeklimizi açlığa, sefalete, ölüme terk etmek anlamına gelecek.”

Paylaşın

Yerel Seçimler İçin Takvim Başladı; Seçim Takvimi Nasıl İşleyecek?

36 siyasi partinin 31 Mart’ta yapılacak yerel seçime katılma yeterliliği bulunduğunu açıklayan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener,  “1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla seçim takvimimiz başlamıştır” dedi ve ekledi:

“İlan edilen seçim takvimimiz uyarınca Yüksek Seçim Kurulu bugün gerçekleştirmiş olduğu toplantıda 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan mahalli idareler genel seçimine katılacak olan siyasi partileri 298 sayılı kanunun ilgili maddeleri uyarınca tespit etmiştir.”

YSK Başkanı Ahmet Yener tespit edilen siyasi partileri alfabetik sıraya göre şöyle açıkladı:

“Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Anavatan Partisi,  Aydınlık Demokrasi Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi,

Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluşu Partisi, Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Hür Dava Partisi, İyi Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi ve Zafer Partisi.”

Diğer partilerin ise büyük kongre veya teşkilatlanma koşulunu taşımamaları nedeniyle 298 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının on birinci bendi ile 2820 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde öngörülen nitelikleri kazanamadıkları tespit edildi.

Seçim takvimi

Seçmen listeleri 4 Ocak 2024 Perşembe günü saat 08.00’de askıya çıkarılacak ve 17 Ocak 2024 Çarşamba günü saat 17.00’de askıdan indirilecek. 27 Ocak’ta siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yeri belirlenecek.

7 Şubat’ta seçmen kütükleri kesinleşecek ve seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıkların belirlenmesi başlayacak, bu süreç 11 Şubat’ta tamamlanacak. Siyasi partiler aday listelerini 20 Şubat’ta saat 17.00’ye kadar teslim edecek. 3 Mart’ta kesin aday listeleri il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edilecek.

21 Mart’ta seçim propagandası ve yasaklar başlayacak. 31 Mart’ta da yerel seçimler yapılacak.

Yerel seçimlerle ilgili olarak ayrıca, güneşin doğuş ve batış saatlerindeki farklılık dikkate alınarak 32 ilde oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak belirlendi.

Bu iller; Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis.

Diğer illerde ise oy verme saatleri 08.00-17.00 olarak açıklanmıştı.

Paylaşın

AK Partili Vekil, 5 Dakikalık Konuşmasında “12 kez Erdoğan” Dedi

Meclis’te İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin bir konuşma yapan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” dedi.

AK Partili milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘övgü yarışı’ devam ediyor. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin ise bu övgüye 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” diyerek başka bir boyut kattı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Gazze’de İsrail saldırılarıyla ilgili bir konuşma yapan Şahin, katliama ve soykırıma en yüksek seviyede ve her alanda karşı çıkmasına karşın Erdoğan’a karşı bir kampanya başlatıldığını iddia etti,

“Filistin ve Gazze konusunda Erdoğan’a ancak şunlar söylenebilir: Allah senden razı olsun, Allah seni doğuran anadan razı olsun, Allah cesaretini daim kılsın” dedi.

Şahin’in konuşmasını tamamlamasının ardından seslenen İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Aslında selamı Erdoğan’a verdi, 12 defa ‘Erdoğan’ dedi değerli bilim insanı! 12 defa ‘Erdoğan’ dedi, senin selamı nereye verdiğini biz biliyoruz” dedi.

Öte yandan AK Parti’nin birbiriyle ilgisiz alanlarda değişiklik içeren konularda kanun değişiklik teklifleri alışkanlık oldu. Bu teklifler “torba kanun” olarak ifade edilse de madde sayısındaki artış üzerinden “çuval” denilerek de eleştirildi.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise Meclis’te son görüşülen, yaklaşık 90 maddelik yasa teklifine bambaşka bir isim buldu.

Çalışkan, “Torba yasa görüşüyoruz. Gerçekten bir isim bulamıyorum. Bir önceki torba yasaya ‘vergi yasası’ demiştik. Bütçe öncesi ‘Milleti biraz daha fazla soyup soğana nasıl çeviririz?’ diye vergi yasasını torba olarak önümüze getirmişlerdi ama buna muhtemelen ‘cümbüş yasa’ demek daha doğru olacak.

Gerçekten maddelere baktım, her biri birbirinden farklı; neyi anlattığı belli değil” dedi. AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’da bu sözler üzerine Çalışkan’a, “Hemşerim, o kadar uzun boylu değil” diye seslendi.

Paylaşın

Bahçeli: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin İlelebet Banisidir

Riyad’daki Süper Kupa krizine dair açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir.”

Bahçeli, açıklamasının devamında, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her türlü siyasi mütalaa ve mülahazanın önünde ve üstündedir. Nihai hüküm 29 Ekim 1923 tarihinde verilmiş, 29 Ekim 2023 tarihinde de teyit edilmiştir. Bu karardan geri dönüş diye bir şey söz konusu değildir. Bu nedenle makûs ve menhus emel sahipleri karanlık hesaplarını tekrar gözden geçirmek durumundadır. Aksi halde ödenecek bedellerin ağırlığı da doğrudan doğruya artacaktır.” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yeni yıl mesajı yayınladı. Bahçeli, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü olan, Türk tarihinde muhkem ve müstesna bir mevkii bulunan 2023 yılını bugün itibariyle noktalıyor; taze umutlarla, tertemiz heyecanlarla yeni bir yıla giriyoruz. Geride kalan 365 günlük sürede acı-tatlı pek çok hadise vuku buldu. Yeri geldi felaketlerle sınandık, yeri geldi yeni yüzyılın kutlu hedefleriyle sıçradık. Yeri geldi kara kampanyalarla uğraştık, yeri geldi zillet ve zulmetin oyunlarını akamete uğrattık.

Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti nice zorluk ve çetin engelleri aşarak bugünlere ulaştı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, devletimizin kurucu ilke ve esasları çok şükür hiçbir sapma göstermeden, hiçbir yara almadan, hiçbir tahrip ve tahrik kapanına sıkışmadan 100 yıl öncenin ilham ve iradesiyle yeni bir Türk yüzyılının temelini oluşturdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir. Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır.

“Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir”

Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her türlü siyasi mütalaa ve mülahazanın önünde ve üstündedir. Nihai hüküm 29 Ekim 1923 tarihinde verilmiş, 29 Ekim 2023 tarihinde de teyit edilmiştir. Bu karardan geri dönüş diye bir şey söz konusu değildir. Bu nedenle makûs ve menhus emel sahipleri karanlık hesaplarını tekrar gözden geçirmek durumundadır. Aksi halde ödenecek bedellerin ağırlığı da doğrudan doğruya artacaktır.

Hayatın her alanına provokasyon yatırımı yapan, milli ve manevi hassasiyetlerimizi kanatmak pahasına kaşıyan, bilhassa Türk sporunu kirli amaç ve arzularına alet etmek için sürekli faal halde bulunan kim ya da kimler varsa, bu kapsamda hangi çevreler hamle üstüne hamle peşinde koşuyorsa, bilinmesini özellikle isterim ki, alayının karşısında sapasağlam durmaya 2024 yılında da azimle devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, gerek depremde, gerek terörle mücadelede, gerek Gazze’de, gerekse de her türlü hastalık ve afet sonucunda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin, barış, huzur ve istikrara susamış tüm insanlığın yeni yılını kutluyor, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün 2024 yılında hız ve derinlik kazanmasını gönülden diliyorum.”

Paylaşın

“Erdoğan, Yeniden Refah Partisi’ni İkna Edemedi” İddiası

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerin ve ittifakların seçim çalışmaları da hız kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhur İttifak ortağı Yeniden Refah Partisi’ni ikna edemediği öne sürüldü.

Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) İstanbul ve Ankara’da kendi adaylarını çıkarma hazırlığı içinde olduğu iddia edildi.

14 Mayıs’ta Cumhur İttifakı ile seçimlere giren ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) beş milletvekiliyle temsil edilmeye hak kazanan Yeniden Refah Partisi, 31 Mart öncesi dikkat çeken adımlar atıyor.

Gazeteci Sedat Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan için oy çağrısında bulunan partinin, yerel yönetimler için kurulacak sandık öncesi AK Parti’yle pazarlığa oturduğu ve kimi bölgelerde kendi adaylarına destek istediği öne sürdü.

Bu kapsamda Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, İstanbul, Ankara ve İzmir’le sınırlı bir iş birliği yapılabileceğini şu şerhi düşerek duyurmuştu:

“Eğer ki bizimle işbirliği yapmak isteyen siyasi partiler eşit ve adil koşullarda, dengeli bir işbirliği teklifinde bulunacak olurlarsa Yeniden Refah Partisi olarak eşit ve adil koşullarda, dengeli bir işbirliğinin içerisinde yer almaya hazır olduğumuzu, Ankara, İstanbul, İzmir illeriyle sınırlı olmak kaydıyla ifade ettik.

Ama işbirliği teklifi Yeniden Refah Partisi’nin gücünü görmezden gelmek, önemsememek, eksik ya da küçük görmek şeklinde tezahür edecek olursa en baştan açıkladığımız gibi kendi adaylarımızla, tüm illerde kendi logomuzla yarışma kararlılığımızın da arkasındayız.”

(…) AK Parti ya da başka bir partinin, Yeniden Refah Partisi’yle ittifak söz konusu olduğunda eşit, adil, dengeli tekliflerle bize gelmelerini kendilerine öneriyoruz. Belediye başkanlığı için destek bekleyenlerin, belediye başkanlığı için destek vermeyi kabullenerek, benimseyerek bu görüşmelere devam etmeleri gerektiğini idrak etmelerinde fayda var.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan YPR’yi ikna edemedi”

Partilerin yerel seçimler için çalışmaları sürerken, AK Parti – Yeniden Refah cephesinde yeni bir gelişme yaşandı. Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt’un aktardığına göre “Erdoğan Yeniden Refah Partisi’ni (YRP) ikna edemedi. Bütçesine hayır oyu vermelerine de hayli kızmış.”

“Seçimler için kritik önemde olmaları nedeniyle bu kızgınlığını dile getiremiyor. Ama bir köşeye yazmıştır” ifadesini kullanan gazeteci, yazısının devamında şu bilgileri verdi:

“YRP de Cumhur İttifakı meselesine çok takılmıyor. Yol haritasını hazırladı. 5 Ocak ile 10 Ocak arasında Ankara ve İstanbul adaylarını açıklayacaklar. İstanbul adayları Mehmet Altınöz, Ankara için eski bakan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç düşünülüyor. İstanbul’daki Millî Görüş potansiyeli, Ankara’da ise milliyetçi aday çokluğu muhafazakâr adayın olmaması YRP’nin en önemli avantajı.”

Paylaşın

HÜDA PAR’dan “Kamuda İşe Alımlarda Yaş Sınırı Kalksın” Çağrısı

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, “Emeklilik yaş sınırı yukarı doğru çıkarken, kamuda işe alımlarda, özellikle de A ve B grubuna dair bazı mesleklerde uygulanan 35 yaş sınırı uygulamasından vazgeçilmelidir” dedi ve ekledi:

“Anayasa’nın 48’inci maddesine göre ‘Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.’ Bu nedenle 35 yaş sınırı tamamen kaldırılmalıdır.”

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Mersin Milletvekili Faruk Dinç kamuya personel alımlarında uygulanan 35 yaş sınırının “mağduriyete neden olduğunu” belirterek kaldırılmasını istedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Meclis Genel Kurulu’nda söz alan Dinç, yaş sınırı nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını ileri sürdü ve şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle 28 Şubat sürecinde uygulanan katsayı zulmünden dolayı eğitimlerine uzunca bir süre ara vermek zorunda kalan vatandaşlarımız sonraki yıllarda üniversite okuyabildiler.

Hayata geç atılan bu vatandaşlarımız şimdi de 35 yaş sınırı uygulamasından dolayı istihdam problemi yaşıyor. Emeklilik yaş sınırı yukarı doğru çıkarken, kamuda işe alımlarda, özellikle de A ve B grubuna dair bazı mesleklerde uygulanan 35 yaş sınırı uygulamasından vazgeçilmelidir.

Anayasa’nın 48’inci maddesine göre ‘Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.’ Bu nedenle 35 yaş sınırı tamamen kaldırılmalıdır.”

Paylaşın

Demirtaş’ın Babası Hayatını Kaybetti: Yasımı Cezaevinde Tutacağım

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir Demirtaş, Diyarbakır’a bağlı Kayapınar ilçesindeki evinde hayatını kaybetti.

Tahir Demirtaş’ın cenazesi bugün saat 16.00 sularında Mardin Kapı Mezarlığı’nda defnedildi. Taziyesi Liceliler Yasevi’nde yapılacak.

Selahattin Demirtaş, babası Tahir Demirtaş’ın cenaze törenine katılmadı. Demirtaş’ın yassını cezaevindeki hücresinde yaşamak istediği, bu konuda her hangi bir talepte bulunmayacağı bildirilmişti.

Demirtaş’ın ailesi ve yakınları, avukatı Mahsuni Karaman, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, DEM Parti milletvekilleri Adalet Kaya, Sevilay Çelenk, Saliha Aydeniz, DEM Parti İl Örgütü, Barış Anneleri, DBP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Sultan Yaray, Diyarbakır Barosu avukatları da mezarlığa geldi.

DEM Parti’den de açıklama yapıldı: Rehin tutulan HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir Demirtaş bu sabah hayatını kaybetmiştir. Acımız büyük, sevgili Selahattin Demirtaş’ın, Demirtaş ailesinin ve partililerimizin, halkımızın başı sağolsun.

Ömrünü mücadelede geçiren evlatlar yetiştiren Tahir Demirtaş’ın mekanı cennet olsun. Demokratik siyaset yürütenlere bu acıları yaşatanlar, son anlarında sevdiklerinin yanında olmalarını engelleyen bu zulüm düzeni yarattığı bu öfkede boğulacaktır.

DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: “Önceki dönem Eş Genel başkanımız Sevgili Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir Demirtaş’ı kaybettiğimizi derin bir üzüntüyle öğrendik. Yaşamı adaletsizliklere, eşitsizliklere ve haksızlıklara karşı barış ve demokrasi mücadelesiyle geçen Tahir Demirtaş’a Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyoruz.

Rehine politikaları ile acılarımıza el koyan, sevinç ve üzüntülerimizi bizden koparan bu iktidarın ikiyüzlü siyasetine karşı mücadelemiz devam edecek. Tahir Demirtaş ve aynı mücadeleyi yürüttüğü arkadaşlarımıza sözümüzdür: Bu ülkeye barışı getireceğiz.”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: “Değerli yoldaşımız Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir Demirtaş’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ömrü cezaevi kapılarında, acılarla geçen ama her zaman barışı savunmakta tek bir geri adım dahi atmayan Tahir Demirtaş’a Allah’tan rahmet, ailesi ve tüm halklarımıza sabır diliyoruz.

Yıllardır ailelerimizden ve sevdiklerimizden uzakta, zulümle ve ölümle bizi karşı karşıya bırakan bu sisteme karşı mücadelemizde başarıya ulaşacağız. Bu karanlık dayatma kaderimiz değildir. Acıların son bulduğu, ömürlerin cezaevi kapılarında geçmediği; adalet ve barış dolu bir ülkeyi kuracağımızın sözünü yineliyoruz.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Halkların Demokratik Partisi’nin önceki eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir Demirtaş’ın yaşamını yitirdiğini üzüntüyle öğrendim. Tahir Demirtaş’a Allah’tan rahmet, Demirtaş ailesine başsağlığı diliyorum.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan: “Sayın Selahattin Demirtaş’ın ve Demirtaş ailesinin acılarını paylaşıyor, başı sağlığı ve sabır diliyoruz. Uygulanan rehine siyaseti nedeniyle Kürt siyasetçilerin, sevdiklerinin son anlarında yanlarında olamaması ayrı bir zulümdür. Haksız hukuksuz biçimde yıllardır hapis tutulan Kürt siyasetçiler, Gezi tutukluları, hak savunucuları ve basın emekçileri serbest bırakılmalıdır.”

EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca: “Selahattin Demirtaş’ın ve Demirtaş ailesinin başı sağ olsun. Acılarını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz. Sevdiklerinin son anlarında yanlarında olamayan Kürt siyasetçilere yapılan bu zulüm daha ne kadar devam edecek! Yıllardır cezaevi kapılarında, evlat özlemiyle çile çektirilen ana babaların ahı, Kürt siyasetçileri birer rehine gibi tutsak eden iktidarın üstündedir. Selahattin Demirtaş ve tüm Kürt siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır.”

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş: “Selahattin Demirtaş’ın ve Demirtaş ailesinin başı sağ olsun. Acılarını paylaşıyor, sabırlar diliyorum.”

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Saygiyit: “Sayın Selahattin Demirtaş’ın babası Sayın Tahir Demirtaş’ın vefâtını öğrenmiş olmanın hüznü içindeyim. Ailesi ve dostlarının başı sağolsun. Böylesi acı bir haberi haksız yere esir tutulduğu cezaevinde öğreneceği için Selahattin Demirtaş’a ayrıca sabırlar diliyorum.”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “Sevgili Selahattin Demirtaş’ın değerli babası Tahir amcayı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Kendisine Allah’tan rahmet, tüm aileye ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Mekanı cennet olsun…”

Cengiz Çandar: Haksız, hukuksuz biçimde demir parmaklıklar ardında tutulan Selahattin Demirtaş, Kürt halkımızın ve onu kardeş bilen, eşitliğine inanan tüm Türklerin göz bebeğidir. Yılın son günü babasını kaybetti. Tahir Demirtaş’a Rahmet, Selahattin Demirtaş ve tüm ailesine başsağlığı diliyorum

Eski HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan: Sevgili Selahattin Demirtaş’ın kıymetli babası Tahir amcanın vefatından dolayı çok üzgünüm. Mekanı cennet olsun..

Sırrı Sakık: Sevgili Selahattin Demirtaş’ın babası Tahir amca vefat etti. Oğluna hasret gitti. Oğluna yapılan hukuksuzluğa kahırlanarak gitti. Mekanı cennet olsun

Kemal Kılıçdaroğlu: Sayın Selahattin Demirtaş’ın vefat eden babası Tahir Demirtaş’a Allah’tan rahmet diliyor, Demirtaş ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

TİP Lideri Erkan Baş: Önceki Dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın değerli babası Tahir Demirtaş’ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Başta siyasi tutsak olarak cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş ve kederli ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

DEVA Lideri Ali Babacan: HDP eski Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş’ın vefat eden babası Tahir Demirtaş’a Allah’tan rahmet, tüm ailesine başsağlığı diliyorum.

İYİ Parti’den istifa eden İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu: HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Babası Tahir Demirtaş’ın vefat haberini teessürle öğrenmiş bulunmaktayım. Merhuma Cenab-i Allah’tan Rahmet Ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve Sabr-ı Cemil Diliyorum.

Paylaşın