Anayasa Mahkemesi Üyesinden Yargıtay’a Hikayeli Gönderme!

Yargıtay ile AYM arasındaki “Can Atalay” kriz devam ederken Anayasa Mahkemesi (AYM) Üyesi Kenan Yaşar, karıncalar ve fil arasında geçen bir hikayeyi sosyal medya hesabından paylaştı: Yerdeki karıncalar filin sırtındaki karınca için tempo tutmuşlar -Ez onu! Ez onu!

Haber Merkezi / Anayasa Mahkemesi (AYM) Üyesi Kenan Yaşar, Yargıtay’ın Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında AYM’nin ikinci kez verdiği “hak ihlali” kararına uymamasına sosyal medyadan paylaştığı hikaye ile gönderme yaptı.

Kenan Yaşar, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: Karıncalar fili çok kıskanır ‘O canlıysa biz de canlıyız o büyükse biz de büyüğüz’ derlermiş. Bir gün fil geçerken hepsi filin sırtına atlamışlar. Fil silkinmiş hepsi yere düşmüş, sadece biri kalmış. Yerdeki karıncalar filin sırtındaki karınca için tempo tutmuşlar. Ez onu! Ez onu!

Yaşar’ın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Paylaşımının gündem olmasının ardından Kenan Yaşar, paylaşımını sildi.

Ne olmuştu?

TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Gezi Davası’nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan 8 sanıktan biriydi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Nisan 2022 tarihinde Gezi Davasında Osman Kavala’yı “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Can Atalay’ın arasında bulunduğu 7 sanığı ise darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Can Atalay, cezaevinde tutuklu bulunurken 14 Mayıs seçimlerinde TİP’ten Hatay milletvekili seçildi. AYM, Gezi Davası’nda tutuklanan Can Atalay’ın 14 Mayıs seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesiyle ilgili yapılan başvuruda 25 Ekim’de oy çokluğuyla “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay için “hak ihlali” kararı vererek tahliyesinin gerektiğine hükmeden AYM kararını reddederken, hak ihlali kararı veren AYM üyelerinin yetkilerini aştığını belirtti. Yargıtay, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunma kararı da aldı.

Tahliye kararının uygulanmaması üzerine AYM’ye yapılan ikinci başvuruda 21 Aralık’ta ikinci kez, oy birliği ile hak ihlali kararı verildi. AYM’nin kısa kararı Gezi Davası’na bakan ve hükmü veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Mahkeme, AYM’nin ikinci hak ihlali kararına rağmen yine Can Atalay’ı tahliye etmeyerek dosyayı yeniden Yargıtay’a gönderdi.  Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 3 Ocak’ta Anayasa Mahkemesi’nin ikinci ihlal kararının ‘hukuki değeri olmadığını’ ileri sürerek bir kez daha tahliye kararı vermedi.

Paylaşın

İYİ Parti, Üyelerinin Yaklaşık Altıda Birini Kaybetti

2023 yılında oransal olarak en yüksek üye kaybı yaşayan parti İYİ Parti oldu. Partinin 2023 başındaki üye sayısı 617 bin 513 iken bu sene başında 508 bin 578’e düştü.

2023 yılında üye sayısını yaklaşık 60 bin artıran CHP’nin üye sayısı 1 milyon 428 bine yükseldi. MHP’nin üye sayısı ise 22 bin artışla 486 bin 896 oldu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, faaliyette bulunan siyasi partilerin üye sayılarını açıkladı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerden Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve İYİ Parti üye kaybederken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) üye sayısı arttı.

AK Parti’nin üye sayısı 11 milyon 41 bin 464 oldu. Geçtiğimiz yıla göre AK Parti yaklaşık 200 bin üye kaybetti. Oransal olarak en yüksek üye kaybını yaşayan İYİ Parti olurken, partinin 2023 başındaki üye sayısı 617 bin 513 iken bu sene başında 508 bin 578’e düştü.

Üye sayısını yaklaşık 60 bin artıran CHP’nin üye sayısı 1 milyon 428 bine yükselirken, MHP’nin üye sayısı ise 22 bin artışla 486 bin 896 oldu.

Kapatma davası devam eden Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) üye sayısı, parti üyelerinin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne (DEM Parti) geçmesi nedeniyle düştü. HDP’nin üye sayısı son 1 yılda 45 bin 302’den 19 bin 855’e indi. Yeni kurulan DEM Parti’nin üye sayısı ise 10 bin 353 oldu.

Deva Partisi 24 bin, Gelecek Partisi 6 bin, Saadet Partisi ise 22 bin oy kaybederken Yeniden Refah Partisi yaklaşık 100 bin artışla 365 bin üyeye ulaştı. Memleket Partisi 25 bin 132 olan üye sayısını 66 bin 738’e çıkardı. Zafer Partisi ise 25 bin 535 olan üye sayısını 43 bin 515’e yükseltti.

Meclis’te 4 sandalyesi bulunan Türkiye İşçi Partisi’nin üye sayısı 43 bin 206 oldu. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 7 bin 846, SOL Parti’nin 5 bin 764, Emek Partisi’nin (EMEP) ise 5 bin 165 üyesi bulunuyor.

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Açıklaması: Hızlı Düşüş Bekliyoruz

MÜSİAD’ın yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Bakan Mehmet Şimşek, “Dünyada 2024’te daha sıkı para politikasından daha gevşek bir para politikasına doğru evrileceğiz. 2023’te Türkiye’de ekonomik büyüme güçlü seyretti. AB’deki kademeli toparlanma ihracat beklentilerine olumlu yansıyacaktır” dedi.

Haber Merkezi / Mehmet Şimşek, “2024, programımızın sonuçlarını aldığımız, ilerleme sağladığımız bir yıl olacak. 2024’te ihracat toparlanacak. OVP ile uyumlu ama yüksek bir enflasyon var” diye ekledi. Bakan Şimşek, para politikasının TCMB’nin uhdesinde bir konu olduğunu belirterek parasal sıkılaşmanın enflasyonu çıpalayacak noktaya çıkacağını ve bir süre sıkı kalacağını belirtti. Mehmet Şimşek, kredi notunda artış beklediklerini de ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara’da MÜSİAD’ın (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) yıllık değerlendirme toplantısında konuştu. Bakan Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“2023’te büyüme Türkiye’de güçlü seyretti. Büyüme kompozisyonu ikinci yarıda dengeliye doğru döndü. Son çeyrekte de bu devam etmiştir. 2024’e baktığımız zaman, büyüme zayıf seyredecek. Enflasyonda düşüş devam edecek. Daha destekleyici finansal koşullar küresel anlamda daha gevşek bir para politikasına evrileceğiz.

“Bizim program hedeflerimizle uyumlu gidiyor”

OVP’ye sahip çıkarak bu kadar zorlu küresel koşulların, yeni normal olduğu dönemde, ‘Türkiye için bu koşulları nasıl fırsata çeviririz’ derdindeyiz. OVP’yi toplumun bütün kesimlerinin desteğiyle gerçekleştirebilirsek Türkiye için büyük fırsatlar var. Daha adil gelir dağılımı için fiyat istikrarına ihtiyacımız var. Fiyat istikrarını sağlamak için enflasyonu düşüreceğiz. Yapısal reformlarla ve maliye politikası ile parasal sıkılaştırmanın desteklenmesi gerekiyor.

Dünya enflasyonu nasıl indiriyorsa aynı çerçeveyi OVP’ye yansıttık. Şu an uygulama aşamasındayız. Hem çekirdek hem manşet enflasyonu aylık olarak artışta. Bizim program hedeflerimizle uyumlu gidiyor. Bizde enflasyon yüksek olduğu için parasal sıkılaşma bir süre sıkı kalacak. Enflasyonu toparlayacak seviyeye çıkacak ve bir süre sıkı kalacak. Yıllık enflasyonda yılın ikinci yarısında başlayan hızlı düşüşlerle birlikte beklentilerin de hedefe yakınsama ihtimalini yüksek görüyoruz.

Uzun vadeli finansmana erişimde artış başladı, sürdürülebilir yüksek büyümenin temellerini atmaya başladık. Türkiye’nin kredi notunda artış bekliyoruz. Vergi reformuyla daha adil bir vergi tabanını arzuluyoruz. Cari açığı iç talebi yumuşatarak azaltacağız. Altın ithalatı normalleşecek, enerjide dışa bağımlılığı azaltıyoruz.  Portföy tercihleri lira lehine olacak, şu ana kadar öyle gidiyor. Rezerv birikimi böyle sağlanacak.”

Paylaşın

Dokuz Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri TBMM’de: CHP, DEM Parti Ve TİP

Aralarında DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, TİP İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil ve CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ında bulunduğu 9 milletvekiline ait 9 dokunulmazlık dosyası, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Haber Merkezi / Meclis Başkanlığı’na, “Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi” sunulan 9 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

“DEM Parti Mardin Milletvekili Salihe Aydeniz, DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, DEM Parti İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, TİP İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ve CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç.”

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

DEM Parti’de Ön Seçimler 13-14 Ocak’a Ertelendi

31 Mart’ta yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça, partilerde seçim çalışmalarını yoğunlaştırdı. DEM Parti’de yerel seçimlerde gösterilecek adaylar için 6 Ocak’ta başlayacağı ifade edilen ön seçimlerin 13-14 Ocak’ta yapılması kararı alındı.

DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı” çalışmalarının da kent kent netleşmesi için planlama yapıldığı belirtildi. Buna göre; Hatay, Mersin, İstanbul ve Ankara’da demokrasi güçleri, STK’lar ve siyasi partiler ile temaslar yoğunlaştırılacak.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında toplandı. Yaklaşık 10 saat süren toplantıda ön seçimlere ve kent uzlaşısına ilişkin önemli kararlar alındı.

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre; Ön seçimlerin yaklaşık 50 merkezde13-14 Ocak tarihlerinde yapılması karara bağlanarak görev alacak yüzlerce parti yöneticisinin görevlendirilmesi tartışıldı.

Buna göre Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Kadın Meclisi üyeleri, Gençlik Meclisi üyeleri, ilçe yöneticileri ve sivil toplum kurumları temsilcilerinin ön seçim yapılacak kentlerde görev alması kararlaştırılırken görev alacak heyetler, ön seçimin sağlıklı ve şeffaf şekilde yapılması için ön bilgilendirme toplantıları yapacak. Kentlerde yer alacak delege listelerinin tamamlanması için de çalışmalar hızlandırıldı.

“Kent Uzlaşısı” için temaslar yoğunlaştırılacak

DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı” çalışmalarının da kent kent netleşmesi için planlama yapıldığı belirtildi. Buna göre; Hatay, Mersin, İstanbul ve Ankara’da demokrasi güçleri, STK’lar ve siyasi partiler ile temaslar yoğunlaştırılacak.

Paylaşın

Yargıtay’dan Can Atalay Kararı: AYM’nin Hukuki Değeri Yok

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) TİP Milletvekili Can Atalay hakkındaki hak ihlali kararını görüşen Yargıtay, “AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok” diyerek, karara uyulmamasını kararlaştırıldı.

Haber Merkezi / Anayasa Mahkemesi (AYM), 14 Mayıs 2023 seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ı, milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesinin “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Can Atalay’ın tahliye edilmesi için gerekçeli kararı göndermişti.

AYM, Can Atalay ile ilgili olarak 25 Ekim’de 5’e karşı 9 oyla hak ihlâli kararı verdi ve dosyayı, milletvekilinin tahliye edilmesi ve yargılamanın durması için yerel mahkemeye göndermişti.

Yargıtay, AYM’nin Can Atalay’a yönelik 25 Ekim tarihli ilk hak ihlali kararını da tanımamıştı. Yargıtay ayrıca, 25 Ekim tarihli kararda hak ihlalinin kabulü yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma kararı almıştı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilen Can Atalay hakkındaki hak ihlali kararını görüştü.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını belirterek AYM’nin kararına uyulmamasına karar verdi. Daire, AYM’nin kararının “jüristokratik” bir davranış olduğunu savundu.

Jüristokrakrasi, yargıçlar yönetimi anlamına geliyor. Demokrasinin aksine, yargıçların oligarşik bir yönetim oluşturmasını tanımlıyor ve eleştirel bir anlam taşıyor.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi için bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yazı yazdığı aktarıldı.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Anayasa Mahkemesi’nin Şerafettin Can Atalay’ın bireysel başvuruları hakkında 25.10.2023 ve 21.12.2023 tarihli hak ihlali kararlarına hukuki değer ve geçerlilik izafi edilemeyeceği cihetle, bu bağlamda Anayasa’nın 153. maddesi kapsamında uygulanması gereken bir karar bulunmamakla; keza Şerafettin Can Atalay hakkında verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda 28.09.2023 tarihinde Dairemizin 2023/12611 esas 2023/6359 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ve infazı kabi! bir hükmün mevcudiyeti karşısında; Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararlarına uyulmasına yer olmadığına,

2- Şerafettin Can Atalay’ın mahkumiyet hükmünün 28.09.2023 tarihinde Dairemiz tarafından onanması ile bükümlü sıfatını kazandığı ve Anayasa’nın 84/2. maddesinde milletvekilliğinin düşmesi sebeplerinden biri olarak “kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinin” düzenlenmiş olduğu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan ve milletvekilliğiyle bağdaşmayan suçlardan kurulan suçlardan kurulan mahkumiyet hükmünün milletvekilliğini düşüreceği,

Anayasa’nın 84/2. maddesi yönünden Anayasa Mahkemesi’ne müracaat imkan tanınmadığı ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda inceleme yetkisinin de bulunmadığı gözetilerck; Anayasal zorunluluk gereği hükümlü Şerafettin Can Atalay hakkında verilen iş bu kararın bir örneğinin gereğinin takdir ve ifası için TBMM Başkanlığı’na tekrar gönderilmesine,

3- Dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Yargıtay Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mütalaasına uygun ve oy birliği ile kesin olarak 03.01.2024 tarihinde karar verildi.” denildi.

Ne olmuştu?

Anayasa Mahkemesi, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ı, milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesinin “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Can Atalay’ın tahliye edilmesi için gerekçeli kararı göndermişti.

Kararı inceleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yetkinin kendilerinde olmadığını öne sürerek, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne sevk etmişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa’nın açık hükümlerine rağmen Can Atalay hakkında tahliye kararı verilmeyeceğine hükmetmiş ve Can Atalay hakkında hak ihlali kararına imza atan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması yönünde karar vermişti.

Can Atalay’ın avukatları bu durum üzerine AYM’ye ikinci bir başvuru yapmış ve Atalay’ın “bireysel başvuru” hakkının da ihlal edildiğine dikkat çekmişti.

21 Aralık’ta ikinci kez Can Atalay’ın dosyasını görüşen AYM, Can Atalay’ın seçilme hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla, ilk AYM kararının uygulanmayarak Can Atalay’ın tahliye edilmemesi sebebiyle bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine ise oybirliğiyle karar vermişti.

AYM, hak ihlali kararının giderilmesi için dosyayı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiş ve bu konuda yetkinin Yargıtay 3. Ceza Daire’sinde değil, yerel mahkemede olduğuna dikkat çekmişti.

Dosyayı görüşen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bir kez daha tahliye kararı vermeyerek dosyayı Yargıtay’a göndermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay hakkında 2. kez verilen hak ihlali kararına direndi ve Can Atalay hakkında verilen hak ihlali kararını tanımadı.

Paylaşın

Yerel Seçimler: HÜDA PAR, Kararını Açıkladı

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyen HÜDA PAR, yerel seçimlere kendi logosu ile tek başına gireceğini, birkaç seçim bölgesinde ise aday göstermeyerek Cumhur İttifakı’nın adayını destekleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı.

Son olarak Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, partisinin yerel seçim kararını duyurdu.

Buna göre, parti yerel seçimlere kendi logosu ile tek başına girecek. Parti ayrıca birkaç seçim bölgesinde aday göstermeyecek ve Cumhur İttifakı’nın adaylarını destekleyecek.

Mahmut Şahin, “HÜDA PAR olarak birkaç seçim bölgesinde ittifak adaylarını destekleme, diğer yerlerde ise seçimlere kendi logomuzla ve kendi adaylarımızla katılma kararı almış bulunuyoruz” açıklaması yaptı.

HÜDA PAR, 14 ve 28 Mayıs’taki seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı almıştı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: İstanbul Ve Ankara’da Kazanacağımıza İnanıyorum

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum” dedi.

CHP Lideri Özel, anket şirketlerinin AK Parti için İstanbul ve Ankara’da kazanacak aday bulmakta zorlandıklarını söyledi, bu yerel seçimin ünvan maçı gibi olduğunu da sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci Murat Yetkin’e yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“2 Ocak, 2024’ün ilk mülakatı; Genel Başkanlık makam odası. Konu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Aralık 2023 başında aday isimlendirmeye 15 Aralık’ta başlayacağını söylemesi, sonra bunu Aralık sonuna ertelemesi ama 2024’e geldiğimiz halde henüz ortada isim olmamasına geliyor.

‘Anket şirketlerinin bana söylediği’ diyor Özel, ‘İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş’ın karşısında ölçmedikleri kişi kalmamış. Ekrem Bey’e karşı 20, Mansur Bey’e karşı 12 ismin başarı şansını ölçtüklerini duyuyoruz. Ama hâlâ adaylarımızı zorlayacak adayları bulamıyorlar.’

“Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz”

Özel, ‘Bu yerel seçimin öneminin farkındayız’ diyor; ‘Unvan maçı gibi bir şey olacak. Psikolojik üstünlüğün kimde olduğunu gösterecek. Yerel seçimlerde muhalefetin başarısız olması iktidarın gücünü perçinleyecek. Bu nedenle muhalefete muhalefet etmiyoruz. Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz.’

Özel İYİ Parti’yi mi kast ediyor bu sözlerle?

‘Ben bizim çatıda çok isteyip yapamadığımız birlikteliği tabanın, seçmenin sağlayacağına inanıyorum. Biz İYİ Partilileri kendimizden çok farklı görmüyoruz. Cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe, Atatürk’e bağlı insanlar olarak görüyoruz. Ben İYİ Partililerin CHP’nin elindeki bir belediyenin AK Parti’ye ya da MHP’ye teslim edilmesini istemeyeceklerine inanıyorum.’

Kasıt İstanbul ve Ankara mı daha çok?

‘İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum.’

Özel, anket şirketlerinden duyduklarına göre bir anketçi Tayyip Bey’in ekibine Ankara ve İstanbul için ‘Sizin kaybedecek adayları arıyorsunuz’ gibi şey söylediğini aktarıyor.

‘AK Parti şöyle bir sıkıntı var’ diyor; ‘Mansur Yavaş’ın da Ekrem İmamoğlu’nun da herhangi bir belediye başkanının tanınırlığını çok aşan etkileri var. İkisiyle de başa çıkacak adayları bulmakta zorlanıyorlar.’

Özel’e gör İstanbul, ‘Tayyip Bey’in sancak gemisi’ idi. ‘Ele geçirdik’ diyor yüzünde muzip bir ifadeyle; ‘Bir çağrım var Tayyip Bey’e: yurt dışında Türkiye’nin ekonomisiyle övünemez ama Türkiye’nin Başkaneti Ankara, Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul emin ellerde, iyi yönetiliyor diye övünebilir. Buna devam edelim diyoruz.’”

CHP Lideri Özel’in açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Parti’de Üst Düzey İstifa: Muhalefete Muhalefet Eden Konuma Geldi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ‘hür ve müstakil’ katılacağını duyuran İYİ Parti’de Ali Kıdık, partisinden istifa ettiğini duyurdu: İYİ Parti maalesef ülkemiz gerçeğinden uzaklaşarak ‘Muhalefete muhalefet’ eden konumuna gelmiştir.

Haber Merkezi / İstifa açıklamasında parti teşkilatına teşekkür eden Ali Kıdık, “Yedi yılı aşkın süredir yaptığımız mücadelenin kıymeti olmadığını görmek, daha çok dedikodunun itibar gördüğü, iç hesapların ve hesaplaşmanın ülke gerçeklerinin önüne geçmesini görmekten üzgün olduğumu ifade etmek isterim” dedi.

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ‘hür ve müstakil’ katılacağını duyuran İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. Son olarak İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

Ali Kıdık, istifa açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Gerekçelerini sonra açıklamak üzere bugün itibari ile İYİ Parti üyeliğimi sonlandırıyorum. Büyük umutlarla kurduğumuz İYİ Parti maalesef ülkemiz gerçeğinden uzaklaşarak ‘Muhalefete muhalefet’ eden konumuna gelmiştir.

Oysa bu ülkenin her gün derinleşen o kadar çok sorunu varken, toplumun sorunlarına çare araması ve mevcut iktidara alternatif olduğunu göstermesi gerekirken kendi içinde yaşadığı güven sorunu sebebiyle hedefinden tamamen uzaklaşmıştır. Bugün ‘Hür ve Müstakil’ denilen yürüyüş, masadan kalkıldığında gerçekleşmeliydi. Sayfalarca sebep yazabilirim.

Yedi yılı aşkın süredir yaptığımız mücadelenin kıymeti olmadığını görmek, daha çok dedikodunun itibar gördüğü, iç hesapların ve hesaplaşmanın ülke gerçeklerinin önüne geçmesini görmekten üzgün olduğumu ifade etmek isterim. İYİ Parti teşkilatlarımızın tamamına saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Zira onlar Ankara’da bulunan genel merkezden çok daha inançlılar, çok daha fazla emek sahibi olduklarına şahidim.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Ne Gerekiyorsa Yapacağız

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirme yapan Bakan Mehmet Şimşek, “2024 yılında da başta enflasyon olmak üzere programımızın hedeflerine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Bakan Şimşek paylaşımında, “Uyguladığımız programın gerçekçi ve tutarlı hedefleri sayesinde öngörülebilirliği artırdık. 2023 yılsonu gerçekleşmeleri programımız ile uyumlu seyrediyor ve revize hedeflerimizi tutturuyoruz” dedi.

“Aylık enflasyonda devam eden düşüş ile yılsonu enflasyon yüzde 64,8 gerçekleşti” diyen Şimşek şöyle devam etti:

Yıllıklandırılmış çekirdek göstergeler 2024 hedefimiz ile uyumlu seyrine devam ediyor. Büyüme ve cari açığın hedeflerimiz ile uyumlu olacağını öngörüyoruz. 2023 yılı bütçe açığı ise hedefimizin oldukça altında gerçekleşecektir. 2024 yılında da başta enflasyon olmak üzere programımızın hedeflerine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, enflasyon aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,93, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 64,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,86 oldu.

Bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre, aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,12, yıllık bazda artış ise yüzde 127,21 oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül 2021’den itibaren uygulamaya koyduğu faiz politikası ile Türkiye, son iki yılda dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline geldi.

Mayıs 2023 seçimlerinden zaferle çıktıktan sonra ekonominin başına Mehmet Şimşek’i, Merkez Bankası’nın başına Hafize Gaye Erkan’ı getiren Erdoğan, faiz artırımına da yeşil ışık yaktı. Haziran ayından bu yana yedi kez faiz artıran Merkez Bankası, politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 42,5’e çıkardı.

2024 yılında ise gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonla mücadelesinde geri adım atıp atmayacağında olacak. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki birkaç yılda nasıl bir seyir izleyeceğini, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında enflasyonla mücadelede atılan adımlar belirleyecek.

Hükümetin faiz indirme politikası ile birlikte son iki yılda rekor hızla artarak resmi verilere göre tüketici fiyatlarında yüzde 90’ları, üretici fiyatlarında ise yüzde 160’ları gören enflasyon, 2023 yılının ilk yarısını genel seçimlerin gölgesinde geçirdi.

Haziran ayına kadar yüzde 40’lar seviyesine kadar gerileyen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), seçimler sonrasında kurulan yeni ekonomi yönetimi ve faiz artırımı politikasına geçilmesi sonrasında, yeniden yükselişe geçti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Kasım 2023 verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 61,98 düzeyinde gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 42,25 oldu. Ocak 2024’ün ilk günlerinde açıklanacak aralık ayı enflasyonu ile birlikte, 2023’ün yüzde 65 seviyesinde bir enflasyonla kapanması bekleniyor.

2024 yılı için ise hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program’da (OVP) yılsonu hedefi yüzde 33, Merkez Bankası beklentisi ise yüzde 36 olarak açıklandı. Gerek ulusal gerekse uluslararası kurumlar ise 2024 sonunda Türkiye’de enflasyonun yüzde 45-50 arasında seyretmesini bekliyor.

Paylaşın