BM’den Gazze İçin Ateşkes Çağrısı: Çocuklar Açlıktan Ölüyor

İsrail’in Gazze Şeridi’nde yönelik saldırılarında 278. gün geride kalırken Birleşmiş Milletler, uluslararası topluma insani yardımın karadan ulaştırılmasına öncelik verilmesi, İsrail kuşatmasının sona erdirilmesi ve ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 38 bin 243’e, yaralananların sayısı ise 88 bin 33’e yükseldi. Ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanlarından oluşan bir heyet, Cenevre’de yaptığı açıklamada, kıtlığın Gazze Şeridi’ne yayıldığını söyledi. Uzmanlar son günlerde, yetersiz beslenmeden altı aylık, dokuz yaşında ve 13 yaşında üç çocuğun öldüğüne dikkat çekti.

Panelin açıklamasında, “Her üç çocuk da yetersiz beslenme ve yeterli sağlık hizmetine erişememe nedeniyle öldü. Bu çocukların Gazze’nin merkezinde tedavi görmesine rağmen açlıktan ölmesi, kıtlığın Gazze’nin kuzeyinden orta ve güney Gazze’ye yayıldığına şüphe bırakmıyor” denildi.

Birleşmiş Milletler (BM) heyeti açıklamasında, uluslararası topluma insani yardımın karadan ulaştırılmasına öncelik verilmesi, İsrail kuşatmasının sona erdirilmesi ve ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

Öte yandan Hamas’ın ABD’nin ateşkes önerisinin önemli bir bölümünü kabul etmesinin ardından Gazzeliler arasında çatışmaların duracağına dair umutlar yeniden canlanmıştı. Ancak Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby yaptığı açıklamada, iki taraf arasında hala derin anlaşmazlıklar olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, anlaşmanın İsrail’in Hamas’ı bir tehdit unsuru olarak ortadan kaldırmak başta olmak üzere hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam etmesini engellememesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Arabuluculuk çabalarına yakın bir Filistinli yetkili ise bir sonraki hamleyi İsrail’in yapması gerektiğini söyledi. Yetkili yaptığı açıklamada, “Artık her şey Netanyahu’ya bağlı. Hamas pozisyonunu netleştirdi ve bir anlaşmayı mümkün kılacak kadar esneklik gösterdi, ancak İsrailliler bile her şeyin Netanyahu’ya ve onun bir anlaşma isteyip istemediğine bağlı olduğunu söylüyorlar” şeklinde konuştu.

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkanı William Burns’un Gazze savaşında ateşkes sağlanması çabalarını görüştüğünü açıkladı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı, Mısır’ın Gazze Şeridi’nde askeri operasyonların devam etmesini reddeden tutumunu yineledi” denildi.

ABD’li üst düzey yetkililer Hamas’ın geçen hafta verdiği tavizlerin ardından ateşkes için bölgede bulunuyordu. Ancak Hamas, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği yeni saldırının ateşkes görüşmelerini kritik bir anda tehdit ettiğini söyledi ve arabuluculara İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu dizginlemeleri çağrısında bulundu.

Mısır devletine bağlı El Kahire News’in üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Mısırlı bir güvenlik heyeti Doha’ya giderek “mümkün olan en kısa sürede bir ateşkes anlaşmasına varmak amacıyla Hamas ve İsrail arasındaki bakış açılarını yakınlaştırmayı hedefleyecek.”

Hamas’ın en üst düzey siyasi lideri İsmail Haniye, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına devam etmesi halinde arabulucuları “feci sonuçlara” karşı uyararak, görüşmelerin çökmesinin “tüm sorumluluğunu” Netanyahu ve ordunun taşıyacağını söyledi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında En Az 108 Gazeteci Yaşamını Yitirdi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 275 gündür sürdürdüğü saldırılarda en az 108 gazeteci ve medya çalışanının yaşamını yitirdiği açıklandı. Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 38 bin 153’e yükseldi.

Haber Merkezi / Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Gazze’de 7 Ekim’den bu yana en az 108 gazeteci ve medya çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. CPJ, İsrail saldırılarında şu ana kadar 108 gazeteci ve medya çalışanının öldüğünü bildiren inceleme yayınladı. Bu durum, CJP’nin 1992 yılında veri toplamaya başlamasından bu yana gazeteciler için en ölümcül dönem oldu.

CPJ Program Direktörü Carlos Martinez de la Serna, “Gazze’deki savaş başladığından beri gazeteciler, habercilikleri için en yüksek bedeli, hayatları ile ödüyorlar. Koruma, ekipman, uluslararası varlık, iletişim veya yiyecek ve su olmadan dünyaya gerçeği anlatmak için hala hayati önem taşıyan işlerini yapıyorlar. Her gazeteci öldürüldüğünde, yaralandığında, tutuklandığında veya sürgüne gitmeye zorlandığında, gerçeğin parçalarını kaybediyoruz” dedi.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 55 artarak 38 bin 153’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 123 artarak 87 bin 828’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Hamas’ın Gazze’de dokuz aydır devam eden savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD planının önemli bir bölümünü kabul etmesinden beş gün sonra iki Hamas yetkilisi, ateşkes önerisine İsrail’den yanıt beklediğini söyledi. Reuters’a konuşan ve adlarının açıklanmasını istemeyen iki Hamas yetkilisinden biri, kendi yanıtlarını arabuluculara ilettiklerini ve İsrail’in yanıtını beklediklerini ifade etti.

Filistin bölgesi için üç aşamalı plan Mayıs sonunda ABD Başkanı Joe Biden tarafından sunulmuştu. Görüşmeler Katar ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülüyor. Plan savaşı sona erdirmeyi ve Hamas’ın elinde bulunan yaklaşık 120 İsrailli rehineyi serbest bırakmayı amaçlıyor.

Ateşkes görüşmeleri hakkında bilgi sahibi olan bir başka Filistinli yetkili de İsrail’in Katarlılar’la görüştüğünü söyledi. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili Pazar günü Reuters’a verdiği demeçte “Hamas’ın yanıtını görüştüler ve İsrail’in cevabını birkaç gün içinde vereceklerine söz verdiler” dedi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu müzakerelerin bu hafta devam edeceğini söyledi ancak ayrıntılı bir takvim vermedi.

Gazze’yi kontrol eden Hamas, İsrail’in bir anlaşma imzalamadan önce kalıcı bir ateşkes taahhüt etmesi yönündeki kilit talebinden vazgeçti. Görüşmelerin özel olması nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla Cumartesi günü Reuters’a konuşan Hamas’tan bir kaynak, altı haftalık ilk aşama boyunca müzakerelerin bu amaca ulaşmasına izin vereceğini söyledi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de Yüksek Derecede Kıtlık Riski Sürüyor

Birleşmiş Milletler’in yayınladığı rapora göre; Gazze Şeridi’nde nüfusun yüzde 96’sını oluşturan 2 milyon 150 bin kişi kriz seviyesi olarak ifade edilebilecek akut gıda güvensizliği içinde bulunuyor.

Raporda, Gazze’de nüfusun yüzde 22’si oluşturan yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliği yüzünden “beşinci aşama” olarak nitelendirilen felaket koşulları içinde yaşadığı kaydedildi. Bu aşamada, hanelerde aşırı derecede yiyecek kıtlığı yaşandığı, açlıkla başa çıkma kapasitelerinin adeta tükenme noktasına geldiği kaydedildi.

Gazze nüfusunun yüzde 33’ünü oluşturan 745 bin kişinin ise felaket koşullarına yakın “dördüncü aşama” içinde olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler ile küresel gıda güvenliği izleme kuruluşu Entegre Gıda Güvenliği Sınıflandırma Aşaması’nın (IPC) ortaklaşa hazırladığı son raporda, Gazze’de çatışmaların sürmesi ve insani yardıma erişimin kısıtlanmasının devam etmesi durumunda Gazze Şeridi’nin tamamında kıtlık riskinin Eylül ayına kadar en üst düzeyde olacağı tespiti yapıldı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu‘nun rapordan aktardığı son güncellemelere göre, Gazze Şeridi’nde nüfusun yüzde 96’sını oluşturan 2 milyon 150 bin kişi kriz seviyesi olarak ifade edilebilecek akut gıda güvensizliği içinde bulunuyor.

Raporda, Gazze’de nüfusun yüzde 22’si oluşturan yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliği yüzünden “beşinci aşama” olarak nitelendirilen felaket koşulları içinde yaşadığı kaydedildi. Bu aşamada, hanelerde aşırı derecede yiyecek kıtlığı yaşandığı, açlıkla başa çıkma kapasitelerinin adeta tükenme noktasına geldiği kaydedildi.

Gazze nüfusunun yüzde 33’ünü oluşturan 745 bin kişinin ise felaket koşullarına yakın “dördüncü aşama” içinde olduğu belirtildi. Raporda, İsrail’in Refah’taki operasyonları sonrasında bölgeden kaçanların sayısının bir milyonu aştığı ifade edildi. Gazze Şeridi’nde Mayıs ayı sonu itibariyle tarım üretimi yapılan toprakların yüzde 57’sinin tahrip edildiği veya ciddi şekilde hasar gördüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’nde insani yardımın ulaştığı alanın sürekli daralmaya devam ettiği, Filistinliler’e güvenli bir şekilde yardım ulaştırma yeteneğinin azaldığı kaydedilerek, “Bu olumsuz ve son derece istikrarsız durum böyle devam ederse, Nisan ayında az da olsa görülen iyileşmeler hızla tersine çevrilebilir” ifadesi kullanıldı.

BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, Güvenlik Konseyi’nin bugün yapılan Filistin oturumunda yaptığı konuşmada, Gazze’de açlık ve gıda güvensizliğinin devam ettiğini söyledi.

Özel Koordinatör Wennesland, Gazze’nin kuzeyinde yaklaşmakta olduğu öngörülen kıtlığın gıda dağıtımlarındaki artışla önlendiğini belirterek, “Güneyde gıda güvensizliği daha da kötüleşti. Gazze nüfusunun neredeyse tamamı yüksek düzeyde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Yaklaşık yarım milyon insan felaket düzeyinde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya” dedi.

“İsrail’e baskı yapmaya devam ediyoruz”

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas–Greenfield, Güvenlik Konseyi’nde yaptığı Filistin ve Gazze’deki ateşkes çabalarıyla ilgili görüşlerini aktardıktan sonra yayınlanan son raporla ilgili endişelerini dile getirdi. Thomas – Greenfield, Gazze’de insani ihtiyaçların felaket boyutlarına ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Son yayınlanan IPC raporunun endişe verici bir şekilde açıkça ortaya koyduğu gibi Gazze’ye insani yardımın arttırılması ve ihtiyaç sahibi herkese ulaşması gerekiyor. Gazze nüfusunun büyük bir kısmı felaket düzeylerinde açlıkla karşı karşıyayken, yardımların ulaştırılmasında sürekli yaşanan kesintiler yüzünden durum hızla kötüleşme riski içerisinde.

Yardım ulaştırmakla görevli BM personeli ve sahada yardım için çalışanların güvenliğini de birinci öncelik olarak görüyoruz. İsrail’e, Gazze’ye yardım dağıtımını kolaylaştırmak için daha iyi koşullar yaratması konusunda baskı yapmaya devam ediyoruz.”

Paylaşın

Acı Bilanço: Gazze’de 21 Binden Fazla Çocuk Kayıp

Save the Children’in İnsani Politikalar Sorumlusu Alexandra Saieh, Gazze’de yaklaşık 17 bin çocuğun refakatçisiz şekilde ayrıldığını, ve 4 bin çocuğun ise muhtemelen enkaz altında kaldığını söyledi.

Haber Merkezi / Alexandra Saieh, İsrail güçlerinin bilinmeyen sayıda çocuğu gözaltına alındığını veya isimsiz mezarlara gömdüğünü vurguladı ve ekledi: Toplu mezarlar bulundu ve toplu mezarlardaki ceset sayısı bilinmiyor.

Save the Children Orta Doğu Bölge Direktörü Jeremy Stoner ise, ailelerin belirsizlik nedeniyle işkence çektiğini belirterek, “Hiçbir ebeveyn çocuğunun cesedini bulmak için enkazı ya da toplu mezarları kazmak zorunda kalmamalı. Hiçbir çocuk savaş bölgesinde yalnız, korumasız olmamalı. Hiçbir çocuk gözaltında tutulmamalı veya rehin alınmamalı,” dedi.

“Kayıp ama yaşayan çocuklar savunmasızdır, ciddi koruma riskleriyle karşı karşıyadır ve bulunmalıdır. Korunmalı ve aileleriyle yeniden birleştirilmelidir,” diyen Stoner, öldürülen çocukların ölümlerinin resmi olarak belgelenmesi ve ailelerine bilgi verilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

“Cenaze törenleri saygıyla yapılmalı ve hesap verebilirlik sağlanmalı. Çok sayıda kişinin belirttiği üzere, Gazze çocuklar için bir mezarlığa dönüştü. Binlerce çocuk kayıp, akıbetleri bilinmiyor. Bağımsız bir soruşturma yapılmalı ve sorumlular hesap vermeli. Hayatta kalan kayıp çocukları bulmak ve desteklemek ve daha fazla ailenin yok olmasını önlemek için acilen ateşkese ihtiyacımız var,” diye ekledi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı. Harabeye dönüşen Gazze’nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika’nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla suçlanıyor. Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 311’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 662 askerinin öldüğünü duyurdu. 24 Kasım 2023’te başlatılan 7 günlük insani arada 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

“Gazze savaşında yoğun aşama yakında bitecek”

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Gazze Şeridinde çatışmaların “yoğun” aşamasının çok yakında bitebileceğini söyledi. Ancak Hamas bölgeden tamamen uzaklaştırılana kadar savaşın süreceğini ekledi. Netanyahu, “Yoğun aşama bittikten sonra güçlerin bir kısmını kuzeye kaydırma imkanımız olacak ve bunu yapacağız” dedi.

İran destekli Hizbullah ve İsrail arasında çatışmalar, Gazze savaşının başladığı 7 Ekim’den beri neredeyse aralıksız sürüyor. Karşılıklı saldırılarda 400’den fazla Lübnanlı yaşamını yitirdi. Lübnan’da 90 bin, İsrail’in kuzeyindeki köylerde ise 60 bin kişinin çatışmalar sebebiyle yerinden olduğu değerlendiriliyor.

Netanyahu, daha fazla birliğin kuzeye konuşlandırılmasıyla İsrailli köylülerin evlerine dönebileceğini söyledi. İsrail Başbakanı, Hizbullah’la topyekun savaş ihtimaline karşı diplomatik çözümden yana olduğunu ancak bunun olmama ihtimaline hazırlandıklarını ifade etti. Kuzey sınırında Hizbullah ile aralarına “fiziki mesafe koyacaklarını” söyledi.

Kanal 14’e verdiği mülakatta Netanyahu, bazı rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Gazze’de çatışmalara “kısmi ara” vermeyi teklif ettiklerini de açıkladı.

Hamas’la “savaşı bitirmeye yönelik bir anlaşma olup olmayacağı” sorusu üzerine ise “Hayır. Savaşı bitirip Hamas’ı orada bırakmayacağız” dedi, bazı rehinelerin dönüşüne imkan tanıyacak kısmi bir anlaşma teklif ettiklerini söyledi.

Paylaşın

Gazze’de Yüz Binlerce Çocuk Eğitim Haklarından Mahrum

İsrail saldırılarında harabeye dönen Gazze Şeridi’nde insani durumun giderek kötüleşirken, Birleşmiş Milletler, yarım milyonu aşkın çocuğun 8 aydır eğitim hakkından mahrum olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin hükümeti ise, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Planlama Direktörü Sam Rose’un, Al Jazeera English’e yaptığı açıklama, Ajansın sosyal medya hesabından yayımlandı.

Rose, “Gazze genelinde 39 bin lise öğrencisinin üniversite sınavlarına girememesi hüznümüzü bir kat daha artırdı. Gazze’de yarım milyonu aşkın çocuk da 8 aydır eğitim hakkından mahrum. Bu çocukların, her şey bir yana eğitim imkanı bulamaması korkunç” dedi.

Gazze’deki Filistin hükümetinden önceki gün yapılan açıklamada, “İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı” kaydedildi. Açıklamada ayrıca Gazze’de yaklaşık 40 bin lise öğrencisinin de üniversite sınavlarına giremediği belirtildi.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Kriz Yönetimi Komiseri Janez Lenarčič ile Pazar günü akşam saatlerinde yayınladığı ortak açıklamada, Gazze’deki insani durumun giderek kötüleştiğini vurguladı ve bölgeye yardımların ulaştırılmasının “imkansız hale” geldiğini açıkladı.

“Gazze’deki kriz bir kırılma noktasına daha ulaştı. Gazze’ye anlamlı bir insani yardımın ulaştırılması neredeyse imkansız hale geldi ve sivil toplumun yapısı çözülüyor,” diyen Borrell, sivillerin açlıktan ölmek üzere olduğunu ve bölgeye gelen “sınırlı yardıma” da ulaşamadıklarını belirtti.

İsrail’in Gazze’de devam eden askeri operasyonlarına ve “kanun ve düzenin çökmesine” de değinen Borrell, yardım kuruluşlarında çalışanların “kabul edilemeyecek derecede güvensiz bir ortamda faaliyet göstermek zorunda kaldığını” da belirtti.

“Taktiksel ateşkeslerin” Gazze’deki hayatta hiçbir iyileşmeye yol açmadığını vurgulayan Borrell, ayrıca insani yardım kuruluşlarından gelen raporların da “ciddi şekilde endişe verici olduğunu” belirtti ve yardım faaliyetlerinin “herhangi bir adım atılmadığı takdirde çökme riskinde olduğunu” sözlerine ekledi.

“Bir kez daha, çatışmaya dahil olan tüm taraflara uluslararası yasal sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz: sivilleri korumak, temel hizmetlere erişimlerini sağlamak, insani operasyonlar için güvenli bir ortam sağlamak ve insani yardımlara engelsiz erişim sağlamak,” diyen Borrell, rehinelerin “derhal ve koşulsuz serbest bırakılması” çağrısında da bulundu.

“AB tarafından finanse edilen önemli yardımlar da dahil olmak üzere, Mısır ve Ürdün sınırlarında insani yardım birikiyor,” diyen Borrell, bekleyen gıda maddelerinin bozulma riskine de dikkat çekti.

“Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Gazze’ye 56 insani hava köprüsü uçuşu düzenledik ve en sonuncusu geçen hafta tamamlandı. Yardım ulaştırmak için mümkün olan her yolu kullandık,” ifadelerini de kullanan Borrell, “Gazze’ye ve Gazze’nin iç bölgelerine erişimimiz olmadan, Gazze‘ye yardım göndermek boşunadır,” diye ekledi.

“Tüm tarafları derhal ateşkes ilan etmeye, rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmaya, insani yardım çalışanları dahil sivilleri korumaya ve Gazze halkına hayat kurtaran yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak için ortak eylemde bulunmaya çağırıyoruz.”

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı. Harabeye dönüşen Gazze’nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika’nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla suçlanıyor. Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 311’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 662 askerinin öldüğünü duyurdu. 24 Kasım 2023’te başlatılan 7 günlük insani arada 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

Paylaşın

Refah’ta 3 Bin Çocuk Yetersiz Beslenme Nedeniyle Ölümle Karşı Karşıya

Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde 3 bin çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunuldu. Gazze Şeridi’nin her bölgesine yardım malzemelerinin girişi için İsrail’e baskı yapılması çağrısı geldi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 38 artarak 37 bin 202’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 100 artarak 84 bin 932’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah kentine saldırıları nedeniyle yetersiz beslenen ve tedaviden mahrum bırakılan yaklaşık 3 bin çocuğun ailelerinin gözleri önünde ölüm riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

UNICEF’in, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana insanlık felaketine yol açtığı Gazze’deki saldırılarının çocuk ölümleri üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Gazze’nin orta ve güney kısımlarında yapılan yetersiz beslenme taramalarından elde edilen ilk sonuçlara göre orta ve şiddetli yetersiz beslenme vakalarının Mayıs’ın ikinci haftasından bu yana arttığı belirtildi.

İsrail’in Refah’taki saldırılarının yardım dağıtımı ve insani yardım erişimini önemli ölçüde engellediği vurgulanan açıklamada, Gazze’de daha fazla çocuğun yetersiz beslenmeye yakalanma riskinin de endişe verici olduğunun altı çizildi.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak yardımların girişini engellediği Gazze’de çocukların günde 8 saatini su ve yiyecek toplamak için harcadığını belirtti.

UNRWA’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “İsrail’in Gazze’deki saldırılarının doğrudan bir sonucu olarak, çocuklar günde 6-8 saatini su ve yemek toplamak için harcayabiliyor ve çoğu zaman ağır yükler taşıyarak uzun mesafeler yürüyor” dendi.

Çocukların İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukluklarını kaybettiğine dikkat çekilen paylaşımda, “Bunun durması gerekiyor. Hemen ateşkes” çağrısı yapıldı.

Hamas’tan uluslararası toplum ve BM’ye çağrı

Hamas, Gazze’de insani yardımların yetersizliği ve İsrail’in sınır geçişlerini kapatmasına dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkı, özellikle Gazze kenti ve Kuzey eyaletlerinde, acımasız aç bırakma savaşının tırmanması nedeniyle insani felaketin ağırlaşmasıyla ve kıtlığın belirtileriyle karşı karşıya” dendi.

Açlık ve kıtlık tehdidinin İsrail’in geçişleri kapatması ve yardımların yetersizliği nedeniyle yaşandığı belirtilen açıklamada, İsrail’in açlığı bir silah olarak kullanmasının bir savaş suçu olduğu ve Gazze Şeridi’nde Filistin halkına karşı soykırım suçunun devam ettiğinin teyidi olduğu vurgulandı.

Arap ve İslam ülkelerinden, Gazze’deki halka yardım sağlamak amacıyla geçişlerin açılması yönünde çaba ve baskı göstermeleri istenilen açıklamada, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler’e derhal müdahale etmesii, masum sivillere yönelik İsrail saldırısını durdurmaya zorlaması ve Gazze Şeridi’nin her bölgesine yardım malzemelerinin girişi için baskı yapması çağrısında bulunuldu.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Uluslararası Kurumlar Gazze’deki Kültürel Mirası Neden Koruyamadı?

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik sekiz aydan fazla bir süredir devam eden saldırılarında, bölgenin kültürel alanlarının ve anıtlarının yüzde 60’ından fazlasını yok etti.

Haber Merkezi / Çatışmaların yoğun olduğu bölgelerde kültürel yıkım kaçınılmaz olsa da Filistinli yetkililer ve sivil hakları savunan örgütler, İsrail’in Gazze’deki kültürel alanları ve anıtları kasıtlı olarak yok ettiğini belirtiyorlar.

Batı Şeria’da yaşayan arkeolog Salah Al- Houdalieh, konuya ilişkin yaptığı bir açıklamada, Filistin’de kültürel kayıpların benzersiz olduğunu, tarihi yapıların ve eserlerin ‘sistematik olarak yıkıldığını’ ifade ediyor.

Uluslararası anlaşmalar, çatışmaların yaşandığı bölgelerde kültürel mirasın yok edilmesini savaş suçu olarak kabul ediyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 2017 yılında kabul edilen 2347 sayılı karar, kültürel mirasın yok edilmesini ve yağmalanmasını kınamakta.

Kültürel mirası korumaya yönelik uluslararası çabaların kökeni 1874 Brüksel Deklarasyonu’na kadar uzanmaktadır. 1954 Lahey Sözleşmesi ile UNESCO’nun Arkeolojik Kazılara Uygulanabilir Uluslararası İlkeler Hakkında 1956 Tavsiye Kararını içermektedir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 1967’de kabul edilen 242 sayılı karar ise, İsrail’in işgalci güç olarak Filistin’de yer alan kültürel mirası korumasını zorunlu kılıyor. Ancak Filistin Kültür Bakanlığı’nın raporları, Gazze’de en az 200 kültürel alanın ve tarihi öneme sahip binanın İsrail güçleri tarafından tahrip edildiğini ortaya koyuyor.

Örneğin, İsrail saldırılarında, tarihi 7. yüzyıla kadar uzanan Ömer Ulu Camii ağır hasar gördü, en eski kiliselerden biri olan St. Porphyrius Kilisesi kısmen yıkıldı, antik liman olan Blakhiyya kültürel alanı ciddi hasar gördü.

Çatışmaların yaşandığı bölgelerde kültürel mirasın korunması inkar edilemez derecede zor olsa da, UNESCO gibi uluslararası kuruluşlar bu tür yıkımların önüne geçecek araçlara sahip.

Örneğin, Aralık 2023’te, UNESCO Hükümetlerarası Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlıkların Korunması Komitesi (1954 Lahey Sözleşmesi), Gazze Vadisi’nin güney kıyısında bulunan Saint Hilarion manastır kompleksine “geçici koruma” verilmesine karar verdi.

St. Hilarion manastırına geçici koruma verildiğini ve izlendiğini belirten Al- Houdalieh, Dünya Arkeologlar Kongresi ile Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin, kültürel alanların ve anıtların İsrail tarafından yok edilmesine ilişkin ‘zayıf açıklamalar’ yayınladığını belirterek, tepki gösteriyor.

Uluslararası sözleşmeler ve kararlar, çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki kültürel mirasın korunmasına yönelik sağlam yasal temeller sağlamakta.

Ancak Gazze’deki kültürel alanların yok edilmesi, bu sözleşmelerin ya etkisiz olduğunu ya da tam anlamıyla uygulanmadığını gösteriyor. Gazze’deki kültürel mirasın korunması yalnızca bölgesel bir mesele değil, küresel bir sorumluluk.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: İsrail, Gazze’de Savaş Suçu İşledi

Gazze Şeridi’nde yaşananlara dair rapor hazırlayan Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze’de savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediğine hükmetti. İsrail ise BM’yi İsrail karşıtlığı yapmakla suçladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 40 artarak 37 bin 164’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 120 artarak 84 bin 832’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze’de savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediğine hükmetti. BM’ye bağlı Bağımsız Soruşturma Komisyonu, 7 Ekim sonrası Gazze’de yaşananlara dair ilk kapsamlı soruşturmasını tamamladı. Hazırlanan raporda, İsrail ordusunun sivilleri “doğrudan, yaygın ve sistematik biçimde” hedef alarak uluslararası hukuku ihlal ettiği sonucuna varıldı.

Raporda, “Komisyon; cinayet, Filistinli yetişkin ve çocuk erkekleri hedef alan ayrımcılık, zorla yerinden etme, işkence, insani olmayan ve vahşice muamele suçlarının işlendiğini tespit etmiştir” denildi. İsrail yönetimi, açlığı silah olarak kullanmakla da suçlandı. İsrail Filistin’e karadan insani yardım taşınmasına engel olurken, Ürdün öncülüğünde başlatılan operasyonla havadan gıda ulaştırılmaya çalışılmıştı.

Bulguları reddeden İsrail ise BM’yi İsrail karşıtlığı yapmakla suçladı. Bağımsız Soruşturma Komisyonu, BM İnsan Hakları Konseyi tarafından 2021’de İsrail ve Filistin topraklarında yaşandığı iddia edilen ihlalleri araştırmak üzere kurulmuştu.

BM Komisyonu ayrıca, Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim’deki baskında savaş suçu işlediklerini belirledi. Raporda; Hamas ve diğer örgüt üyelerinin cinsel suçlara karıştığı ve cesetlere bilinçli olarak zarar verildiği yönünde tespitler yer aldı.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği, İsrail’in verdiği bilgiye göre 1200 kişinin ölümüyle sonuçlanan baskınıyla başlamıştı. ABD ve Avrupa Birliğinin terör örgütleri listesindeki Hamas, 251 kişiyi rehin alarak Gazze’ye kaçırmıştı. Hâlâ 116 rehine Gazze’de bulunuyor, İsrail ordusuna göre bunların 41’i yaşamını yitirdi.

Komisyon Başkanı Navi Pillay, “İsrail saldırılarını derhal durdurmalı” dedi, ayrıca Hamas’ı rehineleri serbest bırakmaya çağırdı.

Geçtiğimiz günlerde de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail ve Hamas’ı “çatışma bölgelerinde çocuklara zarar veren ülke ve örgütler” listesine ekleme kararı almış, bu konuda İsrail’i bilgilendirmişti. İsrail’in çocuk haklarını ihlal ettiği, çocukların yaşamlarını tehlikeye attığının tescili anlamına gelen listede, Rusya ve IŞİD de yer alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Dikkat Çeken Rapor: Savaş, Gazze’de Ekonomiyi Yıktı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Arap Ülkeleri Bölge Direktörü Ruba Jaradat, Gazze Şeridi’nde 8 aydır süren savaşın insanların yaşamına verdiği korkunç zarar dışında, ekonomiyi ve bölge insanın geçim kaynaklarını da şiddetle vurup, çok büyük ve yaygın bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

Ruba Jaradat, “Bu ekonomik yıkım, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin acılarını, güvenliklerini ve refahlarını daha da tehlikeli bir hale getiriyor. İnsanların geçim kaynaklarını yeniden tesis etmek ve insana yakışır işler yaratmak, Filistinlilerin savaşın kendilerine yaşattığı dehşetten kurtulmalarını sağlamak için hayati önem taşıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Filistin Merkez İstatistik Bürosu’nun (PCBS) ortaklaşa hazırladığı rapora göre, savaş ekonomide benzeri görülmemiş bir yıkıma neden oldu. Gazze Şeridi’nde işsizlik oranı yüzde 79,1’e yükseldi. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, 7 Ekim’den bugüne kadar yüzde 83,5 oranında azaldı.

Son verilere göre, işgal altındaki Filistin topraklarında ekonomi ve iş gücünde dünyada ender görülen bir yıkıma neden olduğu belirtildi. Raporda, Gazze Şeridi’nde sekiz aydır devam eden savaşın, çok büyük ölçekte iş kaybına neden olduğu kaydedildi.

Son sekiz ayda, Gazze Şeridi’ndeki işsizlik oranının yüzde 79,1 gibi şaşırtıcı bir seviyeye ulaştığı, krizden ciddi şekilde etkilenen Batı Şeria’da da işsizlik oranının yüzde 32’ye yükseldiği kaydedildi.

Son verilerin, savaşın Filistin’in iki bölgesinde ortalama işsizlik oranını yüzde 50,8’e yükselttiği ancak son oranların iş bulma ümidini yitirdikleri için iş aramaktan tamamen vazgeçenleri kapsamadığı kaydedildi. İşini kaybedenlerin gerçek sayısının, işsizlik rakamlarının gösterdiğinin çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın son sekiz ayda Gazze Şeridi’nde yüzde 83,5, Batı Şeria’da yüzde 22,7 gibi şaşırtıcı bir oranda daralma gösterdiği, reel ortalamanın ise yüzde 32,8 oranında gerçekleştiği tespit edildi.

Raporda, bölgede yaşanan ciddi ekonomik krizin özellikle özel sektörü etkilediği belirtiliyor. Gazze Şeridi’nde neredeyse tüm özel sektör kuruluşlarının üretimlerini ya tamamen durdurduğu ya da büyük ölçüde azalttığı kaydedildi.

Özel sektörün, savaşın ilk dört ayında üretiminin yüzde 85,8’ini kaybettiği, bunun 810 milyon dolara tekabül ettiği kaydedildi. Batı Şeria’da özel sektör, aynı dönemde üretimde 1,5 milyar dolara eşdeğer yüzde 27’lik bir düşüş yaşadı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun haberine göre; ILO Arap Ülkeleri Bölge Direktörü Ruba Jaradat, Gazze Şeridi’nde 8 aydır süren savaşın insanların yaşamına verdiği korkunç zarar dışında, ekonomiyi ve bölge insanın geçim kaynaklarını da şiddetle vurup, çok büyük ve yaygın bir yıkıma yol açtığını ifade etti.

Jaradat, “Bu ekonomik yıkım, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin acılarını, güvenliklerini ve refahlarını daha da tehlikeli bir hale getiriyor. İnsanların geçim kaynaklarını yeniden tesis etmek ve insana yakışır işler yaratmak, Filistinlilerin savaşın kendilerine yaşattığı dehşetten kurtulmalarını sağlamak için hayati önem taşıyor” dedi.

Paylaşın

Hamas’tan Biden’ın Açıkladığı İsrail’in Ateşkes Önerisine Olumlu Yanıt

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yeni ateşkes teklifini açıklamasının ardından Hamas, İsrail’in ateşkes anlaşmasına yönelik yol haritasının “olumlu değerlendirdiğini” belirten bir bildiri yayınladı.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Gazze’de ateşkes için İsrail’in üç aşamalı önerisini açıklamış ve “bu savaşın sona ermesinin zamanı geldi” demişti.

Anlaşmanın ilk aşaması, İsrail güçlerinin Gazze’nin “nüfuslu bölgelerinden” çekileceği altı haftalık bir ateşkesi içeriyor. Bu aşamada Hamas’ın elinde bulunan yaşlı ve kadın rehineler, Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakılacak. Yine bu aşamada Filistinli siviller geri dönecek ve bölgeye günde 600 kamyon insani yardım yapılacak.

Anlaşmanın ikinci aşamasında, Hamas ve İsrail, kalıcı barış şartlarını müzakere edecek, bu aşama müzakereler devam ettiği sürece sürecek. Anlaşmanın üçüncü aşamasında ise Gazze’nin yeniden imar planı ele alınacak.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, ABD Başkanı Joe Biden’ın açıkladığı Gazze Şeridi’nde ateşkes taslağıyla ilgili, “Kalıcı barış sağlanması için anlaşmaya yol açmasını umuyorum.” açıklamasında bulunduğu bildirildi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “(Öneri) Bu, başta çatışmaların kalıcı durdurulması ve İsrail güçlerinin geri çekilmesinin yanı sıra Gazze’nin yeniden inşası olmak üzere uzun vadeli çözüme yönelik görüşmelere alan açması açısından çok önemli” ifadesine yer verdi.

Gazze’de ateşkes, esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren öneriyi memnuniyetle karşıladığını belirten Michel, Katar, Mısır ve ABD’ye çabaları için teşekkür etti. Michel, “Acı sona ermelidir. Tüm tarafları barış için bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X’ten yaptığı paylaşımda, Biden’ın duyurduğu ateşkes önerisine tüm kalbiyle katıldığını ifade ederek, bunun Gazze’deki savaşın ve sivillerin çektiği acıların sona erdirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. Von der Leyen, ateşkes taslağına ilişkin dengeli ve gerçekçi olduğu yorumunu yaparak, “Şimdi önerinin tüm tarafların desteğine ihtiyacı var” mesajını paylaştı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de sosyal medya paylaşımında öneriye desteğine dikkati çekerek, savaşın artık sona ermesinin gerektiğini vurguladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 36 bin 284’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 280 artarak 82 bin 57’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın