Birleşmiş Milletler’den “Gazze’ye Daha Fazla Yardım Gönderilmeli” Çağrısı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 18. gününde, Birleşmiş Milletler, İsrail’in ablukası altında olan Gazze Şeridi’ne daha fazla yardım yapılması çağrısında bulundu.

Haber Merkezi / Cenevre’de yapılan yazılı açıklamada Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, “Gazze’deki milyonlarca insanın çok daha fazla yardıma ihtiyacı var” diye vurguladı.

Yaklaşık 2 milyon 200 bin insanın yaşadığı Gazze Şeridi, 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e saldırmasının ardından yoğun bombardımana tutuluyor. İsrail’in tam abluka uyguladığı bölgeden yüzbinlerce Filistinli güneye geçerken, Gazze’nin tamamında temiz su ve ekmek sıkıntısı başta olmak üzere büyük bir yokluk ve insani dram yaşandığı belirtiliyor.

Bölgeye uluslararası yardımın ulaştırılabildiği tek sınır kapısı olan Mısır’ın Refah kapısı önceki güne kadar kapalı tutulmuş, Kahire yönetimi sınırı açmayı reddetmişti. Kapı Cumartesi günü ilk kez açılmış, 14 araçtan oluşan ve gıda, su ve ilaç taşıyan yardım konvoyu Refah’ı geçerek sınırın diğer tarafındaki sivil Filistinlilere ulaştırmak üzere malzemeleri götürmüştü.

BM’nin açıklamasına göre, pazartesi günü yardım malzemesi taşıyan 20 araç daha sınırdan geçti. BM, konvoyun taşıdığı ihtiyaç malzemesinin Gazze’ye 7 Ekim’den önce ulaştırılan miktarın sadece yüzde 3’üne tekabül ettiğini belirtti.

Gazze’ye hala akaryakıt ikmaline izin verilmediği de bildiriliyor. Gazze’deki en büyük insani yardım kuruluşu olan BM Filistinli Mültecilere Yardım Örgütü (UNRWA), ikmal yapılmaması halinde elindeki yakıt rezervinin en geç üç gün içinde tükeneceğini duyurdu.

UNRWA Direktörü Thomas White, Gazze’de her gün yüzlerce kamyon dolusu yardıma ihtiyaç duyulduğunu, şimdiye kadar gönderilen az miktarda yardımın yeterli olmadığını söyledi. Bölgedeki koşulların “vahim” olduğunu söyleyen White, hastaneler, su arıtma tesisleri ve fırınlar için yalnızca üç günlük yakıt stokunun kaldığını belirtti.

BMGK, savaş için toplanacak

Öte yandan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) Hamas’ın İsrail topraklarına saldırısının ardından başlayan savaşı görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı duyuruldu.

BM Güvenlik Konseyi’nde konuyla ilgili yapılan görüşmelerde daha önce herhangi bir karar alınamadı. Rusya’nın ‘insani ateşkes’ çağrısında Hamas’ın adının yer almaması nedeniyle ABD, İngiltere ve Fransa karar tasarısını veto etti.

Konsey başkanlığını yürüten Brezilya’nın hazırladığı ikinci karar taslağı ise Amerika’nın vetosu nedeniyle engellendi. Washington, İsrail’in ‘kendini savunma hakkından’ söz etmeyen bu metni sert bir dille eleştirirken, 12 ülke lehte oy kullandı.

Güvenlik Konseyi’nden herhangi bir karar çıkması üzerine Arap grubu adına Ürdün, Rusya, Suriye, Bangladeş, Vietnam ve Kamboçya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, Genel Kurul Başkanı Dennis Francis’ten bu toplantının planlanmasını resmen talep etti.

Talep üzerine Genel Kurul’un konuyu görüşmek üzere perşembe günü toplanacağı açıklandı.

Gazze’de can kaybı 5 bini aştı

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 387 artarak 5 bin 87’ye yükseldiğini açıkladı. Yaşamını yitirenlerin 2 bin 55’inin çocuk ve 1119’unun kadın olduğu belirtildi.

Paylaşın

BM Genel Sekreteri Guterres’ten Gazze İçin İnsani Ateşkes Çağrısı

Filistin – İsrail savaşını görüşmek üzere Mısır’ın ev sahipliğinde düzenlenen Kahire Barış Zirvesi’nde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “insani ateşkes” ilan edilmesi için çağrıda bulundu.

Haber Merkezi / BM Genel Sekreteri Guterres, acilen atılması gereken üç adımı; abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan sivillere yönelik insani yardımın hiçbir engel olmaksızın ulaştırılması, İsrail’den kaçırılan kişilerin derhal koşulsuz şekilde serbest bırakılması ve çatışmaların şiddetlenmesinin engellenmesine yönelik çabalar için taahhütte bulunulması olarak sıraladı.

Sorunun sadece iki devletli çözümle aşılabileceğini belirten Antonio Guterres, “Harekete geçme, bu korkunç kâbusu sonlandırmak için harekete geçme vakti geldi” dedi.

BM Genel Sekreteri Guterres’in çağrısına, toplantıda konuşan Fransız ve İspanyol yetkililerden destek geldi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna da insani ateşkes çağrısında bulundu. Colonna, Gazze’deki sivillere yardım ulaştırılabilmesi için bir insani koridor oluşturulması gerektiğini söyledi.

Mahmud Abbas: Vatanımızı terk etmeyeceğiz

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise zirvede, Filistinlilerin Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’ten gönderilmesi girişimlerine karşı uyarıda bulunarak “Ne olursa olsun topraklarımızda kalacağız.” dedi.

Abbas konuşmasında, “Halkımızı Gazze’den başka yerlere yerleştirme girişimlerine karşı uyarıyoruz. Ayrıca Filistinlilerin evlerinden çıkarılmasına ya da Kudüs veya Batı Şeria’dan sürülmesine karşı da uyarıyoruz. Yerinden edilmeyi kabul etmeyeceğiz ve ne olursa olsun topraklarımızda kalmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Gazze’de yaklaşık 2 bini çocuk 4 bin 385 ölü

Savaşta yaşamını yitiren Filistinli sayısının 4 bin 385’e çıktığı açıklandı. Filistinli sağlık yetkilileri, 15. günde devam savaşta ölü ve yaralı sayısına ilişkin son verileri paylaştı. Buna göre İsrail bombardımanı altında bulunan Gazze’de 4 bin 385 Filistinli öldürüldü.

Ağır bombardımanda can verenlerin bin 756’sının çocuk ve 967’sinin kadın olduğu belirtildi. İsrail saldırılarında 13 bin 561 Filistinli de yaralandı. Öte yandan saldırılarda bin 400 İsrailli hayatını kaybederken, 205 kişi de Gazze’ye kaçırıldı.

Gazze’ye yardımlar başladı

Ayrıca tam ablukaya alınan Gazze’ye insani yardımlar ulaştırılmaya başladı. Mısır tarafında bulunan yardım konvoyları, abluka altındaki 2,3 milyon insana gıda ve tıbbi malzeme ulaştırmak üzere bu sabah Gazze’ye girdi.

Elektrik, su ve gıda erişimin tamamen kısıtlandığı Gazze’de ağır İsrail bombardımanı sonucu çok sayıda insanın ölmesi ve yaralanmasıyla tıbbi malzeme eksikliği de yaşanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze’de 2 bin tır yardıma ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. İsrail ile Hamas arasındaki son çatışmalardan önce Gazze’ye günde 450 tır yardım ulaştırılıyordu.

Geçmişteki çatışmalarda yardımlar, İsrail kontrolündeki Kerem Şalom kapısından Gazze’ye ulaştırılıyordu. Ancak İsrail, Hamas’ın elindeki tüm rehineler serbest bırakılmadan topraklarından Gazze’ye herhangi bir yardım geçmesine izin vermeyeceğini duyurdu.

Mısır, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısının ardından sınırın Gazze tarafı İsrail ordusunca bombalandığı için Refah kapısını kapalı tutuyordu.

Mısır’ın Sina Yarımadası’na açılan Refah, Gazze’nin İsrail tarafından kontrol edilmeyen tek sınır kapısı olma özelliği taşıyor. İsrail’in Hamas saldırısı sonrası Gazze’ye uyguladığı abluka nedeniyle bölgede su, yiyecek ve yakıt sıkıntısı yaşanıyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, Hastane Saldırısı İçin Uluslararası Soruşturma İstedi

Birleşmiş Milletler (BM), geçtiğimiz çarşamba günü İsrail tarafından düzenlenen ve 471 kişi hayatını kaybettiği hastane saldırısı için uluslararası uzmanlardan oluşan bir heyetin inceleme yapmasını istedi.

Haber Merkezi / Öte yandan Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref el-Kudra gazetecilere yaptığı açıklamada şu ana kadar İsrail saldırıları nedeniyle bin 661’i çocuk olmak üzere 4 bin 137 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. 13 bin 260 kişi yaralanırken 4 binden fazla kişiden ise haber alınamıyor.

Yedi büyük hastane ve 21 sağlık merkezinin şu anda kullanılamadığını belirten Kudra 46 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini 23 ambulansında tamamen imha edildiğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Gazze Şeridi’nde düzenlenen ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin bağımsız, uluslararası uzmanlardan oluşan bir heyetin inceleme yapmasını istedi.

“Hastaneye saldırı kabul edilemez” diyen BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, uluslararası katılımla bir araştırmanın gerekli olduğunu vurguladı. Sözcü, BM görevlilerinin de olay yerinde delil toplamaya çalıştığını, ancak devam eden bombardıman ve yakıt eksikliğinin çalışmaları zorlaştırdığını söyledi.

Sözcü Ravina Shamdasani, İsrail’in devam eden ağır bombardımanı ve militan Filistinli grupların da füze saldırıları nedeniyle endişeli olduğunu belirterek çatışmaların Batı Şeria’ya sıçrama tehlikesine de dikkat çekti. İşgal altındaki Batı Şeria’da insan haklarındaki durumun hızla kötüleştiğini gözlemlediklerini kaydeden sözcü, bölgede “hukuku aykırı ölümcül şiddetin” arttığını ifade etti.

“Gazze’ye insani yardım sevkiyatı kısa süre içerisinde başlayacak”

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyoon Ofisi, çatışmadaki tüm taraflarla görüşmelerin ileri aşamaya geldiğini ve Gazze’ye insani yardım sevkiyatının kısa süre içerisinde başlayacağını duyurdu.

BM sözcüsü Jens Laerke “Tarafların yöntemler konusunda uzlaşma noktasına yaklaştığı ve ilk teslimatların yarın ya da ertesi gün başlayacağı haberleri ümit verici,” ifadelerini kullandı.

Mısır’da Refah sınır kapısını ziyaret eden Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yardım tırlarının İsrail’in kuşatmasından mağdur olankar için “ölüm kalım meselesi” olduğunu söyledi.

Guterres yardım tırlarının Filistin topraklarına geçişine izin verilmesi çağrısında bulunmak üzere ziyaret ettiği Refah sınır kapısında ” su, yakıt, ilaç ve gıdayla” yüklü çok sayıda yardım tırı gördüğünü belirtti ve bunların Gazze’deki birçok insan için “can simidi” öneminde olduğunu vurguladı.

BM, Refah sınır kapısı üzerinden Gazze’ye ilk yardım teslimatının “ertesi gün içinde” gerçekleşmesinin beklendiğini açıklamıştı.

“600 bin insan temiz susuz bırakıldı”

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığını duyurdu. HRW’nin, X sosyal platform hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukasıyla Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük bir risk altında bıraktığı kaydedildi.

İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığı aktarılan açıklamada, su, yakıt ve elektrik girişine izin vermemenin insanların hayatlarını tehlikeye attığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail’in hukuksuz Gazze ablukasının çocuklar için ölümcül olduğu kaydedildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze’de Acil Ateşkes Çağrısı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 13. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’ye “hızlı ve engelsiz insani erişim” talebinde bulundu ve “acil insani ateşkes” çağrısı yaptı.

Haber Merkezi / Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile Kahire’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Guterres, “Uluslararası insani hukuka saygı gösterilmelidir. Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var, hem de çok fazla ve sürdürülebilir bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

İsrail ordusu ve Hamas’ın sorumluluğunu reddettiği Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıya değinen Guterres, “Sivillerin korunması esastır. Hastanelere, okullara ya da BM altyapısına yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.

Hamas’ın saldırılarına atıfta bulunan Guterres, “Bu saldırılar ne kadar dehşet verici olursa olsun, Hamas kontrolündeki bölgede yaşayan 2.4 milyon Filistinlinin toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, “Hamas rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmalı ve İsrail Filistinlilere hızlı ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir” dedi.

Refah sınır kapısı yardım için açılacak

Mısır’da devlet medyası, Gazze’ye ulaştırılacak yardımların beklediği Refah sınır kapısının Cuma günü “birkaç saatliğine” açılacağını aktardı. Mısır ile Gazze arasındaki sınır kapısının açılmasıyla yardım kamyonlarının Filistin tarafına geçmesi bekleniyor.

Sınır kapısında 100’den fazla yardım kamyonu bekliyor ancak dün 20 kadar kamyonun geçişiyle ilgili anlaşma sağlandığı belirtilmişti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus Cenevre’de yaptığı açıklamada, tırların insani yardım malzemeleri ile yüklü olduklarını ve hareket etmeye hazır vaziyette beklediklerini belirtti. Tedros, “Mısır ve Filistin’deki Kızılay kuruluşları ile birlikte, sınır geçişi açıldığında, umarız ki yarın, yardım malzemelerini Gazze Şeridi’ne götürmeye hazırız” diye konuştu.

“Malzemelerin kısa sürede geçişine izin verilmezse Gazze’de bir trajedi yaşanmasından endişe ediyoruz” diye konuşan Tedros yardım malzemelerinin altı gün önce sınır bölgesine gittiğini vurgulayarak, geçişin olup olmayacağıyla ilgili tedirginliğini de dile getirdi. Tedros, “Ancak son günlerdeki tecrübelerimiz nedeniyle geçişin olup olmayacağı konusunda aynı zamanda endişeliyiz” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nden (OCHA) yapılan açıklamaya göre, DSÖ’nün beş yardım tırı hazır durumda. DSÖ Genel Direktörü Tedros, 40 ton malzemenin de önümüzdeki haftaya kadar bölgeye erişeceğini söyledi.

Tedros bu malzemeler arasında, aralarında hamilelerin de olduğu toplam 300 bin kişi için ilaçlar, kronik hastalar için ilaçlar, ağır yaralıların tedavisinde kullanılan malzemeler ve diğer tıbbi gereçler olduğunu belirtti.

Tedros aynı zamanda İsrail’e çağrıda bulunarak, Gazze’ye gönderilecek acil insani yardım malzemeleri listesine akaryakıtın da alınmasına izin vermesini istedi. “İsrail’in, Mısır’dan Gazze’ye su, gıda ve ilaç girişine engel olmayacağını açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz” diyen Tedros, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akaryakıt aynı zamanda hastane jeneratörleri, ambülanslar ve su arıtma tesisleri için gerekiyor. Ve İsrail’e akaryakıtı, Gazze’ye girişine izin verilen hayati malzemelere eklemesi çağrısında bulunuyoruz.”

DSÖ Acil Yardımlar Direktörü Michael Ryan ise Cenevre’de yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne “her gün insani yardımın gitmesi” gerektiğini söyledi. Ryan, 20 tırın şu anda Gazze’deki acil durum için son derece yetersiz olduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Direktörü Martin Griffiths, günde yaklaşık 100 kamyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kahire’deki Dünya Gıda Programı’ndan Abeer Etefa, 20 kamyonun “iyi bir başlangıç” olacağını ancak “hiçbir şekilde yeterli olmadığını” söyledi.

Gazze’deki durumun “korkunç” olduğunu ve iki milyonluk nüfusun “çaresiz, yardıma muhtaç” olduğunu söyleyen Etefa, bu ilk planın “sistemi test etmenin bir yolu” olduğuna inanıyor.

AP’den “insani duraklama” çağrısı

Avrupa Parlamentosu (AP), Gazze’deki hastane saldırısı sonrası “insani duraklama” çağrısında bulunan bir karar tasarısını kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu hafta başında Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan iki uçağın Mısır sınırına doğru yola çıkacağını duyurdu. Salı günü AB liderlerinin olağanüstü toplantısının ardından konuşan Ursula von der Leyen, Komisyon’un “(AB) yardımlarımızın Gazze’ye girmesini sağlamak için Mısırlı yetkililerle temas halinde olduğunu” kaydetti.

Gazze’de en az 3,785 Filistinli öldürüldü

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan savaştan bu yana Gazze Şeridi’nde en az 3,785 Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. Ölenler arasında en az 1.524 çocuğun da bulunduğunu belirten bakanlık, 12 bin 493 yaralının olduğunu açıkladı.
Paylaşın

Rusya’nın Gazze Tasarısı Birleşmiş Milletler’de Reddedildi

Hamas’ın başlattığı ve her geçen gün daha da şiddetlenen Filistin -İsrail savaşı onuncu gününe girerken, Rusya tarafından önerilen ve Gazze’de “insani ateşkes” çağrısı yapan karar tasarısı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) reddedildi.

Haber Merkezi / Tasarı, Rusya dahil 5 ülkede ‘evet’ oyu alırken, 6 ülke ‘çekimser’ kaldı, 4 ülke ise ‘hayır’ yönünde oy kullandı. Rusya ile birlikte Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Mozambik ve Gabon tasarıyı desteklerken ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya ‘hayır’ yönünde oy verdi. Çekimser kalanlar ise Arnavutluk, Brezilya, Ekvador, Gana, Malta, İsviçre.

Rusya’nın sunduğu tasarı, Hamas’a ya da farklı taraflara ismen atıfta bulunmadan, “sivillere yönelik tüm şiddet eylemlerini, tüm düşmanlıkları ve her türlü sivil ölümlerini kınamayı” öngörüyordu. Rusya’nın önerisinde rehinelerin serbest bırakılması, insani yardıma erişim ve ihtiyaç sahibi sivillerin güvenli tahliyesi çağrısı da yer alıyordu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde herhangi bir kararın kabulü için 15 üyeli Konsey’de en az dokuz “evet” oyu gerekiyor. Keza beş daimi üyeden (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) hiçbirinin tasarıyı veto etmemesi gerekiyor.

İsrail’den yapılan açıklamalara göre Hamas’ın saldırıları sonucunda bin 400’den fazla kişi öldü ve en az 199 kişi Gazze’ye kaçırılarak rehin alındı. Filistin tarafının açıkladığı rakamlara göre ise İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik aralıksız bombardımanında şu ana kadar 2 bin 750 kişi hayatını kaybetti.

İsrail Hava Kuvvetleri, Lübnan’da bulunan Hizbullah hedeflerini vurduğunu duyurdu. Ordunun sosyal medya hesabında operasyonlara ilişkin bir video paylaşıldı ve saldırıların Lübnan’dan İsrail’e açılan ateşe yanıt olduğu ifade edildi.

Lübnan Hizbullah’ı İsrail’in kuzeyindeki Hanita kibbutzundaki tanklara güdümlü füze attığını duyurdu. Saldırıda herhangi bir can kaybı olup olmadığı bilinmiyor. İsrail ordusu da Lübnan sınırındaki Metula yerleşkesinde silah sesleri geldiğini açıkladı.

Metula, İsrail’in Lübnan sınır boyunca iki kilometre derinliğindeki alanı savaş bölgesi olarak ilan edip tahliye etttiği 28 yerleşim yerinden birisi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Tel Aviv ve Kudüs’e yönelik roket saldırısında bulunduğunu duyurdu. Yazılı açıklamada, roket saldırılarının İsrail’in “sivilleri hedef almasına” misilleme olduğu belirtildi.

İsrail ordusu, Hamas’ın ölümcül saldırılarının ardından yarım milyona yakın İsraillinin yerlerinden tahliye edildiğini duyurdu. Ordu sözcüsü Jonathan Conricus, “Gazze Şeridi etrafındaki tüm topluluklar, hükümetin direktifleri doğrultusunda tahliye edildi. Sivillerin savaş bölgesinin yakınında olmasını istemiyoruz” dedi.

Söz konusu 500 binden fazla kişi arasında Lübnan sınırındaki İsrailliler de bulunuyor.

Paylaşın

Yerinden Olan Gazzelilerin Sayısı 1 Milyonu Aştı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı İsrail -Filistin çatışmaları ikinci haftasına girerken, Birleşmiş Milletler (BM), 1 milyondan fazla Filistinlinin Gazze’yi terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

İsrail hükümeti, Hamas’ın operasyonunda ölenlerin sayısının 1400’den fazla olduğunu açıklarken, Gazze’deki Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığ ise, İsrail’in bombardımanında 2.450 kişinin öldüğünü duyurdu. Batı Şeria’da da 54 Filistinli’nin hayatını kaybettiği bildirildi.

Gazze’ye su, gıda, elektrik ve yakıt tedarikine izin vermeyen ve bölgeye yönelik ablukayı tüm rehineler serbest bırakılana dek sürdüreceğini duyuran İsrail, kapsamlı bir kara harekâtı için hazırlıklarını da sürdürüyor.

İsrail ordusu, Gazze’ye hava ve deniz saldırılarını da içeren “büyük bir kara operasyonu” düzenleyeceğini duyururken cephe hattındaki askerleri ziyaret eden Başbakan Benyamin Netanyahu da “Sıradakine hazır mısınız? Daha fazlası geliyor” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ülkesinin Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruplarla savaşı için “ölümcül ve durumu sonsuza kadar değiştirecek” tanımlamasını yaptı.

İsrail’in kuzeydeki komşusu Lübnan sınırında da gerginlik tırmanıyor. İran destekli Hizbullah tarafından Lübnan’ın güneyinden İsrail’e yapılan saldırı ile İsrail’in bu saldırıya karşılık vermesinin ardından İsrail, Lübnan ile sınır hattı boyunca dört kilometrelik bir alanı “girişe yasak bölge” ilan etti ve Küresel Konumlama Sistemi’nin (GPS) sınırlandırıldığını bildirdi.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, “Mevcut durumun değerlendirmesine ve İsrail’in kuzeyindeki saldırıya uygun olarak, Lübnan ile kuzey sınırından dört kilometreye kadar olan alan kapatılmıştır” denildi.

İsrail ordusu, bu alana girişin yasak olduğunu belirtti ve sivil halkı bu bölgeye girmemeleri konusunda uyardı. Ordu ayrıca kişilerin veya nesnelerin konumlarının tespit edilmesi için kullanılan GPS uygulamasının da “bazı operasyonel sebepler nedeniyle” kısıtlandırıldığını açıkladı.

“İsrail’in Gazze’ye kara harekatı ertelendi”

Öte yandan New York Times gazetesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik olası kara harekatının detaylarını yazdı.  İsrail’in ‘on binlerce askerle Gazze’ye girme’ planı olduğunu yazan NYT, “Saldırının, İsrail’in 2006’da Lübnan’ı işgal etmesinden bu yana gerçekleştirdiği en büyük kara operasyonu olması bekleniyor” dedi.

Harekatın, bu hafta sonu gerçekleşmesinin öngörüldüğü ancak ‘hava koşulları nedeniyle’ birkaç gün ertelendiği ileri sürüldü.

Gazeteye konuşan ordu yetkilileri, İsrailli pilotların ve drone operatörlerinin kara kuvvetlerine hava desteği sağlamasını zorlaştıracak hava koşulları nedeniyle harekatın birkaç gün ertelendiğini söyledi. İsrail’in olası kara harekatının piyadelerin yanı sıra tanklar, istihkamcılar ve komandolardan oluşacağı belirtildi.

İsrail ordusundan kara harekatın ne zaman başlayacağına ilişkin resmi bir açıklama gelmediğini hatırlatan NYT, Gazze’ye baskınların sürdüğüne işaret etti.

İsrail’in ‘Gazze Metrosu’ adını verdiği Hamas’a ait tünel ağının kritik önemde olduğu belirtilirken, Hamas’ın giriş noktalarına ve dar sokaklara bubi tuzakları ve el yapımı bombalar koymuş olabileceği aktarıldı. Gazeteye konuşan bir Hamas yetkilisi ise, Gazze’nin kuzeyindeki gizli tünel açıklıklarından aniden çıkarak İsrail güçlerini pusuya düşürmeyi planladıklarını ileri sürdü.

NYT’ye konuşan subaylar, İsrail ordusunun angajman kurallarının gevşetildiğini ve ‘şüphelilere ateş açmadan önce daha az kontrol yapmasına izin verildiğini’ de aktardı.

“İnsanlık sınıfta kalıyor”

Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Griffiths, Gazze’deki insani durumun “hızla devam edemez hale geldiğini” söyledi.

Griffiths, “Gazze’de elektrik, su, yakıt yok ve gıda da tehlikeli bir şekilde kıtlaşıyor” derken “İsrail’in tahliye uyarısından sonra “tıkalı, hasar görmüş yollarda güneye gitmeye çalışırlarken ailelerin bombalandıklarını” belirtti. Griffiths ayrıca “Korkarım daha kötüsünü göreceğiz. İnsanlık sınıfta kalıyor” dedi.

“Gazze’de insani koridorlar açılmalı”

Papa Francesco, Roma’da St.Peter Meydanı’nda yaptığı geleneksel ayinde, “İnsani yasalara uyulmalı, özellikle de Gazze’de. Gazze’de acilen insani koridorlar açmak ve halka yardım etmek gerekiyor” dedi. Papa “Hastaların, yaşlıların, çocukların ve kadınların çatışmaya kurban gitmemesi için güçlü bir çağrı yapıyorum” dedi.

Ne olmuştu?

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı. Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı. Gazze’den düzenlenen saldırılarda 1300 İsraillinin öldüğü, 3 bin 436 İsraillinin yaralandığı aktarılmıştı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında Gazze’de 724’ü çocuk, 458’i kadın 2 bin 215 kişinin öldüğünü, 8 bin 714 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

Batı Şeria’da da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 55 Filistinlinin öldüğü, yaklaşık 619 kişinin yaralandığı belirtilmişti. İsrail’in saldırılarında ayrıca Gazze’de 9, Lübnan’da ise 1 gazeteci yaşamını yitirmişti.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: İnsanlık Gazze’de Sınıfta Kalıyor

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın başlattığı Filistin – İsrail savaşında sekizinci gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Griffiths, Gazze’deki insani durumun “hızla devam edemez hale geldiğini” söyledi.

Haber Merkezi / Griffiths, “Gazze’de elektrik, su, yakıt yok ve gıda da tehlikeli bir şekilde kıtlaşıyor” derken “İsrail’in tahliye uyarısından sonra “tıkalı, hasar görmüş yollarda güneye gitmeye çalışırlarken ailelerin bombalandıklarını” belirtti. Griffiths ayrıca “Korkarım daha kötüsü geride. İnsanlık sınıfta kalıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’ndan (UNRWA) yapılan açıklamada Gazze Şeridi’ne uygulanan izolasyon nedeniyle çekilen su sıkıntısının bir “ölüm kalım meselesi haline geldiği” ifade edildi.

UNRWA Genel Direktörü Philippe Lazzarini bugün yaptığı yazılı açıklamada bölgedeki yaklaşık 2 milyon Filistinli sivilin su ihtiyacının karşılanması için derhal Gazze’ye yakıt ikmalinin de serbest bırakılmasını talep etti. İnsani yardımın bölgeye ulaştırılmasının en az bir hafta aldığını belirten Genel Komiser, uygulanan ablukanın derhal kaldırılması yönündeki talebini de tekrarladı.

UNRWA’nın açıklamasında, bölgedeki su şebekesi işlemediğinden mevcut temiz suyun tükenmek üzere olduğu, bu yüzden insanların kirli su kullanmak zorunda kaldığı, bunun da kirli suyla bağlantılı hastalıkların yayılma riskini artırdığı belirtildi.

UNRWA’nın İsrail’in bombardımanı nedeniyle güneydeki Birleşmiş Milletler merkezine taşıdığı hizmet merkezinde de suyun tükenmekte olduğu ifade edildi. UNRWA Genel Direktörü Lazzarini, saldırılar üzerine kendilerine sığınan, “çoğu çocuk, yaşlı ve kadın Filistinli’nin su sıkıntısı nedeniyle aşırı sıvı kaybından (dehidrasyondan) öleceğini” söyleyerek İsrail’den blokajın kaldırılmasını talep etti.

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başlayan ve İsrail’in resmen “savaş” ilan etmesiyle, Benyamin Netanyahu hükümeti, militan İslamcı Hamas’ın kontrol ettiği Gazze Şeridi’ni abluka altına alma kararı almıştı. Bu arada yaklaşık 2 milyon 300 bin sivilin yaşadığı Gazze’ye bombardımanı da sürdürüyor.

İsrail, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilere güneye gitme çağrısı yapmıştı. İsrail, bölgede yaşayan yaklaşık 1 milyon 100 bin Filistinli’den güneye gitmesini istemişti.

Avrupa Birliği, Gazze yardımlarını üç kat arttırıyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İsrail ziyaretini takiben yürüttüğü temasları sonrasında Avrupa Birliği’nin sivillere yönelik yardımını arttıracağını duyurdu.

Von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “AB, Gazze’deki ve daha geniş bölgedeki savunmasız sivillere yönelik insani yardımlarını üç katına çıkaracak. Bu desteğin ihtiyacı olanlara ulaşmasını sağlamak için çabalarımızı iki katına çıkaracağız.” diye yazdı.

Komisyon, bu kapsamda Gazze için öngörülen mevcut insani yardım paketini 50 milyon euro arttıracağını ve böylece toplam yardım miktarı 75 milyon euronun üzerine çıkacağını duyurdu.

Komisyondan yapılan basın açıklamasında, AB’nin bu yardımın BM ile yakın işbirliği içinde Gazze şeridindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını amaçladığı belirtildi ve İsrail’in Hamas’a karşı uluslararası insancıl hukuka tam saygı çerçevesinde kendini savunma hakkını desteklediği ifade edildi.

“İnsani yardım ve savaş hukukunun uygulanması için çalışıyoruz”

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, İsrail’in olası kara harekatı öncesinde sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak insani yardım ve savaş hukukuna vurgu yaptı. Biden, bunun için ülkesinin İsrail, Mısır, Lübnan ve Birleşmiş Milletler’le birlikte çalıştığının altını çizdi.

Açıklamada “ABD, Hamas’ın saldırısının insani sonuçlarını hafifletmek, yardım akışını yeniden başlatmak için gerekli koşulları yaratmak ve savaş hukukunun uygulanmasını savunmak üzere İsrail, Mısır, Ürdün hükümetleri ve BM ile birlikte çalışmaktadır.” denildi.

ABD, Hamas’ın İsrail’de sivilleri hedef alan saldırılarınıa karşı İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ve bunun için her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu ifade ediyor. ABD Dışişleri bakanı Antony Blinken,sivillere yardım ve güvenli koridor açılması konularında Arap ülkelerinden destek almak amacıyla bölgede temaslarını sürdürüyor.

BM: 1 milyon kişi evlerini terk etti

Son bir hafta içinde Gazze’de bir milyon kişinin bölgedeki evlerini terk ettiği açıklandı. Açıklama Gazze’de yer alan Birleşmiş Milletler birimlerinden geldi. Son 24 saat içinde bölgenin kuzeyinden güneyine doğru büyük bir hareket devam ediyor.

Paylaşın

BM, AB Ve ABD’den İsrail’in Gazze Çağrısına Tepki

Birleşmiş Milletler (BM), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nden (AB), Tel Aviv yönetimi, “tüm sivillerin” 24 saat içinde Gazze Şeridi’nden güneye tahliye edilmesi emrine tepki geldi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, İsrail’in çağrısını yerine getirmenin “çok güç bir iş olacağını” belirterek bölgenin halihazırda çatışmaların sürdüğü yoğun nüfuslu bir yerleşim alanı olduğunu kaydetti.

“Çok kısa bir süre içinde yer değiştirmesi gereken çok fazla kişi” bulunduğunu ifade eden Kirby, “Yapmaya çalıştıkları şeyi ve bunu niye yapmaya çalıştıklarını anlıyoruz. Sivil halkı Hamas’tan ayırmaya çalışıyorlar. Gerçek hedefleri Hamas… Tahliyenin gerçekleştirilmesinin zorluklarını kimsenin hafife aldığını sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler’den yapılan açıklamada da İsrail’in talebinin yerine getirilmesinin imkansız olduğu belirtilerek bunun insani açıdan korkunç sonuçlara yol açabileceği uyarısı yapılmıştı.

BM açıklamasında İsrail’in tahliye talimatının çok geç iletildiği belirtilerek Gazze’nin kuzeyinde tahliye edilmesi istenen 1 milyon 100 bin kişinin, bölgede yaşayan 2 milyon 300 bin kişinin neredeyse yarısı olduğuna dikkat çekilmişti.

AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de İsrail’in talebini “gerçekçi değil” diye değerlendirdi.

Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile görüşmesi sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Borrell, “Tabii ki sivillerin gerçekleştirilecek askeri operasyonlarla ilgili uyarılması gerekir. Ama bir milyon kişinin 24 saat içinde yer değiştirmesi hiç gerçekçi değil” dedi.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ise İsrail-Filistin anlaşmazlığını çözmek için doğru yolun “iki devletli çözüm”den ve barış müzakerelerinin derhal yeniden başlatılmasından geçtiğini kaydetti. Vang, BM’yi, Filistin sorununun çözümü için üzerine düşen rolü oynamaya çağırdı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu uyarıyı, olası insani sonuçları açısından eleştirdi. İsrail ordusu kentin boşaltılmasının verilen süreden daha uzun sürebileceğini anladığını açıkladı. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini “savaş suçu” olarak nitelendirdi.

İsrail’den BM’ye tepki

İsrail, tahliye emrini savunduğu ve BM’nin açıklamasının “utanç verici” olduğunu söylediği bir açıklama yaptı. Ülkenin BM Büyükelçisi Gilad Erdan, İsrail’in Gazze halkına erken uyarıda bulunduğunu ve Hamas’a yönelik askeri operasyonuna “dahil olmayanlara verilen zararı en aza indirmeye” çalıştığını söyledi.

“BM, Hamas’ın silahlandırılmasına ve Gazze Şeridi’ndeki sivil nüfusu ve sivil altyapıyı silahları ve cinayetleri için saklanma yeri olarak kullanmasına uzun yıllardır göz yumuyor” dedi. Erdan, “Şimdi de, vatandaşları Hamas teröristleri tarafından katledilen İsrail’in yanında durmak yerine İsrail’e vaaz veriyor” dedi.

“BM’nin artık rehineleri geri getirmeye, Hamas’ı kınamaya ve İsrail’in kendisini savunma hakkını desteklemeye odaklanması daha iyi olur” diye ekledi.

Filistin’e destek mitingleri:

Irak, İran, Ürdün, Afganistan, Endonezya, Türkiye ve daha birçok ülkede insanlar Filistinlilere destek mitingleri düzenledi. Protestoların beklendiği Mescid-i Aksa’da geniş güvenlik önlemleri alındı.

İsrial askerlerinin çok sayıda Filistinlinin Cuma namazı için buraya girişini engellediği bildiriliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı Batı Şeria’da düzenlenen mitinglerde İsrail polisinin dokuz Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.

Gazze’de 583’ü çocuk, bin 799 kişi öldü

Hamas saldırılarında İsrail’de bin 300 kişi hayatını kaybederken, hava saldırılarının hedefi olan Gazze’de ölenlerin sayısı bin 799’a çıktı. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarından öldürülenlerin 583’nün çocuk olduğunu kaydetti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı; Birleşmiş Milletler’den İnsani Ateşkes Çağrısı

Çatışmaların giderek şiddetlendiği İsrail – Filistin savaşı altıncı gününe girerken, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), Gazze’de durumun çok tehlikeli olduğunu belirterek, insani ateşkes çağrısında bulundu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; UNOCHA Gazze Sorumlusu Hamade el-Beyari, ofisin resmi internet sayfasından yaptığı açıklamada, “Bu aşamada birinci dereceden yapılması gereken, ateşkes ya da insani ateşkes. Böylece, yardım çalışanları, durumları değerlendirme imkanı bulabilir. Biz, şu ana dek sahada, durumları değerlendirecek güvenli bir ortam bulamadık” ifadelerini kullandı.

“Gazze Şeridi’nde durumun gerçekten tehlikeli olduğu belli, zorlayıcı şartlar hiç olmadığı kadar ağır olabilir” diyen Beyari, bu şartlarda insani yardımların sunulmasının da tehlikelerle çevrili olduğuna işaret etti.

Beyari kentteki insani duruma ilişkin, şunları aktardı: Tek elektrik santrali yakıt olmadığı için çalışmasını durdurmak zorunda kaldı. Bu da Gazzelileri sağlık ve su hizmeti almak konusunda olumsuz etkileyecek. Kaynak sıkıntısı var, dış dünya ile Gazze arasındaki geçiş kapıları tamamen kapalı, kentte tedarik zinciri kopuk.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA), devam eden İsrail bombardımanları nedeniyle Gazze’de yerinden edilenlerin sayısının 338 bin kişiyi geçtiğini duyurdu.

BM Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail-Filistin çatışmasının başlamasından bu yana 338 binden fazla Filistinlinin evlerinden ayrılmak zorunda kaldığı kaydedildi.

BM Genel Sekreteri daha önce yapmış olduğu açıklamada, 280 bin Filistinlinin Gazze’deki BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) bağlı tesislerde barındığını aktarmıştı. Ajansa bağlı bazı merkezlerin de sığınanları karşılamaya uygun olmadığını belirtildi.

ABD Başkanı Biden’den Netanyahu’ya “savaş kurallarına” uyma çağrısı

ABDBaşkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, İsrail’e savaş kurallarına göre hareket etmesi yönünde mesaj verdi ve “Savaşın kuralları vardır” diye hatırlattı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun takma ismini kullanan Biden’in, “Bibi’yi 40 yıldır tanıyorum” sözleri de dikkat çekti.

ABD Başkanı, İsrail Başbakanı ile dün yaptığı telefon görüşmesinde İsrail ve ABD gibi demokratik ülkelerin hukuk devleti ilkelerine göre hareket etmesinin onları güçlü ve güvenli kıldığını söylediğini vurguladı. Biden, Hamas tarafından kaçırılan ABD vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine geri getirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını da kaydetti.

Beyaz Saray’da Yahudi cemaatlerini kabul eden Biden, yaptığı konuşmada İranı da uyardı. Tahran’a dikkat olması için açık ve net bir uyarı mesajı verildiğini söyledi.

Trump’tan Binyamin Netanyahu’ya eleştiri

Eski ABD Başkanı Donald Trump, İranlı General Kasım Süleymani’nin ölümüyle sonuçlanan suikastına katılmadığı için İsrail’i sert bir dille eleştirdi. Trump ayrıca, Hamas saldırılarının ardından İsrail’in “kendine çeki düzen vermesi” gerektiğini söyledi.

“Bibi Netanyahu’nun bizi hayal kırıklığına uğrattığını asla unutmayacağım.”diyen Trump, “Bu çok korkunç bir şeydi, bunu söyleyebilirim. Potansiyel olarak çok büyük bir güçle savaşıyorlar. İran’la savaşıyorlar ve yanlış şeyler söyleyen insanlar olduğunda, bu insanlar tarafından her şey sindiriliyor.”

Trump ayrıca, Netanyahu hükümetinin Hamas saldırısına hazırlıksız yakalandığını söyledi ve Netanyahu’nun siyasi duruşunun saldırı nedeniyle ‘büyük yara aldığı’ görüşünü dile getirdi.

İsrail bombardımanı sürüyor

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bombardımanı devam ederken bölgedeki Filistinlilerin durumunun da giderek daha da kötüleştiğine dikkat çekiliyor. İsrail saldırılarının derhal durdurulmasını talep eden Arap Birliği’ne üye ülkeler, saldırıların insani açıdan “felakete” yol açacak sonuçları ve çatışmaların daha da artmasıyla bölgede oluşabilecek güvenlik riskleri konusunda uyarıda bulundu.

Hamas’a yönelik hava bombardımanını sürdüren İsrail’in Gazze Şeridi’ne bir kara harekatı hazırlığı içinde olduğu tahmin ediliyor. İsrail’in kara harekatı için 300 bin askerle hazırlık yaptığı belirtiliyor.

Bir kara harekatı olasılığı artarken ABD’nin de İsrail ve Mısır hükümetleriyle, Mısır’ın Gazze Şeridi’ne kapalı tuttuğu sınırı sivillerin geçişine açması yönünde görüşmeler yürüttüğü bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in da bugün İsrail’e hareket ettiği ve Başbakan Benyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşeceği belirtildi.

Paylaşın

BM’nin Yeşil İklim Fonu Hedefini Tutturamadı

Fonları yenilemek için Almanya’nın Bonn kentinde toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Yeşil İklim Fonu, 10 milyar dolarlık hedefinin gerisinde kaldı. BM’den konuya ilişkin uyarı geldi.

Haber Merkezi / İngiltere gibi bazı ülkeler fona yapacağı bağış taahhütlerini önceden açıklarken Avustralya, İtalya, İsveç, İsviçre ve ABD’nin de aralarında bulunduğu beş ülke taahhütlerini yenilemedi.

Dünyanın en büyük çok taraflı iklim fonu olan Yeşil İklim Fonu, 2010 yılında kuruldu. Kuruluş, gelişmekte olan ülkelerin emisyonlarını azaltmalarına ve iklim değişikliğine hazırlanmalarına yardımcı oluyor.

2014 yılında ilk adımlarının atıldığı fon, toplam 10,3 milyar dolarlık taahhütte bulunan 45 ülkeyi içeriyordu.

Yeşil İklim Fonu, ilk konferansını 2019 yılında gerçekleştirdi ve 32 ülkeden 10 milyar dolar topladı. Bu yılki konferansta ise 46 ülke yalnızca 9,3 milyar dolar bağışta bulundu.

BM’nin tahminlerine göre, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlaması için 2030’a kadar her yıl ihtiyaç duyulan miktar yaklaşık 200 milyar dolar, bu miktar göz önüne alındığında, toplanan para devede kulak.

Birleşmiş Milletler (BM), gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanına yönelik artan ihtiyaçlar konusunda uyardı.

ABD ve Çin, dünyayı en çok kirletenler arasında yer alıyor ancak ABD, Yeşil İklim Fonu’na verdiği taahhüdü bu konferansta yenilemedi, Çin ise fona hiçbir zaman katkıda bulunmadı.

Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve Japonya, Yeşil İklim Fonu’nun en büyük destekçileri olup, yenilenen fonlara toplu olarak 7,1 milyar dolar katkıda bulundu.

Paylaşın