Ekrem İmamoğlu Açıkladı: İstanbul İçin 10 Maddelik Afet Planı

“Afetlere Karşı Dayanıklı İstanbul” projesinin tanıtımında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Dayanıklı İstanbul Vizyon 2050” planını hazırladıklarını, İstanbul’u geleceğe taşıyacağına vurgu yaptığı projenin 10 ayrı temada olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘yerel ve merkez yönetime’ yönelik sözlerine gönderme yapan İBB Başkanı İmamoğlu, “Yerel idare genel diye hiç ayrım yapmadık. Devletin bütün kurumları kimin ihtiyacı varsa onun yanında olmak zorundadır” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Dayanıklı İstanbul” projesi tanıtım toplantısında açıklamalarda bulundu.

Birgün’ün aktardığına göre; Bilim insanları, sivil toplum örgütleri ve uzmanlarla “Dayanıklı İstanbul Vizyon 2050” planını hazırladıklarını bildiren İmamoğlu, İstanbul’u geleceğe taşıyacağına vurgu yaptığı projenin 10 ayrı temada olduğunu kaydetti.

Göreve geldikleri dönemi anımsatan İmamoğlu, “İBB kentsel dönüşümden resmen çekilmiş, sorumluluk bakanlık ve ilçe belediyelerine bırakılmıştı. Deprem toplanma alanlarını imara açtılar. Belediyenin elinde rezerv alan olarak kullanılabilecek alanları özelleştirdiler, KİPTAŞ eliyle rezidans ve lüks konutlar ürettiler” diye konuştu. İmamoğlu, bugün yaşanan yüksek kira sorununun kaynağının da bunlar olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep tayyip Erdoğan’ın ‘yerel ve merkez yönetime’ yönelik sözlerine gönderme yapan İmamoğlu, “Yerel idare genel diye hiç ayrım yapmadık. Devletin bütün kurumları kimin ihtiyacı varsa onun yanında olmak zorundadır” dedi.

İmamoğlu’nun proje kapsamında açıkladığı 10 ana madde şunlar:

2024-2029 arasında ilk etapta 22 bin konutu dönüştürmek için açıkçası gaza basacağız. Hedefimiz 50 bin konutu dönüştürmek.

Kentsel dönüşümde en çok mağduriyet yaşayan kesimin emeklilerimiz olduğunu tespit ettik. Kentsel dönüşümde riskli yapılarda bakanlığın verdiği 5.500 TL kira yardımına ek olarak 7.000 TL kira desteği vereceğiz. Riskli yapıda oturan kişi dar gelirli emekliye ise bakanlığın kira yardımının üzerine 9.000 TL ek kira desteği vereceğiz.

Raylı sistem hatlarımızı depreme dayanıklı olarak inşa ediyoruz.

Güvenli yeşil alanlar projesini de hayata geçiriyor olacağız. Erken uyarı ve acil durum projesini hayata geçireceğiz.

Her yıl 250 bin İstanbulluya afet farkındalık eğitimi vereceğiz.

Acil durum kurtarma gemisi inşa edeceğiz.

250 riskli sanat ve 32 deniz yapısını güçlendireceğiz.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: “Bugünden başlayarak 10 ayrı temada İstanbul’u geleceğe taşıyacak projelerimizi açıklayacağım. Projelerimizin tamamı halkçı adil, şehrimizi dönüştüren projelerdir.

Yok mu artıran mantığı bizde olmadı olmaz. Projelerimizi kopyala yapıştır yaparak kendi projeleri gibi sunmak isteyecek rakiplerimize bir şeyi hatırlatmak isterim; her projemizi hiç çekinmeden kopyalayabilirsiniz. Kendi projelerinizmiş gibi ballandıra ballandıra anlatabilirsiniz ama bizim gibi bakmadıkça kopyalasanız da sonuç alamazsınız. Proje deyince beton ve rant anlıyorsunuz, biz insan odaklı ve yerinde hizmet anlıyoruz.

Göreve gelince gördük ki İstanbul’da afete karşı bir proje yapılmamış. İBB kentsel dönüşümden resmen çekilmiş, sorumluluk bakanlık ve ilçe belediyelerine bırakılmıştı. ‘Hiçbir şey yapmamışlar’ demek elbette haksızlık ama özellikle İBB’yi sürecin dışına itmeleri çok kötü bir sonuca neden oldu.

Deprem toplanma alanlarını imara açtılar. Belediyenin elinde rezerv alan olarak kullanılabilecek alanları özelleştirdiler, KİPTAŞ eliyle rezidans ve lüks konutlar ürettiler. Bugün yaşadığımız yüksek kira sorununun kaynağı da budur.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından riskli ilan edilen 69 alandan sadece 2’si gerçek riskli alan. Bu çok vahim bir durum. Tabir-i caizse görevinizi kötüye kullanıyordunuz. Bir tarafta büyük hasar ve can kaybına yol açacak yerler varken, kentin kuzey alanına yönelmişlerdi.

Son 20 yıldır insanları evlerinden ve semtlerinden ettiler. Vatandaş ve müteahhidi o kısır alan sıkıştırarak başbaşa bıraktılar. Kimsenin birbirine güvenmediği bir ortam oluştu. Kentsel dönüşüm tabirini vatandaşlar duymak istemiyordu. Kentsel dönüşümle ilgili inanılmaz bir önyargı oluşmuştu. Yıllar boyunca çözümsüz kalmış alanlarda umutsuz vatandaşlarımızla anlaşarak yeni bir dönemin başladığını gördük. Örneğin Eyüpsultan Yeşilpınar mahallesinde yıllardır çözülmemiş sorunları çözdük.

“Dayanıklı İstanbul için vizyon 2050 planı hazırladık”

İstanbul Deprem Konseyi Kurulması için güçlü çağrılarda bulunduk. Maalesef çağrılarımız karşılıksız kaldı. İBB’nin davetli olmadığı Afet Koordinasyon toplantıları organize edildi. Bütün bu ötekileştirici tabloya rağmen heyecanımızı kaybetmeden konuyu tüm boyutlarıyla ele almak üzere toplantılar düzenledik. Dayanıklı İstanbul için vizyon 2050 planı hazırladık.

TOKİ 2002’den bu yana İstanbul’da toplam konut projesi 98 bin 246 adet. Bunun da sadece yüzde 60’ı tamamlandı. 21 yılda Emlak Konut ise son 21 yılda resmi rakamlara göre 80 bin civarında konut üretmiş. Ama bu 80 bin konutun, 69 bini lüks konut İstanbul’dan bu tarz anlayışınızla elinizi İstanbul’dan çekin. İstanbul’un, plansız, programsız adeta yağmacı zihniyetle İstanbul diye bir şehir kalmaz.

Melen Barajı konusunda da sesleri çıkmıyor. Buradan bir çağrıda bulunayım. Elinizde bu barajı tamamlayacak ortamı veya bilirkişileri bir araya getiremiyorsanız, kaynak vermiyorsanız bize verin biz bunun alt yapısını tamamlayalım. Biz yapmaya talibiz.

Kentsel dönüşüm projelerini bizle yapmak isteyen vatandaşlarımıza kamu bankalarından bir kuruş kredi verilmemesine rağmen yolumuza devam ettik. Kentsel dönüşümde vatandaşımızla yüzde 100 uzlaştık. Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında, toplam 5 bin 925 konutu sahiplerine teslim ettik. Kalıcı bir çözüm için iş birliğine ihtiyacımız var.”

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir