HÜDA-PAR’dan Seçimde Erdoğan’ı destekleme Kararı

HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, cumhurbaşkanı seçiminde Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldıklarını açıkladı. Yapıcıoğlu, “Parlamentoyla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’da, Partisinin Genel İdare Kurulu ile TBMM genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili rotasını belirlemek üzere bir araya geldi.

Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, “2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı adayı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldık. Milletimize ve memleketimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

“Arkadaşlarımızla bu konuyu konuştuk ve bir karara vardık. Daha önce yapmış olduğumuz istişarelerle uyumlu olarak seçimlerde Cumhur İttifakı adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldık” diyen Zekeriya Yapıcıoğlu, Parlamento seçimleriyle ilgili de görüşmelerinin devam ettiğini bildirdi.

Yapıcıoğlu, düzenlediği basın toplantısında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Arkadaşlarımızla bu konuyu konuştuk ve bir karara vardık. Daha önce yapmış olduğumuz istişarelerle uyumlu olarak seçimlerde Cumhur İttifakı adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldık. Parlamento seçimleriyle ilgili de görüşmelerimiz devam ediyor.

Elbette siyaset bir anlamda bir uzlaşıdır. Bizim bir tane şartımız vardı; herhangi bir ittifak içinde yer aldığımızda biz başkalaşmayacağız, kendi programımızdan sapmayacağız. Biz de İstanbul Sözleşmesi’nin ailenin köküne kibrit suyu döktüğünü, 6284 sayılı yasanın isminin her ne kadar aileyi koruma kanunu olsa da şiddeti önlemediğini daha önce basınla paylaştık.

Eğitim sistemiyle ilgili de şikayetlerimiz var. Biz bunları herhangi bir ittifaka ‘bunlar bizim şartımızdır’ dersek bu çok gerçekçi bir tutum olmaz. Fakat bu taleplerimiz vardır.”

İstanbul Sözleşmesi karşıtlığı

HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, siyasetin bir anlamda uzlaşı olduğunu ifade ederek, “Bizim bir tane şartımız vardı; herhangi bir ittifak içinde yer aldığımızda biz başkalaşmayacağız, kendi programımızdan sapmayacağız. Biz de İstanbul Sözleşmesi’nin ailenin köküne kibrit suyu döktüğünü, 6284 sayılı yasanın isminin her ne kadar aileyi koruma kanunu olsa da şiddeti önlemediğini daha önce basınla paylaştık” dedi.

Eğitim sistemiyle ilgili de şikayetleri olduğunu vurgulayan Genel Başkan, “Biz bunları herhangi bir ittifaka ‘bunlar bizim şartımızdır’ dersek bu çok gerçekçi bir tutum olmaz. Fakat bu taleplerimiz vardır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Erdoğan: Aramıza Yeni Katılacak Dostlarımızla İlerleyeceğiz

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak, “Ülkemizi bu içi karmaşık, arkası karanlık, şekli bozuk, yönü belirsiz, hırsı boyunu aşan koalisyonun insafına terk edemeyiz” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan, “Altılı koalisyon” olarak nitelendirdiği Millet İttifakı için, “Güçlendirilmiş parlamenter sistem diye başladıkları yolculuğun sonu önce kumar masasına, sonra at pazarlığından beter bir cumhurbaşkanı yardımcılığı ve vekillik paylaşımı kavgasına çıktı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca 16. seçim zaferini ilan etme isteğini de dile getirdi ve “Aramıza yeni katılacak dostlarımızla ilerleyeceğiz” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şu şekilde:

“Her seçim zordur, hayatidir, önemlidir. Ama ülkemizin içinden geçtiği süreç son deprem afetinin yol açtığı kayıplar, bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler 14 Mayıs seçimini farklı bir yere taşımıştır. Karşımızda kurulan derme çatma ittifakın yapısına ve motivasyonuna bakarak da anlayabiliriz. Karşımızda bir ittifak değil, eski Türkiye’de olduğu gibi kavga, ayak oyunu ve pazarlık üzerine kurulu koalisyon yapısı vardır.

İşe 6’lı başlayan artık 8’li mi 10’lu mu olduğu belli olmayan ittifakın yayınladığı bildiri bile ülkeyi nereye getirmek istediklerinin ispatıdır. Bu koalisyonun gündeminde ülkenin ve milletin hiçbir meselesi yoktur. Ne deprem, ne depremzedelerin sızıları ne de deprem yaralarının sarılması ihtiyacı bunların gündeminde yer almıyor. Küresel ve bölgesel krizlerin Türk ekonomisi üzerindeki etkisinin giderilmesine dair teklif, proje yer almıyor. Türkiye’nin 20 yılda kat ettiği gelişmeyi, büyümeyi sürdürmeye yönelik tek bir adım yer almadığı gibi yapılanları yıkmayı vaad ediyorlar.

Milletin sıkıntılarını çözecek, refahını artıracak, hayallerini gerçekleştirecek hiçbir hazırlık, program bunların gündeminde yer almıyor. Birlikte ve beraberliğimize gözünü diken terör örgütlerinin başını ezmek için yürüttüğümüz kararlılık bunların gündeminde yer almıyor.

“Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var”

Bunların gündeminde sadece siyasi ihtras var, makam ve mevki paylaşımı var. Ülkenin kaynaklarının nasıl yağmalanacağı var. Birlik ve beraberliğimizi bozma var. Eski Türkiye’yi geri getirme çabası var. Öyle bir kavga ki içinde tehditten rüşvete, hakaretten şantaja aba altından değil alenen sopa göstermekten sürüden ayrılanları linç ettirmeye kadar her türlü rezillik var. Böyle 32 kısım tekmili birden entrikayı ne sinemada ne televizyon dizilerinde ne de romanlarda bulursunuz ama ülke olarak bunların

Bizansvari taht kavgalarını aylarca, günlerce naklen seyrettik, satır satır okuduk, cümle cümle dinledik. Türkiye Türk demokrasisi milletimiz böyle bir hazin tabloyu asla hak etmiyor. Milletimize karşı sorumluluğumuzun temeli olarak bu içi karmaşık, şekli bozuk koalisyonun insafına terk edemeyiz. Cumhuriyetimizin ilk asrındaki kayıpları geride bırakarak hızlandığımız dönemde böyle bir faciaya izin veremeyiz.

Kadınlarımızla ve gençlerimizle paylaştığımız umutların birlikte geliştirdiğimiz vizyonun bir avuç muhteris yüzünden elimizden kayıp gitmesine göz yumamayız. Türkiye’nin ışığını söndürmek, nefesini kesmek, dizlerinin bağını çözmek için ellerini ovuşturarak bekleyenlere zafer çığlıkları attıramayız. Bunun için her seçimde çalıştığımızdan daha çok çalışacağız. Bunun için her seçimde ulaştığımızdan daha çok insana ulaşacağız. Daha fazla gönül kazanacağız. Aksi takdirde ülkenin ve milletin yaşayacağı büyük facianın vebali altında kalırız.

Dün imzalayarak Resmi Gazete’de yayımladığımız seçimlerin yenilenmesi kararının ardından YSK seçim takvimini oluşturmaya başladı. Seçim kampanyamızı 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yönelik hassasiyetle yöneteceğiz. Kırkı çıkmadan genel merkezler önünde aday kutlaması yapanlar gibi kesinlikle olmayacağız. Müzikli mitingi ve klasik kampanya yöntemlerini kullanmayacağız.

İnsanlarımızla yüz yüze hasbihal edecek, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatacağız. Türkiye için hemen şimdi diyerek 20 yıllık eser ve hizmet altyapımızın üzerine bina edeceğimiz program ve projelerimizi anlatacağız.”

Paylaşın

14 Mayıs’taki Seçimde 36 Siyasi Parti Yarışacak

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kararını imzalamasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası 14 Mayıs’a uzanan seçim süreci başladı.

Haber Merkezi / Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 14 Mayıs yapılacak seçimde 36 siyasi partinin seçimlere katılma yeterliliği sağladığını duyurdu.

Seçime girme yeterliliği bulunduğu onaylanan partiler şunlar:

Adalet ve Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Zafer Partisi.

Seçime katılacak partiler arasında Zafer Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Milli Yol Partisi, Yenilik Partisi ve Yeşil Sol Parti seçime girme yeterliliğini yeni kazanan siyasi partiler oldu.

Cumhurbaşkanı seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçiminde ilk oylama 14 Mayıs günü düzenlenecek.

İlk oylamada hiçbir aday yüzde 50 artı 1 çoğunluğunu sağlayamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü yani 28 Mayıs’ta seçmenler bir kez daha sandık başına gidecek.

İkinci turda seçime tüm adaylar değil, sadece ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak. Oylama sonucu geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Oylamalara tek adayla gidilmesi halinde, seçim referandum şeklinde yapılacak. Bu durumda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Milletvekili seçimi nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı seçimiyle aynı gün TBMM’deki 600 sandalye için milletvekili seçimi de yapılacak.

Siyasi partilerin milletvekili çıkarabilmesi için ya tek başına ülke seçim barajını geçmesi ya da bir ittifak içerisinde yer alması ve bu ittifakın toplam oyunun geçerli oylara göre belirlenmiş ülke barajını geçmesi gerekecek. Ülke barajı yeni seçim yasası ile yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilmişti.

Bu nedenle ittifakta yer alan partilerin ayrı ayrı yüzde 7’yi geçmeleri gerekmeyecek. İttifakın aldığı oy toplamı genel baraj olan yüzde 7’yi geçtiğinde ittifak içindeki tüm partiler barajı geçmiş sayılacak.

Bir ittifak barajı geçmesi durumunda ittifakı oluşturan siyasi partilerin milletvekili sayıları, ittifakın aldığı toplam milletvekili sayısının, her partinin aldığı oy oranına göre dağıtılarak hesaplanacak.

Hangi ilden kaç vekil seçilecek?

YSK’nın 31 Aralık 2022 nüfus verileri kapsamında illerin milletvekili sayıları dağılım tablosu 3 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tabloda 600 milletvekilinin il ve seçim bölgelerine göre dağılımları yer aldı. Buna göre Ankara 36, İstanbul 98, İzmir 28 milletvekili çıkaracak.

Ankara 3, Bursa 2, İstanbul 3, İzmir ise 2 seçim bölgesine ayrılacak.

Kocaeli ve Sakarya’nın çıkaracağı milletvekili sayısı birer artarken Tunceli ve Bayburt’un milletvekili sayısı birer azaldı. Kocaeli’nin vekil sayısı 13’ten 14’e, Sakarya’nın 7’den 8’e çıktı. Tunceli ve Bayburt’un çıkaracağı milletvekili sayısı 2’den 1’e düştü.

Diğer iller ve çıkaracakları milletvekili sayıları ise şöyle sıralanıyor:

Adana 15, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 6, Ağrı 4, Amasya 3, Antalya 17, Artvin 2, Aydın 8, Balıkesir 9, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 20, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 7, Diyarbakır 12, Edirne 4, Elazığ 5, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 14, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 11, Isparta 4, Mersin 13, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 10, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Konya 15, Kütahya 5, Malatya 6, Manisa 10, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 7, Muş 3, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 6, Rize 3, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 8, Tokat 5, Trabzon 6, Şanlıurfa 14, Uşak 3, Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 4, Karaman 3, Kırıkkale 3, Batman 5, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 3, Karabük 3, Kilis 2, Osmaniye 4 ve Düzce 3.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 15 Mayıs’tan Sonra Türkiye’de Çok Şey Değişecek

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak” dedi ve ekledi:

“Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Şubat depremlerinin merkezi Kahramanmaraş’ta depremzedelerle bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu’na; CHP Genel Başkan Yardımcısı, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.

Kılıçdaroğlu, burada kendisini karşılayan depremzedelere, şöyle seslendi:

“Hepinize geçmiş olsun. Büyük bir acı yaşadık. Biz de yüreğimizde taşıdık aynı acıyı. Sizden isteğim; moralinizi asla bozmayın. Bütün sorunlar aşılabilir. Türkiye güzel ve zengin bir ülke. Bütün bu sorunları aşabilecek kabiliyeti ve yeteneği olan bir ülke. Emin olun beraber yaraları sarmaya çalışıyoruz.

İşte Mansur Bey, burada. Ekibi ile beraber, donanımı, araçları ile gereçleri ile beraber… Kırsalda hayvan yemi taşıyor. Fideler taşıyacak. Ama bunlar yeter mi, yetmez. Herkes evinde huzur içinde yaşamak ister. Depreme dayanıklı evlerinde yaşamak ister. Onu da bekleyin, biraz sabredin.

15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak. Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Paylaşın

Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi’ni Hedef Aldı

HDP’nin Hazine yardımı hesabına konulan blokajın kaldırılmasıyla ilgili AYM’yi hedef alan MHP Lideri Bahçeli, “HDP zillet ittifakında yer almayıp, kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı planlıyorsa AYM başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahip. HDP’nin adayı AYM başkanı olursa biz bunu son derece doğal ve tutarlı bir tercih olarak kabul ederiz” ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi’ne karşı ‘ahlakı düşük’, ‘kepazelik’, ‘rezalet’, ‘melanet’, ‘terör örgütünün arka bahçesi’ gibi ifadeler kullanan Bahçeli, “Önümüzdeki seçimden sonra Cumhur İttifakı’nın yegane hedeflerinden birisi yeni Anayasa’dır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) Toplantısı’ndan sonra açıklama yaptı. Bahçeli, HDP’nin Hazine yardımı hesabına konulan blokajın kaldırılmasıyla ilgili AYM’yi hedef aldı.

MHP Lideri Bahçeli, “HDP zillet ittifakında yer almayıp, kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı planlıyorsa AYM başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahip. HDP’nin adayı AYM başkanı olursa biz bunu son derece doğal ve tutarlı bir tercih olarak kabul ederiz” diye konuştu

HDP kararının ardından AYM’ye karşı ‘ahlakı düşük’, ‘kepazelik’, ‘rezalet’, ‘melanet’, ‘terör örgütünün arka bahçesi’ gibi ifadeler kullanan Bahçeli, şunları söyledi:

“Önümüzdeki seçimden sonra Cumhur İttifakı’nın yegane hedeflerinden birisi yeni Anayasa’dır.

Bu kapsamda AYM’nin statüsü, kuruluş ve yargılama esasları kökten değiştirilmeli, bu mahkemenin millete ters düşen, hainlere zeytin dalı uzatan kahredici mevcut yapısı bütünüyle tasfiye edilmelidir.

Adı yüksek aidiyeti ve ahlakı küçük olan bu mahkeme söz konusu bloku kaldırmış, HDP’ye Hazine’nin kasasını açmıştır. Bu yürek burkan hukuk skandalı olarak anılacak bir karardır. Bu karara oy veren mahkeme üyeleri ihanetin sözünü dinlemiş ve buna kulak vermişlerdir.

“HDP’nin adayı AYM Başkanı olmalı”

Teröristlere hazine yardımını kapaklarını açan bir kararı rezalet ve melanet olarak tanımlıyoruz. Şayet HDP zillet ittifakında yer almayıp kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı planlıyorsa tavsiyem odur ki Anayasa Mahkemesi Başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahiptir. HDP’nin cumhurbaşkanı adayı AYM başkanı olursa biz bunu son derece doğal ve tutarlı bir tercih olarak kabul ederiz.

Anayasa Mahkemesi’nin bölücü terör örgütünün arka bahçesi olması, beka ve güvenlik sorunu olduğu kadar adalet ve hukuk katlidir, buna göz yumamayız.

Suçlunun masum kabul edilip masumların suçlandığı bir Türkiye olamaz, olamayacaktır. Cumhur İttifakı böylesi bir kepazeliğe müsaade etmeyecektir.”

Paylaşın

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘İttifak İçi İttifak’ Açıklaması

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, “İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi’yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bunu parti liderlerine de aktardım” dedi ve ekledi:

“Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor. En fazla 3/4 milletvekili çıkartılabiliyor. Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var.”

“AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15’ten fazla seçmeni kaybetti. Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7’si adres arıyor” diyen Karamollaoğlu, Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140’lara çıkarabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV5’te yayınlanan “Gündem Türkiye” programında gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını cevaplandırdı.

Millet İttifakı’nın son toplantısında ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinin ardından Meclis seçimleri için de çeşitli ittifak formülleri üzerinde çalışılıyor. Bunlardan biri “ittifak içi ittifak” olarak nitelendirilen formül. Karamollaoğlu bu formüle dair programda şunları söyledi:

“İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi’yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum. Bunu parti liderlerine de aktardım. Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor.

En fazla 3-4 milletvekili çıkartılabiliyor. Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var. AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15’ten fazla seçmeni kaybetti.

Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7’si adres arıyor. Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140’lara çıkarabiliriz.”

Paylaşın

Avrupa Konseyi’nden Türkiye’ye “Toplanma Özgürlüğü” Çağrısı

Avrupa Konseyi, Türkiye’den 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda ‘kuvvetli bir şekilde’ değiştirmesini istedi. 

Avrupa Konseyi, ayrıca Türkiye’den, göz yaşartıcı gaz ve diğer silahların kullanımına ilişkin 2016 tarihli yönetmeliğin uygulanmasının uluslararası standartlara tam olarak uygunluğunu sağlamaya çağırdı.

Öte yandan Avrupa, Türkiye’ye, AİHM kararlarını uygulayarak, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi.

AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemek için üç ayda bir toplanan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Strazburg’da yaptığı son toplantısında, AİHM tarafından “derhal serbest bırakılması” kararı alındığı halde halen cezaevinde tutulan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile işadamı Osman Kavala dosyasını görüştü. Komite, bir kez daha, Kavala ve Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM’nin kararlarının uygulanmasını denetlemek için yaptığı son üç aylık toplantısında ‘Oya Ataman grubu davasına’ ilişkin ara karar kabul etti.

Türkiye’de barışçıl toplanma özgürlüğüne yönelik orantısız müdahaleleri 15 yılı aşkın bir süredir  incelediğini hatırlatan Komite, Türk makamlarının, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda ‘kuvvetli bir şekilde’ değiştirmesini istedi.

Ayrıca Türk makamları, göz yaşartıcı gaz ve diğer silahların kullanımına ilişkin 2016 tarihli yönetmeliğin uygulanmasının uluslararası standartlara tam olarak uygunluğunu sağlamaya çağrıldı.

Türkiye’den son beş yıl içinde toplantı ve gösterilerin polis tarafından denetlenmesi ve 2911 sayılı Kanun’un ihlaline ilişkin kovuşturma ve mahkumiyet kararlarının sayısı hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi de istendi.

Bakanlar Komitesi, Türk makamlarını, ilgili kanunların uygulanması ve insan hakları konusunda hakim, savcı ve kolluk kuvvetleri personeline eğitim vermeye davet etti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi eski başkanı Oya Ataman’ın 2000 yılında İstanbul Sultanahmet Parkı’nda F tipi cezaevlerini protesto etmek için basın açıklaması yapmasına polis müdahale ederek izin vermemişti.

Demirtaş’a “tutukluluk dışı bir formül”

Bakanlar Komitesi, Türkiye’de seçim tarihinin açıklandığı güne denk gelen toplantısında, genel seçimlerin önemli aktörlerinden eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında bir ara kararı kabul etti.

AİHM’in Demirtaş hakkında kabul ettiği AİHS 18. madde uyarınca, ‘başvuranın tutukluluğunun çoğulculuğu bastırmak ve siyasi tartışmanın serbestliğini sınırlamak’ gibi gizli bir amacı güttüğüne ilişkin tespitini göz önünde bulunduran Komite; kararında, “Türk makamlarını bir kez daha, özellikle de Anayasa Mahkemesi önündeki yargılama bitene kadar ‘tutuklama dışındaki diğer tedbirleri’ araştırarak, başvuranın derhal serbest bırakılmasını sağlamaya çağırır” ifadesine yer verdi.

Bakanlar Komitesi, AİHM’in bu kararlarının uygulanması için gerekli özel tedbirlerin yanısıra, yargı bağımsızlığına yönelik garantilerin güçlendirilmesi de dahil, genel tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.

Osman Kavala kararı

Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Ankara hükümeti aleyhinde “ihlal prosedürü” düğmesine bastığı Osman Kavala dosyasını da görüştü. Kavala’nın, AİHM tarafından 3 yıl önce alınan bir kararla serbest bırakılmasını istediği halde hala hapiste olduğunu belirten Komite, bu durumun sona ermesi için Ankara hükümeti ile gerekli temasların kurulmasını istedi.

Avrupa Konseyi’nden karara ilişkin yapılan açıklamada, “Türk makamlarının, başta Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması da dahil, bu konuda mümkün olan en kısa sürede ek bir taahhütte bulunması elzemdir” denildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Türkiye, Uyuşturucu Kaçakçılığının Geçiş Noktası

Birleşmiş Milletler Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB), 160 sayfalık 2022 yılı raporunda, Türkiye’nin uyuşturucu pazarında küresel geçiş noktası olması konumunun giderek arttığı kaydedildi.

Güney Amerika’dan Türkiye’ye kaçırılan önemli miktarda kokain ele geçirildiği, bu durumun da potansiyel olarak Türkiye’nin kokain kaçakçılığının Ortadoğu ve Avrupa pazarlarına geçiş noktası olarak kullanımının arttığına işaret ettiği belirtilen rporda, Güney Amerika’dan Türkiye’ye sevk edilen kokainin bir kısmının gönderildikleri limanlarda bir kısmının da Türkiye’deki varış noktalarında ele geçirildiği vurgulandı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre uyuşturucu raporunda, 2022 Haziran ayında Ekvatorlu yetkililerin Guayaquil limanında Türkiye’ye giden bir muz konteynerinde 850 kg kokain ele geçirdiği, aynı limandan Türkiye’ye sevk edilen 250 kg’dan fazla kokainin de 2022 Nisan ayında Mersin limanında Türk yetkililer tarafından ele geçirildiği kaydedildi.

“Türkiye ve Balkan ülkeleri eroin kaçakçılığının en önemli rotası”

Raporda, son yapılan değerlendirmelere göre Türkiye’deki organize suç gruplarının düşen afyon fiyatlarını telafi etmek için giderek daha fazla kokaine yöneldiğinin görüldüğü belirtildi. Türkiye’de, 2020 yılında 1,96 ton kokain ele geçirildiği, 2022 yılındaysa bu rakamın 2,8 tonla rekor düzeye ulaştığı kaydedildi.

Raporda, Türkiye ve Balkan ülkelerinin İran ve Afganistan’dan Ortadoğu ve Avrupa’ya gönderilen uyuşturucuda önemli bir geçiş noktası olduğu belirtilerek, “Balkan rotası, eroin kaçakçılığı için en önemli rota olmaya devam etmektedir. Dünya genelinde eroin ve morfin kaçakçılığının yarısı bu yol üzerinden gerçekleştirilmesine rağmen, 2020 yılında Balkan ülkeleri ile Batı ve Orta Avrupa ülkelerinde ele geçen eroin miktarı azalmıştır” ifadesi kullanıldı.

2020’de başlayan COVID-19 pandemisiyle birlikte uygulanan kısıtlamaların Türkiye’nin de içinde bulunduğu Balkan ülkelerinde uyuşturucu kaçakçılığını da sınırlı bir şekilde etkileyerek azalmalara neden olduğu ancak Balkan rotasının 2021 yılında başta eroin kaçakçılığı olmak üzere uyuşturucu kaçakçılığının salgından önceki seviyelere geri döndüğü belirtildi.

Afganistan’dan hedeflenen pazarlara sevk edilen ana rota statüsünüh korunduğu, İran, Türkiye ve Balkan ülkelerinden geçen bu rotayla Orta ve Batı Avrupa’ya eroin sevkiyatının sürdüğü kaydedildi.

Türkiye’de, 2021 yılında 22,2 tonluk rekor düzeyde eroin ele geçirildiği, bu miktarın 2019 yılında yakalanan 13,2 tonla kıyaslandığında neredeyse yüzde 70’lik önemli bir artışa işaret ettiği belirtildi.

“Türkiye’de metamfetamin kaçaklığında önemli artışlar kaydedildi”

Raporda, İran ve Türkiye’nin eroin kaçakçılığı yollarının metamfetamin kaçakçılığı için de kullanıldığı ve bu riskin giderek tırmandığı vurgulandı. Bu iki ülkenin, kendi bölgelerinde metamfetamin kaçakçılığında önemli artışlar kaydedildiğini bildirdikleri belirtildi.

Türkiye’de 2021 yılında metamfetamin kaçakçılığında büyük artışlar görülmeye devam ettiği, 2019’da ülkede yaklaşık 1 ton metamfetamin yakalandığı, 2020 yılında bu miktarın 4,1 tona, 2021 yılındaysa 5,5 tona ulaştığı kaydedildi. İstanbul Havalimanı’nın kargo terminalinde 2022’nin ilk beş ayında, üç büyük metamfetamin sevkiyatının ele geçirildiği bilgisine de yer verildi.

“Türkiye’de uyuşturucu kullanımındaki artış halk sağlığını tehdit edecek düzeye ulaştı”

Türkiye’nin sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ekiplerinin, art arda iki kez TIR’lara gizlenmiş 1018 ton ve 622 kg sıvı metamfetamin ele geçirdiği belirtildi. 2022 Mayıs ayında, Türk polisinin, uzun bir takip operasyonunun ardından, İstanbul’da sıvı ve kristal formda bir ton 117 kilogram metamfetamin ele geçirdiği, bunun şimdiye kadar tek bir operasyonda yakalanan en büyük miktar olduğu, lideri de dahil bir suç örgütünün üyelerinin tutuklandığı kaydedildi.

Türkiye’de başta metamfetamin olmak üzere uyuşturucu kullanımının halk sağlığı için büyük bir tehdit haline geldiği, son yıllarda artan madde kaçakçılığıyla birlikte ölümlerinde arttığı belirtildi.

Türkiye’de tüm uyuşturucu kullanımından kaynaklanan ölümler içinde metamfetamin bağlantılı ölümlerin oranının 2018 yılında yüzde 6,2 olduğu, bu oranın 2020 yılında yüzde 31,2’ye yükseldiği kaydedildi.

Türkiye’de pazarda daha kolay elde edilebilen daha düşük fiyatlı maddelere doğru bir kayma olduğu, bu durumun uyuşturucunun kötüye kullanılması vakalarında önemli artışa ve eğilimlerde değişikliklere yol açtığı kaydedildi.

Paylaşın

“Babacan, Ekonomiden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Olacak” İddiası

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin kazanılması durumunda Ekonomiden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacağı öne sürüldü.

DEVA Lideri Babacan’ın yabancı yatırımcıları çekmek için çalışacağı belirtildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin kazanılması durumunda Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin genel başkanları cumhurbaşkanı adayı olarak atanacak.

Millet İttifakı’ndan üst düzey dört siyasetçinin, 14 Mayıs’taki genel seçimi kazanmaları durumunda DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın Ekonomiden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacağını söylediğini yazdı.

Reuters’a konuşan kaynaklar, Merkez Bankası Başkanı olarak atanacak kişinin de belirlendiğini söyledi fakat bu kişinin adını paylaşmadı.

CHP’li bir yetkili “Merkez Bankacılığını bilen bu kişi hemen göreve getirilecek ve çalışmaya başlayacak. Merkez Bankası bağımsız olacak, herhangi bir siyasi müdahale olmayacak. Ekonomi yönetimi alanında DEVA Partisi ve Babacan çok hazır gözüküyor” dedi.

Siyasetçilerden biri, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın eskiden olduğu gibi iki ayrı bakanlık haline dönüştürülebileceğini söyledi.

Bir diğer kaynak ise Babacan’ın yabancı yatırımcıları çekmek için çalışacağını belirtti. Kaynaklar heterodoks ekonomi politikalarına son verileceğini, kurların kontrolünü sağlamak için yapılan müdahalelere de son verileceğini akladı.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’ndan Genişleme Hamlesi: Yeniden Refah Partisi

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın ziyaret sonrası yaptığı açıklamada “Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’nda görmek istediklerini ifade ettiler” dedi ve ekledi:

“Bizler de yetkili kurumlarda bu teklifi, daveti değerlendireceğiz. En kısa zamanda cevap vereceğiz.”

Binali Yıldırım da “İnşallah arzu ediyoruz ki bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki Sayın Genel Başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklar” diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı, Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret ederek Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti.

Toplantı sonrası kameraların karşısına geçen Binali Yıldırım ile Fatih Erbakan bir açıklama yaptı. Yıldırım şu değerlendirmede bulundu:

“Yapılacak seçimlerin milletimize, ülkemize, insanlığımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Seçim takvimi netleştikçe partiler arasında görüşme trafiği başladı. Bu çerçevede Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’ni AK Parti adına ziyaret etmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki yapılacak seçimlerle ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.

Çok verimli faydalı görüşme gerçekleştirdik. Arzu ediyoruz ki, inşallah bu seçimlerde birlikte yol yürüyelim. Tabii ki sayın genel başkan Fatih Erbakan ve arkadaşları bu konuda kendi bünyelerinde değerlendirmelerini yapacaklar ve ondan sonra kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklardır. Bize gösterdikleri bu sıcak ilgi ve ev sahipliği için bir kez daha sayın genel başkan ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum.”

“En kısa zamanda cevap vereceğiz”

Yıldırım’ın ardından bir açıklamada bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan şöyle konuştu:

“Bugün sağ olsunlar AK Parti heyeti olarak kıymetli başbakanımız ve Ali İhsan Bey ziyarette bulundular. Yaklaşan seçimler dolayısıyla karşılıklı fikir alışverişi ve müzakerede bulunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın selamını ilettiler.

14 Mayıs seçimlerinde Yeniden Refah Partimizi Cumhur İttifakı’na görmeyi ifade ettiler. Biz de inşallah yetkili kurumlarımızda değerlendirip kendilerine en kısa zamanda cevap vereceğiz. İnşallah ülkemiz için milletimiz için hayırlı adımlar atmak, hayırlı sonuçlar nasip olur. Kendilerine teşekkür ediyorum, inşallah hayırlı olsun.”

Paylaşın