AK Parti İle HÜDA PAR Görüştü: Bir Pürüz Yok

AK Partili Kurtulmuş ve Yavuz’la görüşen HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, “Sayın Erdoğan’a destek vereceğimizi ilan etmiştik. Tavrımızı açıkladık. Parlamento seçimlerine birlikte girme konusunda prensip olarak bir problem yok ama detaylarda bir netleşme yok” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Görüşmelerimize devam ettik. Önümüzdeki günlerde bu belli bir noktaya gelecek, kamuoyu ile paylaşılacak” dedi.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, HÜDA PAR Genel Merkezini ziyaret etti. Kurtulmuş ve Yavuz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile görüştü.

Görüşmenin ardından Kurtulmuş ile Yapıcıoğlu açıklama yaptı.

Kurtulmuş açıklamasında şu ifadelerini kullandı: “Hiç şüphesiz ittifak içinde olan partilerin her birisinin ayrı bir kurumsal kimliği, her birisinin parti programı ve siyasi fikirleri var. Ama hepimizi ortak noktaya getiren ilkelerimizdir. Görüşmelerime devam ettik. Önümüzdeki günlerde bu belli bir noktaya gelecek, kamuoyu ile paylaşılacak.

Yeniden güçlü bir Türkiye’yi inşa etmek ideali etrafında buluşmak. Erdoğan’ı yeniden seçmek ve onunla birlikte olan partileri Parlamento’ya taşıyabilmektir. Önümüzdeki günlerde görüşmelerimiz netleşecek. Sizlerle paylaşılacaktır. Cumhurbaşkanımıza açıkladıkları destekten dolayı teşekkür ediyoruz.”

Yapıcıoğlu ise şöyle konuştu: “İki gün önce 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimde sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek vereceğimizi ifade etmiştik. Ocak ayı başında Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığımız görüşmeden sonra Cumhur İttifakı içinde yer almamız için bir teklif aldık. O günden beri görüşmelerimiz devam ediyor. Depremdan sonra bu görüşmeler hız kesti.

Parlemento seçimlerinde de birlikte hareket etme konusunda prensipte bir problem yok, fakat detaylarda bir netlik yok. O da netleşirse paylaşırız. Öte yandan açıklamamızın gecikmesinden gizli, saklı pazarlıklar içinde yer aldığımız anlaşılmasın.”

Bir gazetecinin “HÜDA PAR bugünden itibaren Cumhur İttifakının bir parçası diyebilir miyiz?” sorusunu ise Yapıcıoğlu, “Henüz o noktada değil, ama şu ana kadarki görüşmelerde bir pürüz yok, devam ediyor. Son noktayı koymuş değiliz” şeklinde yanıtladı. “Anlaşılan noktalar hangisi?” sorusuna ise “Anlaşılan önemli bir nokta yok, müzakereler devam ediyor” dedi.

Paylaşın

EMEP Lideri Akdeniz: Halk Güçleri Tek Bir Aday Etrafında Toplanmalı

EMEP Lideri Akdeniz, “Emek Partisi olarak başkanlık seçimleri konusundaki tutumumuzu açıkladık. Bir kez daha söyleyeyim tek adam yönetimine karşı tüm halk güçleri tek bir aday etrafında toplanmalı ve tek adamı gönderecek bir sonuçla hareket etmeli. Bu bizim açımızdan son derece nettir” ifadelerini kullandı.

Akdeniz, ayrıca, emek ve demokrasi güçlerine çağrı yaparak, “Parlamento seçimlerinde Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partiler ile Sosyalist Güç Birliği’ni oluşturan partiler oy pusulasında yan yana ve kendi amblemleriyle durmalıdır. Bu çağrı aynı zamanda diğer tüm devrimci demokratik parti ve yapılaradır” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ittifak olarak girmek için bir haftalık süre kaldığını belirterek bir çağrı yaptı.

Evrensel’de yer alan habere göre; Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 48 bini aştığını, 11 ilde yaşanan yıkım ile seçime girildiğini hatırlatan Akdeniz, “Halkımız çok büyük yas içerisinde. Deprem felaketini yaşadık, bu felaket tek adam yönetiminde yoksul halkın üzerine çöktü. Bir yanda yokluk ve yoksulluk, bir yanda bir avuç sermaye sınıfının zenginliği var. Bizler bunun hesabını sormak istiyoruz. Bu Türkiye tablosunu hep birlikte değiştirmek istiyoruz. Çabamız bu yönde” ifadelerini kullandı.

Hem cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği seçimlerinin bir arada yapılacağını anımsatan Akdeniz, “Emek Partisi olarak başkanlık seçimleri konusundaki tutumumuzu açıkladık. Bir kez daha söyleyeyim tek adam yönetimine karşı tüm halk güçleri tek bir aday etrafında toplanmalı ve tek adamı gönderecek bir sonuçla hareket etmeli. Bu bizim açımızdan son derece nettir” diye konuştu.

“Üçüncü blok olarak hep birlikte hareket etmeliyiz”

Seçim kanunundaki değişi,klik ile itifak içindeki partilerin kendi amblem ve isimleriyle saeçime katılabileceğini ifade eden Akdeniz şunları kaydetti:

“Bizim önerimiz şudur: Parlamento seçimlerinde, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında, tüm devrimci, demokratik ilerici yapıların; emek-meslek örgütlerinin, tüm halk güçlerinin toplanacağı bir formülle bir blok oluşturmak ve seçimdeki pusulada yerimizi almak. Dolayısıyla parlamento seçimlerinde Emek ve Özgürlük İttifakını oluşturan partiler ile Sosyalist Güç Birliğini oluşturan partiler oy pusulasında yan yana durmalıdır.

Bu çağrı aynı zamanda diğer tüm devrimci demokratik parti ve yapılaradır. Çeşitli formüller üzerine konuşarak güç birliği yaparak, kendi amblemlerimizle yan yana, girebiliriz. Bunu başarmalıyız. Bu seçimde üçüncü blok olarak hep birlikte hareket etmeliyiz. Bu mümkündür.”

Akdeniz, çağrılarının yalnızca Emek ve Özgürlük İttifakı ve Sosyalist Güç Birliği’ni yönelik olmadığını da kaydetti.

Paylaşın

Bakan Soylu Açıkladı: Depremlerde Can Kaybı 48 Bin 448’e Yükseldi

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde can kaybı 48 bin 448’e yükseldi. Depremlerde hayatını kaybeden yabancı uyruklu sayısı ise 6 bin 660.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Malatya’da AFAD İl Koordinasyon Merkezindeki koordinasyon toplantısı sonrası Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli merkezli depremler hakkında açıklamalarda bulundu.

Bakan Soylu, “Yabancı uyruklu sayısı ise 6 bin 660, büyük bölümü Suriyeli kardeşlerimiz. Kimliklendirilmesi devam eden vatandaşımızın sayısı ise 1615” dedi.

Deprem bölgesine çay ve şeker istedi

Soylu, AFAD Kahramanmaraş Lojistik Merkezi’ne 11 Mart’ta yaptığı ziyarette, afet sonrası bölgeden ayrılanların geri dönüşlerinin başladığını, çadır talepleri ve yemek ihtiyacının arttığını açıklamış, bölgede ihtiyaç duyulan malzemeleri sıralamıştı:

“Koli kuru gıda en çok ihtiyaç olanlardan bir tanesidir, ikincisi kişisel hijyen ve temizlik ürünleri, şampuanından ıslak mendiline kadar ihtiyaç var. Üçüncüsü çay, şeker, kahvaltılık. Mümkün olduğunca geçici barınma merkezlerinin, gerek çadır olsun gerek konteynerler olsun standartlarını yükselmeye çalışıyoruz.

Önümüz ramazan, iftarı var, sahuru var. Bunların da planlamalarını, hazırlıklarını yapmaya çalışıyoruz. Buradaki dördüncü ihtiyaç, burada yaşayan insanlarımızın eşofmana ihtiyacı var, terliğe, spor ayakkabı gibi ayakkabılara ihtiyacı var, kadın, erkek ve çocuk giysisine ihtiyaç var.”

6 Şubat depremleri sonrasında televizyonlarda ortak yayınlanan programda, 115 milyar 146 milyon 528 bin TL yardım toplandı. Kampanyaya nakit bağış yapanların yanı sıra SMS ile katılanlar da oldu, kampanya süresince yardım amaçlı gönderilen SMS’lerin sayısı 9 milyon 10 bine ulaştı.

Paylaşın

Dikkat Çeken Rapor: Çocuk İşçiliği Yüzde 46 Arttı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 Yılı Faaliyet Raporu’nda yer alan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Programı kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin veriler dikkati çekti.

2021’de sokakta risk altında bulunan çocuklara yönelik mobil ekip hizmetleri kapsamında müdahale edilen çocuk sayısı 6 bin 781 iken, bu sayı geçtiğimiz yıl yüzde 46 oranındaki artışla 9 bin 914 olarak gerçekleşti.

Rapora göre, 2021’de 6 bin 376 çocuk hakkında eğitim, danışmanlık ve sağlık tedbirleri alınırken bu sayı geçtiğimiz yıl 7 bin 454’e yükseldi. Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmeti ya da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ile ailesi destek alan çocuk sayısı da 8 bin 396’dan 11 bin 952’ye çıktı. Ailesi destek alan çocuk sayısı bir yılda yüzde 42 oranında arttı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verileri, okulda ve sokakta risk altında bulunan çocuk sayısında son yıllarda yaşanan çarpıcı artışı gözler önüne serdi. Bakanlığın 2022 Yılı Faaliyet Raporu’nda, koruma kararı kaldırılarak ailesine teslim edilen, suça sürüklenen, ihmal edilen, sokakta çalıştırılan veya diğer nedenlerle risk altında bulunan çocuklara yönelik yapılan müdahalelere ilişkin bilgilere yer verildi.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre; raporda, “Çocuklar Güvende Programı” kapsamında 2019 sonu itibarıyla 27 bin 717 çocuk çeşitli riskler nedeniyle takibe alınırken, bu sayı 2020’de 52 bin 341’e, 2021’de de 92 bin 945’e çıktı. Takibe alınan çocuk sayısında yaşanan artış 2022’de de devam etti. Bu sayı 2022 sonu itibarıyla yüzde 422 oranında beş katlık artışla 144 bin 881’e yükseldi.

Çocuk işçiliği yüzde 46 arttı!

Raporda, Çocuk İşçiliği ile Mücadele Programı kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin veriler de dikkati çekti. 2021’de sokakta risk altında bulunan çocuklara yönelik mobil ekip hizmetleri kapsamında müdahale edilen çocuk sayısı 6 bin 781 iken, bu sayı geçtiğimiz yıl yüzde 46 oranındaki artışla 9 bin 914 olarak gerçekleşti.

Böylece 12 Haziran 2017’den bu yana beş buçuk yılda toplam 39 bin 699 çocuğa müdahale edilmiş oldu.

Yine çocuk işçiliği ile ilgili 2021’de bin 138 çocuğun ailesi hakkında adli işlem başlatılırken bu  sayı, 2022’de bin 332’ye ulaştı.

Rapora göre, 2021’de 6 bin 376 çocuk hakkında eğitim, danışmanlık ve sağlık tedbirleri alınırken bu sayı geçtiğimiz yıl 7 bin 454’e yükseldi. Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmeti ya da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ile ailesi destek alan çocuk sayısı da 8 bin 396’dan 11 bin 952’ye çıktı. Ailesi destek alan çocuk sayısı bir yılda yüzde 42 oranında arttı.

Okullarda Risk Altında Bulunduğu Değerlendirilen Çocuklara Yönelik Mobil Ekip Hizmetleri’ne ilişkin veriler de çocukların yalnızca sokakta değil okulda da risk altında olduğunu ortaya koydu.

Bu kapsamda 2021 sonuna kadar 9 bin 219 kez gerçekleştirilen okul ziyaretinde toplam 32 bin 745 sosyal hizmet müdahalesi gerçekleştirilen ekiplerin, sadece son bir yılda yaptığı sosyal hizmet müdahale sayısı 11 bin 34 oldu. Böylece bugüne kadar yapılan toplam sosyal hizmet müdahale sayısı 43 bin 799’a yükseldi.

Rapora göre, ekonomik açıdan risk altında olan çocukların sayısındaki artış da dikkati çekti. Ekonomik yoksunluk sonucu korunma ihtiyacı olduğu gerekçesiyle SED hizmeti kapsamında 2020’de 129 bin 422 çocuk desteklenirken bu sayı 2021’de 141 bin 275’e yükselmişti.

Raporda, ailesinin yanında bakımı sağlanamayan çocuk sayısının 2022 sonu itibarıyla 157 bin 248’e çıktığı, bu kapsamda bugüne kadar 3 milyar 497 milyon 109 bin TL’lik ödeme yapıldığı belirtildi.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu “Muhafazakar Kadınlara” Seslendi

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda muhafazakar genç kadınlara seslenerek çağrıda bulundu.

Kılıçdaroğlu, çağrısında şu ifadeleri kullandı:

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum. Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar. Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

 

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Erdoğan, Seçimi İlk Turda Kaybedebilir

AFP’de yayımlanan bir analizde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimin ilk turunda kaybedebileceğini öne sürüldü.

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” denilen analize göre, “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Fransa merkezli uluslararası haber ajansı Agence France-Presse’te (AFP) Cyrielle Cabot tarafından yayımlanan bir analizde Erdoğan’ın seçimleri ilk turda kaybedebileceğinin altı çizildi. Öte yandan analizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu’nun otoriter ve kavgacı olarak görünen Erdoğan karşısında çok farklı bir imaja sahip olduğu belirtilirken halkın bu tür normallikler istediği de ifade edildi.

Analizde öne çıkan yerler şöyle:

“Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası 10 Mart’ta resmen başladı ve üçüncü kez aday olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık en büyük rakibinin kim olduğunu biliyor. 74 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu, gözlemciler tarafından genellikle ‘Erdoğan’ın zıt kutbu’ olarak tanımlanıyor.”

“Kamuoyu yoklamaları ise ‘seçimin başa baş geçeceğini’ ve ‘Erdoğan’ın, 2003’te iktidara gelmesinden bu yana en belirsiz seçimi’ olduğunu söylüyor.”

‘Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip’

“Öte yandan pek çok kişi ‘Kılıçdaroğlu’nu ‘karizma eksikliği’ nedeniyle eleştiriyor; İstanbul veya Ankara belediye başkanının aday gösterilmesini tercih ediyor. Didier Billion’a göre, bazıları tarafından karizma eksikliği olarak görülen bu durum, kampanya sırasında bir avantaja dönüşebilir. Kılıçdaroğlu, otoriter ve kavgacı olarak görülen Recep Tayyip Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip. Halk bu tür bir normallik istiyor.”

“HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’ın Pazartesi günü yaptığı, ‘aday çıkarmayabiliriz’ açıklamasına da değinen ve bunu ‘Kılıçdaroğlu’na yönelik açık bir destek’ olarak tanımlayan Denizeau’ya göre, ‘İttifak seçimi ilk turda kazanabilir. Ancak HDP’nin teklifi, zafer durumunda olan Kürtlere verilecek garantilere bağlı. Kılıçdaroğlu’nun ne önereceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.”

‘Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor’

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” diyen Denizeau’ya göre ise “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik kriz ve 6 Şubat depremindeki yönetimine yönelik ağır eleştiriler nedeniyle kırılgan bir durumdayken, “Muhalefet bir program oluşturmakta zorlanıyor.”

Didier Billion’a göre, ortak paydaları Erdoğan’ı devirmek, başkanlık rejimine son vermek ve parlamenter demokrasiye dönmek olan muhalefet, söz ekonomik ve sosyal politikalara geldiğinde seçim sonrasını işaret ediyor ve uzlaşma olacağı sözünü veriyor.

Paylaşın

Erdoğan, Depremin Vurduğu Hatay’da: Bize Düşen Helallik İstemektir

Hatay’da Kırıkhan Stadyumu yanına kurulan çadır kenti ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Her türlü gayreti göstermemize rağmen eğer sıkıntılar yaşadıysanız bize düşen helallik istemektir” dedi.

Haber Merkezi / Erdoğan, konuşmasında, u ana kadar deprem bölgesinde 426 bin çadır kurduklarını, 2 ay içerisinde 100 bin konteyneri de faaliyete geçirmeyi planladıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler, ferdi olarak yardıma gelenlerle neredeyse yarım milyon insan deprem bölgesinde vazife üstlendi” dedi.

Yeni konutları inşası için gereken hazırlıkları süratle yürüttüklerini belirten Erdoğan, “Hasar tespit çalışmaları bitince netleşecek olmakla birlikte mevcut duruma göre Hatay’da 183 bin konut ve 15 bin köy evi yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan ayrıca böylesi bir felakette “kimi aksaklıkların yaşanmamasının mümkün olmadığını” vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından incelemelerde bulunmak üzere, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Hatay’ın Kırıkhan ilçesini ziyaret etti.

Kırıkhan Stadyumu yanında kurulan çadır kenti ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’de 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin, son asırda maruz kalınan en büyük felaket olarak tarihe geçtiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi. Aynı gün art arda yaşanan iki büyük deprem ve onları izleyen binlerce artçı sarsıntının 21 ile ulaşan geniş bir alanda hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu deprem sonucu, 11 ilin 62 ilçesinde, herkesi yasa boğan can kayıplarının ve yıkımların yaşandığını anlattı ve vefat edenler için “Fatiha” duası okudu.

Deprem günü ve takip eden birkaç gün Türkiye’de ağır kış şartlarının hâkim olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Deprem, ulaşım ve haberleşme altyapısına ciddi zarar vermişti. Buna rağmen devlet olarak tüm gücümüz ve personelimizle bir an önce depremzede vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Yıkıntıların altında kalanlara ulaşmak için arama kurtarma ekiplerini seferber ettik. Acil gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak için, ülkemizin dört bir yanından binlerce tır malzemeyi bölgeye gönderdik. Gelen yardımları ve tahliye olan insanlarımızı organize etmek için bakanlarımızla, valilerimizle, milletvekillerimizle gece gündüz depremzede vatandaşlarımızla bütünleşerek, bunun altından kalktık, kalkıyoruz.

Devlet ve millet hep beraber, tek yürek, tek bilek olarak deprem bölgesine doğru adeta sel olup aktık. Kamu görevlileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, gönüllüleriyle, ferdi olarak yardıma gelenlerle birlikte, neredeyse yarım milyon insan deprem bölgesinde vazife üstlendi. Askeriyle, polisiyle, jandarmasıyla, sağlıkçısıyla, diğer kurumlarımızın ekipleriyle devletimiz sahadaydı. Belediyelerimiz, başkanları, personelleri, araç gereçleriyle ilk günden itibaren buradaydı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dört bir ucundaki ihtiyaç duyulabilecek her türlü ekibi, iş makinasını, malzemeyi bölgeye yönlendirdiklerini kaydetti. Depremde zarar gören Hatay Havalimanı’nı bir hafta içinde yeniden işler hâle getirerek, çalışmaların kolaylaşmasını sağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama gel gör ki ana muhalefet ‘havalimanını biz onardık’ yalanını ortaya koydu. ‘Oranın hafriyatını biz taşıdık’ yalanını ortaya attı. Yaptıkları böyle bir şey yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Serinyol’a geldiğinde, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’a, “Hemen arkadaşlarımızla beraber geçin havalimanına, burada, havalimanının yapımında emeğin var, orada basın toplantısını da yap ve bunların yalanını ortaya koy” dediğini aktardı.

Yaptıkları uluslararası çağrıya cevap veren 100 ülkenin 90’ından gelen arama kurtarma ve yardım ekiplerinin de çok faydalı çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin bu zor gününde, bizimle dayanışma sağlayan herkese, yurt içi ve yurt dışındaki tüm gönül dostlarımıza bir kez daha milletim adına, şahsım olarak şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“İnşallah Hatay’ı asla yalnız bırakmayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden sonra 8 Şubat’ta, müteakiben 20 Şubat’ta Hatay’a geldiklerini hatırlatarak, burada hem depremzede vatandaşlara geçmiş olsun ve taziye dileklerini sunduklarını hem de çalışmaları yerinde inceleyerek gereken talimatları verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün üçüncü kez Hatay’a geldiğini belirterek, “Cumhur ittifakı olarak da buradayız. Geçen sefer olduğu gibi MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte bu ziyaretleri yaptık. İnşallah Hatay’ı asla yalnız bırakmayacağız” dedi.

Deprem gününden itibaren koordinatör bakanlar, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın hep bölgede olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer bakanların da kendi alanları ile ilgili konuları takip etmek üzere defalarca Hatay’a geldiğini kaydetti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin sürekli bölgeye geldiğini, milletvekillerinin vatandaşlarla olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazıları, kendi yakınlarından pek çok kişi kaybetmiş olmalarına rağmen, başta Hüseyin Yayman kardeşim, acılarını yüreklerine gömüp, şehirleri için canla başla çalıştılar. Diğer yerlerden arkadaşlarımız da sizlere destek vermek, faydalı olmak için Hatay’ı yol yaptı. Biz de önümüzdeki dönemde her fırsatta şehrimize gelerek sizlerle dertleşecek, yapılan çalışmaları bizzat denetleyeceğiz. Başbakanlığımdan bugüne Hatay’a yaptığımız altyapı ve üstyapı yatırımlarındaki emeğimizi Hataylı kardeşlerim çok iyi bilir. Bizim burada emeğimiz var, dertliyiz. Bundan sonra da emeğimiz olacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin ilk günlerindeki öncelik olan arama kurtarma çalışmalarının bitmesiyle, enkaz kaldırma faaliyetlerini hızlandırdıklarını belirterek, “Sırf enkaz kaldırma çalışmasının bile ne kadar büyük ve meşakkatli bir iş olduğunu en iyi siz görüyor ve siz biliyorsunuz” diye konuştu.

Bölgede yeni konutların inşası için gereken hazırlıkları da süratle yürüttüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Hasar tespit çalışmaları bitince netleşecek olmakla birlikte, mevcut duruma göre Hatay’da 183 bin konut ve 15 bin köy evi yapmayı planlıyoruz. Kırıkhan’da inşa edileceğimiz konut sayısı ise 15 bin 785’tir. Bölge genelinde inşa edeceğimiz mesken ve köy evi sayısı 650 bini buluyor. Yer seçimi yapılan, zemin ve etüt çalışmaları biten her safhada, hemen inşaata başlıyoruz. Amacımız ilk etapta bir yıl içinde 319 bin konut ve köy evini tamamlayıp, sahiplerine teslim etmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceki afetlerde şehirleri adeta sıfırdan inşa ettikleri gibi bu depremlerin ardından da hiç kimseyi mağdur etmeyeceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hak sahibi herkesin, zemin artı 3 veya 4 katı geçmeyen binalarda, üç oda bir salondan oluşan evlerde güvenli, huzurlu, müreffeh şekilde hayatını sürdürmesini sağlayana kadar mücadeleyi devam ettireceklerini belirtti.

Yeni konutların teslimine kadar geçici barınma merkezlerine ihtiyaç olduğunu bildiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk anda mecburen çadır kentlerle attığımız adımları, inşallah şimdi konteyner kentlerle devam ettiriyoruz. Şu ana kadar deprem bölgesinde 426 bin çadır kurduk, 2 ay içinde 100 bin konteyneri de faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Şimdiden neredeyse her gün 1000 konteynerin kurulumunu tamamlayıp yaşamaya hazır hâle getirecek kapasiteye ulaştık” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’dan gelen yüksek standartlı konteynerlerde de önceliği Hatay’a verdiklerini dile getirerek, “Sadece Hatay’da 30 bin konteyneri depremzedelerimizin hizmetine sunuyoruz. Yine Hatay’da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin iki gemisini hastane olarak değerlendiriyor, Enerji Bakanlığımızın temin ettiği gemileri de barınma amaçlı olarak kullanıyoruz. Ambalajlı içme suyunun tedarik ve dağıtımında sorun olmamakla birlikte kullanma suyundaki sıkıntının henüz tamamen çözülemediğini biliyoruz. Yeni kuyuların devreye alınması ve arıtma tesislerinin aktif hâle gelmesiyle inşallah bu mesele de kati olarak çözülecektir” diye konuştu.

“Hayatını kaybedenlerin yakınlarına 100’er bin lira ödeniyor”

Seyyar tuvalet ve duş sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla bu konudaki ihtiyacın da karşılanmaya başlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezde ve ilçelerimizde kurulmaya başlanan 2 bin 640 geçici iş yeriyle esnafımızın faaliyetlerini yürütebilmesini temin ediyoruz. Depremde her seviyede zarar gören hanelerimize yapılan 10’ar bin liralık ödemeler tamamlanmak üzeredir. Hayatını kaybedenlerin yakınlarına 100’er bin lira ödeniyor. Şartları karşılayan haneler için 15’er bin lira taşınma, 3 ila 5 bin lira arasında kira destekleri de başlamıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere, destekleme ödemelerinin peşin yapılmasından, hayvan ve yem hibesine kadar pek çok kalemde destek verdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Ama akşam yalan, sabah yalan… Maalesef bu ana muhalefetin başındaki zat, çiftçilerimize destek verilmediğinden bahsediyor, yem verilmediğinden bahsediyor. İşi gücü yalan, başka sermayesi yok. Böylesine büyük bir afette, biz can derdindeyiz, o ise yalan derdinde. İnsan iradesini aşan hususların olmaması, kimi aksaklıkların yaşanmaması mümkün değildir ama böyle büyük bir felaketi yaşıyoruz, böyle büyük bir felaketi yaşadığımız dönemde akşam yalan, sabah yalan, böyle bir iftira içerisine girilir mi?

Düşünebiliyor musunuz, şahsımın buraya gelmediğini söyleyecek kadar yalancı. Sen buralara ne zaman geldin? 3 kez kendim geldim, arkadaşlarımla beraber buralarda oldum. Tüm heyetim, bakanlarım daha anında, ilk gün kendilerini buralara gönderdim. Milletimizin de şahit olduğu gibi her türlü gayreti göstermemize rağmen eğer sıkıntılar yaşadıysanız, bize düşen sizlerden helallik istemektir.”

“İnşallah bu mücadeleyi beraber yürütecek, beraber yeni bir geleceği inşa edeceğiz”

Hayatını kaybedenlerin acılarının, hayat boyu yüreklerini yakmayı sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Geride kalanların hayatlarını eviyle, eşyasıyla, işiyle, sağlığıyla, eğitimiyle yeniden düzene koymak için mücadele ediyoruz. Bunun için sizlerden şehrinize ve hayatınıza sahip çıkmanızı istiyorum. Tek bir vatandaşımın bile deprem yüzünden doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı şehrini terk etmesine gönlümüz razı değil. Ne yapacaksak burada yapacağız, neyi başaracaksak burada başaracağız. İnşallah bu mücadeleyi beraber yürütecek, beraber yeni bir geleceği inşa edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir Kırıkhan kurmaya var mıyız?” diye sormasının ardından kalabalığın “Evet” yanıtını vermesi üzerine, “85 milyon olarak sırt sırta vererek asrın felaketinin üstesinden, asrın dayanışmasıyla geleceğiz. Rabb’im ülkemizi daha büyük felaketlerden korusun” dedi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli ile beraberindekiler, stadın yanında kurulan çadır kentte barınan vatandaşları ziyaret etti.

Paylaşın

TİP’ten Kemal Kılıçdaroğlu’na Destek Ve ‘Tek Liste’ Kararı

14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerine Emek ve Özgürlük İttifakı listesinden ancak kendi adları ve amblemleriyle girme kararı alındığı duyuran Türkiye İşçi Partisi (TİP), Cumhurbaşkanlığı seçiminde Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldıklarını bildirdi:

“Kılıçdaroğlu’nun adaylığının desteklenmesi yönündeki değerlendirmemizi başta Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki müttefik kurumlar olmak üzere demokratik kamuoyuyla istişare ederek karar haline getirmek konusunda MYK yetkilendirilmiştir.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay’da topladığı parti meclisinde 14 Mayıs’ta yapılacak seçime ilişkin kararlar aldı. Sonuç bildirgesinde seçime Emek ve Özgürlük İttifakı listesinden ancak kendi adları ve amblemleriyle girme kararı alındığı duyuruldu. Bildirgede “Bunun en önemli gerekçesi, bu seçeneğin Cumhur İttifakı cephesini zayıflatacak olmasıdır” denildi.

TİP Parti Meclisi’nde, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili de karar alındı. Bildirgede konuya ilişkin “Kılıçdaroğlu’nun adaylığının desteklenmesi yönündeki değerlendirmemizi başta Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki müttefik kurumlar olmak üzere demokratik kamuoyuyla istişare ederek karar haline getirmek konusunda MYK yetkilendirilmiştir” ifadeleri yer aldı.

TİP Parti Meclisi’nin bildirisi şöyle:

“Depremden etkilenen tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Kara günleri dayanışmayla aşacağız.

Ülke tarihimizin en önemli seçimlerinden birine yaklaşılırken yapılan toplantıda aşağıdaki değerlendirmeler yapıldı, kararlar alındı.

1) Seçimlerin, depremi, katliamı ve suçluları unutturmasına izin vermeyeceğiz. Bir doğal afetin halkımız için büyük bir katliama dönüşmesinde hangi yetkili kurum/kişinin sorumluluğu, ihmali, suçu varsa ortaya koymak ve halktan yana afetle mücadele ve imar politikalarımızı kamuoyuyla paylaşmak üzere TİP Bilim Kurulu tarafından hazırlanan kapsamlı deprem dosyasını en kısa sürede yayımlayacağız. Öte yandan, afetle mücadele kapsamında sürdürdüğümüz dayanışma faaliyetlerimizi, örgütlü toplumu desteklemek, yeni geçici barınma alanları oluşturmak ve yurttaşları ekolojik tarım ve toplumsal cinsiyet eşitliği temelli üretime sevk etmek üzere zenginleştireceğiz.

2) Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin, Saray Rejimi’ni alt etmek ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı verilen ucube yapıdan halkımızı kurtarmak için muhalefetin ortak bir adayda birleşmesi yönündeki eğilim değerlidir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının desteklenmesi yönündeki değerlendirmemizi başta Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki müttefik kurumlar olmak üzere demokratik kamuoyuyla istişare ederek karar haline getirmek konusunda MYK yetkilendirilmiştir.

3) Milletvekili seçimlerindeki hedefimiz Saray Rejimi’nin temsilcileri olarak AKP-MHP blokunun ağır bir yenilgiye uğratılması, bugünkü muhalif güçlerin tek adam rejimini ortadan kaldırmak için gerekli Anayasa değişikliklerini yapabilecek milletvekili sayısına ulaşması, sol-sosyalist-demokratik güçlerin mümkün olan en çok vekil sayısıyla TBMM’de temsil edilmesinin sağlanmasıdır.

4) İktidarın yenilgisi ve geleceğin Türkiye’sinin halkçı, emekten ve barıştan yana bir eksende inşası için kurucularından olduğumuz Emek ve Özgürlük İttifakı’nın varlığı son derece değerlidir. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın en kısa sürede bir seçim ittifakına da dönüşmesi, seçim hazırlıklarının ivmelenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Mücadele yoldaşlarımıza, müttefiklerimize çağrımız; memlekete karşı tarihsel sorumluluğumuz gereği ittifak protokolünü bir an önce hazırlayıp imzalamaktır. Parti Meclisi, ittifak protokolünün hazırlanması için bir komisyon görevlendirmiştir.

5) Parti Meclisi, milletvekili dağılımında Emek ve Özgürlük İttifakı’nı güçlendirecek şekilde, seçimlere ittifak içerisinde kendi adımız, amblemimiz ve adaylarımızla girmemiz gereken illeri tespit etmiştir. Bunun en önemli gerekçesi, bu seçeneğin Cumhur İttifakı cephesini zayıflatacak olmasıdır. Ayrıca, seçim ittifakının halkımızın tüm taleplerini karşılayacak çok renkliliğe ulaşması ve mümkün olan en geniş yurttaş topluluğunu temsil edebilmesi gereklidir. Partimizin seçimlere ittifak içerisinde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla katılma tercihi bu gerekliliği de karşılamaya yöneliktir. Bu kararımızda örgütümüzün raporları ve saha araştırmaları verileri de dikkate alınmıştır.

6) Emek ve Özgürlük İttifakı’na dahil olmayan sol-sosyalist-demokratik partilerin böylesi bir seçim ittifakının bileşeni olması fikrine partimiz açıktır. Her bir kurum ve partinin en büyük kuvveti ve enerjisiyle ittifakımızda yerini alması, AKP-MHP blokunun yenilgisinde, Türkiye’nin emek, özgürlük, eşitlik, adalet, laiklik, demokrasi ve barış temellerinde yeniden inşasında tarihsel öneme sahiptir.

Paylaşın

HDP’li İbrahim Binici Tutuklandı

2013 yılında yaptığı bir konuşma nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan eski HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, hakkındaki hapis cezasının Yargıtay’da onanması nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Merkezi / Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, hakkındaki hapis cezasının Yargıtay’da onanması nedeniyle Ankara’daki evinden gözaltına alınarak Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Burada ifadesi alınan İbrahim Binici, tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildi.

İbrahim Binici, 2013 yılında yaptığı bir konuşma nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. “Örgüt propagandası” suçlamasıyla verilen ceza  2020’de Yargıtay’a taşındı. Yargıtay verilen hapis cezasını aralık 2022’de onadı.

İbrahim Binici Kimdir?

3 Nisan 1962’de Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde dünyaya gelen İbrahim Binici’nin babasının adı İsa, annesinin adı Cemile’dir.

Ağrı Eleşkirt Lisesini bitiren İbrahim Binici, Sanayi Bakanlığına bağlı ÇUKOBİRLİK’te, Şanlıurfa, Adana Düziçi ve Şanlıurfa Suruç ilçesinde Kooperatif Müdürü olarak görev yaptı.

22 Temmuz 2007 (23. Dönem) ve 12 Haziran 2011 (24. Dönem) tarihlerinde yapılan genel seçimlerde Bağımsız Şanlıurfa Milletvekili seçilmiştir.

İyi düzeyde Kürtçe bilen İbrahim Binici, evli ve 5 çocuk babasıdır.

Paylaşın

AFAD Duyurdu: Depremde Can Kaybı 47 Bin 975’e Yükseldi

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve  Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı resmi açıklamalara göre 47 bin 975 kişiye yükseldi.

Depremlerin etkilediği bölgelerde 16 binden fazla artçı sarsıntı yaşandığı, 5’in üzerinde artçı sarsıntıların görülme ihtimalinin yüksek olduğu da dile getirildi.

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan son verilere göre depremden etkilenen 11 ilde toplam can kaybı sayısı 47 bin 975’e yükseldi.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlü Orhan Tatar da düzenlenen. Basın toplantısında yaptığı açıklamada bölgede 16 binden fazla artçı sarsıntı yaşandığını halen daha 5’in üzerinde artçı sarsıntılar görülme ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi.

Yetkililer devam eden artçı sarsıntılar nedeniyle hasarlı binalara kesinlikle girilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

AFAD Başkanı Yunus Sezer de toplantıda yaptığı açıklamada, bölgede devam eden yardım faaliyetlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Sezer, depremden etkilenen bölgedeki toplam çadır sayısının 414 bine ulaştığını söyledi. Toplam 700 bin çadır kurulmasını hedeflediklerini söyleyen Sezer bölgede 332 adet çadırkent olduğunu söyledi.

Çadırla haricinde bölgede halen kurulu 17 bin 887 konteyner olduğunu söyleyen AFAD Başkanı, bölgede çadırkent ve konteyner kentlerde toplam 1 milyon 800 bin civarında kişinin konakladığını söyledi.

Depremin gerçekleştiği tarihten bu yana bölgeden diğer illere tahliye edilen depremzedelerin sayısının 935 bin 722, deprem bölgesi dışında misafirhanelerde kalan kişi sayısının da 373 bin olduğu açıklandı.

Ancak bu verilere rağmen bölge halkının çadır ve konteyner ihtiyaçları sürüyor. Aradan geçen 34 güne karşın halen daha konaklamak için çadır yada konteyner alamadığını söyleyen çok sayıda vatandaş bulunuyor.

Paylaşın