Doktorlar SABİM Üzerinden Tehdit Ediliyor

Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Yakup Gökhan Doğramacı, “Sağlıkta Şiddete Sıfır Tolerans” çalıştayında yaptığı konuşmada Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) üzerinden doktorların sıklıkla tehdit edildiğini söyledi ve ekledi:

“Buradan da hekimlere hakaret ve tehdit mesajları gönderiliyor. ‘Doktoru öldüreceğim, bıçaklayacağım’ diyorlar. SABİM de hekimi arıyor. Hatanızdan böyle bir tehdit var, tedbirinizi alın diye uyarıyor. Burada tedbiri biz mi almalıyız? Hekimler kendi başına bırakılıyor. SABİM’in ismini duyduğumuzda hepimiz korkuyor, çekiniyoruz.”

Hekim Birliği Sendikası Sendikası, “Sağlıkta Şiddete Sıfır Tolerans” çalıştayı düzenledi. Sağlık sektöründe yaşanan tüm şiddet problemlerinin ele alındığı çalıştayda, çözümler sunulmaya çalışıldı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Yasal düzenlemeler ve cezai yaptırımların oldukça önemli olduğuna değinen Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Yakup Gökhan Doğramacı, “Ama bunlar yetersiz. Uygulanan şiddet, sadece bunlarla da çözülemez. Çünkü bunların uygulanması da bir o kadar önemlidir. Yaralayanlar doğrudan nöbetçi mahkemeye çıkarılıp serbest bırakılıyor” açıklamasını yaptı.

“Hekimlerin yüzde 62’si şiddeti bildirmiyor”

Mecliste tekrar bir şiddet araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirten Doğramacı, “Sağlık Bakanlığı içerisinde de şiddetle mücadele intiharları önleme kurulunun kurulmasını istiyoruz. Oralarda da aktif görev rol almak istiyoruz. Yapılan araştırmaya göre hekimlerin yüzde 62’si uğradığı şiddeti bildirmiyor. Çünkü artık bir yılgınlık, tükenmişlik var” şeklinde konuştu.

Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) üzerinden doktorların sıklıkla tehdit edildiğini vurgulayan Doğramacı sözlerine şunları ekledi: Buradan da hekimlere hakaret ve tehdit mesajları gönderiliyor. ‘Doktoru öldüreceğim, bıçaklayacağım’ diyorlar. SABİM de hekimi arıyor. Hatanızdan böyle bir tehdit var, tedbirinizi alın diye uyarıyor. Burada tedbiri biz mi almalıyız? Hekimler kendi başına bırakılıyor. SABİM’in ismini duyduğumuzda hepimiz korkuyor, çekiniyoruz.

Hekim Birliği Sendikası Basın ve Sosyal Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Özgür Cengiz ise “Türkiye’de, kamuda şiddete uğrayan meslek grupları içerisinde birinci sırada kadın hekimler yer alıyor. Yani çok yüksek oranda kadın hekimler, şiddete maruz kalıyor. Bugünkü çalıştayda, uzmanlar kendi alanlarındaki görüşlerini beyan edecek. Bu ülkede öldürülen hekimler var. Çok değerli hekimler, sadece hastalarına şifa verdikleri için öldürüldüler. Birkaç gün öncesinde hakeme bir saldırı oldu. Gündem oldu. Bu çok doğru bir şeydir. Kamuda çalışan, topluma hizmet eden kim varsa şiddete maruz kalmamalı” dedi.

Paylaşın

Bahçeli’den Yerel Seçimler Mesajı: Büyük Resme Kafa Yoruyoruz

Yerel seçimlere ilişkin açıklamada bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Allah’ın izni ile 31 Mart eşiği sağ salim kazasız bir şekilde aşılacaktır. AKP ile yaptığımız görüşmelerde Türk ve Türkiye’ye odaklandığımızı karşılık gözetmeksizin hedeflerimiz için çalıştığımızı söylemek istiyorum” dedi ve ekledi:

“Mesele hangi belediye başkanlıklarının partimizde olmasından daha çok cumhur ittifakı olarak neyi ne kadar başarabilirizin sorusuna cevap aramaktayız. Her şey değişip ters yüz olsa da Türk milleti kıyamete kadar yaşayacak.”

Devlet Bahçeli, açıklamasının devamında, “Bulanık suda balık avlayacak merakımız yok. Önce ülkem ve milletim diyorsak bunu seve seve yapmalıyız. Biz neysek oyuz ne dediysek yaparız. Ayırmadan Türkiye için çalışacağız. Herkes için herkese göre belediye diyeceğiz. İstikrar ve hizmet için çalışacağız.

Kimse fıtrat değişir sanmamalı bu kan yine o kandır. Büyük resme kafa yoruyoruz. Siyasi kulislere kapalıyız. Cumhur İttifakı kararını vermiş mutabakata vermiş yola koyulmuştur. AK Parti ile çözemeyeceğimiz bir mesele yoktur” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da partisinin İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Bahçeli’nin konuşmasında yerel seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Allah’ın izni ile 31 Mart eşiği sağ salim kazasız bir şekilde aşılacaktır. AKP ile yaptığımız görüşmelerde Türk ve Türkiye’ye odaklandığımızı karşılık gözetmeksizin hedeflerimiz için çalıştığımızı söylemek istiyorum

Mesele hangi belediye başkanlıklarının partimizde olmasından daha çok cumhur ittifakı olarak neyi ne kadar başarabilirizin sorusuna cevap aramaktayız. Her şey değişip ters yüz olsa da Türk milleti kıyamete kadar yaşayacak.

Bulanık suda balık avlayacak merakımız yok. Önce ülkem ve milletim diyorsak bunu seve seve yapmalıyız. Biz neysek oyuz ne dediysek yaparız. Ayırmadan Türkiye için çalışacağız. Herkes için herkese göre belediye diyeceğiz. İstikrar ve hizmet için çalışacağız. Kimse fıtrat değişir sanmamalı bu kan yine o kandır.

Büyük resme kafa yoruyoruz. Siyasi kulislere kapalıyız. Cumhur İttifakı kararını vermiş mutabakata vermiş yola koyulmuştur. AK Parti ile çözemeyeceğimiz bir mesele yoktur.”

“CHP güvenlik sorunu, DEM Parti güvenlik tehdididir”

2023 yılını değerlendirirken depreme ait sorunları Cumhur İttifakı’nın çözeceğini ifade eden Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

“CHP, İP ve DEM zillet ile hezimet arasında sarkaç gibi sallanmaktadır. Bu partiler hem demokrasiye hem de Türkiye’ye zarar veriyorlar. Muhalefet bir hastalığın pençesinde. Birbirlerine demediğini bırakmayanların Türk siyasetinde varlığı demokratik utançtır. Bizim için asıl tehlike siyasete yuva yapmış siyasilerdir. CHP güvenlik sorundur. Sözde bölücü parti DEM Parti güvenlik tehdididir.

İnsanlarımızı provoke eden sosyal medya görüntüleri, merdiven altı cemaat ve tarikatların şımarıklıkları tahammül sınırlarını aşmaktadır. Vatandaşlarımız alın teri ile mücadele ediyorken aklını kaçırmış gibi para harcayıp kahvesini altın tozu ile içenler sistemi sorgulatmaktadır. BU kapsamdaki hedef sosyal anarşi üretmektir.

Türk futbolunda illegal fonlarla yüksek faiz beklentisi ile para yatırması ve bir bankanın çalışanı vasıtasıyla yapılması bir ahlak sorunudur. Bu skandal Türk sporunu tartışmaya açmıştır. Somali Cumhurbaşkanı oğlunun birisine çarpıp ülkesine gitmesi de bu duruma hizmet etmektedir.

Ankaragücü maçında hakeme yumruklu saldırısı sonrasında TFF’nin süreci yürütememiştir. Hakemimize yapılan saldırıyı lanetliyoruz ancak bu güç gösterisini bir kaşık su da fırtına koparanları maksatlı olarak kabul ediyoruz. Türkiye karşıtı çevrelerin eline koz vermektir. Oyunu görüyoruz kumpası görüyoruz.

TBMM’de Kürtçe konuşulması kabul edilemez. Ülkenin dili Türkçedir. TBMM’de Türkçe dışında konuşma yapmak ve buna göz yummak kötülüktür. Kürt kökenliler Kürtçe konuşması bizi rahatsız etmez ancak bunun merkezileşmesine izin vermeyiz. Türkçemiz şerefimiz.

Öte yandan açıkça söylemek istiyorum. Hınıslı Said bir vatan hainidir. Katilidir ve canidir. Bu soysuza kim övgü ile bahsediyorsa o da aynısıdır. 2014 yılında Şeyh Said’in ismi Diyarbakır’da bir bulvara verilmesi ilk o kentteki insanlarımıza hakarettir. Özgür Özel’in Şey Said açıklamasını neresini düzeltelim. Hainlere acıyan çürümüşlerdir. CHP Genel Başkanı şehitlerin acısını ne yapacak.”

Paylaşın

İYİ Parti Diyarbakır İl Ve İlçe Teşkilatlarında İstifa Depremi

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu, “Siyaset ve bölge büyüğümüz, kıymetlimiz Sayın Salim Ensarioğlu’nun olmadığı bir yerde bizim varlığımız söz konusu olamaz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu vesileyle Diyarbakır il ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte ve ayrıca 12 bin 750 üyeyle İYİ Parti’den istifa ettiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.”

Vejdin Ensarioğlu, açıklamasında ayrıca, “21. yüzyılda yeni bir hikaye yazmak ve milletimize üçüncü bir yol göstermek üzere hür ve müstakil olarak yoluna devam etmek isteyen, ne yazık ki gönül verdiğimiz İYİ Parti, hür ve müstakil görüşlere tahammül edememiştir. Sayın bakanımızın talebine dönük başlayan linç kampanyasının karşısında olduğumuzu tüm kamuoyunun bilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu’nun partisinden istifa etmesinin ardından, partinin Diyarbakır İl Başkanı Vejdin Ensarioğlu da istifasını açıkladı.

Vejdin Ensarioğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İl ve İlçe teşkilatlarımla ve 12.750 üyemle birlikte 2018 yılından beri onurla mücadele verdiğimiz İyi Parti Yerel Yönetimler 8.Bölge Koordinatörlüğünden, Diyarbakır İl Başkanlığından ve İYİ Parti’den istifa ediyoruz” dedi.

Ensarioğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “21. yüzyılda yeni bir hikaye yazmak ve milletimize üçüncü bir yol göstermek üzere hür ve müstakil olarak yoluna devam etmek isteyen, ne yazık ki gönül verdiğimiz İYİ Parti, hür ve müstakil görüşlere tahammül edememiştir.

Sayın bakanımızın talebine dönük başlayan linç kampanyasının karşısında olduğumuzu tüm kamuoyunun bilmesini istiyoruz. Bununla birlikte naaşlara bile saygısı ve tahammülü olmayanlara hatırlatmak isteriz, 21. yüzyıldayız. Siyaset ve bölge büyüğümüz, kıymetlimiz sayın Salim Ensarioğlu’nun olmadığı bir yerde bizim varlığımız söz konusu olamaz.”

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “…bölgenin önemli şahsiyetlerinden Şeyh Said’e dönük hadsiz çevrelerin hakaretlerine karşı verdiğim cevapta, İskilipli Atıf Hoca da olduğu gibi naaşlarının ailelerine teslim edilmesini belirttiğim makul ve insani taleplerden sonra kendi partidaşlarım başta olmak faşizan odaklar tarafından sosyal medyada lince uğradım.

Bu çevrelerin linç kampanyasına karşı partinin yetkilileri; şahsıma bırakın destek vermeyi, linç odaklarından daha fevri bir şekilde beni disiplin kuruluna sevk etmişlerdir. Bu konuda da iyi bilinmelidir ki Şeyh Said, Bediüzzaman Said Nursi ve Seyid Rıza bölgemin önemli değerlerindendir” ifadelerini kullanmış ve “İYİ Parti ile kendini bir araya getiren siyasal gerekçelerin ortadan kalktığını” belirterek istifasını duyurmuştu.

Mayıs ayındaki milletvekili seçimlerinden Ensarioğlu ailesinden 3 isim yarıştı. Dün istifa eden Salim Ensarioğlu İYİ Parti’den İstanbul’da, oğlu Vejdin Ensarioğlu İYİ Partiden Diyarbakır’da, yeğeni Galip Ensarioğlu ise AK Parti’den Diyarbakır’da aday oldu. Salim Ensarioğlu ve Yeğen Ensarioğlu seçilirken, Vejdin Ensarioğlu seçilememişti.

Paylaşın

CHP Milletvekili Ali Fazıl Kasap Geçici Olarak Saadet Partisi’ne Geçti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, geçici olarak Saadet Partisi’ne katıldı. Saadet Partisi, Ali Fazıl Kasap’ın katılımıyla, TBMM’de yeniden grup oluşturma çoğunluğunu elde etti.

Saadet ve Gelecek Partisi’nin sandalye sayısı, Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in vefatıyla 19’a düşmüş ve Meclis’te grup kurmak için gerekli olan en az 20 milletvekiline sahip olma kriterini kaybetmişti.

Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, yarından itibaren Saadet Partisi Grubu’nun TBMM’de temsil edileceğini söyleyerek, “Muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması amacıyla bu tavrı almış bulunuyoruz. Tüm siyasal partilerden de bu tavra destek bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap Saadet Partisi’ne katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in ölümü ile meclis grubu düşen Saadet Partisi’nin bütçe görüşmelerinde söz sahibi olabilmesi için, Kasap’ın geçici olarak bu partiye geçeceğini bildirdi.

CHP Gençlik Kolları’nın Manisa’da düzenlediği organizasyona katılan Özel, burada yaptığı açıklamada, “Hasan Bitmez hayatını kaybedince İçtüzük gereğince 20 olması gereken grup üye sayısı 19’a düştü ve Saadet grubunun düşmesi söz konusu. Bugün de bütçe görüşmeleri devam ediyor. (…) Eğer Saadet Partisi sözünü söyleyemez hale gelirse, bu demokrasi açısından da çok ayıp, hele hele Hasan Bitmez’in son nefesine kadar kürsüde sözünü söylemeye çalışan gayreti göz önüne getirilince, kendisinin hatırasına da saygısızlık olur. Biz bu grubun düşmemesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Partisinin Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın, CHP grubu adına fedakarlıkta bulunup bütçe görüşmeleri boyunca Saadet Partisi’nde yer alacağını duyuran Özel, Saadet Partisi genel Başkanı Temel Kararmollaoğlu ile Cuma günü yaptıkları görüşmede, Karamollaoğlu’nun, gruplarının düştüğünü “nezaketle hatırlattığını” ve bunun üzerine kendilerinin, “üzerlerine düşeni yapacaklarını söylediklerini” aktardı.

“CHP kürsü hakkını savunur, muhalefet hakkını, söz hakkını savunur. Bütçe görüşmeleri sırasında Saadet Partisi’ne çeşitli katılımlar olabilecektir. Diğer partilerle iş birliği yaparak grup kuracak sayıyı tuttururlar” diyen Özel, “O sağlanana kadar söz haklarını kaybetmemeleri için bir milletvekilimizi Saadet Partisi grubunda görev yapmak üzere talimatlandırmış durumdayım” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’in bu açıklamasının ardından, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak, Hasan Bitmez’in hayatını kaybetmesinin ardından, Saadet Partisi TBMM Grubu’nun içtüzüğün grup olma şartını kaybetmesi üzerine CHP Grubu’nun aldığı kararı açıkladı.

Günaydın açıklamasında, “TBMM’de muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması, halkın yaşadığı gerçeklerin tüm açıklığıyla ve etkinlikle TBMM kürsüsünden ifade edilmesine olanak tanınması ve bu çerçevede bütçe görüşmeleri süresi ile kısıtlı olmak kaydıyla, Kütahya Milletvekilimiz Sayın Doktor Ali Fazıl Kasap, CHP’den istifa ederek bu amaçla Saadet Partisi Grubu’na geçmiş bulunuyor. Yarından itibaren Saadet Partisi Grubu burada temsil edilecek. CHP olarak muhalefetin söz hakkının kısıtlanmaması amacıyla bu tavrımızı almış bulunuyoruz. Diğer tüm siyasi partilerden de bu tavra destek bekliyoruz” dedi.

Hasan Bitmez’in ölümü

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili 53 yaşındaki Hasan Bitmez, 12 Aralık’ta Meclis kürsüsünde yaptığı konuşma sırasında kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan tedaviye yanıt vermeyen Bitmez 14 Aralık’ta hayatını kaybetti.

Paylaşın

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Kimsenin İlk Yardım Çantası Değiliz

Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenle DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yerel seçimlere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin batısında halkların, emekçilerin kazanacağı ve yerel yönetimlerde bulundukları her yerde temsil edilecekleri bir modeli esas alacaklarını ifade etti ve ekledi:

“Yine tekrar ediyoruz. Yakın zamanda bizim dahil olmadığımız bir çok tartışmada partimiz adına bir çok yorum yapılıyor, tartışma yapılıyor. Partimizin nasıl bir politik tutum takınacağı dışımızda tartışılıyor, yazılıyor, çiziliyor. Şunu belirtmek istiyoruz. Biz kimsenin ilk yardım çantası değiliz. Her sandıkta başı gözü yarılanlara, her daim pansuman için yetişecek yedek güç olmadığımızı belirtmek istiyoruz.

Bizim için toplumu yok sayanlar, sermayeyle kol gezenler meşru değildir, partisinin bir önemi yoktur. Bizim için yolsuzluk yapan hırsızdır, partisinin bir önemi yoktur. İster ampul, ister ok olsun. Her kim ki demokrasiden kaçıyorsa, Kürt sorunun demokratik çözümünden kaçıyorsa, en temel belediyecilik hizmetlerini bile yapamıyorsa biz bunun karşısındayız. Bu yerellerde de demokratik yerel yönetimler anlayışımızın kazanması için var gücümüzle kazanacağımızı bu kentleri yönetmeye talip olduğumuzu da belirtmek istiyorum”

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, DEM Parti Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, Parti Meclisi toplantısının ardından partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Yerel seçimlere ilişkin “Kimsenin ilk yardım çantası değiliz. Hem oyun kurarız hem de yeri geldiğinde oyun bozarız” diyen Bakırhan şunları söyledi: “Herkesin gözü partimizin vereceği bu kararlarda olacaktır. Bu seçim sadece Türkiye halkları değil, partimiz açısından da önemli sonuçlar doğuracaktır. Bu seçim başta Kürt halkının iradesine ipotek koyarak atanan kayyımlarla hesaplaşacağımız bir seçim olacaktır.”

“Kayyım, Kürt halkının temel sorunudur” diyen Bakırhan şöyle devam etti:  “Bu sebeple sadece kayyım atanan kentleri değil, aynı zamanda bölgede, Kürdistan coğrafyasında kötü yönetilen belediyeleri de demokratik yerel yönetimler anlayışımızla buluşturacağız. İrademizin yok sayılmasına bu sefer kesinlikle halklarımızla birlikte geçit vermeyeceğiz.

Sadece yerel yönetimleri almayacağız aynı zamanda halkımızla birlikte bu iradeyi kayyım atanamaması için var gücümüzle elimizden gelen bütün çabaları ortaya koyarak, belediyelerimizi kentlerimizi savunacağımızı belirtmek istiyorum.

Kayyımlar pek çok sorunu da beraberinde büyüterek üreterek varlıklarına devam ediyorlar. Yolsuzluklar aleni bir şekilde ortada, hizmet desen hizmet yok. Ciddi bir hizmet eksikliği yaşanıyor. Ayrımcılık kadına, Kürt’e, ötekiye hat safhada. Kayırmacılık desen kayyım biraz da kayırmacılıktır. O kentten olmayan insanların o kentin olanaklarını çarçur ettiklerini hep birlikte izliyoruz. Bu problemler büyümüştür.

Başta Kürtler olmak üzere kayyımların bu tutumlarının yaratmış oldukları olumsuzluklardan bıktılar ve yıldılar. Önümüzdeki seçimlerde kayyımları kentlerimizden göndereceğiz. Bu seçim; irade ve özgürlük yürüyüşümüzde önemli bir duraktır. 14 Mayıs’ta bize siyasi etkisi yok diyenlere, bu seçimde nasıl bir etkimiz olduğunu, nasıl belirleyici ve stratejik bir noktada bulunduğumuzu hep birlikte hatırlatacağız, ‘Buradayız, Em li virin’ demeye devam edeceğiz.”

“Halk kimi istiyorsa, onlar bizim adaylarımız”

Partinin seçim stratejisine dair konuşan Bakırhan, yerel yönetimlerde bulundukları her yerde temsil edilecekleri bir modeli esas alacaklarını ifade etti:

“Yine tekrar ediyoruz. Yakın zamanda bizim dahil olmadığımız bir çok tartışmada partimiz adına bir çok yorum yapılıyor, tartışma yapılıyor. Partimizin nasıl bir politik tutum takınacağı dışımızda tartışılıyor, yazılıyor, çiziliyor. Şunu belirtmek istiyoruz. Biz kimsenin ilk yardım çantası değiliz. Her sandıkta başı gözü yarılanlara, her daim pansuman için yetişecek yedek güç olmadığımızı belirtmek istiyoruz. Bizim için toplumu yok sayanlar, sermayeyle kol gezenler meşru değildir, partisinin bir önemi yoktur.

Bizim için yolsuzluk yapan hırsızdır, partisinin bir önemi yoktur. İster ampul, ister ok olsun. Her kim ki demokrasiden kaçıyorsa, Kürt sorunun demokratik çözümünden kaçıyorsa, en temel belediyecilik hizmetlerini bile yapamıyorsa biz bunun karşısındayız. Bu yerellerde de demokratik yerel yönetimler anlayışımızın kazanması için var gücümüzle kazanacağımızı bu kentleri yönetmeye talip olduğumuzu da belirtmek istiyorum.”

Bakırhan ayrıca, “Bölgede halk kimi istiyorsa, onlar bizim adaylarımız olacaktır. Bunun için ön seçimler büyük bir demokrasi şöleni şeklinde yapılacak. Bu çerçevede siz değerli PM üyesi arkadaşlardan da il ve ilçe örgütlerimizden milletvekillerimizden de bir talebimiz var. Bu ön seçimlerde biz taraf olmayacağız. Aday adayı olan bütün arkadaşlarımız bizim yoldaşlarımızdır, arkadaşlarımızdır. Birinin diğerinden bizim için bir farkı yoktur. O sandık sonuçlarından çıkan ve seçilen arkadaşlarımız bizim adaylarımız olacaktır” dedi.

Paylaşın

Özel’den İYİ Parti Açıklaması: Siyasette Hiçbir İhtimal Tamamen Sıfırlanmaz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ziyareti sonrası, gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” dedi ve ekledi:

“Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti.

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in Fatih Camisi’ndeki cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek için Saraçhane’ye geldi. Özgür Özel’e ziyaretinde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de eşlik etti.

Birgün’ün aktardığına göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi anı defterini dolduran Özgür Özel, şunları yazdı: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilk ziyaretim. Aynı zamanda değerli Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu yeniden aday gösterişimizin ardından yaptığım ilk ziyaret. Biz 5 yıl önce İstanbul’u ona emanet ettik. Emanete çok iyi baktı. Yeşil, temiz ve dürüst bir kent yönetimi ile hepimizi gururlandırdı. Şimdi İstanbul’u seven herkese bir kez daha Ekrem Başkanı emanet ediyoruz. Yolu açık olsun.

Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Öncelikle bugün sayın Genel Başkanımızı Saraçhane binamızda, İstanbulluların evinde ağırlamaktan çok mutluyum. Hem Genel Başkanımıza, hem partimizin MYK’mıza hem de Parti Meclisimize teşekkür ediyorum” dedi.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “31 Mart 2024 tarihi itibarıyla İstanbul halkıyla birlikte 2019’da hep birlikte temelini attığımız İstanbul ittifakı’nın daha güçlü bir biçimde bir sonraki 5 yıla hem devam eden projelerimizi bitirmeye hem de yeni ve daha güçlü projeleri İstanbullularla buluşturmaya devam ettirme yönündeki kararlılığımızı ortaya koyacağız. Yolumuz açık olsun, hepimize başarılar.”

İmamoğlu’ndan sonra konuşan Özgür Özel ise, “Parti Meclisi’nde İBB Başkanlığı için Ekrem Başkan’ın sırası gelip adaylar içinde harf sırasıyla İstanbul’a gelindiğinde üzerindeki müzakereler kesilmeyen, alkışlarla tamamlandı” ifadelerini kullandı.

İstanbullulara çağrı yapan Özel, şunları ifade etti: “Hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm İstanbulluların bu kez şöyle bir oy kullanacaklarına inanıyorum; geçen sefer 31 Mart’ta İstanbul’da israf bitsin diye, İstanbul’a bir başka el değsin diye ve Beylikdüzü’ndeki bir büyük başarı hikayesi bütün İstanbul’a yansısın diye oy kullandılar. Ben şimdi İstanbul’u seven, dürüst yürekleri bir kez daha bir hakkı teslim edeceklerine yürekten inanıyorum.”

Gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” diye yanıt veren Özel şunları söyledi: Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.

Özel, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nden sonra Ekrem İmamoğlu’nun mazbata töreninde yaşadığı duyguları, “gözyaşlarımı tutamamıştım” diyerek anlattı: Beş yıl önce bu binaya devir teslim töreni için gelmiştik. Uzun süren bir demokrasi nöbetinden sonra, güçlükle alınan bir mazbatadan sonra, daha o zaman yaşanacağını bilmediğimiz bir hazımsızlıktan hemen önceydi. Ben buranın balkonunda Ekrem Başkanın o kalabalığın içinden bu binaya yaklaşmasını izlerken gözyaşlarımı tutamamıştım.

Özel, bir gazetecinin Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun adaylığının neden açıklanmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi: “Aydın’ı açıkladığımız gün, Aydın’la aynı ölçekte ve statüdeki illeri de açıklamamız gerekir. Anketler sürüyor 8 şehirde. Sonuçlar geldikten sonra açıklamalar olacak. Sayın Başkan’ı dün öğlen saatlerinde bizzat aradım. ‘Başkanım herhangi bir sorun görünmüyor ama uygun görürseniz İstanbul ve Ankara’yı ayrı açıklamak istiyoruz. Ayrıca Bursa ve Balıkesir’i ayrı açıklamak istiyoruz. Sizi de denk statüdeki illerle birlikte açıklamak istiyorum’ dedim. Başkan da ‘Hiç lafımı olur, aramanıza da gerek yoktu, çok da doğru düşünmüşsünüz’ dedi. Sayın Özlem Çerkezoğlu’nun da onayıyla bu şekilde açıklama yapmayı uygun bulduk.”

İzmir ile ilgili de konuşan Özel, “İzmir için de, diğer büyükşehirler için de memnuniyet anketi yaptırıyoruz. Ortaya koyduğumuz objektif kriterlere göre adaylaşma süreçleri nasıl gerekiyorsa tamamlanacak.”

“Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile görüşüp görüşmeyeceği sorulan Özel, “Bir randevu kararlaştırmadık. Ama bir görüşmeyle ilgili sayın Muharrem İnce, Selanik’e gitmeden önce telefon mesajı üzerinden yazışmıştık. Bir kez daha söylüyorum, Memleket Partisi gibi bir partinin ve partimize hizmet etmiş bir kişinin randevu talebini geri çevirmemiz mümkün değil diye daha önce söylemiştim. Döndükten sonra randevulaşacaktık, birtakım yaşadığımız Meclis’teki acı kayıp, cenazeler gibi bu haftaki takvim içinde yer almadı. Önümüzdeki günlerde sayın Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz” cevabını verdi.

Paylaşın

Demokrat Parti’den Gelecek Ve Saadet Partisi’ne “Grup” Desteği

Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in hayatını kaybetmesi sonrası Saadet Partisi Grubu’nun düşmemesi için Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un Saadet Partisi’ne katılacağı öne sürüldü.

Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi, son seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden girmiş; toplamda 38 milletvekili çıkarmıştı.

Serbestiyet’ten Hilal Köylü’nün haberinde, bunun önüne geçmek için Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un Saadet Partisi’ne katılacağı öne sürüldü.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamaollaoğlu ile temasta olduğu, Demokrat Partili bir vekilin Saadet Partisi’ne geçeceği iddia edildi.

Demokrat Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi, son seçimlere CHP listelerinden girmiş; toplamda 38 milletvekili çıkarmıştı.

Bu partilerden 15 vekilli DEVA ve 3 vekilli DP grup kurmazken; 10’ar vekili olan Saadet ve Gelecek partileri Saadet Partisi çatısı altında grup kurmuştu. Bitmez’in ölümü, grup kurmak için gerekli 20 milletvekili sayısına ulaşmayı da ortadan kaldırmıştı.

Hasan Bitmez hayatını nasıl kaybetti?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 12 Aralık Salı fenalaştıktan sonra hastanede tedavi altına alınan Hasan Bitmez hayatını kaybetmişti.

Bitmez, fenalaşmadan önce AKP’nin Filistin’e saldıran İsrail’e yönelik politikalarını eleştiriyordu. Buradaki tartışmada AKP sıralarından kendisini hedef alan ifadeler kullanırken; bu ifadelerin en ağırı AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den gelmişti.

Bitmez, konuşması bitirdikten hemen sonra fenalaşarak yere yığıldı ancak AK Partililerin hedef alması devam etmişti. Meclis tutanaklarına göre Bitmez yere yığılınca AK Parti grubundan “Allah’ın gazabı böyle olur” ifadeleri sarf edilmişti.

Gazeteci İsmail Saymaz’a konuşan CHP’liler bu ifadeyi kullananın Özlem Zengin olduğunu öne sürmişlerdi.

Özlem Zengin, Bitmez’in hayatını kaybetti haberi gelince sosyal medya hesabından şöyle bir başsağlığı mesajı paylaştı: “Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’e Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Saadet Partisi camiasına ve Meclisimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.”

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in bu mesajı tepkilere neden olmuştu.

Paylaşın

Eski İYİ Partili Aytun Çıray: Akşener Partiyi İmha Ediyor

İYİ Parti’de yaşanan kopuşları değerlendiren eski İYİ Parti Milletvekili Aytun Çıray, “Ne olduysa 2019 seçimlerinden sonra oldu. 2020 kurultayında ilk defa benim gibi merkez liberal demokrat siyasetçilerin İYİ Parti’den tasfiyesi gündeme geldi. Ondan sonra süreç ağırlaşarak devam etti” dedi ve ekledi:

“Bugün gelinen noktada adete İYİ Parti liderliği ve yönetiminde bir siyasi harakiri yapıyorlar. Daha önceki röportajda söylediğim gibi, Akşener siyasi canlı bomba gidi davranıyor adeta. Kendisini ve partisini imha ediyor. Millet İttifakı’nın üyelerine de önemli ölçüde zarar veriyor.”

Eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray, İYİ Parti’de seçimlerden sonra başlayan çatlağın nedenlerini ve yerel seçimlere yönelik etkisini Artı TV’de anlattı.

Parti içindeki kopuşların giderek genişleyeceğini söyleyen Çıray, istifaların devam edebileceğinin altını çizdi: Ne yazık ki öyle gözüküyor, böyle olmasını asla temenni etmezdim ama gidişat o. Her gün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Bu olay, olabilecek yeni bir olayın da öncüsü ve habercisi olmuş oluyor.

Aytun Çıray, bir önceki seçimlerde AKP’nin, DEM Parti özelinde ürettiği politikanın İYİ Parti’de yankı bulduğuna değindi: 2019 yerel seçimlerinden sonra İYİ parti o zamanki ismiyle HDP ve birçok siyasi partinin demokrasi için İstanbul’da yaptığı iş birlikleri AKP’yi rahatsız etti. Bunun üzerine bir strateji değişikliğine gidilerek partiyi karıştırmak ve HDP’nin üzerinde kuşkuları artırmak gibi bir siyaset ortaya koydular iyice. Bunun ne kadar başarılı olduğunu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük. Başarı elde ettiler ve kazanılmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedildi.

İYİ Parti içerisindeki kopuşların dört yıl önce başladığını belirten Aytun Çıray, parti lideri Meral Akşener’in politikalarının partiyi imha ettiğine, muhalefete de zarar verdiğine değindi: Ne olduysa 2019 seçimlerinden sonra oldu. 2020 kurultayında ilk defa benim gibi merkez liberal demokrat siyasetçilerin İYİ Parti’den tasfiyesi gündeme geldi. Ondan sonra süreç ağırlaşarak devam etti. Bugün gelinen noktada adete İYİ Parti liderliği ve yönetiminde bir siyasi harakiri yapıyorlar. Daha önceki röportajda söylediğim gibi, Akşener siyasi canlı bomba gidi davranıyor adeta. Kendisini ve partisini imha ediyor. Millet İttifakı’nın üyelerine de önemli ölçüde zarar veriyor.

Eski İYİ Partili Çıray, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde İYİ Parti ve CHP’nin yapabileceği ittifak ihtimalinin artık kalmadığını belirtti: Evet, tamamen kapandığını düşünüyorum. Zaten bu aşamadan sonra yapılacak bir ittifak da pozitif bir fayda vermez. Masa kriziyle başlayan süreç çok daha ağır bir şekilde ilerliyor. Görünen tablo, adeta İYİ Parti dağılan bir siyasi parti görünümünde.

Kendi istifa sürecine de değinen Aytun Çıray, İYİ Partideki tartışmalara ilişkin “Seçimler zarar görmesin diye seçim sonuna kadar bekledim ve sonrasında hiçbir şart öne sürmeden İYİ Parti’den istifa ettim. Şu anda parti içinde başka çirkin tartışmalar oluyor. O tartışmaların içine girmek istemiyorum. Zaten o tartışmalar İYİ Parti’nin ne hale düşürüldüğünün en büyük göstergesi. Üzülerek söylüyorum” dedi.

Ne olmuştu?

İYİ Parti Genel İdare Kurulu toplantısında, CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği teklifi görüşülmüştü. Toplantıda yapılan oylamada CHP’nin teklifi, 14’e karşı 35 oyla reddedilmişti. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, partisinin gelecek yıl yapılacak yerel seçimlere “müstakil olarak girme kararı” aldığını bildirmişti. CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği teklifinin reddedilmesinin ardından İYİ Parti’de istifa dalgası başladı.

Paylaşın

Erdoğan: Ay Sonuna Doğru Adayları Açıklamaya Başlayacağız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık ayının sonuna doğru da biz birinci derecede büyükşehirlerimizin adaylarını açıklamaya başlayacağız. Bazı illerin de adaylarını açıklayabiliriz. Gelen temayüllere göre bu çalışmaları değerlendirip gecikmeden bir an önce açıklamayı hedefliyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkinde konuşan Erdoğan, “F-16 ile ilgili gelişmeler konusunda Biden kendisinin olumlu bir bakış açısının olduğunu ve bununla ilgili olarak da kongreye her türlü bu noktada teklifini yapmaya hazır olduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı.

İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasına atıfla sözlerini “Tek şeyleri özellikle İsveç konusundaki yaklaşımımız ve İsveç’le ilgili olarak da bizim parlamentomuzun vereceği kararı çok çok önemsediklerini söylediler” şeklinde sürdüren Erdoğan, İsveç konusunda TBMM’nin “dürüst yaklaşım içinde” olduğunu belirtti ve “Yeter ki terörle ilgili yaklaşımlarını İsveç kontrol altına alsın” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da cuma namazı çıkışında gündeme dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu hafta içinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de milletvekilleri, teşkilatlar ve belediye başkanları ile toplantılar yaparak, “onların kanaatlerini, temayüllerini” aldıklarını söyledi.

Pazar günü de İstanbul’daki üç bölgeye ilişkin kanaatleri ve temayülleri alacaklarını belirten Erdoğan, “Bu kanaatler, bu temayüllerden sonra bunların üzerinde çalışıp inşallah Aralık ayının sonuna doğru da biz birinci derecede büyükşehirlerimizin adaylarını açıklamaya başlayacağız. Bazı illerin de adaylarını açıklayabiliriz. Gelen temayüllere göre bu çalışmaları değerlendirip gecikmeden bir an önce açıklamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile dün yaptığı telefon görüşmesine ve ABD’den F-16 savaş uçakları alınması konusuna ilişkin bir soruyu da yanıtladı. Biden ile görüşmenin ana başlıklarından birinin F-16 ile ilgili gelişmeler olduğuna işaret eden Erdoğan, “F-16 ile ilgili gelişmeler konusunda Biden kendisinin olumlu bir bakış açısının olduğunu ve bununla ilgili olarak da kongreye her türlü bu noktada teklifini yapmaya hazır olduğunu söylüyor” dedi

İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasına atıfla sözlerini “Tek şeyleri özellikle İsveç konusundaki yaklaşımımız ve İsveç’le ilgili olarak da bizim parlamentomuzun vereceği kararı çok çok önemsediklerini söylediler” şeklinde sürdüren Erdoğan, İsveç konusunda TBMM’nin “dürüst yaklaşım içinde” olduğunu belirtti ve “Yeter ki terörle ilgili yaklaşımlarını İsveç kontrol altına alsın” dedi.

Erdoğan, İsrail ile Hamas arasındaki savaşı ve Gazze konusunu ele aldıklarını belirterek, Gazze’de 18 binden fazla kişinin öldürüldüğü hatırlattı. Erdoğan, “Bu noktada özellikle Amerika’nın başta siz olmak üzere, dedik; buraya müdahil olmanız gerekir, dedik. Buna sizin müdahil olmamanız halinde bir insanlık suçu var, vicdani suç var. Bizim de burada elimiz kolumuz bağlı duramayız. Bizler de elimizden geleni yapmaya yine aynı şekilde devam ediyoruz, devam edeceğiz dedik. Bunları da kendileriyle değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

“Eurofighterla ilgili yeni bir gelişme yaşandı mı” sorusuna da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eurofighterlarla ilgili Savunma Bakanlığımız muhataplarıyla görüşmelerini yapıyor. Bu görüşmeler devam ediyor. Temenni ederiz ki inşallah bu görüşmeler olumlu istikamette seyreder” diye konuştu.

Türkiye’nin Eurofighter satın alma niyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Kasım’daki Berlin ziyaretinden hemen önce, Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından gündeme getirilmişti. Güler, Eurofighter satın almak istediklerini, İngiltere ve İspanya’nın bu talebe olumlu baktıklarını ancak Almanya’nın ikna edilmesi gerekeceğini söylemişti.

Paylaşın

CHP’de Yeni Taktik Gündemde: Eski İYİ Partililere Adaylık

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerinde çalışmaları hız kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi de (CHP) bazı büyükşehirlerde meclis üyesi adaylarını daha önce İYİ Parti’de siyaset yapmış isimlerden seçerek, bu partinin seçmeninin desteğini almaya çalışacak.

CHP Parti Meclisi toplantısında 226 seçim döneminin belirlenmesi ile yerel seçim hazırlıklarına hız verildi. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ile Ankara’da Mansur Yavaş’ı yeniden aday gösteren CHP, Bursa’da 2019 yılında İttifakı’nın adayı olan ancak 47. seçimde kaybeden Mustafa Bozbey, karar dahil yeniden yarışa girdi. Yaklaşık 10 bin oyla kaybedilen Balıkesir’de eski vekil Ahmet Akın’ın bir günde olduğu belirlendi.

İzmir, Aydın, Eskişehir, Adana, Mersin gibi büyükşehirlerde ise gelecek haftalarda açıklanacak. Büyükşehirlerde ilçe adayları henüz belirlenmedi. Önümüzdeki hafta yapılacak Başbakanlık toplantısında 200’ü aşkın yerde adayların ilan edilmesi bekleniyor.

İstanbul ve Ankara’da ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesine yönelik çalışmalar başkanlarla birlikte yapılacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’ın ilçe adaylarının belirlenmesindeki ağırlığının yüksek olacağı belirtiliyor. Bu illerde İYİ Parti’nin de yerel seçimlerde aday çıkaracak olması nedeniyle özellikle belediye meclisi üyelikleri için bu partide siyaset yapmış isimlerine yer vermeniz bekleniyor.

Bursa ve Balıkesir’de ise büyükşehir belediye başkan adayları ile genel merkez, ilçe belediyelerinin adaylarını birlikte belirleyecek. Henüz karar verilmeyen diğer illerde yapılacak fuar yoklamaları, kamuoyu anketleri ve milletvekillerinin hazırladıkları raporlara göre belirlenecek olası adaylar PM’ye sunulacak.

Öte yandan dün akşam Başbakanlık toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan yeniden aday gösterildi. Özcan, CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri nedeniyle partiden ihraç edilmiş, ancak Özgür Özel’in genel başkanları olması sonrasında PM’nin “100. Yıl Affı” olarak kararla yeniden CHP’ye dönmüştü. CHP’nin oylarının düşük olduğu beş kentte adaylar açıklandı.

Bayburt’ta Kubilay Erel, Nevşehir’de Mehmet Bilgin, Karaman’da Recep Sarpçelik, Gümüşhane’de Bedri Ağaç, Elazığ’da Coşkun Çağlar Duran il belediyesi başkan adayı olarak belirlendi. Bu illerden Nevşehir ve Elazığ’da 2019’da İYİ Parti adayı desteklenmişti. Bu illerin dışında 216 ilçe ve beldede adaylar belirlendi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Başbakanlık toplantısında ayrıca 23 seçim kapsamlı örgüt denetiminde ön seçim yapma kararı, 58 seçim kapsamlı de örgün denetimde ön seçim yapma yetkisiz olarak karar alındığını söyledi. DW Türkçe’nin edindiği faktörlere göre bu ön seçim, yani faiz yoklaması yapılacak ilçeler arasında Ardahan-Damal, Artvin-Şavşat, Bolu-Kıbrıscık, Giresun-Bulancak, Kastamonu-Abana yer alıyor. Ayrıca Sinop ve Tunceli il merkezinde de hız kesilmesinin yapılması planlanıyor.

Örgütlere ön seçim yetkisi verilen 58 yer arasında da Adıyaman, Afyon, Ağrı, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Çanakkale, Edirne, Elazığ, Çorum, Burdur, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Kahramanmaraş, Karaman gibi illerin, ilçe ve beldelerinin yer aldığı öğrenildi.

Hem CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yeniden aday olacağı duyurulmuştu. Ancak Parti Meclisi’nden bu yönde bir karar alınamayacak.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in edindiği bilgilere göre PM toplantısı öncesi Özgür Özel, Çerçioğlu ile bir görüşme yaptı ve adaylığının bu PM’ye sunulmayacağı bilgileri paylaştı. Ancak Çerçioğlu’nun adaylığı ile ilgili bir sorun mevcut olduğu, önümüzdeki hafta adaylığının ilan edildiği belirtiliyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili olarak anket çalışmaları sürüyor. Bu ilde adaylığın çokluğu nedeniyle sürecin uzun sürdüğü kaydedildi. Soyer ile ilgili olarak ilde tepkilerin olduğu, bu tepkilerin çerçevelerinin iyi bilinenler için ayrıntılı olarak kayıt altına alındığı kaydedildi.

Eskişehir, Adana, Mersin gibi illerde mevcut başkanlarla ilgili bir sorunun mevcut olduğu ancak bu illerin daha sonra açıklanmasının tercih edildiği kaydedildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceği ise netleşmedi. Parti yönetimi için yapılacak anketler, milletvekili raporları bekleniyor.

Kürt oylarının etkin olduğu Adana ve Mersin’de aday belirlenirken AKP-MHP’nin erimesi ile DEM Partisinin kararlarının da görülmek istendiği inceleme yapılıyor.

CHP Genel Başkanı Özel, hafta içerisinde DEM Partisi’ni ziyaret ederek olası iş birliği süreçlerini görüşmüştü. Görüşmede somut örnekler üzerinden büyükşehir, il veya ilçelerde iş birlik elemesi alınmadı. Ancak partilerin kendi iç değerlendirmeleri sonrasında bir masa oluşumu ve burada bu konuların değerlendirilmesi konusunda parti yönetiminin uzlaşı kesilmesi.

Bu nedenle DEM Parti’nin PM toplantısı bekleniyor. Ancak DEM Parti içerisinde CHP ile iş birliğine karşı olan isimler de bulunuyor. Kararın doğrulanması iş birliği görüşmelerinin başlaması durumunda CHP, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na destek isteyecek. DEM Partisinin CHP’den İstanbul’da mı yoksa Adana veya Mersin’in ilçelerinde mi destekleyeceğine dair netlik bulunmuyor. DEM Parti, bu konu başlıklarını da Parti Meclisi’nde ele alacak.

Paylaşın