Özel’den İYİ Parti Açıklaması: Siyasette Hiçbir İhtimal Tamamen Sıfırlanmaz

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ziyareti sonrası, gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” dedi ve ekledi:

“Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti.

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in Fatih Camisi’ndeki cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha sonra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmek için Saraçhane’ye geldi. Özgür Özel’e ziyaretinde CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de eşlik etti.

Birgün’ün aktardığına göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi anı defterini dolduran Özgür Özel, şunları yazdı: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ilk ziyaretim. Aynı zamanda değerli Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu yeniden aday gösterişimizin ardından yaptığım ilk ziyaret. Biz 5 yıl önce İstanbul’u ona emanet ettik. Emanete çok iyi baktı. Yeşil, temiz ve dürüst bir kent yönetimi ile hepimizi gururlandırdı. Şimdi İstanbul’u seven herkese bir kez daha Ekrem Başkanı emanet ediyoruz. Yolu açık olsun.

Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, “Öncelikle bugün sayın Genel Başkanımızı Saraçhane binamızda, İstanbulluların evinde ağırlamaktan çok mutluyum. Hem Genel Başkanımıza, hem partimizin MYK’mıza hem de Parti Meclisimize teşekkür ediyorum” dedi.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “31 Mart 2024 tarihi itibarıyla İstanbul halkıyla birlikte 2019’da hep birlikte temelini attığımız İstanbul ittifakı’nın daha güçlü bir biçimde bir sonraki 5 yıla hem devam eden projelerimizi bitirmeye hem de yeni ve daha güçlü projeleri İstanbullularla buluşturmaya devam ettirme yönündeki kararlılığımızı ortaya koyacağız. Yolumuz açık olsun, hepimize başarılar.”

İmamoğlu’ndan sonra konuşan Özgür Özel ise, “Parti Meclisi’nde İBB Başkanlığı için Ekrem Başkan’ın sırası gelip adaylar içinde harf sırasıyla İstanbul’a gelindiğinde üzerindeki müzakereler kesilmeyen, alkışlarla tamamlandı” ifadelerini kullandı.

İstanbullulara çağrı yapan Özel, şunları ifade etti: “Hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm İstanbulluların bu kez şöyle bir oy kullanacaklarına inanıyorum; geçen sefer 31 Mart’ta İstanbul’da israf bitsin diye, İstanbul’a bir başka el değsin diye ve Beylikdüzü’ndeki bir büyük başarı hikayesi bütün İstanbul’a yansısın diye oy kullandılar. Ben şimdi İstanbul’u seven, dürüst yürekleri bir kez daha bir hakkı teslim edeceklerine yürekten inanıyorum.”

Gazetecilerin “İYİ Parti ile ittifak ihtimali ortadan tamamen kalktı mı?” sorusuna, “Siyasette hiçbir ihtimal tamamen sıfırlanmaz” diye yanıt veren Özel şunları söyledi: Biz öyle olmaması için çok gayret sarf ettik, üzerimize ne düşerse sarf etmeye devam edeceğiz. Ama İstanbul’un ihtiyacı olan ittifak, adını ittifak koyalım, işbirliği koyalım, parti adları analım, her şeyi söyleyelim, en iyisini bulalım. Şu ismin önüne geçemeyiz. İstanbul’u İstanbul İttifakı kazandı. İstanbul İttifakı’nı İstanbullular kurdular.

Özel, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nden sonra Ekrem İmamoğlu’nun mazbata töreninde yaşadığı duyguları, “gözyaşlarımı tutamamıştım” diyerek anlattı: Beş yıl önce bu binaya devir teslim töreni için gelmiştik. Uzun süren bir demokrasi nöbetinden sonra, güçlükle alınan bir mazbatadan sonra, daha o zaman yaşanacağını bilmediğimiz bir hazımsızlıktan hemen önceydi. Ben buranın balkonunda Ekrem Başkanın o kalabalığın içinden bu binaya yaklaşmasını izlerken gözyaşlarımı tutamamıştım.

Özel, bir gazetecinin Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun adaylığının neden açıklanmadığı sorusuna şöyle yanıt verdi: “Aydın’ı açıkladığımız gün, Aydın’la aynı ölçekte ve statüdeki illeri de açıklamamız gerekir. Anketler sürüyor 8 şehirde. Sonuçlar geldikten sonra açıklamalar olacak. Sayın Başkan’ı dün öğlen saatlerinde bizzat aradım. ‘Başkanım herhangi bir sorun görünmüyor ama uygun görürseniz İstanbul ve Ankara’yı ayrı açıklamak istiyoruz. Ayrıca Bursa ve Balıkesir’i ayrı açıklamak istiyoruz. Sizi de denk statüdeki illerle birlikte açıklamak istiyorum’ dedim. Başkan da ‘Hiç lafımı olur, aramanıza da gerek yoktu, çok da doğru düşünmüşsünüz’ dedi. Sayın Özlem Çerkezoğlu’nun da onayıyla bu şekilde açıklama yapmayı uygun bulduk.”

İzmir ile ilgili de konuşan Özel, “İzmir için de, diğer büyükşehirler için de memnuniyet anketi yaptırıyoruz. Ortaya koyduğumuz objektif kriterlere göre adaylaşma süreçleri nasıl gerekiyorsa tamamlanacak.”

“Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile görüşüp görüşmeyeceği sorulan Özel, “Bir randevu kararlaştırmadık. Ama bir görüşmeyle ilgili sayın Muharrem İnce, Selanik’e gitmeden önce telefon mesajı üzerinden yazışmıştık. Bir kez daha söylüyorum, Memleket Partisi gibi bir partinin ve partimize hizmet etmiş bir kişinin randevu talebini geri çevirmemiz mümkün değil diye daha önce söylemiştim. Döndükten sonra randevulaşacaktık, birtakım yaşadığımız Meclis’teki acı kayıp, cenazeler gibi bu haftaki takvim içinde yer almadı. Önümüzdeki günlerde sayın Muharrem İnce ile bir araya geleceğiz ve görüşeceğiz” cevabını verdi.

Paylaşın

Demokrat Parti’den Gelecek Ve Saadet Partisi’ne “Grup” Desteği

Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in hayatını kaybetmesi sonrası Saadet Partisi Grubu’nun düşmemesi için Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un Saadet Partisi’ne katılacağı öne sürüldü.

Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi, son seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden girmiş; toplamda 38 milletvekili çıkarmıştı.

Serbestiyet’ten Hilal Köylü’nün haberinde, bunun önüne geçmek için Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un Saadet Partisi’ne katılacağı öne sürüldü.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamaollaoğlu ile temasta olduğu, Demokrat Partili bir vekilin Saadet Partisi’ne geçeceği iddia edildi.

Demokrat Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi, son seçimlere CHP listelerinden girmiş; toplamda 38 milletvekili çıkarmıştı.

Bu partilerden 15 vekilli DEVA ve 3 vekilli DP grup kurmazken; 10’ar vekili olan Saadet ve Gelecek partileri Saadet Partisi çatısı altında grup kurmuştu. Bitmez’in ölümü, grup kurmak için gerekli 20 milletvekili sayısına ulaşmayı da ortadan kaldırmıştı.

Hasan Bitmez hayatını nasıl kaybetti?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 12 Aralık Salı fenalaştıktan sonra hastanede tedavi altına alınan Hasan Bitmez hayatını kaybetmişti.

Bitmez, fenalaşmadan önce AKP’nin Filistin’e saldıran İsrail’e yönelik politikalarını eleştiriyordu. Buradaki tartışmada AKP sıralarından kendisini hedef alan ifadeler kullanırken; bu ifadelerin en ağırı AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den gelmişti.

Bitmez, konuşması bitirdikten hemen sonra fenalaşarak yere yığıldı ancak AK Partililerin hedef alması devam etmişti. Meclis tutanaklarına göre Bitmez yere yığılınca AK Parti grubundan “Allah’ın gazabı böyle olur” ifadeleri sarf edilmişti.

Gazeteci İsmail Saymaz’a konuşan CHP’liler bu ifadeyi kullananın Özlem Zengin olduğunu öne sürmişlerdi.

Özlem Zengin, Bitmez’in hayatını kaybetti haberi gelince sosyal medya hesabından şöyle bir başsağlığı mesajı paylaştı: “Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’e Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Saadet Partisi camiasına ve Meclisimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.”

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in bu mesajı tepkilere neden olmuştu.

Paylaşın

Eski İYİ Partili Aytun Çıray: Akşener Partiyi İmha Ediyor

İYİ Parti’de yaşanan kopuşları değerlendiren eski İYİ Parti Milletvekili Aytun Çıray, “Ne olduysa 2019 seçimlerinden sonra oldu. 2020 kurultayında ilk defa benim gibi merkez liberal demokrat siyasetçilerin İYİ Parti’den tasfiyesi gündeme geldi. Ondan sonra süreç ağırlaşarak devam etti” dedi ve ekledi:

“Bugün gelinen noktada adete İYİ Parti liderliği ve yönetiminde bir siyasi harakiri yapıyorlar. Daha önceki röportajda söylediğim gibi, Akşener siyasi canlı bomba gidi davranıyor adeta. Kendisini ve partisini imha ediyor. Millet İttifakı’nın üyelerine de önemli ölçüde zarar veriyor.”

Eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray, İYİ Parti’de seçimlerden sonra başlayan çatlağın nedenlerini ve yerel seçimlere yönelik etkisini Artı TV’de anlattı.

Parti içindeki kopuşların giderek genişleyeceğini söyleyen Çıray, istifaların devam edebileceğinin altını çizdi: Ne yazık ki öyle gözüküyor, böyle olmasını asla temenni etmezdim ama gidişat o. Her gün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Bu olay, olabilecek yeni bir olayın da öncüsü ve habercisi olmuş oluyor.

Aytun Çıray, bir önceki seçimlerde AKP’nin, DEM Parti özelinde ürettiği politikanın İYİ Parti’de yankı bulduğuna değindi: 2019 yerel seçimlerinden sonra İYİ parti o zamanki ismiyle HDP ve birçok siyasi partinin demokrasi için İstanbul’da yaptığı iş birlikleri AKP’yi rahatsız etti. Bunun üzerine bir strateji değişikliğine gidilerek partiyi karıştırmak ve HDP’nin üzerinde kuşkuları artırmak gibi bir siyaset ortaya koydular iyice. Bunun ne kadar başarılı olduğunu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük. Başarı elde ettiler ve kazanılmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedildi.

İYİ Parti içerisindeki kopuşların dört yıl önce başladığını belirten Aytun Çıray, parti lideri Meral Akşener’in politikalarının partiyi imha ettiğine, muhalefete de zarar verdiğine değindi: Ne olduysa 2019 seçimlerinden sonra oldu. 2020 kurultayında ilk defa benim gibi merkez liberal demokrat siyasetçilerin İYİ Parti’den tasfiyesi gündeme geldi. Ondan sonra süreç ağırlaşarak devam etti. Bugün gelinen noktada adete İYİ Parti liderliği ve yönetiminde bir siyasi harakiri yapıyorlar. Daha önceki röportajda söylediğim gibi, Akşener siyasi canlı bomba gidi davranıyor adeta. Kendisini ve partisini imha ediyor. Millet İttifakı’nın üyelerine de önemli ölçüde zarar veriyor.

Eski İYİ Partili Çıray, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde İYİ Parti ve CHP’nin yapabileceği ittifak ihtimalinin artık kalmadığını belirtti: Evet, tamamen kapandığını düşünüyorum. Zaten bu aşamadan sonra yapılacak bir ittifak da pozitif bir fayda vermez. Masa kriziyle başlayan süreç çok daha ağır bir şekilde ilerliyor. Görünen tablo, adeta İYİ Parti dağılan bir siyasi parti görünümünde.

Kendi istifa sürecine de değinen Aytun Çıray, İYİ Partideki tartışmalara ilişkin “Seçimler zarar görmesin diye seçim sonuna kadar bekledim ve sonrasında hiçbir şart öne sürmeden İYİ Parti’den istifa ettim. Şu anda parti içinde başka çirkin tartışmalar oluyor. O tartışmaların içine girmek istemiyorum. Zaten o tartışmalar İYİ Parti’nin ne hale düşürüldüğünün en büyük göstergesi. Üzülerek söylüyorum” dedi.

Ne olmuştu?

İYİ Parti Genel İdare Kurulu toplantısında, CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği teklifi görüşülmüştü. Toplantıda yapılan oylamada CHP’nin teklifi, 14’e karşı 35 oyla reddedilmişti. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, partisinin gelecek yıl yapılacak yerel seçimlere “müstakil olarak girme kararı” aldığını bildirmişti. CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği teklifinin reddedilmesinin ardından İYİ Parti’de istifa dalgası başladı.

Paylaşın

Erdoğan: Ay Sonuna Doğru Adayları Açıklamaya Başlayacağız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık ayının sonuna doğru da biz birinci derecede büyükşehirlerimizin adaylarını açıklamaya başlayacağız. Bazı illerin de adaylarını açıklayabiliriz. Gelen temayüllere göre bu çalışmaları değerlendirip gecikmeden bir an önce açıklamayı hedefliyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkinde konuşan Erdoğan, “F-16 ile ilgili gelişmeler konusunda Biden kendisinin olumlu bir bakış açısının olduğunu ve bununla ilgili olarak da kongreye her türlü bu noktada teklifini yapmaya hazır olduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı.

İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasına atıfla sözlerini “Tek şeyleri özellikle İsveç konusundaki yaklaşımımız ve İsveç’le ilgili olarak da bizim parlamentomuzun vereceği kararı çok çok önemsediklerini söylediler” şeklinde sürdüren Erdoğan, İsveç konusunda TBMM’nin “dürüst yaklaşım içinde” olduğunu belirtti ve “Yeter ki terörle ilgili yaklaşımlarını İsveç kontrol altına alsın” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da cuma namazı çıkışında gündeme dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu hafta içinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de milletvekilleri, teşkilatlar ve belediye başkanları ile toplantılar yaparak, “onların kanaatlerini, temayüllerini” aldıklarını söyledi.

Pazar günü de İstanbul’daki üç bölgeye ilişkin kanaatleri ve temayülleri alacaklarını belirten Erdoğan, “Bu kanaatler, bu temayüllerden sonra bunların üzerinde çalışıp inşallah Aralık ayının sonuna doğru da biz birinci derecede büyükşehirlerimizin adaylarını açıklamaya başlayacağız. Bazı illerin de adaylarını açıklayabiliriz. Gelen temayüllere göre bu çalışmaları değerlendirip gecikmeden bir an önce açıklamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile dün yaptığı telefon görüşmesine ve ABD’den F-16 savaş uçakları alınması konusuna ilişkin bir soruyu da yanıtladı. Biden ile görüşmenin ana başlıklarından birinin F-16 ile ilgili gelişmeler olduğuna işaret eden Erdoğan, “F-16 ile ilgili gelişmeler konusunda Biden kendisinin olumlu bir bakış açısının olduğunu ve bununla ilgili olarak da kongreye her türlü bu noktada teklifini yapmaya hazır olduğunu söylüyor” dedi

İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasına atıfla sözlerini “Tek şeyleri özellikle İsveç konusundaki yaklaşımımız ve İsveç’le ilgili olarak da bizim parlamentomuzun vereceği kararı çok çok önemsediklerini söylediler” şeklinde sürdüren Erdoğan, İsveç konusunda TBMM’nin “dürüst yaklaşım içinde” olduğunu belirtti ve “Yeter ki terörle ilgili yaklaşımlarını İsveç kontrol altına alsın” dedi.

Erdoğan, İsrail ile Hamas arasındaki savaşı ve Gazze konusunu ele aldıklarını belirterek, Gazze’de 18 binden fazla kişinin öldürüldüğü hatırlattı. Erdoğan, “Bu noktada özellikle Amerika’nın başta siz olmak üzere, dedik; buraya müdahil olmanız gerekir, dedik. Buna sizin müdahil olmamanız halinde bir insanlık suçu var, vicdani suç var. Bizim de burada elimiz kolumuz bağlı duramayız. Bizler de elimizden geleni yapmaya yine aynı şekilde devam ediyoruz, devam edeceğiz dedik. Bunları da kendileriyle değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

“Eurofighterla ilgili yeni bir gelişme yaşandı mı” sorusuna da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eurofighterlarla ilgili Savunma Bakanlığımız muhataplarıyla görüşmelerini yapıyor. Bu görüşmeler devam ediyor. Temenni ederiz ki inşallah bu görüşmeler olumlu istikamette seyreder” diye konuştu.

Türkiye’nin Eurofighter satın alma niyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Kasım’daki Berlin ziyaretinden hemen önce, Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından gündeme getirilmişti. Güler, Eurofighter satın almak istediklerini, İngiltere ve İspanya’nın bu talebe olumlu baktıklarını ancak Almanya’nın ikna edilmesi gerekeceğini söylemişti.

Paylaşın

CHP’de Yeni Taktik Gündemde: Eski İYİ Partililere Adaylık

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerinde çalışmaları hız kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi de (CHP) bazı büyükşehirlerde meclis üyesi adaylarını daha önce İYİ Parti’de siyaset yapmış isimlerden seçerek, bu partinin seçmeninin desteğini almaya çalışacak.

CHP Parti Meclisi toplantısında 226 seçim döneminin belirlenmesi ile yerel seçim hazırlıklarına hız verildi. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ile Ankara’da Mansur Yavaş’ı yeniden aday gösteren CHP, Bursa’da 2019 yılında İttifakı’nın adayı olan ancak 47. seçimde kaybeden Mustafa Bozbey, karar dahil yeniden yarışa girdi. Yaklaşık 10 bin oyla kaybedilen Balıkesir’de eski vekil Ahmet Akın’ın bir günde olduğu belirlendi.

İzmir, Aydın, Eskişehir, Adana, Mersin gibi büyükşehirlerde ise gelecek haftalarda açıklanacak. Büyükşehirlerde ilçe adayları henüz belirlenmedi. Önümüzdeki hafta yapılacak Başbakanlık toplantısında 200’ü aşkın yerde adayların ilan edilmesi bekleniyor.

İstanbul ve Ankara’da ilçe belediye başkan adaylarının belirlenmesine yönelik çalışmalar başkanlarla birlikte yapılacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’ın ilçe adaylarının belirlenmesindeki ağırlığının yüksek olacağı belirtiliyor. Bu illerde İYİ Parti’nin de yerel seçimlerde aday çıkaracak olması nedeniyle özellikle belediye meclisi üyelikleri için bu partide siyaset yapmış isimlerine yer vermeniz bekleniyor.

Bursa ve Balıkesir’de ise büyükşehir belediye başkan adayları ile genel merkez, ilçe belediyelerinin adaylarını birlikte belirleyecek. Henüz karar verilmeyen diğer illerde yapılacak fuar yoklamaları, kamuoyu anketleri ve milletvekillerinin hazırladıkları raporlara göre belirlenecek olası adaylar PM’ye sunulacak.

Öte yandan dün akşam Başbakanlık toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan yeniden aday gösterildi. Özcan, CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri nedeniyle partiden ihraç edilmiş, ancak Özgür Özel’in genel başkanları olması sonrasında PM’nin “100. Yıl Affı” olarak kararla yeniden CHP’ye dönmüştü. CHP’nin oylarının düşük olduğu beş kentte adaylar açıklandı.

Bayburt’ta Kubilay Erel, Nevşehir’de Mehmet Bilgin, Karaman’da Recep Sarpçelik, Gümüşhane’de Bedri Ağaç, Elazığ’da Coşkun Çağlar Duran il belediyesi başkan adayı olarak belirlendi. Bu illerden Nevşehir ve Elazığ’da 2019’da İYİ Parti adayı desteklenmişti. Bu illerin dışında 216 ilçe ve beldede adaylar belirlendi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Başbakanlık toplantısında ayrıca 23 seçim kapsamlı örgüt denetiminde ön seçim yapma kararı, 58 seçim kapsamlı de örgün denetimde ön seçim yapma yetkisiz olarak karar alındığını söyledi. DW Türkçe’nin edindiği faktörlere göre bu ön seçim, yani faiz yoklaması yapılacak ilçeler arasında Ardahan-Damal, Artvin-Şavşat, Bolu-Kıbrıscık, Giresun-Bulancak, Kastamonu-Abana yer alıyor. Ayrıca Sinop ve Tunceli il merkezinde de hız kesilmesinin yapılması planlanıyor.

Örgütlere ön seçim yetkisi verilen 58 yer arasında da Adıyaman, Afyon, Ağrı, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Çanakkale, Edirne, Elazığ, Çorum, Burdur, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Kahramanmaraş, Karaman gibi illerin, ilçe ve beldelerinin yer aldığı öğrenildi.

Hem CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yeniden aday olacağı duyurulmuştu. Ancak Parti Meclisi’nden bu yönde bir karar alınamayacak.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in edindiği bilgilere göre PM toplantısı öncesi Özgür Özel, Çerçioğlu ile bir görüşme yaptı ve adaylığının bu PM’ye sunulmayacağı bilgileri paylaştı. Ancak Çerçioğlu’nun adaylığı ile ilgili bir sorun mevcut olduğu, önümüzdeki hafta adaylığının ilan edildiği belirtiliyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili olarak anket çalışmaları sürüyor. Bu ilde adaylığın çokluğu nedeniyle sürecin uzun sürdüğü kaydedildi. Soyer ile ilgili olarak ilde tepkilerin olduğu, bu tepkilerin çerçevelerinin iyi bilinenler için ayrıntılı olarak kayıt altına alındığı kaydedildi.

Eskişehir, Adana, Mersin gibi illerde mevcut başkanlarla ilgili bir sorunun mevcut olduğu ancak bu illerin daha sonra açıklanmasının tercih edildiği kaydedildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceği ise netleşmedi. Parti yönetimi için yapılacak anketler, milletvekili raporları bekleniyor.

Kürt oylarının etkin olduğu Adana ve Mersin’de aday belirlenirken AKP-MHP’nin erimesi ile DEM Partisinin kararlarının da görülmek istendiği inceleme yapılıyor.

CHP Genel Başkanı Özel, hafta içerisinde DEM Partisi’ni ziyaret ederek olası iş birliği süreçlerini görüşmüştü. Görüşmede somut örnekler üzerinden büyükşehir, il veya ilçelerde iş birlik elemesi alınmadı. Ancak partilerin kendi iç değerlendirmeleri sonrasında bir masa oluşumu ve burada bu konuların değerlendirilmesi konusunda parti yönetiminin uzlaşı kesilmesi.

Bu nedenle DEM Parti’nin PM toplantısı bekleniyor. Ancak DEM Parti içerisinde CHP ile iş birliğine karşı olan isimler de bulunuyor. Kararın doğrulanması iş birliği görüşmelerinin başlaması durumunda CHP, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na destek isteyecek. DEM Partisinin CHP’den İstanbul’da mı yoksa Adana veya Mersin’in ilçelerinde mi destekleyeceğine dair netlik bulunmuyor. DEM Parti, bu konu başlıklarını da Parti Meclisi’nde ele alacak.

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir İstifa Daha: Haksızlığa Karşı Sükut Etmek

Partisiyle başta Filistin-İsrail Savaşı ve Şeyh Sait tartışmalarında “görüş ayrılıkları” olduğunu söyleyen İYİ Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu, sosyal medya hesabı üzerinden partisinden istifa ettiğini duyurdu:

“İYİ parti ile beni bir araya getiren siyasal gerekçeler ortadan kalkmıştır. İnandığım doğruları savunmaktan bedeli ne olursa olsun asla geri durmayacağım. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin de ifade ettiği üzere: `Haksızlığa karşı sükut etmek, hakka karşı bir hürmetsizliktir.”

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, bugün sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla istifasını duyurdu.

Partisiyle başta Filistin-İsrail Savaşı ve Şeyh Sait tartışmalarında “görüş ayrılıkları” olduğunu söyleyen Ensarioğlu, paylaştığı metinde şunları dedi:

“İyi bilinmelidir ki Şeyh Said, Bediüzzaman Said Nursi ve Seyit Rıza bölgemin önemli değerlerindendir. Benim açıklamalarımı disipline sevk kararı İYİ Parti’nin merkez sağ iddiasını artık taşımadığının da vesikasıdır. Bu tutum partinin kuruluş felsefesi olan Milliyetçi, Kalkınmacı ve Demokratik kimliğinden saptığı ve farklı görüşlere ve demokratik kimliğine tahammülü kalmadığını göstermektedir.

Bu nedenle İYİ parti ile beni bir araya getiren siyasal gerekçeler ortadan kalkmıştır. İnandığım doğruları savunmaktan bedeli ne olursa olsun asla geri durmayacağım. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin de ifade ettiği üzere: `Haksızlığa karşı sükut etmek, hakka karşı bir hürmetsizliktir.’ Hakka olan hürmetimden dolayı bugün itibarıyla İYİ Parti’den istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunarım.”

Ne olmuştu?

Kayyım tarafından yönetilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde yeni yapacağı yola Şeyh Sait’in adını vereceğini duyurdu.

Belediyenin sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda “Şehrimizin trafik akışını büyük ölçüde rahatlatacak yeni çevre yolumuzla Diyarbakır’ımıza değer katıyoruz. Silvan yolunu Elazığ yoluna bağlayacak kilometre uzunluğunda ve metre genişliğindeki Şeyh Sait Bulvarı’nın yapım çalışmalarına başladık” dendi.

Gazeteci Fatih Altaylı, kayyımın bu kararına tepki göstererek, “Sözde yerli ve milli bir iktidarımız var. Türkiye’ye karşı İngilizlerle işbirliği yaparak daha Türkiye kuruluş aşamasındayken isyan etmiş, bu ülkeyi yıkmaya, bölmeye çalışmış bir haysiyetsiz, bir şerefsizin adını bir rezilin adını siz bir bulvara veriyorsunuz. Şeyh Said İsyanı diye bir isyan var. Yani o zaman yarın bir bulvara Öcalan bulvarı adını verecek misiniz?” dedi.

Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Altaylı hakkında suç duyurusu yapacaklarını açıkladı.

Eren, açıklamasında, “Şeyh Said’e yönelik çirkin saldırıya karşı sessiz kalmayacağız. Kendilerini ülkenin tek sahibi olarak gören bu anlayış içinde bulunduğumuz durumun da müsebbipleridir. Diyarbakır Barosu gerekli suç duyurularını yapacaktır. Kürtlere ait değerlere saldırı bu kadar kolay değil,” dedi.

Paylaşın

AK Parti’de Erdoğan’ın Defterindeki Notlar Adayların Geleceğini Belirleyecek

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin aday belirleme çalışmaları hız kazandı. AK Parti’de Erdoğan’ın kara kaplı defterindeki notlar adayların geleceğini belirleyecek.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri’nde mevcut başkanları yeniden aday gösterecek. AKP ise henüz bu şehirlerdeki adaylarını kesinleştirmedi.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan, AKP’deki belediye başkan adaylarını belirleme çalışmalarını aktardığı bugünkü yazısında, “Erdoğan’ın kara kaplı defterindeki notlar adayların geleceğini belirleyecek” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hazırlanan raporlara göre karar vereceğini ifade etti.

Erdoğan başkanlığında oluşturulan üst kurulun çalışmalarına gecikmeli başladığını belirten Babacan, AKP’nin aday belirlemede masasında duran 3 önemli nota yazısında yer verdi.

Bunları “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın özel olarak yaptırdığı anket; partililerin katılımıyla yapılan örgüt yoklamaları; o ilin yönetimi ve milletvekilleriyle yapılan görüşmeler” şeklinde sıralayan Babacan, şunları kaydetti:

“Bu dar inceleme ekibinde, yerel yönetimler başkanı, seçim işleri başkanı, teşkilat başkanı, genel başkanvekilleri bulunuyor. İhtiyaca göre de il ve ilçe başkanları toplantıya davet ediliyor. Erdoğan kara kaplı defterine notlar alıyor. Kurmaylarına, ‘Amacımız, tüm illeri AKP hizmetiyle buluşturmak olmalı’ diyerek, motive etmeye çalışıyor, sorular soruyor. Bu çalışmanın en az üç gün daha devam edeceği belirtiliyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

ABD Ve İngiltere’den Türkiye’ye Hamas Uyarısı

Filistin – İsrail savaşını başlatan Hamas’a yönelik dördüncü yaptırım paketini açıklayan ABD ve İngiltere, üçü Türkiye’de olmak üzere Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da faaliyet gösteren toplam sekiz Hamas yetkilisini yaptırım listesine aldı.

Bu kararın, batılı başkentler tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Hamas’ı “direniş hareketi” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunu nasıl etkileyeceği, bu kişilerin hesaplarının bulunduğu Türk bankaların nasıl bir tutum takınacağı ise henüz bilinmiyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; ABD ve İngiltere, yaptırım listesine alınan üç ismin Türkiye’deki bu faaliyetlerinin odağında olduklarının belirlendiğine işaret etti.

ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından yayımlanan açıklamada, yaptırım listesine dahil edilen isimlerin “Hamas’ın şiddete dayalı faaliyetlerini idame ettiren ve finansmanını yöneten kilit yetkililer” oldukları belirtildi, ayrıca bu kişilerin İngiltere ile yakın koordinasyon halinde yürütülen çalışmalar sonucunda tespit edildiğine dikkat çekildi.

Türkiye’deki faaliyetleri sonucunda yaptırım listesine dahil edilen bu isimler Mansur Yakup Nasır el Din (Haroun Mansour Yaqoub Nasser Al-Din, Harun Naser el-Din), Cihad Yağmur (Jihad Muhammad Shaker Yaghmour) ve Mehmet Kaya.

ABD’nin Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı Brian E. Nelson, yeni yaptırım kararı hakkında yaptığı açıklamada, Hamas’ın bu faaliyetlerine olanak tanınmasını da eleştirmesi dikkat çekti.

Hamas’ın Gazze’deki askeri faaliyetlerini desteklemek için bağış kampanyası yürüttüğünü ve yasa dışı yollardan gelir topladığına işaret eden Nelson, örgütün “bu faaliyetlerine gösterilen müsamahakârlıktan istifade ettiğine” vurgu yaptı.

Nelson ayrıca “Müttefiklerimiz ve ortaklarımız gibi biz de Hamas’ın yeni saldırıları finanse etme yetkinliğini azaltmak ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırmasını engellemek için kollektif araçlarımıza ve yetkimize odaklanmaya devam ediyoruz” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller de son yaptırım kararı ile “Hamas’ın mali kaynaklarını besleyen ağları çökertmeyi” hedeflediklerini, bunun “Hamas’ın terörist faaliyetlerini önleme ve caydırmaya yönelik çabanın bir parçası olduğunu” kaydetti.

ABD tarafından yapılan açıklamada yaptırım listesine alınan Mansur Yakup Nasır el Din’in Hamas’ın Türkiye’deki finansal faaliyetlerini yöneten kilit isimler arasında yer aldığı, ayrıca Türkiye ve Gazze’den Batı Şeria’daki Hamas komuta merkezine mali kaynakları transfer eden ağın da bir üyesi olduğu belirtiliyor.

Cihad Yağmur’un ise Hamas’ın Türkiye’deki resmi temsilcisi olduğu aktarılıyor. Yağmur’un üst düzey Hamas liderlerinin oluşturduğu delegasyonları organize ettiğine ve bu delegasyonların içinde de bizzat yer aldığına, ayrıca “örgütün gizli terör faaliyetlerinin yürütülmesinde rol oynadığına” işaret ediliyor.

Cihad Yağmur, İsrailli asker Gilad Şalit’in kaçırılmasıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle İsrail tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, 2011 yılında Şalit’in serbest bırakılması karşılığında serbest bırakılan bini aşkın Hamas mahkûmu ile serbest kalmış, Türkiye’ye sürgün edilmişti. Açıklamada, Yağmur’un Türkiye’de yasal kültürel faaliyetler kisvesi altında Hamas’a hizmet eden faaliyetler yürüttüğü belirtiliyor.

Yaptırıma dahil edilen üçüncü isim de Mehmet Kaya. Kaya’nın yıllar boyunca Hamas adına çok sayıda para transferinde rol aldığı, “Hamas için on milyonlarca dolarlık finansal hizmet sağladığı” kaydediliyor.

Yaptırım kararı Türkiye’yi de etkileyebilir mi?

Yaptırım listesine dahil edilen bu kişilerin ABD’de bulunan veya ABD’lilerin denetimi altında bulunan mülkleri ve mülklerinden yararlandıkları menfaatleri bloke edildi.

Yaptırım kararının, Türkiye’deki kişileri ve banka gibi finansal kuruluşları da ilgilendiren bir boyutu var. Çünkü açıklamanın “Yaptırımların etkileri” alt başlığı altında şu uyarı yer alıyor:

“ABD’li olmayan finans kuruluşları ve kişiler de haklarında yaptırım kararı alının kurum ve kişilerle belirli işlem ve faaliyetlere girişmeleri durumunda, yaptırım riski ya da haciz işlemi ile karşı karşıya kalabilir.”

Washington’dan Hamas’ın terör faaliyetlerine imkan sağladığı gerekçesiyle Türk hükümetine de yaptırım uygulanması yönünde çağrılar yükseliyor.

Washington merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı’nın (FDD) Araştırmadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Schanzer, yaptığı açıklamada Hamas’ın uluslararası bir terör örgütü olduğunu, son ilan edilen yaptırımların da bunun altını çizdiğini vurguladı.

Hamas’ın Türkiye’deki varlığının özellikle dikkat çekici olduğuna işaret eden Schanzer, şunları kaydetti: “NATO üyesi olan bu ülke on yılı aşkın bir süredir Hamas’ın İstanbul’da kurduğu karargâh üzerinden faaliyet göstermesine izin vermiştir. Bu durum artık Washington ya da NATO tarafından daha fazla tolere edilemez.

Bir sonraki adımda Ankara’daki hükümete karşı yaptırımlar ilan edilmelidir. Türk bankalarının ABD öncülüğündeki finans sistemiyle bağlantısı kesilmelidir. Türkiye, Terörizmin Devlet Sponsoru olarak bile ilan edilebilir. Bu noktada hiçbir seçenek masadan kaldırılmamalıdır.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu Ve Mansur Yavaş Yeniden Aday

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları da hız kazandı. CHP, İstanbul için mevcut başkan Ekrem İmamoğlu’nu, Ankara için ise mevcut başkan Mansur Yavaş’ı aday göstermeye karar verdi.

CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayı da Ahmet Akın oldu. Öte yandan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da CHP PM üyelerinin kendisini aday olarak ilan ettiğini duyurdu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Deniz Yücel kamuoyuna yaptığı açıklamada “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımız; İstanbul’u AKP’nin talancı belediyecilik anlayışından kurtaran ve halkçı belediyecilik anlayışıyla tanıştıran, Sayın Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız ise, Ankara’yı parsel parsel satanlardan kurtaran, Ankara’yı sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştıran Sn. Mansur Yavaş” dedi.

CHP’nin dördü büyükşehir belediye başkan adayı olmak üzere 227 seçim çevresinde belediye başkan adaylarını belirlediğini söyleyen Yücel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Mustafa Bozbey ve Balıkesir Büyükşehir Beledyie Başkan Adayının da Ahmet Akın olduğunu belirtti.

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, 2019’dan bu yana Türkiye’nin yarısını sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştırdık. Türkiye’nin yarısı CHP’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yönetilmektedir” diyen Yücel “Belediyelerimiz geçtiğimiz 4 yılda başta pandemi olmak üzere deprem, sel gibi doğal afet süreçlerinde, halkımızın yanında olmuştur. Vatandaşımızın ihtiyaç ve taleplerini yüksek organizasyon yetenekleriyle hızlı bir şekilde karşılamışlardır. İnanıyoruz ki 31 Mart seçimlerinde insan odaklı politikalarımızla vatandaşımıza, sıcak bir el uzatan belediyelerimizin sayısını arttıracağız” ifadelerini kullandı.

CHP’nin Bolu Belediye Başkan Adayı Tanju Özcan oldu. Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP kadrolarına teşekkür ederek “Selam olsun, Atatürkçü yurtseverlere, ulus devletin teminatı Türk milliyetçilerine” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesini şu ifadelerle değerlendirdi:

“16 Milyon İstanbullunun Başkanı Ekrem İmamoğlu, Parti Meclisimizin oy birliğiyle aldığı kararla 31 Mart 2024 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak belirlenmiştir. Adil, yeşil, yaratıcı İstanbul vizyonumuzu, meclis çoğunluğunu da sağlayarak pekiştireceğiz. Mutlaka Kazanacağız!”

Paylaşın

“Saadet – Gelecek Meclis Grubu” Düştü

Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in hayatını kaybetmesinin ardından, Saadet ve Gelecek Partisi’nin oluşturduğu Saadet ve Gelecek Meclis Grubu’nda vekil sayısı 19’a düştü. Böylelikle iki partinin de Meclis’teki grubu da düşmüş oldu.

Haber Merkezi / 14 Mayıs’ta yapılan genel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden seçime giren ve 10’ar milletvekili çıkaran Saadet ve Gelecek partileri, Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) ortak grup kurmuştu.

Grubun düşmemesi için Saadet ve Gelecek Meclis Grubu’na bir milletvekilinin katılması gerekiyor. Grubun varlığını devam ettirebilmesi için gözler DEVA Partisi’ne çevrildi. DEVA, 14 Mayıs’taki genel seçim sonrasında grup kurma görüşmelerinden çekilmiş, bunun üzerine Gelecek Partili 10 isim Saadet Partisi’ne geçmişti.

Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin mecliste grup kurması sayesinde Başkanlık Divanında ve İhtisas komisyonlarında üye bulundurma, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda (RTÜK) üye bulundurma, genel kurulda yapılan görüşmelerde grup adına 20 dakika konuşma, Genel Kurul’da genel görüşme açma ve genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı çıkarma gibi haklar elde etmişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu olan partiler sahip olduğu bazı haklar nedeniyle grubu olmayan partilere göre daha etkililer.

Saadet Partisi ve Gelecek Partisi TBMM’de grup kurma aşamasında ittifakın gerekçelerini şöyle sıralamışları;

Geniş toplum kesimlerinin önüne daha güçlü bir alternatif koyabilmek,
Siyasi yelpazedeki dağınıklığı giderebilmek,
Muhalefetin TBMM’ndeki denetim gücünü artırabilmek,
Genel seçimler sonrası oluşan alternatifsizlik duygusuna dayalı karamsar toplumsal psikolojiyi dağıtarak yeni bir umut ve vizyon dalgası oluşturmak,

Yerel seçimlere hazırlıkları daha etkin şekilde yürütebilmek,
İktidarın milli ve manevi değerlerimizi istismar ederek sürdürdüğü otoriter yolsuzluk düzenine karşı siyasi ahlak başta olmak üzere ortak değerlerimizi siyasi hayatımıza egemen kılmak,

Yanlış ekonomik politikaların yol açtığı yoksullaşma süreci ile büyük bir çoğunluğu açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılan halkımızın gür sesi olmak,
Temel hak ve özgürlükler bağlamında siyasi çıkarları değil insan onurunu ve adaleti yücelten bir siyasi iklimin oluşmasını sağlamak,
İktidarın kutuplaştırmaya, sloganlara ve kaba hakaret diline dayalı siyaset yöntemine karşı ortak aidiyet bilincine, akla, vicdana ve siyasi nezakete dayalı bir siyaset yöntemine öncülük edebilmek.

Paylaşın