Kısa Vadeli Dış Borç Rekor Tazeledi: 153 Milyar Dolar

Kısa vadeli dış borç stoku, ocakta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,5 artarak 152,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,6 artışla 62,9 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,8 yükselişle 56,2 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, ocakta bir önceki ay sonuna göre yüzde 2,3 azalışla 10,5 milyar dolara geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Ocak 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, ocak sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,5 oranında artışla 152,8 milyar dolar oldu. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,6 oranında artarak 62,9 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,8 oranında artarak 56,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,3 oranında azalarak 10,5 milyar dolar oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 3,7 oranında artarak 21,0 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 2,0 oranında artışla 17,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 15,8 oranında artışla 14,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,3 oranında artarak 50,3 milyar dolara yükseldi.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 10,0 oranında artarak 31,8 milyar dolara ulaşırken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 1,7 oranında artarak 87,4 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 3,9 oranında artarak 76,6 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,0 oranında artarak 75,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

2022 yıl sonunda 676 milyon doları olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ocak sonu itibarıyla 804 milyon dolar oldu. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 92 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2023 Ocak sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 45,2’si ABD doları, yüzde 25,8’i Euro, yüzde 10,5’i TL ve yüzde 18,5’i diğer döviz cinslerinden oluştu.

2023 Ocak sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 196,0 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,6 milyar ABD dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 21,9, Merkez Bankası’nın yüzde 17,2, özel sektörün ise yüzde 60,9 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Enflasyon Beklentisini 37,72’ye Yükseltti

Merkez Bankası, yıl sonu enflasyonunu yüzde 37,72’e yükseltirken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde yüzde 31,63’e çekti. 24 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 17,91 olarak belirledi.

Haber Merkezi / Banka, yıl sonu dolar kuru beklentisini ise 22,91’e yükseltti. Banka, yıl sonu büyüme beklentisini ise 4,4’e düşürdü.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Piyasa Katılımcıları Anketi İstatistikleri Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, piyasa katılımcıları gelecek 12 ay için enflasyonun yüzde 31,63 artış göstereceğini öngördü. Merkez Bankası’nın bir önceki piyasa katılımcıları anketinde gelecek 12 ay için enflasyon beklentisi yüzde 30,75 olarak belirlenmişti.

2023 yılının sonuna ilişkin enflasyon beklentilerinde de yukarı yönlü bir revizyon gerçekleşti. Buna göre piyasa katılımcıları, bir önceki ankette yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 35,76 olarak açıklarken, mart ayı anketinde bu beklenti yüzde 37,72 oldu.

Faiz beklentisi

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan gecelik faiz oranı ile TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentileri bir önceki anket döneminde yüzde 9,00 iken, bu anket döneminde yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Dolar tahmini

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 22,84 TL iken, bu anket döneminde 22,91 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 23,10 TL iken, bu anket döneminde 23,52 TL oldu.

Büyüme beklentisi

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde 3,6 iken, bu anket döneminde yüzde 3,5 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,5 iken, bu anket döneminde yüzde 4,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Çerkezoğlu, “CHP’den Milletvekili Adaylığı” İddialarını Yalanladı

CHP’den milletvekili adayı olacağı iddia edilen DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Gündemimizde bir milletvekilliği adaylığı yok” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri için çalışmalarını sürdüren CHP’nin çok sayıda isimle milletvekili adaylığı için görüştüğü bu isimlerden birinin de Arzu Çerkezoğlu olduğu iddia edilmişti. DİSK’in eski başkanlarından Süleyman Çelebi de CHP’den milletvekili seçilmişti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, konuya ilişkin BirGün’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Dün gerçekleştirdiğimiz DİSK Başkanlar Kurulu’nda da değerlendirildiği gibi DİSK bu seçimlerin son derece tarihsel olduğunu görüyor. Yıllardır işçi haklarına darbe vuran, adaleti, demokrasiyi tahrip eden Başkanlık Sistemi’ni değiştirecek ve demokratik bir Cumhuriyet için adım olacak bir seçim bu.

DİSK bu süreçte Genel Başkanından üyesine kadar etkili sorumluluk ve görevler almaya hazırdır. Böylesine bir yeniden kuruluş sürecinde bu sürecin, bu mücadelenin etkin bir parçası olacaktır. Ancak, gündemimizde bir milletvekilliği adaylığı yoktur” dedi.

Ne olmuştu?

Birgün gazetesinde yer alan bir habere göre CHP’nin 14 Mayıs’ta yapılacak olan milletvekilliği seçimi için çok sayıda sürpriz isimle görüştüğü iddia edilmişti.

CHP yönetiminin “sanatçı kontenjanı”ndan Candan Erçetin’i aday olarak göstermeyi tartıştığı, Erçetin’in yetkili isimlerle ön görüşme yaptığı ancak kesin karara varılmadığı iddia edilmişti.

CHP’nin gündemindeki bir diğer isimin ise Arzu Çerkezoğlu olduğu öne sürülmüştü.

Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi’ye de adaylık için teklif götürüldüğü, Türkan Elçi ile görüşmelerin olumlu seyrettiği ve yakın zaman içerisinde açıklama yapılacağı belirtilmişti.

CHP’nin adaylık teklifi götürmeyi planladığı bir diğer isminin ise Mısra Öz olduğu iddia edilmişti.

Paylaşın

İsrail’den Batı Şeria’da Baskın: 4 Ölü, 20 Yaralı

Batı Şeria’da giderek daha şiddetli baskınlar yapan İsrail, son olarak Cenin kentine dört Filistinliyi öldürürken, 20 Filistinliyi de yaraladı. Hayatını kaybedenler arasında 16 yaşında bir gencin de bulunduğu açıklandı.

Yıl başından bu yana Batı Şeria’da baskılarını artıran İsrail ise askerlerin “terör eylemleri” nedeniyle aranan “iki militanı” ve kendilerine levyeyle saldıran bir kişiyi öldürdüklerini, silahlı bir kişiyle de çatışmaya girdiklerini iddia etti.

İsrail, sadece bu yıl, aralarında sivillerin de olduğu en az 80 Filistinliyi öldürdü. Filistinlilerin saldırılarında ise 1’i polis 12 sivil hayatını kaybetti.

Son baskın, İsrail ordusunun özel birliklerinin katılımıyla, Perşembe günü öğle saatlerinde düzenlendi.

Ahmed Khalaf adlı görgü tanığı yaşananları Reuters haber ajansına anlattı:

“İki araçla gelip yolun ortasında durdular. Kapıları açtılar ve biri Nidal Khazem’i kafasından vurdu. İzzeddin el Kassam Tugayları’ndan (Hamas’ın silahlı kanadı) kardeşimiz Yusuf Shreim koşarak kaçmaya çalıştı.

Özel kuvvetler onun arkasından koştu ve sokakta rastgele ateş açmaya başladılar. O sırada 16 yaşındaki bir genç de öldürüldü. Onun hiçbir şeyle alakası yoktu, kendi aile işinde çalışıyordu.”

Olay yerinden paylaşılan bir videoda, ağır yaralı ya da ölmüş bir adamın yerde yatarken, yakın mesafeden yeniden vurulduğu görülüyor.

Başka bir videoda ise kalabalığın İsrail güçlerinin bulunduğu araçlara taş attığı ve ardından duyulan silah sesleriyle kalabalığın dağıldığı görülüyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri Khazem ve Shreim’in İslami Cihat ve Hamas’ta üst düzey yetkililer olduğunu doğruladı.

16 yaşındaki gencin adının Ömer Awadin olduğu, hayatını kaybeden dördüncü kişinin de 37 yaşındaki Luan al-Zugahir olduğu açıklandı.

İsrail ordusu Khazem’in “açıkça terörist eylemlerde bulunduğunu” iddia etti.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın sözcüsü Nabil Abu Rudeineh “vahşi cinayet” olarak nitelediği baskını kınadı ve “İsrail’in süregiden bu agresif eylemleri, İsrail’in durumu yatıştırma niyetinin olmadığını gösteriyor” dedi.

Gazze Şeridi’nde yönetimi elinde tutan Hamas ölümleri “suç” olarak nitelerken, İslami Cihat Örgütü de İsrail’e “bedelini ödetme” yemini etti.

Gazze’de kurulmuş olan İslami Cihat, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terörist örgüt kabul ediliyor.

Baskın, taraflar arasında gerilimi azaltmak amacıyla Mısır’ın Şarm el Şeyh kentinde yapılması planlanan toplantının da hemen öncesine denk geldi.

İsrail, Filistin, Mısır, Ürdün ve ABD’den yetkililer, tansiyonu düşürmek için 19 Mart’ta Mısır’da bir araya gelmeyi planlıyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

NATO’da Bir İlk: Polonya Ukrayna’ya Savaş Uçağı Gönderecek

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi Polonya’nın Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ülkesinin Ukrayna’ya 4 Sovyet yapımı MiG-29 savaş uçakları tedarik etmeyi planladığını bildirdi.

Haber Merkezi / Polonya, böylelikle Ukrayna’nın savaş uçağı taleplerine karşılık veren ilk NATO ülkesi olacak. Polonya ayrıca Ukrayna’ya Alman yapımı Leopard 2 tankları tedarik eden ilk NATO ülkesiydi.

Polonya Cumhurbaşkanı, Ukrayna’ya verilecek uçakların yerine Güney Kore yapımı FA-50 ve Amerikan yapımı F-35 uçaklarının konacağını kaydetti.

Binlerce Amerikan askerinin konuşlandığı, en fazla sayıda Ukraynalı mülteciye evsahipliği yapan Polonya, savaş sırasında Ukrayna’ya kritik destek sağladı.

Varşova’nın sahip olduğu MiG-29’ların Ukrayna’ya hibe edilmesi konusu, 2022 yılının Şubat ayında, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı ilk günlerde gündeme gelmişti.

Bu arada Slovakya hükümeti de, kendi envanterindeki MiG-29’lardan bazılarını Ukrayna’ya verebileceğini duyurdu. Ukraynalı jet pilotlarının, Sovyetler Birliği’nde üretilen MiG-29’lara alışık oldukları bildiriliyor.

Başkent Varşova’da Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel’i ağırlayan Duda, Çek mevkidaşı ile görüşmesinin ardından yapılan basın toplantısında, Ukrayna’ya verilecek savaş uçaklarının bu dördü ile sınırlı kalmayacağını, şu an bakımda olan jetlerin de daha sonra Kiev’e teslim edileceğini söyledi.

Polonya Hava Kuvvetleri’nin envanterinde, eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti’ne ait olup, Almanya’nın yeniden birleşmesi sonrasında 90’lı yılların başında Polonya’ya verilen yaklaşık bir düzine MiG-29 olduğunu belirten Duda, bu uçakların halihazırda Polonya hava savunması için görev yaptıklarını dile getirdi.

Ukrayna’ya savaş uçağı temin eden ilk NATO ülkesi

Polonya Cumhurbaşkanı Duda, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, uluslararası koalisyon kapsamında Ukrayna’ya MiG-29 tipi savaş uçağı gönderebileceklerini belirtmiş ancak ayrıntı vermemişti.

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise, Şubat ayında yapılan Münih Güvenlik Konferansı’nda, böyle bir uygulama için NATO tarafından bir karar alınmasının şart olduğunu dile getirmişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise, ülkesinin, başka ülkelerin Ukrayna’ya savaş uçağı göndermesine engel olmayacağını duyurmuştu.

Ukraynalı liderler, diğer NATO üyelerine de Kiev’e uçak göndermeleri konusunda çağrılar yapıyor.

Ukrayna, Rusya ile savaşındaki ikinci yılında hava savunmasını güçlendirmek amacıyla Batı ülkelerinden savaş uçakları talep ediyor.

Bu arada Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ülkesinin Ukrayna’ya savaş uçağı göndermesiyle ilgili görüşmelerin sürdüğünü belirterek, “Bu konuda müttefiklerimizle istişarelerimiz sürüyor.” dedi.

Paylaşın

“Erdoğan Ekonominin Başına Mehmet Şimşek’i Getirecek” İddiası

AK Parti’den üst düzey bir yetkili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirmeyi hedeflediğini kaydederek “Şimşek’in yaklaşımını ve başarısını tüm Türkiye biliyor. Göreve gelirse ekonomi politikalarında radikal değişim kaçınılmaz olacaktır, bürokrasi ve kabine üyelerinin kendisiyle uyum içinde çalışması gerekecektir” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak ise AK Partinin yanı sıra muhalefetin de Mehmet Şimşek’le ilgilendiğini belirterek altılı masadaki üç partinin Şimşek ile birlikte çalışmak istediğini kaydetti.

Reuters haber ajansı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski maliye bakanı Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirme ve ekonomi politikalarında AK Partinin ilk yıllarındaki ilkelere dönüş planı yaptığını bildirdi.

Reuters’a konuşan AK Partili bir hükümet yetkilisi, ekonomiye yaklaşımın 2002 seçim manifestosundakine benzer olacağını belirterek “Başka bir deyişle AK Parti özüne dönüyor” dedi. Serbest piyasa ekonomisinde küresel ekonomidekine paralel ilke ve uygulamaların, ekonomi programının öncelikleri arasında yer aldığını belirten yetkili, tasarı üzerindeki çalışmaların nihai aşamaya geldiğini de sözlerini ekledi.

Reuters’a konuşan ve ismi verilmeyen AK Parti’den üst düzey kaynaklar, seçim manifestosu çerçevesinde hazırlanan ekonomik program taslağında tartışmalı “Yeni Ekonomi Modeli”ne referans yapılmayacağına da işaret etti.

Erdoğan’ın düşük faize dayalı “Yeni Ekonomi Modeli” ile Merkez Bankası 2021’de 500 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmiş, bu politika Ukrayna savaşı nedeniyle tırmanan enflasyona rağmen 2022’de de sürdürülmüştü.

Üst düzey bir AK Parti’li yetkili de ekonomi programında, uygulamadaki “Yeni Ekonomi Modeli”ne bir atıfta bulunulmayacağını, enflasyonla mücadele, kamuda hesap verilebilirlik, ihalelerde şeffaflık gibi AK Parti’nin daha önceleri savunduğu ilkelere vurgu yapılacağını kaydetti.

“Erdoğan Şimşek’i istiyor”

Seçim manifestosu için Erdoğan’dan son onayın beklendiğini belirten yetkili, şimdiye kadar Erdoğan’ın herhangi bir karşı görüş bildirmediğine dikkat çekti ve “Eğer kabul ederse hem kabinede hem de ekonomi yönetiminde radikal değişiklikler olacak” dedi.

Yetkili, Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirmeyi hedeflediğini de kaydederek “Şimşek’in yaklaşımını ve başarısını tüm Türkiye biliyor. Göreve gelirse ekonomi politikalarında radikal değişim kaçınılmaz olacaktır, bürokrasi ve kabine üyelerinin kendisiyle uyum içinde çalışması gerekecektir” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak ise AK Parti’nin yanı sıra muhalefetin de Şimşek’le ilgilendiğini belirterek altılı masadaki üç partinin Şimşek ile birlikte çalışmak istediğini kaydetti. Reuters’a daha önce konuşan, altılı masadan dört üst düzey kaynak ise, Millet İttifakı’nın, eski başbakan yardımcısı Ali Babacan’ı seçimlerin kazanılması durumunda ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapmayı planladıklarını söylemişti.

Haberde, AK Parti hükümetlerinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı, maliye bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunan Şimşek’in uluslararası finans çevrelerinde saygın bir isim olduğuna işaret edildi. Reuters, iddialarla ilgili olarak bilgisine başvurduğu AK Parti’nin de Mehmet Şimşek’in de bir değerlendirmede bulunmadığını bildirdi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu’nun HDP Ziyareti Ertelendi

Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumartesi günü için planlanan HDP ziyaretinin ertelendiği duyuruldu.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, 18 Mart Cumartesi günü HDP Genel Merkezi’nde gerçekleşmesi planlanan görüşmeye ilişkin “Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun partimize ziyareti program yoğunluğundan dolayı ileri bir tarihe ertelenmiştir” ifadeleri kullanıldı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun adayı olarak açıklanmasının ardından gözlerin çevrildiği yerlerden biri de Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Türkiye İşçi Partisi’nin de içerisinde olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı olmuştu. İttifakın bu aşamada aday çıkarması beklenmezken, Kılıçdaroğlu ile yapılacak görüşmenin ardından Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tavrının netleşeceği öngörülüyor.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na “Hayırlı olsun” demesi ve ardından “Kendisini bizlerle görüşmeye bekliyoruz” çağrısının ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’dan partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda “Bizim derdimiz basit hesaplar değil, aday çıkarma politikamızı gelişmelere göre bir kez daha değerlendireceğimizi ifade etmek isterim” açıklaması yapmıştı.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun HDP başta olmak üzere Meclis’te grubu bulunan ve meclis dışındaki tüm partilerden randevu alacağı belirtiliyor.

“HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz”

Kemal Kılıçdaroğlu, daha önceden yaptığı bir açıklamada, HDP’ye ziyaret edeceğini ve “HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz” demiş ve eklemişti:

“Cumhurbaşkanı adayı olarak, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım iddiasında biri olarak tüm partileri ziyaret etmem zaten demokrasinin gereğidir. HDP’yi ziyaret etmemde ne sakınca olabilir? Meclis’te HDP’li Başkan Vekili’nin yönetimi altında çalışıyoruz.

Komisyonlarda HDP’li vekillerle birlikte çalışıyoruz. HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz. Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.”

İYİ Parti “izleyecek” 

Kılıçdaroğlu-HDP görüşmesi Millet İttifakı ortağı İYİ Parti’de de yakından takip edilecek. İYİ Parti’nin bu konudaki beklentisinin “İttifakın daha önce açıkladığı düzenlemeler dışında bir mesaj ve söz verilmemesi” olacağı ifade ediliyor. Tersi bir durum olması halinde parti sözcülerince buna itiraz edileceği belirtiliyor.

İYİ Parti kurmayları, HDP’nin “Altılı masanın bir partneri gibi görünecek açıklamalardan uzak durulmasını” istediklerini de söylüyor.

Paylaşın

AK Parti’de Hedef Hem Milliyetçi Oylar Hem De Kürt Oyları

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi yaklaştıkça, partilerinde stratejileri netleşmeye başladı. Cumhur İttifakı’nı genişletme çalışmalarını sürdüren AK Parti’nin hedefinde ise İYİ Parti’den kopması beklenen milliyetçi oylar ile HDP’den kopması beklenen Kürt oyları var. 

Öte yandan AK Parti’de Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile birlikte İmamoğlu ve Yavaş’ın da “yardımcı” olarak açıklanmasının ardından nasıl bir hamle yapılacağı merak konusuydu. AK Parti kurmayları, “Kılıçdaroğlu’nun kazanacak aday olmadığını Millet İttifakı da itiraf etti ve kazanması için yanına iki isim daha görevlendirildi” yorumu yaparken bu durumun seçim stratejisinde değişikliğe yol açmayacağı savunuluyor.

DW Türkçe’den Kıvanç El’in haberine göre, AK Parti, 14 Mayıs seçimleri için milletvekili listelerini belirleme ve beyanname çalışmalarının yanı sıra attığı adımlarla da en geniş seçmen kitlesine ulaşmaya çalışıyor. Hedefte ise İYİ Parti’den kopması beklenen milliyetçi oylar ile HDP’den kopması beklenen Kürt oyları var.

Cumhur İttifakı’nı genişletme çalışmalarını sürdüren AK Parti’de Yeniden Refah Partisi ve HÜDAPAR ile ittifak görüşmelerinde yol alınırken ANAP ve DSP ile yapılan temaslarda ise henüz net bir gelişme yok. AK Parti yönetiminde, Meclis dağılımında Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu yakalama noktasında sıkıntılar olduğu değerlendirilirken bu nedenle bir kişinin bile önemli olduğu ve listeler yapılırken detaylı ve ince hesap yapılması gerektiği fikri hakim.

HÜDAPAR tartışılıyor  

HÜDAPAR ile masaya oturulması, AK Parti içerisinde özellikle bölge milletvekillerinde bir rahatsızlığa yol açtı. AK Parti yönetiminde de HÜDAPAR ile iş birliği tüm boyutlarıyla ele alınıyor. HÜDAPAR’ın getireceği oy ve bu birliktelik nedeniyle kaybedilecek olası oylar da değerlendiriliyor. HÜDAPAR’ın özellikle Diyarbakır, Batman, Mardin, Bitlis gibi illerdeki örgütlülüğünün seçim çalışmalarında destek olacağı, ayrıca seçim günü sandık güvenliği noktasında da Cumhur İttifakı’na katkı sağlayacağı, AK Parti’de “iş birliğinin artıları” olarak savunuluyor.

HÜDAPAR ile birlikteliğin Kürt oylara olumsuz etki etmesinden endişe eden AK Parti kurmayları da oldukça çoğunlukta. Ancak AK Parti yönetiminde “AK Parti HDP’den daha fazla Kürt oyu alan bir parti. Bu ciddi bir kopuş getirmeyecektir” görüşü hakim. Bu konuda da yapılacak listelerde yer alacak isimlerle Kürt seçmene mesaj verilebileceği değerlendiriliyor.

“Ülkücü oylar” hedef 

AK Parti’de İYİ Parti’de son dönem altılı masada yaşanan krizin ardından kopan ülkücü ve milliyetçi bir seçmen olduğu ve bu kitlenin ikna edilmesi için MHP ile birlikte “dinamizm içinde” yoğun ve aktif çalışma yapılması gerektiği ifade ediliyor.

AK Parti kurmayları, HDP’nin Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklaması sonrası AK Parti, MHP ve BBP’den daha önce kopan bazı milliyetçi seçmenin Cumhur İttifakı’na geri döneceğini savunuyor.  Bu noktada seçim kampanyasında Erdoğan’ın da bu seçmen kitlesine mesajlarını artıracağına dikkat çekiliyor.

AK Parti’de bazı yöneticilerin “milliyetçi oyların kazanılması” stratejisi çerçevesinde Devlet Bahçeli ismini “cumhurbaşkanı yardımcısı” olarak önerdikleri ifade ediliyor. Ancak hem Erdoğan’a yakın kurmaylar hem de MHP cephesinde bu formüle sıcak bakılmıyor. Millet İttifakı’nda eleştirilen “çoklu cumhurbaşkanı yardımcısı” modelinin uygulanmayacağına da dikkat çekiliyor.

Devlet Bahçeli’nin de “cumhurbaşkanı yardımcılığı” görevini istemediği kaydediliyor. Erdoğan’ın seçilmesi halinde yine bir ya da en fazla iki cumhurbaşkanı yardımcısı ile çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.

Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Yavaş ne kadar etkiledi? 

AK Parti’de Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile birlikte İmamoğlu ve Yavaş’ın da “yardımcı” olarak açıklanmasının ardından nasıl bir hamle yapılacağı merak konusuydu. AK Parti kurmayları, “Kılıçdaroğlu’nun kazanacak aday olmadığını Millet İttifakı da itiraf etti ve kazanması için yanına iki isim daha görevlendirildi” yorumu yaparken bu durumun seçim stratejisinde değişikliğe yol açmayacağı savunuluyor.

Listeler nasıl yapılacak? 

14 Mayıs seçimini “en kritik seçim” olarak değerlendiren AK Parti’de milletvekili listeleri için de komisyon kuruldu. Komisyon, bölgedeki kanaat önderleri ile değerlendirmeler yaparak listeleri oluşturmaya çalışacak. AK Parti, 25 Mart’ta da mahalle temsilcisinden il başkanına, belediye meclis üyelerinden eski-yeni milletvekillerine kadar tüm üyelerinin katılımı ile temayül yoklaması yapacak. Buradan çıkacak adaylar Genel Merkez’deki komisyon tarafından değerlendirilecek ve son olarak nisan ayının ilk haftasında Erdoğan başkanlığında toplanacak “üst komisyon” toplantısında son şekli verilip YSK’ya sunulacak.

Listeler yapılırken MHP ile de görüşmelerin olduğu vurgulanırken bazı illerde ortak liste çıkarılıp çıkarılmaması konusu da hala masada. Bazı illerde AKP ve MHP’nin ayrı ayrı girmesi durumunda vekil kaybı olması ihtimali de değerlendiriliyor. Temel ilkenin ayrı listeler ile girmek olduğu ifade edilse de kritik hesapların olması durumunda bunun yeniden gözden geçirileceği vurgulanıyor.

Seçime ayrı liste ile gireceğini açıklayan BBP ile de yine bu kritik dengelere göre 9 Nisan’da listeler açıklanmadan bir görüşme daha yapılarak olası tablonun da yeniden değerlendirilebileceği ifade ediliyor.

9 Nisan’da listelerin YSK’ya verilmesinin ardından AK Parti’nin Ankara’da aday tanıtım ve seçim beyannamesinin açıklanacağı bir program gerçekleştirmesi bekleniyor. AK Parti’nin seçim beyannamesinde de revizyona gidildi. Ekonomi ve afet yönetimi beyannamenin ana çerçevesini oluşturacak.

Üç dönemlikler ne olacak? 

AK Parti’nin şu an 27’nci dönemde görev yapan mevcut 285 milletvekilinden 84’ü üç dönemlik milletvekili. Ancak bu 84 vekilin 42’si ise “25. Dönem”de de görev yapan vekil. 2015 yılı Haziran ayında yapılan ve 4 ay süren 25. dönemin bu kuralda sayılmaması yönünde daha önce alınan karar uygulanırsa, AK Parti’de üç dönemlik kuralına takılan 84 değil 42 isim kalıyor. Bu isimler arasında Meclis Başkanı Mustafa Şentop, AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz, genel başkan yardımcıları Ali İhsan Yavuz, Hamza Dağ, Vedat Demiröz gibi isimler de yer alıyor. 42 isimden çok az sayıda ismin yeniden aday yapılacağı ifade ediliyor.

Bakanların aday gösterilmesi konusunda bir netlik bulunmazken Süleyman Soylu’nun bakanlığı bırakacağı ve bu nedenle milletvekili adayı olabileceği de ifade ediliyor. Ancak bu noktada bakanların vekil olması yönünde henüz verilmiş net bir karar yok.

Paylaşın

2014 – 2021 Yılları Arasında Türkiye’deki Kokain Yakalamaları Yedi Kat Arttı

Küresel kokain arzının rekor seviyelere ulaştığını ortaya koyan yeni bir rapora göre, Türkiye’deki kokain yakalamaları 2014 – 2021 yılları arasında yedi kat arttığını gösteriyor.

Rapora göre Türkiye’de 2021’de 2,8 ton kokain ele geçirildi. Türkiye’ye sokulmaya çalışılan kokain Antalya, Tekirdağ ve İstanbul’daki limanlarda ele geçirildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından hazırlanan rapora göre, yeni tip koronavirüs (Kovid 19) sonrası dünyada küresel kokain üretiminin rekor seviyelere ulaştığını gösterdi.

Buna göre, kokainin hammaddesi kokanın ekimi, 2021 ile 2022 arasında yüzde 35 arttı.

Üretim artışının arkasında, daha fazla koka ağacı ekimi yanında, kokanın toz kokaine dönüştürülmesindeki teknolojik ilerlemenin de olduğu kaydedildi.

Batı ve Orta Afrika’da oluşturulan merkezlerin de dağıtım üsleri olarak öne çıkmaya başladığı rapor tarafından tespit ediliyor.

BM, “Afrika’da ele geçirilen toplam miktar ve büyük ele geçirmelerin sayısı 2021’de rekor seviyelere ulaşmış görünüyor” ifadesiyle bu kısmın altını çiziyor.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümlerinde, ülkede kaçakçılık yanında tüketim kısmında da artış tespit edildiği belirtiliyor.

Türk limanlarına, Latin Amerika ülkelerinin yanı sıra Batı Afrika’dan da uyuşturucu ulaşıyor.

Balkan rotası üzerinden Avrupa pazarını hedef alan uyuşturucu tacirleri, Türkiye ile birlikte Yunanistan’ı da artan şekilde tercih ediyor.

Türkiye’de yakalanan kokain 2014’deki 393 kilogramdan 2021’de 2.8 tona çıktı.

Türk yetkililerin verdiği bilgilere göre, 2021’de 3 bine yakın kokainle ilişkili olay yaşandı ve 4 bin 714 şüpheli gözaltına alındı.

Kokain en çok Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarında tüketiliyor. Bunu Güney ve Orta Amerika ile Karayipler izliyor.

Rapor, Afrika ve Asya’da kokain tüketiminin “hala sınırlı” olduğunu ortaya koyuyor.

Yapılan baskınlardan elde edilen veriler, özellikle Batı ve Orta Afrika’nın, Avrupa’daki pazarlara giden bir geçiş bölgesi olarak rolünün 2019’dan bu yana önemli ölçüde arttığını gösteriyor.

Rapor, uyuşturucu kaçakçılarının dağıtım amaçlı olarak uluslararası posta hizmetlerini daha sık kullandıklarını da belirtiyor.

BM raporu küresel kokain arzının rekor seviyelerde olduğunu gösteriyor.

BM raporu, uluslararası seyahat ciddi şekilde kısıtlandığı için Covid-19 salgınının uyuşturucu pazarları üzerinde “yıkıcı” bir etki yarattığını söylüyor.

Buna göre, sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında gece kulüpleri ve barlar kapatıldığı için kokain talebi düştü.

Ancak rapor “En son veriler, bu düşüşün uzun vadeli eğilimler üzerinde çok az etkisi olduğunu gösteriyor” diyerek devam ediyor.

Rapora göre, İngiltere’de posta kanallarında kokain ele geçirme vakalarında da “önemli bir artış” olduğu görülüyor.

Rapordaki diğer önemli bulgular şunlar:

Avrupa’ya dağıtım yolları farklılaşabiliyor olsa da, Kolombiya hâlâ kaçakçılık yollarına hakim durumda.

Meksikalı ve Balkan kökenli suç örgütleri, ilk elden erişim sağlamak için üretim merkezlerine yakınlaştı.

Taş kokain kullanımı İngiltere, Belçika, Fransa ve İspanya da dahil olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesinde artışta.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

HDP, TİP Ve EMEP Arasında Uzlaşma Sağlandı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz arasında müzakere görüşmesi gerçekleştirildi. Yapılan görüşmenin ardından uzlaşı sağlandı.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partilerden seçime katılma yeterliği olan TİP, EMEP tek liste yerine, ittifak listesinden kendi bayrak ve amblemleriyle seçime girmeyi istiyordu.

HDP ise aynı seçim bölgelerinde ittifak partilerinin birbirine karşı seçime giriyor olmasının esasen HDP seçmen kitlesinin belirleyici olacağı koşullarda en çok sayıda milletvekili çıkarılmasını engelleyeceğini savunuyordu.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Halkların Demokratik Partisi (HDP) ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler gündemiyle gerçekleştirilen toplantıda, HDP’nin seçimlere bir listeyle girilmesi önerisine karşı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) kendi listelerinden girme önerisi üzerine uzlaşmazlık yaşanmıştı.

MA’da yer alan habere göre; HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz arasında müzakere görüşmesi gerçekleştirildi.

“Genişleyerek bir seçim ittifakı haline de getirmek üzere bir irade ortaya çıktı”

Yapılan görüşmenin ardından uzlaşı sağlandı. Emek ve Özgürlük İttifakından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Mücadele ittifakı olarak başlattığımız süreci, genişleyerek bir seçim ittifakı haline de getirmek üzere bir irade ortaya çıktı. Seçime, Emek ve Özgürlük İttifakı olarak girme kararı alındı. Teknik çalışmalarda HDP başta olmak üzere ittifakın bileşeni olan tüm güçlerin kazanımlarını koruyup geliştirecek yol ve yöntemler esas alınacak.”

Gündem başlıklarımızdan biri olan cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili geniş çaplı bir tartışma yürüttük. Depremden sonra cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecini tekrar değerlendirme kararı almıştık. Bugün yürüttüğümüz tartışma neticesinde oluşan ortak tutumumuzu en kısa zamanda bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşma kararı aldık.”

Ne olmuştu?

Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partilerden seçime katılma yeterliği olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) tek liste yerine, ittifak listesinden kendi bayrak ve amblemleriyle seçime girmeyi istiyor.

HDP ise aynı seçim bölgelerinde ittifak partilerinin birbirine karşı seçime giriyor olmasının esasen HDP seçmen kitlesinin belirleyici olacağı koşullarda en çok sayıda milletvekili çıkarılmasını engelleyeceğini savunuyor.

Paylaşın