İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırılarında Can Kaybı 5 Bini Geçti

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı İsrail- Filistin savaşının 17. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail saldırıları nedeniyle abluka altındaki Gazze’de artan can kaybı ve yaralılara ilişkin basın açıklaması yaptı.

Haber Merkezi / Bakanlığın Telegram hesabından paylaşılan açıklamaya göre, 7 Ekim’den bu yana devam eden İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı, 2 bin 55’i çocuk, 1119’u kadın, 217’si yaşlı olmak üzere 5 bin 87’ye, yaralananların sayısının da 15 bin 273’e ulaştı.

İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını artırıyor ve yakında bir kara saldırısı başlayabileceği belirtiliyor. Gazze’nin 2.3 milyon nüfusunun yarısı evlerini terk etmiş durumda.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sosyal medya paylaşımında son 24 saat içinde “IDF’nin Gazze Şeridi boyunca 320’den fazla hedefi vurduğunu” duyurdu. Açıklamada “terörist altyapıların ve askeri hedeflerin” vurulmaya devam edildiği kaydedildi.

İsrail’in Lübnan sınırında da şiddet arttı. İsrail askeri sözcüsü Daniel Hagari, son 24 saatte Lübnan’da “sekiz terör hücresinin” vurulduğunu söyledi. Bunlardan yedisinin, tanksavar füze ve roket ateşlemeden önce gerçekleştiğini belirtti.

İsrail askeri sözcüsü Hagari, ay başından bu yana 20 Hizbullah hücresinin vurulduğunu da ekledi. Daniel Hagari, İsrail askerlerinin Hamas’ın alıkoyduğu rehineleri bulmak için Gazze’ye sınırlı olarak “kara baskınları” düzenlendiğini belirtti.

“Gece boyunca tank ve kara birlikleriyle baskınlar oldu. Bu baskınlar savaşın bir sonraki aşamasına hazırlanan terörist ekiplerini öldürmek için yapılan baskınlar” diyen Hagari “Bu baskınlar aynı zamanda kayıplar ve rehinelerle ilgili istihbarat açısından elde edebileceğimiz her şeyin yerini tespit ediyor ve araştırıyor” ifadelerini kullandı.

29 Birleşmiş Milletler görevlisi öldü

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail saldırıları nedeniyle 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde 29 personelinin öldüğünü duyurdu.

UNRWA, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile İsrail saldırılarında öldürülen personeline dair bilgi paylaştı. Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarda 29 çalışanının hayatını kaybettiği belirtildi.

Ölenlerden yaklaşık yarısının UNRWA’ya bağlı öğretmen olduğu ifade edilirken yaşamını yitirenler için yas tutulduğu belirtti.

Isaac Herzog’dan kimyasal saldırı iddiası

Bu arada İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Hamas’ın İsrail’e kimyasal silah saldırısı düzenlemeyi planladığını ileri sürdü. Pazar akşamı Sky News’e verdiği mülakatta Herzog, bir Hamas üyesinin üzerinde bulunan USB belleğin kimyasal silah üretimi ve kullanımına ilişkin ayrıntılı bilgiler içerdiğini söyledi.

İsrail’in Hamas’a baskı uygulayacağını belirten Herzog, “Kesin bir kötülüğe tanık oluyoruz. Bunu ortadan kaldırmak zorundayız” dedi. Herzog konuşmasında Londra ve diğer Avrupa şehirlerindeki Filistin yanlısı gösterileri de eleştirdi. Bu gösterilerle kötülüğün desteklendiğini söyledi.

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti Yerel Seçimler İçin Anlaştı” İddiasına Yalanlama

İYİ Parti ile AK Parti’nin 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler için anlaştı iddialarına İYİ Parti kanadından yalanlama geldi: Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi.

Gazze’de yaşananlar sonrası milli yas dolayısıyla ertelenen İYİ Parti’nin 6. kuruluş yıl dönümü etkinliğinin 28 Ekim Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenleneceğini belirten Zorlu, “Bunun bizim için önemli bir yanı var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce büyük Atatürk, Çankaya Köşkü’nde “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” demişti. Ve artık Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım atmaya kısa bir süre kaldı. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Milli Yükseliş’in coşku ve kararlılığını hep birlikte göstereceğimiz buluşmamıza vatandaşlarımızı davet ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamalarının sönük ve amacından uzak bir şekilde gerçekleştiğini savunan Zorlu, İletişim Başkanlığı’nın açıkladığı programın kutlamadan ziyade anma etkinliği olduğuna dikkat çekti. Kutlamaların bir kanun çerçevesinde gerçekleşmesi için hazırladıkları kanun teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Zorlu, “Kanun teklifimiz kabul edilseydi kutlamalar ülke sathında 23 Ekim saat 13.00’de başlayacak ve 30 Ekim saat 24.00’te sona erecekti. Cumhuriyetimizin 100. yılına yakışan da buydu. Onlar bilmiyor ya da hatırlamak istemiyorlar ancak Cumhuriyet’in 10. yıl dönümü için 11 Haziran 1933’te 1305 sayılı kutlama kanunu çıkarılmıştı. Onuncu Yıl Marşı da burada doğmuştur” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Toplumsal Politikalar Başkanlığı tarafından Gazze’ye ulaştırmak üzere, Genel Başkan Meral Akşener’in himayesinde bir yardım çalışması başlattıklarını açıklayan Zorlu, “Dış ilişkiler başkanlığımız ve ayrıca Balıkesir Milletvekilimiz Turhan Çömez de süreci hızlandırmak üzere görüşmelere başlamıştır. Partimizin Gençlik Kolları ve İstanbul İl Başkanlığı da bu ilde toplanmak üzere yardımların toplanmasını koordine edecek. Bu kapsamda bir kargo uçağı kiralamak üzere THY ile görüşme halindeyiz. Mısır üzerinden karayolu ile, Refah Kapısı’na ulaşımın imkanları da araştırılmaktadır. Şartların uygun olması durumunda Gazze’de bir sahra hastanesi kurabilmek için koordinasyon çalışmalarımız sürmektedir. AFAD ile görüştük. Kendilerinin cevaplarını bekliyoruz” diye ekledi.

İYİ Parti – AK Parti anlaştı iddiası

Eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, yerel seçimlere yönelik İYİ Parti’nin AK Parti ile anlaştığına dair iddiası sorulan Zorlu, “Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bu iddiayı ortaya atanlara şu soruyu sormak isterim: CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı belli mi? Bu konuda bazı kafa karışıklıkları var. Bu konuyu daha fazla irdelemelerini tavsiye ediyorum” dedi.

Genel Başkan Meral Akşener’in, geçtiğimiz haftaki grup toplantısı sonrası bir gazeteciye verdiği cevap ardından bazı meslek örgütlerinin kınama mesajları yayımladıkları hatırlatılan Zorlu, “Bir yanlış anlaşılma olduğu kanaatindeyim. Genel Başkanımızın gazetecilik mesleği ile bu görevi yapan sizler gibi emektarlarla hiçbir sorunu olamaz. Aksine çok daha önem verdiğini yakından bilen biri olarak söylüyorum. Arkadaşımızın “gizli” ifadesi ile yönlendirme gayesine karşı gösterilmiş bir tepkiydi. Ancak son noktada, bu yemek konusunda, Ankara adaylığı ile seslendirilen iddialar tamamen gerçek dışıdır. Son derece nezaket çerçevesinde gerçekleştirilmiş bir yemektir” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da Altılı Masayı oluşturan partilerin il ve ilçe yöneticileriyle bir araya geldiğine yönelik haberler hatırlatılan Zorlu, “Bizim hiçbir yetkilimiz, temsilcimiz bahsedilen toplantıda yer almadı. Herhangi bir davet de tarımıza gönderilmemiştir” dedi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’dan Kimyasal Saldırı İddiası

Her geçen gün daha da şiddetlenen ve bölgesel bir çatışmaya dönüşme ihtimalinin tartışıldığı Filistin – İsrail savaşının 16. gününde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Hamas’ın İsrail’e kimyasal silah saldırısı düzenlemeyi planladığını ileri sürdü.

Haber Merkezi / Pazar akşamı Sky News’e verdiği mülakatta Herzog, bir Hamas üyesinin üzerinde bulunan USB belleğin kimyasal silah üretimi ve kullanımına ilişkin ayrıntılı bilgiler içerdiğini söyledi.

İsrail’in Hamas’a baskı uygulayacağını belirten Herzog, “Kesin bir kötülüğe tanık oluyoruz. Bunu ortadan kaldırmak zorundayız” dedi. Herzog konuşmasında Londra ve diğer Avrupa şehirlerindeki Filistin yanlısı gösterileri de eleştirdi. Bu gösterilerle kötülüğün desteklendiğini söyledi.

İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını artırıyor ve yakında bir kara saldırısı başlayabileceği belirtiliyor. Gazze’nin 2.3 milyon nüfusunun yarısı evlerini terk etmiş durumda.

İsrailli savaş uçakları Pazar günü Gazze’deki hedefleri ve Suriye’deki iki havaalanını vurdu, ayrıca işgal altındaki Batı Şeria’da militanlar tarafından kullanıldığı iddia edilen bir camiye hava saldırısı düzenlendi. İsrail sözcüsüne göre, “düzinelerce” Hamas militanı öldürüldü.

Hamas yetkilisi ise en ölümcül İsrail saldırılarının Deir el-Belah’ta gerçekleştiğini söyleyerek burada kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 80 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi.

İsrail ordu radyosu, Tel Aviv’in bölgeye takviye ABD kuvvetleri gelene kadar Gazze Şeridi’ne yönelik “kara savaşını ertelemeye” karar verdiğini bildirdi.

İsrail ordu radyosundan yayımlanan haberde, “ABD, İran’ın bölgedeki güçlerine yönelik saldırılarının artması endişesiyle kara manevrasına hazırlık olarak Orta Doğu’ya takviye Amerikan kuvvetleri göndermeyi planladığını İsrail’e bildirdi” ifadesi kullanıldı.

6 ülkeden İsrail’e destek

Öte yandan Her geçen gün daha da şiddetlenen ve bölgesel bir çatışmaya dönüşme ihtimalinin tartışıldığı Filistin – İsrail savaşının 17. gününde Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere liderleri ortak açıklama yaparak bir kez daha İsrail’e ve İsrail’in meşru müdafaa hakkına desteklerini bildirdiler.

ABD Başkanı Joe Biden, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak imzalarıyla yayımlanan ortak açıklamada, iki rehinenin serbest bırakılmasının memnuniyetle karşılandığı, diğer rehinelerin de derhal serbest bırakılması istendi. Açıklamada İsrail’den de uluslararası hukuka saygı göstermesi istendi, İsrail sivilleri korumaya davet edildi.

Beyaz Saray’ın internet sayfasında yer alan ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Liderler İsrail’e ve terörizme karşı kendini savunma hakkına desteklerini yinelerken sivillerin korunması da dâhil olmak üzere uluslararası insan hukukuna saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Liderler iki rehinenin serbest bırakılmasını memnuniyetle karşıladı ve kalan tüm rehinelerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Başta Gazze’den ayrılmak isteyenler olmak üzere bölgedeki vatandaşlarına yardım konusunda yakın koordinasyon içinde olacaklarını taahhüt ettiler.

Liderler Gazze Şeridi’nde ihtiyaç sahibi Filistinlilere ilk insani yardım konvoylarının ulaşmasını memnuniyetle karşıladı ve insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli gıda, su, tıbbi malzeme ve diğer yardımlara sürekli ve güvenli erişimin sağlanması amacıyla bölgedeki ortaklarıyla koordinasyonu sürdürme taahhüdünde bulundular.

Liderler, çatışmanın yayılmasını önlemek, Ortadoğu’da istikrarı korumak, siyasi bir çözüm ve kalıcı barış için çalışmak üzere bölgedeki kilit ortaklar da dâhil olmak üzere yakın diplomatik koordinasyonu sürdürme taahhüdünde bulundu.”

Paylaşın

Bakan Şimşek: Kapsamlı Yapısal Reformlar Geliyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurt dışından önemli bir finansman imkanı sağlanacaktır. Uluslararası rezervlerde iyileşme sürmektedir. Para ve maliye politikasındaki uygulamalar önümüzdeki dönemde kapsamlı yapısal reformlarla desteklenecektir” dedi ve ekledi:

“Türkiye, uluslararası ticarete elverişli merkezi konumu, büyük iç pazarı, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, liberal yatırım ortamı ve tamamlanmış lojistik altyapısıyla yatırımcılar açısından oldukça cazip bir ülkedir. Türkiye’nin sahip olduğu bu potansiyel önemli fırsatlar yaratmaktadır.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gaziantep’in ev sahipliğinde düzenlenen Horasis Global Toplantısı’na katıldı. Bakan Şimşek, toplantıda, Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin bir sunum yaptı. Şimşek, sunumunda özetle şu ifadeleri kullandı:

“Ticaret ortaklarımızın zayıf büyümesi, uzun süre yüksek seviyede kalacak küresel faizler, artan enerji fiyatları ile güçlü dolar karşılaştığımız küresel zorluklardır. Enflasyonla mücadele en önemli önceliktir. Dezenflasyon için sıkı para politikası ile seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımları devreye alınmıştır.

Deprem harcamaları bütçe dengesinde geçici bozulmaya yol açtı. Mali disiplinin tesis edilerek kamu mali dengesinin iyileştirilmesi önemlidir. Mali disiplini yeniden sağlayacak gelir ve harcama politikaları uygulamaya alındı. Program dönemi sonunda bütçe açığının yüzde 3 olan Maastricht Kriterinin altına gerçekleşmesi hedeflenmektedir.

Ülkemizin borçluluk seviyesi düşük olmakla birlikte kamu borçluluğunun düşük seviyesi deprem kaynaklı büyük bir harcamayı karşılayabilecek imkan oluşturmaktadır. Türkiye’nin yüzyıllık büyüme ortalaması yüzde 4,8, son 20 yıllık ortalaması yüzde 5,4 seviyesindedir. Ancak, son dönemde büyümenin kompozisyonunda yeniden dengelenme ihtiyacı oluşmuştur.

“Yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır”

Artan turizm gelirlerine rağmen son dönemde güçlü iç talep ve yüksek altın ithalatı cari işlemler açığını olumsuz etkilemiştir. Yeniden dengelenme ve normalleşmesi beklenen altın ithalatı ile cari açıkta iyileşme gözlenmiştir.

Ayrıca, doğal gaz ve petrol üretim potansiyelimiz önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılar hale gelecektir. Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurt dışından sağlanan finansman uluslararası rezervlere olumlu yansımıştır. Para ve maliye politikasındaki uygulamalar önümüzdeki dönemde kapsamlı yapısal reformlarla desteklenecektir.

Türkiye, uluslararası ticarete elverişli merkezi konumu, büyük iç pazarı, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, liberal yatırım ortamı ve tamamlanmış lojistik altyapısı ile yatırımcılar açısından oldukça cazip bir ülkedir. Türkiye’nin sahip olduğu bu potansiyel önemli fırsatlar oluşturmaktadır.”

Paylaşın

Bahçeli’nin “Gazze” Çağrısına İYİ Parti’den Yanıt: Mehmetçiğimizden Uzak Durun

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına isim vermeden yanıt veren İYİ Partili Bahadır Erdem, “Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Bahadır Erdem, Gazze’de İsrail-Filistin arasında olası ateşkesin 24 saat içinde olmaması durumunda Türkiye’nin ‘süratle devreye girmesi gerektiğini’ söyleyen  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye isim vermeden yanıt verdi.

Bahadır Erdem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Siyasi populizm uğruna Türk askerinin canını, kanını Gazze’de akıtmak isteyen bir zihniyeti ne bu ülkenin devlet aklı kabul eder, ne de millet içine sindirir! Uygur Türkleri katledilirken susan sözde “Milliyetçi” zihniyet memleketimizi ortadoğu bataklığına sokmak istiyorsa buyursun en önden alalım kendilerini. Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

Davutoğlu ve Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’ye destek

Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek gelmişti.

GP Lideri Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Günlerdir algı yönetimi ve provokatif çıkışlar ile Gazze’de yaşanan katliamı perdelemeye çalışanlara rağmen, bu insanlık suçuna dur demek adına atılan her adımı ve yapılan her çağrıyı desteklediğimiz gibi; Sayın Devlet Bahçeli’nin Gazze ve Filistinli kardeşlerimiz için dile getirdiği ifadeleri de takdirle karşılıyor, destekliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

SP Lideri Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” demişti.

Paylaşın

İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırılarında Can Kaybı 4 bin 651’e Yükseldi

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin -İsrail savaşının 16. gününde, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında yaşamını yitiren Filistinli sayısı 4 bin 651’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de bulunan sağlık yetkililerine göre, yaşamını yitirenlerin bin 873’ü çocuk. Saldırılarda hayatını kaybedenlerden bin 23’ü kadın olduğu belirtilirken, 14 bin 245 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Öte yandan İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, “Savaşın bundan sonraki aşamalarında saldırılarımızı yoğunlaştıracağız, güçlerimize yönelik riskleri en aza indireceğiz ve saldırıları artıracağız” dedi. Hagari, Gazzelilere, “güvenlikleri için bölgenin güneyine gitmeye devam etme” çağrısı yaptı.

İsrail’in yakında Gazze Şeridi’nde kara harekatına başlaması bekleniyor. Harekatın ne zaman başlayacağı henüz bilinmiyor.

Gazze’yi vurmayı sürdüren İsrail, halktan güneye gitmelerini aksi taktirde ‘terörist işbirlikçisi’ sayabileceklerini duyurdu.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’ni 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tutan İsrail ordusunca, “acil uyarı” başlığı içeren ve havadan Gazze’nin kuzeyine atılan bildirilerde şu ifadelere yer verdi:

“Gazze Şeridi sakinlerine: Gazze Vadisi’nin kuzeyinde bulunmanız hayatınızı tehlikeye atmaktadır. Gazze Vadisi’nin güneyine gitmeyen ve kuzey bölgesini boşaltmamayı seçen herkes, terör örgütünün işbirlikçisi kabul edilebilir.”

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medyaya yansıyan ve tepki çeken söz konusu uyarı kağıtlarının İsrail ordusuna ait olduğunu doğruladı.

Hamas’tan ‘İsrail rehine serbest bırakılmasını kabul etmedi’ iddiası

Hamas, rehin aldığı iki kişiyi serbest bırakmak istediğini Katar yönetimine bildirdiğini ancak İsrail’in olumlu yaklaşmadığını öne sürdü.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, cuma günü serbest bırakılan iki rehine sonrası aynı yöntemle iki kişinin daha pazar serbest bırakılması için Katar tarafına bilgi verdiklerini açıkladı.

Sözcü Ubeyde tarafından yapılan yazılı açıklamada, Hamas’ın anne ve kızının serbest bırakılmasındaki aynı prosedürle pazar günü iki kişinin daha serbest bırakılmasına hazırdı denildi.

Konun sorulduğu İsrail Başbakanlığı, “Hamas’ın sahte propagandasına cevap vermeyeceğiz” diyerek iddiayı propaganda olarak niteledi.

İsrail ordu sözcü Daniel Hagari’nin yaptığı açıklamaya göre Hamas’ın elinde halihazırda 212 İsrailli rehine bulunuyor. Daha önce yapılan açıklamalarda rehine sayısının 203 olduğu duyurulmuştu.

Ordu sözcüsü ayrıca İsrail hava saldırılarında aralarında Hamas’ın roket saldırılarını düzenleyen biriminin yardımcısının da aralarında olduğu onlarca militanının öldürüldüğünü duyurdu.

Paylaşın

İran’da Mahsa Amini’nin Ölümünü Haber Yapan İki Gazeteciye Hapis Cezası

İran’da Masha Amini’nin ölümünü duyuran iki kadın gazeteci Nilüfer Hamedi 7 yıl ve Elahi Muhammedi 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı: ABD ile işbirliği yapmak, devletin güvenliğine karşı komplo kurmak ve İslam cumhuriyetine karşı propaganda yapmak.

Karar, Mahsa Amini’nin avukatı Saleh Nikbakht’ın devlet aleyhine propaganda yaptığı ve dava hakkında yabancı ve yerel medyaya konuştuğu için bir yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından geldi.

İran’da, kıyafeti uygun olmadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alınan Mahsa Amini’nin daha sonra hayatını kaybetmesini kamuoyuna duyuran iki gazeteci, 6 ve 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İnternet üzerinden yayın yapan Mizan Adalet Ajansı, ‘ABD ile işbirliği içinde olmak ve devletin güvenliğine yönelik komploya iştirakten’ suçlanan 36 yaşındaki kadın gazeteci Elahi Muhammedi’nin 6 yıl hapis cezasına çarptırıldığını duyurdu.

Foto muhabiri 31 yaşındaki Nilüfer Hamedi ise yine aynı suçlardan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Geçen yıl eylül ayından bu yana Tahran’da cezaevinde tutulan iki kadın gazetecinin duruşmaları mayıs ayında başladı.

Hapis cezası alan gazetecilerin, mahkumiyete 20 gün içinde itiraz etme hakları bulunuyor.

Şark gazetesinde çalışan Nilüfer Hamidi, Amini’nin ölmeden önce üç gün komada kaldığını belirten hastane raporu ve yaslı ailenin fotoğrafını sosyal ağlarda yayınlamakla suçlanıyordu.

Mihan gazetesinde çalışan Elahi Muhammedi, Amini’nin İran’ın batısındaki Kürdistan vilayetindeki memleketi Sakkız kentindeki cenaze törenini haber yaptığı için tutuklanmıştı.

İran yargısı salı günü Mahsa Amini’nin avukatını bir yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

İran güvenlik güçleri, protestoları güç kullanarak bastırmıştı

Mahsa Amini, 16 Eylül 2022’de kıyafeti uygun olmadığı gerekçesiyle İran ahlak polisi tarafından gözaltına alınmış ve bu sırada hayatını kaybetmişti.

Amini’nin polis gözetimindeyken hayatını kaybetmesi, ülke genelinde milyonlarca kişinin sokaklara dökülmesine neden olmuş ve İran güvenlik güçleri, protestoları güç kullanarak bastırmıştı.

Bir anlamda isyana dönüşen eylemler, İranlı yetkililerin 1979’daki devrimden bu yana karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olarak yorumlanmıştı.

Merkezi Paris’te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), bir yıl içinde 79 gazeteci gözaltına alındığını ve halihazırda 12’sinin cezaevinde olduğunu açıkladı.

Avrupa Parlamentosu’nun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü’ne bu yıl, İran’da geçen sene hayatını kaybeden Mahsa Amini ile yine İran’daki Kadın, Yaşam ve Özgürlük Hareketi layık görüldü.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İYİ Parti’de Akşener Sonrası Senaryolar Konuşuluyor!

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeye karar veren İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağı öne sürüldü. Partide Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandığı iddia edildi.

İYİ Parti seçim yenilgisinin ardından ittifaktan ayrılıp “Hür ve Müstakil” yeni bir yola çıktığını açıkladı. Yerel seçimlere ülke genelinde kendi adayları ile girme kararı alan İYİ Parti’nin bu tutumu tartışma konusu oldu.

İYİ Parti’nin “kazanacak aday” söylemi, masadan kalkması gibi adımlarla seçim sürecine büyük zarar verdiğini anlatan bir CHP’li yöneticiye göre bu tutum nedeniyle İYİ Partililerin yüzde 30’u cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’na oy vermedi. CHP’li birçok siyasetçi de İYİ Parti’nin yerel seçim tutumunu “Öfkeyle yapılan yanlış iş” olarak değerlendiriyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Akşener’i İYİ Parti kulislerinde de eleştiren birçok isim var. Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağını söyleyen bir partiliye göre Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandı.

Akşener’in bırakması durumunda bazı milletvekillerinin AK Parti’ye, belki birkaç milletvekilinin de CHP’ye gideceği, MHP’den gelenlerin ise partide kalıp kurultayı gerçekleştireceği kaydediliyor. “Peki MHP’ye geçiş olmaz mı” sorusuna ise, “Kurultay sonrası MHP ile bütünleşme trafiği başlar. Katılma değil de birleşme şeklinde bir süreç işler” yorumu yapılıyor.

İYİ Parti

İYİ Parti, 25 Ekim 2017 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) ayrılan tanınmış isimler tarafından kuruldu. Partinin kurucusu ve genel başkanı Meral Akşener ile ilk genel başkan yardımcısı Koray Aydın, parti kurulmadan önce MHP’nin yönetiminde görev aldı.

MHP’nin 2017 anayasa referandumunda ‘Evet’ oyu çağrısı ve partinin genel başkanı Devlet Bahçeli’nin yerine başka bir genel başkan getirmek için düzenlenen bir kurultayın ardından tanınmış MHP üyeleri arasında yeni parti fikri ortaya çıktı.

Siyasi yorumculara göre parti genel olarak etnik milliyetçiliğe karşı ılımlı sivil milliyetçiliği destekliyor. Parti kendisini siyasi yelpazenin merkezinde olarak tanımlar ve Avrupa Birliği ile Türkiye’nin yakın ilişkilere sahip olduğu olumlu bir gündemi savunuyor, Türkiye’nin Batı Bloku’nun bir parçası olmaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Üçüncü taraf kaynaklar, partiyi siyasi yelpazenin merkez sağında veya sağ kanadında olarak tanımlıyor.

Parti, özellikle parlamenter sistem ve yargının ve diğer kurumların bütünlüğünü koruması konusuna büyük önem veriyor. Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümetine muhalif olan sağcı seçmenler için “alternatif bir kapı” olarak yorumlanıyor.

Paylaşın

TBMM’de Saadet – AK Parti Gerilimi

AK Partililerin Gazze için yürüyüş yapmasını eleştiren Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya’ya, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin tepki gösterdi: Hayret bir şey ya! Konuşturmayın şu arkadaşı ya!

AK Parti ile Saadet Partisi milletvekilleri arasında Meclis Genel Kurulu’nda sık sık gerilim yaşanıyor. Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, AK Partililerin Gazze için yürüyüş yapmasını eleştirdi, “İktidar partisine mensup olanların sivil toplum kuruluşları gibi meydanlarda yürüyüş yapması bir izzet değil bir acziyettir. İktidar mensupları icraatlarıyla, yaptırımlarıyla konuşurlar. Eğer onu yapacak gücünüz yoksa terk edin o sıraları, onu yapacak birileri mutlaka gelir” dedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Kaya’nın bu sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “Hayret bir şey ya! Konuşturmayın şu arkadaşı ya! Terk edecekmişiz… Oyunu al gel! Milletin reyiyle biz buradayız. Millet sana rey vermemiş, CHP’ye rey vermiş zaten” diye tepki gösterdi. Bu sözler üzerine Saadet Partili Kaya, “Bak bakalım… CHP’ye oy vermişmiş! Millî Görüşü bölüp ondan sonra 50 milletvekiliyle grup kur, sonra gel buradan laf at” diye seslendi.

Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’ye destek

Öte taraftan iktidarın en büyük destekçisi MHP’nin genel başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına, Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek gelmişti. Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’nin “Gazze’ye Müdahale” Çağrısına Destek

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına, Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek geldi.

Haber Merkezi / SP Lideri Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı:

“Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

4 bin 385 can kaybı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı ve giderek şiddetlenen Filistin İsrail savaşının 15. gününde yaşamını yitiren Filistinli sayısının 4 bin 385’e çıktığı açıklandı.

Filistinli sağlık yetkilileri, 15. günde devam savaşta ölü ve yaralı sayısına ilişkin son verileri paylaştı. Buna göre İsrail bombardımanı altında bulunan Gazze’de 4 bin 385 Filistinli öldürüldü.

Ağır bombardımanda can verenlerin bin 756’sının çocuk ve 967’sinin kadın olduğu belirtildi. İsrail saldırılarında 13 bin 561 Filistinli de yaralandı. Öte yandan saldırılarda bin 400 İsrailli hayatını kaybederken, 205 kişi de Gazze’ye kaçırıldı.

Paylaşın