94 Milletvekili Kılıçdaroğlu İçin İmza Verdi: Son Dönem

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 130 milletvekilinden 94’ü ‘son dönem’ diyerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun 4-5 Kasım’da gerçekleştirilecek kurultayda Genel Başkan adayı olması için imza verdi.

Kurultayda genel başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu ile Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yarışması bekleniyor. CHP’de genel başkanlığa aday olabilmek için 1370 delegeden yüzde 5’inin imzası gerekiyor.

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, CHP’de 81 il ve 900’ü aşkın ilçede yapılan il ve ilçe kongreleri sona erdi. 4-5 Kasım’daki kurultay öncesi tamamlanan kongrelerde 51 il başkanı ile 413 ilçe başkanı değişti. 30 il başkanı ile 560 ilçe başkanı ise seçimleri yeniden kazandı.

Kongre takvimi çerçevesinde il ve ilçe başkan ve yönetimlerinin yanı sıra 1370 kurultay delegesi de belirlendi. CHP’deki 130 milletvekilinden 94’ü de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan adayı olması için imza verdi.

Bugüne kadar 19’u olağanüstü 56 kurultay yapan CHP’de, 38. Olağan Kurultay 4-5 Kasım’da, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenecek. Kurultayda, ilk gün genel başkan seçimi, ikinci gün ise Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin seçimi yapılacak.

Seçimlerin, “blok liste” ve kadın üyeler için pozitif ayrımcılık amacıyla ‘fermuar” yöntemiyle yapılması düşünülüyor. Genel başkanlık için Kemal Kılıçdaroğlu ile Manisa Milletvekili Özgür Özel’in yarışması bekleniyor. CHP’de genel başkanlığa aday olabilmek için 1370 delegeden yüzde 5’inin imzası gerekiyor. CHP’de 38. Olağan Kurultay’dan iki hafta sonra da tüzük kurultayı yapılacak.

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti İzmir İçin Anlaştı” İddiası

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız gireceğini açıklayan İYİ Parti’nin İzmir için AK Parti ile anlaştığı öne sürüldü: AK Parti İzmir’de aday çıkarmayacak.

İYİ Parti’den istifa eden eski milletvekili Aytun Çıray, gazeteci Nevşin Mengü’nün YouTube kanalında konuk olduğu programda yerel seçimlere dair konuştu.

Aytun Çıray, çok güvendiği bir kaynağının kendisine, İYİ Parti ile AKP arasında bir anlaşmadan bahsettiğini, “İYİ Parti’nin Türkiye’nin her yerinde aday çıkarmak şartıyla, İzmir’de AKP’nin aday çıkarmama ihtimali tartışılıyor” dediğini aktardı.

Çıray, şunları kaydetti: “İYİ Parti’nin istediği gibi davranma hakkına kimse bir şey diyemez ama Türkiye çapında aday çıkarmaları en çok CHP’ye zarar verecektir. Çok güçlü bir liderlik sergiliyorsanız sizin vaadiniz ittifakla seçim kazanmak olmamalı. Bu aşamadan sonra kurulacak bir ittifak da işe yaramaz. Meral Hanım, ‘kazanacak aday’ sürecine benzer bir süreç yürüttü.

CHP, örseleniyor. İYİ Partili vekil tarafından HDP’ye, PKK’ya yakın olmakla yorumlandı. Bir başka vekil, biz MHP ve AKP ile ittifak yapmalıyız dedi. İYİ Partili bir vekil, İzmir’de bir STK’nın başkanına gidip, başka şeyler teklif etti. ‘İster AKP’den ister bizden aday ol, destek vereceğiz’ dedi.

Bir süreç yürüyor ve muhalefet açısından iyi bir süreç yürümüyor. Muhalefetin seçime giderken kendi içindeki açıklaması Tayyip Bey’i kurtarıyor. Ankara, İstanbul’u muhalefet alır. Bilinçli CHP seçmeni ve İyi Parti seçmeni, İstanbul’da Ankara’da CHP’ye oy verir.”

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 68,01’e Yükseltildi

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 67,22 olan yıl sonu enflasyon beklentisini ekim ayında yüzde 68,01’e, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 44,94’den 45,28’e yükseltti. Banka 24 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde 23,87’den 25,82’ye artırdı.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,14’ten 30,05’e TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 29,26’dan yüzde 33,22, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 30,00’dan yüzde 33,68 yükseltti.

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 3,9 olan yıl sonu büyüme tahminini ekim ayında yüzde 4,1’e yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,8’den yüzde 3,4’e çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,22 iken, bu anket döneminde yüzde 68,01 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 44,94 iken, bu anket döneminde yüzde 45,28 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 23,87 ve yüzde 25,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,26 iken, bu anket döneminde yüzde 33,22 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 30,00 iken, bu anket döneminde yüzde 33,68 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,14 TL iken, bu anket döneminde 30,05 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 37,26 TL iken, bu anket döneminde 38,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas’tan “Çözüm” Açıklaması

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini belirterek, bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

İşgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getiren Heniyye, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını, “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, yayımladığı video kaydında, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da İsrail’le çatışmalar ile siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Bianet’tin aktardığına göre; ABD ile bazı Avrupa ülkelerinin, manevi destek için İsrail’e ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Heniyye, “Washington yönetiminin tüm bu çabalarına rağmen Gazze’ye saldırılar konusunda İsrail’e bölgesel ve uluslararası destek sağlama ve Araplara, tehciri kabul ettirmekte başarılı olamadığını” belirtti.

Tüm baskılara rağmen Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin tehcir edilmesi konusundaki tavrının çok net olduğunu kaydeden Heniyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliğinin toplantılarında da bunun vurgulandığını ifade etti.

Başta Mısır olmak üzere Arapların ve İslam ülkelerinin tehcire karşı duruşunu öven Heniyye, bu duruşun desteklenmesi çağrısı yaptı. Heniyye, “ABD yönetiminin, diğer cepheleri saf dışı bırakma ve insanları İsrail’in yalanlarına inandırma konusunda da başarılı olamadığını” söyledi.

Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik bu vahşi saldırıların, yıkımın ve kan dökmenin devam etmesi durumunda, bunun, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yaptıklarını” kaydetti.

Geçen günlerde Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini söyleyen Heniyye, “bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini ve işgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getirdi.

Heniyye son olarak, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını bugün “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

İsmail Haniye kimdir?

1980’lerden bu yana hareketin bir parçası olan İsmail Haniye, Hamas’ın lideri olarak kabul görüyor. İsrail, Haniye’ye 1989 yılındaki ilk Filistin ayaklanması sırasında üç yıl hapis cezası verdi.

1992 yılında hapisten çıkarıldı ve İsrail ile Lübnan arasındaki sahipsiz topraklara sürüldü. Beraberinde birçok Hamas lideri de bulunuyordu.

Sürgün sonrası Gazze’ye geri döndü. 1997 yılında Hamas’ın ruhani liderinin ofisinin yönetimine getirildi ve örgüt içindeki pozisyonunu güçlendirdi.

Haniye 2006 yılında, Hamas’ın seçim zaferi sonrasında, Filistin yönetimi lideri Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa getirildi. Ancak bir yıl sonra, El Fetih ile Hamas arasında Gazze’de yaşanan ve bir hafta süren kanlı güç savaşının sonunda görevden alındı.

Haniye görevden almayı “anayasaya aykırı olduğunu” savunarak kabul etmedi. Hükümetinin “Filistin halkına karşı olan ulusal sorumluluklarından vazgeçmeyeceğini” söyleyerek Gazze’yi yönetmeye devam etti.

2017 yılında Hamas’ın siyasi liderliğine getirildi. 2018 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Haniye’yi terörist olarak tanımladı. 61 yaşındaki Haniye son birkaç yıldır Katar’da yaşıyor.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 57,25

Yurt dışı üretici enflasyonu eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,59 azalış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 47,62 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,25 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,10  arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Eylül 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yurt dışı üretici enflasyonu (YD-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,59 azalış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 47,62 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,25 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,10  arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 50,33, imalatta yüzde 57,37 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 48,44, dayanıklı tüketim malında yüzde 61,32, dayanıksız tüketim malında yüzde 58,33, enerjide yüzde 55,87, sermaye malında yüzde 66,58 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,58 azalış, imalatta yüzde 0,59 azalış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 0,97 azalış, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,54 azalış, dayanıksız tüketim malında yüzde 0,31 artış, enerjide yüzde 2,48 artış, sermaye malında yüzde 1,40 azalış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden ana metaller yüzde 37,92, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 42,33, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 42,98 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 77,71, tütün ürünleri yüzde 76,98, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 74,30 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 2,23, ana metaller yüzde 2,21, diğer mamul eşyalar yüzde 1,77 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık basım ve kayıt hizmetleri yüzde 3,18, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 2,48, gıda ürünleri yüzde 1,23 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden: Hamas’ın Kazanmasına İzin Vermeyeceğim

Oval Ofis’te Ulusa Sesleniş konuşması yapan ABD Başkanı Joe Biden, “İsrail ve Ukrayna’nın başarılı olmasını sağlamak, Amerika’nın ulusal güvenliği açısından hayati önem taşıyor” dedi ve ekledi: Putin’in Ukrayna’daki güç ve kontrol iştahını durdurmazsak, kendisini Ukrayna ile sınırlamayacaktır.

Joe Biden, Hamas ve Putin’in kazanmasına izin vermeyeceğini söyledi. Biden ayrıca, “Açık bir şekilde Yahudi karşıtlığı ve İslamofobiyi reddetmeliyiz” vurgusunu yaptı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Oval Ofis’te Ulusa Sesleniş konuşması yaptı. Biden, konuşmasında, İsrail hava kuvvetlerine yönelik yapacakları mali destek için Kongre’ye acil bir talepte bulunacağını söyledi.

“Demir Kubbe’nin İsrail gökyüzünü korumaya devam edeceğinden emin olmalıyız” diyen Biden, “İsrail’in, bugün ve daima, halkını korumak için gereken her şeye sahip olduğundan emin olmalıyız” dedi.

Biden, Kongre’ye göndereceği “İsrail’in güvenliğine yönelik benzeri görülmemiş bir taahhüt” olarak nitelediği paketin, askeri niteliği de artıracağını belirtti.

Amerikan Başkanı olarak rehin tutulan Amerikalılardan daha büyük bir önceliğinin olmadığını kaydeden Biden, Hamas’ın “dünyaya katıksız bir kötülük getirdiğini” söyledi.

Gazze’deki hastane saldırısında ölenler de dahil, her iki taraftan da hayatını kaybeden insanların ailelerine taziye mesajı gönderen Biden, Filistinlilerin “trajik bir şekilde hayatını kaybetmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü” dile getirdi.

Biden, hastane saldırısının İsrailliler tarafından yapılmadığını savundu. Çatışma ve kaosun dünyanın diğer bölgelerine, özellikle de Orta Doğu’ya yayılması riskinin olduğunu ifade eden Biden, “ABD ve müttefiklerinin Orta Doğu için daha iyi bir gelecek inşa etmek için çalıştıklarını” söyledi.

Biden, Hamas ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i mukayese etti ve “Hamas ve Putin farklı tehditler sunuyor. Ancak şu noktada birleşiyorlar: Her ikisi de sınırındaki demokrasiyi tamamen yok etmek istiyor” diye konuştu.

ABD Başkanı, Amerikalıların çatışmaların kendilerinden çok uzak olduğunu düşünmesinin ve de üzerine bunun kendileri için neden önemli olduğunu sormasının doğal olabileceğini aktardı.

Biden, “İsrail ve Ukrayna’nın başarılı olmasını sağlamak, Amerika’nın ulusal güvenliği açısından hayati önem taşıyor” dedi ve şöyle devam etti: Putin’in Ukrayna’daki güç ve kontrol iştahını durdurmazsak, kendisini Ukrayna ile sınırlamayacaktır.

ABD Başkanı Biden, Hamas ve Putin’in kazanmasına izin vermeyeceğini söyledi. (Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Irak’taki ABD Askeri Üssüne İHA Ve Roketli Saldırı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon askerlerinin bulunduğu Irak’ın Enbar vilayetindeki Ayn el-Esad hava üssüne İHA ve roketli saldırı düzenlendi. Saldırının sorumluluğunu Irak’taki İslami Direniş Örgütü üstlendi.

Haber Merkezi / İnsansız Hava Aracı (İHA) ve roketlerle hedef alınan üssün içinde çok sayıda patlama sesi duyulurken, saldırıda can kaybı olup olmadığı ise bilinmiyor. Kendilerini silahlı bir grup olarak tanıtan Irak’taki İslami Direniş Örgütü’nden yapılan açıklamada, Ayn el-Esad üssüne roket saldırısı düzenledikleri belirtildi.

Suriye’deki 2 ABD üssüne saldırı

Saldırı, 24 saatten kısa süre içinde ABD askerlerinin bulunduğu hava üslerine yönelik üçüncü saldırı oldu. ABD’nin Suriye’nin Irak ve Ürdün sınırlarına yakın El Tanf üssüne insansız hava aracıyla, Deyrizor bölgesinin kırsalında yer alan Conoco üssüne füze saldırısı düzenlendi.

Lübnan merkezli Al-Mayadeen TV’nin kaynaklara dayandırdığı haberinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Suriye’nin Irak ve Ürdün sınırlarına yakın El Tanf üssüne insansız hava aracıyla, Deyrizor bölgesinin kırsalında yer alan Conoco üssüne füze saldırısı düzenlendiğini bildirdi.

Hasar ve can kayıpları ile ilgili bilgi verilmediğini de ekleyen Lübnan televizyon kanalı, saldırının kimin tarafından gerçekleştirildiği ile ilgili herhangi bir bilgi olmadığının da altını çizdi. Hasar ve can kayıplarıyla ilgili bilgi paylaşılmazken, saldırılara ilişkin ABD tarafından resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Suriye de saldırılara ilişkin henüz bir bilgi paylaşmadı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze’de Acil Ateşkes Çağrısı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 13. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’ye “hızlı ve engelsiz insani erişim” talebinde bulundu ve “acil insani ateşkes” çağrısı yaptı.

Haber Merkezi / Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile Kahire’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Guterres, “Uluslararası insani hukuka saygı gösterilmelidir. Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var, hem de çok fazla ve sürdürülebilir bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

İsrail ordusu ve Hamas’ın sorumluluğunu reddettiği Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıya değinen Guterres, “Sivillerin korunması esastır. Hastanelere, okullara ya da BM altyapısına yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.

Hamas’ın saldırılarına atıfta bulunan Guterres, “Bu saldırılar ne kadar dehşet verici olursa olsun, Hamas kontrolündeki bölgede yaşayan 2.4 milyon Filistinlinin toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, “Hamas rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmalı ve İsrail Filistinlilere hızlı ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir” dedi.

Refah sınır kapısı yardım için açılacak

Mısır’da devlet medyası, Gazze’ye ulaştırılacak yardımların beklediği Refah sınır kapısının Cuma günü “birkaç saatliğine” açılacağını aktardı. Mısır ile Gazze arasındaki sınır kapısının açılmasıyla yardım kamyonlarının Filistin tarafına geçmesi bekleniyor.

Sınır kapısında 100’den fazla yardım kamyonu bekliyor ancak dün 20 kadar kamyonun geçişiyle ilgili anlaşma sağlandığı belirtilmişti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus Cenevre’de yaptığı açıklamada, tırların insani yardım malzemeleri ile yüklü olduklarını ve hareket etmeye hazır vaziyette beklediklerini belirtti. Tedros, “Mısır ve Filistin’deki Kızılay kuruluşları ile birlikte, sınır geçişi açıldığında, umarız ki yarın, yardım malzemelerini Gazze Şeridi’ne götürmeye hazırız” diye konuştu.

“Malzemelerin kısa sürede geçişine izin verilmezse Gazze’de bir trajedi yaşanmasından endişe ediyoruz” diye konuşan Tedros yardım malzemelerinin altı gün önce sınır bölgesine gittiğini vurgulayarak, geçişin olup olmayacağıyla ilgili tedirginliğini de dile getirdi. Tedros, “Ancak son günlerdeki tecrübelerimiz nedeniyle geçişin olup olmayacağı konusunda aynı zamanda endişeliyiz” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nden (OCHA) yapılan açıklamaya göre, DSÖ’nün beş yardım tırı hazır durumda. DSÖ Genel Direktörü Tedros, 40 ton malzemenin de önümüzdeki haftaya kadar bölgeye erişeceğini söyledi.

Tedros bu malzemeler arasında, aralarında hamilelerin de olduğu toplam 300 bin kişi için ilaçlar, kronik hastalar için ilaçlar, ağır yaralıların tedavisinde kullanılan malzemeler ve diğer tıbbi gereçler olduğunu belirtti.

Tedros aynı zamanda İsrail’e çağrıda bulunarak, Gazze’ye gönderilecek acil insani yardım malzemeleri listesine akaryakıtın da alınmasına izin vermesini istedi. “İsrail’in, Mısır’dan Gazze’ye su, gıda ve ilaç girişine engel olmayacağını açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz” diyen Tedros, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akaryakıt aynı zamanda hastane jeneratörleri, ambülanslar ve su arıtma tesisleri için gerekiyor. Ve İsrail’e akaryakıtı, Gazze’ye girişine izin verilen hayati malzemelere eklemesi çağrısında bulunuyoruz.”

DSÖ Acil Yardımlar Direktörü Michael Ryan ise Cenevre’de yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne “her gün insani yardımın gitmesi” gerektiğini söyledi. Ryan, 20 tırın şu anda Gazze’deki acil durum için son derece yetersiz olduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Direktörü Martin Griffiths, günde yaklaşık 100 kamyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kahire’deki Dünya Gıda Programı’ndan Abeer Etefa, 20 kamyonun “iyi bir başlangıç” olacağını ancak “hiçbir şekilde yeterli olmadığını” söyledi.

Gazze’deki durumun “korkunç” olduğunu ve iki milyonluk nüfusun “çaresiz, yardıma muhtaç” olduğunu söyleyen Etefa, bu ilk planın “sistemi test etmenin bir yolu” olduğuna inanıyor.

AP’den “insani duraklama” çağrısı

Avrupa Parlamentosu (AP), Gazze’deki hastane saldırısı sonrası “insani duraklama” çağrısında bulunan bir karar tasarısını kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu hafta başında Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan iki uçağın Mısır sınırına doğru yola çıkacağını duyurdu. Salı günü AB liderlerinin olağanüstü toplantısının ardından konuşan Ursula von der Leyen, Komisyon’un “(AB) yardımlarımızın Gazze’ye girmesini sağlamak için Mısırlı yetkililerle temas halinde olduğunu” kaydetti.

Gazze’de en az 3,785 Filistinli öldürüldü

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan savaştan bu yana Gazze Şeridi’nde en az 3,785 Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. Ölenler arasında en az 1.524 çocuğun da bulunduğunu belirten bakanlık, 12 bin 493 yaralının olduğunu açıkladı.
Paylaşın

Önder: Cezaevleri Memleket Toprağıdır, İcap Ediyorsa Oraya Da Gireriz

YSP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, cezaevlerinin kendisi ve arkadaşları üzerinde bir yaptırım değeri olmadığını belirterek, “Efkar ettiğimiz memleketin halidir. Cezaevleri de memlekettendir, memleket toprağıdır, icap ediyorsa oraya da gireriz” dedi.

Sırrı Süreyya Önder açıklamasının devamında, “Bizim de yolumuz, çizgimiz, derdimiz bu. Biraz sizlerden farklı düşünüyoruz, olay özetlendiğinde hülasası bu. Belli konularda sizin düşündüğünüz gibi düşünmüyoruz. Bu incitici, aykırı, sıkıntılı gelebilir. Ama burası, bunun tam da istişare edileceği, ortak yol bulunulacağı bir yer” ifadelerini kullandı.

Kobane eylemleriyle ilgili davada yargılanan TBMM Başkanvekili ve Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, TBMM Genel Kurulu’nda kendisiyle ilgili ifadeler üzerine konuşma yaptı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Meclis başkanvekillerinin görüş açıklayamayacağını söyleyen Önder, “Değerli milletvekilleri, Meclis Başkanvekili görüşülmekte olan bir konu hakkında görüş beyan edemezler, üyelerle bir tartışmaya giremezler. Bunun bir istisnası var. Başkanvekiline dönük atıflar söz konusu olduğunda bir açıklamada bulunurlar. Ben de kısa bir açıklamada bulunmak istiyorum, çokça adım geçti, çokça atıf yapıldı” dedi.

“Bütün onurum ve şerefim üzerine söylüyorum ki, cezaevlerinin benim ve arkadaşlarımın üzerinde bir yaptırım değeri yok” diyen Önder, “Efkar ettiğimiz memleketin halidir. Cezaevleri de memlekettendir, memleket toprağıdır, icap ediyorsa oraya da gireriz. Bizim de yolumuz, çizgimiz, derdimiz bu. Biraz sizlerden farklı düşünüyoruz, olay özetlendiğinde hülasası bu. Belli konularda sizin düşündüğünüz gibi düşünmüyoruz. Bu incitici, aykırı, sıkıntılı gelebilir. Ama burası, bunun tam da istişare edileceği, ortak yol bulunulacağı bir yer” ifadelerini kullandı.

Davada hakkında 39 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendiğini hatırlatan Sırrı Süreyya Önder, şöyle devam etti:

“Bir garabetin içerisindeyiz. Normalde milletvekili dokunulmazlığı anayasada çok açık bir şekilde düzenlenmiş. Bunun ramına aykırı uygulamalar olduğunda Anayasa Mahkemesi, Enis Berberoğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Leyla Güven kararlarında, bu yargılamaların seçilmesiyle beraber durması gerektiği konusunda net, kesin kararları var. Ben hala bu davada yargılanıyorum. Şu an diyelim ki, dünkü tezkere kararında benimle ilgili bir dosya görünüyor ve bu benim için yaşamsal bir şey, 39 kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Birleşimi kapattım gidip mahkemeyi izleyeceğim desem ne mani, kim ne diyecek. Garabete işaret ediyorum. Suçluyum, suçsuzum buralara hiç girmiyorum.”

Dokunulmazlığın vekillerin yasama çalışmalarını baskı altında hissetmeden yapması için gerekli olduğunu belirten Önder, “Milletvekili dokunulmazlığı tam da bunun için lazım. Milletvekili yasama faaliyetini bu tür baskılardan azade bir şekilde yürütebilmesi için. Kim bana ne diyebilir, ben bugün mahkemede olmak zorundayım çünkü bir hayat memat meselesi. 39 kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor” dedi.

İddianameyi AK Parti’yi yargılamak için ön iddianame olarak nitelendiren Önder, “Hem o mahkemede hem gözaltına alındığımda defalarca şunu söyledim, son defa olarak bir daha da bu tartışmalara girmeyeceğim, son defa şunu belirtmek istiyorum. ben orada dedim ki, AK Partili bütün hukukçu arkadaşlardan özel istirhamımdır, bütün milletvekillerinden de, bu iddianame AK Parti’yi yargılamanın ön iddianamesidir. Buradan bize bir hüküm çıkarsa ve bu hüküm kesinleşirse bu içtihada dönüşecek ve AK Parti’nin karar süreçlerindeki bütün ilgililer, bir davalar zinciriyle karşı karşıya kalacaklar. Niye? Çünkü delil diye söylenen her şey çözüm süreci faaliyetleri ve bu Meclis çözüm sürecinde rol ve sorumluluk alanlar için bir bağışıklık yasası getirdi, oyladı, kabul etti. Sorun bu” ifadelerini kullandı.

“İç hesaplaşmaların bir enstrümanına dönüştürülmüş durumdayız”

Çözüm sürecindeki bakan ve yetkililerinin yaşananlarla ilgili anlattıklarını yalanlaması halinde istifa edeceğini belirten Önder, şunları söyledi:

“Benim mahkemede, AK Partili arkadaşlara da söyledim, bu iddianameye bir alıcı gözle bakın hele. Mahkemeler bizim ikinci ikametgahımız olmuş, biz alışkınız. Ama bu sizin bir ön iddianameniz kafasıyla hazırlanmış. Kimse bu ülkede, ne yazık ki, ne acı ki, yargıya kefil olabilecek durumda değil. Çünkü iç iktidar savaşları, herkes bizim üzerimizden diğerlerine ateş ediyor. İç hesaplaşmaların bir enstrümanına dönüştürülmüş durumdayız.”

“6-8 Ekim’le ilgili hayatını kaybeden tüm yurttaşları bir kez daha rahmetle anarak şunu söyledim, Sayın Efkan Ala, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin bütün ilgilileri, Sayın Sadullah Ergin, kamu güvenliği bürokratları o iki gece ben, Sayın Pervin Buldan, Sayın İdris Baluken İçişleri Bakanı’nın makamında sabahladık. İki gün, iki gece… Bu hadise toplumsal bir tahribat yaratmasın diye.

Uzun uzun anlattım, gelsinler dedim ya tanık olarak gelsinler desinler ki bu gerçeklik tam olarak böyle değil ya da tam olarak böyle Sayın Önder sırasını yanlış anlatıyor ya da böyle olmayabilir, tanık olarak gelmiyorlarsa bir röportaj versinler desinler ki, böyle diyor ama tam olarak onun dediği gibi değil, yalan söylüyor demelerine gerek yok. Tam olarak öyle değil desinler, sizin huzurunuzda tekrar ediyorum, milletvekilliğinden istifa edeceğim aynı gün. O zaman nasıl istiyorsanız yargılayabilirsiniz. Ama burada bunula ilgili yasa tasarısı görüşülüyor, bana onlarca atıf yapılıyor ve ben o davanın sanığı bu duruşmanın riyasetini yürütüyorum.

Ben bunu bu kadar ısrarlı belirtince savcılık mütalaaya bir ek yaptı. Baktı ki Kobani’yi çözüm süreci sarmalında kriminalize ediyordu, dedi ki her ihtimale karşı örgüt üyeliğinden de ek savunma yapsınlar. Yer yüzünde her ihtimale karşı savunma yapmak diye bir şey yok. Tek tek sayılır sanıklar bakımından ilişkisi şudur, şekli şudur, niteliği budur, zamanı budur… Bunlar sayılır ve denir ki bunlara karşı sanık savunma yapsın. Yarın öbür gün biz gideceğiz, birileri diyecek ki bu arkadaş vaktinde bunları kürsüden altını çize çize söylemiş.”

Paylaşın

Akşener Duyurdu: Bütün İl Ve İlçelerde Aday Çıkaracağız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi planlayan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, “Bütün il ve ilçelerde adaylarımızı çıkararak biz kaç kiloyuz, boyumuz kaç, milletimiz bize nasıl bakıyor?” dedi.

Haber Merkezi / Meral Akşener konuşmasının devamında, “Biz bu ülkeyi yönetmek istiyoruz. İçinde bulunduğu kaostan çıkarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Düzce’ye ziyarette bulundu. Partililerle bir araya gelen Akşener, burada yaptığı konuşmada yerel seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi bizim yapmaya çalıştığımız şey şu; kimseyi kazandırma ya da kimseye kaybettirmek gibi bir niyetimiz yok. Biz kendimiz kazanmak için yola çıkıyoruz. Bütün il ve ilçelerde adaylarımızı çıkararak biz kaç kiloyuz, boyumuz kaç, milletimiz bize nasıl bakıyor?

Çünkü hem 2018’de, hem 2023’te bu millet bize yüzde 10 civarında, gözümün önünden ayrılma, seni takip ediyorum dedi. Ama milletimiz bir şey daha dedi. Arkadaşlarımızın eline vuruldu. Terörist elini sıkan elle yan yanasınız diye. Buna istediğiniz kadar cevap vermeye gayret edin, doğru dürüst cevap verilemedi. Çünkü bu duygusal bir şey.

Aç yatarım, ülkemi böldürmem, aç yatarım şunu yaptırmam diyen bir milletin haslet bu. Bu hasletin tahrik edildiği, tedirgin edildiği bir meselede, sonuçta her şeye rağmen bizi göz önünde tuttu, yok etmedi, ama buna rağmen de gel buyur sen yönet demedi. Bunlardan ders çıkardık. Biz bu ülkeyi yönetmek istiyoruz. İçinde bulunduğu kaostan çıkarmak istiyoruz.”

Meral Akşener, İYİ Partinin Düzce belediye başkan adayının Mehmet Keleş, Düzce’nin Akçakoca belediye başkan adayı olarak İYİ Parti Akçakoca ilçe başkanı Av. Behcet Alkan Lokum, Gölyaka ilçesi belediye başkan adayı olarak da Bekir Akbulut olduğunu açıkladı.

Paylaşın