İTO Açıkladı: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 74.88

İstanbul’da yıllık bazda perakende fiyatlar yüzde 74,88,, toptan fiyatlar ise yüzde 62,77 artış gösterdi. Perakende fiyatlar kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,52, toptan fiyatlar ise yüzde 2,31 arttı.

Haber Merkezi / Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre en yüksek artış sağlık ve kişisel bakım harcamaları olurken, onu sırasıyla kültür, eğitim ve eğlence harcamaları, gıda harcamaları, konut harcamaları, ulaştırma ve haberleşme harcamaları, ev eşyası harcamaları takip etti.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2023 Aralık Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023 Aralık ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3.52, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2.31 oranında arttı.

2022 Aralık ayına göre 2023 Aralık ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 74.88, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 62,77 olarak gerçekleşti.

Aralık 2023’te perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 5.15, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 5.10, Gıda Harcamalarında yüzde 4.90, Konut Harcamalarında yüzde 2.46, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde 1.05, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 0.94, Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0.31 ve Giyim Harcamaları grubunda yüzde 0.19 artış izlendi.

Aralık 2023’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 5.79, Gıda Maddeleri grubunda yüzde 3.14, Madenler Grubunda yüzde 1.86, İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 0.36, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 0.35 artış izlenirken, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde -0.81 azalış izlendi. Mensucat Grubunda ise yüzde 0.00 ile değişim gözlenmedi.

İTO’nun Kasım verileri

Kasım ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,79, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2,94 oranında arttı.

2022 Kasım ayına göre 2023 Kasım ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 73,89, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 65,01 oldu.

Kasım 2023’te Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 5,53, Konut Harcamalarında yüzde 4,95, Gıda Harcamalarında yüzde 4,84, Giyim Harcamaları grubunda yüzde 2,48, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 1,30, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 0,32 ve Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,15 artış, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde -0,52 azalış izlendi.

Kasım 2023’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 14,39, Mensucat Grubunda yüzde 5,03, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 2,87, Madenler Grubunda yüzde 2,59, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 1,88 artış izlenirken İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde -0,87 azalış izlendi.

Paylaşın

Sigaraya Bir Zam Daha: En Ucuzu 52 Lira

Türkiye, yeni yıla yüksek enflasyon nedeniyle yeni zamlar ve düzenlemelerle girdi. Yakın zamanda artan sigara fiyatlarına yeni yılın ilk gününde bir zam daha geldi.

Haber Merkezi / Son zamla birlikte bir sigara grubundaki en ucuz sigara fiyatı 52 liraya, en pahalı sigara ise 58 ile 60 lira arasından satılmaya başlandı.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yeni fiyatları duyuran Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, zam geçişlerinin yarın da devam edeceğini belirtti.

Otoyol ve köprü ücretlerine zam

Öte yandan 1 Ocak itibariyle vergi, harç ve cezalar yüzde 58,46 oranında arttı. Trafikte kırmızı ışıkta geçme cezası 1510 TL oldu. Alkollü araç kullanma cezası ise 6 bin 735 TL’ye çıktı.

Yurtdışından getirilen cep telefonlarının kayıt ücreti 31 bin 692 TL oldu. Cep telefonu IMEI numaraları kayıt işlemleri, ithalatçı ya da imalatçı için tahsis edilen hesap ile gerçekleştirilecek. Yetkisiz hesaplar IMEI kaydı yapamayacak.

Motorlu taşıtlar vergisi ise yeni yılda yeniden değerleme oranı doğrultusunda yüzde 58,46 arttı. 1 yıllık pasaport harcı 2 bin 396 TL, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308 TL oldu.

Köprü ve otoyol geçiş ücretlerine de 1 Ocak itibariyle zam geldi. Bugünden geçerli olmak üzere 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü geçiş ücret tarifesi araçların büyüklüğüne göre 15 ile 110 TL arasında oldu. Motosiklet geçiş ücreti ise 6 TL olarak belirlendi.

Karayollları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda otomobil için en düşük geçiş ücreti 9 TL, en yüksek geçiş ücreti 84 TL oldu.

Bugünden itibaren ayrıca, TL dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesabı açılamayacak ve mevcut hesaplar vade sonunda yenilenmeyecek. KKM, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinde Nureddin Nebati’nin olduğu 20 Aralık 2021’de açıklanmıştı.

Paylaşın

İsrail, Gazze’den Bir Grup Askerini Çekmeyi Planlıyor: Savaş 2024 Boyunca Sürebilir

Gazze’de konuşlu bazı askerlerin özellikle de yedeklerin yeniden örgütlenmeleri için geri çekileceğini söyleyen İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari, “Bu adaptasyonlar, savaşa 2024’de de devam edebilmek için planlama ve hazırlığı amaçlıyor” dedi.

Haber Merkezi / İsrail Ordusu Sözcüsü Hagari, “İsrail Ordusu, yılın geri kalanında ek görevler olacağı ve savaşın devam edeceği anlayışıyla ileriyi planlamalı” dedi. Daniel Hagari, bazı yedek birliklerin “gelecekte yapılacak operasyonlar öncesi enerjilerini yeniden toparlayabilmeleri için bu hafta çekileceklerini” belirtti.

İsrail bir süredir ABD’nin, saldırıların yoğunluğunu azaltması yönündeki baskısı altındaydı. Geri çekilme haberi de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bölgeye yapacağı ziyaret öncesinde geldi.

Ancak Gazze’nin diğer bölgelerinde, özellikle de güneydeki Han Yunus kenti ve bölgenin orta kesimlerinde şiddetli çatışmalar devam ediyor.

Hamas’tan İsrail’e roket saldırısı

2004’ün ilk dakikalarında saatler henüz 00.00’ı gösterdiği sırada İsrail ordusu Gazze’yi bombalarken Hamas’ın askeri kanadı İzettin el Kassam Tugayları’na bağlı savaşçılar da Tel Aviv’i roket yağmuruna tuttu. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, kentte gece boyunca düzenlenen İsrail saldırılarında en az 24 kişi hayatını kaybetti.

Kassam Tugayları’ndan yapılan açıklamada da, “İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarına yanıt olarak Tel Aviv’in M 90 roketleri ile vurulduğu” kaydedildi. İsrail saldırılar sırasında herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Gazze’de 21 bin 900’den fazla kişi öldü

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in hava, kara ve denizden başlattığı şiddetli saldırılarda Gazze’de üçte ikisi kadın ve çocuk olmak üzere 21 bin 900’den fazla kişi hayatını kaybetti.

İsrail, 8 binden fazla militanın öldürüldüğünü söylüyor. Militanların okullar ve hastaneler de dahil olmak üzere yerleşim alanlarına yerleştiğini söyleyerek sivil ölümlerinin yüksek olmasından Hamas’ı sorumlu tutuyor.

Savaş, Gazze’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yüzde 85’ini yerinden etti ve ordunun bombaladığı İsrail’in belirlediği güvenli bölgelere sığınmak isteyen insanların akınına neden oldu.

Paylaşın

Otoyol Ve Köprü Ücretlerine Ortalama Yüzde 50 Zam

Türkiye, yeni yıla yeni zamlar ve düzenlemelerle girdi. KGM tarafından işletilen otoyollarda otomobil için en düşük geçiş ücreti 9 lira, en yüksek geçiş ücreti 84 lira, boğaz köprüleri tek yön otomobil geçiş ücreti ise 15 lira olarak belirlendi.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden (KGM) konuya ilişkin yapılan açıklamada zamların, “Otoyolların daha ekonomik, güvenli ve daha kısa sürede ulaşım imkânı sağlaması, boğaz köprülerine büyük bakım onarımların yapılarak servis ömürlerinin uzatılması, işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artışlar ile bakım-işletme maliyetlerindeki yükselmeler göz önüne alınarak” yapıldığı belirtildi.

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), otoyol ve köprü ücretlerinin 1 Ocak Pazartesi günü saat 00.00’dan itibaren geçerli olmak üzere “yeniden düzenlendiğini” duyurdu.

KGM tarafından işletilen otoyol ve boğaz köprülerinin geçiş ücretleri ortalama yüzde 76 oranında, Yap-İşlet-Devret Modeli (YİD) ile yapılarak özel şirketler tarafından işletilen otoyol ve köprülerin geçiş ücretleri ortalama yüzde 50 oranında zam yapıldı.

Yeni tarifeye göre; otomobil için geçiş ücretleri; Osmangazi Köprüsü için ücreti yüzde 57 zamlanarak 184.50 TL’den 290 TL’ye yükseldi.

1915 Çanakkale Köprüsü için yüzde 47,50 zamlanarak 250 TL’den 295 TL’ye, Yavuz Sultan Selim Köprüsü için ücreti yüzde 84 zamlanarak 19 TL’den 35 TL’ye yükseldi.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda otomobil için en düşük geçiş ücreti 9,00 TL, en yüksek geçiş ücreti 84 TL, boğaz köprüleri tek yön otomobil geçiş ücreti ise 15,00 TL olarak belirlendi.

KGM’den yapılan açıklamada zamların, “Otoyolların daha ekonomik, güvenli ve daha kısa sürede ulaşım imkânı sağlaması, boğaz köprülerine büyük bakım onarımların yapılarak servis ömürlerinin uzatılması, işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artışlar ile bakım-işletme maliyetlerindeki yükselmeler göz önüne alınarak” yapıldığı belirtildi.

Kur Korumalı Mevduat sona erdi

Öte yandan 1 Ocak itibariyle vergi, harç ve cezalar yüzde 58,46 oranında arttı. Trafikte kırmızı ışıkta geçme cezası 1510 TL oldu. Alkollü araç kullanma cezası ise 6 bin 735 TL’ye çıktı.

Yurtdışından getirilen cep telefonlarının kayıt ücreti 31 bin 692 TL oldu. Cep telefonu IMEI numaraları kayıt işlemleri, ithalatçı ya da imalatçı için tahsis edilen hesap ile gerçekleştirilecek. Yetkisiz hesaplar IMEI kaydı yapamayacak.

Motorlu taşıtlar vergisi ise yeni yılda yeniden değerleme oranı doğrultusunda yüzde 58,46 arttı. 1 yıllık pasaport harcı 2 bin 396 TL, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308 TL oldu.

Bugünden itibaren ayrıca, TL dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesabı açılamayacak ve mevcut hesaplar vade sonunda yenilenmeyecek. KKM, Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinde Nureddin Nebati’nin olduğu 20 Aralık 2021’de açıklanmıştı.

Paylaşın

Kim Jong Un’dan ABD Açıklaması: Savaş Kaçınılmaz

ABD politikalarının savaşı kaçınılmaz hale getirdiğini söyleyen Kuzey Kore Lideri Kim Jong-Un, 2024 yılında 3 “casus uydu” daha fırlatacaklarını ve askeri İnsansız Hava Aracı (İHA) üretimini artıracaklarını açıkladı.

Güney Kore ile ilişkilerde “köklü değişiklik” çağrısında bulunan Kim, Güney Kore ve Kuzey Kore’nin “savaş halindeki iki düşman ülke” haline geldiğine dikkati çekti. Kim, Güney Kore’yi artık birleşme ya da uzlaşma konusunda muhatap olarak görmeyeceklerini söyledi.

Kuzey Kore ve Güney Kore, 1953’teki Kore Savaşı’nın ardından ayrılmıştı. Çatışmalar bir ateşkes anlaşmasıyla sonlansa da, barış anlaşması imzalamayan iki ülke teknik olarak hâlâ savaşta.

Aradan geçen onlarca yılda iki Kore arasındaki ilişkiler inişli çıkışlı bir seyir izlese de, Kuzey Kore’nin nükleer silah programı ve Güney Kore’nin ABD’yle yaptığı ortak tatbikatlar son yıllarda gerilimi artıran faktörler oldu.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) resmi haber ajansına göre, Kim Jong-Un, iktidardaki Kore İşçi Partisinin beş gün süren genel kurul toplantısının son gününde ülkesinin gelecek yıl hedeflerini açıkladı.

“Düşmanların bizi işgal etmeye yönelik pervasız hamleleri nedeniyle, Kore yarımadasında bir oldu bitti ile her an bir savaş çıkabilir” diyen Kim, bu yıl ilk kez “casus uydunun” başarıyla fırlatılmasının ardından 2024’te 3 uydunun daha fırlatılacağını bildirdi.

Ülkesinin olası nükleer bir krize daha hızlı yanıt verilebilmesi için nükleer sektör dahil daha birçok alanda gelişilme sağlanması gerektiğini belirten Kim, “Güney Kore’nin kontrol altına alınması” ihtimaline de hazırlıklı olunması gerektiğini dile getirdi.

Kim, “Herhangi bir saldırıya yanıt olarak orduya, gerekirse nükleer bombaların da kullanımı dahil olmak üzere Güney Kore topraklarının tamamının kontrol altına alınması ihtimaline de hazırlıklı olunması emrini verdim.” dedi.

Kim, Güney Kore ile ilişkileri hakkında da Seul’ün Kuzey Kore’yi “düşman” ilan ettiğini kaydederek iki ülkenin birleşmesinin artık “mümkün olmadığını” vurguladı. İki ülke arasındaki ilişkilerde “köklü değişiklik” çağrısında bulunan Kim, Güney Kore ve Kuzey Kore’nin “savaş halindeki iki düşman ülke” haline geldiğine dikkati çekti.

Kim, Güney Kore’yi artık birleşme ya da uzlaşma konusunda muhatap olarak görmeyeceklerini söyledi. Kuzey Kore lideri Kim, 2024’te ABD’ye karşı “saldırgan” tutum sergileyeceklerine dikkati çekerek “ABD ve Güney Kore bizimle çatışmaya girerse nükleer caydırıcılığımızla onlara karşı kritik eylemde bulunmaktan çekinmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Kuzey Kore’nin ABD’ye karşı sert duruşunu ve Amerikan karşıtı, anti-emperyalist dayanışmasını koruyacağı vaadinde bulunan Kim, Güney Kore’nin ABD’nin nükleer cephaneliği haline geldiğini iddia etti.

Kuzey Kore lideri, “Düşman kuvvetlerinin çatışmacı askeri eylemlerine yakından bakıldığında, savaş kelimesi soyut bir kavram olmaktan çıkıp somut bir gerçeklik haline geldi.“ ifadesini kullandı.

İsim vermeden Çin ve Rusya ile işbirliği yapabilecekleri mesajını veren Kim, ülkesinin nükleer hedeflerini ilerletmekten ve ABD’ye karşı çıkan diğer ülkelerle daha derin ilişkiler kurmaktan başka seçeneği olmadığını söyledi.

ABD Ve Güney Kore’de seçim var

2024 yılında hem Güney Kore hem de Amerika’da seçimler yapılacak. Uzmanlar Kuzey Kore’nin Amerika’daki başkanlık seçimleri sürecinde avantaj sağlamak için askeri baskıyı sürdüreceğini düşünüyor.

Cumhuriyetçi Parti’nin en önemli başkan adayı Donald Trump, başkanlığı sırasında Kuzey Kore lideriyle görüşmüştü.

Biden yönetimi müzakerelere açık olduğunu belirtse de Kuzey Kore’ye, yasaklanmış balistik füze denemeleri yaptığı gerekçesiyle yeni yaptırımlar yürürlüğe koymuştu. Amerika ayrıca bölgede tatbikatları arttırdı ve nükleer silahlı denizaltılarla uçak gemilerini de bölgeye konuşlandırdı.

Paylaşın

AK Partili Vekil, 5 Dakikalık Konuşmasında “12 kez Erdoğan” Dedi

Meclis’te İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin bir konuşma yapan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” dedi.

AK Partili milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘övgü yarışı’ devam ediyor. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin ise bu övgüye 5 dakikalık konuşmasında “12 kez Erdoğan” diyerek başka bir boyut kattı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Gazze’de İsrail saldırılarıyla ilgili bir konuşma yapan Şahin, katliama ve soykırıma en yüksek seviyede ve her alanda karşı çıkmasına karşın Erdoğan’a karşı bir kampanya başlatıldığını iddia etti,

“Filistin ve Gazze konusunda Erdoğan’a ancak şunlar söylenebilir: Allah senden razı olsun, Allah seni doğuran anadan razı olsun, Allah cesaretini daim kılsın” dedi.

Şahin’in konuşmasını tamamlamasının ardından seslenen İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Aslında selamı Erdoğan’a verdi, 12 defa ‘Erdoğan’ dedi değerli bilim insanı! 12 defa ‘Erdoğan’ dedi, senin selamı nereye verdiğini biz biliyoruz” dedi.

Öte yandan AK Parti’nin birbiriyle ilgisiz alanlarda değişiklik içeren konularda kanun değişiklik teklifleri alışkanlık oldu. Bu teklifler “torba kanun” olarak ifade edilse de madde sayısındaki artış üzerinden “çuval” denilerek de eleştirildi.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise Meclis’te son görüşülen, yaklaşık 90 maddelik yasa teklifine bambaşka bir isim buldu.

Çalışkan, “Torba yasa görüşüyoruz. Gerçekten bir isim bulamıyorum. Bir önceki torba yasaya ‘vergi yasası’ demiştik. Bütçe öncesi ‘Milleti biraz daha fazla soyup soğana nasıl çeviririz?’ diye vergi yasasını torba olarak önümüze getirmişlerdi ama buna muhtemelen ‘cümbüş yasa’ demek daha doğru olacak.

Gerçekten maddelere baktım, her biri birbirinden farklı; neyi anlattığı belli değil” dedi. AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman’da bu sözler üzerine Çalışkan’a, “Hemşerim, o kadar uzun boylu değil” diye seslendi.

Paylaşın

Bakan Şimşek, 2024’e İlişkin Ekonomik Beklentilerini Paylaştı

2024 yılına ilişkin ekonomik beklentilerini paylaşan Bakan Mehmet Şimşek, “2024 yılı, yıllık enflasyonda düşüşün başladığı, rezerv yeterliliğinin daha da arttığı, kur korumalı sistemin sonlandığı, cari açıkta kalıcı iyileşmenin başladığı, bütçe disiplininin tesis edildiği, sürdürülebilir yüksek büyümenin temellerinin güçlendiği bir yıl olacaktır. Daha müreffeh bir Türkiye için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından 2024 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı.

Bakan Şimşek, uyguladıkları programın olumlu sonuçlarını yeni yılda da almaya devam edeceklerini belirterek “2024 yılı, yıllık enflasyonda düşüşün başladığı, rezerv yeterliliğinin daha da arttığı, kur korumalı sistemin sonlandığı, cari açıkta kalıcı iyileşmenin başladığı, bütçe disiplininin tesis edildiği, sürdürülebilir yüksek büyümenin temellerinin güçlendiği bir yıl olacaktır. Daha müreffeh bir Türkiye için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül 2021’den itibaren uygulamaya koyduğu faiz politikası ile Türkiye, son iki yılda dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline geldi. Mayıs 2023 seçimlerinden zaferle çıktıktan sonra ekonominin başına Mehmet Şimşek’i, Merkez Bankası’nın başına Hafize Gaye Erkan’ı getiren Erdoğan, faiz artırımına da yeşil ışık yaktı. Haziran ayından bu yana yedi kez faiz artıran Merkez Bankası, politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 42,5’e çıkardı.

2024 yılında ise gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonla mücadelesinde geri adım atıp atmayacağında olacak. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki birkaç yılda nasıl bir seyir izleyeceğini, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında enflasyonla mücadelede atılan adımlar belirleyecek.

Hükümetin faiz indirme politikası ile birlikte son iki yılda rekor hızla artarak resmi verilere göre tüketici fiyatlarında yüzde 90’ları, üretici fiyatlarında ise yüzde 160’ları gören enflasyon, 2023 yılının ilk yarısını genel seçimlerin gölgesinde geçirdi. Haziran ayına kadar yüzde 40’lar seviyesine kadar gerileyen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), seçimler sonrasında kurulan yeni ekonomi yönetimi ve faiz artırımı politikasına geçilmesi sonrasında, yeniden yükselişe geçti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Kasım 2023 verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 61,98 düzeyinde gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 42,25 oldu. Ocak 2024’ün ilk günlerinde açıklanacak aralık ayı enflasyonu ile birlikte, 2023’ün yüzde 65 seviyesinde bir enflasyonla kapanması bekleniyor.

2024 yılı için ise hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program’da (OVP) yılsonu hedefi yüzde 33, Merkez Bankası beklentisi ise yüzde 36 olarak açıklandı. Gerek ulusal gerekse uluslararası kurumlar ise 2024 sonunda Türkiye’de enflasyonun yüzde 45-50 arasında seyretmesini bekliyor.

Dünya ekonomisi de yavaşlayacak

2024 yılında yalnızca Türkiye ekonomisinin değil, küresel ekonominin de fren yapması bekleniyor. Ortadoğu’daki gelişmelerin bölgesel bir nitelik almaması ve küresel ekonomiye ilişkin durgunluk beklentileri, kasım ayında petrol fiyatlarının gerilemesine neden olsa da, bölgesel çatışmaların küresel bir hal alması endişesi 2024’e ilişkin büyüme beklentilerini olumsuz etkiliyor.

IMF, 2022’de yüzde 3,5 büyüyen dünya ekonomisinin 2023’ü yüzde 3 büyüme ile kapatacağını, 2024’te ise büyümenin yüzde 2,9’a gerileyeceğini öngörüyor. OECD 2024 için küresel büyüme beklentisini yüzde 2,7 olarak açıklarken, Dünya Bankası’nın 2024 büyüme tahmini yüzde 2,4 olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Paylaşın

Bahçeli: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin İlelebet Banisidir

Riyad’daki Süper Kupa krizine dair açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir.”

Bahçeli, açıklamasının devamında, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her türlü siyasi mütalaa ve mülahazanın önünde ve üstündedir. Nihai hüküm 29 Ekim 1923 tarihinde verilmiş, 29 Ekim 2023 tarihinde de teyit edilmiştir. Bu karardan geri dönüş diye bir şey söz konusu değildir. Bu nedenle makûs ve menhus emel sahipleri karanlık hesaplarını tekrar gözden geçirmek durumundadır. Aksi halde ödenecek bedellerin ağırlığı da doğrudan doğruya artacaktır.” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yeni yıl mesajı yayınladı. Bahçeli, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü olan, Türk tarihinde muhkem ve müstesna bir mevkii bulunan 2023 yılını bugün itibariyle noktalıyor; taze umutlarla, tertemiz heyecanlarla yeni bir yıla giriyoruz. Geride kalan 365 günlük sürede acı-tatlı pek çok hadise vuku buldu. Yeri geldi felaketlerle sınandık, yeri geldi yeni yüzyılın kutlu hedefleriyle sıçradık. Yeri geldi kara kampanyalarla uğraştık, yeri geldi zillet ve zulmetin oyunlarını akamete uğrattık.

Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti nice zorluk ve çetin engelleri aşarak bugünlere ulaştı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, devletimizin kurucu ilke ve esasları çok şükür hiçbir sapma göstermeden, hiçbir yara almadan, hiçbir tahrip ve tahrik kapanına sıkışmadan 100 yıl öncenin ilham ve iradesiyle yeni bir Türk yüzyılının temelini oluşturdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir. Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır.

“Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir”

Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her türlü siyasi mütalaa ve mülahazanın önünde ve üstündedir. Nihai hüküm 29 Ekim 1923 tarihinde verilmiş, 29 Ekim 2023 tarihinde de teyit edilmiştir. Bu karardan geri dönüş diye bir şey söz konusu değildir. Bu nedenle makûs ve menhus emel sahipleri karanlık hesaplarını tekrar gözden geçirmek durumundadır. Aksi halde ödenecek bedellerin ağırlığı da doğrudan doğruya artacaktır.

Hayatın her alanına provokasyon yatırımı yapan, milli ve manevi hassasiyetlerimizi kanatmak pahasına kaşıyan, bilhassa Türk sporunu kirli amaç ve arzularına alet etmek için sürekli faal halde bulunan kim ya da kimler varsa, bu kapsamda hangi çevreler hamle üstüne hamle peşinde koşuyorsa, bilinmesini özellikle isterim ki, alayının karşısında sapasağlam durmaya 2024 yılında da azimle devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, gerek depremde, gerek terörle mücadelede, gerek Gazze’de, gerekse de her türlü hastalık ve afet sonucunda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin, barış, huzur ve istikrara susamış tüm insanlığın yeni yılını kutluyor, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün 2024 yılında hız ve derinlik kazanmasını gönülden diliyorum.”

Paylaşın

“Erdoğan, Yeniden Refah Partisi’ni İkna Edemedi” İddiası

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerin ve ittifakların seçim çalışmaları da hız kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhur İttifak ortağı Yeniden Refah Partisi’ni ikna edemediği öne sürüldü.

Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) İstanbul ve Ankara’da kendi adaylarını çıkarma hazırlığı içinde olduğu iddia edildi.

14 Mayıs’ta Cumhur İttifakı ile seçimlere giren ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) beş milletvekiliyle temsil edilmeye hak kazanan Yeniden Refah Partisi, 31 Mart öncesi dikkat çeken adımlar atıyor.

Gazeteci Sedat Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Recep Tayyip Erdoğan için oy çağrısında bulunan partinin, yerel yönetimler için kurulacak sandık öncesi AK Parti’yle pazarlığa oturduğu ve kimi bölgelerde kendi adaylarına destek istediği öne sürdü.

Bu kapsamda Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, İstanbul, Ankara ve İzmir’le sınırlı bir iş birliği yapılabileceğini şu şerhi düşerek duyurmuştu:

“Eğer ki bizimle işbirliği yapmak isteyen siyasi partiler eşit ve adil koşullarda, dengeli bir işbirliği teklifinde bulunacak olurlarsa Yeniden Refah Partisi olarak eşit ve adil koşullarda, dengeli bir işbirliğinin içerisinde yer almaya hazır olduğumuzu, Ankara, İstanbul, İzmir illeriyle sınırlı olmak kaydıyla ifade ettik.

Ama işbirliği teklifi Yeniden Refah Partisi’nin gücünü görmezden gelmek, önemsememek, eksik ya da küçük görmek şeklinde tezahür edecek olursa en baştan açıkladığımız gibi kendi adaylarımızla, tüm illerde kendi logomuzla yarışma kararlılığımızın da arkasındayız.”

(…) AK Parti ya da başka bir partinin, Yeniden Refah Partisi’yle ittifak söz konusu olduğunda eşit, adil, dengeli tekliflerle bize gelmelerini kendilerine öneriyoruz. Belediye başkanlığı için destek bekleyenlerin, belediye başkanlığı için destek vermeyi kabullenerek, benimseyerek bu görüşmelere devam etmeleri gerektiğini idrak etmelerinde fayda var.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan YPR’yi ikna edemedi”

Partilerin yerel seçimler için çalışmaları sürerken, AK Parti – Yeniden Refah cephesinde yeni bir gelişme yaşandı. Kısa Dalga yazarı Sedat Bozkurt’un aktardığına göre “Erdoğan Yeniden Refah Partisi’ni (YRP) ikna edemedi. Bütçesine hayır oyu vermelerine de hayli kızmış.”

“Seçimler için kritik önemde olmaları nedeniyle bu kızgınlığını dile getiremiyor. Ama bir köşeye yazmıştır” ifadesini kullanan gazeteci, yazısının devamında şu bilgileri verdi:

“YRP de Cumhur İttifakı meselesine çok takılmıyor. Yol haritasını hazırladı. 5 Ocak ile 10 Ocak arasında Ankara ve İstanbul adaylarını açıklayacaklar. İstanbul adayları Mehmet Altınöz, Ankara için eski bakan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç düşünülüyor. İstanbul’daki Millî Görüş potansiyeli, Ankara’da ise milliyetçi aday çokluğu muhafazakâr adayın olmaması YRP’nin en önemli avantajı.”

Paylaşın

HÜDA PAR’dan “Kamuda İşe Alımlarda Yaş Sınırı Kalksın” Çağrısı

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, “Emeklilik yaş sınırı yukarı doğru çıkarken, kamuda işe alımlarda, özellikle de A ve B grubuna dair bazı mesleklerde uygulanan 35 yaş sınırı uygulamasından vazgeçilmelidir” dedi ve ekledi:

“Anayasa’nın 48’inci maddesine göre ‘Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.’ Bu nedenle 35 yaş sınırı tamamen kaldırılmalıdır.”

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Mersin Milletvekili Faruk Dinç kamuya personel alımlarında uygulanan 35 yaş sınırının “mağduriyete neden olduğunu” belirterek kaldırılmasını istedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Meclis Genel Kurulu’nda söz alan Dinç, yaş sınırı nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını ileri sürdü ve şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle 28 Şubat sürecinde uygulanan katsayı zulmünden dolayı eğitimlerine uzunca bir süre ara vermek zorunda kalan vatandaşlarımız sonraki yıllarda üniversite okuyabildiler.

Hayata geç atılan bu vatandaşlarımız şimdi de 35 yaş sınırı uygulamasından dolayı istihdam problemi yaşıyor. Emeklilik yaş sınırı yukarı doğru çıkarken, kamuda işe alımlarda, özellikle de A ve B grubuna dair bazı mesleklerde uygulanan 35 yaş sınırı uygulamasından vazgeçilmelidir.

Anayasa’nın 48’inci maddesine göre ‘Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.’ Bu nedenle 35 yaş sınırı tamamen kaldırılmalıdır.”

Paylaşın