2023 Yılında En Az 1929 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2023 yılının en az bin 929 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti: Ocak ayında 115, Şubat ayında 261, Mart ayında 130, Nisan ayında 123, Mayıs ayında 147, Haziran ayında 160, Temmuz ayında 184, Ağustos ayında 206, Eylül ayında 153, Ekim ayında 151, Kasım ayında 145 ve Aralık ayında 154.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), 2023 Aralık İş Cinayetleri raporunu açıkladı.

Buna göre; Aralık ayında 154, 2023 yılının tamamında ise en az 1929 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti: Ocak ayında 115, Şubat ayında 261, Mart ayında 130, Nisan ayında 123, Mayıs ayında 147, Haziran ayında 160, Temmuz ayında 184, Ağustos ayında 206, Eylül ayında 153, Ekim ayında 151, Kasım ayında 145 ve Aralık ayında 154.

Aralık ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat, Yol işkolunda 44 işçi; Taşımacılık işkolunda 18 işçi; Tarım, Orman işkolunda 17 emekçi (12 işçi ve 5 çiftçi); Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 14 işçi; Metal işkolunda 13 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 13 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Madencilik işkolunda 4 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 3 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi;

Banka, Finans, Sigorta işkolunda 2 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 1 işçi; Basın, Gazetecilik İşkolunda 1 işçi; Enerji işkolunda 1 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 1 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 7 işçi.

Aralık ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Ezilme, Göçük nedeniyle 34 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 33 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 30 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 17 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 7 işçi; İntihar nedeniyle 7 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 6 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 3 işçi; Şiddet nedeniyle 3 işçi; diğer nedenlerden dolayı 11 işçi.

Aralık ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 15-17 yaş arası 5 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 26 işçi, 30-49 yaş arası 71 işçi, 50-64 yaş arası 43 işçi, 65 yaş ve üstü 3 işçi, yaşını bilmediğimiz 6 işçi .

İSİG Meclisi genç/çocuk işçi ölümleriyle ilgili şu notu düştü: 6 yaşındaki Suriyeli işçi Abdullah El Hamuud, Adıyaman’da çalıştığı sebze halinde çıkan tartışmada patronu İsmail Mustafa Akkı tarafından 11 yerinden bıçaklandı…

17 yaşındaki Ömer Çakar, Şehit Abdulvahap Çokur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisiydi. Diyarbakır Kayapınar’da MESEM kapsamında klimacıda staj yapıyordu ve klima takarken ikinci kattan düştü…

15 yaşındaki Ömer Girgin, Kocaeli Körfez’de çırak olarak çalıştığı kaporta boya atölyesinde sobayı yakmak için dökülen tinerin parlaması sonucu yandı…

17 yaşındaki Ulaş Dumlu, ERMES Bilim Teknik Koleji Elektrik-Elektronik Bölümü son sınıf öğrencisiydi. Konya Ereğli’de stajyer olarak çalıştığı elektrik firması ile gittiği Bahri Dağdaş Şeker Fabrikası’nda arıza gidermek için çıktığı elektrik direğinden arıtma (çöktürme) havuzuna düştü…

17 yaşındaki moto kurye Mustafa Koç, Kocaeli Körfez’de sipariş götürürken otomobille çarpıştı…

Türkiye’ye uluslararası işbölümünde biçilen misyon bu. Yoksul ailelerin çocuklarının çoğu zaman da devlet eliyle işyerlerinde (herhangi bir denetim dahi olmadan) ucuz işgücü olarak çalıştırılması.

NOT: İSİG Meclisi, iş kazalarını, iş cinayetleri olarak tanımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası, Enflasyon Raporunu Açıkladı: Enerji Ve Gıda Vurgusu

Enflasyon raporunu yayımlayan Merkez Bankası (TCMB), raporunda, yıllık enflasyonda temel mal ve hizmet gruplarındaki yükselişin sınırlı, enerji ve gıda gruplarındaki artışın ise daha belirgin olduğunu belirtti.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Aralık ayı enflasyonla ilgili değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda özetle şu ifadeler yer aldı:

“Tüketici fiyatlarının aralık ayında yüzde 2,93 oranında artmasıyla yıllık enflasyon 2,79 puan yükselmiş ve 2023 yılını yüzde 64,77 ile son Enflasyon Raporu’nda sunulan tahminin orta noktasının altında tamamlamıştır. Yıllık enflasyon temel mal ve hizmet gruplarında sınırlı yükselirken, enerji ve gıda gruplarındaki artış daha belirgin olmuştur.

Bedelsiz doğal gaz kullanım sınırının aşılmasının aylık tüketici enflasyonuna etkisi 0,29 puan olurken, akaryakıt fiyatlarında gerçekleşen düşüş enerji grubu fiyat artışını sınırlamıştır. Sebze ve kırmızı et fiyatlarında gözlenen yüksek artışların belirgin etkisiyle, aylık tüketici enflasyonunun yaklaşık yarısı gıda grubundan gelmiştir.

Temel mal grubu aylık fiyat artışı bir önceki aya kıyasla bir miktar güçlenirken, beyaz eşya fiyatları dayanıklı mal alt grubunu, ilaç fiyatları ise diğer temel mal alt grubunu sürükleyen kalemler olmuştur. Beklenen ücret artışlarının, dayanıklı mal fiyatlarında gözlenen yükselişte etkili olduğu değerlendirilmektedir.

Hizmet grubunda ise aylık fiyat artışı yavaşlamıştır. Aylık kira enflasyonundaki zayıflama eğilimi devam ederken, akaryakıt fiyatlarındaki gelişmelerle uyumlu olarak ulaştırma hizmetleri fiyatları gerilemiştir.

Aralık ayında üretici fiyatları aylık artışı enerji grubu kaynaklı olarak yavaşlarken yıllık üretici enflasyonu düşük bazın da etkisiyle yükselmiştir. Bu görünüm altında, mevsimsellikten arındırılmış verilerle aylık artış oranları B ve C göstergelerinde sınırlı bir şekilde yükselirken, göstergelerin yıllık enflasyonları artış kaydetmiştir.

Enflasyonun ana eğilimi, tüm göstergelerle birlikte değerlendirildiğinde, bir önceki aya kıyasla görece yatay bir seyir izleyerek, Enflasyon Raporu’nda öngörülenden daha ılımlı bir görünüme işaret etmektedir.”

Enflasyon TÜİK’e göre yüzde 64,77, ENAG’a göre yüzde 127,21

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, enflasyon aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,93, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 64,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,86 oldu.

Bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre, aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,12, yıllık bazda artış ise yüzde 127,21 oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül 2021’den itibaren uygulamaya koyduğu faiz politikası ile Türkiye, son iki yılda dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline geldi.

Mayıs 2023 seçimlerinden zaferle çıktıktan sonra ekonominin başına Mehmet Şimşek’i, Merkez Bankası’nın başına Hafize Gaye Erkan’ı getiren Erdoğan, faiz artırımına da yeşil ışık yaktı. Haziran ayından bu yana yedi kez faiz artıran Merkez Bankası, politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 42,5’e çıkardı.

2024 yılında ise gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonla mücadelesinde geri adım atıp atmayacağında olacak. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki birkaç yılda nasıl bir seyir izleyeceğini, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında enflasyonla mücadelede atılan adımlar belirleyecek.

Hükümetin faiz indirme politikası ile birlikte son iki yılda rekor hızla artarak resmi verilere göre tüketici fiyatlarında yüzde 90’ları, üretici fiyatlarında ise yüzde 160’ları gören enflasyon, 2023 yılının ilk yarısını genel seçimlerin gölgesinde geçirdi.

Haziran ayına kadar yüzde 40’lar seviyesine kadar gerileyen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), seçimler sonrasında kurulan yeni ekonomi yönetimi ve faiz artırımı politikasına geçilmesi sonrasında, yeniden yükselişe geçti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Kasım 2023 verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 61,98 düzeyinde gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 42,25 oldu. Ocak 2024’ün ilk günlerinde açıklanacak aralık ayı enflasyonu ile birlikte, 2023’ün yüzde 65 seviyesinde bir enflasyonla kapanması bekleniyor.

2024 yılı için ise hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program’da (OVP) yılsonu hedefi yüzde 33, Merkez Bankası beklentisi ise yüzde 36 olarak açıklandı. Gerek ulusal gerekse uluslararası kurumlar ise 2024 sonunda Türkiye’de enflasyonun yüzde 45-50 arasında seyretmesini bekliyor.

Paylaşın

DEM Parti’de Ön Seçimler 13-14 Ocak’a Ertelendi

31 Mart’ta yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça, partilerde seçim çalışmalarını yoğunlaştırdı. DEM Parti’de yerel seçimlerde gösterilecek adaylar için 6 Ocak’ta başlayacağı ifade edilen ön seçimlerin 13-14 Ocak’ta yapılması kararı alındı.

DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı” çalışmalarının da kent kent netleşmesi için planlama yapıldığı belirtildi. Buna göre; Hatay, Mersin, İstanbul ve Ankara’da demokrasi güçleri, STK’lar ve siyasi partiler ile temaslar yoğunlaştırılacak.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında toplandı. Yaklaşık 10 saat süren toplantıda ön seçimlere ve kent uzlaşısına ilişkin önemli kararlar alındı.

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre; Ön seçimlerin yaklaşık 50 merkezde13-14 Ocak tarihlerinde yapılması karara bağlanarak görev alacak yüzlerce parti yöneticisinin görevlendirilmesi tartışıldı.

Buna göre Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Kadın Meclisi üyeleri, Gençlik Meclisi üyeleri, ilçe yöneticileri ve sivil toplum kurumları temsilcilerinin ön seçim yapılacak kentlerde görev alması kararlaştırılırken görev alacak heyetler, ön seçimin sağlıklı ve şeffaf şekilde yapılması için ön bilgilendirme toplantıları yapacak. Kentlerde yer alacak delege listelerinin tamamlanması için de çalışmalar hızlandırıldı.

“Kent Uzlaşısı” için temaslar yoğunlaştırılacak

DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı” çalışmalarının da kent kent netleşmesi için planlama yapıldığı belirtildi. Buna göre; Hatay, Mersin, İstanbul ve Ankara’da demokrasi güçleri, STK’lar ve siyasi partiler ile temaslar yoğunlaştırılacak.

Paylaşın

Gazze’de Can Kaybı 22 Bin 313’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 89. gününde Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda can kaybının son 24 saatte 128 artarak 22 bin 313’e ulaştığını duyurdu.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı,, saldırılarda yaralananların sayısının ise 57 bin 296’ya çıktığını aktardı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze’de halkın yüzde 85’i yerinden edildi.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nde bir İsrail askerinin daha ölmesiyle 27 Ekim’de başlatılan kara operasyonunda ölen asker sayısının 174’e yükseldiği ifade edildi.

Gazze’de 7 Ekim’den bu yana ölen toplam İsrail asker sayısının ise 509’a ulaştığı bildirildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 323 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 28 Lübnanlı sivil, 138 Hizbullah mensubu ile 5 İsrailli sivil ve 9 İsrail askeri öldü.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) açtığı “soykırım” davasının ilk duruşmasının 11-12 Ocak’ta yapılacağı bildirildi.

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı Sözcüsü Clayson Monyela, sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, davanın ilk duruşmasının 11-12 Ocak’ta Lahey’de olduğunu ve avukatların bu yönde hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti.

Güney Afrika’nın Filistinlilere soykırım yapmakla suçladığı İsrail, Birleşmiş Milletler’in en üst mahkemesi önünde kendisini savunacağını duyurdu.

UAD’nin İsrail aleyhine vereceği bir kararın ülkeyi siyasi ve ekonomik olarak izole edebileceği ifade ediliyor.

İsrail hükümeti sözcüsü Eylon Lely, “İsrail Devleti Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na çıkacak ve Güney Afrika’nın saçma kan iftirasını çürütecek” dedi.

Levy, “Güney Afrika liderleri, sizi temin ederiz ki tarih sizi yargılayacak, hem de hiç merhamet göstermeden” dedi.

İsrail’in sivillere yönelik zararın en aza indirgenmesi için aldığı bir dizi önlemi sıralayan Levy, “Hastanelerin, okulların, camilerin, evlerin ve BM tesislerinin içinden ve yeraltından çatışan” Hamas’ın, çıkardığı savaşın tüm ahlaki sorumluluğunu taşıdığını söyledi.

Levy, Güney Afrika’nın Hamas’ın İsrailliler’e yönelik suçlarının da ortağı olduğunu belirtti, ancak ayrıntı vermedi.

Yeni bir kamuoyu yoklaması, Gazze’de Hamas’a karşı yürütülen savaş sona erdikten sonra İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun görevde kalmaya devam etmesini isteyen İsrailliler’in oranının sadece yüzde 15 olduğunu ortaya koydu.

Ancak anket aynı zamanda İsrail kamuoyunda Netanyahu’nun Gazze’deki militanları yok etme stratejisine verilen desteğin çok daha yüksek olduğunu gösterdi.

Paylaşın

Yargıtay’dan Can Atalay Kararı: AYM’nin Hukuki Değeri Yok

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) TİP Milletvekili Can Atalay hakkındaki hak ihlali kararını görüşen Yargıtay, “AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok” diyerek, karara uyulmamasını kararlaştırıldı.

Haber Merkezi / Anayasa Mahkemesi (AYM), 14 Mayıs 2023 seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ı, milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesinin “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Can Atalay’ın tahliye edilmesi için gerekçeli kararı göndermişti.

AYM, Can Atalay ile ilgili olarak 25 Ekim’de 5’e karşı 9 oyla hak ihlâli kararı verdi ve dosyayı, milletvekilinin tahliye edilmesi ve yargılamanın durması için yerel mahkemeye göndermişti.

Yargıtay, AYM’nin Can Atalay’a yönelik 25 Ekim tarihli ilk hak ihlali kararını da tanımamıştı. Yargıtay ayrıca, 25 Ekim tarihli kararda hak ihlalinin kabulü yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma kararı almıştı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilen Can Atalay hakkındaki hak ihlali kararını görüştü.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını belirterek AYM’nin kararına uyulmamasına karar verdi. Daire, AYM’nin kararının “jüristokratik” bir davranış olduğunu savundu.

Jüristokrakrasi, yargıçlar yönetimi anlamına geliyor. Demokrasinin aksine, yargıçların oligarşik bir yönetim oluşturmasını tanımlıyor ve eleştirel bir anlam taşıyor.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi için bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yazı yazdığı aktarıldı.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Anayasa Mahkemesi’nin Şerafettin Can Atalay’ın bireysel başvuruları hakkında 25.10.2023 ve 21.12.2023 tarihli hak ihlali kararlarına hukuki değer ve geçerlilik izafi edilemeyeceği cihetle, bu bağlamda Anayasa’nın 153. maddesi kapsamında uygulanması gereken bir karar bulunmamakla; keza Şerafettin Can Atalay hakkında verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda 28.09.2023 tarihinde Dairemizin 2023/12611 esas 2023/6359 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ve infazı kabi! bir hükmün mevcudiyeti karşısında; Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararlarına uyulmasına yer olmadığına,

2- Şerafettin Can Atalay’ın mahkumiyet hükmünün 28.09.2023 tarihinde Dairemiz tarafından onanması ile bükümlü sıfatını kazandığı ve Anayasa’nın 84/2. maddesinde milletvekilliğinin düşmesi sebeplerinden biri olarak “kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinin” düzenlenmiş olduğu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan ve milletvekilliğiyle bağdaşmayan suçlardan kurulan suçlardan kurulan mahkumiyet hükmünün milletvekilliğini düşüreceği,

Anayasa’nın 84/2. maddesi yönünden Anayasa Mahkemesi’ne müracaat imkan tanınmadığı ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda inceleme yetkisinin de bulunmadığı gözetilerck; Anayasal zorunluluk gereği hükümlü Şerafettin Can Atalay hakkında verilen iş bu kararın bir örneğinin gereğinin takdir ve ifası için TBMM Başkanlığı’na tekrar gönderilmesine,

3- Dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Yargıtay Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mütalaasına uygun ve oy birliği ile kesin olarak 03.01.2024 tarihinde karar verildi.” denildi.

Ne olmuştu?

Anayasa Mahkemesi, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ı, milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesinin “seçilme hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Can Atalay’ın tahliye edilmesi için gerekçeli kararı göndermişti.

Kararı inceleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yetkinin kendilerinde olmadığını öne sürerek, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne sevk etmişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa’nın açık hükümlerine rağmen Can Atalay hakkında tahliye kararı verilmeyeceğine hükmetmiş ve Can Atalay hakkında hak ihlali kararına imza atan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması yönünde karar vermişti.

Can Atalay’ın avukatları bu durum üzerine AYM’ye ikinci bir başvuru yapmış ve Atalay’ın “bireysel başvuru” hakkının da ihlal edildiğine dikkat çekmişti.

21 Aralık’ta ikinci kez Can Atalay’ın dosyasını görüşen AYM, Can Atalay’ın seçilme hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla, ilk AYM kararının uygulanmayarak Can Atalay’ın tahliye edilmemesi sebebiyle bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine ise oybirliğiyle karar vermişti.

AYM, hak ihlali kararının giderilmesi için dosyayı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiş ve bu konuda yetkinin Yargıtay 3. Ceza Daire’sinde değil, yerel mahkemede olduğuna dikkat çekmişti.

Dosyayı görüşen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bir kez daha tahliye kararı vermeyerek dosyayı Yargıtay’a göndermişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay hakkında 2. kez verilen hak ihlali kararına direndi ve Can Atalay hakkında verilen hak ihlali kararını tanımadı.

Paylaşın

Bir Yılda 385 Kadın Öldürüldü: Faillerin Yüzde 32’si Evli Olduğu Erkek

2023 yılında, 385 kadın öldürülürken, 310 kadın şüpheli bir şekilde hayatını yitirdi, 688 kadın şiddet / yaralamaya, 109 kadın tehdide, 46 kadın ağır yaralamaya, 57 kadın tacize, 26 kadın da cinsel saldırıya maruz kaldı.

Cinayetlerin yüzde 14,8’i İstanbul, yüzde 9,1’i İzmir, yüzde 5,7’si Ankara, cinsel saldırıya uğrayanların yüzde 34,6’sı İstanbul, yüzde 7,7’si Diyarbakır, yüzde 7,7’si Balıkesir’de olduğu kaydedildi.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 1 Ocak – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında basına yansıyan kadına şiddet verilerine dair çetelesini yayınladı. Çetelenin, JINNEWS, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Bianet, Mezopotamya Ajansı, Anıt Sayaç ve birçok yerel ve ulusal basın ağından toplanan verilerin sonucunda hazırlandığı bilgisine yer verildi.

Raporda cinayetlerin yüzde 14,8’inin İstanbul, yüzde 9,1’inin İzmir, yüzde 5,7’sinin Ankara; cinsel saldırıya uğrayanların yüzde 34,6’sının İstanbul, yüzde 7,7’sinin Diyarbakır, yüzde 7,7’sinin Balıkesir’de; çocuğa dönük suçların yüzde 22,7’sinin İstanbul, yüzde 9,4’ünün Urfa, yüzde 9,8’inin Antalya’da yaşandığı bilgisine yer verildi.

Rapora göre; kadınların yüzde 39,3’ü şiddete maruz kaldı. Yüzde 22’si katledildi, yüzde 17,7’si şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, yüzde 6,2’si tehdit edildi. Yüzde 3,3’ü tacize, yüzde 2,6’sı ağır yaralamayla sonuçlanan şiddete, yüzde 1,5’i cinsel saldırıya maruz kalırken, “çocuk istismarı” oranı ise yüzde 7,3 olarak kaydedildi. Raporda, “Mağdurlardan 688 kişi şiddet/yaralama, 385 kişi cinayet, 310 kişi şüpheli ölüm, 128 kişi çocuk istismarı, 109 kişi tehdit, 57 kişi taciz, 46 kişi ağır yaralama, 26 kişi cinsel saldırıya maruz bırakılmıştır” denildi.

Faillerin yüzde 32’si evli olduğu erkek

Raporda, faillerin yüzde 35,5’inin yakınlık derecesinin bilinmediği, yüzde 32’sinin evli olduğu erkek, yüzde 7,1’inin boşandığı erkek, yüzde 4,7’sinin sevgili, yüzde 4,2’sinin boşanma aşamasında olduğu erkek olduğu bilgisi yer aldı. Bunun sayısal dağılımına dair de şu bilgiler paylaşıldı: “621 failin yakınlık derecesi bilinmiyor, 560 kişinin eşi, 124 kişinin eski eşi, 83 kişinin eski sevgilisi, 74 kişinin boşanma aşamasındaki eşi olduğu belirtilmiştir.”

Raporda yer verilen “mağdurların yaş aralığı” ve “şiddet türünün” oransal karşılaştırmasının sonucu şu şekilde: “0-17 yaş aralığındaki çocukların maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 7,6’sının cinayet, 76,2’si istismar, yüzde 6,7’si şiddet/yaralama, yüzde 9,5’si şüpheli ölüm.

18-24 yaş aralığındakilerin maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 33,8’i cinayet, yüzde 2,3’ü ağır yaralama, yüzde 9’u cinsel saldırı, yüzde 24-1’i şiddet/yaralama, yüzde 27,1’i şüpheli ölüm, yüzde 3,8’i taciz. 25-34 yaş aralığındakilerin maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 39,8’i cinayet, 0,6’sı tehdit, yüzde 3,3’ü ağır yaralama, yüzde 1,1’i cinsel saldırı, yüzde 30,9’u şiddet/yaralama, yüzde 23,8’i şüpheli ölüm, yüzde 0,6’sı taciz. 35-44 yaş aralığındakilerin maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 48,4’ü cinayet, 0,6’sı tehdit, yüzde 2,5’i ağır yaralama, yüzde 1,9’u cinsel saldırı, yüzde 26,1’i şiddet/yaralama,

yüzde 16,1’i şüpheli ölüm, yüzde 4,3’ü taciz. 45-54 yaş aralığındakilerin maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 39,8’i cinayet, yüzde 4,2’si ağır yaralama, yüzde 23,7’i şiddet/yaralama, yüzde 30,5’i şüpheli ölüm, yüzde 1,7’si taciz; 55-64 yaş aralığındakileri maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 29,9’u cinayet, yüzde 14,9’u şiddet/yaralama, yüzde 55,2’si şüpheli ölüm. 65 yaş ve üzeri kişilerin maruz bırakıldığı şiddet türünün yüzde 21,2’si cinayet, yüzde 4,7’si ağır yaralama, yüzde 14,1’i şiddet/yaralama, yüzde 60’ı şüpheli ölüm olarak görülmüştür.”

Raporun tümüne erişmek için TIKLAYIN

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Yerel Seçimler: HÜDA PAR, Kararını Açıkladı

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyen HÜDA PAR, yerel seçimlere kendi logosu ile tek başına gireceğini, birkaç seçim bölgesinde ise aday göstermeyerek Cumhur İttifakı’nın adayını destekleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı.

Son olarak Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, partisinin yerel seçim kararını duyurdu.

Buna göre, parti yerel seçimlere kendi logosu ile tek başına girecek. Parti ayrıca birkaç seçim bölgesinde aday göstermeyecek ve Cumhur İttifakı’nın adaylarını destekleyecek.

Mahmut Şahin, “HÜDA PAR olarak birkaç seçim bölgesinde ittifak adaylarını destekleme, diğer yerlerde ise seçimlere kendi logomuzla ve kendi adaylarımızla katılma kararı almış bulunuyoruz” açıklaması yaptı.

HÜDA PAR, 14 ve 28 Mayıs’taki seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı almıştı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: İstanbul Ve Ankara’da Kazanacağımıza İnanıyorum

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum” dedi.

CHP Lideri Özel, anket şirketlerinin AK Parti için İstanbul ve Ankara’da kazanacak aday bulmakta zorlandıklarını söyledi, bu yerel seçimin ünvan maçı gibi olduğunu da sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci Murat Yetkin’e yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“2 Ocak, 2024’ün ilk mülakatı; Genel Başkanlık makam odası. Konu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Aralık 2023 başında aday isimlendirmeye 15 Aralık’ta başlayacağını söylemesi, sonra bunu Aralık sonuna ertelemesi ama 2024’e geldiğimiz halde henüz ortada isim olmamasına geliyor.

‘Anket şirketlerinin bana söylediği’ diyor Özel, ‘İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş’ın karşısında ölçmedikleri kişi kalmamış. Ekrem Bey’e karşı 20, Mansur Bey’e karşı 12 ismin başarı şansını ölçtüklerini duyuyoruz. Ama hâlâ adaylarımızı zorlayacak adayları bulamıyorlar.’

“Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz”

Özel, ‘Bu yerel seçimin öneminin farkındayız’ diyor; ‘Unvan maçı gibi bir şey olacak. Psikolojik üstünlüğün kimde olduğunu gösterecek. Yerel seçimlerde muhalefetin başarısız olması iktidarın gücünü perçinleyecek. Bu nedenle muhalefete muhalefet etmiyoruz. Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz.’

Özel İYİ Parti’yi mi kast ediyor bu sözlerle?

‘Ben bizim çatıda çok isteyip yapamadığımız birlikteliği tabanın, seçmenin sağlayacağına inanıyorum. Biz İYİ Partilileri kendimizden çok farklı görmüyoruz. Cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe, Atatürk’e bağlı insanlar olarak görüyoruz. Ben İYİ Partililerin CHP’nin elindeki bir belediyenin AK Parti’ye ya da MHP’ye teslim edilmesini istemeyeceklerine inanıyorum.’

Kasıt İstanbul ve Ankara mı daha çok?

‘İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum.’

Özel, anket şirketlerinden duyduklarına göre bir anketçi Tayyip Bey’in ekibine Ankara ve İstanbul için ‘Sizin kaybedecek adayları arıyorsunuz’ gibi şey söylediğini aktarıyor.

‘AK Parti şöyle bir sıkıntı var’ diyor; ‘Mansur Yavaş’ın da Ekrem İmamoğlu’nun da herhangi bir belediye başkanının tanınırlığını çok aşan etkileri var. İkisiyle de başa çıkacak adayları bulmakta zorlanıyorlar.’

Özel’e gör İstanbul, ‘Tayyip Bey’in sancak gemisi’ idi. ‘Ele geçirdik’ diyor yüzünde muzip bir ifadeyle; ‘Bir çağrım var Tayyip Bey’e: yurt dışında Türkiye’nin ekonomisiyle övünemez ama Türkiye’nin Başkaneti Ankara, Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul emin ellerde, iyi yönetiliyor diye övünebilir. Buna devam edelim diyoruz.’”

CHP Lideri Özel’in açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Parti’de Üst Düzey İstifa: Muhalefete Muhalefet Eden Konuma Geldi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ‘hür ve müstakil’ katılacağını duyuran İYİ Parti’de Ali Kıdık, partisinden istifa ettiğini duyurdu: İYİ Parti maalesef ülkemiz gerçeğinden uzaklaşarak ‘Muhalefete muhalefet’ eden konumuna gelmiştir.

Haber Merkezi / İstifa açıklamasında parti teşkilatına teşekkür eden Ali Kıdık, “Yedi yılı aşkın süredir yaptığımız mücadelenin kıymeti olmadığını görmek, daha çok dedikodunun itibar gördüğü, iç hesapların ve hesaplaşmanın ülke gerçeklerinin önüne geçmesini görmekten üzgün olduğumu ifade etmek isterim” dedi.

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ‘hür ve müstakil’ katılacağını duyuran İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. Son olarak İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

Ali Kıdık, istifa açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Gerekçelerini sonra açıklamak üzere bugün itibari ile İYİ Parti üyeliğimi sonlandırıyorum. Büyük umutlarla kurduğumuz İYİ Parti maalesef ülkemiz gerçeğinden uzaklaşarak ‘Muhalefete muhalefet’ eden konumuna gelmiştir.

Oysa bu ülkenin her gün derinleşen o kadar çok sorunu varken, toplumun sorunlarına çare araması ve mevcut iktidara alternatif olduğunu göstermesi gerekirken kendi içinde yaşadığı güven sorunu sebebiyle hedefinden tamamen uzaklaşmıştır. Bugün ‘Hür ve Müstakil’ denilen yürüyüş, masadan kalkıldığında gerçekleşmeliydi. Sayfalarca sebep yazabilirim.

Yedi yılı aşkın süredir yaptığımız mücadelenin kıymeti olmadığını görmek, daha çok dedikodunun itibar gördüğü, iç hesapların ve hesaplaşmanın ülke gerçeklerinin önüne geçmesini görmekten üzgün olduğumu ifade etmek isterim. İYİ Parti teşkilatlarımızın tamamına saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Zira onlar Ankara’da bulunan genel merkezden çok daha inançlılar, çok daha fazla emek sahibi olduklarına şahidim.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Ne Gerekiyorsa Yapacağız

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirme yapan Bakan Mehmet Şimşek, “2024 yılında da başta enflasyon olmak üzere programımızın hedeflerine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Bakan Şimşek paylaşımında, “Uyguladığımız programın gerçekçi ve tutarlı hedefleri sayesinde öngörülebilirliği artırdık. 2023 yılsonu gerçekleşmeleri programımız ile uyumlu seyrediyor ve revize hedeflerimizi tutturuyoruz” dedi.

“Aylık enflasyonda devam eden düşüş ile yılsonu enflasyon yüzde 64,8 gerçekleşti” diyen Şimşek şöyle devam etti:

Yıllıklandırılmış çekirdek göstergeler 2024 hedefimiz ile uyumlu seyrine devam ediyor. Büyüme ve cari açığın hedeflerimiz ile uyumlu olacağını öngörüyoruz. 2023 yılı bütçe açığı ise hedefimizin oldukça altında gerçekleşecektir. 2024 yılında da başta enflasyon olmak üzere programımızın hedeflerine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, enflasyon aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,93, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 64,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,86 oldu.

Bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre, aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,12, yıllık bazda artış ise yüzde 127,21 oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül 2021’den itibaren uygulamaya koyduğu faiz politikası ile Türkiye, son iki yılda dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline geldi.

Mayıs 2023 seçimlerinden zaferle çıktıktan sonra ekonominin başına Mehmet Şimşek’i, Merkez Bankası’nın başına Hafize Gaye Erkan’ı getiren Erdoğan, faiz artırımına da yeşil ışık yaktı. Haziran ayından bu yana yedi kez faiz artıran Merkez Bankası, politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 42,5’e çıkardı.

2024 yılında ise gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) enflasyonla mücadelesinde geri adım atıp atmayacağında olacak. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki birkaç yılda nasıl bir seyir izleyeceğini, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında enflasyonla mücadelede atılan adımlar belirleyecek.

Hükümetin faiz indirme politikası ile birlikte son iki yılda rekor hızla artarak resmi verilere göre tüketici fiyatlarında yüzde 90’ları, üretici fiyatlarında ise yüzde 160’ları gören enflasyon, 2023 yılının ilk yarısını genel seçimlerin gölgesinde geçirdi.

Haziran ayına kadar yüzde 40’lar seviyesine kadar gerileyen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), seçimler sonrasında kurulan yeni ekonomi yönetimi ve faiz artırımı politikasına geçilmesi sonrasında, yeniden yükselişe geçti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Kasım 2023 verilerine göre, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 61,98 düzeyinde gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 42,25 oldu. Ocak 2024’ün ilk günlerinde açıklanacak aralık ayı enflasyonu ile birlikte, 2023’ün yüzde 65 seviyesinde bir enflasyonla kapanması bekleniyor.

2024 yılı için ise hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program’da (OVP) yılsonu hedefi yüzde 33, Merkez Bankası beklentisi ise yüzde 36 olarak açıklandı. Gerek ulusal gerekse uluslararası kurumlar ise 2024 sonunda Türkiye’de enflasyonun yüzde 45-50 arasında seyretmesini bekliyor.

Paylaşın