İran’da Bombalı Saldırı: 100’den Fazla Can Kaybı

İran’da eski Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani”nin mezarı yakınlarında düzenlenen çifte bombalı saldırıda 100’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği, 200’e yakın kişinin de yaralandığı açıklandı.

Haber Merkezi / Bombalı saldırıya ilişkin görüntüler ilk saldırı ile ikinci saldırı arasında yaklaşık 15 dakika sonra olduğunu gösteriyor.

İkinci patlamanın gecikmesinin militanlar tarafından genellikle olay yerine gelen acil durum personelini hedef almak ve daha fazla can kaybına yol açmak için kullanıldığı belirtiliyor.

2020 yılında ABD’nin insansız hava araçlı saldırısında öldürülen Kasım Süleymani’nin mezarı İran’ın başkenti Tahran’ın yaklaşık 820 kilometre güneydoğusundaki Kerman vilayetinde yer alıyor.

Süleymani’nin 2020 yılındaki cenaze töreninde izdiham çıkmış ve binlerce kişinin katıldığı törende en az 56 kişi ölmüş, 200’den fazla kişi de yaralanmıştı.

İran Devlet Televizyonu, patlamaların ardından ülkede Perşembe günü ulusal yas ilan edildiğini bildirdi.

İran’ın bölgesel askeri faaliyetlerinin mimarı olan Kasım Süleymani, İran’daki dini rejimin ulusal simgelerinden biri olarak kabul ediliyordu.

Süleymani ayrıca Suriye’de 2011’deki Arap Baharı protestolarından sonra patlak veren iç savaşta Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ın hükümetini güvence altına almaya yardım eden isimlerden biriydi.

Kasım Süleymani, 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgaline kadar İran içinde tanınan bir isim değildi.

Ancak Süleymani’nin popülaritesi, Amerikalı yetkililerin, Amerikan askerlerinin öldürülmesi ve yaralanmasına yol açan militanların silahlanmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle öldürülmesi çağrısı yapması üzerine yükselmişti.

İran İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, Kirman’da düzenlenen bombalı saldırılara ilişkin, İran güvenlik güçlerinin, bu suçu işleyenlere en kısa zamanda ezici ve kararlı bir cevap vereceğini belirtti.

Saldırıyı, daha önce yapılan komploların devamı olarak değerlendiren Vahidi, Kirman’da şu an durumun güvenlik güçlerinin kontrolü altında olduğunu belirtti.

Vahidi, güvenlik güçlerinin patlamanın sorumlularına en kısa sürede “ezici ve kararlı bir cevap” vereceğini ifade etti.

Olaya ilişkin araştırmaların devam ettiğini söyleyen Vahidi, sosyal medyada paylaşılan bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini, gerekli bilgilerin kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

İranlı Bakan ayrıca, bölgedeki iletişim ağında herhangi bir sorun bulunmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başsağlığı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran halkına başsağlığı dileklerini iletti.

Erdoğan mesajında, “İran’ın Kirman eyaletinde gerçekleştirilen menfur terör saldırılarından derin üzüntü duyduk. Saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Dost ve kardeş İran halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

ABD: Saldırıya dahlimiz yok

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, 103 kişinin öldüğü İran’da yapılan bombalı saldırılara bir dahillerinin olmadığını söyledi. Sözcü Miller, saldırılarla İsrail arasında da ilişki kurmadı.

Paylaşın

Beyrut’ta İsrail Saldırısında Üst Düzey Hamas Lideri Öldü

Hamas’ın üst düzey liderlerinden Salih el Aruri, İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güney banliyösü Dahiyeh’e düzenlediği insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları’nın kurucuları arasında yer alan Salih el Aruri’nin Hamas’ın Batı Şeria’daki askeri komutanı olduğu öne sürülüyordu.

Öte yandan Filistin – İsrail savaşının 88. gününde Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda can kaybının son 24 saatte 207 artarak 22 bin 185’e ulaştığını duyurdu.

Bakanlık, saldırılarda yaralananların sayısının ise 57 bin 35’e çıktığını aktardı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze’de halkın yüzde 85’i yerinden edildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim’den bu yana Batı Şeria’da İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından en az 321 Filistinli öldürüldü. Geçen yıl da bölgede 520’den fazla Filistinli öldürülmüştü.

Batı Şeria, 1967’deki Altı Gün Savaşı’ndan bu yana İsrail işgali altında ve İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana gerilim tırmanıyor.

Savaş 2024 boyunca devam edecek

İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari yeni yıl mesajında, bazı askerlerin özellikle de yedeklerin yeniden örgütlenmeleri için geri çekileceğini vurguladı. Sözcü “Bu adaptasyonlar, savaşa 2024’de de devam edebilmek için planlama ve hazırlığı amaçlıyor” dedi.

Hagari “İsrail Ordusu, yılın geri kalanında ek görevler olacağı ve savaşın devam edeceği anlayışıyla ileriyi planlamalı” dedi. Sözcü Hagari, bazı yedek birliklerin “gelecekte yapılacak operasyonlar öncesi enerjilerini yeniden toparlayabilmeleri için bu hafta çekileceklerini” belirtti.

Tugayların büyüklüğü yaklaşık 4 bin askere kadar değişebiliyor. İsrail ordusu Gazze’de kaç asker konuşlandırdığını açıklamıyor. Öte yandan askerlerin bir kısmının çatışmaların daha yoğun yaşandığı şehrin güney yarısına yönlendirildiği belirtildi. Asker sevkiyatı, Gazze’nin kuzey yarısında çatışmaların azaltıldığına işaret ediyor.

İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda savunma yapacak

Güney Afrika’nın Filistinlilere soykırım yapmakla suçladığı İsrail, Birleşmiş Milletler’in en üst mahkemesi önünde kendisini savunacak.

İsrail başbakanlık ofisinden yetkili Eylon Levy, “İsrail devleti, Güney Afrika’nın saçma sapan kan iftirasını çürütmek için Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı (UAD) önüne çıkacak” dedi. Levy, Güney Afrika’yı, 7 Ekim tarihli Hamas saldırısına “siyasi ve hukuki kılıf uydurmakla” suçladı.

Güney Afrika, UAD’de açtığı davada, “İsrail’in Hamas’a karşı yürüttüğü askeri harekâtın Gazze’de yol açtığı ölüm, yıkım ve insani krizin boyutlarının uluslararası hukuka göre soykırım eşiğini aştığını” bildirdi.

Tel Aviv yönetimi, genel olarak kendisine karşı açılan uluslararası davaları haksız ve önyargılı bularak reddediyor. Güney Afrika, UAD’ye açtığı davada İsrail’i “Gazze’deki Filistinlileri yok etmeyi” amaçlayan “soykırım” eylemleriyle suçladı.

Dosyada, Tel Aviv’in “ayrım gözetmeksizin güç kullanımına başvurduğu ve bölge halkını zorla yerinden ettiği” ifade edildi. Dosyada, bir devlete yönelik hiçbir saldırının soykırıma karşı 1948 sözleşmesinin ihlal edilmesini haklı gösteremeyeceğini savunuldu.

UAD’nin İsrail aleyhine vereceği bir kararın ülkeyi siyasi ve ekonomik olarak izole edebileceği ifade ediliyor.

Paylaşın

Gazze’de Öldürülen Filistinlilerin Sayısı 22 Bin 185’e Ulaştı

Filistin – İsrail savaşının 88. gününde Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda can kaybının son 24 saatte 207 artarak 22 bin 185’e ulaştığını duyurdu.

Haber Merkezi / Bakanlık, saldırılarda yaralananların sayısının ise 57 bin 35’e çıktığını aktardı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze’de halkın yüzde 85’i yerinden edildi.

Öte yandan Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim’den bu yana Batı Şeria’da İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından en az 321 Filistinli öldürüldü. Geçen yıl da bölgede 520’den fazla Filistinli öldürülmüştü.

Batı Şeria, 1967’deki Altı Gün Savaşı’ndan bu yana İsrail işgali altında ve İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana gerilim tırmanıyor.

İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari yeni yıl mesajında, bazı askerlerin özellikle de yedeklerin yeniden örgütlenmeleri için geri çekileceğini vurguladı. Sözcü “Bu adaptasyonlar, savaşa 2024’de de devam edebilmek için planlama ve hazırlığı amaçlıyor” dedi.

Hagari “İsrail Ordusu, yılın geri kalanında ek görevler olacağı ve savaşın devam edeceği anlayışıyla ileriyi planlamalı” dedi. Sözcü Hagari, bazı yedek birliklerin “gelecekte yapılacak operasyonlar öncesi enerjilerini yeniden toparlayabilmeleri için bu hafta çekileceklerini” belirtti.

Tugayların büyüklüğü yaklaşık 4 bin askere kadar değişebiliyor. İsrail ordusu Gazze’de kaç asker konuşlandırdığını açıklamıyor. Öte yandan askerlerin bir kısmının çatışmaların daha yoğun yaşandığı şehrin güney yarısına yönlendirildiği belirtildi. Asker sevkiyatı, Gazze’nin kuzey yarısında çatışmaların azaltıldığına işaret ediyor.

İsrail bir süredir ABD’nin, saldırıların yoğunluğunu azaltması yönündeki baskısı altındaydı. Geri çekilme haberi de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bölgeye yapacağı ziyaret öncesinde geldi.

Netanyahu’nun tartışmalı yargı reformu yasası iptal edildi

İsrail’de Yüksek Mahkeme, ülke çapında protestolara yol açan tartışmalı yargı reformu yasasını iptal etti. Söz konusu kararla mahkeme, temmuz ayında kabul edilen ve yargıçların hükümet kararlarını iptal etmelerini engelleyen reformu ortadan kaldırmış oldu.

Yüksek Mahkeme yargıçları 7’ye karşı 8 oyla yasanın “demokratik İsrail Devleti’nin temel karakterine ciddi ve benzeri görülmemiş zarar verdiği” gerekçesiyle iptal etti.

Muhalifler, Netanyahu’nun makuliyet standardını kaldırma çabalarının yolsuzluğa ve önemli pozisyonlara niteliksiz yandaşların uygunsuz bir şekilde atanmasına kapı açtığını savunuyordu.Tartışmalı temel yargı düzenlemeleri, yaz aylarında da on binlerce kişinin katıldığı gösterilerle protesto edilmişti.

MOSSAD bağlantılı 33 gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Uluslararası casusluk faaliyetlerinin tespit ve deşifresine yönelik İstanbul merkezli sekiz ilde eş zamanlı olarak düzenlenen ‘Köstebek’ operasyonunda 33 şüpheli şahsın yakalandığını” bildirdi.

Operasyonun İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün faaliyetleri kapsamında; MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü’nce yürütüldüğünü belirten Yerlikaya, şu bilgileri paylaştı:

“İsrail İstihbarat Servisi’nin ülkemizde ikamet eden yabancı uyruklu şahıslara yönelik keşif, takip, darp, adam kaçırma gibi taktik bazda işler yapmayı amaçladığının tespit edilmesi üzerine, İstanbul merkezli sekiz ilde 57 ayrı adrese yapılan ‘Köstebek’ operasyonlarında 33 şüpheli şahıs yakalandı.”

Yerlikaya, operasyonda yapılan aramalarda; 143 bin 830 Euro, 23 bin 680 Dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, 1 adet ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek ve dijital materyale el konulduğu bilgisini de paylaştı. Ali Yerlikaya, paylaşımında Türkiye’de casusluk faaliyetlerine asla izin verilmeyeceği ve casuslarla mücadelenin süreceği mesajını verdi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 22 Bine Dayandı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 87. gününde Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda can kaybının 21 bin 978’e yükseldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip edilmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze’de halkın yüzde 85’i yerinden edildi.

2004’ün ilk dakikalarında İsrail ordusu Gazze’yi bombalarken Hamas’ın askeri kanadı İzettin el Kassam Tugayları’na bağlı savaşçılar da Tel Aviv’i roket yağmuruna tuttu.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, kentte gece boyunca düzenlenen İsrail saldırılarında en az 24 kişi hayatını kaybetti. Kassam Tugayları’ndan yapılan açıklamada da, “İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarına yanıt olarak Tel Aviv’in M 90 roketleri ile vurulduğu” kaydedildi.

İsrail saldırılar sırasında herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığını bildirdi. İsrail, 8 binden fazla militanın öldürüldüğünü söylüyor. Militanların okullar ve hastaneler de dahil olmak üzere yerleşim alanlarına yerleştiğini söyleyerek sivil ölümlerinin yüksek olmasından Hamas’ı sorumlu tutuyor.

İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari yeni yıl mesajında, bazı askerlerin özellikle de yedeklerin yeniden örgütlenmeleri için geri çekileceğini vurguladı. Sözcü “Bu adaptasyonlar, savaşa 2024’de de devam edebilmek için planlama ve hazırlığı amaçlıyor” dedi.

Hagari “İsrail Ordusu, yılın geri kalanında ek görevler olacağı ve savaşın devam edeceği anlayışıyla ileriyi planlamalı” dedi. Sözcü Hagari, bazı yedek birliklerin “gelecekte yapılacak operasyonlar öncesi enerjilerini yeniden toparlayabilmeleri için bu hafta çekileceklerini” belirtti.

Tugayların büyüklüğü yaklaşık 4 bin askere kadar değişebiliyor. İsrail ordusu Gazze’de kaç asker konuşlandırdığını açıklamıyor. Öte yandan askerlerin bir kısmının çatışmaların daha yoğun yaşandığı şehrin güney yarısına yönlendirildiği belirtildi. Asker sevkiyatı, Gazze’nin kuzey yarısında çatışmaların azaltıldığına işaret ediyor.

İsrail bir süredir ABD’nin, saldırıların yoğunluğunu azaltması yönündeki baskısı altındaydı. Geri çekilme haberi de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bölgeye yapacağı ziyaret öncesinde geldi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Savaş, hedefleri gerçekleşene dek birkaç ay daha sürecek. Zaferin gerçekleşmesi için biraz daha zamana ihtiyaç var. Gazze’nin herhangi bir tehdit oluşturmamasını garanti altına almak istiyoruz” dedi.

Paylaşın

İsrail, Gazze’den Bir Grup Askerini Çekmeyi Planlıyor: Savaş 2024 Boyunca Sürebilir

Gazze’de konuşlu bazı askerlerin özellikle de yedeklerin yeniden örgütlenmeleri için geri çekileceğini söyleyen İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari, “Bu adaptasyonlar, savaşa 2024’de de devam edebilmek için planlama ve hazırlığı amaçlıyor” dedi.

Haber Merkezi / İsrail Ordusu Sözcüsü Hagari, “İsrail Ordusu, yılın geri kalanında ek görevler olacağı ve savaşın devam edeceği anlayışıyla ileriyi planlamalı” dedi. Daniel Hagari, bazı yedek birliklerin “gelecekte yapılacak operasyonlar öncesi enerjilerini yeniden toparlayabilmeleri için bu hafta çekileceklerini” belirtti.

İsrail bir süredir ABD’nin, saldırıların yoğunluğunu azaltması yönündeki baskısı altındaydı. Geri çekilme haberi de Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bölgeye yapacağı ziyaret öncesinde geldi.

Ancak Gazze’nin diğer bölgelerinde, özellikle de güneydeki Han Yunus kenti ve bölgenin orta kesimlerinde şiddetli çatışmalar devam ediyor.

Hamas’tan İsrail’e roket saldırısı

2004’ün ilk dakikalarında saatler henüz 00.00’ı gösterdiği sırada İsrail ordusu Gazze’yi bombalarken Hamas’ın askeri kanadı İzettin el Kassam Tugayları’na bağlı savaşçılar da Tel Aviv’i roket yağmuruna tuttu. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, kentte gece boyunca düzenlenen İsrail saldırılarında en az 24 kişi hayatını kaybetti.

Kassam Tugayları’ndan yapılan açıklamada da, “İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarına yanıt olarak Tel Aviv’in M 90 roketleri ile vurulduğu” kaydedildi. İsrail saldırılar sırasında herhangi bir yaralanma ya da can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Gazze’de 21 bin 900’den fazla kişi öldü

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in hava, kara ve denizden başlattığı şiddetli saldırılarda Gazze’de üçte ikisi kadın ve çocuk olmak üzere 21 bin 900’den fazla kişi hayatını kaybetti.

İsrail, 8 binden fazla militanın öldürüldüğünü söylüyor. Militanların okullar ve hastaneler de dahil olmak üzere yerleşim alanlarına yerleştiğini söyleyerek sivil ölümlerinin yüksek olmasından Hamas’ı sorumlu tutuyor.

Savaş, Gazze’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yüzde 85’ini yerinden etti ve ordunun bombaladığı İsrail’in belirlediği güvenli bölgelere sığınmak isteyen insanların akınına neden oldu.

Paylaşın

Kim Jong Un’dan ABD Açıklaması: Savaş Kaçınılmaz

ABD politikalarının savaşı kaçınılmaz hale getirdiğini söyleyen Kuzey Kore Lideri Kim Jong-Un, 2024 yılında 3 “casus uydu” daha fırlatacaklarını ve askeri İnsansız Hava Aracı (İHA) üretimini artıracaklarını açıkladı.

Güney Kore ile ilişkilerde “köklü değişiklik” çağrısında bulunan Kim, Güney Kore ve Kuzey Kore’nin “savaş halindeki iki düşman ülke” haline geldiğine dikkati çekti. Kim, Güney Kore’yi artık birleşme ya da uzlaşma konusunda muhatap olarak görmeyeceklerini söyledi.

Kuzey Kore ve Güney Kore, 1953’teki Kore Savaşı’nın ardından ayrılmıştı. Çatışmalar bir ateşkes anlaşmasıyla sonlansa da, barış anlaşması imzalamayan iki ülke teknik olarak hâlâ savaşta.

Aradan geçen onlarca yılda iki Kore arasındaki ilişkiler inişli çıkışlı bir seyir izlese de, Kuzey Kore’nin nükleer silah programı ve Güney Kore’nin ABD’yle yaptığı ortak tatbikatlar son yıllarda gerilimi artıran faktörler oldu.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) resmi haber ajansına göre, Kim Jong-Un, iktidardaki Kore İşçi Partisinin beş gün süren genel kurul toplantısının son gününde ülkesinin gelecek yıl hedeflerini açıkladı.

“Düşmanların bizi işgal etmeye yönelik pervasız hamleleri nedeniyle, Kore yarımadasında bir oldu bitti ile her an bir savaş çıkabilir” diyen Kim, bu yıl ilk kez “casus uydunun” başarıyla fırlatılmasının ardından 2024’te 3 uydunun daha fırlatılacağını bildirdi.

Ülkesinin olası nükleer bir krize daha hızlı yanıt verilebilmesi için nükleer sektör dahil daha birçok alanda gelişilme sağlanması gerektiğini belirten Kim, “Güney Kore’nin kontrol altına alınması” ihtimaline de hazırlıklı olunması gerektiğini dile getirdi.

Kim, “Herhangi bir saldırıya yanıt olarak orduya, gerekirse nükleer bombaların da kullanımı dahil olmak üzere Güney Kore topraklarının tamamının kontrol altına alınması ihtimaline de hazırlıklı olunması emrini verdim.” dedi.

Kim, Güney Kore ile ilişkileri hakkında da Seul’ün Kuzey Kore’yi “düşman” ilan ettiğini kaydederek iki ülkenin birleşmesinin artık “mümkün olmadığını” vurguladı. İki ülke arasındaki ilişkilerde “köklü değişiklik” çağrısında bulunan Kim, Güney Kore ve Kuzey Kore’nin “savaş halindeki iki düşman ülke” haline geldiğine dikkati çekti.

Kim, Güney Kore’yi artık birleşme ya da uzlaşma konusunda muhatap olarak görmeyeceklerini söyledi. Kuzey Kore lideri Kim, 2024’te ABD’ye karşı “saldırgan” tutum sergileyeceklerine dikkati çekerek “ABD ve Güney Kore bizimle çatışmaya girerse nükleer caydırıcılığımızla onlara karşı kritik eylemde bulunmaktan çekinmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Kuzey Kore’nin ABD’ye karşı sert duruşunu ve Amerikan karşıtı, anti-emperyalist dayanışmasını koruyacağı vaadinde bulunan Kim, Güney Kore’nin ABD’nin nükleer cephaneliği haline geldiğini iddia etti.

Kuzey Kore lideri, “Düşman kuvvetlerinin çatışmacı askeri eylemlerine yakından bakıldığında, savaş kelimesi soyut bir kavram olmaktan çıkıp somut bir gerçeklik haline geldi.“ ifadesini kullandı.

İsim vermeden Çin ve Rusya ile işbirliği yapabilecekleri mesajını veren Kim, ülkesinin nükleer hedeflerini ilerletmekten ve ABD’ye karşı çıkan diğer ülkelerle daha derin ilişkiler kurmaktan başka seçeneği olmadığını söyledi.

ABD Ve Güney Kore’de seçim var

2024 yılında hem Güney Kore hem de Amerika’da seçimler yapılacak. Uzmanlar Kuzey Kore’nin Amerika’daki başkanlık seçimleri sürecinde avantaj sağlamak için askeri baskıyı sürdüreceğini düşünüyor.

Cumhuriyetçi Parti’nin en önemli başkan adayı Donald Trump, başkanlığı sırasında Kuzey Kore lideriyle görüşmüştü.

Biden yönetimi müzakerelere açık olduğunu belirtse de Kuzey Kore’ye, yasaklanmış balistik füze denemeleri yaptığı gerekçesiyle yeni yaptırımlar yürürlüğe koymuştu. Amerika ayrıca bölgede tatbikatları arttırdı ve nükleer silahlı denizaltılarla uçak gemilerini de bölgeye konuşlandırdı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 21 Bin 822’ye Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 86. gününde Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in düzenlediği saldırılarda öldürülenlerin sayısının 21 bin 822’ye yükseldiğini duyurdu. 

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı açıklamasında, saldırılarda ölenlerin yüzde 70’inin kadın ve çocuk olduğunu kaydetti.

İsrail, 7 Ekim’deki Gazze’den yapılan saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail, 7 Ekim’den bu yana 504 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze Şeridi’nde yaşayan 2 milyondan fazla insanın büyük çoğunluğunun evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtiyor. Kaçan sivillerin çoğu Refah gibi güney bölgesindeki yerlerde derme çatma çadırlarda yaşıyor.

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, düzenlediği basın toplantısında ülkesinin Gazze Şeridi’ni tamamen silahlardan arındırmak istediğini ve bundan emin olmak durumunda olduğunu söyledi. Netanyahu, bunun için de Gazze Şeridi’nin Mısır’la arasındaki koridorun tamamen ele geçirilmesi gerektiğini öne sürdü.

Netanyahu açıklamasında “Philadelphi Koridoru -ya da daha doğru bir ifadeyle Gazze’nin güney kapanış noktası, bizim elimizde olmalı. Kapatılmalıdır. Başka herhangi bir düzenlemenin aradığımız askersizleştirmeyi sağlamayacağı açıktır” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, söz konusu planlarına ilişkin daha fazla detay vermedi ancak bahsettiği planın uygulanmasının İsrail’in 2005 yılında çekildiği Gazze’yi yeniden kontrolü altına alması anlamına geleceği ifade ediliyor.

Tel Aviv’de Netanyhu’nun konutu yakınlarında toplanan binlerce kişi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu protesto etti ve istifaya davet eden sloganlar attı. Göstericiler bir yandan rehinelerin ailelerine destek mesajları verirken diğer yandan Netanyahu hükümetinin istifa etmesini istediklerini dile getirdi.

ABD’den İsrail’e silah satma kararı

ABD’de Joe Biden yönetimi, “acil durum” gerekçesiyle, Kongre üyelerinin onayını almadan ikinci kez, Gazze’ye yönelik saldırılarına devam eden İsrail’e silah satma kararı aldı.

Dışişleri Bakanlığına bağlı Siyasi-Askeri İşler Dairesi’nin dün yaptığı yazılı açıklamada, “Dışişleri Bakanı (Antony Blinken), M107 155 mm mermiler ve ilgili ekipmanların İsrail hükümetine tahmini 147,5 milyon dolar tutarında olası bir yabancı askeri satışını onayladı. Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı, Kongre’ye bu olası satışı bildiren gerekli sertifikayı bugün verdi” ifadeleri yer aldı.

Blinken’ın, söz konusu askeri malzemelerin ve hizmetlerin “ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda İsrail Hükümetine derhal satılmasını gerektiren bir acil durumun” mevcut olduğuna dair Kongre’ye ayrıntılı gerekçeler sunduğu belirtilen açıklamada, Silah İhracatı Kontrol Kanunu’nun 36(b) maddesi gereğince “Kongre’nin inceleme gerekliliklerinden feragat edildiği” belirtildi.

Açıklamanın devamında, “ABD, İsrail’in güvenliğine kendini adamıştır. İsrail’in güçlü ve hazır bir öz savunma yeteneğini geliştirmesine ve sürdürmesine yardımcı olmak, ABD’nin ulusal çıkarları açısından hayati önem taşımaktadır” sözlerine yer verildi.

Ayrıca, İsrail’e verilecek bu askeri teçhizatın ve desteğin “bölgedeki temel askeri dengeyi değiştirmeyeceği” belirtilerek, uluslararası insani hukuka uygun mühimmat kullanmanın “tüm ülkelerin görevi” olduğu vurgulandı.

Blinken, 9 Aralık’ta benzer gerekçelere dayanarak, değeri 106 milyon doların üzerinde olan yaklaşık 14 bin mermilik tank mühimmatının İsrail’e satılmasını Kongre’nin oluruna sunmadan onaylamıştı.

Mısır’dan yeni ateşkes planı

İsrail’in son saldırıları, Hamas temsilcilerinin savaşı sona erdirmeye yönelik Mısır’ın hazırladığı planı görüşmek üzere başkent Kahire’ye gittiği sırada gerçekleşiyor. Hamas’a yakın kaynaklara göre, Mısır’ın üç aşamalı planı yeni bir ateşkes sağlanmasını, İsrail’deki Filistinli tutuklular karşılığında rehinelerin kademeli olarak serbest bırakılmasını ve nihayetinde savaşın sona erdirilmesini öngörüyor.

İsminin açıklanmaması kaydıyla AFP’ye konuşan bir Hamas yetkilisi, İsrail ordusunun Gazze’den “tamamen çekilmesi için garanti” isteyeceklerini söyledi. Mısır’ın çözüm önerisi, “tüm Filistinli grupların” katılımıyla yapılacak görüşmelerin ardından, savaş sonrası Gazze’nin yönetiminden ve yeniden inşasından sorumlu olacak bir teknokratlar hükümeti kurulmasını da içeriyor.

Mısır Devlet Enformasyon Dairesi Başkanı Dia Raşvan planın “Filistinlilerin kanının dökülmesine son vermek amacıyla, ilgili tüm tarafların görüşlerini bir araya getirmeyi amaçladığını” söyledi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 21 Bin 672’ye Yükseldi

Gazze Şeridi’ne İsrail saldırılarında yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere, 21 bin 672 kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Saldırılarda 56 bin 165 kişinin de yaralandı kaydedildi.

Haber Merkezi / Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, İsrail saldırıları yüzünden 2,3 milyon Filistinli Gazze’deki evini terk etmek zorunda kaldığı vurgulandı.

Bu arada İsrail saldırılarından kaçmaya çalışan binlerce kişi Gazze’nin güneyinde küçük bir bölgede sıkışmış durumda. İsrail’in daha önce güvenli bölge olarak nitelediği yerlere de saldırılar düzenlemesi nedeniyle bölgede güvenli bir yerin kalmadığı yorumları yapılıyor.

İsrail’in, Gazze Şeridi’ne yönelik hava, kara ve denizden düzenlediği saldırılarına gece boyu devam etti. Gazze’deki sağlık yetkilileri son 24 saatte en az 187 Filistin vatandaşının hayatını kaybettiğini teyit etti.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant askerlerin Gazze’deki Hamas komuta merkezlerine ve silah depolarına ulaştığını söyledi. İsrail ordusu, Gazze’deki Hamas lideri Yahya Sinvar’ın Gazze Şehri’ndeki evlerinden birinin bodrumundaki tünel kompleksini tahrip ettiğini açıkladı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki En-Nusayrat Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda çok sayıda ölen ve yaralanan oldu.

Al-Quds televizyonu için çalışan Filistinli bir gazetecinin bazı aile üyeleriyle birlikte İsrail hava saldırısında hayatını kaybettiği belirtildi. İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 106 Filistinli gazetecinin yaşamını yitirdiği kaydediliyor.

Gazetecileri Koruma Komitesi geçen ay yaptığı açıklamada savaşın ilk 10 haftasının gazeteciler için en ölümcül savaş olduğunu belirtmişti.

Güney Afrika’dan İsrail’e “soykırım” davası

Güney Afrika, Gazze’de “soykırım” yaptığı gerekçesiyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açtı. Yapılan dava başvurusunda İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1948’de kabul edilen Soykırım Sözleşmesi’ndeki yükümlülüklerini ihlal ettiği öne sürülerek, “Gazze’deki Filistin halkına karşı soykırım eylemlerine giriştiği, buna devam ettiği ve daha da sürdürme riski taşıdığı” belirtildi.

Lahey’deki mahkemeye yapılan başvuruda ayrıca İsrail’in “Filistin ulusu, ırkçı ve etnik grubunun bir parçası olan Gazze’deki Filistilileri yok etmek için özel bir niyetle hareket ettiği” iddia edildi.

İsrail dava başvurusunu “tiksintiyle” reddettiğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lior Haiat X’teki sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İsrail, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na yaptığı başvuruda yaydığı kan iftirasını tiksintiyle reddediyor” dedi. İddianın fiili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilen açıklamada, Güney Afrika Hamas’la işbirliği yapmakla suçlandı.

Güney Afrika dava başvurusunda mahkemeden “Filistin halkının haklarına daha fazla, ciddi ve telafisi mümkün olmayan zarar verilmesine karşı koruma” talep etti.

Filistin’in hakları konusunda uzun süredir sesini yükselten ülkelerden olan Güney Afrika’da, iktidar partisi Afrika Ulusal Kongresi (ANC) Filistin sorununu, aparthayda (ırk ayrımcılığı) karşı yürüttüğü kendi mücadelesiyle ilişkilendiriyor.

Güney Afrika hükümeti, ağır sivil kayıpların yaşandığı İsrail’in Gazze’deki harekatını şiddetle kınamış ve bu ülkedeki tüm diplomatlarını geri çekmişti. Kasım ayında aralarında Güney Afrika’nın da bulunduğu beş ülke İsrail-Hamas savaşının Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından soruşturulması çağrısında bulunmuştu.

Uluslararası Adalet Divanı’nın vereceği kararlar bağlayıcı nitelikte ve soykırım suçları için zaman aşımı söz konusu değil. Uluslararası Adalet Divanı, öncelikli olarak İsrail’in Gazze’deki askeri eylemlerinin durdurulması talebini ele alacak.

İsrail’in soykırım suçu işlediğine ilişkin yeterli kanıtlara ulaşılması durumunda ise uzun bir yargılama süreci başlayacak.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’yı Füzelerle Vurdu: En Az 12 Ölü

Ukrayna’nın Kırım’ın Feodosya limanında bir Rus savaş gemisini vurmasından günler sonra, Rusya’nın Ukrayna’nın farklı bölgelerine düzenlediği füze saldırılarında en az 12 kişinin öldüğü, onlarcasının da yaralandığı duyuruldu.

Ukrayna haftalardır Rusya’nın enerji altyapısına büyük bir hava saldırısı düzenlemek üzere füze stokluyor olabileceği uyarısında bulunuyordu. Rusya geçen yıl kış aylarında da Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alan yoğun saldırılar düzenlemişti.

Batılı ülkeler son dönemde Kiev’e verilen askeri ve mali desteğin boyutunu sorguluyor. ABD yönetimi son olarak, Ukrayna’ya 250 milyon dolarlık ek askeri yardım gönderileceğini açıklamıştı.

Ancak Ukrayna’ya 61 milyar dolarlık savunma yardımını da içeren yeni yardım paketi Kongre’den henüz geçmedi. Senatodaki Cumhuriyetçiler, yardım tasarısına içinde ABD’nin güney sınırlarının güvenliğinin artırılmasına ilişkin ilave tedbirler yer almadığı gerekçesiyle destek vermemişti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın 110 civarında füze saldırısı düzenlediğini söylerken, Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü Yuriy İhnat, Rusya’nın X-22 gibi durdurulması son derece zor olan hipersonik, seyir ve balistik füzeler kullandığını kaydetti.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram’da yedi kişinin hastaneye kaldırıldığını, üç kişinin de bir deponun enkazı altında kaldığını söyledi. Kliçko, hava saldırısı sığınağı görevi gören bir metro istasyonunun da vurulduğunu duyurdu.

Harkiv Belediye Başkanı İgor Terekhov, kentte bir hastane ve konut binalarına zarar veren saldırılarda bir kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını söyledi. Odessa’da belediye başkanı, düşen bir insansız hava aracının enkazının çarpması sonucu bir binanın alev aldığını bildirdi.

Paylaşın

2023 Yılında Venezuela’da Her Gün 19 Cinayet İşlendi

Ekvador ve Honduras’ın ardından Latin Amerika’nın en tehlikeli ülkesi Venezuela’da, her gün ortalama 19 cinayet işlendi. Cinayetlerin yüzde 42’sinin faili bulunurken, yüzde 58’inin faili ise bulunamadı.

Venezuela Şiddet Gözlemevi Direktörü Roberto Briceño “Ülkedeki şiddet olaylarına bağlı ölümlerin sayısında önemli bir azalma gözlemlemiş olmamıza rağmen, nüfusa göre cinayet oranı, geleneksel olarak organize suç ve şiddet oranlarının yüksek olduğu Meksika, Kolombiya ve Brezilya’nın üzerinde. Venezuela’daki cinayet oranı sadece Ekvador ve Honduras tarafından geçiliyor ki bu ülkeler sadece Latin Amerika’da değil, dünyada şiddet ve cinayet oranlarında ilk sıralarda yer alan ülkeler” diye konuştu.

2023 Venezuela Şiddet Raporu’na göre ülkede bu yıl 6 bin 973 kişi öldürüldü. Her 100 bin kişiden ortalama 26,8’sinin öldürüldüğü ve bu cinayet oranıyla Ekvador ve Honduras’ın ardından Latin Amerika’nın en tehlikeli ülkesi Venezuela’da, her gün ortalama en az 19 kişi şiddete maruz kaldığı için yaşamını yitirdi.

VOA Türkçe’den Mustafa Özdemir’in aktardığına göre; Raporda dikkat çeken veriler arasında maktullerin 953’ünün güvenlik güçlerine direndikleri gerekçesiyle polis eliyle öldürülmesi ve cinayetlerin yüzde 58’inin aydınlatılamamış olması yer alıyor.

Öldürülenlerin yüzde 66’sının 15 ile 44 yaş arasında, yüzde 88,4’ünün ise erkeklerden oluştuğu belirtilen rapora göre, araştırmaya katılanların yüzde 47’si sokakta şiddete uğramaktan endişe duyuyor ve yüzde 22’siyse yaşadığı yeri güvenlik sorunundan dolayı değiştirmek istiyor.

Venezuela Şiddet Gözlemevi Direktörü Roberto Briceño “Ülkedeki şiddet olaylarına bağlı ölümlerin sayısında önemli bir azalma gözlemlemiş olmamıza rağmen, nüfusa göre cinayet oranı, geleneksel olarak organize suç ve şiddet oranlarının yüksek olduğu Meksika, Kolombiya ve Brezilya’nın üzerinde. Venezuela’daki cinayet oranı sadece Ekvador ve Honduras tarafından geçiliyor ki bu ülkeler sadece Latin Amerika’da değil, dünyada şiddet ve cinayet oranlarında ilk sıralarda yer alan ülkeler” diye konuştu.

Dünya şehirlerini cinayet oranları, şiddet, suç, siyasi istikrar, silahlı grupların varlığı ve emniyetle ilgili bazı göstergeleri referans alarak sıralayan Küresel Endeks’e göre, Venezuela’nın başkenti Caracas dünyanın en tehlikeli kentleri arasında ilk sırada.

Endekste dünyanın en tehlikeli ilk 10 şehri arasında Honduras’tan San Pedro Sula ve Brezilya’dan Rio de Janeiro, Salvador, Fortaleza ve Recife de bulunuyor.

Venezuela Şiddet Raporu’nda uyuşturucu ticaretine bağlı olarak son yıllarda organize suç ve şiddetin en fazla arttığı ülkelerden Ekvador’un, her 100 bin kişide 44 cinayet oranıyla Latin Amerika’nın en tehlikeli ülkesi olduğu belirtiliyor.

Bölgedeki en tehlikeli ikinci ülkeyse resmi verilere göre her 100 binde 30, bağımsız kurumlara göreyse 100 binde 37 oranla Honduras. Onu 100 binde 24’le Meksika, 23’le Kolombiya ve 21’le Brezilya izliyor. Latin Amerika’da cinayet oranının en düşük olduğu ülke ise 100 binde 5 ile Şili.

Paylaşın