İran, 2 Milyon Afgan Sığınmacıyı Sınır Dışı Edecek

İran, Mart 2025’in sonuna kadar yaklaşık iki milyon Afgan sığınmacıyı sınır dışı etmeyi planlıyor. Mesud Pezeshkian liderliğindeki hükümet Afgan sığınmacılara yönelik baskıyı yoğunlaştırmış durumda.

Haber Merkezi / İran, onlarca yıldır ülkelerindeki çatışmalardan, zulümden ve işsizlikten kaçan milyonlarca Afgan sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. BM’ye göre İran’da 4 milyon Afgan sığınmacı var. Ancak İranlı yetkililer bu sayının 8 milyonu aştığını iddia ediyor.

Pakistan’ın geçen yıl Hindikuş’taki milyonlarca Afgan’ı toplu olarak ülkelerine geri göndermeye başlamasının ardından İran da benzer bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Tahran hükümeti, Pers takvim yılının sonu olan Mart 2024’e kadar yaklaşık iki milyon sığınmacıyı sınır dışı etmeyi planlıyor.

İran, Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre 4 milyon, İran kaynaklarına göre ise 8 milyon Afgan sığınmacıyı barındırıyor. Afganistanlı sığınmacıların büyük çoğunluğu bölgedeki çatışmalar veya ekonomik sebeplerden dolayı komşu ülke İran’a sığınmış durumda.

Ortak lisanlarından dolayı Afganlar, İran’da özellikle inşaat ve tarım gibi düşük ücretli sektörlerde ucuz işgücü kaynağı olarak tercih ediliyor. Ancak birçoğunun İran’da resmi oturma izin bulunmuyor ve kaçak olarak çalıştırılıyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İran kolluk kuvvetleri komutanı Ahmet Rıza Rada, hükümetin Afgan sığınmacıları sınır dışı etme kararı aldığını belirterek, İran şirketlerinde çalışma izni olmayan yabancıların istihdam edilmesinin yasa dışı olduğunu söyledi.

Afgan sığınmacıları sınır etme kararı alan Tahran böylece kamuoyundan yükselen tepkilere de yanıt vermiş oldu. Zira İran’da son zamanlarda tavan yapan işsizlikten kısmen ülkedeki yüksek sayıdaki Afganistan vatandaşları sorumlu tutuluyor.

Diğer yandan Afganistan’da Taliban’ın iktidarı yeniden ele geçirmesinden sonra ülkeyi terk ederek komşu İran’a kaçanların sayısı daha da artmaya başladı. Bu durum zaten yüksek olan sığınmacı sayısını daha da artırınca ülkede Afganlara yönelik toplum içindeki yaklaşım önemli ölçüde kötüleşti.

Buna ek olarak, IŞİD’in Afganistan’daki uzantısı tarafından İran’da düzenlenen terör saldırıları da Afganlara yönelik öfkeyi körükledi. Özellikle sosyal medyada Afgan sığınmacılara yönelik nefret içerikli yorumlar giderek artıyor. Ayrıca birçok kentte Afganların sınır dışı edilmesinin istendiği kitlesel protestolar düzenlenirken, çok sayıda Afgan göçmen de fiziki saldırılara maruz kalıyor.

Bu arada İran parlamentosu, şehir ve eyaletler göçmen sayısını sınırlayacak yeni bir yabancılar yasasını görüşüyor. Tasarıya göre şehir ve eyaletlerdeki göçmen sayısı nüfusun yüzde üçünü geçemeyecek. Yasa kabul edilirse, sınır dışıların çok daha fazla göçmeni etkilemesi bekleniyor. BM verilerine göre İran geçen yıl yaklaşık 600 bin Afgan’ı ülkeyi terk etmeye zorladı.

İran silahlı kuvvetleri de bir süre önce Afganistan sınırında 70 kilometre uzunluğunda duvar inşa edileceğini açıkladı. Neredeyse bin kilometre uzunluğundaki sınırın 70 kilometresine yapılacak duvarın yasa dışı sınır geçişlerinin sayısını azaltıp azaltmayacağı ise tartışma konusu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

ABD’den İran’a “İsrail” Uyarısı

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in “Düşmanlar, ister Siyonist rejim ister Amerika Birleşik Devletleri olsun, İran’a, İran ulusuna ve direniş cephesine yaptıklarına karşı kesinlikle ezici bir yanıt alacaklar” sözlerine ABD’den uyarı geldi.

Haber Merkezi / ABD’nin, İsviçreli diplomatlar üzerinden böyle bir aksiyon alınması halinde “İsrail’i tepki göstermekten alıkoyamayacağını ilettiği” bildirildi. Amerikan haber sitesi Axios, ilgili haberini Amerikalı bir diplomat ile İsrailli eski bir devlet yetkilisine dayandırdı.

85 yaşındaki İran dini lideri daha önceki açıklamalarında daha temkinli bir yaklaşım sergilemiş, yetkililerin İran’ın tepkisini değerlendireceğini ve İsrail’in saldırısının “ne abartılması ne de küçümsenmesi gerektiğini” söylemişti.

ABD ordusu Ortadoğu’da faaliyet gösteriyor ve bazı birlikleri şu anda İsrail’deki Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması (THAAD) bataryasında görev yapıyor.

ABD, Ortadoğu’da daha da tırmanan gerilim üzerine B-52 tipi uzun menzilli stratejik bombardıman uçaklarını Kuzey Dakota’daki Minot askeri üssünden bölgeye gönderdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada bambardıman uçaklarının bölgeye ulaştığı duyuruldu.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, bölgeye savaş gemileri, füze savunma sistemleri, yakıt aktarma uçakları ve B-52 bombardıman uçağı gönderilmesine onay vermişti.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 55 artarak 43 bin 314’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 186 artarak 102 bin 019’a çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

İran, Onlarca Afgan Göçmeni Öldürdü

İran merkezli insan hakları grubu Haalvsh, İran sınır muhafızlarının Pakistan sınırı yakınlarında ülkeye geçmeye çalışan en az 260 Afgan göçmeni vurarak öldürdüğünü bildirdi.

Haber Merkezi / Haalvsh, öldürülenlerin cesetlerini gösterdiği iddia edilen videoları yayınlayarak, göçmenlerin sadece silahlı saldırıya değil RPG saldırılarına da maruz kaldığını iddia etti.

Olay hem İran’da hem de uluslararası alanda yaygın tepkiye neden oldu. Ancak ne İranlı yetkililer ne de Afganistan olay hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Afganistan eski Başsavcısı Muhammed Farid Hamidi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Göçmenlerin, savunmasız ve korumasız olduklarını bilerek kasıtlı olarak öldürülmesi, insanlığa karşı bir suç teşkil ediyor; korkunç ve insanlık dışı bir eylemdir” dedi.

İran, Mart 2025’in sonuna kadar yaklaşık iki milyon Afgan sığınmacıyı sınır dışı etmeyi planlıyor. Mesud Pezeshkian liderliğindeki yeni hükümet Afgan sığınmacılara yönelik baskıyı yoğunlaştırmış durumda.

İran, onlarca yıldır ülkelerindeki çatışmalardan, zulümden ve işsizlikten kaçan milyonlarca Afgan sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. BM’ye göre İran’da 4,5 milyon Afgan sığınmacı var. Ancak İranlı yetkililer bu sayının 5 milyonu aştığını iddia ediyor.

Taliban’ın Ağustos 2021’de Afganistan’ı ele geçirmesi, ülkenin zaten kötü olan insani durumunu daha da kötüleştirdi ve her gün binlerce kişi, komşu ülkeler İran ve Pakistan’a kaçıyor.

Son yıllarda hem İran hem de Pakistan, Afgan sığınmacılara yönelik baskılarını yoğunlaştırarak on binlerce kişiyi Afganistan’a geri gönderdi.

Paylaşın

Hamaney: İsrail’in Ömrü Uzun Olmayacak

Beş yıl sonra başkent Tahran’daki İmam Humeyni Camisinde cuma hutbesi veren İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, “İsrail’in ömrü uzun olmayacak” dedi. Hamaney, konuşmasını Farsça yerine Arapça yaptı.

Haber Merkezi / Kendisini dinlemek üzere toplanan kalabalığa yanında bir tüfekle hitap eden Hamaney, Hamas’ın 7 Ekim’deki baskınının da İran’ın İsrail’e gerçekleştirdiği füze saldırısının da “meşru” olduğunu savundu. Hamaney, “Direnişten geri adım atmayacağız. Akan kan duruşunuzu zayıflatmasın” dedi.

Hamaney, İsrail’in Hizbullah ve Hamas karşısında “asla zafer kazanamayacağını” da söyledi. Hamaney, İran’ın İsrail’e karşı “yerine getireceği görevi ne erteleyeceğini ne de aceleci davranacağını” söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 180 balistik füzenin fırlatıldığı saldırıdan sonra “İran’ın ağır bir bedel ödeyeceğini” söylemişti.

İran, füze saldırısının Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İran Devrim Muhafızları komutanı General Abbas Nilfuruşan’ın öldürülmesine misilleme olarak yapıldığını açıklamıştı.

Hizbullah, geçen hafta öldürülen liderleri Hasan Nasrallah’ın “gizlice” gömüldüğünü açıkladı. Örgütten yapılan duyuruda halka açık bir törene İsrail’in saldırmasından endişe edildiği, bu nedenle cenazenin bilinmeyen bir yere defnedildiği belirtildi. Nasrallah için “daha sonra” halka açık bir cenaze töreni yapılacağı aktarıldı.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Lübnanlı bir yetkili ABD’den halka açık bir cenaze törenine İsrail’in saldırmayacağına dair garanti almak istediklerini ancak bunu başaramadıklarını söyledi.

İsrail İran’ın enerji tesislerini mi vuracak?

Yarı resmi İran haber ajansı SNN, Devrim Muhafızları komutan yardımcısı Ali Fadavi’nin Cuma günü İsrail’in saldırması halinde Tahran’ın İsrail enerji ve gaz tesislerini hedef alacağını söylediğini aktardı.

ABD Başkanı Joe Biden, Perşembe günü İsrailli yetkililerle İran’ın petrol altyapısına muhtemel İsrail saldırılarını görüştüğünü söylemişti. Biden, bu tür saldırıları destekleyip desteklemediği sorulduğunda “Bunu tartışıyoruz. Bence bu biraz…neyse” yanıtını vermişti.

Biden İsrail’in Perşembe günü İran’ı vurmayı planladığı iddialarını yalanladı, ancak ABD’nin İsrail’in İran petrol sahalarını vurma olasılığını “tartıştığını” söyledi. Biden daha sonra gazetecilere “topyekûn bir savaş” olacağına inanmadığını ancak bölgeye sükûnet getirmek için hâlâ “yapılacak çok şey” olduğunu söyledi ve ABD’nin İsrail’e olan desteğini yineledi.

Biden, Beyaz Saray’dan çıkarken hazırlıksız yakalanıp yaptığı açıklamada Washington’ın pozisyonunu net bir şekilde tanımlamadı. ABD Başkanı daha önce İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarını desteklemediğini söylemişti.

İsrail ilk olarak İran’ın petrol tesislerinin vurulmasını planlıyor. İran karşılık verirse de, nükleer tesislerin hedef alınması öngörülüyor.

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bagheri, Çarşamba günkü açıklamasında, misillemede bulunması halinde İsrail genelindeki altyapının vurulacağını söylemişti. Bagheri “Füze saldırısı, daha büyük bir yoğunlukla tekrarlanacak ve rejimin tüm altyapısı hedef alınacak” dedi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürüyor

Lübnan Ulaştırma Bakanı Ali Hamieh bugün Lübnan’ın Suriye ile olan Masna sınır kapısı yakınlarında gerçekleşen bir İsrail saldırısının, son günlerde İsrail bombardımanlarından kaçmak için yüz binlerce kişi tarafından kullanılan yolu kestiğini söyledi.

Hamieh, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, saldırının Lübnan toprakları içinde sınır kapısı yakınlarına isabet ettiğini ve dört metre genişliğinde bir krater oluşturduğunu kaydetti.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askeri sözcüsü dün, İran destekli Lübnanlı silahlı grup Hizbullah’ı sınır kapısını Lübnan’a askeri malzeme taşımak için kullanmakla suçlamıştı.

Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, bu silahların kaçakçılığına izin vermeyecek ve bu savaş boyunca yaptığı gibi mecbur kalması halinde harekete geçmekte tereddüt etmeyecek” dedi. Adraee ayrıca, İsrail ordusunun bugün Lübnan’ın güneyindeki 20’den fazla kasabada yaşayanlara kasabaları derhal boşaltmalarını söyledi.

Bu arada dün geceki yoğun İsrail bombardımanın bir hedefi de, Hizbullah kontrolündeki Dahiye yakınındaki uluslararası havalimanına yakın noktalar oldu. Bölgeye yoğun hava bombardımanının ardından havalimanının hala açık olduğu, saldırıdan olumsuz etkilenmediği bildirildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, Cuma günü Beyrut’ta yaptığı açıklamada, Tahran’ın Lübnan’da ateşkes çabalarını, Hizbullah tarafından desteklenmesi ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkesle eş zamanlı olması koşuluyla desteklediğini söyledi.

Arakçı, “Lübnan halkı tarafından kabul edilebilir, direniş tarafından kabul edilebilir olarak nitelenmesi ve üçüncü olarak da Gazze’deki ateşkesle eş zamanlı olması koşuluyla ateşkes çabalarını destekliyoruz” dedi.

İran Dışişleri Bakanı ayrıca “bu zor koşullarda” Beyrut’ta bulunmasının İran’ın Lübnan’ın yanında durduğunun ve Şiiler’i desteklediğinin en iyi kanıtı olduğunu söyledi.

Paylaşın

İran’ın Doğusunda Kömür Madeninde Patlama: Onlarca Ölü

İran’ın doğusunda bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 51 fazla kişi hayatını kaybetti.Patlama sırasında yaklaşık 70’den fazla kişinin madende çalıştığı bildirildi.

Haber Merkezi / Mahsur kalanları bulmak için çalışmalar sürdürülürken, yetkililer patlamanın metan gazı sızıntısından kaynaklandığını açıkladı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Pezeşkiyan, patlama ile ilgili soruşturmanın başladığını ve hükümetin bu tür olayların tekrarlanmasını önlemek için önlemler alacağını söyledi.

Patlama Medanjoo isimli bir şirket tarafından işletilen madenin B ve C bloklarında yaşandı. Güney Horasan Eyalet Valisi Ali Ekber Rahimi, B bloktaki arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını ancak metan gazı yoğunluğunun yüksek olduğu C blokta ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Rahimi ayrıca İran’da çıkarılan kömürün yüzde 76’sının bu bölgeden geldiğini de aktardı.

Savcı Ali Nesayi, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve sorumluların “ihmalkârlıkları ile hatalarının” araştırıldığını dile getirdi.

Patlamayı İran tarihindeki en kötü maden felaketlerinden biri olarak nitelendiriliyor.

Madenciliğin önemli iş kollarından biri olduğu İran’da göçük ve metan gazı patlamaları daha önce de yaşandı. 2017’de meydana gelen bir kazada 42 madenci hayatını kaybetmişti. 2013 yılında meydana gelen iki kazada da 11 işçi yaşamını yitirdi. 2009’da meydana gelen bir dizi kazada ise 20 madenci öldü.

Gözlemciler güvenlik koşullarının yetersizliği, asgari standartların gözetilmemesi ve acil durum tedbirlerinin eksikliği nedeniyle kazalardaki can kaybının yüksek olduğunu belirtiyor.

Paylaşın

Pezeşkiyan’dan Ahlak Polisini Engelleme Sözü

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mahsa Amini’nin gözaltında ölümünün ikinci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ahlak polisinin artık kadınları “rahatsız etmeyeceğini” söyledi.

Haber Merkezi / 22 yaşındaki Mahsa Amini, Tahran’da ahlak polisinin giyim kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla göz altına almasının ardından 16 Eylül 2022’de hayatını kaybetti.

Ölümü ülke çapında aylarca süren protestoları tetikledi ve yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Binlerce gösterici ise tutuklandı.

Temmuz ayında göreve gelen Pezeşkiyan, son basın toplantısında, “Ahlak polisinin (kadınlarla) yüzleşmesi beklenmiyordu. Onları rahatsız etmemeleri için takip edeceğim” dedi.

Mesud Pezeşkiyan, Mayıs ayında helikopter kazasında ölen aşırı muhafazakar İbrahim Reisi’nin yerine seçilmişti.

Pezeşkiyan, seçim kampanyası sırasında, başörtüsünün zorunlu kılınması ve uzun süredir devam eden internet kısıtlamalarının hafifletilmesi için polis devriyelerine “tamamen” karşı çıkacağını söylemişti.

İran, yıllardır internet kullanımını sıkı bir şekilde kontrol ediyor, Facebook ve X gibi popüler sosyal medya platformlarına erişimi kısıtlıyor.

2019 yılında akaryakıt zammına karşı yapılan protestoların ardından ve Mahsa Amini’nin ölümüyle tetiklenen gösteriler sırasında daha sert kısıtlamalar uygulanmıştı.

Mesud Pezeşkiyan, hükümetinin özellikle sosyal medyada olmak üzere çevrimiçi kısıtlamaları hafifletmek için çalıştığını söyledi.

Batı ile ilişkiler 

Mesud Pezeşkiyan, basın toplantısında, İran’ın ABD ile sıkıntılı ilişkileri ve 2015 nükleer anlaşması da dahil olmak üzere diğer konulara da kısaca değindi.

“Amerika ile kavga etmek istemiyoruz” diyen Pezeşkiyan, “(Amerikalılara) düşman olan biz değiliz. Ülkelerinin etrafına askeri üsler inşa etmedik” ifadelerini kullandı.

İran ile ABD arasında, Şah Muhammed Rıza’nın devrildiği İslam Devrimi’nden bu yana diplomatik ilişki bulunmuyor.

İran’ın nükleer silah üretmek gibi bir amacının da olmadığını dile getiren Mesud Pezeşkiyan, “Biz anlaşmaya (İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ve Almanya arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma) uyduk” ifadesini kullandı.

Pezeşkiyan ayrıca, anlaşmayı bozan ve ülkesini buna karşı adım atmaya mecbur bırakan tarafın ABD olduğunu vurguladı.

Paylaşın

İran, Bu Yıl İkinci Uydusunu Yörüngeye Fırlattı

İran, Chamran-1 araştırma uydusunu yörüngeye fırlattığını duyurdu. İran Elektronik Sanayii (SAIran) tarafından tasarlanıp inşa edilen uydu 550 kilometre yüksekliğe konuşlandırıldı.

Bu, İran’ın bu yılki ikinci başarılı uydu fırlatışı oldu. İran, ocak ayında, uzaya üç uyduyu başarıyla fırlattıklarını açıklamıştı.

İran, Devrim Muhafızları tarafından inşa edilmiş bir roketle bir araştırma uydusunu yörüngeye gönderdi. İran devletine bağlı IRNA haber ajansı, Chamran-1 adlı uydunun 60 kilogram ağırlığında olduğunu ve 550 kilometre yüksekliğe başarıyla ulaşarak konuşlandırıldığını bildirdi.

Uydunun ana görevinin uzay araştırmalarında kullanılacak donanım ve yazılımları test etmek olduğu belirtiliyor. Kara istasyonlarının da uydudan sinyaller alabildiği ifade ediliyor. Iran Front Page haber sitesine göre uydunun kendisi İran Bilim ve Teknoloji Bakanlığı Havacılık ve Uzay Araştırma Enstitüsü’nün işbirliğiyle tasarlandı.

Katı yakıtla çalışan Qaem-100 roketleri, Devrim Muhafızları’nın havacılık bölümü tarafından tasarlanıp üretiliyor. Katı yakıtların yaygın örnekleri arasında odun, kömür, turba, kömür, heksamin yakıt tabletleri, kuru gübre, odun peletleri, mısır, buğday, pirinç, çavdar ve diğer tahıllar yer alıyor. Katı yakıtlar, roketlerde itici olarak kullanılıyor.

İranlı yetkililer, bu roketlerin üst üste 13 uydu fırlatması gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Ülke uzun süredir uydu fırlatmayı planlıyordu. Bu son gelişme, eski Eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin mayıs ayında helikopterinin düşmesiyle ölmesinin ardından göreve gelen ve daha reformcu bir figür olarak görülen yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dönemindeki ilk fırlatma niteliğinde.

Ocak ayında İran, uzaya üç uyduyu başarıyla fırlattıklarını açıklamıştı. Öte yandan Batılı yetkililer, söz konusu uydu fırlatmalarını, Tahran’ın balistik füzelerini iyileştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor.

ABD daha önce İran’ın uydu fırlatmalarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararına aykırı olduğunu savunmış ve Tahran’ı nükleer silah taşıyabilen balistik füzelerle ilgili hiçbir faaliyette bulunmamaya çağırmıştı. BM’nin İran’ın balistik füze programıyla ilgili yaptırımları geçen ekim ayında sona ermişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsrail’den Almanya’ya İran Uyarısı

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Almanya’nın İran’a ihracatı 2024’ün ilk yarısında, sertleştirilen yaptırımlara rağmen arttı. Reuters haber ajansının, Federal İstatistik Dairesi verilerine dayandırdığı haberine göre, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,6 artan ihracatın büyüklüğü 632 milyon euroya ulaştı.

Sadece Haziran ayında, Almanya’nın İran’a sattığı mal ve hizmetlerin 2023’ün Haziranı’na kıyasla yüzde 4 arttığı bildiriliyor. Almanya’nın genel ihracatında ise Ocak-Haziran 2024 döneminde, bir yıl öncesi ile karşılaştırıldığında yüze 1,6 düşüş yaşandı.

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Ron Prosor ayrıca, Almanya’nın ihracatının suistimal edilmemesi için, İran Devrim Muhafızları’nın da Berlin tarafından bir an önce terör örgütleri listesine alınması gerektiğini savundu.

Avrupa Birliği yaptırımları

İran’ın Ukrayna Savaşı’nda Rusya’ya verdiği destek nedeniyle Avrupa Birliği (AB) Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları, geçen yılın Temmuz ayında sertleştirmişti. AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ayrıca, İsrail’e doğrudan saldıran İran’a yönelik yaptırımları geçen Nisan ayında bir kez daha sertleştirme kararı almıştı.

Almanya İran’a 2023 senesinde 1,2 milyar euro değerinde ihracat yaparken aynı zaman zarfında İran’dan ithalatı 245,1 milyon euro civarında oldu. Böylece 2022’ye kıyasla Almanya’nın ihracatı yüzde 24,2, ithalatı ise yüzde 18 azalmıştı. İran’a satılan Alman malları arasında ilk üç sırayı makineler, ilaç sanayii ürünleri ve kimyasal mamüller alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

ABD’den İran’a “İsrail” Tehdidi

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby, bir saldırı olasılığını tahmin etmenin zor olduğunu ancak ABD”nin İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını söyledi. Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ifade etti.

ABD’nin Orta Doğu’da iki uçak gemisi saldırı grubunun yanı sıra bir de F-22 savaş uçağı filosu bulunuyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ve Gazze’de olası bir ateşkes anlaşmasından umutlu olduğunu söyledi.

John Kirby, Salı günü İsrail’in Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, bir saldırı olasılığını öngörmenin zor olduğunu ancak Beyaz Saray’ın İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını kaydetti. Kirby, “İstedikleri takdirde hala bir saldırı düzenlemeye hazır olduklarına inanıyoruz, bu nedenle de bölgede askeri gücümüzü arttırdık” dedi.

İran’a verdikleri mesajın tutarlı olduğunu ve öyle kalacağını söyleyen Kirby, “Birincisi, bunu yapmayın. Bunu tırmandırmak için hiçbir neden yok. Potansiyel olarak bir tür topyekun bölgesel savaş başlatmak için hiçbir neden yok. İkincisi, eğer iş bu noktaya gelirse İsrail’i savunmaya hazır olacağız” diye konuştu.

İran, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin geçen ay Tahran’ı ziyareti sırasında öldürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail’e sert bir karşılık vereceğini tekrarlıyor. İsrail ise saldırıyla ilgisi olduğunu ne doğruladı ne de reddetti.

ABD, Ortadoğu’da iki uçak gemisi taarruz grubunun yanı sıra bir F-22 savaş uçağı filosu da bulunduruyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Kirby, bu gücün “İsrail’in savunmasına yardımcı olmak ve bölgedeki ABD birliklerini ve tesislerini korumak için yerinde tutmalarını gerektiğini düşündükleri sürece” kalacağını söyledi.

Gazze’de 10 aydır devam eden savaşı sona erdirecek ve kalan 108 İsrailli rehineyi geri getirecek olası bir ateşkes anlaşması konusunda iyimserliğini koruyan Kirby, sürecin “yapıcı” olduğunu ve ilerleyen günlerde Doha’da daha fazla görüşme yapılmasını dört gözle beklediğini de kaydetti.

Kirby, iki tarafı da suçlamaktan kaçınarak, bir anlaşmanın İsrail ve Hamas’ın uzlaşmasını ve liderliğini gerektireceğini söyledi.

“Taraflar hala temasta ve bu iyi bir şey” diyen Kirby, “Çalışma gruplarıyla başka bir aşamaya geçmiş olmamız kötü bir şey değil. Bu, tarafların hala konuşmaya devam ettiği anlamına geliyor. Bu da son birkaç ayrıntıyı da halledip ilerleyebileceğimize dair hala umut olduğu anlamına geliyor. Hamas hala bu çalışma grubu görüşmelerinde temsil ediliyor ve bu iyi bir şey. Kimse süreçten tamamen kopmuş değil” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

İran’dan İsrail’e “Misilleme Ölçülü Olacak” Mesajı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hamas lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesine ilişkin ülkesinin misilleme planlarına bir kez daha değinerek, “ölçülü ve iyi hesaplanmış olacak” dedi.

Haber Merkezi / Abbas Erakçi, ayrıca “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, bölgede yeni hafta gergin ama nispeten daha sakin başlarken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin 31 Temmuz’da Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından İsrail’e karşı misilleme yapmayı planladığını belirterek, bunun “ölçülü ve iyi hesaplanmış” olacağını duyurdu.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile yaptığı telefon görüşmesinde de konuyu belirttiğini ifade eden Abbas Erakçi, “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail, Tahran’da İran cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan için düzenlenen yemin törenine katıldıktan saatler sonra öldürülen İsmail Haniyeh’in suikastına karıştığını ne doğruladı ne de yalanladı. İran ve Hamas, Haniyeh’in öldürülmesinden İsrail’i sorumlu tuttu misilleme yapmaya yemin etti.

Tahran, nisan ayında, İsrail tarafından Şam’daki İran konsolosluk binasının hedef alınması sonrası, İsrail’e karşı füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlemişti.

Hizbullah’ın İsrail topraklarına yönelik geniş kapsamlı füze saldırısı ve sonrasında İsrail’in Lübnan’da Hizbullah hedeflerini vurmasının ardından, bölgedeki güçlerden şiddet sarmalının büyümemesi için temkinli açıklamalar yapıldı.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, örgütün üst düzey komutanı Fuat Şükür’ün geçen ay öldürülmesine misilleme olarak gerçekleştirdiği yaylım ateşinin “planlandığı gibi” tamamlandığını söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada “Hizbullah’a sarsıcı ve ezici darbeler vuruyoruz. Bu, kuzeydeki durumu değiştirme ve halkımızı güvenli bir şekilde evlerine döndürme yolunda atılmış bir başka adım. Ve tekrar ediyorum, bu son sözümüz değil” dedi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 71 artarak 40 bin 405’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 112 artarak 93 bin 468’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın