Enver Ercan Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Ocak 1958 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Enver Ercan, 22 Ocak 2018 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Tam adı Ali Enver Ercan’dır. Gümrükte memur olarak çalışan bir babanın ve ev hanımı bir annenin üç kızdan sonra dünyaya gelen ilk ve tek erkek çocuğuydu.

Haber Merkezi / Edebiyata meraklı olan babası ve öğretmen ablaları Enver Ercan’ın alana aşina olarak büyümesinde etkili oldu. İki defa evlendi. Küçük yaşta tanıdığı gençlik aşkı, ilk eşi ile on yıl evli kaldı ve Özge Ercan isimli bir kızı oldu. Ömrü boyunca kızına çok düşkündü.

İlk şiiri “Eksik Yaşam” 1977 yılında neşredildi. Ardından Eksik Yaşam, Sürçüyor Zaman, Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman ve Türkçenin Dudaklarısın Sen isimli şiir kitapları yayımladı. Şiirde hep yenilik peşinde olan Enver Ercan akıcı ve duru bir Türkçe kullanmaya özen gösterdi.

Yaşadığı dönemi şiirlerinde anlatırken aynı zamanda hayat birikimlerine ve okuduklarına da yer verdi. Yazdıklarını önce kızı Özge Ercan’a okutup onun görüşleri doğrultusunda çeşitli değişiklikler yaptı. Yazdıkları Türk edebiyatı sınırları içinde kalmadı. Pek çok dile çevrilen şiirleri İspanyol, Fransız ve İtalyan edebiyatı antolojilerinde yer aldı. Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman ve Seçme Şiirler’i çeşitli ülkelerde yayımlandı.

Mükemmel şiirin peşinde olan Enver Ercan hayat koşulları dolayısıyla çok şiir yazamadı, daha ziyade yayıncılıkla ilgilendi. Onun için en kıymetli süreli yayınlardan biri 1990’da editörlüğünü üstlendiği Varlık dergisiydi. Pek çok yenilik getirerek dönemin çok konuşulan dergilerinden biri olmasını sağladı. Sayfa sayısını arttırdı, yazar kadrosunu genişletti. Çeşitli dosyalar yaptı. Ayrıca bu çatı altında gençlere de yer vererek onları yetiştirdi.

Yasakmeyve de Enver Ercan için çok önemliydi. Bir şiir dergisi olan Yasakmeyve 2003 yılında çıkmaya başladı ve 15 yıl boyunca yayın hayatına devam etti. Ayrıca altı sayı yayımlanan Siyahi, bir öykü dergisi olan Eşik Cini ve edebiyat dergisi Sıcak Nal da Enver Ercan’ın çıkardığı süreli yayınlardandır.

Kurucuları arasında bulunduğu Sombahar dergisi ile Korsan Yayın da onun için önemli bir yere sahipti. Yeni Düşün dergisi, De Yayınevi (1985-86) ve Güneş gazetesinde (1987) editör; Dönemli Yayıncılık (1988) ve Simavi Yayınları’nda yayın sorumlusu olarak çalıştı.

Yeni Düşün, Varlık, Milliyet Sanat, Gösteri, Sombahar, Yasakmeyve, Güneş, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet ve Radikal gibi süreli yayınlarda şiir, yazı ve söyleşileri yayımlandı. Bununla beraber televizyon için “Şiir Köşesi” ve “İki Nokta Üst Üste” gibi edebiyat programları hazırladı.

Yayıncılığı ve şairliği dolayısıyla çeşitli ödüllerin sahibi oldu. 1996 yılında Cemal Süreya Şiir Ödülü, 1997’de Yunus Nadi Şiir Ödülü, 2006’da Mehmet Fuat Yayıncılık Ödülü, 2013’te Trakya Folklor Araştırmaları Derneği Kültür-Sanat Ödülü, 2014’te Necatigil Şiir Ödülü aldı. Varlık dergisi Enver Ercan tarafından yönetildiği 2008 ve 2010 yıllarında Kabataş Lisesi tarafından “Yılın En İyi Edebiyat Dergisi” seçildi.

Paylaşın

Enis Behiç Koryürek Kimdir? Hayatı, Eserleri

27 Mart 1893 yılında İstanbul Aksaray’da dünyaya gelen Enis Behiç Koryürek, 18 Ekim 1949 yılında Ankara’da hayatını kaybetti.  Babasının mesleği dolayısıyla çocukluğu Makedonya’da geçer. İlköğrenimini evde özel öğretmenlerden ve babasından alır. Ortaöğrenimini Selanik, Üsküp ve İstanbul’da tamamlar. İstanbul Sultanisi’nden 1910’da birincilikle mezun olur. Birincilikle girdiği Mülkiye Mektebini ise 1913’te yine birincilikle bitirir.

Haber Merkezi / İlk devlet hizmeti olan Hâriciye Nezâreti Umûr-ı Ticâriye (Dış Ticâret İşleri) Şubesi 3. Kâtipliğine 1914’te tayin olunur. 1915’te Bükreş Konsolosluğu Kâtipliğinde, 1916’da Budapeşte Konsolosluğu Kâtipliğinde görev yapar. Budapeşte’de şair Ahmet Hikmet Müftüoğlu ile tanışır ve ondan etkilenir. 1919’da yurda döner. 1921’de Müdâfaa-i Milliye (M.M.) Teşkilatına üye olur. Bu sırada Vefâ İdadisi’nde Fransızca ve Kabataş Sultanisi’nde edebiyat öğretmenliği de yapmaktadır. 1922’de Edirne Vilâyeti Hukuk İşleri Müdürlüğüne getirilir. 3 yıl boyunca Edirne’de kalan Enis Behiç, Edirne Lisesi’nde de edebiyat ve Fransızca öğretmenliği yapar.

1925’te Ankara Ticâret Vekâleti’ne tâyin olunur. 1926’da yeni kurulan Ticâret Anlaşmaları Dâiresi Başkan Yardımcılığı’na getirilir. 1930’da Sovyet Rusya Hükümeti ile ticari görüşmelerde bulunan heyetle Moskova’ya giderek 3 ay süreyle resmi görevini yürütür. 1930-1936 yılları arasında Başbakanlık Yüksek İktisat Meclisi Umumî Kâtipliği, 1936’da İktisat Vekâleti İş Dairesi Başkanlığı görevlerinde bulunur. 1942’de Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığına tayin edilir. 1944’te bu görevinden istifa ettirilir, 1946’da emekliye sevk edilir. Aynı yıl Demokrat Parti’den Zonguldak milletvekili adayı olur, fakat seçilemez. Ölümüne kadar başka bir resmi görev verilmeyen şairin son yılları sıkıntı içinde geçer.

Enis Behiç, ilk evliliğini 1919’da Viyana’da Fransız uyruklu Gabrielle Guillemet (Gabi) ile yapar. 1922’de eşinden boşanan şairin 1923’te bu evlilikten oğlu Hasan Argon Koryürek dünyaya gelir. İkinci evliliğini Edirne’deyken, 1924’te Fahri Paşa’nın kızı Müfide Hanım ile yapar. Ölümüne kadar devam eden bu evliliğinden çocuğu olmaz.

Enis Behiç, İstanbul İdadisini bitirdiği ve Mülkiye Mektebi’ni kazandığı yıl olan 1910’da şiir ile ilgilenir, 1912-1913 yıllarında tanınmaya başlar. İlk şiirlerini dönemin önemli dergilerinden biri olan Şehbâl’de yayımlar. Bu dergide yayımlanan ilk şiiri 1912 tarihli “Vatan Mersiyesi”dir, Bu şiirini, vatan şairi Nâmık Kemal’in ruhuna ithaf etmiştir. Şehbâl’de yayımlanmış şiirlerinin tamamı aruz vezniyle yazılmıştır. Bu şiirlerinde aruz veznini musiki usullerine uygulayarak yeni vezinler üretmeye çalıştığı görülür. Bu yıllarda dil ve teknik bakımından Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret, Cenab Şahâbettin ve Celâl Sâhir’in etkisindedir.

Şair, Ziya Gökalp ile tanıştıktan sonra hece veznini benimseyerek dil yönünden onun etkisinde kalır. İlk hece vezni denemesi “Hodbin” şiiridir. Hece vezniyle yazdığı şiirlerinin bir kısmını Donanma dergisinde yayımlamıştır. Şairin şiirlerini yayımladığı dergiler şunlardır: Şehbâl (1913-1914), Donanma (1914-1915), Halka Doğru (1913), Hürriyet-i Fikriye (1914), Talebe Defteri (1914), İçtihad (1914), Türk Yurdu (1915-1917), Şair (1918), Yeni Mecmua (1918). Şehbal’de yayımlanan tüm şiirler aruz vezniyle yazılmış olup diğer dergilerdeki şiirleri hece vezniyle kaleme almıştır. Esas başarısı Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âtȋ şairlerinin aruzla yaptığı serbest müstezat biçimini hece vezni ile denemesidir.

“Beş Hececiler”, “Hecenin Beş Şairi” olarak anılan şairler arasında yer alan şair, I. Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarında milliyetçi duygu ve düşünceleri dile getiren şiirler yazar. “Millȋ Neşȋde”, “Süvariler”, “Ordunun Duası”, “Çanakkale Şehitliğinde”, “Gemiciler” şiirleri vatanseverlik, milli kahramanlık duygularını işleyen şiirlerindendir.

1927 yılında ilk şiir kitabı Miras’ı yayımlanır. “Miras”, “Duygular, Düşünceler”, “Maymunlar”, “Fanteziler”, “Sevgili Yurdum İçin”, “Akdeniz Rüzgârları”, “Gönülden Birkaç Yaprak”, “Birkaç Hikâye” ve “‘Miras’ımın Son Parçası” başlıklarını taşıyan 9 ana bölümden oluşmaktadır. Miras’ta şairin aruzla yazdığı şiirlerden bir kısmını, heceye yönelişini ve hecedeki yenilik arayışını görmek mümkündür.

Şairin sonraki yıllarda yazdığı şiirlerini ölümünden sonra 1951 yılında Fethi Tevetoğlu Miras ve Güneşin Ölümü adıyla yayımlar. Güneşin Ölümü’nde şairin 1921-1939 yılları arasında yazdığı şiirler yer almaktadır. Bu yıllarda Enis Behiç çeviri faaliyetleriyle de uğraşır. Erkek Çocuk Doğumları Üzerinde Harbin ve Sair Felâketli Hadiselerin Tesiri (1934), Bugünkü Harplerin Başlıca Demografik Etkileri (1935), Toptan Göçler, Harbin Demografik Kanunları (1935), Nüfus Meselesi ve Irkın Korunması (1936), Kanuni Sultan Süleyman (1950) adlı eserleri Türkçe’ye çevirir.

Şairin katıldığı bir ispirtizma seansı hayatının son yıllarında büyük bir değişime neden olur. Bu seansta, 17. yüzyılda yaşamış Süleyman Çelebi isimli Mevlevî bir şairin ruhu ile temasa geçtiğini söyleyen şair, onun verdiği ilhamlardan oluşan şiirleri 1949 yılında Vâridât-ı Süleyman: Çedikçi Süleyman Çelebi adıyla bastırır. Tasavvufi mahiyette şiirlerden oluşan bu kitap edebiyat camiasını şaşırtır. Bu şiirlerle yeniden aruz veznine dönen şair, Osmanlı Türkçesi ile yazdığı bu kitap ile hece vezni ve arı dil uğruna verdiği mücadeleye ters düşer.

Enis Behiç’in ölümünden sonra Kadın Gazetesi (1950)’nde yayımlanmış olan “Bir Hikâye” adlı tek hikâye denemesi, 1933 yılında yazdığı ancak hayattayken yayımlamadığı otobiyografik bir metin özelliği taşır. Yazarın dört yaşından kırk yaşına kadar (1897-1933) hatırladığı ve şahidi olduğu olayların, kronolojik sistem takip edilerek verildiği görülmektedir. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Enis Batur Kimdir? Hayatı, Eserleri

28 Haziran 1952 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen Enis Batur, çocukluğu Eskişehir ve Napoli’de, ilkgençlik yılları İstanbul ve Ankara’da geçti. Orta öğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / 1973’de gittiği Paris’te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara’ya döndü. Askerliğini Çankırı’da yaptı. 1983’de İstanbul’a yerleşti. Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığı, Milliyet Gazetesi’nin kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini, Milliyet Büyük Ansiklopedi’nin ve Dönemli Yayıncılık’ın genel yayın yönetmenliğini yaptı.

1988’den 2004’e kadar Yapı Kredi Yayınları’nda çalıştı. Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi. Remzi Kitabevi’nin, TRT’deki “Okudukça” programının yayın danışmanlığını yaptı. 1998-1999 akademik yılından 2002-2003 eğitim ve öğretim yılına dek Galatasaray Üniversitesi’nde ders verdi.

İlk yazısı 1970’de, ilk kitapları 1973’te yayımlan Batur Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo, Necatigil ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.

Eserleri;

Eros ve Hgades (1973)
Bir Ortaçağ Yalnızlığı (1973)
Nil (1975)
Ara Kitab (1976)
İblise Göre İncil (1979)
Kandil (1981)
Meseller Kitabı (1981)
Sarnıç (1985)
Tuğralar (1985)
Yazılar ve Tuğralar (toplu şiirler, 1987)
Gri Divan (1990)
Koma Provaları (1990)
Perişey (1992)
Ondört + X=14 (1994)
Taşrada Ölüm ve Dirim Hazırlıkları (1995)
Darb ve Mesel (1995)
Opera 1-4004 (1996)
Doğu-Batı Dîvanı (1997)
Sütte Ne Çok Kan (1998)
Kanat Hareketleri (2000)
Papirüs, Mürekkep, Tüy:Seçme Şiirler (2002)
Ağırlaştırıcı Sebepler Dîvanı (2003)
Abdal Düşü: Düzyazı Şiirler (2003)
Neyin Nesisin Sen

Ödülleri:

1993 Cemal Süreya Şiir Ödülü
1997 Altın Portakal Şiir Ödülü
Sibilla Aleramo
TDK ödülünü
2008 Necatigil ödüllerini

“Gülten Akın sonesi”

Bir an bütün sesleri ayırıyor, siliyorum;
karşımda yumuşak hırçın bir şiir okuyor,
heceden heceye kırılgan davudi ezgisi
yayılıyor imbikten geçmiş kelimelerin

ah sizi tanıyorum: ludingirra’ydınız,
o vakitler ilk karşılaşmıştık, bir seferinde
Neşideler Neşidesi’ydi, yazdınız, yüksek
oktav tınılar kaplamıştı beynimi, ruhumu,

sonra Louise Labe, Mistral, büyük suskun
sonelerin şairi Marguerite, bir gece yarısıydı
anımsayacaksınız, yoluma bulut,

karanlığıma rehber çıktıydınız: Siyah
saçlarınız o günler bugün öyle uzamış ki,
halınıza deymiş ayaklarım, uçuyorum

“Amazon”

Gecemden uykuyu söküp aldılar,
yüzümden gamzeyi: Aynalara
durdum günden güne,
boy aynalarına serdim poşumu,
vitrinden vitrine bir cinnet,
gezdim: Mevsim sonu gelirken
mankenler bile çıplak, tamamdı.

Geceme uyku verdiler sonra,
göğsümdem söküp aldılar kem
yengeci: Gidip geliyordum ki
eksik
sisli aynaların içinde, duydum
Yengeç’in kırbaçsı sesini:

Paylaşın

Enis Akın Kimdir? Hayatı, Eserleri

9 Eylül 1964 yılında İstanbul Lâleli’de dünyaya gelen Enis Akın, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra başladığı İngiliz Erkek Lisesini 1983’te bitirdi. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1980’lerin son yıllarında “Edebiyat Dostları” Aylık Kültür Sanat Dergisine katıldı, 1990’ların başında “beyazmanto” adlı fanzini yayımladı, 2000’lerde çeşitli şiir simalarıyla söyleşiler düzenledi.

Haber Merkezi / Avusturya’da bulunan Swinburne Institute of Technology’de trafik ışık kontrol simülasyonu eğitimi gören Akın, 1996’da buradan mezun oldu. Çeşitli kuruluşlarda metin yazarı, çeviren ve veri tabanı danışmanı olarak çalıştı. 2013 yılından beri Natama dergisini çıkaranlar arasında yer alan Akın, hâlen Natama Yayınları’nın editörlüğünü yürütmektedir. Uluslararası PEN üyesi olan Enis Akın, İstanbul’da yaşamakta ve çalışmalarını burada sürdürmektedir.

Şiirle yazı hayatına başlayan Enis Akın 1988’den itibaren şiir, yazı ve çevirilerini; Edebiyat Dostları, Öteki-Siz, Öküz, Defter, kitap-lık, Varlık, Kavram Karmaşa, Hece, Atlılar, Ağır Ol Bay Düzyazı, Virgül, İmece, Açık Radyo, Politiken, Mizan ve Yasakmeyve gibi dergilerde yayımlamayı sürdürmüştür. İlk şiir kitabı Hiç Ama Birini (1989)’de şairin, ilk sayısı Mayıs 1987’de çıkan ve otuz üç sayı yayımlanan Edebiyat Dostları dergisinde yer alan şiirleri bir araya getirilmiştir.

Soycan, şairin 2002’de yayımlanan Puşt Ahali’ye kadar olan şiirleri ekseninde Enis Akın’ın Türk şiirindeki yerini şöyle tespit etmektedir: “Şiirimizin çokça görülen kötü örneklerinde temel estetik boyut yok sayıldığından toplumsal hayatın kırılma hattında söz alan şair, politik bir söylemin orta malı imgelerini, okunduğu anda tüketilen düz dilin kodlarıyla kırarak şıiri yabancı bir soylem içinde tökezletmiştir. Enis Akın’ın Türk şiirindeki yerini konuşmaya buradan başlamak gerekiyor. Yoğunlaştırılmış insanı faaliyet alanı olarak politik, olgun süreçleri ve sonuçlarıyla bütün bir toplumsal hayatın okunduğu levhadır. Enis Akın Puşt Ahali adlı uzun şiirini yayımladığı son kitabı bu levhanın bulanık işaretlerini onararak kendine yol kurmaya çalışıyor. Dilin basit bir iletişim aracı olmanın ötesinde, anlam kuruluşu boyutuyla nesne ve olguya müdahale ettiği bir tasavvur dünyasından konuşuyor. (…) Enis Akın, sosyalizmi ideolojik bir toplamdan ibaret kılan kabulleri ve buradan kalkarak bütün yakın tarihi yeniden hatırlatıyor. Bu farklı zamanların ve durumların tanımlanmış sözcük dağarı, imleri ve anlamları içinde yenibir bellek inşasıdır”.

Hiç Ama Birini (1989), Öyleyse Ayrılalım (1996) ve Puşt Ahali (2002); Taş (ilk şiirler) adıyla 2012’de toplu hâlde yayımlanmıştır. Topaloğlu Akın’ın şiirini şu cümlelerle değerlendirmiştir: “Enis Akın’ın şiirinin bir özelliği ‘tavır’dır. Onun şiir deneyimi ve birikimi daha çok bir ‘tavrının olması’, bir ‘tavır almasıyla’ dikkat çeker. Dilinin eleştirel, ironik ve hırçın oluşu da ‘tavrıyla’ alakalıdır. Samimiyet ve hakikate dayalı şiir anlayışıyla açığa çıkan ‘tavır’ da diyebiliriz buna. (…) Enis Akın dili kekelemenin yanında sesleri, heceleri, sözcükleri eko oluşturacak biçimde de kullanmasıyla bilinir. Bu tarz, derdini anlatamamanın dilsel temsili gibidir. (…) Hem şiirin hem de dilin yerleşik düzenini bozmak, duvarlarını yıkmak, sınırlarını aşmak, sözcük dağarcığını, imge kadrosunu ve yapısını değiştirmek, söze ve söyleme alışık olunmayan ve beklenmedik, aykırı denilecek boyutlar kazandıracak biçim vermek hakikatin dile getirilmesi için girişilmiş her çaba gibi üretken bir çabadır. Enis Akın’ın şiirleri de buna örnek gösterilebilir. Onun şiirlerinde de görüyoruz ki girişilmiş değişik biçimsel deneylerde hakikatin bir yere gittiği yok, yerli yerinde durmakta”.

Enis Akın 1980’lerin ikinci yarısında küçük İskender’den sonra “aşırı bir şair” olarak çıkmış, bazı eleştirmenler tarafından “kabına sığmayan şair” olarak değerlendirilmiş ve günümüze kadar aynı çizgide metinler yazmıştır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

ABD’deki Halkbank Davasının Askıya Alınmasına Karar Verildi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Manhattan 2. Temyiz Mahkemesi, Halkbank’ın ABD Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı itiraz başvurusu neticelenene kadar federal hükümetin bankaya karşı açtığı davayı askıya almaya karar verdi. Karar, aynı zamanda Halkbank’a ceza davasına karşı savunma yapmak zorunda kalmadan temyize gitme imkanı da sağlıyor.

Halkbank’a karşı ABD’de yürüyen yargı sürecinde bir gelişme daha yaşandı. İran’a yönelik Amerikan yaptırımlarını delmekle suçlanan Halkbank ile ilgili dava süreci, Yüksek Mahkeme’ye itiraz başvurusu nedeniyle donduruldu.

Bankacılıkta dolandırıcılık, kara para aklama ve İran’a yönelik ABD yaptırımlarını delme suçlamalarıyla yargılanan Halkbank son olarak “Yabancı Egemen Devlet Dokunulmazlık Yasası” kapsamında bulunduğu ve bu nedenle yargılanamayacağı teziyle temyize gitmiş, ancak temyiz mahkemesi Ekim ayındaki kararında bankaya yöneltilen suçlamaların “ticari faaliyet istisnaları” kapsamına girdiğine hükmederek bu bağlamda bankanın üstüne atılı suçlardan dolayı yargılanabileceğine karar vermişti. Halkbank bunun üzerine ABD’nin anayasa mahkemesi konumundaki Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulunmuştu.

Cuma günü Manhattan 2’nci Bölge İstinaf Mahkemesinde görülen duruşmada mahkeme, Yüksek Mahkeme’ye yapılan başvuru nedeniyle yargılama sürecinin dondurulmasına hükmetti. Mahkeme, Halkbank’ın dava dosyasının Yüksek Mahkeme’ye gönderilmesini kabul ederek savcılığın, başvuru sürecinde eş zamanlı olarak yargılamanın devam etmesi talebini reddetti.

Davayı açan ABD Adalet Bakanlığı, davanın geciktirilmesine karşı çıkarak Halkbank’ın dokunulmazlık iddialarının davayla ilgili önemli soru işaretleri oluşturmadığını ve hızlı yargılama yönündeki kamusal yararı arka plana itecek bir nitelik taşımadığını savunmuştu.

Halkbank, İran’a yönelik ABD yaptırımlarını İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) paravan şirketler ve para transfer şirketleri aracılığıyla delmekten yargılanıyor. Savcılık, Halkbank’ı petrol gelirlerini altına ve ardından nakde çevirerek İran’ın çıkarlarına hizmet etmek, ayrıca petrol gelirlerinin transferini temize çıkarmak için sahte gıda sevkiyatı belgeleri oluşturmakla suçluyor.

Halkbank’a aynı zamanda, erişimi sınırlandırılmış fonlardan 20 milyar doları gizlice transfer etmesi için İran’a yardım ettiği, bu miktarın en az 1 milyar dolarlık bölümünün Amerikan mali sistemi içinde aklandığı suçlaması yöneltiliyor.

Suçlamaları reddeden Halkbank ise söz konusu davada yargılanmasının Yüksek Mahkeme’nin benzer davalardaki içtihadıyla tezat oluşturduğunu savunarak ABD tarihinde ilk kez ‘Yabancı Egemen Devlet Dokunulmazlığı Yasası’ kapsamındaki bir kurumun yargılanmasına yeşil ışık yakıldığını” savunuyor. Halkbank avukatları, bankanın “dokunulmazlığa sahip olduğu bir davada savunma yapmaya zorlanmasının bankaya onarılamaz ölçüde hasar vereceğini vurguluyor.

Paylaşın

Babacan, Elektrik Faturaları Üzerinden İktidara Yüklendi

DEVA Partisi Lideri Babacan, elektrik faturalarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Evlerde elektrik faturası yangını var. Beştepe suspus, henüz suçlayacak hayali düşmanı bulamadılar” ifadelerini kullandı.

Yeni yılla birlikte elektrik faturalarında kademeli tarife sistemine geçildi. Yeni sistemle birlikte elektrik faturaları iki tarifeye ayrılırken, elektrik fiyatlarına yüzde 50 ile yüzde 125 arası zam yapıldı. Elektrik faturası eline ulaşanlar ise tepkilerini sosyal medyada dile getirdi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Evlerde elektrik faturası yangını var. Beştepe suspus, henüz suçlayacak hayali düşmanı bulamadılar” dedi.

DEVA Lideri Babacan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Stokçular yüzünden mi, dış güçler yüzünden mi bu faturalar, yoksa barınamayan öğrenciler mi? Sağa sola bakmayın, ben söyleyeyim: 84 milyon bir kişinin hatasının bedelini ödüyor.”

Öte yandan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) 1 Ocak’tan itibaren geçerli olan elektrik tarifelerinin aralık faturalarına yansıtıldığı yönünde kuruma iletilen şikayetler üzerine aralık ayına ait faturaları mercek altına aldığı öğrenildi.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, 1 Ocaktan itibaren geçerli elektrik tarifelerinin aralık ayı faturalarına yansıtıldığı yönünde şikayetler aldıklarını belirterek, “Her tüketici, kullandığı ayın tarifesine göre elektrik faturası öder. Farklı ayın tarifesini uygulayan şirket ağır bedel ödemek durumunda kalır. Süreci titizlikle takip edeceğiz” dedi.

Paylaşın

Beşiktaş, Kötü Gidişe Gaziantep FK Karşısında Noktayı Koydu!

Süper Lig’in 21. haftasında Beşiktaş ile Gaziantep FK Vodafone Park’ta karşılaştı. Beşiktaş, Batshuayi’nin 67. dakikada attığı golle sahadan 1 – 0 galip ayrılarak iki maçlık kötü gidişe son noktayı koydu.

Haber Merkezi / Beşiktaş, bu sonuçla puanını 32’ye yükseltirken Gaziantep FK 31 puanda kaldı. Ligin 22. haftasında Beşiktaş, Salı günü Karagümrük ile deplasmanda karşılaşacak. Gaziantep FK ise aynı gün sahasında Yeni Malatyaspor’u ağırlayacak.

Karşılaşmadan dakikalar;

6. dakikada kullanılan köşe vuruşunda altı pasa düşen topa Muhammet Demir müsait pozisyonda vurdu, top kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı. 15. dakikada Emirhan’ın pasıyla ceza yayı sol tarafında topu önünde bulan Pjanic’in sert şutunda kaleci Günay meşin yuvarlağı oyun alanına çeldi.

45. dakikada Sagal’ın ceza sahası dışı sol çaprazdan sert şutunda kaleci Ersin topu direk dibinde kornere çeldi. 67. dakikada Ghezzal’ın ceza sahası sağ çaprazından yaptığı plase vuruşu kaleci Günay çeldi. Dönen topu penaltı noktası yakınlarında önünde bulan Batshuayi’nin müsait pozisyondaki dokunuşu ağlara gitti. 1-0

90+4. dakikada gelişen hızlı Beşiktaş atağında Pjanic’in kendi ceza sahasından başlattığı atakta sağdan bindiren Rosier’in pasıyla ceza sahasına hareketlenen Oğuzhan Özyakup sağ taraftan topu arkaya gönderdi, topla buluşan Larin düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu ancak VAR incelemesinin ardından gol iptal edildi.

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Arda Kardeşler, Cevdet Kömürcüoğlu, Mustafa Sarvanlar

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Valentin Rosier, Necip Uysal, Welinton, Rıdvan Yılmaz, Josef de Souza, Rachid Ghezzal (Gökhan Töre dk. 77), Miralem Pjanic, Emirhan İlkhan (Oğuzhan Özyakup dk. 61), Güven Yalçın (Cyle Larin dk. 61), Michy Batshuayi (Kenan Karaman dk. 90+2)

Gaziantep FK: Günay Güvenç, Amedej Vetrih (Alexander Merkel dk. 82), Ertuğrul Ersoy, Papy Djilobodji, Alin Tosca, Angelo Sagal (Yusuf Türk dk. 66), Doğan Erdoğan, Furkan Soyalp, Recep Niyaz (Torgeir Börven dk. 76), Alexandru Maxim, Muhammet Demir

Gol: Batshuayi (dk. 67) (Beşiktaş)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan Turkovac Açıklaması

Kovid 19’da son 24 saatte 67 bin 857 yeni vaka tespit edilirken, 167 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Turkovac’ın, karşılaştırıldığı inaktif aşıdan daha etkili olduğunu göstermiştir. Turkovac’ı bekleyenler, yerli aşıya güvenleri artmış olarak aşılarını yaptırabilirler.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 392 bin 438 test yapılırken, 67 bin 857 yeni vaka tespit edildi. 167 kişi hayatını kaybederken, 56 bin 256 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan Turkovac açıklaması

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Bilindiği gibi, Turkovac’ın primer aşılama Faz 3 sonuçları bilim insanları tarafından açıklandı. Bu sonuçlar, Turkovac’ın, karşılaştırıldığı inaktif aşıdan daha etkili olduğunu göstermiştir. Turkovac’ı bekleyenler, yerli aşıya güvenleri artmış olarak aşılarını yaptırabilirler.

Aşılamada son durum

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 92.20, 2’nci doz ortalaması yüzde 83.93 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 57 milyon 232 bin 10, 2’nci dozda 52 milyon 92 bin 874 ve 3’üncü dozda 23 milyon 82 bin 57 olmak üzere toplam 138 milyon 826 bin 560 aşı uygulandı.

En az 2 doz aşı olan kişi sayısının en yüksek olduğu iller; Osmaniye, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa olurken, 2 doz aşı yapılan kişi sayısının en düşük olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ oldu.

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Kar Yağışı Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), başta Muş, Bitlis, Şırnak, Hakkari, Artvin ve Ardahan olmak üzere bir çok il için kuvvetli kar yağışı uyarısında bulundu. MGM, kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey kesimleri ile Muş, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların Karadeniz kıyıları ile Artvin ve Ardahan çevrelerinde yoğun kar şeklinde olması bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun güneydoğu kesimlerinin dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır. Kuzey, iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve zirai don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının Marmara, Kıyı Ege ve Batı Akdeniz’de 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın ise genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güneyi ile Karadeniz’de kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimlerinin karla karışık ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve zirai don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın iç kesimlerinde kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor. Bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve zirai don olayı görüleceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güney kesimlerinde kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerde, yarın (Cumartesi) sabah saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimleri ile Artvin çevrelerinde, yarın (Cumartesi) öğle saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde yer yer buzlanma ve don olayı görülmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri ile Muş, Bitlis, Şırnak ve Hakkari çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yarın (Cumartesi) öğle saatlerinden itibaren Ardahan çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus bekleniyor. Doğu Anadolu’nun doğusunun dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yükseklerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Türkiye’nin Stresi Yüksek Mutluluğu Düşük

Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü kendini ne mutlu ne de mutsuz hissediyor. Her 10 kişiden 3’ü ise kendini mutsuz hissediyor. Mutlu hissedenlerin oranı ise ne yazık ki azınlıkta. Yine her 10 kişiden 6’sı kendini stresli hissediyor. 

NG Araştırma bu sorunun cevabını öğrenmek için 29 Aralık 2021 – 10 Ocak 2022 tarihleri arasında, benderimki.com aracılığıyla 15 yaş üzeri Türkiye geneli 1938 kişinin katıldığı bir kamuoyu araştırması yaptı. Araştırmada katılımcıların yüzde 52’si şu an bir işte çalışmadıklarını, yüzde 48’i ise çalıştıklarını belirtti.

Ne kadar mutluyuz?

Katılımcılara sorulan sorulardan biri ne kadar mutlu olduklarıydı.

Her 10 kişiden 4’ü kendini ne mutlu ne de mutsuz hissediyor. Her 10 kişiden 3’ü ise kendini mutsuz hissediyor. Mutlu hissedenlerin oranı ise ne yazık ki azınlıkta. Yani araştırmaya katılanları yüzde 28’i kendisini mutlu, yüzde 30’u mutsuz, yüzde 42’si ne mutlu ne de mutsuz hissediyor.

Her 10 çalışandan 3’ü kendini mutlu hissederken her 10 çalışmayandan 2’si kendini mutlu hissediyor. NG Araştırma, aradaki farkın az olmasının iş hayatında da olası sorunlara işaret ediyor olabileceğini söylüyor ve Türkiye’de çalışma durumunun mutluluğa etkisinin oldukça az olduğunu vurguluyor.

Stresli miyiz?

Katılımcılara yöneltilen bir diğer soru günlük hayatta ne kadar stresli oldukları üzerineydi.

Buna göre, her 10 kişiden 6’sı kendini stresli hissediyor.

Araştırmada stresle, eğitim düzeyi arasındaki bağlantıda inceleniyor ve buna göre, üniversite mezunlarının yüzde 65’i kendini stresli hissederken, ilkokul mezunlarında bu oran yüzde 56.

Stresle mutluluk arasındaki ilişkiyi incelendiğinde arada kuvvetli bir bağ olduğu ortaya çıkıyor. Stresli olduğunu söyleyenler arasında mutlu olanların oranı sadece yüzde 13.

Strese sokan nedenler ne?

Peki, bizi en fazla strese sokan sebepler neler?

Sonuçlara göre, her 3 kişiden 1’inin en büyük stres kaynağı ekonomik sebepler. 5 kişiden 1’inin ise gelecek kaygısı.

Koronavirüs tüm dünyada en önemli gündem maddesiyken Türkiye’de ancak 4. sırada kendine yer ediniyor. Ekonomik sebepler ve gelecek kaygısı, sağlıktan bile daha fazla stres kaynağı haline gelmiş durumda.

En büyük stres nedenleri ve oranları şöyle sıralanıyor:

  • Ekonomik nedenler – Yüzde 35,69
  • Gelecek kaygısı –  Yüzde 22,42
  • İş / Okul – Yüzde 10,43
  • Koronavirüs salgını – Yüzde 6,71
  • Aile – Yüzde 6,66
  • Duygusal sebepler – Yüzde 6,66
  • Geçmişte yaşadıklarım – Yüzde 4,13
  • Genel sağlığım – Yüzde 4,03
  • Trafik – Yüzde 1,96
  • Hiçbiri – Yüzde 1,29

Gelecekten beklentimiz ne?

İnsanların gelecekten beklentileri neler? Gelecekte daha mutlu olacaklarını düşünüyorlar mı?

Katılımcıların yüzde 45’i gelecekte daha mutlu olacağını düşünüyor. Kalanların yarısı şimdiki kadar, diğer yarısı da daha az mutlu olacağını düşünüyor.

Bu soruya gelen yanıtlar detaylı analiz edildiğinde kadınların geleceğe daha pozitif baktıklarını görülüyor. Her 10 kadından 5’i gelecekte daha mutlu olacağını düşünürken, erkeklerde bu sayı 10 kişiden 4’e düşüyor.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın