Erdoğan, NATO’daki Tartışmadan Ne Kazanım Elde Edebilir?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya tam üyelik başvurularına karşı çıkarak, Yunanistan ile diyaloğu sertleştirerek ve Türkiye’nin Suriye’ye yönelik yeni bir kara operasyonu düzenleyebileceği mesajı vererek, uluslararası arenada son iki haftadır tartışmaların odak noktası oldu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaşta Türkiye’nin arabulucu rolü oynama şansının artması ve iki yeni aday ülkenin üyeliğini veto etme hakkını elinde tutması sayesinde Ankara, Batılı müttefikleri PKK’yı dışlaması için artık daha fazla baskı yapmaya zorladığı izlenimini ortaya çıkarıyor.

Euronews Türkçe’nin Associated Press’den aktardığı haber analize göre, gelecek sene düzenlenecek seçimler öncesi Erdoğan, yurt dışındaki sorunların çözümünde oynamak istediği “güçlü adam” rolüyle iç politikada da seçmenlere bir anlamda mesaj göndermek istiyor.

Türkiye ne istiyor?

NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye, Finlandiya ve İsveç’ten PKK ile birlikte bu örgütle bağlantılı PYD, YPG gibi oluşumlarla daha etkili mücadele etmesini istiyor.

Ankara yine bu örgütlerin İsveç ve Finlandiya’daki üyelerinin iadesi istiyor. Türkiye ayrıca, İsveç ve Finlandiya ile birlikte kendisine silah ambargosu uygulayan müttefiklerinden bu kararlarını gözden geçirmesini talep ediyor.

Orta Doğu Demokrasi Projesi koordinatörü Merve Tahiroğlu AP’ye yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın NATO’nun Türkiye’ye ihtiyacı olduğu ve bunun da kendisini pazarlıkta güçlü kıldığı inancında olduğu görüşünü dile getirdi.

Tahiroğlu, “NATO müttefikleri, Rusya’ya ittifakın daha önce hiç olmadığı kadar dayanışma ve birlik içinde olduğunu ve Erdoğan’ın Türkiye’sinin bile bunu bozamayacağını göstermek istiyor. Erdoğan da bu yüzden kazanımlar elde edeceğini biliyor.” dedi.

Suriye’ye yönelik operasyon tehdidi neden şimdi geldi?

Türkiye, 2016 yılından bu yana Suriye topraklarında üç sınır ötesi operasyon düzenlerken Suriye’deki Kürt grupları müttefik gören Washington ile Ankara arasındaki ilişkiler gerginleşti.

Erdoğan son olarak Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde sınırları boyunca 30 kilometre derinlikte bir güvenlik bölgesi oluşturabileceği mesajını verdi.

Bu girişimin esas amacının, bölgedeki PYD unsurlarını Türkiye sınırından uzaklaştırmak olduğu biliniyor.

Bu girişimin ayrıca milliyetçi oyların desteğini almanın dışında Ankara’nın yeni NATO üyeleri için veto hakkı ve arabuluculuk rolünde güçlü bir konumda olduğu bir sırada dışarıdan gelebilecek tepkilerin aşılmasında önemli bir zamanlama taktiği olduğu belirtiliyor.

Avusturya’daki Avrupa ve Güvenlik Politikalı Enstitüsü’nde görevli Michael Tanchum, Türkiye’nin NATO müttefiklerinin PKK ve yan unsurlarının tehdidini yeteri kadar ciddiye almadığı inancında olduğunu belirtti.

Türkiye’nin hem Moskova hem de Kiev ile yakın ilişkiler içinde olduğunu kaydeden Tanchum, konumunun kendisi için büyük endişe yaratan bu meseleleri ele alma girişiminde bulunmak için Ankara’ya önemli ölçüde koz sağladığı görüşünü dile getirdi. .

Orta Doğu Demokrasi Projesi koordinatörü Merve Tahiroglu’na göre, Türkiye’nin yeni adayları veto etme tehdidi dışında yeniden Suriye topraklarına girmesi, Ukrayna krizinde arabuluculuk rolü üstlenmek için Erdoğan’ın inşa etmek istediği “iyi niyet” imajına zarar verebilir.

Tahiroğlu, “Pek çok NATO üyesi Türkiye’nin Erdoğan yönetiminde sorunlu bir müttefik olduğu fikrini kesinlikle pekiştirdi.” diyerek görüşlerini özetledi.

Yunanistan’ın yaklaşımı ne?

NATO müttefiki Türkiye ve Yunanistan arasında yıllardır süren, başta Kıbrıs, karasuları, hava sahası, azınlıklar gibi konularda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.

Son olarak Akdeniz’de petrol ve gaz sondaj arama çalışmaları Ankara ve Atina arasındaki gerginliği tırmandıran önemli bir sorun olarak ortaya çıktı.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında Türkiye’ye yönelik silah ambargosunun devam etmesini istemesi, Atina’nın Washington’dan yeni savaş uçakları alma girişimi ve Türkiye’yi NATO tatbikatından dışlamasına Erdoğan sert tepki gösterdi ve iki ülke hükümetleri arasında yapılacak stratejik konsey toplantısını iptal etti.

Erdoğan buna ilave olarak Türkiye’nin 1980 yılında Yunanistan’ın NATO’ya girişini veto etmeyerek büyük bir hata yaptığını dile getirdi.

Türkiye’de seçim politikalarının rolü ne?

Türkiye’de gelecek yıl hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamento seçimleri düzenlenecek. Daha önce Suriye’ye yönelik operasyonlar Erdoğan’ın seçimlerde popülaritesini yükseltmişti.

Türkiye’de ekonominin kötüye gittiği ve enflasyon oranının yüzde 70’e çıktığı bir dönemde Erdoğan’ın milliyetçi oyları alabilmek için dış politikada sertleştiği tahmin ediliyor.

Tahiroğlu, Ukrayna savaşından bu yana Batı ve ABD’nin desteğini alan Erdoğan’ın seçmen tabanını pekiştirebilmek için seçim öncesi dış politika kartlarını oynamaya devam etme eğiliminde olacağını ifade etti.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir