AK Parti Dört Yılda CHP’nin Birçok Vaadini Hayata Geçirdi

AK Parti, 2018 seçim beyannamesindeki birçok vaadin tam tersi icraatlara imza atarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2018 seçim bildirgesinde yer alan “Vergisiz asgari ücret, asgariye çifte zam, emekliye bayram ikramiyesi” gibi birçok vaadini hayata geçirdi.

Cumhuriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre, CHP’nin 2018’de yayımladığı seçim bildirgesinde yer alan birçok vaadin AKP tarafından yerine getirildiği, bazı vaatlere ilişkin çalışmaların da sürdüğü ortaya çıktı.

CHP’nin 2018’deki bildirgesinde sıralanan ve AKP’nin icraata dönüştürdüğü vaatler şöyle:

Vergisiz asgari ücret: CHP, “Asgari ücretten gelir vergisi almayacağız” dedi. AKP iktidarı, Ocak 2022’den itibaren asgari ücret ile diğer ücretlerin asgari ücret kadar olan bölümünden gelir vergisini kaldırdı.

Asgariye çifte zam: CHP’nin, “asgari ücrete altı ayda bir zam yapılacağı” yönündeki vaadi, 2022’de AKP tarafından yaşama geçirildi. Ocak ve temmuzda iki kez zamlanan asgari ücret net 5 bin 500 liraya yükseldi.

Emekliye bayram ikramiyesi: CHP, 2015 ve 2018 bildirgelerinde emeklilere yönelik “ramazan ve kurban bayramlarında birer maaş ikramiye” sözü verdi. 2015’te “Kaynak nerede” diye soran AKP, bu düzenlemeyi 2018 seçimlerinin hemen öncesinde yaşama geçirdi, sandığa günler kala emeklilere ilk ikramiye ödemesi yapıldı.

3600 ek gösterge: CHP 2018’de “Öğretmenlere, hemşirelere, polise, din görevlilerine, ceza infaz ve koruma memurlarına 3600 ek gösterge vereceğiz” vaatlerinde bulundu. Bu konuda adım atmakta uzun süre direnen AKP, geçen temmuzda Meclis’in kapanmasına günler kala söz konusu düzenlemeyi yasalaştırdı.

Askerlik süresi: CHP’nin 2018’deki “Askerlik süresini kısaltacağız” vaadi de bir yıl sonra AKP tarafından yaşama geçirildi. Haziran 2019’da yapılan düzenlemeyle zorunlu askerlik 12 aydan altı aya indirildi.

Düzenleme bekleyenler

EYT sorunu: CHP, bildirgesinde, “Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) mağduriyetini gidereceğiz” vaadinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019’da EYT’yi kast ederek yaptığı “Milletimin zararına olan bir şeye asla yokum” açıklamasına karşın AKP seçim öncesi “EYT’de çözüm” sözü verdi.

Sosyal konut ve arsa: CHP’nin 2018 beyannamesinde, “Dar gelirli yurttaşların konut ihtiyacını karşılamak için kamu eliyle arsa üretimi gerçekleştireceğiz. TOKİ ve belediyelerimizin işbirliğiyle ucuz ve nitelikli konut üretimi yapacağız” vaadinde bulunulmuştu. AKP, 2022’de fahiş şekilde artan konut ve kira fiyatları sonrası bu konuda adım atmak zorunda kaldı. Dar gelirli aileler için sosyal konut ve arsa projelerine ilişkin ayrıntıların 13 Eylül’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanması bekleniyor.

Varlık borçları: CHP, “varlık yönetim şirketlerinde (VYŞ) takibe düşmüş borçların risk esasına göre satın alacak, borç faizlerini, vergi, resim, harç, dosya parası, kapak ücreti gibi tüm mali yükümlülüklerini silecek, sadece anaparayı uzun vadeye yayarak tahsil edeceğiz” vaadini 2018’deki bildirgesinde sundu. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuyu yeniden gündeme getirmesinden saatler sonra “VYŞ borçlarının 2 bin 500 TL’ye kadar olanlarının devlet tarafından karşılanacağını” açıkladı. Meclis açıldığında yasalaşması beklenen düzenleme “kısmiliği” nedeniyle eleştiriliyor.

KYK faizleri

CHP’nin 2018 bildirgesinde, “KYK kredisinin geri ödemesinden enflasyon farkını kaldırıp, gençleri faiz belasından kurtaracağız. Borçları yeniden yapılandıracağız” ifadelerine yer verildi. Enflasyondaki hızlı yükselişle borçları katlanan öğrencilerin tepkilerini uzun süre duymazdan gelen AKP sonunda adım atmak zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen temmuzda “KYK kredi borçlarındaki faizlerin silineceğini” açıkladı. İlgili düzenlemenin Meclis açılınca yapılması bekleniyor.

Paylaşın

Milletvekilliği Düşürülen HDP’li Semra Güzel Tutuklandı

“Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan aranan ve gözaltına alınan ve adliyeden Ankara Sulh Ceza Hakimliğine bağlanan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Merkezi/ Dün İstanbul Silivri’de gözaltına alınan Semra Güzel bugün adliyeye sevk edilmişti. Bugün bir açıklama yayımlayan HDP Merkez Yürütme Kurulu ise “Güzel’in gözaltına alınması gayri meşrudur” demişti.

Güzel hakkında silahlı terör örgütüne üye olma iddiasıyla iki fezleke hazırlanmış ve Güzel’in dokunulmazlığı TBMM tarafından kaldırılmıştı.

Bunun gerekçesi ise 2017’de Adıyaman’da öldürülen PKK’li Volkan Boran’ın cep telefonunda birlikte fotoğraflarının bulunmasıydı. Fotoğrafların bazılarında silahlar da görülüyordu.

Semra güzel ise bu fotoğrafların ortaya çıkmasının ardından yaptığı açıklamada Volkan Bora ile bu olaydan çok önce sözlendiklerini, fotoğrafların ise çözüm süreci döneminde çekildiğini, bölgeye yalnızca kendisinin gitmediğini, pek çok devlet yetkilisinin mevcut iktidarın bilgisi ve onayı çerçevesinde benzer ziyaretler yaptıklarını söylemişti.

Dün yayımlanan haberlerde Güzel’in “Yunanistan’a kaçmak üzere Edirne’ye giden bir arabada yakalandığı” duyurulmuştu.

HDP ise açıklamasında “[Güzel’in] Peruk taktığına, kendisini kamufle etmeye çalıştığına ilişkin haberler gerçek dışıdır. Bugüne kadar her türlü saldırıya karşı direnmiş, cesaretle mücadele etmiş hiçbir arkadaşımızın mücadeleden ve onun gerektirdiği bedellerden kaçması söz konusu değildir” dedi ve ekledi:

“Eğer bir kaçış hikâyesi yazılacaksa, halk adına siyaset yapanların, bedel ödeyenlerin değil bu halkın ve toplumun her türlü değerini çarçur eden, zimmetine geçirenler, adeta birer suç örgütüne dönüşen iktidar ve yandaşlarının kaçış hikayeleri yazılacak çok yakında.”

Dün ajansların geçtiği haberlerde Güzel’in üzerinde sahte pasaport bulunduğu ve yanında A.G. adlı bir insan kaçakçısının da yakalandığı aktarılmıştı.

Paylaşın

AYM, Diyarbakır Valiliği’nin Eylem Yasağına ‘Hak İhlali’ Dedi

Anayasa Mahkemesi (AYM), Diyarbakır Valiliği’nin, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu” ve “2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’na” dayanarak 17 Ağustos 2016’da aldığı gösteri ve yürüyüş yasağı kararının, “toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleme hakkının” ihlali olduğuna karar verdi. 

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre “darbe girişimi” gerekçesiyle alınan yasak kararından yaklaşık 11 ay sonra 29 Haziran 2017’de Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi, Ergani Devlet Hastanesi’nde zihinsel engelli bir çalışana yönelik cinsel saldırıyla ilgili açıklama yapmak istedi.

Kaymakamlık, talebi bir gün sonra Diyarbakır Valiliği’nin aldığı yasak kararını gerekçe göstererek, Ergani Devlet Hastanesi önünde yapılmak istenen açıklamaya izin vermedi.

AYM’ye bireysel başvuru

Aynı gün KESK’e bağlı sendikaların 80 üyesi, kolluğun yasak kararı hatırlatmasına karşı hastane önünde açıklaması yaptı.

Açıklamaya katılanlara “Kabahatler Kanunu’na” göre 227 TL idari para cezası kesildi. İdari para cezası kesilenler arasında bulunan Ramazan Sümer, Ergani Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu.

Hakimlik, bildirimde bulunulmadığı ve açıklamanın kamu hizmeti görülen bina ve tesislerinde yapıldığı gerekçesiyle idareyi haklı bularak, Sümer’in itirazını reddetti.

Sümer de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu kabul eden Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın “savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, belli hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasını” düzenleyen 15’inci maddesi kapsamında ele aldı.

“Ölçülük ile bağdaşmıyor”

Gösteri ve toplantıları sınırlayan kanunda daha az sınırlayıcı tedbirlere yer verildiğine işaret eden Anayasa Mahkemesi, valiliğin belirsiz süreli olacak şekilde tüm toplantı ve gösterileri yasakladığını hatırlatarak, Diyarbakır’ın genel olarak tüm ilçelerinde toplantı ve gösterilerin belirsiz ve öngörülemez süreyle yasaklanmasının gerektirip gerektirmediği değerlendirilmesine işaret etti.

Anayasa Mahkemesi, kararında “Somut olayda olduğu gibi muhtemel veya somut güvenlik mülahazaları olduğunda bu riskler sıralanmadan anayasal hakkın belirsiz bir süreyle yasaklanması ve bu süreçte kararın hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmaması, hakkı sınırlamanın gerekliliği ve dolayısıyla müdahalenin ölçülülüğü ile bağdaşmaz” değerlendirmesine yer verdi.

“Valilik en ağır tedbire başvurdu”

OHAL’in ilan edilmesini orantısız müdahaleyi meşru gösteremeyeceğini vurgulayan Anayasa Mahkemesi, “Bu sebeple idare, toplantının barışçıl bir şekilde yapılmasının imkânlarını sağlamalı ve varsa tehditleri etkisiz hâle getirmek için gerekli önlemleri de almalıdır” dedi.

Valiliğin en ağır tedbire başvurduğu tespitinde bulunan Anayasa Mahkemesi, kararında “Bu şekilde toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin kategorik olarak yasak olduğunun kabulü ile cezalandırma yoluna gidilmesi de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaline yol açar” diye belirtti.

10 bin TL ceza

Anayasa Mahkemesi, başvuru konusu olayda, somut olguları ve koşulları gözetmeksizin süresiz şekildeki yasaklama kararının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını anlamsız ve imkânsız kılacak bir dereceye ulaştırdığı sonucuna varıldığını belirtti.

Sümer’in toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar veren Anayasa Mahkemesi, Sümer’e 10 bin TL tazminat ödemesine hükmetti.

Paylaşın

Altılı Masa İçin Çarpıcı İddia: Adayın Açıklanacağı Tarih

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar sürerken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı bir programda “Adayı ne zaman açıklayacaksınız?” sorusuna verdiği yanıt, gözleri altı liderin ikinci tur görüşmelerinin ilkini gerçekleştirecekleri 2 Ekim tarihine çevirdi.

Akşener’in aday açıklamasının tarihine ilişkin soru üzerine “2 Ekim’de bunu söz söyleyeceğim” demesine karşın, partilerin kurmayları erken seçimin gündeme gelip gelmemesine bağlı olarak bu konuda en erken tarih olarak 2022’nin aralık ya da 2023’ün ocak ayına işaret ediyor.

Altılı masa 2 Ekim Pazar günü saat 14.00’de CHP Genel Merkezi’nde toplanacak. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı öncesi hem davet hem de gündem önerilerini almak üzere beş lideri tek tek ziyaret edecek. Ancak Akşener’in yarattığı beklentinin aksine, 2 Ekim’deki toplantının gündeminde aday ismiyle ilgili bir başlığın yer alması beklenmiyor.

Partilerin kurmayları, ortak adayın açıklanacağı tarihin, seçimin zamanında yapılması halinde en erken 2023 ocak ya da şubat ayı olacağını ifade ederken, seçimin mayısa çekilmesi durumunda ise aralık ayında adayın açıklanabileceği belirtiliyor. Kurmaylar, “Son ana kadar aday açıklanmayacağı gibi son ana kadar bir isimle partiler kendisini bağlamaz. Ama elbette partilerin aday olarak görmek istedikleri kişilerin piar çalışmaları olacak” değerlendirmesini yapıyor.

Milliyet’ten Mehtap Gökdemir’in haberine göre; 2 Ekim’de yapılacak toplantıda, ortak ilkelerin, politikaların konuşulacağı ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı adayının ismi değil ama parlamenter sisteme geçiş sürecinde ülkeyi nasıl yöneteceği, yetkileri, yapması gereken işler gibi detayların değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Ortak aday nasıl belirlenecek?

Ortak adayın nasıl belirleneceğine ilişkin de birkaç formül konuşuluyor. Kurmaylar, “Seçeneklerden bir tanesi aday gösterilecek kişinin kamuoyu desteği. Ama tek başına o da değil. Altı partiye, millete, devlete, kurum, kuruluşlara, bürokrasiye güven veren bir isim olması lazım. ‘Yüzde 50 artı 1’ açısından güven dediğiniz o, millete de güven vermesi lazım. Yüzde 50 artı 1’i alamıyorsa istediği kadar Türkiye’nin meselelerine vakıf olsun işe yaramayacak. Hem masanın güvenini hem devletin güvenini hem kamuoyunun hem milletin güvenini kazanabilecek bir isim olması gerekiyor” değerlendirmesini yapıyor.

Anket seçeneğine ilişkin de, “Anket altı kişi, on kişi yarışa girsin, en yüksek oyu kim alsın, öyle bir çalışma olmaz. Sadece olabilecek isimlerin kamuoyu desteği görülmek istenir. Yoksa anketten kim çıkıyor, haydi masada konuşalım değil” görüşü dile getiriliyor. Kurmaylar adayın açıklanacağı tarihe yakın olası isim ya da isimlerin kamuoyunda daha yoğun tartışılacağına işaret ederek, “Kamuoyunun nasıl yaklaştığı görülür” değerlendirmesini de yapıyor.

Paylaşın

MHP, Seçim Startını Verdi: İlk Miting Sivas’ta

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP),  ‘Çağrım Sana’ mitinglerine başlıyor. MHP’li Yalçın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Sivas ilimizin merkez olacağı ilk miting, Sivas Kongresi’nin ruhuyla gerçekleştirilecektir” dedi.

MHP, “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temalı mitinglerine 4 Eylül Pazar günü Sivas’ta yapacağı mitingle başlıyor. Miting öncesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut ve Gaziantep Milletvekili Sermet Atay’ın katılımıyla MHP Tokat İl Başkanlığında değerlendirme toplantısı yapıldı.

Seçim döneminin başladığını ifade eden MHP’li Yalçın, “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temalı mitingler yapacağız. Bu mitinglerden ilkini bu pazar günü Sivas’ta Amasya, Tokat, Çorum, Yozgat il teşkilatlarımızın ve aziz vatandaşlarımızın katılımıyla yapacağız. Sivas ilimizin merkez olacağı ilk miting, Sivas Kongresi’nin ruhuyla gerçekleştirilecektir” dedi.

“Adayımız belli”

Türkiye’nin kazanımlarını kaybetmemesi gerektiğini kaydeden Yalçın, “MHP, seçimlere bütün imkanları ve zafer inancıyla hazırlanmaktadır. Türkiye’nin kazanımları ortada. Bu kazanımlarımızı kaybetmemek için mücadele edeceğiz. Adayımız belli. 2023 Haziran’ında Cumhur İttifakı ipi bir kez daha göğüsleyecek, bir sonraki küresel hedefler için milli iradeden onay alacaktır” diye konuştu.

Paylaşın

AK Parti ‘Genel Affa’ Mesafeli; Siyasi Yük

Cumhur İttifakı ortaklarının 2023 yılının haziran ayında yapılacağını açıkladığı Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine gidilirken ekonomiyle ilgili iyileştirmelerin yanı sıra önemli gündem maddelerinden birini de genel af beklentisi oluşturuyor.

MHP’nin yaklaşık iki yıl önce cezaevlerinde yoğunluğu gerekçe göstererek Meclis’e taşıdığı “şartlı ceza indirimi” teklifinin AK Parti desteği ile yasalaşmasının ardından bu kez “genel af” için hazırlık yapıldığı iddia ediliyor. “Cumhuriyetin 100. Yıl Dönümü” dolayısıyla gündeme getirilebileceği savunulan genel affa AK Parti ise mesafeli.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; MHP kulislerinde bir süredir konuşulan af ile ilgili “Cumhuriyetin 100. Yıl Dönümü dolayısıyla sembolik bir adım atılıp genel af çıkarılabilir” değerlendirmeleri yapıldığı biliniyor. Hatta bu yönde bir yasa teklifinin hazırlanıp ekim ayında açılacak Meclis’e sunulabileceği de iddialar arasında. MHP kulislerindeki bu iddia hafta içinde parti genel başkanı Devlet Bahçeli’ye soruldu. Bahçeli, genel af talebi ve partisinin yaklaşımı ile ilgili bir değerlendirme yapmadı, afla ilgili çalışma yapıldığı iddiasına, “Haberimiz yok. Bunu söyleyen gazetecilere sorman lazım” yanıtı vermekle yetindi.

İki ucu keskin kılıç

Toplumun farklı kesimlerinin özellikle sosyal medya aracılığıyla gündeme taşıdığı af beklentisine AK Parti ise açık mesafe koydu. Genel af ile ilgili “İki ucu keskin kılıç, bunu isteyen kadar karşı çıkan var. Çok beklemeyin” değerlendirmesi yapan AK Partili üst düzey bir siyasetçiye göre partinin 21 yıllık iktidar deneyiminde attığı adımlar ve Cumhurbaşkanının geçmiş açıklamaları da bunun olmayacağının göstergesi durumunda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kişilere karşı suçları affedemeyiz” yönündeki açıklamalarını hatırlatan yetkiliye göre kişilere karşı işlenen suçların yanı sıra mevcut konjonktürde devlete karşı işlenen suçlar da affedilemez. Bu durumda bir genel affın gündeme alınmasının söz konusu olamayacağı ifade ediliyor. Konunun partinin yetkili organlarında hiç gündeme gelmediğini, konuşulmadığını belirten bir başka parti yöneticisi ise, “En son Rahşan affı oldu. O günden bu yana biz bunu hiç konuşmadık” dedi.

AK Partili kurmaylar seçim öncesi afla ilgili bir adım atılmasına ihtimal vermese de bu konunun belki seçimden sonra gündeme getirilebileceğini söyleyen yöneticiler de var. Parti içinde üst düzey bir isim, “Şu an için bir çalışma yok. Ama seçimde AK Parti çok iyi bir sonuç elde ederse, o prestijle belki böyle bir konu düşünülebilir. Esasen aflara karşı bir siyasi partiyiz. Çünkü af siyasi olarak bir yüktür. Devletin af yetkisi var mı? Bu tartışmalı bir konu” değerlendirmesi yaptı.

MHP teklif verirse ne olur?

AK Partili yetkililer bu konuyu MHP’nin bir yasa teklifi ile Meclis gündemine taşıması durumunda alacakları tutum içinse, “MHP sonuçta ayrı bir siyasi parti. Kendi gündemlerine ilişkin çalışmalar, paylaşımlar yapabilirler” yorumunda bulundu. AK Partili bir başka siyasetçi ise MHP’nin bunu gündeme getirmesi durumunda toplumda bir beklenti ortaya çıkacağını, ittifak ortağı oldukları için kendilerinin de değerlendirme yapmak zorunda kalabileceklerine dikkat çekti, “Genel af olmaz ama belirli şartlar içinde bir değerlendirme yapılabilir belki” yorumunda bulundu.

Bu arada Adalet Bakanlığında ileri derecede hasta olan tutuklu ve hükümlüler için “şartlı tahliye” ve “kelepçeli muayene” ile ilgili düzenlemeler içeren bir çalışma yapıldığı biliniyor. Demans hastası eski milletvekili Aysel Tuğluk’u da etkilemesi beklenen bu çalışmanın yeni yasama döneminde Meclis’e getirilebileceği ifade ediliyor. AK Partili yetkililer çalışma kapsamında hasta mahkumların tahliyesi için gereken Adli Tıp Kurumu raporunun belirlenen başka hastaneler tarafından da verilebileceğine vurgu yapıyor.

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Çok Konuşulacak Sözler: Abdullah Gül’ün Adaylığını…

CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’yle birlikte Altılı Masayı oluşturan Saadet Partisi’nin lideri Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanlığı Adaylığına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 6’lı masada ‘cumhurbaşkanı adayı’ konusunda müzakere edilmediğini belirterek, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün adaylığını ‘garipsemeyeceğini’ ifade etti.

Karamollaoğlu, “Abdullah Bey’in öyle bir intiba (izlenim) doğuracak adımlar atması bence menfi değil müspettir. Abdullah Bey’in bir tecrübesi var” görüşünü savundu.

TV 5’te Mehmet Yılmaz’ın sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayı konusundaki görüşünü şu şekilde ifade etti:

“Bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde hiç müzakere edilmedi. Geçen sefer Abdullah Bey’in (Gül) adaylığını ben teklif etmiştim kabul görmüştü ama o zamanki şartlar altında önceden cumhurbaşkanı adayı olduğunu ilan edenler başta Meral Hanım olmak üzere bir ittifak sağlanamadı. Sağlansaydı o da seçilir miydi seçilmez miydi ayrı bir konu.

Bugün Abdullah Bey’in öyle bir intiba doğuracak adımlar atması bence menfi değil müspettir. Düşünülebilir, olur olmaz ama şuan için kesin bir fikir ifade etmek doğru değil. Ama Abdullah Bey’in bir tecrübesi var. Aynı zamanda buradaki tavrı da net. Geçen sefer “aday olabilirim ittifak olursa” demişti. O da gündeme gelebilir, ben bunu garipsemem.”

Paylaşın

İYİ Parti Adaylık İçin Topu Mansur Yavaş’a Attı

Muhalefet partilerinin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş amacıyla kurduğu altılı masa, ortak cumhurbaşkanı adaylığı konusunda büyük oranda uzlaşırken, adayın kim olacağına yönelik tartışmalar ise devam ediyor.

Son dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi ön plana çıksa da, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da halen Ankara kulislerinde konuşulan isimlerin başında geliyor. CHP’de başta genel başkan yardımcıları olmak üzere parti örgütünün son haftalarda Kılıçdaroğlu’nun ismini ön plana çıkartan açıklamalar yapmasına karşın kulislerde İYİ Parti’nin ise bu konuda çekinceli olduğu konuşuluyor.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun geçtiğimiz günlerde “Sahada en çok duyduğumuz isim Mansur Yavaş” sözleri de bu çekincenin bir işareti olarak değerlendirilmişti. Kavuncu, “Sahada Mansur Yavaş’ta bir ağırlık var. Özellikle Cumhur İttifakı’ndan kopmuş, vazgeçmiş seçmenin tercihleri noktasında onun lehine bir ağırlık görüyoruz” değerlendirmesinde bulunmuştu.

“Diyarbakır’da dahi ismi dillendiriliyor”

Ortak adayla ilgili bu tartışmalar sürerken İYİ Partili üst düzey bir yetkiliden önemli bir değerlendirme geldi. DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün sorusunu yanıtlayan yetkili, Kavuncu’nun açıklamalarını hatırlattı. Genel Başkan Meral Akşener’in ziyaretlerinde vatandaş tarafından Mansur Yavaş’ın isminin çok sık dile getirildiğini ifade eden yetkili, “İstanbul il başkanımızın da dediği gibi sahada en çok duyduğumuz isim Mansur Yavaş oluyor” dedi.

Türkiye’nin hemen her bölgesinde bu talebin kendilerine aktarıldığını kaydeden yetkili, Güneydoğu Anadolu bölgesine dikkat çekerek, “Diyarbakır’da dahi Mansur Yavaş isminin dillendirildiğini ve bu yöndeki taleplerin olduğunu görüyoruz” dedi.

“İrade beyanı ortaya koyarsa değerlendirilir”

Aynı yetkili altılı masada henüz isimlerin konuşulmadığını ancak isimlerin konuşulduğu aşamada Mansur Yavaş’ın gündeme gelebilmesi için kendisinin bir irade beyanı ortaya koyması gerektiğine de dikkat çekti. İrade beyanı ifadesine açıklık getiren yetkili, adaylıkla ilgili ismi konuşulan Ekrem İmamoğlu’nun bu iradeyi bugüne kadar farklı açıklamalarla pek çok defa göstermiş olmasını örnek gösterdi.

İmamoğlu, Nisan ayında adaylık tartışmaları ile ilgili “Sorumluluğumun farkındayım kendimi taca ya da auta attırmam” ifadesini kullanmıştı. İmamoğlu’nun Mayıs ayında düzenlediği Karadeniz turu da adaylık çalışması olarak yorumlanmıştı.

Yavaş’ın CHP’li bir büyükşehir belediye başkanı olduğunu da hatırlatan yetkili, “Başka bir partinin belediye başkanı olması dolayısıyla bizim de adaylığı konusunda bir tasarrufta bulunmamız söz konusu olamaz. Bizim açımızdan Yavaş isminin masaya gelmesi için kendisinin bu beyanını görmemiz gerekir” ifadelerini kullandı. Aynı yetkili Yavaş tarafından bu yönde bir irade beyanı ortaya konulması durumunda Yavaş’ın adaylık seçeneğinin de “kazanabilirlik kriteri” çerçevesinde masada değerlendirilebileceğine işaret etti.

Paylaşın

AK Parti Seçim Hazırlıklarına Hız Verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebi üzerine geçtiğimiz günlerde seçim bildirgesi ile ilgili hazırlıkların başlatılmasının ardından, dünkü AK Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK)  toplantısında da, seçimlere dönük yol haritası ele alındı.  

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın edindiği bilgiye göre Erdoğan, milletvekili listelerinin titizlikle hazırlanacağını vurguladı, “yıpranmış” isimlerin listelerde yer almayacağı mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın başkanlığında yapılan MYK toplantısındaki  sürpriz gelişme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iş insanı Mine Tozlu Sineren’den rüşvet istediğini iddia ettiği danışmanı Serkan Taranoğlu ile rüşvet iddialarında adı geçen Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Korkmaz Karaca’nın görevlerinin sona erdiğini duyurması oldu.

Erdoğan ayrıca Karaca’nın AKP üyeliğinden de ayrıldığı bilgisini paylaştı. Bazı AKP kaynakları, Erdoğan’ın bu iki isimden uzun süredir rahatsız olduğunu, hatta Taranoğlu ile yakın bir diyaloğunun da bulunmadığını savunuyorlar.

İkinci şölen Ankara’da

MYK toplantısında ayrıca, seçim hazırlıkları da ele alındı. Bu kapsamda, Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan bir sunum yaptı.

Edinilen bilgiye göre bu yıl  mayıs ayında Adana’da gerçekleştirilen “Gençlik Şöleni”nin ikincisinin Ekim ayında Ankara’da yapılması kararı alındı ve bununla ilgili yapılacak hazırlıklar değerlendirildi.

Ayrıca, yaklaşık 6 milyon dolayında gencin oy kullanacağının değerlendirildiği toplantıda, gençleri partiye çekmeye dönük afiş, slogan ve etkinlikler üzerinde çalışılması kararı alındı.

Milletvekili listeleri: Yıpranmış isimlere yer yok

Toplantıda ayrıca, 2023 seçimlerine dönük milletvekili aday listelerine ilişkin de de değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi.

Edilen bilgiye göre Erdoğan,  aday listelerinin kamuoyu araştırmaları da dikkate alınarak titizlikle hazırlanacağını ifade ederken, “yıpranmış isimlere” listelerde yer verilmeyeceğinin de işaretini verdi.

Aday listelerinin hazırlanması için 6 aylık sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan’ın, isimler üzerinde çok iyi çalışılması gerektiğini vurguladığı belirtildi.

‘Nefes aldıracak zam’ vaadi

Son 1 yılda ekonomide yaşanan sıkıntıların da değerlendirildiği toplantıda, alınan önlemlerin yurttaşlara olumlu yansımalarının yılbaşından itibaren görüşmeye başlanacağı beklentisi dile getirildi.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yılbaşında ücretli kesimlere “nefes aldıracak” zam yapılacağını belirterek, seçimleri de partisinin kazanacağı görüşünü dile getirdiği belirtildi.

Paylaşın

Eski HDP Milletvekili Semra Güzel Gözaltına Alındı

Hakkında arama kararı bulunan eski HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in gözaltına alındığı öğrenildi. Semra Güzel’in yakalandığını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu duyurdu.

Haber Merkezi / Eski HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığı, hakkındaki iki ayrı soruşturma kapsamında, 1 Mart’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kaldırılmıştı. Güzel, dokunulmazlığının kararla ilgili Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurmuş, başvurular reddedilmişti.

Bu soruşturmalar nedeniyle hakkında arama kararı bulunan Güzel’in bugün gözaltına alındığı öğrenildi. Güzel’in yakalanması, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sosyal medya paylaşımı ve İçişleri Bakanlığının açıklaması ile duyuruldu. Güzel’in, Edirne istikametine giderken gözaltına alındığı öne sürüldü.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı ile yapılan ortak çalışmada; Ankara Sulh Ceza Hakimliğince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından aranma kaydı bulunan *HDP 27.Dönem Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, *Mehtap Şahan adına düzenlenmiş *sahte nüfus cüzdanı ile 59 D… 606 plakalı araç ile Edirne istikametine giderken yakalandı. Güzel ile birlikte göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, konut dokunulmazlığı ihlallerinden suç kaydı bulunan A.G. ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kaydı bulunan F. D. isimli şahıslar da gözaltına alındı” denildi.

Paylaşın