MHP, Seçim Startını Verdi: İlk Miting Sivas’ta

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP),  ‘Çağrım Sana’ mitinglerine başlıyor. MHP’li Yalçın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Sivas ilimizin merkez olacağı ilk miting, Sivas Kongresi’nin ruhuyla gerçekleştirilecektir” dedi.

MHP, “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temalı mitinglerine 4 Eylül Pazar günü Sivas’ta yapacağı mitingle başlıyor. Miting öncesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut ve Gaziantep Milletvekili Sermet Atay’ın katılımıyla MHP Tokat İl Başkanlığında değerlendirme toplantısı yapıldı.

Seçim döneminin başladığını ifade eden MHP’li Yalçın, “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temalı mitingler yapacağız. Bu mitinglerden ilkini bu pazar günü Sivas’ta Amasya, Tokat, Çorum, Yozgat il teşkilatlarımızın ve aziz vatandaşlarımızın katılımıyla yapacağız. Sivas ilimizin merkez olacağı ilk miting, Sivas Kongresi’nin ruhuyla gerçekleştirilecektir” dedi.

“Adayımız belli”

Türkiye’nin kazanımlarını kaybetmemesi gerektiğini kaydeden Yalçın, “MHP, seçimlere bütün imkanları ve zafer inancıyla hazırlanmaktadır. Türkiye’nin kazanımları ortada. Bu kazanımlarımızı kaybetmemek için mücadele edeceğiz. Adayımız belli. 2023 Haziran’ında Cumhur İttifakı ipi bir kez daha göğüsleyecek, bir sonraki küresel hedefler için milli iradeden onay alacaktır” diye konuştu.

Paylaşın

AK Parti ‘Genel Affa’ Mesafeli; Siyasi Yük

Cumhur İttifakı ortaklarının 2023 yılının haziran ayında yapılacağını açıkladığı Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine gidilirken ekonomiyle ilgili iyileştirmelerin yanı sıra önemli gündem maddelerinden birini de genel af beklentisi oluşturuyor.

MHP’nin yaklaşık iki yıl önce cezaevlerinde yoğunluğu gerekçe göstererek Meclis’e taşıdığı “şartlı ceza indirimi” teklifinin AK Parti desteği ile yasalaşmasının ardından bu kez “genel af” için hazırlık yapıldığı iddia ediliyor. “Cumhuriyetin 100. Yıl Dönümü” dolayısıyla gündeme getirilebileceği savunulan genel affa AK Parti ise mesafeli.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; MHP kulislerinde bir süredir konuşulan af ile ilgili “Cumhuriyetin 100. Yıl Dönümü dolayısıyla sembolik bir adım atılıp genel af çıkarılabilir” değerlendirmeleri yapıldığı biliniyor. Hatta bu yönde bir yasa teklifinin hazırlanıp ekim ayında açılacak Meclis’e sunulabileceği de iddialar arasında. MHP kulislerindeki bu iddia hafta içinde parti genel başkanı Devlet Bahçeli’ye soruldu. Bahçeli, genel af talebi ve partisinin yaklaşımı ile ilgili bir değerlendirme yapmadı, afla ilgili çalışma yapıldığı iddiasına, “Haberimiz yok. Bunu söyleyen gazetecilere sorman lazım” yanıtı vermekle yetindi.

İki ucu keskin kılıç

Toplumun farklı kesimlerinin özellikle sosyal medya aracılığıyla gündeme taşıdığı af beklentisine AK Parti ise açık mesafe koydu. Genel af ile ilgili “İki ucu keskin kılıç, bunu isteyen kadar karşı çıkan var. Çok beklemeyin” değerlendirmesi yapan AK Partili üst düzey bir siyasetçiye göre partinin 21 yıllık iktidar deneyiminde attığı adımlar ve Cumhurbaşkanının geçmiş açıklamaları da bunun olmayacağının göstergesi durumunda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kişilere karşı suçları affedemeyiz” yönündeki açıklamalarını hatırlatan yetkiliye göre kişilere karşı işlenen suçların yanı sıra mevcut konjonktürde devlete karşı işlenen suçlar da affedilemez. Bu durumda bir genel affın gündeme alınmasının söz konusu olamayacağı ifade ediliyor. Konunun partinin yetkili organlarında hiç gündeme gelmediğini, konuşulmadığını belirten bir başka parti yöneticisi ise, “En son Rahşan affı oldu. O günden bu yana biz bunu hiç konuşmadık” dedi.

AK Partili kurmaylar seçim öncesi afla ilgili bir adım atılmasına ihtimal vermese de bu konunun belki seçimden sonra gündeme getirilebileceğini söyleyen yöneticiler de var. Parti içinde üst düzey bir isim, “Şu an için bir çalışma yok. Ama seçimde AK Parti çok iyi bir sonuç elde ederse, o prestijle belki böyle bir konu düşünülebilir. Esasen aflara karşı bir siyasi partiyiz. Çünkü af siyasi olarak bir yüktür. Devletin af yetkisi var mı? Bu tartışmalı bir konu” değerlendirmesi yaptı.

MHP teklif verirse ne olur?

AK Partili yetkililer bu konuyu MHP’nin bir yasa teklifi ile Meclis gündemine taşıması durumunda alacakları tutum içinse, “MHP sonuçta ayrı bir siyasi parti. Kendi gündemlerine ilişkin çalışmalar, paylaşımlar yapabilirler” yorumunda bulundu. AK Partili bir başka siyasetçi ise MHP’nin bunu gündeme getirmesi durumunda toplumda bir beklenti ortaya çıkacağını, ittifak ortağı oldukları için kendilerinin de değerlendirme yapmak zorunda kalabileceklerine dikkat çekti, “Genel af olmaz ama belirli şartlar içinde bir değerlendirme yapılabilir belki” yorumunda bulundu.

Bu arada Adalet Bakanlığında ileri derecede hasta olan tutuklu ve hükümlüler için “şartlı tahliye” ve “kelepçeli muayene” ile ilgili düzenlemeler içeren bir çalışma yapıldığı biliniyor. Demans hastası eski milletvekili Aysel Tuğluk’u da etkilemesi beklenen bu çalışmanın yeni yasama döneminde Meclis’e getirilebileceği ifade ediliyor. AK Partili yetkililer çalışma kapsamında hasta mahkumların tahliyesi için gereken Adli Tıp Kurumu raporunun belirlenen başka hastaneler tarafından da verilebileceğine vurgu yapıyor.

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Çok Konuşulacak Sözler: Abdullah Gül’ün Adaylığını…

CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’yle birlikte Altılı Masayı oluşturan Saadet Partisi’nin lideri Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanlığı Adaylığına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 6’lı masada ‘cumhurbaşkanı adayı’ konusunda müzakere edilmediğini belirterek, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün adaylığını ‘garipsemeyeceğini’ ifade etti.

Karamollaoğlu, “Abdullah Bey’in öyle bir intiba (izlenim) doğuracak adımlar atması bence menfi değil müspettir. Abdullah Bey’in bir tecrübesi var” görüşünü savundu.

TV 5’te Mehmet Yılmaz’ın sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adayı konusundaki görüşünü şu şekilde ifade etti:

“Bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde hiç müzakere edilmedi. Geçen sefer Abdullah Bey’in (Gül) adaylığını ben teklif etmiştim kabul görmüştü ama o zamanki şartlar altında önceden cumhurbaşkanı adayı olduğunu ilan edenler başta Meral Hanım olmak üzere bir ittifak sağlanamadı. Sağlansaydı o da seçilir miydi seçilmez miydi ayrı bir konu.

Bugün Abdullah Bey’in öyle bir intiba doğuracak adımlar atması bence menfi değil müspettir. Düşünülebilir, olur olmaz ama şuan için kesin bir fikir ifade etmek doğru değil. Ama Abdullah Bey’in bir tecrübesi var. Aynı zamanda buradaki tavrı da net. Geçen sefer “aday olabilirim ittifak olursa” demişti. O da gündeme gelebilir, ben bunu garipsemem.”

Paylaşın

İYİ Parti Adaylık İçin Topu Mansur Yavaş’a Attı

Muhalefet partilerinin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş amacıyla kurduğu altılı masa, ortak cumhurbaşkanı adaylığı konusunda büyük oranda uzlaşırken, adayın kim olacağına yönelik tartışmalar ise devam ediyor.

Son dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi ön plana çıksa da, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da halen Ankara kulislerinde konuşulan isimlerin başında geliyor. CHP’de başta genel başkan yardımcıları olmak üzere parti örgütünün son haftalarda Kılıçdaroğlu’nun ismini ön plana çıkartan açıklamalar yapmasına karşın kulislerde İYİ Parti’nin ise bu konuda çekinceli olduğu konuşuluyor.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun geçtiğimiz günlerde “Sahada en çok duyduğumuz isim Mansur Yavaş” sözleri de bu çekincenin bir işareti olarak değerlendirilmişti. Kavuncu, “Sahada Mansur Yavaş’ta bir ağırlık var. Özellikle Cumhur İttifakı’ndan kopmuş, vazgeçmiş seçmenin tercihleri noktasında onun lehine bir ağırlık görüyoruz” değerlendirmesinde bulunmuştu.

“Diyarbakır’da dahi ismi dillendiriliyor”

Ortak adayla ilgili bu tartışmalar sürerken İYİ Partili üst düzey bir yetkiliden önemli bir değerlendirme geldi. DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün sorusunu yanıtlayan yetkili, Kavuncu’nun açıklamalarını hatırlattı. Genel Başkan Meral Akşener’in ziyaretlerinde vatandaş tarafından Mansur Yavaş’ın isminin çok sık dile getirildiğini ifade eden yetkili, “İstanbul il başkanımızın da dediği gibi sahada en çok duyduğumuz isim Mansur Yavaş oluyor” dedi.

Türkiye’nin hemen her bölgesinde bu talebin kendilerine aktarıldığını kaydeden yetkili, Güneydoğu Anadolu bölgesine dikkat çekerek, “Diyarbakır’da dahi Mansur Yavaş isminin dillendirildiğini ve bu yöndeki taleplerin olduğunu görüyoruz” dedi.

“İrade beyanı ortaya koyarsa değerlendirilir”

Aynı yetkili altılı masada henüz isimlerin konuşulmadığını ancak isimlerin konuşulduğu aşamada Mansur Yavaş’ın gündeme gelebilmesi için kendisinin bir irade beyanı ortaya koyması gerektiğine de dikkat çekti. İrade beyanı ifadesine açıklık getiren yetkili, adaylıkla ilgili ismi konuşulan Ekrem İmamoğlu’nun bu iradeyi bugüne kadar farklı açıklamalarla pek çok defa göstermiş olmasını örnek gösterdi.

İmamoğlu, Nisan ayında adaylık tartışmaları ile ilgili “Sorumluluğumun farkındayım kendimi taca ya da auta attırmam” ifadesini kullanmıştı. İmamoğlu’nun Mayıs ayında düzenlediği Karadeniz turu da adaylık çalışması olarak yorumlanmıştı.

Yavaş’ın CHP’li bir büyükşehir belediye başkanı olduğunu da hatırlatan yetkili, “Başka bir partinin belediye başkanı olması dolayısıyla bizim de adaylığı konusunda bir tasarrufta bulunmamız söz konusu olamaz. Bizim açımızdan Yavaş isminin masaya gelmesi için kendisinin bu beyanını görmemiz gerekir” ifadelerini kullandı. Aynı yetkili Yavaş tarafından bu yönde bir irade beyanı ortaya konulması durumunda Yavaş’ın adaylık seçeneğinin de “kazanabilirlik kriteri” çerçevesinde masada değerlendirilebileceğine işaret etti.

Paylaşın

AK Parti Seçim Hazırlıklarına Hız Verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebi üzerine geçtiğimiz günlerde seçim bildirgesi ile ilgili hazırlıkların başlatılmasının ardından, dünkü AK Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK)  toplantısında da, seçimlere dönük yol haritası ele alındı.  

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın edindiği bilgiye göre Erdoğan, milletvekili listelerinin titizlikle hazırlanacağını vurguladı, “yıpranmış” isimlerin listelerde yer almayacağı mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın başkanlığında yapılan MYK toplantısındaki  sürpriz gelişme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iş insanı Mine Tozlu Sineren’den rüşvet istediğini iddia ettiği danışmanı Serkan Taranoğlu ile rüşvet iddialarında adı geçen Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi Korkmaz Karaca’nın görevlerinin sona erdiğini duyurması oldu.

Erdoğan ayrıca Karaca’nın AKP üyeliğinden de ayrıldığı bilgisini paylaştı. Bazı AKP kaynakları, Erdoğan’ın bu iki isimden uzun süredir rahatsız olduğunu, hatta Taranoğlu ile yakın bir diyaloğunun da bulunmadığını savunuyorlar.

İkinci şölen Ankara’da

MYK toplantısında ayrıca, seçim hazırlıkları da ele alındı. Bu kapsamda, Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan bir sunum yaptı.

Edinilen bilgiye göre bu yıl  mayıs ayında Adana’da gerçekleştirilen “Gençlik Şöleni”nin ikincisinin Ekim ayında Ankara’da yapılması kararı alındı ve bununla ilgili yapılacak hazırlıklar değerlendirildi.

Ayrıca, yaklaşık 6 milyon dolayında gencin oy kullanacağının değerlendirildiği toplantıda, gençleri partiye çekmeye dönük afiş, slogan ve etkinlikler üzerinde çalışılması kararı alındı.

Milletvekili listeleri: Yıpranmış isimlere yer yok

Toplantıda ayrıca, 2023 seçimlerine dönük milletvekili aday listelerine ilişkin de de değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi.

Edilen bilgiye göre Erdoğan,  aday listelerinin kamuoyu araştırmaları da dikkate alınarak titizlikle hazırlanacağını ifade ederken, “yıpranmış isimlere” listelerde yer verilmeyeceğinin de işaretini verdi.

Aday listelerinin hazırlanması için 6 aylık sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan’ın, isimler üzerinde çok iyi çalışılması gerektiğini vurguladığı belirtildi.

‘Nefes aldıracak zam’ vaadi

Son 1 yılda ekonomide yaşanan sıkıntıların da değerlendirildiği toplantıda, alınan önlemlerin yurttaşlara olumlu yansımalarının yılbaşından itibaren görüşmeye başlanacağı beklentisi dile getirildi.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yılbaşında ücretli kesimlere “nefes aldıracak” zam yapılacağını belirterek, seçimleri de partisinin kazanacağı görüşünü dile getirdiği belirtildi.

Paylaşın

Eski HDP Milletvekili Semra Güzel Gözaltına Alındı

Hakkında arama kararı bulunan eski HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in gözaltına alındığı öğrenildi. Semra Güzel’in yakalandığını, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu duyurdu.

Haber Merkezi / Eski HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığı, hakkındaki iki ayrı soruşturma kapsamında, 1 Mart’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kaldırılmıştı. Güzel, dokunulmazlığının kararla ilgili Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurmuş, başvurular reddedilmişti.

Bu soruşturmalar nedeniyle hakkında arama kararı bulunan Güzel’in bugün gözaltına alındığı öğrenildi. Güzel’in yakalanması, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sosyal medya paylaşımı ve İçişleri Bakanlığının açıklaması ile duyuruldu. Güzel’in, Edirne istikametine giderken gözaltına alındığı öne sürüldü.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı ile yapılan ortak çalışmada; Ankara Sulh Ceza Hakimliğince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından aranma kaydı bulunan *HDP 27.Dönem Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, *Mehtap Şahan adına düzenlenmiş *sahte nüfus cüzdanı ile 59 D… 606 plakalı araç ile Edirne istikametine giderken yakalandı. Güzel ile birlikte göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, konut dokunulmazlığı ihlallerinden suç kaydı bulunan A.G. ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kaydı bulunan F. D. isimli şahıslar da gözaltına alındı” denildi.

Paylaşın

ABD: Yunanistan, S-300’leri Önceden Almıştı, Yaptırım Kapsamı Dışında

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’a ait Rus yapımı S-300 hava savunma sistemlerinin Girit Adası’ndaki varlığının 2017 tarihli Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamına girmediğini açıkladı.

Hellas Journal web sitesinin sorusunu yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Yunanistan tarafının S-300’leri satın alması 1990’larda, CAATSA Yasası’nın kabul edilmesinden onlarca yıl önce gerçekleşmiştir. CAATSA Yasası’nın 231’inci bölümü, 2 Ağustos 2017 tarihinde ve sonrasında gerçekleşen önemli işlemlere yaptırım uygulanmasını öngörüyor.” ifadelerine yer verdi.

Türkiye ve Yunanistan’a çağrıda bulunan ABD’li sözcü ayrıca, “Tüm NATO müttefiklerini, ittifak içinde tam bir birlikte çalışabilirlik sağlamaya teşvik etmeye devam ediyoruz.” dedi.

Girit Adası’nda konuşlu S-300 sistemi ilk olarak 1997’de Güney Kıbrıs tarafından satın alınmış ancak Türkiye, İngiltere ve NATO’nun baskısıyla, S-300’lerin güneydeki adaya taşınmasını kabul etmişti.

Ankara, Akdeniz’de uluslararası hava sahasında görev uçuşlarını gerçekleştiren Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı F-16’ların, 23 Ağustos’ta Girit Adası’nda konuşlu Yunanistan’a ait Rus yapımı S-300 Hava Savunma Sistemi tarafından taciz edildiğini bildirmişti.

S-300 sistemine ait hedef takip ve füze güdüm radarı, Rodos Adası batısında 10 bin feet irtifada görev uçuşundaki F-16’ya yerden havaya füze kilidi atıldı.

Ayrıca Türkiye’nin “S-300 provokasyonu” olarak tanımladığı hadisede, Yunan S-300 sistemine ait hedef takip ve füze güdüm radarının Rodos Adası batısında 10 bin feet irtifada görev uçuşundaki F-16’ya yerden havaya füze kilidi attığı açıklanmıştı.

Türkiye’nin “tacizin” radar kayıtlarını, NATO Genel Sekreterliği ve İttifak üyesi ülkelerin savunma bakanlıklarına göndereceğini belirttiği olayı Yunanistan tarafı reddediyor.

Erdoğan: Biz F-35’lerle S-400’leri asla aynı sistemde kullanmayacaktık

Olayın yaşanmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘NATO’nun en büyük gücü ABD’nin, Türkiye’nin tamamen kendi güvenlik ihtiyaçları için olduğunu defaatle ifade ettiği S-400 sistemleri almasını, güya kendi uçaklarına tehdit olarak gördüğünü’ belirterek, şöyle konuşmuştu:

“Bu adımımız peşinatını ödediğimiz F-35 uçaklarının verilmemesinden her alanda savunma sanayi ürünlerine ve hatta daha ötesine geçen ambargolara maruz bırakılmaya varan fiili eylemlerle karşılanmıştı. Şimdi aynı Amerika’nın Yunanistan’ın bir NATO hava gücüne karşı S-300 sistemlerini harekete geçirilmesine nasıl cevap vereceğini merakla bekliyoruz.

Üstelik Amerika, bize vermediği F-35’leri Yunanistan’a ikram ederek Rus hava savunma sistemlerinin güya gözü gibi sakındığı bu uçaklarla aynı çuvala girmesinin yolunu kendi eliyle açmıştır. Biz tedarikçi ülkeye sözümüz gereği F-35’lerle S-400’leri asla aynı sistemde kullanmayacaktık, kullanmazdık. Ama hiçbir hukuki, ahlaki, insani sınır tanımayan Yunanistan’ın bu pervasızlığı yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.”

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Cumhur İttifakı İle Millet İttifakı’nın Oyları Birbirine Yakın, HDP Belirleyici

AK Parti’nin oy oranı yüzde 33.3, CHP’nin yüzde 23.2, İYİ Parti’nin yüzde 13.7, HDP’nin oy orası ise 13.4. MHP’nin oy oranı yüzde 7.1, Zafer Partisi’nin oy oranı yüzde 2.2, DEVA Partisi’nin oy oranı yüzde 2.7.

Haber Merkezi / MetroPoll Araştırma Şirketi, ağustos ayında yaptığı anketin sonuçlarını yayımladı.

Özer Sencar’ın Twitter hesabından paylaştığı ankete göre bu pazar seçim olsa, kararsızlar dağıtılmadan önce MHP’nin oy oranı yüzde 7 barajına ulaşmıyor. MHP’nin oy oranı yüzde 6.1’de kalıyor. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ise ancak yüzde 7.1’e ulaşabiliyor.

AK Parti’nin oy oranı kararsızlar dağıtıldığında yüzde 33.3, CHP’nin yüzde 23.2, İYİ Parti’nin yüzde 13.7 çıkıyor. HDP’nin oy orası ise 13.4.

Zafer Partisi’nin oy oranının yüzde 2.2 olduğu görülürken DEVA Partisi’nin oy oranı yüzde 2.7 olarak açıklandı. Bununla beraber Gelecek Partisi’nin listede yer almaması da dikkat çekti.

Ankete göre kararsızlar dağıtılmadan çıkan oy oranları şöyle:

AK Parti yüzde 28,7
CHP yüzde 20
İYİ Parti yüzde 11,9
HDP yüzde 11,5
MHP yüzde 6,1.

Kararsızlar, protesto oylar ve cevapsızlar oransal olarak dağıtıldığı zaman ise oy oranları şöyle:

AK Parti yüzde 33,3
CHP yüzde 23,2
İYİ Parti yüzde 13,7
HDP yüzde 13,4
MHP yüzde 7,1
DEVA Partisi yüzde 3,1
Zafer Partisi yüzde 2,6
Saadet Partisi yüzde 1,3
Yeniden Refah Partisi yüzde 1.

“Bu pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunun yöneltildiği anket, 13-17 Ağustos tarihleri arasında, 28 kentte yapıldı. 1717 kişi ile yapılan araştırmada hata payı +/-2,32 olarak açıklandı.

Paylaşın

Gülşen Hakkında 3 Yıla Kadar Hapis Talebi

Şarkıcı Gülşen hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” suçundan 702 kişinin müşteki olarak yer aldığı bir iddianame hazırlandı. İddianame, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

Haber Merkezi / Gülşen, İstanbul Ataşehir’de 30 Nisan’da verdiği bir konserde imam hatiplilerle ilgili olumsuz sözler söylemişti. Bu sözlerin sosyal medyaya yansımasının ardından Cumhuriyet Başsavcılığı şarkıcı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatmıştı.

25 Ağustos’ta polis tarafından evinde gözaltına alınan Gülşen, basın Suçları Soruşturma Bürosu savcısına ifade vermişti.

Şarkıcı ifadesinde “Ben 25 yıllık sanatçıyım. Benim müzisyen çalışma arkadaşlarım var. Bu grupla birlikte konserlerde sahne alırım. Benim kadromda klavye müzisyeni olarak yer alan Miraç isimli arkadaşımın lakabı imamdır. Ayrıca arkadaşlara kendi aramızda aptal, salak, sapık olarak şakalaşırız. Talihsizlik olarak bu iki kelime bir araya gelmiştir. Arkadaşımız imam hatipte okumamıştır. Grupta tüm arkadaşlarımın lakabı mevcuttur” demişti.

Gülşen, 25 Ağustos’ta tutuklanarak Bakırköy Cezaevi’ne konulmuştu. Gülşen, daha sonra, konutunu terk etmemek şartıyla tahliye edilmişti.

Gülşen’in avukatı Emek Emre, İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ev hapsi kararının kaldırılmasına yönelik dilekçe sunmuştu. Talep İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirilerek reddedildi. Gülşen’in “konutu terk etmemek” şeklindeki adli kontrolünün devamına karar verilmişti.

Gülşen kimdir?

29 Mayıs 1976 Çapa’da tarihinde dünyaya gelen Gülşen, Şehremini Anadolu Lisesi’ni bitirmiştir. Lisenin ardından ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nde konservatuvara girse de aynı esnada barlarda da çalıştığı için eğitimini yarıda bırakmıştır. 1995’te sahne aldığı bir barda keşfedilerek albüm teklifi alan isim Raks Müzik ile albüm anlaşması imzalamıştır.

1996 yılında ilk albümü Be Adam ile çıkış yaparak adından söz ettirse de evliliğine odaklanması sonucunda birkaç sene müzikal kariyerini geri plana atmıştır. 2004 yılında dördüncü albümü Of… Of… ile daha büyük bir çıkış yapmış ve aynı adlı hit şarkıyla hem Altın Kelebek hem de Kral TV Video Müzik Ödülü kazanmıştır.

MÜ-YAP sertifikalı Yurtta Aşk Cihanda Aşk (2006) albümünden sonra satış başarılarını sürdürerek Beni Durdursan mı? (2013) albümüyle Türkiye’de yılın en çok satanı olmuştur, bunu senenin en çok satan ikinci albümü olan Bangır Bangır (2015) takip etmiştir.

“Yurtta Aşk Cihanda Aşk”, “Bi’ An Gel”, “Yeni Biri”, “Sözde Ayrılık”, “Yatcaz Kalkcaz Ordayım”, “Kardan Adam”, “İltimas”, “Bangır Bangır” ve “Bir İhtimal Biliyorum” şarkılarıyla Türkiye Resmî Listesi’nde haftalarca bir numarada kalmıştır.

Şarkılarının yanında müzik eleştirmenlerinden olumlu geri dönüşler alan şarkı yazarı kimliğiyle de öne çıkmış olan şarkıcı Gülşen, özellikle kariyerinin erken döneminden sonra kendi yazdığı şarkıları seslendirmeye başlamıştır ve meslektaşları için liste başarıları yakalayan pek çok hit şarkı hazırlamıştır.

2015′ yılında YouTube’da en çok izlenen Türk şarkıcı olurken sonraki sene tek bir video klibi iki yüz milyonun üzerinde izlenmiş olan ilk Türk şarkıcı olma unvanına erişmiştir. Gülşen, bugüne dek altı Altın Kelebek ve dokuz Kral Türkiye Müzik Ödülü dahil olmak üzere pek çok farklı ödül kazanmıştır.

Paylaşın

Hablemitoğlu Suikastı Zanlısı Levent Göktaş Yakalandı

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının katil zanlılarından firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş, Bulgaristan’da yakalandı. Göktaş hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarılmıştı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Daire Başkanlığı’nın talebi üzerine hakkında kırmızı bülten çıkarılan, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı zanlılarından firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş, Bulgaristan’ın Svilengrad şehrinde yakalandı. Adalet Bakanlığı ve EGM İnterpol Daire Başkanlığı, Göktaş’ın Türkiye’ye iade edilmesine yönelik işlemlere başladı” denildi.

Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, suikastın firari zanlısı emekli albay Mustafa Levent Göktaş için hazırlanan kırmızı bülten talebini 27 Ağustos’ta Interpol Genel Sekreterliği’ne göndermişti. Bunun üzerine emekli albay Göktaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Gözaltı kararları sonrası sosyal medyada “Levent Göktaş” ismiyle açılan hesaptan yapılan ve organize suç örgütü lideri Sedat Peker karşıtı ifadelerin de yer aldığı açıklamada, “Saray’daki bazı isimlerin ifşa edileceği söylemişti.

Bu paylaşımlardan iki gün sonra Göktaş’ın avukatı Hüseyin Ersöz bir açıklama yayımlayarak, “müvekkiliyle bu süreçte bir iletişim kuramadığını ama hesabın sahte olduğunu” söylemişti.

20 yıl önce öldürüldü

Akademisyen, yazar Necip Hablemitoğlu, cemaatin devletteki kadrolaşma çalışmalarını ele alan “Köstebek” adlı kitabını yayınlayamadan evinin önünde uğradığı suikastla, 18 Aralık 2002’de öldürülmüştü. Kitap bir yıl sonra tamamlanmamış haliyle yayınlandı.

Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü tarihe kadar Ankara Üniversitesi’nde doçent doktor öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.

Suikastla ilgili halen dava açılmadı.

Suikastının zanlılarından eski Özel Kuvvetler Komutanlığı mensubu Nuri Gökhan Bozkır, Ocak ayında Ukrayna’da MİT tarafından yakalanmış, Türkiye’ye getirilerek Emniyet’e teslim edilmişti.

Cumartesi Anneleri/İnsanları: Neden aydınlatılmadı?

“Albay Levent Göktaş için bizim de söyleyecek sözümüz var” diyen Cumartesi Anneleri/İnsanları açıklama yapmıştı:

“Yıllarca Galatasaray’dan sormuş ama savcıları harekete geçirememiştik. Şimdi tekrar soruyoruz: Levent Göktaş cevap ver; AKPli bir milletvekilinin babası H.B ve dayısı M.B. nerede?

14 yıl boyunca TSK’nın kadrolu tercümanı, istihbaratçısı, sorgucusu olarak görev yapan; generallerin “manevi oğlu” Yıldırım Beğler, 2009 yılında Sabah Gazetesi’ne verdiği günlerce süren röportajında önemli ifşaatlarda bulunmuştu.

İfşaatların bir kısmında H.B ve M.B.’nin isimlerinin MAK’ın ölüm listesine Levent Göktaş tarafından kendi el yazısıyla eklendiğini söylemişti. Kendisinin gözaltına alıp Levent Göktaş’a teslim ettiği bu kişilerin sorgu sonrası öldürüldüklerini açıklamıştı. Ancak bu iddialarla ilgili Levent Göktaş yargı önüne hiç çıkmadı.

Yargı makamlarına sesleniyoruz: Harcı evlatlarımızın kanı ile karılan duvarları tahkim etmekten vazgeçin; maddi gerçeği açığa çıkartma ve adaleti sağlama görevinizi yerine getirin.

H.B ve M.B.’nin aileleri olaydan bir hafta sonra dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’le görüşmüştü. Akşener onlara olayın aydınlatılacağı sözünü vermişti. Ama kayıplardan bir daha haber alınmadı. Akşener’e sesleniyoruz: Olayın neden aydınlatıl(a)madığını açıklayın.

Göktaş’ın avukatlarına hatırlatıyoruz: Adı ölüm listeleri, ölüm kazanları, gözaltında kaybetme, siyasi cinayet iddiaları ile gündeme gelmiş olan müvekkilinizi savunmak sizin kararınız ama hakikate barikat kurmayın, açıklamalarınızı hukuka ve vicdana bağlı kalarak yapın.”

Paylaşın