Yunanistan Basını: Seçimlere Kadar Türkiye İle Yüksek Gerilim Bekleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumartesi günü Yunanistan’a yönelik yaptığı “Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz. Vakti saati geldiğinde gereğini yaparız” açıklaması komşuda tartışma yaratmaya devam ediyor.

Yunanistan basını, Atina’nın 2023 seçimlerine dek Ankara ile ‘yüksek gerilim’ beklediğini yazdı.

Kathimerini gazetesinin İngilizce yayınında yer verilen haberde, “Hükümet yetkilileri, Türkiye ile en azından Haziran 2023’te düzenlenmesi beklenen parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine dek bir yüksek gerilin dönemine hazır” ifadeleri kullandı.

‘Açıklamalar saçma bulunuyor’

Haberde “Türkiye’nin Yunanistan’ı sık sık yeni bir 1922 ile tehdit ettiği” belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Yunanistan hükümeti bu tür çıkışlara kasten yanıt vermemeyi seçti; bu açıklamaları saçma buluyorlar ve iç kamuoyuna yönelik olduğunu düşünüyorlar.”

Yunanistan’ın “Türkiye’nin giderek daha fazla şekilde insansız hava araçları tarafından gerçekleştirilen hava sahası ihlallerinden endişe duyduğu” belirtilen haberde, “En azından Türk güçlerinin teyakkuz seviyesinin yükseltildiğine dair herhangi bir işaret görülmedi” denildi.

Haberde, iki hükümet arasında fazla temas olmadığı ama savunma bakanları Hulusi Akar ile Nikos Panagiotopoulos’ın zaman görüşmeler yaptığı belirtildi.

Ne olmuştu?

Erdoğan’ın hafta sonu Samsun’da katıldığı etkinlikte “Ey Yunan, tarihe bak, tarihe dön, çok daha fazla ileri gidersen bunun bedeli ağır olur. Yunanistan’a tek cümlemiz var, İzmir’i unutma. Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz. Vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

(Kaynak: Kısa Dalga)

Paylaşın

Başkanlık Sistemine ‘Diktatörlük’ Yorumu İfade Özgürlüğü

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) “Parlementoyu, yürütme erkini tek kişi otoritesinin inisiyatifine tabi kılacak, diktatörlüğü kurumsallaştıracak, yeni tipte bir sermaye egemenliği, yeni tipte bir faşizm ve şeriat-hilafet anayasası olacaktır.” ifadeleri nedeniyle aldığı para cezasının, ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti.

TMMOB’nin hem gene kurul kararında hem de danışma kurulunda Başkanlık Sisteminin oylandığı Anayasa referandumuna “hayır” diyeceğini açıkladığı kararlarına, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca 228,01 TL idari para cezası uygulanmıştı.

“Yeni tipte bir faşizme hayır”

TMMOB’nin 26-29 Mayıs 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen 44. Olağan Dönem Genel Kurulunda alınan kararların şu maddesi suçlama konusu yapıldı:

“AKP’nin ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Başkanlık Sistemi’ne Hayır: AKP’nin Yeni Anayasası; neoliberalizmin kurumsallaşması, kamu üretimi, kamu girişimciliği, kamusal denetim ve hizmetin tasfiyesi yanı sıra yasama ve yargının önemli ölçüde budanmış bağımsızlığını tümüyle ortadan kaldıracak ve her iki kurum ile yasama organı olan parlementoyu, yürütme erkini tek kişi otoritesinin inisiyatifine tabi kılacak, diktatörlüğü kurumsallaştıracak, yeni tipte bir sermaye egemenliği, yeni tipte bir faşizm ve şeriat-hilafet anayasası olacaktır. TMMOB; AKP’nin Yeni Anayasasına ve Başkanlık Sistemine karşı ikirciksiz olarak hayır diyerek, bu sürece karşı emek ve meslek örgütleri ile ortak mücadele hattının oluşturulması için sorumluluk alır.”

Bu Genel Kurul kararı sonrasında 11 Şubat 2017 tarihli TMMOB 44. Dönem II. Danışma Kurulu da şu kararı aldı:

“Danışma Kurulumuz, yurttaşlık sorumluluklarımızın ve kamusal, toplumsal sorumluluklarımızın bir gereği olarak, referandumda ‘hayır’ tutumunun benimsenmesini tam bir görüş ve oybirliği ile karar altına almıştır.”

Güvenlik Şube ihbarıyla para cezası

TMMOB’nin resmi internet sitesinde yayımlanan kararlarla ilgili Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ihbarda bulundu. İhbarı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz hakkında para cezasına hükmetti.

Koramaz, cezaya itirazları reddedilince AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

AYM: Kanunsuz ceza olmaz

AYM’nin gerekçeli kararında, Koramaz’a para cezasının, Yüksek Seçim Kurulu’nun kararının yanlış yorumlanarak verildiği belirtildi:

“İdari yaptırım kararında, YSK kararının, siyasi partilerin propaganda yapabileceğine dair düzenleme içerdiği ve bu düzenlemeden hareketle siyasi partiler haricinde hiçbir kişi ve kurumun propaganda yapamayacağı yorumundan hareket edilerek başvurucunun cezalandırıldığı görülmektedir.

Oysa YSK kararı, siyasi partiler harici hiçbir kişi ve kurumun siyasi propaganda yapamayacağına yönelik bir anlam içermediği gibi bu yönde yapılacak bir yorumun da seçim hukukuna ve söz konusu maddenin amaç ve içeriğine uygun olduğu söylenemez. Böyle bir varsayım, seçim dönemlerinde siyasi partiler haricindeki kişi ve kurumların seçime yönelik düşünce ve kanaatlerini açıklayamayacakları anlamına gelir.”

Kararda, TMMOB’nin görüşünü açıklamasının, siyasi partiler yönünden getirilmiş bir hükme dayanılarak cezalandırılmasının, ifade özgürlüğü kısıtlaması yönünden kanuni bir dayanağının bulunmadığına hükmedildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Altılı Masa Uzlaşırsa Adaylığa Hazırım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Klıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında, “Altılı Masa”da çatlak olmadığını uzlaşılması halinde cumhurbaşkanı adayı olabileceğini söyledi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, altılı masanın kendi ismi üzerinde uzlaşması durumunda Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin soruya, “Hazırım. Zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli” diye yanıt verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu “Altı ayrı lideriz, demokrasi istiyoruz, hak ve özgürlük istiyoruz. Birisi konuşuyor diğerleri biat ediyor, bizde öyle bir şey yok. Herkes düşüncesini söyler. Bugüne kadar açıkladığımız bildirilerde altı parti liderinin de imzası var. Buyursunlar onlar da yapsınlar. Altı lider ortak miting de yapabiliriz ayrı ayrı da yapabiliriz. Sorun miting değil bu sistem. Bu sistem Türkiye’yi felakete götürüyor” dedi.

Fox Tv yayınında “İlk yapacakları şeylerden birinin israfın önlenmesi olduğunu” belirten Kılıçdaroğlu “Bütün partilerin bu konuda çalışmaları var. Yazılı bir metne dökülecek o genelgeyi çıkaracağız. Devlette israf felaket pozisyonda. Araçlardan bir iki tanesi kalır geri kalanı satarsınız. Bir kişi için 13-14 uçak tutulur mu. Bir de diyorlar ki biz dindarız. İsraf haram değil mi ya! Sen bir çocuğun yatağa aç girdiği yerde nasıl 13-14 uçak tutarsın!” sözleriyle devam etti.

Kılıçdaroğlu MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Kılıçdaroğlu mutlaka sorgulanmalıdır” ifadesi sorulduğunda ise şu yanıtı verdi;

“Doğrudur tabii sorgulanmalı. Kılıçdaroğlu diyor ki Süleyman Şah türbesi neden kaçırıldı? Askeri hastaneleri kapattınız dünyada askeri hastanesi olmayan tek ordu Türk ordusu evet sorgulanmalıyım. Bunu söylüyorum. Suç mu işliyorum bunu sormak suçsa evet suç işliyorum. Siz ne yapıyorsunuz peki? Kılıçdaroğlu beşli çetelerin adamı değildir. Sizler gibi beşli çetenin önünde duran insanlar değildir. Evet sorgulanmalıdır. Beni sorgulamak istiyorsanız yüreğiniz varsa niye televizyonlarda karşıma çıkmıyorsunuz? Hodri meydan, Ama yapamazlar, şakşakçıları bulmuşlar efendim Kılıçdaroğlu sorgulanmalıdır. Sorgulayın efendin. Gelsin! Gelemez gelemez! Çükü ben haklıyım”

Kılıçdaroğlu Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık” ifadesi için de “Karar alınırken altı lider oturup karar alacağız. Dolayısıyla şu veya bu herhangi bir şekilde ironi de yapabilir başka bir konuşma da yapabilir. Burada önemli olan altı liderin karar almaları. Ve aldıkları kararları kapı arkasında değil kamuoyu önünde duyurmaları.” sözlerini kullandı.

Paylaşın

AK Parti’nin ‘Seçim’ Planı: Asgari Ücret, Enflasyon…

Erken seçim iddialarını kesin dille reddeden AK Parti’nin haziran ayına kadar ana gündemi ekonomik tablonun iyileştirilmesi olacak. Ödeme güçlüğü içindeki dar gelirliler başta olmak üzere gençler ve çiftçiler için kimi düzenlemeler yapmaya hazırlanan AK Parti seçime enflasyonun yüzde 50’ye indiği bir tabloyla gitmeyi hedefliyor. Yılbaşında ise asgari ücrete yaklaşık yüzde 50 zam yapılabileceği konuşuluyor.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın aktardığına göre, 18 Haziran’da yapılacağı açıklanan seçim için çalışmaların başladığı AK Parti’de bir yandan saha çalışmaları diğer yandan Meclis gündemi konuşulmaya başlandı. Parti bünyesinde oluşturulan komisyonlar seçim beyannamesi hazırlıklarını sürdürürken kampanya süreci için de program oluşturuluyor. Eş zamanlı olarak Meclis gündemi de planlanmaya başladı.

1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılının ilk işlerinden birinin “Maliye torbası” olması bekleniyor. Torba teklifte öğrencilerin KYK borçlarının faizinin silinmesi, 6 milyon dar gelirli vatandaşın icra ve haciz işlemleri başlayan elektrik, su borçlarının silinmesi, intörn hekim ve diş hekimlerine asgari ücret tutarı kadar ödeme yapılması, kiracı-ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklar için arabuluculuk imkanı getirilmesi gibi düzenlemelerin yer alması bekleniyor.

Asgari ücret

Asgari ücrete temmuz ayında yapılan ara zamla birlikte gelir vergisi diliminin değişmemesi maaş düşüşlerine neden oldu. Getirilecek torba teklif içinde bu düşüşün yaşanmaması için de bir düzenleme yer alacağı ifade ediliyor.

Ancak bunlar alım gücü her geçen gün daha da düşen vatandaşları rahatlatmaya yetmeyecek. AK Parti’de şu an 5 bin 500 TL olan asgari ücretin yılbaşında yaklaşık yüzde 50 artışla 8 bin liranın üzerine çıkarılması gerektiği ifade ediliyor.

Enflasyon

Dar gelirlilere dönük desteklerin devam edeceğini açıklayan AK Partili yöneticilerin ekonomiyle ilgili asıl hesabı ise enflasyon oranının aşağı çekilmesi. Kasım ayına kadar enflasyondaki yükselişin devam edeceği, ancak aralık ayı ile birlikte “büyük büyük düşüşler” gerçekleşeceği ifade ediliyor. Aralık ve ocak aylarında 10’ar puan, sonrasında ise 4-6 puanlık düşüşlerin beklendiğini dile getiren AK Partili ekonomi kurmaylarının hesabına göre hedef 2023 yılının mayıs ayında enflasyonun yüzde 50 civarına çekilmesi.

Fiyatlar düşmese de enflasyondaki yükselişin durmasının önemli bir psikolojik etki sağlayacağı, sürekli yükseliş endişesiyle gelecek aylardaki ihtiyacını karşılamaya çalışan insanların bundan vazgeçmesiyle piyasanın daha da dengeleneceği kaydediliyor.

2023 yılı bütçe görüşmeleri başlamadan Meclis gündemine gelmesi beklenen konular arasında uzun süredir üzerinde çalışılan kripto paralarla ilgili düzenleme de var. Bu konudaki çalışmanın tamamlanıp Cumhurbaşkanlığına gönderildiği biliniyor. Şirketlerin güvenilirliğini arttırma, müşterilerin paralarının korunmasına yönelik güvenlik duvarlarını sağlamlaştırmaya yönelik teklifin konuyla ilgili ana çerçeveyi çizeceği, ayrıntıların ise ikincil mevzuatta düzenleneceği kaydediliyor.

Üzerinde çalışılan bir başka düzenleme ise “Katılım bankaları” olacak. Edinilen bilgiye göre bu finans kuruluşlarındaki “banka” ifadesi müşterilerinde yarattığı rahatsızlık nedeniyle kaldırılacak, sadece “finans kurumları” olarak isimlendirilecek.

‘Dezenformasyonla mücadele’ teklifi

AK Parti ve MHP’nin “dezenformasyonla mücadele yasası” olarak nitelendirdiği basın kanununda değişiklik öngören kanun teklifi de yeni yasama döneminin gündemlerinden biri olacak. Dezenformasyon suçunu tarif edip, hapis cezası getiren tartışmalı maddenin aynen geçirileceği, ancak Basın İlan Kurumu’nun yapısı ve ilan dağıtımı ile ilgili düzenlemelerde bazı değişiklikler yapılabileceği ifade ediliyor.

Meclis yaz tatiline girmeden kısa süre önce AK Parti’nin sunduğu çay kanunu teklifinin de yeni yasama döneminde çıkarılacağı kaydediliyor. Bu düzenlemeler hedeflendiği gibi görüşülüp yasalaşırsa Meclis kasım ayıyla birlikte yeni yıla kadar sürecek 2023 yılı bütçe görüşmeleri mesaisine başlayacak.

Paylaşın

Diyanet’ten ‘Vadesiz Hesap’ Fetvası: Dinen Uygun Değil

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), “Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuna “Zorunluluk olmadıkça paranın vadesiz bir hesapta tutulması dinen uygun değildir” yanıtını verdi.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre; Din İşleri Yüksek Kurulu’nun (DİYK) internet sitesinde, istenildiğinde çekilmek üzere para yatırılan ve herhangi bir faiz getirisi olmayan banka hesapları olan vadesiz mevduat hesaplarına yönelik verilen fetva yer aldı.

“Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuna verilen yanıtta, şöyle denildi:

“Herhangi bir faiz getirisi olmayan vadesiz mevduat hesapları, faize dayalı açılan vadeli mevduat hesaplarıyla aynı kapsamda değerlendirilemez. Bununla birlikte vadesiz mevduat hesabına yatırılan paranın faiz gibi dinen meşru olmayan işlemlerde kullanılması da söz konusu olabileceğinden, bu hususta meşru seçenekler olduğu sürece, zorunluluk olmadıkça paranın böyle bir hesapta tutulması dinen uygun değildir.”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın talimatı ve ısrarıyla maaş promosyon anlaşmasını katılım bankalarıyla yapan Diyanet, 2 bin 880 liralık anlaşma nedeniyle kurum personeliyle karşı karşıya gelmişti. 16 bin liraya kadar çıkan ve tüm bankaların katıldığı ihaleler, iptal edilmişti.

Paylaşın

‘İki Danışmanın İstifasını Erdoğan İstemiş’ İddiası

Sedat Peker’in rüşvet ağı iddialarında adı geçen Korkmaz Karaca Serkan Taranoğlu’nun istifa ettiği iddia edilmişti. Son kulis bilgilerine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki isminde istifalarını kendi istemiş.

Organize suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in rüşvet ağı iddialarında adı geçen Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca istifa ettiğini duyurmuş, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu’nun da istifa ettiği iddia edilmişti.

Milliyet yazarı Didem Özel Tümer’in aktardığına göre geçen perşembe günü yapılan AKP MYK Toplantısında “son dönemin güncel tartışma konuları, sosyal medyada fitili tutuşturulan iddialar ve bunlara bağlı iki cumhurbaşkanı danışmanının istifası da” gündeme geldi.

Tümer, toplatıyla ilgili kulisleri şöyle aktardı:

“Toplantının perde arkasından yansıyan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan kurul üyelerine, istifaları kendisinin istediğini belirterek, “Bizimle doğrudan veya dolaylı ilişkili olduğu düşünülebilecek herkesin, muhalefete malzeme verecek her türlü tutum ve davranışlardan uzak durması şarttır” demiş.

Milletvekili listelerinin son derece önemli ve seçim sonucunda belirleyici olacağı sıklıkla konuşulurken, Erdoğan’ın bu vurgusunun yeni döneme dair bir işaret olarak değerlendirilerek, heyecan yarattığı söylenebilir”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Semra Güzel’in Tutuklanmasına Yedi Parti Ve Kurumdan Tepki

Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), HDP Milletvekili Semra Güzel’in tutuklanmasına, gözaltı esnasındaki uygulamalara ve iktidar mensuplarının söylemlerine tepki gösterdi.

Ortak açıklamada halkın iradesi ile seçilen ve milletvekilliği devam eden Semra Güzel’in gözaltına alınma biçimi, basına servis edilişi, İçişleri Bakanı’nın kullandığı nobran, düşmanca ve ciddiyetten uzak üslubun kabul edilmediği vurgulandı.

“Adaleti savunacağız”

Özetle şöyle denildi:

“Sistematik olarak yürütülen kara propagandalar üzerinden yaratılmaya çalışılan algı, Türkiye’nin hukuk, adalet ve demokrasi açısından geldiği vahim durumun en açık örneklerinden biridir. Bir milletvekiline yapılan ve asla kabul edilmeyecek bu muamele iktidar gibi düşünmeyen hiç kimsenin güvende olmadığının göstergesidir.

“Güvenlikçi politikalar, demokratik siyaseti tasfiye girişimleri, Kürt seçilmişlere yönelik düşmanca tutumlar Türkiye’nin en hayati meselelerinden biri olan Kürt sorununu şimdiye kadar derinleştirmekten başka hiçbir işe yaramamıştır, yaramayacaktır da.

“Bir kadın milletvekilinin, insanlık suçu olan ters kelepçe uygulamasıyla, saçlarından çekiştirilerek ve başını eğmeye çalışarak gözaltına alınması, tutuklanması bütün muhalefete ve halk güçlerine verilmiş gözdağıdır. Bu durum karşısında tüm muhalefet partilerini, demokratik kamuoyunu sessiz kalmamaya, iktidarın kendi suçlarını örtbas etme girişimlerine ortak olmamaya çağırıyoruz.

“Semra Güzel’e yapılanları asla kabul etmiyoruz. Tüm anti-demokratik uygulamaların, hukuksuzlukların karşısında olacak, halkın iradesine sahip çıkacağız. Emeği, demokrasiyi, özgürlükleri, barışı ve adaleti savunacağız. Birlikte mücadele edecek, birlikte değiştireceğiz!”

Ne olmuştu?

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, iktidar yanlısı basın tarafından 2014 yılında PKK’li Volkan Bora ile çekildiği fotoğraflar servis edilerek, linç operasyonu başlatılmıştı. 8 Ocak’ta servis edilen fotoğraflar ardından Güzel hakkında 10 Ocak itibariyle hızla hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na gönderilmişti.

Meclis Başkanlığı’na 12 Ocak’ta gönderilen fezleke hızlıca Karma Komisyona sevk edildi. Karma Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ tarafından da aynı gün fezlekelerin göürüşülmesi için gün belirlenmişti.

Güzel hakkında hazırlanan iki fezleke nedeniyle dokunulmazlığın kaldırılması görüşmeleri 20 Ocak’ta başlamıştı. Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon tarafından oluşturulan Hazırlık Komisyonu, Güzel’in “dokunulmazlığının kaldırılması” yönünde hazırladığı raporu HDP’nin şerhiyle birlikte 8 Şubat’ta Karma Komisyon’a sunmuştu.

Meclis’te 17 Şubat’ta toplanan Karma Komisyon’da, HDP Batman Milletvekili ve Komisyon üyesi Mehmet Rüştü Tiryaki tarafından savunma yapılmıştı. Komisyon’da Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar AKP, MHP, CHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla kabul edilmişti.

Meclis Genel Kurulu’nda 1 Mart’ta yapılan görüşmelerde de HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığı, Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamayla kaldırılmıştı. Karar, 313 ‘Evet’e karşılık 52 ‘hayır’ oyuyla alındı. Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması ile hakkındaki iddialarla ilgili yargı sürecinin de önü açılmış oldu.

Güzel, hakkında hazırlanan fezlekeler HDP Kapatma Davası’na da ek delil olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sunulmuştu.

Paylaşın

Bakan Nebati: ABD’nin Mektubu TOBB Ve MÜSİAD’a Da Gitti

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo’nun Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’ne (TÜSİAD) gönderdiği mektup üzerine yeni bir açıklama yaptı. Nebati, benzer mektupların Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) de gönderildiğini söyledi.

Yeni Şafak’a konuşan Bakan Nebati, “Devam eden süreç ve yaptırımlar konusunda Türkiye’nin konumunda bir değişiklik söz konusu olmadığı gibi herhangi bir kurum veya kişinin yaptırımları delmesine izin verilmeyecek. Türkiye, iletişime ve iş birliğine açıktır” dedi.

Nebati, yüksek seyreden kredi faizlerine ilişkin olarak ise “Mevcut fonlama maliyetinin seviyesi de göz önüne alındığında kredi faizlerinin ilerleyen dönemlerde gerilemesini bekliyoruz. Ticari kredi faiz oranlarının daha makul bir seviyede dengeleneceğini düşünüyoruz” açıklamasını yaptı.

Nebati, şunları söyledi:

“Türkiye; Moskova ve Kiev arasında kalıcı ve adil bir barışın sağlanması amacıyla savaşın başladığı ilk günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiğini başarılı bir şekilde yürütüyor. Ülkemiz, bir taraftan savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi için yoğun bir çaba sarf ederken diğer taraftan ise bölgesel ve küresel sorunlara çözüm üretmek amacıyla çalışmalarına devam etmekte. Hem Ukrayna hem de Rusya ile derin ekonomik ve siyasi ilişkilere sahip olan Türkiye, savaşın sonlandırılması için en çok gayret eden ülkelerden biridir. Türkiye, pek çok kez tek taraflı yaptırımlara katılmadığına dikkat çekmiş ancak Rusya’nın da asla yaptırımları by-pass etmesine izin vermeyeceğini açık bir dille ifade etti. Devam eden süreç ve yaptırımlar konusunda Türkiye’nin konumunda bir değişiklik söz konusu olmadığı gibi herhangi bir kurum veya kişinin yaptırımları delmesine izin verilmeyecek. Türkiye, iletişime ve iş birliğine açıktır.

‘Standart bir metin olarak gönderilmiş’

Nitekim geçtiğimiz haftalarda Bakan Yardımcımız Yunus Bey ile ABD Hazine Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo arasında bir görüşme gerçekleşmiş ve güçlü işbirliğinin önemine vurgu yapıldı. Bahse konu mektuplar ise benzer ve standart bir metin olarak üç sivil toplum kuruluşuna (TÜSİAD, MÜSİAD ve TOBB) gönderilmiş ve içerikleri aynı.

‘Ticari kredi faiz oranlarının dengeleneceğini düşünüyoruz’

20 Aralık 2021’den sonra piyasa ve politika faizlerinde uyumsuzluklar göründüğünde makro ihtiyati tedbirler devreye alındı. Yüksek enflasyon ile karşılaştırıldığında ise kredi faizlerinin düşük tutulması sağlandı. Kredi riskini fiyatlamada en önemli belirleyicilerden birisi olan tahsili gecikmiş alacaklar oranı oldukça makul seviyelerde. Mevcut fonlama maliyetinin seviyesi de göz önüne alındığında kredi faizlerinin ilerleyen dönemlerde gerilemesini bekliyoruz. Ticari kredi faiz oranlarının daha makul bir seviyede dengeleneceğini düşünüyoruz.

Hazinemizin gerçekleştirdiği iç borçlanma işlemleri ile piyasadan oldukça yüksek bir finansman tutarı başarıyla sağladı. Bu adımlar Hazine kasa mevcuduna önemli miktarda katkı yaptı. Bu finansmanı sağlarken, bir yandan da Hazine borçlanma programı açısından 2022 yılında önemli kazanımlar elde ettik. 2021 yılı Ağustos ayından bu yana ihracına ara verilen 10 yıl vadeli TL cinsi sabit kuponlu senedin ihracına Mayıs ayında tekrar başladık. Bu senetlerin ihalelerdeki faizleri yüzde 23,9’lardan yüzde 13,2’lere kadar da geriledi.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Altılı Masa Açıklaması: Topluma Hayal Kırıklığı Yaşatmayacağız

Gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 muhalefet partisi liderinin topluma hayal kırıklığı yaşatmayacağını belirtti.

İktidara geldiklerinde 6 ay içerisinde toplumun rahat nefes alacağını belirten CHP lideri, “bu sefer kemer sıkma sırasının 5’li çete geldiğini” ifade ederek “O giden milyonları da geri getireceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Halk TV’den İpek Özbey’in gündeme dair sorularını yanıtladı. CHP liderinin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Provokasyona gelmeyin” diyorsunuz. Bunun karşısında, “Peki biz demokratik haklarımızı kullanamayacak mıyız, yanlışı haykıramayacak mıyız” diye eleştirenler var sizi…

Elbette haksızlığa uğradığı zaman “Haksızlığa uğradım” diye söyleyecek. Şenyaşar ailesi adliyenin önünde adalet istiyorum diye beklerken onu ziyarete giden bendim. Toplumsal çatışmaya ortam hazırlanmaması gerektiğini söylüyorum. İktidar bu çatışmayı istiyor, tahrik ediyor. En son öğretmenlerin gayet masum talepleri karşısında bir polis çıkıp bir öğretmeni yerde sürükledi ve “Bunu alın” dedi. Ben o polise işaret ettim, bütün polislere değil, çünkü toplumu tahrik eden o kişi. Dolayısıyla bu tip olaylar karşısında hepimizin dikkatli olması lazım.

Yaşadığımız birçok sorun var ve siz bunları dile getiriyorsunuz. Liyakat yoksunluğu, yolsuzluk, yoksulluk, rüşvet vs. Nasıl çözeceksiniz?

Üstesinden gelmemiz gereken birden fazla alan var. Türkiye’nin sosyolojik olarak da, psikolojik olarak da, ekonomik olarak da, yönetimsel olarak da rahatlaması için bazı kararları kolektif ve eşzamanlı almak zorundasınız. Örneğin; bir taraftan ‘Hasar Tespit Komisyonu’ kuralım darken, öbür taraftan Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili karar almak zorundasınız. Hemen ardından BDDK’yla ilgili… Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplamalıyız hemen. Üniversiteler vasatlaştı, onlarla ilgili süratla karar almak zorundasınız. Çiftçinin beklentisi farklı, sanayicinin beklentisi farklı, esnafınki, üniversite öğrencisininki farklı. Biz her kesimi rahatlatacağız, “Özgürlük geldi, demokrasi geldi” dedirteceğiz.

Altı lider her şeye birlikte mi karar vereceksiniz? Bu uzun yıllar şikâyet edilen yavaş bürokrasi gibi bir sıkıntıya yol açmaz mı?

Altı lider önce Türkiye’nin temel sorunları konusunda bir ortak payda oluşturmamız, bunu yazılı hale getirmemiz, bunun altına imza atmamız lazım. Bunun ayrıntılarının genel başkan yardımcıları tarafından kamuoyuyla paylaşılması lazım. O kadar dikkatli adım atıyoruz ki… Biz gerçekten ülkenin var olan sorunlarını parti ayrımı yapmadan çözmek istiyoruz.

İktidarın ‘kazanımlarımızı kaybetmeyelim’ diye bir cümlesi var. Muhafazakâr seçmene din üzerinden fazlaca mesaj vermeye başladı iktidar…

‘Kazanımlarımızı kaybetmeyelim’den ne anlıyoruz, bir kere bunu düşünelim. Eğer “Aile boyu büyük paralar elde ettik, milyar dolarlar kazandık, bunu kaybetmeyelim” diyorlarsa bu kazanımlara karşıyız. Alın terinin değerini teslim edeceğiz. Eğer bundan bahsediyorlarsa kazanımlarını kaybedecekler. İnsanların giyimi, kuşamı, yaşam tarzı, kimliği dolayısıyla bazı haklar elde ettiler ve kaybetmeyelim diyorlarsa biz zaten kimsenin bu bağlamda haklarını kaybetmesini istemiyoruz, yeniden eskiye dönelim, kamplaşmayı yok etmek için bir araya geldik biz. Altılı masanın felsefesi kazanımları daraltmak değil, genişletmek. Din ve vicdan özgürlüğü olduğunda, inancına müdahale etmediğinizde sorun yok. Bütün belediye başkanı arkadaşlarıma şunu söyledim. İnsanlar nerede ibadet etmek istiyorsa, kilise, havra, cemevi, camii, buraları tertemiz yapın, gitsinler insanlar ibadetlerini yapsınlar. Biz olaya böyle baktığımız için karşı taraf tahammül edemiyor zaten.

Erdoğan, KHK’lılarla ilgili yaptığınız açıklamanın ardından, “Böyle bir yetkin yok, bu milleti aldatmaktır” dedi.

Erdoğan ne dediğini bilmiyor. Bizim söylediğimiz KHK ile görevine son verilen barış akademisyenlerini görevine iade edeceğiz. İkincisi; herhangi bir nedenle KHK ile görevine son verilip, savcılığın takipsizlik verdiği kişileri göreve iade edeceğiz. Üçüncüsü yargılanmış, beraat etmiş, göreve iade edeceğiz.

Saray’da köstebeğiniz var diyorlar, kim o?

Erdoğan!

İktidara geldiğinizde ekonomideki düzelmeyi ne kadar zamanda hissedeceğiz?

Altı ay içinde toplum rahat nefes alacak.

Ekonomik olarak enkaz devralındığında kemer sıkmak hep yoksula kalır, yine mi yoksullar kemer sıkacak?

Asla…

Kim sıkacak?

Bu sefer beşli çete. O giden milyonları da geri getireceğiz.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

‘Erdoğan’ın Danışmanları AK Parti’de Rahatsızlık Yaratıyor’ İddiası

Kulislere yansıyan bilgilere göre, organize suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in gündeme getirdiği rüşvet ve yolsuzluk iddialarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarının AK Parti içinde rahatsızlık yarattığı dile getiriliyor.

Sedat Peker’in çeşitli rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme getirdiği Cumhurbaşkanı danışmanı Serkan Taranoğlu görevden alındı. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca ise istifa etti. Peker’in iddialarıyla ilgili muhalefet partilerinin neredeyse tamamı savcılıklara suç duyurusunda bulundu.

Gazete Duvar’ın “Duvar Arkası” bölümünde yer alan kulis bilgisine göre, başvuruların nasıl sonuçlanacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz ama söz konusu iddialar AK Parti içinde de rahatsızlık yaratmış durumda.

Serkan Taranoğlu’nu Erdoğan’ın tanımadığını, “birilerinin referansıyla danışman yapılmış olduğunu” paylaşan bir parti yöneticisine göre yaşanan bu olaydan sonra Cumhurbaşkanlığında bu şekilde görev yapan herkesin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Bunların hem Cumhurbaşkanına hem de AK Parti’ye ciddi zarar verdiğini söyleyen partili, “Bunlar kimdir, nedir, hepsinin baştan aşağı gözden geçirilmesi gerek” değerlendirmesinde bulunuyor. AK Parti’deki bu beklenti bakalım karşılık bulacak mı?

AK Parti’de ‘musluk’ isyanı!

Öte yandan geçtiğimiz ay kuruluşunun 21. yılını kutlayan AK Parti özellikle sosyal medyada son yıllarda azalan etkisinden dertli. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın programları kapsamında her hafta bir kentte toplu açılış, temel atma töreni yapılıyor. Ancak bu açılışlar beklenen ilgiyi görmüyor. Bu tablo AK Parti içinde tartışma konusu olmuş durumda.

Kulislerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İSKİ’nin bağlantı sorununu çözmesinin ardından 30 yıl sonra musluklarından su akan tarihi 3. Ahmed Çeşmesi açılışı hatırlatılarak, “Vakıflar Müdürlüğünce restore edilmiş çeşmeye musluk takıyorlar. Biz aynı gün 650 milyon liralık yatırım yapılmış bir baraj açıyoruz. Ama açılışı yapılan musluğun sesi bizim barajın sesinden çok çıkıyor” deniliyor.

Bu serzenişte İstanbul’un belediye bütçesinden tanıtım ve medya işlerine ayrılan dev bütçenin de etkili olduğu savunuluyor. 2019 yılında 25 milyar lira borçla teslim edilen belediyenin 3 yılda 90 milyar lira daha borçlandığı belirtilerek özellikle dijital medyaya çok ciddi kaynak aktarıldığı, hatta belediyenin reklam bütçesinin metro yatırım bütçesinden fazla olduğu iddia ediliyor.

Paylaşın