Deprem Bölgesinde Yaşayanlar En Çok Hangi Kentlere Göç Etti?

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ’da büyük yıkıma neden olmuştu.

Deprem bölgesinde yaşayanların göçmek için en çok Ankara, İstanbul, İzmir’i ve afet bölgelerine yakın şehirleri tercih ettiği ortaya çıktı.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından yüzbinlerce insan evsiz kalmış, çok sayıda insan büyükşehirler ile çevre kentlere göç etmeye başlamıştı.

Halihazırda gelire göre kiralar yüksekken, bazı ev sahipleri göçten faydalanarak kiraları neredeyse 2 katına çıkarmıştı.

İstanbul ve Ankara’da gibi şehirlerde hem yeni hem de az katlı binalardaki dairelerin kiraları daha da artmıştı.

Milliyet’ten Duygu Erdoğan’ın haberine göre EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, gayrimenkule bağlı önlemlerin hızla artırılması ve gayrimenkul piyasaları kurulu kurulmasının gerektiğine dikkat çekti.

Yazıcı, şunları söyledi. “Ancak kira giderleri o kadar yüksek ki bu konuda bir eylemde bulunamayan yüzbinler var. Acilen önlemler alınması gerekli. Diğer yandan kira artışlarına sınırlama getirildi ancak uyan yok, taciz usulü artış kavgaları devam ediyor. Artık bu sorunların hızla çözümlenmesi gerekli, bu nedenle gayrimenkul ihtisas mahkemeleri kurulmalı ve kira davalarının çözümleme süreleri acilen kısaltılmalı.”

Hangi kent nereye gitti?

Enuygun.com, 6-20 Şubat verilerini derleyerek deprem göçlerinin rotasını çıkardı. Deprem bölgesindeki illerden en çok Ankara, İstanbul, İzmir’e ve afet bölgelerine yakın şehirlere yönelme var.

İl il veriler şöyle:

Malatya: İstanbul, Ankara, İzmir

Gaziantep: Ankara, İstanbul, Mersin

Hatay: İstanbul, Adana, Ankara

Adana: Ankara, Antalya, İstanbul

Adıyaman: İstanbul, Ankara, Adana

Diyarbakır: Van, Ankara, Erzurum

Elazığ: Ankara, İstanbul, Diyarbakır

Kahramanmaraş: Ankara, İstanbul, Kayseri

Kilis: Ankara, İstanbul, Mersin

Osmaniye: Ankara, İzmir, İstanbul

Şanlıurfa: İstanbul, Ankara, Antalya

Paylaşın

Prof. Dr. Naci Görür Uyardı: Adana Ve Kıbrıs’a Dikkat

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremler sonrası 20 Şubat’ta Hatay Defne’de 6.4 büyüklüğünde bir deprem yaşanmış ve  ardından en büyüğü 5,8 olan 90 artçı, meydana gelmiştir.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Kahramanmaraş – Hatay arasında depremi tetikleyecek bir şey kalmadığını ifade etti ve Adana ile Kıbrıs için uyarıda bulundu.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, bugünkü köşe yazısında Prof. Görür ile yaptığı görüşmeye yer verdi.

Saymaz’ın soruları ve Görür’ün yanıtları şöyle:

Bu sizin öngördüğünüz deprem miydi?

Evet. Kahramanmaraş depremleri olunca “Hatay’a ve Adana havzasına dikkat” dedik. Onu dememizin nedeni, Kahramanmaraş’ta deprem olunca enerjinin bir kısmını güneye, bir kısmını kuzeye transfer eder. Şimdi Hatay’da 6.4 olunca bizim beklediğimiz buydu. Ben bundan sonra Kahramanmaraş-Hatay arasında daha büyük bir deprem beklemiyorum. Kırılacak bir şey kalmadı. Enerji büyük ölçüde boşaldı. Ufak tefek olur.

Bu bağımsız bir deprem mi, Kahmanmaraş’ın tetiklediği bir deprem mi?

Sismologlar çalışma yapıp diyebilirler ki “Bu artçı deprem” ya da “bağımsız.” Vallahi beni de ilgilendirmiyor. İster artçı olsun, ister bağımsız; bu akademik bir konu. Bilim dünyasında tartışılsın.

Nerede deprem olacak, hangi fay kırılacak, o fay mı var, bu fay mı var; bu tartışmaların milletin gündeminden kalkmasını istiyorum. Hangisi olursa olsun, fark etmez, deprem bir gerçekliktir. Ülkenin beka sorunudur. En önemli sorunudur. 13 milyon senedir deprem üreten mekanizma bu coğrafyada oluşmuştur. Daha milyonlarca sene de devam edecektir. Biz de depremleri durduramayacağıma göre zararını azaltacak deprem dirençli kentler oluşturmaya yönelmeli, enerjimizi buraya vermeliyiz.

Bu deprem başka bir depremi tetikler mi?

Kahramanmaraş – Hatay arasında tetiklenecek bir şey kalmadı. Ufak ufak artçılar olacak. Daha büyük deprem yok. Ama Adana havzasında fay sistemleri var. Doğu Anadolu Fayı’nın devamı. Onlarda deprem olabilir, bekliyoruz. Bir de Kıbrıs’ta. Çünkü Anadolu, kimisine göre üç, kimisine göre yedi metre, Doğu Anadolu Fayı boyunca güneye kayıyor. Bu kayma sırasında saat ibresi yönünde döndü. Öyle olduğu için Kıbrıs’ta fayları yükledi. Bir de Kıbrıs’ın güneyinde Helen-Kıbrıs yayı var. Anadolu bir anlamda Afrika levhasının üzerine tırmandı. Kıbrıs’ta faylarda bir gerilme muhakkak olmuştur. Bir hareket olursa şaşırmayacağız. Orayı da uyarıyoruz.

Siz şu an Adana ve Kıbrıs’ı uyarıyorsunuz.

Evet. Niye? Kahramanmaraş depremleri oralara enerji transfer etmiş olabileceği için.

Tsunami ihtimali?

Ben olacağını sanmıyorum. Doğrultu atımlı faylarda denizde hacim değişikliğine neden olacak hareketler beklemiyorum.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

16 Günde 7 Bin 145 Deprem Oldu

Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ’da büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sonrası, bölgede 7 bin 145 deprem çözümü yapıldığı açıklandı.

Haber Merkezi / Son resmi kayıtlara göre 42 bin 310 can kaybının meydana geldiği Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin üzerinden iki haftadan fazla süre geçmesine rağmen artçı sarsıntılar sürüyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 10 kentte büyük yıkıma sebep olan depremlerin meydana geldiği 6 Şubat’tan, 21 Şubat saat 20.30’a kadar bölgede 7 bin 145 sarsıntı kaydettiklerini duyurdu.

Özener, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu depremlere ilişkin grafikler de yayınladı. Özener’in paylaşımı şu şekilde:

“6 Şubat 2023 saat 04:17’de Sofalaca- Şehitkamil-Gaziantep ve 13:24’de Ekinözü-Kahramanmaraş’da meydana gelen depremlerin ardından, 21 Şubat 2023 saat 20:30 itibarıyla bölgede toplam 7145 adet deprem çözümü yapılmıştır.”

“İstanbul’da 7 yıl içinde deprem olasılığı yüzde 64”

Öte yandan Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat yaptığı açıklamada, “7 sene içerisinde yüzde 64 olasılıkla İstanbul’da 7’nin üzerinde bir deprem olacak” ifadelerini kullandı.

Haber Global’e konuşan, Doğan Kalafat’ın İstanbul depremi ile ilgili açıklaması şöyle:

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın orta kesiminde de bir deprem olabilir. Ancak Marmara Denizi kaynaklı bir olacaktır. Bunun tehlikesi bellidir. Marmara’da fay oradan geçti buradan geçti konuşmamıza gerek yok. Marmara Denizi’nin içerisinde geçen bir kol.

Bu kol 7’nin üzerinde bir deprem üretecektir. Bunun yeri bellidir ama zamanını söyleyebilmemiz mümkün değil. Yalnızca yapabileceğimiz istatiksel çalışmalardır. Bu da işte 2030’a kadar yüzde 64 olasılık, 2050’ye kadar yüzde 75 olasılık 2090 kadar yüzde 95 olasılıkla bu deprem olacaktır.”

Paylaşın

“İstanbul’da 7 Yıl İçinde Deprem Olasılığı Yüzde 64”

İstanbul depremi ile ilgili açıklama yapan yetkililer arasına Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat da katıldı. Kalafat, “İstanbul’da 2030 yılına kadar yüzde 64 olasılıkla 7’nin üzerinde bir deprem olacaktır” dedi.

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 9 saat arayla meydana gelen depremler 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. Depremlerde 40 binden fazla kişi yaşamını yitirdi, on binlerce kişi yaralandı.

Kahramanmaraş depreminin etkileri geçmemişken dün de Hatay’da 6,4 ve 5,8 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Hatay depremlerinin ardından İstanbul’da beklenen olası deprem üzerine tartışmalar ve açıklamalar arttı.

Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Doğan Kalafat yaptığı açıklamada, “7 sene içerisinde yüzde 64 olasılıkla İstanbul’da 7’nin üzerinde bir deprem olacak” ifadelerini kullandı.

‘7’nin üzerinde bir deprem’

Haber Global’e konuşan, Doğan Kalafat’ın İstanbul depremi ile ilgili açıklaması şöyle:

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın orta kesiminde de bir deprem olabilir. Ancak Marmara Denizi kaynaklı bir olacaktır. Bunun tehlikesi bellidir. Marmara’da fay oradan geçti buradan geçti konuşmamıza gerek yok. Marmara Denizi’nin içerisinde geçen bir kol.

Bu kol 7’nin üzerinde bir deprem üretecektir. Bunun yeri bellidir ama zamanını söyleyebilmemiz mümkün değil. Yalnızca yapabileceğimiz istatiksel çalışmalardır. Bu da işte 2030’a kadar yüzde 64 olasılık, 2050’ye kadar yüzde 75 olasılık 2090 kadar yüzde 95 olasılıkla bu deprem olacaktır.”

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘Ahlaksız, Namussuz, Adi’ Muhalefet Liderlerinden Tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay nerede” diyenleri hedef alarak, “Ahlaksız, namussuz, adi” sözlerine GP Lideri Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Lideri Ali Babacan tepki gösterdi.

Haber Merkezi / Babacan, “Cumhura küfreden, hakaret etmeden konuşamayan Cumhurbaşkanı mı olur?” derken, Davutoğlu,  ‘Yusuf Has Hacib’ göndermesi yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremin hasara neden olduğu kentlerden Osmaniye’ye düzenlediği ziyaretteki açıklamasında “Çıkmış biri Kızılay nerede diyor, be ahlaksız be namussuz be adi… Günde 2,5 milyon insana bu Kızılay yemeğini ulaştırıyor…” sözleri sosyal medyada tartışmalara yol açarken, siyasilerden de tepkiler gelmeye devam ediyor.

Erdoğan’ın sözlerine ilişkin isim vermeden sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yusuf Has Hacib’in “Dil, akıl ve bilginin tercümanıdır” deyişiyle gönderme yaptı.

Gelecek Partisi lideri ayrıca, “Akıl, bilgi, ahlak ve edep seviyesi sebep, küfür ve hakaret dili sonuçtur” değerlendirmesini yaptı.

“Hakaret etmeden konuşamayan Cumhurbaşkanı mı olur?”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Depremin yaralarını saracağına, depremzedelere yardım ulaştıracağına halkımıza hakaret ediyor. Cumhura küfreden, hakaret etmeden konuşamayan Cumhurbaşkanı mı olur?”

TİP’ten istifa çağrısı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) ise resmi sosyal medya hesaplarında konuşmasından bir görsel kullanarak Erdoğan’ı istifa etmeye çağırdı.

TİP Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay da, paylaştığı bir videoda, ““Çadırı bulan da kendimiz, kurmaya çalışan da kendimiz, üzerimize çökmek üzere olan binaların yanında yer bulmaya çalışan da biziz. Sizin hiçbir şey yaptığınız yok burada!” dedi.

Paylaşın

UNICEF: Depremler Türkiye ve Suriye’de 5 Milyon Çocuğu Etkiledi

Türkiye’nin güneyinde yer alan 11 ilde ve Suriye’nin kuzey bölgesinde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde 5 milyon çocuğun etkilendiği tahmin ediliyor.

Hem fiziksel hem de psikolojik açıdan etkilenen bu çocuklar nasıl koşullar altında yaşıyor, neye ihtiyaçları var?

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) depremlerin bölgede 5 milyon çocuğu etkilediğini tahmin ediyor.

DW’ye konuşan UNICEF Türkiye Çocuk Koruma Bölümü Başkanı James Gray, depremden etkilenen 5 milyon çocuktan tahminlere göre yaklaşık 2,5 milyonunun insani yardıma ihtiyaç duyduğunu söyledi ve ekledi:

“Depremin yayıldığı alan ve büyüklüğü düşünülünce kuşkusuz ihtiyaçlar çok fazla ve bu çocukları da etkiliyor. Fiziksel koşullardan evlerini kaybetmiş olmaya kadar farklı açılardan etkilendiler, psikososyal desteğe ve yaşadıkları korkunç deneyim ile baş etme konusunda yardıma ihtiyaçları var.”

UNICEF Türkiye Çocuk Koruma Bölümü Başkanı Gray, deprem bölgesindeki çocukların çoğunun çok zor fiziksel koşullar altında bulunduğuna dikkati çekerek, “Çok sayıda çocuk evlerini ve yaşadıkları çevreyi kaybetti ve bölge inanılmaz soğuk. Geceler soğuk. Çadırlarda, geçici barınaklarda ve çoğu kez sokakta uyuyorlar, çünkü evlerine dönmeye korkuyorlar” şeklinde konuştu.

Gray, bölgede giysiye, barınmaya, ısınmaya, battaniyeye, ısıtıcıya, yiyecek ve suya ihtiyaç olduğunu belirterek özellikle çocuk giysilerine ve kız çocuklarının regl dönemleri için hijyen ürünlerine acilen ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Çocuklara psikolojik destek şart

James Gray, deprem bölgesindeki çocukların psikolojik olarak desteklenmesi gerektiğine de işaret ederek, “istikrara, güvene ve ilgiye” ihtiyaçları olduğunu söyledi. Bunların kendileri için öncelikli olduğunu ifade eden Gray, her çocuğun psikososyal desteği aldığından emin olunması gerektiğini kaydetti.

Çocukların yeniden kendi rutinlerini oluşturmasının, oyun oynamasının, eğlenmesinin ve akranlarıyla, sevdikleriyle zaman geçirmesinin önemine dikkat çeken Gray, “Çocuk dostu alanlarla bunu sağlıyoruz. Bunlar çocukların giderek, kendi yaşıtlarıyla etkileşime girebilecekleri güvenli alanlar” dedi. Bu alanlarda çocuklarla çeşitli oyunlar oynandığını anlatan Gray, bunun çocuklara yaşadıkları travmayı en azından o an için unutma fırsatı verdiğini dile getirdi.

UNICEF Çocuk Koruma Bölümü Başkanı Gray, ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı düşen çocukların ailelerine yeniden dönmeleri için de büyük çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.

Yaklaşık 100 bin öğrenci diğer illere nakledildi

Türkiye’de depremin ardından çok sayıda aile bölgedeki illerden ayrılarak, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Kayseri, Konya, Mersin gibi kentlere gitti. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in verdiği bilgilere göre, depremlerden etkilenen 10 ildeki toplam 99 bin 853 öğrencinin diğer kentlere nakli yapıldı.

Uzmanlar, depremi yaşayan ancak depremin ardından oturdukları kentten ayrılan çocukların psikolojik durumuna ilişkin uyarılarda da bulunuyor.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Selen Demirtaş Zorbaz, deprem bölgesinden diğer illere nakil olan öğrencilere yönelik olarak “misafir öğrenci” veya “depremzede öğrenci” gibi ifadeler kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Derslerde çocukların ihtiyacına göre davranılması gerektiğini vurgulayan Zorbaz, “Hiçbir şey olmamış gibi konuyu hiç açmadan derslere başlamak da doğru değil” dedi.

Zorbaz, “Her çocuğun ihtiyacı biricik olabilir, hepsinin öyküsü farklıdır. İçlerinde ailesini kaybetmiş olanlar var, evini kaybetmiş olanlar var, hiçbir şey yaşamamış; ama şehir değiştirmiş olanlar var. Dolayısıyla önce onların öykülerinin öğrenilmesi, neye ihtiyacı var öğrenilmesi ve aileyle temasa geçilmesi önemli” şeklinde konuştu.

Okullarda bu çocuklara, “travma yaşamış,’ ‘yazık,’ ‘deprem yaşamış’ gibi insani duygularla değil profesyonel olarak yaklaşılması gerektiğini ifade eden Zorbaz, “Okula geldiğinde çocuk kapalı alana girmek istemeyebilir, buna saygı duyulmalı. Sınıfta oturacağı yeri çocuk seçmeli, belki cam kenarı isteyebilir. Kapıya yakın oturmak isteyebilir. Sonuçta bir deprem yaşandı ve çocuğun güven duygusu sarsıldı. Okulda kendini güvende hissedeceği alanların yaratılması çok önemlidir” dedi.

“Çocuk, travmatik anılar, görüntüler aklına geldiğinde nereye gidebileceğini bilmeli; en doğrusu psikolojik danışmanın odasına gitmesidir” diyen Zorbaz, akran desteğinin önemli olduğunu, öğretmenin sınıftan çocukların karakterlerine göre akran rehber seçip bu çocuklarla eşleştirebileceğini söyledi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: Seçim Ertelemek Darbe Yapmak Demektir

Seçim tarihiyle ilgili tartışmalar hakkındaki soruya yanıtlayan Demirtaş, “Seçimi erteleyemezler. Seçim erteleme demek darbe yapmak demektir. Darbecilere ne yapılıyorsa halk yine onu yapar, tıpkı 15 Temmuz’daki gibi halka direnme hakkı doğar” dedi ve ekledi:

“Herkes aklını başına almalı, kimse darbeciliğe özenmemeli. Seçimleri siyasi partiler yapmaz, halk yapar. Dolayısıyla seçimler halkın hakkıdır, siyasetçilerin değil. Kimse halkın hakkını ortadan kaldıramaz ya da darbeyle çalamaz.”

Demirtaş, “Bu büyük yıkımda halkın ortaya koyduğu büyük dayanışmadan sonra muhalefetin bir araya gelip ortak-tek aday çıkarması mümkün olur mu?” sorusuna, “Benim kişisel görüşüm, bu yeni durum oluştuğu gerçeğinden hareketle, tüm muhalefetin yeni bir tutumu tartışması gerektiği yönünde” yanıtını verdi.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6,5 yıldır tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, T24’ün sorularını yanıtladı.

Demirtaş, 6 Şubat depreminden sonra tutuklu olduğu sürede boyunca ilk kez tahliye başvurusunda bulunduğunu belirtti:

“Ne yazık ki biz de ilk saatlerden itibaren felaketi televizyondan izlemek zorunda kaldık. 6 Şubat sabahı kendim bir dilekçeyle mahkemeye başvuru yaptım ve geçici de olsa tahliye talep ettim. Altı buçuk yıldır ilk defa tahliye talep ediyorum ama hukuk olmadığı gibi vicdanlar da çürümüş. Binlerce tutsak felaketin acısını, kaygılarını içeriden çaresizlik içinde izlemek zorunda kaldı.

“Fakat daha ilk günden bizi rahatlatan büyük bir dayanışma başladı, her geçen gün de artarak devam etti. Depremin büyüklüğüne karşı hükümetin, devletin kılını kıpırdatamadığı gerçeği herkesi harekete geçmeye motive etti. Bu dayanışma binlerce hayatı kurtardı en önemlisi budur.”

“Bu büyük yıkımda halkın ortaya koyduğu büyük dayanışmadan sonra muhalefetin bir araya gelip ortak-tek aday çıkarması mümkün olur mu?” sorusuna Demirtaş,

“Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tüm bileşenleri ve kadroları ilk saatlerden itibaren deprem bölgelerinde, alanda çalışıyor. Henüz bir araya gelip yeni bir siyasal değerlendirme yapamadılar. Sanırım önümüzdeki günlerde toplanıp bu yeni durumu çok yönlü ele alacaklardır. Benim kişisel görüşüm, bu yeni durum oluştuğu gerçeğinden hareketle, tüm muhalefetin yeni bir tutumu tartışması gerektiği yönünde.” yanıtını verdi.

‘Seçim ertelemek darbe yapmak demektir’

Demirtaş, seçim tarihiyle ilgili tartışmalar hakkındaki soruya yanıtında şunları söyledi:

“Seçimi erteleyemezler. Seçim erteleme demek darbe yapmak demektir. Darbecilere ne yapılıyorsa halk yine onu yapar, tıpkı 15 Temmuz’daki gibi halka direnme hakkı doğar. Herkes aklını başına almalı, kimse darbeciliğe özenmemeli. Seçimleri siyasi partiler yapmaz, halk yapar. Dolayısıyla seçimler halkın hakkıdır, siyasetçilerin değil. Kimse halkın hakkını ortadan kaldıramaz ya da darbeyle çalamaz.”

Paylaşın

Bahçeli’nin “Not Aldığımız Bilinmelidir” Sözlerine Kılıçdaroğlu’ndan Tepki

MHP Lideri Bahçeli’nin, “Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir.” sözlerine CHP Lideri Kılıçdaroğlu sert tepki gösterdi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından verdiği yanıtta, “Halka, defter tutuyoruz, not ediyoruz diye tehdit savuran beceriksizler!

Şov yapmayı bırakın, geçen iki haftada depremzedelere çadır, konteyner ve mobil duş-tuvalet götüremediniz. İnsanlar soğuk yüzünden az hasarlı evlerine dönmek zorunda kaldılar. Yardımları halka ulaştırın!” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söylemişti:

“Yalan haber yayan, dedikodu çıkaran, malumat kirliliğine umut bağlayan siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkulu ve tartışmaya açıktır. Fırsatçılığın karanlığından istifade ede etiketleri arttıranlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için hareket edenler bu milletin bir ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar

Depremden Menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir.”

Paylaşın

Kahramanmaraş Merkezli Depremler: 500 Bin Aboneye Hala Elektrik Verilemiyor

Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin açıklama yapan CHP’li Akın, “Depremde evi yıkılan ya da hasar alan vatandaşlar barınma başta olmak üzere pek çok temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. 20 Şubat itibarıyla deprem bölgesinde 500 binden fazla aboneye hâlâ elektrik verilemiyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Başka bir deyişle deprem bölgesinde en az 2 milyon vatandaşımız günlerdir karanlıkta. İktidar, deprem bölgesinde elektrik ve doğalgaz faturalarının tahsilatının erteleneceğini açıkladı. İktidarın tek çözümü faturaların ertelenmesi.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı

Deprem bölgesindeki 11 ilde 500 bin aboneye elektrik verilemediğini söyleyen Ahmet Akın, açıklamada en az 2 milyon yurttaşın elektrik kesintisinden etkilendiğini belirtti.

CHP’li Akın ayrıca abonelerinin fatura borçlarının ertelenmesini eleştirerek, borçlarının silinmesi çağrısı yaptı:

“Depremde evi yıkılan ya da hasar alan vatandaşlar barınma başta olmak üzere pek çok temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. 20 Şubat itibarıyla deprem bölgesinde 500 binden fazla aboneye hâlâ elektrik verilemiyor.

Başka bir deyişle deprem bölgesinde en az 2 milyon vatandaşımız günlerdir karanlıkta. İktidar, deprem bölgesinde elektrik ve doğalgaz faturalarının tahsilatının erteleneceğini açıkladı. İktidarın tek çözümü faturaların ertelenmesi.

Depremzedeler zaten barınma başta olmak üzere pek çok dertle boğuşuyor. Fatura tahsilatının ertelenmesi evsiz kalan vatandaşların yükünü hafifletmez.

Faturaların tahsilatını ertelemek, evi yıkılan ya da hasar alan vatandaşların derdine derman olmaz. Depremzede vatandaşlarımızın doğalgaz ve elektrik faturaları ertelenmek yerine derhal silinmeli.”

AFAD açıkladı: Can kaybı 42 bin 310’a yükseldi

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde, 42 bin 310 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ’dan toplam 448 bin 18 vatandaşın tahliye edildiği bildirildi.

Bölgede AFAD, PAK, JAK, JÖAK, DİSAK, Sahil Güvenlik, DAK, Güven, İtfaiye, Tahlisiye, MEB, STK’lar ve uluslararası arama kurtarma personelinden oluşan toplam 14 bin 740 personelin görevini sürdürdüğü kaydedildi.

Ayrıca afet bölgesinde toplam 13 bin 700 aracın kullanıldığı belirtildi.

Açıklamada bölgede 301 bin 289 çadır ile 6 bin 375 konteynerin kurulumunun yapıldığı, toplamda 3 milyon 354 bin 316 battaniyenin sevk edildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 78 bin 500 kişiye ayrıca geçici barınma hizmeti sağlandığı söylendi.

Bölgede toplam 375 mobil mutfak, 86 ikram aracı, 40 mobil fırın ve 361 hizmet aracının görev yaptığı, 55 milyon 785 bin 367 sıcak yemek, 9 milyon 487 bin 845 çorba, 13 milyon 465 bin 878 kumanya ve paketli gıda, 27 milyon 59 bin 350 su, 60 milyon 377 bin 166 ekmek, 3 milyon 189 bin 954 içecek dağıtımı yapıldığı belirtildi.

Ayrıca deprem bölgesinde 497 bin 93, deprem bölgesi dışında 201 bin 151 olmak üzere toplam 698 bin 244 kişiye psikososyal destek verildiği de bildirildi.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar bugün yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından 41’i 5-6 arası, 450’si 4-5 arası büyüklükte 7 bin 242 artçı deprem yaşandığını söylemişti.

Paylaşın

AFAD Açıkladı: Can Kaybı 42 Bin 310’a Yükseldi

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde, 42 bin 310 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ’dan toplam 448 bin 18 vatandaşın tahliye edildiği bildirildi.

Bölgede AFAD, PAK, JAK, JÖAK, DİSAK, Sahil Güvenlik, DAK, Güven, İtfaiye, Tahlisiye, MEB, STK’lar ve uluslararası arama kurtarma personelinden oluşan toplam 14 bin 740 personelin görevini sürdürdüğü kaydedildi.

Ayrıca afet bölgesinde toplam 13 bin 700 aracın kullanıldığı belirtildi.

Açıklamada bölgede 301 bin 289 çadır ile 6 bin 375 konteynerin kurulumunun yapıldığı, toplamda 3 milyon 354 bin 316 battaniyenin sevk edildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 78 bin 500 kişiye ayrıca geçici barınma hizmeti sağlandığı söylendi.

Bölgede toplam 375 mobil mutfak, 86 ikram aracı, 40 mobil fırın ve 361 hizmet aracının görev yaptığı, 55 milyon 785 bin 367 sıcak yemek, 9 milyon 487 bin 845 çorba, 13 milyon 465 bin 878 kumanya ve paketli gıda, 27 milyon 59 bin 350 su, 60 milyon 377 bin 166 ekmek, 3 milyon 189 bin 954 içecek dağıtımı yapıldığı belirtildi.

Ayrıca deprem bölgesinde 497 bin 93, deprem bölgesi dışında 201 bin 151 olmak üzere toplam 698 bin 244 kişiye psikososyal destek verildiği de bildirildi.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar bugün yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından 41’i 5-6 arası, 450’si 4-5 arası büyüklükte 7 bin 242 artçı deprem yaşandığını söylemişti.

Deprem bölgesinde 500 bin aboneye hâlâ elektrik verilemiyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın deprem bölgesindeki 11 ilde 500 bin aboneye elektrik verilemediğini söyledi.

Akın, bugün yaptığı yazılı açıklamada en az 2 milyon yurttaşın elektrik kesintisinden etkilendiğini belirtti. Akın ayrıca abonelerinin fatura borçlarının ertelenmesini eleştirerek, borçlarının silinmesi çağrısı yaptı:

Depremde evi yıkılan ya da hasar alan vatandaşlar barınma başta olmak üzere pek çok temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. 20 Şubat itibarıyla deprem bölgesinde 500 binden fazla aboneye hâlâ elektrik verilemiyor. Başka bir deyişle deprem bölgesinde en az 2 milyon vatandaşımız günlerdir karanlıkta. İktidar, deprem bölgesinde elektrik ve doğalgaz faturalarının tahsilatının erteleneceğini açıkladı. İktidarın tek çözümü faturaların ertelenmesi.

Depremzedeler zaten barınma başta olmak üzere pek çok dertle boğuşuyor. Fatura tahsilatının ertelenmesi evsiz kalan vatandaşların yükünü hafifletmez. Faturaların tahsilatını ertelemek, evi yıkılan ya da hasar alan vatandaşların derdine derman olmaz. Depremzede vatandaşlarımızın doğalgaz ve elektrik faturaları ertelenmek yerine derhal silinmeli.

10 maddelik plan

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinden yeniden inşa sürecine ilişkin 10 maddelik bir plan açıkladı.

Kurum, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Afet risk durumu, zemin kalitesi çalışmalarıyla sosyolojik, demografik, kültürel yapıyı koruyarak, il yöneticileri, STK, akademisyenlerle istişare ederek, vatandaşımızı mağdur etmeden yeni yerleşim yerlerimizi belirliyoruz. İhya ve inşa sürecinde yol haritamız netleşiyor.” dedi.

Kurum’un paylaşımında sıralanan 10 madde şöyle:

– Yerleşime açılacak alanlarda tüm afet risklerinin tespiti yapılacak. Morfolojik, jeolojik, jeofizik, jeoteknik, hidrojeolojik, sismotektonik arazi kullanımı incelenecek.

– Zeminin depreme dayanıklılığını ortaya koyan mikro-bölgeleme ve jeolojik etüt çalışmaları devam edecek.

– Eski yerleşim alanlarının zemin incelemelerine göre, imar kısıtlaması, bina yoğunluğunda azaltım dahil seçenekler değerlendirilecek.

– Sağlam zemin için sıvılaşmanın olmayacağı yerler belirlenecek.

– Fay hatlarına mesafe hesaplanacak.

– Dirençli şehirler için ‘ovadan dağlara doğru yerleşim modeli’ üzerinde durulacak.

– Radye temel tünel kalıp sistemi tüm yapılarda uygulanacak.

– Şehrin kültürüne, sanatına, doğal ve tarihi dokusuna, sosyolojisine, demografik yapısına uygun şekilde tasarlanacak.

– İki ay içerisinde TOKİ eliyle 200 bin konutun inşasına başlanacak. Konutların hiçbiri zemin artı 3-4 katı geçmeyecek.

– Sürecin her aşamasında üniversiteler, bilim insanları, mühendis, mimar, şehir planlamacıları olacak.

Provokatif paylaşım yapan 131 şüpheliden 25’i tutuklandı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medyada depremle ilgili “provokasyon yaptığı” şüphesiyle 874 hesap yöneticisinden 541’i hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Buna göre 131 şüpheliden 25’i tutuklandı.

Açıklamaya göre depremzedelere yardım yapmak isteyenlerin iyi niyetlerini suistimal etmek amacıyla oluşturulduğu belirlenen ve “oltalama” dolandırıcılığına yönelik hazırlanan 76 internet sitesinin kapatılması sağlandı.

Resmi kurumların adını kullanarak veya taklit ederek vatandaşlardan para talep eden 15 sosyal medya hesabıyla ilgili gerekli işlemler yapıldı.

“Deprem yardımı” teması kullanılarak para yatırılması talep edilen 6 kripto varlık cüzdanı da donduruldu.

61 avukattan Erdoğan ve bakanlar hakkında suç duyurusu

Halkçı Hukukçular’ın çağrısıyla bir araya gelen hukukçular, depremle ilgili olarak AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bakanlar, depremin yaşandığı kentlerin valileri ile belediye başkanları, GSM operatörleri, müteahhitler ve yapı denetim bürolarının sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Hukukçular, cumhurbaşkanı, bakanlar, valiler, belediye başkanları ve diğer isimler hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılmasını talep etti.

11 suçlama

Hukukçular dilekçede şu suçlamalara yer verdi:

“Olası kastla birden fazla insanın öldürülmesine ve yaralanmasına neden olma”, “bilinçli taksirle öldürme”, “denetim görevinin ihmali, “görevi kötüye kullanma”, “tehdit”, “hakaret”, “haberleşmenin engellenmesi”, “yardım veya bildirim yükümlüğünün yerine getirilmemesi”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme.”

Erdoğan’ın “Bunlar kader planının içerisinde olan şeyler” açıklaması hatırlatılan dilekçede, “Ülkemizin yüzleştiği her acıda halk, devletin yerine getiremediği sorumlulukları kendi yetersiz imkanları ile yerine getirmek zorunda bırakılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kaderciliğe sığınmaktadır” denildi.

Paylaşın