HDP Eş Genel Başkan Sancar: Gün Ortak Mücadeleyi Büyütme Günüdür

Muhalefete çağrı yapan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Bu kapsamda tüm toplumsal ve siyasal muhalefeti umudu büyütmek için demokrasi, adalet ve özgürlük hedefleri etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. Bu ülke geçtiğimiz yüzyıl içinde gece yarısı operasyonlarıyla iktidarı kurtarma ve düzeni koruma manevralarını defalarca yaşamıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “O nedenle halkların demokratik iradesine sahip çıkmak, katılımcı ve müzakereci bir demokrasi anlayışını geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Türkiye halklarının gönlü rahat olsun; bizler buradayız, hep birlikte değiştireceğiz ve hep birlikte kazanacağız. Gün, umudu ve ortak mücadeleyi daha da büyütme günüdür.

Sancar, konuşmasının devamında, “HDP bu konuda üzerine düşen bütün sorumlulukların farkındadır. Bu sorumlulukları yerine getirecek birikime, iradeye ve kararlılığa sahiptir. Kimsenin herhangi bir şekilde güvensizliğe, umutsuzluğa kapılmasına yer yok, gerek yok. Buradayız, hep birlikte yürüyeceğiz, hep birlikte değiştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) olağanüstü toplandı. Maraş merkezli deprem ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin değerlendirildiği toplantının ardından Eş Genel Başkan Mithat Sancar’ın parti genel merkezinde açıklama yaptı.

Son siyasi gelişmelere değinen Sancar’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Öncelikle şunu vurgulayalım ki 6 Şubat’ta 10 kentimiz ile milyonlarca insanımızı ağır bir şekilde etkileyen Maraş merkezli depremin sonuçları tüm sarsıcılığıyla devam etmektedir. Deprem bölgesinde yaşayan insanlarımızın gündelik temel ihtiyaçları tam olarak karşılanmamaktadır.

Bu vesileyle bir kez daha toplumu depremzedeler ile uzun süreli dayanışmaya devam ediyoruz. Parti olarak dayanışmayı sürekli kılacak çalışmalara devam ettiğimizi ve edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.

“Yıkımın acısını unutturmayacağız”

Hem acıları paylaşmak hem de gelecekte yeni acılar yaşanmaması için alınacak önlemlerin takipçisiyiz ve öznesiyiz. İktidarın yaşanan bu yıkımdaki asli sorumluluğunu asla unutmayacağız, unutturmayacağız.

Türkiye halkları bu büyük felaketi ekonomik, siyasi ve toplumsal krizlerle içe içe yaşamaktadır. Bu çoklu kriz yaşanırken, sorumlu ve ilkesel siyasi anlayışımızın gereği olarak bir taraftan depremin yaralarını sarmaya odaklandık ama eş zamanlı olarak seçim endeksli güncel siyasi gelişmelere dair yetkili kurullarımız da çalışmaya devam etti.

“Halkların ihtiyacının farkındayız”

Türkiye siyasetinde son günlerde yaşanan gelişmeleri gözeterek çalışmaları sürdürmenin, halkların demokratik ve ortak geleceğinin inşa edilmesinde hayati önemde olduğunun farkındayız.

Kimsenin kuşkusu olmasın; HDP olarak alacağımız sorumlu kararlar Türkiye halklarının demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük ve barış hasretini ve ihtiyacını karşılamayı hedeflemektedir.

85 milyonun tamamına kazandıracak bir anlayışla harekete geçiyoruz. Hep birlikte kazanmak için birliği ve beraberliği artırmak ve en geniş demokrasi ittifakı sağlamak yaklaşımı yönündeki politikalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Toplumsal uzlaşı, özgür siyaset ve evrensel insanlık değerlerini ve demokrasi ve hukuk ilkelerini esas alarak Üçüncü Yol mücadelemizi büyütüyoruz. Siyasi ayak oyunlarını değil politik ilkeleri önceleyen bir gelecek tahayyülüne sahibiz.

“Çözüm; milyonların buluşması”

Türkiye’nin demokratik, özgür, refah ve barış içinde geleceğini inşa etmenin yolu çoğulcu siyaseti hakim kılarak çoklu krizlere son vermektir. Demokratik Cumhuriyete ulaşmak da mevcut iktidar güçleriyle veya onu ikame etmek isteyen restorasyon savunucularıyla değil demokrasi, adalet ve özgürlük diyen milyonlarla buluşmakla mümkündür.

Tüm Türkiye halklarına da çağrımız budur. Çözüm; bütün bu anlayışların buluştuğu, halkların, emekçilerin, gençlerin, tüm ezilenlerin ve dışlananların, kimliklerin ve inançların ortak çıkarını esas alan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın hedeflediği en geniş demokratik mücadele ve irade ortaklığıdır.

“HDP üzerine düşen sorumluluğun farkında”

Bu kapsamda tüm toplumsal ve siyasal muhalefeti umudu büyütmek için demokrasi, adalet ve özgürlük hedefleri etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. Bu ülke geçtiğimiz yüzyıl içinde gece yarısı operasyonlarıyla iktidarı kurtarma ve düzeni koruma manevralarını defalarca yaşamıştır.

O nedenle halkların demokratik iradesine sahip çıkmak, katılımcı ve müzakereci bir demokrasi anlayışını geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Türkiye halklarının gönlü rahat olsun; bizler buradayız, hep birlikte değiştireceğiz ve hep birlikte kazanacağız. Gün, umudu ve ortak mücadeleyi daha da büyütme günüdür.

HDP bu konuda üzerine düşen bütün sorumlulukların farkındadır. Bu sorumlulukları yerine getirecek birikime, iradeye ve kararlılığa sahiptir. Kimsenin herhangi bir şekilde güvensizliğe, umutsuzluğa kapılmasına yer yok, gerek yok. Buradayız, hep birlikte yürüyeceğiz, hep birlikte değiştireceğiz.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “Altılı Masa” Yorumu: Oturdular, Konuştular, Dağıldılar

Altılı Masa’da gelinen duruma dair ilk değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Bunun böyle olacağını bundan aylar önce söylemiştik. Oturdular, konuştular, dağılırlar demiştim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında “AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak onlar ne der ne yapar, nasıl adım atar, böyle bir durumumuz yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kısıklı’daki konutundan Vahdettin Köşkü’ne giderken gazetecilerin sorularına yanıtladı. Altılı Masa konusunda değerlendirmede bulunan Erdoğan, çok uzun bir aradan sonra ilk kez aracının yanına gazetecilerin giderek kendisine mikrofon tutmasına izin verdi.

Erdoğan açıklamasında “Yere dökülen taşları toplamak gibi bir derdimiz yok. Çünkü biz bunun böyle olacağını hatırlayın bundan aylarca önce söylemiştik. İranlıların o meşhur atasözüyle, ‘Oturdular, konuştular ve dağıldırlar’ demiştik. Öyle oldu mu şu anda? oldu. Bakın biz can derdindeyiz, bunlar mal derdinde.

Bu dağılmanın olduğu anda biz neredeydik? Dolmabahçe’de biz 110 kadar ilim adamıyla, partimizin yetkili bu konudaki bakanlarıyla, toplantı halindeydik. Çünkü biz can derdindeyiz. Türkiye’de bir deprem olayı var. Felaketlerin felaketi bir durum var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında ayrıca kendilerinin Cumhur ittifakı olarak yol haritaları üzerinde yollarına devam edeceklerini de söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ak Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak onlar ne der, ne yapar nasıl adım atar böyle bir durumumuz yok. Biz zaten Cumhur İttifakı olarak hedefimizi belirledik, yolumuzu belirledik ve şu anda bütün çalışmalarımızı da bunun üzerine yapıyoruz. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar biz, planımız üzerinden yol haritamız üzerinden çalışmalara devam ediyoruz” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Altılı Masa’da cumhurbaşkanı adaylığında yaşanan uzlaşmazlığın ardından İYİ Parti masadan kalktı. Meral Akşener yaptığı açıklamada “İYİ Parti kıskaca alındı, tercihe zorlandı. Ölüm ile sıtma arasında bırakıldı. Karşımıza kim dikilirse dikilsin, bizim itirazımız dün de aynıydı bugün de aynı” dedi.

Akşener, adaylık konusunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi.

Paylaşın

İYİ Parti’de İlk Milletvekili İstifası

Meral Akşener’in CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı çıkmasından sonra İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Bu istifayla birlikte İYİ Parti’nin parlamentodaki sandalye sayısı 36’ya geriledi.

Ayhan Altıntaş, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Son siyasi gelişmeler ışığında, gördüğüm lüzum üzerine İYİ Partiden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla duyururum.” ifadelerini kullandı.

Ayhan Altıntaş kimdir?

Ayhan Altıntaş, 29 Mart 1958’de Yozgat’ta doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesinden Elektrik ve Elektronik Mühendisi derecesini 1979 yılında ve Yüksek Mühendis derecesini de 1981 yılında aldı. Doktorasını Ohio State University’de 1986 yılında tamamladı.

Avustralya Milli Üniversitesinde çalıştıktan sonra 1988 yılında Yardımcı Doç. Dr.olarak İD Bilkent Üniversitesinde akademisyenliğe başladı. 1990 yılında doçent, 1996 yılında ise profesör oldu. Japonya Tokyo Teknoloji Enstitüsünde, Almanya Münih Teknik Üniversitesinde, Kanada Concordia Üniversitesinde profesör olarak bulundu.

Bilkent Üniversitesinde 6 yıl Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanlığı, 3 yıl Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanlığı yaptı. Bilkent bünyesinde kurulan İletişim ve Spektrum Yönetimi Araştırma Merkezinin Direktörü olarak görev aldı.

IEEE Kıdemli Üyesi, URSI (Uluslararası Radyo Bilimcileri Birliği) Fellow,Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi, Mühendislik Eğitim Kurumları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) ve Türk Zeka Vakfı Üyesidir.

Ayhan Altıntaş, evli ve iki çocuk babasıdır.

Ödülleri: Ohio State University ElectrorScience Laboratory 1986 yılı En İyi Doktora Tezi Ödülü, 1991 IEEE(Institute of Electrical and Electronics Engineers) En İyi Danışman Ödülü, IEEE Üçüncü Milenyum Madalyası, ODTÜ Parlar Vakfı Araştırma Ödülü, 1996 TÜBİTAK Araştırma Teşvik Ödülü.

Paylaşın

Demirtaş Seçmene Seslendi: Hep Birlikte Kazanacağız

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Bir de HDP’ye kulak verin. Çözüm birlikte, beraberlikte, güçlü demokraside. Hep birlikte kazanacağız. Dünden daha fazla birlik olacağız, daha sıkı sarılacağız birbirimize. Sen ben yok, BİZ varız ve birlikte başaracağız” dedi ve ekledi:

“Merak etmeyin, liderlerin de sadece bir oyu var, aynen sizin gibi. Mühür sizin elinizde. Güzel yarınlar sizin elinizde. Siz halksınız. İnandığınız yolda yürüyün, liderler sizin arkanızdan gelsin.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçardaroğlu’nun cumhurbaşkanı  adaylığını kabul etmeyerek Altılı Masa’dan (Millet İttifakı) ayrılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Sosyal medya hesabından avukatları aracılığıyla paylaşım yapan Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın bugün yaptığı açıklamayı alıntıladı ve “Bir de HDP’ye kulak verin. Çözüm birlikte, beraberlikte, güçlü demokraside.

“Hep birlikte kazanacağız. Dünden daha fazla birlik olacağız, daha sıkı sarılacağız birbirimize. Sen ben yok, BİZ varız ve birlikte başaracağız.

Merak etmeyin, liderlerin de sadece bir oyu var, aynen sizin gibi. Mühür sizin elinizde. Güzel yarınlar sizin elinizde. Siz halksınız. İnandığınız yolda yürüyün, liderler sizin arkanızdan gelsin” dedi.

Mithat Sancar ne demişti?

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, bugün yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından sonra özetle şöyle dedi:

Ülkenin ve toplumun geleceği tekçi, otoriter, talancı, demokrasi ve hukuktan yoksun bugünkü baskıcı sistemin değiştirilmesi ile aydınlığa ulaşır. Şahısları, makam paylaşımlarını, siyasi ayak oyunlarını değil politik ilkeleri ve halka karşı sorumluluğu önceleyen her türlü gelecek tahayyülüne sahibiz ve demokratik siyaseti başarıya ulaştırma konusunda kararlıyız.

Türkiye’nin demokratik, özgür, refah ve barış içinde geleceğini inşa etmenin yolu çoğulcu siyaseti hâkim kılarak çoklu krizlere son vermektir. Demokratik Cumhuriyet’e ulaşmak, mevcut iktidar güçleriyle veya onu ikame etmek isteyen restorasyon savunucularıyla değil, demokrasi, adalet ve özgürlük diyen milyonlarla buluşarak mümkündür. Tüm Türkiye halklarına da çağrımız budur.”

Paylaşın

“Meral Akşener Siyasal Köklerine Uygun Davranmayı Seçti”

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, “Meral Hanım ve partideki kimi elitler partinin merkez sağda konumlanmasını isterken, özellikle MHP tabanından gelenlerin de Kemal Beyin adaylığına karşı bir duruşu vardı. Bunun sebebi de MHP’nin sembolik değerlerinden taviz verileceği yönünde bir okumaydı. Yani MHP’den gelen parti elitleri tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek verilmesi kendilerini inkar etme gibi okunurdu, bunu kabul edemediler.” şeklinde konuştu.

İYİ Parti’nin MHP’den gelen bir seçmen tabanı olduğunu hatırlatan Tosun, “Ve bu kitlenin de eli Kemal Bey’e oy vermeye gitmeyecekti. Bir sorgulama vardı. Sayın Akşener bu hassasiyetleri hep gördü, ikircikli bir durumda kaldı. Aday gösterirsek belki kazanırız ama partiyi kaybederiz dedi. Ve sonunda siyasal köklerine uygun davranmayı seçti.” değerlendirmesinde bulundu.

Euronews’ten Dilek Gül’e konuşan Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, Akşener’in belediye başkanlarına yaptığı çağrının karşılık bulmayacağına inanıyor. Tosun, Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı duruşunda partisinin tabanından gelen taleplerin etkili olduğunu düşünüyor.

Tosun, “Meral Hanım ve partideki kimi elitler partinin merkez sağda konumlanmasını isterken, özellikle MHP tabanından gelenlerin de Kemal Beyin adaylığına karşı bir duruşu vardı. Bunun sebebi de MHP’nin sembolik değerlerinden taviz verileceği yönünde bir okumaydı. Yani MHP’den gelen parti elitleri tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek verilmesi kendilerini inkar etme gibi okunurdu, bunu kabul edemediler.” şeklinde konuştu.

İYİ Parti’nin MHP’den gelen bir seçmen tabanı olduğunu hatırlatan Tosun, “Ve bu kitlenin de eli Kemal Bey’e oy vermeye gitmeyecekti. Bir sorgulama vardı. Sayın Akşener bu hassasiyetleri hep gördü, ikircikli bir durumda kaldı. Aday gösterirsek belki kazanırız ama partiyi kaybederiz dedi. Ve sonunda siyasal köklerine uygun davranmayı seçti.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Tosun, Akşener’in göremediği bir gerçek olduğunu vurguluyor: “İYİ Parti sadece MHP’den devralınan bir kitleden oluşmuyor, daha önce CHP’ye oy vermiş, laik, seküler ve kıyı bölgelerinde yaşayan bir kitle de var.”

‘Seçimi Twitter tepkilerinden okumak yanlış’

Akşener İYİ Parti Genel İdare Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, partisinin aday olarak göstermek istediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a çağrıda bulunmuş, “Milletimiz bugün çok kritik bir kırılmanın eşiğinde sizi göreve çağırıyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Tosun’a göre Akşener’in bu çağrısı karşılık bulamayacak: “Meral Hanım her ne kadar belediye başkanlarına çağrıda bulunsa da ben ikisinin de kesinlikle aday olacağını düşünmüyorum”.

Akşener’in Yavaş ve İmamoğlu’nun anketlerde Kemal Kılıçdaroğlu’ndan daha avantajlı olduklarına ilişkin açıklamalarına de değinen Tosun, “Önümüzdeki seçim sonucunu sadece Twitter tepkilerinden okumak yanlış, sonucu tayin edecek olan derin Türkiye. Yani Türkiye’nin ortalama seçmeni. O da Facebook ve TikTok’ta… Bence Meral Hanım’ın bu şekildeki tepkisi bu kitle tarafından haksızlık olarak okunacak” dedi.

Altılı Masa’daki bu çıkmazı AK Parti açısından da değerlendiren Tosun, “Parçalanmış bir siyaset vardı ve bu sürer mi yoksa buradan AK Parti’ye bir yönelim olur mu göreceğiz. Burada Sayın Erdoğan’ın marifeti ve nasıl pozisyon alacağı belirleyici olacak.” şeklinde konuştu.

Paylaşın

İYİ Parti Masadan Kalkarak “İntihar Etti”

İYİ Parti Lideri Akşener’in CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığına karşı çıkarak Altılı Masa’dan ayrıldığına yönelik açıklamasında kullandığı dili yadırgadığını söyleyen Bekir Ağırdır, bu sonuçla İYİ Partinin siyaseten “intihar ettiği”ni belirtti.

Ağırdır, Altılı Masa’dan İYİ Parti’nin çekilmesine karşın seçmenin üçte ikisinin Erdoğan karşısındaki adaya oy vereceğini söyledi.

T24 yazarı ve KONDA Araştırma kurucusu Bekir Ağırdır, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığına karşı çıkarak Altılı Masa’dan ayrıldığına yönelik açıklamasında kullandığı dili yadırgadığını söyledi.

Ağırdır, bu sonuçla İYİ Partinin siyaseten “intihar ettiği”ni değerlendirdi. Altılı Masa’dan İYİ Parti’nin çekilmesine karşın seçmenin üçte ikisinin Erdoğan karşısındaki adaya oy vereceğini söyledi.

“Bu sattten sonra Meral Hanımın aday olmaktan başka çaresi yok”

T24 editörü Candan Yıldız’ın sunduğu canlı yayına katılarak Yıldız ve T24 yazarı Murat Sabuncu’nun Meral Akşener’in açıklamalarına ilişkin soruları yanıtlayarak gündemi değerlendirdi. Ağırdır’ın Akşener’in çıkışı ve İYİ Parti’nin kararı sonrasında ortaya çıkan durumla ilgili tespitleri şöyle: .

– Akşener’in artık aday olmaktan başka çaresi yok.

– Akşener ve İYİ Parti 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde alınan oya ulaşamazlar.

– İkinci tura Kılıçadaroğlu ve Erdoğan kalacak.

– Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş Akşener’in çağrısına karşılık vermeyecek.

– Meral Akşener kötü bir liderlik sınavı veriyor.

Seçmen partiyi izlemeyecek

İYİ Parti’nin “intihar ettiğini” söyleyen Ağırdır, partinin “sosyolojik tabanı ile örgütsel dokusu arasındaki bariz fark”ı giderme çabasındaki Meral Akşener’in “seküler dünyanın içinde olan sol fikriyata yakın durmayan, kendilerince milliyetçi ya da daha geleneksel değerleri olan ama dindarlığı baskın olmayan, ama seküler dünyada da yüzü muasır medeniyet olarak batıya dönük kentli seçmen” ile “örgütsel dokusu”nu oluşturan “MHP’den gelen ülkücüler” arasında kaldığını söyledi.

Ağırdır “Meral Hanım bu örgütsel dokunun aklıyla hareket ediyor olabilir ama seçmeni yüzde 12-13 oy, o seçmenin 3’te 2’si Meral Hanım ve o kadroyla hareket etmeyecek. Tayyip Erdoğan karşısında kim varsa, oraya oy verecek. Meral Hanım ya da İYİ Parti hangi adresi gösterirse göstersin” dedi.

Ağırdır, İYİ Parti’nin bu pozisyonu alması halinde o seçmenin “en az yarısı ya da önemli bir kesimi[nin] orada durmayaca[ğını]” ileri sürdü, ve yönetimin tutumunu bu nedenle “intihar” olarak değerlendirdiğini söyledi.

Ağırdır süreçte duygusal bir boyutun da olabileceğini söyledi: “Bir takım duygusal meseleleri var, anlayabiliyorum hak vermesem de. İstanbul’da İmamoğlu’nun kazandığı, Altılı Masa’nın ‘HDP ile işbirliği yapmıyor’ baskılarına karşılık, ‘Benim de başkanım Ekrem Bey, benim oyumla seçildi’ derken; onun da onore edilme ihtiyacı beklentisi; bunu anlıyoruz. Evet ama bu duygu hali eğer bütün siyasi tarzını ele geçiriyorsa, o zaman yapacak bir şey yok. Hakikaten intihar etti demek lazım.”

Meral Akşener’in tutumu açıklanamaz

Meral Akşener’in Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a yaptığı adaylık çağrısın karşılık bulmayacağını düşünen Ağırdır, “Ekrem Bey’in de Mansur Bey’in de […] bir fikri yakınlık içinde olsalar bile […] bu tavırla ve bu biçimde bir ayrılışla yan yana duracağını san[madığını] söyledi.

Ağırıdr, örgütsel doku ve kurumsal akıl açısından “bir arada durmakta zorlana[cağını]” değerlendirdiği altı partinin liderlerinin buna karşın birbirlerine olan yüksek güveni dolayısıyla “paradoksal bir biçimde lider oligarşisi ilk defa işe yaraya[bilecek olduğunu]” söyledi.

Buna karşılık Akşener’in “bu tarzını gerçekten izah edemiyorum, anlayamıyorum” diyen Bekir Ağırdır “Bir başka durum olması gerektiği” kanısında. “Bu kadar duygusallığa ve örgütün basıncına teslim ise, bu basınç daha önce de vardı, 6 ay önce de vardı 12 ay önce de vardı” diyor.

“Meral Hanım kötü bir liderlik sınavı veriyor”

KONDA kurucusu, Akşener’in “yalnızca bu kararıyla değil […] böyle bir meseleyi bu noktaya gelene kadar bekleyerek […] bu noktaya gelene kadar yönetem[eyerek] çok kötü bir [liderlik sınavı ver[diğini]” söyledi. “Mesele de şu ki, İYİ Parti’nin anketelerde o oy oranını görme ihtimali yoktur” diye ekledi.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Mansur Yavaş Ve Ekrem İmamoğlu’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na Destek Mesajı

İYİ Parti Lideri Akşener’in adaylık konusunda çağrı yaptığı CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medyadan açıklama yaparak, partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaorğlu’na destek verdiler.

Haber Merkezi / ABB Başkanı Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir.” dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur” ifadelerini kullandı.

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu: Dayatma Değil İstişare Var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Meselemiz tek kişinin iradesinin hâkim olduğu ucube sistemin mantığını benimseyerek cumhurbaşkanlığı makamını asla bir isme endekslemek değildir. Cumhurbaşkanı adayımız kazandığında, hiçbir toplum kesiminin “biz kaybettik” hissine sahip olmayacağı bir ortak akıl ve yönetişim kültürü egemen olacaktır.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çıkışının ardından yazılı açıklama yaptı. Davutoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Gelecek Partisi olarak bizim için Millet İttifakı bir kişinin cumhurbaşkanlığı, bir partinin iktidarı ya da partilerin grubunun koalisyonu değil, gücünü derin millet vicdanından, 200 yıllık siyasi tarih birikiminden ve tecrübesinden olan bir toplumsal barış projesidir. İktidarın kutuplaştırma stratejisine meydan okuyan, milletimize büyük umut kaynağı olan bu toplumsal barış projesinin aynı kararlılıkla devamı ve başarısı her türlü siyasi hesabın üstündedir.

Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur. Meselemiz tek kişinin iradesinin hâkim olduğu ucube sistemin mantığını benimseyerek cumhurbaşkanlığı makamını asla bir isme endekslemek değildir. Cumhurbaşkanı adayımız kazandığında, hiçbir toplum kesiminin “biz kaybettik” hissine sahip olmayacağı bir ortak akıl ve yönetişim kültürü egemen olacaktır.

Bu kararlılıkla Gelecek Partisi’nin bugüne kadar attığı tüm imzaların arkasında durarak yoluna devam edeceğini vurgular, bu zorlu süreçte omuz omuza emek vermiş herkesi aklıselim içinde davranmaya davet ederim. Milletimiz büyük bir felaketin acısını yaşarken tarihi sorumluluğumuzun bir gereği olarak hiçbir siyasi ikbal düşüncesi içinde olmaksızın yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Paylaşın

DEVA Partisi: Var Gücümüzle Çalışmaya Devam Edeceğiz

DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “DEVA Partisi olarak, ilk günden itibaren samimiyet ve gayret ile elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyduk. Bu iş birliğinin başarılı olmasının; ekonomik krizin derinliğinde boğulan, adalete susamış, onurlu bir şekilde yaşama hakkı elinden alınmış, ağır bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalmış halkımızın rahat bir nefes alabilmesinin yegâne yolu olduğu inancıyla hareket ettik.

Haber Merkezi / Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ali Babacan liderliğindeki Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayınladı. DEVA Partisi’nin açıklaması şöyle:

12 Şubat 2022 tarihinden bu yana altı siyasi parti olarak, karşılıklı anlayış içinde özgürlükçü demokratik bir hukuk devleti inşa etme hedefiyle önemli adımlar attık. Tüm süreç boyunca yürüttüğümüz çalışmaları; milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getireceği inancıyla ortak akıl, istişare ve uzlaşma ile sürdürdük.

En önemlisi de çalışmalarımızı, katılımcılık ve demokrasi kültürünün bir gereği olarak altı siyasi partinin tam mutabakatının esas alındığı bir zemin üzerinde yürüttük. Hiçbir siyasi parti, politik duruşunun ve parti tabanlarının kabul etmeyeceği bir tutuma zorlanmadı. Karşılıklı saygıyı esas alan böyle bir çalışma usulünde tabiatı gereği dayatma söz konusu olmayacağı açıktır. Nezaketi ve hakikati yansıtmayan ve sağduyuya dayanmayan, itham edici açıklamalar doğru olmamıştır.

DEVA Partisi olarak, ilk günden itibaren samimiyet ve gayret ile elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyduk. Bu iş birliğinin başarılı olmasının; ekonomik krizin derinliğinde boğulan, adalete susamış, onurlu bir şekilde yaşama hakkı elinden alınmış, ağır bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalmış halkımızın rahat bir nefes alabilmesinin yegâne yolu olduğu inancıyla hareket ettik.

Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

“Biz Ülkeyi Siyasal Operasyonlarla Yönetmeye Talip Olmayacağız”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajda, “Biz ülkeyi siyasal operasyonlarla yönetmeye talip olmayacağız, hepimizin sorumluluğu var ve sorumlu davranacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bana gelince, ben bu saatten sonra değişmem. Ben birleştiririm, birleştirmeye de devam edeceğim. Sofra büyümek zorunda. Bunu da kimse durduramaz. Bu sofrada siyasi oyunların, nezaketsizliğin, Erdoğan dilinin yerinin olmaması gerektirdi. Bu sofraya oturanlar böyle oturdu, kalkan da ancak bu sebepten kalkacaktır.”

Kılıçdaroğlu, mesajının devamında, “Umudum, niçin bir araya geldiğimizin farkındalığıyla sakin olmamız… Ben ve partim herhangi bir gerginliğe izin vermeyeceğiz, alet olmayacağız. Biz sorumlu davranmaya devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayacağız. Türkiye’nin tüm vatandaşları bu sofraya davetli olacak. Halkımız kaygılanmasın. Biz her şekilde Erdoğan’ı da Erdoğan’ın propaganda makinasını da yeneriz, yeneceğiz.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından videolu bir mesaj paylaştı. Kılıçdaroğlu, “Soframızı büyütmeye devam edeceğiz. Sabırla…” notuyla paylaştığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Biz bu yola çıkarken hep Halil İbrahim sofrasından bahsettik. Çünkü bu sofraya bu ülkenin tüm renklerini davet etmemiz gerekir dedim. Türkiye’nin bütün renklerini birleştire birleştire kazanmak için yola çıktık.

Bu sofraya ‘o oturmasın, bu oturmasın’ diyerek bu ülkeyi toparlayamayız. Birilerini hor görerek, göz ardı ederek Türkiye’yi değiştiremeyiz. Bu Türkiye’yi 20 senedir yaşıyoruz zaten. ‘Erdoğan gitsin, ama Erdoğanizm gelsin’ bu da olmaz. Tarihi sorumluluğumuz var bizim. İttifakımızın diğer ortakları medyaya çıkıp hakaretler etmiyor. İttifaka zarar veren demeçler hiç vermiyor. Hiçbirinin ittifak içinden oy devşirmeye çalıştığını da görmedim.

Biz ülkeyi siyasal operasyonlarla yönetmeye talip olmayacağız, hepimizin sorumluluğu var ve sorumlu davranacağız.

Bana gelince, ben bu saatten sonra değişmem. Ben birleştiririm, birleştirmeye de devam edeceğim. Sofra büyümek zorunda. Bunu da kimse durduramaz. Bu sofrada siyasi oyunların, nezaketsizliğin, Erdoğan dilinin yerinin olmaması gerektirdi. Bu sofraya oturanlar böyle oturdu, kalkan da ancak bu sebepten kalkacaktır.

Umudum, niçin bir araya geldiğimizin farkındalığıyla sakin olmamız… Ben ve partim herhangi bir gerginliğe izin vermeyeceğiz, alet olmayacağız. Biz sorumlu davranmaya devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayacağız. Türkiye’nin tüm vatandaşları bu sofraya davetli olacak.

Halkımız kaygılanmasın. Biz her şekilde Erdoğan’ı da Erdoğan’ın propaganda makinasını da yeneriz, yeneceğiz.”

Paylaşın