Genç Seçmenlerin Yüzde 45’i Kendini Solda Tanımlıyor

“Sağ-sol ekseninde Türkiye’de kendini nerede görüyorsunuz” sorusu yöneltilen, ilk defa oy kullanacak gençlerin yüzde 45’i kendini solda tanımlıyor. Türkiye’de de bu oran yaklaşık olarak yüzde 35 bandında.

İlk kez oy kullanacak seçmenin sayısı 6,5 milyon. Gençlerin oransal olarak en fazla olduğu iller sırasıyla Şırnak, Hakkari, Siirt ve Ağrı. Muğla, Ordu, Balıkesir, İzmir ve Bursa ise gençlerin oransal olarak en az olduğu kentler.

14 Mayıs yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde yaklaşık 6,5 milyon genç ilk kez oy kullanacak.

Seçimlerin kaderini etkileyebilecek sayıdan dolayı gençlerin tavırı, beklentileri, parti ve düşünce kuruluşlarının ilgisini çekiyor.

Bunun için toplantılar yapılıyor, araştırmalar gerçekleştiriliyor ve raporlar hazırlanıyor.

Türkiye Sosyal Ekonomik ve Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) 18 Mart’ta gençlerin odağında olduğu bir toplantı gerçekleştirdi.

Atölye çalışması tarzında gerçekleştirilen buluşmada yapılacak seçimde ilk kez oy kullanacak gençlerin siyasi partilerden sosyal, ekonomik ve siyasal beklentileri saptanması amaçlandı.

Siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden gençlerle araştırmacılar ve bilim insanlarının davetli olduğu toplantıda kamuoyu araştırma şirketi KONDA’nın ilk kez oy kullanacak genç seçmenlere yönelik araştırma sonuçları da ele alındı.

Toplantıda paylaşılan bilgi ve değerlendirmelere dair rapor geçen günlerde paylaşıldı.

İlk kez oy kullanacak genç seçmenler en çok Güneydoğu illerinde

Rapora göre ilk kez oy kullanacak seçmenin sayısı 6,5 milyon.

Gençlerin oransal olarak en fazla olduğu iller sırasıyla Şırnak, Hakkari, Siirt ve Ağrı. Muğla, Ordu, Balıkesir, İzmir ve Bursa ise gençlerin oransal olarak en az olduğu kentler.

İstanbul’da 1 milyon 166 bin, İzmir’de 285 bin ve Ankara’da 176 bin genç seçmen ilk kez oy kullanacak.

Rapordaki verilere göre ilk kez oy kullanacak seçmen kitlesi, en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ikamet ediyor.

Yüzde 18’i kendini sıklıkla yalnız hissediyor

Raporda gençlere dair farklı başlıklardaki araştırma sonuçlarına dair bilgilere de yer verildi.

Buna göre gençlere “Kendinizi ne sıklıkta yalnız hissediyorsunuz?” diye sorulduğunda, ilk kez oy kullanacak seçmenin yüzde 18’i “sıklıkla” cevabını veriyor. Türkiye’nin yarıya yakını ise bu soruyu “bazen”, ‘”ara sıra” ve “her zaman” cevaplıyor.

“Sıklıkla” ve “her zaman” diyenlerin oranı yüzde11 iken, bu oran ilk kez oy kullanacak seçmenlerde yüzde 18’e ulaşıyor. Yani ilk kez oy kullanacak her 5 seçmenden 1’i kendini “her zaman” ya da “sıklıkla” yalnız hissediyor.

Yarısından fazlası hayatından memnun değil

İlk kez oy kullanacak seçmenin hayat memnuniyeti Türkiye geneline göre daha düşük. Hayatından hiç memnun olmadığını belirten gençlerin oranı yüzde 28’e kadar çıkıyor.

Genç seçmen grubunun yarısından fazlası hayatından memnun değil. Devlet nizamı, hukuk düzeni, ekonomisi ve yaşam standardı açısından değerlendirildiğinde Türkiye’nin yüzde 49’u Avrupa ülkeleri gibi, yüzde 10’u ise ABD gibi olmasını istiyor.

Yüzde 57’si kendisini modern hayat tarzına yakın buluyor

Raporda hayat tarzı kümeleri 3 ana grupta modern, genel muhafazakâr ve dindar muhafazakâr olarak ele alınıyor.

Türkiye genelinde kendini modern hayat tarzına yakın bulanlar yüzde 33 oranındayken, ilk kez oy kullanacak seçmenlerde bu oran yüzde 57.

Kendisini inançsız olarak tanımlayanlar Türkiye ortalamasının üstünde

Genç seçmenin, Türkiye geneline göre daha az dindar olduğu görülüyor.

Örneğin Türkiye genelinde ateistlerin (yüzde 2) ve inançsızların (yüzde 3) toplam oranı yüzde 5 iken, ilk kez oy kullanacak seçmenlerde bu oran yüzde 11’e çıkıyor.

Yani her 10 gençten 1’i, kendini ateist ve inançsız olarak ifade ediyor.

Gençlerin yüzde 45’i kendini solda tanımladı

Genç seçmenlere “Sağ-sol ekseninde Türkiye’de kendini nerede görüyorsunuz” sorusu yöneltildiğinde, bu seçmen kümesinin Türkiye geneline göre daha yüksek oranda solda yer alıyor.

Bu seçmen kümesinde yüzde 45’lik bir kesim soldayken, Türkiye’de de bu oran yaklaşık olarak yüzde 35 bandında seyrediyor.

“İktidarın yaptıklarından mağdur olan gençlerin önemli kesimi kendisini solda tanımlıyor”

Gençler arasındaki kendisini solda tanımlayanların Türkiye ortalamasının üzerinde olmasını Independent Türkçe’den Ali Kemal Erdem’e değerlendiren TÜSES Başkanı Celal Korkut Yıldırım’a göre ilk defa oy kullanacak gençler arasında kendisini solda tanımlayanların oranının Türkiye ortalamasının üstünde olmasının birkaç nedeni var.

Gençler şu anki iktidarı milliyetçi, siyasal İslamcı olarak görüyor. İktidarın yaptıklarından, politikalarından mağdur olanlar var. Bu sebeple gençlerin bir kesimi kendisini solda tanımlamayı tercih ediyor.

Gençlerin her zaman değişime ve yeniliğe daha açık olduğunu belirten Yıldırım, “Teknolojiyi iyi kullandıklarından dünyayı da iyi takip ediyorlar. Daha adil ve sosyal haklara sahip ülkelerdeki yönetimlere baktıkları zaman bunların genellikle sol iktidarların olduğu ülkeler olduğunu görüyorlar” dedi.

Yıldırım şunları kaydetti: Gençler kendilerini iktidarın mevcut politikalardan dolayı ifade edemediğini düşünüyor ve sosyal yaşamda kısıtlanmış görüyor. Ümraniye’deki genç de kendini CHP’li belediyenin yönettiği Kadıköy’de daha iyi ifade edebiliyor. Bu da kendisini sola daha yakın hissetmesinde etkenlerden biri olabilir.”

“Kılıçdaroğlu’nun söylemi demek ki gençler arasında karşılık buluyor”

Siyasal iletişimci Doç. Dr. Burcu Zeybek de yeni oy kullanacak gençlerin gözünü açtığından beri Erdoğan’ı gördüğünü, başka bir yönetim görmediklerinden iyi veya kötü yönde kıyaslama yapabilme şanslarının da daha kısıtlı olduğuna dikkati çekti.

Gençlerin son yıllarda pandemi, online eğitim süreçleri, üniversite eğitiminin online ve hibrit eğitimleriyle niteliksizleşmesi gibi nedenlerle sosyal hayattan daha fazla uzak kaldıklarına işaret eden Zeybek, “Üniversiteden ve buradaki sosyal hayattan uzak kalan, istediği gibi kendini ifade edemeyen ve özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler bundan iktidarı sorumlu tutuyor. Diğer taraftan Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Ben eleştirilebilen bir cumhurbaşkanı olacağım’ diyor. Demek ki bu söylemi gençler arasında karşılık buluyor” değerlendirmesinde bulundu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Helal Oylarınızla Başbakan Olmak İstiyorum

Partisinin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Seçime gidiyoruz ve bu seçimde biz sizlerin oylarınıza talibiz. İki türlü talibiz; İYİ Parti olarak oylarınıza talibiz, beni başbakan etmek istiyorsanız ben de oylarınıza talibim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Asla pazarlıkla başbakan olmak istemiyorum. Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı içinde oylarınıza talibim. Bugün, buradayız. Pek çok iftiraya uğradık. Pek çok iftiraya uğramaya devam ediyoruz.”

Akşener, konuşmasının devamında, “İnsafsızlığın, bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bölmenin bir tek oy uğruna, bu insanları birbirine düşürmenin böyle bir iğrençliğin, böyle bir pisliğin… Bu ne demek biliyor musunuz? Kürt’sün eşitsin PKK’lısın. Ben bunu reddediyorum, reddettim. İster oy verin ister oy vermeyin. Reddediyorum.

Beraberce reddediyoruz. Benim gözümde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimdir? Şu nüfus cüzdanının sahipleridir. Bu nüfus cüzdanı sahibi olan ağadır, paşadır, beydir, hepsidir. Hepimizin bu nüfus cüzdanı eşittir. Eşitliktir. Her birimizin bir hissesi vardır, kırmızı çizgi nedir? Vatanımızın birliği, bütünlüğüdür. Milletimizin beraberliği ve al bayrağımızdır.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuştu. Akşener, şunları kaydetti:

“Siyasi partilerin birbirleri ile proje üzerinden rekabet ettikleri ve seçmene ben daha iyi işler yapacağım dedikleri, birbirlerine küfretmedikleri, birbirlerine iftira etmedikleri, birbirlerine gıybet etmedikleri bir atmosferdir seçim zamanı. Tam üç yıldır dükkân dükkan geziyorum ben. O dükkanların içinde bugüne kadar kendi partimi övmedim, herhangi bir partiyi yermedim. Niye? Çünkü, zamanı değildi. Çünkü, sizin derdinizi dinlemekti esas olan. Çünkü uzun bir süredir siyaset şuculuk, buculuk üzerinden yapılıyordu. Aramızdaki muhtar kardeşlerim bilir, seçmen velinimettir. Siyasetçi seçmenin karşısında topuk selamı verir, hazır ol duruşunda durur.

Çok uzun bir zamandır şapkamı koysam, ceketimi assam seçilirim üzerinden ve her bir kanaat önderinin işaret ettiği, biz olma duygusunu ortadan kaldıran bir dille siyaset yapılıyor. Yani, mübarek seçime gitmiyoruz, cenge gidiyoruz sanki. Halbuki seçimler bayramdır, bayram. Her birinizin kapısının çalındığı, her birinize ulaşıldığı ve sizin velinimet kabul edilip, ne olursunuz bizi görün bizi değerlendirin denildiği bir bayramdır.

Buna karşılık, tam tersi bir seçim dönemine girdik. Yine benim inancıma göre, siyaset şöyledir: Siz sandığa gidersiniz, demokratik hakkınızı kullanırsınız, hür iradeniz ile helal oylarınız ile bir partiyi ya da birden fazla partiyi seçer iktidar edersiniz… Onlar hizmet etmekle yükümlüdür. Bir de bizim gibi olan partilere de dersiniz ki ‘sen muhalefetsin, seni gözetim altına aldım ve benim avukatım olacaksın’, yani seçime kadar muhalefet partilerinin görevi, sizin avukatınız olmaktır ve iktidara dertlerinizi iletmektir. Çözüm üretip iletmektir.

Şimdi, uzun yıllar bu iş böyle oldu ama bugün böyle değil. İşte bu üç yıl içerisinde asla bir partiyi yermeden, kendi partimi övmeden gezme nedenim buydu. Esnaf için müşteri velinimettir, iş adamı için de müşteri velinimettir. Dolayısıyla siyasetçi için de seçmen velinimettir diye hatırlatmak, kendi gücünüzü size yeniden hatırlatmak için tam üç yıldır dükkân dükkan dolaştım.

Bir sürü provokasyonla karşılaştım, pek çok iftira ile karşılaştım ama hiçbirine incitici bir tavır koymamaya gayret ettim. Beni asabi bir tip olarak tanıyor herkes. Dolayısıyla bu asabiyetim ile oynadılar. Ama kayınvalidemin söylediği bir söz var bilinmeyen. İlk İçişleri Bakanı olduğumda rastgele bir gazeteci grubu gelmiş bizim eve, ben Ankara’dayım. Annem oğlum ile İstanbul’da, ‘Gelinin en büyük özelliği ne’ demişler. Annemin söylediği ‘Gelinimin en büyük özelliği sabrıdır’ demiş. Dolayısıyla anladım ki, dürüst olmak, açık olmak, yüze konuşmak, üç kâğıt yapmamak, gıybet etmemek, iftira atmamak asabiyet olarak görülüyor. Ama ben sabırlı bir insanım. Dolayısıyla sabrım bu millet için gerekli olan biz siyasetçilerin sabrının, bu millet için lazım gelen bir haslet olduğuna karar verdim. O günden beri de sabrediyorum.

‘Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum’

Size söyleyeceğim şey şu; seçime gidiyoruz ve bu seçimde biz sizlerin oylarınıza talibiz. İki türlü talibiz; İYİ Parti olarak oylarınıza talibiz, beni başbakan etmek istiyorsanız ben de oylarınıza talibim. Asla pazarlıkla başbakan olmak istemiyorum. Sizin helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı içinde oylarınıza talibim. Bugün, buradayız. Pek çok iftiraya uğradık. Pek çok iftiraya uğramaya devam ediyoruz.

Biraz evvel, masada otururken arkadaşlara dedim ki, 31 Mart 2019 seçimlerine giderken 29 belediye başkan adayı ve belediye meclis üyemiz Yeni Şafak Gazetesi’nde kimlikleri ile ifşa edildi. Niye biliyor musunuz? PKK’lı olduklarını iddia ederek ifşa ettiler. Şu nüfus cüzdanını fotoğrafı yayınlandı. Biliyorsunuz, surata dan dan konuşan bir tipim ve asla korkup bir insanı yarı yolda bırakmamışımdır.

Çok enteresan bu 29 arkadaşımızın ortak özelliği Kürt olmalarıydı. Yeni Şafak Gazetesi’nde yayınlandı. 140 CHP’li aday yayınlandı.  Muşlu Abdullah Uçar isimli Kocaeli’nde yaşayan bir kardeşim var. O listede ismi var. Abdullah’ı çağırdım, Bursa’da Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber bir miting yapıyoruz, Abdullah geldi. Sordum Abdullah’a ‘Oğlum ne diyeceksin’ dedim. ‘Abla, Kürdüm ama PKK’lı değilim’ dedi. Öyle sert bağırmışım ‘ama’yı kaldır diye, orada bulunanlar sıçradı. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu ‘ama’ ne demek? Ben arkadaşlarımın arkasında kaya gibi durdum ama çok enteresan belediye başkanı seçilen PKK’lı denilen o kardeşlerimi, AKP’ye geri geçirdiler.

İnsafsızlığın, bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bölmenin bir tek oy uğruna, bu insanları birbirine düşürmenin böyle bir iğrençliğin, böyle bir pisliğin… Bu ne demek biliyor musunuz? Kürt’sün eşitsin PKK’lısın. Ben bunu reddediyorum, reddettim. İster oy verin ister oy vermeyin. Reddediyorum. Beraberce reddediyoruz.

Benim gözümde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimdir? Şu nüfus cüzdanının sahipleridir. Bu nüfus cüzdanı sahibi olan ağadır, paşadır, beydir, hepsidir. Hepimizin bu nüfus cüzdanı eşittir. Eşitliktir. Her birimizin bir hissesi vardır, kırmızı çizgi nedir? Vatanımızın birliği, bütünlüğüdür. Milletimizin beraberliği ve al bayrağımızdır.”

Paylaşın

Türkiye, 14 Mayıs Seçimlerine Yüzde Kaç Enflasyonla Girecek?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Peki, Türkiye 14 Mayıs seçimlerine yüzde kaç enflasyon ile girecek? Bakan Nebati döneminde enflasyon nasıl değişti?

Enflasyonda tek hane sözü veren Nureddin Nebati 2 Aralık 2021’de Hazine ve Maliye Bakanı olarak atandı. 3 Aralık 2021’de ise kasım ayı enflasyon verileri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 21,3 oldu.

Bu veri Bakan Nebati dönemi öncesini yansıtıyor. Nebati göreve başlamadan hemen önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de yeni bir ekonomi modeline geçildiğini açıklamıştı.

Aralık 2021’de yıllık enflasyon yüzde 36,1’e yükseldi. Ancak Bakan Nebati enflasyonunun düşeceğini açıkladı. Nebati 14 Ocak 2022’de Bloomberg’e yaptığı açıklamada Haziran 2023’te gerçekleşecek seçimlere Türkiye’nin “tek haneli enflasyon ile gireceğini” söyledi.

Bu söylemini şubat ayında tekrarladı. 3 Mart 2022’de sosyal medya hesabından Nureddin Nebati “2023 Haziran seçimlerine de tek haneli bir enflasyon rakamı ile gireceğiz.” paylaşımı yaptı.

Nebati döneminde enflasyon rekor kırdı

Bakan Nebati döneminde AK Parti iktidarının en yüksek enflasyonu görüldü. Nebati’nin göreve gelmesiyle hızla yükselen enflasyon Şubat 2022’de yüzde 50’yi aştı. Temmuz 2022’de yüzde 80’e ulaşan yıllık enflasyon Ekim 2022’de yüzde 85’i geçti.

Bu tarihten sonra baz etkisiyle inişe geçen enflasyon Mart 2023’te yüzde 50,5 oldu. Seçimler 14 Mayıs’ta gerçekleşecek. Nisan ayı enflasyonu mayıs başında açıklanacak.

Ancak enflasyon aylık bazda hiç artmamış bile olsa yıllık bazda mayısta yüzde 40’ın üzerinde olacak. Nisan ve mayıs aylarında fiyatlar hiç artmasa ve aylık bazda yüzde 0 olsa bile Mayıs 2023’te yıllık enflasyon yüzde 36’dan yüksek olacak.

Öte yandan, TÜİK’in verilerini muhalefet partileri inandırıcı bulmuyor. Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre de enflasyon TÜİK’in açıkladığından çok daha yüksek.

Mart 2023’te TÜİK’e göre enflasyon yüzde 50,5 iken ENAG bunun yüzde 113 olduğunu bildirdi. ENAG’a göre yıllık TÜFE Eylül 2022’de yüzde 186’ya kadar çıkmıştı.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), Ekim 2022’de yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre 2023 sonunda yıllık enflasyon yüzde 51 olacak.

Yıllık enflasyon düşse bile fiyatlar düşmüyor aksine artmaya devam ediyor. Fiyatların düşmesi için aylık enflasyon dediğimiz “bir önceki aya göre değişim oranı”nın sıfırın altında; yani eksi olması gerekir.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan ‘Sandık Güvenliği’ Çağrısı

Sosyal medya hesabından seçim güvenliğine ilişkin bir video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde her bir oy çok değerli. Halkın iradesinin sandığa güvenli ve şeffaf bir biçimde yansıması için herkesi Türkiye Gönüllüleri’ne katılmaya davet ediyorum” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından seçim güvenliğine ilişkin bir video yayımladı.

“14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde her bir oy çok değerli. Halkın iradesinin sandığa güvenli ve şeffaf bir biçimde yansıması için herkesi Türkiye Gönüllüleri’ne katılmaya davet ediyorum” notuyla paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

Sevgili halkım, Millet İttifakı olarak 85 milyona bereket, huzur ve zenginlik sağlamak için geliyoruz. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz. Bizim için her yol değerlidir.

Verilen oyun doğru kayda alınması ve sonuçların kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaşılması demokrasimiz için ekmek gibi su gibi gereklidir. Seçme ve seçilme hakkını korumak, huzurlu ve güvenli bir seçim iklimi oluşturmak için her bir vatandaşımıza önemli görevler düşüyor.

Bu anlamda değerli halkımızın sandık güvenliği için görev alacağına ve değerli oylarının korunmasına özen göstereceğine güvenim tam. Hemen bugün turkiyegonulleri.org adresine kaydınızı yaptırın ve Türkiye gönüllüsü olun. Türkiyemizi el birliği ile feraha, refaha yani güzel bir geleceğe taşıyalım.”

Paylaşın

Kobani Davası: Yüksekdağ Ve Demirtaş’a Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Talebi

Esas hakkında mütalaası açıklanan Kobani Davası’nda aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ında bulunduğu 36 kişiye en az bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

Mezopotamya’nın haberine göre, 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen protestolar gerekçe gösterilerek eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 17’si tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobani Davası’nın 24’üncü duruşmasının 3’üncü oturumu, Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görüldü.

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti tarafından görülen davanın duruşmasına, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan siyasetçilerin bir kısmı duruşmaya gelirken, farklı cezaevinde bulunan siyasetçiler, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşma, mahkemenin 2’nci periyotunda verilen ara kararın okunması ile başladı. İddia makamı esas hakkındaki mütalaasını okumaya başlarken, tutuklu siyasetçiler ise savunma yapmak istediklerini dile getirdi, mütalaanın okunmasına devam edildi.

Bu esnada tutuklu siyasetçiler ayağa kalkıp alkışlayarak söz konusu kararı protesto etti. Protestolar sürerken, iddia makamı mütalaasını okudu. Mahkeme başkanının “Dinlemek istemeyen gidebilir” demesi üzerine salonda bulunan tutuklu siyasetçiler, alkış, zılgıt ve “Jin, jiyan azadî”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Direne direne kazanacağız” sloganları ile salonu terk etti. SEGBİS’ten katılım sağlayan tutuklu siyasetçiler de bulundukları odayı “Jin, Jiyan, Azadî” sloganı ile terk etti.

Salonda bulunan katılımcılar ve avukatlar ise söz konusu durumu ayakta alkışlayarak protesto etti. HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Nuray Özdoğan, “Buyurun, seçim beyannamenizi verin.” derken, avukat ve katılımcılar salonu terk etti. Tutukluların salonu terk etmesinin ardından mahkeme salonunun alt katında tutuklu siyasetçilerin slogan ve zılgıt sesleri duyulmaya devam etti.

Savcı Cemalettin Şimşek, 13 bölümden oluşan mütalaasını boş salona okudu. Savcı Şimşek mütalaasında, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın arasında bulunduğu 36 ismin en az bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.

Savcı, Ayhan Bilgen, Bircan Yorulmaz, Emine Ayna, Emine Beyza Üstün, Gülfer Akkaya, Gülser Yıldırım, İbrahim Binici, Mesut Bağcık, Pervin Oducu, Nezir Çakan, Sırrı Süreyya Önder, Sibel Akdeniz hakkında TMK kapsamında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarılması, tutuklu bulunan siyasetçilerin ise tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Savcı, hakkında yakalama emri çıkarılan Cihan Erdal, Zeki Çelik’in de yakalanma kararının devam  etmesini talep etti.

Mütalaada demans hastası Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk’ün yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle CMK 109 kapsamında adli kontrol şartıyla tahliyelerinin devamı talep edildi.

Paylaşın

Bakan Özer: Deprem Bölgesindeki Tüm Okullar 24 Nisan’da Açılacak

Malatya’da 3 Nisan, Kahramanmaraş’ta 10 Nisan tarihi itibarıyla merkez ve tüm ilçelerde eğitim öğretimin başladığının altını çizen Bakan Özer, “10 Nisan itibarıyla 79 ilimizde merkez ve ilçelerin tamamında eğitim öğretim normalleşmiş oldu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Geriye iki ilimiz kaldı. Hatay’da 3 Nisan’da açmış olduğumuz ilçelere ilave olarak İskenderun’da, 10 Nisan’da da Belen, Hassa ve Kumlu’da eğitim öğretim başladı. Hatay ve Adıyaman Valiliklerimizle yaptığımız görüşmeler neticesinde 24 Nisan, yani bu bir haftalık ara tatilden sonra Hatay ve Adıyaman’da da merkez ve tüm ilçelerde eğitim öğretimin başlaması kararı aldık. Dolayısıyla 24 Nisan tarihi itibariyle artık ülkemizde 81 ilde merkez ve ilçelerde hiçbir eksiklik kalmadan eğitim, öğretim kaldığı yerden devam etmiş olacak ve hayatın o bölgedeki normalleşmesiyle ilgili en önemli adamı biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak da tamamlamış olacağız.”

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki 19 milyon öğrenci, 17-20 Nisan’da yapacağı 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı ikinci ara tatili öncesi bugün son derslerini işledi. Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, ara tatil öncesi son ders zilinin çaldığı günde Ordu’nun Altınordu ilçesindeki Durugöl Şehit Bayram Gümüş İlkokulunda öğrencilerle bir araya geldi.

Burada açıklamalarda bulunan Bakan Özer, bugün itibarıyla 19 milyon öğrenci ve 1.2 milyon öğretmenle birlikte bir haftalık ara tatile girildiğini belirterek öncelikle tüm öğrenci ve öğretmenlere iyi tatiller dilediğini ifade etti. Özer, “Bu dönem, bir haftalık ara tatilimiz Ramazan Bayramı’yla kesişti. Öğretmenlerimiz idari izinli sayılacaklar ve mesleki gelişimleriyle ilgili seminerleri, inşallah, Öğretmen Bilişim Ağı üzerinden istedikleri yerlerden alabilecekler.” dedi.

Açıklamasında, öğretmenlere özellikle teşekkür eden Bakan Özer, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerden itibaren, hiçbir çağrı olmadan öğretmenlerin sahaya fedakâr bir şekilde koştuğuna işaret ederek şunları söyledi:

“Bu süreçte Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Kim var?’ denildiği zaman sağına soluna bakmadan tek tek ‘Ben varım.’ diyen gençlikle ilgili o muştusu, gerçekten öğretmenlerimizde tecelli etti. Yani 6 Şubat depreminde ‘Kim var?’ denildiği zaman sağına ve soluna bakmadan sahaya koşan öğretmenlerimiz oldu. O öğretmenlerimiz ki ilk günden itibaren depremzede vatandaşlarımızın yeme ihtiyacını, barınma ihtiyacını karşılamak için gerçekten büyük fedakârlık gösterdiler.

O öğretmenlerimiz ki bölgeye gönderilen yardımların dağıtımında çok büyük fedakârlık gösterdiler. O öğretmenlerimiz ki çadırlarda, konteynerlerde çocuklarımızın ve ailelerin psikolojik sağlamlıklarını güçlendirmek için her türlü destek verdiler. O öğretmenlerimiz ki MEB AKUB ismi altında arama kurtarma birimi olarak o enkazların altından canlı vatandaşlarımızı kurtarmak için büyük riskler aldılar. O öğretmenlerimiz ki her türlü koşulda hiç şikâyet etmeden vatandaşının yanında olmak onun dertlerine derman olmak için çaba sarf ettiler. İşte bu öğretmenlerimize, tüm eğitim camiasına en içten şükranlarımı sunuyorum.”

“Tüm öğretmenlerimize Millî Eğitim Bakanlığı adına en içten şükranlarımı sunuyorum”

Öğretmenlerin kovid-19 salgınında da sürecin gerçek kahramanlarından biri olduğunu tekrar dile getiren Bakan Özer, herkesin can derdinde olduğu zamanlarda vefa gruplarında vatandaşlara yardım etmek için, yardımları ulaştırmak için büyük fedakârlık gösterdiklerini söyledi.

Özer, “Öğretmenlerimiz, yine meslek liselerinde vatandaşımızın ihtiyaç duymuş olduğu maskeyi, dezenfektanı, yüz koruyucu siperlikleri ve diğer tüm ihtiyaç duyulan ürünleri üretmek ve ihtiyaç noktalarına ulaştırmak için öğrencilerimizle birlikte büyük fedakârlıklar göstermişti.” diye konuştu.

“Onun için bu sürecin kahramanı olan tüm öğretmenlerimize en içten, tüm milletim adına, Millî Eğitim Bakanlığı adına en içten şükranlarımı sunuyorum.” diyen Bakan Özer, hâlâ bölgede bulunan öğretmenlere, gönüllü olarak çalışan öğretmenlere de katkılarından dolayı teşekkür etti.

Özer, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek “İnşallah devlet, millet el ele vererek oraları da hızlı bir şekilde toparlayacağız.” ifadesini kullandı.

Deprem bölgesindeki hayatın normalleşebilmesi için eğitimin öncelikli olarak normalleşmesi gerektiğine vurgu yapan Bakan Özer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“6 Şubat tarihinden itibaren Bakanlıktaki arkadaşlarımızla, valiliklerimizle, il millî eğitim müdürlüklerimizle bu bilinçle hareket ettik. Sizlerin de bildiği gibi depremden etkilenen 10 ilimizde hayatı normalleştirmenin yolunun eğitimi normalleştirmekten geçtiği bilinciyle her yerde ve her şartta eğitim mottosuyla öncelikli olarak çadırlarda, konteynerlerde yeni eğitim sınıfları oluşturarak öğrencilerimizi bulundukları her mekanda öğretmenleriyle buluşturmaya büyük özen gösterdik. Daha sonra da deprem bölgesindeki on ilimizi 3 kategoriye ayırarak normalleştirmenin yollarını aradık.

Birinci kategoride Kilis, Diyarbakır ve Şanlıurfa illerimizi 1 Mart tarihi itibarıyla merkez ve tüm ilçelerdeki eğitim öğretimi normalleştirdik. Yine 2. kategoride yer alan Osmaniye, Gaziantep ve Adana illerimizde de eğitim öğretimi 13 Mart itibarıyla merkez ve ilçelerde normalleştirdik. Geriye kalan ve depremden en fazla etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’da ise merkez ve ilçelerin tamamında bir anda değil, sağlam binalarda ilçe bazlı bir şekilde eğitim öğretimi normalleştirmek için 27 Mart tarihinde belirli ilçelerde eğitim öğretimi başlattık. Bu kapsamda 27 Mart’ta Malatya’da 8 ilçede, Kahramanmaraş’ta 2 ilçede, Hatay’da 7 ilçede ve Adıyaman’da 5 ilçede çocuklarımızı öğretmenleriyle buluşturduk.”

“24 Nisan tarihi itibarıyla 81 ilde merkez ve tüm ilçelerde eğitim öğretim kaldığı yerden devam edecek”

Sonraki süreçte okulların sağlamlık durumu, çevresindeki şartların olgunlaşması gibi kriterler dikkate alınarak hangi ilçelerde eğitim öğretime başlanacağı kararının valiliklere bırakıldığını anlatan Bakan Özer, valiliklerinin kendilerine verilen bu inisiyatifi Bakanlıkla istişare ederek kullandığını ifade etti.

Bu kapsamda Malatya’da 3 Nisan, Kahramanmaraş’ta 10 Nisan tarihi itibarıyla merkez ve tüm ilçelerde eğitim öğretimin başladığının altını çizen Bakan Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 Nisan itibarıyla 79 ilimizde merkez ve ilçelerin tamamında eğitim öğretim normalleşmiş oldu. Geriye iki ilimiz kaldı. Hatay’da 3 Nisan’da açmış olduğumuz ilçelere ilave olarak İskenderun’da, 10 Nisan’da da Belen, Hassa ve Kumlu’da eğitim öğretim başladı. Hatay ve Adıyaman Valiliklerimizle yaptığımız görüşmeler neticesinde 24 Nisan, yani bu bir haftalık ara tatilden sonra Hatay ve Adıyaman’da da merkez ve tüm ilçelerde eğitim öğretimin başlaması kararı aldık. Dolayısıyla 24 Nisan tarihi itibariyle artık ülkemizde 81 ilde merkez ve ilçelerde hiçbir eksiklik kalmadan eğitim, öğretim kaldığı yerden devam etmiş olacak ve hayatın o bölgedeki normalleşmesiyle ilgili en önemli adamı biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak da tamamlamış olacağız.”

Bölgede atılan normalleşme adımlarının on ilden nakillerini diğer illere aldıran öğrencilerin geri dönüşlerini hızlandırdığını kaydeden Özer, “Bugün itibarıyla nakillerini diğer illere aldırıp tekrar on ile geri dönen öğrenci sayımız 32 bin 659’a ulaştı. Ben inanıyorum ki 24 Nisan tarihi itibarıyla Hatay ve Adıyaman’da da merkez ve tüm ilçeleri açtıktan sonra bu rakam her geçen gün daha fazla artacaktır. En fazla geri dönüşün olduğu ilk dört il; 8 bin 269 öğrenciyle Kahramanmaraş, 6 bin 472 öğrenci ile Gaziantep, 6 bin 181 öğrenciyle Hatay ve 3 bin 519 öğrenciyle Malatya oldu. Gördüğünüz gibi Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da öğrencilerimiz hızlı bir şekilde artık dönmeye başladı.” diye konuştu.

“3 bin 450 noktada destekleme ve yetiştirme kurslarından 145 bin öğrenci yararlandı”

Bakan Özer, Bakanlık olarak en önem verdikleri öğrenci grubunun LGS ve YKS’ye girecek öğrenciler olduğuna dikkati çekerek “6 Şubat tarihinden itibaren destekleme ve yetiştirme kurslarını devreye sokarak bu öğrencilerimize özel ihtimam gösterdik. Kaygıya düşmemeleri için ve sınavlara hazırlanmalarıyla ilgili… Şu an geldiğimiz noktada tüm bölgede, on ilimizde 3 bin 450 noktadaki destekleme yetiştirme kurslarında çocuklarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar yaklaşık 145 bin öğrencimiz mevcut olarak bu kurslardan yararlanıyorlar. Bu bir haftalık tatilde kurslarımız kapanmayacak, açık olmaya devam edecek.” diye konuştu.

Özer, eğitimin normalleşmesindeki katkılarından dolayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, AFAD Başkanı Yunus Sezer’e, illerde görev yapan valilere ve kaymakamlara teşekkür etti. Bakan Özer, okulların sağlamlık ve hasar tespitiyle ilgili süreçteki desteklerinden dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a; bu süreçte Mehmetçik Okulları açarak öğrencilerin okulla buluşmasına büyük katkı veren Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’a ve kuvvet komutanlarına; İskenderun’da gemi tahsis ederek öğrencilerin LGS ve YKS’ye hazırlanmalarında katkı veren Enerji Bakanı Fatih Dönmez’e de çok teşekkür etti.

Bu süreçte tüm bakanların eğitim kurumlarının hızlı bir şekilde açılması için çok büyük destek verdiklerini belirten Özer, “Tüm öğrencilerimiz ve oradaki ailelerimiz adına hepsine minnettarım. Tüm öğrencilerimize bir haftalık tatilde iyi eğlenceler, iyi tatiller diliyorum. Öğrencilerimizden tek istirhamımız var: Ders çalışmasınlar, dinlensinler ama tatilde en az bir tane kitap okusunlar. Tüm ailelerine yapmış oldukları fedakârlıklardan dolayı çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Açıklaması öncesinde öğretmenler odasını da ziyaret eden Bakan Özer, burada öğretmenlerle sohbet etti. Özer, “Gerçekten tüm bu zorlu süreçlerin kahramanı siz öğretmenlerimiz olduğu için sizlerle gurur duyuyoruz.” dedi.

Paylaşın

Halk TV’ye Verilen “Demirtaş” Cezasına Mahkemeden Yürütmeyi Durdurma Kararı

Mahkeme, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Dad kitabının gösterilmesini gerekçe gösterilerek Halk TV’ye verilen cezada yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), Halk TV’de Serhan Asker’in programında Selahattin Demirtaş’ın Dad isimli kitabının gösterilmesinin ardından kanala ceza vermişti.

RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Demirtaş’ın kitabı gerekçe gösterilerek verilen cezaya dair, “RTÜK, Selahattin Demirtaş’ın öykü kitabı Dad’ın tanıtıldığı Halk TV’ye suçluyu övmekten yüzde 5 para 5 kez de program durdurma cezası verdi. ‘Bazı kitaplar vardır ki bombadan daha tesirli’ olmaya devam ediyor! Kitaptan korkanlar ülkesi. Terör örgütüne üyelik ne oldu?” ifadeleriyle cezayı duyurmuştu.

Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi programına katılan Halk TV Ankara Grup Temsilcisi Serhan Asker, Bölge İdare Mahkemesi’nin aldığı yeni kararı açıkladı. Asker şunları söyledi:

“Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. O karar mahkemede tartışılacak” dedi. Halk TV’nin bölgedeki yayınlarının iktidarı kızdırdığını söyleyen Serhan Asker, “Biz bir algı yapmaya gitmiyoruz. Halk bunları anlattığı için, bize beş yayın durdurma ve para cezası verdiler. Ama Ankara’da hakimler var; ‘dur’ dediler şimdilik.”

Paylaşın

Bakan Soylu Duyurdu: Depremlerde Can Kaybı 50 Bin 500’e Yükseldi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde can kaybının 50 bin 500’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / “57 bin 29 binadan 40 bin 969’unun enkazının kaldırıldığını” söyleyen Bakan Soylu, “Ailesinden hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailesinde kardeşine kadar yapılacak ödemelerle ilgili bir plan yapıldı. Toplam vefat eden vatandaşlarımızın yakınlarına yapılan ödemeler yapıldı. Bunlar miras hukuku şeklinde gerçekleştirildi” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu, 66 bin konteyner evin kurulduğunu, çok yakında 100 bine ulaşacağını da aktardı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş Afet Koordinasyon Merkezi’nde, Afet Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı’nda 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Soylu’nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Deprem bölgesinde Hatay hariç enkaz kaldırma çalışmalarında birinci periyodu bayramdan önce tamamlamış olacağız. 57 bin 29 yıkık binanın 40 bin 969’unun enkazı kaldırıldı. Tüm bu süreçte ilk önce açıklanan hasarlı hanelere 10 bin lira verilecekti. Yüzde yüzüne yakını olmak üzere ödeme yapılmış oldu.

Taşınma yardımı 15 bin lira verilecekti 431 bin hane sahibine nakit yardımı gönderildi. 50 bin 500 vatandaşımızın hayatını kaybettiği söz konusu. 5 bin kişilik hayatını kaybeden vatandaşımızla ilgili ödemeler bulunmuyor. Ödemeler bloke edildi.

Kira ödemeleri önümüzdeki hafta başlayacak. Konteynerde kalanlar yararlanamayacak. Diğerleri yararlanabilecek. Bu şehirlerde kiralık ev bulmakta zorlanacaklar.

Deprem bölgesinde takibe rağmen kira fiyatlarının iki üç kat arttığına dair tespitlerimiz var. Hepimizi üzmektedir. Devlet üzülmekle kalmaz gereğini yerine getirmekle sorumludur. CİMER’e, 112’ye, karakol ve kaymakamlıklarımıza başvurularında takip başlatılacaktır.

Vatandaşlarımız kiralık ev bulamazsa onlara burada ev sahipliği yapmak görevimiz. 18’inde inşallah Çin’den gelen konteynerlar köylere sevk edilecek. Depremin ilk gününden itibaren sahra hastaneleri hizmete devam etmektedir. Bölgeye yüzde 20 oranında tespit ettiğimiz bir dönüş var.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Partilerin Ve İttifakların Oy Oranı Ne Kadar?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Cumhurbaşkanlığı kadar partilerin çıkaracağı milletvekili sayısının da önemli olduğu seçim sonuçlarına ilişkin anketler gelmeye devam ediyor.

Euronews Türkçe, MetroPoll, MAK, Yöneylem, ORC, ArtıBir, GENAR, AR-G, Aksoy, PİAR, ALF, SAROS ve Türkiye Raporu’nun son seçim anketlerini derledi.

MetroPoll’ün abonelerine gönderdiği mart ayı anketine göre Cumhur İttifakı yüzde 42.1, Millet İttifakı ise yüzde 37.6 oy aldı. Anket çalışması 11-14 mart tarihleri arasında gerçekleştirdi.

Partiler bazında anketlerin büyük çoğunluğunda AK Parti ilk sırada, CHP ise ikinci sırada görünüyor. Cumhur ve Millet ittifaklarına bakıldığında ise anketlerin genelinde durum iktidarın geriye düştüğünü gösteriyor. HDP, MHP ve İYİ Parti’nin oy oranları ise anket firmasına göre değişiyor. DEVA ve Gelecek gibi yeni kurulan partilerin seçimde göstereceği performans da merak konusu.

Yöneylem’in 18-20 Mart’ta yaptığı ve kararsızların dağıtılmadığı son anket sonucuna göre AK Parti yüzde 30,2 oy alıyor. CHP’nin oy oranı 24,2; HDP’nin yüzde 8,4 ve İYİ Parti’nin yüzde 8. MHP ise 5,9’da kalıyor.  Ankete göre Muharrem İnce liderliğindeki Memleket Partisi yüzde 3,1 o alıyor. Türkiye İşçi Partisi’nin oyu ise yüzde 2,8. Yeniden Refah Partisi de yüzde 1,4. Millet İttifakı’ndaki diğer partilerden yüzde 0,5’i geçen yok.

MAK’ın 8-15 Mart tarihlerindeki araştırmasına göre ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti’nin oyu yüzde 34,2; ana muhalefet partisi CHP ise yüzde 26’da kalıyor. İYİ Parti ise yüzde 13,6’ya kadar çıkmış durumda. HDP yüzde 9,3; MHP ise yüzde 6,3 oy alıyor. MAK’ın son seçim anketine göre DEVA Partisi yüzde 2,1; Memleket Partisi ise yüzde 1 oy alıyor. Gelecek Partisi ile Zafer Partisi’nin oy oranları yüzde 1. Yeniden Refah Partisi ise yüzde 1,4 alıyor. MAK’ın anketinde HÜDA-PAR ise yüzde 0,8 oy aldı.

Öte yandan GENAR’ın Mart ayındaki anketinde AK Parti yüzde 40,7’ye kadar çıktı.

Türkiye Raporu’nun 15 Mart’ta aboneleriyle paylaştığı anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti’nin oyu yüzde 35,4 CHP’nin oyu yüzde 27,4 İYİ Parti’nin 10,3 HDP’nin 10,1 Memleket Partisi’nin oyu ise yüde 5,6 oldu.

AR-G Araştırma’nın 14 Mart’ta açıkladığı sonuçlara göre AK Parti’nin oyu yüzde 31,4. CHP ise yüzde 27,6. Üçüncü sırada yüzde 12,9 ile İYİ Parti var. HDP yüzde 12,1; MHP ise yüzde 6,6 oy alıyor. Bunlardan başka yüzde ikiyi aşan parti görünmüyor. Diğer partilerin oyları şöyle: DEVA yüzde 1,6; Saadet yüzde 1,3; Memleket Partisi yüzde 1,3; Zafer Partisi yüzde 1,1 ve Gelecek yüzde 0,9.

Aksoy’un 8 Mart’ta yaptığı ankette en fazla oyu alan parti yüzde 31 ile AK Parti oldu. CHP’nin oyu ise yüzde 28,4 çıktı. İYİ Parti yüzde 12 oy alırken HDP’nin oy oranı ise yüzde 10,3 oldu. Aksoy’un son anketine göre MHP’nin oyu yüzde 7,2. DEVA ile Saadet Partisi’nin oyları yüzde 1,4 olarak ölçülürken Gelecek Partisi yüzde 0,9’da kaldı.

PİAR’ın 10 Mart’ta açıkladığı son ankette ise CHP en çok oyu alan parti oldu. CHP yüzde 32,3 oy alırken AK Parti yüzde 30,8’de kaldı. Diğer partilerin oy oranları ise şöyle: HDP yüzde 11,6; İYİ Parti yüzde 8,3; MHP yüzde 7,1; Gelecek Partisi yüzde 3,7; DEVA yüzde 2,1 ve BTP yüzde 1,8.

ALF’nin 6-7 Mart tarihlerinde bin 770 kişinin katılımı ve bilgisayar destekli telefon görüşmesi (CATI) yoluyla gerçekleştirdiği ankette de CHP ilk sırada yer alıyor.

Buna göre CHP az farkla AK Parti’nin önüne geçti. Kararsızlar dağıtılınca CHP yüzde 31,8 oy alırken AK Parti yüzde 31’de kaldı. HDP yüzde 11,3 oy alırken İYİ Parti yüzde 8,9 ve MHP yüzde 6,5 oy alıyor.

Ankete göre Ali Babacan liderliğindeki DEVA’nın oy oranı yüzde 1,5. Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi ise yüzde 1,3 oy alıyor. ALF’nin bu son seçim anketine göre Yeniden Refah Partisi yüzde 1,9; Zafer Partisi yüzde 1,6 ve Memleket Partisi yüzde 2,2 oy alıyor.

Aksoy Araştırma’nın 23-26 Şubat tarihlerinde yaptığı ankette ise AK Parti yüzde 32,1; CHP ise yüzde 27,3 oy aldı. Ankete göre İYİ Parti yüzde 13,6; HDP yüzde 12 ve MHP yüzde 6,8 oy aldı.

Öte yandan diğer anketlerin büyük çoğunluğunda AK Parti ilk sırada yer alıyor.

Yöneylem Sosyal Araştırmalar tarafından 18-20 Mart tarihleri arasında yapılan ankette AK Parti’nin oyu yüzde 30’ün üzerinde görünüyor.

Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı arasında kaç puan fark var?

2023’te yapılan son seçim anketlerinin çoğunda CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA, Gelecek ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı AK Parti ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın önünde görünüyor.

Aksoy’un 8 Mart tarihli anketinde Millet İttifakı yüzde 44,1 oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 38,2’de kaldı.

ALF’nin 6-7 Mart tarihindeki anketinde Millet İttifakı yüzde 43,5 oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 37,5’te kaldı. Aksoy’un 23-26 Şubat tarihli anketinde ise Millet İttifakı (yüzde 43,3), Cumhur İttifakı’na (yüzde 38,9) 4,4 puan fark attı.

Öte yandan Cumhur İttifakı’nın genişlemeye yönelik görüşmelerini sürdürüyor. Bunlardan birisi de Yeniden Refah Partisi.

HDP Millet İttifakı’na destek verirse durum nasıl?

Son seçim anketlerine göre seçim sonrası ortaya çıkacak meclis aritmetiğinde HDP’nin Millet İttifakına destek vermesi durumunda Cumhur İttifakı oldukça geride kalıyor.

Ancak oy oranları ile partilerin çıkaracakları milletvekili sayısı aynı değil. Şehirlerdeki ittifaklara göre partilerin çıkaracakları milletvekili sayısı değişecek.

HDP’nin destek vermesi verdiği seçeneklerin hepsinde Millet İttifakı önde görünüyor. Aksoy’un 8 Mart tarihli anketinde Millet İttifakı ile HDP’nin toplam oy oranı yüzde 54,4’e çıkıyor. Cumhur İttifakı ise yüzde 38,2.

24 Haziran 2018 seçimlerinde partilerin oy oranı kaçtı?

24 Haziran 2018 milletvekili genel seçimlerinde partilerin aldıkları oy oranı şöyle idi: AK Parti yüzde 42,3; CHP yüzde 22,8; HDP yüzde 11,5; MHP yüzde 11,2; İYİ Parti yüzde 10,1 ve Saadet yüzde 1,4.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Helün Fırat İstifa Etti

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nin kurucularından ve Genel Başkan Yardımcısı Helün Fırat, yaptığı sosyal medya paylaşımıyla partinden istifa ettiğini duyurdu. Helün Fırat, 2019’da hayatını kaybeden politikacı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın kızı.

Haber Merkezi / “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” başlıklı bir açıklama yayınlayan Fırat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye bugün çok önemli bir dönüm noktasının eşiğinde. Bu süreçte demokrasi ve özgürlüklerin hep birlikte savunulması gerektiğine dair inancımı koruyorum.

Çok klişe olduğunu bilsem de bu sürece zarar vermemek adına ‘gördüğüm lüzum üzerine’ kurucusu olduğum ve 3 yıldan uzun süredir Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüğüm Deva Partisi’nden istifamı kamuoyuna saygıyla duyururum.

Özgür, Demokratik ve müreffeh bir Türkiye en büyük hayalim. Bu amaç çerçevesinde, Millet İttifakı’nın başarısı için bireysel olarak çalışmalarımı ve desteğimi sürdüreceğim.”

Helün Fırat Kimdir?

1975 yılında Mersin’de dünyaya gelen Helün Fırat, Tevfik Sırrı Gür Lisesi’ni bitirdi.

1999 yılında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İşletme dalında yüksek lisans yaptı.

2000 – 2003 yılları arasında bankacılık sektöründe çalıştıktan sonra Kültür ve Sanat İşletmeciliği alanında çalışmıştır.

İyi düzeyde İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Paylaşın