Demirtaş’tan “Kılıçdaroğlu” Paylaşımı: Canıgönülden Destekliyorum

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” videosunu kendi sosyal medya hesabından paylaşan Demirtaş, “Sayın Kılıçdaroğlu’nu kutluyor, bu güzel mesajlarını canıgönülden destekliyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş, ayrıca, “Herkes gönül gözüyle izlemeli, kalbiyle hissederek dinlemeli. Bu topraklarda ayrımcılık olmadan, eşitçe, kardeşçe, huzur içinde yaşamak mümkün” dedi.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” notuyla paylaştığı videoyu paylaştı.

Selahattin Demirtaş, paylaşımında, “Herkes gönül gözüyle izlemeli, kalbiyle hissederek dinlemeli. Bu topraklarda ayrımcılık olmadan, eşitçe, kardeşçe, huzur içinde yaşamak mümkün. Sayın Kılıçdaroğlu’nu kutluyor, bu güzel mesajlarını canıgönülden destekliyorum” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’ndan “Alevi” paylaşımı

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Alevi” notuyla videolu paylaşımı yapmıştı. Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, videoda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu gece sizinle çok hassas bir konuyu konuşmanın vakti geldi. Görüyor musunuz gençler, duyuyor musunuz Türkiye’de başlamak üzere olan yeni hayatın sesleri bunlar. Dünyanın hemen kıyısında duruyoruz. Ya bu eşiği aşarak hak ettiğimiz yere kavuşacağız ya da özlemle baktığımız dünyayı sadece izlemekle yetineceğiz.

İlk oyunu verecek olan sevgili evlatlarım. Ben Aleviyim; Hak, Muhammet, Ali inancıyla yetişmiş samimi bir Müslümanım. Allah’ın verdiği bir canım var; kul hakkı yemem, harama beytülmale el uzatmam. Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel ülkede her şeyden uzak ve yoksul bir evde doğdum.

Cumhuriyetin bize verdiği fırsatlar sayesinde okudum. Mesleğim oldu, ailemi kurdum. Kimliklerimiz bizi biz eden varlığımızdır ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir. Onları seçemez, onlarla doğar, yaşar ve ölürüz. Ancak hayatta seçebileceğimiz çok önemli şeyler var. İyi bir insan olmayı, dürüst, ahlaklı , vicdanlı, erdemli olmayı ve adil olmayı seçebiliriz. Ve bu seçimler hem bizi hem de içinde bulunduğumuz toplumu hızla değiştirebilir.

Sevgili genç arkadaşlarım önümüzde ülke olarak bir eşik var ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma tek bir oyunla sen bu can yakan mezhep, bataklığına dönüştürülen Orta Doğu’dan çekip çıkaracaksın.

Artık kimlikleri değil, başarıları konuşacağız. Artık ayrışmaları ve farklılıkları konuşmayacağız. Ortaklıklarımızı ve ortak hayallerimizi konuşacağız. Bu değişim seferimize katılacak mısın? Bu değişimde benimle birlikte duracak mısın? Alevi olmaz diyen bu sisteme, doğru olan, dürüst olan, ahlaklı olan olur, diyecek misin?

Son bir el verecek misin? Bu ayrıştırıcı sistemi kökünden yıkmaya hazır mısın? Gelin gençler, gelin bu eşiği hep birlikte aşalım. Böylesine hayati bir eşikte tek bir oyu bile ziyan.”

Paylaşın

Bloomberg’in Erdoğan’a Verdiği Unvan Dikkat Çekti

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, dünya basını da seçimler ve muhtemel sonuçlarını değerlendirmeye devam ediyor. ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg seçimlerle ilgili bir makale yayınladı.

Bloomberg’de yayınlanan Onur Ant ve Beril Akman imzalı haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen unvan dikkat çekti.

Makale için “Türkiye’nin Mikroyönetim Müdürü siyasi kariyerinin testiyle karşı karşıya” başlığı kullanıldı. Erdoğan’ın tercih ettiği ekonomik hamlelerin etkisinin seçimlerde karşısına çıkmaya başladığı da belirtildi.

Erdoğan’ın düşük faiz oranlarının enflasyonu düşürmeye yardımcı olduğu fikri de dahil olmak üzere, ana akım ekonomi dışındaki görüşleri uzun süredir benimsediğinin hatırlatıldığı makalede, “Ancak bunun bir bedeli vardı: İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerde enflasyon yüzde 100’ün üzerine çıktı ve çok yavaş düştü. Lira, 2022’nin başından bu yana dolar karşısında yüzde 32 değer kaybetti” denildi.

“Eninde sonunda ekonominin ipi tükenecek”

Makalede görüşüne başvurulan Medley Global Advisors’ın eski direktörlerinden Nick Stadtmiller, “Erdoğan alışılmışın dışında politikalarını elinden geldiği kadar sürdürecek gibi görünüyor, ancak bunun nasıl iyi bitebileceğini anlamıyorum. Eninde sonunda ekonominin ipi tükenecek” tespitini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çevresinden Bloomberg’e konuşanlar ise, “Hükümet kurumları deprem bölgesine müdahale etmede yavaş kaldı. Zira Erdoğan’dan emir bekliyorlardı” dedi.

Mikroyönetim yöntemi nedir?

Makalede geçen “mikroyönetim yöntemi”, bir müdürün şirket içindeki her ayrınyıya ve çalışana müdahale etmesini temel alan ve çalışanlar rahatsızlık yaratan bir çalışma biçimi olarak biliniyor. Mikroyönetimin olumsuz bir çağrışımı olduğu düşünülür, çünkü işyerinde özgürlük ve güven eksikliğini gösterir.

Paylaşın

“Alevi” Başlıklı Video 45 Milyondan Fazla Görüntülendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, sosyal medya hesabından yayınladığı ‘Alevi’ başlıklı video, Twitter’da 45 milyondan fazla görüntülendi.

3 dakikalık videoda, “Ben Aleviyim. Hak Muhammed, Ali inancı ile yetişmiş, samimi bir Müslümanım. Harama el uzatmam” sözleri ile gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, videoda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu gece sizinle çok hassas bir konuyu konuşmanın vakti geldi. Görüyor musunuz gençler, duyuyor musunuz Türkiye’de başlamak üzere olan yeni hayatın sesleri bunlar. Dünyanın hemen kıyısında duruyoruz. Ya bu eşiği aşarak hak ettiğimiz yere kavuşacağız ya da özlemle baktığımız dünyayı sadece izlemekle yetineceğiz.

İlk oyunu verecek olan sevgili evlatlarım. Ben Aleviyim; Hak, Muhammet, Ali inancıyla yetişmiş samimi bir Müslümanım. Allah’ın verdiği bir canım var; kul hakkı yemem, harama beytülmale el uzatmam. Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel ülkede her şeyden uzak ve yoksul bir evde doğdum.

Cumhuriyetin bize verdiği fırsatlar sayesinde okudum. Mesleğim oldu, ailemi kurdum. Kimliklerimiz bizi biz eden varlığımızdır ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir. Onları seçemez, onlarla doğar, yaşar ve ölürüz. Ancak hayatta seçebileceğimiz çok önemli şeyler var. İyi bir insan olmayı, dürüst, ahlaklı , vicdanlı, erdemli olmayı ve adil olmayı seçebiliriz. Ve bu seçimler hem bizi hem de içinde bulunduğumuz toplumu hızla değiştirebilir.

Sevgili genç arkadaşlarım önümüzde ülke olarak bir eşik var ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma tek bir oyunla sen bu can yakan mezhep, bataklığına dönüştürülen Orta Doğu’dan çekip çıkaracaksın.

Artık kimlikleri değil, başarıları konuşacağız. Artık ayrışmaları ve farklılıkları konuşmayacağız. Ortaklıklarımızı ve ortak hayallerimizi konuşacağız. Bu değişim seferimize katılacak mısın? Bu değişimde benimle birlikte duracak mısın? Alevi olmaz diyen bu sisteme, doğru olan, dürüst olan, ahlaklı olan olur, diyecek misin?

Son bir el verecek misin? Bu ayrıştırıcı sistemi kökünden yıkmaya hazır mısın? Gelin gençler, gelin bu eşiği hep birlikte aşalım. Böylesine hayati bir eşikte tek bir oyu bile ziyan.”

Paylaşın

Deprem Bölgesi: İki Milyon Öğrenci Eğitim Alamıyor

Eğitim-İş Sendikası’nın deprem raporunda milyonlarca öğrencinin deprem bölgelerinde eğitim alamadığı, bölgeye giden öğretmenlere ücret ödenmediği ve yemek, barınma gibi temel ihtiyaçlarının bile karşılanmadığı görüldü.

Raporda, “Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in tozpembe söylemleri ile sahadaki gerçekler taban tabana çelişmekte, milyonlarca öğrenci eğitim hakkına kavuşturulmamaktadır” denildi.

11 ilde büyük yıkıma ve 50 binden fazla can kaybına neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin ardından bölgede yaşanan aksaklıklar yurttaşları mağdur etmeye devam ediyor.

Eğitim-İş Sendikası, “Deprem Bölgelerinde Eğitimin Kendisi Değil Reklamı Var” başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda bölgede eğitim alanında yaşanan sorunlar arasında şunlar gösterildi:

2 milyon 400 bin öğrenci eğitim alamadı: Ulaşım en temel sorunlardan biri haline gelmiştir. Sahada yaptığımız gözleme göre; 11 ilde her 100 öğrenciden ancak 20-25’i çadırlardaki eğitime katılabilmekte, bu da düzenli bir şekilde sürdürülememektedir. Resmi rakamlara göre depremin vurduğu 11 ilin 10’unda 3 milyon 250 bin öğrenci bulunmaktadır. MEB’in mart sonu yaptığı açıklamaya göre, 252 bin 829 öğrenci başka illere nakil hakkını kullanmıştır. Bu rakamı baz alıp, çadır ve konteynırlardaki eğitime katılma oranını bunun üzerinden hesaplarsak 2 milyon 400 bin civarında öğrencinin eğitim almadığı ortaya çıkmaktadır.

Öğretmenlere ücret ödenmiyor: Normalde böyle olağanüstü bir durumda görev yapan öğretmenlere ek dersin iki katı ücret verilirken, bu illere gönüllü olarak giden öğretmenlere hiçbir ücret ödenmemektedir. Bölgeye gönüllü olarak giden öğretmenlerin birçoğuna MEB tarafından yolluk ve harcırah dahi verilmemiştir. Gönüllü olan öğretmenlere dair hiçbir teşvikin de söz konusu olmaması, gönüllü öğretmen sayısının yetersiz düzeyde kalmasına yol açmıştır. Birçok okulda müdür ve müdür yardımcılarına ulaşmak dahi mümkün olmamış, en basit ihtiyaçlar dahi öğretmenlerin inisiyatifiyle çözülmeye çalışılmıştır.

Öğretmenlerin temel ihtiyaçları umursanmıyor: Bölgeye gönüllü olarak ya da geçici görevle giden öğretmenlerin konaklama ihtiyaçları da baştan savma biçimde çözülmektedir. Pansiyonlarda ağırlanan öğretmenlerin birçoğu yorgan, yastık, çarşaf dahi bulamadığını; bazıları konakladığı yerde priz dahi bulamadığını iletmiştir. Yemek dağıtma çadırlarında sıraya girerek yemek yemeye çalışan öğretmenlerin okulların kantinlerinden yemek ve içecek ihtiyacını çözmesi de kantinlerin büyük çoğunluğunun kapalı olması, açık olanların bazılarında ise mallarını karaborsa hale getirip fahiş fiyatlarla satması nedeniyle imkânsızlaşmıştır.

Öğrenciler okula çağrılmıyor: Bölgeye gönüllü giden öğretmen sayısı az olduğu için öğrenciler alanlarında ders görememektedir, (sayısal, sözel, dil, eşit ağırlık) ders işleyememektedir. Bir çadırdaki öğrenciler haftada 2 saat biyoloji dersi görürken, başka bir çadırdaki 68 gündür biyoloji öğretmeni dahi görememektedir. Aslında MEB, öğrencilerin bu okullara gelip gelmediğini bile bilememektedir çünkü öğrencileri arayıp ‘okula gelin’ diyen yöneticiler bile yoktur.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

HDP’li Sancar’dan “Stratejik Oy Kullanma” Çağrısı

Son zamanlarda üzerinde çokça konuşulan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçimlerdeki tutumu konusunda değerlendirmede bulunan HDP’li Sancar, “Halkımıza, bütün demokrasi güçlerine stratejik oy kullanma çağrısı yapıyoruz.” dedi.

Sancar TİP’in seçimlere kendi listesiyle gireceği yerlerde “vekil sayısını arttırmak mümkünken arttırmama ve belli kazanımları kaybetme riski[nin] de [bulunduğunu]” hatırlattı ve “Bu riski gözetmenin önemli olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “TİP’in aday çıkardığı yerlerde bizler yarışacağız ama dostça yarışacağız. Bu işin doğasında var” dedi.

Şanlıurfa Yeşil Sol Parti listesi birinci sıra milletvekili adayı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Çarşamba gecesi Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mezunlar Derneği’nin (MD) Vişnelik tesislerindeki “Seçim Söyleşileri” programının konuğuydu.

Sancar, mezunların yanısıra salonu dolduran ODTÜ öğrencilerine seslendi: “Bu seçimde ya sistematik otoriterleşme ve talanın pervasızca yaygınlaşması süreci yerleşecek ya da AKP-MHP ortaklığı gidecek” dedi. “Eğer bu süreç ilerlerse daha da kötüye gidecek. Artık sadece AKP-MHP blokunun değil Cumhur İttifakının karanlık blokuyla mücadele söz konusu olacak.” Sancar, “demokrasi, özgürlük, barış mücadelesi [nin] her şartta devam edece [ğini] vurguladı, “ama Cumhur ittifakı kaybetmediği takdirde ülke halklarının faturasını daha ağır ödeyeceği bir dönem olur” dedi.

Programı Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili Adayı Emirali Türkmen, ODTÜ MD üyeleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) , HDP Ankara İl örgütü, Seçim Güvenliği Platformu (SGP) üyeleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube ve ODTÜ’lü öğrenciler izledi.

Sancar 14 Mayıs seçimlerinde Emek ve Özgürlük ittifakına yol gösteren HDP’nin  Eylül 2021 tutum belgesini hatırlattı.

“İktidar bloku ve AKP medyası HDP’nin sürekli Millet İttifakı ile birlikte olduğuna dair propaganda yapıyordu. Tutum belgemizde bunun böyle olmadığını gösterdik,” dedi. “Tutum belgesinde Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini birbirinden ayırarak çalışmalar planladık [larını]” hatırlattı.

“İkisinin farklı dinamikleri var. O nedenle iki seçimi birbirinden ayırarak […] Parlamento seçimlerine en geniş demokrasi ittifakıyla katılma talebimizi de yeniledik ve buna yönelik çalışmaları sürdürdük. Bunun somut ürünü olarak da Emek ve Özgürlük ittifakı oluştu,” dedi.

“Biz bu ittifakı mücadele ortaklığı temelinde kurduk. Diğer ittifak çalışmalarımız ise Kürt illerinde sürüyordu. Kürt Özgürlük ve Demokrasi ittifakı ile bu süreç de somutlaştı ve bunları birleştiren bir mücadele cephesi oluşturmayı planlıyoruz,” diyerek stratejik yönelimlerini açıkladı.

“Bu kadar hayati önem taşıyan bir seçimde parlamentoya en yüksek üye ile girmeyi önemsedik ve yaptığımız çalışmalarda da bu amaca en uygun yöntemi seçtik.”

“İttifakımızı önemsiyoruz”

Sancar “İttifakı gelecekte kurucu bir merkez olma iddiasıyla kurduk” dedi. “Bu yüzden tek liste kararımızda ısrarı esnettik. İttifakın bozulmasına yol açacak esnekliği de gösterdik. Tek parti altında seçime girmek ideallerimize en uygun yöntemdir ama ittifakı korumak da çok önemlidir. Biz bunu koruyacak formülü de bulduğumuzu düşünüyoruz. Formülleri hala arıyoruz” diye konuştu.

Sancar, son zamanlarda üzerinde çokça konuşulan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçimlerdeki tutumu konusunda da gençleri aydınlattı: “Halkımıza, bütün demokrasi güçlerine stratejik oy kullanma çağrısı yapıyoruz.” dedi.

Sancar TİP’in seçimlere kendi listesiyle gireceği yerlerde “vekil sayısını arttırmak mümkünken arttırmama ve belli kazanımları kaybetme riski [nin] de [bulunduğunu]” hatırlattı ve “Bu riski gözetmenin önemli olduğuna inanıyoruz.” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı “TİP’in aday çıkardığı yerlerde bizler yarışacağız ama dostça yarışacağız. Bu işin doğasında var.” dedi.

“Bu bir seçim. Yarış olacaktır ama başka partilerle yürüttüğümüz rekabet zeminine oturmayacaktır. Bu yarıştan en yüksek verimi ve olumlu seçimi çıkarmak için de kararımız var.” diye vurguladı: “[…] Vekil kaybı Türkiye için de ciddi bir sorun oluşturur. O nedenle ortak liste ile giremeyeceğimiz yerde bütün insanlarımızı stratejik oy kullanmaya çağırıyoruz.

Sancar, Parlamento seçimlerinde hedeflerinin yüzde 15 olduğunu açıkladı. Ancak yüzde 15 ile yetinmeyeceklerini vurguladı: “En yüksek oy oranına ulaşmak için her türlü çabayı harcayacağız. Yüzde 15’in altı bir başarı sayılmaz. O nedenle bütün enerjimizle yüzde 15’in üstünü bulacak bir çalışma yapmalıyız” dedi.

HDP Genel Başkanı karşılarına “Parlamentoda anahtar güç olma” hedefini koyduklarını ve yeni dönemde parlamentonun önüne “yeni anayasa yapma meselesi”nin de geleceğini öngördüklerini söyledi: “Burada da kurucu özne sorumluluğu ve gücü ile hareket etmeli en az 100 vekille meclise girmeliyiz. Güçlerimizi birleştirdikçe bu hedeflere ulaşmamız daha kolay olacaktır.”

İki stratejik hedef

Sancar HDP’nin 14 Mayıs seçimlerinde “iki stratejik hedefi [olduğunu]” anlattı: “Biri bu iktidarı göndermektir. Bu konuda politikalarımız son derece şeffaf. Bu hedefle bağlantılı diğer stratejik hedefimiz düzeni değiştirmektir.”

Mithat Sancar, muhalefet büyük bir hata yapmadıkça iktidarın devralınmasının kaçınılmaz olduğunu gördüklerini ancak herhangi bir Bakanlık pazarlığına girmeyeceklerini yeniden vurguladı: “Gücümüzü Türkiye’nin bütün ezilenleri için bir demokratik dönüşüm manevrası olarak görüyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı seçimindeki tutumlarını henüz resmen deklare etmediklerini hatırlatan Sancar, “Açıklayacağımız resmi görüş Emek ve Özgürlük İttifakının tutumu olacak ve bir çağrıyı da içerecektir. Demokratik dönüşümü yaratacak desteği de halkımızdan bekliyoruz” dedi.

Muhalefet tabanında kimi kesimlerde gözlenen korku ve kaygılara işaret eden Sancar “Bu duyguların yayılmasını isteyen[in] AKP-MHP iktidarı ve Cumhur İttifakı [olduğunun]” altını çizdi.

“Bu kaygılarla çok sık karşılaşıyorum. İktidar bu korkuyu yaymak istiyor ve bu korku herkesin ruhunda zedelenme oluşturur. Gücümüze güvenelim ve yükseltelim” diyen HDP Eş Genel Başkanı “Muhalefetin tamamı bu noktada bir irade ortaklığı ortaya çıkarabilirse her türlü oyun[u] boşa çıkaraca[ğını]” dile getirdi.

“2019 yerel seçimlerinde de aynı oyunlar oynandı. Mücadelede kararlılı[ğın] bütün oyunları bozduğunu gördük” dedi.

Sancar diğer muhalefet partilerine  “[…] 2 yıl önce rapor halinde seçim güvenliği ortak çalışma raporunu sunduk[larını, ‘şimdiden ortak çalışmalara başlayalım’ dedik [lerini]” aktardı.”Ama maalesef orada da iktidarın kurduğu oyun sahasının dışına çıkmayı bir türlü başaramayan bir muhalefet blokuyla karşı karşıya kaldık [larını]” söyledi. Muhalefetin “Şimdi o sınırların dışına çıkmaya başladı [ğına]” işaret eden Sancar “Güçlerimizi birleştirirsek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açık fark yaratma şansı çok güçlüdür. Hiçbir hile o farkı kapatamaz.” dedi.

Sancar’ın konuşmasının sonlandırması sonrasında verilen arada HDP Eş Genel Başkanı öğrencilerin getirdikleri kitaplarını imzaladı. Toplantının ikinci bölümünde öğrencilerin sorularını yanıtladı.

(Kaynaak: Bianet)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan “Alevi” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından “Alevi” notuyla videolu bir paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “İlk oyunu verecek olan sevgili evlatlarım. Ben Aleviyim; Hak, Muhammet, Ali inancıyla yetişmiş samimi bir Müslümanım” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Allah’ın verdiği bir canım var; kul hakkı yemem, harama beytülmale el uzatmam. Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel ülkede her şeyden uzak ve yoksul bir evde doğdum. Cumhuriyetin bize verdiği fırsatlar sayesinde okudum. Mesleğim oldu, ailemi kurdum. Kimliklerimiz bizi biz eden varlığımızdır ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Alevi” notuyla videolu paylaşım yaptı.

Gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, videoda şu ifadeleri kullandı:

“Bu gece sizinle çok hassas bir konuyu konuşmanın vakti geldi. Görüyor musunuz gençler, duyuyor musunuz Türkiye’de başlamak üzere olan yeni hayatın sesleri bunlar. Dünyanın hemen kıyısında duruyoruz. Ya bu eşiği aşarak hak ettiğimiz yere kavuşacağız ya da özlemle baktığımız dünyayı sadece izlemekle yetineceğiz.

İlk oyunu verecek olan sevgili evlatlarım. Ben Aleviyim; Hak, Muhammet, Ali inancıyla yetişmiş samimi bir Müslümanım. Allah’ın verdiği bir canım var; kul hakkı yemem, harama beytülmale el uzatmam. Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel ülkede her şeyden uzak ve yoksul bir evde doğdum.

Cumhuriyetin bize verdiği fırsatlar sayesinde okudum. Mesleğim oldu, ailemi kurdum. Kimliklerimiz bizi biz eden varlığımızdır ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir. Onları seçemez, onlarla doğar, yaşar ve ölürüz. Ancak hayatta seçebileceğimiz çok önemli şeyler var. İyi bir insan olmayı, dürüst, ahlaklı , vicdanlı, erdemli olmayı ve adil olmayı seçebiliriz. Ve bu seçimler hem bizi hem de içinde bulunduğumuz toplumu hızla değiştirebilir.

Sevgili genç arkadaşlarım önümüzde ülke olarak bir eşik var ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma tek bir oyunla sen bu can yakan mezhep, bataklığına dönüştürülen Orta Doğu’dan çekip çıkaracaksın.

Artık kimlikleri değil, başarıları konuşacağız. Artık ayrışmaları ve farklılıkları konuşmayacağız. Ortaklıklarımızı ve ortak hayallerimizi konuşacağız. Bu değişim seferimize katılacak mısın? Bu değişimde benimle birlikte duracak mısın? Alevi olmaz diyen bu sisteme, doğru olan, dürüst olan, ahlaklı olan olur, diyecek misin?

Son bir el verecek misin? Bu ayrıştırıcı sistemi kökünden yıkmaya hazır mısın? Gelin gençler, gelin bu eşiği hep birlikte aşalım. Böylesine hayati bir eşikte tek bir oyu bile ziyan.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den Sert Sözler: Ulan Manyaklar…

Seçim çalışmaları kapsamında bulunduğu Antalya’nın Kepez ilçesinde vatandaşlara seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, “Ulan manyaklar, hem ateist hem kafir hem FETÖ’cü, hem faili meçhulcü hem de PKK’lı olunur mu? Siz işte kafayı böyle yediniz. Dolayısıyla kişi kendinden bilirmiş, kendinden…” dedi ve ekledi:

“Sen eğer İstanbul seçimini iptal ettirir, 31 Mart’ta iptal ettirir, 13 bin 500 oy farkını kabul etmez, ‘mutlaka bir şeyler olmuştur, olmasa bile olmuştur’ dersen, iptal ettirirsen; ondan sonra ne olur biliyor musunuz? Bu aziz millet, sürdürmez. Milli iradeye el sürdürmez, iradesine el sürdürmez. El sürdürmediği için de döner öyle bir Osmanlı tokadı atar ki feleğini şaşırırsın.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Antalya’nın Kepez ilçesinde vatandaşlara seslendi.  ANKA‘nın aktardığına göre Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“İYİ Parti kurulmasaydı, bugün bu kürsüden konuşan arkadaşlarımız, konuşan kardeşlerimiz değerli ağabeyim Sayın Mansur Yavaş ve diğer Büyükşehir Belediye Başkanları; acaba konuşuyor olabilecekler miydi? İYİ Parti kuruldu, bir şey değişti, her şey değişti.

Onun için İYİ Parti’ye ve İYİ Parti’nin Genel Başkanı bana olmadık hakaretlerin, olmadık iftiraların, olmadık tehditlerin yapıldığı bir 5 yıl geçirdik. Korktuk mu? Hayır. Çaldık mı? Hayır. Ne yaptık? Birleşe birleşe kazandık. Ne yaptık? Önce 2018’de beraberce CHP ile birlikte Saadet Partisi, Demokrat Parti ile beraber önce Millet İttifakı’nı kurduk. Karşımızda Cumhur İttifakı vardı.

Yine olmadık hakaretler, olmadık iftiralar atıldı. Ya arkadaş; FETÖ’cü oldum, PKK’lı oldum. Aynı anda hem FETÖ’cü hem ateist bir de kafir ilan ettiler. Ben ki hacıyım, ben ki 7 yaşından beri 5 vakit namaz kılarım… Beni kafir ilan ettiler. Aynı anda FETÖ’cü, kafir, PKK’lı ama Diyarbakır’a gittiğim zaman, Urfa’ya, Van’a gittiğim zaman da faili meçhulcü ilan ettiler.

“Ulan manyaklar…”

Ulan manyaklar, hem ateist hem kafir hem FETÖ’cü, hem faili meçhulcü hem de PKK’lı olunur mu? Siz işte kafayı böyle yediniz. Dolayısıyla kişi kendinden bilirmiş, kendinden… Sen eğer İstanbul seçimini iptal ettirir, 31 Mart’ta iptal ettirir, 13 bin 500 oy farkını kabul etmez, ‘mutlaka bir şeyler olmuştur, olmasa bile olmuştur’ dersen, iptal ettirirsen; ondan sonra ne olur biliyor musunuz? Bu aziz millet, sürdürmez. Milli iradeye el sürdürmez, iradesine el sürdürmez. El sürdürmediği için de döner öyle bir Osmanlı tokadı atar ki feleğini şaşırırsın.”

Şimdi bakın, bedava Başbakanlık yok. Evet ben Başbakan olmaya talibim ama onunla bununla abidik gubidik işler yaparak değil, pazarlık yaparak değil, sizin helal oylarınızla birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çok çalışacaksınız.

Ondan sonra da o oyları aldıktan sonra da Sinan Ateş kardeşimin kızları Bengisu ve Banu Çiçek’in, Ayşe Ateş’in kalbini serinletmek, gözyaşlarını silmek için, o katilleri bulmak benim boynumun borcudur. Ahd olsun, şart olsun, yemin olsun ki… Nereye kaçmışlarsa oradan bulup çıkarmak benim görevim olacak.

Bu arkadaşlar, o kadar bedavacılığa alıştılar ki, o kadar yandaş kayırmaya alıştılar ki, ekonomiyi o kadar berbat ettiler ki, bu seçime giderken oculuk buculuk üzerinden devam ettirmeye çalışıyorlar, ama millet yemiyor. 100 bin öğretmen tayin edeceğiz ilk 1 ay içinde, seçimi kazanacağız, 100 bin öğretmen tayin edeceğiz.

Hemen Antalya’da Antalyalılar turistlerin her türlü hizmetinde, turistlere her türlü yardımı yapıp onlara Antalya’da hizmet ediyor. Onların kaldıkları yerlerle ilgili bir vergi var. Onlar birilerinin cebine gidiyor sizden çıkıyor. Dolayısıyla o vergiyi kaldıracağız. O vergiyi sizin, işletmelerin Antalyalıların almasını sağlayacağız.

Tam 3 yıl boyunca dolaştım ve sizleri dinledim. Partimi övmedim, propaganda yapmadım, başka bir partiyi de yermedim. Ama şimdi seçime gidiyoruz. Sizlerin oylarını istiyorum. Suriyeliler gidecek. Dolayısıyla Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yeniden değerlerine sahip olan bu gençlerin taleplerine uygun bir ülkeyi beraber inşa edeceğiz. Oylarınıza talibiz. Saygılar sunuyorum, hayırlı bayramlar, hayırlı iftarlar diliyorum.”

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: ABD’den Türkiye’ye Çağrı

İsveç Savunma Bakanı Jonson ile Muskö donanma üssünde ortaklaşa düzenlediği basın toplantısında konuşan ABD Savunma Bakanı Austin, İsveç’in NATO’ya Temmuz ayında yapılacak zirveden önce katılmasını istediklerini belirtti.

Austin, “Müttefiklerimiz Türkiye ile Macaristan’ı İsveç’in NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliğini bir an önce onaylaması için teşvik ediyoruz” dedi.

İki yüzyıllık tarafsızlık ve askeri bağlantısızlık dönemini sona erdirme kararı alan İsveç ve komşusu Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından geçen yıl Mayıs ayında NATO’ya üyelik başvurusunda bulundular.

Finlandiya 4 Nisan’da NATO’nun 31. üyesi oldu ancak İsveç’in başvurusu hala sonuca bağlanmadı. İttifak’a üyelik için tüm üye devletlerin onayı gerekiyor. Ankara ve Budapeşte ise İsveç’in üyeliğine henüz onay vermedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanı Lloyd Austin resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği İsveç’te Türkiye ve Macaristan’ı İsveç’in NATO üyeliğini hızlı bir şekilde onaylamaya çağırdı.

Austin Çarşamba günü Stockholm’ün güneyindeki Muskö’de bulunan İsveç donanma limanında İsveçli mevkidaşı Pål Jonson’la görüştü.

Burada yaptığı konuşmada, kısa süre önce Finlandiya’nın 31’inci üye olarak NATO’ya katıldığını kaydeden Austin, İsveç’i de kısa süre içinde 32’nci üye olarak İttifak’a dahil etmeyi umut ettiklerini vurguladı.

Austin, “İsveç’in NATO’ya hızlı bir şekilde katılımını desteklemeye devam edeceklerini ve üyeliğin yaz öncesinde tamamlanması için güçlü çaba göstereceklerini” belirterek “Bunun gerçekten de çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Austin İsveçli mevkidaşına hitaben “Siz mükemmel bir partnersiniz. Çok kısa zaman içinde sizi müttefikimiz olarak adlandırabilmeyi heyecanla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD’li Bakan, “Müttefiklerimiz Türkiye ve Macaristan’ı da İsveç’in üyeliğini bir an önce onaylamaları için teşvik ediyoruz” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı’nın ziyareti İsveç’in yaklaşık 30 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği en büyük askeri tatbikat olan Aurora 23’e denk geldi. 17 Nisan’da başlayan tatbikata yaklaşık 700 ABD deniz piyadesinin yanı sıra İngiltere, Finlandiya, Polonya, Norveç, Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna, Danimarka, Avusturya, Almanya ve Fransa’dan yaklaşık 26 bin asker katılıyor. Tatbikat 11 Mayıs’a kadar sürecek.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan Denizli’de Konuştu: Bu Ülkede Ne Dert Varsa Biz Çözdük

Denizli’de düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, “Bu ülkede ne soğan ne patates ne salatalık derdi var, ne dert varsa biz çözdük” dedi. Erdoğan, milletin huzuruna “eli boş çıkmadıklarını” belirterek, “Ev hanımlarımıza emeklilik hakkı getiriyoruz. Emekli olmak isteyen ev hanımlarımızın primlerinin üçte birini devlet olarak biz karşılayacağız” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, Gençlere yönelik olarak da evlenmek isteyen gençlere, iki yılı ödemesiz ve 48 ay vadeli, faizsiz 150 bin lira kredi vereceklerini açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Erdoğan, “ABD’den Avrupa’ya ülkemize diz çöktürmek için bekleyen emperyalistlerin hepsi bay bay Kemal’in yanında saf tuttu” diye konuştu.

Geçtiğimiz aylarda Kılıçdaroğlu’nun ekibiyle birlikte Londra ziyaretine gönderme yapan Erdoğan, “Bir gün şu kadar milyar dolar bulduk, ülkeye getireceğiz diyor. 200 milyar dolardan bahsediyor. Londra tefecilerinin işi gücü yok da sana neden bu kadar para versin ya? Londra’nın tefecileri bu kadar aptal mı ya? Sen kimi aptal yerine koyuyorsun? Türk milleti senin bu yalanlarına inanmaz” diye konuştu.

“Hiçbir zaman hayal satmadık. Ayakları yere basan projeler sunduk” diyen Erdoğan, “14 Mayıs inşallah bay bay Kemal’in siyasi mevta olduğu, yanındakilerin siyasi mevta olduğu bir gün olacak” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli 29 Ekim Bulvarı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Bugün Denizli’de sizlerle bir araya gelerek çifte bayram yapıyoruz. Ocak ayında uzunca aranın ardından yine sizlerle hasret gidermiş, kucaklaşmıştır. Karşımdaki şu muhteşem tabloyu görünce inanıyorum ki, 14 Mayıs’ı sizler silme götüreceksiniz AK Parti’yle. Biz Denizli ziyaretimizden 10 gün sonra yaşadığımız 6 Şubat depremiyle uzunca süredir tüm dikkatimizi, vaktimizi, enerjimizi deprem yaralarının sarılmasına verdik.

Bu arada 6’lı masa 7’li oldu. İki belediye başkanını da eklediler. Ne oldu, Dokuz. Nihayet Bay Bay Kemal’i aday olarak ilan etmeyi başardılar. Masanın adayının belli olmasıyla birlikte PKK ve FETÖ yöneticileri de bu isme destek vermek için saklandıkları inlerden başlarını çıkarmaya başladılar. Kandil’den tehdide başladılar. Cudi, Gabar, Tendürek, Besler deresinden artık İHA, SİHA, Akıncılarımızın onları o inlerde bombalamasına tahammül edemediler.

Şimdi de ne diyorlar, gelince bu İHA, SİHA’ları, Akıncılar’ı satacaklar mış? Sen kimsin? Neyi satıyorsun? Önce kendine gel. Bunların savunma sanayi diye bir derdi yok. İşte TCG Anadolu uçak gemimiz. Sarayburnu’nda 30 bini aşkın insan ziyaret etti. Herkes coşku içinde. Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor. Bu mutluluğa maalesef tahammül edemeyenler var.

Amerika’dan Avrupa’ya ülkemize ve milletimize diz çöktüren emperyalistler Bay Bay Kemal’in yanında saf tuttu. Biz her zamanki gibi Allah’a dayanarak, milletimize güvenerek, Cumhur İttifakı’ndaki hasbi ortaklığımızla yola revan olduk. Milletimizin gösterdiği teveccüh istikametimizin doğruluğunun işaretidir. Biz bazıları gibi yıkmaya değil; inşa etmeye geldiğimiz için milletimizin huzuruna elimizin boş çıkmadık. Biz dersimize iyi çalıştık. Çok çalıştık, iyi hazırlandık.

Şimdi de inşallah 14 Mayıs’ta ben vatandaşlarımla birlikte bunları sandığa gömeceğiz. Tüm bu hazırlıkları yürütürken deprem bölgesini de asla ihmal etmedik. Bakanlarımız ilk günden beri gece gündüz sahalarda. Biz de felaket gününden beri her ilimizi defalarca ziyaret ettik. Çalışmaların her adımını bizzat yerinde gördük. 650 bin yeni konut yaparak depremde yıkılan şehirlerimizi en kısa sürede ayağa kaldırmak amacımızdır.

İnşallah bu hedefe ulaşacağız. Depremin üzerinden henüz 2,5 ay geçmemişken inşallah bayramın ikinci günü yapımı tamamlanan ilk köy evlerini teslim edeceğiz. Ülke genelinde yürüteceğimiz afetlere dirençli şehirler projeleriyle ilgili hazırlıkları da hızla sürdürüyoruz.

Bayram günü İstanbul’da bununla ilgili müjdemiz olacak. Son 20 yılda ülkemizi asırlara bedel demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla tanıştırmış bir iktidarız. Hem demokrasimizi geliştirmeye, yeni yatırımlarla kalkınmayı hızlandırmayla yönelik pekçok projemiz seçim beyannamemizde var.

Bu ülkenin 85 milyon vatandaşı hangi kökenden, inançtan, meşrepten olursa olsun aynı büyük ailenin birer ferdidir. Aile bizim için kutsal. CHP LGBT’leri besleyebilir. CHP terör örgütünün parlamentodaki uzantısı HDP’yle beraber bunlar LGBT’cidir. Bunlardan LGBT’ye aykırı bir söz duydunuz mu? İYİ Parti’den bir söz duydunuz mu?

Peki masanın etrafındaki diğer yavrucuklardan bir söz duydunuz mu? Çünkü bunlarda aile kutsiyeti diye bir şey yok. Dünyada ve ülkemizde aile kurumunu yıkmaya, çocuklarımızı ve gençlerimizi sapkın akımların pençesine yönelik kampanyalar hız kazandı. Ailemizi ve evlatlarımızı maddi ve manevi tedbirlerle koruyacağız.

Ülkemizin doğalgaz ve petrol gelirlerinden kuracağımız Aile ve Gençlik Bankası bunun ilk adımı olacak. Aile Kalkanı programıyla ev hanımları, çocuklarımıza gençlerimize destek vereceğiz. İlk müjdemiz ev hanımlarına. Ev hanımlarımıza emeklilik hakkı getiriyoruz. Primlerin üçte birini devlet olarak biz karşılayacağız. İkinci müjdemiz gençlerimize.

Eğitimlerinden iş kurmalarına, evliliklerine kadar her aşamada gençlerimizin yanında yer alıyoruz. Evlenmek isteyen gençlerimize faizsiz 150 bin lira kredi vereceğiz. Gençlerimiz maddi sıkıntıya düşmeden kolayca altından kalkabilecekleri şartlarla yuvalarını kurabilecek. Her ailede en az bir kişinin istihdama katılmasını temin edeceğiz. En az bir bireyinin çalışmadığı aile bırakmayacağız.

İstihdam edilen kişinin gerekirse sigorta primini, gerekirse maaşının bir kısmını devlet olarak biz karşılayacağız. Eski Türkiye’de iki anahtar vaadiyle gelip, insanlarımızı ellerindeki anahtarlarından da edenler vardı. Mazide kaldığını sandığımız bu zihniyet hortladı. ‘Şu kadar milyar dolar buldum, ülkeye getireceğim’ diyor. Arkasına bakıyorsun ülkeyi Londra’daki tefecilere teslim etme niyeti çıkıyor.

“Bay Bay Kemal bu 200 milyar doları getirdin de nereye boca ettin?”

Bay Bay Kemal bu Londra’nın tefecilerinin işi gücü yok da sana niye bu kadar parayı versin? Kaldı ki bunlar tefeci, bu işleri çok iyi bilir. Bay Bay Kemal bu 200 milyar doları getirdin de nereye boca ettin? Nerede bu para? Madem getirdin, hadi söyle bakalım yerini, adresini söyle, bilelim. Hayatı bu adamın yalan. Londra’nın tefecileri bu kadar aptal mı? Sen kimi burada aptal yerine koyuyorsun. Türk milleti senin bu yalanlarına inanmaz. İnşallah 14 Mayıs’ta sana gereken dersi verecek. Ülkemizi 21 yılda 3,5 trilyon yatırıma kavuşturduk.

Hiçbir engel, tuzağın bizi engellemesine izin vermedik. Şimdi yeni bir seçimin, yani yeni bir tercihin, yeni bir yol ayrımının arefesindeyiz. 14 Mayıs inşallah Bay Bay Kemal’in siyasi mevta olduğu, yanındakilerin siyasi mevta olduğu gün olacak. Cumhuriyetimizin yeni asrına adını verdiğimiz Türkiye Yüzyılı’nı kime emanet edersiniz? Gözünüzün nuru evlatlarınızın istikbalini kime emanet edersiniz? Ülkenizin siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik gücüyle dünyada hak ettiği yeri alması için kime güvenirsiniz?

Denizli bugüne kadar hep yanımızda yer aldı. İnşallah 14 Mayıs’ta Denizli’den yine rekor bir destek bekliyorum. Denizli’nin tüm milletvekillerini AK Parti’ye vermeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok. Biz 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık eksiklerini bu sayede tamamladık. Şehirlerimizin ayaklarındaki geri kalmışlık prangalarını bu şekilde kırdık. Son 20 yılda Denizli’ye de bugünün rakamlarıyla 70 milyar yatırım yaptık.

Bunlar ne yaptı peki? İzmir bunlarda değil mi? İzmir Belediyesi’nde sesini duyduğunuz yatırım var mı? Yağmurlar yağdığında her tarafı sel alıp getiriyor, Körfez’de kokudan geçilmiyor. İlkevim projemiz kapsamında Denizli’de 3 bin 150 konut inşa edeceğiz. İl işyerim projemiz çerçevesinde 300 işyerini esnaf kardeşlerimize vereceğiz. İnşası devam eden Aydın-Denizli-Antalya Otoyolu’nu inşallah seneye bitiriyoruz. Bu otoyolun bitmesiyle Denizli ile önemli turizm merkezleriyle arası yakınlaşacaktır.

Denizlili çiftçilerimize 4 milyar lira tutarında tarımsal destek sağladık. Denizli ve 15 ilçesine doğalgaz arzı sağladık. Saatlerce saysak bitmeyecek eserlerimizle Denizli’yi Türkiye Yüzyılı’na hazırladık. Yarın Karadeniz doğalgazını ateşliyoruz. 14 Mayıs’ta vereceğiniz destekle Türkiye Yüzyılı’nı da birlikte inşa edeceğiz. İçeride ve dışarıda pusuda bekleyen ne kadar ülke ve millet düşmanı varsa ellerini ovuşturmaya başladı.

İnsanlarımızın günlük hayatta yaşadıkları sıkıntıların da farkındayız. Bunlar desteği Kandil’de terör örgütünün baronlarından alıyor. Bay Bay Kemal bu teröristlerle beraber. Meral Hanım kimlerle beraber? Bu teröristlerle beraber, HDP’yle beraber. Hani siz onlarla beraber aynı masaya oturmazdınız? Ne oldu?

Ne kadar çabuk anlaştınız. Bu teröristlere benim milletim 14 Mayıs’ta yol vermez. Bunlar Diyarbakır’da 51 Kürt kardeşimi öldürenler değil mi? Bu Selo şu anda içeride değil mi? Bay Bay Kemal de, diğerleri de ‘çıkaracağız’ diyor. Terörist başını da çıkarcaklarmış. Bu ülke ne zamandan beri teröristleri koruyan ülke hale geldi. Benim ülkem asla teröristleri koruyan bir ülke değildir.

FETÖ’cüler, PKK’lılar ancak AK Parti iktidarında yola gelmişlerdir. Avrupa, Batı, hepsi dört gözle ‘acaba Erdoğan nasıl gider’ bunu bekliyor. Erdoğan’ın Cumhur İttifakı ile birlikte nasıl dimdik ayakta durduğunu 14 Mayıs’ta siz göstereceksiniz. Ben size inanıyorum, size güveniyorum. 14 Mayıs’ta da bunu başaracağımızı biliyorum.

Şimdi Togg’umuzu yaptık mı? TCG Anadolu’muzu yaptık mı? Bizim davamız büyük. Biz soğanı masanın üzerine koyar, yumruğumuzu vurur ve soğanı da öyle yemesini biliriz. Bu ülkede ne soğan ne patates ne salatalık derdi var. Bu ülkede dert olan ne varsa biz onları çözdük. Biz geldik 78 üniversite vardı. Şimdi 208 üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok.

Çağdaş olmak bu, medeni olmak bu. 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Şimdi 28 bin 500 kilometre hamdolsun yolumuz var. Seçildiğimiz zaman ilk iş Aydın-Denizli yolunu 105 kilometre o zaman kararı verdik ve yaptık. Sağlıkta attığımız adımlarla şehir hastanelerin halini görüyorsunuz değil mi pırıl pırıl. Benim vatandaşım bu hastanelere gittiğinde ‘Devletimizden Allah razı olsun’ diyor.”

Paylaşın

Akşener: 50 Bin Tane İftira Atıyorlar Ama Hırsız Diyemiyorlar

Sinop’ta vatandaşlara seslenen Akşener, “50 bin tane dedikodu yapıyorlar, 50 bin tane iftira atıyorlar. Artık işleri iftiraya kaldı. Ama söyleyemedikleri bir şey var. Hırsız diyemiyorlar. Çünkü, kendileri hırsız. Hırsız deseler, hırsızlıklarını çat diye yüzlerine vuracağız” dedi ve ekledi:

“Beş maaşlı, 10 maaşlı, 15 maaşlı danışman olmayacak. 801 milyon dolara Ankara’da bir park yaptılar. Kaç çocuğun bursu ödenirdi? Kaç öğrencimize karşılıksız burs verilebilirdi? 801 milyon dolar… Yani 16 milyar lira. Utanmaları yok. Üç AK Partili müteahhite verildi. Sizin çocuklarınız ağladı, sizin çocuklarınız, umutsuz, mutsuz. İşte o nedenle bu harami düzeni beraber değiştireceğiz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Sinop İskele Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Akşener’in konuşmasından önemli başlıklar şöyle:

“Sinop emekli şehri. Emekli maaşlarında 5500 alanı 7500 lira yaptılar, aslında asgari ücret olmalıydı. 6500 alan da 7500 lira oldu. Biz iktidara gelir gelmez o aradaki farkı da düzelteceğiz. Birincisi bu. İkincisi 100 bin öğretmen ataması yapacağız bir ay içerisinde. 3600 ek göstergede ortaya çıkan haksızlığı gidereceğiz. 2020 yılında ve ondan önce soru çalınarak mağdur olmuş KPSS mağdurlarının mağduriyetlerini gidereceğiz.

Ben, İYİ Parti’ye oy istiyorum aynı zamanda Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na da oy istiyorum. Biz bu ucube sistemi birlikte değiştirmeliyiz. Bu harami düzeni birlikte değiştireceğiz. Bedava olmaz, oylarınızı vereceksiniz. Ben de kimseyle pazarlık etmeden bu ucube sistem değişecek sonra da başbakan olacağım. Biliyorsunuz, sayın Mansur Yavaş’la sayın İmamoğlu’nun mutlaka bu sistemin içerisinde olmasını istemiştim.

Dolayısıyla masada problem oldu. Mansur Bey ve Ekrem İmamoğlu her ikisi de geldiler. Şahsıma dair bir talebim olmadığı ortaya çıkınca her ikisini etkili, yetkili Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı’na getirdik. El birliğiyle imzaladık. Bir televizyona gittim. TV’de dediki ilgili arkadaşımız, ‘Siz o masaya nasıl oturdunuz? Diyorlar ki, dış güçler oturttu” dedi. Ben de dedim ki, beni o masaya jet hızıyla ikna eden Mansur Yavaş oldu. Kendisi, Beypazarı doğumlu bir Angaralıdır.

Bu iki belediye başkanıyla beraber, hem bizler hem sayın Kılıçdaroğlu, haram yemeden sosyal devleti ortaya koyarak, kayırmadan, adaleti sağlayarak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü sağlayarak, gençlerin gelecek hayallerini yeniden inşa ederek önce seçimi kazanacağız. Sonra da bu ucube sistemden el birliğiyle kurtulacağız.

Size söz olsun. 50 bin tane dedikodu yapıyorlar, 50 bin tane iftira atıyorlar. Artık işleri iftiraya kaldı. Ama söyleyemedikleri bir şey var. Hırsız diyemiyorlar. Çünkü, kendileri hırsız. Hırsız deseler, hırsızlıklarını çat diye yüzlerine vuracağız.

Beş maaşlı, 10 maaşlı, 15 maaşlı danışman olmayacak. 801 milyon dolara Ankara’da bir park yaptılar. Kaç çocuğun bursu ödenirdi? Kaç öğrencimize karşılıksız burs verilebilirdi? 801 milyon dolar… Yani 16 milyar lira. Utanmaları yok. Üç AK Partili müteahhite verildi. Sizin çocuklarınız ağladı, sizin çocuklarınız, umutsuz, mutsuz. İşte o nedenle bu harami düzeni beraber değiştireceğiz.”

Paylaşın