Dünyanın En Eski Soy Ağacı Ortaya Çıkarıldı

İngiltere’de bilim insanları 5 bin 700 yıllık bir anıt mezardaki insan kemiklerini inceleyerek dünyanın en eski soy ağacını keşfetti. Cotswolds şehrindeki anıt mezarda bulunan kalıntıların DNA analizi, gömülen insanların aynı aileden beş farklı kuşağa ait olduğunu ortaya koydu.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; Cilalı Taş Devri’ne ait anıt mezardaki insanların çoğu, aynı adamdan çocukları olan dört farklı kadının soyundan geliyor. Bu insanlar, bağlı oldukları anaerkil birinci kuşağa göre, mezarın farklı kısımlarına gömülmüş.

Araştırmacılara göre bu buluş, birinci kuşak kadınların bu topluluğun gözünde önemli bir sosyal konuma sahip olduğunu ortaya koydu.

Gloucestershire’da tarihi Hazleton North bölgesinde yer alan anıt mezar, bir ucu kuzeye bir ucu da güneye bakan L şeklinde iki kısımdan oluşuyor. İki kadın ve çocuklarının yanı sıra, o çocukların beşinci kuşağa kadar uzanan kendi çocukları da, mezarın güney kısmına gömülmüş.

ABD’deki Harvard Tıp Okulu’ndan Prof. David Reich, “Diğer iki kadın ve onların çocukları kuzeye bakan kısıma gömülmüş ancak bazılarının kalıntıları daha sonraki zamanlarda güney kısma alınmış gibi görünüyor. Bunun nedeni, kuzeydeki kısmın bir süre sonra çökmesi ve başka bir aile bireyini gömmenin artık imkansız hâle gelmiş olması olabilir” şeklinde açıklıyor.

DNA araştırmasına liderlik eden ekipteki Newcastle Üniversitesi’nden Dr. Chris Fowler’a göre, bu buluşun önemi büyük. Fowler, Cilalı Taş Devri’nden kalan diğer mezarlardaki mimari yapıyı da inceleyerek aile bireylerinin bu mezarlara ne şekillerde gömüldüğü ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olabileceklerini söylüyor.

Anıt mezarın ait olduğu tarihsel dönem de önemli. Mezarın yapıldığı çağda İngilizler, binlerce yıl önce ataları Anadolu ve Ege’den Avrupa’ya göç etmiş olan topluluklar sayesinde çiftçilikle tanışmıştı.

Araştırmacılar, anıt mezarlardaki kalıntıları inceleyerek, Taş Devri’nde yaşamış olan bu insanların aile dinamiklerini ve kültürlerini daha yakından tanımayı da başarabilir.

Aile mezarını inceleyen araştırmacılar, “üvey oğul” kavramının da bu aile yapılarına girdiğine dair işaretler olduğunu söylüyor. Bazı erkeklerin anneleri mezarda olsa da, biyolojik babalarının mezarda olmadığı dikkat çekti.

Kayıp kadınlar

Kazılar sırasında araştırmacılar erken yaşta ölmüş iki kız çocuğun kalıntılarını buldular ancak bazı kadınların aynı mezara gömülmediğini fark ettiler.

“Bazı kadınların kayıp olduğuna” dikkat çeken Prof. Reich, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Erkekler ve kadınların doğum oranları aynıydı, dolayısıyla bu kadınların nerede olduğu bir sır. Bir sonraki anıt mezarda da değiller ve bütün bu insan topluluğu arasında da kayıplar. Yoksa ölen insanlar yakılıyor muydu? Ölülerin bazı topluluklarda yakıldığını biliyoruz. Yoksa sadece belli bir sosyal statüsü olan insanları mı bulabildik?”

Anıt mezarlar, çokeşliliğin erkeklerle sınırlı olmadığı bir aile düzenine işaret ediyor. Erkeklerin birden fazla kadından çocuk sahibi olduğu gibi, kadınların da birden fazla erkekten çocuk sahibi olduğu anlaşılıyor.

Aynı erkekten çocuk sahibi olan farklı kadınların genel olarak birbiri ile akraba olmadığı görülüyor. Ancak kadınların, birbiri ile yakın akraba olan birden fazla erkekten çocuk sahibi olduğu örnekler de var.

Araştırma raporunun yazarları arasındaki , İspanya’daki Bask Bölgesi Üniversitesi’nden genetik uzmanı Iñigo Olalde, son teknolojilerin ve anıt mezardaki DNA’nın iyi korunmuş olmasının da yardımıyla, hem dünyanın en eski soy ağacını keşfedebildiklerini, hem de eski toplulukların sosyal yapıları hakkında daha fazla bilgi sahibi olma şansı yakaladıklarını ifade etti.

G7’den Rusya Ve İran’a Uyarı

Dünyanın en zengin ülkelerinden olan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Japonya, İtalya ve Kanada’nın dışişleri bakanlarının Liverpool’daki toplantısından Rusya ve İran’a uyarı çıktı.

İngiltere’nin Liverpool kentinde iki gün süren G7 toplantılarının ardından yayımlanan bildiride, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması hâlinde bunun “ciddi sonuçları” olacağı ifade edildi. G7 ülkeleri ayrıca “Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığını” yinelediğini duyurdu.

Rusya’nın Ukrayna sınırında askeri yığınak yapmasını kınayan G7 ülkelerinin delegeleri, Moskova’ya tansiyonu düşürmesi için çağrıda bulundu. ABD istihbaratı, Rusya’nın önümüzdeki aylarda Ukrayna’ya 175 bin askerin katıldığı çok cepheli bir saldırı düzenleme hazırlığında olabileceği değerlendirmesinde bulunuyor. Kremlin ise Ukrayna’yı işgal etmeye yönelik planları olduğuna dair iddiaları yalanlıyor.

İran’a “son şans” uyarısı

G7 toplantılarına ev sahipliği yapan İngiltere, İran’ı ise Viyana’da yeniden başlayan nükleer görüşmelerle ilgili olarak uyardı. Avusturya’daki görüşmelerin Tahran’ın “ciddi bir çözümle müzakere masasına gelmek için son şansı” olduğunu belirten İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, “İran’ın gelip bu anlaşmayı kabul etmesi için hâlen zaman var” dedi. Truss, İran’ın nükleer bomba yapmasına izin verilmeyeceğini sözlerine ekledi.

Dünyanın önde gelen ülkeleriyle İran arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için yürütülen Viyana görüşmeleri, geçen Perşembe günü tekrar başlamıştı.

Viyana’daki görüşmeler, ABD’nin yeniden anlaşmaya dâhil olmasını ve İran’ın da bu mutabakat doğrultusundaki taahhütlerine bağlılığını yinelemesini amaçlıyor. ABD, Tahran’ın nükleer programında kısıtlamaya gitmesine karşılık İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini öngören anlaşmadan 2018’de Trump yönetiminin kararıyla tek taraflı olarak çekilmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, anlaşmaya geri dönmeye hazır olduklarını duyurmuştu. İranlı yetkililer de bir çözüm sağlanabileceğine dair ciddi inançla görüşmelere yeniden başladıklarını belirtiyor. Ancak Batılı ülkeler, Tahran’ı görüşmelerde sağlanan ilerlemenin kaybedilmesine neden olmakla ve zamana oynamakla suçluyor.

Truss’ın açıklamaları, 2015’teki anlaşmaya taraf ülkelerden birinin nükleer görüşmelerle ilgili verdiği ilk ültimatom olması açısından önem taşıyor. Almanya’nın G7 toplantılarına katılan yeni dışişleri bakanı Annalena Baerbock da İran’ı müzakereleri geciktirmek ve sürece olan güveni kaybettirmekle suçladı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Manş Denizi’nde Göçmen Faciası: En Az 31 Ölü

Fransa’dan İngiltere’ye Manş Denizi üzerinden geçmeye çalışan göçmen botunun batması sonucu en az 31 göçmen hayatını kaybetti. Olayın şimdiye kadar Manş Denizi’nde meydana gelen en kötü kaza olduğu açıklandı. Manş Denizi’nde halen cesetlerin yüzdüğü bildirilirken ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

Haber Merkezi / Fransız ve İngiliz yetkililer, Manş Denizi’nde havada ve denizde arama kurtarma operasyonunu birlikte yürütüyor. Yetkililer, en az üç tekne ve üç helikopterin arama kurtarma çalışmalarına katıldığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, göçmenlerin ölüm haberi üzerine yaptığı açıklamada, ilgili bakanların acil olarak toplanmasını istedi ve “Fransa, Manş Denizi’nin mezarlığa dönüşmesine izin vermeyecek.” dedi. Manş Denizi’nde yaşanan insani dramın sorumlularının derhal bulunacağı sözünü veren Macron, AB Sınır Koruma Ajansı’nın (Frontex) Manş Denizi’nde sınır güvenliğinin korunması konusunda imkanlarının artırılmasını istedi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın olay üzerine hükümet kriz komitesi COBRA’yı topladığı bildirildi. Johnson daha sonra basına yaptığı açıklamada, “Bazı ortaklarımızı, özellikle de Fransızları son gelişmelerle ilgili duruma ayak uydurmaya ikna etmekte zorlandık, ancak bu konuda tüm ülkelerin karşı karşıya olduğu zorlukları anlıyorum.” dedi.

Manş Denizi’ni küçük teknelerle geçmeye çalışan göçmenlerin sayısının sonbaharla birlikte başlayan kötü hava şartlarına rağmen bu yıl arttığı bildiriliyor. Bu yıl söz konusu güzergahı kullanarak Fransa’dan İngiltere’ye geçmeye çalışanların sayısının 25 bin 700’den fazla olduğu kaydedildi. Bu rakam geçen yılın üç katına tekabül ediyor.

Adele, İngiltere’nin 30 yaş altı en zengin ünlüsü

Tahmini 147.5 milyon sterlin serveti bulunan şarkıcı Adale, İngiltere’nin 30 yaş altı en zengin ünlüsü oldu. Heat dergisine göre; Adale, geçen sene servetini yaklaşık 15 milyon sterlin artırdı.

Ed Sheeran, 94 milyon sterlin ile ikinci sırada, Harry Potter’ın yıldızı Daniel Radcliffe ise 87 milyon sterlin üçüncü sırada yer alıyor.

Heat dergisinin hazırladığı 30 kişilik listede yer alan diğer ünlüler ve yaklaşık servetleri şu şekilde:

Harry Styles 58 milyon sterlin, Niall Horan 46 milyon sterlin, Louis Tomlinson 44 milyon pound, Liam Payne 43 milyon sterlin, Zayn Malik 37 milyon sterlin.

Little Mix  48 milyon sterlin, John Boyega ve Daisy Ridley 4.6 milyon sterlin, Spencer Matthews, 4.5 milyon sterlin

Sam Smith 26 milyon sterlin, Rita Ora 12 milyon sterlin ve GOT’s Sophie Turner 6 milyon sterlin.

 

Yüzlerce kişiden oluşan kitap zinciri

İngiltere’nin güney sahilindeki bir liman kenti olan Southampton’da bulunan bir kitap evi kira artışıyla taşınmaya zorlandı. Taşınmak zorun kalan kitap evi 3 Kasım’da yeni yerinde hizmete girecek.

40 yıllık geçmişi olan kitap evinin kapanmasını istemeyen bölge sakinleri, kendi aralarında topladıkları bağışlarla, kitap evini taşımak için aynı cadde üzerinde başka bir yer satın aldılar.

Bölge sakinlerinin önünde kitap evinde bulunan kitap rafları, mobilyalar ve yaklaşık 20.000 kitabın taşınması gibi küçük bir sorun vardı.

Bölge sakinleri bu sorunu aşmak için yaklaşık 250 insandan oluşan kitap zinciri oluşturdu. Bu şekilde kitap evinde bulunan kitaplar ve malzemeler yeni yerine taşındı.

Kitap evi 3 Kasım’da yeni yerinde hizmete girecek.