İmamoğlu’nun Yargılandığı Dava 21 Eylül’e Ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Eski Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven ve kurul üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava 21 Eylül’e ertelendi.

Savcı 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ettiği İmamoğlu hakkında TCK’nın “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını da istemişti. Duruşmaya Ekrem İmamoğlu katılmadı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile CHP yöneticileri mahkemede duruşmayı takip etti.

Ne olmuştu?

30 Ekim 2019 günü Fransa’nın Strasbourg kentinde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde konuşan İmamoğlu, yerel seçimlerde eşitsizlik ve adaletsizlikleri eleştiren bir konuşma yapmıştı. İmamoğlu konuşmasında “İktidar, manipülasyonla kazanamadığı seçimi, seçimleri yönetmekle yetkili olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla iptal ettirerek kazanmak istedi. Ama iktidarın gücüne rağmen yurttaşlarımızın güçlü iradesi 23 Haziran gecesi bir kez daha ve çok daha gür bir sesle demokrasiden yana oldu” demişti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019 tarihinde İmamoğlu’nun konuşmasına atıfta bulunarak “Avrupa Parlamentosu’na gidip, Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun” ifadelerini kullanmıştı.

İmamoğlu aynı gün Üsküdar Fethipaşa Korusu’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” demişti.

Bu sözler üzerine YSK Başkanlığı’nın yaptığı suç duyurusundan hareketle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, İmamoğlu hakkında dava açtı. 20 Nisan’da yapılan duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık İmamoğlu hakkında “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istedi. Savcı, İmamoğlu hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını talep etti.

İmamoğlu: Ahmak diye Soylu’ya dedim

İmamoğlu duruşmadan sonra İstanbul Bağcılar’da muhtarlarla yaptığı sahurda konuyla ilgili tekrar bir açıklama yapmıştı. Soylu’nun kendisini eleştirdiği konuşmada kendisine “ahmak” dediğini  hatırlatan İmamoğlu “Ben de kendisine iade-i cevapla, karşılığını ona sundum. Dedim ki, siz seçimi iptal ettiniz, ahmak sizsiniz anlamında. Bunu ben Bakan’a söyledim ama Yüksek Seçim Kurulu’na böyle bir şeyde bulunmadım. Bunun da ifadesini verdim” diye konuşmuştu.

The Guardian’dan Dikkat Çeken İmamoğlu Analizi

The Guardian, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “Erdoğan’ın ezeli rakibi mi olacak, yoksa siyasetten men mi edilecek?” başlığıyla geniş bir haber analiz yayınladı. İmamoğlu The Guardian’a, “Şu an gündemimde cumhurbaşkanlığı seçimleri ya da cumhurbaşkanlığı yok” dedi.

İngiliz kuruluşun, İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ve savcının siyasi yasak istemiyle yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülecek olan karar duruşması öncesinde yayınladığı haberde, dava ve genel olarak Türkiye’deki adaylık tartışmaları ele alındı.

Haberde, İBB Başkanı için şu ifadeler kullanıldı: “İmamoğlu, Türkiye’nin Karadeniz kıyısına dayanan ortak kökenlerine rağmen, bilgili ve adanmış bir sosyal demokrat olarak kendisini Erdoğan’ın zıddı gibi konumlandırmaya çalışıyor. Onu eleştirenlere göre iktidara fazla istekli; Münih Güvenlik Konferansı’na giderek veya Türkiye hükümetindeki birçokları için hâlâ kadim bir düşmanın başkenti olan Atina ile İstanbul arasında gayrı resmi bir ortaklık kurarak imajını güçlendiriyor. Fakat destekçileri için de, İmamoğlu Erdoğan’ın 20 yıllık yönetimine ve ülkenin otokrasiye kayışına meydan okunması için Türkiye’nin en büyük umudunu temsil ediyor. En geç gelecek sene düzenlenecek seçimlerde, CHP içinde cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkabilir.”

Ancak The Guardian, mahkemeden çıkacak karara dikkat çekerek, “(İmamoğlu’nun) siyasi yükselişi kısa süre içinde en büyük engele takılabilir” dedi. Haberde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı olası cumhurbaşkanlığı adaylarına dair yapılan anketlerde, İmamoğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan sonra ikinci çıktığı ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi bir konumda olduğu savunuldu.

The Guardian İmamoğlu’nun olası adaylığının belediye başkanlığı koltuğunu bırakması anlamına geleceğini belirtirken, böyle bir durumda ne yapacağı sorulan İmamoğlu ise “Bu sorunun çözümü altılı masadan gelmeli” dedi.

‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı’ ile ilgili sorulara cevap vermeyi reddeden İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı veya seçimi ile ilgili bir gündemim yok” diye konuştu.

‘Sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez’

Gazeteyle söyleşisinde İstanbul’da Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğun iktidar kanadına ait olması nedeniyle çözülemeyen birçok sorun gibi taksi sorununa da değinen İmamoğlu, “Bu konuda üzgünüz. Gerçekten çözümler bulmaya çalışıyoruz. Özellikle ulaşım konusunda yaşanan şey kısmen komik, kısmen trajik. Üç yıldır taksi sorununa ve diğer meselelere çözüm bulmaya çalışıyoruz fakat bütün kararlarımız engelleniyor” dedi.

İmamoğlu, iktidarın belediyelere yönelik engellemelerinin kendisini CHP’nin söz verdiği gibi parlamenter sisteme dönmek yerine başkanlık sisteminin korunması gerektiğine ikna edip etmediği sorusuna ise “Bir sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez” yanıtını verdi.

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan ‘Parti İçerisinde Birlik’ Çağrısı

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”nda konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, ‘parti içerisinde birlik’ çağrısı yaparak “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz” dedi.

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve belediye başkanlarının katılımıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, çalıştayın açılış konuşmasını yaptı.

İki gün sürecek çalıştay, Torun’un konuşmasının ardından basına kapalı devam etti. Basına kapalı sadece başkanların bulunduğu bölümde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir konuşma gerçekleştirdi.

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’ın haberine göre, İmamoğlu konuşmasında, parti içerisinde birlik çağrısı yaparak seçim öncesinde iktidarın provokasyonlarına karşı sağ duyu çağrısında bulundu. İmamoğlu, “İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız” dedi.

İmamoğlu devamında, “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun konuşması şöyle:

“Belediyelere düşen 3 temel görev var, vatandaşlarımızda büyük bir yoksullaşma yaşanıyor, bu yoksullaşmaya karşı sosyal yardım politikalarımızı büyütmeli ve geliştirmeliyiz, İBB olarak sosyal yardım bütçesini 5 misli artırdık ve 2,5 milyon vatandaşımıza sosyal yardım gerçekleştiriyoruz, ikinci önemli görevimiz, belediyelerin kalkınması ve hizmetlerin eksiksiz gerçekleşmesini sağlamak, üçüncüsü ve en önemlisi vatandaşları sosyal yardıma mahkum etmeden ondan daha iyi belediyecilik beklentilerini gerçekleştirmek yani daha fazla talep etmeleri onların yurttaşlık hakkıdır biz bunu desteklemeliyiz.

Belediyelerin yaptığı hizmetlerin parti teşkilatımız ve milletvekillerimiz tarafından da sahiplenilmesi ve bu süreçte desteklemeleri gerekir, belediyelerin yaptığı hizmetlerin milletvekilleri ve parti teşkilatları tarafından duyurulması konusunda bile yeterince istekli davranılmadığını görüyorum, çatışmaya, küsmeye bu tarihi seçim öncesinde kimsenin hakkı ve tahammülü yoktur. Bunu hiç unutmadan davranmalı ve belediyelere parti yöneticelerinin ve milletvekillerinin de sahip çıkması gerektiğini düşünmeliyiz.

Seçim sürecinde bütün inançlara ve değerlere eşit yurttaşlık temelinde yaklaşmalıyız. Biz İBB olarak, kurduğumuz İnanç Masası ile bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İktidarın kutuplaştırıcı politikalarını etkisizleştirmenin yolu buradan geçiyor.

Toplumun bütün kesimlerini kucaklayan, onları eşit ve saygın bir şekilde kabul eden bir anlayışı sahiplenmeliyizi. İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız. Unutulmamalı ki medya onlara açık ise artık evlerin kapıları da bize açıktır.

Biz ve İBB olarak hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu nedenle ülkenin her yerine hizmet götürmeye hazırız. Örneğin, Marmara bölgesinde 9 şehirdeki belediyelerle 379 işbirliği projesi gerçekleştiriyoruz. Seçim sürecinde iktidarın, uygulayacağı politika aşağı yukarı belli olmuştur. Kendileri istikrar, bizi ise kaos, kavga ve intikam merkezi olarak göstermeye çalışacaklar.

İktidar bu seçimleri kazanmak için her yolu mübah kılacak. Çünkü seçmenin seçim sürecinde istikrara meyil edeceğini düşünüyorlar. Bu nedenle de 6’lı masa içinde ya da partimiz içerisinde bir çatışma olması için ellerinden geleni yapıyorlar ya da bu tür şeyleri mümkün olduğu kadar provoke ediyorlar. İktidarın bize biçtiği kaos ve intikamcı imajdan mümkün olduğu kadar uzaklaşmalı belediyeler olarak hizmetlerimiz üzerinden vatandaşa ulaşmalıyız. Yeni bir döneme giriyoruz, Gezi davası, belediyelere yapılan baskınlar, konser yasaklamaları hepsi muhalefeti itibarsızlaştırmaya yönelik atılan adımlar. Bu adımları boşa çıkarmalıyız. Parti içerisindeki kavgaya kesinlikle tahammülsüz davranmalıyız.

“Yapılacak çok ama çok işimiz var”

Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var. Seçim kampanyası dönemine sadece CHP olarak değil 6’lı masayla koordineli bir biçimde hareket etmeli onları da kampanya sürecine katmalı hatta 6’lı masa dışında kalan partilere de ulaşmalı ve onları da dinlemeli, dikkate almalıyız.

Bizler, seçim sürecinin neferleriyiz. Kendi içimizde kavga yaşanacak en büyük ayıptır. Ancak bir arada çalışarak, uzlaşarak zorlukları aşarız. Topluma güven veren, kavga dilini reddeden, yeni bir anlayışı seçmenlere anlatmalıyız. Van’da dün yaptığımız saha çalışmalarında, iki şey bizi çok etkiledi. Gençler işsiz, aileler bırakın geçinmeyi yeterince besin alamamaktan şikayetçiydi. Düşünün ki Van, yaşı 24’ün altında olan nüfusa sahip Türkiye’nin 5’inci büyük ili.”

Ekrem İmamoğlu, Tepki Çeken Sözleri İçin Özür Diledi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karadeniz gezisi sırasında aralarında Nagehan Alçı, Ertuğrul Özkök, Akif Beki’nin de bulunduğu isimlerle olan fotoğrafına gelen eleştirilere yönelik kullandığı, “Bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadeleri nedeniyle özür diledi.

İmamoğlu, katıldığı bir programda, Karadeniz gezisine davet ettiği gazeteci tercihine yönelik eleştirelere verdiği ‘Vız gelir tırıs gider’ ifadelerine ilişkin konuştu. “Ben çiftçi çocuğuyum, benden kibir doğmaz” diye konuşan İmamoğlu, “Bu açıklamaları yapan arkadaşlardan, sadece ve sadece dün bir konuşmada kullandığım ‘vız gelir tırıs gider’ sözlerimden dolayı özür diliyorum” diye konuştu.

İBB Başkanı İmamoğlu sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Bir fotoğrafla linç edilen yok sayılan tabiri caizse kaptanlığını yaptığım gemiden inilen artık yok sayılan oy vermem denilen bir kişi durumuna düşürülürse insanın kalbi kırılıyor canı yanıyor birkaç cümle de yanlış laf kurabiliyorum. o yanlış kurduğum laflar için özür diliyorum altını çizeyim. Ben dostluklarımı, yıllardır beraber olduğum arkadaşlarımı bir fotoğrafla terk edilsin diye edinmedim. Bu dostlukları bir fotoğrafla düşmanlığa çevirmek gibi bir niyetle yola çıkmadığım gibi hayatımda kimseyi de düşman niyetine koymadım koymayacağım.

‘Herkezi davet edip dinleyeceğim’

Anne vicdanının Twitter’da falan da eksik olmamasını diliyorum. Orda da o duyguya ihtiyacımız var hepimizin. Benimle dertleşmek, eleştirisini bana söylemek duygularını bana aktarmak ve dostça yol arkadaşı olarak prensipleri doğrultusunda uygarca duygularını bana aktarmak isteyen herkesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı; günü veya bir gün veya bir gün sonrası tespit edeceğim bir salona davet edeceğim, hepsini tek tek dinleyeceğim.

Uygar bir biçimde dinleyeceğim uygar bir biçimde de cevaplarını vereceğim. Biz bu süreci büyük bir seferberlik süreci olarak kabul ettik ve bu sürecin bu tür kazalara uğramaması için hassas olmamız gerektiğini hatırlatıyoruz. Akıllı olalım, akıllı olun dediğim kavram da gerçek akıldır, ayar veren bir laf değildir. Ben bir toplumun temsilcisiyim, 16 milyon kişinin temsilcisiyim.

Bu saatten itibaren benim gündemim buradaki milyonlarca fidedir. Benim nezdimde bu konu kapanmıştır. Bu konu benim nezdimde kapanmıştır, yol arkadaşlarım, kurumumu temsil eden hiç kimse bu konuyla ilgili tek bir cümle etmeyecek, edemez, tek muhatabı benim. 19 Mayıs’ta bana yapılan eleştirileri uygarca dinleyeceğim. Bu toplantı da basına kapalı olacak.”

Ekrem İmamoğlu ne demişti?

İmamoğlu, Karadeniz turuna davet ettiği gazeteciler üzerinden gelen eleştirilere yanıt vermiş; “Bir fotoğraf üzerinden kurban etmeye çalışan insanlar olabilir, benimle aynı şeyi düşündüğünü, aynı şeyleri inandığını söyleyen ne yazık ki anlık hırslarına yenilmiş insanlar olabilir ya da bir takımın renkleri üzerinden ayrıştırma gayreti içinde olanlar olabilir. Başkalarının değirmenine su taşıdıklarının farkında olmayanlar da olabilir bunun içerisinde, farkında olup yapanlar da olabilir. Ama bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu’nun “Vız gelir tırıs gider” ifadesi, büyük tepki çekmişti.

İmamoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Fotoğraf’ Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Salı günü başlayan ve Rize, Artvin ve Trabzon’u kapsayan Karadeniz turuna katılan bazı gazeteciler üzerinden başlayan tartışma ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İnceleme gezisi yaptığı Sarıyer Büyükdere Fidanlığı’nda konuşan İmamoğlu, İBB Başkanı olarak, İstanbul halkının sesini ülkeye duyurmak amacında olduğunu vurguladı:

Bugün Nagehan Hanım gelmiştir, yarın örneğin Abdülkadir Selvi’yi davet etmek istiyorum. Çünkü beni, iki yıldır bir görevli gibi Genel Başkanımla kavga ettirme çabasında bir insan. Kötü yazanlarla daha da ayrı sohbet edeceğim. Ben, ‘Evet muhalifleri’ istiyorum talimatını verdim, arkadaşlarım da onları sırasıyla yerine getirecekler. Yarın ilerleyen günlerde bunun daha da farklı örneklerini görebilirler. Tek şart da tabii benimle konuşmaya cesaretli olanlarla yapacağım”

İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

Hatırlayın, seçimden önce gittiğim TV kanalında bana nasıl bir muamele yapıldı. Ben, hala onlarla bile irtibat kurmanın arayışı içerisindeyim. Yok sayarak bir memleket değişmez. Toplumda bu insanlar var. Bir rehabilitasyonu mümkünse, karşılıklı bir diyalogla bunları aşabileceksek, ne mutlu. Ben, bu çabayı gösteririm.”

Nagehan Alçı ne demişti?

Nagehan Alçı ise eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

İmamoğlu’nun Karadeniz Ziyaretinin Ardından Neler Konuşuldu?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram vesilesiyle Karadeniz turuna çıktı. Belediye seçimlerinden bu yana devam eden, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıyla ilgili tartışmalar, bu gezi ve yaptığı meydan konuşmalarıyla tekrar canlandı. Bir tartışma konusu da geziye çağırılan gazeteciler oldu.

Salı günü uçakla Trabzon’a giden İBB Başkanı, buradan otobüsle Rize’ye geçti. Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ilçelerinin ardından Artvin Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve son olarak Trabzon’da meydan konuşmaları yaptı. Trabzonspor Kulübü’nü ziyaret ederek 38 yıl sonra gelen şampiyonluğunu tebrik etti. Yomra Belediye Parkı açılışına katıldıktan sonra da İstanbul’a geri döndü.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’ye giderek hem il hem de ilçe merkezlerinde konuşma yapması, bunun bir “meydan okuma” olup olmadığıyla ilgili tartışmalara yol açtı.

İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Geziye katılan gazeteci İsmail Saymaz Halktv’deki yazısında, “Derepazarı’nda bir yurttaş, elini sıktığı İmamoğlu’na ‘Adaylığını koy, çekinme!’ dedi. Bu cümle gezi boyunca yüzlerce yurttaş tarafından ifade edildi. Belki de gezinin birincil amacı, bu cümleyi söyletmek ve duymasını istediklerine duyurmaktı. İmamoğlu, cümleyi işittiğinde ne mi yaptı? Ya sustu ya da gülümsedi” sözlerine yer verdi.

Karadeniz turuna katılan Habertürk yazarı Nagehan Alçı, “Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmak istiyor. Vücudunun her hücresiyle bunu istiyor” yazdı.

Ertuğrul Özkök de İmamoğlu’nun gezisindeydi. İmamoğlu’nun, cumhurbaşkanlığına adaylık kararının altılı masadan ilan edilmesini istediğini belirten Özkök yazısında, “İmamoğlu Rize’den Fındıklı ve Ardeşen’e kadar her ilçede ‘Ben altılı masanın en çok çalışan neferi olacağım’ diyor. O masayı sonuna kadar destekleyeceği sözünü veriyor. Ama bu ‘Merak etmeyin. Parlamenter sisteme geçiş konusunda hiçbir engel çıkarmayacağını’ mı anlatmak istiyor.” ifadelerini kullandı:

“Konuşmasında en büyük ağırlığı ‘Altılı masaya’ ve CHP’ye güven vermek üzerine verdi. Bu arada bir rakam verdi: ‘Halkın yüzde 60’ı değişim istiyor.’ Yani hedefinin yüzde 60 oy olması gerektiğini ima ediyor. Benim yorumum şu: Altılı masaya ‘Yüzde 60’la seçilecek bir aday profili anlatmak istiyor’ sanki…”

İmamoğlu ise kendisine sorulan cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soruya, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi elbette ki benim gündemimde yok ama benim gündemimde önümüzdeki seçimde değişim var. Hem de tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin, en başta sorun yaşayan kişi benim. Ben burada 150 maddelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin engellendiği, sıkıntı veya zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. Bir 150 daha yazarım. Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var.

“Bugün bizim gündemimizde ne cumhurbaşkanlığı meselesi, ne başka bir mesele, ne de kıymetli mevkidaşım, değerli yol arkadaşım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’la bir yarış söz konusu” şeklinde cevap verdi.

“İşte bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşler bir araya geldi. Memleketin tekrar özgürleşmesi için tekrar insanların özgürce fikirlerini ortaya koyabilmesi, ‘tekrar ben çalışırsam olur’, ‘dayım, halam, teyzem torpilim olursa olur’ değil; ‘ben okursam olur’, ‘ben çalışırsam olur’ diye bir gençlik umutlu dolsun, diye bir ittifak masası kuruldu. Ben de o ittifak masasının bütün o 6 liderin ortaya koyduğu düşüncenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak en güçlü neferi olacağım. Hepinizin huzurunda söz veriyorum” sözlerini ekledi.

CHP’nin İmamoğlu’nun turundan haberi var mıydı?

Cumhuriyet’in haberine göre Ekrem İmamoğlu’nun gezisinin CHP genel merkezinden izinsiz yapıldığıyla ilgili iddialara, partinin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bayram ziyaretine farklı bir anlam yüklememek gerek. Bizim bilgimiz dahilinde” şeklinde cevap verdi:

“Buna farklı anlamlar yüklemek, abartmak doğru olmaz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak ben, bu ziyaretlerle ilgili bilgilendirildim. Ben bilgilendirildiğime göre Genel Başkanımızın da mutlaka bilgisi vardır. Memleketine gitmesin mi? Bayramlaşmasın mı? Hiçbir mahzuru yok.”

Nagehan Alçı, “CHP’nin son dönemde öne çıkan isimlerinden Mersin milletvekili Mahir Başarır ise şunu söyledi: Ekrem Bey’in bu seyahati tamamen Genel Başkanımız Kemal Bey’in bilgisi ve onayı dahilinde. Zaten aksi mümkün olmaz.” diye yazdı. Gezi masraflarıyla ilgili de İmamoğlu’nun, “Bir kere otobüsümüzde ’16 milyon için çalışıyoruz’ yazıyor. Dolayısıyla o İBB’nin otobüsü. Ekrem İmamoğlu nereye giderse gitsin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kimliği ile gider. CHP’li kimliği illa ki vardır arka planda” dediğini ekledi.

Gazeteci Ruşen Çakır ise Medyascope yayınında; Ekrem İmamoğlu’nun bu geziyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde düzenlemesinin, orada yaptığı konuşmaların ve kurduğu temasların Kılıçdaroğlu’nun bilgisi ve onayıyla yapıldığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Nagehan Alçı neden geziye davet edildi?

Gezinin diğer bir önemli noktası da davet edilen gazetecilerdi.

Çakır, geziye çağırılan basın mensuplarının bir kısmının “hükümete yakın” isimler olduğunu, “bu gazetecileri görmenin Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte de Türkiye siyasetinde etkili olacağını” gösterdiğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu’nun çağırdığı isimler, özellikle de Nagehan Alçı sosyal medyada tartışıldı. TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, “Nagehan Alçı, menfaati için her güç odağına sırtını yaslamayı meslek edinmiş gazeteci kılığına girmiş bir tetikçidir” paylaşımı yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Twitter üzerinden, “Neden Mansur Yavaş? Çünkü Türkiye’nin ikinci Bir Erdoğan’a ihtiyacı yok. Kumpas davalarının psikolojik harp elemanları ile yürüyenler Türkiye’yi politik cehennemden çıkaramaz. Diyarbakır’da ayrı İstanbul’da ayrı konuşan çatal dille ülkemiz krizi aşamaz. Şovmene değil, liyakate gerek var” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Alçı ise bu eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

(Kaynak: BBC Türkçe)

İmamoğlu’ndan ‘Cumhurbaşkanlığı Adaylığı’ Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram dolayısıyla gittiği Rize ve Artvin’den bugün memleketi Trabzon’a geçti. Trabzon’da programı öncesinde konakladığı otelde basın mensupları ile kahvaltıda bir araya geldi. İmamoğlu’na gazeteciler ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla’ ilgili soru yöneltti.

İBB Başkanı İmamoğlu yanıtında, “Benim gündemimde yok. Gündemimde önümüzdeki seçimlerde değişim var. Buna hepimizin ihtiyacı var” dedi. İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“…Türkiye’deki bütün olumsuzluklar, ekonomiden yönetim biçimine, eğitimden işsizliğe, birçok konuda toplumun rahatsızlığı ya da memnuniyetsizliği yüzde 70-75-80 oranlarında. Böyle bir sorun yumağı içinde olan ülkede değişimin olmaması mümkün değil.

Değişimi motive edecek, umutlandıracak olan da muhalefet blokudur. Muhalefet bloku da üzerine düşeni yapmaktadır. 6’lı masanın tarihi birlikteliği ve bunun genişlemesi mümkün yolculuğu şu an Türkiye için umut ışığıdır. Tekrar demokratikleşme daha güçlü bir demokrasiye sahip olma, yüzyıllık Cumhuriyet’in demokrasiyle taçlanması bu masanın ana hedefi. Bizler de buna hizmet ediyoruz.

“İBB Başkanı ülkenin sorunlarına hassasiyet göstermeli”

…İstanbul her yönüyle lokomotif bir kent. Dolasıyla duyarsız bir İstanbul ya da konulara hiç müdahil olmayan İstanbul ya da hiç konuşmayan ağzını bıçak açmayan bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tasvip edilmez. Bu doğru bulunmaz. 16 milyon insanın tarihi bir oyla seçtiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye’deki birçok konuya hassasiyet göstermek, destek olmak, doğruları güçlendirme konusunda karakterli adım atmak mecburiyetindedir. O sorumluluk bilinci bende üst düzeyde var.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusu

…Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi benim gündemimde yok. Benim gündemimde önümüzdeki seçimlerde değişim var. Tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin en başta sorun yaşayan kişi benim. Burada İBB’nin engellendiği ya da sıkıntı, zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. O bağlamda Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var. Bu ülkenin belediye başkanlarının ihtiyacı var. Samimiyetle söylüyorum ki; AKP’li belediye başkanlarının bile ihtiyacı var.”

Ekrem İmamoğlu Rize’de: 6’lı Masanın Neferiyim

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Semih ve kızı Beren İmamoğlu ile birlikte çıktığı Karadeniz turu, Rize’nin İyidere İlçesi’nde başladı. İlçe merkezinde vatandaşlarla bayramlaşan İmamoğlu, hemşehrilerinden gelen fotoğraf çektirme taleplerini yerine getirdi.

Bir yurttaşın İmamoğlu için yaptığı besteyi okuması renkli anların yaşanmasına neden oldu. İyidere’den Derepazarı’na geçen İmamoğlu ve beraberindeki heyet, ilçenin bağımsız Belediye Başkanı Selim Metin tarafından karşılandı. Belediye Meydanı’nda kurulan bayramlaşma masasında İmamoğlu’nu konuk eden Metin, “Başkanımız Sayın Ekrem Bey ilçemizi ziyaret ettik; memnun olduk. Kendisine ve ekibine hoş geldin diyorum. İyi bayramlar diliyorum” dedi.

Bu anlamda İBB’nin kapısını çalan her belediyeye katkı sunmaya ve destek olmaya gayret ettiklerini vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul, tabii ki 16 milyonun belediyesidir, ama İstanbul, aynı zamanda Türkiye’dir. Aynı zamanda Türkiye’nin her yerinden gelen insanların oluşturduğu bir kenttir. Elbette ki Başkanımızın da Derepazarı’nın da yanında olabileceğimiz işler vardır. Konuşuruz, zevkle onları destekleriz. Güzel bir Karadeniz ziyareti olsun. Bayramın güzelliğiyle, bayramın temiz diliyle, bayramın iyiliğiyle buradayız” dedi.

Rize’de coşkulu kutlama

Derepazarı’ndan sonra Rize’ye gelen İmamoğlu, “Rize seninle gurur duyuyor” tezahüratlarıyla karşılandı. Eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştiren İmamoğlu çifti, yol boyunca vatandaşlarla fotoğraf çektirdi. “İkizdere Dayanışması” üyesi olduğunu belirten bir vatandaş, İmamoğlu’na, “Kepçelerin önünden kurtardık” dedikleri saksı içinde fidan hediye edip, destek istedi. İmamoğlu, yaşanan yoğun ilgi nedeniyle, konuşma yapacağı otobüse zorlukla ulaşabildi.

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz ve İYİ Parti Rize İl Başkanı Ayşegül Özyanık ile birlikte otobüsün üzerindeki platforma çıkan İmamoğlu, Rizelilerin Ramazan bayramlarını kutladı. Trabzon’dan Artvin’e kadar tüm Doğu Karadeniz şeridini çocukluğundan beri tanıdığını hatırlatan İmamoğlu, “Bu güzel toprakların güzel insanları, sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum” diye konuştu”

“Güzel dostluklar biriktirdim”

Konuşma yaptığı alanın yanında eskiden bir park olduğunu anımsatan İmamoğlu, CHP İl Başkanı Deniz’den, “Beton oldu” yanıtını aldı. İmamoğlu, bu yanıt üzerine, “Yahu bunlar da hep ağacı beton yapıyorlar” karşılığını verdi.

Ticaret için geldiği Rize’de güzel dostluklar biriktirdiklerini kaydeden İmamoğlu, “Bereketli günlerdi, doğal günlerdi, güzel günlerdi. İnsanlar, birbirine ‘Sen necisin’ demezdi. ‘Hangi partilisin’ demezdi. Herkes birbirine insan gözüyle bakar, kucaklaşır, helalleşir, selamlaşırdı. Kimse kimseye yüzüne ekşitmezdi. Niye bu hale geldik biz? Allah aşkına niye bu hale geldik biz? Bakın biz diyoruz ki; ahlaklı siyaset. Biz diyoruz ki; liyakat. Biz diyoruz ki; eşitlik. Biz diyoruz ki; özgürlük. Biz diyoruz ki; hak eden kazansın. Başkaları da diyor ki; vatan haini. Başkaları diyor ki; her şeyi ben kazanacağım. Olmaz öyle şey. Bak öyle her şeyi kazanacağım diye diye üst üste iki defa kaybettiniz Allah aşkına” dedi.

“Bir arada daha güzeliz”

Farklılıkların bir arada güzel olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bir arada daha güzel. Bir arada daha güzeliz. Bakın birbirimizi daha çok severiz. ‘Hep ben’ olmaz. Bu güzel memleket, 85 milyon vatandaşımız rengarenk. Aslan gibi evlatlarımız, çocuklarımız var. Hepsi çok güzel çocuklar; doğusundan, batısından, güneyinden, kuzeyinden. Ben, 16 milyonluk İstanbul’dan geliyorum. İstanbul’da bu memleketin her insanı var. Ta Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Ardahan’dan Edirne’ye, Diyarbakır’ında Urfa’sından Rize’ye, Kastamonu’dan Sivas’a ben hepsinin selamını getirdim Rize’ye, hepsinin. Bir tanesini eksik bırakmadan, hepsin bir selamımı getirdim sizlere. Bu güzel, bu güzel renklerimizi korumak, onları geliştirmek, büyütmek elimizde.”

Rize’nin nüfusunun yaş ortalamasının yüksek olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, gençlerin doğdukları, yaşadıkları şehirlerden ve ülkeden gitmek istediklerinin altını çizdi.

“O zaman bir şeyler ters gidiyor” diyen İmamoğlu, “Bu güzelim Rize’de çocuklarımız, gençlerimiz durmak istemiyorsa, bir şeyler ters gidiyor. Gençlerimiz, bırakalım Rize’yi, memleketimizde durmak istemiyor. Gençlerimiz, yurt dışına gitmek istiyor kaçar gibi. O güzel evlatlarınız, zihinleri açık, fikri hür, vicdanı hür, zeki evlatlarımız, kızlarımız, oğullarımız bu memlekette durmak istemiyor. Burada hata ettiniz. Hep beraber düzelteceğiz. Hep birlikte düzelteceğiz. Millet kazanacak millet. Bir kişi değil, millet kazanacak” dedi. Rize’nin 1940’ların başından beri çayla anıldığını vurgulayan İmamoğlu, buna rağmen üreticinin mutsuz olduğuna dikkat çekti. Çay üreticisinin ve tarımın desteklenmediği bir toplumun hiçbir konuda başarılı olamayacağını belirten İmamoğlu, “Biz, çayın da yanındayız, fındığın da yanındayız, doğanın da yanındayız, yeşilin de yanındayız, mavinin de yanındayız. Sizlerle beraber çayda yaşanan sorunu da parada yaşanan hep beraber çözeceğiz” dedi.

Düşünce özgürlüğü vurgusu

Eğer siz hala Rize’yi bir adım ileri götürememişseniz, Karadeniz’i güzelleştirememişseniz, Karadeniz çirkinleşmişse, şehirleri kötüleşmişse, insanlar ekmeğini burada kazanamıyor ve çocuklar, gençler burayı terk ediyorsa, o zaman yanlış büyük” diyen İmamoğlu, “İnsanlar, şunu hatırlasın: Düşüncesini söylediği için suçlanan bir toplum değil, düşüncesiyle insanlara ışık tutan bir toplum haline gelirsek, o zaman ekonomide de iyi oluyoruz” ifadelerini kullandı. Rusya ve Ukrayna arasında süren savaşa da değinen İmamoğlu, bu toprakların savaşın acısını iyi bildiğine vurgu yaptı. “Bir insan, bir aklıyla süreci kötü yönettiği zaman, oradan mutsuzluk çıkar, savaş çıkar, huzursuzluk çıkar” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Ama toplumun aklı, milletin aklı önde giderse, ortak akıl önde giderse; oradan üretim çıkar, huzur çıkar, kazanç çıkar, bolluk çıkar, bereket çıkar. İşte bugün Türkiye’de, farklı siyasi görüşler bir araya geldi. Memleketim tekrar özgürleşmesi için, tekrar insanların özgürce fikirlerini ortaya koyabilmesi için, tekrar ‘Ben çalışırsam olur; dayım, halam, teyzem, torpilim olursa olur’ değil. Ben olursam olur, ben çalışırsam olur diye bir ittifak masası kuruldu.

Ben de o ittifak masasının, 6 liderin ortaya koyduğu düşüncenin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Belediye Başkanı olarak en güçlü neferi olacağıma hepinizin huzurunda söz veriyorum.

İstanbul’da ittifak yaptık. Teşekkür ediyorum Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, beni o dönemde destekleyen ve ittifak ruhuyla yola çıktığımız çok değerli İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e buradan hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Yola çıktığımızda ittifak olarak, o zaman ‘Ben İstanbul İttifakı’nın adayıyım’ demiştim. ‘Herkesin oyuna talibiz’ demiştim.

Ve günün sonunda, belki de tarihin en yüksek oyunu alarak İBB Başkanı seçildim. Şimdi de bu milletin en az yüzde 60’ının bir değişim istediği bir ortamda hep birlikte başaracağız göreceksiniz. Hep birlikte başaracağız. Bu masanın ve bu birlikteliğin en büyük vaadi; barıştır, huzurdur, bir arada, milletçe dimdik ayakta olmaktır.

Gençlerine fırsat vermektir. Tarımda üreticinin yanında olmaktır. Çay üreticisinin yanında olmaktır. Üreten her insanın yanında olmaktır. Kadının yanında olmaktır. Gencin yanında olmaktır. Annenin yanında olmaktır. Annenin, babanın çocuklarının geleceğinden kaygı duyduğu değil, umutla onlara yol çizdiği bir sürecin yanında olmaktır. O bakımdan güçlü bir birliktelik içerisindeyiz.”

İmamoğlu’nun Rize turu, başladığı gibi yoğun ilgi altında noktalandı.

(Kaynak: Bianet)

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan ‘Hapis İstemi’ Yorumu

31 Mart seçimlerinin iptal edilmesinin üzerinden YSK’ye yaptığı eleştiriler nedeniyle hakkında hapis cezası istenmesine ilişkin açıklamada bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, “Bana 4 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi hakkında savcı mütalaasını verdi, mahkemesi görülecek. Neymiş, ben YSK’ye hakaret etmişim. Olay şudur. Benim Avrupa Konseyi’ndeki bir konuşmamın eleştiren bir bakan bana konuşmasında ‘ahmak’ demiştir. Ben de kendisine iadeyi cevapla karşılığını ona sundum. ‘Siz seçimi iptal ettiniz ahmak sizsiniz’ anlamında. Bunu ben bakana söyledim ama YSK’ye böyle bir şeyde bulunmadım. Bunun ifadesini verdim ama ona rağmen savcı böyle bir mütalaada bulundu.” dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Yani hala yaşadığımız bu olumsuzluklardan ders çıkarmayan insanlar var bu ülkede. Bunun bana siyaseten hiçbir zararı yok ama bu ülkeye zararı var. Bizim toplumumuz vicdanlıdır. Mağduru görür, mağdura katkı sunmak, destek olmak ister. Umarım bu yanlıştan dönecek. Her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı gibi ben de bu ülkede hukukun ve adaletin üstünlüğüyle bu mahkemenin doğru kararı vereceğine inanıyorum, inanmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar’da görev yapan 21 muhtarla sahurda buluştu. İmamoğlu, ilçedeki bir işletmede buluştuğu muhtarlarla tek tek tanıştı ve onlardan gelen talepleri dinledi. Pandemi ve ardından gelen ekonomik krizin etkilerinin tüm Türkiye’de yaşandığını belirten İmamoğlu, krizden en çok etkilenen kesimin gelir seviyesi düşük vatandaşlar olduğuna dikkat çekti.

ANKA’nın aktardığına göre İBB’nin sosyal yardım bütçesini, göreve geldikleri 2019 yılı içerisinde, 2018’e göre 6 kat oranında artırdıklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Yüzde 2-3 seviyesindeyken şu anda yüzde 15-16 seviyelerine çıktı bütçedeki sosyal yardımların payı” dedi. Yapılan yardımların zorunluluktan kaynakladığını belirten İmamoğlu, yaşanan sürecin toplumun her kesimini etkilediğini belirtti. İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

Kent yoksulluğunun kırsaldaki yoksunluktan daha zor ve acı sonuçları var. İçinde bulunduğumuz dönemde, 500 binin üzerinde kumanya dağıttık. Pandeminin pik yaptığı dönemde bu rakam 1 milyon 100 bin haneye kadar yükseldi. Bu zor günleri ümitle, umutla, çalışmayla, paylaşarak, birbirimizi hissederek aşacağız. Biz, bunları yaparken bir yandan işlerimizi yaptık, bir yandan öğrencilerimize burs verdik.

Bir yandan dedik ki ‘Anne evden çıkamıyor’; kartını verdik. Askıda Fatura veya onun gibi başka uygulamalarla vicdan köprüsü kurduk. İstanbul’da en doğru birinci adres, fitreniz, zekâtınız için biziz kardeşim. Çünkü biz, adresi veriyoruz. Verdiğimiz her şeyin devlete hesabını veriyoruz. Bizde adresleri var. Onu da bir tek biz biliyoruz. Allah biliyor yani, bir de devlet. Bu anlamda, bu zor günleri aşmanın yöntemi, modeli bu.

Bağcılar’da an itibariyle hemen hemen durmuş, yarım, eksik, başlamamış işimiz kalmadı. İlçede açtığımız ve açacağımız kreşler bulunuyor. İstanbul genelindeki ‘Yuvamız İstanbul’ kreşlerinin sayısını 100’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bu milletin evlatlarını 3-4 yaşından itibaren eğitemezsek her 10 senede bir bu ülkede seçimler iptal edilir. Cahillik, eğitim almamak, bu ülkede yeni nesle yapacağımız en büyük ihanettir. Onun için en baş meseledir çocukların mutluluğu, annelerin mutluluğu. Bunu da beraber yapıyoruz sizlerle.

Siyasi çekişmenin, çatışmanın ve kavganın olduğu yerde barıştırmakla, buluşturmakla, konuşturmakla yükümlüyüz. Adalet Partili rahmetli dedemle merhum CHP’li bacanağını örnek gösterebilirim. Ben, hayatımda onlar kadar neşeli tartışan, esprili konuşan, iki farklı partiden olmalarına rağmen bu kadar tatlı ortaklık yapan başka iki insan görmedim. Rahmetli ortağı, bacanağı, Allah rahmet etsin, Hasan Ağa hafızdı; CHP’li. Dedem de Kur’an’a bakarak okuyordu. O, hafızdı ama kimse onu sorgulamasın.

İnanç, Allah’la kul arasında. Siyasi yarışı, hizmet yarışını nerede yapamayız biliyor musunuz? Şurada hiçbirimiz, bir başkasına, ‘Ben senden daha inançlıyım’ diyebilir mi? Böyle bir hakkı var mı? Yaradan böyle bir hakkı kime verdi Allah aşkına? Ya da ‘Ben senden daha çok vatanımı seviyorum. Sen vatan hainisin’ diyebilir mi? Bana diyenin alnını karışlarım. Ben de bir Allah’ın kuluna demem. Bütün bunların mahkemesi, hukuku vardır.

Onun yeri bazılarında dünyadadır, bazıları öbür dünyadadır. Bütün yapılan işler, müdahaleler, onlar, bunlar bana ne yapıyor biliyor musunuz? Bugün bir çalışıyorsam, bunları yaşadıktan sonra bin çalışıyorum. Bana verdiği tek duygu bu. Kimse benimle o alanda yarışamaz. Bana biraz daha iyi davransalar var ya belki biraz daha tembelleşebilirim yani. Ve göreceksiniz, kalan iki yılda çok daha mutlu olacağız.

İlçelerin ve mahallerin lokal sorunlarına çözüm üretmeye çaba gösterdik. İstanbul’a bir bütün olarak bakıyoruz. Kurumsallaşma çalışmaları kapsamında Muhtarlıklar Daire Başkanlığı’nı kurduk. Kurumsal bir biçimde sizinle iş birliği yaparak, hiçbirinizin siyasi anlayışına bakmadan, bu şehrin kendi iradesiyle, hakkıyla seçilmiş 963 muhtarımıza hizmet edeceğiz.”

İmamoğlu’na muhtarlar buluşmasında İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Alpay, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık da eşlik etti.

‘Bunun bana siyaseten hiçbir zararı yok ama bu ülkeye zararı var’

Bana 4 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi hakkında savcı mütalaasını verdi, mahkemesi görülecek. Neymiş, ben YSK’ye hakaret etmişim. Olay şudur. Benim Avrupa Konseyi’ndeki bir konuşmamın eleştiren bir bakan bana konuşmasında ‘ahmak’ demiştir. Ben de kendisine iadeyi cevapla karşılığını ona sundum. ‘Siz seçimi iptal ettiniz ahmak sizsiniz’ anlamında. Bunu ben bakana söyledim ama YSK’ye böyle bir şeyde bulunmadım. Bunun ifadesini verdim ama ona rağmen savcı böyle bir mütalaada bulundu.

Yani hala yaşadığımız bu olumsuzluklardan ders çıkarmayan insanlar var bu ülkede. Bunun bana siyaseten hiçbir zararı yok ama bu ülkeye zararı var. Bizim toplumumuz vicdanlıdır. Mağduru görür, mağdura katkı sunmak, destek olmak ister. Umarım bu yanlıştan dönecek. Her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı gibi ben de bu ülkede hukukun ve adaletin üstünlüğüyle bu mahkemenin doğru kararı vereceğine inanıyorum, inanmak istiyorum.

Ekrem İmamoğlu’na 4 Yıl 1 Ay Hapis İstemi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 4 Kasım 2019’da yaptığı basın açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada savcılık mütalaasını açıkladı.

İmamoğlu’nun 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat katıldı.

Duruşmada mahkeme hakimi, İmamoğlu’nun avukatının reddi hakim talebinin Anadolu Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiğini söyledi.

Daha sonra savcılık esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcılık, İmamoğlu’nun “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçundan 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Buna karşı söz alan Kemal Polat, reddi hakim talebine yönelik verilen kararlarda usule aykırılık olduğunu belirterek, esasa ilişkin savunmalarını daha sonra yapacaklarını ifade etti.

Mahkeme, Ekrem İmamoğlu’nun avukatının mütalaaya karşı savunma yapabilmesi için bir sonraki celseye kadar süre verilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe bıraktı.

Ne olmuştu?

İddianameye göre Ekrem İmamoğlu 4 Kasım 2019’da yaptığı bir basın açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine “ahmak” diyerek hakaret etti. İddianamede YSK Başkanı Sadi Güven ile 10 kurul üyesi ‘mağdur’ sıfatıyla yer aldı.

Ancak İmamoğlu soruşturma kapsamında yazılı olarak alınan ifadesinde YSK üyelerine “ahmak” şeklinde bir söylemi olmadığı, bu söylemin kimse tarafından YSK üyelerine yönelik algılanmadığı, söylemin belli bir şahsı hedef almadığı, siyasi bir söylem olup sert bir eleştiri olduğu, somut olarak bir kimseye yöneltilmemiş olduğunu söyledi.

İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.