NATO’dan Ukrayna’nın İşgal Altındaki Toprakları İçin “Baltık Modeli” Önerisi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Donald Trump – Vladimir Putin görüşmesi öncesi, Ukrayna’nın işgal altındaki toprakları için “Baltık modeli”nin uygulanması önerisinde bulundu.

NATO Genel Sekreteri Rutte ayrıca görüşmelerde Ukrayna’nın da masada olması gerektiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 15 Ağustos Cuma günü, ABD’nin Rusya’ya komşu eyaleti Alaska’da bir araya gelmeleri bekleniyor.

Putin’in 2015’ten bu yana ilk kez ABD toprağına ayak basacağı görüşmeden beklentilere dair Amerikan ABC News kanalına mülakat veren NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu toplantının savaşı bitirmek konusunda Putin’in ciddi olup olmadığını test etme imkânı verdiğini söyledi.

Rutte, olası bir anlaşmanın Ukrayna’nın askeri kapasitesine yönelik sınırlamalar veya NATO’nun Letonya, Estonya ve Finlandiya gibi ülkelerdeki varlığına dair kısıtlama içermemesi gerektiğini vurguladı.

“Şu anda Rusya’nın Ukrayna topraklarının bir kısmını kontrol ettiğini kabul etmemiz gerekiyor” diyen Rutte, işgalin fiili olarak kabul edilebileceğini ancak resmen tanınmaması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:

“Mesele gelecekteki bir anlaşmada Rusya’nın fiilen Ukrayna topraklarının bir kısmını kontrol ettiğinin kabul edilmesi olduğunda, bunun siyasi ve hukuki bir tanıma değil, fiili bir tanıma olması gerekir.”

Rutte, bu noktada Sovyetlerin Baltık ülkelerini işgalini hatırlatarak “Hepimiz hatırlıyoruz ki; Litvanya, Estonya ve Letonya’nın 1940 ile 1991 yılları arasında Washington’da büyükelçilikleri vardı; (ABD) Sovyetler Birliği’nin o toprakları kontrol ettiğini kabul ediyordu ancak bunu hukuken asla onaylamamıştı” dedi.

Rutte ayrıca Alaska’daki görüşmelerde Ukrayna’nın da masada olması gerektiğini belirtti. Kiev ve Avrupa başkentlerinde Trump’ın, Ukrayna olmadan Rusya ile bir anlaşmaya varmasından endişe ediliyor.

Trump geçen hafta yaptığı açıklamada, bir anlaşmanın “her iki tarafın (Rusya ve Ukrayna) da yararına olacak şekilde bazı toprak takaslarını içereceğini” söylemişti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise ülkesinin bulunmadığı bir masada alınacak kararın “ölü doğmuş” ve “uygulanamaz” olacağını belirtiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

NATO’dan Askeri Kapasiteyi Artırma Hazırlığı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) liderleri, geçen yıl Vilnius’ta yapılan zirvede, ittifakın otuz yılı aşkın bir süredir ilk büyük savunma planı üzerinde anlaşma sağlamıştı. NATO liderlerinin, Washington’da ittifakın 75’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenecek zirvede planları güncellemeleri bekleniyor.

Reuters’a bilgi veren bir kaynak, askeri planlamacıların “ittifakı savunmak için gereken birlik ve silahlar için ayrıntılı ihtiyaçları belirlediklerini” söyledi ve ekledi:

“Hava ve füze savunması, uzun menzilli silahlar, lojistik ve büyük kara manevra birlikleri en önemli önceliklerimiz arasında. Karşı karşıya olduğumuz tehditleri karşılayabilecek kuvvetler geliştirdikçe, NATO müttefikleri için muhtemelen daha zorlu hedefler belirlenecektir. Caydırıcılığımızın güçlü olduğundan ve güçlü kalacağından eminiz.”

Soğuk Savaş’tan bu yana NATO tarafından “bölgesel planlar” olarak adlandırılan ilk büyük savunma planları üzerindeki anlaşma, Sovyet sonrası Rusya’nın artık varoluşsal bir tehdit oluşturmadığına inandığı için on yıllardır büyük ölçekli yeni savunma planları hazırlamaya gerek görmeyen Batı askeri ittifakı için temel bir değişim anlamına geliyordu.

Reuters haber ajansına konuşan bir NATO askeri yetkilisi, NATO’nun Rusya’dan gelebilecek bir saldırıya karşı savunma planlarını tam anlamıyla hayata geçirebilmesi için 35 ila 50 ilave tugaya ihtiyaç duyacağını söyledi. Bir tugay 3 bin ila 7 bin askerden oluşuyor.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından NATO’nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) karşı karşıya olduğu saldırı tehdidiyle mücadele edebilmek için, sadece Almanya’nın hava savunma kapasitesini dört katına çıkarması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl Vilnius’ta yapılan zirvede NATO liderleri ittifakın otuz yılı aşkın bir süredir ilk büyük savunma planı üzerinde anlaşmıştı. Üye ülkeler Temmuz 2023’te gerçekleşen zirveden bu yana bu planı hayata geçirmeye çalışıyor. NATO liderlerinin bu hafta Washington’da ittifakın 75’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenecek zirvede planları güncellemeleri bekleniyor.

Reuters’a bilgi veren kaynak, askeri planlamacıların “ittifakı savunmak için gereken birlik ve silahlar için ayrıntılı ihtiyaçları belirlediklerini” söyledi. Kaynak, “Hava ve füze savunması, uzun menzilli silahlar, lojistik ve büyük kara manevra birlikleri en önemli önceliklerimiz arasında. Karşı karşıya olduğumuz tehditleri karşılayabilecek kuvvetler geliştirdikçe, NATO müttefikleri için muhtemelen daha zorlu hedefler belirlenecektir. Caydırıcılığımızın güçlü olduğundan ve güçlü kalacağından eminiz” diye ekledi.

Almanya Savunma Bakanlığı NATO’nun gelecek planları gizli olduğu için bu konuda yorum yapmayı reddetti. Bakanlık, tüm müttefiklerin ihtiyaçlar konusunda NATO ile koordinasyon içinde olmaya çağrıldığını ve bu çabaların önümüzdeki yıla da yayılacağını söyledi.

Ek personel: NATO müttefiklerinin 35 ila 50 tugay için gerekli ek personeli nereden bulacağı ise belirsiz. Üye ülkeler, silahlı kuvvetlerin diğer bölümlerinden personel kaydırılabilir, ek askerler alınabilir ya da NATO üyeleri her iki yaklaşımın birden tercih edebilir. NATO askeri planlamacılarının tespit ettiği bir diğer önemli eksiklik de hava savunması. Zira Ukrayna’daki savaş bu sistemlerin kritik askeri ve sivil altyapıyı korumak için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Bu tür sistemler Rusya ile olası bir çatışmada önemli bir lojistik merkezi ve toplanma alanı olan Almanya için özellikle önemli. Almanya, Soğuk Savaş sırasında NATO’nun cephe ülkesiyken 36 Patriot hava savunma birimine sahipti ve o zaman bile NATO müttefiklerinin ek desteğine güveniyordu.

Ukrayna’ya üç patriot bağışladıktan sonra Alman kuvvetleri, sadece dokuz patriot sistemine sahip. ABD’li Raytheon firmasının ürettiği patriot sistemi, füzelere karşı yerden savunma sağlıyor. Mühimmatını güçlendirmek isteyen Almanya, patriot ve diğer hava savunma sistemleri için sipariş vermeye başladı. Soğuk Savaş sonrasında birçok NATO müttefiki, gelecekte sadece İran gibi ülkelerden gelen sınırlı bir füze tehdidiyle başa çıkmak zorunda kalacağı düşüncesiyle hava savunma birimlerinin sayısını azalttı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte bu algı büyük ölçüde değişti ve NATO müttefikleri mühimmat stoklarını arttırmak ve hava savunma sistemlerindeki eksiklikleri gidermek için harekete geçti.

Soğuk Savaş’tan bu yana NATO tarafından “bölgesel planlar” olarak adlandırılan ilk büyük savunma planları üzerindeki anlaşma, Sovyet sonrası Rusya’nın artık varoluşsal bir tehdit oluşturmadığına inandığı için on yıllardır büyük ölçekli yeni savunma planları hazırlamaya gerek görmeyen Batı askeri ittifakı için temel bir değişim anlamına geliyordu.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

BM, NATO Ve AB’den İran’a Kınama

Birleşmiş Milletler (AB) ve Avrupa Birliği (AB), Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) İran’ın dün gece İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarını kınadı. 

Haber Merkezi / Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarını kınadığını açıkladı.

Borrell, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “AB, İran’ın İsrail’e kabul edilemez saldırısını şiddetle kınıyor. Bu benzeri görülmemiş bir gerilim, bölgesel güvenliğe yönelik ciddi bir tehdittir” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler (AB) Genel Sekreteri Antonio Guterres ise yaptığı yazılı açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti’nin İsrail’e yönelik kapsamlı saldırısıyla ortaya çıkan ciddi gerilimi şiddetle kınıyorum. Bu düşmanlıkların derhal son bulması çağrısında bulunuyorum” dedi.

Son saldırılarla Ortadoğu’daki gerilimin bölgeye yayılmasının ciddi bir tehlike olduğuna işaret eden Guterres, “Tüm taraflara, Ortadoğu’da birçok cephede askeri karşılaşmalara yol açabilecek herhangi bir adımdan sakınmaları için sükûnet çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, ne Ortadoğu’nun ne de dünyanın yeni bir savaşı kaldırabileceğini sözlerine ekledi. BM Güvenlik Konseyi bugün İsrail’in talebiyle acil toplanacak.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) İran’ın İsrail’e yönelik saldırısını bölgesel gerilimin “tırmanması” olarak niteleyerek kınadı ve tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.

NATO Sözcüsü Farah Dakhlallah yaptığı açıklamada “İran’ın gece boyunca tırmandırdığı gerilimi kınıyor, itidal çağrısında bulunuyor ve gelişmeleri yakından izliyoruz. Ortadoğu’daki çatışmanın kontrolden çıkmaması hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

İran’dan ABD ve İsrail’e uyarı

İran ise, İsrail’in misilleme yapması durumunda daha büyük bir saldırıyla karşı karşıya kalacağını belirtti ve Amerika’nın da buna destek vermesi halinde ABD üslerinin hedef alınacağını kaydetti.

Tümgeneral Muhammed Bagheri devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “İsrail’in İran’a misilleme yapması halinde tepkimiz bu geceki askeri harekattan çok daha büyük olacak” dedi.

Bagheri, Tahran’ın İsviçre aracılığıyla Washington’ı da uyardığını, İran’a karşı herhangi bir misillemenin ABD tarafından desteklenmesi halinde Amerika’nın bölgedeki üslerinin de hedef alınacağını ilettiklerini kaydetti.

Bagheri, İran’ın saldırısının iki İsrail askeri üssünü başarılı bir şekilde hedef aldığını da belirtti ve “Operasyonlarımız sona erdi ve onları sürdürmeye niyetimiz yok” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonuna konuşan Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami de Tahran’ın, İsrail’in çıkarlarına, varlıklarına, yetkililerine veya vatandaşlarına yönelik herhangi bir saldırısının kendi topraklarından karşılık verileceği yeni bir denkleme girdiğini söyledi.

Paylaşın

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya Destek Çağrısı

İttifakın 2023 faaliyet raporuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifak üyelerine Ukrayna’ya daha fazla cephane ve silah göndermeleri çağrısında bulundu.

“Ukraynalıların cesareti değil, mühimmatı azaldı” diyen Jens Stoltenberg, müttefiklerin Ukrayna’ya hızla destek göndermelerinin “aciliyet” taşıdığını belirtti.  Stoltenberg, “Ukrayna’ya ihtiyaç duyduklarını sağlayabilecek kapasiteye ve ekonomiye sahibiz. Kararları almak ve Ukrayna’ya desteği önceliklendirmek bir siyasi irade meselesidir” şeklinde konuştu.

Özellikle ABD’de hükümetin Ukrayna’ya yapmayı öngördüğü yardımlar Kongre’de Cumhuriyetçiler tarafından engelleniyor. Stoltenberg, Ukrayna’ya saldıran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşı kazanmasına izin vermenin “tarihi bir hata” olacağını vurguladı.

NATO Genel Sekreteri ayrıca müttefiklere savunma harcamalarını artırmaları çağrısında bulundu. Yıllık faaliyet raporunda “Müttefikler, mevcut açıkları ortadan kaldırmak ve çekişmeli bir güvenlik düzeninin gereklerini yerine getirmek istiyorlarsa, gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde ikisinden fazlasını savunmaya harcamalıdırlar” ifadeleri kullanılıyor.

NATO üyeleri, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen zirvede gayri safi yurtiçi hasılalarının en az yüzde ikisini savunmaya harcama yönünde taahhütte bulunmuşlardı. Stoltenberg’in verdiği bilgiye göre, 32 üye ülkenin üçte ikisi bu kriteri sağlıyor. NATO Genel Sekreteri, ülkesi Norveç’in de bugün savunma harcamalarını yüzde iki kotasına uyacak şekilde artıracağını duyurduğunu hatırlattı.

Almanya da 2024 yılında yüzde 2,01 ile bu hedefe ilk kez erişebiliyor. ABD yıllardır, Avrupalı müttefiklerden ordularına daha fazla yatırımda bulunmaları talebinde bulunuyor.

Cumhuriyetçi Parti’nin en güçlü başkan aday adayı Donald Trump, kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, Beyaz Saray’a seçilmesi halinde yeterli katkıyı yapmayanları Rusya’ya karşı korumayacağı tehdidinde bulunmuştu ve “Hatta size (Rusya’nın) ne isterlerse yapmalarını desteklerim. Ödemelerinizi yapmak zorundasınız” ifadelerini kullanmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç, NATO’nun 32. Üyesi

Rusya’nın Ukrayna işgalinin ardından NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyelik başvurusu yapan Finlandiya ve İsveç için süreç tamamlandı. İsveç, Macaristan’dan çıkan katılım onayı ile NATO üyesi oldu.

Haber Merkezi / Macaristan Parlamentosu’nda İsveç’in NATO’ya üyeliği için 188 milletvekili “evet” oyu kullanırken, 6 milletvekili ise “hayır” oyu verdi. Parlamento onayının ardından şimdi yasanın cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yayınlanması bekleniyor.

Bu aşamadan sonra İsveç, NATO uygulamalarına uygun bir şekilde “katılım belgesini” Washington’a vererek NATO’nun 32. üyesi olabilecek.

Macaristan ile İsveç arasında yaşanan bazı gerginlikler nedeniyle süreç uzamış, Macar tarafı oylamanın yapılabilmesi için İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un Budapeşte’yi ziyaret etmesi koşulunu öne sürmüştü. Kristersson, 23 Şubat’ta, başkent Budapeşte’de Macar mevkidaşı Viktor Orban ile NATO üyeliğini görüşmüştü.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, oylama sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda an itibarıyla NATO’ya üye tüm devletlerin parlamentolarının İsveç’in üyeliği yönünde oy kullandığını belirterek “Bugün tarihî bir gün. İsveç, Avrupa-Atlantik güvenliği için sorumluluklarını yerine getirmeye hazırdır” ifadelerini kullandı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, “Macaristan parlamentosunun İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasını memnuniyetle karşılıyorum. Artık tüm Müttefikler onayladığına göre İsveç 32. NATO Müttefiki olacak. İsveç’in üyeliği hepimizi daha güçlü ve daha güvenli kılacak” dedi.

İsveç’in NATO üyeliği, hem bu ülkenin savunması için derin bir değişim anlamına gelirken, bölge için de önemli bir jeopolitik gelişmeye işaret ediyor.

Bu adım, İskandinav bölgesinde yer alan bu ülkenin, 19. yüzyılda Napolyon savaşlarının sona ermesinden sonra benimsediği 200 yıllık politik tarafsızlık politikası ve Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana uyguladığı askeri bağlantısızlık politikasına son veriyor.

Bugüne kadar bağımsız politika izleyen İsveç, artık askeri bir ittifakın üyesi haline geliyor.

TBMM Ocak’ta onay vermişti

İsveç, 200 yılı aşkın yürüttüğü askerî tarafsızlık ilkesinden Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırması sonrasında vazgeçerek 2022 Mayıs ayında Finlandiya ile birlikte NATO’ya üyelik için başvurmuştu. Türkiye iki ülkenin üyeliğine özellikle terörle mücadele alanında yeterli iş birliğine yanaşmadıkları gerekçesiyle karşı çıkmış, ancak daha sonra Finlandiya’nın üyeliğine yeşil ışık yakmıştı.

Finlandiya 2023 Nisan ayında İttifak’ın 31’inci üyesi olarak NATO’ya katılırken Türkiye’nin İsveç konusundaki çekinceleri devam etmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisinin İsveç’in üyeliğine 23 Ocak’ta onay vermesiyle gözler geriye kalan tek üye olan Macaristan’a çevrilmişti. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için diğer tüm üye ülkelerin meclis onayı gerekiyor.

Paylaşın

NATO: Avrupa, Rusya İle Çatışmaya Hazır Olmalı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa’nın Rusya ile, “Muhtemelen on yıllarca sürecek bir çatışmaya” hazır olmasının faydalı olacağını belirtti.

NATO üyesi ülkelerin hükümetlerine, ivedilikle silah sanayi ile sözleşmeler imzalama tavsiyesinde bulunan Stoltenberg, şu an, “Barış döneminin yavaş üretiminden, çatışma dönemlerinde gerekli olan hızlı üretime” geçmenin zamanı olduğunu savundu.

Jens Stoltenberg ayrıca, Batı’nın sahip olduğu ekonomik güç ile “Rusya’yı hem üretim hem de yatırımlarda geçecek” imkanlara sahip olduğunu ifade etti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Welt am Sonntag gazetesine verdiği röportajda, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik silah yardımlarının Kongre’de bloke edilmesinin, Avrupa’nın silah üretme kapasitesini arttırmasının gerekliliğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Avrupa’daki silah sanayii ile ilgili olarak, “Ukrayna’ya silah tedariğini yukarı çekmek ve kendi stoklarımızı tekrar doldurabilmek için endüstri merkezlerimizi daha hızlı düzeltmeli ve geliştirmeliyiz” ifadelerini kullanan Stoltenberg, Avrupa’nın Rusya ile, “Muhtemelen on yıllarca sürecek bir çatışmaya” hazır olmasının faydalı olacağını belirtti.

NATO üyesi ülkelerin hükümetlerine, ivedilikle silah sanayi ile sözleşmeler imzalama tavsiyesinde bulunan Stoltenberg, şu an, “Barış döneminin yavaş üretiminden, çatışma dönemlerinde gerekli olan hızlı üretime” geçmenin zamanı olduğunu savundu.

Jens Stoltenberg ayrıca, Batı’nın sahip olduğu ekonomik güç ile “Rusya’yı hem üretim hem de yatırımlarda geçecek” imkanlara sahip olduğunu ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ülkesinin ekonomisini uzun bir savaşa hazırladığını ve bunun için Rus askeri harcamalarının yüzde 70 arttırılması talimatı verdiğini dile getiren Stoltenberg, Putin’in yürüttüğü savaşın, barışın Avrupa için doğal bir durum olmadığını ortaya koyduğunu ifade ederek, “Putin Ukrayna’da kazanırsa, Rus saldırganlığının başka ülkelere de sıçramayacağının bir garantisi yok” dedi.

14-15 Şubat tarihlerinde Brüksel’de yapılacak olan NATO Savunma Bakanları toplantısında da ana gündem maddesini Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik yürüttüğü savaşın oluşturması bekleniyor. 16-18 Şubat tarihleri arasında ise geleneksel Münih Güvenlik Konferansı yapılacak.

ABD hükümetinin Ukrayna’ya yönelik yeni askeri yardım paketi ise, muhalefetteki Cumhuriyetçilerin vetosu sebebiyle bloke olmuş durumda.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği TBMM’de Onaylandı: 287 Kabul, 55 Ret, 4 Çekimser

İsveç’in NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliğine onay veren protokolle ilgili kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Haber Merkezi / Genel Kurul’daki oylamada 287 kabul, 55 ret ve 4 çekimser oy kullanılırken, bundan sonraki süreçte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzası ve Resmî Gazete aşaması beklenecek.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından 2022 yılında NATO askeri ittifakına katılma talebinde bulunmuştu. Ancak NATO müttefiki Türkiye, iki ülkenin Ankara’nın terörist olarak gördüğü grupları koruduğunu kaydederek, üyeliklere karşı çıkmıştı.

Türkiye geçen Nisan ayında Finlandiya’nın katılım protokolünü onayladı; ancak İsveç’i, Avrupa Birliği ve ABD’nin de terörist olarak tanımladığı PKK’nın İsveç’teki yerel üyelerine karşı tutumunu sertleştirene kadar bekletti.

Bunun üzerine Stockholm, bir terör örgütüne üye olmayı yasadışı hale getiren yeni bir terörle mücadele yasası çıkardı. İsveç ve NATO üyeleri Finlandiya, Kanada ve Hollanda da Türkiye’ye silah ihracatı politikalarını gevşetmek için adımlar attı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsveç’in teklifini Ekim ayında TBMM’ye göndermiş; ancak onaylanmasını ABD’nin Türkiye’ye F-16 savaş uçağı satışını onaylamasına bağlamıştı.

Mart 2023’te Finlandiya’nın katılımı için yapılan oylamada hiçbir siyasi parti grubu ‘hayır’ oyu kullanmamıştı. AKP, CHP, İYİ Parti ve MHP üyeliğe onay verirken HDP, TİP, BBP, DEVA, DP ve ZP oylamaya katılmamıştı.

Türkiye’nin ardından Macaristan’ın da İsveç’in üyeliğine onay vermesi gerekiyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, İsveç’in NATO’ya üyeliğini görüşmek üzere Başbakan Ulf Kristersson’a davet mektubu gönderdiğini duyurdu.

Orban, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İsveç’in NATO’ya katılımı konusunda müzakerelerde bulunmak üzere bugün Başbakan Ulf Kristersson’a Macaristan’a ziyaret gerçekleştirmesi için davet mektubu gönderdim.” ifadesini kullandı.

Viktor Orban’ın özel kalem müdürü Gergely Gulyas “İsveç onlara güvenimizi artırmak; kendilerini müttefikimiz ve dostumuz olarak görmemiz için hiçbir adım atmıyor. Sanki NATO üyeliği öncelikleri değil gibi” diye konuşmuştu.

Gulyas, “İsveç Başbakanı veya Dışişleri Bakanı bizi arayıp Macaristan Parlamentosu’nun çekincelerinin neler olduğunu sormalı” demişti.

İsveç’in NATO’ya üyeliğinin, Macar parlamentosunda 2023’ün sonbaharında görüşülmesi bekleniyordu ancak İsveç’te bazı milletvekillerinin Budapeşte yönetimine ilişkin ifadeleri, taraflar arasında gerginliğe yol açmış, bu nedenle de süreç uzamıştı.

Diğer NATO üyelerine kıyasla Rusya ile daha iyi ilişkilere sahip Macaristan, Finlandiya’nın üyeliğine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Finlandiya NATO’ya üye olabilir” açıklamasından 10 gün sonra onay vermişti.

Paylaşın

NATO’dan Türkiye’ye İsveç’in Üyeliğini Daha Fazla Geciktirme Çağrısı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’ye İsveç’in NATO üyeliğini daha fazla geciktirmemesi çağrısında bulundu. Stoltenberg, “Türkiye’nin İsveç’i NATO’ya kabul etme vakti geldi” dedi.

Haber Merkezi / İsveç’in Türkiye’ye verdiği tüm taahhütleri yerine getirdiğini vurgulayan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “Artık katılım sürecini tamamlamak Türkiye’ye kalmıştır” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nü imzalamasının ardından İttifak üyesi ülkelere bir yazı göndermişti. Stoltenberg, İsveç’in resmen üyeliğe kabulü için, Brüksel’de NATO dışişleri bakanlarının toplanacağı 28-29 Kasım tarihlerine işaret etmişti.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek 2022’nin Mayıs ayında NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuruda bulunmuştu. Finlandiya 4 Nisan 2023’te NATO’nun 31’inci üyesi olarak İttifak’a katılmıştı.

Türkiye, Finlandiya’nın aksine, “PKK gibi terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği” gerekçesiyle İsveç’in üyeliğini uzun süre bloke etmişti.

İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamaya yönelik adımları neticesinde Türkiye Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldırmıştı. İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolü TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Dışişleri Komisyonunda görüşülmüştü.

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyona Dışişleri, Adalet, Milli Savunma, İçişleri Bakanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yetkilileri de katılmıştı.

Fuat Oktay, toplantının başında yaptığı açıklamada İsveç’in NATO üyeliği süreci ile ilgili Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden geniş bilgi alacaklarını belirterek, “Bakanlık ve gerekirse diğer kurum temsilcileri olabilecek ek sorularımızı yanıtlayacaklar. Diğer anlaşmalarda olduğu gibi konuyu etraflıca tartışacak ve değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı vereceğiz” demişti.

Oktay, her bir uluslararası anlaşmanın ülke için önemli olduğunu söyleyerek, “Milli çıkarlarımız bizim için önceliktir. Gündemimizde sekiz antlaşma bulunuyor” hatırlatmasında bulunmuştu.

İktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin yanı sıra Dışişleri ve Adalet Bakanlığı tavsiyelerinin yaptığı konuşmalar ve bilgilendirmeler sonrasında protokol için bekleme kararı alınmıştı.

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, çoğu AKP milletvekillerinden gelen görüşmelerin çok uzadığını ve ayrıca ilgili başka kesintilerin de katılmama taleplerine cevap vermesi durumunda herkesin hemfikir olması beklenebileceğini belirtmişti. Oktay, “Bizim gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki ki muhataplarımız bize göstermiyor” diyerek, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde hareket edilmesinin kendileri için önemli olduğunu kaydetmişti.

Daha sonra AK Partili vekillerin toplantısının bitirilmesine yönelik teklifte bulunulması kabul edilmişti.

Komisyon’da kabul edilmesi durumunda protokol için daha sonra Genel Kurul aşaması önem taşıyor. Genel Kurul’un gündemine ne zaman alınacağı ile ilgili net bir tarih bulunmayan protokolün onay sürecinin tamamlanmasının bütçe görüşmelerinin ardından olmasına yüksek ihtimal veriliyor.

İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü Meclis’in açılmasının beklenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 23 Ekim’de TBMM’ye sevk edilmişti. Protokol 25 Ekim’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından ilgili komisyona yani Dışişleri Komisyonu’na gönderilmişti.

Paylaşın

NATO Üyeliği: İsveç’ten “Türkiye’nin Onay Sürecini Başlatmasını Bekliyoruz” Mesajı

Ülkesinin NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi olmaya “tam olarak hazır” olduğunu açıklayan İsveç Dışişleri Bakanı Billstrom, Türkiye’nin onay sürecini başlatmasını beklediklerini söyledi.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom, Letonya’nın başkenti Riga’ya düzenlediği ziyaret sırasında ülkesinin NATO üyelik sürecine dair açıklamalarda bulundu.

İsveç’in NATO’ya katılmaya  “tam olarak hazır” olduğunu ifade eden Billstrom, Türkiye’nin onay sürecini başlatmasını beklediklerini ifade etti.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Türkiye ve Macaristan’daki onay süreçlerinin tamamlanması sonrasında Finlandiya Nisan ayında 31’inci üye olarak İttifak’a katılmış, ancak Türkiye ve Macaristan’ın İsveç konusundaki çekinceleri sürmüştü. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için tüm İttifak üyelerinde hükümetlerin onayının ardından meclis onayının da bulunması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde Litvanya’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldıracağını duyurmuştu.

İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylayacak yerin TBMM olduğunu vurgulayan Erdoğan, onayın Ekim ayına yetişip yetişmeyeceğiyle ilgili bir soruya, “Şimdi bizim iki aylık bir meclis tatili var. Tabii Ekim ayında bu tatilden çıkma durumu söz konusu değil.

Zira birçok uluslararası sözleşmeler var birçok görüşülmesi gereken yasa önerileri var. Tabii bunların önem sırasına göre bu attığımız adım da burada yerini alacak. Ama mümkün olduğu kadar kısa zamanda bu işi bitirmek hedefimiz” demişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, üç aylık aranın ardından mesaisine 1 Ekim Cumartesi günü yeniden başlayacak.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

NATO Üyeliği: İsveç’ten Türkiye’ye “Ekim” Hatırlatması

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliğine onay için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ekim ayına işaret ettiğini hatırlatan İsveç Dışişleri Bakanı Billström, “Verilen sözde değişen bir şey olmadı. Umudumuzu sürdürüyoruz” mesajı verdi.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom, Türkiye’nin ülkenin NATO üyeliğini Ekim ayında onaylayacağı konusunda umutlu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Temmuz ayındaki NATO zirvesinde İsveç’in üyeliğinin TBMM’nin açılacağı Ekim ayında meclis gündemine alınması konusunda mutabık kaldıklarını hatırlatan Billström, aradan geçen zamanda NATO zirvesinde uzlaşılan noktalar ve verilen sözlerin geçerliliğini yitirdiğine dair bir işaret bulunmadığını söyledi.

ABD Kongre üyelerinin ziyareti sonrasında düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili soruyu yanıtlayan Billström, parlamentonun bağımsız bir kurum olduğunu, ancak Türk hükümetinin Vilnius’taki NATO liderler zirvesinde onay sürecinin hızlı bir şekilde işletileceği sözünü verdiğini belirtti. İsveçli Bakan, “Bu, Türk hükümetinin onay taahhüdünde bulunduğu anlamına geliyor” dedi.

Vilnius’taki NATO zirvesinin başlamasına saatler kala Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg arasında yapılan üçlü görüşme sonrasında, TBMM’nin İsveç’in üyeliğini hızla onaylamasına dair uzlaşmaya varıldığı bildirilmişti.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Türkiye ve Macaristan’daki onay süreçlerinin tamamlanması sonrasında Finlandiya Nisan ayında 31’inci üye olarak İttifak’a katılmış, ancak Türkiye ve Macaristan’ın İsveç konusundaki çekinceleri sürmüştü. Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için tüm İttifak üyelerinde hükümetlerin onayının ardından meclis onayının da bulunması gerekiyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın