Akşener: Azgın Saray Azınlığına Karşı Kaybeden Milyonlar Var

Partisinin Diyarbakır il kongresinde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Bir yanda suç işleme özgürlüğü olanlar, diğer yanda nefes alması suç görülen gençler var. Bir yanda 10 maaş alan danışmanlar var, diğer yanda senin gibi atanamayan gencecik öğretmenlerimiz, mimarlarımız, çocuklarımız var. Bugün Türkiye’de karne hediyesi olarak annen sana ne aldı denildiğinde et aldı diyen ilkokulda okuyan çocuklar var. Kasaptan 3 parça pirzolayı çocuğuna hediye alan anneler var.” dedi ve ekledi:

Kardeşlerini anlatıyorsun, yeğenlerini anlatıyorsun ama 5 bin dolarlık kıyafet giyen tuhaf sakallı, pudracılar var. Arabasıyla, teknesiyle fotoğraf çektirip gencecik çocuklarımızın gözüne sokan saygısız nesiller var. Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var.

Konuşmasının devamında, “1923’ün kıymetini bilmezsek 2023’ü kaybederiz” diyen Akşener, “Allah’ın teveccühü ile ilk seçimde tüm ülkeye ulaşacak. 14 Mayıs günü Hep birlikte yeter söz milletin diyebileceğimiz mukaddes bir gün olacak. 14 Mayıs işte bunun miladı olacak. Kurtla öldüren, çobanla yiyen, sahibiyle ağlayanlara hep birlikte hep bir ağızdan ‘Yeter söz milletindir’ diyeceğimiz mukaddes bir milat olacak. Çünkü istibdat onlarınsa hürriyet bizimdir, saray onlarınsa sandık bizimdir, zulüm onlarınsa mayıslar bizimdir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Merak Akşener, Diyarbakır’da partisinin il kongresinde konuştu.

Akşener, partisi ile ilgili, “İYİ Parti’yi evlatlarını doyurma derdindeki analarımız, borç batağındaki babalarımız kurdu. İYİ Parti’yi atanamayan mimarlarımız, biraz önce benimle konuşan gençler, üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamayan gençler kurdu. İYİ Parti’yi bu vatanın has evlatları, Kürtler, Türkler, Zazalar kurdu. İYİ Parti’yi şanlı bir tarihe sahip olmanın umuduyla, eşitliğe, hürriyete ulaşma hayaliyle milletimizin her kimliğinden cesur insanlar kurdu. Onlar kurdu biz sadece tabelaları astık” dedi.

“Buraya kucaklaşmaya geldim”

“Her türlü iftiraya inat Diyarbakır bize kollarını açtı” diyen Akşener şöyle devam etti:

İlk günden beri uçurumun kenarındaki ülkemizi kurtarmak için yanımdasınız. Zulme rağmen baskılara rağmen aslanlar gibi yanımdasınız. Bu topraklar kadirşinaslığın, mertliğin topraklarıdır. Ben buraya hamasi nutuklar atmaya gelmedim. Ben buraya bu topraklar korumasın diye Dicle’ye bir damla su olmaya geldim. Ben buraya marazları kovmaya geldim. Ben burada çalmadan kapıdan girebileceğimi bilerek geldim. Ben buraya kadim bir ahde vefa sunmaya geldim. Ben buraya rızanızı almaya geldim. Bir şeref sözüyle ön yargı duvarlarını yıkmaya geldim. Ben buraya kucaklaşmaya geldim. Düşmanlar barışır ama kan kardeşler kucaklaşır.

Her daim güler yüzüyle bilinen insanlarımız gülmek için bir sebep bile bulamıyor. Çünkü artık işi rast gitmiyor, ocağı tütmüyor. Kirasını, kredi kartını, taksitlerini, gübresini, mazotunu nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Aç milletini tok kılma sevdasını yaşayan devletimizin başında bugün milletimizin sesini duymazdan gelen vicdansız bir iktidar var.  Kendini ağa, milletimizi maraba gören çirkin bir zihniyet var. Korkuyla, sopayla yönetmeyi bilen vicdansız bir sistem var. Bugün mukaddesatımız fasıkların eline düşmüştür. Bugün ahlak arsızların diline düşmüştür. Bugün bayrak şuursuzların elinde kalmıştır.

“Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var”

“Bugün artık Türk,  Kürt yok; Alevi, Sünni yok; şehirli, köylü yok; muhafazakar, seküler yok; sağcı, solcu yok. Bugün Türkiye’de artık AK Partililer ve diğerleri var” diyen Akşener şunları söyledi:

Bir yanda suç işleme özgürlüğü olanlar, diğer yanda nefes alması suç görülen gençler var. Bir yanda 10 maaş alan danışmanlar var, diğer yanda senin gibi atanamayan gencecik öğretmenlerimiz, mimarlarımız, çocuklarımız var. Bugün Türkiye’de karne hediyesi olarak annen sana ne aldı denildiğinde et aldı diyen ilkokulda okuyan çocuklar var. Kasaptan 3 parça pirzolayı çocuğuna hediye alan anneler var. Kardeşlerini anlatıyorsun, yeğenlerini anlatıyorsun ama 5 bin dolarlık kıyafet giyen tuhaf sakallı, pudracılar var. Arabasıyla, teknesiyle fotoğraf çektirip gencecik çocuklarımızın gözüne sokan saygısız nesiller var. Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var.

“1923’ün kıymetini bilmezsek 2023’ü kaybederiz” diyen Akşener, “Allah’ın teveccühü ile ilk seçimde tüm ülkeye ulaşacak. 14 Mayıs günü Hep birlikte yeter söz milletin diyebileceğimiz mukaddes bir gün olacak. 14 Mayıs işte bunun miladı olacak. Kurtla öldüren, çobanla yiyen, sahibiyle ağlayanlara hep birlikte hep bir ağızdan ‘Yeter söz milletindir’ diyeceğimiz mukaddes bir milat olacak. Çünkü istibdat onlarınsa hürriyet bizimdir, saray onlarınsa sandık bizimdir, zulüm onlarınsa mayıslar bizimdir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı Adayı Şubat’ta Kesinleşecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayının şubat ayı içerisinde kesinleşeceği öne sürüldü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) toplantısı, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. CHP Parti Meclisi’nin 1 saat 15 dakika süren toplantısına ilişkin Birgün’den Hüseyin Şimşek’in edindiği bilgilere göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın aday belirleme süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun, 26 Ocak’ta gerçekleştirilecek 11’inci liderler buluşmasının ardından önce 30 Ocak’ta ortak politikalar metni açıklamasının gerçekleştirileceğini, daha sonra adaylık konusunun netleşeceğini bildirdiği aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun, liderler buluşmasının Saadet Partisi ev sahipliğinde yapılacak 12’nci randevusunu işaret ettiği öğrenildi. İkinci turun son toplantısı olan bu buluşmanın en geç şubat ayının ilk yarısı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi üyelerine, 30 Ocak’ta ortak politikalar metninin kamuoyuna duyurulacağı toplantının, 3 bin 107 kişi kapasiteli Congresium Kongre Merkezi’nde gerçekleştirileceğini de söyledi.

Seçim güvenliği konusunda endişe yok

Parti Meclisi toplantısında, CHP’nin seçimlere hazırlık konusunun da ele alındığı kaydedildi. Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel gerçekleştirdiği sunumda, Altılı Masa dışında CHP’nin de seçimlere ve sandıklara tam hakimiyet konusunda çalışmalarında büyük aşama kaydettiğini ve her sandık için temsilci ile avukat görevlendirmelerinin büyük oranda tamamlandığını anlattı.

İstişare heyeti çalışacak

Toplantıda ayrıca Altılı Masa’nın seçim listeleri için çalışacak İstişare Heyeti konusunda da bilgi verildi. Bu heyetin çalışmalarının özellikle ortak adayın netleşmesinin ardından hız kazanacağı, parlamentoda 400 sandalyeye ulaşılabilmesi için ilçe ilçe çalışacağı, bazı illerde ortak liste ile seçime girilmesi durumunda kazanılacak sandalyelere ilişkin çalışma yapacağı ifade edildi.

Vatandaşın talebi değişim

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun toplantıda kent ziyaretlerine ilişkin bilgiler verdiği de öğrenildi. Buna göre, gerçekleştirdiği temaslarda vatandaşta “değişim talebinin” öne çıktığını vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bu değişim talebinin gerçeğe dönüşmesi için kurmaylarına büyük iş düştüğünü bildirdi. Kılıçdaroğlu’nun başta uyuşturucu sorunu olmak üzere, ekonomi ve sosyal bozulma gibi konulara ağırlık verilmesini istediği dile getirildi.

Erdoğan’ın adaylığı tartışması

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına yönelik tartışmalar konusunda kurmaylarını uyardığı öğrenildi. Erdoğan’ın yeniden adaylığının partililerce gündeme getirilmemesini isteyen Kılıçdaroğlu’nun, “Bu bir hukuki tartışma. Bunun kararını hukukçular ve YSK verecek. Seçime dönük açıklamaları ekonomik, sosyal ve siyasi meseleler üzerinden yapalım” dediği bildirildi.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Seçmeni Kaygılı, HDP Seçmeni İse En Mutsuz

Türkiye 2023 seçimlerine hazırlanıyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti seçmeni ise en kaygılı seçmen kitlesi olurken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeni ise en mutsuz seçmen kitlesi oldu.

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), 1-14 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma 2 bin 524 kişiyle yüz yüze yapıldı. Araştırmada, “Türkiye’deki siyaseti düşündüğünüzde, nasıl bir duygu durumu içindesiniz?” diye soruldu.

Araştırmaya göre ‘en az mutlu’ parti seçmeni HDP olurken, ‘en mutlu’ parti seçmeni ise AK Parti ve MHP seçmeni oldu. Öte yandan araştırmaya göre İYİ Parti ve CHP seçmeni ise en ‘en kaygılı’ seçmen oldu.

Araştırmaya göre parti seçmenlerinin yanıtları şöyle:

AK Parti

  • Yüzde 36,4 kaygılıyım
  • Yüzde: 26,6 öfkeliyim
  • Yüzde 45,7 mutluyum
  • Yüzde 52,8 umutluyum
  • Yüzde 42,9 heyecanlıyım

CHP

  • Yüzde 71,7 kaygılıyım
  • Yüzde 63,9 öfkeliyim
  • Yüzde 22,4 mutluyum
  • Yüzde 37,9 umutluyum
  • Yüzde 30 heyecanlıyım

İYİ Parti

  • Yüzde 79,5 kaygılıyım
  • Yüzde 78 öfkeliyim
  • Yüzde  19,8 mutluyum
  • Yüzde 33,9 umutluyum
  • Yüzde 31,6 heyecanlıyım

HDP

  • Yüzde 67,4 kaygılıyım
  • Yüzde 69,7 öfkeliyim
  • Yüzde 6,6 mutluyum
  • Yüzde 17,8 umutluyum
  • Yüzde 15,9 heyecanlıyım

MHP

  • Yüzde 34,8 kaygılıyım
  • Yüzde 32,4 öfkeliyim
  • Yüzde 39,3 mutluyum
  • Yüzde 39,9 umutlu
  • Yüzde 29,4 heyecanlıyım

TEAM, araştırma analizinin devamında şu açıklamayı yaptı: “Seçmenlere Türkiye’deki siyaseti düşündüklerinde nasıl bir duygu durumu içinde olduklarına yönelik sorular da yönelttik. Muhalif seçmenlerde ve yeni seçmenlerde kaygı yüksek, umut, heyecan ve mutluluk seviyeleri düşük.”

Araştırma merkezi yaptığı açıklamada, “İttifaklar bazında bakıldığında siyasi iklimle ilgili seçmen duygularında net bir fotoğraf var. Muhalif seçmen kaygılı, öfkeli, mutsuz, umutsuz ve heyecansız. İktidarı destekleyen seçmenlerde umut, mutluluk ve heyecan düzeylerinin yüksek olmaması da dikkat çekici” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan Göndermeli Üçüncü Seçim Videosu

İYİ Parti Lideri Akşener’in sosyal medya hesabından paylaşılan yeni seçim videosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlıyor.

Haber Merkezi / Videonun devamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 2023 seçimleri öncesinde; “Adalet, Ciddiyet, Samimiyet, Merhamet, Cesaret, Millet, Başbakan” vurgularıyla işlenen lider iletişim kampanyasının üçüncü videosu yayınlandı.

Video, Akşener’in sosyal medya hesabından “Devletin dilini, adabını ve edebini zedelemeye çalışan bu samimiyetsiz tavrı milletimizle birlikte, sandıkta değiştireceğiz. Çünkü #DevleteSamimiyetYakışır!” notuyla paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlayan videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

Meral Akşener’in; “Derin bir nefes alarak huzura kavuşacağımız günlere çok az kaldı” sözleriyle devam eden videoda il ziyaretlerinden gençlere sarıldığı, çocukları öptüğü, seçmenle iç içe olduğu anlar hatırlatıldı.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP’den ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a Tepki

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel’den ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Wall Street Journal’da yayınlanan makalesine tepki geldi.

İYİ Parti Lideri Akşener, John Bolton’un yazdığı makaleyle ilgili olarak “Millet irademizi hedef alan bu açıklamaların her biri; ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık dönemin devamlılığını sağlamaya, dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyi alışkanlık hâline getirmiş sayın Erdoğan’ı desteklemeye yöneliktir” dedi.

CHP’li Özel’de, “John Bolton’un küstah bir dille kaleme aldığı ve NATO’yu müdahaleye çağıran hadsiz makalesini okudum. Ne NATO ne ABD ne başkaları ülkemize müdahale edemez, müdahaleyi aklından bile geçiremez” ifadelerini kullandı

“Açıklamalar Erdoğan’ı desteklemeye yönelik”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, John Bolton’un yazdığı makaleyle ilgili olarak “Millet irademizi hedef alan bu açıklamaların her biri; ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık dönemin devamlılığını sağlamaya, dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyi alışkanlık hâline getirmiş sayın Erdoğan’ı desteklemeye yöneliktir” dedi.

Akşener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Büyük Türk Milleti, her daim hür yaşamıştır ve hür yaşamaya devam edecektir. Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi Cumhuriyetimizin yeni asrında da; Bağımsızlığına sahip çıkacak, iradesini hiçbir ülkenin ve hiçbir yapının kirli siyaset oyunlarına alet etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

“Türk Milleti, sandıkta her türlü vesayete ve güç odağına büyük bir demokrasi dersi verecektir!” diyen Akşener “Söz de, karar da milletimizindir! Yerli, yabancı hadsiz açıklamalar da bunları fırsat bilen hamaset simsarları da bu gerçeği değiştiremeyecektir!” dedi.

CHP’li Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “John Bolton’un küstah bir dille kaleme aldığı ve NATO’yu müdahaleye çağıran hadsiz makalesini okudum. Ne NATO ne ABD ne başkaları ülkemize müdahale edemez, müdahaleyi aklından bile geçiremez” ifadelerini kullandı.

“Seçimler ülkemizin iç işidir” diye devam eden Özel, “Bizler milletimizin helal oylarıyla iktidara talibiz. Milletimizin vereceği karar başımızın üstündedir. Bugüne kadar milletimizin vermediği hiçbir yetkiye talip olmadık olmayacağız. Bu çağrıları yapanlar buna yeltenenler karşılarında bizi bulurlar” dedi.

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Adaylık İçin Kılıçdaroğlu’nun İsmi Öne Çıkıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

İYİ Parti Lideri Akşener’in İBB Başkanı İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimler için 14 Mayıs tarihini işaret etmesiyle Türkiye erken seçim sürecine girdi. En çok merak edilen ise 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve “ortak aday”ın ne zaman açıklanacağı.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın aktardığı kulis haberine göre, 6’lı masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Edinilen bilgiyle göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte.

Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olaslığını zayıflatıyor.

HDP ise muhalefete “kapıyı kapatmadık” mesajı verirken; partide “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Adayını Ne Zaman Açıklayacağı Netleşmeye Başladı

İktidarın seçim için 14 Mayıs’ı dillendirmesi sonrası, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın ortak adayının ne zaman açıklanacağı netleşmeye başladı.

İYİ Parti kurmayları, ortak aday için 26 Ocak’ta yapılacak Altılı Masa toplantısının önemli olduğunu, ortak adayın liderler zirvesi sonrası her an açıklanabileceğini kaydediyor.

Cumhuriyet’ten Sertaş Eş’in haberine göre, kurmaylar, “Şubat ortasının makul bir tarih olarak öne çıktığına” da dikkat çekiyor. Ortak adayın açıklanması konusunda CHP’li kurmaylar arasında “Şubat ortasının ağırlık kazandığının” anımsatılması üzerine İYİ Partililer, “Masanın toplantısının ardından her tarih makuldür. Dolayısıyla şubat ortası da aynı şekilde makuldür” yorumunda bulunuyor.

Öte yandan kulislerde, Altılı Masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Cumhuriyet’ten Can Uğur’un edindiği bilgilere göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yapılan kamuoyu araştırmalarında CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun oy oranındaki artışa vurgu yapılıyor. 6’lı masanın üzerinde durduğu “kazanacak aday”ın ise Kılıçdaroğlu olduğu belirtiliyor.

İyi Parti ne diyor? 

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte. Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor. İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olasılığını zayıflatıyor.

HDP ne diyor? 

Daha önce aday çıkarma kararı alan HDP ise ortak adaya ve müzakerelere kapıyı kapatmış değil. HDP’li isimler, “muhalefeti temsil etmek isteyen kişilerle ilkeler ışığında görüşmeler yapılabileceğini” belirtiyor. HDP’de “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

HDP kaynakları, “Aday çıkarma kararının alınmasına yönelik eleştirilere” değinerek “Adımı atarken amacımız Erdoğan’a kazandırmak değil. Asla böyle bir amaç taşımıyoruz” vurgusunu yapıyor. Bu nedenle “müzakerelere her koşulda kapının açık olduğu”, böyle bir durumda “ilkelerin ve tutumun göz önüne alınacağı ve değerlendirileceği” aktarılıyor. Ortak aday değerlendirmesinin ve müzakerelerin de isimler üzerinden olmayacağına dikkat çekiliyor.

Kulislerde, “HDP’nin kendi adayını çıkarma kararının ilgili kurulların genel mutabakatı olduğu ve ‘Kılıçdaroğlu ya da şu veya bu isim aday olursa tartışmaya açarız’ görüşünün bulunmadığı” kaydediliyor.

Adaylık tartışmalarında HDP Danışma Kurulu’nda yer alan Ahmet Türk’ün açıklamaları da dikkat çekmişti. Türk, “Bu iktidarı ilk turda göndermeyi biz de isterdik ama sorumluluk bizde değil 6’lı masada. Bence Kılıçdaroğlu uygun bir aday” demişti.

Paylaşın

İYİ Parti’nin “Başörtüsü” Teklifi Netleşiyor

İYİ Parti’nin başörtüsü konusunda hazırladığı teklifin detaylarını bugünkü köşe yazısına taşıyan Halk TV yazarı İsmail Saymaz, yazısında İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in dünkü grup toplantısında başörtüsü teklifi konusunda yaptığı açıklamaları hatırlattı.

“Akşener, meydan okurken, elinin altında alternatif teklif vardı” diyen Saymaz, teklifin gelişim süreci konusunda şunları yazdı:

Teklifi Akşener’in hukukçu kurmayları Tolga Akalın, Uğur Poyraz, Bahadır Erdem ve Ünzile Yüksel hazırladı. Teklif CHP’ye gönderildi. CHP’nin hukukçu kurmayları Bülent Tezcan, Muharrem Erkek ve Gökçe Gökçen, teklif üzerine çalışarak, partilerinin görüşünü yansıtan cümleler ve fıkralar ekledi. CHP kurmayları düzeltilmiş metni dün Kılıçdaroğlu’na teslim etti. O da İyi Partililere yolladı.

Saymaz yazısına şöyle devam etti:

İki parti, iktidar tarafından Anayasa’nın 24 ve 41. maddelerine getirilen değişiklikleri reddetmiyor, sadece elden geçiriyor.

Örneğin…

İktidarın teklifinde 24. maddenin ikinci cümlesi şöyle:

“Hiçbir kadın; dini inancı sebebiyle başını örtmesi ve tercih ettiği kıyafetinden dolayı eğitim ve öğrenim, çalışma, seçme, seçilme, siyasi faaliyette bulunma, kamu hizmetlerine girme ile diğer herhangi bir temel hak ve hürriyeti kullanmaktan ya da kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanmaktan hiçbir surette yoksun bırakılamaz.”

Maddenin son cümlesi ise şu şekilde:

“Alınan veya verilen bir hizmetin gereği olan kıyafet söz konusu olduğunda devlet, ancak dini inancı sebebiyle kadının başını örtmesini ve tercih ettiği kıyafetini hiçbir surette engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alabilir.”

İyi Parti’nin teklifinde “Dini inancı sebebiyle başını örtmesi ve tercih ettiği kıyafetinden dolayı” bölümü çıkarılıyor.

Yerine şu öneriliyor:

“Hiçbir kadın, başını örtmesi de dahil olmak üzere tercih ettiği kıyafetinden…”

Son cümledeki “Dini inancı sebebiyle kadının başını örtmesini ve tercih ettiği kıyafetini hiçbir surette engellememek…” ifadesi burkaya kapı aralayacağı terk ediliyor.

Şu ifade ekleniyor:

“Devlet, kadının başını örtmesini hiçbir surette engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alır.”

Cemevleri ve din dersi

CHP, 24. maddede AK Parti’nin getirdiği teklifin dışında kalan iki paragrafa iki cümle ekliyor.

İnanç özgürlüğüne dair üçüncü paragrafa “Devlet dini inançlar arasında ayrımcılık yapamaz, tüm inançlara eşit hizmet vermekle yükümlüdür” ifadesinin eklenmesini istiyor. Elbette bu, cemevlerine yasal statüyü akla getiriyor.

Din derslerine dair dördüncü maddeye, “Bu öğretim belirli din veya mezhebin dayatılması şeklinde verilemez” ifadesini öneriyor. Bu da AİHM’in Alevilere yönelik zorunlu din dersi verilmesini cezalandıran kararlarını hatırlatıyor.

İki cümlenin İyi Parti tarafından komisyona sunulacak metinde olup olmayacağı şimdilik bilinmiyor.

Komisyonda göreceğiz.

Tek eşlilik vurgusu

İktidarın 41. maddeye ilişkin teklifi “Evlilik birliği ancak kadın ve erkeğin evlenmesiyle kurulabilir” cümlesini içeriyor.

İyi Parti ise bu maddenin “Evlilik birliği ancak bir kadın ve bir erkeğin evlenmesiyle kurulabilir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” diye yazılmasını istiyor. Böylece çok eşliliğin önlenmesi amaçlanıyor. CHP ise “reşit” ifadesi eklenerek, çocuk yaşta evliliklere set çekilmesini savunuyor.

Tarikat ve cemaat yurtlarına önlem

İyi Parti, “Devlet her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” şeklindeki ikinci ek fıkranın genişletilmesini istiyor.

Önerisi şöyle:

“Her çocuk şiddet, kötü muamele, sömürü, baskı, istismar ve ayrımcılığa karşı korunma hakkına sahiptir. Devlet çocukların kişisel gelişim, eğitim, sağlık, beslenme ve barınma haklarını sağlamakla ve kadınlar ile çocuklara yönelik her türlü istismara ve şiddete karşı koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.”

CHP, teklife bir cümle daha ekliyor.

Cümle şu şekilde:

“Barınma haklarını sağlama yükümlülüğü, ancak merkezi idare ve mahalli idareler eliyle yerine getirilir. Başka kurum ve kuruluşlara devredilemez, kısmen de olsa onlar eliyle yürütülemez.”

CHP, tarikat ve cemaatlere ait yurtlarda ve Kuran kurslarındaki istismar ve şiddet olaylarının önüne geçmeyi amaçlıyor.

İstanbul Sözleşmesi

CHP, 41. maddeye iki ek fıkra daha öneriyor.

İlki şöyle:

“Devlet çocukların korunmasında ve kadına yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetle mücadelede asgari olarak Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi müktesebatındaki güvenceleri sağlamakla yükümlüdür.”

Diğeri de:

“Devlet, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamak, her türlü ayrımcılığı önlemek, kadına yönelik şiddete karşı önleyici, koruyucu, caydırıcı tedbirleri almak ve kadını güçlendiren bütüncül politikaları hayata geçirmekle yükümlüdür.”

Sonuncu fıkrada CHP, adını anmadan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istiyor. AK Parti’nin “Toplumsal cinsiyet eşitliği” vurgusundan ötürü İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiğini hatırlarsak, teklifi reddetmeleri sürpriz olmayacak.

Zaten CHP’liler bu teklif reddedilsin, İyi Parti de “hayır” desin istiyor. AK Parti’nin geri çevireceğini bildikleri için 24. maddeye, cemevlerini ve zorunlu din dersini, 41. maddeye tarikat ve cemaat yurtlarını ve İstanbul Sözleşmesi’ni eklediklerini sanıyorum.

Fakat İyi Parti, başörtüsü karşıtı ve LGBT yanlısı suçlamasına maruz kalmamak için, CHP’yi ikna ederek, teklifin 400’ün üzerinde bir oyla TBMM’den geçmesini istiyor.

Muhalefet için zor bir hafta olacak.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

CHP Ve İYİ Parti’den Ortak Başörtüsü Teklifi Hazırlığı

AK Parti’nin başörtüsü ve aile yapısına ilişkin Anayasa değişikliği teklifi görüşülmesi öncesinde İYİ Parti ve CHP çalışmalarını tamamlamayı planlıyor. Teklif komisyonda gündeme getirilecek. İki partinin ortak düzenlemesinin CHP’nin verdiği yasa teklifine benzerlik gösterdiği öğrenildi.

CHP’nin meclise sunduğu yasa teklifinde “Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz” ifadeleri yer almıştı.

AK Parti’nin başörtüsü düzenlemesi ve ailenin korunmasına ilişkin Anayasa değişikliği teklifi TBMM Anayasa Komisyonu’nda gündeme gelecek. AK Parti teklife destek için muhalefet partilerinden randevu istemi ama muhalefet randevu vermemişti. Muhalefetin bu konuda ne adım atacağı merak konusu olmuştu.

AK Parti’nin teklifine karşı muhalefet ortak bir teklif verme konusunda anlaşarak çalışmalara başladı. İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu başkanlığındaki heyet, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre, bu toplantıda İYİ Parti’nin hazırladığı kıyafet serbestesine ilişkin düzenleme CHP’ye sunuldu. CHP’ de kendi teklifini İYİ Parti heyetine verdi. İki partinin hukukçU kurmayları bir araya gelerek iki teklifin tek bir metin haline getirilmesi için mesai harcayacak.

AK Parti’nin teklifinin görüşülmesi öncesinde muhalefet çalışmalarını tamamlamayı planlıyor. Teklif komisyonda gündeme getirilecek. İki partinin ortak düzenlemesinin CHP’nin verdiği yasa teklifine benzerlik gösterdiği öğrenildi.

CHP’nin başörtüsü teklifi

CHP’nin meclise sunduğu yasa teklifinde “Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz” ifadeleri yer almıştı.

Paylaşın

Akşener, ‘Saray’da Konuşulan Senaryoları Açıkladı

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Şimdiden sağdan soldan duyuyorum. Kulağımıza geliyor. Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor. Kendilerince yoklama çekiyorlar. ‘Bu seçim diğerleri gibi değilmiş’, ‘başörtüsü meselesinin gündeme gelmesi çok iyi olmuş’, ‘çok faydalı olurmuş’, ‘seçimi kaybederlerse bu metni iptal ettirirlermiş’, ‘seçimden sonra da bu işin ekmeğini yemeğe devam ederlermiş’. Daha ahlaksızca olanı da var” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Neymiş efendim, ‘teklif mecliste 400’ü bulsa da bazı milletvekillerine hayır oyu kullanıp teklifi referanduma götürürlermiş’. sayın Erdoğan, bu konu bir sınavdır. Kim pas veriyor, kim gol atıyor beni ilgilendirmez. Saraydaki tatlı su stratejistlerinin Zihni Sinir taktikleri beni ilgilendirmez. Başı örtülü, başı örtüsüz tüm kadınlarımızın, bu ülkedeki tüm vatandaşların saf ve temiz duygularını sömürmenize müsaade etmeyeceğim. Bunu böyle bilesin.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“(Başörtüsü teklifi) Madem Anayasa’da değişiklik olmalıydı son 20 yıldır siz neredeydiniz arkadaş? 2008’de, bu konuda, bir düzenleme yaptınız. Hadi diyelim ki;  metin eksikti, karar ideolojikti, oydu buydu, ve Anayasa Mahkemesi iptal etti. Tamam, kabul. Peki; mezardan ölüleri kaldırıp, sandığa götürdüğünüz, 2010’daki anayasa referandumunda,  bu değişikliği neden yapmadınız? Elinizi tutan mı oldu? Aklınıza mı gelmedi? Yazmayı mı unuttunuz?

Mesela; 2017’de, bir kez daha, anayasa referandumu yaptınız.150 yıllık birikimi, tek kalemde sildiniz, rejimi değiştirdiniz. Peki, o gün neredeydiniz? Bu değişikliği, o zaman niye yapmadınız? Yapacaktınız da, bir tek bu maddeye mi yer bulamadınız? Yazacaktınız da, karakter limitine mi takıldınız?

Memleketin, bu kadar ağır sorunları varken; milletimiz, her gün, bin bir dertle boğuşurken; esasında, var olmayan bu mesele, maalesef geldi, siyasetin gündemini kapladı. Elbette biz de, bu duruma, sırtımızı dönemeyiz!

Çünkü, daha önceki denemelerinde de, gördük ki; bu arkadaşlar, anayasa yapma konusunda, olağanüstü bir yeteneğe sahipler…Biliyorsunuz, Ak Parti’nin yaptığı, anayasa değişikliklerinin en büyük özelliği; sırf, yapılan değişikliğin, ortaya çıkardığı sorunları, düzeltebilmek için, daha kapsamlı, yeni anayasa değişiklikleri gerektirmesidir.

Nitekim, şimdi de, her zamanki gibi, yine ellerine, eksik bir metni almışlar, ve mutabakat arıyorlar… Tekrar ediyorum: Akıllarınca, ‘gol atma’ motivasyonuyla, her zamanki gibi, yarım yamalak yapılmış, eksik bir işle, çıkmışlar, mutabakat arıyorlar…

Hay hay! Buyurun, hodri meydan! Madem bu konu, yeniden siyasetin gündeminde,  madem bu konu, yeniden masada; o zaman; Anayasaysa anayasa, mutabakatsa mutabakat! Biz varız! Ama öyle, ‘ağam dedi, paşam dedi, saray dedi.’ yoook. Öyle kapı kapı gezip, ‘mış’ gibi yapmak yok. Öyle ağlamak, sızlamak yok.

‘Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor’

Şimdiden sağdan soldan duyuyorum. Kulağımıza geliyor. Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor. Kendilerince yoklama çekiyorlar. ‘Bu seçim diğerleri gibi değilmiş’, ‘başörtüsü meselesinin gündeme gelmesi çok iyi olmuş’, ‘çok faydalı olurmuş’, ‘seçimi kaybederlerse bu metni iptal ettirirlermiş’, ‘seçimden sonra da bu işin ekmeğini yemeğe devam ederlermiş’. Daha ahlaksızca olanı da var.

Neymiş efendim, ‘teklif mecliste 400’ü bulsa da bazı milletvekillerine hayır oyu kullanıp teklifi referanduma götürürlermiş’. sayın Erdoğan, bu konu bir sınavdır. Kim pas veriyor, kim gol atıyor beni ilgilendirmez. Saraydaki tatlı su stratejistlerinin Zihni Sinir taktikleri beni ilgilendirmez. Başı örtülü, başı örtüsüz tüm kadınlarımızın, bu ülkedeki tüm vatandaşların saf ve temiz duygularını sömürmenize müsaade etmeyeceğim. Bunu böyle bilesin.

Dezenformasyonla mücadele altında düpedüz bir istibdat yasasını hayata geçirmekten geri durmadılar. Milletimiz toprağını ekemiyor, dükkanını döndüremiyor. Gençlerimiz KPSS’den aldığı 92 puana rağmen mülakatta eleniyor. Sansürden, baskıdan ve endişeden adeta nefes bile alamıyor. İktidarın beslediği bir avuç kişi gününü gün ediyor. Pudra şekerciler son model arabalarıyla fink atıyor.

“Biz, milletimizin taleplerinden yanayız”

Mafyalar, simsarlar, tefeciler devletin etrafında dört dönüyor. 5 maaş, 10 maaş alan saray danışmanları milletimizin hakkını yiyor. Biz bu harami düzene karşıyız. Bu kirli düzene, bu kirli zihniyete karşıyız. Bu ucube sisteme karşıyız. Çünkü biz demokrasiden yanayız. Biz, milletimizin taleplerinden yanayız. işte bu yüzden dün zalimin karşısında biz vardık. Bugün de mazlumun yanında biz vardık.

Dün 28 Şubatların karşısında biz vardık, bugün milletimizin yanında biz vardık. Dün ‘muhtar bile olamaz’ diyenlerin karşısında biz vardık. Bugün de Ekrem Başkanımızın yanında biz varız. Dün 25 yıl yıl boyunca Ankara’yı rant çevirenlerin karşısında biz vardık, bugün 4 yılda başkente huzuru getiren Mansur Başkanımızın yanında biz varız. Pınarhisar’da biz vardık, Saraçhane’de biz vardık. Hatay’da, Antalya’da, Adana’da da biz olacağız.

Biz buradayız, dimdik, kaya gibi ayaktayız! Hiç merak etmeyin, çok yakında; sandık günü geldiğinde, tüm Türkiye’de de, topyekûn biz olacağız.

Fatih Sultan Mehmet Han, ne diyor? ‘Kadıyı satın aldığın gün, Adalet ölür.  Adaleti öldürdüğün gün, Devlet de ölür.’ İşte biz de, milletimizle birlikte; öldürülen adaleti, yeniden diriltecek, hırpalanan devletimizi onarıp,  tüm şanıyla, yeniden ayağa kaldıracağız! Vesayetçilere imrenenleri, def edecek, Harun gibi gelip, Karun olanları, tıpış tıpış göndereceğiz.

‘Devlete adalet yakışır’

Kararlarından şüphe duymadığımız, bir hukuk düzenini inşa edecek, yolsuzluğu, hırsızlığı, haksızlığı, kökünden çözeceğiz. Yasakların değil, özgürlüğün; baskıların değil, demokrasinin; suskunluğun değil, ortak aklın yeşerdiği; tam ve kâmil bir adaleti, yeniden hâkim kılacağız! İktidarın, bu büyük milletin önüne diktiği, o uğursuz duvarları, hep birlikte yıkacağız! Çünkü, bize bu yakışır. Çünkü, devletimize bu yakışır.

Çünkü;  devlete, adalet yakışır. Biz yıllardır, Sayın Erdoğan’ı uyarıyoruz. O kulak asmasa da, biz yıllardır; ‘Devleti devlet gibi, devlet ciddiyetiyle, devlet aklıyla,  Türk Devleti’ne yakışır donanımdaki, liyakatli kadrolarla yönet.’ diyoruz. Ama o bizi değil, maaş düşkünü, saray şarlatanlarını dinlemeyi tercih ediyor. O yüzden de, maalesef, bugün, devletimiz; ciddiyetsiz, liyakatsiz ve beceriksiz ellerde, bir yönetim krizi yaşıyor.  Kuralsız, kurumsuz ve hesapsız bir anlayışla; Türk Devleti’nin ağırlığı da, aklı da, itibarı da, yerle bir ediliyor.

Çünkü Bay Kriz, her işin başına;  layık olanı değil, kendine sadık olanı getiriyor. Sorumluluk sahibi olanı değil, arsızı kolluyor. İş bileni değil, söz dinleyeni koruyor.  Ve;  kimsenin hiçbir şey bilmediği bir yerde, Sayın Erdoğan, her şeyi biliyor…  Mesela, ekonomi biliyor.  Mesela, hukuk biliyor. Mesela, diplomasi biliyor.  Hatta kim bilir, belki İspanyolca’yı bile biliyordur…Ancak bu durum, maalesef hiçbirimiz için, şaşırtıcı değil.Çünkü, iktidarın yönetim anlayışında; tarımdan anlamayanın, Tarım Bakanı olduğunu gördük. Ekonomi bilmeyenin, Maliye Bakanı olduğunu gördük.

Yönettiği bakanlığına mal satanın, Ticaret Bakanı olduğunu gördük. Tek meziyeti Sayın Erdoğan’ın dediğini yapmak olanın,  Merkez Bankası Başkanı; Enflasyonu en güzel makyajlayanın da,  TÜİK Başkanı olduğunu gördük.  Rektörler, elçiler, bürokratlar gördük… Bu gözler neler gördü, neler…

Hatırlıyor musunuz? Mesela en büyük özelliği, Damat olmak olan, bir Damat Bakan vardı… ‘Dolar 10 lira olacak, 15 lira olacak ya, çok beklersiniz!’ demişti. Ama kendisi paket olduktan sonra halefi Nebati Bakan, elini hızlı tuttu;

Dolar 10 lira değil, 15 lira da değil,  Tam 18 lira 79 kuruş oldu. Peki sonra ne oldu? Bütün sözler unutuldu.  Enflasyon, son 20 yılın zirvesini gördü. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ teorisi, suratlarında patladı. ‘Türkiye Ekonomi Modeli’ dedikleri,  sözüm ona kurtuluş reçetesi de, üzerine tüy dikti.

Tüm bu yaşananlardan sonra; utançlarından, insan içine çıkamamaları gerekirdi değil mi? Bay Kriz hala 20 yılda beceremediklerini hala sandık öncesi ‘Yapacağım’ diyor. He-Man çizgi filmini izliyoruz sanki. Bir gün kaplan gibi bağırıyor, ama ertesi gün sevimli mi sevimli, pofuduk bir ev kedisine dönüşüveriyor. Bir gün atılgan, ertesi gün titrek. Bir gün ‘katil Esed’ diye bağırıyor, ertesi gün ‘Esad’la görüşebiliriz’ diyor.

Paylaşın