Rusya’nın Gazze Tasarısı Birleşmiş Milletler’de Reddedildi

Hamas’ın başlattığı ve her geçen gün daha da şiddetlenen Filistin -İsrail savaşı onuncu gününe girerken, Rusya tarafından önerilen ve Gazze’de “insani ateşkes” çağrısı yapan karar tasarısı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) reddedildi.

Haber Merkezi / Tasarı, Rusya dahil 5 ülkede ‘evet’ oyu alırken, 6 ülke ‘çekimser’ kaldı, 4 ülke ise ‘hayır’ yönünde oy kullandı. Rusya ile birlikte Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Mozambik ve Gabon tasarıyı desteklerken ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya ‘hayır’ yönünde oy verdi. Çekimser kalanlar ise Arnavutluk, Brezilya, Ekvador, Gana, Malta, İsviçre.

Rusya’nın sunduğu tasarı, Hamas’a ya da farklı taraflara ismen atıfta bulunmadan, “sivillere yönelik tüm şiddet eylemlerini, tüm düşmanlıkları ve her türlü sivil ölümlerini kınamayı” öngörüyordu. Rusya’nın önerisinde rehinelerin serbest bırakılması, insani yardıma erişim ve ihtiyaç sahibi sivillerin güvenli tahliyesi çağrısı da yer alıyordu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde herhangi bir kararın kabulü için 15 üyeli Konsey’de en az dokuz “evet” oyu gerekiyor. Keza beş daimi üyeden (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) hiçbirinin tasarıyı veto etmemesi gerekiyor.

İsrail’den yapılan açıklamalara göre Hamas’ın saldırıları sonucunda bin 400’den fazla kişi öldü ve en az 199 kişi Gazze’ye kaçırılarak rehin alındı. Filistin tarafının açıkladığı rakamlara göre ise İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik aralıksız bombardımanında şu ana kadar 2 bin 750 kişi hayatını kaybetti.

İsrail Hava Kuvvetleri, Lübnan’da bulunan Hizbullah hedeflerini vurduğunu duyurdu. Ordunun sosyal medya hesabında operasyonlara ilişkin bir video paylaşıldı ve saldırıların Lübnan’dan İsrail’e açılan ateşe yanıt olduğu ifade edildi.

Lübnan Hizbullah’ı İsrail’in kuzeyindeki Hanita kibbutzundaki tanklara güdümlü füze attığını duyurdu. Saldırıda herhangi bir can kaybı olup olmadığı bilinmiyor. İsrail ordusu da Lübnan sınırındaki Metula yerleşkesinde silah sesleri geldiğini açıkladı.

Metula, İsrail’in Lübnan sınır boyunca iki kilometre derinliğindeki alanı savaş bölgesi olarak ilan edip tahliye etttiği 28 yerleşim yerinden birisi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Tel Aviv ve Kudüs’e yönelik roket saldırısında bulunduğunu duyurdu. Yazılı açıklamada, roket saldırılarının İsrail’in “sivilleri hedef almasına” misilleme olduğu belirtildi.

İsrail ordusu, Hamas’ın ölümcül saldırılarının ardından yarım milyona yakın İsraillinin yerlerinden tahliye edildiğini duyurdu. Ordu sözcüsü Jonathan Conricus, “Gazze Şeridi etrafındaki tüm topluluklar, hükümetin direktifleri doğrultusunda tahliye edildi. Sivillerin savaş bölgesinin yakınında olmasını istemiyoruz” dedi.

Söz konusu 500 binden fazla kişi arasında Lübnan sınırındaki İsrailliler de bulunuyor.

Paylaşın

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak: Kara Harekatına Başlamak Birkaç Ay Sürebilir

İsrail’in eski başbakanlarından Ehud Barak, Gazze’ye yapılacak bir kara harekatının haftalar, hatta birkaç ay sürebileceğini belirterek, Gazze’nin kontrolünün kademeli olarak Filistin yönetimine devredilmesini önerdi.

1999-2001 yılları arasında  başbakanlık yapan Barak, İsrail’in Hamas’ı kesin olarak yenmek istiyorsa Gazze’ye kara harekatı başlatmaktan başka çaresi olmadığının altını çizdi. ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’in Gazze’yi işgal etmesinin “büyük bir hata” olacağı yönündeki yorumlarını değerlendiren Barak, strateji söz konusu olduğunda ABD tarafından hiçbir “tavsiye” verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Euronews Türkçe’nin France 24’ten aktardığına göre; Ehud Barak, ülkenin lideri Benjamin Netanyahu’nun halkın ve ordunun güvenine sahip olmadığını söyledi. Barak, 7 Ekim’deki Hamas saldırısını, Tel Aviv’in saldırıyı önleyememesi ve vatandaşlarını korumak için asker göndermekte gecikmesi nedeniyle “İsrail Devleti tarihindeki en büyük başarısızlık” olarak nitelendirdi.

Ehud Barak, Başbakan Netanyahu’nun “halkın, katledilenlerin ailelerinin ya da sahadaki komutanların ve askerlerin güvenine sahip olmadığını” ifade etti. İsrail savaş kabinesinde Benny Gantz ve Gadi Eizenkot gibi iki eski üst düzey askeri yetkilinin yer almasının kendisini rahatlattığını belirten Barak, bu isimlerin “karar alma sürecine deneyim ve tutarlılık getireceklerine inandığını” söyledi.

Gazze’de 2700’den fazla kişi hayatını kaybetti

İsrail son 24 saatte Gazze’yi bombalamaya devam etti. İsrail basını dün gece 100’den fazla askeri hedefin vurulduğunu açıklarken Filistin sağlık yetkilileri hava saldırıları başladığından bu yana 2700’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

Diplomatik girişimler

Öte yandan, 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e birçok noktadan saldırması üzerine çıkan krizin sona erdirilmesine yönelik uluslararası düzeyde diplomatik girişimler de sürüyor. Bu bağlamda Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un, İsrail’e dayanışma amacıyla bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın da İsrail’i ziyaret etmeyi planladığı belirtiliyor.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, X’ten yaptığı açıklamada İsrail ve Hamas arasındaki savaşın “diğer cephelere yayılması ihtimalinin kaçınılmaz aşamaya yaklaştığını” söyledi.

“Siyasi çözümler için zaman daralıyor” diyen Abdullahiyan; Malezya, Pakistan ve Tunus’tan mevkidaşlarıyla görüştüğünü ve “Gazze’deki Siyonist suçlar ile cinayetlerin derhal durdurulması ve insani yardım gönderilmesinin gerekliliğinin altının çizildiğini” yazdı.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken; Ürdün, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır dahil bölgede Arap ülkeleriyle dört gün boyunca yaptığı görüşmelerin ardından bugün İsrail’e geri döndü. Blinken, Tel Aviv’de İsrail başbakanıyla toplantı yaptı. Sivillere yönelik insani yardım ve sahadaki güncel durumu görüştü.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Blinken’ın “ABD’nin İsrail’in Hamas terörizmine karşı kendisini savunma hakkına verdiği sıkı desteğin altını çizdiği” belirtildi. Ayrıca, ABD’nin “İsrail hükümetine, vatandaşlarını korumak için ihtiyaç duyduğu yardımı sağlama konusundaki kararlılığını” tekrar hatırlattı.

Açıklamaya göre Blinken toplantıda, “ABD’nin Hamas tarafından alınan rehinelerin güvenli ve hızlı bir şekilde serbest bırakılmasına yönelik kararlılığını” da dile getirdi.

“Kaçabilecek hiçbir yer yok”

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yönelik ajansı UNRWA, Gazze’deki tesis ve binalarına 400 binden fazla kişinin sığındığını açıkladı.

UNRWA sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yaşlılar, çocuklar, hamileler, engelliler en temel insan haklarından mahrum bırakılıyor. Bu utanç verici,” ifadeleri aldı. UNRWA ayrıca 14 personelinin de hayatını kaybettiğini duyurdu.

İngiltere merkezli yardım kuruluşu Save the Children’ın (Çocukları Koruyun) İnsani Yardım Direktörü Gabriella Waaijman, Gazze’deki ekipleri için durumun oldukça zor olduğunu ve “kaçabilecekleri hiçbir yer olmadığını” söyledi.

Örgütün Gazze’deki çalışanlarının evlerini terk etmiş durumda olduğunu belirten Waaijman, bu koşullar altında onlara yardım etmek için ellerinden bir şey gelmediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nün Filistin’deki şubesi resmi sosyal medya hesabından Gazze’deki en az 4 hastanın bombardıman sonrası hizmet veremez hale geldiğini duyurdu.

Örgüt kuşatma altındaki bölgede bulunan 21 diğer hastaneye de İsrail tarafından tahliye uyarısı yapıldığını açıkladı.

Sağlık çalışanları ve hastaların koruma altına alınması için tüm önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen DSÖ hastanelerin tahliyeyeye zorlanmasının kritik durumdaki hastaların hayatını tehlike attığını ve uluslararası hukukun ihlali anlamına gelebileceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA),X platformundan yaptığı açıklamaya göre, Gazzeli 5 bin 500 hamile kadın bu ay doğum yapacak. Gazzeli hamile kadınların, acil korumaya ve sağlık gözetimine muhtaç oldukları belirtilen açıklamada, tüm taraflara uluslararası insan haklarına bağlı kalmaları tavsiye edildi.

Öte yandan CNN televizyon kanalına konuşan BM Nüfus Fonu Müdürü Dominic Allen, Gazze’de sağlık sisteminin hassas ve yıkılmak üzere olduğunu söyledi.

Allen, “Bu hamile kadınlar için büyük endişe duyuyoruz. Gidecek bir yerleri yok” diyerek Gazzeli hamile kadınların içinde bulunduğu zor durumu aktarmaya çalıştı. “Gazze’ye insani yardımların geçişine izin verilmesi zorunlu” diyen Allen, hayat kurtaran bu sağlık hizmetlerine hamile kadınların mutlaka ulaşması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’de bulunan hastanelerde 24 saatlik yakıt stoğu kaldığı konusunda uyarılarda bulundu. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, “Jeneratörlerin kapatılması, binlerce hastanın hayatını riske atabilir” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

500 Bin Filistinli Kuzey Gazze’yi Terk Etti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında çatışmalar gittikçe şiddetlenirken, İsrail ordusunun uluslararası sözcüsü Jonathan Conricus, Gazze’nin kuzeyinde şu ana kadar 500 bin insanın evlerini terk ettiğini söyledi,

Haber Merkezi / Jonathan Conricus, Hamas’ı ise güneye doğru gitmeye çalışanlara zorluk çıkarmakla suçladı. Conricus, ordunun iki güvenli tahliye rotası çıkardığını, askeri operasyon aşamalarının tamamlanmaya başlamasıyla beraber de Gazze’nin siviller için güvensiz bir yer olabileceğini ifade etti.

Cuma günü güvenli olarak nitelendirilen bir yolda 70 kişinin öldürülmesiyle ilgili bir soruya ise Conricus, ordunun sivilleri hedef almadığını söyleyerek yanıt verdi. Sözcü, basın toplantısı esnasında operasyonun doğasının bazen sivil kayıplardan kaçınmayı mümkün kılmadığını ima etti.

Öte yandan Gazze Şeridi’nin sağlık yetkilileri İsrail’in saldırılarında şu ana kadar 2 bin 750 kişinin hayatını kaybettiğini, 9 bin 700 kişinin de yaralandığını bildirdi.

İsrail Dışişleri Bakanlığından bu sabah yapılan açıklamada da Hamas’ın saldırılarında bin 400’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, 3 bin 500’den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.

“Kaçabilecek hiçbir yer yok”

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yönelik ajansı UNRWA, Gazze’deki tesis ve binalarına 400 binden fazla kişinin sığındığını açıkladı.

UNRWA sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yaşlılar, çocuklar, hamileler, engelliler en temel insan haklarından mahrum bırakılıyor. Bu utanç verici,” ifadeleri aldı. UNRWA ayrıca 14 personelinin de hayatını kaybettiğini duyurdu.

İngiltere merkezli yardım kuruluşu Save the Children’ın (Çocukları Koruyun) İnsani Yardım Direktörü Gabriella Waaijman, Gazze’deki ekipleri için durumun oldukça zor olduğunu ve “kaçabilecekleri hiçbir yer olmadığını” söyledi.

Örgütün Gazze’deki çalışanlarının evlerini terk etmiş durumda olduğunu belirten Waaijman, bu koşullar altında onlara yardım etmek için ellerinden bir şey gelmediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nün Filistin’deki şubesi resmi sosyal medya hesabından Gazze’deki en az 4 hastanın bombardıman sonrası hizmet veremez hale geldiğini duyurdu.

Örgüt kuşatma altındaki bölgede bulunan 21 diğer hastaneye de İsrail tarafından tahliye uyarısı yapıldığını açıkladı.

Sağlık çalışanları ve hastaların koruma altına alınması için tüm önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen DSÖ hastanelerin tahliyeyeye zorlanmasının kritik durumdaki hastaların hayatını tehlike attığını ve uluslararası hukukun ihlali anlamına gelebileceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA),X platformundan yaptığı açıklamaya göre, Gazzeli 5 bin 500 hamile kadın bu ay doğum yapacak. Gazzeli hamile kadınların, acil korumaya ve sağlık gözetimine muhtaç oldukları belirtilen açıklamada, tüm taraflara uluslararası insan haklarına bağlı kalmaları tavsiye edildi.

Öte yandan CNN televizyon kanalına konuşan BM Nüfus Fonu Müdürü Dominic Allen, Gazze’de sağlık sisteminin hassas ve yıkılmak üzere olduğunu söyledi.

Allen, “Bu hamile kadınlar için büyük endişe duyuyoruz. Gidecek bir yerleri yok” diyerek Gazzeli hamile kadınların içinde bulunduğu zor durumu aktarmaya çalıştı. “Gazze’ye insani yardımların geçişine izin verilmesi zorunlu” diyen Allen, hayat kurtaran bu sağlık hizmetlerine hamile kadınların mutlaka ulaşması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’de bulunan hastanelerde 24 saatlik yakıt stoğu kaldığı konusunda uyarılarda bulundu. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, “Jeneratörlerin kapatılması, binlerce hastanın hayatını riske atabilir” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

“Gazze’de Ateşkes” İddialarına İsrail Ve Hamas’tan Yalanlama

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının 7 Ekim’de gerçekleştirdiği Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan ve gittikçe şiddetlenen çatışmaların sona ermesi için ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığı iddiaları, İsrail ve Hamas tarafından yalanlandı.

İsrail, Hamas’la onuncu günde devam eden savaşta ateşkes anlaşması yapılmadığını duyurdu. İsrail Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Hamas’la ‘bu aşamada henüz bir ateşkes anlaşması’ yapılmadı.

Kısa süreli ateşkes için anlaşıldığı yolunda çıkan haberlerin ardından yapılan kısa açıklamada iddialar yalanladı. Açıklamada, “Yabancıların çıkışı karşılığında ateşkes ve Gazze’ye insani yardım girişi yok” ifadeleri yer aldı.

Hamas’ın medya ofisi ise İsrail’in ateşkes ve Mısır ile Refah sınır kapısının açılması konusunda anlaşmaya vardığı haberlerinin ardından, insani ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığına dair bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.

Gazze’deki sağlık bakanlığı İsrail’in bu bölgeye yönelik hava saldırılarında şu ana kadar 2 bin 750 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlık, yaklaşık 9 bin 700 kişinin de yaralandığını belirtti. İsrail ise Hamas saldırıları sonucunda bin 400’ü aşkın vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Times of Israel’in haberine göre İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Hamas’ın engelleme çabalarına rağmen 600 bin Filistinlinin Gazze’den güneye tahliye edildiğini kaydetti.

İsrail ordusunun, gelecek günler içinde Gazze Şeridi’nin kuzeyini yoğun şekilde hedef alacağını belirten Hagari, “Dünyayı temin ederim ki, olaylara karışmayan vatandaşlara en az zarar vererek uluslararası hukuka uygun hareket ediyoruz. Bizimle düşmanlarımız arasındaki fark budur” ifadelerini kullandı.

Daniel Hagari, daha önce 155 olduğu belirtilen kaçırılan kişi sayısının 199 olduğunu duyurdu. Ordu Sözcüsü, rehine alınan kişilerin ailelerinin bilgilendirildiğini kaydetti. Sözcü Hagari, açıklanan rakama yabancıların dahil olup olmadığı veya hangi örgüt tarafından kaçırıldıkları hakkında detay paylaşmadı.

İsrail Savunma Bakanlığı, Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah milislerinin saldırılarının ardından tahliye planının hayata geçirilmeye başlandığını duyurarak İsrail’in kuzeyindeki Lübnan sınırında bulunan yerleşim yerlerinin boşaltıldığını açıkladı.

Yazılı bir açıklama yapan Bakanlık, sınıra iki kilometreye kadar uzaklıkta yaşayanların devlete ait barınaklara yerleştirileceklerini kaydetti. Tahliyelerden 28 yerleşim yerinin etkileneceği de vurgulandı.

Abbas: İsrail’in Gazze’ye Saldırısı Derhal Durmalı

Filistin haber ajansı Wafa’nın haberine göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede Abbas, “İsrail’in Gazze’ye saldırısı derhal durmalı. Filistinlilerin himaye edilmesi ve Gazze’ye insani yardım koridorlarının açılmasına izin verilmesi ve oradaki vatandaşlara su elektrik ve yakıt ulaştırılması gerekir” dedi.

Gazze’den halkın zoraki göç ettirilmesine tümüyle karşı olan Abbas, bunun ikinci Nekbe olacağını vurguladı. Abbas, her iki taraftan da sivillerin öldürülmesine karşı olduğunu belirterek, her iki tarafa da tutuklu, esir ve sivillerin serbest bırakılması çağrısı yaptı.

Şiddete karşı olduğunu tekrar ederek, Hamas’ın Filistin halkını temsil yetkisinde olmadığına işaret eden Abbas, “İşgali sonlandıracak olan, siyasi çözümün zorunluluğudur. Filistin halkının tek meşru temsilcisi, kararları, programları ve politikaları ile Filistin Kurtuluş Örgütü’dür. Başka bir örgütün politikaları değildir” ifadelerini kullandı.

Biden: Büyük Bir Hata Olur

İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekâtı için hazırlıkları sürerken uluslararası kamuoyu da bu yönde atılacak bir adıma dair endişe ve uyarılarını dile getirmeye devam ediyor. ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in böyle bir adım atmasının “büyük bir hata” olacağını söyledi.

CBS kanalında yayımlanan 60 Minutes (60 Dakika) programında konuşan Biden, Gazze’nin İsrail tarafından yeniden işgal edilmesini destekleyip desteklemeyeceğine yönelik soruya “Bunun büyük bir hata olacağını düşünüyorum” yanıtını verdi. ABD Başkanı, Hamas’ın “tüm Filistin halkını temsil etmediğini” sözlerine ekledi.

Ancak “aşırılıkçıları etkisiz hâle getirmenin” de bir “gereksinim” olduğunu ifade etti. Biden daha önce “bir grup korkak” olarak tanımladığı Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılmasından yana olduğunu vurguladı. ABD’nin iki devletli çözüm çağrısını da yineleyen Biden, “Bir Filistin devletine giden bir yol olması gerekiyor” dedi.

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde 11 Gazeteci Öldürüldü

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı İsrail -Filistin savaşı ikinci haftasına girerken, Filistinli Gazeteciler Sendikası, savaşta Gazze Şeridi’nde 11 gazetecinin öldürüldüğünü duyurdu.

Haber Merkezi / İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan sendikadan pazartesi günü yapılan açıklamada, 10 gündür devam eden savaşta hayatını kaybeden basın mensuplarıyla ilgili bilgiler paylaşıldı. Sendika ‘İsrail saldırganlığı sonucu’ 11 gazetecinin öldürüldüğünü, 20 basın mensubunun da yaralandığını açıkladı.

Öte yandan Gazze Şeridi’nin sağlık yetkilileri İsrail’in saldırılarında şu ana kadar 2 bin 750 kişinin hayatını kaybettiğini, 9 bin 700 kişinin de yaralandığını bildirdi.

İsrail Dışişleri Bakanlığından bu sabah yapılan açıklamada da Hamas’ın saldırılarında bin 400’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, 3 bin 500’den fazla kişinin de yaralandığı belirtildi.

İngiltere merkezli yardım kuruluşu Save the Children’ın (Çocukları Koruyun) İnsani Yardım Direktörü Gabriella Waaijman, Gazze’deki ekipleri için durumun oldukça zor olduğunu ve “kaçabilecekleri hiçbir yer olmadığını” söyledi.

Örgütün Gazze’deki çalışanlarının evlerini terk etmiş durumda olduğunu belirten Waaijman, bu koşullar altında onlara yardım etmek için ellerinden bir şey gelmediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yönelik ajansı UNRWA, Gazze’deki tesis ve binalarına 400 binden fazla kişinin sığındığını açıkladı.

UNRWA sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yaşlılar, çocuklar, hamileler, engelliler en temel insan haklarından mahrum bırakılıyor. Bu utanç verici,” ifadeleri aldı. UNRWA ayrıca 14 personelinin de hayatını kaybettiğini duyurdu.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nün Filistin’deki şubesi resmi sosyal medya hesabından Gazze’deki en az 4 hastanın bombardıman sonrası hizmet veremez hale geldiğini duyurdu.

Örgüt kuşatma altındaki bölgede bulunan 21 diğer hastaneye de İsrail tarafından tahliye uyarısı yapıldığını açıkladı.

Sağlık çalışanları ve hastaların koruma altına alınması için tüm önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen DSÖ hastanelerin tahliyeyeye zorlanmasının kritik durumdaki hastaların hayatını tehlike attığını ve uluslararası hukukun ihlali anlamına gelebileceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’de bulunan hastanelerde 24 saatlik yakıt stoğu kaldığı konusunda uyarılarda bulundu.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, “Jeneratörlerin kapatılması, binlerce hastanın hayatını riske atabilir” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

Yerinden Olan Gazzelilerin Sayısı 1 Milyonu Aştı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı İsrail -Filistin çatışmaları ikinci haftasına girerken, Birleşmiş Milletler (BM), 1 milyondan fazla Filistinlinin Gazze’yi terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

İsrail hükümeti, Hamas’ın operasyonunda ölenlerin sayısının 1400’den fazla olduğunu açıklarken, Gazze’deki Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığ ise, İsrail’in bombardımanında 2.450 kişinin öldüğünü duyurdu. Batı Şeria’da da 54 Filistinli’nin hayatını kaybettiği bildirildi.

Gazze’ye su, gıda, elektrik ve yakıt tedarikine izin vermeyen ve bölgeye yönelik ablukayı tüm rehineler serbest bırakılana dek sürdüreceğini duyuran İsrail, kapsamlı bir kara harekâtı için hazırlıklarını da sürdürüyor.

İsrail ordusu, Gazze’ye hava ve deniz saldırılarını da içeren “büyük bir kara operasyonu” düzenleyeceğini duyururken cephe hattındaki askerleri ziyaret eden Başbakan Benyamin Netanyahu da “Sıradakine hazır mısınız? Daha fazlası geliyor” dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ülkesinin Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruplarla savaşı için “ölümcül ve durumu sonsuza kadar değiştirecek” tanımlamasını yaptı.

İsrail’in kuzeydeki komşusu Lübnan sınırında da gerginlik tırmanıyor. İran destekli Hizbullah tarafından Lübnan’ın güneyinden İsrail’e yapılan saldırı ile İsrail’in bu saldırıya karşılık vermesinin ardından İsrail, Lübnan ile sınır hattı boyunca dört kilometrelik bir alanı “girişe yasak bölge” ilan etti ve Küresel Konumlama Sistemi’nin (GPS) sınırlandırıldığını bildirdi.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, “Mevcut durumun değerlendirmesine ve İsrail’in kuzeyindeki saldırıya uygun olarak, Lübnan ile kuzey sınırından dört kilometreye kadar olan alan kapatılmıştır” denildi.

İsrail ordusu, bu alana girişin yasak olduğunu belirtti ve sivil halkı bu bölgeye girmemeleri konusunda uyardı. Ordu ayrıca kişilerin veya nesnelerin konumlarının tespit edilmesi için kullanılan GPS uygulamasının da “bazı operasyonel sebepler nedeniyle” kısıtlandırıldığını açıkladı.

“İsrail’in Gazze’ye kara harekatı ertelendi”

Öte yandan New York Times gazetesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik olası kara harekatının detaylarını yazdı.  İsrail’in ‘on binlerce askerle Gazze’ye girme’ planı olduğunu yazan NYT, “Saldırının, İsrail’in 2006’da Lübnan’ı işgal etmesinden bu yana gerçekleştirdiği en büyük kara operasyonu olması bekleniyor” dedi.

Harekatın, bu hafta sonu gerçekleşmesinin öngörüldüğü ancak ‘hava koşulları nedeniyle’ birkaç gün ertelendiği ileri sürüldü.

Gazeteye konuşan ordu yetkilileri, İsrailli pilotların ve drone operatörlerinin kara kuvvetlerine hava desteği sağlamasını zorlaştıracak hava koşulları nedeniyle harekatın birkaç gün ertelendiğini söyledi. İsrail’in olası kara harekatının piyadelerin yanı sıra tanklar, istihkamcılar ve komandolardan oluşacağı belirtildi.

İsrail ordusundan kara harekatın ne zaman başlayacağına ilişkin resmi bir açıklama gelmediğini hatırlatan NYT, Gazze’ye baskınların sürdüğüne işaret etti.

İsrail’in ‘Gazze Metrosu’ adını verdiği Hamas’a ait tünel ağının kritik önemde olduğu belirtilirken, Hamas’ın giriş noktalarına ve dar sokaklara bubi tuzakları ve el yapımı bombalar koymuş olabileceği aktarıldı. Gazeteye konuşan bir Hamas yetkilisi ise, Gazze’nin kuzeyindeki gizli tünel açıklıklarından aniden çıkarak İsrail güçlerini pusuya düşürmeyi planladıklarını ileri sürdü.

NYT’ye konuşan subaylar, İsrail ordusunun angajman kurallarının gevşetildiğini ve ‘şüphelilere ateş açmadan önce daha az kontrol yapmasına izin verildiğini’ de aktardı.

“İnsanlık sınıfta kalıyor”

Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Griffiths, Gazze’deki insani durumun “hızla devam edemez hale geldiğini” söyledi.

Griffiths, “Gazze’de elektrik, su, yakıt yok ve gıda da tehlikeli bir şekilde kıtlaşıyor” derken “İsrail’in tahliye uyarısından sonra “tıkalı, hasar görmüş yollarda güneye gitmeye çalışırlarken ailelerin bombalandıklarını” belirtti. Griffiths ayrıca “Korkarım daha kötüsünü göreceğiz. İnsanlık sınıfta kalıyor” dedi.

“Gazze’de insani koridorlar açılmalı”

Papa Francesco, Roma’da St.Peter Meydanı’nda yaptığı geleneksel ayinde, “İnsani yasalara uyulmalı, özellikle de Gazze’de. Gazze’de acilen insani koridorlar açmak ve halka yardım etmek gerekiyor” dedi. Papa “Hastaların, yaşlıların, çocukların ve kadınların çatışmaya kurban gitmemesi için güçlü bir çağrı yapıyorum” dedi.

Ne olmuştu?

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı. Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı. Gazze’den düzenlenen saldırılarda 1300 İsraillinin öldüğü, 3 bin 436 İsraillinin yaralandığı aktarılmıştı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında Gazze’de 724’ü çocuk, 458’i kadın 2 bin 215 kişinin öldüğünü, 8 bin 714 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

Batı Şeria’da da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 55 Filistinlinin öldüğü, yaklaşık 619 kişinin yaralandığı belirtilmişti. İsrail’in saldırılarında ayrıca Gazze’de 9, Lübnan’da ise 1 gazeteci yaşamını yitirmişti.

Paylaşın

Netanyahu’dan Hamas’ı “Yok Etme” Sözü

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın başlattığı Filistin – İsrail savaşında dokuzuncu gün geride kalırken, İsrail Başbakan Benyamin Netanyahu, Hamas’ı “yok etme” sözü verdi.

Savaş nedeniyle kurulan acil durum kabinesinin ilk toplantısında konuşan Netanyahu, Hamas saldırılarında öldürülen İsraillilerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşuyla başlayan toplantıdaki konuşmasında, acil durum hükümetine katılan muhalefet lideri Benny Gantz ve bu ismin partisinden siyasetçiler dâhil tüm bakanların aralıksız şekilde ve dayanışma içinde çalıştığını söyledi.

Gösterilen ulusal birliğin hem yurt içine hem yurt dışına hem de “düşmana” verilen net bir mesaj niteliğinde olduğunu söyleyen Netanyahu, Hamas’ı “ortadan kaldırmaya” yönelik hazırlıkların hızla sürdüğünü ifade etti. İsrail lideri, “Hamas dağılacağımızı sandı ama asıl biz Hamas’ı dağıtacağız” dedi.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık bakanlığı, İsrail’in bu bölgeye düzenlediği saldırılarda şu ana kadar en az 2 bin 329 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Bakanlık, Gazze’deki yaralı sayısının ise 9 bin 714 olduğunu duyurdu. Batı Şeria’da da 54 Filistinli’nin hayatını kaybettiği bildirildi.

“İsrail’in Gazze’ye kara harekatı ertelendi”

Öte yandan New York Times gazetesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik olası kara harekatının detaylarını yazdı.  İsrail’in ‘on binlerce askerle Gazze’ye girme’ planı olduğunu yazan NYT, “Saldırının, İsrail’in 2006’da Lübnan’ı işgal etmesinden bu yana gerçekleştirdiği en büyük kara operasyonu olması bekleniyor” dedi.

Harekatın, bu hafta sonu gerçekleşmesinin öngörüldüğü ancak ‘hava koşulları nedeniyle’ birkaç gün ertelendiği ileri sürüldü.

Gazeteye konuşan ordu yetkilileri, İsrailli pilotların ve drone operatörlerinin kara kuvvetlerine hava desteği sağlamasını zorlaştıracak hava koşulları nedeniyle harekatın birkaç gün ertelendiğini söyledi. İsrail’in olası kara harekatının piyadelerin yanı sıra tanklar, istihkamcılar ve komandolardan oluşacağı belirtildi.

İsrail ordusundan kara harekatın ne zaman başlayacağına ilişkin resmi bir açıklama gelmediğini hatırlatan NYT, Gazze’ye baskınların sürdüğüne işaret etti.

İsrail’in ‘Gazze Metrosu’ adını verdiği Hamas’a ait tünel ağının kritik önemde olduğu belirtilirken, Hamas’ın giriş noktalarına ve dar sokaklara bubi tuzakları ve el yapımı bombalar koymuş olabileceği aktarıldı. Gazeteye konuşan bir Hamas yetkilisi ise, Gazze’nin kuzeyindeki gizli tünel açıklıklarından aniden çıkarak İsrail güçlerini pusuya düşürmeyi planladıklarını ileri sürdü.

NYT’ye konuşan subaylar, İsrail ordusunun angajman kurallarının gevşetildiğini ve ‘şüphelilere ateş açmadan önce daha az kontrol yapmasına izin verildiğini’ de aktardı.

Ne olmuştu?

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı. Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı. Gazze’den düzenlenen saldırılarda 1300 İsraillinin öldüğü, 3 bin 436 İsraillinin yaralandığı aktarılmıştı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında Gazze’de 724’ü çocuk, 458’i kadın 2 bin 215 kişinin öldüğünü, 8 bin 714 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

Batı Şeria’da da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 55 Filistinlinin öldüğü, yaklaşık 619 kişinin yaralandığı belirtilmişti. İsrail’in saldırılarında ayrıca Gazze’de 9, Lübnan’da ise 1 gazeteci yaşamını yitirmişti.

Paylaşın

İran’dan BM Aracılığıyla İsrail’e Gazze Uyarısı

Filistin – İsrail savaşında çatışmalar her geçen gün biraz daha da şiddetlenirken, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Birleşmiş Milletler’in (BM) Orta Doğu temsilcisi Tor Wennesland ile bir araya geldi.

Haber Merkezi / Görüşmede, Tor Wennesland, Hüseyin Emirabdullahiyan’dan Gazze’deki çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasının önlenmesine yardım etmesini istedi. Emirabdullahiyan ise, ülkesinin çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşmesini istemediğini ve Gazze’de Hamas tarafından rehin tutulan sivillerin serbest bırakılmasına yardımcı olmak istediğini söyledi.

İran’ın kırmızı çizgilerinin olduğunu vurgulayan Hüseyin Emirabdullahiyan, İsrail’in askeri operasyonu devam ederse ve özellikle Gazze’ye kara saldırısı düzenlerse, ülkesinin buna karşılık vermek zorunda kalacağını belirtti.

Biden, Mahmud Abbas ve Binyamin Netanyahu ile görüştü

Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştü. Konuya ilişkin Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Biden’ın Abbas’a “Filistin halkına, özellikle Gazze’ye acil ihtiyaç duyulan insani yardım” konusunda teklifte bulunduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, “Biden’ın Netanyahu’ya ABD’nin İsrail’e tam desteğinin devam ettiği” bilgisine de yer verildi.

Abbas’dan Biden’a İsrail’in insani hukuka saygı göstermesi çağrısı

Ayrıca Sputnik’in Wafa ajansından aktardığına göre; Abbas’ın Biden ile yaptığı görüşmede İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki uluslararası insancıl hukuka uyması çağrısında bulundu ve İsrail’in bombalamalarının durdurulması gerektiğini vurguladı.

Haberde, “Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgede barış ve güvenliğin ancak uluslararası kararlara dayanan iki devletli çözümün hayata geçirilmesiyle sağlanabileceğini vurguladı, Filistin tarafının bu hedefe yönelik çalışma istekliliğini dile getirdi, tüm saldırıların durdurulması, ayrıca Gazze Şeridi’nde olup bitenlerle ilgili olarak uluslararası insani hukuka saygı duyulması gerektiğini ifade etti” denildi.

Abbas’ın ayrıca ‘Gazze Şeridi’nde acil insani koridorların açılması, oradaki vatandaşlara temel malzeme ve ilaçların sağlanması, su, elektrik ve yakıt ulaştırılmasının yanı sıra Gazze Şeridi’nden nüfusu taşıma politikasından tamamen vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdiğine’ dikkat çekilen haberde, Filistin liderinin ayrıca Batı Şeria’daki Filistin kasabaları, köyleri ve mülteci kamplarına yönelik saldırıların yanı sıra, durumun tırmanmasına neden olan Mescid-i Aksa’ya yönelik aşırılık yanlısı saldırılara da son verilmesi çağrısında bulunduğu vurgulandı.

Filistin lideri aynı zamanda ‘sivil mahkumların serbest bırakılması çağrısında bulunarak, her iki taraftaki sivilleri öldürme veya kötü muamele uygulamalarını reddettiğini’ teyit etti.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: İnsanlık Gazze’de Sınıfta Kalıyor

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın başlattığı Filistin – İsrail savaşında sekizinci gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Griffiths, Gazze’deki insani durumun “hızla devam edemez hale geldiğini” söyledi.

Haber Merkezi / Griffiths, “Gazze’de elektrik, su, yakıt yok ve gıda da tehlikeli bir şekilde kıtlaşıyor” derken “İsrail’in tahliye uyarısından sonra “tıkalı, hasar görmüş yollarda güneye gitmeye çalışırlarken ailelerin bombalandıklarını” belirtti. Griffiths ayrıca “Korkarım daha kötüsü geride. İnsanlık sınıfta kalıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’ndan (UNRWA) yapılan açıklamada Gazze Şeridi’ne uygulanan izolasyon nedeniyle çekilen su sıkıntısının bir “ölüm kalım meselesi haline geldiği” ifade edildi.

UNRWA Genel Direktörü Philippe Lazzarini bugün yaptığı yazılı açıklamada bölgedeki yaklaşık 2 milyon Filistinli sivilin su ihtiyacının karşılanması için derhal Gazze’ye yakıt ikmalinin de serbest bırakılmasını talep etti. İnsani yardımın bölgeye ulaştırılmasının en az bir hafta aldığını belirten Genel Komiser, uygulanan ablukanın derhal kaldırılması yönündeki talebini de tekrarladı.

UNRWA’nın açıklamasında, bölgedeki su şebekesi işlemediğinden mevcut temiz suyun tükenmek üzere olduğu, bu yüzden insanların kirli su kullanmak zorunda kaldığı, bunun da kirli suyla bağlantılı hastalıkların yayılma riskini artırdığı belirtildi.

UNRWA’nın İsrail’in bombardımanı nedeniyle güneydeki Birleşmiş Milletler merkezine taşıdığı hizmet merkezinde de suyun tükenmekte olduğu ifade edildi. UNRWA Genel Direktörü Lazzarini, saldırılar üzerine kendilerine sığınan, “çoğu çocuk, yaşlı ve kadın Filistinli’nin su sıkıntısı nedeniyle aşırı sıvı kaybından (dehidrasyondan) öleceğini” söyleyerek İsrail’den blokajın kaldırılmasını talep etti.

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla başlayan ve İsrail’in resmen “savaş” ilan etmesiyle, Benyamin Netanyahu hükümeti, militan İslamcı Hamas’ın kontrol ettiği Gazze Şeridi’ni abluka altına alma kararı almıştı. Bu arada yaklaşık 2 milyon 300 bin sivilin yaşadığı Gazze’ye bombardımanı da sürdürüyor.

İsrail, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilere güneye gitme çağrısı yapmıştı. İsrail, bölgede yaşayan yaklaşık 1 milyon 100 bin Filistinli’den güneye gitmesini istemişti.

Avrupa Birliği, Gazze yardımlarını üç kat arttırıyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İsrail ziyaretini takiben yürüttüğü temasları sonrasında Avrupa Birliği’nin sivillere yönelik yardımını arttıracağını duyurdu.

Von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “AB, Gazze’deki ve daha geniş bölgedeki savunmasız sivillere yönelik insani yardımlarını üç katına çıkaracak. Bu desteğin ihtiyacı olanlara ulaşmasını sağlamak için çabalarımızı iki katına çıkaracağız.” diye yazdı.

Komisyon, bu kapsamda Gazze için öngörülen mevcut insani yardım paketini 50 milyon euro arttıracağını ve böylece toplam yardım miktarı 75 milyon euronun üzerine çıkacağını duyurdu.

Komisyondan yapılan basın açıklamasında, AB’nin bu yardımın BM ile yakın işbirliği içinde Gazze şeridindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını amaçladığı belirtildi ve İsrail’in Hamas’a karşı uluslararası insancıl hukuka tam saygı çerçevesinde kendini savunma hakkını desteklediği ifade edildi.

“İnsani yardım ve savaş hukukunun uygulanması için çalışıyoruz”

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, İsrail’in olası kara harekatı öncesinde sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak insani yardım ve savaş hukukuna vurgu yaptı. Biden, bunun için ülkesinin İsrail, Mısır, Lübnan ve Birleşmiş Milletler’le birlikte çalıştığının altını çizdi.

Açıklamada “ABD, Hamas’ın saldırısının insani sonuçlarını hafifletmek, yardım akışını yeniden başlatmak için gerekli koşulları yaratmak ve savaş hukukunun uygulanmasını savunmak üzere İsrail, Mısır, Ürdün hükümetleri ve BM ile birlikte çalışmaktadır.” denildi.

ABD, Hamas’ın İsrail’de sivilleri hedef alan saldırılarınıa karşı İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ve bunun için her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu ifade ediyor. ABD Dışişleri bakanı Antony Blinken,sivillere yardım ve güvenli koridor açılması konularında Arap ülkelerinden destek almak amacıyla bölgede temaslarını sürdürüyor.

BM: 1 milyon kişi evlerini terk etti

Son bir hafta içinde Gazze’de bir milyon kişinin bölgedeki evlerini terk ettiği açıklandı. Açıklama Gazze’de yer alan Birleşmiş Milletler birimlerinden geldi. Son 24 saat içinde bölgenin kuzeyinden güneyine doğru büyük bir hareket devam ediyor.

Paylaşın

Suudi Arabistan, İsrail İle Normalleşme Görüşmelerini Askıya Aldı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın başlattığı operasyon sonrası şiddetlenen Filistin – İsrail çatışmalarının sekizinci gününde, Suudi Arabistan yönetimi, İsrail ile normalleşme görüşmelerini askıya aldı. 

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında Gazze’de en az 2 bin 215 kişinin öldüğünü, 8 bin 714 kişinin yaralandığını açıkladı. Açıklamaya göre, Batı Şeria’da da 54 kişi yaşamını yitirdi, 1100 kişi yaralandı.

Bakanlık açıklamasında, İsrail saldırılarında bugüne kadar ölenlerden 724’ünün çocuk ve 458’inin kadın olduğu kaydedildi. İsrail’den yapılan son açıklamada, 1300 İsraillinin hayatını kaybettiği, 3 bin 436 İsraillinin yaralandığı bilgisi paylaşılmıştı.

Suudi hükümetine yakın bir kaynak yaptığı açıklamada, İsrail ve Hamas arasındaki savaşın devam ettiği bir ortamda, Riyad’ın İsrail ile olası normalleşme görüşmelerini askıya almaya karar verdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in Orta Doğu turu kapsamında şu anda Riyad’da bulunduğunu belirten kaynak, Suudi Arabistan’ın “İsrail ile olası normalleşme görüşmelerini askıya almaya karar verdiğini ve ABD’li yetkilileri bu konuda bilgilendirdiğini” dile getirdi.

Reuters’a göre de konuya vakıf iki kaynak, Suudi Arabistan’ın ABD destekli İsrail ile ilişkileri normalleştirme planlarını rafa kaldırdığını ve dış politika önceliklerini hızla gözden geçirdiği bilgisini verdi.

Gazze merkezli Filistinli silahlı direniş grubu Hamas ile İsrail arasında devam eden savaş, aynı zamanda Suudi Arabistan Krallığı’nı İran’la ilişki kurmaya itti.

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, çatışmaların patlak vermesinin akabinde ilk telefon görüşmesini İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile yaptı. Taraflara göre liderler arasındaki görüşme 45 dakika sürdü.

Reuters’a konuşan kaynaklar, ABD destekli İsrail’le normalleşme görüşmelerinde gecikme yaşanacağını, Riyad’ın bunu ABD ile savunma anlaşmasını elde edebilme yolunda önemli bir koz olarak kullanacağını aktardı.

Bölgede 7 Ekim’de patlak veren savaş öncesi hem İsrailli hem de Suudi liderler Orta Doğu’yu yeniden şekillendirebilecek olası bir anlaşmaya doğru istikrarlı şekilde ilerledikleri yorumlarını yapıyordu.

Hatta İslam’ın en kutsal iki mekanına ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, son savaşa kadar, İsrail, Filistinlilere kendi bağımsız devletlerini kurma izni vermese bile ABD savunma anlaşması arayışının raydan çıkmasına izin vermeyeceğini ima etmişti.

Ancak analistlere göre “Filistinlileri bir kenara iten yaklaşım” bölgedeki Arapları kızdırma riski taşıyordu. Riyad, İsrail’le ilişkileri normalleştirmesi karşılığında ABD’den resmiyete dökülmüş bir savunma anlaşmasını imzalamasını istiyor.

Bu bağlamda Riyad, Washington’dan sivil nükleer programı için destek, beşinci nesil F-35 savaş uçakları ve gelişmiş Amerikan silahlarına hızlı ve sorunsuz erişim talep ediyor. Joe Biden liderliğindeki ABD yönetimi ise henüz Suudi Arabistan’a söz vermiş değil.

Zira Washington, Riyad’a söz konusu anlaşma karşılığında bazı şartlar sunuyor. Bunlardan ilki ve en önemlisi ise İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi.

Riyad’ın duruşuna vakıf bir kaynak, İsrail’le görüşmelerin şimdilik sürdürülemeyeceğini ve müzakereler yeniden başladığında ise İsrail’in Filistinlilere vereceği tavizler konusunun daha büyük bir öncelik olması gerektiğini belirtti.

Bu da, Riyad’ın bağımsız Filistin devleti fikrinden geri adım atmadığını gösterdiği şeklinde değerlendirildi.

Suudi Arabistan’a yakın bir başka kaynak Washington’ın Riyad’a Hamas’ın İsrail operasyonunu kınaması için baskı yaptığını ancak Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın buna karşı çıktığını söyledi. Konuya aşina bir ABD’li yetkili de bunu doğruladı.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise Beyaz Saray’da düzenlenen bir toplantıda normalleşme çabalarının “askıya alınmadığını” ama diğer acil sorunlara odaklanıldığını söyledi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın