Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 29 Bine Dayandı

Filistin – İsrail savaşının 135. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 127 artarak 27 bin 985’e yükseldi. Yaralıların sayısı ise 68 bin 883’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine operasyon düzenleyeceklerini duyurdu.

Netanyahu gazetecilere yaptığı açıklamada “Tabii ki bunu savaş alanındaki sivillerin güvenli bölgelere geçişini sağladıktan sonra yapacağız” şeklinde konuştan Netanyahu İsrail’in uluslararası baskılara da boyun eğmeyeceğini sözlerine ekledi.

Netanyahu “Refah’aoperasyon yapmamamızı isteyenler bize aslında ‘savaşı kaybedin’ diyor” şeklinde konuşarak buna izin vermeyeceğini belirtti. Hamas yönetimi ile “hesaplaşılacağını” belirten Netanyahu bunun bir zaman meselesi olduğunu kaydetti.

Filistin ile gelecekte varılacak bir barış anlaşmasının uluslararası taraflarca dikte edilmesine izin vermeyeceklerini söyleyen İsrail Başbakanı, “Bir uzlaşmaya ancak iki taraf arasında ve önkoşulsuz yapılacak direkt müzakerelerle varılabilir” dedi.

ABD ve müttefikleri İsrail’in rızası olmadan bir Filistin devletini tanıyabilecekleri konusunda sinyal verdiklerine dair basında yer alan haberlere tepki gösteren Netanyahu İsrail’in “Filistin’in tek taraflı tanınması” durumunda İsrail’in böyle bir şeye şiddetle karşı çıkacağını söyledi.

Netanyahu “bu daha önce görülmemiş terörden” sonra Filistinlilerin devlet ile ödüllendirilmesine karşı uyardı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin geçici üyelerinden Cezayir’in yaklaşık iki hafta önce sunduğu İsrail-Hamas savaşında acil insani ateşkes talebini öngören karar tasarısının salı günü ele alınması bekleniyor. Ancak konseyin daimi üyelerinden Amerika Birleşik Devletleri kararı veto edeceğini açıkça bildirdi.

Tasarının kabul edilmesi için toplam 15 üyeli konseyin dokuzunun olumlu yönde oy kullanması gerekiyor. ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’den oluşan beş daimi üyeden birinin vetosu ise kararın kabulünü engelleyebiliyor.

ABD’nin BM nezdindeki büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, metnin savaşa ara verilmesini amaçlayan “hassas müzakereleri” tehlikeye atabileceğini belirtti. Thomas-Greenfield Cumartesi günü yaptığı açıklamada “ABD bu karar taslağına ilişkin eylemi desteklememektedir. Taslak bu haliyle oylamaya sunulacak olursa, kabul edilmeyecektir.” dedi.

ABD, Mısır, İsrail ve Katar arasında savaşa ara verilmesi ve Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması için devam eden müzakerelere işaret eden büyükelçi “Diğer tarafların bu süreci ve düşmanlıkların kalıcı bir çözüme kavuşturulması fırsatını tehlikeye atacak tedbirler almak yerine, sürecin başarıya ulaşması için ellerinden geleni yapmaları büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.

Beklenen oylama, İsrail’in bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Gazze’nin güneyindeki Refah’a da saldırmayı planladığı döneme denk geliyor. BM ve uluslararası toplumda İsrail’in operasyonunu Refah’a doğru genişletmesinin Gazze’deki insani krizi daha da kötüleştireceği yönünde endişeler büyüyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, “Gazze’deki durum küresel ilişkilerdeki çıkmazın dehşet verici bir göstergesidir.” dedi.

Guterres’in sözlerine açıklık getiren BM sözcüsü Stephane Dujarric de, genel sekreterin Güvenlik Konseyi’ndeki birlik eksikliğine “parmak bastığını” belirterek, bu durumun BM’nin dünyanın dört bir yanındaki sorunları iyileştirme kabiliyetini engellediğine dikkat çekti.

Washington, geleneksel müttefik olarak gördüğü İsrail’e karşı 7 Ekim’den bu yana BM Güvenlik Konseyi’ndeki oylamaları iki kez veto etti. İki kez de çekimser kalarak konseyin Gazze’ye insani yardımı artırmayı amaçlayan ve çatışmalara acil ve uzun süreli insani ara verilmesi çağrısında bulunan kararları kabul etmesine izin verdi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 28 Bin 576’ya Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 131. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 103 artarak 28 bin 576’ya yükseldi. Yaralıların sayısı ise 68 bin 291’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail’in harekatını yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı Refah’a genişletmesi olasılığının gölgesinde, taraflar arasında geçişi ateşkesin sağlanmasına yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığı belirtiliyor.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkanı William Burns ve İsrail istihbaratı Mossad Başkanı David Barnea da, Mısır’ın başkenti Kahire’de yürütülen görüşmelere katıldı. İki istihbarat yetkilisi, bir önceki geçici ateşkesin sağlanmasında önemli rol oynamıştı.

Mısırlı üst düzey bir yetkili arabulucuların önemli ilerleme kaydettiğini; yapılan toplantının altı haftalık bir ateşkes anlaşmasına son şeklinin verilmesine odaklanacağını söyledi. Yetkili, tarafların kalıcı bir ateşkese yönelik görüşmelere devam edileceği konusunda bir güvence üzerinde çalışıldığını da kaydetti.

Hafta başında Beyaz Saray’da Ürdün Kralı Abdullah ile görüşen ABD Başkanı Joe Biden, en az altı hafta sürecek bir ateşkes üzerine odaklandıklarını söylemiş; kalıcı barış üzerine “gece gündüz” çalıştığını ifade etmişti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Refah’ta bir İsrail saldırısının önlenebilmesi adına İsrail-Hamas savaşına ilişkin ateşkes müzakerelerinin başarılı olmasını umduğunu ifade etti. Guterres, bölgede olası bir saldırının “yıkıcı sonuçları olacağı” konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, “BM, insanların zorla yerlerinden edilmesinde rol oynamayacak” dedi. BM Acil Yardım Direktörü Martin Griffiths, Gazze’deki Filistinlilerin eşi görülmemiş bir saldırının mağduru olduğunu kaydetti.

Güney Afrika’dan Lahey’e Refah başvurusu

Güney Afrika Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler’in (BM) yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı’na (ICJ) İsrail’in Refah’taki askeri operasyonlarının uluslararası hukuka göre yasal olup olmadığının incelenmesi talebiyle acil başvuruda bulundu.

Güney Afrika hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Mısır sınırında yer alan Refah’ın Gazze’deki Filistinliler için son sığınak noktası olduğu belirtilerek, Refah’taki saldırıların “daha büyük çaplı öldürmelere, zarara ve yıkıma yol açmış ve açacak olmasından duyulan endişe” ifade edildi.

Açıklamada, bu saldırıların hem Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin hem de ICJ tarafından 26 Ocak’ta verilen hükmün “ciddi ve onulmaz ihlali” anlamına geleceği uyarısında bulunuldu.

Güney Afrika’nın Aralık ayında İsrail’in soykırım uyguladığı gerekçesiyle açtığı davaya yönelik alınan söz konusu karar, Soykırım Sözleşmesi çerçevesine girebilecek her tür eylemi engelleme ve cezalandırma yükümlülüğüne vurgu yapmış ancak Gazze’deki askeri operasyonlarını sonlandırmaya yönelik bir hüküm kararda yer almamıştı.

Paylaşın

UCM’den İsrail’e Refah Uyarısı: Yasaları İhlal Edenlerden Hesap Sorulacak

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 129. günü geride kalırken, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, İsrail’in Gazze’deki Refah kentine yönelik hava saldırıları ve olası kara harekâtından duyduğu endişeyi dile getirdi.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; UCM Başsavcısı Karim Khan, Gazze’deki savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yaklaşık 1 milyon sivil için son sığınak konumundaki Refah kentine yönelik İsrail hava saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, “Ofisim, işlendiği iddia edilen her türlü suçu aktif bir şekilde incelemektedir” ifadesini kullandı.

UCM Başsavcısı Karim Khan, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamasında, “Yasaları ihlal edenlerden hesap sorulacaktır” dedi.

UCM Başsavcısı Khan, “Ofisimin Filistin Devleti’ndeki duruma dair, devam eden ve aktif bir soruşturması bulunuyor. Bu, Roma Statüsü suçlarını işleyenlerin adalet önüne çıkarılması amacıyla son derece acil bir mesele olarak ilerletiliyor” dedi.

Savaş hukukunun ihlal edilmemesi için verdiği mesajlara rağmen, “İsrail’in tutumunda fark edilebilir bir değişiklik görmediğini” belirten Khan, “Defaatle vurguladığım üzere; hukuka uymayanlar, ofisim yetkisi uyarınca harekete geçtiğinde de şikayet etmemeli” uyarısında bulundu.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in dün iki rehineyi kurtarmak için Refah’ta düzenlediği operasyon kapsamında gerçekleştirdiği hava saldırılarında kentte yaklaşık 100 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Gazze’deki Dışişleri Bakanlığı, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarında kaçırılan İsrailli rehineler Fernando Simon Marman ve Luis Har’ın kurtarıldığı saldırıları “katliam” olarak niteledi. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise “kusursuz bir operasyon” gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Açıklamasında tüm rehinelerin serbest bırakılması için yaptığı çağrıyı da yineleyen UCM Başsavcısı, “Bu da incelemelerimizin önemli bir odağını temsil ediyor” dedi. Khan daha sonra Reuters’a yaptığı açıklamada ise Gazze’den kaçanlarla birlikte Refah’ın nüfusunun şu an “normalinin altı katı daha kalabalık olduğunun bildirildiğini” ifade etti.

“Nüfusun yüzde 60’ı çocuk ve kadın olduğunda sivillere yönelik riskler çok büyüktür” diyen Khan, bölgedeki durumun “son derece öncelik verdiği” bir husus olduğunu ve bu konuda “ilerleme kaydettiklerini” belirtti.

UCM, 2021 yılında Filistin topraklarındaki olası savaş suçlarıyla ilgili olarak İsrail’in yanı sıra Hamas dâhil, Filistinli silahlı gruplara yönelik bir soruşturma başlatmıştı. Khan bu soruşturmanın 7 Ekim’deki Hamas saldırılarından sonra artan şiddet olaylarını kapsayacak şekilde genişletildiğini söylemişti.

UCM üyesi olmayan İsrail, mahkemenin yargılama yetkisini tanımıyor. Khan, 7 Ekim saldırıları sonrası yaptığı açıklamada, UCM’nin hem Hamas’ın İsrail’de hem de İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki olası savaş suçlarını yargılama yetkisi bulunduğunu belirtmişti.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden “İsrail’e Silah Satmayın” Çağrısı

Avrupa Birliği (AB) kalkınma yardımı bakanlarının Brüksel’de yaptığı toplantı sonrası açıklamalarda bulunan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail’e silah satışını durdurma çağrısı yaptı. 

Josep Borrell ayrıca, ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail’in 7 Ekim’deki Hamas saldırısına verdiği tepkinin “aşırı” olduğunu söylediğini ve ABD’li yetkililerin defalarca Gazze’de çok fazla sivilin öldürüldüğünü söylediğini anımsattı.

Devletlerin “sivil ölümlerini durdurun” çağrılarına rağmen İsrail’in bu ölümleri durdurmaya yönelik somut bir adım atmadığını belirten Borrell, Pazartesi günü Hollanda’daki bir mahkemenin verdiği karara dikkat çekti.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB kalkınma yardımı bakanlarının Brüksel’de yaptığı toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Joe Biden’ın geçen hafta İsrail’in askeri faaliyetlerinin maksadını aştığı yönündeki eleştirisine işaret eden Borrell, “Yani eğer çok fazla insanın öldürüldüğünü düşünüyorsanız belki de bu kadar insanın öldürülmesinin önüne geçmek için daha az silah temin etmelisiniz” diye konuştu.

AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Kaç kere dünyadaki en ünlü liderlerin ve dışişleri bakanlarının çok fazla insanın öldürüldüğünü söylediğini duydunuz?” ifadelerini kullandı. Devletlerin “sivil ölümlerini durdurun” çağrılarına rağmen İsrail’in bu ölümleri durdurmaya yönelik somut bir adım atmadığını belirten Borrell, Pazartesi günü Hollanda’daki bir mahkemenin verdiği karara dikkat çekti.

Söz konusu mahkeme, Gazze’deki savaşta İsrail’in uluslararası hukuku ihlaline yönelik endişeler gerekçesiyle Hollanda hükümetinin bu ülkeye F-35 savaş uçaklarının parçalarının ihracatını bloke etmesi hükmünü vermişti.

Borrell, bir milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Refah’ın tahliye edilmesi çağrısı yapan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu da sert biçimde eleştirdi. AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Tahliye edileceklermiş. Nereye? Aya mı? Bu insanları nereye tahliye edecekler?” diye konuştu.

Josep Borrell, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu NATO hakkında yaptığı açıklamaları sonrası, NATO’nun ABD başkanının kaprislerine bağlı ‘seçmeli bir menü’ bir askeri ittifak olamayacağını söyledi.

Donald Trump, ABD’nin kendi savunmaları için yeterince harcama yapmayan NATO müttefiklerini olası bir Rus işgaline karşı koruyamayacağını öne sürmüştü. Trump’ın yorumlarına yanıt vermesi istenen Josep Borrell, “ABD başkanının mizah anlayışına bağlı olarak NATO ‘a la carte’ bir askeri ittifak olamaz” dedi.

Hamas 7 Ekim’de Gazze’ye saldırarak yaklaşık bin 200 kişiyi öldürmüş, 240 kişiyi de rehin almıştı. İsrail, buna yanıt olarak Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ise 28 binden fazla kişiyi öldürdü, 67 bin 500 kişiyi de yaraladı.

Gazze’de sivil düzen çökmek üzere

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, Gazze’deki insani durumun çok zor olduğuna ve BM’nin halihazırda elindeki insani yardım malzemelerinin sadece günler içinde tükenebileceğine işaret etti.

“Daha önce de uyardığımız üzere sivil düzen çökmek üzere” diyen Dujarric, BM’nin İsrailli yetkililerle yürüttüğü önden uyarı sisteminin çalışmadığının, çatışmaların yanı sıra yardım geçiş noktalarında düzenlenen gösterilerin de yardım dağıtım sürecini olumsuz etkilediğinin altını çizdi.

İsrail’in BM’den sivilleri bazı bölgelerden boşaltma konusunda yardım istemesiyle ilgili soruya da Dujarric, “Her şeyin uluslararası hukuka uygun bir şekilde ve sivillerin korunmasını önceliklendirerek gerçekleşmesini istiyoruz. Refah’ta kimsenin zorla yerinden edilmesi sürecine dahil olmayacağız” yanıtını verdi.

Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Han, İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik bombardımanları ve muhtemel kara operasyonundan “derin endişe” duyduğunu belirterek, “Hukuka uymayanlar, mahkeme daha sonra yetkisi uyarınca harekete geçtiğinde şikayet etmemeli” uyarısında bulundu.

Başsavcı Han, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Refah’ta İsrail güçleri tarafından gerçekleştirildiği bildirilen bombardıman ve olası kara harekatından derin endişe duyuyorum” ifadelerini kullanarak, Savcılık Ofisinin, Filistin’de işlenen suçlara ilişkin soruşturmayı “son derece acil bir mesele olarak” yürüttüğü ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını hedeflediklerini kaydetti.

Savaşın da kuralları olduğunu belirten Han, “Silahlı çatışmalarda geçerli olan hukuk, içi boş veya anlamdan yoksun hale getirilecek şekilde yorumlanamaz. Defalarca vurguladığım üzere, hukuka uymayanlar, mahkeme daha sonra yetkisi uyarınca harekete geçtiğinde şikayet etmemelidir” ifadesini kullandı.

İsrail’in, savaş hukuku kurallarına aykırı tutumunda gözle görülür bir değişiklik olmadığını belirten Han, “Ofisim işlendiği iddia edilen her türlü suçu aktif bir şekilde soruşturmaktadır. Yasaları ihlal edenlerden hesap sorulacaktır” uyarısında bulundu.

Paylaşın

“Biden, Netanyahu’ya “G.tün Teki” Dedi” İddiası

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan “g.tün teki” olarak bahsettiği ileri sürülürdü. Söz konusu iddialar yalanlandı:

“Başkan, Netanyahu ile hangi noktalarda aynı fikirde olmadığı konusunda netti ancak bu, kamuoyunda ve özelde onlarca yıldır devam eden saygılı bir ilişki.”

ABD Başkanı Biden’ın İsrail’e karşı söylemlerini artırmasına rağmen ‘önemli bir politika değişikliğine gitmeyi planlamadığını’ aktardı:

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de aldığı kararlar nedeniyle ‘hayal kırıklığına uğradığı’ ve çevresi ile yaptığı görüşmelerde Netanyahu’dan ‘g.tün teki’ olarak bahsettiği ileri sürüldü.

Biden’ın, Tel Aviv yönetimine Gazze’de ateşkesi kabul etmesi için baskı uyguladığını söyleyen kaynaklara göre ABD Başkanı, ‘Netanyahu ile başa çıkmanın imkansız olduğunu’ da dile getirdi. NBC’ye konuşan kaynaklar, Biden’ın yakın zamanda en az üç kez Netanyahu’yu ‘g.tün teki’ olarak nitelendirdiğini söyledi.

Netanyahu’nun kalıcı ateşkese yanaşma konusundaki isteksizliğinin ‘hayal kırıklığı yarattığını’ belirten kaynaklar, iki lider arasındaki dinamiğin ‘bir dönüm noktasının eşiğinde’ olabileceğini de dile getirdi. ABD Başkanı’na yakın isimler, Biden’ın Netanyahu’ya kamuoyu önünde fazla sert davranmasının ‘ters etki yaratacağına inandığını’ da bildirdi.

İsmi açıklanmayan yetkililer, Biden’ın İsrail’e karşı söylemlerini artırmasına rağmen ‘önemli bir politika değişikliğine gitmeyi planlamadığını’ aktardı.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ise söz konusu iddiaları reddetti. NBC’ye açıklama yapan konsey sözcüsü, “Başkan, Netanyahu ile hangi noktalarda aynı fikirde olmadığı konusunda netti ancak bu, kamuoyunda ve özelde onlarca yıldır devam eden saygılı bir ilişki” dedi.

Paylaşın

Suriye Ve İran’dan İsrail Açıklaması: Savaşmaya Hazırız

İsrail’le olası bir çatışmaya ve topraklarını korumaya hazır olduklarını söyleyen Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, “Ancak savaşın zamanına ve şekline biz karar vereceğiz” dedi.

1967’den bu yana İsrail işgali altında olan Golan Tepeleri’ne dikkat çeken Mikdad, bölgedeki işgali sonlandırmanın en önemli önceliklerden biri olduğunu belirtirken, “Suriye bu kurtarma operasyonlarının bedelini ödemeye hazır” ifadelerini kullandı.

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, Şam’da bir araya geldi. Mikdad ile Emirabdullahiyan görüşmede, Filistin’e verilecek destek konusunda atılacak adımları masaya yatırdı.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; İkili görüşme sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlatan Faysal Mikdad, Suriye’nin 1948’den bu yana “İsrail’e direndiğini” söyledi. Mikdad, “Suriye, İsrail işgaline karşı yıllarca savaştı ve yine savaşmaya hazırız. Ancak zamanına ve şekline biz karar vereceğiz” diye konuştu.

1967’den bu yana İsrail işgali altında olan Golan Tepeleri’ne dikkat çeken Suriye Dışişleri Bakanı, bölgedeki işgali sonlandırmanın en önemli önceliklerden biri olduğunu belirtirken, “Suriye bu kurtarma operasyonlarının bedelini ödemeye hazır” ifadelerini kullandı.

Toplamda 1800 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Golan Tepeleri, İsrail tarafından 1967’de işgal, 1981’de de tek taraflı ilhak edilmişti. 2019’da dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail hakimiyetini resmen tanıdıklarını açıklamıştı.

İsrail’in tatlı su ihtiyacının üçte birini karşılayan bölge, Doğu Akdeniz’in en stratejik noktalarından biri olarak görülüyor. Mikdad ayrıca, ülkedeki ABD ve Türkiye askerlerinin varlığının gayrımeşru olduğunu ve sona ermesi gerektiğini iddia etti.

İran Dışişleri Bakanı Emirabdullahiyan da yasadışı şekilde Suriye’de bulunan yabancı askerlerin ülkeden çekilmesi gerektiğini ifade etti. İranlı bakan ayrıca İsrail ve ABD’nin Filistinlilere karşı soykırım gerçekleştirdiğini söyledi.

7 Ekim’deki Hamas saldırılarının ardından Suriye’de de askeri hareketlilik artmıştı. Bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırıların ardından, ABD uçakları geçen haftalarda Suriye’deki bazı hedefleri vurmuştu. Pentagon bu saldırılarda İran destekli militan grupların hedef alındığını duyurmuştu.

Paylaşın

İsrail’den Refah Kentine Hava Saldırısı: En Az 100 Ölü

Filistin – İsrail savaşının 128. günü geride kalırken, İsrail, Mısır sınırındaki Refah kentine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda en az 100 kişi hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / İsrail ordusu da Gazze’nin güneyine bir saldırı yapıldığını açıkladı ancak detay vermedi.

Birleşmiş Milletler, normalde nüfusu 300 binden az olan Refah’ın şu anda başka yerlerdeki çatışmalardan kaçan 1,4 milyon kişiye ev sahipliği yaptığını ve “aşırı kalabalık” olduğunu söylüyor.

Öte yandan Gazze Şeridi”nde, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 28 bini aşarken, yaralıların sayısı ise 68 bine yaklaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Başkan Joe Biden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla yaptığı telefon görüşmesinde İsrail’in Refah’a sığınan 1 milyon insanın güvenliğini sağlamadan askeri operasyona başlanmaması gerektiğini belirtti.

Konuyla ilgili açıklama Beyaz Saray’dan geldi. Beyaz Saray Biden’la Netanyahu’nun haftanın son günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

Görüşmede Biden’ın Netanyahu’ya İsrail’in Refah’a sığınan 1 milyon insanın güvenliğini sağlamadan askeri operasyona başlamaması gerektiğini belirttiği kaydedildi.

Görüşme iki isim arasında Biden’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik verdiği karşılığın aşırı olduğunu söylemesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Beyaz Saray açıklamasında görüşmede Hamas tarafından rehin alınanların serbest bırakılması yönünde devam eden çabaların da ele alındığı kaydedildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail ordusu ise tahliye operasyon planının sürdüğünü, siviller için bir tahliye planı hazırlandığını açıkladı:

“Gazze’nin kuzeyinde pek çok bölgeyi temizledik, yetkililer detaylı bir plan üzerinde çalışıyor. Hiçbir şekilde Refah’a girmemizi istemeyenler ise bize ‘Savaşı kaybedin, Hamas’ın orada bulunmasına izin verin’ diyor.”

Yardım kuruluşları, ABD ve Avrupa Birliği de Refah’a düzenlenecek bir saldırının felakete yol açacağı uyarısında bulunmuştu.

Mısır’dan İsrail’e uyarı

Mısırlı iki üst düzey yetkili ve bir Batılı diplomata dayandırılan habere göre Kahire, sınır kasabasında yaşanabilecek çatışmaların bölgedeki ana insani yardım kapısının kapanmasına neden olabileceği uyarısında bulundu.

Mısır’ın yaklaşık yarım asırdır bölgesel istikrarın temel taşı olan Camp David Anlaşmalarını askıya alma uyarısı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’a karşı verilen savaşın “kazanılması” için Refah’a asker göndermenin gerekli olduğunu söylemesinin ardından geldi.

İsrail ve Mısır, 1970’lerin sonunda dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’ın arabuluculuğunda imzalanan ve bir dönüm noktası olan Camp David Anlaşması’nı imzalamadan önce beş kez savaştı. Anlaşma, sınırın her iki tarafındaki kuvvetlerin konuşlandırılmasını düzenleyen çeşitli hükümler içeriyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 28 Bin 176’ya Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 128. günü geride kalırken Gazze Şeridi”nde, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 112 artarak 28 bin 176’ya yükseldi. Yaralıların sayısı ise 67 bin 784’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, yaşanan savaştan kaçan yüz binlerce Filistinlinin sığındığı, Gazze’nin güneyindeki Refah’a saldıracaklarını ancak bunu yaparken bölgedeki sivillere güvenli geçiş imkanı sağlayacaklarını dile getirdi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu’nun operasyonu Refah’a genişletme ve bölgedeki sivilleri tahliye planına sert tepki göstererek bu planın “Filistinlileri evlerinden atma” girişimi olduğunu söyledi.

Abbas planın sonuçlarından hem İsrail hem de ABD yönetimini sorumlu tutacağını belirtti. Filistin yönetiminden yapılan açıklamada BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunularak “İsrail’in bu adımı bölgede ve dünyada barış ve güvenliği tehlikeye atıyor. Bütün kırmızı çizgiler geçildi” denildi.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron Gazze’nin nüfusunun yarısının bölgede barındığını belirtti ve Refah’a yönelik bir saldırıdan derin endişe duyduğunu kaydetti. Cameron, önceliğin çatışmaların derhal durdurulması, bölgeye yardımın ulaştırılması ve rehinelerin bölgeden çıkartılmasının ardından sürdürülebilir, kalıcı barışa yönelik ilerleme olması gerektiğini belirtti.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, İsrail’in Refah’a saldırmasının “insani bir felaket” olacağını söylemişti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Cumartesi günü Refah’a yönelik “saldırıların çok ciddi sonuçları olacağı” uyarısında bulunarak BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırırken, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron da olası bir saldırıdan “derin endişe” duyduğunu vurgulamış ve “Öncelik, yardımların ulaşması ve rehinelerin kurtarılması için çatışmalara derhal ara verilmesi olmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

1 milyondan fazla Gazzeli İsrail’in daha önce gitmelerini söylediği Mısır sınırı Refah’da çadırlarda yaşıyor ve oradan gidecekleri başka bir yer yok. Mısır, çok sayıda Filistinli’yi topraklarına kabul etmeyeceğini belirtirken, Filistinliler de Gazze’den çıkmanın bir daha geri dönüşü olmayabileceğinden endişe ediyor.

“Binlerce ton acil insani yardımı Gazze’ye ulaştırmayı hedefliyoruz”

Gazze’deki ablukanın kalkması ve insani yardımın ulaştırılması amacıyla yola çıkmaya hazırlanan Uluslararası Özgürlük Filosu, İstanbul’da basın açıklaması düzenledi.

10 ülkeden gelen aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Özgürlük filosu üyelerinden İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Gemileri satın alıyoruz, gemi sayısı Mavi Marmara’dakinden az olmayacak ve hedefimiz Mart sonunda gemilerin yola çıkması” ifadelerini kullandı.

Toplantıda söz alan Avustralyalı aktivist Rebecca Semaan, “Yakın zamanda, binlerce ton acil insani yardımı taşıyan bir filoyu doğrudan Gazze’deki Filistinlilere ulaştırmayı hedefliyoruz. Özgürlük Filosu Koalisyonu, Mısır hükümetinden Gazze’ye insani yardımın tesliminin kolaylaştırılmasını istemektedir. Değerlerimizi ve hedeflerimizi paylaşan dünya çapındaki tüm sivil toplum kuruluşlarını, bu harekete destek olmaya ve katılmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 28 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 126. günü geride kalırken Gazze’de, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 117 artarak 28 bin 64’e yükseldi. Yaralıların sayısı ise 67 bin 611’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada, Gazze’nin güneyinde Mısır’la komşu Refah kentinde bulunan Filistinli sivilleri tahliye etmeleri ve kentteki Hamas militanlarını yenilgiye uğratmaları için İsrail Ordusu’na iki plan hazırlamaları talimatını verdi.

Netanyahu’nun makamından yapılan açıklama, yüzbinlerce Filistinli sivilin son çare olarak sığındığı Refah’a kara harekatı düzenleyeceği tehdidi sonrasında İsrail üzerinde oluşan baskıları izledi.

Açıklamada, “Hamas’ı ortadan kaldırmadan, Refah’ta dört Hamas taburu bırakarak savaşın amacına ulaşması mümkün değildir. Aksine, Refah’taki yoğun hareketlilik nedeniyle sivillerin çatışma alanlarını boşaltması gerektiği açıktır. Bu nedenle Başbakan Benyamin Netanyahu, IDF (İsrail Savunma Kuvvetleri) ve güvenlik kurumlarına, halkın tahliyesi ve taburların imhası için Bakanlar Kurulu’na ortak bir plan sunma talimatı verdi” denildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu’nun operasyonu Refah’a genişletme ve bölgedeki sivilleri tahliye planına sert tepki göstererek bu planın “Filistinlileri evlerinden atma” girişimi olduğunu söyledi.

Abbas planın sonuçlarından hem İsrail hem de ABD yönetimini sorumlu tutacağını belirtti. Filistin yönetiminden yapılan açıklamada BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunularak “İsrail’in bu adımı bölgede ve dünyada barış ve güvenliği tehlikeye atıyor. Bütün kırmızı çizgiler geçildi” denildi.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada Başbakan’ın İsrail ordusuna Refah’taki sivilleri tahliye etme ve Hamas güçlerini yok etme konusunda çifte bir plan hazırlaması için talimat verdiği belirtilmişti. Açıklamada Hamas’ın dört taburunun Refah’ta olduğu ve İsrail’in İslamcı militanları yok etme hedefine bu taburlar orada olduğu sürece ulaşamayacağı belirtildi.

Yardım kuruluşları İsrail ordusunun Refah’a taarruzu halinde ölü sayısının çok yüksek olacağı konusunda uyarıyor. Kuruluşlar Mısır sınırına yakın kentteki insani krize dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres İsrail’in Refah’ta ilerleme planlarının “alarm verici” olduğunu söyleyerek “zaten insani bir kabus olan durumu daha da kötüleştireceğini” kaydetti.

Guterres’in sözcüsü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada, Refah’taki sivillerin korunması gerektiğine dikkat çekerek BM’nin sivillerin zorla göç ettirildiğini görmek istemediğini vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini de “Refah’ta büyüyen bir endişe ve panik hakim. İnsanlar Refah’tan nereye gideceğini bilmiyor” dedi.

“Binlerce ton acil insani yardımı Gazze’ye ulaştırmayı hedefliyoruz”

Gazze’deki ablukanın kalkması ve insani yardımın ulaştırılması amacıyla yola çıkmaya hazırlanan Uluslararası Özgürlük Filosu, İstanbul’da basın açıklaması düzenledi.

10 ülkeden gelen aktivistlerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Özgürlük filosu üyelerinden İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Gemileri satın alıyoruz, gemi sayısı Mavi Marmara’dakinden az olmayacak ve hedefimiz Mart sonunda gemilerin yola çıkması” ifadelerini kullandı.

Toplantıda söz alan Avustralyalı aktivist Rebecca Semaan, “Yakın zamanda, binlerce ton acil insani yardımı taşıyan bir filoyu doğrudan Gazze’deki Filistinlilere ulaştırmayı hedefliyoruz. Özgürlük Filosu Koalisyonu, Mısır hükümetinden Gazze’ye insani yardımın tesliminin kolaylaştırılmasını istemektedir. Değerlerimizi ve hedeflerimizi paylaşan dünya çapındaki tüm sivil toplum kuruluşlarını, bu harekete destek olmaya ve katılmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 28 Bine Dayandı

Filistin – İsrail savaşının 125. günü geride kalırken Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 107 artarak 27 bin 947’ye yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yaralananların sayısı ise 67 bin 459’a yükseldiği aktarıldı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze Şeridi’nde 650 bin kişinin evsiz kaldığını bildirdi. Gazze’de yerinden edilmiş 100 bin ailenin kışlık çadıra ihtiyaç duyduğuna işaret eden OCHA, İsrail’in Gazze’deki konutları hedef alan saldırıları nedeniyle bölgede temizlenmesi gereken 12 milyon ton enkaz oluştuğunu belirtti.

OCHA, açıklamasında, “650 binden fazla kişinin dönecek evinin olmadığı tahmin ediliyor. Çok sayıda kişi de oluşan alt yapı hasarı ve patlayıcı kalıntılarının yarattığı riskler nedeniyle evlerine dönemeyecek” ifadesine yer verdi.

Yardım kuruluşu ActionAid bazı Gazzeliler’in ot ve çimen yediğini bildirdi. ActionAid, gıda ve suya erişim yetersizliğine dikkat çekerek, “Gazze’deki her bir kişi şu anda aç ve insanların tüm ihtiyaçlarını karşılamak için günde sadece 1,5 ila 2 litre güvenli olmayan suyu var” dedi.

Netanyahu, Hamas’ın önerisini reddetti

İsrail ordusu deniz, hava ve kara kuvvetlerinin Han Yunus bölgesinde ve Gazze’nin kuzey ve orta kesimlerinde militan hücrelerini ortadan kaldırmak ve militan altyapısını yok etmek üzere harekete geçtiğini açıkladı.

ABD, Gazze’de ateşkes sağlanması için çabalarını arttırdı ancak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılmasını da öngören Hamas önerisini reddetti.

İsrail’in en önemli müttefiki olmasına rağmen ABD, İsrail’i, tam kapsamlı savaşı Hamas liderlerine karşı daha hedefe yönelik bir kampanyaya indirgemeye çağırıyor.

ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Netanyahu hükümetini bugüne kadar kamuoyu önünde en sert şekilde eleştirdi ve “Bildiğiniz gibi Gazze Şeridi’ndeki müdahalenin aşırıya kaçtığı görüşündeyim” dedi.

Joe Biden, Suudi Arabistan-İsrail ilişkilerinin normalleştirilmesi, Filistinli sivillere ulaşan insani yardım miktarının arttırılması ve Hamas tarafından kaçırılan rehinelerin serbest bırakılması için çatışmalara bir süreliğine ara verilmesini sağlayacak bir anlaşma için baskı yaptığını söyledi.

ABD Başkanı Biden, “Şu anda bu rehine ateşkesi konusunda çok baskı yapıyorum. Açlıktan ölen çok sayıda masum insan var, başı dertte olan ve ölen çok sayıda masum insan var ve buna bir son verilmeli” şeklinde konuştu.

İsrail ordusu Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Ori Gordin, Gordin İsrail ordusunun Hizbullah’a karşı saldırıya geçmeye hazırlandığını belirterek, “Amacımız kuzeydeki güvenlik durumunu, bölge sakinlerini güvenli bir şekilde evlerine döndürmemizi sağlayacak şekilde değiştirmektir” dedi.

İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Hamas’ın Gazze’nin güneyindeki dört taburu yok edilmeden savaşın hedefine ulaşılması mümkün değil. Öte yandan Refah’taki yoğun operasyonlar sivil halkın savaş bölgesinden tahliye edilmesini de gerektiriyor” cümlelerine yer verildi.

Gazze’nin güneyindeki yoğun operasyonların sivillerin buradan çıkarılmasını gerektirdiği ifade edilen açıklamada, Netanyahu’nun ‘İsrail ordusu ve güvenlik teşkilatına buradaki nüfusun çıkarılması ve Hamas taburlarının yok edilmesi için hükümete sunmak üzere ortak bir plan hazırlaması talimatını verdiği’ aktarıldı.

Paylaşın