Babacan’dan Erdoğan’a Dikkat Çeken ‘İmza’ Yanıtı

Partisinin Siirt’te düzenlediği mitingde konuşan DEVA Lideri Babacan, “Siirt’e geldiğinde Sayın Erdoğan benim için ‘Yahu sen ne yaptın? İmzayı ben attım’ diyor. Kendisine sesleniyorum. 4 yıldır bu ülkeyi tek imzayla yöneten siz değil misiniz? Tam yetkili sizsiniz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Tek imzayla aklınıza gelen her şeyi yapabiliyorsunuz. Madem keramet imzada, şöyle bir imza atın da şu enflasyonu düşürüverin. Fiyakalı bir imza atın da hayat pahalılığını bitiriverin. Ağzıyla kuş tutsa yapamaz. Çünkü bilmiyor. Bilmediğinin de farkında değil. Bilenlerle de çalışmıyor.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Siirt’te düzenlediği mitingde konuştu. Babacan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Çetelerle, mafyayla, karanlık isimlerle vatandaşın üzerine korku salanların karşısına dimdik duracağız. Çete, mafya ne demek? 1990’ların Türkiye’si demek. 90’lar demek, faili meçhuller demek. Biz hiç kimsenin bu ülkeye yeniden 1990’ları yaşatmasına izin vermeyiz.

Geçen hafta Musa Anter davası vardı. Zamanaşımı nedeniyle davayı düşürdüler. Bir kere daha vurdular Musa Anter’i. Anter davası da ‘cezasızlık zulmüne’ kurban gitti. Tıpkı JİTEM davalarında olduğu gibi, tıpkı Roboski’de olduğu gibi, tıpkı Şenyaşar davasında olduğu gibi.

Ülkeyi 90’lara döndürmeye çalışanların karşısında dimdik dururuz. Bizim için asıl mesele; devleti hukuka döndürmektir. Türkiye’yi özgürleştirmektir. Devleti çetelerden temizlemektir. Kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekilmesini önlemektir. Milletin kaynaklarını millet için harcamaktır. Torpili, kayırmacılığı, yolsuzluğu yok etmektir. Memleketin sorunlarını çözmektir. Asıl mesele; 783 bin kilometrekare vatan topraklarında özgürlüğün, zenginliğin ve adaletin türküsünü hep bir ağızdan söylemektir.

Özgür ve zengin bir Türkiye için bu yola çıktık. Her bir vatandaşımızın elin Avrupalısının yaşadığı standartlarda yaşaması için çıktık. Hedefimiz budur. İktidarı değiştirdiğimizde ve DEVA Partisi’ni Meclis’te en güçlü şekilde temsil ettiğimizde hedeflerimize doğru dev bir adım atacağız. Vesayet kalıntılarının hesaplarını boşa düşüreceğiz. Devleti, milletin hizmetkârı yapacağız.

Ekonomik krizi çözeceğiz. 6 ayda bu kriz iklimini ortadan kaldıracağız. Enflasyonu da en geç 2. yılın sonunda tek haneye düşüreceğiz. Ben bu ülkede iki büyük ekonomik krizi çözen ekibin başında oldum. 2001-2002 ve 2008-2009 krizi. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Eğer iki büyük krizi çözen başka bir kadro varsa, buyursunlar çözsünler.

Siirt’e geldiğinde Sayın Erdoğan benim için ‘Yahu sen ne yaptın? İmzayı ben attım’ diyor. Kendisine sesleniyorum. 4 yıldır bu ülkeyi tek imzayla yöneten siz değil misiniz? Tam yetkili sizsiniz. Tek imzayla aklınıza gelen her şeyi yapabiliyorsunuz. Madem keramet imzada, şöyle bir imza atın da şu enflasyonu düşürüverin. Fiyakalı bir imza atın da hayat pahalılığını bitiriverin. Ağzıyla kuş tutsa yapamaz. Çünkü bilmiyor. Bilmediğinin de farkında değil. Bilenlerle de çalışmıyor.”

Paylaşın

Açık Alanda Kadınların Fotoğrafını İzin Almadan Çekene ‘5 Yıl Hapis’

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sokakta kadınların fotoğrafını izinsiz çeken bir erkeğe verdiği 5 yıl hapis cezasını “kamuya açık alanda izin almadan bir kişinin görüntüsünü veya sesini kaydedemezsiniz” diyerek onadı. 

Yargıtay, kararında, “Özel hayat kavramı, kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye gazetesinden Yeşim Eraslan’ın haberine göre Ankara’da bir kadını, caddede yürürken cep telefonuyla gizli gizli kameraya çeken şahıs polis tarafından gözaltına alındı.

Şüphelinin telefonunda yapılan incelemede, altı farklı kadının aynı şekilde çekilmiş videoları ve fotoğrafları bulundu. Zanlıya ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçundan dava açıldı. Yerel Mahkeme, sanığı bu suçtan beş yıl hapse mahkûm etti. Karara itiraz edilince dosya Yargıtay’ın gündemine geldi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi “Özel hayat kavramı, kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil. Kamuya açık alanda izin almadan bir kişinin görüntüsünü veya sesini kaydedemezsiniz” diyerek mahkemenin hükmünü onadı.

Paylaşın

‘CHP, 29 Ekim’de Kılıçdaroğlu’nun Adaylığının Açıklanmasını İstiyor’ İddiası

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Şunu da artık bilmek zorundayım; siz gerçekten benimle birlikte misiniz? Bazılarınızın sesi çıkmıyor, bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini de görüyorum. Artık karar verin. Bu halk düşmanlarını beraber yenecek miyiz, yenmeyecek miyiz?” çıkışının ardından kulisler hareketlendi.

CHP yönetiminin, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da açık desteğini alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açıklanmasını istediği belirtildi.

Kısa Dalga’dan Mahmut Aydın’ın Ankara kulislerinden aktardıklarına göre, Kılıçdaroğlu 2 Ekim’de CHP Genel Merkezinde 6’lı masanın ikinci turunun ilk görüşmesine ev sahipliği yapacağı toplantıda, konuyu liderlerin görüşüne sunacak. CHP Lideri Kılıçdaroğlu daha sonra ABD’ye gidecek.

Bu süreçte başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere 11 büyükşehir belediye başkanı ile ilçe belediye başkanları Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek açıklaması yapacak.

Sivil toplum örgütleri ile bazı meslek örgütlerinin de desteğini alan Kılıçdaroğlu’nun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda cumhurbaşkanı adaylığını resmen açıklayacağı bildirildi. Kampanya döneminde de İmamoğlu ve Yavaş’ın Kılıçdaroğlu’nun bazı program ve mitinglerine katılarak destek verecekleri ifade edildi.

CHP’li bir kaynak, İmamoğlu ve Yavaş’ın açık desteğinin 6’lı masanın desteği kadar önemli önemli olduğuna dikkati çekerek “Alanlara bir yanında Yavaş diğer yanında İmamoğlu ile çıkacak Kılıçdaroğlu bu seçimi ilk turda kazanır” yorumunu yaptı.

‘Altılı Masa’nın gündemi

Başkent kulislerindeki iddialara göre, CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 2 Ekimde yapılacak 6’lı masa toplantısının daveti ve gündemi için lideri ayrı ayrı ziyaretine 27 Eylül’de başlayacak. Kılıçdaroğlu, bu ziyaretlerde liderlere adaylığını açıklayacak ve 2 Ekim toplantısında da gündeme getirecek. Toplantıda Güçlendirilmiş Parlementer Sisteme geçiş süreci, cumhurbaşkanı adayının bu süreçteki görevi için imzalayacağı protokol, koalisyon protokolü, kabine dağılımı da ele alınacak.

‘Kılıçdaroğlu’nın yanındayız’ atağı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İzmir’de yapılan grup toplantısın açılışında, “Şunu da artık bilmek zorundayım; siz gerçekten benimle birlikte misiniz? Bazılarınızın sesi çıkmıyor, bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini de görüyorum. Artık karar verin. Bu halk düşmanlarını beraber yenecek miyiz, yenmeyecek miyiz?” demiş ve bu sözlerin hemen ardından Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş Twitter’dan açıklama yaparak Kılıçdaroğlu’nun “yanında” olduklarını açıklamıştı.

CHP örgütleri ve belediye başkanları da gün boyu “yanındayız” etiketiyle paylaşımlarını sürdürmüştü. Ankara’da Kılıçdaroğlu’nun partisinin arkasında olduğunu gösterdiği ve CHP’nin 6’lı masaya Kılıçdaroğlu’nun adaylığını götüreceğinin neredeyse kesin olduğu belirtiliyor.

Akşener’in ‘şükranım’ sözleri

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener da CHP’li İzmit Belediyesinin töreninde yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na ölene kadar şükranlık duyacağını ifade ederek “Partili Cumhurbaşkanlığı’nın yerine güçlendirilmiş parlamenter sistem adına mücadele ederek bunu konuşarak yaptığımız son seçimdir. Bu seçimi almak zorundayız” demişti. Akşener’in bu sözleri de Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda tereddütleri bulunduğu ifade edilen İYİ Parti’nin pozisyonunun değişebileceği ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz etmeyebileceği yorumlarına neden oldu.

Babacan ve Davutoğlu farklı görüşte

CHP yönetiminin Kılıçdaroğlu’nun adaylığı için 29 Ekim’i işaret etmesinin 6’lı masada nasıl yanıt bulacağı ise henüz belirsiz. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, cumhurbaşkanı adayının açıklanmasında CHP’lilerden farklı düşünüyor.

Babacan bugüne kadar 6’lı masada henüz herhangi bir ismin konuşulmadığını söylemiş ve adayın bu aşamada açıklanmasını erken bulduklarını kaydetmişti.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu ise “12 Şubat’ta Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunu seçim tarihi açıklanana kadar aramızda tartışmayalım dedik” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Sarayda Ağırlandı O Şerefsiz

İYİ Parti Lideri Akşener, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Atatürk’ün anasının adını taşıyan Zübeyde Hanım Şehit Aileleri Derneği’nin uzun yıllar başkanlığını yaptım, yöneticiliğini yaptım. Atatürk’ün o mübarek anasının genelevde çalıştığını söyleyen bir şerefsize gereğini yapamadım. Özür diliyorum” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener, konuşmasının devamında “Sarayda ağırlandı o şerefsiz, sarayda ağırlandı o ahlaksız. Gereğini yapamadım özür dilerim, özür” dedi ve ekledi:

“Onun için Emine Bulut’un acısı devam ediyor. Onun için Özgecan’ın acısı devam ediyor. Onun için Bergenler’in öldürülmesi devam ediyor. Şimdi bu ağır yükler biz kadınlarınsa eğer o zaman o yükleri taşıyan bu bedenler elbette gereken gücü elde etmeliler.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Mersin İl Başkanlığını ziyaretinde partililere seslendi.

Konuşmasında, siyasetçilerin, ülkeyi daha iyi yönetme hedefiyle yola çıktıklarını belirten Akşener, “Bu seçim, bu ucube sistemle ilgili olarak yapılacak son seçimdir” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“Dolayısıyla kazanmak durumundayız. Parlamenter sisteme geçişin konuşulduğu, tek adam sisteminin ortadan kaldırılacağına dair sözlerin verildiği ve milletin dertleri üzerinden üretilmiş çözümler üzerinden rekabet edildiği bir seçimdir. Tek adam sisteminin, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin karşısında güçlendirilmiş parlamenter sistemin konuşulduğu son seçimdir.”

“İYİ Parti, öncelikle seçmenini velinimeti görür. İYİ Parti’nin tüm mensupları, bu milleti başının üstünde taşır, bu milletin tercihlerine kadınıyla, erkeğiyle saygı duyar” diyen Akşener, konuşmasının ardından partiye katılan kişilere rozet, evlilik hazırlığı yapan bir çifte de nişan yüzüklerini taktı.

Akşener, daha sonra Mersin’i Kalkındırma ve Dayanışma Derneğince düzenlenen “Ben Kadınım Umudun Adıyım” programına katılmak için Yenişehir Atatürk Kültür Merkezine geçti.

“Gereğini yapamadım”

Akşener, burada yaptığı açıklamada, “Ben Meral Akşener; İzmit’in Gündoğdu Köyü’nden çıkmış bir ailenin kızıyım. Atatürk’ün anasının adını taşıyan Zübeyde Hanım Şehit Aileleri Derneği’nin uzun yıllar başkanlığını yaptım, yöneticiliğini yaptım. Atatürk’ün o mübarek anasının genelevde çalıştığını söyleyen bir şerefsize gereğini yapamadım. Özür diliyorum. Sarayda ağırlandı o şerefsiz, sarayda ağırlandı o ahlaksız. Gereğini yapamadım özür dilerim, özür” ifadelerini kullandı.

Akşener şöyle devam etti: “Onun için Emine Bulut’un acısı devam ediyor. Onun için Özgecan’ın acısı devam ediyor. Onun için Bergenler’in öldürülmesi devam ediyor. Şimdi bu ağır yükler biz kadınlarınsa eğer o zaman o yükleri taşıyan bu bedenler elbette gereken gücü elde etmeliler.”

Hasan Akar hapis cezasına çarptırılmıştı

Hasan Akar, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’la ilgili sözlerinin ardından yargılanmış, ilk kararın bozulmasının ardından yeniden yargılama sonucu 31 Aralık 2018’de, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Paylaşın

AYM’ye Bireysel Başvuru Sayısı 450 Bini Aştı

Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki (AİHM) ihlal davalarını azaltmak amacıyla 23 Eylül 2012’de getirdiği Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı, aralarında ünlülerin, siyasetçilerin, kadınların ve çalışanların da bulunduğu 450 binden fazla kişinin “umudu” oldu.

Birgün’de yer alan habere göre, uygulamanın başladığı 2012’de başvuru sayısı 1342 olarak kayıtlara geçti. Sonraki süreçte ise başvuru sayısında büyük bir artış görüldü. Bu sayı 2013’te 9 bin 897, 2014’te 20 bin 578, 2015’te 20 bin 376 oldu.

Anayasa Mahkemesi’ne en yüksek başvuru sayısı 80 bin 756 ile 2016’da gerçekleşti. Bu sayı 2017’de yarı yarıya azalarak 40 bin 530 olarak belirlendi. 2018’de ise başvuru sayısı 38 bin 186’ya düştü, 2019’da 42 bin 971 olan bireysel başvuru sayısı 2020’de 40 bin 402, 2021’de 66 bin 121, bu yılın ilk 6 ayında ise 67 bin 395 olarak kayıtlara geçti.

Bugüne kadar aralarında ünlülerin, siyasetçilerin, işçilerin ve emeklilerin de olduğu binlerce kişinin çeşitli iddialarla bireysel başvuru yaptığı Yüksek Mahkeme, bunların 327 binini karara bağladı. Mahkemede karar bekleyen yaklaşık 123 bin bireysel başvuru bulunuyor.

30 bin ihlal kararı

Sonuçlandırılan başvurulardan yaklaşık 30 bininde ihlal kararı veren Yüksek Mahkeme’nin bu hükümlerinin yüzde 70’ini ise “adil yargılanma hakkının ihlali” oluşturdu.

Dikkat çeken kararlar şöyle:

Anayasa Mahkemesi, Batman Hasankeyf’te baraj yapımı nedeniyle evlerin yeni yerleşim alanına taşınması projesinden bekar olduğu gerekçesiyle yararlandırılmayan kişinin bireysel başvurusunda da hak ihlali sonucuna vardı. Kararda, kişinin medeni hali nedeniyle ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtildi.

Bir başka başvuruda ise tapulu olmasına rağmen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle sahipleri tarafından kullanılamayan araziye ilişkin yapılan bireysel başvuruda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi.

Yüksek Mahkeme, belediye çalışanının parmak izi ile mesai takibinin yapılmasına ilişkin başvurusunda da özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğini kararlaştırdı.

Paylaşın

Emek ve Özgürlük İttifakı, CHP Lideri’nin Adaylığını Destekler Mi?

Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) oluşturduğu Emek ve Özgürlük İttifakı kuruluşunu ilan etti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Kılıçdaroğlu’nun aday olması durumunda nasıl bir tavır alacakları hakkında Halk TV’de değerlendirmelerde bulundu.

İnan Demirel’in ‘Kılıçdaroğlu’nun ortak aday olmasına sıcak bakıyor musunuz?’ sorusuna ‘Zor bir soru sordunuz’ diye yanıt veren Oluç şu ifadeleri kullandı:

“Kemal Kılıçdaroğlu çok değer verdiğimiz bir kişidir. Türkiye siyasetine demokratik bir düzey getirmek için mücadele ediyor. Aday olup olmayacağı 6’lı masanın kararıdır. Biz hem Kılıçdaroğlu’na saygısızlık yapmak istemeyiz hem de 6’lı masaya isim dayatmak istemeyiz.

İsteriz ki her şey kendi yolunda yürüsün. Bu sorunuza bu kadarıyla cevap vermek isterim. Parti kurullarımız karar verecekler. Biz aday çıkarmak konusunda bir isim konuşmadık. Kimsenin iradesini çiğnemek istemem. HDP olarak biz de isim konuşmadık. Yakın zamanda bütün bunlar değerlendirilecektir.”

Haliç Kongre Merkezi’nde kuruluşunu ilan ederek yol haritasını açıklayan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın deklarasyonunda; ekonomi, yoksulluk, Kürt meselesi, temel hak ve özgürlükler yer aldı. HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, ‘ortak aday’ konusunda görüşlerini aktardı.

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Seçiminin İkinci Tura Kalma İhtimali: Riskler, Avantajlar

Muhtemelen 2023’te yapılacak olan cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri yaklaştıkça, seçim sonuçlarına yönelik tartışmalarda hız kazandı. Ne takvim ne de adaylar netleşti ama seçime dair her türlü senaryo konuşuluyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, bu senaryolardan biri de cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalma ihtimali. Muhalefet cephesinde ikinci tura İYİ Parti sıcak bakıyor. Altılı Masa’nın ortak aday çıkarması durumunda HDP’nin de kendi adayını çıkarması gerektiğini söyleyen partililer, “HDP aday çıkarmazsa, 6’lı masanın adayını sıkıntıya sokar. Bizim seçmen sandığa gitmeyebilir veya oy vermeyebilir. Kemal Bey’in aday olması durumunda dahi HDP’nin aday çıkarması Kemal Bey’i rahatlatır. İkinci tura kalmasında sakınca yok. 23 Haziran seçimini hep birlikte yaşadık. Seçmen iki aday arasında kararını verir” diyor.

CHP’de ise çoğunluk ortak adayın tüm partilerden destek görmesi için çalışma yapılıp ilk turda seçimin bitirilmesi gerektiği görüşünde. İkinci tura kalan seçim örneğinin daha önce yaşanmadığına dikkat çeken partililer, “Böyle bir deneyimimiz yok. Riske atılamaz” diyor. Yine CHP’de ilk turda seçimin bitirilmesine odaklanılması gerektiğini savunanlar, “İlk turda seçmen partilerinin de motivasyonu ile sandığa gidecek. Ama ikinci turda parti motivasyonu kalmayacak. Bu nedenle sandığa gitme oranı azalabilir. Bu riske girilmemeli” uyarısında bulunuyor.

Yine ikinci turun Erdoğan açısından bir avantaja dönebileceği görüşünü savunan bir muhalefet temsilcisi de, “Erdoğan ikinci turda her adımı atabilir. HDP’yi ikna etmek için bazı vaatlerde bulunabilir. Özellikle HDP seçmeninde küçük bir kırılma yaratsa bile büyük risk” değerlendirmesini yapıyor.

İktidar cephesinde de ikinci turun iktidar için avantaj, muhalefet açısından riskli olacağı yorumu var. Muhalefetin ilk turda Meclis çoğunluğunu kazanması ama anayasa değişikliği yapacak 360 çoğunluğu elde edememesi durumunda güçlendirilmiş parlamenter sistem vaadi riske gireceği için seçmenin ikinci turda oyunu mevcut iktidara doğru değiştirebileceği bunun da Erdoğan’ın kazanma olasılığını yükselteceği konuşuluyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Çıkışına İYİ Parti Mesafesi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partililere yönelik “Benimle misiniz?” çıkışının Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakatını imzalayan CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa’da nasıl karşılık bulacağı merak konusu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, bu gelişmenin aday açıklama takvimini çok değiştirmeyeceği belirtilirken Altılı Masa açısından henüz bir sonuç üretmeyeceği de kaydediliyor.

Kılıçdaroğlu’nun açıklaması sonrası gözlerin çevrildiği İYİ Parti’de bir kurmay, “CHP listelerinden seçilmiş belediye başkanlarının genel başkanları için ‘yanındayım’ demelerinden daha doğal ne olabilir? Bizim partililer de genel başkanımız Akşener’in yanındadır. Ortada resmen bir adaylık ilanı ya da talebi yok. Bu olduğunda o zaman tartışırız. Adayı ‘Altılı Masa belirleyecek’ diyen Sayın Kılıçdaroğlu. Diğer liderler de buna ‘tamam’ dedi. O gün gelecek karar verilecek” dedi.

Akşener’in yakın çalışma arkadaşlarından bir başka isimse, “Kılıçdaroğlu son günlerde neredeyse her programda gayri resmi olarak adaylığını ilan ediyor. Bu son çıkış belki içlerindeki tartışmaları bitirebilir. Ama Altılı Masa’nın gündemi olmadan bunu değerlendirmek doğru değil” yorumu yaptı.

Öte yandan DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün Ankara kulislerinden aktardığına göre, İYİ Parti’de “Kılıçdaroğlu, bir yola çıkıyor ve destek istiyor ancak bunu mutlaka adaylık ilanı olarak görmemek gerek” değerlendirmesi yapılıyor.

Ortak cumhurbaşkanı adayı için alınacak kararın genel başkanlar tarafından verileceğini hatırlatan İYİ Partili yetkililer, “Kılıçdaroğlu’nun bu ifadelerinin tam olarak ne için söylendiğini iyi irdelemek gerekiyor. Kılıçdaroğlu, partisinden belirlenecek aday için karar alma yetkisi istiyor” değerlendirmesini de yapıyor.

İYİ Parti’de 30 Eylül Cuma günü hem Genel İdare Kurulu toplantısı hem de milletvekilleri ile bir toplantı yapılacak. Bu toplantılarda da Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin gündeme gelmesi ve 2 Ekim’deki liderler buluşması öncesinde bir strateji belirlenmesi bekleniyor.

Paylaşın

Millet İttifakı İle Cumhur İttifakı Arasındaki Fark Açılıyor

Seçimler yaklaştıkça araştırma şirketleri de anket çalışmalarına hız verdi. BUPAR Araştırma Şirketi Başkanı Erdal Akaltun, son araştırma sonuçlarında Millet İttifakı’nın oylarının artma eğiliminde olduğunu kaydetti, Akaltun, “Bizim anketlerimizde İYİ Parti’nin oyları yüzde 15 düzeyinde çıkıyor. Özellikle son araştırmalarımızda Millet İttifakı oylarının artma eğiliminde olduğunu, Cumhur İttifakı oylarının ise azalma eğiliminde olduğunu görüyoruz” dedi. 

Öte yandan anketlerindeki sonuçların ışığında bir dizi değerlendirmede bulunan Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, “HDP’nin oyları son araştırmalarımıza göre sabit kalmış durumda. Çünkü seçmen, ‘HDP barajı nasıl olsa geçecek’ gözüyle bakıyor. Bu nedenle HDP’nin emanet oyları, asıl yeri olan Millet İttifakı’na yöneliyor” dedi.

Cumhuriyet’ten Sena Tufan’ın haberine göre, seçimlere sayılı aylar kala anket şirketleri çalışmalarına hız verdi. ORC Araştırma Şirketi Genel Müdürü Mehmet Pösteki, 33 ilde 6 bin 190 kişiyle gerçekleştirilen ve 17-21 Eylül tarihlerini kapsayan anketin ön sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Ankette İYİ Parti’nin oylarının yükseldiği dikkat çekti. Katılımcılara “Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz” sorusu yöneltildi. Buna göre kararsız seçmenlerin dağıtılmasıyla birlikte, AKP yüzde 30.6, CHP yüzde 24.8, İYİ Parti 19.4 oranında oy aldı. Diğer partilerin de dağılımının yer aldığı analizin ise kamuoyuyla yarın paylaşılacağı açıklandı.

BUPAR Araştırma Şirketi Başkanı Erdal Akaltun da, BUPAR Ararştırma’nın son anket sonuçlarından elde ettiği genel bulguları anlattı. Akaltun, son araştırma sonuçlarında Millet İttifakı’nın oylarının artma eğiliminde olduğunu kaydetti, Akaltun, “Bizim anketlerimizde İYİ Parti’nin oyları yüzde 15 düzeyinde çıkıyor. Özellikle son araştırmalarımızda Millet İttifakı oylarının artma eğiliminde olduğunu, Cumhur İttifakı oylarının ise azalma eğiliminde olduğunu görüyoruz” dedi.

Akaltun, 6’lı masanın aday belirsizliği üzerinden yürütülen tartışmaların anketlerdeki yansımalarını ise şu sözlerle anlattı:

“Seçmenler 6’lı masanın adayını değil projelerini konuşuyor. 6’lı masada genel başkanlar arasında da bu konu bir sorun teşkil etmiyor. Ancak şu anda adaylık açıklamasını yapmak 6’lı masa için çok da doğru olmayacak. Çünkü seçime çok uzun bir zaman olduğu için, seçmenler aday yerine projeleri konuşuyor. Ülkenin içinde bulunduğu sorunlar ve konjonktürde sorunları var olan iktidarın çözüp çözemeyeceğiyle ve burada 6’lı masanın önerilerine kulak verecektir. Seçmenler şu anda kişiyi tartışmak yerine ülkede nelerin değişebileceğini konuşuyor. Bu nedenle seçmenlerin asıl merak ettiği değişimin neler getireceği.”

‘HDP’nin oyları stabil’

Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, anketlerindeki sonuçların ışığında bir dizi değerlendirmede bulundu. Gezici, “HDP’nin oyları son araştırmalarımıza göre sabit kalmış durumda. Çünkü seçmen, ‘HDP barajı nasıl olsa geçecek’ gözüyle bakıyor. Bu nedenle HDP’nin emanet oyları, asıl yeri olan Millet İttifakı’na yöneliyor” dedi.

Paylaşın

Altılı Masa, CHP Lideri’nin ‘Benimle Misiniz?’ Çıkışını Nasıl Yorumluyor?

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakatını imzalayan CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Altılı Masa’da, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun partililere yönelik “benimle misiniz” çıkışını bir dayatma olarak görmediği konuşuluyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin İzmir’de düzenlediği kampın açılış konuşmasında yaptığı “Benimle misiniz?” çıkışı Ankara siyaset kulislerinde büyük yankı uyardı.

Partililere seslenen Kılıçdaroğlu, “Artık bilmek zorundayım, siz gerçekten benimle birlikte misiniz? Bazılarınızın sesi çıkmıyor, bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini de görüyorum. Artık karar verin” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin ardından CHP’li büyükşehir belediye başkanları, genel başkan yardımcıları ile milletvekilleri, sosyal medyadan “yanındayım” etiketi ile Kılıçdaroğlu’na destek verdi.

Parti içinde ‘adaylık’ ilanı yorumu

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün Ankara kulislerinden aktardığına göre, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı parti içerisinde “adaylık ilanı” olarak yorumlandı. CHP’li üst düzey bir yetkili Kılıçdaroğlu’nun bu konuşmayla iki ayrı adrese gönderme yaptığını dile getirdi. Yetkili, Kılıçdaroğlu’nun “Sesiniz çıkmıyor” ifadesiyle adı sık sık adaylık için geçen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a mesaj gönderdiği iddiasında bulundu.

Aynı yetkili, Kılıçdaroğlu’nun “Bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini görüyorum” sözleriyle de “HDP’ye bakanlık verilebilir” açıklamasıyla altılı masada krize neden olan İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ile benzeri açıklamalar yapan partilileri uyardığını öne sürdü. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun adaylığını net bir dille ilan etmiş olduğunu savunan yetkili, önümüzdeki dönemde Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına çok daha emin adımlarla yürüyeceğini savundu.

Altılı Masa aynı görüşte değil

Masanın ikinci büyük ortağı İYİ Parti’de “Kılıçdaroğlu, bir yola çıkıyor ve destek istiyor ancak bunu mutlaka adaylık ilanı olarak görmemek gerek” değerlendirmesi yapılıyor. Ortak cumhurbaşkanı adayı için alınacak kararın genel başkanlar tarafından verileceğini hatırlatan İYİ Partili yetkililer, “Kılıçdaroğlu’nun bu ifadelerinin tam olarak ne için söylendiğini iyi irdelemek gerekiyor. Kılıçdaroğlu, partisinden belirlenecek aday için karar alma yetkisi istiyor” değerlendirmesini de yapıyor. Öte yandan İYİ Parti’de 30 Eylül Cuma günü hem Genel İdare Kurulu toplantısı hem de milletvekilleri ile bir toplantı yapılacak. Bu toplantılarda da Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin gündeme gelmesi ve 2 Ekim’deki liderler buluşması öncesinde bir strateji belirlenmesi bekleniyor.

“Adaylık dayatması olarak görmüyoruz”

Saadet Partili yetkililer de masanın birlik ve beraberliğini önemsediklerini belirterek, “Parti içerisindeki her partinin kendi iç bünyesinde birlik ve beraberlik yönünde yaptığı çalışmaları masanın aleyhine görmüyoruz” diyor. Partili üst düzey bir yetkili, “Hiçbir partinin bugüne kadar masaya adaylık dayatması göstermediğini biliyoruz. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını da böyle bir adaylık dayatması olarak görmüyoruz” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun parti içerisindeki birlik ve beraberliği sağlamaya yönelik mesajlar verdiğini kaydeden yetkili, “Bu süreçte her partinin kendi iç konsodilasyonu büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Gelecek Partisi de, Kılıçdaroğlu’nun sözlerini parti içi bir değerlendirme toplantısı olarak görüyor. Kılıçdaroğlu’nun partide üst düzey yöneticilere de seslendiğini kaydeden Gelecek Partili yetkili, “CHP içerisinde birileri sürekli aday öne sürüyor. Bunun içinde belediye başkanları da var. Dolayısıyla parti bir senkronizasyon kaybına uğradı. Kılıçdaroğlu, bu kaybı toparlamaya çalışıyor. Doğru da yapıyor” ifadesini kullandı. Bu sözleri adaylık ilanı olarak görmediklerini kaydeden yetkili, “Kılıçdaroğlu, ‘Adaya masa karar verecek’ diyor. Bizim için esas olan odur” diye konuştu.

“Partiyi huzursuz edenlere ‘susun’ mesajı verdi”

Demokrat Parti’de yapılan değerlendirmelerde de Kılıçdaroğlu’nun parti içerisinde huzursuzluk yaratanlara yönelik uyarılarda bulunduğu konuşuluyor. Demokrat Partili üst düzey bir yetkili, “Kemal Bey, kendi partisi içinde ileri geri konuşan, boş konuşan ortalığı huzursuz edenlere karşı susun mesajı verdi” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir adaylık dayatmasında bulunmadığını kaydeden yetkili, “Her partinin genel başkanı tabii adaydır. Masadan Kılıçdaroğlu aday çıkarsa destekleriz, hakkıdır da. Ancak, Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri adaylık dayatması olarak görülmemeli” diye konuştu. Aynı yetkili, Kılıçdaroğlu’nun “Bazılarınızın sesi çıkmıyor” sözleri ile ilgili de “Kemal Bey, kendisine yönelik saldırılar sürerken, ağır ithamlar yöneltilirken parti içerisinde sessiz kalan milletvekili veya farklı makamlarda bulunan belediye başkanlarına seslendi” değerlendirmesinde bulundu.

‘Söylem birliğinden sonra konuşulur”

DEVA Partili üst düzey bir yetkili de adaylık konusunda önce Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişin yol haritasının netleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bunun yanında tematik konularda ortak söylem birliği için de çalıştıklarını kaydeden yetkili, “Bu meseleleri aştıktan sonra ancak adaylığı konuşabiliriz. Kemal Bey’in de böyle düşünerek kendi partisinin içine yönelik bir mesaj verdiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Aynı yetkili, “Biz bu sözlerden en ufak bir şekilde rahatsızlık duymayız ve üzerimize de almayız. Kemal Bey’in kendi arkadaşları ile alakalı bir güven testi yürüttüğünü düşünüyoruz” ifadelerini de kullandı.

Paylaşın