Erdoğan’dan İş Dünyasına Kılıçdaroğlu Eleştirisi

İş insanlarının Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki göstermemesini eleştiren Erdoğan, “Sanayi ve ticaret odalarımızın önemli kısmından maalesef bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık” dedi ve ekledi:

“Oysa ‘Türkiye güvenli değil’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. Çete yaftası karşısında en sert eleştirinin iş dünyamızın, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi gerekirdi.”

Altılı Masa’ya da eleştiren Erdoğan, şu ifadelerini kullandı: “Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli arttırmasında bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki seçimler bu konuda da bir dönüm noktası olacaktır.

Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Bunlar tek derdi gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alabilme kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni”ne katıldı. Törende konuşan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Bu sene Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıldönümünü idrak edeceğiz. 29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşallah ikinci asrına merhaba diyeceğiz. Birleşmiş Milletler üyesi 193 devletin çoğunun geçmişinin 50-60 yılını zor bulduğu denklemde, 100 yıl elbette bir devlet için önemlidir. Güçlü bir birikim ve geleneği ifade eden bir zaman dilimidir. Sadece bu vasfıyla bile Cumhuriyetimiz, dünyada farklı bir konuma sahiptir. Ancak Türkiye, tarihi bir asra hapsedilemeyecek kadar köklü maziye, derin hafızaya, eşine az rastlanır zengin müktesebata sahip bir devlettir.

Kökü mazide ati olan ati ifadesinin ete kemiğe büründüğü yer hiç şüphesiz Bursamızdır. Bursa Sanayi ve Ticaret Odamız, 134 yıllık köklü geçmişiyle şehrimizin hafızası konumundadır. Odamız 1,5 asra yaklaşan bu tarihi süreç içerisinde Osmanlı’nın dağılmasına, vatan topraklarının işgal edilmesine, yeni devletimiz Cumhuriyetimizin kuruluşuna, tek parti faşizminin millet iradesiyle yıkılışına, Menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde demokrasiye geçişe, her 10 yılda bir tekrarlanan darbe ve vesayet girişimlerine, ülkemiz ekonomisinin 70 cente muhtaç olduğu kara günlere, sokaklarımızda terör ve kargaşanın kol gezdiği yıllara hasılı milletimizin yaşadığı tüm sıkıntılar, zorluklara, ekonomik ve siyasi çalkantılara bizzat şahitlik etmiştir. Tüm krizlerle beraber son 20 yılda yakalanan ekonomik ivmeyi ve topyekun kalkınma hamlesini de bizzat gördünüz, yaşadınız.

Artık şu gerçeği hepimiz idrak edebiliyoruz, siyasi istikrarın tesisi ekonomik büyüme açısından vazgeçilmezdir. Belirsizliğin hakim olduğu bir iklimde ne ekonomi ne de demokrasi gelişir. Hükümetlerin ortalama ömrünün 1,5 yılı bile bulmadığı bir siyasi atmosferde istikrardan bahsedilemez. Daha ötesi 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık hükümetlerin görev yaptığı bir ülkede iş dünyası önünü göremez, geleceğini planlayamaz. AK Parti öncesi eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki en büyük fark işte budur.

Bolu Tüneli gibi 17 bakan eskiten nice eseri milletimizin hizmetine sunduk. Koalisyon hükümeti olsa 10-15 yılda bitmeyecek yüzlerce köprüyü otoyolunu, havalimanını birkaç yıl gibi rekor sürelerde hizmete açtık. Bugün dünya enerji ve gıda başta olmak üzere krizleri konuşurken biz ihracatta 254 milyar dolara ulaşmamızı konuşuyoruz. Savunmadan enerjiye her alanda yakalanan tarihi başarıları konuşuyoruz. Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor.

Yapmak, imar ve ihya etmek zor; yıkmak, yok etmek daima kolay olandır. Binbir emekle belli seviyelere getirilen projelerin akamete uğratılması, kifayetsiz bir muhterisin yanlış kararının ürünü bir imzaya bakar. Bunun acı örneklerine başta Devrim otomobilleri olmak üzere bunun örneklerine geçmişte defalarca rastladık. Şimdi aynı kirli oyun tekrar sahnelenmek istiyor.

Türkiye’nin son 20 yılda en büyük başarıyı elde ettiği savunma sanayi alanında kopartılan fırtınayı eminim sizler de takip ediyorsunuz. Daha sandıktan bile çıkmadan ülkemizin gurur kaynağı olan projelerini dillerine dolamaya başladılar. Milyarlarca dolar ihracat yapan firmalarımızı itibarsızlaştırmaya kalktılar. Attıkları yalanın altında ezilince de mertçe çıkıp özür dilemek yerine masanın diğer ortakları gibi başkalarını suçlama yoluna gittiler.

İHA ve SİHA konusu aslında Altılı Masa’nın ülkemizin stratejik yatırımlarına yönelik hazımsızlıklarının ilk değil en son örneğidir. Yatırım ve eser düşmanlığında ilk sırada masanın büyük ortağı vardır. Milletle gönül bağını tamamen kopartmış olan bu ortak, şimdiye kadar havalimanlarımız, şehir hastanelerimiz, enerji tesislerimiz, teknoloji şirketlerimiz dahil pek çok yatırımımızı doğrudan hedef aldı. Tüm dünyada başarılarıyla adından söz ettiren şirketlerimize çete iftirası atmaktan çekinmedi. Daha pek çok ihanet derecesine varan hezeyanlarla, tehditlerle iş dünyamıza yönelik iftiralarda bulundular.

Sanayi ve ticaret odalarımızın önemli kısmından maalesef bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık. Oysa ‘Türkiye güvenli değil’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. Çete yaftası karşısında en sert eleştirinin iş dünyamızın, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi gerekirdi.”

‘Tehditlerin artmasında sessizliğin önemli pay var’

Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli arttırmasında bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki seçimler bu konuda da bir dönüm noktası olacaktır. Sükutun yerini inşallah çok güçlü bir tepki alacaktır. Hak ettiklerini cevabı sandıkta vereceğiz.

Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Milletimizin gündeminden çıkardığımız siyasi istikrarsızlık ikliminin yeniden hortlatılmasına müsaade etmeyeceğiz. Sadece son birkaç ayda yaşadıklarımız bile bu çürük yapının Türkiye’ye kavga, entrika, kriz ve kaos dışında hiçbir şey vaat etmediğini göstermeye yeterlidir.

Bunlar tek derdi gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alabilme kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir. Bunun dışında ülkeye ve millete dair hiçbir hayalleri, hiçbir hedefleri yoktur. Ne milletimizin ne de iş dünyamızın böyle bir tuzağa düşmeyerek tercihini güçlü cumhurbaşkanından, güçlü hükümetten netice olarak da güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum.”

Paylaşın

Akşener: Azgın Saray Azınlığına Karşı Kaybeden Milyonlar Var

Partisinin Diyarbakır il kongresinde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Bir yanda suç işleme özgürlüğü olanlar, diğer yanda nefes alması suç görülen gençler var. Bir yanda 10 maaş alan danışmanlar var, diğer yanda senin gibi atanamayan gencecik öğretmenlerimiz, mimarlarımız, çocuklarımız var. Bugün Türkiye’de karne hediyesi olarak annen sana ne aldı denildiğinde et aldı diyen ilkokulda okuyan çocuklar var. Kasaptan 3 parça pirzolayı çocuğuna hediye alan anneler var.” dedi ve ekledi:

Kardeşlerini anlatıyorsun, yeğenlerini anlatıyorsun ama 5 bin dolarlık kıyafet giyen tuhaf sakallı, pudracılar var. Arabasıyla, teknesiyle fotoğraf çektirip gencecik çocuklarımızın gözüne sokan saygısız nesiller var. Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var.

Konuşmasının devamında, “1923’ün kıymetini bilmezsek 2023’ü kaybederiz” diyen Akşener, “Allah’ın teveccühü ile ilk seçimde tüm ülkeye ulaşacak. 14 Mayıs günü Hep birlikte yeter söz milletin diyebileceğimiz mukaddes bir gün olacak. 14 Mayıs işte bunun miladı olacak. Kurtla öldüren, çobanla yiyen, sahibiyle ağlayanlara hep birlikte hep bir ağızdan ‘Yeter söz milletindir’ diyeceğimiz mukaddes bir milat olacak. Çünkü istibdat onlarınsa hürriyet bizimdir, saray onlarınsa sandık bizimdir, zulüm onlarınsa mayıslar bizimdir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Merak Akşener, Diyarbakır’da partisinin il kongresinde konuştu.

Akşener, partisi ile ilgili, “İYİ Parti’yi evlatlarını doyurma derdindeki analarımız, borç batağındaki babalarımız kurdu. İYİ Parti’yi atanamayan mimarlarımız, biraz önce benimle konuşan gençler, üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamayan gençler kurdu. İYİ Parti’yi bu vatanın has evlatları, Kürtler, Türkler, Zazalar kurdu. İYİ Parti’yi şanlı bir tarihe sahip olmanın umuduyla, eşitliğe, hürriyete ulaşma hayaliyle milletimizin her kimliğinden cesur insanlar kurdu. Onlar kurdu biz sadece tabelaları astık” dedi.

“Buraya kucaklaşmaya geldim”

“Her türlü iftiraya inat Diyarbakır bize kollarını açtı” diyen Akşener şöyle devam etti:

İlk günden beri uçurumun kenarındaki ülkemizi kurtarmak için yanımdasınız. Zulme rağmen baskılara rağmen aslanlar gibi yanımdasınız. Bu topraklar kadirşinaslığın, mertliğin topraklarıdır. Ben buraya hamasi nutuklar atmaya gelmedim. Ben buraya bu topraklar korumasın diye Dicle’ye bir damla su olmaya geldim. Ben buraya marazları kovmaya geldim. Ben burada çalmadan kapıdan girebileceğimi bilerek geldim. Ben buraya kadim bir ahde vefa sunmaya geldim. Ben buraya rızanızı almaya geldim. Bir şeref sözüyle ön yargı duvarlarını yıkmaya geldim. Ben buraya kucaklaşmaya geldim. Düşmanlar barışır ama kan kardeşler kucaklaşır.

Her daim güler yüzüyle bilinen insanlarımız gülmek için bir sebep bile bulamıyor. Çünkü artık işi rast gitmiyor, ocağı tütmüyor. Kirasını, kredi kartını, taksitlerini, gübresini, mazotunu nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Aç milletini tok kılma sevdasını yaşayan devletimizin başında bugün milletimizin sesini duymazdan gelen vicdansız bir iktidar var.  Kendini ağa, milletimizi maraba gören çirkin bir zihniyet var. Korkuyla, sopayla yönetmeyi bilen vicdansız bir sistem var. Bugün mukaddesatımız fasıkların eline düşmüştür. Bugün ahlak arsızların diline düşmüştür. Bugün bayrak şuursuzların elinde kalmıştır.

“Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var”

“Bugün artık Türk,  Kürt yok; Alevi, Sünni yok; şehirli, köylü yok; muhafazakar, seküler yok; sağcı, solcu yok. Bugün Türkiye’de artık AK Partililer ve diğerleri var” diyen Akşener şunları söyledi:

Bir yanda suç işleme özgürlüğü olanlar, diğer yanda nefes alması suç görülen gençler var. Bir yanda 10 maaş alan danışmanlar var, diğer yanda senin gibi atanamayan gencecik öğretmenlerimiz, mimarlarımız, çocuklarımız var. Bugün Türkiye’de karne hediyesi olarak annen sana ne aldı denildiğinde et aldı diyen ilkokulda okuyan çocuklar var. Kasaptan 3 parça pirzolayı çocuğuna hediye alan anneler var. Kardeşlerini anlatıyorsun, yeğenlerini anlatıyorsun ama 5 bin dolarlık kıyafet giyen tuhaf sakallı, pudracılar var. Arabasıyla, teknesiyle fotoğraf çektirip gencecik çocuklarımızın gözüne sokan saygısız nesiller var. Azgın saray azınlığına karşı kaybeden milyonlar var.

“1923’ün kıymetini bilmezsek 2023’ü kaybederiz” diyen Akşener, “Allah’ın teveccühü ile ilk seçimde tüm ülkeye ulaşacak. 14 Mayıs günü Hep birlikte yeter söz milletin diyebileceğimiz mukaddes bir gün olacak. 14 Mayıs işte bunun miladı olacak. Kurtla öldüren, çobanla yiyen, sahibiyle ağlayanlara hep birlikte hep bir ağızdan ‘Yeter söz milletindir’ diyeceğimiz mukaddes bir milat olacak. Çünkü istibdat onlarınsa hürriyet bizimdir, saray onlarınsa sandık bizimdir, zulüm onlarınsa mayıslar bizimdir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken “Seçim Tarihi” Açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim tarihi için 14 Mayıs’ı işaret etmesine ilişkin soruya cevap veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “14 Mayıs olarak ifade ediyorlar. Bizim açımızdan herhangi bir sorun yok. 14 Mayıs gelince de ‘Yeter, söz milletin’ dedik. Millet İttifakı da zaten bunu istiyor. Yeter. Söz milletin olacak” ifadelerini kullandı.

Genel af ile ilgili soruya da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Önce bu konuyu altı liderin konuşması lazım. Ondan sonra, benim bu konudaki düşüncelerimi ifade etmem lazım” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nu (TÜRKONFED) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ziyaretinin ardından basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı.

Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Ekonomi konusunda beklentilerini ifade ettiler. Türkiye’yi, dünyayı, bölgeyi yakından izlediklerini ve bizden beklentilerini de sordular. Bütün sorulara büyük bir samimiyetle cevap verdim. Şunu söyledim: Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Bütün sorunları çözülebilir.

Akılla, mantıkla, bilgiyle, birikimle çözülebilir. Bozulan bir devlet yapısı var, çürüyen bir yapı var. O yapının da süratle inşa edilmesi lazım. Altı liderin bu konuda kararlı olduğunu, Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağını, dolayısıyla kimsenin karamsar bir atmosfer vardır diye endişeye kapılmaması gerektiğini söyledim” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Gerçekten Türkiye büyük bir ülke, güzel bir ülke. İyi kadroları var. Bugün o kadrolar her ne kadar biraz devre dışındaysa da… O kadrolar yeniden yönetime geldiği zaman devlette liyakati sağlamış olacağız ve güzel bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.”

Genel af ve seçim tarihi

Genel af ile ilgili soruya Kılıçdaroğlu, “Önce bu konuyu altı liderin konuşması lazım. Ondan sonra, benim bu konudaki düşüncelerimi ifade etmem lazım” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim tarihi için 14 Mayıs’ı işaret etmesine ilişkin soruya cevap veren Kılıçdaroğlu, “14 Mayıs olarak ifade ediyorlar. Bizim açımızdan herhangi bir sorun yok. 14 Mayıs gelince de ‘Yeter, söz milletin’ dedik. Millet İttifakı da zaten bunu istiyor. Yeter. Söz milletin olacak” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı Adayı Şubat’ta Kesinleşecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayının şubat ayı içerisinde kesinleşeceği öne sürüldü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) toplantısı, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. CHP Parti Meclisi’nin 1 saat 15 dakika süren toplantısına ilişkin Birgün’den Hüseyin Şimşek’in edindiği bilgilere göre, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın aday belirleme süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun, 26 Ocak’ta gerçekleştirilecek 11’inci liderler buluşmasının ardından önce 30 Ocak’ta ortak politikalar metni açıklamasının gerçekleştirileceğini, daha sonra adaylık konusunun netleşeceğini bildirdiği aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun, liderler buluşmasının Saadet Partisi ev sahipliğinde yapılacak 12’nci randevusunu işaret ettiği öğrenildi. İkinci turun son toplantısı olan bu buluşmanın en geç şubat ayının ilk yarısı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi üyelerine, 30 Ocak’ta ortak politikalar metninin kamuoyuna duyurulacağı toplantının, 3 bin 107 kişi kapasiteli Congresium Kongre Merkezi’nde gerçekleştirileceğini de söyledi.

Seçim güvenliği konusunda endişe yok

Parti Meclisi toplantısında, CHP’nin seçimlere hazırlık konusunun da ele alındığı kaydedildi. Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel gerçekleştirdiği sunumda, Altılı Masa dışında CHP’nin de seçimlere ve sandıklara tam hakimiyet konusunda çalışmalarında büyük aşama kaydettiğini ve her sandık için temsilci ile avukat görevlendirmelerinin büyük oranda tamamlandığını anlattı.

İstişare heyeti çalışacak

Toplantıda ayrıca Altılı Masa’nın seçim listeleri için çalışacak İstişare Heyeti konusunda da bilgi verildi. Bu heyetin çalışmalarının özellikle ortak adayın netleşmesinin ardından hız kazanacağı, parlamentoda 400 sandalyeye ulaşılabilmesi için ilçe ilçe çalışacağı, bazı illerde ortak liste ile seçime girilmesi durumunda kazanılacak sandalyelere ilişkin çalışma yapacağı ifade edildi.

Vatandaşın talebi değişim

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun toplantıda kent ziyaretlerine ilişkin bilgiler verdiği de öğrenildi. Buna göre, gerçekleştirdiği temaslarda vatandaşta “değişim talebinin” öne çıktığını vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bu değişim talebinin gerçeğe dönüşmesi için kurmaylarına büyük iş düştüğünü bildirdi. Kılıçdaroğlu’nun başta uyuşturucu sorunu olmak üzere, ekonomi ve sosyal bozulma gibi konulara ağırlık verilmesini istediği dile getirildi.

Erdoğan’ın adaylığı tartışması

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına yönelik tartışmalar konusunda kurmaylarını uyardığı öğrenildi. Erdoğan’ın yeniden adaylığının partililerce gündeme getirilmemesini isteyen Kılıçdaroğlu’nun, “Bu bir hukuki tartışma. Bunun kararını hukukçular ve YSK verecek. Seçime dönük açıklamaları ekonomik, sosyal ve siyasi meseleler üzerinden yapalım” dediği bildirildi.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Seçmeni Kaygılı, HDP Seçmeni İse En Mutsuz

Türkiye 2023 seçimlerine hazırlanıyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti seçmeni ise en kaygılı seçmen kitlesi olurken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeni ise en mutsuz seçmen kitlesi oldu.

Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM), 1-14 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma 2 bin 524 kişiyle yüz yüze yapıldı. Araştırmada, “Türkiye’deki siyaseti düşündüğünüzde, nasıl bir duygu durumu içindesiniz?” diye soruldu.

Araştırmaya göre ‘en az mutlu’ parti seçmeni HDP olurken, ‘en mutlu’ parti seçmeni ise AK Parti ve MHP seçmeni oldu. Öte yandan araştırmaya göre İYİ Parti ve CHP seçmeni ise en ‘en kaygılı’ seçmen oldu.

Araştırmaya göre parti seçmenlerinin yanıtları şöyle:

AK Parti

  • Yüzde 36,4 kaygılıyım
  • Yüzde: 26,6 öfkeliyim
  • Yüzde 45,7 mutluyum
  • Yüzde 52,8 umutluyum
  • Yüzde 42,9 heyecanlıyım

CHP

  • Yüzde 71,7 kaygılıyım
  • Yüzde 63,9 öfkeliyim
  • Yüzde 22,4 mutluyum
  • Yüzde 37,9 umutluyum
  • Yüzde 30 heyecanlıyım

İYİ Parti

  • Yüzde 79,5 kaygılıyım
  • Yüzde 78 öfkeliyim
  • Yüzde  19,8 mutluyum
  • Yüzde 33,9 umutluyum
  • Yüzde 31,6 heyecanlıyım

HDP

  • Yüzde 67,4 kaygılıyım
  • Yüzde 69,7 öfkeliyim
  • Yüzde 6,6 mutluyum
  • Yüzde 17,8 umutluyum
  • Yüzde 15,9 heyecanlıyım

MHP

  • Yüzde 34,8 kaygılıyım
  • Yüzde 32,4 öfkeliyim
  • Yüzde 39,3 mutluyum
  • Yüzde 39,9 umutlu
  • Yüzde 29,4 heyecanlıyım

TEAM, araştırma analizinin devamında şu açıklamayı yaptı: “Seçmenlere Türkiye’deki siyaseti düşündüklerinde nasıl bir duygu durumu içinde olduklarına yönelik sorular da yönelttik. Muhalif seçmenlerde ve yeni seçmenlerde kaygı yüksek, umut, heyecan ve mutluluk seviyeleri düşük.”

Araştırma merkezi yaptığı açıklamada, “İttifaklar bazında bakıldığında siyasi iklimle ilgili seçmen duygularında net bir fotoğraf var. Muhalif seçmen kaygılı, öfkeli, mutsuz, umutsuz ve heyecansız. İktidarı destekleyen seçmenlerde umut, mutluluk ve heyecan düzeylerinin yüksek olmaması da dikkat çekici” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Altılı Masa Bizim Adayımızı Desteklesin

HDP’nin Altılı Masa’nın lehine aday çıkarmaması gerektiğine yönelik eleştirilere yanıt veren HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Bizim 6’lı Masa lehine adayımızı çekmemiz gerektiği düşünülüyor da 6’lı Masa’nın çekmesi neden düşünülmüyor?” dedi ve ekledi:

“6’lı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz. Çıkaracağımız aday 6’lı Masa’nın adayında çok daha kapsayıcı, çok daha güven verici ve Türkiye toplumunun vicdanına seslenecek birisi olacak. Bizim adayımız ikinci turda da yarışabilir.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 7 Ocak’ta partisinin Kars İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkaracağını ve kendi adayıyla seçimlere gireceğini açıklamıştı.

Buldan’ın aday çıkışının ardından kamuoyunda tartışmalar başladı. HDP’nin aday çıkarması durumunda “AKP’nin kazanacağı” ve hatta “HDP’nin AKP ile anlaştığı” yorumları yapıldı.

Seçimde belirleyici olması beklenen HDP’nin kapatılması davası ise devam ediyor.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, yaptığı aday açıklamasının ardından çıkan tartışmalara yönelik Bianet’e açıklamalarda bulundu.

Buldan, HDP’nin kendi adayını çıkaracağını bu konuda geri adım atmayacaklarını vurguladı. Şubat ayı başında adayın kamuoyuna açıklanacağını ifade etti. Buldan, HDP’nin kendi adayıyla seçime girmesinin AKP’nin işine yarayacağı söylentilerine kesinlikle katılmadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Aday çıkarmamak için sebebimiz yok”

“Bizim aday çıkarmamızın AKP’nin işine yarayacağı söylentilerine kesinlikle katılmıyorum. Tam tersine biz her zaman olduğu gibi AKP rejimini bitirmek-devirmek, AKP- MHP bloğunu göndermek için uzun süredir bir mücadele yürütüyoruz ve bu mücadelemizi bu seçimlerde de sürdürmekte kararlıyız. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.

Aday çıkarmamızın bu kadar yankı uyandırmasını çok normal karşılıyorum çünkü şimdiye kadar HDP’ye hep çantada keklik gözüyle bakanlar, sadece bir tarafa yamaymış gibi algılayanlar HDP’nin bir siyasi parti olduğunu ya da HDP’nin bir irade olduğunu unutarak bu söylemlerini sürdürdüler ve bu algıyı yaratmaya çalıştılar.

Oysa HDP bugün Türkiye’de üçüncü büyük parti ve bir irade belirleyen bir güç. Gücünü, irade olduğunu son seçimlerde ortaya koymuştu ve hâlâ aynı iddiayla yürüyen ve bu iddiasını gittikçe büyüten, bu doğrultuda da bu seçimlerde bir kez daha belirleyen bir güç olduğunu ispat edecek bir parti.

Dolayısıyla cumhurbaşkanı adayımızı çıkarmamak için herhangi sebebimiz yok, aksine cumhurbaşkanı adayımızı çıkarmamız için birçok nedenimiz vardı. Ayrıca bu kararın sadece benim söylemim üzerinden algılanmaması gerekiyor. Karar mekanizmalarımız bu konuda hazırlık yaptığını, kurullarımızın bu noktada kararlı olduğunu ifade eden birçok söylemimiz olmuştu. Son aşamada HDP’nin bu seçimlerde kendi adayıyla var olduğunu, var olacağını belirttik ve bunun arkasındayız.

Aday çıkarma meselesinin AKP’ye göz kırpmak olduğunu veya AKP’nin kazanmasına zemin hazırlayan bir yol olduğunu ifade edenlere de şunu söylemek isterim: Bizim tek amacımız AKP’yi bu seçimlerde tarihe ve tarihin çöplüğüne gömmektir, bu kadar net söylüyorum.”

Altılı Masa- HDP ilişkileri açıklamaları

HDP’li Buldan ortak aday ve Altılı Masa’ ya yönelik de açıklamalarda da bulundu. Altılı Masa’nın HDP ile olan ilişkilerine yönelik Grup Başkanvekili Saruhan Oluç’un “Bir düğün yapılıyor, davetiye gönderiliyor ama bize düğüne gelmeyin, takınızı da gönderin fakat zarfın üstüne isminizi yazmayın, diyorlar” ve Garo Paylan’ın “Bizimle daha güç elinizde değilken yan yana gelmeye çekiniyoruz, gücü elinize geçirdiğinizde size nasıl güveneceğiz” açıklamaları hatırlatılarak Altılı Masa’nın HDP’den ne beklediği sorulduğunda ise Buldan “Altılı masa bizden ‘yanımızda görünmeyin, biz sizinle ortak fotoğraf vermeyelim ama bu iktidarı değiştirmek için koşulsuz şartsız, bizim belirleyeceğimiz adaya oy verin’ beklentisi içinde. Ancak bu şu an itibariyle mümkün olmayan bir şey” yanıtını verdi.

“Altılı Masa bizim adayımıza oy versin”

HDP’nin kendi adayıyla çok büyük bir yarış içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimine gireceğini söyleyen Buldan “Belki 6’lı Masa’nın adayı bizim adayımızı destekleme kararı alacak” ifadelerine yer verdi.

HDP’nin Altılı Masa’nın lehine aday çıkarmaması gerektiğine yönelik eleştirilere ise “Bizim Altılı Masa lehine adayımızı çekmemiz gerektiği düşünülüyor da Altılı Masa’nın çekmesi neden düşünülmüyor? Altılı Masa adayını çeksin, bizim adayımıza oy versinler. Bu kadar net konuşuyoruz. Çıkaracağımız aday Altılı Masa’nın adayında çok daha kapsayıcı, çok daha güven verici ve Türkiye toplumunun vicdanına seslenecek birisi olacak. Bizim adayımız ikinci turda da yarışabilir” sözleriyle yanıt verdi.

“İkinci tura kalırsa yeniden karar vereceğiz”

Buldan, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Kemal Kılıçdaroğlu aday gösterildiği takdirde destekleme durumu var mı?” sorusuna karşılık ise “Biz bir siyasi parti olarak kendi adayımızı çıkarıyoruz ve şu an konuşacağımız tek şey HDP’nin kendi adayının nasıl kazanacağıdır. Türkiye toplumunun HDP’nin adayı etrafında kenetlenmesini sağlayacak formülleri bulmaktır. Bunun dışında diğer partilerin çıkaracakları adayların bizim açımızdan değerlendirilmesi gibi bir durum söz konusu değil” diye konuştu.

Seçim ikinci tura kalırsa partisinin tutumunun ne olacağı yönündeki soruya da “Şu an birinci tura yoğunlaşıyoruz, ikinci tura kalacağı zaman veya öyle bir aşamaya geldiğimizde kurullarımızla yeniden bir karar vereceğiz. Ama şu an tek hedefimiz kendi adayımızın birinci turda kazanması yönünde. 6’lı Masa’nın adayının bizim adayımız lehine çekilmesi durumunda adayımızın birinci turda kazanma şansının çok yüksek olduğunu söylemek isterim” diyerek yanıt verdi.

Açıklamaların tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

DP Lideri Uysal: TBMM Karar Almadığı Müddetçe Erdoğan Aday Olamaz

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda değerlendirmede bulunan DP Lideri Uysal, “Demokrat Parti olarak görüşümüz, TBMM karar almadığı müddetçe Sayın Erdoğan’ın aday olabilme imkanı yok. Buna YSK, en nihayetinde noktayı koyacak” dedi ve ekledi:

“Bu arada YSK üyelikleri için seçimler söz konusu. YSK bir karar verecek ama YSK’nın 2019’da nasıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçimini yenilemeye bir siyasal dürtüyle nasıl karar verdiğini biliyoruz. ‘Kuvvetler Uyumu’ denilerek ortaya konulmuş Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kontrol mekanizmalarıyla yargıyı, yüksek yargıyı, TSK’yı belirlediği, yürütmeye tahakküm ettiği, yasamayı belirlediği bir sistem var. YSK’dan çıkacak netice hukuksuz bir karar olur”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ev sahipliğinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun 26 Ocak’taki buluşması öncesinde “Altılı Masa dağılacak” yönünde yorumlanan tartışmalar için uyardı.

“Seçim gongu çaldı” diyen Uysal, VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’na yaptığı açıklamada, altı siyasi parti arasında en kısa sürede ittifak modeli çalışması yapılacağını belirtti.

DP Lideri Uysal, altılı masa açısından “Sorumlu aktörler olarak çok daha dikkatle dilimizden dökülenlere dikkat etmemiz gerekiyor. Bu süreç, toplumsal muhalefetin enerjisini en azami noktada sandığa taşıyacak ve oradan çıkartacak iradeyi olgunlaştıracağımız bir süreç olmalı. Bir yanıyla tartışmaları doğal görüyorum. Ama altını çizmek istediğim şey, Türkiye’nin hassas şartları dolayısıyla çok itinalı, çok dikkatli olmak gerekir” diye konuştu.

Uysal, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yeter söz milletindir” sloganıyla 14 Mayıs’ı seçim tarihi olarak işaret etmesine ilişkin, asıl mirasçıyı Demokrat Parti olarak ifade etti.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda Uysal, “Demokrat Parti olarak görüşümüz, TBMM karar almadığı müddetçe Sayın Erdoğan’ın aday olabilme imkanı yok. Buna YSK, en nihayetinde noktayı koyacak. Bu arada YSK üyelikleri için seçimler söz konusu.

YSK bir karar verecek ama YSK’nın 2019’da nasıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçimini yenilemeye bir siyasal dürtüyle nasıl karar verdiğini biliyoruz. ‘Kuvvetler Uyumu’ denilerek ortaya konulmuş Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kontrol mekanizmalarıyla yargıyı, yüksek yargıyı, TSK’yı belirlediği, yürütmeye tahakküm ettiği, yasamayı belirlediği bir sistem var. YSK’dan çıkacak netice hukuksuz bir karar olur” mesajını da verdi.

DP Lideri Uysal’ın VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamaların tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

CHP’de Erdoğan’ın Adaylığı Ve Yeni Seçim Yasası Tartışması

CHP PM’de, seçimlerin 14 Mayıs’a alınma hazırlığı ele alındı. Bazı PM üyeleri, Erdoğan’ın seçim kararı alması halinde, yeniden aday olamayacağı, parti tabanından da bunun daha çok dile getirilmesi veya yargıya taşınması yolunda talepler olduğu görüşünü dile getirdiler.

Bazı PM üyeleri de seçimin 14 Mayıs’ta yapılması halinde ittifak sistemini değiştiren yeni seçim yasasının uygulanamayacağı tartışmalarını anımsattı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu tartışmalar üzerinden yeni bir “mağduriyet hikayesi” çıkarmak isteyeceğini, kendilerinin ise Erdoğan’ı sandıkta yenmek istediğini vurguladı.

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, “Adaylığı hukuk dışı olabilir. Ama biz buna karşı çıktığımızda, yeni bir mağduriyet hikayesi yaratmak isteyecektir” değerlendirmesinde bulundu. CHP kaynakları, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın adaylığı konusunu yargıya taşıyarak, yeni bir tartışma başlatma niyetinde olmadığını ifade ettiler.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM), CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, “seçim güvenliği” ve “Altılı Masa çalışmaları” başlıklı gündemle basına kapalı toplandı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bu  toplantı öncesinde ise Altılı Masa’nın 26 Ocak’taki toplantısına ev sahipliği yapacak olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le, toplantı gündemi için parti genel merkezinde görüştü.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, Kılıçdaroğlu başkanlığındaki PM toplantısında, Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, “seçim güvenliği” konusunda parti olarak yaptıkları çalışmalar ve daha sonra alınacak önlemlere ilişkin sunum yaptı.

Kılıçdaroğlu bilgi verdi: Masada sorun yok

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, Altılı Masa’nın 26 Ocak’taki toplantısında, “hükümet programı” olarak da nitelendirilen seçim bildirgesine son şeklinin verileceğini anlattı. Geniş katılımlı bir toplantıyla bu çalışmaların kamuoyuna duyurulacağını belirten CHP lideri, 30 Ocak’ta da ATO Congressium salonunda tanıtım toplantısının yapılacağını bildirdi.

Toplantıda adaylık tartışmalarının gündeme gelmediği belirtilirken, Kılıçdaroğlu, “masada sorun yok, her şey planlandığı gibi gidiyor”  mesajı verdi.

Toplantıda söz alan bazı PM üyeleri, “Altılı Masa sürecini yürütme konusunda PM olarak sonuna kadar destek olacaklarını” ifade etti.

İYİ Parti ile ‘ittifak’ çalışılacak

Kılıçdaroğlu, ittifak veya adaylık konusunda PM’den herhangi bir yetki istemedi. Akşener’le olumlu bir görüşme yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, seçim ittifakı konusunda İYİ Parti ile ortak bir çalışma yapılacağı bilgisini paylaştı.

CHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre iki partiden görevlendirilecek isimler, simülasyonlar üzerinden en çok milletvekili çıkarılabilecek ittifak seçenekleri ile ilgili çalışma yürütecek.

Erdoğan’ın adaylığı ve yeni seçim yasası tartışması

Toplantıda, seçimlerin 14 Mayıs’a alınma hazırlığı da ele alındı. Bazı PM üyeleri, Erdoğan’ın seçim kararı alması halinde, yeniden aday olamayacağı, parti tabanından da bunun daha çok dile getirilmesi veya yargıya taşınması yolunda talepler olduğu görüşünü dile getirdiler.

Bazı PM üyeleri de seçimin 14 Mayıs’ta yapılması halinde ittifak sistemini değiştiren yeni seçim yasasının uygulanamayacağı tartışmalarını anımsattı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu tartışmalar üzerinden yeni bir “mağduriyet hikayesi” çıkarmak isteyeceğini, kendilerinin ise Erdoğan’ı sandıkta yenmek istediğini vurguladı.

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, “Adaylığı hukuk dışı olabilir. Ama biz buna karşı çıktığımızda, yeni bir mağduriyet hikayesi yaratmak isteyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

CHP kaynakları, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın adaylığı konusunu yargıya taşıyarak, yeni bir tartışma başlatma niyetinde olmadığını ifade ettiler.

Paylaşın

Bahçeli’den Seçim Tarihi Açıklaması: Takriben Belli Olmuştur

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinin 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılması gündeme gelmiş, sandık tarihi resmi değilse de takriben belli olmuştur” dedi.

Haber Merkezi / Bahçeli, açıklamasının devamında, “14 Mayıs 2023’ü temel aldığımızda seçimlere 114 gün kalmıştır. Demokrasi tarihimizin kaderini etkileyecek, ülkemizin önümüzdeki yıllara havi yol haritasını çizecek, Cumhuriyet’in yeni yüzyılını tahkim edecek en kritik seçimlerde büyük Türk milleti iradesini gösterecektir” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı; 2023 seçimlerine hazırdır ve yeni bir demokrasi zaferinin cumhurun vatanperver duruşuyla tezahür edeceğine inanmaktadır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından, 2023 seçim süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:

“”Türkiye’miz hukuken olmasa da fiilen seçim ortamına girmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın tavzih ve takdirine binaen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılması gündeme gelmiş, sandık tarihi resmi değilse de takriben belli olmuştur. 14 Mayıs 2023’ü temel aldığımızda seçimlere 114 gün kalmıştır. Demokrasi tarihimizin kaderini etkileyecek, ülkemizin önümüzdeki yıllara havi yol haritasını çizecek, Cumhuriyet’in yeni yüzyılını tahkim edecek en kritik seçimlerde büyük Türk milleti iradesini gösterecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı; 2023 seçimlerine hazırdır ve yeni bir demokrasi zaferinin cumhurun vatanperver duruşuyla tezahür edeceğine inanmaktadır. Bunun yanında Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü istikbalin güçlü ve gelişmiş Türkiye’sini müjdeleyecektir.” diyen Bahçeli, “Küresel emperyalizmin siyaset devriyeleri, terör örgütlerinin gönüllü destekçileri, Türkiye düşmanlığının yeminli temsilcileri, milli ve manevi değerlerimizi hedef alan zulüm bekçileri, zillet çatısında birleşmiş manda özlemcileri Cumhur İttifakı karşısında tutunamayacaktır.” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs günü 85 milyon Türk vatandaşının varlığına sahip çıkma günüdür. Aynı zamanda altılı ganyanı hezimetle buluşturma günüdür. Tarih tekerrür edecek, onca kurulan tuzağa, onca yapılan ihanete karşı milletimiz istikrarı, yeni sistemi ve yeni yüzyılı tercih edecektir. Parti olarak, mümkün mertebe, yetişebildiğimiz kadar, hava şartlarıyla hayatın olağan akışı elverdiği sürece ‘Adım Adım 2023; 14 Mayıs’a Doğru’ temasıyla açık hava toplantılarımızı kararlılık ve seferberlik ruhuyla, üstelik yurdumuzun her köşesinde icra ve ifa edeceğiz.

Ana sloganı açıkladı

Bu vatan benim, bu bayrak benim, bu millet benim diyen alnı ak, kalbi pak, vicdanı temiz her vatandaşımızdan, ülkemin her yöresinde varlık mücadelesi veren insanlarımızdan Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüne omuz vermek adına 100 oyu sandığa taşımalarını rica ediyorum. Cumhur İttifakı’na verilen her oy Türk ve Türkiye Yüzyılına destek, zalimlere tepki, teröristlere ceza, huzura davet, bereket ve güvenliğe çağrıdır.

Nihayetinde ve nitekim 2023 seçimlerinde kullanacağımız ana sloganla sesleniyorum: ‘Aziz milletim sıra sende’ Cumhur İttifakı’na verilen her oy Türk ve Türkiye Yüzyılına destek, zalimlere tepki, teröristlere ceza, huzura davet, bereket ve güvenliğe çağrıdır. Nihayetinde ve nitekim 2023 seçimlerinde kullanacağımız ana sloganla sesleniyorum: ‘Aziz milletim sıra sende'”

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan Göndermeli Üçüncü Seçim Videosu

İYİ Parti Lideri Akşener’in sosyal medya hesabından paylaşılan yeni seçim videosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlıyor.

Haber Merkezi / Videonun devamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 2023 seçimleri öncesinde; “Adalet, Ciddiyet, Samimiyet, Merhamet, Cesaret, Millet, Başbakan” vurgularıyla işlenen lider iletişim kampanyasının üçüncü videosu yayınlandı.

Video, Akşener’in sosyal medya hesabından “Devletin dilini, adabını ve edebini zedelemeye çalışan bu samimiyetsiz tavrı milletimizle birlikte, sandıkta değiştireceğiz. Çünkü #DevleteSamimiyetYakışır!” notuyla paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlayan videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

Meral Akşener’in; “Derin bir nefes alarak huzura kavuşacağımız günlere çok az kaldı” sözleriyle devam eden videoda il ziyaretlerinden gençlere sarıldığı, çocukları öptüğü, seçmenle iç içe olduğu anlar hatırlatıldı.

Paylaşın