Son 20 Yılda Dünya Genelinde Yaşanan En Ölümcül Depremler

Türkiye sabaha karşı Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6’lık depremlerle sarsıldı. Depremler, Türkiye ile Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedildi.

Geniş bir coğrafyada hissedilen ilk ve ikinci depremin ardından pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Önceden tahmin edilmesi güç doğal afetlerin başında gelen depremler büyük can ve mal kaybına neden oluyor.

Son 20 yılda meydana gelen ve önemli can kaybına yol açan depremlerden bazıları:

Haiti – 14 Ağustos 2021 : Atlas Okyanusu’ndaki Karayipler’de yer alan Haiti, son yıllarda şiddetli birkaç depremle sarsıldı. En son 2021’de meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 2 bin 200’den fazla can kaybı yaşandı, 13 binden fazla evi de ya yıkıldı ya da zarar gördü.

Endonezya – 28 Eylül 2018 : Doğal felaketlerin sıklıkla yaşandığı ülkelerden biri olan Endonezya şiddetli sarsıntıların yaşandığı ülkelerin başında geliyor. Ancak Sulawesi adasını 2018 yılında vuran 7,5 büyüklüğündeki deprem ve ardından 1 buçuk metrelik tsunami son yıllarda yaşanan en acı felaketlerden biri olarak hafızalara kazındı. Yaşanan deprem ve tsunami 4 bin 300’den fazla kişinin ölümüne neden oldu.

İran – 12 Kasım 2017 : Deprem felaketinin sıklıkla yaşandığı ülkelerden biri diğeri olan İran’ın Kermanşah bölgesini 2017 yılında 7,3 büyüklüğündeki deprem vurdu. 400’den fazla can kaybının yaşandığı afet, komşu ülke Irak’ta da altı kişinin ölümüne yol açtı.

Meksika – 19 Eylül 2017 : 2017’de Meksika’nın orta kesimlerini vuran 7,1 büyüklüğündeki deprem, 1985’teki binlerce kişinin ölümüne yol açan büyük depremin yarattığı travmayı yeniden hatırlattı. 396 kişi yaşamını yitirdiği deprem başkent Meksiko City’de büyük tahribata neden oldu.

İtalya – 24 Ağustos 2016 : 2016 yılında ülkenin orta kesimlerini vuran 6,2 büyüklüğündeki deprem 3 yüz kişinin hayatına mal oldu. Başkent Roma’nın doğusundaki dağlık bölgede yaşanan felaket sonucu merkez üssüne yakın Accumoli kentinde ve çevresinde toprağın 20 santimetre çekildiği, 16 santimetrelik kayma olduğu duyuruldu.

Ekvador – 16 Nisan 2016 : Güney Amerika’nım Büyük Okyanus kıyısındaki ülkelerinden Ekvador’u 2016 yılında sarsan 7,8 büyüklüğündeki depremde en az 650 kişi yaşamını yitirdi.

Afganistan – 26 Ocak 2015 : Afganistan’da Hindikuş dağlarında meydana gelen ve ülkenin kuzeydoğusu ile komşusu Pakistan’ın kuzeyini sarsan 7,8 büyüklüğündeki deprem en az 400 kişinin yaşamına mal oldu.

Nepal – 25 Nisan 2015 : Yaklaşık 9 bin kişinin yaşamını yitirdiği 7,8 büyüklüğündeki deprem sekiz milyondan fazla kişinin yaşamını alt üst etti.

Çin – 2 Ağustos 2014 : Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaletinde yaşanan 6,3 büyüklüğündeki sarsıntı en az 6 yüz kişinin ölümüne yol açtı.

Pakistan – 24 Eylül 2013 : Pakistan’ı sarsan 7,7 ve 7,8 büyüklüğündeki “ikiz deprem” ülkenin güneybatısındaki Belucistan Eyaletinde büyük yıkıma yol açtı. Felakette en az 8 yüz kişi can verdi.

İran – 11 Ağustos 2012 : İran’ın kuzeybatısındaki Tebriz kenti yakınlarını iki kez sarsan 6,4 ve 6,3 büyüklüğündeki depremlerde en az 3 yüz kişi hayatını kaybetti.

Türkiye – 23 Ekim 2011 : 7,2 büyüklüğündeki Van depreminde 6 yüzden fazla kişi can verdi.

Japonya – 11 Mart 2011 : Ülkenin kuzeydoğusunu vuran 9.0 büyüklüğündeki deprem ve tetiklediği tsunami sonucu 15 bin 690 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 70 0 kişi yaralandı.

Yeni Zelanda – 22 Şubat 2011 : Christchurch kentini vuran 6,3 büyüklüğündeki depremde en az 180 kişi yaşamını yitirdi.

Şili – 27 Şubat 2010 : Güney Amerika ülkesi Şili’de meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem ve tetiklediği tsunami 5 yüzden fazla kişinin yaşamına mal oldu, yüzbinlerce ev zarar gördü, otoyollar ve köprüler yıkıldı.

Haiti – 13 Ocak 2010  : Başkent Port-au-Prince’i vuran 7,0 büyüklüğündeki depremde en az 316 bin kişi can verdi.

Çin – 12 Mayıs 2008 : Siçuan kentini vuran 7,8 büyüklüğündeki depremde 87 bin 900 kişi yaşamını yitirdi.

Asya – 26 Aralık 2004 : 9,15 büyüklüğündeki deprem Endonezya’nın Sumatra adası yakınlarında meydana geldi ancak sebep olduğu tsunami Endonezya’nın yanı sıra Tayland, Hindistan, Sri Lanka ve bölgedeki birçok ülkeyi etkiledi. 230 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği ya da kaybolduğu felakette köyler ve turizm merkezleri büyük yıkıma uğradı.

Pakistan – 8 Ekim 2005  : Başkent İslamabad’ın kuzeydoğusunu sarsan 7,6 büyüklüğündeki deprem ülkede 73 bin kişinin ölümüne yol açtı. Aynı zamanda Keşmir’i de vuran sarsıntı burada da bin 200’den fazla can kaybına yol açtı.

İran – 26 Aralık 2003 : Ülkenin güneydoğusundaki Kerman eyaletinde yaşanan 6,6 büyüklüğündeki deprem felaketi Bam kentin yerle bir etti ve 31 bin kişinin yaşamına mal oldu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Türkiye Ve Suriye İçin Yardım Çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye’de Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Malatya, Hatay, Kilis ve Osmaniye’yi ve Suriye’nin kuzeyini vuran depremler sonrası acil müdahale için harekete geçti.

Depremlerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2023 yılı planını açıkladığı genel kurul toplantısının başında, ülkeleri Türkiye ve Suriye’ye “cömert bir şekilde” yardım yapmaya çağırdı.

Guterres, “Birleşmiş Milletler acil müdahaleyi desteklemek üzere harekete geçti. Bu felaketten etkilenen herkese yardım etmek üzere dayanışma içinde birlikte çalışalım.” dedi.

BM kuruluşları seferber oldu

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi de hayatta kalan herkese, mümkün olan her yerde saha ekipleri aracılığıyla yardım sağlamaya hazır olduklarını aktardı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, acil sağlık ekiplerine yaralılara ve en savunmasız kişilere temel bakım sağlamaları için yeşil ışık yakıldığını söyledi.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin (OCHA) Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Sert bir kışın zirvesinde, Türkiye ve Suriye’yi vuran depremler karşısında şok olduk. Ekiplerimiz, konuşlanmaya hazır olan Birleşmiş Milletler Afet Değerlendirme ve Koordinasyon Merkezi (UNDAC) acil müdahale ve kurtarma ekipleriyle hasarı değerlendiriyor.” açıklaması yapıldı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Suriye hesabından yapılan paylaşımda “UNHCR, Suriye’de ihtiyacı olanlara yardım ve destek sağlamak için BM kuruluşları ve diğer insani yardım aktörleriyle aktif olarak bir müdahale koordine ediyor.” ifadeleri yer aldı.

Gaziantep’te temel yardım malzemeleri hazırlandı

Ankara’dan gelen resmi uluslararası yardım talebinin ardından BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), acil durum müdahalesini desteklemeye hazır olduğunu kaydetti.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, “Kalplerimiz ve düşüncelerimiz yıkıcı depremlerden etkilenen Türkiye ve Suriye’deki çocuklar ve ailelerle birlikte. Sevdiklerini kaybedenlere en derin taziyelerimizi sunuyoruz,” dedi.

BM’nin Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Gaziantep’teki deposunda dağıtılmak üzere temel yardım malzemeleri hazırladığını açıkladı.

Depremin vurduğu bölgelerle dayanışma içinde olduğunu söyleyen örgütün Genel Direktörü Antonio Vitorino, “Depremden etkilenenleri desteklemek ve acılarını hafifletmeye yardımcı olmak için bölgedeki hükümetlerle yakın işbirliği içinde çalışacağız.” dedi.

Depremin vurduğu kuzeybatı Suriye’de, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere insani yardıma muhtaç yaklaşık 4,1 milyon kişi yaşıyor.

Paylaşın

Türkiye Genelinde Okullar 13 Şubat’a Kadar Tatil Edildi

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer “Tüm Türkiye’deki iklim şartlarını göz önüne alarak ve deprem bölgelerindeki çalışmaların çok daha suhuletli olması bağlamında, sadece deprem bölgesindeki iller değil çevresindeki illerin de suhuletli bir şekilde süreçleri yönetmesi için, bugünden itibaren tüm Türkiye’de tüm okullarımızı 13 Şubat’a kadar bir hafta tatil ediyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Özer, Türkiye genelinde okulların 13 Şubat’a kadar bir hafta süreyle tatil edildiğini açıkladı.

Malatya Doğanşehir’de depremden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Özer, sadece deprem bölgesinde değil deprem çevresindeki illerde yaşayan vatandaşların da hayatlarını kolaylaştırmak için bu kararın alındığını söyledi.

Bakan Özer, okul binalarının depremden etkilenenlere yardım ve yemek sağlamak için yedi gün 24 saat boyunca açık tutulacağını da belirtti:

“Tüm Türkiye’de şu andaki iklim şartlarını göz önüne alarak ve deprem bölgelerindeki çalışmaların çok daha suhuletle olması bağlamında sadece deprem bölgesindeki illerde değil, çevresindeki illerin de suhuletli bir şekilde süreçleri yönetmesi için bugünden itibaren tüm Türkiye’de tüm okullarımızı 13 Şubat’a kadar bir hafta tatil ediyoruz.

Böylece millet olarak, devlet olarak hem süreçleri daha rahat bir şekilde yürütme hem de özellikle bu 10 ilde akrabaları olan diğer illerdeki vatandaşlarımızın erişimini kolaylaştırmak anlamında da bu kararı almış bulunuyoruz ama bu kararı alırken tüm illerimizdeki, özellikle 10 ilimizdeki okullarımızın tamamı vatandaşlarımızın hizmeti için açık tutulacak.

Konaklama, yemek ikramıyla ilgili her türlü hizmet okullarımızda, öğretmenevlerimizde vatandaşlarımıza 7/24 kesintisiz bir şekilde intikal ettirilecek.”

12 ilde üniversitelerde bahar yarıyılı eğitim-öğretim dönemi ertelendi

Öte yandan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, yurt ve kampüs imkanları ihtiyaç halinde kullanıma sunulmak üzere Antalya, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Karaman, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin, Niğde, Sivas, Tunceli’deki yükseköğretim kurumlarında eğitim ve öğretim döneminin, daha sonra açıklanacak bir tarihe kadar ertelendiğini bildirdi.

Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) yapılan açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 10 ildeki yükseköğretim kurumlarında, bahar yarıyılı eğitim ve öğretim dönemine ara verildiği anımsatıldı.

Açıklamada, “Yurt ve kampüs imkanlarının ihtiyaç halinde kullanıma sunulmak üzere Antalya, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Karaman, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin, Niğde, Sivas, Tunceli illerimizdeki yükseköğretim kurumlarında da bahar yarıyılı eğitim ve öğretim dönemi daha sonra açıklanacak bir tarihe kadar ertelenmiştir” bilgisine yer verildi.

Paylaşın

Kahramanmaraş Merkezli 7,7 Ve 7,6’lık Depremler Dünya Basınında

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6’lık depremler dünya basınında da geniş yer buldu. Depreme ilişkin yapılan haberlerde, depremin geniş bir coğrafyada hissedildiği ve ilk depremin ardından pek çok artçı çok yaşandığı belirtildi.

Haberlerde, depremin Türkiye’de son on yıllarda yaşanan en kötü depremi olduğuna dikkat çekildi. Depremin, Türkiye ile Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedildiği vurgulandı.

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bu sabah meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ile bugün13.24’te Maraş’ın Elbistan ilçesinde meydana gelen 7,6’lık deprem dünya basınında da geniş yer buldu.

ABD’nin The New York Times gazetesi, manşetten duyurduğu haberinde, bugün Türkiye saatiyle 14.00 itibariyle, Türkiye ve Suriye’de deprem nedeniyle en az bin 200 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun (USGS) açıklaması uyarınca depremin büyüklüğünü 7,8 olarak duyuran gazete, sarsıntının Suriye, İsrail ve Lübnan ile birlikte dört ülkede hissedildiğine dikkat çekti

ABD’nin The Wall Street Journal gazetesi de bugün yaşanan depremde Türkiye ve Suriye’de bin 300’ün üzerinde kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Depremin geniş bir coğrafyada hissedildiğini ve ilk depremin ardından pek çok artçı çok yaşandığını belirten gazete, depremin Türkiye’de son on yıllarda yaşanan en kötü depremi olduğuna dikkat çekti.

“Çok tehlikeli” fay hattı üzerinde

İngiltere’nin The Guardian gazetesi de Türkiye ve Suriye’de yüzlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depreme geniş yer ayırdı.

Gazete, haberinde, ilk depremin üzerinden henüz 12 saat geçmeden ikinci bir deprem daha yaşandığını duyurdu.

Gazetenin aktardığına göre, Suriye devlet medyası da Maraş’ın Elbistan ilçesinde bugün öğle saatlerinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremin başkent Şam bölgesinde etkili olduğunu açıkladı.

İngiltere’nin BBC haber sitesi de Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaştığı son bilgilere atıfta bulunduğu haberinde, 912 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

Depremin Doğu Anadolu fay hattı olarak bilinen hat üzerinde yaşandığını ataran BBC, deprem bilimcilerin son 100 yıl içinde önemli bir hareket olmasa da bu fay hattını “çok tehlikeli” olarak nitelendirdiğine dikkat çekti.

Suriye’de en az 473 ölü

Fransa’nın France 24 haber sitesi, konuyla ilgili haberinde Türkiye ve Suriye’de yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

Depremin bu iki ülke dışında Mısır, Kıbrıs ve Irak’ta da hissedildiğini hatırlatan France 24, Suriye’nin SANA haber ajansına dayandırdığı haberinde, ülkede en az 473 kişinin öldüğünü aktardı.

Fransa’nın Le Monde gazetesi ise diğer yayın kuruluşlarına benzer şekilde büyüklüğünü 7,8 olarak duyurduğu depremin, Orta Doğu’da perşembe gününe (9 Şubat) kadar sürmesi beklenen kar yağışı ve şiddetli fırtına şartlarında meydana geldiğine dikkat çekti.

“İki oğlum göçük altında, onları bekliyorum”

Almanya’nın Die Tageszeitung gazetesi, deprem haberini okuyucularına “Bin 400’den fazla ölü: Yeni depremler” başlığıyla duyurdu.

Maraş’ın Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki depremin Suriye ve Lübnan’da da hissedildiğini kaydeden gazete, Suriye’deki ölü sayısını 547, yaralı sayısını en az bin 600 olarak açıkladı.

Almanya’nın Der Spiegel dergisi, haberi depremzedelerin ağzından bir cümleyle duyurdu: “İki oğlum göçük altında, onları bekliyorum.”

Dergi, haberinde, depremin ardından İtalya’nın tsunami uyarısı yaptığını da hatırlatarak ölü sayısının bini geçtiğini yazdı.

40’tan fazla ülke yardım teklif etti

İsrail’in Haaretz haber sitesi, Türkiye ve Suriye’de etkili olan depremin İsrail’de de hissedildiğini hatırlattığı haberinde, ülkede deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da hasar rapor edilmediğini belirtti.

Gazetenin haberine göre, “Türkiye’nin talebi üzerine” İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, tıbbi yardım ve arama-kurtarma ekiplerinin Türkiye’ye gitmesi talimatı verdi. Gazete, 40’tan fazla ülkenin Türkiye’ye yardım açıklamasında bulunduğunu kaydetti.

Yunanistan’ın Ekathimerini haber sitesi, depremi, “Erdoğan, ölü sayısının 912’ye yükseldiğini açıkladı” başlığıyla duyurdu. Erdoğan’ın açıklamalarını paylaşan gazete, Cumhurbaşkanı’nın sözlerine atıfla bugünkü depremin “1939’dan bu yana en büyük felaket” olduğunu yazdı.

Son olarak, Balkan Insight haber sitesi, Türkiye’nin güneyi ile Suriye’nin kuzeyini vuran depremin ardından göçük altında kalanları arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaştı. Site, ölü sayısının artabileceği uyarısında da bulundu.

Paylaşın

Dünyadaki Sismik Hareketlilik ‘Aşırı’ Seviyesine Yükseltildi

Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedilen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ile Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki depremin ardından dünyadaki mevcut sismik hareketlilik “aşırı” düzeyine yükseldi.

Dünyada meydana gelen deprem ve volkan patlaması olaylarını kayıt altına alan Volcano Discovery sitesi, bugün (6 Şubat) itibariyle güncellenmiş “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” (GSAL) grafiğini paylaştı.

Son 90 gün içindeki sismik hareketliliği karşılaştırmalı olarak gösteren grafik, 9 Ocak tarihinden sonra dünyadaki sismik hareketliliğin bugün yeniden “aşırı” (extreme) seviyesine yükseldiğini ortaya koydu.

Belirli bir süre içinde dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalamasına göre oluşturulan grafiğe göre, 6 Şubat tarihinde Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi, 7,8 ile 8,0 aralığına yükseldi.

Grafikte 7,6’nın üzeri “aşırı” hareketlilik olarak sınıflandırılıyor.

Grafikteki uyarı en son “aşırı” seviyesine yükseldiğinde 9 Ocak 2023’te Endonezya’da 7,6’lık bir deprem meydana gelmişti.

GSAL hakkında

Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi (GSAL), Volcano Discovery için jeolog ve volkan bilimci Tom Pfeiffer tarafından geliştirildi.

Dünyadaki sismik hareketliliği çevrimiçi bir şekilde görselleştiren sistem, belli bir zaman aralığında dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalaması alınarak oluşturuluyor. Grafikteki rakamlar, 0’dan 10’a (düşükten aşırıya) sismik faaliyet düzeylerini ortaya koyuyor.

Örneğin, bir gün için verilen “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” 6,3 ise bu dünyada meydana gelen tüm depremler tek bir deprem olarak yaşansa bu depremin büyüklüğünün 6,3 olacağı anlamına geliyor.

Maraş depremleri: 12 saat içinde 2 deprem

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bugün saat 4.17’de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ilk belirlemelerine göre depremin büyüklüğü 7,4 olarak açıklanırken, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) depremin büyüklüğünü 7,8 olarak duyurdu.

AFAD’ın açıklamasına göre, bugün saat 15.14 itibariyle Maraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının bin 14’e yükseldi.

Öte yandan, bugün saat 13.24’te yine Maraş’ta, Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

AFAD Deprem Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, “Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde bir başka deprem meydana geldi. Her ikisi de birbirinden bağımsız, birbirini tetikleyen depremler” dedi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Türkiye’nin Nüfus Artış Hızı Binde 7,1

Türkiye’de yıllık nüfus artış hızı 2021 yılında binde 12,7 iken, 2022 yılında binde 7,1 oldu. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

Haber Merkezi / Nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaşan nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi arttı

Kayıt sitemine göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında yüzde 93,2 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2022 yılında yüzde 93,4 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,8’den yüzde 6,6’ya düştü.

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 67 bin 51 kişi artarak 15 milyon 907 bin 951 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,65’inin ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 782 bin 285 kişi ile Ankara, 4 milyon 462 bin 56 kişi ile İzmir, 3 milyon 194 bin 720 kişi ile Bursa ve 2 milyon 688 bin 4 kişi ile Antalya izledi.

Bayburt, 84 bin 241 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 84 bin 366 kişi ile Tunceli, 92 bin 481 kişi ile Ardahan, 144 bin 544 kişi ile Gümüşhane ve 147 bin 919 kişi ile Kilis takip etti.

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin 2007 ve 2022 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 42,4 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 41,6 ile Kastamonu ve Giresun izledi. Diğer yandan 20,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 22,2 ile Şırnak ve 23,3 ile Siirt ve Ağrı takip etti.

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 41,4 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20,4 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 43,5 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 21,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Türkiye’de 2009 ve 2022 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2022 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2022 yılında yüzde 68,1 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 22’ye gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,9’a yükseldi.

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2021 yılında yüzde 47,4 iken 2022 yılında yüzde 46,8’e düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 33’ten, yüzde 32,3’e gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 14,3’ten yüzde 14,5’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2022 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 32,3 çocuğa ve 14,5 yaşlıya bakıyor.

Türkiye’de kilometrekareye 111 kişi düşerken İstanbul’da 3 bin 62 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiye genelinde 2021 yılına göre 1 kişi artarak 111 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 62 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu oldu. İstanbul’dan sonra 576 kişi ile Kocaeli ve 371 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 350 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Selahattin Demirtaş’tan Muhalefete “Ortak Aday” Çağrısı

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden seçime yönelik muhalefete çağrıda bulundu.

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş çağrısında, “Tüm muhalefet, uzlaşmayla ortak aday çıkarın, sonra hepiniz seçime kadar susup evde oturun. Bu halk seçimi kazanır, mazbatayı da götürür, yeni Cumhurbaşkanına evinde verir. Gerilmeye, panik yapmaya gerek yok, kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Demirtaş’ın söz konusu paylaşımları şöyle:

“Normalde, seçim kazanmak için siyasetçiler halkı ikna etmeye çalışır. Bizdeyse halk seçimi kazanmış durumda ama kaybetmemek için siyasetçileri ikna etmeye çalışıyor. Samimi bir çağrı yapmak istiyorum: Tüm muhalefet, uzlaşmayla ortak aday çıkarın, sonra hepiniz seçime kadar susup evde oturun. Bu halk seçimi kazanır, mazbatayı da götürür, yeni Cumhurbaşkanına evinde verir. Gerilmeye, panik yapmaya gerek yok, kazanacağız.”

“Ortak aday olmazsa sorumlusu milliyetçi kanat”

Öte yandan Selahattin Demirtaş, PİRHA Muhabiri Berfin Yıldız‘a açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

(Nasıl bir yüzyıl hayali var) Elbette herkesin en ciddi beklentisi adil, özgür, eşit bir yaşam. Kimliğinden, inancından, yaşam tarzından dolayı kimsenin ayırımcılığa uğramadığı, emeğin sömürülüp açlığa, yoksulluğa mahkum edilmediği özgür, demokratik bir Cumhuriyet’tir hepimizin hayali.

(Alevilerin seçimlerdeki tutumu hakkında) Alevi toplumunun siyaseten nerede durması gerektiğini söylemek hiçbir siyasetçinin haddi değil, ben de dahil tabii. Biz siyasetçiler sadece çözüm önerileri hazırlar ve sunarız, ne yapacaklarına Alevi toplumu karar verir. Zaten Aleviler siyasi bakımdan bilinçli, örgütlü ve son derece de duyarlı bir toplum. Kimin ne olduğunu Aleviler çok iyi bilir. Düşkünleri ise zaten Alevilerin kendisi de Alevi’den saymazlar. Alevi Bektaşi toplumu, 600 yıldır bu topraklara sırf düşkünleşmeyi kabul etmedikleri için ne zulümler ne acılar yaşadılar, yine de boyun eğmediler. Halen en direngen topluluk olarak demokrasi ve eşitlik mücadelesinin öncülüğünü yapmaya devam ediyorlar.

AKP-MHP faşizminin basit ayak oyunlarına kanacak tek bir Alevi olmadığına eminim. Dolayısıyla Aleviler Süleyman Soylu’nun, Erdoğan’ın ucuz hamlelerini gündemlerine alıp üzerinde konuşmaya bile tenezzül etmemeliler bence. Alevilerin, örgütlü güçlerini bu seçimde değişimden yana kullanarak AKP-MHP’ye en net cevabı vereceklerinden hiç kuşkum yok.

(Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yürütülen tartışmalar) Bu utanç verici, ayırımcı, ırkçı bir yaklaşım. Hiçbir şekilde meşrulaşmaması lazım. Böyle tartışmaları kimse ciddiye almamalı, yaygınlaştırmamalı. Bir kişinin kimliği ya da mezhebi değil, karakteri ve erdemidir, önemli olan. Alevilerin Türkiye’de ayırımcılığa tabi tutulduklarını bilmeyen yok. Bu ayırımcılıkla hep beraber, cesurca mücadele etmeliyiz. Ben, Sünni Şafii inancına mensup biri olarak Alevi, Sünni, Hristiyan, Ezidi veya ateist olduğuna bakmadan erdemli, dürüst, liyakatli herhangi bir insan tarafından temsil edilmeye asla itiraz etmem, sadece gurur duyarım onunla.

‘Ortak aday olmazsa sorumlusu milliyetçi kanat’

(Millet İttifakı’nda, HDP ile ortak aday çıkarma konusunda en büyük engel İYİ Parti gibi görünüyor. Ortak aday çıkmaz ve seçim 2. tura kalırsa Türkiye’yi nasıl bir süreç bekler?) İlk tur için ortak adayda uzlaşma olmazsa HDP kendi adayını çıkarır elbette. Seçim ikinci tura kalınca da ne yapılacağına o zamanki koşullara göre karar verilir. Şimdiden bağlayıcı bir şey söylemek, HDP açısından mümkün değil. HDP bu konularda en uzlaşmacı tutumu sergiliyor. Ortak adayda uzlaşma olmazsa herkes bilmeli ki bunun sorumlusu Altılı Masa’nın milliyetçi kanadıdır.

(Olası bir iktidar değişikliğinde adil yargılanacağınıza, ‘siyasi rehine’liğinizin biteceğine dair umudunuz var mı?) Önce halk özgürleşsin, nefes alsın, gerisi kolay. Biz halklarımızın özgürlüğü için direniyoruz, mücadele ediyoruz, bedel ödüyoruz.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal, Geliyorum’ Sözlerine Bahçeli’den Tepki

Tekirdağ’da partisinin düzenlediği mitingde konuşan MHP Lideri Bahçeli, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal Geliyorum’ açıklamasını eleştirerek, “Kılıçdaroğlu can sıkıntısından gece gündüz film izliyor, zıvanadan çıkmış, paralel bir evrene geçmiş” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Merhum Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı ve 1976 yılında vizyona giren ‘Hınç’ isimli filmden aşırdığı bir sözü kendisine uyarlayan Kılıçdaroğlu gelse ne yazar gelmese ne yazar. Geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.”

MHP Lideri Bahçeli, ayrıca, 14 Mayıs’ta yapılması öngörülen seçim için henüz adayını açıklamayan Millet İttifakı’na seslendi. “Adayınızı ne zaman açıklayacaksınız?” diye soran MHP lideri, “Bunlar adaysız ve akılsız şekilde siyasi arenada dolaşmakta. ‘Kazanacak aday’ açmazı, zillet partilerini birbirine düşürmüştür. İP, CHP’ye kazan kaldırmıştır. Açıkça görülüyor ki 6’lı Masa ortadan çatlamıştır” şeklindeki iddiasını dile getirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tekirdağ Cumhuriyet Meydanı’nda “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

” Türk milleti bağımsızlığının ve varlığının bedelini şehit kanlarıyla ödemiştir. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yüksek vasfının kardeşlik ve kader ortaklığının mükafatı ve methiyesi olacaktır. 115 yıldır anayasal çatının ve demokratik arayışların kanadı gibi gösterilen eşitlik ve hürriyet temeller arasındadır. Devletimizin asıl gündemi kuruluşundan itibaren sürekli ilerleyişi gözetmek üzerine kurgulanmıştır. Hiçbir Türk vatandaşı bu ülkenin ötekisi değildir.

Türkiye parmak sallanacak ülke değildir. Küresel oyunlara milli güvenliğimizi tehlikeye atan ablukalara karşı duracağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği yabancı başkentlerden belirlenemez. Sandık New York’ta, Londra’da kurulmayacak, sayım Brüksel’de yapılamayacak. Zalimler hükmü aziz millete sökmeyecek. Bunlar teslim bayrağı çekmiş siyaset acizleridir. Hiçbir milli konu umurlarında değildir.

Ortak mutabakat metninde FETÖ’cülere af vaadi, Pensilvanya’ya muhabbet, KHK’lılara ümit, PKK’ya açık çek, HDP’ye güvence, söz ve uzatılmış kirli eller vardır.

“Altılı masa ortadan çatlamıştır”

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerine az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala yoktur. Kazanacak aday çıkmaz zillet partilerini birbirine düşürmüştür. Kılıçdaroğlu 13 Şubat’ta adayı açıklayabileceklerini söylerken, İP bir şey demektedir. Altılı masa ortadan çatlamıştır. Adayın kim olacağı konusunda kutuplaşma var. Kendi arasında anlaşmaktan mahkumdur. Adaysız şekilde arenada dolaşıyorlar. Kimlerin talimatını gözlüyorsunuz?

Cumhur İttifakı Türk milletinin can evidir. Ele geçirilemez, talan edilemez. Cumhur İttifakı’nın adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

“Meydan okuyoruz”

Kemal Kılıçdaroğlu, film repliklerinde kendine replik belirleyecek kadar ucuzlamıştır. Sürpriz yumurtadan çıkmış gibidir. Kılıçdaroğlu ‘ben geliyorum’ diyor. Kılıçdaroğlu gelse ne yazar, gelmese ne yazar. Kimin geldiğini 14 Mayıs’ta göreceğiz. Kendisine geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.

Bunlar Batı’dan aferin bekleyen Türkiye karşıtlarıdır. Bunlar Batı’dan takdir ve teveccüh gözleyen Türkiye aleyhtarlarıdır. Onlar aferini Avrupa’da bekleyedursun bize Türk milleti yetecektir.

Küresel medya fitne nöbetindedir. Mukaddesatımıza hakaret eden iblis uşakları provokasyon nöbetindedir. 9 ülkenin konsolosluklarını kapatmaları tek kelime ile rezalettir. ABD öncü rol oynamış, kuklalarını harekete geçirmiştir. Tehdidin kaynağını açıklamaları şeref meselesidir. Madem tehdit var, kaynağı da açıklanmalıdır. Konsoloslukların kapatılması hiçbir kitaba sığmaz. Ne biliyorsanız Türkiye ile paylaşın.

Paylaşın

İYİ Parti’de ‘Vakit Kaybetmeden Seçim Hazırlıklarına Başlayın’ Talimatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. İl ve ilçe kongrelerini tamamlayan ve olağan büyük kongresini seçim sonrasında yapmayı planlayan İYİ Parti’de, yeni yönetimlerin “vakit kaybetmeden seçime yönelik hazırlıklara başlamalarının” talimatı verildi.

İYİP Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın imzasıyla yayımlanan genelgede üye kayıt ve seçim işlerinde kullanılan İYİP Raporlama ve İletişim Sistemi (İRİS)/Bulut üzerinde 96 bin 327 üyenin mahalle, 14 bin 963 üyenin ilçe bilgisinin seçmen kütüğü ile örtüşmediğinin tespit edildiği kaydedildi.

Sandık görevlendirmelerinde doğru mahalle ve ilçe belirlenmesi için üyelerin bilgilerinin Seçim İşleri Başkanlığı’nca sistem üzerinden güncelleneceği belirtildi.

Cumhuriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre, seçim işlerinden sorumlu başkan yardımcılarının belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar ise şöyle sıralandı: “Seçim ve seçim güvenliğine dair işleri İRİS/Bulut üzerinden gerçekleştireceği için bilgisayar okuryazarı olması.

Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit atamalarını gerçekleştireceği için üyelere ve mahalle başkanlarına ulaşabilir olması. Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit eğitimlerinin bütün görevlilere verilmesini sağlayacak zamanı ve emeği ayırabilecek olması.”

Muhalefetin Seçimi kazanma gormülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın

Muhalefetin Seçimi Kazanma Formülü

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın