Dünyadaki Sismik Hareketlilik ‘Aşırı’ Seviyesine Yükseltildi

Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedilen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ile Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki depremin ardından dünyadaki mevcut sismik hareketlilik “aşırı” düzeyine yükseldi.

Dünyada meydana gelen deprem ve volkan patlaması olaylarını kayıt altına alan Volcano Discovery sitesi, bugün (6 Şubat) itibariyle güncellenmiş “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” (GSAL) grafiğini paylaştı.

Son 90 gün içindeki sismik hareketliliği karşılaştırmalı olarak gösteren grafik, 9 Ocak tarihinden sonra dünyadaki sismik hareketliliğin bugün yeniden “aşırı” (extreme) seviyesine yükseldiğini ortaya koydu.

Belirli bir süre içinde dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalamasına göre oluşturulan grafiğe göre, 6 Şubat tarihinde Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi, 7,8 ile 8,0 aralığına yükseldi.

Grafikte 7,6’nın üzeri “aşırı” hareketlilik olarak sınıflandırılıyor.

Grafikteki uyarı en son “aşırı” seviyesine yükseldiğinde 9 Ocak 2023’te Endonezya’da 7,6’lık bir deprem meydana gelmişti.

GSAL hakkında

Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi (GSAL), Volcano Discovery için jeolog ve volkan bilimci Tom Pfeiffer tarafından geliştirildi.

Dünyadaki sismik hareketliliği çevrimiçi bir şekilde görselleştiren sistem, belli bir zaman aralığında dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalaması alınarak oluşturuluyor. Grafikteki rakamlar, 0’dan 10’a (düşükten aşırıya) sismik faaliyet düzeylerini ortaya koyuyor.

Örneğin, bir gün için verilen “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” 6,3 ise bu dünyada meydana gelen tüm depremler tek bir deprem olarak yaşansa bu depremin büyüklüğünün 6,3 olacağı anlamına geliyor.

Maraş depremleri: 12 saat içinde 2 deprem

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bugün saat 4.17’de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ilk belirlemelerine göre depremin büyüklüğü 7,4 olarak açıklanırken, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) depremin büyüklüğünü 7,8 olarak duyurdu.

AFAD’ın açıklamasına göre, bugün saat 15.14 itibariyle Maraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının bin 14’e yükseldi.

Öte yandan, bugün saat 13.24’te yine Maraş’ta, Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

AFAD Deprem Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, “Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde bir başka deprem meydana geldi. Her ikisi de birbirinden bağımsız, birbirini tetikleyen depremler” dedi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Türkiye’nin Nüfus Artış Hızı Binde 7,1

Türkiye’de yıllık nüfus artış hızı 2021 yılında binde 12,7 iken, 2022 yılında binde 7,1 oldu. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

Haber Merkezi / Nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaşan nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi arttı

Kayıt sitemine göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında yüzde 93,2 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2022 yılında yüzde 93,4 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,8’den yüzde 6,6’ya düştü.

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 67 bin 51 kişi artarak 15 milyon 907 bin 951 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,65’inin ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 782 bin 285 kişi ile Ankara, 4 milyon 462 bin 56 kişi ile İzmir, 3 milyon 194 bin 720 kişi ile Bursa ve 2 milyon 688 bin 4 kişi ile Antalya izledi.

Bayburt, 84 bin 241 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 84 bin 366 kişi ile Tunceli, 92 bin 481 kişi ile Ardahan, 144 bin 544 kişi ile Gümüşhane ve 147 bin 919 kişi ile Kilis takip etti.

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin 2007 ve 2022 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 42,4 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 41,6 ile Kastamonu ve Giresun izledi. Diğer yandan 20,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 22,2 ile Şırnak ve 23,3 ile Siirt ve Ağrı takip etti.

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 41,4 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20,4 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 43,5 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 21,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Türkiye’de 2009 ve 2022 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2022 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2022 yılında yüzde 68,1 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 22’ye gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,9’a yükseldi.

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2021 yılında yüzde 47,4 iken 2022 yılında yüzde 46,8’e düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 33’ten, yüzde 32,3’e gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 14,3’ten yüzde 14,5’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2022 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 32,3 çocuğa ve 14,5 yaşlıya bakıyor.

Türkiye’de kilometrekareye 111 kişi düşerken İstanbul’da 3 bin 62 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiye genelinde 2021 yılına göre 1 kişi artarak 111 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 62 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu oldu. İstanbul’dan sonra 576 kişi ile Kocaeli ve 371 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 350 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Selahattin Demirtaş’tan Muhalefete “Ortak Aday” Çağrısı

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden seçime yönelik muhalefete çağrıda bulundu.

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş çağrısında, “Tüm muhalefet, uzlaşmayla ortak aday çıkarın, sonra hepiniz seçime kadar susup evde oturun. Bu halk seçimi kazanır, mazbatayı da götürür, yeni Cumhurbaşkanına evinde verir. Gerilmeye, panik yapmaya gerek yok, kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Demirtaş’ın söz konusu paylaşımları şöyle:

“Normalde, seçim kazanmak için siyasetçiler halkı ikna etmeye çalışır. Bizdeyse halk seçimi kazanmış durumda ama kaybetmemek için siyasetçileri ikna etmeye çalışıyor. Samimi bir çağrı yapmak istiyorum: Tüm muhalefet, uzlaşmayla ortak aday çıkarın, sonra hepiniz seçime kadar susup evde oturun. Bu halk seçimi kazanır, mazbatayı da götürür, yeni Cumhurbaşkanına evinde verir. Gerilmeye, panik yapmaya gerek yok, kazanacağız.”

“Ortak aday olmazsa sorumlusu milliyetçi kanat”

Öte yandan Selahattin Demirtaş, PİRHA Muhabiri Berfin Yıldız‘a açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

(Nasıl bir yüzyıl hayali var) Elbette herkesin en ciddi beklentisi adil, özgür, eşit bir yaşam. Kimliğinden, inancından, yaşam tarzından dolayı kimsenin ayırımcılığa uğramadığı, emeğin sömürülüp açlığa, yoksulluğa mahkum edilmediği özgür, demokratik bir Cumhuriyet’tir hepimizin hayali.

(Alevilerin seçimlerdeki tutumu hakkında) Alevi toplumunun siyaseten nerede durması gerektiğini söylemek hiçbir siyasetçinin haddi değil, ben de dahil tabii. Biz siyasetçiler sadece çözüm önerileri hazırlar ve sunarız, ne yapacaklarına Alevi toplumu karar verir. Zaten Aleviler siyasi bakımdan bilinçli, örgütlü ve son derece de duyarlı bir toplum. Kimin ne olduğunu Aleviler çok iyi bilir. Düşkünleri ise zaten Alevilerin kendisi de Alevi’den saymazlar. Alevi Bektaşi toplumu, 600 yıldır bu topraklara sırf düşkünleşmeyi kabul etmedikleri için ne zulümler ne acılar yaşadılar, yine de boyun eğmediler. Halen en direngen topluluk olarak demokrasi ve eşitlik mücadelesinin öncülüğünü yapmaya devam ediyorlar.

AKP-MHP faşizminin basit ayak oyunlarına kanacak tek bir Alevi olmadığına eminim. Dolayısıyla Aleviler Süleyman Soylu’nun, Erdoğan’ın ucuz hamlelerini gündemlerine alıp üzerinde konuşmaya bile tenezzül etmemeliler bence. Alevilerin, örgütlü güçlerini bu seçimde değişimden yana kullanarak AKP-MHP’ye en net cevabı vereceklerinden hiç kuşkum yok.

(Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yürütülen tartışmalar) Bu utanç verici, ayırımcı, ırkçı bir yaklaşım. Hiçbir şekilde meşrulaşmaması lazım. Böyle tartışmaları kimse ciddiye almamalı, yaygınlaştırmamalı. Bir kişinin kimliği ya da mezhebi değil, karakteri ve erdemidir, önemli olan. Alevilerin Türkiye’de ayırımcılığa tabi tutulduklarını bilmeyen yok. Bu ayırımcılıkla hep beraber, cesurca mücadele etmeliyiz. Ben, Sünni Şafii inancına mensup biri olarak Alevi, Sünni, Hristiyan, Ezidi veya ateist olduğuna bakmadan erdemli, dürüst, liyakatli herhangi bir insan tarafından temsil edilmeye asla itiraz etmem, sadece gurur duyarım onunla.

‘Ortak aday olmazsa sorumlusu milliyetçi kanat’

(Millet İttifakı’nda, HDP ile ortak aday çıkarma konusunda en büyük engel İYİ Parti gibi görünüyor. Ortak aday çıkmaz ve seçim 2. tura kalırsa Türkiye’yi nasıl bir süreç bekler?) İlk tur için ortak adayda uzlaşma olmazsa HDP kendi adayını çıkarır elbette. Seçim ikinci tura kalınca da ne yapılacağına o zamanki koşullara göre karar verilir. Şimdiden bağlayıcı bir şey söylemek, HDP açısından mümkün değil. HDP bu konularda en uzlaşmacı tutumu sergiliyor. Ortak adayda uzlaşma olmazsa herkes bilmeli ki bunun sorumlusu Altılı Masa’nın milliyetçi kanadıdır.

(Olası bir iktidar değişikliğinde adil yargılanacağınıza, ‘siyasi rehine’liğinizin biteceğine dair umudunuz var mı?) Önce halk özgürleşsin, nefes alsın, gerisi kolay. Biz halklarımızın özgürlüğü için direniyoruz, mücadele ediyoruz, bedel ödüyoruz.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal, Geliyorum’ Sözlerine Bahçeli’den Tepki

Tekirdağ’da partisinin düzenlediği mitingde konuşan MHP Lideri Bahçeli, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal Geliyorum’ açıklamasını eleştirerek, “Kılıçdaroğlu can sıkıntısından gece gündüz film izliyor, zıvanadan çıkmış, paralel bir evrene geçmiş” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Merhum Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı ve 1976 yılında vizyona giren ‘Hınç’ isimli filmden aşırdığı bir sözü kendisine uyarlayan Kılıçdaroğlu gelse ne yazar gelmese ne yazar. Geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.”

MHP Lideri Bahçeli, ayrıca, 14 Mayıs’ta yapılması öngörülen seçim için henüz adayını açıklamayan Millet İttifakı’na seslendi. “Adayınızı ne zaman açıklayacaksınız?” diye soran MHP lideri, “Bunlar adaysız ve akılsız şekilde siyasi arenada dolaşmakta. ‘Kazanacak aday’ açmazı, zillet partilerini birbirine düşürmüştür. İP, CHP’ye kazan kaldırmıştır. Açıkça görülüyor ki 6’lı Masa ortadan çatlamıştır” şeklindeki iddiasını dile getirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tekirdağ Cumhuriyet Meydanı’nda “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

” Türk milleti bağımsızlığının ve varlığının bedelini şehit kanlarıyla ödemiştir. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yüksek vasfının kardeşlik ve kader ortaklığının mükafatı ve methiyesi olacaktır. 115 yıldır anayasal çatının ve demokratik arayışların kanadı gibi gösterilen eşitlik ve hürriyet temeller arasındadır. Devletimizin asıl gündemi kuruluşundan itibaren sürekli ilerleyişi gözetmek üzerine kurgulanmıştır. Hiçbir Türk vatandaşı bu ülkenin ötekisi değildir.

Türkiye parmak sallanacak ülke değildir. Küresel oyunlara milli güvenliğimizi tehlikeye atan ablukalara karşı duracağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği yabancı başkentlerden belirlenemez. Sandık New York’ta, Londra’da kurulmayacak, sayım Brüksel’de yapılamayacak. Zalimler hükmü aziz millete sökmeyecek. Bunlar teslim bayrağı çekmiş siyaset acizleridir. Hiçbir milli konu umurlarında değildir.

Ortak mutabakat metninde FETÖ’cülere af vaadi, Pensilvanya’ya muhabbet, KHK’lılara ümit, PKK’ya açık çek, HDP’ye güvence, söz ve uzatılmış kirli eller vardır.

“Altılı masa ortadan çatlamıştır”

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerine az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala yoktur. Kazanacak aday çıkmaz zillet partilerini birbirine düşürmüştür. Kılıçdaroğlu 13 Şubat’ta adayı açıklayabileceklerini söylerken, İP bir şey demektedir. Altılı masa ortadan çatlamıştır. Adayın kim olacağı konusunda kutuplaşma var. Kendi arasında anlaşmaktan mahkumdur. Adaysız şekilde arenada dolaşıyorlar. Kimlerin talimatını gözlüyorsunuz?

Cumhur İttifakı Türk milletinin can evidir. Ele geçirilemez, talan edilemez. Cumhur İttifakı’nın adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

“Meydan okuyoruz”

Kemal Kılıçdaroğlu, film repliklerinde kendine replik belirleyecek kadar ucuzlamıştır. Sürpriz yumurtadan çıkmış gibidir. Kılıçdaroğlu ‘ben geliyorum’ diyor. Kılıçdaroğlu gelse ne yazar, gelmese ne yazar. Kimin geldiğini 14 Mayıs’ta göreceğiz. Kendisine geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.

Bunlar Batı’dan aferin bekleyen Türkiye karşıtlarıdır. Bunlar Batı’dan takdir ve teveccüh gözleyen Türkiye aleyhtarlarıdır. Onlar aferini Avrupa’da bekleyedursun bize Türk milleti yetecektir.

Küresel medya fitne nöbetindedir. Mukaddesatımıza hakaret eden iblis uşakları provokasyon nöbetindedir. 9 ülkenin konsolosluklarını kapatmaları tek kelime ile rezalettir. ABD öncü rol oynamış, kuklalarını harekete geçirmiştir. Tehdidin kaynağını açıklamaları şeref meselesidir. Madem tehdit var, kaynağı da açıklanmalıdır. Konsoloslukların kapatılması hiçbir kitaba sığmaz. Ne biliyorsanız Türkiye ile paylaşın.

Paylaşın

İYİ Parti’de ‘Vakit Kaybetmeden Seçim Hazırlıklarına Başlayın’ Talimatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. İl ve ilçe kongrelerini tamamlayan ve olağan büyük kongresini seçim sonrasında yapmayı planlayan İYİ Parti’de, yeni yönetimlerin “vakit kaybetmeden seçime yönelik hazırlıklara başlamalarının” talimatı verildi.

İYİP Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın imzasıyla yayımlanan genelgede üye kayıt ve seçim işlerinde kullanılan İYİP Raporlama ve İletişim Sistemi (İRİS)/Bulut üzerinde 96 bin 327 üyenin mahalle, 14 bin 963 üyenin ilçe bilgisinin seçmen kütüğü ile örtüşmediğinin tespit edildiği kaydedildi.

Sandık görevlendirmelerinde doğru mahalle ve ilçe belirlenmesi için üyelerin bilgilerinin Seçim İşleri Başkanlığı’nca sistem üzerinden güncelleneceği belirtildi.

Cumhuriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre, seçim işlerinden sorumlu başkan yardımcılarının belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar ise şöyle sıralandı: “Seçim ve seçim güvenliğine dair işleri İRİS/Bulut üzerinden gerçekleştireceği için bilgisayar okuryazarı olması.

Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit atamalarını gerçekleştireceği için üyelere ve mahalle başkanlarına ulaşabilir olması. Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit eğitimlerinin bütün görevlilere verilmesini sağlayacak zamanı ve emeği ayırabilecek olması.”

Muhalefetin Seçimi kazanma gormülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın

Muhalefetin Seçimi Kazanma Formülü

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nın İkinci Tur Hesabı: Seçmen Oyunu İstikrardan Yana Kullanır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler için 14 Mayıs’ı işaret ediyor… İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur. İktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Yaklaşık 100 gün sonra gerçekleşecek seçimin sonucuna dair birçok senaryo var. Muhalefet partilerinin birçoğu cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda bitmesi gerektiğini savunuyor.

Bu görüşte ikinci tur sürecinin “bilinmezlik” taşıması etkili. İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, iktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Muhalefetin kazanma formülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan “418 Milyar Dolar” Paylaşımı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Unutmayın, 418 milyar dolar çok büyük paradır” paylaşımında bulundu. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını söylemişti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettiklerini ve bu nedenle suikast tehdidi aldığını belirtmişti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Unutmayın, 418 milyar dolar çok büyük paradır” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

31 Ocak 2023 tarihinde partisinin grup toplantısında Kılıçdaroğlu, “Partimizin uzman ekipleri, Hazine’den çalınan paraların peşine düştüğü an. O raporlar geldiğinde paniğe kapıldılar. Devletin hazinesinden çalınan paranın toplamının 418 milyar dolar olduğunu saptayınca karalama kampanyaları ve suikast tehditleri gelmeye başladı. Ben korktum mu! Vız gelir, tırıs gider, Bay Kemal asla ve asla geri adım atmaz! Kaya gibiyiz, sır gibiyiz, yiğit gibiyiz, asla geri adım atmayacağız! Her şeyleriyle gelsinler, bir milim geri adım atmayacağız” demişti.

Ardından konuk olduğu bir televizyon programında da Sayıştay’a gideceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz bir rapor hazırlattık; Türkiye’nin 418 milyar dolar parasının iç edildiğini biliyoruz. Şimdi bizim bütçemizi parlamento kabul eder, bütçenin nerelere harcandığını denetleyen kurum da Sayıştay. Kimin adına denetler? TBMM adına denetler. O zaman TBMM adına denetim yapan kurumun bizim hassasiyetlerimizi dikkate alması gerekir. Sadece bizim değil 85 milyonun hassasiyetlerini dikkate alması gerekir. Sayıştay’ın raporlarını alacağız ve bakacağız. 418 milyar dolar paranın nerelere nasıl iç edildiğini o raporlarda görmek istiyoruz biz. O raporlarla bizim raporları karşılaştıracağız” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Seçimin Sonucu HDP’nin Desteği Belirleyecek

BBC, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlere ilişkin dikkat çeken bir analiz yayınladı. Hazine yardımlarının bulunduğu hesaplara bloke konduğunu, kapatma davası açıldığını ve partinin eski eş genel başkanı Demirtaş’ın 2016’dan beri cezaevinde tutulduğunu hatırlatılan analizde, seçimlerin sonucunu belirleyebilecek olan partinin HDP olduğunu vurguladı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy ise HDP’nin kapatılmasının söz konusu olabileceğini ama bu durumun seçimleri etkilemeyeceğini söyleyerek “Eğer parti kapatılsa bile halkımız diğer siyasi partileri kullanarak seçimlere girmenin yolarını bulacaktır” dedi.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Türkiye’de yaklaşan seçimleri mercek altına aldı. Artı Gerçek‘in aktardığına göre, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimler öncesinde ekonomik krizin derinleştiği belirtilen analizde, “Türkiye’deki seçimler: Yaşam pahalılığının ortasında Erdoğan için en büyük sınav” başlığı kullanıldı. BBC, seçimlerin sonucunu belirleyebilecek olan partinin HDP olduğunu vurguladı.

“Çok savunmasız hissediyorum. Sanki bir ormanda hayatta kalmaya çalışıyorum”

Analizde, “Türkiye’de resmi enflasyonun yüzde 57’nin üzerinde olduğu bir ortamda milyonlarca kişinin yaşam pahalılığı ile mücadele ettiği”, ev kiralarının artmasıyla barınma krizi yaşandığı hatırlatıldı.

BBC, 4 bin 500 TL’lik ev kirası iki katına çıkan bir yurttaşın, yeni ev arayışında 30 bin TL’lik kira talepleriyle karşılaştığı yönündeki şikayetlerine de yer verdi. Maaşının aynı oranda artmadığını belirten bu kişi, “Çok savunmasız hissediyorum. Sanki bir ormanda hayatta kalmaya çalışıyorum” dedi.

BBC, Erdoğan’ın seçim öncesinde enerji teşvikleri, asgari ücretin iki katına çıkarılması, emeklilikte yaşa takılanlar gibi ekonomik adımlar attığını hatırlatsa da, pazardaki bir yurttaşın “Bu sene bir anda fakirleştik. Sokaktaki enflasyonun yüzde 600 olduğunu hissediyoruz ama emeklilik maaşlarına sadece yüzde 30 oranında zam yapıldı” şeklindeki sözlerine de yer verdi.

‘Seçimin sonucunu belirleyecek olan…’

Analizde, Erdoğan’ın ekonomi politikalarını tersine çevirmeyi ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığını yeniden tesis etmeyi vaat eden Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının henüz açıklanmadığı da hatırlatıldı.

Masanın adayını büyük ihtimalle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olacağını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adının da geçtiğini belirten BBC, “Seçimin sonucunu belirleyecek olan, Türkiye’nin üçüncü büyük partisi” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanını çok büyük ihtimalle HDP’nin desteği belirleyecek”

BBC, HDP’nin Hazine yardımlarının bulunduğu hesaplara bloke konduğunu, kapatma davası açıldığını ve partinin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2016’dan beri cezaevinde tutulduğunu hatırlattı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy ise BBC’ye demecinde HDP’nin kapatılmasının söz konusu olabileceğini ama bu durumun seçimleri etkilemeyeceğini söyleyerek “Eğer parti kapatılsa bile halkımız diğer siyasi partileri kullanarak seçimlere girmenin yolarını bulacaktır” dedi.

BBC ise şu yorumu yaptı: “Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanını çok büyük ihtimalle HDP’nin desteği belirleyecek.”

Paylaşın

HDP’den Kapanmaya Karşı A, B, C Seçenekleri

14 Mayıs’ta yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimine giderken yaşanabilecek en önemli gelişmelerden biri Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin kapatılması talebiyle açılan davada vereceği karar olacak.

HDP’nin 14 Mart’ta yapacağı sözlü savunmanın ardından dosya raportöre gönderilecek. Raportörün hazırlayacağı rapor AYM Başkanına sunulduktan sonra görüşme için gün belirlenecek ve üyeler kararını verecek.

Ancak bu süreç için belirli bir takvim yok. Bu nedenle HDP’li yetkililer seçimin hemen öncesinde alınabilecek karara karşı atacakları adımı tartışmaya başladı.

Hazine hesaplarına geçici bloke kararını “kapatma yönünde bir tutum” olarak yorumlayan yetkililer hazırlıklarını da bu olasılık üzerine yapıyor.

Partide, “Biz her şeye rağmen HDP ile seçime girme eğilimindeyiz. Ama AYM milletvekili listelerinin kesinleşeceği sürece kadar karar vermezse ‘kurbanlık koyun gibi bıçağa başımızı uzatmayız. O zaman kapanma davasıyla ilgili karar çıkmadan da bir başka partiyle seçime girme kararı verebiliriz” şeklinde değerlendirmeler yapılmaya başlandı.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir yetkili de “Kapanmaya karşı A, B, C seçeneklerini konuşurken bu belirsizlik ortamında seçime girilecek parti açısından en uzak seçenek HDP diyebiliriz” yorumu yaptı.

HDP’nin bir başka parti ile seçime girme kararı alması durumunda değerlendireceği ilk seçenek Yeşil Sol Parti olacak. Bu partinin seçime girme yeterliliği almaması durumunda TİP ve Emek Partisi’nin tercih edilebileceği konuşuluyor.

Muhalefetin seçimi kazanma frmülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Paylaşın