Bakan Koca Açıkladı: Depremlerde Can Kaybı 20 Bin 213’e Yükseldi

En az 10 ili etkileyen Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 20 bin 213’e yükseldi. Diğer taraftan enkazlarda kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 20 bin 213 kişinin hayatını kaybettiğini, 80 bin 52 kişinin yaralandığını açıkladı.

Koca, “Şu anda kimliği belirlenemeyen ya da yanında refakatçisi olmayan 0-18 yaş grubundaki evlatlarımız Ankara, Mersin, Adana, Kayseri ve İstanbul’daki hastanelerimizde bulunmaktadır. Bu çocuklarımızın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın gözetimi altında takip ve tedavileri devam etmektedir” dedi ve şöyle devam etti:

“Kimliğini bilmediğimiz hastaların dijital fotoğraflarını eşleştirme için özel yazılıma yüklüyoruz. Önemli kısmının kimlik bilgilerine ulaşacağımızı umuyorum.”

Hatay’ın depremden etkilenen illerin başında geldiğini söyleyen Koca, Hatay’da hayatını kaybedenlerin sayısını 6 bin 205, yaralananların sayısını 17 bin 823 olarak açıkladı.

Erdoğan: Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızdan devletlerine güvenmelerini istiyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem bölgelerini ziyareti kapsamında Malatya’da yaptığı açıklamada can kaybının 19 bin 388’e ulaştığını duyurdu. Erdoğan, depremden etkilenen bölgelerde toplam 77 bin 711 yaralı olduğunu söyledi ve ekledi:

“Şu an 10 ilimizde yurt dışından gelen ekiplerle birlikte 141 bini aşkın personel bilfiil görev yapıyor… Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızdan devletlerine güvenmelerini istiyorum. Bazı istismar şebekelerine sakın kulak vermeyin.”

Erdoğan: 10 ilimizde hayatını kaybedenlerin sayısı 18 bin 991’e ulaştı

Adıyaman’da çadır kent ziyareti sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklama yaptı. Erdoğan, “Son tespitlere göre 10 ilimizde hayatını kaybedenlerin sayısı 18 bin 991’e ulaştı” dedi.

Deprem bölgelerinden kurtarılanların sayısının 75 bin 523 olduğunu söyleyen Erdoğan, 76 binin üzerinde kişinin talepleri üzerine farklı illere tahliye edildiğini belirtti.

Erdoğan, “Adıyaman’da yıkılan 1944 binada 3 bin 225 vatandaşımız vefat ederken, 12 bin 432 vatandaşımız da yaralı olarak kurtarılmıştır” dedi.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: Depremin yıkım etkisi 10 ilimize ve 50 kilometrelik bir alana yayıldığı için işimiz maalesef çok zor oldu. Yolların bir kısmı depremin yol açtığı yıkıntılar bir kısmı hava şartları bir kısmı da dışarıdan gelen ve içeride yoğunlaşan araçlar sebebiyle ciddi bir trafik yüküne maruz kalmıştır.

Arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, bölgede etkilenen insanlara yapılacak destek hakkında da bilgi verdi.

Erdoğan, “1 yıl içinde yıkılan binaları elimizdeki tip projelerle yeniden inşa edecek ve sahiplerine teslim edeceğiz. Bu arada 10’ar bin lira vatandaşlarımıza vereceğiz. Çadırlarda kalmak istemeyen vatandaşlarımıza da bir yıl kira bedelini ödemek suretiyle konutlara geçişlerini sağlayacağız” dedi.

Bölgeye yapılan nakdi yardımların AFAD üzerinden yapılmasının, “istismarları ve tereddütleri ortadan kaldıracak bir yöntem” olduğunu söyleyen Erdoğan, “İş dünyamızdan, esnafımıza her kesimden insanımızın AFAD hesaplarına yaptıkları yardımların her kuruşu, deprem bölgesindeki faaliyetler için harcanmaktadır” diye konuştu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Hane başına taşınma yardımıyla birlikte 15’er bin lira vermenin hazırlığını yapıyoruz. Deprem bölgesi başta olmak üzere ülkenin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak kapsamlı bir program hazırlıyoruz.

AFAD: Can kaybı 18 bin 342’ye yükseldi

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), TSİ 08.30 itibarıyla depremlerde ölenlerin sayısının 18 bin 342’ye yükseldiğini, yaralı sayısının da 74 bin 242 olduğunu duyurdu.

Öte yandan enkazlardan hala sağ olarak çıkarılan depremzedeler olduğu bildiriliyor.

Son resmi açıklamayı da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay dün akşam yaptı. Artçı deprem sayılarının dün akşam itibarıyla 790 olduğunu belirten Oktay, bunlardan 3’ünün 6 büyüklüğünde, 24’ünün de 5 ve üzeri büyüklükte kaydedildiğini bildirdi.

Oktay, gazetecilerin sosyal medyaya erişimde sıkıntı olduğunu söyleyerek “Bir bant daraltma kararı alındı mı? Alındıysa neden bu yönde bir karar alındı?” sorusu üzerine, “şu anda afeti yönettiklerini” söyledi, “Benim öğrendiğim kadarıyla bazı teknik sorunları vardı. Kendileri o açıklamaları yapacaklardır” dedi.

66 ülkeden arama kurtarma timi

Oktay, 66 ülkenin arama kurtarma ekiplerinin sahada olduğunu aktararak, “Bunların 4 bin 931’i fiilen sahada, 1756 kadar da gelecek olan var. Bu gece yine geldikçe de direkt olarak malzemeleriyle sahaya sevk ediyoruz” dedi.

“Sahada toplam görevli sayısına baktığımızda, güvenlik güçleri, Kızılay ve STK’lar, gönüllüler, sağlık ekipleri ile ilgili tüm bakanlıklarımızın sahadaki toplam görevli sayısı 103 bin 800’dür. Sevk edilen iş makineleri de 5 bin 531. Vinçlerin sayısı da 900’ü geçti.”

100 bin çadır dağıtıldı

Yurt, pansiyon, spor merkezleri ve benzeri yerlerde barınanların 500 bini geçtiğini, 100 bin civarında çadırı da 10 ile dağıttıklarını kaydeden Oktay, “1 milyon 250 bin battaniyeyi de yine il ilçeler ve şimdi köylerimize de ulaşılamayan yerlerde, özellikle havadan helikopterlerle atmaya başladık, atıyoruz” diye konuştu.

Lojistik anlamda sahayı etkileyecek herhangi bir sorun olmadığını dile getiren Oktay, kapalı yolu bulunmadığını, çalışmaların devam ettiği Hatay Havalimanı dışındaki tüm havalimanlarının kullanıldığını aktardı.

Doğal gaz

Fuat Oktay şu bilgileri verdi:

“Enerjiyle ilgili, doğal gaz konusundaki ana iletim hatlarındaki borularda sorunları çözmeye başladığımızda 9 ana iletim hattında sorun vardı, hatırlarsanız ‘2-3 gün bunun bakımı onarımı devam edecek’ demiştik. Bugün akşam itibarıyla bu hatlardaki tüm arızalar, gerek ağır hasar almış gerekse kopmuş ana iletim hatlarından bahsediyorum, tamamlanmış durumda. Şimdi artık tüm afet bölgesine kontrollü şekilde doğal gaz vermeye başlıyor olacağız.

“Üç ilimiz vardı, hatırlarsanız doğal gaz veremiyorduk. Bu ana iletim hattındaki sorundan dolayı şimdi tamamladık. Sadece ikincil afetlerin önüne geçmek adına kontrol edilecek tek tek. Evet, sorun yoktur. Yereldeki hasardan veya enkazdan veya yereldeki muhtemel patlamalar olabilir, oralardan teyit alınıp aşamalı olarak doğal gazı vermeye başlıyoruz.

Elektrik

“Bugün itibariyle tüm afet bölgelerine kontrollü şekilde enerjiyi verebilecek konumdayız ve veriyoruz. ‘Şuraya enerji, elektrik vermeyin’ denildiği yerlere vermiyoruz. O tür durumlarda da özellikle sokak ışıklandırmasına önem verdik. Arkadaşlara da talimatımız buydu, özellikle büyük risk yoksa sokak ışıklandırmalarını yapalım ki arama kurtarma çalışmalarına destek olsun. Diğer tarafta da sahaya ciddi anlamda jeneratör desteği vermiş durumdayız. Orada sorun yaşamayacağız artık. Olan yerler varsa da bilgimiz olursa, gerekli müdahaleyi yaparız.”

Oktay, sağlık alanında yurt dışından iletilen yardım önerilerine “Medikal yardımı içeride yaparsanız, buna açığız” cevabını verdiklerini açıkladı.

Paylaşın

Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye Deprem Desteği: 1,78 Milyar Dolar

Dünya Bankası, Türkiye’ye 1 milyar 780 milyon dolarlık deprem desteği vereceğini duyurdu. Bankadan yapılan açıklamada, felaketin büyüklüğünün tahmin edilmesi, kurtarma ve yeniden inşa desteği için öncelikli alanların belirlenmesine yönelik hızlı bir hasar değerlendirmesinin başlatıldığı bildirildi.

Bankanın açıklamasında, depremlerden etkilenen insanları desteklemek için 1 milyar dolarlık kaynağın da hazırlandığı aktarıldı.

Dünya Bankası, Türkiye’de ağır can kaybı, yaralanma ve güneydoğu illerinde çok ciddi hasara yol açan deprem ve artçı sarsıntılar sonrasında toparlanma çabalarına destek olmak amacıyla 1 milyar 780 milyon dolar sağlanacağı bildirildi.

Yapılan açıklamada, Dünya Bankası’nın ayrıca deprem felaketinin yol açtığı hasarın boyutlarını belirlemek için hızlı bir değerlendirme başlattığı kaydedildi. Buna göre değerlendirme kapsamında Dünya Bankası’nın dünya genelinde afet riski yönetimi konusundaki kapsamlı deneyimlerinden yola çıkarak toparlanma ve yeniden yapılanma desteği verilecek bölgelerin öncelik sırasının tanımlanması yer alacak.

Dünya Bankası Başkanı David Malpass, ”Dünya Bankası Grubu adına, Türkiye ve Suriye halklarına, yıkıcı depremler sonucu verdikleri ağır kayıplar nedeniyle en derin taziyelerimizi ifade ediyoruz. Sahadaki büyük ve acil ihtiyaçları hızlıca değerlendirmek için hazırlık yapıyoruz ve acilen yardım sağlıyoruz. Bu değerlendirme, ihtiyaçları gidermek için hazırlandığımız bu sırada, ülkedeki toparlanma ve yeniden yapılandırma çalışmaları için önceliklik bölgeleri belirleyecek” dedi.

Dünya Bankası, Türkiye’deki mevcut iki proje olan Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangını Acil Durum Yeniden İnşa Projesi (TEFWER) ve İklim ve Afet Dayanıklı Kentler Projesi’nden Şarta Bağlı Acil Müdahale Bileşeni (CERC) aracılığıyla 780 milyon dolarlık acil yardım sunulduğunu kaydetti. Şarta Bağlı Acil Müdahale Bileşeni (CERC), yardım alan ülkelere, acil durum müdahaleleri için proje fonlarına hızlı erişim sağlıyor. Bu yardımın belediye bazında temel altyapı inşasında kullanılacağı kaydediliyor.

Dünya Bankası, buna ilave olarak 1 milyar dolarlık yardımın depremden etkilenenleri desteklemek için hazırlandığını bildirdi. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Humberto Lopez, ”Türkiye’nin acil ve gelecekteki ihtiyaçları çok büyük. Bu ihtiyaçlar, acil yardımdan yeniden yapılanmaya kadar geniş bir kapsamı içeriyor” dedi.

Dünya Bankası’nın Türkiye faaliyetleri

Dünya Bankası’nın Türkiye’yle ortaklığı 1950’li yıllara uzanıyor. Dünya Bankası, son yıllarda afet riski yönetimi, kentsel kalkınma ve enerji verimliliği alanlarında Türkiye’deki öncü ortaklardan biri haline geldi.

İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi, Güvenli Okullar Projesi ve Okullarda Afet Riski Yönetimi Projesi, Dünya Bankası’nın Türkiye’de son yıllarda başlattığı çalışmalardan bazıları. Dünya Bankası Türkiye Programı şu anda 9 milyar dolar değerinde 30 faal operasyona katkı sağlıyor.

Paylaşın

Tarihte En Çok Can Kaybının Yaşandığı 3. Ve 4. Depremler Antakya’da

Antakya, tarih boyunca depremlerde en çok can kaybının yaşandığı şehirlerden. 115 yılında Antakya’da meydana gelen 7,5 şiddetindeki depremde 260 bin kişinin öldüğü, 525 yılındaki 7 büyüklüğündeki depremde ise 250 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. 

Tarihteki en çok can kaybının yaşandığı depremler hangisi? Bu en büyük depremlerde kaç kişi hayatını kaybetti?

Ourworldindata sitesinin Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresine (NOAA) bağlı Ulusal Jeofizik Veri Merkezi (NGDC) derlediği veriler depremlerde yaşanan en yüksek vefat sayılarına dair tahminleri içeriyor. Bazı veriler ise daha yakın zamanda olduğu için resmî açıklamalara dayanıyor.

1556’da Çin’deki depremde 830 bin kişi öldü

Buna göre tarihte bilinen en çok can kaybının yaşandığı deprem 1556 yılında Çin’de yaşandı. Shaanxi merkezli 8 büyüklüğündeki depremde 830 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor. 837 kilometre genişliğinde bir alan etkilenirken bazı şehirlerde nüfusun yüzde 60’ının hayatını kaybettiği belirtiliyor.

2010’da Haiti’de 316 bin kişi hayatını kaybetti

Haiti’de 2010 yılında 7 şiddetinde meydana gelen depremde 316 bin kişi öldü. Haiti hükümeti ise bu sayının 220 bin olduğunu savunuyor.

En çok can kaybının yaşandığı 3. ve 4. deprem Antakya’da

Bugün Türkiye sınırları içinde yer alan Antakya ise tarih boyunca en çok can kaybının yaşandığı şehirlerden. 115 yılında 7,5 şiddetinde depremde 260 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Tahmini hesaplamalara göre 525 yılında 7 büyüklüğündeki depremde ise 250 bin kişinin hayatını kaybetti.

Çin’in Tangshan bölgesinde 1976’da meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki depremde ise 243 bin kişi hayatını kaybetti.

Azerbaycan’ın Gyzndzha bölgesinde 1139 yılındaki depremde 230 bin kişi öldü.

2004’te Endonezya’nın Sumatra kentinde 9,1 şiddetindeki depremde 228 bin kişi hayatını kaybetti. Deprem sonrası meydana gelen tsunamide dalgaların boyu 30 metreye kadar ulaştı.

İran’da 856 yılındaki deprem ve Çin’in Gansu bölgesinde 1920 senesinde depremde 200 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Ermenistan’ın Dvin bölgesinde 893 yılındaki depremde 150 bin; Japonya’nın başkenti Tokyo’da 1923 senesindeki 7,9 büyüklüğündeki zelzelede 143 bin kişi hayatını kaybetti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Kötülüğe Susarsam, Ona Ortak Olurum” Paylaşımı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kişisel sosyal medya hesabından “Kötülüğe susarsam, ona ortak olurum.” notunu düştüğü bir video paylaştı. Kılıçdaroğlu, gün içerisinde saat 22:00 için randevu vermişti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yayınladığı videodaki konuşmasında 23 Kasım 2022’de Düzce’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depreminin ardından AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) tarafından hazırlanan rapor üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, raporun dikkat çektiği eksiklikleri dile getirerek bugün yaşanan deprem felaketiyle kıyasladı. Yaklaşık 2 buçuk ay önce hazırlanan Düzce Depremi Etki Analiz Raporu’ndan bölümler okuyan Kılıçdaroğlu raporun afet riskinin yüksek olduğu Türkiye’de afet yönetimine katkı sunması amacını taşıdığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, o dönemde afet yönetiminde yaşandığı belirtilen bazı eksikliklerin sıralandığı raporu “koordinasyon sağlanamadı, toplanma alanı yanlış seçildi, yardımlar geç geldi, çadır takibi yapılamadı, görevli personelin takip ve koordinesini sağlayacak birim yoktu, koordinasyon birimi oluşturamadık, yemek dağıtımında sorunlar yaşadık, afet nakliye personeli ancak iki gün sonra Düzce iline ulaşabildi, deprem sonrasında zarar tespit sürecinde yetersiz kalındı, düzgün bir zarar tespit ekibi kuramadık, inşaat mühendisleri yerine öğretmen ve imamlardan ekip kuruldu” ifadeleriyle özetledi.

“AFAD kendi röntgenini kendi çekmiş” diyen CHP lideri depremin çok büyük olduğunu, ama depremden çok daha büyük olanın “koordinasyonsuzluk, plansızlık ve liyakatsizlik” olduğunu belirtti ve “Bile bile, göz göre göre bu riskleri aldılar” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Oluşan can kaybımızın ulaşacağı nokta depremin büyüklüğünden değil, müdahaledeki etkisizliktendir, yetersizliktendir” ifadesini kullandı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la sonuna kadar mücadele edeceğini” ifade eden Kılıçdaroğlu “Bizim de kader planımızda bu varmış” ifadeleriyle sözlerini bitirdi.

Paylaşın

10 İl İçin OHAL Kararı TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden etkilenen 10 il için 3 ay sürecek Olağanüstü Hal (OHAL) kararı, TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti, MHP ve BBP oylarıyla kabul edildi. 

Haber Merkezi / OHAL ile ilgili Genel Kurul’da CHP, HDP ve İYİ Parti ret oyu kullandı. Ayrıca muhalefetin “OHAL süresinin bir aya çekilmesi” önerisi ise Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddedildi.

OHAL Kararının görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay açıklama yaptı. Depremin büyüklüğü ve etki alanına dair bilgilendirme yapan Oktay çalışmalardaki son durumu da anlattı. Oktay OHAL ilanını da “Olağanüstü durumlar olağanüstü tedbirlerin alınmasını gerektirir” diyerek savundu, şunları söyledi:

“Olağanüstü bir yönetim düzeninin gerekli olduğu doğal afet, tehlikeli salgın hastalık ve kamu düzenini tehlike altına sokan yaygın şiddet vakaları gibi durumlarda başvurulan OHAL uygulamasında amaç; yaraların en hızlı şekilde sarılmasıdır. Acil ve hayati ihtiyaç malzemelerinin karşılanması, afet bölgesinde yıkılma riski olan binaların bulunduğu alanlara girişin sınırlandırılması, tehlike arz eden binaların yıkılması ve zaruri ihtiyaçların dağıtımının düzenlenmesi gibi zorunlu işler olağanüstü hal yönetimi ile kolaylıkla ve hızlıca sağlanabilecektir. Mülki idare amirleri, tedavi, kurtarma, yedirme, giydirme ve barındırma gibi işlerle bu gibi işlerin gerektirdiği acil satın almaları ve kiralamayı doğrudan yapabilecektir. Konaklama tesislerinin olağanüstü hal gereklerine göre kullanılabilmesi OHAL kapsamında mümkün olabilecektir.

OHAL kanunu ne getirecek?

Kanuna göre afet, salgın hastalık, yaygın şiddet hareketleri gibi durumlarda ilan edilen OHAL sürecinde vatandaşların, özel işletmelerin para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile ilgili yeni düzenlemeler yapmak, temel hak ve hürriyetleri sınırlandırmak mümkün.

OHAL Kanununa göre kamu kaynakları ile yardımlardan gerekli harcama sağlanamadığında bölgedeki kredi kuruluşlarının olanaklarından yararlanılır. OHAL ilan edilen bölgede kurum ve kişiler kendilerinden istenecek veya yükümlülük konulacak arazi, arsa, bina, tesis, araç, gereç, yiyecek, ilaç ve tıbbi malzeme ile giyecek ve diğer maddeleri vermek zorunda. Bunlar bölge sınırları içinde sağlanamadığı takdirde en yakın bölgelerden yükümlülük yolu ile sağlanır. Tabii afet ve tehlikeli salgın hastalıklar sebepleriyle olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde bulunan 18 – 60 yaşları arasındaki bütün vatandaşlar, olağanüstü hal sebebiyle kendilerine verilecek işleri yapmakla yükümlü olur.

OHAL ile alınabilecek tedbirler

OHAL Kanunu yöneticilere ayrıca şu tedbirleri alma imkanı sağlar:

-Bölgenin belirli yerlerinde yerleşimi yasaklamak, belirli yerleşim yerlerine girişi ve buralardan çıkışı sınırlamak, belli yerleşim yerlerini boşaltmak veya başka yerlere nakletmek,

-Resmi ve özel her derecedeki öğretim ve eğitim kurumlarında öğrenime ara vermek ve öğrenci yurtlarını süreli veya süresiz olarak kapatmak.

-Gazino, lokanta, birahane, meyhane, lokal, taverna, diskotek, bar, dansing, sinema, tiyatro ve benzeri eğlence yerleri, oyun salonları, otel, motel, kamping, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerini denetlemek ve bunların açılma ve kapanma zamanını tayin etmek, sınırlamak, gerektiğinde kapatmak ve bu yerleri olağanüstü halin icaplarına göre kullanmak.

-Bölgede olağanüstü hal hizmetlerinin yürütülmesi ile görevli personelin yıllık izinlerini sınırlamak veya kaldırmak.
-Bölge sınırları içerisindeki tüm haberleşme araç ve gereçlerinden yararlanmak ve gerektiğinde bu amaçla geçici olarak bunlara el koymak.

-Tehlike arz eden binaları yıkmak; sağlığı tehdit ettiği tespit olunan taşınır ve taşınmaz mallar ile sağlığa zararlı gıda maddelerini ve mahsullerini imha etmek.

-Gerekli görülen zaruri ihtiyaç maddelerinin dağıtımını düzenlemek.

-Halkın beslenmesi, ısınması, temizliği ve aydınlanması için gerekli gıda madde ve eşyalarla her türlü yakıtın, sağlığın korunmasında, tedavide ve tıpta kullanılan ilaç, kimyevi madde, alet ve diğer şeylerin, inşaat, sanayi, ulaşım ve tarımda kullanılan eşya ve maddelerin, kamu için gerekli diğer mal, eşya, araç, gereç ve her türlü maddelerin imali, satımı, dağıtımı, depolanması ve ticareti konularında gerekli tedbirleri almak, bu yerlere gerektiğinde el koymak, kontrol etmek ve bu malları satıştan kaçınan, saklayan, kaçıran, fazla fiyatla satan, imalatını durduran veya yavaşlatanlar hakkında fiilin işleniş şekli veya niteliği de nazara alınarak işyeri bulunduğu mahal için hayati önem taşımadığı takdirde işyerini kapatmak,

-Kara, deniz ve hava trafik düzenine ilişkin tedbirleri almak, ulaştırma araçlarının bölgeye giriş ve çıkışlarını kayıtlamak veya yasaklamak.

Yayınlara cezalar

-Olağanüstü hal ilan edilen yerlerde bölge valisi veya il valisi tarafından alınan tedbirlere aykırı hareket edenler, emirleri dinlemeyenler veya istekleri yerine getirmeyenler veya kimliklerine dair kasten gerçeğe aykırı bilgi verenler veya bilgi vermekten çekinenler, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca üç aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

-Özel maksatla kamunun telaş ve heyecanını doğuracak şekilde asılsız, mübalağalı havadis ve haber yayan veya nakledenler, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Eğer fiil, fail tarafından bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmiş ise hapis cezası bir yıldan ve ağır para cezası otuz bin liradan aşağı olamaz. Bu suçlar basın ve yayın organları vasıtasıyla işlenirse fail ve mesulleri hakkında verilecek cezalar bir misli artırılır.

-Devlet Memurları Kanunu kapsamına giren bütün personele OHAL kanunu uyarınca verilen görevleri yapmamaları veya savsaklamaları veya alınan tedbirlere uymamaları halinde, tabi oldukları disiplin mevzuatında bu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğine bakılmaksızın, durumun ağırlığını dikkate alarak uyarma, kınama ve aylıktan kesme disiplin cezalarını doğrudan doğruya vermeye ve uygulamaya yetkilidirler.

Paylaşın

Türkiye Genelinde Okullar 20 Şubat’a Kadar Kapalı

Milli Eğitim Bakanı Özer, Türkiye genelinde okulların 20 Şubat’a kadar kapalı kalacağını açıkladı. Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) tüm yükseköğretim kurumlarında bahar eğitim ve öğretim dönemi açılışının ikinci duyuruya kadar ertelendiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “10 binlerce öğretmenimiz sahada dolayısıyla bu süreci aksatmamak için Türkiye genelinde 13 Şubat’a kadar olan tatili bir hafta daha uzatıyoruz. Yani 20 Şubat itibarıyla eğitim ve öğretim başlayacak” dedi.

Bakan Özer, ayrıca deprem bölgesinde bulunan okullarda devam şartının aranmayacağını açıkladı.

NTV canlı yayınına katılan Bakan Özer, depremden etkilenen 10 ilde “2. dönemde tüm kademelerde devam şartı aranmayacak. Tüm öğrenciler istedikleri taktirde çevre illerdeki okullara nakilleri yapılacak.” açıklamasında bulundu.

Bakan Özer, farklı illerden gönüllü olarak deprem bölgesine giden öğretmenlerin okullar açıldığında izin durumlarıyla ilgili çalışmaların yapıldığını ve önümüzdeki günlerde duyurulacağını belirtti.

Yükseköğretim kurumlarında bahar eğitim ve öğretim dönemi ertelendi

YÖK de tüm yükseköğretim kurumlarında bahar eğitim ve öğretim dönemi açılışının ikinci bir duyuruya kadar ertelendiğini açıkladı. YÖK tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 günü meydana gelen ve 10 ilimizi doğrudan etkileyen deprem nedeniyle;

Bu bölgeden olup diğer illerdeki yükseköğretim kurumlarımızda öğrenim gören öğrencilerimizin eğitim ve öğretime katılamayacak olmaları,

Bu öğrencilerimizden bir kısmının yakınlarının afetten doğrudan etkilenmiş olmaları,

Yükseköğretim kurumlarımızdaki başta öğrencilerimiz olmak üzere akademik ve idari personelimizin arama, kurtarma ve yardım faaliyetlerine katılmaları,

dikkate alınarak tüm yükseköğretim kurumlarımızda bahar eğitim ve öğretim döneminin açılışı ikinci bir duyuruya kadar ertelenmiştir.

Paylaşın

“Seçimlerin 14 Mayıs’ta Yapılmasının Önünde Ciddi Zorluklar Var”

Londra merkezli haber ajansı Reuters’a konuşan bir Türk yetkili, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin depremden etkilenen bölgede yaşadığına işaret ederek, ”Seçimler için karar vermek için erken” dedi ve ekledi:

“Yeni girdiğimiz seçim döneminden çıkmış gibiyiz. Gelişmelere bakacağız ancak şu anda seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasının önünde ciddi zorluklar var.”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, Reuters ajansına konuşan bir Türk yetkili, 14 Mayıs’ta düzenlenmesi planlanan seçimlere ilişkin açıklamalarda bulundu. İsmi açıklanmayan yetkili yıkımın, 14 Mayıs’ta seçimlerin yapılmasının önünde ‘çok ciddi zorluklar çıkardığını’ dile getirdi.

Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 15’inin depremden etkilenen bölgede yaşadığına işaret ederek ”Seçimler için karar vermek için erken” diyen yetkili, şöyle devam etti: “Yeni girdiğimiz seçim döneminden çıkmış gibiyiz. Gelişmelere bakacağız ancak şu anda seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasının önünde ciddi zorluklar var.”

“Twitter’a erişim engeli halkın hayal kırıklığını artırdı”

Reuters’da yer alan başka bir haberde ise Türkiye’de dün gece uygulanan Twitter’a erişim engeline değinildi. “Yaklaşık 12 saatlik erişim engeli, müdahalelerin hızı konusunda halkın hayal kırıklığını artırdı” denilen haberde, erişim yasağının muhalefet partilerinden eleştiri topladığı belirtildi.

Reuters’a konuşan bir başka yetkili, engelin yardım çağrılarını geçici olarak kesintiye uğrattığını ancak söz konusu kararın ‘bir zorunluluk’ olduğunu savundu. Yetkili, “Bazı hesaplardan asılsız iddialar, iftiralar, hakaretler ve dolandırıcılık amaçlı paylaşımlar yapıldığı için bu yapılmak zorundaydı” dedi.

Paylaşın

Depremler: Can Kaybı 17 Bin 674’e Yükseldi

En az 10 ili etkileyen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 17 bin 674’e yükseldi. Ekiplerin arama kurtarma çalışmaları ise devam ediyor.

Haber Merkezi /Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Maraş merkezli depremlerde 17 bin 674 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Enkazdan kurtarılan ve tedavisi devam edenlerin sayısının 72 bin 879 olduğu açıklandı.

Oktay, son 24 saatte 121 yurttaşın enkazdan sağ kurtarıldığını bildirdi. Oktay, “Kilis ve Şanlıurfa’da arama kurtarma çalışmaları tamamlandı. Diyarbakır, Adana, Osmaniye’de arama kurtarma çalışması büyük oranda tamamlanmıştır.” dedi.

OHAL kararı Resmi Gazete’de

Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Antep, Hatay, Maraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Urfa’da üç ay süreyle Olağanüstü Hal İlan OHAL edilmesine dair karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

AFAD: 28 bin 44 vatandaşımız afet bölgesinden tahliye edildi

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 4 bin 607’si kara yolu ve demir yolu, 23 bin 437’si hava yolu ile olmak üzere toplam 28 bin 44 kişinin afet bölgesinden tahliye edildiğini duyurdu.

AFAD’dan yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen ve barınma ihtiyacı nedeniyle il dışına gitmek isteyenler için jandarma ekiplerince 10 ilde tahliye alanları oluşturulduğu belirtildi, tahliye alanlarının detayları paylaşıldı.

Açıklamada, “Oluşturulan bu noktalara tahliye talebiyle başvuran vatandaşlarımızın tahliyesi yetkililerce belirlenecek olan en uygun vasıtalarla sağlanmaktadır. 9 Şubat 2023 saat 11.38 itibarıyla kara yolu ve demir yolu aracılığıyla 4 bin 607, hava yolu aracılığıyla 23 bin 437 olmak üzere toplam 28 bin 44 vatandaşımız afet bölgesinden tahliye edilmiştir. Tahliye olan vatandaşlarımız, gidecekleri illerdeki valilikler ve AFAD koordinasyonunda belirlenen barınma alanlarına ve misafirhanelere yerleştirilmektedir. Kendi imkanlarıyla ulaşım sağlayıp afet bölgesinden ayrılmak isteyen vatandaşlarımız, çıkış yapmadan önce bulundukları yerlerdeki jandarma tahliye noktalarına bildirim yapmaları halinde, gidecekleri illerdeki barınma noktalarına yönlendirmeler yapılmaktadır” denildi.

Şanlıurfa ve Kilis’te arama kurtarma çalışmaları sona erdi

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), depremlerden diğer illere kıyasla daha az etkilenen Kilis’te arama ve kurtarma çalışmalarının sona erdiğini ve buradaki ekiplerin diğer illere kaydırıldığını duyurdu.

AFAD, daha önce Şanlıurfa’da da arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlandığını açıklamıştı

Paylaşın

Kahramanmaraş Depremleri Seçimlerde Erdoğan Üstünde Baskı Oluşturdu

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde binlerce kişinin hayatını kaybetti. Depremlerin vurduğu 10 ilde üç ay süreyle olağanüstü hal ilan (OHAL) edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde, binlerce kişinin öldüğü depremlerin ardından 14 Mayıs’ta yapılacağını ilan ettiği seçimleri erteleme konusunda henüz bir plan değişikliği bulunmuyor.

Fransız haber ajansı AFP, onbinlerce yurttaşın ölümüne neden olan Maraş depremlerinin cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki muhtemel etkilerinin kaleme alındığı bugün yayımlanan haberini “Ölümcül deprem, mayıstaki seçimlerde Erdoğan üstünde baskı oluşturdu” başlığıyla verdi.

Türkiye ve Suriye’de ölenlerin sayısının 15 bini geçtiği belirtilerek başlayan haberde 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlerden “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerinin en büyük sınavı” diye bahsedildi.

Ajans, “Erdoğan, pazartesi yaşanan felaketten önce de bir dizi krizi yatıştırmaya çalışıyordu” ifadelerini kullandı ve cumhurbaşkanının “ekonomiye alışılmışın dışındaki yaklaşımının ülkeyi enflasyonist sarmala sürüklediğini” öne sürdü.

Haberde son yıllarda yaşanan orman yangınları gibi çevre felaketlerinin ve hükümete yönelik yolsuzluk iddialarının iktidara zorluk yarattığı ve Erdoğan’ın da bu yüzden deprem müdahalelerinde atağa geçtiği öne sürüldü.

Ajans, Erdoğan’ın depremden saatler sonra Ankara’da basın açıklaması yaptığını ve felaketin üç günü boyunca ekranlardan halka seslenmeye devam ettiğini belirtti.

Haberde, cumhurbaşkanının depremin en sert vurduğu illerden olan Hatay’daki konuşmasında hükümetin “eksikliklerini” kabul ettiğini ama “böyle bir felakete hazır olunamayacağının” altını çizdiği aktarıldı.

Devamında 1999’daki Gölcük depreminin ardından dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in çok eleştildiği hatırlatıldı ve Erdoğan’ın 2002’de iktidara gelmesinde “daha iyi felaket yönetimi vaadinin” etkili olduğu iddia edildi.

AFP, uzmanların “Erdoğan’ın krizi iyi yönetmesi halinde pozisyonunu güçlendirebileceğini fakat başarısız olursa sonunun Ecevit gibi olabileceğini” söylediklerini aktardı.

Haberde Londra merkezli siyasi risk danışmanlık şirketi Teneo’dan Wolfango Piccoli’nin şu değerlendirmesine yer verildi :

Etkili bir acil durum müdahalesi, Erdoğan’ın liderliğindeki ulusal dayanışma duygusunu tetikleyerek cumhurbaşkanı ve partisini güçlendirebilir. Fakat depremin büyüklüğü hükümete ciddi zorluk yaratacak.

Ajansa konuşan Britanya merkezli Dış Politika Merkezi’nde araştırma görevlisi olan Emre Çalışkan da “Deprem sonrası müdahale başarılı olmazsa, Erdoğan mayıstaki seçimleri kaybedebilir” dedi.

Haberde, Türkiye’nin güneyinde yakınlarını enkazdan kurtaramayan ailelerin hükümete “ateş püskürdüğü” yazıldı ve hayatta kalanların da 24 saatten daha uzun bir süre boyunca devletin yardım görevlilerinin yiyecek ve barınak sağlamasını beklediği öne sürüldü.

Yakınlarını depremde kaybeden analist Gönül Tol, Hatay’da AFP muhabirine görüş verdi ve “Erdoğan iktidarının bu felaketten etkilenmemesi imkansız” dediği aktarıldı.

Ayrıca haberde Tol’un şu ifadelerine yer verildi:

1999’da sivil toplum kuruluşları yardım etmek için yorulmadan çalışmıştı. Bu kez sayıları daha az çünkü Erdoğan 2016’daki darbe girişiminin ardından pek çok sivil toplum kuruluşu üstünde baskı kurdu.

Haberde yer alan fotoğraflardan birinin altındaysa “Önceki afetlerde görünür bir liderlik etmekten kaçınmış olan Erdoğan, bu kez ön planda” ifadeleri kullanıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Enkaz Altında En Fazla Ne Kadar Süre Hayatta Kalınabilir?

En az 10 ili etkileyen Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerde can kayıpları artarken, ekiplerin arama kurtarma çalışmaları ise devam ediyor. Kurtarma ekipleri, enkaz altındaki birçok kişiyi sağ çıkarmayı başardı.

Kritik saatlerin ardında kurtarılan kişiler basında genellikle “mucize” diye niteleniyor. Ancak uzmanlar nadir de olsa günler sonra bile hayatta kalabilen depremzedelerin olduğunu söylüyor.

Ancak bu, ne kadar yaralı olduklarına, enkaz altında nasıl kapana kısıldıklarına ve hava koşullarına bağlı.

“7 gün hayatta kalanlar var ama nadir”

Haber ajansı AP’nin aktarımına göre çoğu kurtarma olayı, felaketten sonraki ilk 24 saat içinde gerçekleşiyor. Bundan sonra uzmanlar, hayatta kalma şansının her geçen gün düştüğünü söylüyor.

Suya ve havaya yerişim de göçük altındaki depremzedeler için son derece önemli.

Türkiye ve Suriye’yi etkileyen bu şiddetli depremlerde ise hava koşulları, kurtarma çabalarını olumsuz etkiledi. Sıcaklıklar donma noktasının epey altına düştü.

ABD’deki Massachusetts Genel Hastanesi’nde acil durum ve afet tıbbı uzmanı Dr. Jarone Lee, “Genellikle, 5. ila 7. günden sonra hayatta kalanlar nadiren görülüyor” ifadelerini kullandı.

7 günlük sınırı geçtikten sonra hayatta kalan birçok insan hikayesi de var. Ne yazık ki, bunlar genellikle nadir ve olağanüstü durumlar.

Havanın çok sıcak olması da iyi değil

Öte yandan havanın çok sıcak olması da enkaz altındaki depremzedelerin dayanma gücünü azaltabilir. Zira sıcakta bu kişiler terlemeye ve aşırı ısınmaya başlayabilir.

Auerbach, “Daha fazla su kaybedersiniz” diyor: Birkaç gün boyunca su kaybetmeye devam edemezsiniz.

Ciddi yaralanmalarda ilk saat kritik

Northwestern Üniversitesi Feinberg tıp fakültesinde acil tıp uzmanı Dr. George Chiampas, ezilme yaralanmaları ve uzuv kopmaları gibi durumlardan mustarip kişilerin durumunun en kritik olduğunu belirtti: Onları bir saat içinde, o altın saatte çıkarmazsanız, hayatta kalma şansları gerçekten çok düşük.

Chiampas, devamlı ilaç kullanmak zorunda olanların da şansının hızla düşebileceğini ifade etti.

Haiti ve Nepal’deki depremlerden sonra kurtarma ekiplerinde görev alan Stanford Üniversitesi acil tıp profesörü Dr Paul Auerbach da, “Yaralanma ne kadar ciddiyse, hayatta kalma şansı o kadar az” diye konuştu.

Yaş, fiziksel ve zihinsel durum kritik önemde

Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco’dan acil tıp uzmanı Dr. Christopher Colwell, “Gerçekten mucizevi bazı kurtarmalar yaptığımız ve insanların korkunç koşullar altında hayatta kaldığı birçok farklı senaryo oluyor” dedi.

Bu kişiler daha genç insanlar olma eğiliminde veya molozda bir cep ya da hava ve su gibi gerekli şeylere erişmenin bir yolunu bulacak kadar şanslılar.

Bunun yanı sıra zihinsel durum da hayatta kalma şansını etkileyebilir. Chiampas, diğer hayatta kalanlarla veya kurtarma ekipleriyle hiçbir teması olmayan, cesetlerin yanında mahsur kalmış insanların umutlarını yitirebileceğini kaydetti: Yanınızda yaşayan biri varsa, mücadeleye devam etmek için birbirinize yaslanıyorsunuz.

“Mucizeler”

2011 Japonya depremi ve tsunamisinden sonra, bir genç ve 80 yaşındaki büyükannesi, enkazda 9 gün mahsur kaldıktan sonra canlı bulunmuştu. Bundan bir yıl önce de 16 yaşındaki Haitili bir kız çocuğu da 15 gün sonra göçükten kurtarılmıştı.

Auerbach, “İnsanlar 10 gün sonra enkazdan çıkarılan birini gördüğünde ‘Bu bir mucize’ diyor” ifadelerini kullandı: Duygusal açıdan bakıldığında mucize. Ama fizyolojik açıdan mümkün.

Enkazda yapılmaması gerekenler

Enkaz altında hayatta kalma şansını artırmak için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar da var. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) göçük altında yapılmaması gerekenlerle ilgili şunları aktarıyor:

Kibrit ve çakmak yakmayın.
Hareket etmeyin ve toz kaldırmayın.
Ağzınızı ve burnunuzu mendil ya da kıyafetinizle kapatın.
Borulara ya da duvarlara vurarak yerinizi arama kurtarma ekiplerine bildirmeye çalışın ve ıslık çalın.
Bağırmayı son çare olarak kullanın. Çünkü bağırmak tehlikeli boyutlarda toz yutmanıza neden olabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın