AFAD Duyurdu: Depremlerde Can Kaybı 41 Bin 156’ya Yükseldi

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ’ı etkileyen depremlerde 41 bin 156 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Haber Merkezi / Arama kurtarma çalışmalarına 35 bin personelin destek verdiğini belirten AFAD Başkanı Yunus Sezer, “Şu anda aktif 19 bin 436 personel çalışmalara devam ediyor” dedi.

Sezer, yurt dışından 11 bin 488 arama kurtarma personelinin Türkiye’ye geldiğini ve bunların 3 bin 272’sinin şu anda aktif çalışmada olduğunu söyledi.

15 binada arama kurtarma çalışmasının devam ettiğini belirten Sezer, “20 bin 870 binada enkaz çalışmaları yürütüldü” dedi.

Tahliye merkezlerine başvurarak tahliye olanların sayısını 392 bin 287 olarak açıklayan AFAD Başkanı, şu anda 7 bine yakın konteyner kurulduğunu, iki ay içinde en az 100 bin konteynerin kurulmasının hedeflendiğini söyledi.

1788 refakatsiz çocuğun 1225’i ailesine teslim edildi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, depremlerde tespit edilen 1225 refakatçisiz çocuğun ailelerine teslim edildiğini açıkladı.

TRT Haber’e konuşan Bakan Yanık, “1788 refakatsiz çocuğumuzun 1225’ini ailesine teslim ettik, 479’unun halen hastanede tedavisi devam ediyor” dedi.

Çocukların çok yakından takip edildiğini belirten Yanık, sadece hastanede değil, enkaz altında vefat etmiş çocukların da kimliğini tespit ederek ailelerine bilgi verdiklerini söyledi ve şöyle devam etti:

“Bizim devlet olarak herhangi bir şekilde refakatsiz bir çocuğu bir derneğe, vakıfa, STK’ya herhangi bir yere teslim etmemiz söz konusu değildir.”

Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da eğitime verilen ara 27 Mart’a kadar uzatıldı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, depremin etkilediği 11 ilden 10’unu 3 kategoriye ayırdıklarını belirtti ve “Adana, Kilis, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da merkez ve tüm ilçelerde 1 Mart itibarıyla eğitim ve öğretime başlıyoruz” dedi.

Malatya Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklamalarda bulunan Özer, Gaziantep ve Osmaniye’de eğitim-öğretime verilen arayı 13 Mart’a kadar uzattıklarını; Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da ise eğitim öğretime verilen aranın 27 Mart’a kadar uzatıldığını kaydetti.

Elazığ’ın Palu ilçesinde de bu sabaha karşı en büyüğü 4,8 büyüklüğünde olmak üzere üç deprem meydana geldi. Ayrıca Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre, Kahramanmaraş’ta da sabah saatlerinde 4,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, deprem bölgesinde bir suçiçeği vakasının saptandığını belirtirken, “Akut bağırsak enfeksiyonlarında artış var, az sayıda hasta yatırılarak tedavi ediliyor. Grip ve benzeri vakalarda salgın oluşturacak durum görülmüyor” dedi.

Bugüne kadar herhangi bir bulaşı hastalık salgının olmadığını belirten Koca, bölgede şebeke suyunun kullanımıyla ilgili olarak da uyarılarda bulundu:

“Valilik ya da kaymakamlıkların ‘Musluk suyu içilebilir’ duyurusuna kadar içme ve diş fırçalama için ambalajlı sular tercih edilmeli, şebeke suyu temizlik için kullanılmalıdır.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise deprem bölgesindeki illerde 118 bin binanın yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı durumdaolduğunun tespit edildiğini açıkladı.

Gaziantep AFAD’da kurulu Deprem Koordinasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantının ardından konuşan Kurum, “Deprem bölgesinde yapmış olduğumuz çalışmalar çerçevesinde bugüne kadar 3 milyon 520 bin bağımsız bölümden oluşan 927 bin binanın incelemesi tamamlanmıştır. Bu kapsamda 118 bin binada 412 bin bağımsız bölümü yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olarak tespit ettik. Gaziantep genelinde de 37 bin bağımsız bölümden oluşan 16 bin binayı yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olarak tespit ettik” dedi.

Bakan Kurum, 11 ilde 7 bin 328 uzman personelle gerçekleştirdiklerihasar tespitlerinibirkaç gün içerisinde tamamlayacaklarını söyledi.

Yeni yerleşim alanlarının ön tespitlerini yaptıklarını ve bilim insanlarıyla ayrıntılı bir şekilde zemin etüt çalışmaları yapacaklarını belirten Kurum, “Konutlarımız zemin artı 3-4 katı geçmeyecek ve yöresel, kültürel ihtiyaçlar neyse bu ihtiyaçlar doğrultusunda planlanıyor” ifadelerini kullandı.

Bilim insanları yeni konutlar yapılmadan önce zemin etüd çalışmalarının yapılması ve fay hatlarının üzerine inşadan kaçınılması konusunda uyarıyor.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yıkılan binalarda sorumluluğu olan 134 kişi hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle 24 kişi tutuklandı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya paylaşımları nedeniyle 129 kişinin gözaltına alındığını, 24 kişinin tutuklandığını açıkladı.

EGM, bu kişilerin halkın üzerinde “korku ve panik yaratmak amacıyla provokatif paylaşımlarda bulunduğunu” kaydetti.

EGM’nin internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, bu tür paylaşımlarda bulunan 775 hesap yöneticisinin tespit edildiği ve 441’i hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi.

Erdoğan’ın deprem bölgesindeki açıklamaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremden etkilenenlere yapılacak yardımlar konusunda Erdoğan, “Konteyner kentler dışında barınacaklara ev sahibi olanlar için aylık 5 bin lira, kiracı olanlar için aylık 2 bin lira kira yardımı yapacağız” dedi.

Süpermarketlerde “yağmalar” olduğunu da söyleyen Erdoğan, “Market sahiplerine müracaat etseler. O market sahibi zaten onlara verir. Şu anda yardım bölgesine TIR’lar geliyor mu? Geliyor. Bu millet cefakar, vefakar. Her şeyden önce Müslümanız, bir ekmeği paylaşmasını da biliriz. Hiç kimseyi aç açıkta bırakmayacağız” dedi.

Erdoğan daha önceki açıklamalarında, “Yapılacak olan hasar tespitiyle birlikte su anda geçiş süreci için vatandaşlarımıza 10’ar bin lira nakdi yardım yapacağız ve bu nakdi yardımla bu geçiş sürecini en azından sıkıntıları biraz olsun hafifletmiş olalım istiyoruz” dedi.

Erdoğan, “Hedefimiz 1 yıl içinde yıkılan binaların yerine konutlarımızı zemin artı 2-3-4 olmak üzere yapmak. Süreci ne yazık ki siyasi istismara dönüştürenler var. Bu istismara benim vatandaşım, halkım asla prim vermeyecektir” diye konuştu.

Depremden etkilenen 10 ilde OHAL ilan edildi. Daha sonra bu illere Elazığ da katıldı.

Erdoğan, OHAL’in ilanıyla ilgili olarak, “Türkiye’de bu süreci istismar eden tefeci ve fitne gruplarına müdahale imkanını devlete vermiş olacak” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu YÖK’ü Uyardı: Bu Had Aşmaktır

Üniversitelerin yaza kadar eğitime uzaktan devam edilmesi kararına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “YÖK’ü uyarıyorum; bu had aşmaktır, gençlerin hayatıyla oynamaktır! Bir sonraki atacağımız adımlar ricanın ötesinde olacaktır. Üniversiteleri açın.” dedi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ayrıca, yüz yüze eğitime geçilmesi durumunda CHP’li belediyelerin tüm lojistik desteği sağlayacağını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından üniversitelerin yaza kadar eğitime uzaktan devam edilmesi kararına bir kez daha tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerin yüz yüze eğitime ilişkin tüm lojistik desteği sağlayacağını söyleyerek şöyle dedi:

Bu had aşmaktır

“Dün üniversiteleri ve rektörleri nasıl tehdit ettiğinizi biliyorum. Üniversiteleri açın, bölgeden gelip barınma sorunu olan herkesi yerleştirmeye talibiz. Belediyelerimizle birlikte bu işin tüm lojistik ihtiyaçlarını karşılamaya varız. Siz okulları açın, gerisini bize bırakın.

“Ayrıca YÖK’ü uyarıyorum; bu had aşmaktır, gençlerin hayatıyla oynamaktır! Bir sonraki atacağımız adımlar ricanın ötesinde olacaktır. Üniversiteleri açın.”

Uzaktan eğitim nasıl olacak?

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından, yükseköğretim kurumlarında 20 Şubat’tan itibaren uzaktan eğitime başlanabileceği, şartların elverişli hale gelmesi durumunda nisan ayı başı itibarıyla hibrit öğretim seçeneğinin de değerlendirilebileceğine karar verilmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu kararlar sonrasında, öğrenciler tarafından sıkça sorulan 16 soruyu resmi internet sitesi üzerinden yanıtladı. Sorular ve cevapları şöyle:

1- Bahar yarıyılı ne zaman başlayacak?

2022-2023 bahar yarıyılının, 20 Şubat 2023 tarihinden itibaren ne zaman başlayacağına yükseköğretim kurumlarının yetkili kurulları karar verecek. Öğrencilerin, kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumlarının duyurularını takip etmesi gerekiyor.

2- 2022-2023 bahar yarıyılında eğitim ve öğretim nasıl yürütülecektir?

Eğitim ve öğretim uzaktan öğretim (online) yöntemi ile yürütülecek.

3- Uzaktan öğretim tüm bahar yarıyılında mı uygulanacak?

Uzaktan öğretim kararı, 2023 yılı nisan ayı başında yeniden gözden geçirilecek. Şartlar elverişli hale gelirse Yükseköğretim Kurulu kararlarıyla harmanlanmış (hibrit) öğretim usulleri de değerlendirmeye alınabilecek.

4- Derslerin teorik ve uygulamalı kısımları yüz yüze yapılabilir mi?

Yükseköğretim sisteminde, laboratuvar, atölye, saha ve benzeri bazı dersler teori ve uygulama diye kendi içinde iki kısımdan oluşuyor. Teori ve uygulamanın toplamı dersin toplam kredisini oluşturuyor. Bu şekildeki derslerin teorik kısmı uzaktan öğretim yöntemi ile yapılacak. Derslere ait uygulama kısmı ise bu yılın nisan ayından sonraya bırakılacak. Uzaktan öğretimin nisan ayından sonra da devam etmesi halinde bu şekildeki uygulamalar, yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının alacağı karar ile yaz döneminde yapılabileceği gibi bir sonraki eğitim ve öğretim dönemine de ertelenebilecek veya uygulamalı proje çalışmalarıyla tamamlanabilecek.

5- Uygulamalı eğitimler hangi programları kapsamaktadır ve bunlar nasıl verilecektir?

Uygulamalı eğitimler, tıp fakültesinin 4, 5 ve 6. sınıf öğrencilerini, diş hekimliği fakültesinin 4 ve 5. sınıf öğrencilerini, veterinerlik fakültesinin 5. sınıf öğrencilerini, (7+1) programı uygulayan teknoloji ve mühendislik fakültelerinin (+1) dönemdeki öğrencileri, hemşirelik, ebelik, denizcilik ve diğer tüm yükseköğretim programlarında İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri, (6+2) veya (7+1) programı uygulayan spor bilimlerinin (+1) veya (+2) dönemdeki öğrencileri, (3+1) veya (2+1) programı uygulayan meslek yüksekokullarının (+1) dönemdeki öğrencileri, meslek yüksekokullarının İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri ve öğretmenlik uygulaması dersinin öğrencilerini kapsayacak. Bu öğrenciler uygulamalı eğitimlerini yüz yüze mahallinde yapabilecek. Öğrenciler bu konuda ayrıntılı bilgiyi kayıtlı oldukları üniversiteden edinebilecek.

6- Mezun durumuna gelmiş ve stajı eksik kalmış öğrenciler stajlarını nasıl tamamlayacak?

Mezun duruma gelmiş ve stajı eksik kalmış ön lisans ve lisans programı öğrencileri, kayıtlı oldukları programın müfredatında yer alan zorunlu stajlarını ilgili iş yerlerinde yüz yüze yerine getirecek.

7- Deprem bölgesindeki bir kısım üniversiteler neden diğer üniversiteler ile eşleştirildi?

Depremden etkilenen illerdeki bazı üniversiteler, diğer illerdeki üniversitelerle eşleştirildi. İlgili üniversitelerin rektörleri ile de görüşülerek yapılan bu eşleştirme, söz konusu üniversitelerin kendi aralarında akademik ve idari görevlendirme ile bilişim alanında işbirliği yapabilmeleri için gerçekleştirildi.

8- Deprem bölgesindeki bazı üniversiteler neden eşleştirilmedi?

Deprem bölgesindeki üniversitelerin mevcut durumu yerinde değerlendirilerek ve üniversitelerin rektörleri ile de görüşülmek suretiyle öğrencilerin eğitim ve öğretim imkanlarını güçlendirmek amacıyla eşleştirme yapıldı. Eğitim ve öğretim hizmetini yürütmesine engel bir durumu olmayan üniversitelerle ilgili herhangi bir eşleştirme yapılmadı.

9- Özel öğrencilik ne fayda sağlar?

Özel öğrencilik statüsü bir öğrencinin kayıtlı olduğu üniversiteden farklı bir üniversitedeki eş değer diploma programından ders alabilmesine ve başarılı olduğu derslerin kredisini saydırabilmesine imkan veriyor.

10- Yükseköğretim Kurulunun 17 Şubat 2023 tarihli kararlarına göre hangi öğrenciler özel öğrencilik statüsünden faydalanabilir?

“Depremden etkilenen illerdeki üniversitelerde kayıtlı öğrenci olmak veya birinci derece yakınları deprem bölgesindeki illerde ikamet edip deprem bölgesi dışındaki illerde bulunan üniversitelerde kayıtlı olmak” ve “Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği kapsamındaki programlarda kayıtlı öğrenci olmak” iki şartını birlikte sağlayan öğrenciler özel öğrencilik statüsünden yararlanabilecek.

11- Özel öğrencilik statüsü için nereye ve ne zaman başvuruda bulunulmalıdır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenciler, özel öğrencisi olmak istedikleri üniversiteye başvuracak. Özel öğrencilik başvurusunun, başvuruda bulunulacak üniversitenin bahar yarıyılı eğitim ve öğretime başlama tarihinden itibaren 3 hafta içinde yapılması gerekecek. Bu nedenle özel öğrenci statüsüne başvuracak öğrencilerin, ilgili üniversitenin bahar yarıyılı açılış tarihini yakından takip etmeleri önem taşıyor.

12- Özel öğrencilik statüsü için nasıl başvuru yapılır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenci hazırlayacağı başvuru dilekçesi ile özel öğrenci olmak istediği üniversitenin öğrenci işleri daire başkanlığına başvuracak. Dilekçesine YÖK e-transkript üzerinden aldığı öğrencilik belgesini de ekleyecek. Başvuru yapılan üniversite 10. soruda açıklanan şartları sağlayan öğrenciyi ilgili programa ve sınıfa kaydedecek. Dönem sonunda öğrencinin esas kayıtlı olduğu kendi üniversitesi, başkaca bir işleme gerek olmaksızın öğrencinin başarı durumunu YÖK e-transkript üzerinden kabul edecek.

13- Öğrenciler başvuruları kabul edildikten sonra ne yapmalıdır? Özel öğrencilik için öğrenim ücreti ödenecek mi?

Özel öğrenci statüsü kazanan öğrenci, kendi üniversitesinin öğrenci işleri daire başkanlığına özel öğrencilik statüsü kazandığını yazılı olarak bildirecek, özel öğrencilik için ayrıca bir ücret ödenmeyecek.

14- 2022-2023 bahar yarıyılında kayıt dondurma hakkından kimler faydalanabilir?

Talep eden her üniversite öğrencisi, bahar yarıyılında kayıt dondurabilecek. Kayıtlı olduğu üniversitenin bahar yarıyılının başlangıç tarihinden itibaren 3 hafta içinde dileyen öğrenci kayıt dondurma başvurusunda bulunabilecek. Öğrencinin kayıt dondurduğu dönem azami öğrenim süresinden sayılmayacak. Mazeretleri nedeniyle kayıt dondurma tarihlerinde başvuru yapamayanların, mazeretlerini belgelendirerek başvurmaları halinde talepleri üniversitelerince yeniden değerlendirilecek.

15- Deprem nedeniyle sınavlara katılamamış öğrencilerin durumu ne olacak?

6 Şubat ve sonrasında 2022-2023 güz yarıyılı ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarına ait sınavlar için yükseköğretim kurumları yeni bir tarih belirleyerek telafi sınavları yapacak.

16- Depremden etkilenen iller hangileridir?

Depremden etkilenen iller, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ile Sivas’ın Gürün ilçesi.

Paylaşın

Demirtaş, Siyasetçilerin Depremzedelerle Kurduğu İlişkiyi Eleştirdi

Siyasetçilerin depremzedelerle kurduğu ilişkiyi eleştiren eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Siyaset sadece düşünce değil, daha çok da duygu işidir. Gerisi tüccarlıktır” ifadelerini kullandı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, siyasetçilerin depremzedelerle kurduğu ilişkiyi eleştirdi.

Demirtaş’ın Twitter hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Kaç parti başkanı, kaç siyasetçi gecelerini çadırlarda yurttaşlarla geçirdi? Kaçı susuz, tuvaletsiz, banyosuz soğuk 13 gün ve geceyi çocuklarıyla geçiren anne ve babayı tam olarak yüreğinde hissedebildi? Umutsuz, çaresiz, yaralı halk için kaçı kan ağlıyor? Gerisi boştur.

Siyaset, acılı insanların yanında inşa edilmezse gerçekçi, kalıcı olamaz. Ancak acıyı hisseden siyasetçinin sesinde, yüzünde, çözüm önerilerinde hakikati görebiliriz. Siyaset sadece düşünce değil, daha çok da duygu işidir. Gerisi tüccarlıktır.”

HDP: Depremzedeler için kiraları sabit tutun

Öte yandan HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar da mülk sahiplerine ‘kiraları sabit tutma’ çağrısı yaptı.

Buldan ve Sancar’ın açıklaması şöyle: “Büyük depremde yaşanan yaraları hep birlikte sarmak için yoğun bir dayanışma gerçekleşiyor. Bu dayanışma çabası ve ruhu geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor.

İlk günden binlerce ailemiz evlerini depremzedelere koşulsuz açtı. Bunun için onlara yürekten teşekkür ediyoruz. Ancak az da olsa bizi üzen bazı gelişmeler var.

Özellikle kent merkezlerindeki kira fiyatlarında orantısız bir artış olduğu yönünde bilgiler geliyor. Bu büyük afetin etkilerini azaltmak için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız.

Depremzedelerin daha fazla mağdur olmaması için mülk sahiplerine çağrıda bulunuyoruz: Kiraları sabit tutun. Halkımızın mağdur olmasına yol açmayın.

Hep birlikte dayanışarak bu zor günleri atlatalım. Şimdi dayanışma zamanı!”

Paylaşın

Depremzedelere Hangi Yardımlar Yapılacak? İçişleri Bakanlığı Açıkladı

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler 11 ilde büyük yıkıma sebep olurken, 40 binin üzerinde can kaybına, 100 binin üzerinde kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından afetzedelere yapılacak yardımlara ilişkin sıkça sorulan soruları ve yanıtlarını yayımladı.

1- Afetzedeler için nakdi yardım yapılacak mı?

Konutları yıkık/acil yıkılacak/ağır orta veya az hasarlı olarak tespit edilen afetzedelere acil ihtiyaçlarını karşılamaları için hane başına 10 bin lira nakdi destek ödemesi yapılmaktadır. Herhangi bir başvuru gerektirmeyen ödemeler, Ziraat Bankası şubelerinden gerçekleşmektedir.

Ödemesi bankaya yatırılan vatandaşlarımıza SMS gönderilmekte ayrıca ödeme durumu e-Devlet “hane başı destek ödeme sonucu sorgulama” sayfasından öğrenilebilmektedir.

2- Hasarlı evler için taşınma yardımı yapılacak mı?

Konutları yıkık/acil yıkılacak/ağır veya orta hasarlı olarak tespit edilen afetzedelere 15 bin lira taşınma yardımı yapılacaktır. Başvurular e-Devlet “afetzede barınma desteği” sayfası üzerinden yapılmaktadır.

3- Hasarlı evler için kira yardımı yapılacak mı?

İkamet ettikleri konutları yıkık/acil yıkılacak ağır veya orta hasarlı olarak tespit edilen ev sahiplerine aylık 5 bin lira, kiracılara ise aylık 2 bin lira barınma yardımı yapılacaktır. 12 ay boyunca verilecek yardımlar için başvurular e-Devlet “afetzede barınma desteği” sayfası üzerinden yapılmaktadır.

Not: Konutları hasarlı olup konteyner talep eden vatandaşlarımız taşınma yardımı alabilecek ancak kira yardımından yararlanamayacaktır.

4- Depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına nakdi yardım yapılacak mı?

Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın aile yakınlarına 100 bin lira nakdi yardım yapılacaktır. Vatandaşlarımızın başvuruları il valiliklerince alınacaktır.

5- İkamet adresimin başka yerde olması durumunda destek ödemesi alabilir miyim?

Hasar gören konutta oturduğu kimlik paylaşım sistemi veya ikametgah doğrulamasıyla tespit edilen afetzedelere barınma desteği sağlanmaktadır.

6- Barınma desteği yardımının tamamı afetzedelere hemen verilmekte midir?

İkamet adreslerinin bulunduğu il valiliğince yapılacak incelemeler sonrasında sırasıyla taşınma ve kira yardımı yapılacaktır.

7- Sahip olunan birden fazla konutun her biri için barınma desteği ödemesi yapılabilir mi?

Afetzedenin sadece fiilen ikamet ettiği ve hasarlı olduğu tespit edilen konutu için barınma desteği yapılmaktadır.

Paylaşın

Depremlerdeki Yıkımlarla İlgili Tutuklu Sayısı 133’e Yükseldi

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde yıkılan veya imara aykırı değişiklik bulunan binalarla ilgili sorumlulukları tespit edilen 133 şüphelinin tutuklandığı bildirildi.

Anadolu Ajansı (AA), Gaziantep’te depremde yıkılan Emre Apartmanı’nın müteahhitleri Ali Emre ile Ahmet Yıldız’ın tutuklandığını duyurdu. Böylece ajansa göre binalarla ilgili olarak tutuklanan kişi sayısı 133’e çıktı. Ajans, daha önce 131 kişinin tutuklandığı bildirilmişti.

Ajansın daha önce yayınladığı haberde depremlerde yaşanan ağır can kayıpları sonrası farklı illerde başlatılan soruşturmalarda 430 şüphelinin sorumluluklarının belirlendiği duyurulmuştu.

Gözaltına alınan şüphelilerden 131’i tutuklanırken 127’si hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanması kararlaştırılmıştı. 54 şüpheli de ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Haberde tutuklananlardan kaçının binaların müteahhidi olduğu ya da aralarında kamu görevlileri olup olmadığı gibi ayrıntılara yer verilmemişti.

Başsavcılıkların talimatıyla halen 17 kişi gözaltında bulunurken, şüphelilerden 11’inin hayatta olmadığı, beşinin yurt dışında olduğu tespit edilmişti.

EGM, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 24 kişinin tutuklandığını açıkladı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya platformlarında depreme ilişkin paylaşımlarda bulunan 129 kişinin gözaltına alındığını, 24’ünün tutuklandığını açıkladı.

EGM, bu kişilerin halkın üzerinde “korku ve panik yaratmak amacıyla provokatif paylaşımlarda bulunduğunu” kaydetti.

EGM’nin internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, bu tür paylaşımlarda bulunan 775 hesap yöneticisinin tespit edildiği ve 441’i hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi.

Açıklamada, 76 adet oltalama (phishing) dolandırıcılığına yönelik hazırlanan internet sitesinin kapatılması sağlandığı, resmi kurumları taklit ederek halktan para talep eden 15 sosyal medya platformu hesabı ile ilgili işlem yapıldığı, ayrıca deprem yardımı talep ederek para yatırılması talep edilen 6 kripto varlık cüzdan adresinin dondurulmasının sağlandığı belirtildi.

Can kaybı 40 bin 689

AFAD’in yaptığı son açıklamaya göre depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 689’a yükseldi.

Depreme ilişkin son bilgileri paylaşan AFAD Başkanı Yunus Sezer, Kahramanmaraş ve Hatay dışında arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Deprem bölgesinden diğer illere tahliye işlemleri devam ettiğini belirten Sezer, “430 binin üzerinde tahliye bizim tarafımızdan yapıldı. 313 bin 723 kişiyi kamu misafirhanelerinde ve otellerde misafir ediyoruz” dedi.

Paylaşın

Deprem Bölgeleri İçin “Kimyasal Maddeler” Uyarısı

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde yıkılan binalar için “kimyasal madde” uyarısı yapıldı: Halk sağlığını tehdit ediyor.

Yıkılan binalardan başta asbest olmak üzere birçok tehlikeli kimyasal açığa çıkarken, binaların yıkılmasıyla ortaya çıkan hafriyat ise herhangi bir düzenleme yapılmadan gelişi güzel alanlara dökülüyor.

Birgün’den Gökay Başcan’a konuşan Kimyager ve Asbest Söküm Uzmanı Kenan Yıldız, “Binalarda kullanılan asbest ve diğer tehlikeli kimyasallar akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalık riskini barındırıyor. Korunmalı ve önlem almalıyız” dedi. Yıldız, hafriyat dökümüne ve bölgedeki insanların maske kullanımına dikkat çekti.

Uzmanların tehlikeli kimyasal olarak adlandırdığı asbest, ülkede 2013 yılından önce yapılan binaların; çatı kaplama malzemelerinde, su giderlerinde ve marley olarak adlandırılan yer döşemesinde kullanıldı. Maraş merkezli peş peşe yaşanan depremde binlerce bina yıkıldı, binlercesi ise ağır hasar aldı. Bölgede arama kurtarma, enkaz çalışmaları sürerken tehlikeli kimyasallar gündeme geldi.

Bölgedeki risklere dikkat çeken-Asbest Döküm Uzmanı Yıldız, “Deprem bölgesinde yıkılan evlerin kaç tanesi 2013’ten önce yapıldığına ilişkin bir verimiz yok ancak kırsal kesimde bulunan kerpiç evler de büyük risk barındırıyor. 2013 öncesi yapılan binaların ve bu kerpiç evlerin boya ve sıvasında asbest kullanıldı. İstanbul’la kıyaslamak gerekirse, megakentte yapılan her 3 gecekondunun 1’inde asbest kullanılmış” ifadelerini kullandı.

Asbest akciğer kanseri ve birçok hastalığa sebep olduğunu aktaran Yıldız, “Solunum yoluyla vücuda giren asbest, bölgedeki tüm canlıları tehdit ediyor. Akciğer zarı kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa sebebiyet veriyor. Asbestten korunmanın tek yolu solunum yoluna girmesini engellemek.

İlk olarak kaynağında tozumayı engellememiz lazım. Sulayarak enkazı kaldırmak gerekiyor. Ayrıca mümkünse bölgede bulunan herkes FFP3 dediğimiz maskelerden kullanılması gerekiyor. Hepimizin bildiği üzere bölgede birçok bölgeye ulaşmak nümkün olmadığı için insanlar tam korumasa da ağızlarını cerrahi maske ve fular gibi malzemelerle kapatmalılar” ifadelerini kullandı.

Asbest yaratacağı sağlık problemlerinin sanıldığının aksine kısa vadede ortaya çıkabileceğine belirten Yıldız, “Akciğer kanseri gibi hastalıklar uzun vadede karşımıza çıksa da kısa vadede birçok hastalık riskini barındırıyor” dedi.

“Atıklar ayrıştırılmalı ve gerekli önemler alınmalı”

Asbestin yanı sıra kurşun ve PCB tehlikesine dikkat çeken Yıldız, enkazdan çıkan molozların gelişi güzel bırakılmaması konusunda uyardı:

“Ülkede kurşun kullanımına ilişkin bir kısıtlama getirilmediği için ‘boya yapılan’ her binada kurşun tehlikesi var desek yanlış olmaz. Kurşun ne yazık ki bitki örtüsüne ve su kaynaklarına karışmasıyla birlikte besin zinciri yoluyla soframız kadar geliyor.

Enkaz altında kalan buzdolabı, çamaşır makinesi, klima, televizyon gibi elektronik ürünler de içerisinde tehlikeli atık barındırıyor. PCB dediğimiz bu atıklara tozuma, suya ve toprağa karışması nedeniyle uzun yıllar maruz kalınabilir. Bir diğer tehlike ise buzdolabının içerisindeki bozulmuş gıdalar.

O gıdaların bozulmasından kaynaklanan organik kirlilik, tedbir alınmadığı taktirde birçok salgın hastalığa neden olabilir. Acilen atıklar ayrıştırılmalı ve gerekli önemler alınmalı. Ülkemiz deprem bölgesi, ne ilk ne de sonra deprem olacak. Bugün o bölgelerde tehlike atıf bertaraf eden tesisler olsaydı bu sorunları konuşuyor olmayacaktık.”

Uluslararası Çalışma Örgütü uyardı

Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Ofisi tarafından yapılan açıklamada enkaz kaldırma ve bina yıkım çalışmalarında asbest riskine dikkat çekti. Açıklamada, şöyle denildi:

“Deprem sonrası enkaz kaldırma ve bina yıkım işlemleri sırasında asbest ve diğer tehlikeli tozların yayılması riski vardır. İş sağlığı ve güvenliği konularına özen göstermek, özellikle bu tür tehlikeli maddelerle çalışırken çok önemlidir.

Asbest ve diğer tehlikeli maddelerle çalışmak, özel eğitim gerektirir. Yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinin düzenli olarak denetlenmesi önemlidir. İş sağlığı ve güvenliği yalnızca işçilerin güvende kalması için değil, toplum sağlığı ve çevre koruması açısından da son derece önemlidir.”

Paylaşın

“Arınç’ın Açıklamalarından Erdoğan’da Rahatsız” İddiası

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Bülent Arınç’ın Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, “seçimlerin ivedilikle ertelenmesi gerektiğini” ve “savaş hali dışında olmazmış. Ayet-i kerime mi var?”, açıklamalarından rahatsız olduğu öne sürüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Her seferinde aynı hikâye. Neden sürekli konuşuyor?” dediği iddia edildi.

Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrası bazı iktidar çevreleri “seçimi erteleme” tartışması başlatırken, konuya bir açıklamayla dahil olan Bülent Arınç’tan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rahatsız olduğu öne sürüldü.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç seçimlerin “ivedilikle” ertelenmesi gerektiğini savunmuş ve “Anayasa’nın ayet olmadığını” ifade etmişti. Arınç’ın açıklamalarına tepki gösteren muhalefet ise seçimin zamanında yapılması gerektiğini vurgulamıştı.

Hürriyet’ten Ebru Karatosun’un haberine göre Cumhurbaşkanı  Erdoğan başkanlığında çarşamba günü yapılan MYK toplantısında, Bülent Arınç’ın sözleri de gündeme geldi.

Kulis haberine göre toplantıda Erdoğan’ın, Bülent Arınç’a açıklamaları nedeniyle tepki göstererek, “Her seferinde aynı hikâye. Neden sürekli konuşuyor?” dediği iddia edildi.

Bülent Arınç ne demişti?

10 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından “seçimlerin ivedilikle ertelenmesi gerektiğini” söyleyen ve açıklaması tepki çeken eski TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanı İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, “Savaş hali dışında olmazmış. Ayet-i kerime mi var?” demişti.

Arınç, “Ben haziranda olamayacağını düşünerek, bu teklifi yapıyorum. Benim söylediğim şu, Anayasa değişikliğini Meclis yaparsa istediği tarihi koyabilir. Uzlaşmayla olması lazım. Ama sonraki gelişmeler de bu yolu kapatanların üstünden olur. Ben söylemiş olayım” diye konuşmuştu.

Paylaşın

Seçim Ertelenir Mi Tartışmaları: YSK’nın Erteleme Yetkisi Yok

Eski TBMM başkanlarından Bülent Arınç, “YSK’nin seçimi erteleme yetkisi bal gibi var. 79. madde bunu anlatıyor” sözlerini yorumlayan Prof. Dr. Levent Köker, “Anayasa’nın 79. maddesinde böyle bir yetki kesinlikle yok. Seçimlerin hangi gün yapılacağı, 24 Haziran 2018 tarihinden beri bellidir” dedi ve ekledi:

“Anayasa ve kanun hükümlerine göre ‘yeni seçimler’ için oy verme günü 18 Haziran 2023’tür. Bu tarih, TBMM tarafından en az 360 milletvekilinin kararı ile ya da Cumhurbaşkanı tarafından erkene alınabilir.”

Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle “Seçimler bir kereye mahsus ertelensin” açıklamasıyla tartışma yaratan TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, önceki akşam da Ankara Masası Gündem Özel yayınında Gazeteci Gürkan Zengin’in konuğu oldu.

Seçimle ilgili 3 seçeneğin masada olduğunu söyleyen Arınç, bu seçeneklerin dışında Yüksek Seçim Kurulunun da devreye girebileceğini ifade ederek “YSK’nin seçimi erteleme yetkisi bal gibi var. 79. madde bunu anlatıyor” dedi. Arınç, seçim için 3 seçeneği ön gördüğünü belirterek “Birincisi seçimlerin ertelenmesi, ikincisi seçimlerin kasımda yapılması, üçüncüsü de tüm siyasi partilerin anlaşabileceği bir tarihte yapılması” ifadelerini kullandı.

Arınç’ın “Eğer anlaşma olmazsa partiler pişman olur. Kaos çıkar, birisi yapmayacaksın diyebilir, öbürü yapacaksın diyebilir. Esas seçimi yapmakla görevli olan kurum bu bana yetişmez diyebilir, çık işin içinden. Mecelle’nin kaidesi…Sulh hükümlerin en güzelidir. Burada sulh nedir uzlaşmak” sözlerine de büyük tepki geldi.

Arınç’ın sözlerini Evrensel’den Şerif Karataş’a yorumlayan Kamu Hukukçusu Prof. Dr.  Levent Köker, “Anayasa’nın 79. maddesinde böyle bir yetki kesinlikle yok. Seçimlerin hangi gün yapılacağı, 24 Haziran 2018 tarihinden beri bellidir. Anayasa ve kanun hükümlerine göre “yeni seçimler” için oy verme günü 18 Haziran 2023’tür. Bu tarih, TBMM tarafından en az 360 milletvekilinin kararı ile ya da Cumhurbaşkanı tarafından erkene alınabilir. Ancak, seçimlerin ertelenmesi sadece ve sadece “savaş sebebiyle” ve “TBMM kararı ile” olabilir.

Şu anki duruma göre YSK, 18 Haziran 2023’teki oy verme günü seçimlerin yapılabilmesi için Anayasa’nın 79. maddesinin ve seçimlerle ilgili mevzuatın kendisine verdiği görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. YSK’nin yetkisi, seçimlerin yönetimi ve denetimi ile ilgilidir, seçim tarihini belirleme, seçimleri erteleme gibi bir yetkisi kesinlikle yoktur. Hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir yetkiyi kullanamayacağı gibi, seçimleri ertelemek gibi bir yetkinin Arınç’ın yaptığı gibi “yorum yoluyla” türetilmesi de kesinlikle mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“Ortada kaos çıkarılacak bir durum yok”

Seçimlerin ne zaman yapılacağı ile ilgili hukuksal bir belirsizlik olmadığını söyleyen Köker “Bülent Arınç, bu konuda kişisel bir beyanda bulunmuş, kendi fikrini söylemiş, değerlendirmeye değer bir husus yok. Arınç’ın ilk açıklamasında, bu fikrine uygun olarak TBMM’de partilerin uzlaşmasıyla bir Anayasa değişikliği yaparak seçimlerin ertelenmesi önerisi yer alıyordu. Sonraki açıklamalarında, bu olmazsa “kaos çıkar, kendileri bilirler” gibi tam ne demek istediği belli olmayan sözler sarf ettiği görülüyor.

Ortada kaos çıkarılacak bir durum yok. Yukarıda da belirttiğim gibi, seçimlerin 18 Haziran 2023 günü yapılacağı ve bu seçimler için takvimin 60 gün öncesinden (yani18 Nisan 2023 öncesinden, yaklaşık 15 Nisan gibi) başlayacağı, Anayasa ve kanun hükümleri tarafından belirlenmiş durumda. YSK de bu kurallara göre hareket etmekle yükümlü olan bir devlet kurumudur. Herhangi bir belirsizlik veya kaotik ortam oluşturabilecek bir boşluk söz konusu değildir” dedi.

Paylaşın

Uzaktan Eğitim Nasıl Olacak? Yükseköğretim Kurulu Yanıtladı

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından, yükseköğretim kurumlarında 20 Şubat’tan itibaren uzaktan eğitime başlanabileceği, şartların elverişli hale gelmesi durumunda nisan ayı başı itibarıyla hibrit öğretim seçeneğinin de değerlendirilebileceğine karar verilmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu kararlar sonrasında, öğrenciler tarafından sıkça sorulan 16 soruyu resmi internet sitesi üzerinden yanıtladı. Sorular ve cevapları şöyle:

1- Bahar yarıyılı ne zaman başlayacak?

2022-2023 bahar yarıyılının, 20 Şubat 2023 tarihinden itibaren ne zaman başlayacağına yükseköğretim kurumlarının yetkili kurulları karar verecek. Öğrencilerin, kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumlarının duyurularını takip etmesi gerekiyor.

2- 2022-2023 bahar yarıyılında eğitim ve öğretim nasıl yürütülecektir?

Eğitim ve öğretim uzaktan öğretim (online) yöntemi ile yürütülecek.

3- Uzaktan öğretim tüm bahar yarıyılında mı uygulanacak?

Uzaktan öğretim kararı, 2023 yılı nisan ayı başında yeniden gözden geçirilecek. Şartlar elverişli hale gelirse Yükseköğretim Kurulu kararlarıyla harmanlanmış (hibrit) öğretim usulleri de değerlendirmeye alınabilecek.

4- Derslerin teorik ve uygulamalı kısımları yüz yüze yapılabilir mi?

Yükseköğretim sisteminde, laboratuvar, atölye, saha ve benzeri bazı dersler teori ve uygulama diye kendi içinde iki kısımdan oluşuyor. Teori ve uygulamanın toplamı dersin toplam kredisini oluşturuyor. Bu şekildeki derslerin teorik kısmı uzaktan öğretim yöntemi ile yapılacak. Derslere ait uygulama kısmı ise bu yılın nisan ayından sonraya bırakılacak. Uzaktan öğretimin nisan ayından sonra da devam etmesi halinde bu şekildeki uygulamalar, yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının alacağı karar ile yaz döneminde yapılabileceği gibi bir sonraki eğitim ve öğretim dönemine de ertelenebilecek veya uygulamalı proje çalışmalarıyla tamamlanabilecek.

5- Uygulamalı eğitimler hangi programları kapsamaktadır ve bunlar nasıl verilecektir?

Uygulamalı eğitimler, tıp fakültesinin 4, 5 ve 6. sınıf öğrencilerini, diş hekimliği fakültesinin 4 ve 5. sınıf öğrencilerini, veterinerlik fakültesinin 5. sınıf öğrencilerini, (7+1) programı uygulayan teknoloji ve mühendislik fakültelerinin (+1) dönemdeki öğrencileri, hemşirelik, ebelik, denizcilik ve diğer tüm yükseköğretim programlarında İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri, (6+2) veya (7+1) programı uygulayan spor bilimlerinin (+1) veya (+2) dönemdeki öğrencileri, (3+1) veya (2+1) programı uygulayan meslek yüksekokullarının (+1) dönemdeki öğrencileri, meslek yüksekokullarının İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri ve öğretmenlik uygulaması dersinin öğrencilerini kapsayacak. Bu öğrenciler uygulamalı eğitimlerini yüz yüze mahallinde yapabilecek. Öğrenciler bu konuda ayrıntılı bilgiyi kayıtlı oldukları üniversiteden edinebilecek.

6- Mezun durumuna gelmiş ve stajı eksik kalmış öğrenciler stajlarını nasıl tamamlayacak?

Mezun duruma gelmiş ve stajı eksik kalmış ön lisans ve lisans programı öğrencileri, kayıtlı oldukları programın müfredatında yer alan zorunlu stajlarını ilgili iş yerlerinde yüz yüze yerine getirecek.

7- Deprem bölgesindeki bir kısım üniversiteler neden diğer üniversiteler ile eşleştirildi?

Depremden etkilenen illerdeki bazı üniversiteler, diğer illerdeki üniversitelerle eşleştirildi. İlgili üniversitelerin rektörleri ile de görüşülerek yapılan bu eşleştirme, söz konusu üniversitelerin kendi aralarında akademik ve idari görevlendirme ile bilişim alanında işbirliği yapabilmeleri için gerçekleştirildi.

8- Deprem bölgesindeki bazı üniversiteler neden eşleştirilmedi?

Deprem bölgesindeki üniversitelerin mevcut durumu yerinde değerlendirilerek ve üniversitelerin rektörleri ile de görüşülmek suretiyle öğrencilerin eğitim ve öğretim imkanlarını güçlendirmek amacıyla eşleştirme yapıldı. Eğitim ve öğretim hizmetini yürütmesine engel bir durumu olmayan üniversitelerle ilgili herhangi bir eşleştirme yapılmadı.

9- Özel öğrencilik ne fayda sağlar?

Özel öğrencilik statüsü bir öğrencinin kayıtlı olduğu üniversiteden farklı bir üniversitedeki eş değer diploma programından ders alabilmesine ve başarılı olduğu derslerin kredisini saydırabilmesine imkan veriyor.

10- Yükseköğretim Kurulunun 17 Şubat 2023 tarihli kararlarına göre hangi öğrenciler özel öğrencilik statüsünden faydalanabilir?

“Depremden etkilenen illerdeki üniversitelerde kayıtlı öğrenci olmak veya birinci derece yakınları deprem bölgesindeki illerde ikamet edip deprem bölgesi dışındaki illerde bulunan üniversitelerde kayıtlı olmak” ve “Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği kapsamındaki programlarda kayıtlı öğrenci olmak” iki şartını birlikte sağlayan öğrenciler özel öğrencilik statüsünden yararlanabilecek.

11- Özel öğrencilik statüsü için nereye ve ne zaman başvuruda bulunulmalıdır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenciler, özel öğrencisi olmak istedikleri üniversiteye başvuracak. Özel öğrencilik başvurusunun, başvuruda bulunulacak üniversitenin bahar yarıyılı eğitim ve öğretime başlama tarihinden itibaren 3 hafta içinde yapılması gerekecek. Bu nedenle özel öğrenci statüsüne başvuracak öğrencilerin, ilgili üniversitenin bahar yarıyılı açılış tarihini yakından takip etmeleri önem taşıyor.

12- Özel öğrencilik statüsü için nasıl başvuru yapılır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenci hazırlayacağı başvuru dilekçesi ile özel öğrenci olmak istediği üniversitenin öğrenci işleri daire başkanlığına başvuracak. Dilekçesine YÖK e-transkript üzerinden aldığı öğrencilik belgesini de ekleyecek. Başvuru yapılan üniversite 10. soruda açıklanan şartları sağlayan öğrenciyi ilgili programa ve sınıfa kaydedecek. Dönem sonunda öğrencinin esas kayıtlı olduğu kendi üniversitesi, başkaca bir işleme gerek olmaksızın öğrencinin başarı durumunu YÖK e-transkript üzerinden kabul edecek.

13- Öğrenciler başvuruları kabul edildikten sonra ne yapmalıdır? Özel öğrencilik için öğrenim ücreti ödenecek mi?

Özel öğrenci statüsü kazanan öğrenci, kendi üniversitesinin öğrenci işleri daire başkanlığına özel öğrencilik statüsü kazandığını yazılı olarak bildirecek, özel öğrencilik için ayrıca bir ücret ödenmeyecek.

14- 2022-2023 bahar yarıyılında kayıt dondurma hakkından kimler faydalanabilir?

Talep eden her üniversite öğrencisi, bahar yarıyılında kayıt dondurabilecek. Kayıtlı olduğu üniversitenin bahar yarıyılının başlangıç tarihinden itibaren 3 hafta içinde dileyen öğrenci kayıt dondurma başvurusunda bulunabilecek. Öğrencinin kayıt dondurduğu dönem azami öğrenim süresinden sayılmayacak. Mazeretleri nedeniyle kayıt dondurma tarihlerinde başvuru yapamayanların, mazeretlerini belgelendirerek başvurmaları halinde talepleri üniversitelerince yeniden değerlendirilecek.

15- Deprem nedeniyle sınavlara katılamamış öğrencilerin durumu ne olacak?

6 Şubat ve sonrasında 2022-2023 güz yarıyılı ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarına ait sınavlar için yükseköğretim kurumları yeni bir tarih belirleyerek telafi sınavları yapacak.

16- Depremden etkilenen iller hangileridir?

Depremden etkilenen iller, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ile Sivas’ın Gürün ilçesi.

Paylaşın

Depremler Bölgedeki Coğrafi Yapıyı Nasıl Değiştirdi?

Türkiye’nin güneyinde yer alan 11 ilde ve Suriye’nin kuzey bölümünde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin Doğu Anadolu Fay hattını çevreleyen bölgede araziyi ne ölçüde yeniden şekillendirdiği tespit edilmeye çalışılıyor.

Son açıklanan resmi verilere göre 40 binin üzerinde can kaybına ve 100 binin üzerinde yaralanmaya neden olan depremlerin yol açtığı toprak kaymaları, tüm yamaçları yeniden şekillendirerek, arazinin yüksek miktarda kil içerdiği istikrarsız bölgelerde yolları ve dağ geçitlerini kapattı.

Almanya Yerbilimleri Araştırma Merkezi’nden sismolog Patricia Martinez-Garzon, “Depremler aynı zamanda yeraltındaki su rezervlerinin kaybolmasına neden olabilir ki bu da üstteki araziyi etkileyebilir. Bunlar kuyuların ve su altyapısının içine girdiği rezervlerdir” diyor ve ekliyor, “Türkiye ve Suriye’de bunun olup olmadığını henüz bilmiyoruz, ancak bu olası bir etki.”

Depremlerin anatomisi

Martinez-Garzon, depremin Anadolu ve Arap tektonik yer kabuğu plakaları arasında onlarca yıl süren yavaş yanal hareketin (yılda yaklaşık 1,5 santimetre) bir sonucu olduğunu ve fay boyunca gerilimin artmasına yol açtığını söylüyor. Sonunda sürtünme o kadar arttı ki plakalardan biri diğerinin yanından “kayarak” 6 Şubat’taki depreme neden oldu.

Martinez-Garzon, depremi “Zamanla – yıllar, on yıllar veya yüzyıllar – sürtünme artık gerilimi sürdüremedi ve iki plaka birbirinin yanından geçti” sözleriyle açıklıyor.

Bu, aslında olayın basit bir açıklaması. Yanal hareket zeminde 7,7 büyüklüğünde muazzam bir deprem olarak yaşandı ve bunu 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem izledi. Her ikisi de yaklaşık 250 kilometre uzunluğunda olan depremler yer kabuğunu yaklaşık 20 kilometre derinliğe kadar kırdı. Çatlakların toprağı birkaç metre kaydırdığı demiryolları ve yolların fotoğrafları bu etkiyi açıkça gösteriyor.

Uydu görüntüleri deprem bölgesini haritalandırıyor

Uydu görüntüleri, coğrafi değişimi uzaydan gözlemlemenin bir yolunu sunarak Nuno Miranda gibi araştırmacılara depremlerin yol açtığı topografik hasarı kuş bakışı görme imkânı sağlıyor.

Miranda, Avrupa Komisyonu’nun Dünya Gözlem ve İzleme Programı Copernicus’un bir parçası olarak işletilen bir uydu takımı olan Sentinel-1’in misyon yöneticisi.

Miranda, “Bölgenin ayrıntılı haritasını çıkarıyoruz, yani her üç günde bir bölgenin yüksek çözünürlüklü (bir santimetreye kadar) haritasını çıkarıyoruz” diyor. Miranda ekibinin bu haritaları oluşturmak için radar ve optik görüntüler gibi çeşitli teknikler kullandığını anlatıyor.

Uydu görüntülerinin iki ana kullanımı var. Birincisi ve en önemlisi, kurtarma operasyonları ve sahadaki lojistik için son derece ayrıntılı ve güncel bilgiler sağlıyor. İkincisi, bilim insanlarının yaşananların fiziğini anlamalarına yardımcı oluyor.

Arazi bazı yerlerde altı metre yer değiştirdi

Miranda’nın uyduları felaketin çarpıcı görüntülerini yakalıyor. Ancak bu görüntülerde insanların çektiği acılara dair en ufak bir iz bile yok. Bunun yerine zarif bir şekilde yer değiştiren bir manzarayı gösteriyorlar.

İlk olarak 6 Şubat’ta meydana gelen deprem, Doğu Anadolu Fay Hattı boyunca “sol-yanal” bir kayma hareketi yaratarak zemini kabaca doğudan batıya doğru kaydırdı.

“Bu gerçekten çok büyük, muazzam” diyen Miranda, bilim insanlarının şimdi bu bilgileri fayların modellerini oluşturmak ve yeryüzünün derinliklerinde neler olduğunu daha iyi anlamak için kullandıklarını sözlerine ekliyor.

Miranda, “Bu hem krizi yönetmek hem de genel olarak depremleri daha iyi anlamak için önemli. Ancak bu zaman alacak” şeklinde konuşuyor.

Depremleri tahmin etmek imkansız

Bazı ülkelerde deprem erken uyarı sistemleri mevcut. Bu sistemler bir depremin yaydığı birincil dalgaları tespit ederek insanları daha büyük bir sarsıntının yaklaşmakta olduğu konusunda uyarıyor.

Ancak bu sistemler size sadece saniyeler veriyor. Bu da bir treni durdurmak ya da elektriği kesmek için yeterli bir süre, o kadar. Peki uzun vadeli tahminlere gelince? Bu soruya “İmkansız” şeklinde yanıt veren Miranda, şöyle devam ediyor:

“Son derece açık olan şey, depremleri tahmin etmek için hiçbir aracımız yok. Bu, birkaç gün içinde bir dereceye kadar tahmin edilebilen volkanlardan tamamen farklı.”

Şu anda bile, artçı depremler bölgeyi sarsarken, bilim insanları bölgenin sismik yapısının istikrarsız olduğunu biliyor, ancak daha büyük bir sarsıntının nerede ve ne zaman meydana geleceğini tahmin etmenin bir yolu yok.

Deniz seviyesindeki değişikliklerin depremle bağlantısı

Martinez-Garzon deprem tahmininin imkansız olduğu konusunda o kadar kötümser değil. Geophysical Research Letters dergisinde 17 Ocak’ta yayınlanan son makalesi, yakınlardaki deniz seviyesi değişiklikleri ile deprem oranları arasında bir bağlantı olduğunu öne sürüyor.

Araştırmalarını Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca Türkiye’nin kuzeybatısında yapan Martinez-Garzon, çalışmalarına dair şu bilgileri veriyor:

“Çok detaylı sismisite katalogları oluşturduk. Deniz seviyesinin yükseldiği dönemlerde, özellikle de deniz seviyesi farklarının bir metreye kadar çıktığı kış ve yaz aylarında sismisitenin arttığını gördük.”

Deniz seviyesindeki değişikliklerin belirli bir bölgedeki genel sismisitenin bir göstergesi olabileceği fikrinde olan Martinez-Garzon’a göre deniz seviyesi ne kadar yüksekse, büyük bir sismik olayın meydana gelme olasılığı da o kadar yüksek.

Martinez-Garzon’un bulgularının, farklı bir bölgede farklı bir fay boyunca meydana gelen Türkiye-Suriye sınırındaki son depreme uygulanıp uygulanamayacağı belli değil. Ancak gelecekteki depremlerin potansiyel erken tespiti açısından ilginç olabilirler.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın