İYİ Parti Lideri Akşener Masa’ya İsim Mi Götürecek?

Parlamenter Sisteme Geçiş Mutabakat Metni’ni imzalayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Millet İttifakı yaklaşık 1 yıllık çalışmanın ardından ortak cumhurbaşkanı adayını belirlemek için bir araya gelecek.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan habere göre, 2 Mart’ta, Saadet Partisi ev sahipliğinde yapılacak toplantıda 6 lider ilk kez yüz yüze aday ismi konuşacak. Toplantı gündemi için liderleri ziyaret eden Karamollaoğlu’nun görüşmelerde aday belirleme ile ilgili yöntemin yanı sıra isim önerilerini de aldığı, konuşulan isimlerle ilgili değerlendirmeleri de not ettiği biliniyor. Öneriler Karamollaoğlu tarafından ikinci liderler turunda bir kez daha değerlendirilecek.

Altılı Masa’da İYİ Parti dışında diğer partilerin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili büyük itirazı bulunmadığı kaydediliyor. Sık sık, “Noter değiliz, kazanacak aday gösterilmeli” çıkışı yapılan İYİ Parti’de ise durum farklı.

Partide, “Bizim Kemal Bey’e karşı olduğumuz algısı yanlış. Hiç kimsenin adaylığına veto koymayız ancak bizim de önerimiz olabilir. Siz adaysınız, ama şu isim de olabilir, hangisi daha iyi sonuç getirecekse bakalım, onu tercih edelim, diyebiliriz. Başka partiler de önerebilir. Masa’dan çoklu aday çıkmaz ama çoklu aday adayı neden konuşulmasın, tartışılmasın” değerlendirmesi yapılıyor.

Bu değerlendirme hafta başı toplanacak İYİ Parti kurullarından bir aday önerisi çıkabileceği ve Akşener’in de bu ismi Masa’ya götürebileceği anlamına geliyor.

İYİ Partili yetkililer Cumhurbaşkanı adaylarının sayısının artmasının birden fazla adayla seçime gidilmesi anlamına gelmeyeceğine dikkat çekerken, “İki ay sonra millete soracağımız aday için bugün neden yoklama yapılmasın?” diyerek kamuoyu anketi talebinden vazgeçmiyor. Şimdi gözler kritik zirve öncesinde İYİ Parti kurullarında yapılacak toplantılarda…

Liste pazarlığı mı?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceği toplantıdan 6 gün önce yaptığı, “Kazanacak aday gösterilmeli, noter değiliz” yönündeki açıklamaları kritik buluşma öncesi gerilimi yükseltti. Akşener’in sözleri Cumhurbaşkanı adayına dair olsa da kulislerde bu çıkışı parlamento seçimleri ile ilişkilendiren siyasetçiler de var.

Millet İttifakı’nın bir aday üzerinde mutlaka uzlaşacağını, masanın hiçbir şekilde dağılmayacağını savunan bazı siyasetçiler, “Akşener masadan daha çok şey almak istiyor olabilir. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi liderlerin konumu dışında Meclis aritmetiğine göre belirlenecek görünüyor. Akşener bunun için milletvekili sayısını artırmak zorunda. İttifak bileşenleri olarak ülkenin yarısında, yaklaşık 40 ilde ortak liste ile seçime girmeyi konuşuyoruz. Bu açıdan illerde belirlenecek listeler şimdiden pazarlık konusu olabilir” deniliyor.

Paylaşın

Kahramanmaraş Merkezli Depremler: 25 Gazeteci Hayatını Kaybetti

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerde 25 gazetecinin hayatını kaybettiği açıklandı. Depremlerden sonra gazetecilere yönelik 14 saldırı gerçekleştiği de bildirildi.

Adıyaman 11 kişi ile en fazla gazeteci kaybının gerçekleştiği il oldu. Hatay’da dokuz, Kahramanmaraş’ta üç, Adana ve Gaziantep’te birer gazeteci depremde yaşamını yitirdi.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra gazetecilere yönelik meydana gelen hak ihlallerini bir raporda topladı. Derneğin internet sitesinde yayınlanan rapora göre depremde 25 gazeteci yaşamını yitirdi.

Adıyaman 11 kişi ile en fazla gazeteci kaybının gerçekleştiği il oldu. Hatay’da dokuz, Kahramanmaraş’ta üç, Adana ve Gaziantep’te birer gazeteci depremde yaşamını yitirdi. DFG, 25 gazetecinin “kurtarma çalışmalarının geç başlaması” nedeniyle yaşamlarını yitirdiğini savundu. Raporda gazetecilerin arşiv ve büro malzemelerini kaybettikleri de vurgulandı.

Depremle ilgili gelişmelerin izleyen gazetecilerin engellendiğine dikkat çekilen raporda, şu görüşlere yer verildi: “OHAL ile birlikte de ilk iş olarak sahada, enkaz başlarında yaşananları görüntüleyen gazeteciler engellendi. Yapılan itirazlar üzerine ise gazetecilerin ya iktidar yandaşları dışında kimseye verilemeyen ‘turkuaz kart’ taşımaları istendi ya da valiliklerden izin almaları istendi. Gözaltına alınan gazeteciler ‘sahtecilikle’ ya da haber kaynaklarının kullandığı ve henüz yayınlanmayan ifadeleri nedeniyle ‘yanlış bilgi yaymak’ iddiasıyla suçlandı.”

Raporda yer alan diğer bilgilere göre, Şubat ayında 14 gazeteci saldırıya uğradı, 4’ü gözaltına alındı, 5’i kötü muameleye maruz kaldı, 19’u haber takibi sırasında fiili olarak engellendi ve 6’sına soruşturma açıldı.

“Toplumun mücadelesine ihtiyaç var”

Raporu VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan değerlendiren DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, ihlallerin OHAL ile arttığını savundu. Depremde yaşananların insanlara ulaşmasının iktidar tarafından engellendiğini öne süren Müftüoğlu, bunun önüne geçilmesi için OHAL’in ve kamuoyunda sansür yasası olarak bilinen Dezenformasyon yasasının kaldırılması gerektiğini söyledi.

Sadece meslek örgütlerinin mücadelesinin yetmediğini vurgulayan Müftüoğlu, “Toplumun bir bütün olarak mücadele etmesine ihtiyacımız var. Toplumun haber alma hakkını savunmak adına hem sansür yasası hem OHAL noktasında gazetecilere yönelik gelişen engellemelere birlikte ses çıkarması lazım. Seçimler yaklaşıyor ve biz biliyoruz ki depremde bu kadar sıkışan iktidar, bu baskılarını bir şekilde daha da arttıracak ve seçime doğru giderken gerçeği manipüle etmeye çalışacak” dedi.

“Deprem yerel medyada yıkıcı bir etki yarattı”

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mücahit Ceylan, depremin yerel medyada yıkıcı bir etki yarattığını söyledi. Ceylan, ekonomik olarak zaten zor bir süreci yaşayan yerel yayın kuruluşlarının tamamıyla yok olduğunu söyledi.

Bu yayın kuruluşlarının yeniden ayağa kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Ceylan şunları söyledi:

“Kendi imkanlarıyla bunu yapacak güçleri yok. Bu nedenle İletişim Başkanlığı, Basın İlan Kurumu ve Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun yerel medyadaki kayıpları tespit ederek araç, gereç ve ekipman sağlaması olmazsa olmazdır.

Ekipman temininin yanı sıra ekonomik destek sağlanması da gerekiyor. Meslek örgütlerinin imkanları sınırlı olduğu için yeteri kadar destek sağlanamıyor, ancak düzenlenecek bağış kampanyalarıyla katkı sunulabilir. Deprem bölgesinde çaresiz kalan yerel medyayı yeniden işlevsel hale getirmek sorumluluğunu herkes üstlenmelidir.”

Paylaşın

“Cumhur İttifakı Seçimde Ortak Liste Çıkarabilir” İddiası

Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP’nin 14 Mayıs’ta yapılması planlan seçimlerde bazı kentlerde ortak liste çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

Millet İttifakı’ndan farklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki önemli bileşeni AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yeni bir gelişme olmazsa 14 Mayıs’ta yapılması planlanıyor. İktidardan muhalefete tüm partiler Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş olsa da Meclis seçimleri de büyük önem taşıyor.

Millet İttifakı’nda hedef “parlamenter sisteme geçiş” vaadi dolayısıyla en az 360 milletvekili çıkarmak. Bunun için de tüm partilerden temsilcilerin katıldığı bir komisyon çalışmaya başladı. Komisyonun en yüksek sayıda milletvekilini çıkarmak için yaklaşık 40 kentte ortak liste hazırlığı içinde olduğu biliniyor.

“Hangi ilde nasıl bir ortak liste ile seçime girmek doğru olur?” sorusuna en iyi yanıtı vermek için çalışan komisyon için Cumhur İttifakı’nın atacağı adımlar da önemli. AK Parti ve MHP 2018 seçimlerinde 81 ilde ayrı listeler çıkarmıştı.

Ama bu seçimde Millet İttifakı’nın planladığı gibi Cumhur İttifakı partilerinin de bazı kentlerde ortak listeler çıkarılabileceği konuşuluyor. Bu değişiklikte MHP’nin düşen oylarının etkili olacağı savunuluyor.

“Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın”

Kahramanmaraş merkezli 11 kentte büyük yıkım ve can kaybına yol açan depremin ardından başlayan “seçimlerin ertelenmesi” tartışması şimdilik bitmiş görünüyor.

İddialara göre Cumhur İttifakı, erteleme seçeneğini değerlendirdi, ancak ne yasal ne de siyasi açıdan faydalı olmayacağını gördüğü için seçimlerin daha önce duyurulduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılması kararını değiştirmedi.

İktidar mensuplarına göre seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasının “hızla yaraların sarılması, konut inşaatlarının başlaması, yardımların yapılması” gibi siyasi açıdan iktidara bir dizi de avantajı olacak. Öyle ki bazı AK Partili siyasetçiler “Muhalefet seçimler ertelensin derse şaşırmayın” iddiasında bulunuyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Depremler İçin ”Kıyamet’ Benzetmesi

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ı ziyaret eden Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü David Beasley, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada bölgede gördüklerini “kıyamet” olarak tanımladı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Roma merkezli WFP’den yapılan yazılı açıklamada, Beasley’in “Bugün gördüklerimi tarif etmemin tek bir yolu var: Kıyamet. Mahalleler dümdüz olmuş, evler yıkılmış, okullar ve dükkanlar kapalı, hayatlar parçalanmış durumda. Buradaki yıkımın ölçeği gerçekten anlaşılmaz boyutta” sözlerin yer verildi.

Açıklamada, “Dünya, buradaki insanları desteklemek için ivedilikle seferber olurken, bu depremin etkisi aylarca, yıllarca hissedilecek” ifadesi kullanıldı.

Beasley, depremden etkilenen 12 yıldır savaşın devam ettiği Suriye tarafındaki durum için ise “felaket üstüne felaket” değerlendirmesini yaptı.

Suriye’ye 380 ton un, pirinç ve yardım taşıyan 21 TIR’lık konvoyun geçişine eşlik eden Beasley,13 Şubat’ta yeniden açılan sınırdan Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgelere 180 kamyon yardım taşıdığını paylaştı.

Açıklamada, WFP’nin Türkiye’deki depremzedelerin gıda ve nakit yardımından faydalanması için 80 milyon dolara, Suriye’de depremden etkilenen 800 bin kişinin 6 ay boyunca desteklenmesi için 150 milyon dolara ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) de Kahramanmaraş depremleri sonrasında tahminen 1,5 milyon kişinin evsiz kaldığını açıklamıştı. Depremlerde 520 bin daireli 160 bini aşkın binanın yıkıldığını ya da ağır hasar gördüğünü bildiren UNDP, 500 bin yeni konut inşasına ihtiyaç olduğunu kaydetmişti.

Can kaybı 44 bin 374’e yükseldi

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Yunus Sezer, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sezer’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Şu ana kadar 10 bine yakın artçı sarsıntı gerçekleşmiş durumda. 21 bine yakın binada arama kurtarma çalışmaları tamamlandı.

Bu süreçte 44 bin 374 insanımızı kaybetmiş durumdayız. Şu anda 8 bin 182 arama kurtarma personeli çalışmalara eşlik etmektedir.

Barınma ile ilgili olarak hem çadır kentleri yoğunlukla kuruyoruz. Günlük ortalama 10 binin üzerinden bölgeye çadır sevk ediyoruz.

Şuan 287 tane çadır kentimiz var bölgede. Hedefimiz 100 bin üzerinde konteyneri faaliyete geçirmek.

Bununla ilgili 143 alan tespit edildi 97’sinde alt yapı çalışmaları devam ediyor. Hem barınma hem de diğer ihtiyaçların karşılanması şeklinde çalışmalarımız devam ediyor.

Bölgede Kızılayımızın koordinesinde beslenme olarak bakanlıklarımızla 80 milyon 965 bin sıcak yemek ve 14 milyon 965 bin kumanya paketi bölgede dağıtılmaktadır.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na Partisinden Tam Yetki

Partisinin genel merkezinde yapılan toplantı sonrası konuşan CHP Grup Başkanvekili Özel, “Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bundan sonraki tüm süreçlerde Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu yetkilendirmiştir” dedi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun 2 Mart’ta yapılacak Millet İttifakı toplantısı öncesi aday belirleme ve seçim ittifakı gibi konularda partisinin kurullarından tam yetki alması bekleniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde milletvekilleriyle bir araya geldi. Toplantı sonrası grup başkanvekilleri Engin Özkoç, Engin Altay ve Özgür Özel açıklama yaptı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, tüm milletvekillerinin oy birliği ile cumhurbaşkanı adaylığı ve seçim sürecine dair tüm konularda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tam yetki verdiğini söyledi.

Özel, “milletvekillerinin Cumhurbaşkanı adayı ismi konusunda da uzlaştığını” belirtti.

Milletvekillerinin bir yetki belgesini de hazırladığını belirten Özel, üç grup başkanvekilinin imzasını taşıyan metne dair şunları söyledi:

“CHP TBMM grubu olarak 26 Şubat 2023 günü saat 10:00’da gerçekleştirdiğimiz toplantıda cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bundan sonraki tüm süreçlerde grubumuz adına karar almak üzere oy birliği ile Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu yetkilendirmiştir.”

Kılıçdaroğlu’nun 2 Mart’ta yapılacak Millet İttifakı toplantısı öncesi aday belirleme ve seçim ittifakı gibi konularda partisinin kurullarından tam yetki alması bekleniyor.

Kılıçdaroğlu ve Akşener görüşecek

Öte yandan CHP lideri Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yarın bir araya gelerek, başbaşa görüşme yapacakları öğrenildi. İki parti arasında son dönemde cumhurbaşkanı adaylığı üzerinde gerilim yaşanıyor. İki liderin cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki görüş ayrılığının giderilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.

2 Mart’ta yapılacak toplantı öncesinde İYİ Parti Genel Başkanı Akşener de partisinin milletvekilleri, Genel İdare Kurulu üyeleri ile bir araya gelerek, cumhurbaşkanı adayı konusunda görüşlerini alacak.

Paylaşın

AFAD Açıkladı: Depremlerde Can Kaybı 44 Bin 374’e Yükseldi

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde can kaybı 44 bin 374’e yükseldi. Ayrıca, Deprem bölgesinde şu ana kadar 10 bine yakın artçı sarsıntı meydana geldi.

Haber Merkezi / Deprem bölgesindeki 21 bine yakın binada arama kurtarma çalışmaları tamamlanırken, alt yapı çalışmaları ise devam ediyor.

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Yunus Sezer, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sezer’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Şu ana kadar 10 bine yakın artçı sarsıntı gerçekleşmiş durumda. 21 bine yakın binada arama kurtarma çalışmaları tamamlandı.

Bu süreçte 44 bin 374 insanımızı kaybetmiş durumdayız. Şu anda 8 bin 182 arama kurtarma personeli çalışmalara eşlik etmektedir.

Barınma ile ilgili olarak hem çadır kentleri yoğunlukla kuruyoruz. Günlük ortalama 10 binin üzerinden bölgeye çadır sevk ediyoruz.

Şuan 287 tane çadır kentimiz var bölgede. Hedefimiz 100 bin üzerinde konteyneri faaliyete geçirmek.

Bununla ilgili 143 alan tespit edildi 97’sinde alt yapı çalışmaları devam ediyor. Hem barınma hem de diğer ihtiyaçların karşılanması şeklinde çalışmalarımız devam ediyor.

Bölgede Kızılayımızın koordinesinde beslenme olarak bakanlıklarımızla 80 milyon 965 bin sıcak yemek ve 14 milyon 965 bin kumanya paketi bölgede dağıtılmaktadır.”

Paylaşın

FT: Depremler, Erdoğan’ın Siyasi Çöküşünde Rol Oynayabilir

Dünyanın önde gelen finans yayınlarından Financial Times (FT), 11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ekonomik, toplumsal ve siyasi sonuçlarını ele aldı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelmesinde 1999 Gölcük depreminin önemli rol oynadığına dikkat çekilirken, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında hükümete yönelik öfkenin kendisinin 2023’te kaybetmesine sebep olabileceği ifade edildi.

David Pilling, gazete için kaleme aldığı makalede Haiti, Japonya ve yine Türkiye’de geçmişte yaşanan depremlerde gördüklerinin, çekim ekipleri afet bölgelerini terk ettiğinde gerçekten inşa sürecinin başladığını ve doğal afetin uzun vadeli maliyetinin ortaya çıkmaya başladığını gösterdiğini belirtti.

Makale için değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, doğal afetlerin siyasi ve ekonomik sonuçlarının öngörülmesinin zor olduğunu söylerken; etkilerin kamu finansına zarar verebileceğini, kalkınma önceliklerini değiştirebileceğini, hatta iktidarlar devirebileceğini ifade etti.

Port-au-Prince’teki Quisqueya Üniversitesi’nin rektörü Jacky Lumarque, 2010’da ABD verilerine göre 300 bin kişinin ölümüne sebep olan depremle ilgili, “İyi yoldaydık ancak deprem her şeyi mahvetti” dedi.

Depremden sonra Haiti’nin başkenti toparlanamadı. Güvenlik çöktü ve Port-au-Prince’in büyük bölümü bugün silahlı çeteler tarafından kontrol ediliyor.

Pilling, başka bir örnek olarak 1972’deki Nikaragua depremini gösterdi. Nikaragualı diktatör Anastasio Somoza deprem sonrası süreçte müdahalede yetersiz kaldı ve yönetiminin yardım paralarını çaldığı iddia edildi. Yaşananlar, 7 yıl sonra 1979’da rejiminin çökmesine giden olayları tetikledi.

T24’te yer alan habere göre, Pilling ayrıca, 1999 Gölcük depreminde hükümetin müdahalesinin yetersiz kalmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iktidar yolunu açtığına dikkati çekti.

Türkiye’nin bir seçim senesinde olduğuna dikkat çeken Pilling, “Hükümetin depreme yeteri kadar hazır olmaması ve bina yönetmeliklerine uyulması konusunda esnek davranılmasına yönelik öfke, Erdoğan’ın siyasi çöküşüne katkı sağlayabilir” yorumunda bulundu.

Makalede imar afları sayesinde son 20 yılda güvensiz binaların dikilmesine izin verildiği vurgulandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Adaylık İçin Partisinden Yetki Alacak

Adaylık için sıkça adı geçen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 2 Mart’taki ‘altılı masa’ toplantısı öncesi partisinin yetkili kurullarıyla bir araya gelecek. CHP liderinin, parti meclisi (PM) ve MYK’dan alacağı tam yetkiyle bu kritik toplantıya katılması bekleniyor.

CHP’li bir kaynak PM toplantısına ilişkin şunları söyledi: “Millet İttifakı toplantısında cumhurbaşkanı adaylığı görüşmeleri için tam yetki verilecek. ‘Cumhurbaşkanı adayı belirleme konusunda tam yetkilisiniz, bizim adayımız sizsiniz’ denilecek.”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından genel seçimin tarihi konusunda halen tartışma sürerken, altı partiden oluşan Millet İttifakı henüz aday belirlemedi.

Milliyet’ten Mehtap Gökdemir’in haberine göre altılı masa, 2 Mart’ta ortak cumhurbaşkanı adayını ve seçim stratejini konuşmak için Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde toplanacak.

Adaylar konuşulabilir

Kulislerde, genel başkanların partilerinin sürece dair yaklaşımlarını paylaşacağı toplantıda her partinin kimi, neden cumhurbaşkanı adayı önerdiğini açıklayacağı konuşuluyor.

Adaylık için sıkça adı geçen Kılıçdaroğlu, toplantı öncesinde partisinin yetkili kurullarıyla bir araya gelecek. CHP liderinin, parti meclisi (PM) ve MYK’dan alacağı tam yetkiyle bu kritik toplantıya katılması bekleniyor.

CHP’li bir kaynak PM toplantısına ilişkin şunları söyledi: “Millet İttifakı toplantısında cumhurbaşkanı adaylığı görüşmeleri için tam yetki verilecek. ‘Cumhurbaşkanı adayı belirleme konusunda tam yetkilisiniz, bizim adayımız sizsiniz’ denilecek.”

Paylaşın

HDP, Aday Konusunu Yeniden Değerlendirecek

Mayısta yapılması planlanan seçimle ilgili aday kararlarını yeniden ele alacaklarını söyleyen HDP’li Temel, “Depremden kaynaklı ağır atmosferi, iktidarın fırsatçı tutumunu düşündüğümüzde, bütün olarak adaylık tartışmalarını yeniden ve etraflıca ele almamız gerekiyor” dedi ve ekledi:

“Bu, kendi adayımızı çıkarma kararlılığımızda gevşeme, değişme anlamına gelmiyor. İsim havuzunda kimlerin olduğunu, aday çıkarıp çıkarmama konusu yeniden değerlendirmeye alınacağı için paylaşmamızın anlamı olmaz. Ya hızlı şekilde kendi adayımızı ilan edip tartışma yürüteceğiz ya da ‘yeni durumla karşı karşı olunduğu için yeniden değerlendirme gerekir’ diyeceğiz.”

Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle normalde 14 Mayıs’ta yapılması beklenen seçimin tarihinin değişmesi gündeme geldi. Diğer partiler gibi HDP de deprem nedeniyle adayını açıklamayı erteledi.

Daha önce seçime kendi adayıyla gireceğini açıklayan HDP, 27 Şubat’ta Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) toplayacak.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’a konuşan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, seçim öncesi adaylık konusunda gelişme olduğunu ve kamuoyuna açıklama sürecine girildiğini vurgularken, depremin yeni koşullar yarattığını söyledi.

‘Yeni değerlendirme’ vurgusu

Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremden kaynaklı ağır atmosferi, iktidarın fırsatçı tutumunu düşündüğümüzde, bütün olarak adaylık tartışmalarını yeniden ve etraflıca ele almamız gerekiyor. Bu, kendi adayımızı çıkarma kararlılığımızda gevşeme, değişme anlamına gelmiyor. İsim havuzunda kimlerin olduğunu, aday çıkarıp çıkarmama konusu yeniden değerlendirmeye alınacağı için paylaşmamızın anlamı olmaz. Ya hızlı şekilde kendi adayımızı ilan edip tartışma yürüteceğiz ya da ‘yeni durumla karşı karşı olunduğu için yeniden değerlendirme gerekir’ diyeceğiz.”

Temel, deprem sahasındaki çalışmalar ve halkın ihtiyaçlarının öncelikli gündemleri olduğunu, ‘bu yoğunlukta ve bu kadar acıların yoğun olduğu zeminde’ seçim tartışması yürütmediklerini, seçim gündemli toplantı yapmadıklarını ifade etti.

‘Seçmen net tutum istiyor’

HDP’li yönetici, MYK’nin 27 Şubat’ta Ankara’da toplanacağını belirterek şunları kaydetti: “Toplantının temel gündemlerinden biri deprem ve sonrasında ortaya çıkan durum, diğer diğer gündem maddesi de seçim olacak. MYK, Emek ve Özgürlük İttifakı’yla beraber seçime dönük hazırlıklar ve tartışmaların nasıl ele alınması gerektiği konusunda çerçeve çıkarmayı hedefliyor. 27 Şubat’ta seçim konusunu gündeme getirip, tartışma yürüteceğiz. Seçmenimiz somut, net tutum ortaya koymamızı istiyor.

‘İki tutumdan uzak duruyoruz’

Seçimlerin ertelenmesine yönelik tartışmayla ilgili tutum belirlenmediğini aktaran Temel, iki şeyi asla kabul etmediklerine dikkat çekti.

Temel şöyle devam etti: “İktidarın, büyük felaketten kendi iktidarını sürdürmesine yeni yollar ve olanaklar devşirmesi ne ahlaki ne vicdani. Asla kabul edilemez. Seçimin ertelenmesi bir fırsat olarak ele alınıyorsa gayri ahlakidir. Bu kadar büyük acıyla yüz yüzeyken ‘seçim, seçim, seçim’ deyip duran yaklaşım da doğru değil. Bu iki tutumdan da uzak duruyoruz. MYK, bu konudaki tutumunu netleştirecek.”

Paylaşın

Naci Görür, Yedi Ve Üzeri Deprem Beklenen İlleri Tek Tek Açıkladı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Candaş Tolga Işık’ın tv100’deki programında 7,0 ve üzeri deprem beklenen illeri tek tek açıkladı.

Kahramanmaraş depremlerinden sonra gündeme gelen olası İstanbul depremine ilişkin konuşan Görür, “Beklediğimiz İstanbul depreminde Marmara sahillerinin çoğu 9 şiddetinde etkileniyor” dedi.

Meydana gelecek olan depremde Tuzla ve Yeniköy’de 7 şiddetindeki depremin 9 şiddetindeki gibi etkileneceğini söyleyen Görür, “2000 yılında bu çalışmaları yaptı Okan Tüysüz hocamız. 9 şiddetinde ekleniyor sahile yakın kesimler. Hem Anadolu Hem Avrupa yakasında deniz kıyısına yakın semtler etkilenecek. Bazı yerlerde bu şiddet 8 olabilir” dedi.

Görür sözlerini şöyle sürdürdü:

“Deprem değerlendirmesini yaptığımız zaman genellikle sahilden 10 km içe kadar olan kısımların hassas bölge olduklarını düşünüyoruz. Kırılan fay hattının 10 veya 20 km kuzeyi ve güneyi olarak hesaplıyoruz.”

Naci Görür, riskli bölgeleri haritada göstererek, “Avrasya ve Anadolu levhası arasındaki sınır boyunca Anadolu göreceli olarak Batı’ya gidiyor. Levha sınırı ve levhalarda hareketli olduğu için arzın içindeki sıcaklık farkıyla burada devam depremler olacaktır.

Türkiye’nin en tehlikeli deprem sınırı yaklaşık Karlıova ile Yunanistan’a kadar olan 1650 kilometre… Şimdi ikincisi Doğu Anadolu Fay Hattı’nda ise Bingöl-Karlıova arasındaki alan akademik bir sorun. Arap levhası kuzeye doğru geldiği için orada depremler oluyor. Afrika, Kıbrıs’ın altına daldığı için Akdeniz’de de çok deprem oluyor.

Kahramanmaraş’ta olan deprem, enerjisinin bir kısmını güneye doğru verecek. Burada deprem olduğu zaman biz uyardık. Burada iki deprem olunca güneye dikkat dedik. Güneyde Hatay ve Adana havzası var. Hatay’da oldu…

Levhanın hareketiyle enerji diğer faylara da transfer edilmiş olabilir. Adana havzasının devamı Kıbrıs’ta sınırlanır. Yedisu fayında, 7 büyüklüğü üstünde deprem olabilir. Çünkü, 1780’li yıllarda 7,4 büyüklüğünde deprem üretmiş. O zamandan beri deprem yok. Üstelik Erzincan depremi oldu ve oraya stres biriktirmiştir. Bu kesimlerde hassas olunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Çınarcık bölgesinde de deprem beklediklerini ifade eden Naci Görür, “Kırılma neredeyse kırılmayan yer duruyor. Kırılmayan yeri de kıracak. Özellikle İstanbul’da depremi bekliyoruz. Bunun nedenleri var. Bölge sismik bir boşluk. Bizim yaptığımız bütün araştırmalar Marmara’nın kırılma mecburiyetini gösteriyor. Adalar fayı ve Kumburgaz fayı ya beraber ya da ayrı ayrı kırılacak. Batı Tekirdağ fayının da 1912’de kırıldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla İstanbul’da deprem olacak dememizin nedeni bilimsel gerçeklik” dedi.

Türkiye’de en büyük deprem tehdidin İstanbul olduğunu kaydeden Naci Görür, “İstanbul’un haricinde Kahramanmaraş’ı sayıyorduk. Orası gitti. İki bence Yedisu Erzincan-Karlıova arası ve Karlıova-Bingöl Göynük arası. Yani 7,2 ve 7,4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz.

Naci Görür, sözlerinin devamında İzmir bölgesindeki deprem riskine dikkat çekerek, İzmir Körfez de büyük bir fay var. İzmir fayı ciddi bir fay ve 7 ve üzerinde bir deprem üretebilir. Nitekim, Körfez alanı 70 kilometre olmasına rağmen 117 kişi hayatını kaybetti. O bölge zayıf zemin. İzmir bölgesinde yaklaşık 12-13 tane aktif fay var” dedi.

Paylaşın