HDP, TİP Ve EMEP Arasında Uzlaşma Sağlandı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz arasında müzakere görüşmesi gerçekleştirildi. Yapılan görüşmenin ardından uzlaşı sağlandı.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partilerden seçime katılma yeterliği olan TİP, EMEP tek liste yerine, ittifak listesinden kendi bayrak ve amblemleriyle seçime girmeyi istiyordu.

HDP ise aynı seçim bölgelerinde ittifak partilerinin birbirine karşı seçime giriyor olmasının esasen HDP seçmen kitlesinin belirleyici olacağı koşullarda en çok sayıda milletvekili çıkarılmasını engelleyeceğini savunuyordu.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Halkların Demokratik Partisi (HDP) ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler gündemiyle gerçekleştirilen toplantıda, HDP’nin seçimlere bir listeyle girilmesi önerisine karşı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) kendi listelerinden girme önerisi üzerine uzlaşmazlık yaşanmıştı.

MA’da yer alan habere göre; HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz arasında müzakere görüşmesi gerçekleştirildi.

“Genişleyerek bir seçim ittifakı haline de getirmek üzere bir irade ortaya çıktı”

Yapılan görüşmenin ardından uzlaşı sağlandı. Emek ve Özgürlük İttifakından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Mücadele ittifakı olarak başlattığımız süreci, genişleyerek bir seçim ittifakı haline de getirmek üzere bir irade ortaya çıktı. Seçime, Emek ve Özgürlük İttifakı olarak girme kararı alındı. Teknik çalışmalarda HDP başta olmak üzere ittifakın bileşeni olan tüm güçlerin kazanımlarını koruyup geliştirecek yol ve yöntemler esas alınacak.”

Gündem başlıklarımızdan biri olan cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili geniş çaplı bir tartışma yürüttük. Depremden sonra cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecini tekrar değerlendirme kararı almıştık. Bugün yürüttüğümüz tartışma neticesinde oluşan ortak tutumumuzu en kısa zamanda bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşma kararı aldık.”

Ne olmuştu?

Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partilerden seçime katılma yeterliği olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi (EMEP) tek liste yerine, ittifak listesinden kendi bayrak ve amblemleriyle seçime girmeyi istiyor.

HDP ise aynı seçim bölgelerinde ittifak partilerinin birbirine karşı seçime giriyor olmasının esasen HDP seçmen kitlesinin belirleyici olacağı koşullarda en çok sayıda milletvekili çıkarılmasını engelleyeceğini savunuyor.

Paylaşın

MHP, Cumhurbaşkanı Adayı Olarak Erdoğan’ı Gösterme Kararı Aldı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), TBMM’de basına kapalı yaptığı grup toplantısında, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13. cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine kadar verdi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için Meclis’te cumhurbaşkanı aday gösterme süreci devam ediyor.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13. cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine kadar verdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubu, İsmet Yılmaz başkanlığında TBMM’de yaptığı toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak gösterilmesine karar vermişti.

AK Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı için milletvekillerinden imza toplanmıştı.

Erdoğan, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmektedir. 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi. 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu da pazartesi günü toplanarak, daha önceden Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi için grup kararı alacak.

İtiraz için 2 gün

Resmi Gazete’de yayımlanan seçim takvimine göre 28 Mart’ta Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başlayacak.

İtirazlar 29 Mart çarşamba günü saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından incelenmeye başlanacak.

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Erdoğan’ın 20 Yıllık İktidarı Sona Erebilir

14 Mayıs tarihinde yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri dış basının gündeminde de yer alıyor. Daily Mail’de yayımlanan bir analizde Erdoğan’ın, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Kılıçdaroğlu karşısında 10 puan geride olduğu belirtildi.

Analizin devamında, 14 Mayıs’ı birçok kişinin Türkiye’nin tarihindeki, ‘en önemli seçim’ olarak gördüğü ifade edilerek, Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sona erebileceği belirtildi.

İngiltere’de en çok okunan gazetelerden biri olan Daily Mail, seçimlere yönelik dikkat çeken bir analiz habere yer verdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından arama kurtarma ve yardım çalışmalarındaki başarısızlık nedeniyle çöken destek nedeniyle seçimler öncesinde tehlikeli bir duruma geldiği değerlendirmesi yapıldı.

Chris Jewers tarafından kaleme alınan analizde, Erdoğan’ın üçüncü kez iktidarda kalmak istediğine vurgu yapılarak, anketlere de dikkat çekildi.

Erdoğan’ın, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu karşısında 10 puan geride olduğu belirtildi. 14 Mayıs’ı birçok kişinin Türkiye’nin tarihindeki, ‘en önemli seçim’ olarak gördüğü ifade edilerek, Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sona erebileceği belirtildi.

Haberde, Türkiye’de depremlerin yanı sıra Suriye’den gelen milyonlarca sığınmacı ve hayat pahalılığı krizinin de önemli gündemler olduğu kaydedildi.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan “Özelleştirme” İtirafı: Bugünkü Aklımız Olsa…

Özelleştirmelerle ilgili değerlendirmede bulunan DEVA Lideri Babacan, elektik ve doğal gaz dağıtım şirketlerini örnek göstererek, “Elektrik, doğal gaz dağıtım yani özelleştirildikten sonra tekel olan şirketler, o alanlarında özelleştirme doğru olmadı” dedi ve ekledi:

“Özelleştirmeden sonra çok iyi bir denetimle devam etmesi gerekiyordu. Bazı özelleştirmeler öyle yapıldı ki, firma sahipleri denetleyen kuruluşlardan daha etkili olamıyorlar bakan ya da cumhurbaşkanı üzerinde. Dolayısıyla bunlar denetlenemiyor, vatandaşa hizmet pahalı ve kötü gidiyor. Bugünkü aklımız olsa tekel durumundaki kuruluşları özelleştirmezdik. İyi bir denetimle verimli gider dedik ama bu sağlanamadı.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TV100’de katıldığı “Az Önce Konuştum” programında Candaş Tolga Işık’ın sorularını yanıtladı.

Babacan, özelleştirmelerle ilgili olarak, “Elektrik, doğal gaz dağıtım yani özelleştirildikten sonra tekel olan şirketler, o alanlarında özelleştirme doğru olmadı. Özelleştirmeden sonra çok iyi bir denetimle devam etmesi gerekiyordu. Bazı özelleştirmeler öyle yapıldı ki, firma sahipleri denetleyen kuruluşlardan daha etkili olamıyorlar bakan ya da cumhurbaşkanı üzerinde. Dolayısıyla bunlar denetlenemiyor, vatandaşa hizmet pahalı ve kötü gidiyor. Bugünkü aklımız olsa tekel durumundaki kuruluşları özelleştirmezdik. İyi bir denetimle verimli gider dedik ama bu sağlanamadı” yorumunu yaptı.

Babacan, LGBT hakkında da, “Bizim bu konudaki tutumumuz çok açık. Her vatandaşımızın hayat tarzını olduğu gibi kabul ediyoruz. Devletin hayat tarzları üzerindeki müdahalelerine kesinlikle tarzıyız. Devletin böyle bir yetkisi yoktur, vatandaşlarımızın hayat tarzını olduğu gibi kabul etmek, başkalarının saldırısından uzak tutma yetkisi vardır” diye konuştu.

DEVA Lideri Babacan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Partimizin genel merkezine her ay 5-6 heyet gelir. Son 1 yıldır genel merkezimize gelip giden fon yöneticilerinin dünyada yönettiği toplam para, herhalde dünya ekonomisinin toplamı kadardır. Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 800 milyar, tek bir fon 9,5 trilyon dolar yönetiyor. 6 ay öncesine kadar Türkiye ekonomisiyle ilgili görüşlerimizi soruyorlardı. 6 önce ‘İktidara gelince siz ne yapacaksınız?’ diye sormaya başladılar.

Konut açısından yepyeni bir finansman modeline ihtiyaç var: Konut Finansmanı Kurumu (KFK). Bu kurumlar orta ve alt gelirli vatandaşların oturduğu evlerin finansmanını sağlıyorlar. Japonya’da, Almanya’da, ABD’de var. Türkiye’ye de kurma zamanı geldi. Deprem olmuş bölgelerde acil konut açığımız var. İstanbul, Bursa, İzmir, Bingöl, Hakkâri var. Deprem olduktan sonra konut inşa etseniz ne, etmeseniz ne? Buraya çok büyük kaynaklar gerekiyor. Bunun yolu gelişmiş ekonomilerde KFK’dan geçiyor. Bunu en geç 6 ayda kurarız. Finansal kuruluşlar için de yepyeni bir yatırım aracı haline gelir.

Bütün kamu yönetimine bir sil baştan yapmayacağız. ‘Süngeri çektik, hepsini attık’ değil. Şu an hâlâ kamuda; düzgün, işini bilen insanlar var. Kamu içerisinde o işi yapabilecek iyi yöneticilere bakacağız ve atamaları gerçekleştireceğiz. Bütün bürokraside sil baştan doğru değil. Başarılı alanlardaki devlet hafızasının devam etmesi gerekiyor.

Her alanda kurumları ayağa kaldırmak gerekiyor. Devlet kurumu diye bir şey maalesef kalmadı demeye dilim varmıyor. Çünkü çok önemlidir devlet kurumları. Çok çok zayıflatıldı. Kurumların ayağa kalkması en fazla 1 aydır.

Merkez Bankası şu anda Sayın Erdoğan’ın kullandığı bir kasa. Biz ne yapacağız? Merkez Bankası başkanı adayları önce TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda kendilerini anlatacaklar. Ardından soru cevap seansı başlayacak. Milletvekilleri de basın da soracak. Önce toplumun terazisine çıkacak. Sunuşundan ve sorulara cevabından anında kanaat oluşur. BDDK Başkanı, TÜİK Başkanı da böyle. Gitsin anlatsın bakalım nasıl yöneteceğini.

“Kimi kandırıyorsunuz?”

Merkez Bankası, birikmiş kârının bir kısmını AFAD’a bağışladı. Sen zaten kârını Hazine’ye devredeceksin. Hazine de zaten paraya ihtiyacı varsa AFAD’a para verecek. Kamu kuruluşlarının bağış yapması ne demek? Devlet sağ cebinden sol cebine koyuyor. Ziraat Bankası’nın kârıysa da Halk Bankası’nın kârıysa da Merkez Bankası’nın kârıysa da Hazine’ye gidiyor. Hepsi Hazine’den AFAD’a verilmesi gereken paralar. Kimi kandırıyorsunuz?

Nihayetinde Sayıştay bunları denetler. Kimin adına? TBMM. Meclis üzerinde ve Sayıştay üzerinde bu kadar baskı varken normal şartlarda bir denetim mümkün mü? Sayıştay raporları çıkarken örtülmeye çalışılıyor. Sayıştay bir şey derken susturulmaya çalışılıyor.

“Cep telefonu fiyatına araba alınabiliyordu”

Ekonominin başında olduğum ilk 10 yılda millî gelir üçe katladı. Geçen hafta berberde genç bir arkadaş ‘22 yaşında mezun olup işe girdim. Aylık maaşımla, taksitle araba aldım. Şu an 32 yaşındayım, hâlâ aynı arabaya biniyorum. Yenisine gücüm yetmez’ dedi. İnsanlar, o zamanlar cep telefonu fiyatına araba alabiliyordu. Gençler KYK burslarından biriktirdikleriyle Avrupa’da tren turu yapıyorlardı . Demek ki bu ülke iyi yönetildiğinde ayağa kalkıyor.”

Paylaşın

14 Mart Seçimleri: Erdoğan’dan “Büyükşehirler” Hamlesi

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler yaklaştıkça liderlerdin de seçim stratejileri netleşmeye başlıyor. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kabinedeki bakanları büyükşehirlerden aday göstereceğim” dediği öne sürüldü.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar gibi isimleri depremlerden en çok etkilenen Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay için “milletvekili adayı olarak düşündüğü” ileri sürüldü. Erdoğan’ın bu seçimlerde “büyükşehirleri riske atmak istemediği” de belirtiliyor.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı kabinesindeki “tartışmalı bazı isimleri” milletvekili yaparak, gelecek dönem için bu isimlere “dokunulmazlık zırhı kazandırmak istediği” iddia edilirken bakanların özellikle büyükşehirlerde kamuoyuna “Güçlü isimlerle seçimlere giriyoruz mesajını vermek istediğinin” altı çiziliyor.

Öte yandan Erdoğan’ın grup başkanvekilleriyle yaptığı görüşmede, milletvekillerine “Aday olsunlar” talimatını verdiği de ifade ediliyor. Ancak mevcut milletvekillerinden birçoğunun liste dışı kalacağı da belirtiliyor. “Listede yer bulamayacağını düşenen bazı vekillerin başvuruda bulunmayacağı” değerlendirilirken Erdoğan’ın bu seçimlerde “3 dönem kuralını da uygulayacağına” dikkat çekiliyor.

Üç dönem kuralı

Son olarak AK Parti Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, “3 dönem vekillik yapmışlardan da başvuru alınabilecek” açıklamasında bulunmuştu. Ancak parti yönetimininde aktif görev alanlar dahil parti içinde bu kurala takılan 76 isim bulunuyor.

Bu isimler arasında eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Partili Mehmet Özhaseki, AK Partili Hamza Dağ, Ali İhsan Yavuz ve eski bakan Cevdet Yılmaz da yer alıyor.

Erdoğan’ın, grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda da “Üç dönem kuralının uygulanıp uygulanmayacağına” yönelik grup başkanvekillerinin sorusu üzerine “Kuralı uygulayacağım. Ancak bunun istisnaları da olacak” dediği de kaydedildi.

Paylaşın

TİP’ten “Emek Ve Özgürlük İttifakı’ndan Ayrılacağı İddialarına Yalanlama

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün, partisinin Emek ve Özgürlük İttifakı’ndan ayrılacağı iddialarını yalanladı: İttifak kolay kurulmadı, ufak hesaplarla da dağılmaz.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, konuyla ilgili ‘HDP ve TİP yol ayrımında’ başlıklı yazısında en az 41 şehirde kendi amblem ve adaylarıyla seçime katılma istekleri HDP tarafından geri çevrilirse TİP’in, ittifaktan ayrılabileceğini; Erkan Baş, Sera Kadıgil, Ahmet Şık ve Barış Atay’ı bağımsız aday göstermeyi düşündüğünü yazmıştı.

Doğan Ergün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İttifak kolay kurulmadı ufak hesaplarla da dağılmaz. Daha çok yolumuz, büyük iddialarımız var. El ele vererek bu Saray rejimini tarihin çöplüğüne göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan Türkiye İşçi Partisi’nin 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere kendi adı, logosu ve adaylarıyla girme kararı aldığı, Halkların Demokratik Partisi’nin ise seçimlere tek listeyle girilmesini istediği belirtilmişti.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, konuyla ilgili ‘HDP ve TİP yol ayrımında’ başlıklı yazısında en az 41 şehirde kendi amblem ve adaylarıyla seçime katılma istekleri HDP tarafından geri çevrilirse TİP’in, ittifaktan ayrılabileceğini; Erkan Baş, Sera Kadıgil, Ahmet Şık ve Barış Atay’ı bağımsız aday göstermeyi düşündüğünü yazmıştı.

TİP Sözcüsü Sera Kadıgil’in de önceki gün katıldığı bir programda, ittifaklarla ilgili yasal zorunluluklar nedeniyle güçlü oldukları illerin belirlenerek TİP listesinden seçime girilmesinin daha doğru olacağını söylemesi tartışmalara neden olmuştu.

Kadıgil, şunları söylemişti:

“Mevcut sistemde TİP’in 81 ilin 81’inde de HDP ile rekabet halinde seçime girmesi hepimiz için bir felaket sonucu doğurur. HDP’nin istediği modelde şu deniliyor: İttifak olmasın, seçime giderken, 81 ilin 81’inde de tek partinin, tek listeleriyle seçime gidelim. HDP’nin fikrine göre bu şekilde seçime gitmek daha çok milletvekili kazandıracak.

‘TİP seçime girsin’ diyoruz ya, bunun aslında HDP’ye değil 1 vekillik, 1 oy kaybettirmeyeceği bir yol var. O yol nedir? Mesela Bayburt, Gümüşhane, Aksaray, 52 tane bu şekilde HDP’nin zinhar, TİP’in de vekil çıkartamayacağı iller var. Bu illerde TİP olarak bizim seçime girmemizin HDP’ye bir sandalye bile kaybı dokunmayacak. Bundan herkes emin olabilir.

Öbür tarafta gerçekten stratejik iller var. Konya; HDP’nin orada 50 bin oyu var. Vekil çıkartmak için 85 bin-95 bin arasında oya ulaşılması gerekiyor. Muğla’da HDP’nin milletvekili yok ama 40 bin oyu var. Böyle yerleri tespit edelim. Ve diyoruz ki buraların bazılarında en işimize gelecek şekilde seçime girelim. Farzı mahal olarak şu an konuştuğumuz için söylüyorum: Muğla üzerinden örnek vermeye devam edeceğim.

HDP’nin orada 40 bin oyu var. TİP’in de bir karşılığı var. Biz bunu görüyoruz. Ben defalarca gittim. TİP’in bir karşılığı var. Daha önemli bir şey söyleyeceğim. TİP bu karşılığı HDP tabanından almıyor, elimizde anketler var, bize oy vereceğini söyleyen, ki son ankette yüzde 3 artık bu, Yön Eylem’in son anketi, insanın çok küçük bir kısmı daha önce HDP’ye oy vermiş. Bizim seçmenimizle HDP’nin tabanı bir değil…

Kontenajan talebimiz yok. İstanbul’da diyoruz ki mesela, yarışabiliriz. HDP de girsin o yarışa. CHP zaten giriyor, İYİ Parti giriyor, biz de girelim TİP olarak.

(‘Oy kaybettirmez mi ittifaka? Mesela İstanbul 1. Bölgede 1. sırada Sera Kadıgil var, öbür tarafta Mithat Sancar var. Bu yarış iki partiye zarar vermez mi?’ sorusu üzerine) Eğer ki benzer seçmen havuzuna sesleniyor olsaydık bunun cevabı evet olurdu. Mithat Hoca’nın oy alacağı taban başka, Sera’nın oy alacağı taban başka…”

Paylaşın

AK Parti Grubu, Genel Başkanları Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı Adayı Gösterdi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubu, İsmet Yılmaz başkanlığında TBMM’de yaptığı toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak gösterilmesine karar verdi.

Haber Merkezi / AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Anayasa’nın 101’inci maddesine göre, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 7’nci ve 8’inci maddesine göre, Siyasi Partiler Kanunu’nun 27’nci maddesine göre ve Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti Grup İç Yönetmeliği’ne göre Cumhurbaşkanımız, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bugün AK Parti Grubu tarafından Cumhurbaşkanı adayımız olarak bildirilmesine grup toplantısına katılan bütün milletvekillerinin oy birliğiyle karar verilmiştir” dedi.

İsmet Yılmaz, “Yüksek Seçim Kurulu’na ne zaman götürmeyi planlıyorsunuz?” sorusuna “Önümüzdeki hafta inşallah” yanıtını verdi.

AK Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı için milletvekillerinden imza toplanmıştı.

Erdoğan, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmektedir. 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi. 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu da pazartesi günü toplanarak, daha önceden Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi için grup kararı alacak.

İtiraz için 2 gün

Resmi Gazete’de yayımlanan seçim takvimine göre 28 Mart’ta Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başlayacak.

İtirazlar 29 Mart çarşamba günü saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından incelenmeye başlanacak.

Paylaşın

Esad’dan Erdoğan’la Görüşme İçin Suriye’den Askerlerin Çekilmesi Şartı

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme için ‘Suriye’den askerlerin çekilmesi’ şartını yineledi. Erdoğan ile görüşmeye hazır olduğunu ancak bunun için Türkiye’nin askerlerini Suriye’nin kuzeyinden çekmesini şart koşan Esad, Ankara’nın ‘terörizme verdiği tüm desteği kesmesi’ gerektiğini de söyledi. 

“Erdoğan’la bir görüşmenin gerçekleşebileceği tek senaryo bu” diyen Suriye Devlet Başkanı, “Suriye’deki savaşın nihai olarak sona ermesine yol açmayacaksa, böyle bir toplantının ne yararı olabilir?” ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, resmi ziyarette bulunduğu Moskova’da, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Şam-Ankara ilişkilerinin de masaya yatırıldığı görüşmenin ardından Rusya basınına açıklamalarda bulunan Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme olasılığına ilişkin konuştu.

Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olası bir görüşme için ‘Suriye’den askerlerin çekilmesi’ şartını yineledi. Erdoğan ile görüşmeye hazır olduğunu ancak bunun için Türkiye’nin askerlerini Suriye’nin kuzeyinden çekmesini şart koşan Esad, Ankara’nın ‘terörizme verdiği tüm desteği kesmesi’ gerektiğini de söyledi.

“Erdoğan’la bir görüşmenin gerçekleşebileceği tek senaryo bu” diyen Suriye Devlet Başkanı, “Suriye’deki savaşın nihai olarak sona ermesine yol açmayacaksa, böyle bir toplantının ne yararı olabilir?” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Ukrayna savaşında Rusya’ya desteğini de yineleyen Esad, ‘Suriyelilerin çoğunun Rusya’nın Ukrayna operasyonunu desteklediğini’ dile getirdi.

Reuters’ın RIA Novosti’den aktardığına göre, “Suriye’deki Rus varlığını genişletmenin iyi bir şey olduğunu düşünüyoruz” diyen Esad, Rus ordusunun Suriye’deki varlığının ‘geçici ya da sadece terörle mücadeleye odaklı olmaması gerektiğini’ söyledi.

Suriye Devlet Başkanı, “Terörle mücadele günümüzün meselesi ama geçici bir mesele. Rus ordusunun herhangi bir ülkedeki varlığı geçici olmamalı” dedi.

Putin – Esad arasında gerçekleşen görüşmeye dair Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada iki liderin ifadelerine yer verildi.

Putin, iki ülkenin sürekli iletişim halinde olduğunu ve iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerlediğini belirterek şöyle dedi: “Ortak çabalarımız sosyoekonomik ve iç siyasi durumun istikrara kavuşmasını mümkün kılıyor. Ancak Suriye halkı yıkıcı bir deprem gibi çok ciddi bir sorunla daha karşı karşıya kaldı. Tabii ki, bu durumu ağırlaştırıyor. Gerçek dostların yaptığı gibi biz de size destek olmaya çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi hem Acil Durumlar Bakanlığı’ndan hem de Suriye’de bulunan Silahlı Kuvvetlerden temsilcilerimiz de deprem yardım çalışmalarına katkı sağlıyor. Ancak her şeye rağmen ilişkilerimiz ilerliyor, ekonomi de dahil. Geçen yıl ticarette yüzde 7’lik bir artış kaydettik. Önümüzdeki yıl ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin 80’inci yılını kutlayacağız.”

Daha sık görüşmeliyiz

Esad da Moskova’da olmaktan mutlu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Her iki taraftan farklı yetkililer sürekli görüşmeye devam ediyor. Ancak uluslararası arenada devam eden çeşitli değişiklikler nedeniyle, nasıl ilerleyeceğimizi anlamak için muhtemelen daha sık görüşmeliyiz. Öncelikle size ve Acil Durumlar Bakanlığı aracılığıyla faaliyet gösteren ve depremin ardından bize yardımcı olan Rusya Federasyonu’nun tüm bakanlıklarına teşekkür etmek istiyorum.

Farklı bakanlıklarımız arasında son üç gün içinde gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçlarından çok memnunum. Bunların son birkaç yılın en iyi toplantıları olduğuna inanıyorum. Bu sefer elde ettiğimiz sonuçların, finansal ve ekonomik bağlarımızı pratikte daha da geliştirmemize yardımcı olacağını düşünüyorum.”

Suriye Devlet Başkanlığı ofisinden yapılan açıklamada ise görüşmede iki liderin siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkileri, ortak iş birliğini, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldığı belirtildi. Ayrıca, iki liderin Ukrayna’daki “Rus askeri operasyonunu” da ele aldığı ve Esad’ın, Rusya-Ukrayna savaşında Moskova yönetimine desteklerini yinelediği ifade edildi.

Öte yandan ziyaret kapsamında Esad rejiminin Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas ile Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

Paylaşın

“HDP Ve TİP Yol Ayrımında” İddiası

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bileşenlerinden Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) seçimlere en az 41 şehirde kendi amblemleri ve adaylarıyla girmek istemesinin Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) rahatsızlık yarattığı öne sürüldü.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) taleplerinin Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından geri çevrilmesi halinde ittifaktan ayrılabileceğini iddia edildi.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, ‘HDP ve TİP yol ayrımında’ başlıklı yazısında HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ile dün MYK’dan sonra Yeşil ve Sol Parti çatısı altında seçime girme kararı, TİP’le HDP arasındaki gerilim ve Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart’taki ziyareti üzerine yaptığı görüşmeyi aktardı.

TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’in HDP’yi kastederek “İstanbul’da yarışabiliriz” sözlerinin iki parti tabanını tartışmaya sürüklediğini belirten Saymaz, “Haliyle bu kriz HDP MYK’sının başat gündemiydi” dedi.

Saymaz’ın yazısında ilgili bölüm şöyle:

“14 Mayıs’ta seçime Emek ve Özgürlük İttifakı olarak mı, yoksa Yeşil ve Sol Parti çatısı altında mı gireceksiniz?

Sol-sosyalist güçler, demokrasi güçleri, Aleviler, demokratik İslam değerlerine inanan mütedeyyinler, kadınlar, bütün ötekileştirilmiş kimliklerin tarihsel ittifakta zafer sağlamaları, büyük başarı ile seçimden çıkmaları, güçlü parlamento oluşturmaları için tek parti çatısı altında girme kararı aldık.

Bu kararın bir de ek maddesi var. O da şu: Emek ve Özgürlük İttifakı düzleminde yürütülecek tartışmalar ve ittifakın selametini sağlayacak öneriler konusunda MYK eşbaşkanlarımıza yetki verdi.

Hangi çatı altında seçime gireceksiniz?

Bizim tercih edeceğimiz çatı Yeşil Sol Parti’dir. Ancak HDP’den vazgeçmiş değiliz. HDP davasına, savunma tarihine ve taleplerimizin mahkemece değerlendirilmesine bakacağız. HDP ile seçime girmek de bir seçenek olarak masada duruyor.

Yeşil Sol Parti veya HDP ile girme kararını neye göre vereceksiniz?

Partimizin kapatma davası sürüyor. Ona dair bir savunma tarihi verildi, biz de bazı itirazlar yaptık, süre istedik. O süreci görmemiz lazım.

AYM’den erteleme istemiştiniz, değil mi?

Evet, seçim sathına girdi eşbaşkanlarımız. Savunma konusunda zorlanacaklar. Tek çatı altında gireceğiz ama HDP’den mi, Yeşil Sol Parti’den mi, 10 gün sonra MYK’da belirleyeceğiz.

TİP “Belli yerlerde ayrı listelerle girelim” diyor. TİP ısrarcı olursa HDP’nin tavrı ne olur?

Biz ittifakın dağılmasını, herkesin durduğu yerde durmasını ve esnememesini yanlış buluyoruz. Herkesin bu tarihsel rolün farkında olarak, sorumluluğu doğru temelde taşıması gerekiyor.

Onları ikna etmek istiyorsunuz.

Belki ikna olma belki başka formüller bulma diyelim.

Cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararınız netleşti mi?

Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart’ta ziyaret talebi partimize ulaştı. Bu ziyaretten sonra kurullarımızın değerlendirmesi temelinde tavrımızı kamuoyuna deklerasyonla açıklayacağız.

Kılıçdaroğlu’ndan talebiniz olacak mı?

Taleplerimizi yüz yüze ileteceğiz. Talebimiz Türkiye’nin tümünün özgürlük talebidir.

Kılıçdaroğlu’nun kampanyasında sahnede olmak istiyor musunuz?

Destekleme kararı verirsek, aday çıkarmayarak destek veririz. Sahnede görünmek bizim işimiz değil. Zaten biz ayrı bir ittifakız, ayrı bir partiyiz.

AK Parti’nin Hüda Par ile ittifak ilişkisine girmesini nasıl yorumluyorsunuz?

AK Parti ve MHP’nin zayıfladığını, umudunu kaybettiğini ve süreci nasıl götüreceğine dair paniğe kapıldıklarını düşünüyorum. Samimi bir ilişki olmadığına dair görüşlerimiz var.”

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Hangi İllerde Ortak Liste Çıkaracak?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı ilan etmesiyle birlikte vekil listeleri merak konusu oldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) açıkladığı seçim takvimi uyarınca en geç 24 Mart günü siyasi partilerce ittifak modeli ve anlaşması imzalanmış olması gerekiyor. Ancak Millet İttifakı içerisinde vekil listesinde il il ve isim isim zor bir müzakere süreci yaşanıyor.

Altı siyasi parti arasında 4 Ocak’ta liderlerce kararlaştırıldığı üzere Genel Seçimler ittifakı modelini belirlemekle görevli Seçim İttifakı Komisyonu, henüz beşinci toplantısını yapmadı. Bu toplantı için gelecek hafta başında 20 Mart tarihi işaret edildi ancak bunun henüz kesinleşmediği vurgulandı.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun edindiği bilgilere göre, Komisyon’un ilk toplantısını 26 Ocak’ta düzenlemesinin ardından son günlerde partiler arasında ikili düzeyde görüşmeler yapıldı. CHP ile İYİ Parti, ittifak dışında yüzde 7 ülke barajını aşabilmeleri konusundaki soru işaretleri nedeniyle diğer dört parti açısından Meclis’te nasıl temsiliyet sağlanacağını görüşüyor. Diğer dört parti, öncelikle CHP ve İYİ Parti’nin hangi illerde ortak liste çıkarmaya sıcak bakılacağını ikili görüşmede açığa kavuşturması gerektiği görüşünde.

38 ilden çok azında mı ortak liste olacak?

Önceki Genel Seçimler’de yani 24 Haziran 2018’de CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi (SP) ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı, milletvekili seçiminde illerde ortak liste oluşturmamıştı.

Demokrat Parti, Gültekin Uysal’ın Afyonkarahisar adayı olarak İYİ Parti’nin listesinde yer alması üzerine YSK’ya ayrıca liste sunmadı. CHP, İYİ Parti ve SP ise, ayrı ayrı 600 milletvekili aday listeleriyle Genel Seçimler’de yarıştı ancak ittifak protokolü YSK’ya sunulduğu için ülke barajı riski ortadan kaldırıldı. SP, sadece yüzde 1,34 oy almasıyla illerde vekil çıkaramamasına rağmen, CHP listesinde aday gösterilmiş iki isim ile TBMM’de sandalye etti. İYİ Parti ise, Millet İttifakı olmasa yüzde 9,96 oy oranıyla baraj altında kalacakken 43 milletvekili çıkarabildi.

Şimdi Millet İttifakı, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutakabatı” uyarınca Meclis’te anayasa değişikliği yapılabilmesini hedefliyor. Dolayısıyla Millet İttifakı’nın TBMM’de en az 301 sandalyesi olması amaçlanıyor. Ama bunun için 24 Haziran’da olduğu gibi 81 ilde ayrı listelerle yarışa girilmemesi gerektiği görüşü masada. 38 ilde ortak listeyle seçime girilmesi durumunda bunun TBMM’deki aritmetiğe olumlu yansıyacağına işaret eden çalışmaya rağmen İYİ Parti, pek çok ilde ortaklaşma yaklaşımına sıcak bakmıyor.

CHP ile İYİ Parti arasında ortak listeyle seçime girilecek iller açısından bazılarında sadece CHP ve bazılarında sadece İYİ Parti logosuyla yarışılması konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı.

İYİ Parti’nin “seçmen profili” dikkate alınarak bazı illerde CHP logosuyla oy çokluğu elde edilemeyeceği görüşünü aktardığı söyleniyor.

CHP içerisinde geçmişte yeterince başarı sağlanamamış illerde o ildeki seçmen profiliyle örtüşecek “sürpriz aday ya da adaylar” üzerinde çalışıldığı vurgulanıyor.

Tek veya iki vekil için yarışılacak illerde mi ortak liste olacak?

Millet İttifakı’nda sonuçta 43 ilden çok daha fazlasında CHP ve İYİ Parti’nin kendi aday listeleriyle seçime girmek istediği öğrenildi. Bu nedenle 38 il değil ancak en az 10 ilde Millet İttifakı’nın ortak/tek listeyle aday gösterebileceği ihtimali gündemde.

Ortak listeyle parlamento seçimine girilmesi bakımından “hangi iller olabilir?” sorusuna yanıt olarak sadece tek ve iki milletvekili çıkarma hakkı olan iller işaret ediliyor. Bu kapsamda, YSK’nın güncel vekil dağılımına göre birer milletvekili çıkaracak Tunceli ve Bayburt’un yanısıra Meclis’te iki vekil ile temsil edilecek Artvin, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Kırşehir, Sinop, Bartın, Ardahan, Iğdır ve Kilis illeri masada. Ancak bu 13 il konusunda uzlaşma henüz sözkonusu değil. Bu illerden en azından 10’unda ortak liste uzlaşması olabileceği konuşuluyor.

CHP ve İYİ Parti’nin görüşmelerinde ilerleme sağlanmasıyla birlikte ancak gelecek hafta başı yapılacak toplantıda Seçim İttifakı Komisyonu’nun artık karar alma aşamasına geleceği dile getiriliyor.

Karar İzmir’de altılı masa sonrasında mı şekillenecek?

Bu arada Millet İttifakı’nın liderlerince 19 Mart Pazar günü saat 17.00’de İzmir’de buluşulması öngörüldü. Eğer İzmir İktisat Kongresi kapsamında altılı masa toplantısı yapılabilirse “seçim ittifakı” üzerine de görüşme yapılabileceği ve dolayısıyla liderler tarafından Komisyon’a talimat verilebileceği aktarıldı.

Ardından Komisyon’un da YSK’ya sunulacak ittifak protokolü üzerinde çalışmasını hızlıca şekillendireceği kaydedildi.

Seçim İttifakı Komisyonu’nda, CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhan Yücel, DEVA Partisi Teşkilat İşleri Başkanı Sadullah Ergin ile Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün yer alıyor.

Paylaşın