HDP’li Mithat Sancar: Kararımız Açık Tutumumuz Net İktidarı Göndereceğiz

Partisinin Danışma Kurulu toplantısının açılışında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Kararımız açık tutumumuz nettir. Bu iktidarı göndereceğiz bu düzeni değiştireceğiz. Geleceğin de yeni başlangıç ve yaşamı da kurma konusunda güvence olma rolümüzü sonuna kadar yerine getirmek için her türlü çalışmayı sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Çağrımız açıktır. Bütün demokrasi güçlerini iktidarın her türlü kötücül oyununa bütün yalanlarına toplumu kaosa sürükleme planlarına karşı birleşme zorundadır.”

Sancar, konuşmasının devamında, “Demokrasi güçlerinin birliği en geniş mücadele ortaklığı en güçlü irade birliği bu seçimleri de başarıyla atlatmamızı sağlayacaktır. Biz diyoruz ki birlikte başaracağız hep birlikte kazanacağız. Bundan başka çaremiz yoktur. Buna gücümüz yeter. Buna imkanlarımız var bu konuda toplumun büyük çoğunluğunun da desteği var. Yolumuz açık olsun iyi bir toplantı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı:

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Danışma Kurulu toplantısının açılışında konuştu. Sancar, şunları söyledi:

“Tarih yazma değil tarih yapma mücadelelerinin çok kızıştığı, zamanın hızlandığı bir günde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu toplantı bizler için çok değerli. Çünkü bundan sonraki yol haritamızı belirlemek için yapacağımız istişareler bizim açımızdan çok değerli olacaktır.

Önemli kararları çeşitli istişarelerle dün açıkladık. Depremden sonra aldığımız bir karar vardı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday çıkarma politikamızı yeniden gözden geçireceğimizi ilan etmiştik. Ondan önce aday çıkarma çalışmalarımız son aşamaya gelmişti ama depremde sadece yerin altı yarılmadı aynı zamanda yerin üstündeki düzen de bütün ağırlığı ile halkın üzerine çöktü.

Bu düzenin tüm çürümüşlüğü, yozlaşmışlığı ve zalimliği halka çok ağır kayıplar yaşattı. Can kayıplarımız çok büyük, sayıyı bile bilmiyoruz. 50 bin civarında olduğu resmi rakamlarla söyleniyor ama bundan çok daha fazla olduğunu o yıkımı gören herkes biliyor. Acımız büyük, üzüntümüz derin. Kaybettiğimiz bütün insanlarımıza bir kez daha rahmet diliyoruz. Kalanlara başsağlığı, yaralılara da acil şifa dileklerimizi sunuyoruz.

Depremin yıkımı aynı zamanda bu düzenin değiştirilmesi sorumluluğunun da ne kadar ağır ve ciddi olduğunu bizlere gösterdi. Yaptığımız tartışmalar, kurullarımızda yürüttüğümüz görüşmeler ve çeşitli çevrelerle gerçekleştirdiğimiz istişareler sonucunda ittifak güçlerimizle birlikte cumhurbaşkanlığı seçiminde aday çıkarmama kararına vardık.

Bu kararımızı dün Ankara’da basın toplantısı ile kamuoyuna duyurduk. Bundan sonra bizler parlamento seçimleri için mücadelemizi ve yolumuzu daha da ayrıntılandırarak, daha da güçlendirerek yürüyeceğiz. Bu yol haritamızı bugün sizlerle görüşmeler netleştirecektir.

Tarih hızlandı, sorumluluklar çok ağırlaştı, ciddileşti. Bizler bu tarihi dönemeçte demokratik sorumluluk bilinciyle hareket etme konusunda kararlı olduğumuzu hep söyledik. Bu sorumluluğunun sonuçlarının da ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Yine dün bir gelişme daha yaşandı. AYM sözlü savunma tarihinin ertelenmesine ilişkin talebimizi reddetti. 24 aydır devam eden bir davada AYM bir ay daha bekleyemeyeceğine karar vermiş oldu. Bu kararın ne anlama geldiğini gayet iyi biliyoruz. Seçimlere gidilirken Demokles’in kılıcı olarak tepemizde sallandırılması kararının devamı olarak değerlendiriyoruz.

Bu karar verildikten sonra artık top AYM’de, daha doğrusu iktidarda. Yani bundan sonra davanın kaderi iktidarın insafına terk edilmiş durumda. Bizler de bu ülkenin geleceğini, demokratik dönüşüm umudunu iktidarın insafına terk etme hakkına sahip olmadığımızın bilincindeyiz. Olmamamız gerektiği konusunda da geniş kesimlerin bir fikir birliği var.

“Seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında girme kararı aldık”

Geniş kesimlerin bir fikir birliği var. Bu nedenle seçimlerde HDP olarak girmenin ciddi riskler taşıdığı sonucuna vardık ve seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında girme kararını verdik. Seçimler bizim açımızdan sadece bu dönemi sona erdirmek için değil gelecek dönemi kurmak için de tarihi bir öneme sahiptir. Karşımızda organize bir kötülük düzeni vardır. Bu kötülük düzeni her türlü zorbalığı kendine hak sayıyor.

Bu konuda sınır tanımıyor. Yalan aygıtlarıyla sürekli kamuoyunu yanıltma ve nifaklar sokarak demokrasi güçlerini ayrıştırma operasyonu yapıyor. Bizler bunun farkındayız. Bu kötülük düzeni demokrasiyi çökertmiştir, hukuku yok etmiştir, talanı ekonomik düzen haline getirmiştir, sömürüyü hayatın her alanında yaygınlaştırmıştır. Biz bu kötülük düzenine son verme kararlığındayız. Bunu yapabilecek gücümüz olduğunun da farkındayız.

Toplumun büyük çoğunluğunun da bu kötülük düzeninin bitmesi yönünde güçlü bir isteğe ve iradeye sahip olduğunu düşünüyoruz. İnancımız bu konuda gerçekten çeşitli verilere dayanıyor. Sadece verilere de dayanmıyor. Günlük hayatta karşılaştığımız bütün gerçekler toplumdaki asıl güçlü talebin, büyük çoğunluğun arzusunun demokratik dönüşüm ve değişim olduğunu bizlere gösteriyor.

Bizler demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Evet, bu dönüşümü gerçekleştirmek için de sorumlulukla hareket etmek ve bütün demokrasi güçlerini bir araya getirmek önemli bir ihtiyaç olarak kendini gösteriyor. Bütün demokrasi güçlerini aynı çizgide buluşturmanın bu süreçte ne kadar önemli olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.

Seçime giderken de seçimden sonra yeni bir yaşama ve yeni düzene giden yolu inşa ederken de öyledir. Bizler HDP, Yeşil Sol Parti ve Emek ve Özgürlük İttifakı olarak bu sorumlulukla hareket edeceğiz. Demokratik dönüşümün, özgür geleceğin ve büyük barışın inşasının güvencesi olarak üzerimize düşen bütün görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Değişimin adresi ve güvencesi bizleriz.

“Birlikte başaracağız, hep birlikte kazanacağız”

Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları hiç şüphesiz önemlidir. Bu iktidar mutlaka gitmelidir, bu iktidarı gönderecek güç bu toplumun çoğunluğunda vardır. Ama yeni başlangıcı demokrasi, adalet, özgürlük ve barış üzerine inşa etme sorumluluğu da bizlerdedir. Bizler bu görevi hem bugüne hem de geleceğe karşı tarihi bir sorumluluk olarak görüyor ve değerlendiriyoruz.

Sizlerle birlikte bugün yapacağımız tartışmalar bize bu yolda çok önemli katkılar sağlayacaktır. Kararımız açık, tutumumuz nettir. Bu iktidarı göndereceğiz, bu düzeni değiştireceğiz. Yeni başlangıç ve yaşamı da kurma konusunda güvence olma rolümüzü sonuna kadar yerine getirmek için her türlü çalışmayı sonuna kadar sürdüreceğiz.

Çağrımız açıktır: Bütün demokrasi güçleri iktidarın her türlü kötücül oyununa, yalanına ve toplumu kaosa sürükleme planına karşı birleşmek zorundadır. En geniş mücadele ortaklığı, en güçlü irade birliği bu seçimleri de başarıyla atlatmamızı sağlayacaktır. Biz diyoruz ki; birlikte başaracağız, hep birlikte kazanacağız. Bundan başka çaremiz yoktur. Buna gücümüz yeter, buna imkanlarımız var. Bu konuda toplumun büyük çoğunluğunun da desteği var. “

Paylaşın

YRP Lideri Erbakan: AK Parti İle Yeniden Görüşebiliriz

Cumhur İttifakı’na neden katılmadıkları ile ilgili değerlendirmede bulunan YRP Lideri Erbakan, talep ettikleri mutabakat protokolüne imza atılamayacağının iletilmesi üzerine iplerin koptuğunu söyledi.

Erbakan, eğer imzalama yönünde bir eğilim olursa AK Parti ile yeniden görüşebileceklerini belirtti.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Habertürk TV’de katıldığı bir programda soruları yanıtladı.

Cumhur İttifakı’na neden katılmadıkları ile ilgili soruları yanıtlayan Erbakan, talep ettikleri mutabakat protokolüne imza atılamayacağının iletilmesi üzerine iplerin koptuğunu anlattı.

TPR Lideri Erbakan, eğer imzalama yönünde bir eğilim olursa AKP ile yeniden görüşebileceklerini de söyledi.

Fatih Erbakan, AK Parti ile müzakerelerin bir ay süresince devam ettiğini, son ana kadar da kendilerine sıkıntı olmadığının söylendiğini aktardı.

Erbakan, kendilerine ‘Biz MHP ve BBP ile beraberiz onlarla imzalamadık, dolayısıyla sizinle imzalamamız uygun olmaz’ dendiğini söyledi.

Fatih Erbakan, Binali Yıldırım’ın dahil olduğu müzakere sürecinde taleplerine 6284 sayılı yasadaki çekinceleri dahil “olumlu yaklaşıldığını” ifade etti.

YRP Lideri Erbakan, “6284’ün kaldırılmasını değil aile bütünlüğünü bozucu hükümlerinin ayıklanmasını istemiştik” dedi.

Erbakan, birçok maddede taviz vermelerine karşın, “prensip olarak” imzalanılmayacağının kendilerine iletildiğini söyledi.

Fatih Erbakan, “Biz desteğimizle sayın Cumhurbaşkanını yeniden seçilmesine vesile olacaksak, bizim prensiplerimize, parti programımıza uygunluğu önemli.” diyerek pozisyonlarını koruduklarını anlattı:

““Metin gayet özet hale geldi. Özet hali bile imzalamayınca… Biz bu ittifakı yapsak ilk çıktığımız televizyon programında gazeteciler haklı olarak soracak. Siz ‘prensip, kırmızı çizgi dediniz, ne oldu şimdi ittifak yaptınız’ diye soracaklardı.

Bu çok önemli. Biz yıllardan beri milletvekili, bakanlık için bu işi yapmıyoruz. İlla Meclis’e girelim demiyoruz. 60’a 40’tı. 40’ın da haklı gerekçeleri vardı. Tayyip Bey de ‘son kez sizden bunu istiyorum’ diyordu. Bunda fayda olur diye düşündük. Bizim de geri adım atamayacağımız prensiplerimiz var.

Bizim partimize gelenler bunun için geldiler. AK Parti’yi eleştirenler, bunlar orada olmadığı için bize geldiler. Bizim Ak Parti ile milletvekilliği pazarlığımız olmadı. Prensiplerimizle ilgili bir mutabakat olmadan bize 100 milletvekilide verseler orada yer almazdık.”

Paylaşın

HDP’nin Aday Kararı: Erdoğan’ın Şansı Azaldı

Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi’nden (TÖP) oluşan Emek ve Özgürlük İttifakı cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair aday kararını açıkladı.

HDP’nin öncülüğünde bir araya gelen Emek ve Özgürlük İttifakı, ocak ayında aldığı cumhurbaşkanı adayı çıkarma kararından vazgeçtiğini duyurdu.

İttifak deklarasyonunu okuyan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağımızı deklere ediyoruz, bu kararı paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Deklarasyon metninde Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dahil herhangi bir isim ifade edilmedi, ancak açıklamada Kılıçdaroğlu “tarif” edildi.

ABD merkezli haber ajansı Bloomberg genel seçimlere ilişkin yayımladığı analizde, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarmamasının AK Parti Genel Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını koruma şansını azaltacağı yorumunu yaptı.

Buldan’ın “tek adam iktidarına karşı kampanya yürüteceğiz” sözüne dikkat çeken analizde, bu kararın Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şansını artıracağı belirtilirken, “ana muhalefetteki koalisyonun Erdoğan’ı koltuktan indirme şansını artıracak adım” denildi.

Yazıda, HDP’nin önceki seçimlerde kritik rol oynadığı ve 2019’daki belediye başkanlığı seçimlerinde hükümet yanlısı adayların oylarını engellediği anımsatıldı.

Analizde ayrıca Kılıçdaroğlu’nun HDP seçmeninin çoğu tarafından “Türkiye’de Kürt azınlığın haklarının korunmasına yardım edecek bir siyasetçi” olarak görüldüğü de kaydedildi.

Yazıda, muhalefetin giderek artan birliğinin, depremler ve ekonomik kriz nedeniyle eleştirilerin hedefindeki Erdoğan’ın işini zorlaştırdığı yorumu yer aldı.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan Beş Partiye Daha Ziyaret Planı

Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın programında 5 parti ziyareti daha var.

Aday olarak ilan edilmesinin ardından ittifak dışındaki partilere de destek ziyaretleri yapmaya başlayan Kılıçdaroğlu, ilk ziyaretini Milli Yol Partisi’ne yaptı. Kılıçdaroğlu daha sonra Bağımsız Türkiye Partisi’ne gitti. Kılıçdaroğlu’nun en dikkat çeken ziyaretlerinden biri ise HDP Eş Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’la TBMM’de yaptığı görüşme oldu.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın CHP kaynaklarından edindiği bilgiye göre Kılıçdaroğlu’nun adaylığa destek ve farklı toplumsal kesimlerin taleplerini dinleme amacıyla gerçekleştirdiği bu ziyaretlerin devamı da gelecek. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun planlanan ziyaretleri şimdilik altı partiden oluşuyor. Bu partiler arasında cumhurbaşkanı adaylığı için imza kampanyasını sürdüren Muharrem İnce’nin lideri olduğu Memleket Partisi de var.

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ı ziyaret edecek. Kılıçdaroğlu’nun görüşme gerçekleştireceği bir diğer parti, yine ittifak bileşeni olan Emek Partisi olacak. Ercüment Akdeniz’le yapılacak görüşmenin yanı sıra Kılıçdaroğlu’nun bir diğer ziyaret edeceği parti Cumhur İttifakı’na katılacağı iddiaları gündeme gelen Demokratik Sol Parti olacak.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ın yanı sıra CHP liderinin bir diğer adresi adaylık ilanından sonra ilk olumlu desteği açıklayan Mustafa Sarıgül’ün lideri olduğu Türkiye Değişim Partisi olacak. Kılıçdaroğlu’nun adaylığının ilanından günler önce dayanışma ziyareti gerçekleştirdiği SOL Parti de yine planlanan ziyaretler arasında yer alıyor.

Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedeflenen bir diğer ziyareti ise Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce. CHP, adaylığını açıklayan ve imza kampanyası devam eden İnce’nin partisinden randevu talep edilecek. Kamuoyunda İnce’nin aday olmaması talebi dile getirilirken iki parti arasında diyalog zemini yaratmaya çalışan çok sayıda siyasetçi olduğu kaydediliyor.

Sendika ve odalara ziyaret

Edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu siyasi partilerin yanı sıra işçi, memur sendikaları ile meslek odalarına da ziyaretler planladığı kaydediliyor. Bu ziyaretlerin destek amaçlı değil, farklı meslek gruplarının taleplerini dinleme amacı taşıyacağı ifade ediliyor.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu adaylık sürecine hazırlanırken çok sayıda ile ziyaretler gerçekleştirdi, gittiği kentlerde gençlik, kadın buluşmaları ve kanaat önderleri ile görüşmeler gerçekleştirdi. Aday ilan edildikten sonra da programlarının bu çerçevede devam edeceğini kaydeden parti kaynakları, “Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu az miting çok ziyaret yapacak. Özellikle kanaat önderleri buluşmaları devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Demirtaş’tan “Meclis’teki Yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti” Paylaşımı

HDP’nin seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında gireceğini duyurmasının ardından, eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, ‘hedef100vekil’ etiketiyle yaptığı paylaşımda “Meclis’teki yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında gireceğini duyurmasının ardından, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Biz 100’ün üstünde milletvekili çıkarmayı hedef koyduk” açıklamasında bulundu.

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Mithat Sancar’ın açıklamasına destek verdi. Demirtaş’ın paylaşımı şöyle:

“Arkadaşlar, Yeşil Sol Parti bizden 100 istiyor, ne diyorsunuz? 100 verecek miyiz? 🙂 Meclis’teki yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti, #hedef100vekil.”

“Seçmenimiz mecburiyetin farkında, Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir”

Demirtaş, Yeşil ve Sol Parti’den seçime girilmesine ilişkin olarak, “Anayasa Mahkemesi’nin ne yapacağını öngörmek mümkün değil çünkü hukuka göre hareket etmiyorlar. Siyasi sürece, seçimlere açık müdahale anlamına gelebilecek kararlar alıyorlar.

Anayasa Mahkemesi açısından gerçekten hazin bir durumdur, trajedidir. Anayasa’yı korumakla görevli en üst yargı organı, Anayasa’nın çiğnenmesine alet oluyor, bunu kabul etmek mümkün değil.

Elbette Yeşil Sol Parti’yle seçime girileceği için belli zorluklar olacaktır fakat bunlar kısa sürede aşılır. Seçmenimiz mecburiyetin farkında. Durumu kavrıyorlar ve Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir. Tek bir oyumuzun ziyan olacağını düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulunmuştu.

HDP’nin Yeşil Sol Parti’yle seçimlere girecek iddiaları sonrası Demirtaş, “Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Bu görselin renkli çıktısını alıp evde buzdolabı kapısına, oda kapılarına yapıştırın lütfen. Ne olduğunu bilmeyen kalmasın, lazım olacak 🙂 Haydi arkadaşlar, elden ele…” paylaşımında bulunmuştu.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken Açıklama: Kürtler Erdoğan Sayfasını Kapattı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Erdoğan’ın ne şapkası var ne de Kürt seçmen için şapkadan çıkaracağı bir sürpriz. Şurada seçime 50 gün kaldı artık, son 7-8 yıldır Erdoğan’ın Kürtlere yaşattığını unutturacak ne yapılabilir ki?” dedi ve ekledi:

“Mesela biz seçilmişler, 7 yıla yakındır Erdoğan’ın talimatıyla bir hücrede suçsuz yere tutuluyoruz, halk kendi iradesine her yerde yapılan bu hakareti ve tüm saldırıları önümüzdeki 50 günde unutacak mı? Mümkün mü bu? AKP ve Erdoğan Kürtler açısından kesin olarak kapanmış kara bir sayfadır.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Halktv.com.tr yazarı Şirin Payzın’in sorularını yanıtladı. Demirtaş sorulara yanıtları şöyle:

1- Emek ve Özgürlük İttifakı bugün yaptığı açıklamada doğrudan “Sayın Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz” demedi. Neler söylemek istersiniz?

Emek Özgürlük İttifakı aday çıkarmama kararıyla bir adım atmış oldu ama Cumhurbaşkanı adaylarından kimi destekleyeceğini açıklamadı. Gelişmelere göre belki böyle bir karar da alırlar ama şimdilik isim belirtmemeyi tercih ettiler, buna saygı duymak lazım. Ben de bu kararı doğru buluyorum.

2- Anayasa Mahkemesi, HDP’nin sözlü savunmasının seçim sonrasına kalması talebini reddetti. HDP’yi kapatmaya kesin kararlı olduklarını mı anlıyoruz sizce bundan?

Anayasa Mahkemesi’nin ne yapacağını öngörmek mümkün değil çünkü hukuka göre hareket etmiyorlar. Siyasi sürece, seçimlere açık müdahale anlamına gelebilecek kararlar alıyorlar. Anayasa Mahkemesi açısından gerçekten hazin bir durumdur, trajedidir. Anayasa’yı korumakla görevli en üst yargı organı, Anayasa’nın çiğnenmesine alet oluyor, bunu kabul etmek mümkün değil. Elbette Yeşil Sol Parti’yle seçime girileceği için belli zorluklar olacaktır fakat bunlar kısa sürede aşılır. Seçmenimiz mecburiyetin farkında. Durumu kavrıyorlar ve Yeşil Sol Partiyi sahipleneceklerdir. Tek bir oyumuzun ziyan olacağını düşünmüyorum.

3- AK Parti’nin HÜDAPAR ile ittifakının, oy oranından çok bölgede HDP tabanını manipüle etmek için yapıldığı yorumlarına katılır mısınız? Erdoğan Kürt oylarını kazanmak için şapkasından başka ne çıkaracak?

HÜDAPAR mevzusu, bizim için değerlendirmeye bile değmez. İsteyen istediği ile ittifak yapar, bizi ilgilendirmez. Tabanımızı da Kürt seçmeni de zerre kadar etkilemez. Halk kimin ne olduğunu acı deneyimleriyle iyi biliyor, gerisi boş ve gereksiz tartışmalardır.

Erdoğan’ın ne şapkası var ne de Kürt seçmen için şapkadan çıkaracağı bir sürpriz. Şurada seçime 50 gün kaldı artık, son 7-8 yıldır Erdoğan’ın Kürtlere yaşattığını unutturacak ne yapılabilir ki? Mesela biz seçilmişler, 7 yıla yakındır Erdoğan’ın talimatıyla bir hücrede suçsuz yere tutuluyoruz, halk kendi iradesine her yerde yapılan bu hakareti ve tüm saldırıları önümüzdeki 50 günde unutacak mı? Mümkün mü bu? AKP ve Erdoğan Kürtler açısından kesin olarak kapanmış kara bir sayfadır.

Paylaşın

HDP’li Mithat Sancar: Seçimlere Yeşil Sol Parti’yle Gireceğiz

HDP’nin kapatılması olasılığı karşısında ne yapacaklarına dair değerlendirmede bulunan Sancar, “Bundan sonra parlamentoda nasıl bir yol izleyeceğimiz sık sık soruluyor. Kapatma davası var. Bu iktidarın bilinçli bir stratejisidir. Dava açıldığı zaman da bu değerlendirmeyi yaptık: Bu dava seçim dönemine sarkıtılır” dedi ve ekledi:

“Binde bir ihtimal bile olsa kapatma riskinin olduğu bir sürece biz kendimiz girmeyiz. Bunu parti meselesi olarak düşünmeyin. Tarihin en kritik seçimine giriyor. Seçim süreci çok mühim. Bu iktidar değiştiğinde demokratik dönüşüm yakalanabilmesi için biz ittifaklarımızla en büyük güvence olduğumuza inanıyoruz. Böyle bir güçten yoksun bırakma hakkımız, şansımız yok.”

HDP Eş Genel Başkanı, açıklamasının devamında, “Yeşil Sol Parti’yle seçime girece[klerini]” söyledi: “Yeşil Sol Parti bizim bileşenlerimizdendir. Hızla örgütlenmesini tamamladı. Yeşil Sol Parti’yi engelleselerdi başka seçenekler çıkaracaktık” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Emek ve Özgürlük İttifakı”nın Cumhurbaşkanı seçimlerine aday göstermeyeceğini açıkladığı toplantının ardından konuk olduğu Halk TV’de, gündemde ilişkin soruları yanıtladı.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, HDP’nin kapatılması olasılığı karşısında ne yapacaklarına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: “Bundan sonra parlamentoda nasıl bir yol izleyeceğimiz sık sık soruluyor. Kapatma davası var. Bu iktidarın bilinçli bir stratejisidir. Dava açıldığı zaman da bu değerlendirmeyi yaptık: Bu dava seçim dönemine sarkıtılır.

“Binde bir ihtimal bile olsa kapatma riskinin olduğu bir sürece biz kendimiz girmeyiz. Bunu parti meselesi olarak düşünmeyin. Tarihin en kritik seçimine giriyor. Seçim süreci çok mühim. Bu iktidar değiştiğinde demokratik dönüşüm yakalanabilmesi için biz ittifaklarımızla en büyük güvence olduğumuza inanıyoruz. Böyle bir güçten yoksun bırakma hakkımız, şansımız yok” dedi

HDP Eş Genel Başkanı, “Yeşil Sol Parti’yle seçime girece[klerini]” söyledi: “Yeşil Sol Parti bizim bileşenlerimizdendir. Hızla örgütlenmesini tamamladı. Yeşil Sol Parti’yi engelleselerdi başka seçenekler çıkaracaktık” dedi.

AYM Kararı etkili oldu

HDP seçimlere kendi adıyla girip girmeme kararını vermek üzere Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki sözlü savunmasının genel seçimler sonrasına bırakılması talebine Yüksek Mahkeme’nin vereceği yanıtı bekliyordu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkındaki kapatma davasında, sözlü savunma tarihininin 3 ay ertelenmesi talebini bugün oy birliğiyle reddetti.

HDP, Eş Genel Başkanı Sancar’ın ağzından, genel seçim sürecindeki yolculuğunu Yeşil Sol Parti’ye sürdüreceğini kesin olarak açıklamış oldu. Yeşil Sol Parti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı son listede seçimlere girme yeterliliğini almış partiler arasında ilan edilmişti.

Paylaşın

Akşener’den Ağıralioğlu’na Yanıt: Kardeşlik Yeminini Bozan Biz Olmayacağız

Partisinin İstanbul Milletvekili Ağıralioğlu’nun dikkat çeken sözlerine yanıt veren İYİ Parti Lideri Akşener, “İcazetini nereden aldıkları belli olmayanların karşısında; Çanakkale’de kanlarımız üzerine ettiğimiz o kardeşlik yeminini bozan biz olmayacağız!” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu’nun bugün düzenlediği basın toplantısından bir kaç saat sonra sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasının bir bölümünü paylaştı.

Akşener yaptığı paylaşımda, “Her vatandaşımızı, bir büyük memleket sofrasına oturtma hayalimizden vazgeçmedik; asla da vazgeçmeyeceğiz. İcazetini nereden aldıkları belli olmayanların karşısında; Çanakkale’de kanlarımız üzerine ettiğimiz o kardeşlik yeminini bozan biz olmayacağız!” açıklamasında bulundu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, HDP, CHP ve millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olması yönünde karar alınan grup toplantısına İYİ Parti Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu ile Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Koray Aydın katılmamıştı. Ağıralioğlu’nun  Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı harekete geçeceği iddiası gündeme gelmişti.

Halkların Demokratik Partisi’ninde (HDP) bileşeni olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı, 14 Mayıs seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu lehine cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacaklarını açıklamıştı.

AK Parti iktidarının 21 yılda ekonomik ve sosyal politikalarının yarattığı yıkıma değinen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “AKP’nin yarattığı yıkım ve ağır bunalıma karşı Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini” belirtmişti.

Paylaşın

Reuters: Kürtler, Seçimlerde Belirleyici Bir Role Sahip Olabilir

Reuters’ta yayınlanan bir analizde, “Uzun zamandır Türkiye siyasetinde geri plana itildiklerini hisseden Kürtler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 yılı aşkın iktidarını uzatıp uzatmayacağına karar verecek olan ve çekişmeli geçmesi beklenen seçimlerde belirleyici bir role sahip olabilir” ifadelerine yer verildi.

Analizin devamında, “Anketler, HDP’ye destek oranının yüzde 10’un üzerinde olduğunu gösterirken parti, Türkiye’ye kimin liderlik edeceğini ve Erdoğan’ın ekonomisinin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek seçimlerde kilit rol oynayacak” denildi.

Türkiye’de 14 Mayıs’ta düzenlenmesi beklenen seçimler yaklaşırken, dünya basını da seçim sürecine yer vermeye devam ediyor. “Kürtler, Erdoğan’a karşı seçimlerde belirleyici rol oynuyor” başlıklı Reuters analizinde, depremlerin ardından iktidarın ‘zorlu bir seçim sınavıyla karşı karşıya olduğu’ belirtildi.

“Uzun zamandır Türkiye siyasetinde geri plana itildiklerini hisseden Kürtler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yılı aşkın iktidarını uzatıp uzatmayacağına karar verecek olan ve çekişmeli geçmesi beklenen seçimlerde belirleyici bir role sahip olabilir” denilen analizde, şöyle devam edildi: “Anketler, HDP’ye destek oranının yüzde 10’un üzerinde olduğunu gösterirken parti, Türkiye’ye kimin liderlik edeceğini ve Erdoğan’ın ekonomisinin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek seçimlerde kilit rol oynayacak.”

Erdoğan’ın ‘milliyetçi bir çizgi’ benimsemesiyle Kürtlerin desteğinin azaldığını yazan Reuters’ta, şu ifadeler kullanıldı: “Erdoğan uzun yıllar boyunca Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan Kürtlere kur yaptı ve Kürtlerin haklarını artırmayı, ekonomik ilerlemeyi ve Kürt militanlarla çatışmayı sona erdirme girişimiyle, ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı güneydoğuda destek kazandı. Ancak Erdoğan hükümeti, güçlü bir milliyetçi çizgi benimsedikçe Kürt desteği giderek azaldı.”

“Erdoğan özgürlükleri, demokrasiyi, insan haklarını ve Kürt sorununu elinin tersiyle itti”

Reuters’a konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer ise, Erdoğan’ın geçmiş yıllarda Kürtlerin desteğini ararken yaptığı açıklamaları hatırlatacak şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ‘Kürt sorunu’nu kabul ettiğini dile getirdi. Taşçıer, “Ancak Erdoğan özgürlükleri, demokrasiyi, insan haklarını ve Kürt sorununu elinin tersiyle itti” dedi.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Vahap Coşkun da, şu ifadeleri kullandı: “Hem Kürt hem de muhafazakar seçmenlerle köprü kurma çabaları göz önünde bulundurulduğunda, HDP seçmenlerinin Kılıçdaroğlu’na oy vermekte zorlanacaklarını sanmıyorum.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Üç Vekilin Dokunulmazlıklarının Kaldırılması TBMM Gündemine Geliyor

CHP’li Ali Mahir Başarır, İYİ Partili Lütfü Türkkan ve DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in dokunulmazlıklarının kaldırılması, yarın TBMM gündeminde olacak. Oylama öncesi milletvekillerinin savunma hakkı bulunuyor.

Gazete Duvar’ın haberine göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ali Mahir Başarır, İYİ Parti milletvekili Lütfü Türkkan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in dokunulmazlıklarının kaldırılması, yarın Meclis Genel Kurulu’nun gündeminde olacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon yaklaşık üç hafta önce Başarır ve Türkkan’ın, sekiz ay önce de Aydeniz’in dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar vermişti.

Dokunulmazlık kaldırılması sürecinin tamamlanması için Karma Komisyon’un kararının Meclis Genel Kurulu’nda oylanması gerekiyor. Yapılacak oylama öncesinde milletvekillerinin savunma hakkı bulunuyor.

Ne olmuştu?

CHP’li Başarır hakkında, görevden alınan CHP’li Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın yargılandığı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya müdahalesi nedeniyle ‘duruşma hakimlerine alenen hakaret’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ nedeniyle fezleke düzenlenmişti.

İYİ Partili Türkkan hakkında Bingöl’de esnaf ziyareti sırasında hayatını kaybeden asker yakınına ‘hakaret’ nedeniyle fezleke hazırlanmıştı.

DBP’li Aydeniz hakkındaysa basın açıklamasında kendisini engellemeye çalışan polise müdahalede bulunması sebebiyle fezleke düzenlenmişti.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın