CHP’den Dikkat Çeken “Paramiliter Gruplar” Açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, kendisine yöneltilen “Toplumda ‘oylar çalınacak’, ‘iktidar verilmeyecek’ gibi bir kaygı söz konusu. Tehlike görüyor musunuz” şeklindeki soruya şöyle yanıt verdi:

“Bu kaygılar ‘haksızdır, anlamsızdır’ diyemeyiz. ‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında.

Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi. Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik? Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.”

Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in sorularını yanıtlayan Salıcı, “Uysal koyuna saymasınlar bizi” ifadelerini kullandı. HÜDA PAR’la ilgili de “Tüylerim diken diken oldu” diyen Salıcı’nın röportajından bir bölüm şöyle:

Toplumda ‘oylar çalınacak’, ‘iktidar verilmeyecek’ gibi bir kaygı söz konusu. Tehlike görüyor musunuz?

Bu kaygılar ‘haksızdır, anlamsızdır’ diyemeyiz. ‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında. Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi.

Böyle bir ihtimal var mı?

Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik. ‘Böyle bir şeye tevessül etme kardeşim’. Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.

Size gelen bilgiler neler?

Duyumlar var. Bazen kamuoyunda yorumcular da ifade ediyor. Biz, şeffaf bir seçimin olduğu, insanımıza yakışan bir olgunlukta 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi sandıktan çıktığında nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse kimsenin burnu kanamadan bu iktidar devrinin gerçekleşmesi için caba gösteriyoruz. Sokak hareketlerine ya da toplumda kaygı yaratacak hareketlere soğukkanlı biçimde yaklaşıyoruz. Seçim sürecini zedeleyebilecek, tartışmalı hale getirebilecek bir sürecin içinde olmayacağız ama hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Uysal koyuna saymasınlar bizi.

Seçime giderken ki süreçte provokasyon öngörüyor musunuz?

Seçime giderken ki siyaset ikliminin de güvenli olması lazım. Gazetecilerin, aydınların, televizyon programlarının girişinde ve çıkışında… Kimin yaptığı belli, hedef gösterenler belli ama tutuklu yok. Bu da seçim güvenliği meselesidir. Seçime, kutuplaşmanın olmadığı bu tür saldırıların gerçekleşmediği ortamda gidilmesi seçimin daha rahat bir ortamda olmasını sağlar.

“Aday olmayanlar yürütmede görev alacak”

MYK’da aday adayı olmayan isimler oldu, neden?

Arkadaşlarımız iktidar olduğumuzda yürütmede görev alacaklar.

Siz almayacak mısınız?

Bu bizim tek başımıza yapacağımız bir planlama değil. Sayın genel başkanımız da görüş ifade eder, partide arkadaşlarımız kendi içinde konuşur. İktidar olduğunuzda partinin yetişmiş kadrolarıyla yöneteceksiniz. İttifakta olan diğer siyasi partiler de böyle yapacaklardır. CHP’de çok geniş bir kadro var. Bir kısmı hükümet tarafına geçecek, bir kısmı parlamentoda olacak, bir kısmı da partide. Süreç devam ediyor. Başka arkadaşlarımızın da yürütmeye geçmek ya da yürütmede görev almak için milletvekili listesine başvuru yapmasına rağmen çekildiğini ya da bu nedenlerle milletvekili listesine konmadığını görebiliriz.

HÜDA PAR’ı duyduğunuzda ne düşündünüz?

Tüylerim diken diken oldu. Benim kuşağım 90’ların o sıkıntılı dönemlerini, Beykoz’daki villaya yapılan operasyonu, domuz bağı ile öldürülen, kazdıkça daha fazla cesedin çıktığı evleri gördü. Siyasi sonuçlarını Cumhur İttifakı hesap ediyor herhalde. Ya da katlanacaktır.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri; Buldan: Kadınlar İçin Bir Rejim Oylamasıdır

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Biz kadınlar; Tam eşitlik, gerçek demokrasi için, hakikatlerin gün yüzüne çıkarılması ve tarihsel yüzleşme için, koşulsuz adalet için geliyoruz. Erkek iktidara bağlı saray yargısına karşı; tam bağımsız gerçek yargı için geliyoruz. Kadınların önlenebilir şiddet ve cinayetlerde yitirilmemesi için geliyoruz.” dedi ve ekledi:

“Kadının perdelenen emeğini görünür kılmak için, kadının emeğini ve yaşamını güvenceye almak için geliyoruz. Tüm yönetim ve temsil kademelerinde, karar mekanizmalarında eşit temsiliyet için, eş başkanlık sistemini sarsılmaz bir güvenceye kavuşturmak için geliyoruz. Kazanılmış tüm haklarımızı korumak ve geliştirmek için; 6284 nolu yasayı dokunulmaz hale getirmek, İstanbul Sözleşmesi’ni etkin bir şekilde uygulamaya koymak için geliyoruz.”

Buldan, konuşmasının devamında, “Kayyum gaspından hesap sormak, bizim olan ne varsa geri almak için geliyoruz. Tekçi erkek iktidarın yarattıkları eşitsizlikler üzerinden sürdürdükleri saltanatlarını yıkmaya, rant ve vurgun sefalarını sonlandırmaya geliyoruz. İnsanlığa karşı işlenen bütün suçlar ile birlikte faşizme, işkenceye, tecrit politikalarına son vermek için geliyoruz. Kriz, çözümsüzlük, yıkım politikalarına karşı; çözüm iddiamız, değişim gücümüz, eşit ve onurlu bir barışı kurma sözümüzle geliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Seçim Bildirgesi, çok sayıda kadının katılımı ile Ankara Hilton Otel’de açıklandı. Etkinlikte konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “gelecek kadınlarındır” diye seslendi.

Buldan özetle şunları söyledi:

“Önümüzdeki yüzyılı yeni bir anlayış, yeni bir yaşamla karşılamak üzere çıktığımız yolun kadın seçim beyannamesini açıklamak üzere bugün burada toplanmış bulunmaktayız. Uzun yıllar önce kadınlar olarak koyulduğumuz yolu bu zamanlara getirmenin, bu güçlü noktaya ulaştırmanın sonsuz gururunu ve heyecanını yaşıyoruz.

Bu güçlü ruh ve birliktelikle bugün bu noktada olmamızı sağlayan, çok renkten, çok dilden, çok inançtan kadını aynı saflarda buluşturan kıran kırana bir kadın mücadelesi tarihi vardır. Kadınların umudu her daim diri tutan kararlı duruşu vardır. Her türlü zorluğa ve engellemeye rağmen yaşamını, emeğini hiç tereddüt etmeden cömertçe bu mücadeleye katan tarihin yürekli cesur kadınları vardır.

Ben bu kıymetli emeğin sahibi olan cezaevlerindeki, sürgündeki bütün kadın yoldaşlarımızı, hiç duraksamadan hakikatlerin izini süren, kayıpların, faili meçhullerin hesabını soran, adalet arayan, barış nöbetlerinde sabahlayan bütün kadınları, kadınlara karşı işlenen her türlü suça karşı tavrını ortaya koyan, kadın hakları için meydanları alanları asla boş bırakmayan; sözün, siyasetin, müzakerenin yollarını aşındıran bütün kadın örgütlerini ve aktivistleri; iş yerinde, tarlada, köyünde, mahallesinde her türlü talana, yıkıma, sömürüye meydan okuyan kadınları en içten duygularımla selamlıyorum.

Bugün bu kürsü sizin, bu beyanname sizin, bu seçimler sizindir. Bu seçimlerde elde edeceğimiz başarı sizin, yeni yüzyıl sizin, zafer sizindir. Şimdi büyük direnişimizi; görkemli mücadelemizi büyük değişime, yeniden inşaya ulaştırma zamanıdır

Sevgili kadınlar; Kadın beyannamemiz kadınların yıllardır mücadelesini yürüttüğü kadın hak ve özgürlüklerinin, demokrasinin, eşitlik ve adaletin beyannamesidir.

Beyannamemiz Deniz Poyrazların ve onun yoldaşlarının mücadele beyannamesidir. Saçlarını direniş bayrağı yapan İranlı kadınların, Urfa da adalet için direnen Emine Şenyaşar’ın, Afganistan’da imha uygulamalarına direnen kadınların ve dünyanın dört bir yanında ataerki ve faşizm zulmüne karşı direnen bütün kadınların onurlu mücadelesinde ortaklaşıyoruz. Ve onların bu iktidardaki zihniyet ortaklarına 14 Mayıs seçimlerinde kadınlar olarak meydan okuyoruz. Kadın mücadelemize karşı geliştirilen kumpaslara karşı kendi seçeneklerimizi yaratarak ilerleyişimize devam ediyoruz. O nedenle önümüzdeki seçimleri yeşil sol partisi ile karşılıyoruz. Seçimlere emek ve özgülük ittifakımızla, kadın ittifakımızla, tüm ezilenlerin güçlü ittifakıyla giriyoruz.

Evet, sevgili kadınlar; 20 yıldır iktidarı elinde tutanlar bu süre içerisinde kadınlara her türlü şiddet biçimini, sömürüyü, eşitsiz yaşamı, ağır yoksulluğu,  katliamları reva gördüler. Siyasetiyle, yargısıyla, bürokrasisi ve kirli medyasıyla kadınlara karşı her türlü suçun kapılarını sonuna kadar açtılar. Unutmayacağız, unutturmayacağız!

Bu iktidar yakın zamanda meydana gelen depremlerde hem bu ülkeye hem kadınlara yüzyılın felaketini yaşattı. Kadınları kendi yarattıkları enkazın altında bıraktılar. Canını kurtarabilenleri bir çadıra, bir yudum suya, bir plastik kaba muhtaç ettiler. Kadınları muhtaçlığa, çaresizliğe, acıya ve yasa mahkûm edenleri asla unutmayacağız, unutturmayacağız!

HDP’nin fikriyatını Yeşil Sol çatısı altında seçimlere taşıyarak geliyoruz’

Yaşattıkları bütün bu acıların, ihmallerin ve yıkımın hesabını kesinlikle soracağız. Biz kadınlar bu hesabı sormak için bir kadın partisi olan HDP’nin fikriyatını Yeşil Sol çatısı altında seçimlere taşıyarak geliyoruz. Yüzyılın felaketine karşı yüzyılın inşasını gerçekleştirmek için geliyoruz. Biz kadınlar; Tam eşitlik, gerçek demokrasi için, hakikatlerin gün yüzüne çıkarılması ve tarihsel yüzleşme için, koşulsuz adalet için geliyoruz. Erkek iktidara bağlı saray yargısına karşı; tam bağımsız gerçek yargı için geliyoruz. Kadınların önlenebilir şiddet ve cinayetlerde yitirilmemesi için geliyoruz.

Kadının perdelenen emeğini görünür kılmak için, kadının emeğini ve yaşamını güvenceye almak için geliyoruz. Tüm yönetim ve temsil kademelerinde, karar mekanizmalarında eşit temsiliyet için, eş başkanlık sistemini sarsılmaz bir güvenceye kavuşturmak için geliyoruz. Kazanılmış tüm haklarımızı korumak ve geliştirmek için; 6284 nolu yasayı dokunulmaz hale getirmek, İstanbul Sözleşmesi’ni etkin bir şekilde uygulamaya koymak için geliyoruz.

Kayyum gaspından hesap sormak, bizim olan ne varsa geri almak için geliyoruz. Tekçi erkek iktidarın yarattıkları eşitsizlikler üzerinden sürdürdükleri saltanatlarını yıkmaya, rant ve vurgun sefalarını sonlandırmaya geliyoruz. İnsanlığa karşı işlenen bütün suçlar ile birlikte faşizme, işkenceye, tecrit politikalarına son vermek için geliyoruz. Kriz, çözümsüzlük, yıkım politikalarına karşı; çözüm iddiamız, değişim gücümüz, eşit ve onurlu bir barışı kurma sözümüzle geliyoruz.

Kadınlar olarak 3. Yol’da birleşiyoruz’

Evet, sevgili kadınlar; Kadınlar değişim ve dönüşümün, yeniden inşanın kurucu gücüdür. Her zaman olduğu gibi bu seçimlere de eşit temsiliyet vaadinden fazlası ile eşit temsiliyet ile giriyoruz. Önümüzdeki dönemde siyasette en güçlü şekilde yerimizi alacak tarihsel rolümüzü oynayacağız. Kadınlar olarak 3. Yol’da birleşiyoruz.

3. Yol da yeni bir başlangıç, yeni bir yüzyıl diyoruz. Bu yol, bu güç, bu irade; yeşil solda, emek ve özgürlük ittifakımızla, kadın ittifakımızla mücadelemizi zafere ulaştıracaktır. Bu nedenle her zaman olduğundan çok daha fazla kararlılık ve azimle büyük yürüyüşümüzü devam ettirme zamanıdır. Özgürlük ağacının kökleri yeterince güçlü ve derindir. Şimdi güneşin ışığında, yeşil sol ağacının etrafında kenetlenerek zaferi kucaklamaya çok daha yakınız. Çok daha hazırız.”

Paylaşın

Akşener, Kılıçdaroğlu’na Kazandırdı, İYİ Parti’ye Kaybettirdi

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala İYİ Parti Lideri Akşener’in aday belirlenme sürecinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayının belirlenme sürecinde Millet İttifakı masasından kalkmasının faturasına dair partide dikkat çekici hesaplar yapılıyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan haberde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcısı yapılması kararı ile aşılan krizi değerlendiren İYİ Partililere göre Akşener, Kılıçdaroğlu’nu “kazanacak aday” yaptı.

İYİ Partililere göre iki belediye başkanının cumhurbaşkanı yardımcısı yapılması kararıyla Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na bir anda 6.5 puan kazandırıldı, seçimi almasının önü açıldı.

Ancak anketler bu süreçte İYİ Parti’nin ise ciddi bir oy kaybına uğradığını gösteriyor. Bu kaybı doğrulayan İYİ Partililer, “Oylarımızda yüzde 2.6 düşüş oldu. 1.5 puanı topladık. Gerisini de seçim sahasında kısa sürede toplayacağız” diyor.

Kabine nasıl oluşacak?

Öte yandan iktidara gelmeye aday olan Millet İttifakı’nın bugünden hazırlığını yaptığı çalışmalara göre seçimi kazanmaları durumunda kabinede büyük değişiklik yapılacak. Bugün 17 olan bakanlık sayısının 20’nin üzerine çıkması bekleniyor.

6 siyasi partinin hazırladığı Ortak Politikalar Metni’ne göre Hazine ve Maliye Bakanlığı iki ayrı bakanlık şeklinde yapılandırılacak. Şehircilik ve Afet Yönetimi Bakanlığı ile Bilişim ve Yenilikçilik Bakanlığı kurulacak. Bu durumda bakanlık sayısı 20’ye çıkıyor.

Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ikiye bölünebileceği ayrıca Avrupa Birliği Bakanlığı ile Orman ve Hayvancılık Bakanlığı kurulabileceği de kaydediliyor. Bunların yanı sıra mevcut bakanlıkların yapısında da değişim planlanıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “Kadın, Aile ve Çocuk Bakanlığı”, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “İklim, Çevre ve Orman Bakanlığı”, Ticaret Bakanlığı “Esnaf ve Ticaret Bakanlığı”, Tarım ve Orman Bakanlığı “Tarım ve Gıda Güvenliği Bakanlığı” olarak yeniden yapılandırılacak.

Bakanlıklar için planlamalar şimdilik böyle ama asıl bu bakanlıkların partiler arasında nasıl paylaşılacağı merak konusu. Bu sorunun yanıtı ise Millet İttifakı’nın seçimi kazanması durumunda, yani 14 Mayıs’ta ortaya çıkacak.

Paylaşın

Demirtaş’tan “Yeşil Sol Parti” Çağrısı: Gerçek Bir Umut

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) devam eden kapatma davasından çıkabilecek olumsuz bir karara karşı Yeşil Sol Parti ile 14 mayıs seçimlerine katılma kararı almıştı.

Haber Merkezi / Edirne F Tipi Cezaevi’nde altı buçuk yıldır cezaevinde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden Yeşil Sol Parti için bir kez daha çağrı yaptı.

Çağrısında gençlere seslenen Demirtaş, “Merhaba genç kardeşim, nasılsın? @YesillerSol ile aran nasıl?” diye soran Demirtaş, şöyle devam etti: “Kafana yatmayan ya da merak ettiğin bir şey varsa buradan bana yaz lütfen, olabildiğince cevap vermeye çalışacağım. Bence Yeşil Sol Parti gerçek bir umut, cıvıl cıvıl bir gençlik partisi.” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı bir başka paylaşımda ise, “Erdoğan kaybederse her şey çok kötü olur” diyenlere seslendi.

Demirtaş şunları yazdı: “Mesela Euro 20 TL, et 300 TL, peynir 200 TL, işsiz sayısı 5 milyon, açlık sınırı 10 bin TL, asgari ücret 8.500 TL mi olur? Hatta bir depremde 50 bin kişi mi ölür? Allah aşkına, daha ne kadar kötü olabilir?”

Paylaşın

Erdoğan, Demirtaş Üzerinden Millet İttifakı’na Yüklendi

İstanbul Bağcılar’da toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan, “Siyaset sahnesinde yaşananları sizler de takip ediyorsunuz. Milletimizin karşısındaki tablo gayet açık ve nettir. Bir taraftan 15 Temmuz’da kurulan Cumhur İttifakı var, diğer tarafta çıkarlarının bir araya getirdiği 7’li koalisyon var.” dedi ve ekledi:

“Bu terör örgütlerinin parlamentodaki uzantısı hangi parti? HDP. HDP’yi ziyaret etti mi bay Kemal, ne sözü verdi? Hadi açıkla… Ne diyor, Demirtaş’ı serbest bırakacakmış. Bunları serbest bırakma gayretinde olanlara biz 14 Mayıs’ta gereken cevabı vereceğiz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bağcılar’da toplu açılış töreninde konuştu

Erdoğan, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i eleştirdi.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart’ta İstanbul’da katıldığı iftar sonrası vatandaşlarla çekilen bir fotoğrafta yerde seccade olmasını gündemine alırken, İYİ Parti İstanbul İl Binasının kurşunlanmasıyla alakalı da Meral Akşener’e yüklendi.

Erdoğan seccade tartışması üzerinden Bağcılar’da törene katılan kalabalığa Kemal Kılıçdaroğlu’nu yuhalattı. Meral Akşener’e de ‘utan’ dedi.

Erdoğan “Fazla kalmadı 40 gün. Bu 40 gün içerisinde birileri seccadelerin üzerine ayakkabılarla basabilir. Çünkü bunlar Pensilvanya’dan alıyorlar talimatı. Onlara göre meşrudur, yapabilirler” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Deprem bölgesinde 31 bin 663 konutun temelini attık, 1 yıl müsaade istedik, bir yıl içinde 319 bin konutu depremzedelere teslim edeceğiz. Toplamda inşa edeceğimiz konut sayısı 650 bini bulacaktır. Tüm şehirlerimizi eski görkemine kavuşturana kadar durmayacağız.

Bay Kemal, sen İzmir’in milletvekilisin, belediye sende ne yaptın söyle bakalım. Çok çalışacağız, 14 Mayıs’ta gereken dersi vereceğiz.

Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bağcılar’ı asla ihmal etmiyoruz. Bağcılar’ın kalbimizde ayrı bir yeri var. Buranın Bakırköy’e bağlı olduğu dönemde buralarda çizme ile çok dolaştık.

Kahramanmaraş depremlerinde dönüşümün önemini gördük. Yıllardır CHP zihniyetinin acımasız şekilde eleştirdiği TOKİ binalarımız deprem imtihanından alnının akıyla çıktı. Buralarda hiçbir can kaybı, yıkıntı yaşanmadı.

Meral Akşener’in saldırı açıklamasına tepki

Beni çok asabi görmüş, bana papatya çayı tavsiye ediyor. Biz de kendisine rezene çayı tavsiye ettik. Bizim yönlendirmemiz şeklinde kurşunlandığı yalanını yaydı. Tayyip Erdoğan’ın hayatında bu tür ahlaksızlık, bu tür adilik olmamıştır.

Senin geçmişinde varsa bilemem. Failler ortaya çıktı şimdi özür dileyebiliyor musun? Dileyemez, bu bir cibiliyet meselesidir. Özellikle hanım kardeşlerimden bu hanımefendi bir ders vermenizi istiyorum.

Selahattin Demirtaş üzerinden Millet İttifakına yüklendi

42 gün sonra sandıklara gideceğiz ve nasıl bir siyasi anlayışla yönetileceğimizi tayin edeceğiz. Çok önemli bir karar alacağız.

Siyaset sahnesinde yaşananları sizler de takip ediyorsunuz. Milletimizin karşısındaki tablo gayet açık ve nettir. Bir taraftan 15 Temmuz’da kurulan Cumhur İttifakı var, diğer tarafta çıkarlarının bir araya getirdiği 7’li koalisyon var.

Bu terör örgütlerinin parlamentodaki uzantısı hangi parti? HDP. HDP’yi ziyaret etti mi bay Kemal, ne sözü verdi? Hadi açıkla… Ne diyor, Demirtaş’ı serbest bırakacakmış. Bunları serbest bırakma gayretinde olanlara biz 14 Mayıs’ta gereken cevabı vereceğiz.”

Paylaşın

Olası İstanbul Depremi: İBB’den 7 Maddelik Eylem Planı

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, olası İstanbul depremi için hazırlanan 7 maddelik eylem planına ilişki yaptığı açıklamada, “Afet sürecinde, koordinasyon yetisinin, asayiş, lojistik, kurtarma vb. süreçlerde ne denli önemli rol oynadığını hepimiz gördük” dedi ve ekledi:

“İBB ve ilçe belediyeleri arasındaki ortak işbirliğinin öneminin farkında olarak, seferberlik ruhunu kaybetmeden, süreci ilerletmemiz çok önemli. Deprem dirençli bir kent istiyorsak hazırlık süreçlerinin tamamında çağdaş temellere dayanan hakikatlerle ve sağduyuyla konuya yaklaşmamız gerekiyor.”

Gökçe, açıklamasının devamında ise, “Denetimden, yönetmelik değişiklerine, güçlendirme veya yenileme çalışmalarına varan çok faktöre sahip bir konuda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, olası İstanbul depreminde uygulanacak yedi maddelik eylem planını açıkladı.

‘Deprem Seferberlik Planı’ kapsamında 39 ilçe belediye başkanı ve teknik ekipleri ile önceki gün düzenlenen toplantıda depreme ilişkin kritik gündem maddeleri belirlendi.

Gökçe, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu‘nun Deprem Dirençli kent vizyonu ile hazırladığımız İstanbul Deprem Seferberlik Planı’nda uygulama adımlarımız hızlanıyor” dedi.

Gökçe paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Afet sürecinde, koordinasyon yetisinin, asayiş, lojistik, kurtarma vb. süreçlerde ne denli önemli rol oynadığını hepimiz gördük. İBB ve ilçe belediyeleri arasındaki ortak işbirliğinin öneminin farkında olarak, seferberlik ruhunu kaybetmeden, süreci ilerletmemiz çok önemli.

Deprem dirençli bir kent istiyorsak hazırlık süreçlerinin tamamında çağdaş temellere dayanan hakikatlerle ve sağduyuyla konuya yaklaşmamız gerekiyor.

Denetimden, yönetmelik değişiklerine, güçlendirme veya yenileme çalışmalarına varan çok faktöre sahip bir konuda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.”

Gökçe, eylem planını şöyle sıraladı:

  1. Uzlaşı kültürüyle riskli yapılarda dönüşümü ateşlemek.
  2. Kira yardımını ekonomi şartlara uygun hale getirmek.
  3. Kamu yararına maliyetine güçlendirme gerçekleştirmek.
  4. Zemin katlarda kolon-kiriş kesilmesinin önüne geçmek.
  5. İnşaatlarda imar ve yapı denetimini gerçekleştirmek.
  6. Depreme duyarlı park ve meydanlar oluşturmak.
  7. Kurtarma ve afete müdahalede yerel kapasiteyi artırmak.
Paylaşın

TİP Lideri Baş: Ortak Tek Adayda Bu İşi Bitirmek Lazım

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin tutumuna ilişki açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı: “Herkes bilsin halka yalan söylemek suçtur bize böyle öğrettiler. Dolayısıyla TİP önümüzdeki seçimlerde iktidar olmayacak. Bunu biliyorum ve biz seçim beyannamemiz ‘Biz iktidara gelirsek şunu yapacağız’ diye yazdığımız bir şey değil” dedi ve ekledi:

“Biz güçlenen bir TİP’in, güçlenen bir Emek ve Özgürlük İttifak’ının neleri yapabileceğini anlatmaya çalışacağız ve ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağız. Mesela sadece bu 20 yılda ortaya çıkan yıkımın rehabilite edilmesi meselesi değildir. Bu çok önemlidir, bunun için hep beraber iş birliği yapacağız. 3 buçuk yıldır ortak tek adayda bu işi bitirmek lazım diyen bir çizgiden geliyoruz.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TV100 ekranlarında Uğur Dündar ile Haftanın Panoraması programının konuğu oldu. Programda Dündar’ın sorularına yanıt veren Baş, Türkiye gündemine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Türkiye’deki siyaset anlayışının değişmesi gerektiğini söyleyen Erkan Baş, emekçilerin, kadınların ve gençlerin Meclis’te daha fazla temsil edilmesinin önemine vurgu yaptı. “Biz bir kere dünyayı ve ülkemizi de emek ekseninde değerlendiriyoruz bizim kırmızı çizgimiz emektir, alın teridir ve her emekçi siyasi görüşü, düşüncesi, daha önce oy verdiği parti inancı, etnik kökeni, cinsel kimliği ne olursa olsun bizim açımızdan temel bir kıstas var; emekle sermaye arasındaki mücadelenin hangi tarafındasın? Biz soruyu buradan soruyoruz” diyen Baş şöyle devam etti:

“Sadece iktidarla da sınırlı tutmuyorum, Türkiye’de siyaset düzeni bozuk. Şunu kastediyorum: Yurttaşın yüzde 99’unun emeğiyle, alın teriyle yaşadığı bir ülkede parlamentoda neredeyse hiçbir emekçinin olmaması aslında ne kadar anormali yaşadığımızı gösteriyor. Ülkenin yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor parlamentoda kadınların oranı yüzde 17.

Türkiye’de ağzını açan her siyasetçi gençliğin öneminden bahsediyor parlamentoya bakıyorsunuz gençlikten eser yok. Bir kere bizim hem Emek ve Özgürlük İttifakı olarak hem TİP olarak en temel ayrım noktamız budur. Bu ülkede tırnak içinde söylüyorum ‘sıradan’ insanların siyasette daha fazla söz söylemesi lazım.

20 yıllık AKP iktidarının şöyle bir özetini yapabiliriz bence: AKP iktidarı kadın düşmanıdır ve AKP karşıtı Türkiye’de en kararlı muhalefet hareketi kadın hareketedir. Türkiye’nin ana muhalefeti kadınlardır. İstanbul Sözleşmesi’nde çok kararlı bir mücadele sürdürdüler. Kadın cinayetlerine karşı inanılmaz bir kadın dayanışması örgütlenmiş durumdalar.

2022 yılı rakamını söyleyeyim size; 381 kadın katledilmiş. 381 kadının katledildiği bir ülkede İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak nasıl açıklanabilir? Kadının sokağa çıkmasını bile günah ilan eden bir zihniyetle ittifak kurmak, bunları parlamentoya taşımaya çalışmak bu nasıl açıklanabilir? Hiç lafı falan yumuşatmaya gerek yok bu memlekette ciddi bir kadın düşmanlığı var ve bunun somutlandığı yer bugün Cumhur İttifakıdır.

Bu hareket Refah Partisi döneminden bu yana sözde kadını önemseyen, kadını siyasete kazanmayı amaçladıklarını ifade eden bir yaklaşımla geldiler. Şimdi bakın grup başkanvekili, AKP milletvekili sadece bir kanunu savunduğu için ‘Tehdit ediliyorum’ diyor. Kadın düşmanlığının daha belirgin bir hali olabilir mi?”

“‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz”

Programın devamında Türkiye siyasetindeki temsil mekanizmasının yeniden tarif edilmesi gerektiğini söyleyen TİP Genel Başkanı, “Biz de siyasette aslında tam bunu yapmaya çalışıyoruz. O temsil ilişkisini ortadan kaldırarak insanların birilerine ‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz” dedi.

Yurttaşların siyasete daha fazla katılması gerektiğini belirten Erkan Baş şöyle devam etti:

“Hiç tartışmaya gerek yok bu iktidar işçi düşmanıdır, bu iktidar kadın düşmanıdır, bu ülke genç düşmanıdır. Bunların açıkça ifade edilmesi gerekiyor. Biz de siyasette aslında tam bunu yapmaya çalışıyoruz. O temsil ilişkisini ortadan kaldırarak insanların birilerine ‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz. Yurttaşın daha katılımcı bir biçimde bu siyasette özne olabileceği bir şey yapıyoruz.

Hatta şöyle söyleyeyim; Emek ve Özgürlük İttifakı’nın iddiası şudur: Bizim dışımızdaki bütün ittifaklar yurttaşa seçmen gözüyle bakıyor. ‘5 yılda bir sandığa gitsin oyunu versin ve beni iktidar yapsın ondan sonra evinde otursun.’ Biz yurttaşlık kimliğini haklarıyla, ödevleriyle bir bütün olarak görüyoruz ve bunu daha dinamik bir ilişki haline getirmek gerektiğini söylüyoruz.”

Programda partisinin 14 Mayıs’taki seçimlerde milletvekilliği adaylığı için belirlediği isimlere ilişkin de açıklamalarda bulunan Erkan Baş, “Biz ‘Meclis halkın Meclis’i olacak’ diyorduk şimdi onu yapmaya çalışıyoruz” dedi.

“TİP sadece ünlüleri aday gösteriyor” eleştirilerine de yanıt veren Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Emine Büyüknohutçu ile henüz tanışmadım. Meryem Göktepe ile bir ay kadar önce tanıştım. İrfan Değirmenci ile daha önce konuk olmuştum. Mehmet Aslantuğ’u partimizin Kültür Sanat Bürosu önerdi. Dediler ki ‘Mehmet Aslantuğ’ adayımız olabilir. Arkadaşlar değerlendirme yaptılar ben de sayın Aslantuğ ile tanıştım. Sohbet ettik birlikte çalışmanın koşulları var mıdır diye baktık sağ olsun kabul etti. Mesela Emine Büyüknohutçu’yu Ekoloji Büromuz önerdi. Bunlar tanınan isimler olduğu için söylüyorum.

İstanbul’da bir İGDAŞ işçisi bizim adayımız sevgili Anıl 13 yıldır İGDAŞ’ta çalışan bir arkadaşımız. İzmir’de Mehmet Kani bir üretici köylü arkadaşımız. Mısra Öz… Türkiye’nin en önemli sorunu adalet değil midir? Düşünsenize 5 yıl önce evladını kaybetmiş. Kaza diye adlandırılan katliam. O gün bugündür yapıştı yakasına adalet arıyor. Gerçekten soruyorum, herkes elini vicdanına koysun; Mısra Öz milletvekilliği hak etmeyecek de kim hak edecek?

Sevgili İrfan tabii ki bir ekran yüzü olduğu için toplumun çok geniş kesimlerinin tanıdığı bir isim. Mehmet Aslantuğ yıllardır sinemada emek veren bir arkadaşımız ve dolayısıyla toplum çok tanıyor ve şöyle algılanıyor: ‘TİP ünlüleri mi milletvekili yapıyor?’ 10 tane aday açıklamışız daha. 600 adaydan 10 tanesi açıklanmış. Anıl İGDAŞ işçisi, Meryem Göktepe belediye işçisi.

Yıllardır KESK’te görevleri var, yöneticilik yapıyor ve yine adalet mücadelesinin önemli isimlerinden bir tanesi. Mehmet Kani üretici köylü. Şimdi onun yanında İrfan’ı ekleyin artık emekli olacak kadar çalışmış bir gazeteci. Mesela Aylin bugün açıkladık belediye işçisi bir arkadaşımız. Emine Büyüknohutçu doğasına, toprağına sahip çıktığı için annesi babası katledilmiş bir arkadaşımız. Şimdi bu hepimizin sorunu değil mi? Biz Meclis halkın Meclis’i olacak diyorduk şimdi onu yapmaya çalışıyoruz.”

“Ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağı”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin tutumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı:

“Herkes bilsin halka yalan söylemek suçtur bize böyle öğrettiler. Dolayısıyla TİP önümüzdeki seçimlerde iktidar olmayacak. Bunu biliyorum ve biz seçim beyannamemiz ‘Biz iktidara gelirsek şunu yapacağız’ diye yazdığımız bir şey değil. Biz güçlenen bir TİP’in, güçlenen bir Emek ve Özgürlük İttifak’ının neleri yapabileceğini anlatmaya çalışacağız ve ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağız.

Mesela sadece bu 20 yılda ortaya çıkan yıkımın rehabilite edilmesi meselesi değildir. Bu çok önemlidir, bunun için hep beraber iş birliği yapacağız. 3 buçuk yıldır ortak tek adayda bu işi bitirmek lazım diyen bir çizgiden geliyoruz.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Adaylarının Oy Pusulasındaki Yerleri Belli Oldu

Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlemesi için çekilen kurada birinci sırada Recep Erdoğan, ikinci sırada Muharrem İnce, üçüncü sırada Kemal Kılıçdaroğlu, dördüncü sırada Sinan Oğan yer aldı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı adaylarının oy pusulasındaki yerlerini belirlemek için Yüksek Seçim Kurulunda (YSK) kura çekildi.

Kura çekimini Kemal Kılıçdaroğlu’nu temsilen Av. Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Muharrem İnce’yi temsilen Av. Halil İlker Çelik, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Av. Doç. Dr. Hüseyin Aydın, Sinan Oğan’ı temsilen Av. Kürşat Ergün yaptı.

Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlemesi için çekilen kurada 1. sırada Erdoğan, 2. sırada İnce, 3. sırada Kılıçdaroğlu, 4. sırada Oğan yer aldı.

8 Nisan’da ittifakların ve siyasi partilerin oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için kura çekimi yapılacak. 9 Nisan’da milletvekili aday listeleri Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edilecek. 19 Nisan’da da milletvekili kesin aday listeleri ilan edilecek.

Seçim takviminin önemli aşamaları

28 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlandı ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başladı.

29 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesine yapılacak itirazların süresi saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar YSK tarafından incelenmeye başlanacak.

30 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesine yapılan itirazların YSK tarafından karara bağlanması süreci sona erecek.

31 Mart: Cumhurbaşkanı kesin aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve cumhurbaşkanı seçimi propaganda dönemi başlayacak.

1 Nisan: Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için YSK’da kura çekimi yapılacak.

2 Nisan: Muhtarlık bölgesi askı listeleri ve tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listeleri askıdan indirilecek ve itiraz süreci sona erecek.

3 Nisan: Muhtarlık bölgesi askı listelerine ve yurt dışı seçmen kütüğü ile tutuklular ve taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listelerine yapılacak itirazlar karara bağlanacak.

6 Nisan: İttifak yapan siyasi partilerin ittifaktan vazgeçmelerine ilişkin süre saat 17.00’de sona erecek. İttifaktan vazgeçen siyasi partiler YSK tarafından saat 18.00’e kadar ittifak içerisindeki diğer siyasi partilere bildirilecek.

7 Nisan: İttifaktan vazgeçen siyasi parti/partiler olması halinde, ittifak içerisinde kalan diğer siyasi partilerin ittifak protokolünde değişiklik yapmaları veya ittifaktan vazgeçtiklerini bildirmelerine ilişkin süre saat 17.00’de son bulacak.

8 Nisan: İttifakların ve siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için YSK’da kura çekilecek.

9 Nisan: Siyasi partilerin genel merkezlerinin, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait milletvekili aday listelerini YSK’ya alındı belgesi karşılığında taşınabilir bellek ve kağıt ortamında teslim etme süresi 17.00’de sona erecek. YSK tarafından partilerin verdikleri aday listelerinin incelenmesine başlanacak.

Bağımsız milletvekili adaylığı için il seçim kurullarına başvuru süresi de aynı saatte son bulacak ve il seçim kurulları bağımsız milletvekili adaylarını YSK’ya bildirecek.

10 Nisan: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre seçmenlerden ölmüş olanlar ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılanların Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce işlenmesi tamamlanacak.

12 Nisan: Yurt içi ve yurt dışı seçmen kütükleri kesinleştirilecek. Yurt içi seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıklar belirlenecek.

19 Nisan: Seçmen bilgi kağıtlarının dökümüne ve dağıtımına başlanılacak, siyasi partilerden sandık kurulunda görev alacak olan üye listelerinin ilçe seçim kurulu başkanlığına verilmesi istenilecek. YSK tarafından milletvekili kesin aday listelerinin seçim çevreleri itibarıyla ilan edilmek üzere il seçim kurullarına ve Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda yayımlanmak üzere ilgili mercilere gönderilecek.

27 Nisan: Gümrük kapıları ile yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

4 Mayıs: Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasakları başlayacak.

7 Mayıs: Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak. Seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak.

9 Mayıs: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.

13 Mayıs: Seçim propaganda süreci saat 18.00 itibarıyla sona erecek.

14 Mayıs: Oy verme günü. Seçim yasakları saat 24.00’te sona erecek. Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları saat 23.59’a kadar ilan edilecek.

İlk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu sağlanmadığı takdirde 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci oylamasına ilişkin seçim takvimi ise şöyle işleyecek:

15 Mayıs: İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde aday ikamesi için belirlenen süre saat 17.00’de sona erecek. Geçici sonuçların ilanının gecikmesi halinde aday ikamesine ilişkin seçim takvimi buna göre teselsül ettirilecek. Propaganda dönemi başlayacak. Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de sona erecek ve ilçe seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

16 Mayıs: İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı il seçim kuruluna yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de son bulacak ve yapılan itirazlar il seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

17 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı YSK’ye yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek. İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişikliklerinin SEÇSİS’e işlenmesine başlanacak. Yurt dışı ilçe seçim kurulunca, varsa saklama ve ulaştırma kurulu, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişiklikleri yapılacak.

18 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak.

19 Mayıs: YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

20 Mayıs: Gümrük kapılarında ve yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

22 Mayıs: Cumhurbaşkanı adaylarının radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için YSK’de kura çekilecek.

24 Mayıs: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek. Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak.

27 Mayıs: Seçim propaganda dönemi saat 18.00’de sona erecek.

28 Mayıs: Oy verme günü.

29 Mayıs: Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek. Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek ve yapılan itirazlar ilçe seçim kurullarınca en geç 23.59’a kadar karara bağlanacak.

30 Mayıs: İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı, il seçim kurullarına yapılacak itiraz süreci saat 17.00’de sona erecek ve en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

31 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı, YSK’ye yapılacak itiraz süresi sona erecek.

1 Haziran: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak. YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

Paylaşın

İYİ Parti İl Binası’na Saldırı Yok, Hırsız Kovalaması Var; Zanlı Gözaltında

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına isabet eden kurşunun saldırı olmadığını açıkladı. Kurşunlarla ilgili gözaltına alınan inşaat bekçisi M.E., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na isabet eden kurşunlarla ilgili yapılan açıklamada, “Yapılan alan çalışmasında; olayın, bölgede bulunan bir inşaatta meydana gelen hırsızlık girişimine karşılık, inşaatın bekçisinin hırsızları kaçırmak için ateş etmesi nedeniyle gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Hırsızların İyi Parti İl Binası istikametine kaçması nedeniyle binaya tesadüfi olarak kurşunların gelmesine neden olmuştur. Şahsın olayda kullanmış olduğu bulundurma ruhsatlı silahı ile beraber yakalanması yapılmıştır” ifadelerine yer verildi.

İsabet eden kurşunlarla ilgili ruhsatlı silahı ile birlikte gözaltına alınan inşaat bekçisi M.E. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından failin yakalandığını açıklamıştı. Soylu, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“İYİ Parti İl Başkanlığına isabet eden saldırı ile ilgili fail yakalandı. Sorumlu mevkidekilerin suçlamalarda bulunurken dikkatli olmaları gerekir. Bizim görevimiz yakalamak. Devletinize ve Polisinize itimat ediniz. Mahcup olursunuz.”

Akşener: Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır

Saldırı sonrası, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı önüne gelmiş ve burada bir açıklama yapmıştı. Akşener, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır.

Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.

Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam.

Evim basıldı beraat ettiler. Linçe uğradım beraat ettiler. Torunuma iftira attılar, beraat ettiler. Aziz milletim, bu ucube sistem süremez.

Bugün bana, yarın size. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz, bu pis sistemi bitireceksiniz. Yanımda Ekrem başkan var. Seçimi iptal ettiler. Ben milletime güveniyorum.

Kadın kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Erkek siyasetçilere yapılmayan iğrençlik bana yapıldı. Eğer bu zulmün bitmesini istiyorsanız 14 Mayıs’ta oylarınızı Millet İttifakı’na oy vereceksiniz.

Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceksiniz, İYİ Parti’yi birinci parti yapacaksınız. Işıklar söndüğünde evinden işe nasıl gidildiğini biliyorum. Bir lokantada yalnız yemek yiyorsanız başınıza neler geldiğinizi biliyorum.

Recep Bey size sesleniyorum. Devri iktidarınızda başıma gelmeyen kalmadı. 14 Mayıs’tan sonra iftiralar, hakaretler bitecek. Etrafındaki yalaka tayfa yerine bize bağırmaya tercih ediyor.”

Ömer Çelik: Provokatif dili kınıyoruz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapmıştı. Çelik, şu ifadeleri kullanmıştı:

“İyi Parti İstanbul İl binasına yapılan saldırıyı lanetliyoruz. İyi Parti’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Siyaset kurumuna dönük her türlü taciz ve saldırının karşısındayız. Hiçbir provokasyon ve saldırı amacına ulaşamaz.

Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir. Buna karşın Sn Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokatif bir yaklaşımdır.

Sn. Akşener’in Sn. Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı yakışıksız ve provokatif dili kınıyoruz.

İyi Parti il binasına yapılan saldırının failleri ortaya çıkacaktır. Özellikle seçime giderken tüm provokasyonlara karşı ortak tutum alınması önemlidir. En güçlü iradeyle siyaset kurumuna dönük saldırılara karşı duracağız.

Bunun kadar önemli olan ise sorumsuz açıklamalar yaparak provokasyona katkı sağlamamaktır. Sn. Akşener doğrudan Sn. Cumhurbaşkanımıza karşı yakışıksız bir dil kullanarak maalesef bu saldırıyla amaçlanan provokasyona katkı sağlayabilecek bir açıklama yapmıştır.

Sn. Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.

Siyasi partilere yapılan saldırılar karşı durulması gereken eylemlerdir, sorumsuz yaklaşımlarla siyasi rant üretme malzemesi değildir. Bu sorumsuz yaklaşımlarla kimse siyasi rant elde edemez.

14 Mayıs’ta ülkemizi için demokratik bir yarışla seçim gerçekleştireceğiz. Bu ortamı lekelemek isteyen provokasyonlara karşı olduğumuz gibi, sorumsuz açıklamalarla bunlara destek veren siyasi yaklaşımlara da karşıyız.”

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi.

Muhalefet liderlerinden peş peşe açıklamalar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener’i arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Kılıçdaroğlu, “Meral Hanım güçlü bir liderdir, Asena’dır, böyle korkutamazsınız. Faillerin derhal yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını bekliyorum” dedi.

Akşener’i arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da gün içinde İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret edeceği açıklandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınıyor, İYİ Parti camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; faillerin hukuk önünde hesap vermelerini temenni ediyorum. Öfke, şiddet ve nefret siyaseti kaybedecek; umut, huzur ve güven hakim olacak” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, “İYİ Parti’ye ve Sayın Meral Akşener’e geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum. Saldırının sorumluları derhal bulunup cezalandırılmalıdır. Ülkemizin şiddetten arındırılması için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

AK Parti Sözcüsü Çelik: Akşener’in Cumhurbaşkanımıza Dönük Kullandığı Dili Kınıyoruz

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Buna karşın Sayın Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn. Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokotif bir yaklaşımdır. Sayın Akşener’in Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı dili kınıyoruz.”

Ömer Çelik, açıklamasının devamında, “Sayın Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Çelik’in açıklamaları şöyle:

“İyi Parti İstanbul İl binasına yapılan saldırıyı lanetliyoruz. İyi Parti’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Siyaset kurumuna dönük her türlü taciz ve saldırının karşısındayız. Hiçbir provokasyon ve saldırı amacına ulaşamaz.

Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir. Buna karşın Sn Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokatif bir yaklaşımdır.

Sn. Akşener’in Sn. Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı yakışıksız ve provokatif dili kınıyoruz.

İyi Parti il binasına yapılan saldırının failleri ortaya çıkacaktır. Özellikle seçime giderken tüm provokasyonlara karşı ortak tutum alınması önemlidir. En güçlü iradeyle siyaset kurumuna dönük saldırılara karşı duracağız.

Bunun kadar önemli olan ise sorumsuz açıklamalar yaparak provokasyona katkı sağlamamaktır. Sn. Akşener doğrudan Sn. Cumhurbaşkanımıza karşı yakışıksız bir dil kullanarak maalesef bu saldırıyla amaçlanan provokasyona katkı sağlayabilecek bir açıklama yapmıştır.

Sn. Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.

Siyasi partilere yapılan saldırılar karşı durulması gereken eylemlerdir, sorumsuz yaklaşımlarla siyasi rant üretme malzemesi değildir. Bu sorumsuz yaklaşımlarla kimse siyasi rant elde edemez.

14 Mayıs’ta ülkemizi için demokratik bir yarışla seçim gerçekleştireceğiz. Bu ortamı lekelemek isteyen provokasyonlara karşı olduğumuz gibi, sorumsuz açıklamalarla bunlara destek veren siyasi yaklaşımlara da karşıyız.”

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi.

Akşener: Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır

Saldırı sonrası, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı önüne geldi. Meral Akşener, burada bir açıklama yaptı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır.

Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.

Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam.

Evim basıldı beraat ettiler. Linçe uğradım beraat ettiler. Torunuma iftira attılar, beraat ettiler. Aziz milletim, bu ucube sistem süremez.

Bugün bana, yarın size. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz, bu pis sistemi bitireceksiniz. Yanımda Ekrem başkan var. Seçimi iptal ettiler. Ben milletime güveniyorum.

Kadın kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Erkek siyasetçilere yapılmayan iğrençlik bana yapıldı. Eğer bu zulmün bitmesini istiyorsanız 14 Mayıs’ta oylarınızı Millet İttifakı’na oy vereceksiniz.

Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceksiniz, İYİ Parti’yi birinci parti yapacaksınız. Işıklar söndüğünde evinden işe nasıl gidildiğini biliyorum. Bir lokantada yalnız yemek yiyorsanız başınıza neler geldiğinizi biliyorum.

Recep Bey size sesleniyorum. Devri iktidarınızda başıma gelmeyen kalmadı. 14 Mayıs’tan sonra iftiralar, hakaretler bitecek. Etrafındaki yalaka tayfa yerine bize bağırmaya tercih ediyor.”

Paylaşın