Kılıçdaroğlu: Bizim Milliyetçiliğimizi Saraydakiler Değil Bütün Dünya Bilecek

Trabzon’da kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, “Bay Kemal’in sözü var; o dolarla ihalelerin tamamını Türk Lirası’na çevireceğim. Bizim milliyetçiliğimizi Saraydakiler değil bütün dünya bilecek. Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen getireceğiz” dedi ve ekledi:

“Trabzon bir dünya şehri, Trabzon’un görkemli bir tarihi var. Yeşili ve mavisi ile bütün dünyanın ilgisini çeken bir kent. Ama Trabzonlunun geliri bin 300 dolar düştü. Mustafa Kemal’in hayalini 100 yıl sonra gerçekleştireceğiz demir yolunu Gürcistan’a kadar gerçekleştireceğiz. Sadece Trabzon değil bütün Karadeniz görecek. Sanıyorlar ki Ekrem İmamoğlu’nu yeriz. Sakın böyle bir şey yapmayın! Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır, size yedirmeyeceğiz. Kul hakkı yiyen taraftan olmayan. Türkiye nasıl şahlanacak, bütün dünya görecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Trabzon’da mitinge katıldı. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, mitingde konuşma yaptılar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“AFAD’ın dediği kadar var… Bir fırtına var. Ekrem başkan İstanbul’u gerçekten de hem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hem Fatih Sultan Mehmet’in öngördüğü İstanbul yapacak Aynı zamanda cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görevini yapacak. Önündeki tüm bürokratik engelleri kaldıracak. Bu ülkede kavgadan bıkmadık mı? 85 milyonu kucaklaştıracağım. Bir arada olacağız ve güzel Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

Emeklilere Ramazan Bayramı ve Kurban bayramında verilecek ikramiye asgari ücret kadar olsun dedik. 8500 TL… Eksik verdiler. Cumhurbaşkanı seçildiğimde önümüzdeki bayram emeklilerin hesabında 15 bin TL yatacak. Göreceksiniz… Diyecekler ki parayı nereden bulacaksın. Söz söz. Bay Kemal o paranın tamamını bulacak. 5’li çeteye, uyuşturucu baronuna para var, milyon dolarlar dönüyor, 5 yerden 6 yerden maaş alana para var… Emekliye gelince para yok! Para var, alacağım, vereceğim. 418 milyar dolarlık bir hortum var. O paranın tamamını alacağım ve bu milletin cebine koyacağım.

“Kim ne götürdüyse kuruşu kuruşuna biliyorum”

Kim ne götürdüyse kuruşu kuruşuna biliyorum… İktidara gelirsek 1 ay içinde esnafın pandemi döneminde çektiği kredilerin faizini sileceğiz. Esnaf rahat nefes alacak. Stopaj vergisini sıfırlayacağız. Zincir mağazalardan en çok esnaf şikayet ediyor. Sana söz o beladan kurtaracağım esnafı. Benim cumhurbaşkanı adayı olmama engel olmak istediler.

Gençler üniversite sınavına gireceksiniz, üniversiteye gidiyorsunuz, kazanıyorsunuz ama sözlü sınavda hakkınız yeniliyor, torpili olanlar yukarı; ama sizin hakkınız yeniliyor. Söz verdim o torpili kaldıracağım.

İktidar olmanın yolu çalışmaktan geçer, beraber olmaktan geçer, kul hakkı yememekten geçer. Bütün Trabzonlu kardeşlerime sesleniyorum. Biz beraberiz. Altı lider beraberiz. Altı lideri bir araya getiren demokrasidir, yolsuzlukla mücadeledir. Altı Masa’yı bir araya getiren bu ülkede adaletin artık olmamasıdır. Biz bir araya geldik. Bu ülkeye adaleti getireceğiz. Kadın haklarını getireceğiz, gençlerin isteklerini yapacağız. Saray’a değil halka çalışacağız. Trabzon’da güçlü milliyetçi damarın olduğunu biliyorum Kimse unutmasın, gerçek milliyetçi arıyorsanız o da biziz. Allah nasip eder cumhurbaşkanlığına geldiğimizde Süleyman Şah Türbesi’ni alacağım, vatan toprağına getireceğim.

Yandaşlara euro veya dolarla ihale yapıyorlar. Ne yapıyorlarsa yabancı parayla. Hani Türk Lirası vardı. Hani milliyetçiydik? Bunların milliyetçiliğini gördünüz mü? Bay Kemal’in sözü var o dolarlı ihalelerin tamamını Türk Lirası’na çevireceğim. Bizim milliyetçiliğimizi Saraydakiler değil, tüm dünya bilecek. Ne diyordu rahmetli Ecevit, “Bizim milliyetçiliğimiz Akdeniz sularındadır” diyordu. Ne ezen ne ezilen hakça insanca hakça bir düzen diyordu Ecevit. Bu düzeni getireceğiz.

Umutlarınızı kaybettiğinizi biliyorum. Şunu unutmayın. Sizin hayalleriniz Bay Kemal’in hedefi olacak. O hayallerin tamamını gerçekleştireceğim. Trabzon bir dünya şehri aslında. Görkemli tarihi var. Ama Trabzon’un geliri 1300 dolar düştü. Bunu çözmemiz lazım. Mustafa Kemal Atatürk’ün demiryolu hayali var. 100 yıl önce söyledi. Demiryolunu Gürcistan’dan geçirerek bunu hayata geçireceğiz.

Her seçim döneminde 2023’te bitireceğiz dediler, şimdi 2053 diyorlar. Türkiye’ye söz Trabzon’a söz bunu bitireceğiz. Hafif raylı sistem konusunda sorun var. 10 Trabzonlu var, 4’ü bakan. 10 Trabzonlu hafif raylı sistemi yapamıyor. (Ekrem İmamoğlu’na ithafen) Ama bir Trabzonlu 10 büyük Metro inşaatını yapıyor Bütün engellemelere rağmen yapıyor. Dedim ‘Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır, size yedirmeyiz.’

Geçmişte hangi partiye oy verdiyseniz başımın üstü. Siyaset geçicidir, devlet bakidir. Devletin yeniden ayağa kalkması lazım. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı yerde haksızlık olur, kargaşa olur. Devleti yeniden inşa edeceğiz.

Sandık başına giderken elinizi vicdanınıza koyun. Kul hakkı yiyene asla prim vermeyin. Geleceğiz, bütün dünya görecek. Türkiye nasıl şahlanır tüm dünya görecek.

Her tarafımız deniz. Düşünebiliyor musunuz bir yolcu gemisi bile yok. Denizden vapur geldiğinde asfalt mı var? Allah’ın denizi. Gemiyi yapacaksınız. Yolcu gelecek. Turist gelecek. Trabzon, Karadeniz 12 ay turist ağırlayacak. Bu imkan var ama bu siyaset bunu görmüyor.

Karadenizli kadının çalışkanlığını tüm Türkiye biliyor. Kırsalda çalışan tüm kadınların gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Kırsalda çalışan kadınlar emeklilik hakkına kavuşacak.

Gençleri korumazsanız, kadına yönelik şiddet konusunda sessiz kalırsanız bunu affetmez Bay Kemal. Kadına şiddettin pazarlığı olmaz. Kadın başımızın üstündedir. Sevgili peygamberiniz “Cennet kadının ayakları altındadır” dedi. Biz buna inanıyoruz.

“Biz salı toplantılarını halkla beraber yapalım” dedik… “Çadır olsun orada yapalım” dedik. Engel çıkardılar. Sağ olsunlar böyle fırtınanın doğmasına sebep oldular. Rahmetli babam derdi ki ‘oğlum sen doğru dur eğri belasını bulur.’

Bir şeyi unutmayın. Kul hakkı yiyenlere oy vermeyin. Ekrem başkanımız cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Göreceksiniz. Mansur Yavaş cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Altılı masa liderleriyle birlik içinde çalışıyoruz. Biz iktidara geldiğimizde neyi ne zaman nasıl yapacağımızı biliyoruz. Karşı taraf neyi nasıl yapacağını biliyor mu? Biz hazırız. Elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Haktan, hukuktan, evlatlarınızdan, ormanlarınızdan yana oyunuzu kullanın.”

“Bir avuç insanın kazanma dönemi bitti”

Sahneye Kılıçdaroğlu’ndan önce çıkan Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Ben bugün her karış toprağına basan bir hemşeriniz olarak Trabzon’un meydanında coşmaya geldim. Benim için bu güzel meydanın anıları var. Bugün buradayım ama yalnız gelmedi. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile geldim.

Ben çocuklara diyorum ki bu şekilde para dağıtandan para alınmaz. Parayı göstermek ayıptır. Milletin cebinde gösterecek para bırakmadılar. Bu iktidar sabah kalkıyor İmamoğlu, akşam yatıyorlar İmamoğlu.  Ben 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na buradan teşekkür ediyorum. Beni İstanbul’a aday yaptığı için teşekkür ediyorum kendisine. Belki de ilk kez İstanbul’da Trabzonlu bir belediye başkanı var.

2019 seçimlerinden sonra ne dediler İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder dediler. İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır dediler onu da biz demedik. Seni gidi seni o günden anladın seçimi kaybedeceğini. Kaybedecekler çünkü bir avuç insanın kazanma dönemi bitti. 86 milyon kazanacak. Ayrışmak yok, birleşe birleşe kazacağız. Her şey çok güzel olacak diyoruz. Bugün Karadeniz’de Trabzon’da fırtına var. 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu fırtınamız var.”

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda Ortak Liste Gündemi Yok; Millet İttifakı’nda Liste Telaşı

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Seçimleri öncesi Cumhur İttifakı, Millet İttifakı ve Emek ve Özgürlük İttifakı, vekil listelerine son halini vermeye çalışıyor. İttifaklar seçime bazı illerde de ortak liste ile girmeye hazırlanıyor.

DW Türkçe’den Kıvanç El’in haberine göre, Cumhur ve Millet ittifaklarının hedefi öncelikle 360, ardından da en az 301 çoğunluğuna ulaşabilmek. Emek ve Özgürlük İttifakı’nda hedef ise 100 milletvekili. Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na 9 Nisan’da teslim edilmesi gerekiyor. Ancak milletvekili aday listeleri 19 Nisan Çarşamba günü Resmi Gazete’de yayımlanarak kesinlik kazanacak.

Peki pazarlıklar devam ederken ittifaklarda vekil listelerine ilişkin son durum ne?

Cumhur İttifakı’nda ortak liste gündemi yok

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi’den (YRP) oluşan muhafazakâr Cumhur İttifakı’nda şu an için “ortak liste” gündemi yok. Her dört parti de 81 il, 87 seçim bölgesinde kendi milletvekili aday listesi ile seçime gitmeye hazırlanıyor. BBP’nin bazı illerde ortak liste yapılmasının daha iyi olacağını savunduğu, ancak bu talebine henüz diğer ittifak ortaklarından olumlu yanıt alamadığı kaydedildi.

AK Parti’de ise “iktidar olmak için 81 ilde aday çıkarılmasının gerektiği” görüşü hâkim. Bu nedenle MHP, BBP veya YRP’nin bazı illerden aday çıkarmama kararı almasını bekliyor. MHP, “seçmenden gelecek olası tepki”, “MHP’nin 50 yıllık parti olması” gibi nedenlerle ortak listeye şu anda mesafeli. MHP, 81 ilde milletvekili listesini de 9 Nisan Pazar gününü beklemeden 7 Nisan Cuma günü YSK’ya sunacak.

AK Parti’de ortak liste konusunda MHP ile son ana kadar görüşmelerin süreceği, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de liste gündemli bir görüşme yapabileceği belirtiliyor. Erdoğan’ın da hafta boyunca AK Parti’deki liste ve seçim toplantılarına katılacağı kaydediliyor.

HÜDA PAR adayları ise AK Parti listelerinde yer alacak. Bu sayının seçilecek yerden iki ya da üç olacağı kaydediliyor.

Millet İttifakı’nda liste telaşı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den (DP) oluşan Millet İttifakı’nda da oluşturulan ortak komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Liderlerin Cuma ve Cumartesi günü yapacağı son çalışma ile listelere son şeklinin verilmesi bekleniyor. İttifak bileşenlerinden DP’nin seçimlere girmeyerek CHP listelerinden aday göstermesine artık kesin gözüyle bakılıyor.

CHP ve İYİ Parti’nin 30 büyükşehir dışında iki ve üç milletvekili çıkaran 10-15 arası ilde ortak liste çıkarma yönündeki çalışmaları da sürüyor. İki parti arasındaki görüşmeler henüz karara bağlanmazken son kararı yine liderler verecek.

DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin üçlü olarak sürdürdüğü “ittifak içi ittifak” çalışmalarında da henüz tam olarak yol alınamadı. Saadet Partisi en başta kendi listelerinden DEVA ve Gelecek’in girmesini teklif etti. Ancak bu teklif kabul görmedi. Hem DEVA hem de Gelecek Partisi 81 ilde seçime girmeyi istiyor, ancak ortak liste yapılması durumunda vekil sayısı artırılabileceği hesaba katıldığından muhafazakâr oyların güçlü olduğu yaklaşık 20 ilde ortak listeyi değerlendiriyor. Bu illerde her üç partiden birinin listesinden adaylar gösterilmesi hedefleniyor.

Kulislerdeki bir diğer iddiaya göre de DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nden bazı isimlere CHP listelerinden kontenjan verilecek. Ancak bu yönde henüz netleşen bir durum yok. CHP’de asıl tartışma ise CHP listelerinden diğer partilere kontenjan verilip verilmemesi. Diğer partilere kontenjan verilmesinin parti tabanında tepkiye neden olabileceği kaydediliyor.

“TİP krizi”nde son durum ne?

Emek ve Özgürlük İttifakı’nda ise Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) seçime kendi listesi ile girme kararı sonrası yaşanan kriz çözülemedi. EMEP seçimlere girmeyeceğini ve HDP, yani Yeşil Sol Parti listelerinde yer alacağını açıkladı. TİP kendi logosu seçime girmesi durumunda oy dengesi kritik illerde yeterli orana ulaşamazsa o ilde hem TİP hem de Yeşil Sol Parti vekil çıkaramama ihtimali bulunuyor. Bu nedenle TİP’e HDP’den tepki var.

TİP’in ayrı liste kararına Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak gibi HDP’nin önde gelen isimlerinden eleştiri geldi. Eleştirilerin artması üzerine TİP Genel Başkanı Erkan Baş bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Erkan Baş, liste çıkarmayacakları illeri açıklayarak “Partimiz, Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş. Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’ın da dahil olduğu bir dizi ilde seçime girmeyeceğini müttefikleriyle paylaşmıştır. Aydın, Bursa ve İzmir’in birer bölgesi, Kocaeli ve Manisa’da seçime girmeme ve Yeşil Sol Parti’ye oy çağrısı yapma eğilimini müttefikleriyle paylaşmıştır. Partimiz, yasalar gereği seçime katılmak zorunda olduğu en az 41 ilin belirlenmesinde de sadece Yeşil Sol Parti’ye değil, diğer muhalefet güçlerine de zarar vermemeyi esas almıştır” dedi.

Ancak TİP, “zarar vermeme” vurgusu yapsa da HDP ve Yeşil Sol Parti’deki ana görüş ise “zarar vermemesi mümkün değil” şeklinde. Özellikle İstanbul ve Ankara’da “TİP’in yarışa girmesinin” oylara etki edeceği savunuluyor. TİP hangi illerde seçime girmeyeceğini açıklasa da henüz hangi 41 ilde seçime gireceğini net olarak açıklamadı. Bu yönde çalışmalar ise sürüyor. TİP cephesinde ise “Bizim tabanımız ile HDP tabanı aynı değil, ittifaka zarar vermeyecek çalışma yapıyoruz” değerlendirmesi yapılıyor.

Paylaşın

HDP’li Buldan: AKP-MHP Siyasi Enkazını Hep Birlikte Kaldıracağız

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Ülkenin üzerine çöken AKP-MHP siyasi enkazını hep birlikte kaldıracağımıza söz verdik, sadece kaldırmakla yetinmeyeceğiz 21 yılda bu ülkeye yaşattıkları tüm felaketelerin ve krizlerin siyasi hesabını da mutlaka soracağız.” dedi.

Haber Merkezi / Buldan, konuşmasında, hedeflerinin parlamentoda en az 100 vekil sayısına ulaşmak olduğunu söyledi ve “Buradan AKP ve MHP iktidarından bezen yeter artık diyen tüm yurttaşlarımıza bu kürsüden bir kez daha sesleniyorum; gelin size parmak sallayan, hakaret eden, hiçbir talebinizi dikkate almayan bu tehdit ve baskı düzenini bir daha geri dönmemek üzere hep birlikte sandıklara gömelim” çağrısında bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Buldan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Her son aynı zamanda yeni ve güçlü bir başlangıçtır. Yeni dönemin en güçlü sözü, en güçlü grubu olarak yine burada, bu kürsüde olacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Öyle güçlü geleceğiz ki bu salonlara sığmayacağız. Sesimiz de sözümüz de bu salonlardan dışarı taşacak ve her yere ulaşacak, her yerde bizim sesimiz yankılanacak. Evet, hep buradaydık, burada olmaya devam edeceğiz. Yine buradayız.

Yeşil Sol Parti’deyiz. Buradayız. Türkiye’nin yeni ve güçlü umudu, cesareti, değişim ve çözüm gücü olan Yeşil Sol Parti’deyiz. Yeşil Sol’un ağacının köklerini daha derinlere salmak, her bir dalında çiçek açmak için geliyoruz. Ve diyoruz ki; köklü bir ağaçta dal eksik olmaz ve kökü derinde olan bir ağaç asla rüzgârlardan korkmaz! Biz de korkmuyoruz, korkmayacağız; direndik, direneceğiz; vardık, var olacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

“Halkımızı seçeneksiz bırakmayacağımıza söz verdik ve sözümüzü tuttuk”

Bugüne dek hep söylediğimiz gibi asla umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmadık, kapılmayacağız. Karşımızdaki karanlık yapı hangi engelleri çıkarırsa çıkarsın, halkın başlattığı büyük değişim yürüyüşünün önünde hiçbir gücün duramayacağını kendilerine gösterdik. Şimdi bu hakikati herkese tarih önünde bir kez daha göstermenin ve kanıtlamanın zamanıdır.

Karşılaştığımız onca zorluk ve engel karşısında asla yılmadık, bir an bile tereddüt etmedik, vazgeçmedik. İnadına, demokratik siyaset dedik. İnadına, barış ve adalet dedik. İnadına demokrasi dedik. Demeye devam edeceğiz. Yeni yollar mutlaka vardır dedik. Türkiye halkını asla çaresiz ve seçeneksiz bırakmayacağımıza dair tarih önünde herkese söz verdik. Evet, sözümüzü tuttuk ve başardık.

“Türkiye’yi kadınların baharı ile buluşturmak için geliyoruz”

Yeni yolları ve yeni seçenekleri ittifaklarımızla, halklarımızla, emekçilerle, kadınlarla ve gençlerle hep birlikte oluşturduk. İşte oluşturduğumuz yeni yolun adı da adresi de rengi de Yeşil Sol Parti’dir. 3’üncü yolumuzu Yeşil’in ve Sol’un yoluyla birleştirdik ve Türkiye halklarının ortak değişim yoluna dönüştürdük. Şimdi bu yolu, büyük kazanımlarla buluşturmak için hep birlikte geliyoruz.

30 Mart’ta Yeşil Sol Parti’nin seçim bildirgesini Ankara’da görkemli bir toplantıyla kamuoyuna açıkladık. Yeşil Sol’la birlikte değiştirme sözü verdik Türkiye halklarına. Pazar günü de kadınların muhteşem buluşmasıyla Yeşil Sol Kadın beyannamemizi açıkladık. “Disa Jin, Disa Jiyan” dedik, kadınlarla değiştireceğiz dedik. 14 Mayıs’ta tek adam rejiminin felaket iktidarını göndermek için kadınlar olarak geliyoruz. Türkiye’yi kadınların baharıyla buluşturmak için geliyoruz.

“Kendini demokratik bir gelecekte görmek isteyen herkes seçim beyannamelerimize bakmalıdır”

Dün de Diyarbakır’da Kurdî partilerle ittifakımızın seçim beyannamesini açıkladık. Demokratik çözüm ve demokratik birlik mesajımızı Amed’den halklarımıza bir kez daha verdik. Evet, Amed’den geliyoruz, İstanbul’dan geliyoruz, Newroz meydanlarından geliyoruz! Newroz meydanlarından, 8 Mart ve 1 Mayıs meydanlarından geliyoruz ve gelmeye de milyonlar olarak devam edeceğiz.

Türkiye’nin dört bir yanından milyonların Yeşil Sol’u olarak geliyoruz! Kendisini demokratik bir gelecekte görmek isteyen herkes seçim beyannamelerimize bakmalıdır. Beyannamelerimiz, bu ülkenin demokratik geleceğinin hep birlikte omuz omuza inşa edilmesinin yollarını açan güçlü bir programdır. Yarınlara olan güçlü sözümüzdür.

“Beyannamemiz çözümün yol haritasıdır”

Beyannamemiz; ayrımcılığa uğrayan, dışlanan, yok sayılan, talepleri görmezden gelinen her inanç ve kimliğin, yaşam tarzının, bütün mazlumların özgür ve eşit yaşam teminatıdır. Güçlü ve kalıcı demokrasinin, onurlu bir barışın, gerçek adaletin, eşitliğin ve özgürlüklerin temelidir ve çözümün yol haritasıdır. Bildirgemizdeki her bir taahhüdümüz, inanın ki, demokratik Türkiye’nin yeniden kuruluş manifestosudur.

“Ülkeyi Yeşil Sol’a dönüştürmek için geliyoruz, çözüme talibiz”

Umut biziz, umut Yeşil Sol’dur. Çözüm Yeşil Sol’dur.  Sözümüz var, çözmek için geliyoruz. Kararımız var, değiştirmek için geliyoruz. Cesaretimiz var, ülkeyi Yeşil Sol’la dönüştürmek için geliyoruz. Biz çözüme talibiz. Çözümün ortağıyız. Demokrasiye, barışa, özgürlüklere hasret bu topraklarda halklarımızın özlemlerini bir bir gerçekleştirmek için geliyoruz.

Meydanlardaki, sokaklardaki, tarlalardaki, fabrikalardaki direniş ve mücadele ortaklığımızı şimdi yeni dönemin kurucu ortaklığına ve demokrasi ittifakına dönüştürmek için geliyoruz. Demokrasiyi birlikte kurmak için geliyoruz. Ama önce bu ülkenin üzerine karabasan gibi çöken bu faşizm düzeninden halklarımızı kurtarmak için geliyoruz. Kutuplaşmadan, çatışmadan, nefret siyasetinden, inanç sömürüsünden, ranttan ve savaştan beslenen AKP-MHP rejim ortaklığından bu ülkeyi hep birlikte kurtarmak için geliyoruz.

“Hiçbir yurttaşımız AKP-MHP iktidarına asla mahkûm değildir”

Türkiye’yi tekçilik ucubesinden de kayyım darbesinden de yasaklar cenderesinden de hep birlikte kurtaracağız. Tüm halkımız bilmelidir ki emek sömürüsü, kölelik düzeni, yoksulluk, açlık ve sefalet bu ülkenin kaderi asla değildir. Acıdan, gözyaşından ve yıkımdan başka bir şey getirmeyen savaş politikaları bu ülkenin kaderi asla değildir.

Adaletsizlik ve hukuksuzluk zulmü Türkiye halklarının asla kaderi değildir. Kadına karşı şiddetin, cinayetin, ayrımcılığın, eşitsizliğin kaynağı olan tekçi erkek düzeni kadınların asla kaderi değildir. Çalınan bir gelecek, yaratılan bir umutsuzluk gençlerin kaderi asla değildir. Doğal afetleri asrın felaketine dönüştüren ölümcül rant politikaları da insanlarımızın, kentlerimizin kaderi asla değildir. Hiçbir yurttaşımız AKP-MHP iktidarının kriz düzenine asla muhtaç ve mecbur değildir.

“İktidarın kara kışının ömrü sandıklardaki Yeşil Sol Baharına kadardır!”

Başka bir yol mümkündür, vardır dedik. Özgür, eşit ve demokratik bir yaşamın yollarını açmak için mücadele verdik. İşte o yolun adı 3. Yol’dur, Yeşil Sol’dur.  Ülkenin üzerine çöken AKP-MHP siyasi enkazını hep birlikte kaldıracağımıza söz verdik. Sadece kaldırmakla da yetinmeyeceğiz, 21 yılda bu ülkeye yaşattıkları tüm felaketlerin ve krizlerin siyasi hesabını da mutlaka soracağız. Herkes görecek ki Yeşil Sol Parti, bu ülkenin tarihini ve makûs talihini kesinlikle değiştirecektir. Kışın ömrü bahara kadardır. AKP-MHP iktidarının ülkeye yaşattığı kara kışın ömrü de sandıklardaki Yeşil Sol Baharı’na kadardır. Baharda bitecekler, baharda gidecekler.

Halkı tebaa olarak gören, kamu kaynaklarını babalarının parası gibi hoyratça kullanan, ülkeyi haramilerin ve 5’li çetelerin çiftliğine dönüştüren, doğayı kevgire çeviren bu arsızlık ve hırsızlık düzenine kesinlikle son vereceğiz. AKP-MHP iktidarından bıkan, yeter artık diyen, bezar olduk diyen tüm yurttaşlarımıza bu kürsüden bir kez daha sesleniyorum: Gelin, size parmak sallayan, hakaret eden, hiçbir talebinizi dikkate almayan bu tehdit ve baskı düzenini bir daha geri dönmemek üzere hep birlikte sandıklara gömelim. Gitsinler bir daha geri dönmesinler.

“Haklarımızın teslimi için güçlü bir demokrasi kurmaya geliyoruz”

Kürt’ünden Alevi’sine, Ermeni’sinden Süryani’sine, Êzidî’sine, Roman’ın dan Pomak’ına, Laz’ına kadar bu kadim toprakların her bir inancı, kimliği ve rengi bu ülkeden alacaklıdır. Demokrasi alacağımız var, barış alacağımız var, özgürlük alacağımız var. Alınteri alacağımız var. Demokratik yeni bir anayasa alacağımız var. Anadil alacağımız var. Adalet, hakikat ve yüzleşme alacağımız var. Kadınlar olarak yaşam hakkı alacağımız var. Umutları çalınan gençlerin özgür gelecek alacağı var.

İşte bu nedenle gasp edilen tüm haklarımızın teslimi ve ortak kazanımlarımızın büyütülmesi için güçlü bir demokrasiyi kurmaya geliyoruz. İkinci yüzyılında Cumhuriyeti halklarımızın demokrasi talepleriyle buluşturmak ve demokratik bir cumhuriyet yüzyılını birlikte yaratmak için yeni dönemin kapılarını açıyoruz. 4 Mayıs seçimleri bu nedenle hem kritik hem tarihi aynı zamanda çok önemlidir. Sadece bir seçim değildir; yaşayacağımız düzeni ve geleceği hep birlikte belirleyeceğimiz bir tarihtir aynı zamanda.

“Yeşil Sol’un tarih yazmakta olduğunu herkese göstereceğiz”

Evet, seçimlere az bir süre kaldı. Bugüne kadarki çalışmalarımızı ve tempomuzu zirveye taşıma zamanı geldi. Büyük bir şevkle, heyecanla ve ruhla son zamanların en büyük seçim kampanyasını yürüteceğiz. Tüm baskı ve engellemelere rağmen meydanları asla iktidar faşizmine bırakmadık. Tüm adaletsizliklere ve eşitsiz yarış ortamına rağmen seçim meydanlarında da halkımızın en güçlü sesi olmaya devam edeceğiz.

Seçimlerde de meydanı bunlara asla bırakmayacağımızın sözünü veriyoruz. Kumpaslarla, kapatma davasıyla, tuzaklarla, siyasi operasyonlarla bizleri durdurmaya çalışan faşizm düzenine karşı, gücümüzü meydanlarda ve sandıklarda en güçlü şekilde göstereceğiz. Halkın gümbür gümbür gelmekte olduğunu, Yeşil Sol’un tarih yazmakta olduğunu herkese göstereceğiz. Kadınların ve gençlerin gücünü bir kez daha meydanlarda herkese göstereceğiz.

Gece gündüz demeyeceğiz, çok çalışacağız. Yeşil Sol’u, Türkiye’nin her yerinde büyük bir umut rüzgârına hep birlikte dönüştüreceğiz. En ücra köşeye kadar gideceğiz, herkesin elini sıkacağız. Her kalbe dokunacağız. Umudu dört bir yana yayacağız. Bu bizim boynumuzun borcudur. Bu bizim bütün arkadaşlarımıza sözümüzdür. Cezaevindeki ve sürgündeki arkadaşlarımıza, kaybettiğimiz canlarımıza sözümüzdür. Tüm Türkiye halklarına sözümüzdür.

“Çözümün de demokrasinin de teminatı Yeşil Sol’un Meclis’teki varlığı olacaktır”

Seçim beyannamemizi açıklarken de söylemiştim, hedefimiz parlamentoda en az 100 vekil sayısına ulaşmaktır. Bunu başaracak gücümüz ve inancımız da kesinlikle vardır. Emek ve Özgürlük İttifakımızla, Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakımızla, kadın ve gençlik ittifakımızla Meclis’te en geniş ve güçlü temsiliyeti sağlamak için bu hedefimize kesinlikle kilitlenerek çalışacağız. Sayımızın da sesimizin de sözümüzün de güçlü olduğu bir parlamento, halkın gerçek meclisine dönüşecektir. Çözümün ve demokrasinin de teminatı Yeşil Sol’un Meclis’teki varlığı, siyasal ve sayısal gücü olacaktır.

“Gelin hep birlikte Yeşil Sol’u Meclis’in yeni 100’üne dönüştürelim”

Bir kez daha değişim isteyen, yeni bir yaşam ve gelecek talep eden herkese sesleniyorum. Gelin, hep birlikte Yeşil Sol’u Meclis’in yeni 100’üne dönüştürelim, siyaseti de geleceği de belirleyen 100’e dönüştürelim. İnanın ki yüzünü Yeşil Sol’a dönen herkes umudu görür, kendi hayalini görür, yaşamak istediği geleceği görür. Baharı görür. Sesini Yeşil Sol’la birleştiren herkes, güzel ve aydınlık bir yaşamın gelmekte olduğunu görür ve duyar. Tercihini Yeşil Sol’dan yana yapan herkes, yaşam tercihinin teminat altında olduğunu görür.

“Tarihi yeniden ve birlikte yazalım, sandıkların rengi Yeşil Sol olsun!”

O nedenle diyorum ki; gelin Yeşil Sol etrafında kenetlenelim, Cumhuriyetin ikinci ve yeni yüzyılının demokrasi yüzü, özgürlük ve barış yüzü biz olalım. İkinci yüzyılı, Kürt sorunu dâhil her sorunumuzun çözüm yüzyılı yapalım, barış yüzyılı yapalım. Halklarımızın üzerini çizmeye çalışan tekçilere, retçilere ve inkârcılara karşı gelin hep birlikte bizler de Yeşil Sol’un altını çizelim!

Tarihi yeniden ve birlikte yazalım.
Pusulamız Yeşil Sol olsun.
Sandıkların rengi Yeşil Sol olsun!
Baharın adı Yeşil Sol Baharı olsun!
Gelecek yüzyıla damgasını vuracak Türkiye baharını, demokrasi baharını birlikte başaralım. Yolunuz ve yolumuz açık olsun, yolumuz Yeşil Sol olsun! “

Paylaşın

Bahçeli’den Kılıçdaroğlu Ve Akşener’e Sert Sözler

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı.

MHP Lideri Bahçeli, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun bırakınız bir konut yapmasını, önünü görecek, adım atacak, ayakta duracak, sözünü geçirecek, irade gösterecek ne mecali ne de müktesebatı var” ifadelerini kullandı.

Türkgün’den Kadir Yıldız’ın sorularını yanıtlayan Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i de eleştirerek, “İYİ Parti Başkanı şimdiden havaya girmiş, Sayın Kılıçdaroğlu’nu Sayın Cumhurbaşkanım diye karşılıyor. Çok komik, çok trajik” dedi.

Bahçeli’nin röportajından öne çıkanlar şöyle:

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerine 40 gün kaldı. Seçime doğru çalışmalarınız nasıl gidiyor? Seçimlere hazır mısınız?

Gerek Milliyetçi Hareket Partisi gerekse de Cumhur İttifakı 14 Mayıs seçimlerine tam manasıyla hazırdır.  Uzun bir süredir çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz.  Milliyetçi Hareket Partisi 14 Mayıs seçimlerini tarihi önemde değerlendiriyor. Hiçbir gevşemeye prim vermiyoruz. Çok şükür zaaf ve ihmal içinde değiliz. İnançlıyız, iradeliyiz, iyimseriz, umutluyuz, başarmaya kararlıyız. Şer ve şirret kuşatmayı yarmak için ihtiyaç olan kabiliyet ve karaktere sahibiz. Tehditlerin farkındayız. Yaygınlaşan tehlikeleri görüyoruz. Dikkat, temkin, tedbir ve teenniyle hareket ediyoruz. Sabırlıyız, samimiyiz, sağduyuluyuz.

Aslında 24 Haziran 2018 seçimlerinin hemen ardından sahayı hiç boş bırakmadık. 4 Eylül 2021 tarihinden itibaren de hem adım adım 2023 programlarımızla, hem de açık hava toplantılarımızla sürekli milletimizle iç içe olduk.  Yurdumuzun her yöresinde gönül kapılarını çalıyoruz, gönül köprüleri kuruyoruz, her eli tutuyoruz.

Durak tanımayan faaliyet içindeyiz.  Yetim ve öksüzlerimizin başını okşuyoruz. İhtiyaç sahibi insanlarımızın yardımına koşuyoruz. Soframıza bir tabak da mağdur insanlarımız için koyuyoruz. Hakkın ve halkın rızasını almak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Milletimizin göz aydınlığı olan gençlerimizle görüşüyor, hedef ve gelecek birliği yapıyoruz.

Mazlum ve mağdur insanlarımızla can beraberiyiz. Vatandaşlarımızla istikbal hedeflerimizi paylaşıyoruz.  Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna vasıl olmak için elimizden gelen her çabayı gösteriyoruz. Buna da mutlaka devam edeceğiz. Biz milletimize inanıyor ve güveniyoruz.

Milletvekili aday adaylarının müracaat süresi bitti. Milletvekili aday listenizi ne zaman belirleyip YSK’ya sunacaksınız?

Evet, müracaatlar bitti. Milletvekili aday değerlendirme ve tespit komisyonumuz kılı kırk yaran çalışmalarını kuyumcu titizliğiyle sürdürüyor. Bu hafta içinde milletvekili listemiz netleşir. 7 Nisan’da da aday listemizi YSK’ya teslim edeceğiz. Bizim nezdimizde aday adaylığı müracaatında bulunan her kardeşimiz değerlidir. Aday olsunlar, olmasınlar birlikte çalışma kararındayız. Partimize yönelik ilgi sevindiricidir. Bakalım zillet ittifakı nasıl bir kargaşa yaşayacak. Çünkü Cumhurbaşkanı adayı üzerinde kavgaya tutuşanların liste savaşları mukadderdir.

“Geleceğimizi emniyete almalıyız”

14 Mayıs seçimleri bir bakıma depremin gölgesi altında yapılacak. Aynı şekilde projeler yarışacak, güven veren, tecrübe sahibi, sorunları çözme iradesi gösteren ve bunu da birikimiyle ispat eden her kimse milletin teveccühüne ve tercihine layık olacak. Bu kapsamda sizin düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye çok kritik bir süreçte, aynı zamanda çok kırılgan bir dönemdedir. Deprem yeni bir siyasi muhasebeyi gerektirmiştir. Doğal olanı da budur. Acılarımız ortada duruyorken daha önceki seçim kampanya dönemlerinde olduğu gibi davranamazdık. Daha sakin, daha soğukkanlı bir siyasi süreci hep birlikte icra etmek zorundayız. Mesela seçim müziği kullanmıyoruz. Açık hava toplantıları yapmıyoruz. Birebir temas halindeyiz.

Depremden etkilenen illerimizle birlikte depremzede vatandaşlarımızın ağırlıklı olarak yaşadığı illerimizde “Bereket Sofrasında Gönül Birliği” temasıyla iftar programları düzenliyoruz. Başkanlık Divanı üyelerimiz bu iftar programlarına katılıyor ve partimizi temsil ediyorlar. Çalışmalarımızı Türkiye’nin yeniden inşa gayesine odaklandırdık. Geleceğimizi emniyete almalıyız. Vatandaşlarımız huzur ve güvenlik içinde hayatlarını sürdürmeli.

Kendi içinde kavgalı, hizip yumağına dönmüş, hiçbir hikayesi ve deneyimi olmayan acemilere ülkemizin geleceği emanet edilemez. Terör örgütleriyle yol yürüyenlere Türkiye bırakılamaz. Bir gözü Kandil’e, diğeriyle de Pensilvanya’ya bakanlar milletten Osmanlı şamarını yiyeceklerdir. Ülkemizin yaslı döneminde koltuk kavgasına tutuşanlara, oturdukları masayı kumar ve noter masası olarak tanımlayanlara güven duyulamaz. FETÖ ve PKK’nın aşısıyla siyaset yapanlara millet itibar eder mi? Bunların tek derdi yemek, içmek, safa sürmek. Acımızı bilmezler, derdimize ortak olmazlar, sevincimizi hazmedemezler, başarımızı çekemezler, rant paylaşımı için gözlerini karartırlar. Bunlara boşuna zillet demiyoruz.

“Çok komik, çok trajik”

Bir masa etrafında toplanıp kriz ve kaos çıkaranlar, birbirine tuzak kuranlar ülke falan yönetemez. Allah muhafaza böyle bir yetki alsalar Türkiye’yi bir ayda batırırlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bırakınız bir konut yapmasını, önünü görecek, adım atacak, ayakta duracak, sözünü geçirecek, irade gösterecek ne mecali ne de müktesebatı var. İYİ Parti Başkanı şimdiden havaya girmiş, Sayın Kılıçdaroğlu’nu Sayın Cumhurbaşkanım diye karşılıyor. Çok komik, çok trajik. Kendisini darı ambarında görüyor, hayallere dalmış, şuur kaybına uğramış. Partisinin Ankara temayül yoklamasında şiddet ve kavga sahneleri iyi kostümü giymiş olanların gerçek içyüzünü deşifre ediyor.

Zillet ittifakı yamalı bohça gibi. 13 defa toplandılar, güç bela, masayı devirip tekrar toplayarak, birbirlerine demedikleri bırakmayarak sipariş edilmiş bir aday buldular. Bunlardan hiçbir yol olmaz. Kılıçdaroğlu basiretsiz, hazırlıksız, başarısız ve yetersiz. Ülkemizin yürüyüşü yarım bırakılmamalı. Kervan yağmacılarına fırsat verilmemeli.

Önümüzde; yeni yüzyılda, yeni Türkiye’nin ve yeni bir hayatın inşa sorumluluğu vardır ve bu sorumluluğu acizlerin, korkakların, beceriksizlerin, millete tepeden bakan sonradan görmelerin üstlenmesi söz konusu değildir. Hep söyledim, yaparsa Cumhur İttifakı yapar. Yaparsa Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yapar ve başarır. Kılıçdaroğlu ve diğer adayların Türkiye’mize bir şey kazandıracağını bir an olsun düşünmek bile aklın ve izanın inkarı ve yok sayılmasıdır. Deneme yanılma vasıtasıyla ülke yönetilemez.

Birbirine oyun kuranlara, koltuk ve makam paylaşımı için birbirini yiyip bitirenlere, ikbal ve rant mücadelesiyle ilkesizliklerini tescilleyenlere umut bağlamak felakete ortak olmaktır. Kılıçdaroğlu bir sancıdır, bir safradır, zalimlerin hizmetkarıdır. Diğerleri için bir şey söylemek zaman israfıdır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci beş yıllık döneminde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesiyle, Cumhur İttifakı’nın TBMM’de nitelikli çoğunluğa ulaşmasıyla Türkiye gücüne güç katacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı Vizyonunun tertemiz sayfaları açılacaktır.

Maceraya atılacak halimiz yoktur. Tarihin gerisine düşmeye niyetimiz yoktur. Uyanan ve ayağa kalkan devin tekrar uyuşturulup uyutulmasına hiçbir şart altında tahammülümüz yoktur.

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Kürtler, Erdoğan’ın Siyasi Kaderini Belirleyecek

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, dünya basını da seçim sürecine yer vermeye devam ediyor. Son olarak, ABD merkezli CNN International’da, seçimlere ilişkin bir analiz yayınlandı.

“Erdoğan’ın siyasi kaderini Türkiye’nin Kürtleri belirleyebilir” başlıklı analizde, seçim süreci değerlendirildi.

Nadeen Ebrahim imzalı analizde, “Kürt yanlısı HDP, seçimlerde kazananı belirleyecek parti oldu ve Recep Tayyip Erdoğan’ı 20 yıllık iktidardan edecek dengeyi sağlayacak belirleyici bir rol oynuyor” ifadelerine yer verildi.

Selahattin Demirtaş’ın yaklaşık 7 yıldır cezaevinde tutulduğu ve HDP’nin kapatma davasıyla karşı karşıya olduğu belirtilen analizde, “Bütün bunlara rağmen HDP’nin etkisi Türkiye siyasetinin yönünü belirleyebilir” ifadeleri kullanıldı.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adaylık açıklamasına yer verilen değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürtler ve HDP ile ilişki ise ‘karmaşık’ olarak yorumladı.

Analizde, “Erdoğan’a karşı en kritik gelişme HDP’nin geçen ay kendi adaylarını çıkarmayacağını açıklaması oldu. Birçok uzman bu hamlenin HDP’nin destekçilerinin Erdoğan’ın esas rakibine oy vermesinin önünü açacağını söylüyor” denildi.

“Çok dikkatli olmamız gerekiyor”

CNN International’a konuşan HDP’li Hişyar Özsoy ise, “Aday çıkarmayacağız ve bunu yorumlamayı uluslararası topluma bırakacağız” açıklamasında bulundu.

“Oyunu akıllıca oynamak istiyoruz ve çok dikkatli olmamız gerekiyor” diyen Özsoy, partinin ‘kirli bir siyasi iklimden’ kaçınmak istediğini de sözlerine ekledi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

TİP Lideri Baş: Emek Ve Özgürlük İttifakı’nın Çıkarlarını Önceledik

“Ortak liste” çağrılarının ardından açıklama yapan TİP Lideri Erkan Baş, “Türkiye İşçi Partisi olarak geride kalan dönem boyunca ülkemizin ve Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını önceliklendirdik. Şimdiye kadar ileri sürdüğümüz görüşler de hem ülkemizin hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını ve toplam kazancını büyüteceğine inandığımız görüşler olmuştur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu inanç, sadece kendi gözlemlerimize değil birçok farklı kaynaktan teyit ettiğimiz verilere dayanmaktadır. Bu denli zor ve detaylı konuları canlı yayınlarda konuşurken zaman zaman kastini aşan ifadelerin dile getirilmesi tüm taraflar açısından muhtemeldir ve karşılıklı iyi niyet gereği partimizin tutumunu çarpıtan kimi sözleri de bu açıdan değerlendiriyoruz.”

TİP’in Yeşil Sol Parti listelerinden sayı, sıra, kontenjan gibi herhangi bir talepte bulunmadığını, Yeşil Sol Parti’nin herhangi bir ilden çekilmesi yönünde taleplerinin de olmadığını ifade eden Baş, liste çıkarmayacakları illeri de açıkladı. Baş, “Partimiz, Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş. Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’ın da dahil olduğu bir dizi ilde seçime girmeyeceğini müttefikleriyle paylaşmıştır” dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Gülten Kışanak’ın seçimlere “ortak liste” ile girilmesine yönelik çağrılarının ardından açıklama yaptı. TİP lideri Baş’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Kendilerine değerli yorumları için teşekkür ediyorum. Saray Rejimi’ne karşı mücadele bütünlüklü bir özgürlük mücadelesidir. Bunun bir yanı da cezaevlerindeki tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşmasıdır. Bunu henüz başaramamış olmanın yükü omuzlarımızdayken, hukuksuz biçimde tutsak edilmiş yoldaşlarımızla herhangi bir tartışmaya girmek siyasal kültürümüze ve anlayışımıza aykırıdır. Dolayısıyla bu açıklama asla bir cevap değildir.

Tek amacı ilerici kamuoyunu, oluşan kaygılar hakkında bilgilendirmektir. Böyle görülmesini özellikle rica ediyorum. Tüm müttefik güçlerimizin bildiği ve gördüğü gibi, Türkiye İşçi Partisi olarak geride kalan dönem boyunca ülkemizin ve Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını önceliklendirdik. Şimdiye kadar ileri sürdüğümüz görüşler de hem ülkemizin hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını ve toplam kazancını büyüteceğine inandığımız görüşler olmuştur.

Bu inanç, sadece kendi gözlemlerimize değil birçok farklı kaynaktan teyit ettiğimiz verilere dayanmaktadır. Bu denli zor ve detaylı konuları canlı yayınlarda konuşurken zaman zaman kastini aşan ifadelerin dile getirilmesi tüm taraflar açısından muhtemeldir ve karşılıklı iyi niyet gereği partimizin tutumunu çarpıtan kimi sözleri de bu açıdan değerlendiriyoruz.

Aynı biçimde, bizlerin sarf ettiği kimi sözlerin de dostlarımız ve yurttaşlarımızda kaygı oluşturduğunu gördüğümüzde gerekli adımları atmaktan çekinmiyoruz. Somut bir örnek vermek isterim: Geçen gün bir TV programında Şırnak’tan söz etmemin nedeni orada daha önce çok az oyla AKP’ye giden bir vekilliği geri kazanmanın önemini vurgulamaktır. Şırnak’ta AKP’nin hak etmediği halde bir vekil kazanmış olması beni de en az HDP’li arkadaşlarımız kadar üzmüş ve o duygunun etkisiyle, bunun bir daha yaşanmaması için örnek vermeye çalışmıştım.

Amacım bir oyun bile ne kadar önemli olabileceğinin farkında olduğumuzu vurgulamaktı. Çeşitli mecralarda örneklerini gördüğümüz provokatif ve kötü niyetli yorumları ise görmezden gelmeye, düşmanlaştırma politikalarına karşı Kürt ve Türk halklarının kardeşliğini savunmaya, ittifakımızı ve dayanışma hukukumuzu koruyup güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

Birçok kez ifade ettiğimiz gibi, 1. Geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonra da ülkemizin mevcut karanlıktan kurtulmasını zora sokan ve ittifakımızın kazandığı mevzileri riske atan tutum ve girişimlerden uzak duruyoruz. 2. Türkiye İşçi Partisi, kendi programı, örgütü ve siyasal hedefleri olan bağımsız bir partidir; kararlarını kendi kurullarında alır ve bunları müttefikleriyle açıkça müzakere eder. 3. Şu ana kadar kurullarımızın yürüttüğü müzakerelere dair şu hususların ise bilinmesi gerekir:

a. Partimizin Yeşil Sol Parti listelerinden sayı, sıra, kontenjan gibi herhangi bir talebi olmamıştır.
b. Partimizin Yeşil Sol Parti’nin herhangi bir ilden çekilmesi yönünde talebi olmamıştır.
c. Partimiz, Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş. Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’ın da dahil olduğu bir dizi ilde seçime girmeyeceğini müttefikleriyle paylaşmıştır.
d. Partimiz, iki partinin seçime girmesi halinde milletvekili çıkarma şansının taraflar için riskli olduğu Aydın, Bursa ve İzmir’in birer bölgesi, Kocaeli ve Manisa’da seçime girmeme ve Yeşil Sol Parti’ye oy çağrısı yapma eğilimini müttefikleriyle paylaşmıştır.
e. Partimiz, yasalar gereği seçime katılmak zorunda olduğu en az 41 ilin belirlenmesinde de sadece Yeşil Sol Parti’ye değil, diğer muhalefet güçlerine de zarar vermemeyi esas almıştır.

4. Bu iller ve seçim bölgeleri dışında kalan bölgeler için hem ülkemizin hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını azamileştiren ve müttefiklerin birbirine zarar vermeyeceği formüller titizlikle çalışılmaktadır. Emin olunmalı ki, partimiz yalnızca milletvekili çıkarma potansiyeli gördüğü illerde, ittifakımıza ve hatta muhalefetin hiçbir bölmesine zarar vermemeyi esas alan bir yaklaşımla seçimlere katılacaktır.

Türkiye İşçi Partisi, ülkemizde sürdürülen kurtuluş mücadelesini büyütmek konusundaki kararlılığını tüm gücüyle koruyor. Bu kararlılığımız Emek ve Özgürlük İttifakı’na sunduğumuz ve sunacağımız katkıyı büyütmeyi de bir görev haline getiriyor. Hem ittifak hem de parti olarak ülkemizin kurtuluşunu, ittifakımızın güçlenmesini ve yurttaşlarımızın her bir oyunun değerli olabilmesi için gerekli tüm simülasyonları en ince detaylarına kadar değerlendiriyor ve geliştiriyoruz.

Emek ve Özgürlük İttifakı’na ve Türkiye İşçi Partisi’ne desteğini sunan tüm yurttaşlarımızın gönlü rahat olsun. Yoldaşlığımız, dayanışmamız kadar barış ve kardeşlik arzumuz da köklüdür, güçlüdür. Bu sürecin sonunda Saray Rejimi’nden hep birlikte kurtulacağız. Buna inancımız tamdır. Birlikte direndik, birlikte kazanacağız.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: 15 Soru Ve Yanıtı

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Yüzde 10’dan yüzde 7’ye indirilen seçim barajının uygulanması, görme engellilerin hazırlanan şablonla tek başlarına oy kullanması gibi pek çok ilke sahne olacak seçimler için Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) belirlediği takvim süreci işliyor.

Peki, ittifak oyları nasıl sayılacak? Oy pusulaları tek zarfta mı olacak? İlk önce hangi oy pusulası sayılacak? İşte merak edilen sorular ve yanıtları:

1- Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde oy verme işlemi nasıl yapılacak?

Deprem bölgesinde eskiden hangi okullara sandık kuruluyorsa aynı okullara yine sandık kurulacak. Okullar yıkılmış ya da hasar görmüş olsa bile bahçesine konteyner konarak oyların kullanılması sağlanacak.

2 – İl değiştiren depremzede seçmenlerin kullandığı oy hangi seçim çevresi için sayılacak?

Seçmenler, adres kaydını nereye aldırırsa orada oy kullanacak, oylar o seçim çevresi için sayılacak.

3 – Tutuklu ve hükümlüler nasıl oy kullanacak?

Anayasa’ya göre, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamıyor. Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlüler için cezaevlerinde sandık kurulacak. Sandıkların konulacağı yer, cezaevi yönetiminin görüşü alınarak belirlenecek. YSK, Kovid-19 iznine gönderilen taksirli suçlardan hükümlülerin, cezaevi listelerine dahil edilmeyerek oy kullanabileceklerine karar verdi.

4- Seçimde kaç cumhurbaşkanı adayı yarışacak?

YSK’nin Resmi Gazetede yayımlanan kesin aday listesine göre, seçimde 4 aday yarışacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile Sinan Oğan cumhurbaşkanı adayı olarak seçime girecek. YSK’de çekilen kuraya göre oy pusulasında 1. sırada Erdoğan, 2. sırada İnce, 3. sırada Kılıçdaroğlu, 4. sırada Oğan yer alacak.

5- Cumhurbaşkanı adayları oy pusulası nasıl olacak?

Kullanılacak filigranlı birleşik oy pusulasında, “Cumhurbaşkanı adayları” ibaresi ile YSK’de çekilen kuraya göre sırasıyla adayların adı ve soyadı yer alacak. Cumhurbaşkanı adaylarının kendilerine ayrılan sütun içine arka fonu beyaz vesikalık renkli fotoğraflarının altına nüfus kayıt örneğindeki ad ve soyadları, 13 punto ve büyük harflerle yazılacak.

6- Hangi partiler ittifak yaparak seçime girecek?

Seçime katılacak olan siyasi partilerin büyük çoğunluğu Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, Emek ve Özgürlük İttifakı, Ata İttifakı ve Sosyalist Güç Birliği İttifakı adları atına dört siyasi oluşum kapsamında seçime giriyor.

Siyasi partilerin seçim ittifakı yapmalarına imkan tanıyan düzenleme gereği, bir önceki seçimde olduğu gibi bu seçimde de bazı siyasi partiler ittifak halinde seçime girmeye hazırlanıyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Yeniden Refah Partisi’nin “Cumhur İttifakı” adıyla seçime girmesine ilişkin protokol 24 Mart’ta YSK’ye sunuldu. İttifaka mensup 4 parti kendi logosuyla seçime girecek. Ancak Cumhur İttifakı’na destek veren HÜDA PAR, seçime AK Parti listelerinden gireceğini açıkladı.

“Millet İttifakı”nı oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) ve Demokrat Parti’nin seçim ittifakına ilişkin protokolü ise 22 Mart’ta YSK’ye teslim edildi.

Yeşil Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi de (EMEP) “Emek ve Özgürlük İttifakı” adıyla katılma kararını içeren protokolü YSK’ye 24 Mart’ta sundu. “Emek ve Özgürlük İttifakı” içinde yer alan ve Anayasa Mahkemesinde açılan kapatılması istemli davada süreç devam eden HDP de Yeşil Sol Parti listelerinden seçime gireceğini açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ün imzalarını taşıyan ve “Ata” adı verilen ittifaka ilişkin protokol de aynı gün teslim edildi. İttifakların ve siyasi partilerin oy pusulasındaki yerleri için 8 Nisan’da YSK’de kura çekilecek.

7- Milletvekili aday listeleri ne zaman YSK’ye teslim edilecek?

Siyasi parti genel merkezleri, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait aday listelerini 9 Nisan günü en geç saat 17.00’ye kadar YSK’ye teslim edecek. Bağımsız milletvekili adayları da aynı gün saat 17.00’ye kadar il seçim kurullarına başvuru yapacak.

8- İttifak yapan partiler, oy pusulasında nasıl yer alacak?

İttifak yapan partiler, oy pusulasında “ittifak” unvanları altında yan yana yer alacak. Partilerin logoları, isimleri, genel başkanlarının adları ile partiler için ayrılan her sütunun altında, milletvekili adaylarının isimleri de belirtilecek. Birleşik oy pusulasının en üstüne “Siyasi Partiler ve Bağımsız Adaylar” ibaresi yazılacak. Bu ibarenin altına seçime katılan siyasi parti temsilcileri huzurunda Yüksek Seçim Kurulu tarafından çekilen kura sırasına göre partiler sıralanacak.

9 – Seyyar sandıklarda kimler oy kullanacak?

Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

10- Oy pusulaları tek zarfta mı olacak?

Seçmenler, cumhurbaşkanına ve milletvekillerine yönelik tercihte bulundukları iki ayrı oy pusulasını aynı zarfa koyarak sandığa atacak.

11- İttifak oyları nasıl sayılacak?

Seçim yasasında gerçekleştirilen son değişiklikle yüzde 10 olan ülke seçim barajı, bu seçimde yüzde 7 olarak uygulanacak. İttifak yaparak seçime girecek partilerin oy hesabı da değişti. Yeni yasaya göre, ittifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde elde ettiği geçerli oy sayısı esas alınarak, yani D’hont sistemine göre oransal belirlenecek.

12 – Yeni seçim yasasına göre ittifaktaki kaç parti seçim barajını aşmış sayılacak?

Seçim yasasında değişiklik yapan 7393 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, ittifakta yer alan partilerin ayrı ayrı yüzde 7’yi geçmesi gerekmiyor. İttifakın aldığı oy toplamı genel baraj olan yüzde 7’yi geçtiğinde ittifak içindeki tüm partiler barajı geçmiş sayılacak.

13- Yurt dışındaki seçmenler için kaç ülkede sandık kurulacak?

75 ülke ve 156 yerdeki yurt dışı temsilciliğinde sandık kurulları oluşturuldu. Gümrük kapılarında ve yurt dışı temsilciliklerinde 27 Nisan 2023 Perşembe günü oy verme işlemi başlayacak. Gümrük kapılarında oy verme 14 Mayıs 2023 Pazar günü saat 17.00’de bitecek. Yurt dışı temsilciliklerde ise oy verme işlemi 9 Mayıs’ta sona erecek. Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, tatil günleri dahil 24 saat süreyle oy kullanılabilecek.

14- İlk önce hangi oy pusulası sayılacak?

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi oy pusulaları aynı zarfa konulacak. Önce cumhurbaşkanı seçimine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak. Zarftan çıkan oy pusulalarında bir seçim türüne ait olanın geçersiz olması, diğerinin geçersiz sayılmasını gerektirmeyecek.

15- Türkiye genelinde hangi saatler arasında oy verilecek?

Türkiye genelinde oy verme işlemi 08.00 ile 17.00 saatleri arasında yapılacak. Saat 17.00 itibarıyla sırada bekleyenler varsa bu kişilerin sandık kurulu başkanınca sayılıp oy vermeleri sağlanacak.

Paylaşın

Ortak Liste Mi Ayrı Liste Mi, Seçimde Nasıl Bir Politika İzlenmeli?

14 Mayıs yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala ittifaklar ve ittifakları oluşturan partiler liste çalışmalarını hızlandırdı. Daha önce yüzde 10 olan seçim barajı geçen yıl değiştirilen seçim yasası ile birlikte yüzde 7’ye düşürülmüştü.

Değiştirilen seçim yasasıyla birlikte ittifak oyları barajı geçerse, ittifak içerisinde yer alan partilerin hepsi barajı aşmış sayılacak. Ama her seçim bölgesinde milletvekili çıkarabilmek için bu seçimde ittifakın toplam oyu değil, partilerin kendi aldıkları oya bakılacak. O nedenle ittifak partilerinin en fazla vekili yakalayabilmek için düşünülmüş listelerle seçime gitmesi oldukça önemli.

14 Mayıs seçimlerine AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve Yeniden Refah Partisi, Cumhur ittifakı adı altında girecek. Ancak tüm partiler seçmenin karşısına kendi liste ve logolarıyla çıkacaklarını açıkladı.

Ama bu durum özellikle 9 Nisan’a kadar BBP ve Yeniden Refah Partisi açısından değişebilir çünkü görüşmeler devam ediyor.

MHP’den ayrı liste kararı

Geçtiğimiz günlerde MHP lideri Devlet Bahçeli ayrı liste kararını sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu:

Son günlerde bilhassa MHP ile AK Parti arasında ortak liste yapılacağı, bu kapsamda yerli yersiz, maksatlı maksatsız pek çok iddia ve ifade kamuoyunda tartışma konusu, hatta polemik malzemesi haline getirilmiştir. Cumhur İttifakı’nı teşkil eden iki partinin kendi adıyla, amblemiyle ve adaylarıyla seçime katılmaları söz konusu iken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortak liste hazırlığına teşne olması ve buna tevessül etmesi doğru, mantıklı ve makul bir seçenek olamayacaktır.”

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan ise “Bizim AK Parti listesinden gösterecek adayımız” yok demişti.

Cumhur İttifakı’nda yer alan partilerin ayrı liste ile seçmen karşısına çıkma kararı seçimlerde daha fazla aday seçeneği sunarken, aynı zamanda siyasi partilerin oy oranını bölmeleri anlamına geliyor.

Ortak liste mi ayrı liste mi?

Millet ittifakı ise liste çalışmalarına devam ediyor. Millet İttifakı’nda yer alan CHP kulislerinde seçime ‘ortak liste’ ile girilmek istendiği konuşuluyor.

Güçlü olan partinin logosu ile seçime gidilmesi halinde daha fazla vekil çıkarılacağı düşünülüyor. Ama ortak liste oluşturulması için ittifaktaki diğer altı siyasi partiyle anlaşmak durumunda…

DEVA partisi bu seçime kendi logosu ile girmek isterken; Saadet Partisi, Gelecek ve Deva partileri ile “ittifak içinde ittifak formülü için çalışmasını sürdürüyor. Ama bu görüşmelerden de henüz net bir karar çıkmış değil.

TİP ve EMEP kendi logolarıyla seçime girecek

Emek ve Özgürlük İttifakı’nda da HDP Yeşil Sol Parti ile, TİP ve EMEP kendi logolarıyla ittifak çatısı altında seçime girecek. TİP ve EMEP’in bu kararı tartışılıyor.

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) milletvekili seçimlerine ayrı girme kararını eleştirdi, “Ortak seçim listesi de olmayacaksa, bu ittifak artık bir seçim ittifakı niteliğinde değildir” ifadelerini kullandı.

Kışanak’ın sözlerine HDP eski eş genel başkanı tutuklu Selahattin Demirtaş da destek verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; ”Gültan Başkanımızın çağrısını yerde bırakmayalım” dedi.

Yeni Seçim Kanunu’na göre bir partinin seçimlerde kendi ad ve logosunu kullanabilmesi için en az 41 ilde, seçimlere girmesi gerekiyor. TİP’in aldığı kararda bu yasa etkili.

Bununla birlikte yeni yasaya göre ittifakların en yüksek sayıda milletvekili çıkarabilmek için mümkün olduğu kadar en az sayıda listeyle yani ortak liste ile seçime girmeleri gerekiyor.

O nedenle seçime gidecek ittifakların 9 Nisan’a kadar nasıl bir denge kuracakları özellikle Meclis çoğunluğunu yakalamak açısından önemli.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu: Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunu Kaldıracağız

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olan liderlerde seçimler sonrası yapacaklarına dair açıklamalarına devam ediyorlar.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayın Kemal Kılıçdaroğlu, seçilmesi halinde Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sık sık uygulanan “Cumhurbaşkanına hakaret” maddesinin kaldırılacağını açıkladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı iktidarında ifade özgürlüğünü yeniden tesis edeceğiz, tweet atan hiçbir genç sabahın köründe gözaltına alınmayacak. Ülkemiz hak etmediği bu ucube maddeden kurtulacak” dedi.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299’uncu maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Erdoğan döneminde sıkça gündeme gelen konuların başında yer aldı. Bu dönemde Erdoğan’a hakaret iddiasıyla 160 binden fazla kişiye soruşturma, yaklaşık 45 bin kişiye dava açıldı, yaklaşık 13 bin kişi de mahkûm edildi. Gözler bu nedenle TCK’nın 299’uncu maddesine çevrildi.

“Türkiye, 15 Mayıs sabahına özgür uyanacak”

DW Türkçe’den Alican Uludağ, Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na, 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilirse bu madde ile ilgili bir girişimde bulunup bulunmayacağını sordu.

Soruyu yazılı yanıtlayan Kılıçradoğlu, 14 Mayıs’tan sonra “Cumhurbaşkanına hakaret” maddesinin TCK’dan kaldırılması için kanun teklifi vereceklerini ifade ederek, “Türkiye, 15 Mayıs sabahına özgür uyanacak, başta gençler olmak üzere bütün yurttaşlarımızın kendilerini rahatça ifade edebileceği bir ülke yaratacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

299’uncu maddenin tarafsız Cumhurbaşkanları için oluşturulduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, buna karşılık 16 Nisan 2017 yılındaki anayasa değişikliğinin ardından cumhurbaşkanının 299’uncu maddeyle getirilen ilave bir koruma zırhına büründürüldüğünü ve kendisine yönelen ufak eleştiriler için bile yargıya başvurulduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanına hakaret iddialı verilere işaret eden Kılıçdaroğlu, bu maddeyle, vatandaşların ifade özgürlüklerine ciddi biçimde kısıtlamalar getirildiğini kaydetti, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Rakamlar, Erdoğan döneminde bu maddenin bir intikam aparatı haline dönüştürüldüğünü açıkça göstermektedir. Bir siyasi partinin genel başkanı sıfatını da kullanan cumhurbaşkanının 21’inci yüzyılda demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmesi, farklı seslere ve farklı düşüncelere tahammül etmeyi öğrenmesi, kendi görüşünden olmayan insanları susturmak yerine onları dinlemeye çaba harcaması gerekir. Millet İttifakı İktidarında ifade özgürlüğünü yeniden tesis edeceğiz, tweet atan hiçbir genç sabahın köründe gözaltına alınmayacak. Ülkemiz hak etmediği bu ucube maddeden kurtulacak.”

Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesi, Cumhurbaşkanına hakaret eden kişinin, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor. Suçun alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında artırılıyor. Bu da ceza miktarının 4 yıl 8 aya kadar çıkmasına neden oluyor. Ancak bu kanunun uygulanması için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor.

Paylaşın

Demirtaş, “Seçim Gecesi Devreye Sokulacak” Planı Yazdı

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine ilişkin uyarılarını sürdürüyor.

Gazete Pencere için kaleme aldığı ‘Trol Ordusu Komutanı Fahrettin Ne Yapmak İstiyor?’ başlıklı yazıda “seçim gecesi trol ordularının sosyal medyada devreye sokulacağını” vurgulayan Demirtaş, “Daha sandıklar açılmadan oy oranı verecek, ‘Erdoğan kazandı’ algısını ilk dakikalarda oturtmaya çalışacaklar. Böylece bizim motivasyonumuzu kırmayı deneyecekler. Sandıkta, seçim kurullarında ve Yüksek Seçim Kurulu’nda yapılacak hilelerle, yine ilk dakikalarda yayacakları çeşitli görsellerle ve videolarla Erdoğan’a oy yazmaya çalışacaklar” ifadesini kullandı.

Tutuklu siyasetçi, “tüm bu işler için ayarlanmış hakimler, emniyet personelleri, satın alınmış gazeteciler, Anadolu Ajansı ve binlerce trol hesabın şimdiden hazır beklediğini” dile getirdi: “2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansının neler yaptığını hatırlayın lütfen. İlk sonuçlara göre İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi şehirleri AKP adayları açık ara kazanmışlardı, değil mi? Peki gerçek sonuçlar öyle miydi?”

Demirtaş’ın yazısı şöyle:

“Seçim süreci başladı, geri sayım hızlandı. Adaylar, partiler çalışmalara başladılar.

Çalışmaya başlayan birileri daha var. Seçmeni vaatler ve program üzerinden ikna edemeyeceğinden emin olan AKP yönetimi; manipülasyon, algı, tehdit, şantaj planları hazırlamış durumda.

Bu planları uygulamak için devasa bir trol ordusu kuruldu, parası da devletin yani milletin cebinden ödendi.

Erdoğan’ın seçimler için en güvendiği ordusu, işte bu trol ordusudur. Ordunun komutanı da çakma Goebbels Fahrettin’dir.

Fahrettin’in askerleri ne yapıyor?

Öncelikle işleri yalan haber üretip olabildiğince yaymak, gerçeğin görülmesini engellemek, özel seçilmiş kişileri karalamak, muhalefeti birbirine karşı kışkırtmak, Erdoğan’ın kesinlikle kazanacağı yalanını yaymak ve rakiplerine saldırmak. Bunları biliyoruz.

“Bunun için ordu kurmaya gerek yok ki. On asker ve bir Onbaşı Fahrettin ile bunların hepsi yapılır” diyorsanız haklısınız. Çünkü bu ordunun asıl görevi, seçim günü ve oy sayımı sırasında manipülasyon yapmak olacak.

Trol ordusu seçim akşamı ne yapacak?

Daha sandıklar açılmadan oy oranı verecek, ‘Erdoğan kazandı’ algısını ilk dakikalarda oturtmaya çalışacaklar. Böylece bizim motivasyonumuzu kırmayı deneyecekler. Sandıkta, seçim kurullarında ve Yüksek Seçim Kurulunda yapılacak hilelerle, yine ilk dakikalarda yayacakları çeşitli görsellerle ve videolarla Erdoğan’a oy yazmaya çalışacaklar.

Tüm bu işler için ayarlanmış hakimler, emniyet personelleri, satın alınmış gazeteciler, Anadolu Ajansı ve binlerce trol hesap hazır bekliyordur. Bundan emin olabilirsiniz.

2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansının neler yaptığını hatırlayın lütfen. İlk sonuçlara göre İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi şehirleri AKP adayları açık ara kazanmışlardı, değil mi? Peki gerçek sonuçlar öyle miydi?

Trol ordusu mu kazanacak halk gücü mü?

Yalnız, her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesapladığını zanneden Fahrettin bir şeyi atlamış durumda. Emrindeki trol ordusunun karşısında on milyonlarca gönüllüden oluşan bir halk gücü var.

Her yerde sandıklara sahip çıkacak gönüllüler ile sosyal medya manipülasyonlarını boşa çıkaracak aktivistler, bu halk gücünün en etkili parçası olacak.

Tüm duyarlı sosyal medya kullanıcılarından bir ricam var. Hem sosyal medyadaki tehlikeleri sürekli anlatın hem trol hesaplarını teşhir ve şikayet edin hem de partilerin sosyal medya ekiplerine gönüllü olarak katılın lütfen. Gönlünüz hangi partideyse o partinin sosyal medya ekiplerine katılın.

Lütfen unutmayın; bu süreçte sosyal medya hesaplarınızı tümüyle doğru bilgi için ve manipülasyonların önüne geçmek için kullanmalısınız. Evet, belki seçim sadece sosyal medyada kazanılmaz ama sosyal medyadan kaybedilebilir.

Buradan, Edirne Cezaevindeki hücremden, bu satırları okuyan herkese, özellikle de gençlere sesleniyorum: Lütfen, sandık müşahidi olmak için kendinizi hazırlayın. Kazanacağınız seçimi yani geleceğinizi çalmalarına asla izin vermeyin.

Fahrettin’e bir tavsiye

Generalcik Fahrettin’e gelince…

Bu kadar hızlı gitme derim Fahrettin. Bir an dönüp bakacaksın ki arkanda ordu falan kalmamış, hepsi firar etmiş. Herkes kaçar, kurtulur, olan sana olur.

Çima diya te ji te re qet negotiye, kuro Fexredîn: Olaylara karışma.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın