Kılıçdaroğlu Gençlere Seslendi: Bu Karanlık Tünelden Çıktık Çıktık…

Sosyal medya hesabından gençlere seslenen Kılıçdaroğlu, “Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Şimdi bir bakalım, günün sonunda elimizde ne var? Dipsiz bir karanlık… Farkında mısınız? Gençliğiniz bir daha gelmeyecek. 12 günümüz var, bu karanlık tünelden çıktık çıktık…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir Tweet paylaşarak gençlere seslendi:

“Sevgili Gençler,

“İlk tur bitti. En büyük gerçek şu ki, sandıktan değişim mesajı çıkmıştır. Değişim isteyenler artık bu ülkede istemeyenlerden daha fazla.

Ancak şurası da net, bu kadar ceberut bir iktidardan kurtulmak için çok daha fazla mücadele etmesi gereken taraf da biziz.

“Genç arkadaşlarımın mesajını da aldım. Başım üstüne. Onların kaygılarını gidereceğim ama onların da beni duymasını istiyorum. Öyle bir noktada ki her şey, domuz bağcılar yüce Meclis’e gönderildi! Kadınları cansız birer eşya gibi sahiplendirmek isteyenlere bütün yolları açtılar.

“En büyük kazığı da gençlere attılar. Sizin hiçbir şeye yetecek paranız yok. Bir kahveyi bile düşünmek zorundasınız. Yaşama sevinciniz çalındı. Oysa gençlik kaygısızlıktır. Bunu bir gün bile yaşatmadılar size. Bizler tartışırken, onlar size karşı birleşmiş durumda.

“Şimdi bir bakalım, günün sonunda elimizde ne var? Dipsiz bir karanlık… Farkında mısınız? Gençliğiniz bir daha gelmeyecek.

12 günümüz var, bu karanlık tünelden çıktık çıktık…”

Paylaşın

AK Parti’de Bakanlık İçin İsimler Konuşulmaya Başlandı

28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçiminde “Erdoğan’ın ipi göğüsleyeceğini” düşünen AK Parti’de, grup başkanvekilliği gibi görevler alan eski Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gibi isimlerin de bakan olarak görev alabileceği ifade ediliyor. Yılmaz Tunç’un Adalet Bakanlığı için adı geçiyor.

Tunç ile birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un da “yeni kabinede bakan olabileceği” ileri sürülüyor. Ayrıca TBMM Başkanlığı için de milletvekili seçilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski bakanlar Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül ve AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş gibi isimler de tartışılıyor.

AK Parti, seçimlerde 19 milyon 346 bin 135 oy alarak birinci parti olarak TBMM’ye girdi. TBMM’de AKP’nin 267 milletvekili ile temsil edilecek olmasıyla birlikte AK Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “AK Parti’nin parlamentodaki çoğunluğu” baz alarak parlamento içinden de “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi”ne bakan atayabileceği ifade ediliyor. Bu isimlerin de Süleyman Soylu ile Mevlüt Çavuşoğlu olduğu iddia ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun kulis haberine göre, TBMM’de çoğunluğu sağlayıp ikinci turda da “Erdoğan’ın ipi göğüsleyeceğini” düşünen AK Parti’de, grup başkanvekilliği gibi görevler alan eski Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gibi isimlerin de bakan olarak görev alabileceği ifade ediliyor. Yılmaz Tunç’un Adalet Bakanlığı için adı geçiyor.

Tunç ile birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un da “yeni kabinede bakan olabileceği” ileri sürülüyor. Ayrıca TBMM Başkanlığı için de milletvekili seçilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski bakanlar Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül ve AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş gibi isimler de tartışılıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Önümüzdeki Günlerde Sinan Oğan’la Görüşecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Keml Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki günlerde ATA İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan ile bir araya geleceği öğrenildi.

Ancak CHP kurmayları ikinci tura kalan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan’a karşı Oğan’dan gerekli desteği alamayacağı görüşünde.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) seçim süreci ve sonuçlar değerlendirdi. CHP MYK, yaklaşık 2 buçuk saat sürdü.

MYK üyeleri kampanya sürecinde Saadet Partisi dışında alanda diğer partilerin etkin olmadığına dikkat çekti.

Cumhur İttifakı’nın “PKK ile işbirliği propagandasının işe yaradığı, bu durumun seçimlere olumsuz yansıdığı” vurgulandı.

İYİP Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan kalkması süresinin oylarda düşüşe neden olduğunun altı çizildi.

CHP listelerinden aday gösterilen bazı isimlere partililerin tepki göstermesinin de seçime olumsuz olarak yansıdığı belirtildi.

Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde Sinan Oğan ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirecek.

Ancak CHP kurmayları ikinci tura kalan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan’a karşı Oğan’dan gerekli desteği alamayacağı görüşünde.

Paylaşın

Siyasi Partilerin Hazine’den Alacakları Yardım Payı Değişti

Geçici seçim sonuçlarına göre, barajı aşan partilerden AK Parti 267, CHP 169, MHP 50, HDP 61, İYİ Parti de 44 milletvekili çıkardı. Küçülen hazine yardımı pastasından en fazla payı AK Parti almaya devam edecek ancak payı beşte bir oranında azalacak

Oy oranı 2018’de yüzde 22.65 iken bu yıl yüzde 25.33’e çıkan CHP’nin hazine yardımından alacağı pay artacak.

Seçimde YRP’nin yanı sıra Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Memleket Partisi başta olmak üzere baraj altında kalan partilere oy veren yaklaşık 5.5 milyon seçmenin oy verdiği partiler yardım kapsamının dışında kaldı.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, siyasi Partiler Kanunu uyarınca partilere yapılan hazine yardımı, son milletvekili seçimine göre belirleniyor. Barajı aşmış bulunan siyasi partilere o yılki genel bütçe gelirlerinin 5000’de 2’si oranındaki ödenek, ülke barajını aşan partilerin aldıkları oy oranına göre paylaştırılıyor.

Milletvekili seçiminde ülke barajı yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürüldü. Milletvekili seçimlerinde geçerli oyların yüzde 3’ünden fazlasını almış partilere ise barajı aşan en düşük oy almış partiyle orantılı olarak hazine yardımı yapılıyor.

Bu yıl milletvekili seçimi dolayısıyla partilere toplam 5 milyar lira hazine yardımı yapıldı. AK Parti 2 milyar 179.5 milyon, CHP 1 milyar 157.4 milyon, MHP 567.3 milyon, İYİ Parti 509.1 milyon lira hazine yardımı aldı. Önce tedbir konulan, mart ayında ise Anayasa Mahkemesi’nce tedbir kararı kaldırılan HDP’ye ise 598.8 milyon lira hazine yardımı yapıldı.

Vekil başına harcamada CHP önde

Geçici seçim sonuçlarına göre, barajı aşan partilerden AK Parti 267, CHP 169, MHP 50, HDP 61, İYİ Parti de 44 milletvekili çıkardı.

Hazine yardımının milletvekili sayısına bölümüyle hesaplanan vekil başına en düşük harcamayı 6.8 milyon TL ile CHP yaptı. AK Parti 1 vekil için 8.2 milyon, MHP 11.3 milyon lira harcarken, en fazla harcamayı 11.6 milyon lirayla İYİ Parti yaptı. Hazine yardımı HDP’ye yapılmakla birlikte, seçime Yeşil Sol Parti adıyla girildi, vekil başına harcama 9.8 milyon lira oldu.

Pazar günü yapılan seçim sonuçları, barajı aşan partilerin gelecek beş yıl boyunca hazine yardımından alacakları payı da belirleyecek. 2018 seçiminde İYİ Parti yüzde 9.96 oranında oy aldığı için bu partinin aldığı hazine yardımı genel bütçe gelirlerinin 5000’de 2’si oranına dahil edilmiyordu. Bu şekilde hesaplanan tutara ilaveten veriliyordu ve hazinece her yıl yaklaşık yüzde 11 oranında daha fazla hazine yardımı yapılıyordu. Ülke barajı yüzde 7’ye indirildiği için önümüzdeki 5 yıllık dönemde ilave hazine yardımı yapılmayacak. Bundan dolayı yardımı pastası küçülecek.

Küçülen hazine yardımı pastasından en fazla payı AK Parti almaya devam edecek ancak payı beşte bir oranında azalacak. 14 Mayıs seçim sonucu bu yılki yardımlara uygulanmış olsaydı AK Parti’nin ocak ayındaki hazine yardımı 726.5 milyon liradan 597 milyon liraya düşecekti.

Oy oranı 2018’de yüzde 22.65 iken bu yıl yüzde 25.33’e çıkan CHP’nin hazine yardımından alacağı pay artacak. Seçim sonucu bu yılki yardımlara uygulanmış olsaydı CHP’nin hazine yardımı 385.8 milyon lira yerine 425 milyon lira olacaktı.

CHP dışındaki diğer tüm partilerin hazine yardımından alacakları pay azalacak. 14 Mayıs seçim sonucu dikkate alınsaydı bu yılki hazine yardımı MHP’de 189.1 milyondan 169 milyona, HDP’de 199.6 milyon olan yardım Yeşil Sol Parti’de 162.6 milyona, İYİ Parti’de ise 169.7 milyondan 147.7 milyon liraya gerileyecekti.

Gelecek yıl mart ayında yerel seçimler yapılacağı için siyasi partilere 2024 yılında normal yılların iki katı tutarında hazine yardımı yapılacak.

Yeniden Refah Partisi’nin oy oranı yüzde 2.82’de kaldı. Seçim sonuçlarında son anda bir değişiklik olmazsa YRP binde 18 oyluk farkla hazine yardımını kaçıracak. Toplam oyları 1.5 milyon olan YRP’nin hazine yardımı alabilmesi için 100 bin oya daha ihtiyacı bulunuyor.

Diğer taraftan, hazine yardımından yararlanamayan partilerin seçmen sayısı da önceki seçime göre arttı. 2018’deki seçimde Saadet Partisi, HÜDA PAR, Vatan Partisi ve bağımsızlar dolayısıyla yaklaşık 1 milyon seçmenin oy verdiği partiler hazine yardımlarından yararlanamamıştı.

Bu seçimde ise YRP’nin yanı sıra Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Memleket Partisi başta olmak üzere baraj altında kalan partilere oy veren yaklaşık 5.5 milyon seçmenin oy verdiği partiler yardım kapsamının dışında kaldı.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: İki Hafta Gecikse De Bahar Gelecek

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin açıklama yapan DEVA Lideri Babacan, “Biz, ortak adayımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ilk turda oy vermeyen vatandaşlarımızı da dinleyeceğiz. Bir kere değil, on kere konuşacağız. Hangi mahalle olursa olsun, kaygıları olan, ‘normalleşme’ isteyen tüm vatandaşlarımızı anlayacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu yolda Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir an dahi yalnız bırakmayacağız. Yan yana, omuz omuza, birlikte yürüyeceğiz. Endişeye mahal yok. Milletimiz her zaman demokrasiyi sandıkla güçlendirmiştir, yine güçlendirecektir. Ve 28 Mayıs akşamı, Sayın Kılıçdaroğlu, inşallah, 13. Cumhurbaşkanımız olacaktır.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ali Babacan ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak açıklama yaptı. Babacan şunları söyledi:

“İnanın gördüğümüz tablo umut dolu, mutluluk dolu günlerin işareti. Kimsenin umudu kararmasın. Önümüzdeki 13 gün daha çok çalışacağız. Sokak sokak, ev ev, dağ-bayır hiç fark etmez, çok çalışacağız. Ulaşamadığımız kapıları çalacağız. Girmediğimiz mahallelere gireceğiz.

Unutmayalım; ilk turda oy kullanmayan yaklaşık 8,5 milyon vatandaşımız var. Yaklaşık 1 milyon oy ise geçersiz sayıldı. Erdoğan’la Kılıçdaroğlu arasındaki fark ise sadece 2,5 milyon civarında.

Biz, ortak adayımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ilk turda oy vermeyen vatandaşlarımızı da dinleyeceğiz. Bir kere değil, on kere konuşacağız. Hangi mahalle olursa olsun, kaygıları olan, ‘normalleşme’ isteyen tüm vatandaşlarımızı anlayacağız. Bu yolda Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir an dahi yalnız bırakmayacağız.

Yan yana, omuz omuza, birlikte yürüyeceğiz. Endişeye mahal yok. Milletimiz her zaman demokrasiyi sandıkla güçlendirmiştir, yine güçlendirecektir. Ve 28 Mayıs akşamı, Sayın Kılıçdaroğlu, inşallah, 13. Cumhurbaşkanımız olacaktır.”

Ali Babacan sandık çağrısı yaparak şöyle konuştu:

“28 Mayıs’ta yeniden sandık başında olacağız. Demokrasi emek ister. Demokrasi sabır ister. Demokrasi özen ister. 13 gün sonra yine aynı heyecan, aynı umut ve aynı mutlulukla sandık başına gideceğiz. 28 Mayıs seçimlerinin şimdiden ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. İki hafta gecikse de bahar gelecek, biliyorum.”

Paylaşın

Sinan Oğan: Kırmızı Çizgilerimiz Var

İkinci tur seçimde kimi destekleyeceklerinin kararını vermek için seçmen tabanlarına danışacaklarını kaydeden Sinan Oğan, “Ancak bir takım kırmızı çizgilerimiz var. Terörle mücadele şartı, sığınmacıları gönderme şartı gibi. Bu şartlarımızı biz zaten ilan etmiştik daha önceden” dedi.

Amacının, iki Kürt partisi HDP ve HÜDAPAR’ı Türkiye’nin “siyasi denkleminden” çıkarmak ve Türk milliyetçileriyle laikleri güçlendirmek olduğunu kaydeden Oğan, seçim sonuçlarının bu konuda başarılı olduklarını gösterdiğini belirtti.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’yla “ilkeleri doğrultusunda” müzakere yapmaya açık olduğunu söyleyen Oğan, “Eğer A ittifakıyla beraber olunacaksa o ittifakla oturulur, bir protokol yapılır ve o protokolde HDP’ye herhangi bir şekilde, hiçbir taviz verilmeyeceği yazılır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerini yüzde 5,2 oy oranıyla üçüncü sırada tamamlayan ATA İttifakı cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ancak HDP’ye hiçbir taviz vermemeyi kabul etmesi durumunda destekleyeceğini söyledi.

Oğan, elde ettiği yüzde 5,2 oranındaki oyla seçimlerin 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turunda belirleyici unsur olarak ortaya çıktı. İkinci tur seçimler yüzde 49,5 oranında oy alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılacak.

Bugün Reuters haber ajansına verdiği söyleşide, ikinci tur seçimde kimi destekleyeceklerinin kararını vermek için seçmen tabanlarına danışacaklarını kaydeden Oğan, “Ancak bir takım kırmızı çizgilerimiz var. Terörle mücadele şartı, sığınmacıları gönderme şartı gibi. Bu şartlarımızı biz zaten ilan etmiştik daha önceden” dedi.

55 yaşındaki eski akademisyen, göçmen karşıtı tavrıyla bilinen Zafer Partisi’nin başını çektiği aşırı milliyetçi partilerden oluşan ATA İttifakı’nın adayıydı.

Amacının, iki Kürt partisi HDP ve HÜDAPAR’ı Türkiye’nin “siyasi denkleminden” çıkarmak ve Türk milliyetçileriyle laikleri güçlendirmek olduğunu kaydeden Oğan, seçim sonuçlarının bu konuda başarılı olduklarını gösterdiğini belirtti.

HDP ilk turda Kılıçdaroğlu, İslamcı Kürt parti HÜDAPAR ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekledi.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’yla “ilkeleri doğrultusunda” müzakere yapmaya açık olduğunu söyleyen Oğan, “Eğer A ittifakıyla beraber olunacaksa o ittifakla oturulur, bir protokol yapılır ve o protokolde HDP’ye herhangi bir şekilde, hiçbir taviz verilmeyeceği yazılır” dedi.

TBMM’ye ilk kez Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekili olarak 2011’de giren Sinan Oğan, 2015’te MHP genel başkanı olmak için adım atmış ancak başaramamıştı. Oğan daha sonra MHP’den ihraç edilmişti.

Oğan, dünkü seçimin sonucunun Türkiye’deki ana muhalefetin 6 Şubat’taki yıkıcı depremlere rağmen kamuoyunda yeterli desteği sağlamayı başaramadığını kaydetti.

Muhalefeti eleştiren Sinan Oğan, “Muhalefet, ‘bu sorunları ben çözerim’ güvenini veremiyor. Özellikle de bu depremin altında muhalefet kaldı” şeklinde konuştu ve seçmenlerin iktidar partisi karşısında kendilerine dengeleyici güç rolü verdiğini ifade etti.

Paylaşın

Financial Times: Erdoğan Zorlu Yarışta

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci turan kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında genişçe yer buldu.

Birleşik Krallık merkezli The Financial Times ise “Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı için zorlu yarışta önde gidiyor” başlıklı haberinde, baş başa giden bir yarışın ardından cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kaldığını yazdı.

“100 yıllık tarihin en önemli siyasi kararlarından biri”

Reuters haber ajansı, “Erdoğan 20 yıllık iktidardan sonra önde” diye servis ettiği haberinde, “Ne Erdoğan ne de Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın giderek otoriterleşen yolunun bir kararı olarak görülen bir seçimde 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turdan kaçınmak için gereken yüzde 50 barajını aşamadı.

Seçim sonucunun Erdoğan’ın iktidar ittifakına parlamentoda çoğunluk vererek ona ikinci turda potansiyel bir avantaj sağladığı belirtilen haberde, “Sonuçlar, siyasi bir yol ayrımındaki ülkede derin kutuplaşmayı yansıtıyor” denildi.

Erdoğan için “Putin’in anahtar müttefiki” denilen haberde, “Cumhurbaşkanının seçimi, ülkenin 100 yıllık tarihindeki en önemli siyasi kararlardan biri ve Türkiye sınırlarının çok ötesinde yankılanacak” ifadeleri kullanıldı.

“Erdoğan ikinci tura hazırlanıyor”

The Washington Post gazetesi, “Türkiye’nin sıkı seçimlerinde Erdoğan olası ikinci tura hazırlanıyor” başlığıyla yayınladığı haberde, Kılıçdaroğlu’nun iktidara yönelik veri akışı engelleme ifadelerine dikkat çekti.

“Erdoğan demokratik kurumları aşındırdı”
“Türkiye’nin sıkı seçim yarışı neden sınırlarının çok ötesinde yankılanıyor?” sorusuyla seçimlerine gündeme taşıyan USA Today, “Erdoğan ülkenin profilini uluslararası alanda yükseltti, ancak demokratik kurumlarını aşındırdı ve ülke ekonomisini sarsan alışılmışın dışında ekonomi politikaları uyguladı. Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanelerinden biri” diye yazdı.

“Tarihte ilk kez ikinci tur”

Fransa merkezli Le Monde gazetesi, Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde ilk kez ikinci tur seçimlere gideceğini belirtti. Gazete, ikinci tur seçimlerinde ekonomik kriz ve depremler dolayısıyla oluşan rahatsızlığın etkisini süreceğini yazdı.

“Bıçak sırtı seçimler”

CNN International’ın “Erdoğan, Türkiye’deki bıçak sırtı seçimlerinde ikinci tura gidiyor” başlıklı haberinde, “Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dünyanın büyük bir bölümünü belirsizliğe sürüklediği bir zamanda, önemli bir NATO müttefiki ve bölgesel güç komisyoncusunun kaderini eninde sonunda yüksek bahisli seçim belirleyecek” denildi.

“Erdoğan’a seçmen desteği düştü”

The Telegraph gazetesi ise “Erdoğan ikinci tura kalsa da rakibinin önünde görünüyor” başlıklı haberinde şöyle yazdı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçmen desteği, yeniden seçimi kesin olarak kazanmak için gereken çoğunluğun altına düştü.”

“Cumhurbaşkanlığı seçimi polisiyeye döndü”

Der Spiegel dergisindeki “İktidar için sinir harbi” başlıklı analizde Erdoğan’ın beklenenden çok oy aldığı yazıldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin “polisiyeye” döndüğü yazılan analizde, Anadolu Ajansı’nın iktidarın propagandasını yaptığı belirtildi. İkinci tur için de Oğan’ın belirleyici olabileceği kaydedildi.

Paylaşın

Reuters’dan Seçim Sonuçları Yorumu: Derin Kutuplaşmayı Yansıtıyor

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci turan kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında genişçe yer buldu.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, “Erdoğan 20 yıllık iktidardan sonra önde” diye servis ettiği haberinde, “Ne Erdoğan ne de Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın giderek otoriterleşen yolunun bir kararı olarak görülen bir seçimde 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turdan kaçınmak için gereken yüzde 50 barajını aşamadı.

Seçim sonucunun Erdoğan’ın iktidar ittifakına parlamentoda çoğunluk vererek ona ikinci turda potansiyel bir avantaj sağladığı belirtilen haberde, “Sonuçlar, siyasi bir yol ayrımındaki ülkede derin kutuplaşmayı yansıtıyor” denildi.

Erdoğan için “Putin’in anahtar müttefiki” denilen haberde, “Cumhurbaşkanının seçimi, ülkenin 100 yıllık tarihindeki en önemli siyasi kararlardan biri ve Türkiye sınırlarının çok ötesinde yankılanacak” ifadeleri kullanıldı.

“Sıkı denetim mi, demokratik yol mu?”

The Associated Press (AP) seçimlere yönelik analizinde şunları kaydetti: “Sonuçlar, Avrupa ile Asya arasında yer alan ancak Suriye ve İran ile sınır komşusu olan bir NATO müttefikinin Erdoğan’ın sıkı denetiminde mi kalacağını yoksa Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği daha demokratik yola devam edip etmeyeceğini belirleyecek.”

“Erdoğan’a seçmen desteği düştü”

The Telegraph gazetesi ise “Erdoğan ikinci tura kalsa da rakibinin önünde görünüyor” başlıklı haberinde şöyle yazdı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçmen desteği, yeniden seçimi kesin olarak kazanmak için gereken çoğunluğun altına düştü.”

“Tarihte ilk kez ikinci tur”
Fransa merkezli Le Monde gazetesi, Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde ilk kez ikinci tur seçimlere gideceğini belirtti. Gazete, ikinci tur seçimlerinde ekonomik kriz ve depremler dolayısıyla oluşan rahatsızlığın etkisini süreceğini yazdı.

“Dikkatler Sinan Oğan seçmeninde”

Politico adlı sitede yayınlanan makalede Kılıçdaroğlu’nun beklentilerin altında kaldığı belirtilerek, “İkinci tur ihtimali, dikkatleri Sinan Oğan’a oy veren yüzde 5’in 28 Mayıs’ta oylarını nereye alacağına odaklayacak. Oğan’ın Kürt partilerine karşı katı bir tutum sergilemesi, HDP’nin desteğine güvenen Kılıçdaroğlu ile uzlaşmayı zorlaştırıyor” denildi.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi polisiyeye döndü”

Der Spiegel dergisindeki “İktidar için sinir harbi” başlıklı analizde Erdoğan’ın beklenenden çok oy aldığı yazıldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin “polisiyeye” döndüğü yazılan analizde, Anadolu Ajansı’nın iktidarın propagandasını yaptığı belirtildi. İkinci tur için de Oğan’ın belirleyici olabileceği kaydedildi.

Paylaşın

HDP’den Seçim Açıklaması: Hedeflerimizin Gerisinde Olduğumuz Ortada

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bütün verileri açıklandıktan sonra milletvekili sayılarının artma ihtimalinin olduğunu belirterek, “Buna rağmen bizim önümüze koyduğumuz hedeflerimizin gerisinde olduğumuz ortada” dedi ve bunun bütün yönleriyle tartışılacağını söyledi.

Seçim sonuçlarıyla ilgili itirazlarının olduğunu ve sonuçlarını beklediklerini belirten Sancar, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararıyla ilgili olarak da “Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili stratejik bir karar aldık. Bu karın seçmenimiz tarafından benimsendiğini ve hayata geçirildiğini görüyoruz. Bizim bu kararımız cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda cumhur ittifakı lehine sonuçlanmamasını sağlayan en önemli unsur olmuştur” dedi.

YSP Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da YSP’nin kısa sürede seçime hazırlanması ve tanıtımının yapılmasıyla ilgili zorluklar yaşadıklarını belirterek, “Yandaş medyanın uyguladığı sansür ve izolasyon ile birlikte zorluklar daha da arttı” dedi ve ekledi:

“Bunun yanı sıra yeni bir ittifakı örgütlemenin sahaya yansıyan dezavantajları ve HDP olarak, Yeşil Sol Parti olarak tek liste ve tek parti ile seçime girme ısrarımıza rağmen bu önerimizin hayata geçmemiş olmasının ortaya çıkardığı sonuçlar da seçim sonuçlarını belli düzeyde etkilemiştir.”

HDP kapatma davası nedeniyle seçimlere Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında Yeşil Sol Parti listeleriyle girdi ve kesin olmayan sonuçlara göre 62 milletvekili çıkardı. 2018 seçimlerinde 67 vekillik kazanmıştı, ancak daha sonra bu sayı tutuklanmalar vb. nedenlerden 57’ye inmişti.

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP Genel Merkezi’nde seçim sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Uçar ortak açıklamayı yaparken, Sancar soruları cevaplandırdı.

Çiğdem Kılıçgün Uçar tarafından okunan ortak açıklama şöyleydi:

“Öncelikle seçim çalışmalarında yer alan, bugün canı pahasına sandıklara sahip çıkan ve idealleri uğruna büyük emek veren her bir Yeşil Sol Partili ve HDP’li çalışma arkadaşımıza sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu seçimlerde önümüze koyduğumuz hedeflere tam olarak ulaşamadığımızı belirtmek istiyoruz. Seçim sonuçlarının bizler açısından başarı olarak görülemeyeceği açıktır.

Seçim startının verildiği ilk günden bu yana her gün siyasi saiklerle gözaltı ve tutuklama operasyonuna maruz kalan partimizin çalışmaları linç girişimleriyle durdurulmak istenmiştir. Türkiye’nin seçim iklimine girdiği günden beri Kobanî Kumpas Davası ve HDP Kapatma Davası ile siyasetimiz denklem dışına çıkarılmak istenmiştir. Bu davalarla başlayan süreç, seçime doğru tam bir baskı iklimine dönüşmüştür. Kapatma Davası, Demokles’in Kılıcı misali Türkiye’de eşit ve adil seçim yarışını engellemiştir. Milyonlarca seçmenimizin iradesine kumpas ve kapatma davasıyla ipotek konmak istenmiştir.

“Bu sonuçların ortaya çıkmasında hile ve kumpasların etkisi belirleyicidir”

En temel hak olan demokratik siyaset hakkının dahi imkânsız hale getirilmek istendiği koşullar yaratılarak, seçim süreci boyunca her gün yeni bir siyasi operasyonla yüzlerce arkadaşlarımız gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Birçok yerde parti çalışmalarımıza yönelik ırkçı saldırılar bizatihi iktidarın teşvikleriyle gerçekleşmiştir. Cumhur İttifakı eşit şartlarda gerçekleşmesi gereken seçimlerden kırıntı bile bırakmamıştır. Her türlü kamu kaynağını ve gücünü seçim dönemi boyunca kendi lehine kullanmıştır. Bu sonuçların ortaya çıkmasında hile ve kumpasların etkisi belirleyici olmuştur.

Bizlere karşı seçim çalışması niyetiyle yapılan en büyük hile ve kumpas HDP’nin engellenmesidir. Bu hile ve kumpasa karşı halkımızı seçeneksiz bırakmamak için kısa bir sürede Yeşil Sol Parti’yle çalışmalarımızı yürütmek durumunda kaldık. Yeşil Sol Parti’nin kısa sürede seçime hazırlanması ve tanıtımının yapılmasıyla ilgili elbette ki zorluklar yaşadık. Yaygın ve yandaş medyanın uyguladığı sansür ve izolasyonla birlikte bu zorluklar daha arttı. Bunun yanı sıra yeni bir ittifakı örgütlemenin sahaya yansıyan dezavantajları ve HDP olarak Yeşil Sol Parti olarak tek liste ve tek parti ile seçime girme ısrarımıza rağmen bu önerimizin hayata geçmemiş olmasının ortaya çıkardığı sıkıntılar da seçim sonuçlarını belli düzeyde etkilemiştir. Bütün bu faktörlere rağmen elde edilen sonucu önemli buluyoruz.

Öte yandan seçmenin mesajını alarak bütün yönleriyle bu sonuçları eleştiri ve özeleştiri sürecinde değerlendirme sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bunun da gereğini yapacağız. Seçim sürecini örerken düştüğümüz eksiklik ve yetersizlikler ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapacağımızı, halkımızla beraber tartışmalar yürüteceğimizi ve gerekli adımları atacağımızı da kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Yeşil Sol Parti’ye oy veren milyonların, halkımızın içi ferah olsun. Mevcut verilere göre ikinci tura kaldığı anlaşılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair halkımızın bize verdiği tarihsel rolün, misyonun ve sorumluluğun gereğini yerine getireceğiz. Umudumuzdan ve coşkumuzdan asla geri durmadan çalışmalarımıza devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmış olmasını partimizin bütün kurullarında değerlendirerek, buna ilişkin çalışma programımızı en kısa zamanda halkımızla ve kamuoyuyla paylaşacağız.

Bizler demokrasi mücadelesini sandıkla sınırlamayan, yaşamı ve toplumu örgütleyen bir geleneğe sahibiz. Halklarımıza sesleniyoruz: Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasının nedeni HDP ve Yeşil Sol’un demokrasi ve adaletten yana olan seçmeninin fedakar ve özverili tutumudur. Bu kapsamda, bir kez daha tüm partili arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz. Zor şartlarda ve kritik bir süreçte gerçekleşen seçimlerde, Meclis’in üçüncü büyük partisi olma konumumuzu korumuş olmayı önemli görüyoruz. Bu sorumluluk bilinciyle mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Demokratik siyasetin bütün sorunların çözüm zemini ve dinamiği olmasını sağlayacağız.

“Tek adam rejimine son vermek için mücadelemize devam edeceğiz”

Bu yüzden kimse karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmasın. Biz Demokratik Cumhuriyet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Siyasal hedeflerimizi gerçekleştirmek ve tek adam rejimine son vermek için mücadelemize en güçlü şekilde devam edeceğiz.

Soru: İttifaklarınızdan biri olan TİP ile birlikte seçime girdiniz ve aynı yerden seçim adayı çıkardınız. TİP’in size kaybettirdiğini düşünüyor musunuz?

Verilerin tamamı henüz sağlıklı bir biçimde elimize ulaşmış değil. Ama ilk sonuçlara baktığımızda evet belli kayıplarımız var. Çiğdem Başkanın okuduğu metinde de altı çiziliyor. Biz bu ittifakı seçimlere dönük bir birliktelik olarak düşünmemiştik. Seçimlerle birlikte elbette bir formül arayışı gerekiyordu. Biz tek listenin en uygun formül olduğunu söyledik ve sonuna kadar savunduk. Bununla birlikte ittifakı da korumayı hep önemsedik, ittifaklarda bu tür riskler olabiliyor. Bu risklerin bir kısmı bu seçimlerde gerçekleşmiştir. Bunları da elbette kendi kurullarımızla ve ittifak ortaklarımızla tartışacağız.

Soru: Son seçimlere göre HDP’nin 1,5 milyon oy kaybı görünüyor. TİP’e 900 bin gitse de 600 bin kayıp var. Seçmen sayısı 3 milyon arttı. Özellikle Batı illerinde bu kayba dair tespitler nedir size göre?

Oylarımızda bir azalma olduğu doğrudur. Batı illerinde bu azalma daha dikkat çekicidir. Daha ayrıntılı bir değerlendirme için bütün verileri önümüze koymamız gerekiyor. Bir başarısızlık söz konusudur. Bundan önceki seçimlere göre batıda daha az oy almamız bizim açımızdan sorun teşkil etmektedir. Sebeplerini oranlarıyla birlikte ayrıntılı tartışmamız gerekiyor. Burada bizim eksikliklerimiz, yetersizliklerimiz varsa ki vardır mutlaka eleştiri ve özeleştiri sürecinde değerlendireceğiz.

Soru: 2018 seçimlerine göre 5 vekil kaybınız var, Kürt illerinde de yüzde 10’luk bir kayıp var. Bunu Türk soluna bağlayanlar var. HDP bu seçim stratejisini yeni süreçte gözden geçirecek mi?

Oy kaybımızı bütün veriler netleşince söyleyeceğiz. Yeşil Sol Parti ile aldığımız oy oranı yüzde 9,33 görünüyor. Yurt dışı oyları eklendiğinde 2018 seçimlerine göre düşüş ve kayıp var. Milletvekili sayılarında da bir düşüş var. Ama bu dramatik bir düşüş değil. Meclis’in 3’üncü büyük partisi olmayı sürdürüyoruz. İtirazlarımız var, bu itirazlar nasıl sonuçlanacak onları göreceğiz. YSK’nın bütün verileri açıklandıktan sonra vekil sayımızın artması ihtimali de var ama buna rağmen hedefimizin gerisinde olduğumuz son derece açıktır.

Yani milletvekili sayısı açısından bir hedef belirlemiştik. Bu hedefin gerisinde olduğumuz ortada. Bunun da bütün yönleriyle kurullarımızda tartışılacağını belirtiyoruz. Bu oy kayıplarının belli sebepleri olabilir. Mazeret gibi anlaşılmasını istemeyiz ama seçimlere çok zor şartlarda girdiğimizi de bütün kamuoyu biliyor. Biraz önce de altı çizildi; HDP’ye yönelik kapatma davası seçim sürecini dizayn etmek konusunda önemli bir faktör olmuştur. Yeşil Sol Parti’yle seçimlere girmemizin de belli handikapları yaşanmıştır. Partiyi tanıtmak, halkı oy vermeye yönlendirmek için de kısa bir zamanımız oldu. Bütün bunlar bize yönelik baskılar faktördür. Sistematik ve yoğun psikolojik savaş taktikleridir. Ama bunların hiçbiri bizim için mazeret değildir. Burada bütün sorumluluğumuzu masaya yatıracağız. Nerede eksik kalmışsak hepsini kurumlarımızda ayrıntılı tartışacağız ve her birimiz sorumluluğumuzun gereğini tereddütsüz yerine getireceğiz.

“Seçimleri ikinci tura bıraktı”

Soru: Cumhurbaşkanlığı için Kürdistan’da Kılıçdaroğlu’na yoğun destek görüldü. Bunu nasıl okumak lazım? Kürtlerin desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt illerinden Kılıçdaroğlu’na yüksek destek ve oy çıktığı görülüyor. Bunun en basit açıklaması seçmenlerimizin parti kararına bağlı kaldıklarının görülmesidir. Biz stratejik politik bir karar aldık. Bu kararı da kurullarımızla, yerel birimlerimizle, ittifaklarımızla ve demokrasi çevreleriyle istişare ederek aldık. Aldığımız bu kararın benimsendiği ve hayata geçirildiğini görüyoruz. Metinde belirtildi, ben bir kez da altını çizeyim: Bizim bu kararımız cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda Cumhur İttifakı lehine sonuçlanmamasını sağlayan en önemli unsur olmuştur. Dolayısıyla şu an ikinci tur önümüzdeyse bu seçmenimizin stratejik politik tavrındandır.

Soru: Parlamento seçimlerinde açığa çıkan en kritik sonuçlardan biri de sağ siyasetin güçlü bir şekilde parlamentoda temsil ediliyor olmasıdır? Bu nasıl bir sonuç doğurur?

Esasen ittifaklarımızı böyle bir gelişmeye karşı önemli bir mücadele alanı olarak oluşturmuştuk. Türkiye’deki gidişatın otoriterleşmeyi pekiştirecek şekilde olduğuna dair işaretler mevcuttu. Bizler buna karşı tedbir olarak da en geniş demokrasi ittifakını oluşturmayı hedeflemiştik. Bu bizim kongre kararımızdı. 21 yıldır süren iktidar süreci var. Son 8 yıldır AKP’nin MHP ile yürüttüğü süreç toplumun büyük alanlarında büyük tahribatlar yarattığı gibi, siyasi eğilimlerin şekillenmesinde de büyük etkisi oldu bunun.

Seçimleri Erdoğan birinci turda kaybetmiş, Kılıçdaroğlu ilk turda kazanmış olsaydı bile bu görevler önümüzde duruyor olacaktı. Türkiye’de demokrasiye, özgürlüğe, barışa giden yolu açmak konusunda sorumluluğumuz olduğunu söyledik. Bu bilinç ve sorumlulukla ittifakları oluşturduk. Önümüzdeki dönemde de aynı çizgiyi sürdüreceğiz. Parlamentoda 3’üncü büyük grup olacağız. Bu önemli bir kazanımdır. Bu kazanımı korumuş bulunuyoruz daha fazlasını hedefledik, olmadı. Bütün bu boşlukları da toplumsal mücadele alanlarıyla çok daha yoğun bir şekilde geniş ittifaklar kurarak değerlendirmeyi ve gidermeyi amaçlıyoruz.

Soru: Sonucu en çok merak edilen 10 il vardı. Deprem bölgesinde elde edilen sonuçlar sizi tatmin etti mi? Bir başarısızlık varsa bunu neye bağlıyorsunuz?

Deprem bölgesiyle ilgili verileri ayrıntılı olarak incelemek gerektiği ortada. Seçmenlerin nerede oy kullandığı belli değil. Şehirlerine dönebildiler mi, gittikleri yerlerde mi oy kullandılar belli değil. Burada da elbette siyasi sorumluluk ve değerlendirmeye bir ihtiyaçtır. Deprem bölgesinde bu söylediğim faktörler nasıl gerçekleşmiş olursa olsun, Cumhur İttifakı’nın bu oy oranına ulaşmasının gerçek ve derin sebepleri nelerdir? Bu konuda bizler de elbette bir tartışma yürüteceğiz, daha ayrıntılı incelemeler yapacağız. Verileri bu çerçevede önümüze koyacağız. Bu sadece bizim partimizin değil genel olarak bütün siyasi aktörlerin, demokrasi güçlerinin bir görevi olarak ortada duruyor.

“Eş Genel Başkanlar ve Eş Sözcüler hepimiz bu sorumluluktan pay alırız”

Soru: Sonuçları başarısızlık olarak tanımladınız. Bu durum yönetimde bir değişikliğe neden olur mu?

Elbette bütün bunlar kurullarda tartışılacak, ne gerekiyorsa yapılacak. Bütün bunların devam etmesi için önümüzde bazı belirsizlikler var. Kapatma Davası gibi. HDP Kapatma Davasının nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz. Kongre sürecinin işletilmesi için de bu belirsizliğin ortadan kaldırılması gerekiyor. Kongre öncesi konferans süreçlerimiz var. Çeşitli kurullarımız var, görevlerini yapacaklardır. Burada yönetimin bir sorumluluğu vardır elbette. Partinin seçilmiş organları ve temsilcileri, Eş Genel Başkanlar ve Eş Sözcüler dahil herkes bu süreçten sorumluluktan pay alır. Bütün bunları konferanslarda ve kongre süreçlerinde değerlendireceğiz. Bizim siyasi geleneğimizde sorumluluktan kaçma durumu olmaz. Halka karşı sorumluluğumuz var. Sorumluluğumuz topluma ve tarihe karşıdır. Eğer sorumlulukların gerekleri bütün bu tartışmalar sonucunda belirlenirse de bunların gerekleri yerine getirilir.

Soru: Sinan Oğan’ın ikinci turda belirleyici olacağı görülmeye başladı. Oğan ve ittifakının HDP’ye karşı tutumu da malum. Buna rağmen HDP ikinci turda nasıl bir tutum sergileyecek?

Bütün bunları kurullarımızda tartışacağız. Yarın MYK’mızı topluyoruz, ikinci turda ne gibi dinamikler olduğunu da tartışacağız. Ancak altını çizdiğimiz nokta şudur; biz tarihsel görevimizi demokratik sorumluluk bilinciyle yerine getirme kararımızı sürdürüyoruz. Bu faktörleri tartıştıktan sonra ikinci tura dair çalışma programımızı da tartışıp kamuoyuyla paylaşacağız.

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Seçiminin İkinci Tur Oylaması 28 Mayıs’ta

14 Mayıs Pazar günü yapılan 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) seçimlerinde, cumhurbaşkanı adaylarından hiçbiri yüzde 50+1 oy çoğunluğuna ulaşamadı.

Bu sonuçla 28 Mayıs Pazar günü ikinci tur oylama yapılacak, en yüksek oy alan iki aday yarışacak. Bu oylamada salt çoğunluk aranmayacak.

İkinci turda 18 yaşını dolduran 47 bin 523 seçmen oy kullanma hakkını kazanacak.

Bugünden itibaren seçim takvimi şöyle işleyecek:

15 Mayıs Pazartesi

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde aday ikamesi için belirlenen süre saat 17.00’de sona erecek.

Geçici sonuçların ilanının gecikmesi halinde aday ikamesine ilişkin seçim takvimi buna göre teselsül ettirilecek.

Propaganda dönemi başlayacak.

Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de sona erecek ve ilçe seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

16 Mayıs Salı

İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı il seçim kuruluna yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de son bulacak ve yapılan itirazlar il seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

17 Mayıs Çarşamba

İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı YSK’ya yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek.

İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişikliklerinin SEÇSİS’e işlenmesine başlanacak.

Yurt dışı ilçe seçim kurulunca, varsa saklama ve ulaştırma kurulu, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişiklikleri yapılacak.

18 Mayıs Perşembe

İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak.

19 Mayıs Cuma

YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu ve diğer görevlilerin durumunda değişiklik olması halinde, SEÇSİS’e işlenmesi işlemi tamamlanacak ve yeni görev alanlara ilişkin düzenleme yapılacak.

Ölen seçmenlere ait bilgiler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınarak, sandık seçmen listelerine şerh düşülmesi için gerekli işlemler gerçekleştirilecek.

20 Mayıs Cumartesi

Gümrük kapılarında ve yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

21 Mayıs Pazar

İlçe seçim kurullarınca sandık kurulları başkanlarına, seçim araç ve gereçlerini ihtiva edecek şekilde teslim edilmesi gereken malzeme torbalarının hazırlanmasına başlanılacak.

Cumhurbaşkanı adaylarının radyo ve televizyonda propaganda için başvuruları ve propaganda sırasının belirlenmesi için kuraya katılacak aday veya temsilcisinin ve TRT temsilcisinin YSK’ya bildirilmesi için belirlenen süre sona erecek.

22 Mayıs Pazartesi

Cumhurbaşkanı adaylarının radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için YSK’da kura çekilecek.

24 Mayıs Çarşamba

Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.

Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak.

İlçe seçim kurullarınca sandık kurulları başkanlarına, çoğaltılması sonlandırılan sandık seçmen listeleri dahil seçim araç ve gereçlerini içeren torbaların hazırlanmasına yönelik çalışma tamamlanacak.

26 Mayıs Cuma

Tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listelerinin, Cumhuriyet başsavcılığından istenilen üçüncü liste ile karşılaştırılarak değişikliklerin SEÇSİS’e işlenmesi işlemlerinin bitirilmesi ve çoğaltılmasına başlanılacak.

İl ve ilçe merkezi dışında kalan köy, mahalle ve beldelerde ilçe seçim kurullarınca malzeme torbaları sandık kurulu başkanlıklarına teslim edilecek.

27 Mayıs Cumartesi

Seçim propaganda dönemi saat 18.00’de sona erecek.

Kesinleştirilen tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü seçmen listelerinin çoğaltma işlemi tamamlanacak.

28 Mayıs Pazar

Oy verme günü.

29 Mayıs Pazartesi

Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek.

Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek ve yapılan itirazlar ilçe seçim kurullarınca en geç 23.59’a kadar karara bağlanacak.

30 Mayıs Salı

İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı, il seçim kurullarına yapılacak itiraz süreci saat 17.00’de sona erecek ve en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

31 Mayıs Çarşamba

İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı, YSK’ye yapılacak itiraz süresi sona erecek.

1 Haziran Perşembe

İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak.

YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

Paylaşın