14 Mayıs Seçimleri: Sandıklar Kapandı

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri için oy verme işlemi, saat 17.00’de sandıkların kapanmasıyla sona erdi. Saat 18:00’e kadar seçim sonuçlarına ilişkin tahmin ve yorum yapılması yasak.

Haber Merkezi / Saat 18:00-21:00 arasında sadece YSK’nın seçime ilişkin açıklamaları yayımlanabilecek. 21:00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak, YSK bu saati daha erkene alabilecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, seçimlerde oy verme işleminin sona ermesinin ardından açıklama yaptı:

“14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanı seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri sonuçlanmıştır. Kurulumuza şu ana kadar yansıyan olumsuz bir durum söz konusu olmamıştır. Yurt genelinde oy verme işlemleri esnasında bir parti müşahidi ile 2 vatandaşımızın kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği öğrenilmiştir.”

Erdoğan: Sandıklara sahip çıkma vakti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sandıkların kapanmasının ardından Twitter hesabından açıklama yaptı. Erdoğan, “Değerli dava ve yol arkadaşlarım…

Oy verme işlemi ülkemiz genelinde, hamdolsun, demokrasimize yakışır bir şekilde tamamlandı. Şimdi, her zaman olduğu gibi sandıklara sıkı sıkıya sahip çıkma vakti. Sonuçlar kesinleşinceye kadar milletimizin iradesini korumaya devam!..” dedi.

Mithat Sancar’dan oyları koruma çağrısı

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, vatandaşlara sandıkları ve oyları koruma çağrısı yaptı. Sancar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Değerli arkadaşlar, demokratik dönüşüm ve kalıcı barış için çıktığımız bu yolda son bir işimiz kaldı.

Bu saat itibariyle sandıkları ve oyları koruyor, ıslak imzalı tutanaklara ve oy torbalarına sahip çıkıyoruz. Mutlaka kazanacağız! Birlikte Değiştireceğiz!” ifadelerini kullandı.

Kaftancıoğlu: Vatandaşları, oylarına sahip çıkmaları için oy verdikleri okullara davet ediyoruz

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, sandıkların Türkiye genelinde kapanmasına kısa süre kala gazetecilere kısa bir açıklamada yaptı.

İstanbul’da rekor bir katılım beklediklerini söyleyen Kaftancıoğlu, il genelinde %90’ın üzerinde oy kullanıldığını tahmin ettiklerini belirtti.

İstanbul’da seçim güvenliğine dair bazı münferit olayların yaşandığını, bunların bildirildiğini ve gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Kaftancıoğlu, ilde genel olarak oy verme sürecinin sorunsuz geçtiğini belirtti.

Kaftancıoğlu, “Vatandaşlarımızı oylarına sahip çıkmaları için oy verdikleri okullara davet ediyoruz” diye konuştu.

Demirtaş: Oylara sahip çıkma zamanı

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Şimdi oylara sahip çıkma zamanı” mesajını paylaştı.

Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çok uzun zamanların emeğini ve kararlılığını sandığa attınız. Hepinizi tebrik ediyorum. Şimdi oylara sahip çıkma zamanı” ifadesini kullandı.

YSK’dan ‘mühür lekesi’ kararı

Bazı sandıklarda cumhurbaşkanı oy pusulalarının ön yüzünde, arkaya vurulan mührün mürekkebinin yer aldığı yönünde şikayetler, parti temsilcileri tarafından Yüksek Seçim Kurulu’ya (YSK) bildirildi. Başvuruları inceleyen YSK, tüm sandık kurulu başkanlarına mesaj gönderdi.

Mesajda, “Kurulumuza intikal ettirilen verilerden bazı sandıklarda cumhurbaşkanı pusulasının ön yüzüne sandık kurulu mührü vurulduğu, ayrıca bazı pusulaların arkası mühürlenirken bu mührün mürekkep lekesi nedeniyle pusulanın önünde de görüldüğü anlaşılmıştır. Söz konusu pusulalar hakkında oy sayım ve döküm esnasında 298 sayılı Kanun’un 98 ve 101’inci uyarınca işlem yapılması gerekmektedir” denildi.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Liderler Oylarını Kullandı

Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem Milletvekili genel seçiminde oy verme işlemi saat 17.00’de sona erecek. Seçimler için 81 ilde, 1094 ilçe seçim kurulunda 191 bin 910 sandık kuruldu.

Seçmen sayısı 60 milyon 697 bin 845. Yurt içinde ilk kez oy kullanma hakkına sahip seçmen sayısı ise 4 milyon 904 bin 672. Seçimde cumhurbaşkanı oy pusulasındaki aday sayısı 4, parti sayısı 24, bağımsız milletvekili adayı sayısı ise 151.

Gümrüklerde oy verme işlemleri de aynı saatte bitecek. Saat 18.00’e kadar seçim sonuçlarına ilişkin tahmin ve yorum yapılması yasak.

Saat 18:00-21:00 arasında sadece Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçime ilişkin açıklamaları yayımlanabilecek. 21.00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak, YSK bu saati daha erkene alabilecek.

Cumhurbaşkanı adaylarından Muharrem İnce, adaylıkan çekildiğini açıkladı ancak pusulaların basımı ve dağıtımı tamamlandığı için İnce’nin adı pusulada yer almaya devam ediyor.

Erdoğan, sonuçları İstanbul’da takip edecek

Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu eşi Emine Erdoğan ile birlikte gittiği Üsküdar Kısıklı’daki Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullandı. Erdoğan, “Bütün seçmenlerimizin şöyle hiç endişeye kapılmadan akşam saat 17.00’ye kadar oylarını kullanmaları, Türk demokrasisinin gücünü göstermesi bakımından çok çok önemli” dedi.

Erdoğan, seçimlerin gidişatına dair İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan bilgi aldığını da söyledi ve “Aldığım bilgilere göre olaysız, herhangi bir sıkıntı yaşanmadan şu ana kadar süreç devam etti, devam ediyor. En önemlisi deprem bölgesindeki oyların kullanımıydı. Deprem bölgesinde de vatandaşlarımız büyük bir şevkle, aşkla oylarını kullanıyorlar. Oralarda da şu an itibarıyla herhangi bir sıkıntı yok. Temennim odur ki, akşam sayımlardan sonra ülkemiz, milletimiz için, Türk demokrasisi için hayırlısıyla bir geleceği Rabbimden niyaz ediyoruz” dedi. Erdoğan, sonuçları İstanbul’da takip edeceğini´de sözlerine ekledi.

MHP lideri Bahçeli Ankara’da oy verdi

Cumhur İttifakı’nda yer alan MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli, oyunu Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Anıttepe Ortaokulu’nda verdi. Seçim lokali çıkışında yaptığı konuşmada, “Türk siyasi hayatında önemli bir seçim. Bu seçime yüksek bir katılım olduğu görülmekte. İnşallah milletimize hayırlı uğurlu olsun. Bütün siyasi partilerimize başarılar diliyorum” dedi. Bahçeli, seçim sonuçlarını partiden takip edeceğini belirtti.

Kılıçdaroğlu: Bu ülkeye baharlar gelecek

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oyunu Ankara’da kullandı. Kılıçdaroğlu oy vermeye eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile gitti ve çift Ankara Çukurambar’daki Arjantin İlkokulu’nda oylarını verdi.

Kılıçdaroğlu çiftine, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı Mansur Yavaş ile Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de eşlik etti. Kılıçdaroğlu, okulun bahçesinde vatandaşlarla sohbet ettikten sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Hepimiz demokrasiyi çok özlemişiz. Hepimiz kucaklaşmayı çok özlemişiz. Hepimiz birlikte olmayı çok özlemişiz. Bundan sonra göreceksiniz, bu ülkeye baharlar gelecek. Bundan sonra da hep devam edecek” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı Ekrem Imamoğlu ise oyunu Beylikdüzü’nde bulunan Emin Yükseloğlu Kız Anadolu İmamhatip Lisesi’ne eşi Dilek İmamoğlu ve çocuklarıyla gelerek verdi. Basın mensuplarına açıklama da yapan İmamoğlu, “2023 yılında Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ve 2’nci yüzyılın başlangıcında hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz için” dedi.

Anneler Gününü de kutlayan İmamoğlu, “Özellikle anneler için hayırlı uğurlu olsun. Memleketimizin huzura, barışa, kardeşliğe, birbirine güzel ve iyi bakmaya, insanların birbirini anlamaya, dinlemeye çok ihtiyacı var” dedi ve seçmin sonuçlarını Ankara’da takip etmek üzere başkente yola çıkacağını da belirtti.

İYİ Parti Lideri Akşener: Milletin vereceği karar bizlerin başı üzerinedir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise oyunu Üsküdar Beylerbeyi’ndeki Hacı Sabancı Anadolu Lisesi’nde verdi. Burada açıklama da yapan Akşener, “Aziz milletin vereceği karar bizlerin başı üzerinedir. Başımızın üstündedir. İnşallah her şey güzel ve iyi olacak” dedi. Akşener oyunu sandığa atarken, “Hayırlı uğurlu olsun. Allah gençlere, ülkemize hayırlı etsin” dedi.

Akşener, ititfak olarak yürüttükleri kampanyaya da dikkat çekti ve “Özellikle Millet İttifakı olarak uyumlu, birbirine yol veren, birbiriyle dostluk içerisinde. Birimiz bir şehirdeyse diğer arkadaşımız bir başka şehirde çalıştık. Ve iddia ediyorum en fazla seçmene ulaşan bir organizasyonun içinde yer aldık. Arkadaşlarımıza sordum 45 yerde miting yapmışım, 54 noktada da program yapmışım. 66 noktada sayın İmamoğlu, sayın Mansur Yavaş aynı şekilde sayın Kılıçdaroğlu aynı şekilde yani hepimiz çalıştık ve çok fazla insana ulaşıp dertlerimizi anlatmaya çalıştık. Bu seçimde Millet İttifakı’nın bileşenleri olarak yapmaya çalıştığımız şey; bizim, seçmenin derdini dinleyip onlardan aldığımız bilgiler ışığında çözümler üretmek, projeler üretmek. Seçmen velinimettir” dedi.

Akşener de seçimi Ankara’da takip edeceğini belirtti ve bugün Anneler Günü olmasına da işaret ederek önce bütün kadınların günü kutladı, sonra da “Bir anneler günü hediyesi de isterim” diyerek okuldan ayrıldı.

HDP Eş Genel Başkanları Sancar ve Buldan da oylarını verdi

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar oyunu Ankara’da kullandı. Sancar, “Türkiye tarihinin en önemli seçimlerini yaşıyoruz bugün. Önümüzdeki dönem gerçekten çok önemli bir başlangıç olacak. Oyumuzu demokratik dönüşüm ve barış için kullandık. Bu seçimlerden çıkacak sonuçların Türkiye’yi yeni bir başlangıca götüreceğine inanıyoruz. Bütün yurttaşlarımızın demokratik sorumluluk bilinciyle hareket edeceğine inanıyorum. Demokratik sorumluluğun en önemli gereği de oyunu kullanmaktır, halkın iradesini sandığa yansıtmaktır” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise oyunu Van’da kullandı. Yeşil Sol Partisi’nden Van 1’inci sıra milletvekili adayı olan HDP Eş Genel Başkanı, seçimin barış ve kardeşliğe vesile olması dileğinde bulunarak, şöyle konuştu: “Umut ediyor ve diliyorum ki; kullanılan bütün oylarımız bu ülkenin huzuruna, refahına, sevgisine, barışına, adaletine, demokrasisine vesile olur. Bu ülke uzun bir süredir aslında çok büyük haksızlıkların ve hukuksuzlukların yaşandığı bir ülke haline geldi. Ancak, bugün yapılan seçimlerle birlikte bir değişim ve dönüşümün artık kaçınılmaz olduğunu hepimiz bekliyoruz. Bütün Türkiye halkları bekliyor, 82 milyon insanın umudu var bugünkü seçimlerden” dedi. “Mutlaka kazanacağımıza yürekten inanıyorum“ diye de vurgulayan Buldan da Ankara’ya geçeceğini ve seçimlerin sonuçlarını HDP Genel Merkezi’nde partili arkadaşlarıyla birlikte takip edeceğini belirtti.

DP Lideri Uysal: 14 Mayıs milletimizin derinden nefes almasına vesile olacaktır

Millet İttifakı bileşeni Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal oyunu Afyonkarahisar’da kullandı. DP Genel Başkanı Uysal, akabinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “14 Mayıs 1950’nin yıl dönümünde 14 Mayıs 2023 tarihi de milletimizin derinden bir nefes almasına vesile olacaktır. Türk demokrasisinin en önemli sermayesi kavgasız, dövüşsüz iktidarları değiştirebilme kabiliyetidir, seçimi icra edebilme kabiliyetidir. Bugün bunu gerçekleştiriyoruz. Güzel bir havada artık baharın sonu yazın başlangıcı, milletimizin de bu manada havaya, toprağa, suya cemreler düştüğü gibi her 1 oy sandığa cemre olarak düşecektir. Milletimizin olduğu kadar kadim coğrafyanın, insanlığın da tarihinde önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyorum” diye konuştu.

DEVA lideri Babacan: Bugün bayramımız

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, eşi Ülkü Zeynep Babacan ile ile birlikte Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Türkiye Emlak Bankası Ortaokulu’nda oyunu verdi.

Seçimlere katılımın yoğun olduğunu öğrendiğini söyleyen Ali Babacan, “Bugün burada mahallemizin muhtarı ile karşılaştık. Hiçbir seçimde erken saatlerde bu kadar sıranın oluşmadığını söyledi. Sabah 08.00’den bu yana yoğun katılım olduğunu söyledi, okul görevlileri de teyit etti. Tabii seçimler demokrasinin bayramıdır. Bugün bayramımız. Milli iradenin tecelli ettiği, halkımızın egemenliğini açıkça ilan ettiği bir gün. Demokrasi, seçimden seçime işleyen bir mekanizma da değil; iki seçim arasında istişare ile sürekli çalışması gereken bir yönetim sistemi” dedi.

Seçimlerin basın özgürlüğü ile birlikte anlamlı olduğunu da vurgulayan Babacan, “Demokrasi, vatandaşlarımızın haberlere özgürce erişebilmesi ile anlamlı. Doğru bilgi sonucunda oluşacak milli iradeden kıymetli bir şey yok. Bu seçimlerin ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu seçimlerin aynı zamanda bütün dünyada demokrasi özlemi çeken herkes için hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum” diye konuştu.

DEVA lideri seçimleri önce partili arkadaşlarıyla, saat 21.00 itibarı ile de Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Merkezi’nde izleyeceğini aktardı.

TİP Lideri Erkan Baş da oyunu İstanbul’da kullandı

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, oyunu İstanbul’da Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kullandı. Öğlen saatlerinde oyunu verecegi seçim lokaline eşi Gülçin Baş ile gelen Erkan Baş oyunu Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 1094 numaralı sandıkta kullandıktan sonra sandık görevlilerie teşekkür edip ayrıldı.

Sinan Oğan: Lütfen, herkes oy kullansın

ATA İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan ise oyunu Ankara’da kullandı. Oğan, eşi Gökçen Oğan ile geldiği Çankaya ilçesindeki Kocatepe Mimar Kemal Anadolu Lisesi’nde oyunu verdikten sonra basın mensuplarına açıklama yaptı.

Oğan, heyecanlı olduğunu belirterek “Memleketimize, milletimize hayırlı olsun diliyorum. Buradan bütün vatandaşlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen, herkes oy kullansın. Sükunetle, suhuletle bu seçimi bir bayram havasında geçirelim” dedi.

MP Lideri İnce: Haysiyetimle oynadılar

Cumhurbaşkanı adaylığından çekilen Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ve eşi Ülkü İnce, oyunu Ankara’nın Çankaya ilçesi Yaşamkent Şener Çakmak Anadolu Lisesi’nde kullandı.

İnce, akabinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kendisi hakkında sosyal medyada ortaya atılan iddiaların iftira ve montaj olduğunu tekrarlayarak, “Almışlar porno sitesinden, benim kafamı yapıştırmışlar. Emniyet Genel Müdürlüğü bunu açıkladı; ‘Bunlar sahte’ dedi. Ortada bir terör var. FETÖ var, PKK var, 50 gündür terör örgütlerinin saldırısı altındayım. Bunu görmüyor musunuz?” diye isyan etti.

İnce, haysiyeti ile oynandığını da belirterek, kendine yönelik saldırı ve karalama olayıyla bağlantılı olarak 17 kişinin gözaltında olduğunu aktardı. “Kendimi, onurumu, şerefimi, Türk devletine emanet ettim” diye konuşan İnce okuldan çıktığı sırada Memleket Partili bir grup ile karşıt görüşlü bir grup arasında tartışma yaşandığı, polislerin araya girmesiyle gerginliğin büyümeden önlendiği bildirildi.

HÜDA PAR lideri Yapıcıoğlu: Gergin bir seçim süreci geçirdik

Cumhur İttifakı destekçisi HÜDA PAR Genel Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili adayı Zekeriya Yapıcıoğlu da oyunu İstanbul’da Başakşehir’deki Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda kullandı.

Oyunu vermesinin ardından konuşan Yapıcıoğlu “Malum biraz gergin bir seçim süreci geçirdik. Özellikle kullanılan dilden çok şikayet ettik. Çok sert bir üslup vardı. Şükür ki o sert üslup tabana, seçmene çok yansımadı. İnşallah bu saatten sonra da yansımaz. Neticede sandıktan ne çıkarsa çıksın herkesin bunu olgunlukla karşılaması gerekir. Sonuçlar milletimizin huzuruna, refahına, birliğine ülkemizin inşallah tam bağımsız bir yol için en hayırlı sonuç neyse o sandıktan çıkacaktır” dedi.

Paylaşın

ABD Dışişleri Bakanlığı: Washington Seçimde Taraf Tutmuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biden Erdoğan’ı devirin emri verdi” sözleriyle ilgili açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında, Washington’ın seçimleri yakından izlediği ve taraf tutmadığı belirtildi.

Türkiye’nin uzun süredir Amerika’nın müttefiki olduğunu ve Washington’ın da seçimleri yakından takip ettiğini belirten bir Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Amerika’nın seçimlerde taraf tutmadığını vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Bizim tek ilgimiz demokrasi süreci ki bu süreç özgür ve adil olmalı. Türk yetkililerin seçimi demokratik gelenekleri ve kanunları çerçevesinde ele alacaklarına güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumurbaşkanı Erdoğan, Cumartesi günü İstanbul’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Biden, ‘Erdoğan’ı devirin’ emrini verdi, bunu biliyorum. Bütün halkım bunu biliyor. Eğer durum buysa sandıklar yarın Biden’a da bir karşılık verecek” demişti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin demokratik kurumları olduğuna dikkati çekmiş ve ülkenin geleceğine Türk halkının karar vereceğini söylemişti.

Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’de takdir ettikleri bir demokrasi geleneği olduğunu ve ülkenin demokratik kurumlara sahip olduğunu vurgulamıştı.

İçişleri Bakanı ve AK Parti’nin milletvekili adayı Süleyman Soylu da bir süre önce ABD’nin seçimlere müdahale ettiğini iddia etmiş ve daha önceki bir açıklamasında 14 Mayıs seçimlerini Batı’nın darbe girişimi olarak nitelemişti.

Paylaşın

HDP’li Mithat Sancar: Yarın Erdoğan’ı Gönderiyoruz

Yeşil Sol Parti Diyarbakır final mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Direnerek geldik, direne direne kazandık. Şimdi bu direnişi inşa ile bütünleştireceğiz, direnişin üzerine yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Demokratik Cumhuriyeti inşa edeceğiz. Bu direnişin üstüne aynı zamanda Kürt sorununa demokratik çözümü inşa edeceğiz. Bu ülkeye büyük barışı birlikte getireceğiz. Hem bu ülkeye hem de Ortadoğu’ya” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kürt sorunu demokratik bir şekilde çözülürse bu ülkeye ve Ortadoğu’ya barış gelir. Bunun için bizleri, Yeşil Sol Parti’yi en güçlü şekilde Meclis’e göndereceksiniz. Bizler yeni yaşamın inşasında motor güç olacağız, belirleyici aktör olacağız. Demokratik inşayı bizler yapacağız. Barışın da hem kurucusu hem de güvencesi olacağız. Onun için Yeşil Sol’un ağacının altında buluşuyoruz. Türkiye’de barış, kardeşlik, demokrasi ve özgürlük isteyen herkes nereye gidiyor? Nereye vuruyoruz mührü? Yeşil Sol’un ağacının altına. Evet, o ağacın kökleri buradadır, dalları bütün Türkiye’ye yayılmıştır, yaprakları barış ve demokrasi içindir.”

Sancar, konuşmasının devamında, “Yarın bu ağacın altına mührü basıyoruz ve en güçlü temsiliyetle Yeşil Sol’u Meclis’e gönderiyoruz. Bunu yaparken en başta Erdoğan’ı gönderiyoruz, tek adam rejimine son veriyoruz. Türkiye’ye aydınlığın yolunu bizler açıyoruz. Bizler bu yolda en güçlü şekilde yürüyeceğiz. Onun için desteğinize ihtiyacımız var. Onun için Meclis’e en güçlü şekilde girmeye ihtiyacımız var. Biziz asıl olan, kurucu olan. Barış, demokrasi, özgürlük için de güvence olan biziz. Yarın sandığa gidiyor, 15 Mayıs’ta aydınlığa uyanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeşil Sol Parti, Diyarbakır final mitingini Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç, PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Partiya Azadî Genel Başkanı Ayetullah Aşıtî, ESP, KKP, DDKD temsilcileri ve Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarının katılımıyla gerçekleştirdi.

Mitingde konuşan Sancar, şunları söyledi:

“Merhaba warê berxwedanê, merhaba ji we re, merhaba dayikên dilovan, ciwanên têkoşer merhaba ji we re. Merhaba Amed. Biz sizinle gurur duyuyoruz. Biz Amed ile sevdalıyız. Bu sevdaya ilişkin çok söz söylenebilir. Ama biraz önce İbrahim yoldaşın okuduğu şiirin başlığı ile anlatayım. “Ey Amed, bir inancın yüceliğinde sevdim seni. Bir kavganın güzelliğinde sevdim. Bin kez budadılar körpe dallarımızı, yine çiçekteyiz yine meyvedeyiz”. İşte Amed budur.

Bin kez budasalar da Amed meyveye, çiçeğe durur; ölümleri, korkuları aşar, yeni yaşamları inşa eder. Onun için size sevdalıyız Amed. Biz sizinle gurur duyuyoruz, sizinle varız. Amed hun her hebin her bijî. Amed kararını vermiş, Amed hazır, Amed bu ülkede değişimin öncülüğünü yapmaya çoktan hazır. Yarın bunu sandıklarda gösterecek Amed.

Sizler kararınızı verdiniz elbette. Siyasi rehine olarak tutulan bütün yoldaşlarımız; bugün selamını burada dinlediğiniz Selahattin Demirtaş, Selçuk Mızraklı, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak ve adlarını sayamadığım yüzlerce, binlerce yoldaşımız sizlerin oyları ve iradesiyle, sizlerin mücadelesiyle elbette özgürlüğe kavuşacaklar. Özgür günlerde burada el ele hep birlikte halay çekeceğiz, birlikte özgürlük şarkılarını söyleyeceğiz.

Erdoğan geçen gün “Sevgili Kürt kardeşlerim sizler samimi gayretlerimizin en yakın şahitlerisiniz” diyor. Evet, Kürt halkı yaptıklarınızın her birini çok iyi biliyor. Yaptıklarınızın şahididir, hiçbirini unutmuyor. Kayyımlar atadınız, Kürt halkının iradesinin üzerine çöktünüz. İrade gaspını unutmuyor Amed, şahittir. Sizin yaptığınız kötülüklerin şahididir Amed. Kumpas davalarını unutmuyor. Yoldaşlarımızı binlerle tutuklayarak cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutmanızı unutmuyor Amed. Şahittir şahit!

Yaptıklarınızın şahididir. Erdoğan ve ortaklarının savaş politikalarının şahididir Amed. Kürt düşmanlığının üzerine kurulan bu ittifakın ülkeyi sürüklediği felaketin şahididir. Evet, Erdoğan ve ortakları Kürt düşmanıdır. Bu ittifak Kürt düşmanlığı üzerine kurulmuştur. Amed bunların şahididir. O yüzden Amed yarın sizlere öyle bir ders verecek ki bir daha asla unutamayacaksınız. Hazır mıyız Amed?  Ne yapacağız? Yarın sandığa gidiyoruz, Amed’in iradesini nasıl ortaya koyduğumuzu gösteriyoruz. 12 vekilin 12’sini de Meclis’e gönderiyoruz.

Kürt halkı oyunu nereye vereceğini biliyor. Kürt halkı, Türkiye halkları, Ortadoğu halkları Amed’in mücadelesiyle, direnişiyle gurur duyuyor asıl. Kürt halkı Erdoğan ve ortaklarının bu savaş koalisyonunun neler yaptığını çok iyi görüyor ve biliyor, onun için oyunu nereye atacağını da çok iyi biliyor. Kürt halkı özgürlüğe, haklara, hukuka atacak oyunu. Haklarını, hukukunu, özgürlüğünü savunacak ve bunu en güçlü şekilde bu savaş, inkar, imha ve talan ittifakına gösterecek.

Biz size layık olmaya çalışıyoruz. Sizlerin on yıllardır biriktirdiği mücadeleyle, buraya getirdiği kazanımlarla biz gurur duyuyoruz. Size borcumuz var. Bizler bu halka borçluyuz. Bu halka özgürlüğü getirme, haklarını kazandırma sorumluluğumuz var. Biz bu borcun altındayız. Asıl biz sizinle gurur duyuyoruz, biz size borçluyuz. Sevgili kardeşlerim, yoldaşlarım bugünkü coşkunuz yarın Türkiye’yi bambaşka bir yere taşıyacak.

Bu coşku Türkiye’nin dört bir yanındaki özgürlük ve eşitlik iradesiyle buluşacak, bütünleşecek ve bu ülkeyi aydınlığa taşıyacak. Yarın 14 Mayıs, ertesi gün 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı. Kürt halkı 15 Mayıs’ı hem seçim zaferi olarak hem de dilinin bayramı olarak kutlayacak. Sizin önünüzde saygıyla ve minnetle eğiliyorum. Var olun, siz sağ olun.

Sevgili Amedliler o şiirin devamını okuyacağım ve sizi daha fazla bu sıcakta tutmayacağız. Yarın hep birlikte o sandıklara gideceğiz. Arkadaşımızı, dostumuzu, komşumuzu mutlaka sandığa götüreceğiz. Oylarımızı kullanacağız, oylarımıza sahip çıkmak için her birimiz sandık görevlisi gibi çalışacağız. İrademizi çaldırmayacağız.

“Saraylar saltanatlar çöker
Kan susar bir gün
Zulüm biter
Menekşeler de açılır üstümüzde
Leylaklar da güler.
Bugünlerden geriye bir yarına gidenler kalır, bir de yarınlar için direnenler…”

Direnerek geldik, direne direne kazandık. Şimdi bu direnişi inşa ile bütünleştireceğiz, direnişin üzerine yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Demokratik Cumhuriyeti inşa edeceğiz. Bu direnişin üstüne aynı zamanda Kürt sorununa demokratik çözümü inşa edeceğiz. Bu ülkeye büyük barışı birlikte getireceğiz. Hem bu ülkeye hem de Ortadoğu’ya. Kürt sorunu demokratik bir şekilde çözülürse bu ülkeye ve Ortadoğu’ya barış gelir. Bunun için bizleri, Yeşil Sol Parti’yi en güçlü şekilde Meclis’e göndereceksiniz.

Bizler yeni yaşamın inşasında motor güç olacağız, belirleyici aktör olacağız. Demokratik inşayı bizler yapacağız. Barışın da hem kurucusu hem de güvencesi olacağız. Onun için Yeşil Sol’un ağacının altında buluşuyoruz. Türkiye’de barış, kardeşlik, demokrasi ve özgürlük isteyen herkes nereye gidiyor? Nereye vuruyoruz mührü? Yeşil Sol’un ağacının altına. Evet, o ağacın kökleri buradadır, dalları bütün Türkiye’ye yayılmıştır, yaprakları barış ve demokrasi içindir.

“Yarın Erdoğan’ı gönderiyoruz”

Yarın bu ağacın altına mührü basıyoruz ve en güçlü temsiliyetle Yeşil Sol’u Meclis’e gönderiyoruz. Bunu yaparken en başta Erdoğan’ı gönderiyoruz, tek adam rejimine son veriyoruz. Türkiye’ye aydınlığın yolunu bizler açıyoruz. Bizler bu yolda en güçlü şekilde yürüyeceğiz. Onun için desteğinize ihtiyacımız var. Onun için Meclis’e en güçlü şekilde girmeye ihtiyacımız var. Biziz asıl olan, kurucu olan. Barış, demokrasi, özgürlük için de güvence olan biziz. Yarın sandığa gidiyor, 15 Mayıs’ta aydınlığa uyanıyoruz. Yolumuz açıktır, rêya me vekirî ye. Serkeftin li vir e, nêzik e. Sibê em ê herin sindoqan. Serkeftin li vir e, serkeftin ji bo me ye. Bimînin di xêr û xweşiyê de.”

Paylaşın

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Uçar: 14 Mayıs Hepimizin Kazandığı Gün Olsun

Yeşil Sol Parti İstanbul’daki final mitingini Yenikapı Meydanı’nda gerçekleştirdi. Mitinge, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, TÖP temsilcisi Nilay Kuş, SMF temsilcisi Barış Kayaoğlu, Sırrı Süreyya Önder ve milletvekili adaylarımızın katıldı.

Haber Merkezi / Mitingde konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Kılıçgün Uçar, “Merhaba sevgili İstanbul bugün çok kudretlisin. Bu kudretle 14 Mayıs’ta hep birlikte kazanmaya geliyoruz. Emeğin, özgürlüğün, sevdanın kenti İstanbul merhaba. Kavganın kenti kavganın güzelliğiyle kazanmanın kenti İstanbul, merhaba. Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in, Hemşin’in, Pomak’ın, kadının, Alevi’nin, Sünni’nin, bütün kadim halkların bütün kadim inançların kenti, selam olsun. 14 Mayıs hepimizin kazandığı gün olsun” dedi ve ekledi:

“Tarihi seçime sayılı saatler kaldı. Zaferimiz tescillemek için tek bir şeye ihtiyacımız var. Sandığa gideceğiz oyumuzu Yeşil Sol Parti’nin ağacına vereceğiz. 24 saat boyunca uyumayacağız. Bu hile ittifakına karşı sandıklarımızı koruyacağız ve 15 Mayıs’ta AKP ve MHP iktidarının olmadığı, bize zulmün reva olmadığı bir Türkiye’yi birlikte var edeceğiz, var mısınız? İstanbul Türkiye’nin kaderini belirleyecek, İstanbul’u bilirim. İstanbul isterse kazanır, isterse kaybettirir. Yaptık, yine yapacağız. Türkiye’nin seçim kaderini İstanbul’dan belirleyeceğiz.”

Konuşmasının devamında, “Kaybedenler korosu, yani tek adam rejimini sözcüleri yeniden Kürt halkına sesleniyor, biz bu iktidarı çok iyi tanıyoruz. Çocuk da olsa kadın da olsa gereğini yapın talimatından tanıyoruz bu iktidarı. Biz bu iktidarı Cemile’nin küçük bedeninin buz dolabında bekletmesinden tanıyoruz. Biz bu iktidarı yolsuzluk şefleri olarak atadıkları kayyımlardan, kaldırıma gömdükleri Kürt çocuklarından tanıyoruz.

Biz bu iktidarı MHP ile kurduğu savaş koalisyonundan tanıyoruz. Bu iktidarı barış önüne set olarak kurduğu tecrit politikalarından tanıyoruz. O yüzden hiçbir Kürt’ün oyu bu iktidara, bu zulme gitmeyecek. Her Kürt’ün oyu kendi mücadelesine, kendi ağacına gidecek. Kürtlerin iradesi, Kürt halkının mücadelesi çok güçlü bir elveda diyecek bu iktidara” ifadelerini kullanan Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece Kürtler değil açlıkla sınadığınız her bir insanın oyuyla gideceksiniz. Evine ekmek götüremeyen insanların ahıyla gideceksiniz. Yaşamak için çalışmak zorunda kalan 5 milyon emekçinin tercihiyle gideceksiniz. Şiddetle, katliamların önünü açtığınız cezasızlık politikalarıyla biat ettirmek istediğiniz kadınların kahkahalarıyla, Jin Jiyan Azadî sloganlarıyla gideceksiniz. Öyle büyük gideceksiniz ki… Değerli arkadaşlar, verdiğimiz her oy bizim mücadelemizi yükseltir. Bu aynı zamanda bir hesap sorma seçimi. 2013 yılında Amed’de Newroz Meydanı’nda, Sayın Abdullah Öcalan’ın gönderdiği barış deklarasyonu, çözüm deklarasyonu sizin alkışlarınızda, sizin iradenizde.

Barış deklarasyonu aklında, yüreğinde, hafızasında değil barışın gerçekleşeceğine inanan bütün halkların hafızasında. Bizler bu seçimde, Dolmabahçe Mutabakatı’nı yok sayan iktidara git diyeceğiz. Biz bu seçimde barış karşısında, tecrit politikasıyla, siyasi kumpaslarla, Kürtlerin, Türklerin demokrasi mücadelesinin önüne koymaya çalışan tek adam rejimine git diyeceğiz. Barışı, demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü hep birlikte inşa edeceğiz. Var mısınız sevgili İstanbul?

“Yeşil Sol Parti ile gümbür gümbür geliyor”

Biz farkın partisiyiz. Diğer siyasi partiler gibi değiliz. Bu partinin her bir yaprağında, sözünde, sizin emeğiniz, direnişiniz, mücadeleniz var. O yüzden bizden korkuyorlar. Bir haftadır seçimi, kendilerini meşru kılan sandığa darbe diyorlar. Sizden korkuyorlar. Onlar darbeci, biz demokrasinin teminatıyız. Demokrasiden korkuyorlar ama korkunun ecele faydası yok. En güçlü demokrasi İstanbul’dan, Yeşil Sol Parti ile gümbür gümbür geliyor. Siz de paşa paşa gideceksiniz. Kızılay Başkanı seçime 2 gün kala istifa etmiş.

Kızılay Başkanı’nın dahil olduğu sistemle bizim sorunumuz var. Kızılay Başkanı’nı aklayarak hiçbir şeyi gizleyemezsiniz. O başkan yargılanacak, bu sistem yargılanacak ve gideceksiniz. Daha yeni Kızılay’ı o kadar rant merkezi yapmışlar ki, iki tane Hizbullah hükümlüsünü ittifak ortaklarıyla yemek için görevlendirmişler. Çadır satan iktidar, cebinde hiçbir şey olmadığı halde depremin ilk günü dayanışmayla deprem bölgesine giden bu halka çoktan yenildi. Sevgili arkadaşlar çoktan yenildi.

Bu seçimin kritik seçim olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu seçimde Yeşil Sol Parti’nin Meclis’te olması demek ne demek? Meclis’te güçlü bir Yeşil Sol Parti, Meclis’te güçlü bir halk temsiliyeti demek. Bugüne kadar bizi yok saydıkları, devletin baş tacı yaptıkları cumhuriyetin demokrasiyle buluşması demektir. Bu cumhuriyet, Türkiye’de yaşayan bütün halkların cumhuriyeti olmadığı sürece yarım bir cumhuriyettir. Bunu tamamlamaya sizlerle birlikte geliyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle ucube bir sistem getirdiler başımıza; tek adam rejimi.

Deprem yardımları için bile o tek adamın ağzından bir cümlenin çıkmasının beklendiği sistem. Bu sistemi birlikte değiştireceğiz. Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamentoyu sokak mücadelemizle, kendimizi Türkiye’nin en güçlü demokrasi adresi yapacağız sizlerle birlikte. Türkiye’de siyaseti kirlettiler. AKP’yle birlikte çözüm ve müzakere gücü olan siyasetin kendisi ranta bulaştı. Siyaset kana bulaştı, yalana bulaştı. Çünkü, bu siyaseti halktan, toplumdan kaçırdılar. Biz demokratik siyaseti inşa ederek siyasetin kendisini esas sahipleriyle buluşturacağız. Bu siyasetin sahipleri sizlersiniz sevgili halkımız.

Demokratik siyasetten çok koruyorlar. Önce Kürdistan’da seçtiğimiz belediyelere kayyım atadılar, belediye başkanlarımızı cezaevine attılar. Tabloyu söyleyelim: İki fotoğraf var. Kayyımların yaptığı yolsuzlukları örtemeyen bir iktidar ile demokratik, halkçı belediyeciliği cezaevinde yıllardır savunan belediye başkanları ve onları destekleyen milyonlarca Kürt var. Bu onlara dert oldu.

Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel Gültan Kışanak, Ayşe Gökkan, Selahattin Demirtaş ve adını sayamadığım yüzlerce arkadaşı tutuklayarak, cezalar vererek demokratik siyaseti, Kürt halkının mücadelesini bitirebileceklerini sandılar. Gelsinler, İstanbul meydanını görsünler. On binlerce demokratik siyaset yürütmeye hazır yol arkadaşımız, mücadele arkadaşımız var. Bu da size dert olsun.

Sevgili halkımız yarın sandığa gidiyoruz, oyumuzu verdiğimiz partimiz bizim mücadelemiz. Her birinde sizin emeğiniz var. Sandığa gidiyoruz, oyumuzu veriyoruz ve sandıklarımıza sahip çıkıyoruz. Darbe diyen, sokağa çıkacağız diyen iktidara çok net bir cevap var burada. Hiçbir hilenin, hiçbir hurdanın işlemeyeceği bir İstanbul iradesi var. 2018-2019 yılında elde ettiğimiz başarıları çoktan büyüttük.

Bu seçim siyasi partiler arasında değil bu seçim Alevilere, Kürtlere, kadınlara, işçilere, gençlere, LGBTİ+’lara zulmeden siyasetin altına imza atan iktidar ile buna karşı direnen, geri adım atmayan halklar arasındadır. Kim kazanacak bu seçimi? Elbette halklar kazanacak. Elbette bizler kazanacağız.

Bir mühürlük siyasi ömürleri kaldı. Yarın her birimizin mührüyle yolculuklarına çıkacaklar. Bizden en uzağa… Kendilerinin dedikleri gibi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle hayata geçirdikleri tek adam rejiminin kendilerini bile kurtaramadıklarını gördüler. Bizlere, halklarımıza tek bir vaatleri yok. Ama kadın düşmanı, çocuk düşmanı tarikatlara verdikleri sözler var. Bu sözlerini tutmak için iktidarı istiyorlar.

Doğamızı talan eden, havamızı suyumuzu kirleten, yerli ve yabancı şirketlere verdikleri sözler var. 5’li Çete’ye verdikleri sözler var. Bu sözlerini tutmak için iktidarda kalmak istiyorlar ama halka verdikleri hiçbir sözleri yok. Ama halkımız bu iktidarı onlardan almaya, söz ve karar sahibi olmaya geliyor. Hem Yeşil Sol Parti’yle hem de olmadığı kadar güçlü bir şekilde.

Sloganımız “Dîsa em”, “Reyna ma”, “Buradayız birlikte değiştireceğiz”. Kadınlarla, gençlerle birlikte değiştireceğiz. Hep birlikte değiştireceğiz, kimsenin şüphesi olmasın. Buradan sesimizi tek adam rejiminin sözcüleri duysun, faşist bir rejim kuranlar duysun. Bizim hikayemiz başlıyor. Her birinizi en içten duygularımla, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Büyük bir mücadele yürüttük. Mücadelenin son aşamasındayız, yolun sonundayız. Mührümüzü Yeşil Sol’a vuralım, bizler kazanalım. Hepimizin yolu açık olsun.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri; NYT: NATO Karargahı Ve Kremlin’de Dikkatle İzleniyor

Uluslararası basın, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine saatler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

New York Times gazetesi, seçimlerin Batı başkentleri, NATO karargahı ve Kremlin’de dikkatle takip edildiğini yazdı. Gazete yarınki seçimlerin sonuçlarının Batı’da bir miktar rahatlamaya, Moskova’da ise endişeye yol açabileceği yorumunu yaptı.

Gazete bugünkü haberinde Batı’nın Türkiye’nin iç siyasetine müdahaleyle suçlanmamak amacıyla resmi olarak seçimlerle ilgili bir tercih ortaya koymama konusunda dikkatli davrandığını; ancak muhalefetin adayının kazandığı bir sonucun Batı’da bir miktar rahatlamaya, Moskova’da ise endişeye yol açabileceğini kaydetti.

Haberde, Rusya’nın Erdoğan yönetimindeki Türkiye için vazgeçilmez bir ticaret ortağı ve zaman zaman da diplomatik bir arabulucu olduğu; Ukrayna’nın işgalinden bu yana bu ilişkinin Kremlin açısından daha da önem kazandığı vurgulandı.

New York Times, “Avrupa Birliği ve Washington’da Erdoğan yönetiminde Türkiye’nin Avrupa değerlerinden ve hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü gibi normlardan uzaklaştığına ilişkin güçlü bir hissiyat var” ifadelerine yer verdi.

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ortaklığın ideolojik bir yakınlıktan çok karşılıklı çıkara dayandığı ve iki ülkenin Kafkaslar ve Ortadoğu’da nüfuz rekabeti içinde olduğu görüşü yer aldı.

Avrupa liderlerinin Erdoğan’ın seçimi kılpayı kaybetmesi ya da ikinci tura gidilmesi halinde Türkiye’de seçim sonrası çalkantıdan endişe duyduğu da belirtilen haberde, bu bağlamda eski İsveç Başbakanı Carl Bildt’in görüşlerine yer verildi.

Seçimleri bir dönüm noktası olarak tanımlayan Bildt, “Bir diğer endişem güçlerin bölündüğü bir sonuç çıkması. Yani Erdoğan liderliğinde güçlü bir cumhurbaşkanlığı ve istikrarsız bir muhalefet koalisyonu tarafından kontrol edilen bir parlamento. Anayasal bir açmaz riski oldukça yüksek” diyor.

WP: “Türkiye’de muhalefet bugün daha güçlü”

Washington Post gazetesi de seçim sürecine ilişkin kapsamlı haberinde bugün Türkiye’de muhalefetin daha güçlü, daha uyumlu ve göz ardı edilemeyecek bir konumda olduğu görüşü dile getirildi.

Gazetenin haberinde seçimlerden önceki son düzlükte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rakiplerini terör gruplarıyla bağlantılı olmakla ve Batılı güçleri de ülkeyi bölmekle suçladığı hatırlatıldı.

Analistlere göre geçmişe kıyasla daha da sert olduğu gözlemlenen bu söylemin, seçimlerin Erdoğan ve iktidar üzerinde hiç olmadığı kadar baskı yarattığının bir işareti olarak yorumlandığı belirtildi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

HDP’li Buldan: Boyun Eğmedik, Diz Çökmedik

Van’da halka seslenen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Ülkede demokrasi kırıntısı bile kalmadı. Bu ülkeye barışı, refahı, huzuru, demokrasiyi getirmek elbette bizlerin elinde. Yarın kullanacağımız oylarla, yaşadıkları her yerde nefes alamayan halklarımıza bir nefes olacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sevgili halkımız, gitmemek için direniyorlar, biliyoruz koltuklarını bırakmak istemiyorlar. Daha çok soymak, daha fazla zengin olmak istiyorlar ama buna artık müsaade etmeyeceğiz. Oylarımızla onları göndereceğiz. Tansu Çiller dün “Erdoğan giderse ülke elden gider” demiş. Yahu sen giderken ülke elden gitti mi? Seninle aynı zihniyeti, aynı anlayışı ve yaklaşımı sergileyen Erdoğan da senin gibi gidecek. Sizler bir geldiniz, bin gittiniz. Biz buradayız, vardık, var olacağız. Birdik bin olduk, bindik milyonlar olduk. Biz bir geliriz, bin oluruz” dedi ve ekledi:

“Tutukladılar, zannettiler ki bizim partimiz devre dışı kalacak. Cezaevlerine koydular, siyasi yasak getirdiler, görevden aldılar, yerlerine kayyım atadılar. Ne oldu? Buraları terk etmedik ve onlara boyun eğmedik, diz çökmedik. Biz boyun eğmeyenleriz, biat etmeyenleriz, diz çökmeyenleriz. Yüzyıllardır bu topraklarda vardık, var olacağız. Bu ülkeye onurlu barışı da biz getireceğiz.”

Yeşil Sol Parti, Van’da final mitingi gerçekleştirdi. Mitinge Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, PİA adına Ahmet Kaya PSK adına Mesut Tek ve çok sayıda kişi katıldı.

Mitingde birer konuşma yapan Buldan şunları söyledi:

Merhaba ji we re gelê Wanê yê hêja û birûmet. Hûn hemû bi xêr hatin, ser çava hatin. Merhaba sevgili Van halkı. Merhaba sevgili Vanlı kadınlar, gençler. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün Van çok güzel. İyi ki buradasınız, varsınız. Konuşmama bu halkın iradesi olan ama bugün cezaevinde rehin tutulan Bekir Kaya’ya, Yadişan Karabul’a ve cezaevlerinde rehin tutulan Selahattin’e,  Figen’e, Gültan’a, Ayla’ya, Sebahat’a sevgi ve selamlarımı göndererek başlıyorum. İnanıyorum ki Van halkının iradesi olan Bedia Gökçe Ertan ve Mustafa Avcı arkadaşlarımız yarından itibaren kendi görevlerine dönecekler.

Yarın güzel bir gün olacak, yarın tarih bir kez daha yazılacak. Yarın Van’ın tarihini de Türkiye’nin tarihini de sizler yazacaksınız, bizler yazacağız. Yarın siyasetin cemresi siyasete düşecek. Yarın bir kez daha buradayız diyeceğiz, irademize sahip çıkacağız. Oylarımızı kullanıp Yeşil Sol’u Türkiye’nin birinci partisi yapacağız. Çünkü bugün burada bunu görüyorum. Van halkı kararlı, Van halkı kararını vermiş, Vanlı kadınlar ve gençler kararını vermiş. Halkımız bu iradeye sahip çıkacak. Bu zulmü, bu şiddeti, bu inkarı bir kez daha geri gönderecek, iradesine sahip çıkacak.

Şimdi biz meydan meydan gezdik, Türkiye’nin bütün meydanlarını dolaştık. Bugün Van’da sizlerle birlikteyiz. Her yerde söz kurduk, her yerden mesajımızı verdik. Ama artık yarın söz sizde, mühür sizin elinizde. Mührünüzü Yeşil Sol’a öyle bir vurun ki Erdoğan 50+1’i artık rüyasında bile görmesin. Yeşil Sol’un altına mührünüzü öyle bir vurun ki talancılar, kayyımcılar, ülkeyi soyanlar gitsin. Bu ülkeye, halkımıza, halklarımıza açlığı, sefaleti, yoksulluğu, şiddeti, inkarı ve baskıyı reva görenler artık gitsinler.

Arkalarına bile bakmadan gitsinler. Tıpış tıpış gitsinler ve bir daha Van’a da gelemesinler. Onları göndereceğinizden eminiz. Kürt düşmanlarını göndereceğinizden eminiz. Kadın katliamlarına göz yumanları göndereceğinizden eminiz. Gençlerimizin hayallerini çalanları göndereceğinizden eminiz. Mührünüzü Yeşil Sol’a öyle bir vurun ki ülkeye demokrasi, barış, adalet, huzur gelsin.

“Sizler bir geldiniz, bin gittiniz; bizler birdik, milyonlar olduk”

Ülkede demokrasi kırıntısı bile kalmadı. Bu ülkeye barışı, refahı, huzuru, demokrasiyi getirmek elbette bizlerin elinde. Yarın kullanacağımız oylarla, yaşadıkları her yerde nefes alamayan halklarımıza bir nefes olacağız. Sevgili halkımız, gitmemek için direniyorlar, biliyoruz koltuklarını bırakmak istemiyorlar. Daha çok soymak, daha fazla zengin olmak istiyorlar ama buna artık müsaade etmeyeceğiz. Oylarımızla onları göndereceğiz. Tansu Çiller dün “Erdoğan giderse ülke elden gider” demiş. Yahu sen giderken ülke elden gitti mi? Seninle aynı zihniyeti, aynı anlayışı ve yaklaşımı sergileyen Erdoğan da senin gibi gidecek.

Sizler bir geldiniz, bin gittiniz. Biz buradayız, vardık, var olacağız. Birdik bin olduk, bindik milyonlar olduk. Biz bir geliriz, bin oluruz. Tutukladılar, zannettiler ki bizim partimiz devre dışı kalacak. Cezaevlerine koydular, siyasi yasak getirdiler, görevden aldılar, yerlerine kayyım atadılar. Ne oldu? Buraları terk etmedik ve onlara boyun eğmedik, diz çökmedik. Biz boyun eğmeyenleriz, biat etmeyenleriz, diz çökmeyenleriz. Yüzyıllardır bu topraklarda vardık, var olacağız. Bu ülkeye onurlu barışı da biz getireceğiz.

Şimdi bir itirafçı var, bu ülkenin İşçileri Bakanı. Diyor ki “Ben istedim bir göz, Erdoğan istedi iki göz. Bana dedi ki HDP’li belediyelerden rahatsızım. Ben de onları görevden aldım”. Bunun adı organize darbedir. Çünkü kafaları sadece ve sadece darbelere çalışır. Yarınki seçimleri darbe olarak nitelendirenler, yarın demokrasiyle karşılaşacaklar, bu ülkenin gerçek baharıyla karşılaşacaklar.

Şimdi Kürtlerin oylarını almak için Kürtlere bir kez daha göz kırpmaya başladılar. Erdoğan Batman’daki konuşmasında “Hiç kimse Kürt kardeşlerimi tehdit edemez” dedi. En büyük tehdit sizsiniz, siz! Bu ülkede Kürtlere en büyük tehdit AKP-MHP ortaklığıdır. Evet, hiç kimse bizi tehdit edemez, hiç kimse bize diz çöktüremez, bize boyun eğdiremez. Bunu bileceksiniz, bunu öğreneceksiniz ve Kürt halkının iradesiyle bir kez daha sandıkta karşılaşacaksınız. Sizleri gönderen yine Kürtler, kadınlar ve gençler olacak.

Sevgili Vanlılar, yarın önemli bir gün. Hepimizin kaderinin değişeceği bir gün. Kürtlerin de Türklerin de kaderi değişecek. Kadınların, gençlerin kaderi değişecek. Bu ülkede ezilenlerin, yok sayılanların, inkar edilenlerin kaderi değişecek. İşçinin ve çiftçinin kaderi değişecek, esnafın kaderi değişecek. O yüzden yarın sandık başında oy pusulasını aldığınızda gözünüz sadece ve sadece ağaçta olsun, Yeşil Sol’un altında olsun.

Mührünüzü sadece ve sadece Yeşil Sol’a vurun. Yeşil Sol’u büyük bir güçle, önemli bir temsiliyetle parlamentoya göndermek için mutlaka tercih edin. İkinci bir oy daha kullanacaksınız. Saray’da oturan Erdoğan’ı indirmek için oyunuzu kullanacaksınız. Yani faşizmi geriletmek için kullanacaksınız. O yüzden diyoruz ki bir oy Yeşil Sol’a, bir oy faşizmi geriletmeye.

Biz Van’da 8-0 yapacağız. Siz yarın Van’da Erdoğan’a “Van Minüt” diyeceksiniz. Onlar gidecekler ve bir daha gelmeyecekler. Sıfırlana sıfırlana gidecekler.  Tekleye tekleye gidecekler ve biz Yeşil Sol ile birlikte milyonlar olarak geleceğiz. Sizin hakkınız için, sizin sözünüz için, sizler için parlamentoya gideceğiz.

Değişim ve dönüşümü mutlaka gerçekleştireceğiz. Bugün buradan dağılırken de yarın oy kullanırken de hiçbir provokasyona gelmeyin. Biz hiçbir provokasyona sebebiyet vermeyeceğiz. Sizlere güveniyoruz, Van halkına güveniyoruz, mutlaka kazanacağımıza yürekten inanıyoruz. Hepimizin yolu açık olsun. An serkeftin, an serkeftin, an azadî an azadî. Hûn her hebin her bijîn. Bi xatirê we.”

Paylaşın

Erdoğan: Ülkemizi Böldürtmeyeceğiz

İstanbul Sancaktepe’de halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul Sancaktepe mitinginde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Biz Sancaktepe’yi çok seviyoruz. Rakamı istedim, sordum. Gelen rakam şu, 50 bin. Demek ki Sancaktepe gümbür gümbür yarına yürüyor. Bay bay Kemal buralara geldi mi? Gelmedi. Herhalde bu saatten sonra da geleceği yok.

Yarın Anneler Günü. Belediye başkanınızın bir hanımefendi oluşundan dedik ki buraya gelelim. Cennet annelerin ayakları altındadır. Onun için annelerin kıymetini çok iyi bileceğiz. Anneler siz de yarın kaleyi içeriden fethedeceksiniz. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ebediyete intikal eden tüm annelere rahmet diliyorum.

Bay bay Kemal Diyarbakır Annelerini kaç kere ziyaret ettin? Onların yavrularını dağa kaçıranlarla utanmadan seçime gidiyorsun. Bay Bay Kemal’in yanında kimler var? Kandil, Kandil’in parlamentodaki uzantıları var. Gönül coğrafyamızdaki tüm anneleri selamlıyorum.

Gençler size bir nasihatim var. Bay bay Kemal de vasiyette bulunuyor ama benim nasihatim başka. Annenizin ayaklarının altını öpmeyi ihmal etmeyin. Orada başka koku var, cennetin kokusu var. Daha güçlü olursunuz. Biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. CHP ne diyor LGBT, İYİ Parti LGBT. Peki LGBT AK Parti’nin, MHP’nin Cumhur İttifakı’na yaklaşır mı?

Rabbim hiçbir annemizin yüreğine ateş düşürmesin diye dua ediyorum. Türkiye olarak çok stratejik bölgede yer alıyoruz. Enerji kaynaklarının geçiş güzergahındayız. Bizi bu vatanlardan söküp atmak istediler. Çanakkale’de kınalı kuzuları toprağa verme pahasına buna dur dedik. Yıllarca bizi terörle oyaladılar. Evlatlarımızın yüreklerindeki umudu çaldılar. Türkü ve Kürdü birbirine düşürerek ebedi kardeşliğimizi bozmak istediler. Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Bizim için Kürt neyse Türk de odur. Allah’a kim yakınsa o üstündür.

“Ülkemizi böldürtmeyeceğiz”

Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz.

Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor. Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor.

Bay Bay Kemal, 17-25 Aralık kumpasındaki rolünü 10 yıl sonra itiraf etti. FETÖ’cü alçakların eline tutuşturduğu kasetlerin montaj olduğunu geçen gün bizzat kendi söyledi. Bu seçim öncesinde yaptığı gizli pazarlıklar da önünde sonunda ortaya çıkacak. Sırf Cumhurbaşkanı adayı oldu diye Muharrem İnce’ye atılan iftiraların, baskıların, zorbalıkların, haysiyet cellatlığının failleri de ortaya çıkacaktır.

Rusya ile ilişkilerimizi bozma ihalesini Bay Bay Kemal’e kimin verdiği, ortada hiçbir şey yokken Alevi-Kürt videolarının niçin çekildiği, Pensilvanya’da 8 saat boyunca kimlerle hamburger yenildiği, Londra’daki tefecilere hangi tavizlerin altın tepside sunulduğu, evet bunların hepsi gün gelecek tek tek milletin önüne serilecektir. Biz o gün gelene kadar meselenin takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Her fırsatta gerçek yüzlerini millerimize anlatmaya devam edeceğiz.

Aile kurumunun sapkın akımlar karşısında korunmasına önem veriyoruz. AK Parti’ye LGBT sızamaz. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Aileyi yedirtmeyeceğiz. Seçim sonrası aileyle ilgili kurumu güçlendirmenin adımını atacağız. Kadına şiddet konusunda da kesinlikle tavrımız nettir. Kadına şiddeti kabul etmemiz mümkün değil. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bu konuda birilerinden de izin almaya mecbur değiliz. Her hanede çalışan en az bir kişi olmasını sağlayacağız.”

Paylaşın

Yüksek Seçim Kurulu: Muharrem İnce’ye Verilen Oylar Geçerli Sayılacak

YSK Başkanı Yener, ilgili kanun gereği Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekilmesinin birinci oylamadan sonra geçerli olduğuna ve bu süreçte kendisine verilen oyların “geçerli” kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığını söyledi.

Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığından çekilme dilekçesinin YSK’ya ulaştığını belirten YSK Başkanı Yener, oy pusulalarında şu an herhangi bir değişiklik olmayacağını kaydetti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, kurulun bugün yaptığı toplantıya ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Yener, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Toplantı sonucunda, 6271 sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu’nun 12. maddesinde yapılan düzenlemede cumhurbaşkanlığı adaylığından, aday listesinin Resmi Gazete’de ilanından sonra yapılan çekilmelerin geçerli olmayacağına ilişkin düzenleme ve 6271 Sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri ve 298 Sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri değerlendirilmiş ve Kurulumuz,

yapmış olduğu toplantı sonucunda oy birliğiyle Sayın Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmesinin, birinci oylamadan sonra, 6271 Sayılı Yasa’nın 12. maddesi uyarınca geçerli olduğu ve bu süreçte Sayın Muharrem İnce’ye verilen oyların geçerli oy olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Seçimlerle ilgili tüm tedbirlerin alındığını vurgulayan YSK Başkanı Yener, oy pusulalarında şu an herhangi bir değişiklik olmayacağını kaydetti.

Ne olmuştu?

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, iki aylık kampanyanın ardından cumhurbaşkanlığı adaylığındançekilme kararı almıştı.

Sosyal medyada hakkında ortaya atılan iddiaları ve kendisine yönelik yıpratma kampanyası yürütüldüğünü gerekçe gösteren İnce, açıklamasında Millet İttifakı’na da göndermede bulunmuş ve “Seçimi kaybettiklerinde bütün suçu bize atacaklar. Hiçbir bahaneleri kalmasın” ifadelerini kullanmıştı.

İnce’nin çekilmesinin ardından pek çok partili Muharrem İnce oy pusulasında yer almaya devam edeceği için yine İnce’ye oy vereceğini açıklamış, bazı partililer ise sandığa gitmeyeceğini söylemişti.

Paylaşın

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu: Seçim İkinci Tura Kalmayacak

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Seçim ikinci tura kalmayacak. 86 milyon adına burdan söylemiş olayım. Ama velev ki kalırsa stratejimizde hiç bir değişiklik olmayacak. Aynı inanç ve kararlılıkla sahada vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kaftancıoğlu, seçim güvenliğine ilişkin ise, “İstanbul yerel seçimlerinden sonra tariflediğimiz adına İstanbul modeli dediğimiz sandık güvenliği ve seçmen mobilizasyonunu kapsayan bir modelle ilerliyoruz. Ve ne mutlu şu ana kadar İstanbul modeli kapsamında bütün hedeflerimizi tutturduk. Yani YSK takvimini açıklayana kadar yapacaklarımızı yaptık, sonrasında da yapılacak olanlar tamamen ve eksiksiz yapıldı.

Seçim günü sandıklar oluşturulduğu anda ve kapanıncaya kadar görevlilerimiz ile ilgili her şey belirlendi. Oyların nasıl sayılıp tutanak altına alınacağını bilen inanmış, kararlı ve sonuç ortaya çıkıncaya kadar o sandık başlarından ayrılmayacak kıymetli örgütümüz sayesinde bu süreci bitireceğiz. Bizim için yine bitmiyor, sonuçlar açıklanıp Türkiye nefes aldıktan sonra raporlamamızı da yapacağız ki bizden sonraki arkadaşlarımız deneyimimizden faydalansınlar.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Euronwes Türkçe’nin sorularını yanıtladı. Kaftancıoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bölümlerden bazıları şöyle:

Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ni, kendi ifadeleriyle ‘artık gerçek anlamda halk partisi’ olarak tanımlıyor. ‘Statükoyu bıraktık, değiştik’ diyor. Siz de bu değişim sürecinde önemli bir roldesiniz. Partide neler değişti, bu değişimi ‘sandıkta CHP’ye eli gitmez’ denilen vatandaşlara anlatabildiğinizi düşünüyor musunuz?

“En azından büyük oranda anlattığımı düşünüyorum. Geçmişte CHP’nin sadece bir kesimin partisiymiş gibi yürütülen süreçler vardı. Ama Genel Başkanımız ile birlikte CHP, tam da olması gerektiği gibi, kişilerin kimlikler ve yaşam tarzlarından bağımsız, inançlarından bağımsız herkese ve de her kesime ulaşarak hem onların sözünü taşıdı hem de herkesimin temsilcilerinin partimizde bir araya gelerek bu süreçlerin içinde olmasına vesile oldu. Ben de aslında bu değişimin parçası olarak CHP’ye katılan kişilerden biriyim.”

Seçim güvenliği denince İstanbul teşkilatınızla birlikte sizin, son yerel seçimden tecrübeleriniz başarılı bir referans olarak gösteriliyor. Bu kez nasıl bir yol izleyeceksiniz?

“İstanbul yerel seçimlerinden sonra tariflediğimiz adına İstanbul modeli dediğimiz sandık güvenliği ve seçmen mobilizasyonunu kapsayan bir modelle ilerliyoruz. Ve ne mutlu şu ana kadar İstanbul modeli kapsamında bütün hedeflerimizi tutturduk. Yani YSK takvimini açıklayana kadar yapacaklarımızı yaptık, sonrasında da yapılacak olanlar tamamen ve eksiksiz yapıldı. Seçim günü sandıklar oluşturulduğu anda ve kapanıncaya kadar görevlilerimiz ile ilgili her şey belirlendi. Oyların nasıl sayılıp tutanak altına alınacağını bilen inanmış, kararlı ve sonuç ortaya çıkıncaya kadar o sandık başlarından ayrılmayacak kıymetli örgütümüz sayesinde bu süreci bitireceğiz. Bizim için yine bitmiyor, sonuçlar açıklanıp Türkiye nefes aldıktan sonra raporlamamızı da yapacağız ki bizden sonraki arkadaşlarımız deneyimimizden faydalansınlar.”

Kampanyanızda Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turda bitirilmesi için çalıştığınızı biliyoruz. Fakat, ikinci tura kalınırsa partinizin ve ittifakın gerek seçim güvenliği gerekse kampanya kapsamında stratejisi; atacağı adımlar şimdiden hazır mı? Yani ikinci tura kalırsa nasıl bir strateji değişikliğine gideceksiniz?

“Seçim ikinci tura kalmayacak. 86 milyon adına burdan söylemiş olayım. Ama velev ki kalırsa stratejimizde hiç bir değişiklik olmayacak. Aynı inanç ve kararlılıkla sahada vatandaşlarımızla buluşmaya devam edeceğiz.”

‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır’ deniyor. İstanbul’da büyükşehir belediyesi yönetimini 25 yıldan sonra, ittifak halinde AK Parti’nin elinden aldığınız… genel seçimlerde de İstanbul’da birinci parti olur musunuz?

“Genel seçimlerde de İstanbul’da birinci parti olma gibi bir hedefimiz var. Örgütümüze bu hedefimizi açıkladık, bu benim için şaşırtıcı olmayacak. Bizler hedeflerimizi ortaya koyarken sahadan ve vatandaştan gelen geri bildirim, kamuoyu araştırmaları ile o günün fotoğraflarını görmek için derinlemesine analizler yapıyoruz. Bu analizlere baktığımda CHP’nin birinci parti olabileceğine dair bir fırsat aralığımız var. Ama bilimsel bir gerçek daha var, Türkiye’de seçmenin oy verme ve şekillenme zamanına baktığımızda seçmenin yaklaşık yüzde 20’si son iki ayda, yüzde 10’u son bir haftada, yüzde 5’i de son saatlerde karar veriyor. Eğer seçmen son anda oy verme eğilimini değiştirmezse birinci parti olarak çıkmak bizim için süpriz olmayacak. Ama şunu da belirteyim, İstanbul’da Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu rekor oy alacak.”

Bu sistemde hala seçim hilesi yapma olanağı var mı? Bu konudaki endişeler yerli mi?

“Kazandıkları zaman demokrasi, kaybettikleri zaman darbe olarak nitelendiren bir anlayışın her şeyi yapma riski, niyetleri vardır. Bunun için ellerinden geleni yaparlar. Ama bunu yapamayacaklarını demokrasiye sahip çıkan bizler göstereceğiz. Onların yapacakları kötülüklerin sonu yoksa, bizlerin de yani demokrasiye inananların da aklının, azminin ve çalışkanlığının sonu yok. Vatandaşlarımızın endişelenmesi normal. Ama ömür boyu bu topraklarda endişe ile yaşamak yerine lütfen endişelerini kaygıya çevirip sandığa gitmemezlik yapmasınlar. Amaçları da bu, korku ortamı yaratarak demokrasiden ve de sandıktan uzaklaştırmak. Korku anlaşılır insana özgüdür ama korkaklık asla kabul edilemez. Hele ki gençlere ve geleceğe dair sorumluluğumuz varsa. Bizlere ve kendilerine güvensinleri hep beraber sandıklara sahip çıkacağız.”

Peki, seçim güvenliği konusunda sizi endişelendiren, eksik kalan bir nokta var mı?

“Seçim güvenliği ile ilgili hiç bir endişe ve eksik kalan nokta yok. Tek eksik vatandaşlarımızın kaygı nedeniyle sandığa gitmemesi olur. ”

Canan Kaftancıoğlu’nun açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın