CHP’li Sarıgül’den “Değişim” İsteyenlere Sert Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından başlayan “değişim” tartışmaları devam ediyor. Son olarak CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Mustafa Sarıgül, parti içindeki lider ve yönetim değişimi çağrıları hakkında Haber Global’den Çağlar Cilara’nın sorularını yanıtladı.

“Gerçek CHP’lilerin böyle bir değişim istediği olmadığını” savunan Sarıgül, “Tencere kaynarken, maymun oynarken herkes yanınızdadır. Tencere kaynamadığı zamanda da gerçek dostlar yanınızda olur. Tarihi kolay işten çıkanlar yazmaz, zor işten çıkan kahramanlar yazar. Bugün delikanlı, mert olanların, omurgalı siyaset yapanların yapması gereken tek iş canla başla çalışan ve helalleşmeyle birlikte hiç bir araya gelmeyen insanları bir araya getiren ve yüzde 48 oy alan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında durma zamanıdır. Gün birlik, beraberlik zamanıdır, ayrışma değil kucaklaşma zamanıdır” diye konuştu.

Cilara’nın “CHP şu aşamada değişime ihtiyaç olmadığını düşünüyorsunuz anladığım kadarıyla” sözlerine yanıt veren Sarıgül, “Kesinlikle. Şu anda CHP’de tek ihtiyaç var, yerel seçimlere nasıl hazırlanabiliriz, yerel seçimlerde bu başarıyı nasıl elde edebiliriz” dedi.

Seçim gecesi “Siz kaybetmediniz, biz kazandıramadık” şeklinde paylaşım yaptığını hatırlatan Mustafa Sarıgül, “Bugün değişim isteyenler, güzel kardeşlerim, aslan parçaları, yiğitler siz zaten o işin başındaydınız, o işin içindeydiniz. Benim gibi bir tek Erzincan’a mahkum olmadınız. Genel Başkanımız her türlü önünüzü açtı, siz zaten bu çalışmaları yaptınız. Orada bir kayıp varsa, kusura bakmayın, o kaybın baş sorumlusu sizsiniz kardeşim” ifadelerini kullandı.

“Lider, kadro, proje”

Çağlar Cilara’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve değişim isteyen diğer isimlere “Kılıçdaroğlu’na yeteri kadar oy toplayamadınız, getiremediniz” şeklinde bir eleştiri mi yönelttiğini sorması üzerine Sarıgül, “Kesinlikle. Kardeşim başarı 3 şeyden geçiyor: Lider, kadro, proje. Lider çalışıyor, peki kadrosu olarak ne yaptınız? Bu çalışmalarda hiç mi kabahatiniz yok?” dedi ve şöyle devam etti:

“Siz Şırnak’ta, Batman’da, Silopi’de, Cizre’de, Mardin’de, Yozgat’ta, Nevşehir’de, Rize’de, Trabzon’da, Edirne’de kaç kere miting yaptınız, kaç kere görev yaptınız, kaç kere gittiniz? Bu soruları lütfen kendinize sorun. Sadece CHP’nin güçlü olduğu İstanbul’da, Şişli’de, Kadıköy’de, Beyoğlu’nda, İzmir’de, Konak’ta siyaset yapmakla siyaset olmuyor. Gel bakalım aslan parçası gel, Erzincan’a bir siyaset yap da neyin ne olduğunu gör. Gel de bir selam ver bakalım nasıl oluyor bu işler? Gel bakalım CHP’nin uzun yıllar milletvekili çıkaramadığı yere gel de burada siyaset yap. Bulunduğun makamlarda, koltuklarda konuşmak kolay.”

Paylaşın

AK Parti’de Yüzde 50+1 Tartışması: MHP Tartışmaya Kapalı

“Bir kişinin cumhurbaşkanı seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekir” maddesi AK Parti’de tartışılmaya başlandı. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP ise yüzde 50+1 için “tartışmaya kapalı”.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yüzde 50+1 kuralının değişebilmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Cumhur İttifakı’nın parlamentodaki toplam sayısı anayasa değişikliğini referanduma taşımak için yeterli değil. Böylesi bir değişikliğin gerçekleşmesi için muhalefetin de destek vermesi gerekiyor.

Ancak muhalefet cephesinin böyle bir talep için “yüzde 50+1 koşulunun değişmesi ile ilgili güçlendirilmiş parlamenter sistemi Cumhur İttifakı’nın önüne koyabileceği” değerlendirmeleri de yapılıyor. Cumhur İttifakı’nın ise “güçlendirilmiş parlamenter sisteme” kapıları kapalı.

AK Parti’de, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek’in, 2021 yılındaki “Yüzde 50+1’in hem bugün hem de gelecekte sıkıntıya sebebiyet vereceğini, Türkiye’yi kaosa sürükleyeceğini söyledim, yine söylüyorum” sözleri anımsatılırken “Yüzde 50+1 yerine halkın oyunun çoğunluğunu alan kişinin cumhurbaşkanı seçilebilmesinin önünün açılması gerektiği” de ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre AK Parti içinde “yüzde 50+1’in ittifakları da zorunlu hale getirdiği” de dillendirilirken “Yüzde 50+1 koşulu olmasaydı, seçimlerin ikinci turuna gerek kalmadan, ilk turda en fazla oyu alan cumhurbaşkanı adayı seçimleri kazanırdı. Böylece daha fazla aday çıkabilirdi. Bu durum demokrasiyi güçlendirirdi” yorumları yapılıyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bel kemiği

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP ise yüzde 50+1 için “tartışmaya kapalı”. MHP’de yüzde 50+1 koşulunu “cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bel kemiği” olarak değerlendiriliyor. MHP’ye göre yüzde 50+1 koşulu, “yönetimde istikrar, temsilde ise adaletin anahtarı.”

Halkın yarısından fazlasının cumhurbaşkanı seçtiği bir kişinin meşruiyetinin “sorgulanmaya kapalı olduğuna” dikkat çekilirken, “Yüzde 50+1 koşulu, parlamentoda küçük partilerin de temsil edilmesine olanak tanıyor. Ayrıca yüzde 50+1 bir ülkenin başını seçmek için gerekli bir oran.

Yüzde 50+1’in değişmesi halinde seçilen cumhurbaşkanının başka odaklarca meşruiyeti tartışmaya açılmak istenebilir. Yüzde 50+1 koşulu olmaksızın seçimle başa gelen bir cumhurbaşkanı için yani yürütmenin başı olan biri için yapılacak her türlü tartışma ise Türkiye’de farklı durumlar ve kaosa kapı aralayabilir” değerlendirmeleri yapılıyor.

Muhalefetin desteklemesi gerekiyor

Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yüzde 50+1 kuralının değişebilmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Cumhur İttifakı’nın parlamentodaki toplam sayısı anayasa değişikliğini referanduma taşımak için yeterli değil. Böylesi bir değişikliğin gerçekleşmesi için muhalefetin de destek vermesi gerekiyor.

Ancak muhalefet cephesinin böyle bir talep için “yüzde 50+1 koşulunun değişmesi ile ilgili güçlendirilmiş parlamenter sistemi Cumhur İttifakı’nın önüne koyabileceği” değerlendirmeleri de yapılıyor. Cumhur İttifakı’nın ise “güçlendirilmiş parlamenter sisteme” kapıları kapalı.

Paylaşın

AK Parti’de Kadro Değişimi: 6 İl Başkanlığına Atama

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Hakkari ve Şanlıurfa il başkanlıklarına yeni atamalar yapıldı. Seçimler sonrası AK Parti’de farklı tarihlerde 15 yeni il başkanı atanmıştı.

Haber Merkezi / AK Parti Teşkilat Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana İl Başkanlığına Ozan Gülaçtı, Bingöl İl Başkanlığına Yılmaz Seven,

Bitlis İl Başkanlığına Kadir Köstekçi, Çankırı İl Başkanlığına Koray Erdoğan, Hakkari İl Başkanlığına vekaleten görev alan Zeydin Kaya, Şanlıurfa İl Başkanlığı’na vekaleten görev alan Ali İhsan Delioğlu’nun atandığı belirtildi.

Seçimlerden sonra, farklı tarihlerde olmak üzere, Tokat, Osmaniye, Gaziantep, Kilis, Ardahan, Kayseri, Samsun, Malatya, Adıyaman, Erzincan, Kars, Kırıkkale, Muğla, Niğde ve Uşak il başkanlıklarına yeni atamalar yapılmıştı:

Tokat İl Başkanlığına Ali Özer, Osmaniye İl Başkanlığına Servet Alibekiroğlu, Kayseri İl Başkanlığına Fatih Üzüm, Samsun İl Başkanlığına Mehmet Köse, Gaziantep İl Başkanlığına Murat Çetin, Kilis İl Başkanlığına Zihni Serhan Diyarbakırlı, Ardahan İl Başkanlığına Ersin Yılmaz,

Malatya İl Başkanlığına Namık Gören, Adıyaman İl Başkanlığına Emrah Erkan Bulucu, Erzincan İl Başkanlığına Mehmet Cavit Şireci, Kars İl Başkanlığına Muammer Sancar, Kırıkkale İl Başkanlığına Engin Pehlivanlı, Muğla İl Başkanlığına Gültekin Akça, Niğde İl Başkanlığına Mustafa Özdemir, Uşak İl Başkanlığına Himmet Yaşar.

14 ve  28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde başarılı olamayan il ve ilçe başkanlarının değişeceği kulislere yansımıştı.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda Zam Çatlağı: Destici’den Vergi Düzenlemesi Tepkisi

Cumhur İttifakı’nda zam çatlağı devam ediyor. Vergi sistemi ile ilgili çok kapsamlı düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirten BBP Lideri Mustafa Destici, “Bu maliyetlerin yükü, vatandaşlarımızın tamamının sırtına yüklenmemelidir. Bu adil, hakkaniyetli değildir” dedi.

Mustafa Destici, açıklamasının devamında, “Türkiye’nin en zengin, en varlıklı insanıyla 7 bin 500 lira emekli maaşı alan ya da 11 bin 400 lira asgari ücret alan akaryakıt istasyonuna gittiğinde aynı miktarda ÖTV ödememelidir. Vergi, kazancı olandan, varlıklı olandan alınır, emekli ya da asgari ücretliden vergi alınmaz, alınmamalıdır. Dolayısıyla burada düzenlemeye ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın bileşenlerinden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Vergi sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Destici, şunları söyledi: “Vergi sistemimizle ilgili çok kapsamlı düzenlemeye ihtiyacımız var. Bu maliyetlerin yükü, vatandaşlarımızın tamamının sırtına yüklenmemelidir. Geliri düşük olan ile geliri yüksek olan akaryakıtta aynı Özel Tüketim Vergisi’ni ödememelidir.

Bu adil, hakkaniyetli değildir. Türkiye’nin en zengin, en varlıklı insanıyla 7 bin 500 lira emekli maaşı alan ya da 11 bin 400 lira asgari ücret alan akaryakıt istasyonuna gittiğinde aynı miktarda ÖTV ödememelidir. Vergi, kazancı olandan, varlıklı olandan alınır, emekli ya da asgari ücretliden vergi alınmaz, alınmamalıdır. Dolayısıyla burada düzenlemeye ihtiyaç vardır.”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının “Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı devam edecek mi? Millet İttifakı’nda olan büyükşehirlerde işbirliği olacak mı?” sorusu üzerine Destici, “Cumhur İttifakı sadece bir seçim ittifakı değildir, bir pazarlık ittifakı asla değildir. Cumhur İttifakı, 15 Temmuz gecesi hain FETÖ darbesine karşı sokakta kurulmuş bir ittifaktır. Bu anlamda, Büyük Birlik Partisi ittifaka, ittifakın ruhuna bağlıdır.” cevabını verdi.

Paylaşın

Erdoğan İle Putin Telefonda Görüştü: Destek Talebi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede, Putin’in Erdoğan’dan tahıl ihracatı yapmak ve Batı yaptırımlarını fiilen aşmak için destek istediği belirtildi.

Haber Merkezi / Görüşmede, iki lider Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin girişimiyle oluşturulan Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasına Moskova’nın talepleri yerine getirilmediği takdirde geri dönmeyeceğini teyit etmişti.

Moskova, geçen ay bu anlaşmadan talepleri yerine getirilmediği gerekçesiyle çıkma kararı almıştı.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada, “En muhtaç ülkelerin gıda ihtiyaçları göz önüne alındığında, Rus tahılını sevkiyatına izin verilmesi için seçenekler üzerinde çalışılıyor (…) Türkiye ile bu alanda işbirliği yapma isteği var.” denildi.

Putin geçen ay sonunda, bazı fakir Afrika ülkelerine Moskova’ya yönelik yaptırımlara rağmen ücretsiz tahıl ürünü ihraç edebileceği vaadinde bulunmuştu.

Bu arada Rusya, Ukrayna’nın Karadeniz ve Tuna Nehri üzerinden tahıl ihracatı için gerekli olan liman altyapısını bombalamasının tahıl fiyatlarının artırmasından endişe ediliyor.

Görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da bir açıklama yaptı. Açıklamada Putin’in Türkiye’yi ziyareti konusunda mutabık kalındığı belirtilirken, ziyaretin tarihine ilişkin bir bilgi verilmedi.

Erdoğan ile Putin’in telefon görüşmesi yaptıkları belirtilen açıklamada “Görüşmede, iki lider Sayın Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı” denildi.

Erdoğan’ın tahıl anlaşmasının uzun süre devre dışı kalmasının “kimsenin yararına olmadığını” söylediği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi için Rusya’nın gönderdiği 2 adet amfibik yangın söndürme uçağı için mevkidaşına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus turistlerin de Türkiye’ye ilgilerinin giderek artmasından duyduğu memnuniyeti ve ortak gayretlerle bu sene turizmde rekor kırılacağına olan inancını dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde gerilimi tırmandıracak adımların atılmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “barış köprüsü” olarak değerlendirdiği Karadeniz Girişiminin önemine vurgu yaptı.

Karadeniz Girişiminin uzun süre devre dışı kalmasının kimsenin yararına olmadığına, en büyük zararı da tahıla muhtaç, gelir seviyesi düşük ülkelerin göreceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama döneminde yüzde 23’ler düzeyinde azalan hububat fiyatlarının, son iki haftada yüzde 15’ler oranında arttığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz Girişiminin devamı için yoğun çaba ve diplomasi yürütmeye devam edeceğini kaydetti.”

Paylaşın

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Harcamaları Yüzde 99 Arttı

2022 yılının ilk 6 ayında 9.8 milyar lira olan gideri olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılın aynı dönemindeki gideri ise 19.6 milyar liraya yükseldi. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gideri bir yıl içinde yüzde 99 oranında artmış oldu.

Din hizmetleri ve yaygın din eğitimi için ilk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama gerçekleştirilirken, gençlik için 1.4 milyar TL, hayat boyu öğrenme için 6.1 milyar TL, insan hakları için 98.4 milyon TL, kadının güçlenmesi için 1 milyar 31 milyon TL, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma için 95.1 milyon TL harcama yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu”nu yayımladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen yılın ilk altı ayında 9.8 milyar TL olan gideri bu yılın aynı döneminde 19.6 milyar TL’ye çıktı. Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın ilk 6 aylık harcaması da geçen yıla göre yüzde 274 arttı.

İlk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre raporda, program sınıflandırmasına göre bütçe giderlerine de yer verildi. Din hizmetleri ve yaygın din eğitimi için ilk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Gençlik için 1.4 milyar TL, hayat boyu öğrenme için 6.1 milyar TL, insan hakları için 98.4 milyon TL, kadının güçlenmesi için 1 milyar 31 milyon TL, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma için 95.1 milyon TL harcama yapıldı.

Raporda kurum ve kuruluşların geçen yılın ilk 6 ayı ile bu yılın ilk 6 ayındaki harcamaları da karşılaştırıldı.

Cumhurbaşkanlığı’nın bütçe giderleri geçen yıla göre, 2.2 milyar TL’den 2.1 milyar TL’ye indi. Sağlık Bakanlığı’nın harcaması 63.1 milyar TL’den 157.8 milyar TL’ye, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın harcaması 228.9 milyon TL’den 856.9 milyon TL’ye, İletişim Başkanlığı’nın gideri de 546.2 milyon TL’den 1.2 milyar TL’ye yükseldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen yılın ilk 6 ayında 9.8 milyar TL olan gideri bu yılın aynı döneminde 19.6 milyar TL’ye çıktı. Yüzde 99 oranında artış oldu.

En fazla artış ise depremin etkisiyle AFAD’ın giderlerinde gerçekleşti. AFAD’ın giderleri geçen yılın ilk altı ayına göre 966.6 milyon TL’den 66.2 milyar TL’ye çıktı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın gideri ilk 6 ayda geçen yıla göre, 35.2 milyar TL’den 72.5 milyar TL’ye
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın gideri 39.3 milyar TL’den 98.7 milyar TL’ye
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gideri 4.6 milyar TL’den 10.6 milyar TL’ye
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gideri 3.9 milyar TL’den 7.6 milyar TL’ye
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın gideri 5.9 milyar TL’den 16.1 milyar TL’ye

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın gideri 3.8 milyar TL’den 25.6 milyar TL’ye
Ticaret Bakanlığı’nın gideri 3.1 milyar TL’den 7.5 milyar TL’ye
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gideri 20.1 milyar TL’den 38.5 milyar TL’ye
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gideri 40.1 milyar TL’den 71.6 milyar TL’ye
Milli Eğitim Bakanlığı’nın gideri 112.1 milyar TL’den 245.5 milyar TL’ye

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın gideri 599.4 milyar TL’den 1.1 trilyon TL’ye
Dışişleri Bakanlığı’nın gideri 4.7 milyar TL’den 6.7 milyar TL’ye
İçişleri Bakanlığı’nın gideri 8.9 milyar TL’den 18.1 milyar TL’ye
Milli Savunma Bakanlığı’nın gideri 46.6 milyar TL’den 94.5 milyar TL’ye
Adalet Bakanlığı’nın gideri de 19.7 milyar TL’den 43.3 milyar TL’ye yükseldi.

Paylaşın

HDP Ve YSP’den Yoğun Yaz Mesaisi

Yeşil Sol Parti’nin (YSP) tüzüğünde, isminde, eş genel başkanlarında ve yönetiminde değişiklikler getirecek kongre öncesinde HDP ve Yeşil Sol Parti seçmenine ve örgütlerinin görüşlerine başvurdu. Seçim sonuçlarına ve HDP’nin son dönem siyaset yapma biçimine dair eleştiriler not edildi, değişiklik önerileri alındı.

Türkiye genelinde 900’den fazla halk toplantısı ve 2 bine yakın aile, kurum, esnaf ziyareti gerçekleştirilirken tüm bu eleştiri ve önerilerin tartışıldığı atölyeler de başlatıldı.

Bundan sonraki süreçte halk toplantıları ve atölyelerin sonuçları ‘karar tasarıları’ olarak düzenlenecek ve kongre öncesi gerçekleşecek konferansa taşınacak. Konferans, bu tasarılara son şeklini vererek eylül ayında gerçekleşecek kongrenin onayına sunacak. Böylece halk toplantıları ve atölyelerden süzülen, konferansta son rötuşları yapılan öneriler kongrede onaylanmış olacak.

Seçimlere Yeşil Sol Parti çatısında giren Halkların Demokratik Partisi’nin önümüzdeki döneme ilişkin planlamaları ve yerel seçim stratejisi netleşmeye başladı. Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre, Ağustos ve eylül aylarında gerçekleşecek HDP ve Yeşil Sol Parti kongrelerinde köklü değişiklikler gerçekleşecek.

Kapatma davasının yarattığı riski göz önünde bulunduran HDP, ağustos ayında olağanüstü kongre düzenleyerek çalışmalarını, seçime çatısı altında girdiği Yeşil Sol Parti’ye devredecek. HDP’nin kurumsal kimliği ve tüzel kişiliği korunacak ancak tüm siyasi süreçler ve örgütlenme çalışmaları Yeşil Sol Parti çatısında devam edecek.

Ağustos ayında gerçekleşecek bu olağanüstü HDP kongresinden sonra, eylül ayında Yeşil Sol Parti’nin kongresi yapılacak. Eylülün son haftası yapılması planlanan kongrede Yeşil Sol Parti’nin ismi değişecek, tüzüğünde gerekli düzenlemeler yapılacak, eş genel başkanlar ve parti meclisi üyeleri seçilecek.

Yeşil Sol Parti’nin tüzüğünde, isminde, eş genel başkanlarında ve yönetiminde değişiklikler getirecek olan bu kongre öncesinde HDP ve Yeşil Sol Parti seçmenine ve örgütlerinin görüşlerine başvurdu. Seçim sonuçlarına ve HDP’nin son dönem siyaset yapma biçimine dair eleştiriler not edildi, değişiklik önerileri alındı. Türkiye genelinde 900’den fazla halk toplantısı ve 2 bine yakın aile, kurum, esnaf ziyareti gerçekleştirilirken tüm bu eleştiri ve önerilerin tartışıldığı atölyeler de başlatıldı.

Bundan sonraki süreçte halk toplantıları ve atölyelerin sonuçları ‘karar tasarıları’ olarak düzenlenecek ve kongre öncesi gerçekleşecek konferansa taşınacak. Konferans, bu tasarılara son şeklini vererek eylül ayında gerçekleşecek kongrenin onayına sunacak. Böylece halk toplantıları ve atölyelerden süzülen, konferansta son rötuşları yapılan öneriler kongrede onaylanmış olacak.

Partinin yeni ismi HDP veya HADEP’e benzesin

Kamuoyunun cevabını en çok merak ettiği sorulardan biri Yeşil Sol Parti’nin yeni isminin ne olacağı. Halk toplantılarında yüzlerce isim önerisi geldiği, cezaevlerinde bulunan HDP’li siyasetçilerden de isim önerisi alındığı biliniyor. Parti yetkililerine göre öne çıkan isimleri dile getirmek için çok erken ancak gelen önerilere bakılırsa “markalaşan” HDP ismine ve partinin siyasi geleneğini en çok çağrıştıran HADEP ismine yakın bir ismin tercih edilme olasılığı yüksek görünüyor.

Halk toplantılarında, kongrede seçilecek eş genel başkanlar için isim önerileri de alındı. Bu yöndeki tartışmaların sürdüğünü ifade eden parti yöneticileri, halk toplantılarında ortaya iki ayrı eşbaşkan profili çıktığını söyledi ve bu profilleri şöyle tarif etti:

“Birincisi yeni bir sayfa açacak, yeni bir hikaye yazacak, genç, güçlü umut vaat eden bir siyasetçi. İkincisi de partinin geleneklerini bilen, deneyimli bir siyasetçi. Eşbaşkan olarak seçilecek isimler de bu nitelikleri taşıyan iki isim olacak.”

Halk toplantılarında açığa çıkan sonuçları dikkate alan parti yöneticileri, bundan böyle yapılacak tüm seçimlerde adayların ön seçimle belirleneceğini söylüyor. Buna göre ön seçime ilişkin tüm aşamalar ve kurallar tüzükte ya da parti programında net bir şekilde yer alacak, kamuoyuna da deklare edilecek.

Yeşil Sol Parti kongresinde ihtiyaçlar ve halktan gelen talepler doğrultusunda parti tüzüğünde de değişiklikler yapılacak. Örneğin yedekleriyle birlikte 150 olan Parti Meclisi üye sayısı mobilizasyonu kolaylaştırmak, daha hızlı ve güçlü siyaset üretebilmek için 100’e indirilecek.

Parti tüzüğündeki bileşen yapısına dair ifadeler de netleşecek. Bileşenlerin partiye temsilci gönderme biçiminden parti ile kurulan hukuka kadar karşılıklı tüm ilişkilerin tüzükle net bir biçimde düzenlenmesi planlanıyor. Öte yandan parti içinde hiçbir bileşen yapıya dahil olmadan siyaset yapan ve tüzükte ‘birey’ olarak tanımlanan kişilerin, tüzükte yapılacak değişiklikle ‘partili’ olarak tanımlanması öngörülüyor.

Halk toplantılarından çıkan sonuçları genel merkezde yaptığı toplantılarda masaya yatıran HDP ve Yeşil Sol yöneticileri yaklaşan yerel seçimlere ilişkin stratejisini de netleştirmeye başladı. Güçlü oldukları kentlerde kendi adaylarını çıkarmak konusunda kararlı olan yöneticiler, büyükşehirler için olası ittifaklarda şeffaflığın esas olacağını ifade ediyor. Bundan sonraki seçimlerde bir parti ya da kişi desteklenecekse HDP’nin kendi çizgisini net bir şekilde ortaya koyacağını ifade eden parti yöneticileri, seçmenden aldıkları mesajın da bu yönde olduğunu kaydediyor.

“Büyükşehirler için ittifak ilişkisi geliştirmemiz söz konusu olursa, hangi güçlerle iletişim ve ittifak zemini oluşacaksa şeffaf, kamuoyunun önünde ve yazılı bir hukuk çerçevesinde, kuralları, koşulları belirgin olmalı” diyen parti yöneticileri, HDP seçmeninin “kötünün iyisini desteklemeyi, kerhen destek vermeyi” kabul etmediğini kaydediyor.

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi’ne Yaklaşık 520 Bin Başvuru!

Anayasa Mahkemesi’ne 23 Eylül 2012 ile 30 Haziran 2023 arasında 519 bin 539 bireysel başvuru yapıldı. Başvurulardan 400 bin 877’sini karara bağlayan Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 77,2 oldu. Derdest dosya sayısı ise 118 bin 662 olarak kayıtlara geçti.

Sonuçlandırılan başvurulardan 314 bin 716’sında kabul edilemezlik kararı veren Anayasa Mahkemesi, 70 bin 58 başvuruda en az bir hakkın ihlal edildiğine, 1166 başvuruda hak ihlali olmadığına karar verdi.

Yüksek Mahkeme, 1551 başvuruda diğer, 13 bin 386 başvuruda idari ret kararları aldı. Bu yılın ilk döneminde mahkemeye yapılan başvuru sayısı ise 48 bin 601 oldu. Bu başvurulardan 25 bin 860’ı sonuçlandırıldı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 23 Eylül 2012 ile 30 Haziran 2023 dönemine ait bireysel başvuru istatistikleri, artan hak ihlalleri ile hukuk dışı uygulamalara ayna tuttu.

BirGün’ün haberine göre, Yüksek Mahkeme’ye bireysel başvuru hakkının getirildiği 23 Eylül 2012’den bu yana yaklaşık 520 bin başvuru yapıldı. Başvurulardan 400 bin 877’si sonuçlandırdı. Bu yılın ilk yarısında ise Yüksek Mahkeme’ye 48 bin bireysel başvuru yapıldı.

AYM’nin 23 Eylül 2012 ile 30 Haziran 2023 dönemine ait bireysel başvuru istatistikleri, kurumun internet sitesinde ilan edildi. Buna göre, Anayasa Mahkemesine belirtilen dönemde 519 bin 539 bireysel başvuru yapıldı. Başvurulardan 400 bin 877’sini karara bağlayan Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 77,2 oldu. Derdest dosya sayısı ise 118 bin 662 olarak kayıtlara geçti.

Sonuçlandırılan başvurulardan 314 bin 716’sında kabul edilemezlik kararı veren Anayasa Mahkemesi, 70 bin 58 başvuruda en az bir hakkın ihlal edildiğine, 1166 başvuruda hak ihlali olmadığına karar verdi. Yüksek Mahkeme, 1551 başvuruda diğer, 13 bin 386 başvuruda idari ret kararları aldı. Bu yılın ilk döneminde mahkemeye yapılan başvuru sayısı ise 48 bin 601 oldu. Bu başvurulardan 25 bin 860’ı sonuçlandırıldı.

AYM’den dikkat çeken karar

AYM, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezaları veya adli para cezalarında ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılabileceği’ (HAGB) yönündeki uygulamayı, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.

Trabzon 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, uygulamaya ilişkin Yüksek Mahkeme’ye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren AYM, iptal kararı verdi.

Kararda, “HAGB kurumunun kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi anlamında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar bakımından uygulanmayacağına dair yasal düzenlemenin bulunmadığı görülmüş; ceza mahkemelerinin uygulamalarının da bu sorunu çözemediği anlaşılmıştır” ifadeleri de yer aldı. Karar, 1 yıl sonra yürürlüğe girecek.

Kararın verilmesini sağlayan başvuruda özetle, mağdurlar açısından yeterli giderim sağlamadığı, faillerin cezadan muaf tutulmasına yol açtığı ve devletin kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme şeklindeki yükümlülüğünü yerine getiremediği belirtilmişti.

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayınlandı: 52 İlin Emniyet Müdürü Değişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 83 atama yapıldı. 52 ilin emniyet müdürleri değişirken, 24 ilin emniyet müdürü de Genel Merkez’e çekildi.

Haber Merkezi / Kararnameye göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne Konya İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne Elazığ İl Emniyet Müdürü Celal Sel atandı.

Hatay İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun’a İl Emniyet Müdürü olarak atanırken, Bingöl Emniyet Müdürü Ali Canbolat da Muğla’ya atandı.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne ise İstihbarat Başkanı Sabit Akın Zaimoğlu atandı. Bursa İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan da Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal ise Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’na getirildi.

Kararnameyle 52 ilin emniyet müdürlüklerine atananların hepsi erkek:

İstihbarat Başkanı Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Bursa Emniyet Müdürlüğüne
Terörle Mücadele Daire Başkanı Hasan Yiğit, Balıkesir Emniyet Müdürlüğüne

Elazığ Emniyet Müdürü Celal Sel, İzmir Emniyet Müdürlüğüne
Konya Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Emniyet Müdürlüğüne
Adıyaman Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, Düzce Emniyet Müdürlüğüne
Ardahan Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, Bartın Emniyet Müdürlüğüne
Artvin Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Zonguldak Emniyet Müdürlüğüne

Bingöl Emniyet Müdürü Ali Canbolat, Muğla Emniyet Müdürlüğüne
Bitlis Emniyet Müdürü Celal Özcan, Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne
Gaziantep Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ, Kırıkkale Emniyet Müdürlüğüne
Hatay Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun Emniyet Müdürlüğüne
Karabük Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, Erzurum Emniyet Müdürlüğüne

Kars Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, Denizli Emniyet Müdürlüğüne
Kırşehir Emniyet Müdürü Murat Türesin, Rize Emniyet Müdürlüğüne
Malatya Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren, Bolu Emniyet Müdürlüğüne
Mardin Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut, Konya Emniyet Müdürlüğüne
Osmaniye Emniyet Müdürü Ahmet Selçuk Okumuş, Karaman Emniyet Müdürlüğüne

Rize Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğüne
Zonguldak Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa Emniyet Müdürlüğüne
Çanakkale Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne
Yozgat Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Trabzon Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Nihat Uzun, Bayburt Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Tamer Cömert, Gümüşhane Emniyet Müdürlüğüne,
Polis Başmüfettişi Hakan Duman, Tunceli Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Salih Gözüm, Yalova Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Cihat Dağdeviren, Adıyaman Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mahmut Ay, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Yılmaz İpar, Ağrı Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Gökalp Şener, Ardahan Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Hüseyin Adatepe, Artvin Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Beyti Kalaycı, Bilecik Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Şükrü Orhan, Bingöl Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Ortaç Şekeroğlu, Bitlis Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Selim Arıcı, Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Arif Pehlivan, Çorum Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Onur Karaburun, Edirne Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Adnan Karayel, Elazığ Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi İdris Yılmaz, Hakkari Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Kadir Gökçe, Hatay Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Ahmet Cengiz Koçak, Isparta Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ali Hasan Köse, Karabük Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ömür Saka, Kars Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Sinan Çamuroğlu, Kırklareli Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Erdoğan Kartal, Kırşehir Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Arif Çankal, Malatya Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Cebrail Buğday, Mardin Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Serkan Karaman, Muş Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Atilla Aksoy, Ordu Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Sarıbuva, Osmaniye Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Erden Bildirici, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ali Kolcu, Uşak Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Recep Tecimer, Yozgat Emniyet Müdürlüğüne atandı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Çocukların Karıştığı Olay Sayısı Yüzde 20 Arttı

Çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre yüzde 20,5 oranında artarak 601 bin 754 oldu. Çocukların 259 bin 106’sı mağdur olarak, 206 bin 853’ü suça sürüklenme sebebiyle  (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla) güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Haber Merkezi / Çocukların 100 bin 490’ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499’u kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) olması sebebiyle, 12 bin 684’ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122’si ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre; Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre yüzde 20,5 oranında artarak 601 bin 754 oldu.

Bu olaylarda çocukların 259 bin 106’sı mağdur olarak, 206 bin 853’ü suça sürüklenme sebebiyle  (kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla), 100 bin 490’ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499’u kayıp (hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan) olması sebebiyle, 12 bin 684’ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122’si ise bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.

Güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olayların 206 bin 853’ü suça sürüklenme nedeni ile gerçekleşti. Bu çocukların yüzde 37,8’ine yaralama, yüzde 25,2’sine hırsızlık, yüzde 4,5’ine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak, yüzde 4,2’sine pasaport kanununa muhalefet suçu, yüzde 4,1’ine ise tehdit suçları isnat edildi.

Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 259 bin 106 çocuğun yüzde 89,8’ini suç mağduru, yüzde 10,1’ini takibi gereken olay mağduru çocuklar oluşturdu. Güvenlik birimlerine suç mağduru olarak gelen veya getirilen 232 bin 739 çocuğun yüzde 58,5’i yaralama, yüzde 13,7’si cinsel suçlar, yüzde 8,7’si aile düzenine karşı suçlar, yüzde 4,8’i tehdit, yüzde 14,3’ü bu nedenlerin dışında kalan diğer nedenlerden dolayı mağdur oldu.

Paylaşın