Karayalçın’dan “CHP’de Oligarşi Var” Sözlerine Yanıt!

“CHP’de şu anda bir oligarşi var” sözlerine ilişkin değerlendirme yapan Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, “Genel merkezin tümü. Bizim bu seçimleri kazanamamızın altında yatan neden CHP’nin kapasitesinin tam olarak kullanılamamasıdır. 20 yıldır CHP yüzde 20’lere takıldı kaldı. Bunun nedeni parti kapasitesinin kullanılamamasıdır” dedi ve ekledi:

“CHP 100 yıllık tarihinde baraj altında da kaldı, yüzde 42’ye kadar da çıktı. 0 ile 42 arasında oy alabilen bir parti. Nasıl oluyor da yüzde 20’lere takılı kalıyor? Parti kapasitemizi tam olarak kullandığımızda 40’lara kadar çıkıyoruz, kullanamadığımızda 20’lerde kalıyoruz.”

Karayalçın, açıklamasının devamında, “Siyasetin belirlenmesine, adayların seçilmesi de örgütten alınmış, genel merkezin elindedir. Genel merkez siyaseti ve adayları seçiyor. Örgütte afiş, pankart işleri ile meşgul oluyor. Bu oligarşik bir yapıdır. Partiye asıl egemen olan üye, egemenliğini delege ede ede kaybediyor.

Bunu genel merkez kullanıyor. Buna oligarşinin tunç yasası da diyorlar. Seçilenin kendisini seçen üzerinde egemen olduğu bir yapı. Oligarşik yapının değişmesi için Kılıçdaroğlu’nun görevi bırakması gerekmez, onunla ilgisi yok. Oligarşik yapının değişmesi için yapısal dönüşüm olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

14 ve 28 Maysı’ta yapılan seçimler sonrası “değişim” tartışmalarının sürdüğü CHP ile ilgili dikkat çeken bir açıklama da eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın‘dan geldi.

Karayalçın, TV100’de katıldığı programda Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’na aday olması gerektiğini seslendirdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bunu bir kader kilitlenmesi olarak nitelendiriyorum. İmamoğlu, İBB Başkan adayı olmak zorundadır ifadesini kullanıyorum.

Önceki gün Ekrem Bey’e ‘ben sizin ağabeyinizim, kusura bakma benim düşüncem İBB Başkan adayı olmanız, gönül koyma’ dedim. Kemal Bey’in de kader kilitlenmesi içinde olduğu kanısındayım; Ekrem Bey’in aday gösterilmesi konusunda. Parti genel merkezimiz Ekrem Bey’i aday göstermek zorunda, Ekrem Bey de aday olmak zorunda. Dediklerimi tebessümle karşıladı. Bu görüşümde ısrarlıyım.”

“Parti hukukunda ne öngörülüyorsa o yapılır”

Murat Karayalçın, genel başkanlık ile ilgili soruya ise, şu yanıtı verdi: “‘Ağabey’ formülünün doğru olduğu kanısında değilim. Bu tür bir düzenleme bizim tüzüğümüze de siyasetimize de terstir. Tarafların tümü anlaşırsa evet derim. Ben kıdemli bir partiliyim, içinde bulunduğumuz durumun aşılması için bireysel olarak görüşlerimi proje metni haline getirdim. Tüzüğümüz parti hukukudur, 100 yıllık partiyiz. Parti hukukunda ne öngörülüyorsa o yapılır.”

“CHP’de şu anda bir oligarşi var” açıklamasıyla kimi işaret ettiği de sorulan Karayalçın, şunları kaydetti: “Genel merkezin tümü. Bizim bu seçimleri kazanamamızın altında yatan neden CHP’nin kapasitesinin tam olarak kullanılamamasıdır. 20 yıldır CHP yüzde 20’lere takıldı kaldı. Bunun nedeni parti kapasitesinin kullanılamamasıdır.

CHP 100 yıllık tarihinde baraj altında da kaldı, yüzde 42’ye kadar da çıktı. 0 ile 42 arasında oy alabilen bir parti. Nasıl oluyor da yüzde 20’lere takılı kalıyor? Parti kapasitemizi tam olarak kullandığımızda 40’lara kadar çıkıyoruz, kullanamadığımızda 20’lerde kalıyoruz.

Siyasetin belirlenmesine, adayların seçilmesi de örgütten alınmış, genel merkezin elindedir. Genel merkez siyaseti ve adayları seçiyor. Örgütte afiş, pankart işleri ile meşgul oluyor. Bu oligarşik bir yapıdır. Partiye asıl egemen olan üye, egemenliğini delege ede ede kaybediyor.

Bunu genel merkez kullanıyor. Buna oligarşinin tunç yasası da diyorlar. Seçilenin kendisini seçen üzerinde egemen olduğu bir yapı. Oligarşik yapının değişmesi için Kılıçdaroğlu’nun görevi bırakması gerekmez, onunla ilgisi yok. Oligarşik yapının değişmesi için yapısal dönüşüm olmalıdır.”

Paylaşın

YAŞ Toplantısı Sona Erdi: TSK’nın Yeni Komuta Kademesi Belli Oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan ve yaklaşık 3 saat süren Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı sona erdi. Genelkurmay Başkanlığına, Orgeneral Metin Gürak getirilirken, TSK’da ilk defa kadın general ataması yapıldı.

Haber Merkezi / Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapıldı. Toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.

YAŞ kararı ile 30 Ağustos 2023 tarihinden geçerli olmak üzere 32 general ve amiral bir üst rütbeye, 63 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi. Halen 266 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2023 tarihi itibarıyla 286 olacak.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararı ile Genelkurmay Başkanlığına 2’nci Ordu Komutanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanlığına Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvvet Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu atandı.

Kara Kuvvetleri Komutanlığından korgeneraller İrfan Özsert ve Kemal Yeni orgeneralliğe; Hava Kuvvetleri Komutanlığından Korgeneral İsmail Güneykaya orgeneralliğe; Kara Kuvvetleri Komutanlığından tümgeneraller Zorlu Topaloğlu, Sezai Öztürk ve Mustafa Oğuz korgeneralliğe; Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tümamiral İbrahim Özdem Koçer koramiralliğe; Hava Kuvvetleri Komutanlığından tümgeneraller Erdoğan Gür ve İsmail Üner korgeneralliğe terfi ettirildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığından tuğgeneraller Burhan Aktaş, Mehmet Özeren, Özkan Ulutaş, Mehmet Yasin Kalın, Faruk Metin, Mehmet Cafer Aksoytürk, Ertan İnaltekin, Subutay Adaş, Murat Ataç, Hurşit Ağırcan, Mücahit Zorlutuna, Ahmet İbiş, Hakan Tunç ve Osman Alp tümgeneralliğe;

Deniz Kuvvetleri Komutanlığından tuğamiraller Mehmet Baybars Küçükatay, Alper Yeniel, İsmail Güldoğan, Refik Levent Tezcan, Ramazan Özoğul ve Hüseyin Tığlı tümamiralliğe; Hava Kuvvetleri Komutanlığından tuğgeneraller Kemal Turan, Hayrettin Koca ve Ertunç Ertufanlı tümgeneralliğe yükseltildi.

TSK’da ilk kez kadın amiral atandı!

Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ilk defa kadın general ataması gerçekleştirildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Kurmay Albay Gökçen Fırat, YAŞ kararları çerçevesinde amiralliğe terfi etti.

Paylaşın

Halkların Demokratik Partisi’nden Ezidi Soykırımı’nı Tanıma Çağrısı

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) 3 Ağustos 2014 tarihinde yaptığı Ezidi Soykırımı’nı tanıma çağrısı yapan Halkların Demokratik Partisi (HDP), “Tüm toplumu bu soykırımın tanınması ve bir daha yaşanmaması için sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Şu ana dek Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi (AK) ve Birleşmiş Milletler’in (BM) yanı sıra ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya, İskoçya, İrlanda, Ermenistan, Portekiz, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un da aralarında olduğu çok sayıda ülke Ezidi Soykırımı’nı tanıdı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) 3 Ağustos 2014 tarihinde yaptığı Ezidi Soykırımı’na ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“9 yıl önce katliamcı IŞİD tarafından dünyanın gözleri önünde Êzidî halkı soykırıma uğratıldı, kadınlar ve çocuklar köle pazarlarında satıldı. Katliamda yaşamını yitirenleri, halkını savunmak için toprağa düşenleri saygı ve minnetle anıyoruz. Tüm toplumu bu soykırımın tanınması ve bir daha yaşanmaması için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

Ezidi Soykırımı

Ezidi Soykırımı (Ezidi tarafından anılan ismiyle 73. Ferman), Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD veya İslam Devleti olarak da adlandırılır) Irak’taki Ezidilere yönelik 3 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu katliamlar silsilesi. Birleşmiş Milletler tarafından soykırım olarak kabul edilmiştir.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki Ezidi kadınlar ve küçük yaştaki kızlar IŞİD mensupları tarafından cinsel köleliğe zorlandı, erkekler sürgün edildi ve binlercesi topluca infaz edildi. Başta Sincar’da olmak üzere toplamda yaklaşık 5 bin Ezidinin öldürüldüğü 10 bine yakının ise esir düştüğü ifade edilmektedir. Soykırım 2014 yılında Peşmerge’nin IŞİD saldırıları sonucunda geri çekilmesinden sonra başlamıştır.

IŞİD’in Ezidilere yönelik katliamı uluslararası toplumda geniş yer buldu ve tepki olarak ABD IŞİD’e yönelik hava saldırılarına başladı. Ek olarak ABD, İngiltere ve Avustralya, Sincar Dağları’na kaçmış olan Ezidilere uçaklarla acil yardımlar yaptı ve Ezidileri savunmaya giden silahlı güçlere silah desteği sağladı.

IŞİD’in Ezidi nüfusuna yönelik eylemleri yaklaşık 500.000 mülteciye ve binlerce kişinin ölümüne veya kaçırılmasına sebep oldu. Soykırımın etkileri özellikle Almanya’daki diğer Ezidi topluluklarını da etkiledi. Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti 2019 yılında 3 Ağustos gününü “Ezidi Soykırım Günü” ilan etti.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: 2024 Yılı Ortasından İtibaren Düşmeye Başlayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmede, “Mali tedbirler, döviz kuru gelişmeleri ve ücret artışlarının etkisiyle enflasyon Temmuz’da yıllık yüzde 47,8 ile piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Dezenflasyon ile fiyat istikrarının hedeflendiği bir geçiş sürecindeyiz. Para politikası duruşunun olumlu etkisiyle 2024 yılı ortasından itibaren yıllık enflasyon düşmeye başlayacak. Dezenflasyon sürecini mali disiplinle destekleyeceğiz. Politikalarımızın temel amacı orta vadede enflasyonu kalıcı olarak tek hanelere indirmektir.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamının ardından, sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, şunları ifade etti:

““Mali tedbirler, döviz kuru gelişmeleri ve ücret artışlarının etkisiyle enflasyon Temmuz’da yıllık yüzde 47,8 ile piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Dezenflasyon ile fiyat istikrarının hedeflendiği bir geçiş sürecindeyiz.

Para politikası duruşunun olumlu etkisiyle 2024 yılı ortasından itibaren yıllık enflasyon düşmeye başlayacak. Dezenflasyon sürecini mali disiplinle destekleyeceğiz. Politikalarımızın temel amacı orta vadede enflasyonu kalıcı olarak tek hanelere indirmektir.”

TÜİK Açıkladı: Enflasyon yüzde 47,83

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre; Enflasyon Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 9,49, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 31,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,83 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,45 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 19,31 ile konut oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 82,62 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla temmuz ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 2,67 ile eğitim oldu. Buna karşılık, temmuz ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 17,75 ile ulaştırma oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan temmuz ayı itibarıyla, 4 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 135 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 8,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 34,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,32 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 58,08 olarak gerçekleşti.

ENAG: Enflasyon yüzde 122,88

Öte yandan Akademisyen ve ekonomistlerden oluşan bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Temmuz ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Temmuz ayında yüzde 13,18 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 122,88 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 69,21 oldu.

Paylaşın

CHP’li Sarıgül’den “Değişim” İsteyenlere Sert Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından başlayan “değişim” tartışmaları devam ediyor. Son olarak CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Mustafa Sarıgül, parti içindeki lider ve yönetim değişimi çağrıları hakkında Haber Global’den Çağlar Cilara’nın sorularını yanıtladı.

“Gerçek CHP’lilerin böyle bir değişim istediği olmadığını” savunan Sarıgül, “Tencere kaynarken, maymun oynarken herkes yanınızdadır. Tencere kaynamadığı zamanda da gerçek dostlar yanınızda olur. Tarihi kolay işten çıkanlar yazmaz, zor işten çıkan kahramanlar yazar. Bugün delikanlı, mert olanların, omurgalı siyaset yapanların yapması gereken tek iş canla başla çalışan ve helalleşmeyle birlikte hiç bir araya gelmeyen insanları bir araya getiren ve yüzde 48 oy alan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında durma zamanıdır. Gün birlik, beraberlik zamanıdır, ayrışma değil kucaklaşma zamanıdır” diye konuştu.

Cilara’nın “CHP şu aşamada değişime ihtiyaç olmadığını düşünüyorsunuz anladığım kadarıyla” sözlerine yanıt veren Sarıgül, “Kesinlikle. Şu anda CHP’de tek ihtiyaç var, yerel seçimlere nasıl hazırlanabiliriz, yerel seçimlerde bu başarıyı nasıl elde edebiliriz” dedi.

Seçim gecesi “Siz kaybetmediniz, biz kazandıramadık” şeklinde paylaşım yaptığını hatırlatan Mustafa Sarıgül, “Bugün değişim isteyenler, güzel kardeşlerim, aslan parçaları, yiğitler siz zaten o işin başındaydınız, o işin içindeydiniz. Benim gibi bir tek Erzincan’a mahkum olmadınız. Genel Başkanımız her türlü önünüzü açtı, siz zaten bu çalışmaları yaptınız. Orada bir kayıp varsa, kusura bakmayın, o kaybın baş sorumlusu sizsiniz kardeşim” ifadelerini kullandı.

“Lider, kadro, proje”

Çağlar Cilara’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve değişim isteyen diğer isimlere “Kılıçdaroğlu’na yeteri kadar oy toplayamadınız, getiremediniz” şeklinde bir eleştiri mi yönelttiğini sorması üzerine Sarıgül, “Kesinlikle. Kardeşim başarı 3 şeyden geçiyor: Lider, kadro, proje. Lider çalışıyor, peki kadrosu olarak ne yaptınız? Bu çalışmalarda hiç mi kabahatiniz yok?” dedi ve şöyle devam etti:

“Siz Şırnak’ta, Batman’da, Silopi’de, Cizre’de, Mardin’de, Yozgat’ta, Nevşehir’de, Rize’de, Trabzon’da, Edirne’de kaç kere miting yaptınız, kaç kere görev yaptınız, kaç kere gittiniz? Bu soruları lütfen kendinize sorun. Sadece CHP’nin güçlü olduğu İstanbul’da, Şişli’de, Kadıköy’de, Beyoğlu’nda, İzmir’de, Konak’ta siyaset yapmakla siyaset olmuyor. Gel bakalım aslan parçası gel, Erzincan’a bir siyaset yap da neyin ne olduğunu gör. Gel de bir selam ver bakalım nasıl oluyor bu işler? Gel bakalım CHP’nin uzun yıllar milletvekili çıkaramadığı yere gel de burada siyaset yap. Bulunduğun makamlarda, koltuklarda konuşmak kolay.”

Paylaşın

AK Parti’de Yüzde 50+1 Tartışması: MHP Tartışmaya Kapalı

“Bir kişinin cumhurbaşkanı seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekir” maddesi AK Parti’de tartışılmaya başlandı. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP ise yüzde 50+1 için “tartışmaya kapalı”.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yüzde 50+1 kuralının değişebilmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Cumhur İttifakı’nın parlamentodaki toplam sayısı anayasa değişikliğini referanduma taşımak için yeterli değil. Böylesi bir değişikliğin gerçekleşmesi için muhalefetin de destek vermesi gerekiyor.

Ancak muhalefet cephesinin böyle bir talep için “yüzde 50+1 koşulunun değişmesi ile ilgili güçlendirilmiş parlamenter sistemi Cumhur İttifakı’nın önüne koyabileceği” değerlendirmeleri de yapılıyor. Cumhur İttifakı’nın ise “güçlendirilmiş parlamenter sisteme” kapıları kapalı.

AK Parti’de, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek’in, 2021 yılındaki “Yüzde 50+1’in hem bugün hem de gelecekte sıkıntıya sebebiyet vereceğini, Türkiye’yi kaosa sürükleyeceğini söyledim, yine söylüyorum” sözleri anımsatılırken “Yüzde 50+1 yerine halkın oyunun çoğunluğunu alan kişinin cumhurbaşkanı seçilebilmesinin önünün açılması gerektiği” de ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre AK Parti içinde “yüzde 50+1’in ittifakları da zorunlu hale getirdiği” de dillendirilirken “Yüzde 50+1 koşulu olmasaydı, seçimlerin ikinci turuna gerek kalmadan, ilk turda en fazla oyu alan cumhurbaşkanı adayı seçimleri kazanırdı. Böylece daha fazla aday çıkabilirdi. Bu durum demokrasiyi güçlendirirdi” yorumları yapılıyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bel kemiği

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP ise yüzde 50+1 için “tartışmaya kapalı”. MHP’de yüzde 50+1 koşulunu “cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bel kemiği” olarak değerlendiriliyor. MHP’ye göre yüzde 50+1 koşulu, “yönetimde istikrar, temsilde ise adaletin anahtarı.”

Halkın yarısından fazlasının cumhurbaşkanı seçtiği bir kişinin meşruiyetinin “sorgulanmaya kapalı olduğuna” dikkat çekilirken, “Yüzde 50+1 koşulu, parlamentoda küçük partilerin de temsil edilmesine olanak tanıyor. Ayrıca yüzde 50+1 bir ülkenin başını seçmek için gerekli bir oran.

Yüzde 50+1’in değişmesi halinde seçilen cumhurbaşkanının başka odaklarca meşruiyeti tartışmaya açılmak istenebilir. Yüzde 50+1 koşulu olmaksızın seçimle başa gelen bir cumhurbaşkanı için yani yürütmenin başı olan biri için yapılacak her türlü tartışma ise Türkiye’de farklı durumlar ve kaosa kapı aralayabilir” değerlendirmeleri yapılıyor.

Muhalefetin desteklemesi gerekiyor

Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yüzde 50+1 kuralının değişebilmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Cumhur İttifakı’nın parlamentodaki toplam sayısı anayasa değişikliğini referanduma taşımak için yeterli değil. Böylesi bir değişikliğin gerçekleşmesi için muhalefetin de destek vermesi gerekiyor.

Ancak muhalefet cephesinin böyle bir talep için “yüzde 50+1 koşulunun değişmesi ile ilgili güçlendirilmiş parlamenter sistemi Cumhur İttifakı’nın önüne koyabileceği” değerlendirmeleri de yapılıyor. Cumhur İttifakı’nın ise “güçlendirilmiş parlamenter sisteme” kapıları kapalı.

Paylaşın

AK Parti’de Kadro Değişimi: 6 İl Başkanlığına Atama

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Hakkari ve Şanlıurfa il başkanlıklarına yeni atamalar yapıldı. Seçimler sonrası AK Parti’de farklı tarihlerde 15 yeni il başkanı atanmıştı.

Haber Merkezi / AK Parti Teşkilat Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana İl Başkanlığına Ozan Gülaçtı, Bingöl İl Başkanlığına Yılmaz Seven,

Bitlis İl Başkanlığına Kadir Köstekçi, Çankırı İl Başkanlığına Koray Erdoğan, Hakkari İl Başkanlığına vekaleten görev alan Zeydin Kaya, Şanlıurfa İl Başkanlığı’na vekaleten görev alan Ali İhsan Delioğlu’nun atandığı belirtildi.

Seçimlerden sonra, farklı tarihlerde olmak üzere, Tokat, Osmaniye, Gaziantep, Kilis, Ardahan, Kayseri, Samsun, Malatya, Adıyaman, Erzincan, Kars, Kırıkkale, Muğla, Niğde ve Uşak il başkanlıklarına yeni atamalar yapılmıştı:

Tokat İl Başkanlığına Ali Özer, Osmaniye İl Başkanlığına Servet Alibekiroğlu, Kayseri İl Başkanlığına Fatih Üzüm, Samsun İl Başkanlığına Mehmet Köse, Gaziantep İl Başkanlığına Murat Çetin, Kilis İl Başkanlığına Zihni Serhan Diyarbakırlı, Ardahan İl Başkanlığına Ersin Yılmaz,

Malatya İl Başkanlığına Namık Gören, Adıyaman İl Başkanlığına Emrah Erkan Bulucu, Erzincan İl Başkanlığına Mehmet Cavit Şireci, Kars İl Başkanlığına Muammer Sancar, Kırıkkale İl Başkanlığına Engin Pehlivanlı, Muğla İl Başkanlığına Gültekin Akça, Niğde İl Başkanlığına Mustafa Özdemir, Uşak İl Başkanlığına Himmet Yaşar.

14 ve  28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde başarılı olamayan il ve ilçe başkanlarının değişeceği kulislere yansımıştı.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda Zam Çatlağı: Destici’den Vergi Düzenlemesi Tepkisi

Cumhur İttifakı’nda zam çatlağı devam ediyor. Vergi sistemi ile ilgili çok kapsamlı düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirten BBP Lideri Mustafa Destici, “Bu maliyetlerin yükü, vatandaşlarımızın tamamının sırtına yüklenmemelidir. Bu adil, hakkaniyetli değildir” dedi.

Mustafa Destici, açıklamasının devamında, “Türkiye’nin en zengin, en varlıklı insanıyla 7 bin 500 lira emekli maaşı alan ya da 11 bin 400 lira asgari ücret alan akaryakıt istasyonuna gittiğinde aynı miktarda ÖTV ödememelidir. Vergi, kazancı olandan, varlıklı olandan alınır, emekli ya da asgari ücretliden vergi alınmaz, alınmamalıdır. Dolayısıyla burada düzenlemeye ihtiyaç vardır.” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın bileşenlerinden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Vergi sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Destici, şunları söyledi: “Vergi sistemimizle ilgili çok kapsamlı düzenlemeye ihtiyacımız var. Bu maliyetlerin yükü, vatandaşlarımızın tamamının sırtına yüklenmemelidir. Geliri düşük olan ile geliri yüksek olan akaryakıtta aynı Özel Tüketim Vergisi’ni ödememelidir.

Bu adil, hakkaniyetli değildir. Türkiye’nin en zengin, en varlıklı insanıyla 7 bin 500 lira emekli maaşı alan ya da 11 bin 400 lira asgari ücret alan akaryakıt istasyonuna gittiğinde aynı miktarda ÖTV ödememelidir. Vergi, kazancı olandan, varlıklı olandan alınır, emekli ya da asgari ücretliden vergi alınmaz, alınmamalıdır. Dolayısıyla burada düzenlemeye ihtiyaç vardır.”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının “Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı devam edecek mi? Millet İttifakı’nda olan büyükşehirlerde işbirliği olacak mı?” sorusu üzerine Destici, “Cumhur İttifakı sadece bir seçim ittifakı değildir, bir pazarlık ittifakı asla değildir. Cumhur İttifakı, 15 Temmuz gecesi hain FETÖ darbesine karşı sokakta kurulmuş bir ittifaktır. Bu anlamda, Büyük Birlik Partisi ittifaka, ittifakın ruhuna bağlıdır.” cevabını verdi.

Paylaşın

Erdoğan İle Putin Telefonda Görüştü: Destek Talebi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede, Putin’in Erdoğan’dan tahıl ihracatı yapmak ve Batı yaptırımlarını fiilen aşmak için destek istediği belirtildi.

Haber Merkezi / Görüşmede, iki lider Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin girişimiyle oluşturulan Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasına Moskova’nın talepleri yerine getirilmediği takdirde geri dönmeyeceğini teyit etmişti.

Moskova, geçen ay bu anlaşmadan talepleri yerine getirilmediği gerekçesiyle çıkma kararı almıştı.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada, “En muhtaç ülkelerin gıda ihtiyaçları göz önüne alındığında, Rus tahılını sevkiyatına izin verilmesi için seçenekler üzerinde çalışılıyor (…) Türkiye ile bu alanda işbirliği yapma isteği var.” denildi.

Putin geçen ay sonunda, bazı fakir Afrika ülkelerine Moskova’ya yönelik yaptırımlara rağmen ücretsiz tahıl ürünü ihraç edebileceği vaadinde bulunmuştu.

Bu arada Rusya, Ukrayna’nın Karadeniz ve Tuna Nehri üzerinden tahıl ihracatı için gerekli olan liman altyapısını bombalamasının tahıl fiyatlarının artırmasından endişe ediliyor.

Görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da bir açıklama yaptı. Açıklamada Putin’in Türkiye’yi ziyareti konusunda mutabık kalındığı belirtilirken, ziyaretin tarihine ilişkin bir bilgi verilmedi.

Erdoğan ile Putin’in telefon görüşmesi yaptıkları belirtilen açıklamada “Görüşmede, iki lider Sayın Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı” denildi.

Erdoğan’ın tahıl anlaşmasının uzun süre devre dışı kalmasının “kimsenin yararına olmadığını” söylediği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi için Rusya’nın gönderdiği 2 adet amfibik yangın söndürme uçağı için mevkidaşına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus turistlerin de Türkiye’ye ilgilerinin giderek artmasından duyduğu memnuniyeti ve ortak gayretlerle bu sene turizmde rekor kırılacağına olan inancını dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde gerilimi tırmandıracak adımların atılmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “barış köprüsü” olarak değerlendirdiği Karadeniz Girişiminin önemine vurgu yaptı.

Karadeniz Girişiminin uzun süre devre dışı kalmasının kimsenin yararına olmadığına, en büyük zararı da tahıla muhtaç, gelir seviyesi düşük ülkelerin göreceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama döneminde yüzde 23’ler düzeyinde azalan hububat fiyatlarının, son iki haftada yüzde 15’ler oranında arttığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz Girişiminin devamı için yoğun çaba ve diplomasi yürütmeye devam edeceğini kaydetti.”

Paylaşın

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Harcamaları Yüzde 99 Arttı

2022 yılının ilk 6 ayında 9.8 milyar lira olan gideri olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılın aynı dönemindeki gideri ise 19.6 milyar liraya yükseldi. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gideri bir yıl içinde yüzde 99 oranında artmış oldu.

Din hizmetleri ve yaygın din eğitimi için ilk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama gerçekleştirilirken, gençlik için 1.4 milyar TL, hayat boyu öğrenme için 6.1 milyar TL, insan hakları için 98.4 milyon TL, kadının güçlenmesi için 1 milyar 31 milyon TL, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma için 95.1 milyon TL harcama yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu”nu yayımladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen yılın ilk altı ayında 9.8 milyar TL olan gideri bu yılın aynı döneminde 19.6 milyar TL’ye çıktı. Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın ilk 6 aylık harcaması da geçen yıla göre yüzde 274 arttı.

İlk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre raporda, program sınıflandırmasına göre bütçe giderlerine de yer verildi. Din hizmetleri ve yaygın din eğitimi için ilk 6 ayda 19.1 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Gençlik için 1.4 milyar TL, hayat boyu öğrenme için 6.1 milyar TL, insan hakları için 98.4 milyon TL, kadının güçlenmesi için 1 milyar 31 milyon TL, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma için 95.1 milyon TL harcama yapıldı.

Raporda kurum ve kuruluşların geçen yılın ilk 6 ayı ile bu yılın ilk 6 ayındaki harcamaları da karşılaştırıldı.

Cumhurbaşkanlığı’nın bütçe giderleri geçen yıla göre, 2.2 milyar TL’den 2.1 milyar TL’ye indi. Sağlık Bakanlığı’nın harcaması 63.1 milyar TL’den 157.8 milyar TL’ye, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın harcaması 228.9 milyon TL’den 856.9 milyon TL’ye, İletişim Başkanlığı’nın gideri de 546.2 milyon TL’den 1.2 milyar TL’ye yükseldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen yılın ilk 6 ayında 9.8 milyar TL olan gideri bu yılın aynı döneminde 19.6 milyar TL’ye çıktı. Yüzde 99 oranında artış oldu.

En fazla artış ise depremin etkisiyle AFAD’ın giderlerinde gerçekleşti. AFAD’ın giderleri geçen yılın ilk altı ayına göre 966.6 milyon TL’den 66.2 milyar TL’ye çıktı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın gideri ilk 6 ayda geçen yıla göre, 35.2 milyar TL’den 72.5 milyar TL’ye
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın gideri 39.3 milyar TL’den 98.7 milyar TL’ye
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın gideri 4.6 milyar TL’den 10.6 milyar TL’ye
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gideri 3.9 milyar TL’den 7.6 milyar TL’ye
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın gideri 5.9 milyar TL’den 16.1 milyar TL’ye

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın gideri 3.8 milyar TL’den 25.6 milyar TL’ye
Ticaret Bakanlığı’nın gideri 3.1 milyar TL’den 7.5 milyar TL’ye
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gideri 20.1 milyar TL’den 38.5 milyar TL’ye
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gideri 40.1 milyar TL’den 71.6 milyar TL’ye
Milli Eğitim Bakanlığı’nın gideri 112.1 milyar TL’den 245.5 milyar TL’ye

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın gideri 599.4 milyar TL’den 1.1 trilyon TL’ye
Dışişleri Bakanlığı’nın gideri 4.7 milyar TL’den 6.7 milyar TL’ye
İçişleri Bakanlığı’nın gideri 8.9 milyar TL’den 18.1 milyar TL’ye
Milli Savunma Bakanlığı’nın gideri 46.6 milyar TL’den 94.5 milyar TL’ye
Adalet Bakanlığı’nın gideri de 19.7 milyar TL’den 43.3 milyar TL’ye yükseldi.

Paylaşın