İYİ Parti’den İmamoğlu Ve Yavaş İddialarına Yalanlama: Gizli Gündemimiz Yok

Akşener’in Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a İYİ Parti’den adaylık teklifinde bulunacağı iddiasını yalanlayan İYİ Parti Basın Danışmanı Murat İde, Akşener’in, Yavaş ve İmamoğlu konusunda CHP ile kurumsal bağları konusunda hassasiyet gösterdiğini söyledi.

Murat İde, açıklamasının devamında, “Bu dikkat ve gerçek, büyükşehir belediye başkanlarımızın, Millet İttifakı’nın belediye başkanları olduğu gerçeğini de ortadan kaldırmaz” dedi.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk’ün, “Meral Akşener’in, CHP’li bazı belediye başkanlarına kanca atmaya çalıştığını, her fırsatta Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını gündeme getirdiğini” savunması ve Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlarıyla ilgili sözleri üzerine, İYİ Parti Basın Danışmanı İde açıklama yaptı.

Öztürk’ün köşesinde paylaştığı açıklamada, İde’nin sözlerinden öne çıkanlar şöyle:

“Sayın Genel Başkanımız, Millet İttifakı’nın belediye başkanları ile ilgili olarak, her sözün başında, ‘Bu arkadaşlarımız Cumhuriyet Halk Partili’dir ve ‘siyaseten ita amirleri de Sayın Kılıçdaroğlu’dur’ cümlesini hiç eksik etmemiştir. Bu bakış açısıyla, kıymetli başkanlarımızla olan ilişkisinde, CHP ile olan kurumsal bağları en temel sınır olmuş ve bu hassasiyet 4.5 yıldır devam etmiştir.

Ancak, bu dikkat ve gerçek, büyükşehir belediye başkanlarımızın, Millet İttifakı’nın belediye başkanları olduğu gerçeğini de ortadan kaldırmaz. Bu gerçeklikte, bir gizli ajanda aramaya gerek yok. Milletin işaret ettiği isimler, siyasetin önemli birer aktörü olmak zorundadır. Çünkü karar siyasilerin değil, bizzat milletindir. Bu sebeple, Sayın Genel Başkanımızın, milletimizin işaret ettiği başkanlarımızdan bahsetmesi, millet emridir ve siyasetin doğasına uygundur.

(…)

Medyada yer alan ve ‘Meral Akşener dedi ki’ diye başlayan kulis (!) iddiaları, ikinci ya da üçüncü ağızlardan duyulmuş dedikodulardan ibarettir. Milletin ağzı torba değil, herkes bir şeyler söylüyor.

(…)

Sayın Genel Başkanımızın, Sayın Mansur Yavaş ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na İyi Parti’den adaylık teklifinde bulunacağını ima etmişsiniz. Bu dedikodunun kaynağını tahmin ediyoruz.

(…)

İyi Parti’nin, her iki belediye başkanımız ile ilgili olarak, asla bir gizli ajandası yoktur. 3-6 Mart sürecinde her iki başkanımıza yaptığı çağrıdan ve o tavırdan da anlaşılacağı gibi Sayın Meral Akşener bir konuda bir şey düşünüyorsa, bunu milletimizle açık ve net şekilde paylaşmaktadır. Bu kadar açık konuşan bir Genel Başkan’ın kapı arkasından iş çevirmesini beklemek, hakikati inkardır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Erdoğan – Putin Görüşmesi Öncesi Kritik Temas

Dışişleri bakanı sıfatıyla ilk kez Moskova’ya Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında önümüzdeki günlerde Soçi kentinde yapılacak görüşme öncesi Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la ön hazırlık kapsamında biraraya geldi.

Hakan Fidan ve Sergey Lavrov Moskova’da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin  arasındaki dostluk ve güven duygusunun iki ülke arasındaki ilişkilerin istikametini belirlemede kritik rol oynadığını vurguladı.

Bakan Fidan, “Bugün de gerek ikili gerek bölgesel konularda hayli yoğun istişarelerde bulunduk. Karadeniz Girişimi’nin canlandırılması gündemimizin üst sıralarında yer aldı. Girişimin hem küresel gıda güvenliği hem de Karadeniz bölgesinin istikrarı açısından kritik rolünü vurguladık” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın kendi tahıl ve gübresinin kesintisiz ihracatına ilişkin talepleri olduğunu belirten Fidan, bunların karşılanmasının öneminin teyit edildiğini ifade etti. “Ülkemizin yoğun çaba ve katkılarıyla BM yeni bir öneri paketi hazırladı. Bunun, girişimin canlandırılması için uygun bir zemin teşkil ettiğini düşünmekteyiz” diyen Fidan, savaşın gidişatının da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi.

Tahıl Anlaşması’nın hem dünya gıda güvenliği hem de Karadeniz’in istikrarı ve barışı için son derece önemli olduğunu vurgulayan Fidan, “Türkiye, Tahıl Anlaşması’nı yeniden hayata geçirmek için yoğun çaba harcıyor. Konuya yönelik ciddi adımlar atılması için, ne türden fırsatlar oluşabilir buna dikkatlice bakmaktayız. Birleşmiş Milletler’in anlaşma için yoğun bir faaliyeti var. Guterres ve ekibiyle bizim arkadaşlarımız temas halinde. Rusya’nın taleplerini daha iyi anlamaya ve karşılamaya çalışan bir süreç var” dedi.

“Çalışmalarımız devam edecek”

Anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesi sürecinin karmaşık bir süreç olduğunun altını çizen Bakan Fidan, “Çok fazla detay var. Sayın Bakan ve ekibiyle bunları tartıştık. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ve Sayın Putin bir araya geldiğinde bu konuyu daha detaylı tartışacaktır. Çalışmalarımız devam edecek, bu anlaşma hem dünya gıda güvenliği için hem de Karadeniz’in istikrarı için son derece önemli” diye konuştu.

Putin ve Erdoğan’ın Soçi’de görüşeceğini hatırlatan Fidan, bugünkü görüşmenin aynı zamanda liderlerin yapacağı görüşmeye bir hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.

İki ülke arasındaki dış ticaret hacminin son bir yılda yüzde 90 artarak 62,4 milyar dolara geldiğini vurgulayan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye’nin kolaylaştırıcı bir rol üstlenmek istediği Karadeniz Tahıl Koridoru konusunda yeşil ışık yakmadı.

“Güvence olmazsa ilerleme olamaz”

Sergey Lavrov, “18 Temmuz’da Karadeniz Girişimi kapsamında çalışmalar durduruldu. Yeniden başlaması için Batı’nın adımlar atması gerekiyor. Putin defalarca net bir şekilde ifade etti. Bütün sorunların çözümlenmesine yönelik tedbirler alınacak. Yerine getirilmemiş yükümlülüklerin yerine getirilmesini istiyoruz. BM’nin çabalarını takdir ediyoruz, bu çabaları destekliyoruz. Sayın Guterres ile Johannesburg’da görüştük ve dürüstçe ifade ettik. ‘Bu mesajlarda tek bir güvence yok. Sadece vaatler var. Rus tahıl ve gübresinin yurtdışına çıkarılmasına Batı engel oluyor. Batı’dan istirhamda bulunabilirler. Güvence gelirse yarın bunları uygulayabiliriz. Güvence olmazsa ilerleme olamaz” diye konuştu.

Lavrov, 1 milyon ton tahılın uygun fiyata Türkiye’deki fabrikalarda işlenerek ihtiyaç sahibi ülkelere gönderilmesine sıcak baktıklarını, Katar’ın da bu sürece mali olarak destek vermeye hazır olduğunu dile getirdi.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu, Partisinden “İstanbul’da Tam Yetki” Talep Edecek

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, CHP yönetimine, “Kentte tam başarı, uyumlu çalışma ve belediye meclisinde çoğunluk sağlama hedefleri için adayların belirlenmesinde tam yetki talep ediyorum” diyeceği öne sürüldü.

Ekrem İmamoğlu, ayrıca genel seçimlerdeki gibi ilin tüm mahallelerini kapsayan bir çalışma yaptırıyor. Hazırlanacak raporda ilçelere göre kimleri belediye başkanı olarak görmek istediklerini sorulacak ve ortaya çıkan isimler belirlenecek.

Diken’den Altan Sancarın haberine göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başkanlığı için bir kez daha aday olmaya hazırlanan Ekrem İmamoğlu, CHP yönetiminden İstanbul’un 39 ilçesinde adayların belirlenmesi için söz sahibi olmayı isteyecek. İmamoğlu ayrıca genel seçimlerdeki gibi ilin tüm mahallelerini kapsayan bir çalışma yaptırıyor.

28 Mayıs seçimlerinin ardından CHP’de ‘değişim’ söylemlerinin fitilini ateşleyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir yandan da bir kez daha İstanbul’a adaylığa hazırlanıyor. CHP’nin İstanbul ilçe kongrelerinde ortaya çıkan tablodan ‘mutlu olduğu’ belirtilen İmamoğlu, ortaya attığı ‘değişim’ söyleminin İstanbul il yönetiminde de karşılık bulacağına inanıyor.

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul için bir kez daha aday adaylığını duyuran İmamoğlu, ekibinden kente dair kapsamlı bir çalışma talep etti. Edinilen bilgilere göre, İmamoğlu 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri öncesi ekibinin yaptığı ve İstanbul’un mahallelerinde yaşayan yurttaşların oy verme eğilimlerini, partinin ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun potansiyel oy oranını ortaya koyan çalışmanın tekrarlanmasını istedi. Genel seçim için hazırlanan rapor doğrultusunda çalışan ve hedefine ulaşan İmamoğlu’nun bu raporun yaş grupları, dezavantajlı gruplar, bölgesel farklılıklar üzerinden detaylandırılmasını istedi.

İmamoğlu, hazırlanacak rapor doğrultusunda adaylığını açıkladığı konuşmada belirttiği gibi iş birliğini İstanbul’dan kurma çalışmalarını da hızlandırmayı hedefliyor. Böylece genelden önce yerelde iş birliğini örgütlemeyi ve partilerin seçmenlerini adaylığı etrafında bir araya getirmeyi hedefliyor.

Öte yandan İmamoğlu, İstanbul’da ‘tam başarı’ için CHP yönetiminden talepte bulunacak. Buna göre İmamoğlu, partisinin yönetiminde İstanbul’un ilçelerinde gösterilecek belediye başkan adaylarının belirlenmesi için söz sahibi olmayı ve tam yetki isteyecek. Hazırlanacak raporda ilçelere göre kimleri belediye başkanı olarak görmek istediklerini sorulacak ve ortaya çıkan isimler belirlenecek.

Rapor sonrası farklı partilerin seçmenleri ile seçim süreci öncesi kurulması hedeflenen ilişkiler doğrultusunda da İmamoğlu partisinin yönetimine çalışmasını sunarak, “Kentte tam başarı, uyumlu çalışma ve belediye meclisinde çoğunluk sağlama hedefleri için adayların belirlenmesinde tam yetki talep ediyorum” diyecek. Kurmaylarına göre, çalışmalar ve CHP’deki kongreler süreci kısmen tamamlandıktan sonra Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasında bir görüşme olması bekleniyor.

Paylaşın

Bakan Şimşek: Hedefimiz Sürdürülebilir Ve Kapsayıcı Büyüme

2023 ikinci çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Hedefimiz büyümenin güçlü olmasının yanı sıra, aynı zamanda dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcı olmasıdır” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, iç ve dış talep dengesinin yeniden tesisi için tedbirler almaya ve uygulamaya devam edeceklerini ve bu tedbirlerle ekonominin dış şoklara karşı kırılganlığını azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.

Şeffaf, tutarlı ve uluslararası normlara uygun politikalar sayesinde güvenin temin edilmesinin öngörülebilirliği artıracağını söyleyen Mehmet Şimşek öngörülebilirliğin, sürdürülebilir büyümenin sağlanması için gereken yatırım ve istihdam artışı için kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Şimşek, uygulanan politikaların makro finansal üzerindeki olumlu etkilerinin görülmeye başlandığını ve bu etkileri kalıcı hale getirmek ve istikrarın sağlanması için gerekli adımları atmayı sürdüreceklerini söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) 2023 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 3,8 arttı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2023 ikinci çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi. Şimşek özetle şu ifadeleri kullandı:

“Sıkı küresel finansal koşullar ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 daralan küresel ticarete rağmen deprem felaketinin ekonomik etkilerini telafi etmeye çalıştığımız yılın ikinci çeyreğinde ekonomimiz güçlü büyüme performansına devam etmiştir.

Net dış talep büyümeyi sınırlandırmıştır. Öte yandan ekonominin üretken kapasitesinin artırılması açısından önem arz eden yatırım harcamaları yüzde 5,1 artmıştır. Hedefimiz büyümenin güçlü olmasının yanı sıra, aynı zamanda dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcı olmasıdır.

Kaynakların tüketimden çok; yatırım, istihdam, üretim ve ihracata aktarılmasını önceliklendiriyoruz. Bu tedbirler neticesinde ekonomimizin dış şoklara karşı kırılganlığını azaltmayı hedefliyoruz. Şeffaf, tutarlı ve uluslararası normlara uygun politikalar sayesinde güvenin temin edilmesi ile öngörülebilirlik artırılacaktır.

Öngörülebilirlik, sürdürülebilir büyümenin sağlanması için gereken yatırım ve istihdam artışında kritik önem taşımaktadır. Uyguladığımız politikaların makro finansal istikrar üzerindeki olumlu etkilerini görmeye başladık.

Bu etkilerin kalıcı olması ve istikrarın sağlanması için gereken adımları atmaya devam edeceğiz. Dengeli ve sürdürülebilir büyüme ile sağlanacak refah artışının toplumun tüm kesimleri tarafından adil paylaşılması önceliğimizdir.”

Paylaşın

Ahmet Faruk Ünsal, DEVA Partisi’nden İstifa Etti; Babacan’a Yönelik Eleştirilerini Sıraladı

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nin de 90 kişilik kurucu üyesi arasında yer alan Ahmet Faruk Ünsal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a yönelik eleştirilerini sıralayarak, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Partisini tüzüğe aykırı davranmakla suçlayan Ahmet Faruk Ünsal, sosyal medya hesabından yaptığı istifa açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kamuoyuna;

Başkanlık sisteminin ülkemizi getirdiği, güçleri tek elde toplayan, hukuku ayak bağı gören, kurumları işlevsiz hale getiren şeffaf, katılımcı ve öngörülebilir olmayan, hesap vermeyen liyakati önemsizleştiren, haksız zenginleşmeye yol açan ve sonuçta hem hepimizin fakirleşmesine hem de ülke ve bölge barışının ciddi tehlikeye girmesine sebep olan açmazdan çıkmamızı sağlamak niyetiyle yaklaşık 3,5 yıl önce Deva Partisi’nin kurucuları arasında yer aldım.

Kuruluşundan bu yana geçen süre içinde, zaman zaman hayatın olağan akışının gereği olarak kadrolaşma, siyasal üslup tonlama, zamanlama vs. konularında parti yönetimiyle ayrışmalarımız olduysa da, bunlar yönetilebilecek boyutları aşmadı.

Seçim sürecinde ve sonrasında partinin yetkili kurullarıyla yaptığım görüşmeler sonrası:

Bizzat Sn. Genel Başkan tarafından söz verilmiş ve kamuoyuna deklare edilmiş olmasına rağmen, şeffaf olmayan bir karar alma süreciyle partinin seçimlere sokulmayışı

Sayın Genel Başkan’ın, tüm milletvekili adaylarını ve sıralamalarını Genel Merkez Yürütme Kurulu’na getirdiği teklif ile, “tek belirleyici” yetkisi alarak tek başına tespit etmesi,

Sn. Cumhurbaşkanı’nı Anayasa’ya uymamakla itham eden Sn. Genel Başkan’ın Milletvekili listelerini hazırlarken parti anayasası niteliğindeki tüzüğün amir hükmü olan cinsiyet, genç ve engelli kotalarına uymayarak, yani kendi partisinin anayasasını açıktan çiğneyerek henüz yolun çok başında tüm siyasi iddialarımızla çelişmesi ve Partinin en üst karar alma organı Genel Merkez Yönetim Kurulu’nun konuyu geçiştirmesi,

Sn. Genel Başkan’ın, 16 Nisan 2017 Referandum sürecinde tek adam rejimi kampanyasında EVET için canhıraş çalışan veya ülkenin en kritik oylamasında hiç bir şey olmamış gibi sessiz kalanları, kamuoyu önünde ciddi bir özeleştiri dahi vermemelerine rağmen, siyasi olarak önde tutması, Parti’nin ve Millet İttifakı’nın en önemli siyasi iddiası olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem konusunda Parti’nin samimiyetinin sorgulanmasına yol açması

Yukarıda maddeler halinde paylaşılan konular hakkında Parti yönetiminin bir türlü ikna edici izahta bulunamayışı ve kendi küçük İktidar alanlarında hukuku, katılımcılığı, şeffaflığı, liyakati adaleti hesap verebilirliği öngörülebilirliği, kural bazlı yönetimi inşa edemeyenlerin ülke genelinde bunu başaramayacaklarına olan inancım ve ayrışan siyasi pozisyonlarımızın Parti yönetimiyle uzlaşılamayacak noktaya ulaşması nedeniyle kuruluş aşamasında %12-13lerde teveccüh gören ama tüm ikazlara rağmen işlenen hatalar nedeniyle vatandaşlarımızın umudunu tüketen teşkilatları boşalan ve pratikleriyle geleceğe dair yeni bir hikaye yazma umut ve takati kalmayan Deva Partisi’nden istifa ediyorum.

Adaleti bilgeliği liyakati, cesareti, fedakarlığı isabetli öngörüyü, yani yürek ve beyin emeğini ortak akılla buluşturarak, adil, barışçı ve müreffeh bir Dünya’ya ulaşma mücadelesinin başarılabileceğine inanan yol arkadaşlarıyla arayışa devam edeceğimi kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederim.”

Ahmet Faruk Ünsal kimdir?

Ahmet Faruk Ünsal, 1963 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. Ünsal’ın babası Milli Selamet Partisi’nden (MSP) 15. ve 16. dönem Adıyaman milletvekilliği yapmış olan Abdurrahman Ünsal’dır.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Sakarya Mühendislik Fakültesi makine mühendisliği bölümünden 1986 yılında mezun oldu. 2002 yılına kadar çeşitli kurumlarda mesleği ile ilgili faaliyetlerde bulundu. Örneğin, Türk Havacılık (TAİ) uçak sanayinde makine mühendisi olarak görev yaptı.

2002 yılında yapılan Türkiye genel seçimlerinde AK Parti’den 22. dönem Adıyaman milletvekili seçildi. 2002-2007 arası AKP’den Adıyaman milletvekilliği yaptı.

Paylaşın

İYİ Parti Kanadı: Akşener, Açıklamalarıyla “El Yükseltti”

Meral Akşener’in Afyonkarahisar Kocatepe’de tüm siyasi partilere yaptığı “Seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısını anımsatan İYİ Parti kanadı, “Akşener’in siyaseti aritmetik hesaplardan soyutlamak için bu çağrıyı yaptığını” ileri sürüyor. Akşener’in bu açıklamalarıyla “el yükselttiği” de vurgulanıyor.

İYİ Parti kanadı, Akşener’in “Ortak adaya kapalı değiliz” sözlerini ise, “Artık kimsenin kapısını çalıp ‘Gelin işbirliği yapalım’ demek istemiyoruz. Tabanımız da artık ‘seçimlere bağımsız katılmamızı’ istiyor. Ancak Türkiye’nin geleceği, milletin refahı için bir parti ile işbirliği yapılması gerekiyorsa, diğer partiler elini taşın altına koymak istiyorlarsa, burada öncelik İYİ Parti olmalı. İYİ Parti çatısı altında yapılacak bir işbirliğine kapımız hiçbir zaman kapalı değildir” şeklinde yorumluyor.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, önceki gün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Ankara ve İstanbul için İYİ Parti’nin ayrı aday çıkarıp çıkarmayacağı sorusuna “Bazı siyasi partilerin İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu çokça köpürtüyorlar ama biz çok net bir şeyi ortaya koyduk: Biz kendi adaylarımızı çıkaracağız” yanıtını vermişti.

Kısa bir süre sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gazeteci Fatih Altaylı’ya Zorlu’nun açıklaması üzerine “Şu anda ortada üzerinde konuşulacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükârda destekleyeceğimiz anlamına da gelmez” değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, “El Yükseltti”

Cumhuriyet’te yer alan kulis haberine göre, Akşener’in Afyonkarahisar Kocatepe’de tüm siyasi partilere yaptığı “Seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısını anımsatan İYİ Parti kanadı, “Akşener’in siyaseti aritmetik hesaplardan soyutlamak için bu çağrıyı yaptığını” ileri sürüyor. Akşener’in bu açıklamalarıyla “el yükselttiği” de vurgulanıyor.

İYİ Parti kanadı, Akşener’in “Ortak adaya kapalı değiliz” sözlerini şöyle yorumluyor: “Artık kimsenin kapısını çalıp ‘Gelin işbirliği yapalım’ demek istemiyoruz. Tabanımız da artık ‘seçimlere bağımsız katılmamızı’ istiyor. Ancak Türkiye’nin geleceği, milletin refahı için bir parti ile işbirliği yapılması gerekiyorsa, diğer partiler elini taşın altına koymak istiyorlarsa, burada öncelik İYİ Parti olmalı. İYİ Parti çatısı altında yapılacak bir işbirliğine kapımız hiçbir zaman kapalı değildir.”

Paylaşın

Karadeniz Tahıl Koridoru: Rusya’dan Türkiye’ye Alternatif Önerisi

Ukrayna’nın savaşa rağmen Karadeniz limanlarından tahıl ihraç etmesine olanak tanıyan 1 yıllık anlaşmadan geçen ay çekilen Rusya, Türkiye ile ‘Karadeniz tahıl koridoru’ anlaşmasının alternatiflerini görüşmek istiyor. 

Alternatif plan kapsamında Rusya’nın – Katar’ın da mali desteğiyle – Türkiye’ye indirimli fiyatla bir milyon ton tahıl göndereceği ve bu tahılların Türkiye’de işlenerek en çok ihtiyaç sahibi ülkelere gönderilebileceği belirtiliyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un sözcüsü çarşamba günü yaptığı açıklamada, Lavrov ve Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın bu hafta yapacakları toplantıda Moskova’nın Karadeniz tahıl anlaşmasına alternatif önerisini görüşeceklerini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu projeyi Karadeniz anlaşmasına en uygun çalışma alternatifi olarak görüyoruz” dedi.

Geçen ay Tahıl Anlaşmasından çekilen Rusya Ukrayna limanlarına ve tahıl depolarına defalarca saldırdı. Bu saldırılar sonrası Ukrayna ve Batılı devletler Moskova’yı “gıdayı bir savaş silahı olarak kullanmakla” suçladı.

Rusya ise tahılın çok azının fakir ülkelere gitmesi ve Batı yaptırımları nedeniyle kendi tahıl ve gübresinin ihracatında engellerle karşı karşıya olması nedeniyle anlaşmadan çekildiğini söylüyor.

“Erdoğan Rusya’yı ziyaret edecek”

Bakan Fidan, bugün ve cuma günü Lavrov’la görüşmek üzere Moskova’da olacak. Kremlin’den yapılan açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakında Rusya’yı ziyaret edeceği söylendi.

Tahıl anlaşmasının sona ermesinden bu yana altı Afrika ülkesine yeterli miktarda bedava tahıl tedarik etme sözü veren Rusya’nın önerdiği düzenlemeye Katar’ın nasıl bir teşvikle katılacağı ise henüz belli değildi.

Tahıl anlaşmasının çökmesinin bu yana Moskova Ukrayna’ya giden tüm gemileri potansiyel olarak askeri kargo taşıyan gemiler olarak değerlendiriyor ve müdahale etme hakkını saklı tutuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Vergi Muafiyeti; Resmi Gazete’de Yayınlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) vergi istisnası Resmi Gazete’de yayınlandı. Resmi Gazete’deki listeye göre bu ülkeden gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) menşeli tarım ve sanayi ürünlerine vergi muafiyeti getirilmesi yönündeki kararı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Tarım ürünleri ile ilgili kararnamede, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Tarım Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1’inci, 474 sayılı Kanunun 2’nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir’ denildi.

Sanayi ürünleriyle ilgili kararnamede ise, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Sanayi Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulaması Hakkında Karar’ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1 inci, 474 sayılı Kanunun 2 nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Tarife kontenjanı çerçevesinde yapılacak ithalatta gümrük vergisi alınmayacak. Bunun dışında yapılacak ithalatta ise söz konusu maddeler için tespit edilen gümrük vergisi uygulanacak. Resmi Gazete’deki listeye göre BAE’den gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Paylaşın

Mansur Yavaş, Ankara İçin Yeniden Aday Olduğunu Açıkladı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını açıklayan Mansur Yavaş, “Size güveniyorum, nasip olursa herkesin belediye başkanı olmaya devam etmek istiyorum. Bu dönemde olduğu gibi yeni dönemde de bir devlet adamına yakışır şekilde rozetsiz başkanlık yapmaya devam edeceğim” dedi ve ekledi:

“Bizim siyasi tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok. Ankara’da 25 yıl yaşanan travmayı tekrar yaşatma hakkımız yok. İnşallah seçime girip bir 5 yıl daha sizlerle birlikte olmak istiyorum.”

Yavaş, konuşmasının devamında, “Bu yolda benimle yürümeye var mısınız? Hakça, adaletle ve yetim hakkını gözeterek, Ankara’yı hep birlikte bir 5 yıl daha yönetmeye var mısınız? Öğrencinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin yanında olup, zorlu ekonomik koşullarda dayanışma ile kentimizi yönetmeye var mısınız?

Sizlerle gurur duyuyorum. Burada yankılanan gür sesi herkesin duyduğuna yürekten inanıyorum. Ankara’yı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir hale hep birlikte getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlaması Yalın Konseri ve Atatürk Çocukları Parkı 1. Etap Açılış Töreni etkinliğinde konuştu. Mansur Yavaş’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Size söz veriyorum, bu dönemimiz bittiğinde bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara’ya kazandırmış olacağız.

Yaklaşık 4,5 yıldır bu kenti yönetiyoruz. Rozetsiz başkanlık yapıyoruz. Eski yönetim anlayışını tamamen değiştirdik. 4 bine yakın ihaleyi can yayınladık. İsrafı ortadan kaldırdık. Halkın parasını kendi cebimizdeki para gibi harcıyor ve hesabını veriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapıyoruz.

Sel, yangın, afet, bunların hepsini yaşadık. Nerede bir afet varsa oraya en önce koşan bir devlet kurumu vardı. İşte o kurumun adı Ankara Büyükşehir Belediyesi’ydi. Yüz akımız olan belediye personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Belediyenin gelirleri azalmasına rağmen hiçbir faaliyetimizi aksatmadan yerine getirdik. Seçimden önce söz vermiştik, Ankara halkını zengin edeceğiz demiştik. Bu sözümüzü yerine getirmek için belediyecilik tarihinin en büyük desteklerini verdik.

En çok oy veren yere değil, ihtiyacı olan yere hizmet götürüyoruz. Ankara halkının tertemiz parasını hayali, çöp projelerine gömmeyi adet haline getirdiler. Bizden de aynısını bekliyorlar. Yapmayacağız, çalmayacağız. Çalmadan da çalışılabildiğini herkese göstermeye devam edeceğiz.

Adaylığını açıkladı

Size güveniyorum, nasip olursa herkesin belediye başkanı olmaya devam etmek istiyorum. Bu dönemde olduğu gibi yeni dönemde de bir devlet adamına yakışır şekilde rozetsiz başkanlık yapmaya devam edeceğim. Bizim siyasi tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok. Ankara’da 25 yıl yaşanan travmayı tekrar yaşatma hakkımız yok. İnşallah seçime girip bir 5 yıl daha sizlerle birlikte olmak istiyorum.

Bu yolda benimle yürümeye var mısınız? Hakça, adaletle ve yetim hakkını gözeterek, Ankara’yı hep birlikte bir 5 yıl daha yönetmeye var mısınız? Öğrencinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin yanında olup, zorlu ekonomik koşullarda dayanışma ile kentimizi yönetmeye var mısınız?

Sizlerle gurur duyuyorum. Burada yankılanan gür sesi herkesin duyduğuna yürekten inanıyorum. Ankara’yı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir hale hep birlikte getireceğiz.”

Paylaşın

Akşener’in ‘Ateşten Gömlek’ Sözlerine İmamoğlu’ndan Yanıt: Her Şey Çok Güzel Olacak

İYİ Parti Lideri Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözlerine yanıt veren İBB Başkanı İmamoğlu, “Her şey çok güzel olacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Haliç Tramvayı Açılış Töreni’ne katıldı. Açılış töreninde konuşmalarının ardından İmamoğlu, gazetecilerle bir araya geldi. Yerel seçimler yaklaşırken İBB’ye yeniden aday olması beklenen İmamoğlu’na “Aday mısınız?” diye soruldu. İmamoğlu bu soruya şu yanıtı verdi:

“Yola çıktığımı ifade edebilirim, adayım demek hadsizlik olur. Çünkü adaylığın koşulları var. Sizi aday gösteren yapılar var, partiniz var. Ben ilçe başkanlığından gelme biriyim. Neyin nasıl ifade edileceğini bilirim. Ben yola çıktığımı ifade edebilirim. Zamanı gelince konuşulur.”

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Ekrem İmamoğlu’na İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözleri hatırlatıldı.

İmamoğlu, bu hatırlatmanın üzerine “Her şey çok güzel olacak” yanıtını verdi. Meral Akşener ile görüşme yapıp yapmadığına ise İmamoğlu, “Biz her zaman görüşüyoruz” dedi.

Öte yandan Gazeteci Fatih Altaylı’ya konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Altaylı’nın, “Ankara ve İstanbul’da yerel seçimlere kendi adaylarınızla girecekmişsiniz, doğru mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Kürşad Bey’i tanırsınız. Bu, onun temkinli üslubudur. Tedbiren böyle bir şey söylemeyi uygun görmüştür. Yerel seçimde ittifak zaten yok. Aday isimleri üzerinde anlaşmalar, uzlaşmalar olabilir. Şu an için de ortada üzerinde konuşulacak, uzlaşılacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Prensip olarak uzlaşamadığımız her yerde adayımızı çıkarırız. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükarda destekleriz anlamına da gelmez.”

Kürşat Zorlu ne demişti?

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

Paylaşın