Bahçeli’den “24 saat” Açıklaması: Bizde Geri Adım Yoktur

“İsrail saldırıları 24 saat içinde bitmezse Türkiye gereğini yapmalıdır” açıklamasının arkasında olduğunu söyleyen MHP Lideri Bahçeli, “24 saat dolmuştur. Türkiye Cumhuriyeti insanlık nam ve hesabına, barış ve çözüm iklimini yeşertmek, garantörlük mekanizmasını kurmak adına her türlü müdahale ve mücadeleye hazır ve kararlı olmalıdır. Bizde geri adım yoktur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Birleşmiş Milletler etkisizdir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Refah Sınır Kapısı’nda boy göstermekten başka bir şey yapamamıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan umut yoktur. “Gazze için Kahire Barış Zirvesi”nden bir sonuç çıkmamıştır. İslam ülkeleri atıl ve aciz şekilde Gazze’nin bombalanmasını izlemektedir. O halde Gazze’yi koruma ve kollama misyonu Türk milletinin üzerindedir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, konuşmasında Filistin – İsrail savaşına değinerek şunları söyled:

“Bugün Gazze’de yaşanan felaketler bir insanlık suçudur. Kadim devlet aklımız ve irademizle devrede olmazsak, siyasi ve diplomatik temaslarımızı askeri caydırıcılıkla desteklemezsek, günü geldiğinde Gazze’deki dramların bir benzerine, Allah muhafaza ama, Anadolu’da da mahkum olmamız kaçınılmazdır.

Bu düşüncemin muhatapları zeka özürlüsü işbirlikçiler değildir. Bu düşüncemin muhatapları iç ihanet ve işgal cephesinde birleşen ciğeri beş para etmez soysuzlar hiç değildir.

21 Ekim 2023 akşamı sosyal medyadan yaptığım açıklamalar milletine, devletine, insanlık onuruna ve gelecek nesillere duymuş olduğum tartışılmaz sorumluluğun tanımı ve tavzihidir. O günden bugüne destek mesajları kadar haksız eleştiriler de tarafımca takip edilmiştir. Hatırlarsanız dediklerim şuydu:

‘Milliyetçi Hareket Partisi olarak çağrımız şudur: Eğer bugünden itibaren 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, saldırılar durmazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, milletimle açık açık paylaşıyorum ki, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır.’

Bazıları şahsıma yönelik “önden siz buyurun” diye alaycı bir üslupla karalama kampanyasına alet oldular. Hiç merak buyurmasınlar, bizim anlayış ve anılarımızda kimin arkadan geleceğine bakmadan önden gider şehit Önkuzular.

Devletim istesin, milletim destek versin, şartlar da öyle gerektirsin, şayet Gazze’deki çocuklara kol kanat germek, füzeye karşı sapan taşıyla insanlık mevziisine girmek için yola revan olmazsam namerdim.

Bu vatanın çocuklarını ateşe atmak istiyormuşuz. Gazze’yi ecdad mirası olarak göremezmişiz. Ne işimiz varmış Gazze’de. İsrail-Filistin çatışması bizim meselemiz de değilmiş. Bu ifade sahiplerinin hepsi birden vicdanen ve kalben yanmış ve küle dönmüş bir avuç çapulcudur.

Gazze’deki toplu katliamı ve soykırıma varan İsrail şiddetini idrak etmek için Filistinli olmaya gerek yoktur, birilerinin iddia ettiği gibi Arap olmaya gerek yoktur, hatta Müslüman olmaya da gerek yoktur, sadece insan olmak, insani değerleri savunmak kafidir.

Hastaneler bombalanıyor. Okullar, camiler, kiliseler vuruluyor. Ey vicdansız dünya, çocuklar Kelime-i Şehadet getirerek can veriyor. Ey suskun insanlık, hayatta kalan Filistinli çocuklar sırayla kefenlenmiş cansız bedenler arasında anne ve babalarını ağlayarak arıyor ve araştırıyor.

Mazlumların ahı yüreklerimizi yakıyor. ABD-İsrail işbirliğiyle hazırlanmış planlar Gazze’nin yutulmasına hizmet ediyor. Gazzelilerin Sina Yarımadası’na, Batı Şeria’da yaşayanların da Ürdün’e sürülmesi için hazırlık yapılıyor. Bugün Filistin, yarın tüm bölge ve nihayet Türkiye’nin kuşatılması amaçlanıyor. Zulüm karşısında tarafsızlık namussuzluktur.

Biz çok şükür namussuz değiliz, tarafız, haklının, masumun, insan onurunun, tarih ve inanç bağlarımız olan kardeşlerimizin tarafıyız. 24 saat dolmuştur. Türkiye Cumhuriyeti insanlık nam ve hesabına, barış ve çözüm iklimini yeşertmek, garantörlük mekanizmasını kurmak adına her türlü müdahale ve mücadeleye hazır ve kararlı olmalıdır. Bizde geri adım yoktur.

Birleşmiş Milletler etkisizdir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Refah Sınır Kapısı’nda boy göstermekten başka bir şey yapamamıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan umut yoktur. “Gazze için Kahire Barış Zirvesi”nden bir sonuç çıkmamıştır. İslam ülkeleri atıl ve aciz şekilde Gazze’nin bombalanmasını izlemektedir. O halde Gazze’yi koruma ve kollama misyonu Türk milletinin üzerindedir.

Ya kalıcı barış ortamı sağlanarak iki devletli çözüm için taraflar masaya oturur ya da Gazze’nin imhasına Türkiye Cumhuriyeti her ihtimali dikkate alarak tepkisini üst düzeyde, en seri ve sert şekilde gösterir. Bizim tavrımız, tutumumuz ve duruşumuz budur.

Gazze’ye gitmek gerekirse de, hiç kimse meraklanmasın, Mescid-i Aksa’nın manevi ihtişamıyla, Allah’ın inayetiyle aranılan ve beklenilen her yerde şafak sökmeden olmasını da gayet iyi biliriz. Çocuklar ölmesin, bebekler ölmesin, kadınlar ölmesin, zalimler mahvolsun, caniler kahrolsun; huzur, barış ve istikrar derhal ve önşartsız çatışma bölgesine hakim olsun.”

Paylaşın

HEDEP’in Yeni “Merkez Yönetim Kurulu” Belli Oldu

15 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen Yeşil Sol Parti’nin (YSP) 4. Olağan Büyük Kongresi’nde partinin ismi Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) olarak değiştirildi.

İsmini değiştiren ve yeni eş genel başkanları ile Parti Meclisi’ni belirleyen HEDEP’in yeni Merkez Yönetim Kurulu da netleşti. Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın aktardığına göre; HEDEP MYK’daki görev dağılımı şöyle oldu:

Parti Sözcüsü: Ayşegül Doğan
Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcıları: Vezir Coşkun Parlak ve Elif Bulut
Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcıları: Yardımcıları Ebru Günay ve Berdan Öztürk
Halklar ve İnançlardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcıları: Mahfuz Güleryüz ve Yüksel Mutlu

Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü: Hatice Betül Çelebi
Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı: Öztürk Türkdoğan ve Nuray Özdoğan
Basın Yayın ve Propagandadan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı: Tayip Temel
Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu: Mehmet Tiryaki

Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Sözcüsü: Kerem Fırtına
Emek ve Sosyal Politikalar Komisyonu Eş Sözcüsü: Sevtap Akdağ Karahanlı
Sağlık Politikalarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı: Onur Hamzaoğlu
Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü: İbrahim Akın.

Kongrede belirlenen HEDEP’in 80 kişiden oluşan Parti Meclisi (PM) üyeleri ise şöyle:

Aysel Batyar Önsel, Bahattin Karaman, Hülya Kavuk, Öztürk Türkdoğan, Berdan Öztürk, İbrahim Akın, Perihan Pakize Sinemillioğlu, Berkat Kar, İdil Uğurlu, Recep Demirci, Beybün Aslan, İlknur Birol, Sami Evren, Beyza Zeyno Bayramoğlu, Kemal Bülbül, Selçuk Odabaşı, Burcugül Çubuk, Kerem Fırtına, Selda İlgöz Kocayiğit, Bülent Uyguner, Livan Orman, Sema Koç, Cabbar Leygara, Lütfü Kaya, Semiha Şahin, Canan Çalağan, Mahfuz Güleryüz, Semra Kıratlı,

Canan Kebenç Özkan, Mediha Yüksel, Senem Eriş, Cemile Turhallı Balsak, Mehmed Ali Yavuz, Serhat Eren, Derya Arslan, Mehmet Bozgeyik, Servin Kararkoç, Diyadin Fırat, Mehmet Rüştü Tiryaki, Several Ballıkaya Çelik, Ebrü Günay, Mehmet Saltoğlu, Sevtap Akdağ Karahalı, Edanur İbrahimoğlu, Melis Emine Tantan, Sezai Temelli, Elif Bulut, Metin Kılıç, Sinem Seven, Emirali Türkmen, Muhammed Ayten, Şakire Şeyda Ataş, Ender İmrek,

Murat Gökdağ, Tayip Temel, Evgil Türker, Murad Mıhçı, Tülay Korkutan, Fatma Çelik, Musa Piroğlu, Umut Vedat Açar, Fatma Koçyiğit Öner, Naciye İskender, Ümit Küçükbayatlılı, Funda Buyruk, Nevroz Şanlı, Ünal Yusufoğlu, Haci Erdemir, Nuray Özdoğan, Vedat Çınar Altan, Halime Bayram, Onur Hamzaoğlu, Vezir Coşkun Parlak, Hatice Betül Çelebi, Ömer Görünmek, Yüksel Mutlu, Hatice Doğan, Hülya Ateş, Özlem Gündüz, Özcan Teker.

Merkez Disiplin Kurulu Asil üyeleri: Cumhur Ege, Garip Kandemir,  Zeynep Nilgün Salmaner, Emine Akyazılı, Hüseyin Gözen, Eylem Arzu Kayaoğlu, Tülay Kılınç.

Uzlaşma Kurulu Asil üyeleri : Aylin Hacaloğlu, Ayşe Erdem, Nevzat Onuk, Ayşe Elif Ela Hasanoğlu, Mehmet Salih Yıldız.

Paylaşın

İsveç’in NATO’ya Üyeliği: Erdoğan Katılım Protokolü’nü İmzaladı

İletişim Başkanlığı, “İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiştir” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Erdoğan’ın kararından memnuniyet duyduklarını belirterek “Artık bu meseleyi ele alma sırası Meclis’te” dedi ve NATO üyesi olmayı umduklarının altını çizdi.

İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Katılım Protokolü’nün Meclis’te ne zaman oylanacağı henüz bilinmiyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 7 Eylül’de yaptığı açıklamada,  “TBMM bu sonbaharda yeniden açıldığında İsveç’in üyeliğinin en kısa sürede onaylanmasını bekliyorum” demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç’in Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılım protokolünü imzalayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ye (TBMM) sevk etti.

İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, “İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu.

Ancak Türkiye, 2023 Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan NATO zirvesinde sağlanan mutabakatın ardından İsveç’in üyeliğine itirazı kaldırmıştı. Mutabakat metninde NATO desteği karşılığında İsveç’in oluşturulacak Güvenlik Paktı çerçevesinde terörle mücadele konusunda Türkiye’ye güvence verdiği belirtilmişti.

Bir ülkenin NATO’ya üye olabilmesi için İttifak üyesi ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra meclislerinin de onay vermesi gerekiyor. İttifak ülkeleri arasında Türkiye gibi Macaristan da İsveç’in üyeliğini henüz onaylamadı. Macaristan’dan yapılan açıklamada, Türkiye’nin tutumunun beklendiği bildirilmişti.

Türkiye ne aldı?

Ankara daha önce Finlandiya ve İsveç’in üyeliklerini onaylamayacağını, bu iki ülke terör konusunda gerekli adımları atmadıkları ve istenilen isimleri iade etmedikleri sürece NATO’ya üye olamayacaklarını söylemişti.

Özellikle İsveç’te yapılan Kuran yakma eylemleri Ankara tarafından sert tepkiyle karşılandı. Ne var ki, önce Finlandiya ardından da İsveç’in NATO üyeliklerine dair vetolar arka arkaya kaldırıldı.

Her iki ülke de NATO üyelik sürecinde terör yasalarında yeni düzenlemeler yaptı ancak Türkiye’ye herhangi bir terör suçlusunun iadesini gerçekleştirmiş değil.

Ancak Türkiye’nin vetoları kaldırarak ABD ile olan uçak satışları konusunda ilerleme kaydedebileceği düşünülüyor.

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti Yerel Seçimler İçin Anlaştı” İddiasına Yalanlama

İYİ Parti ile AK Parti’nin 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler için anlaştı iddialarına İYİ Parti kanadından yalanlama geldi: Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi.

Gazze’de yaşananlar sonrası milli yas dolayısıyla ertelenen İYİ Parti’nin 6. kuruluş yıl dönümü etkinliğinin 28 Ekim Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenleneceğini belirten Zorlu, “Bunun bizim için önemli bir yanı var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce büyük Atatürk, Çankaya Köşkü’nde “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” demişti. Ve artık Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım atmaya kısa bir süre kaldı. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Milli Yükseliş’in coşku ve kararlılığını hep birlikte göstereceğimiz buluşmamıza vatandaşlarımızı davet ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamalarının sönük ve amacından uzak bir şekilde gerçekleştiğini savunan Zorlu, İletişim Başkanlığı’nın açıkladığı programın kutlamadan ziyade anma etkinliği olduğuna dikkat çekti. Kutlamaların bir kanun çerçevesinde gerçekleşmesi için hazırladıkları kanun teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Zorlu, “Kanun teklifimiz kabul edilseydi kutlamalar ülke sathında 23 Ekim saat 13.00’de başlayacak ve 30 Ekim saat 24.00’te sona erecekti. Cumhuriyetimizin 100. yılına yakışan da buydu. Onlar bilmiyor ya da hatırlamak istemiyorlar ancak Cumhuriyet’in 10. yıl dönümü için 11 Haziran 1933’te 1305 sayılı kutlama kanunu çıkarılmıştı. Onuncu Yıl Marşı da burada doğmuştur” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Toplumsal Politikalar Başkanlığı tarafından Gazze’ye ulaştırmak üzere, Genel Başkan Meral Akşener’in himayesinde bir yardım çalışması başlattıklarını açıklayan Zorlu, “Dış ilişkiler başkanlığımız ve ayrıca Balıkesir Milletvekilimiz Turhan Çömez de süreci hızlandırmak üzere görüşmelere başlamıştır. Partimizin Gençlik Kolları ve İstanbul İl Başkanlığı da bu ilde toplanmak üzere yardımların toplanmasını koordine edecek. Bu kapsamda bir kargo uçağı kiralamak üzere THY ile görüşme halindeyiz. Mısır üzerinden karayolu ile, Refah Kapısı’na ulaşımın imkanları da araştırılmaktadır. Şartların uygun olması durumunda Gazze’de bir sahra hastanesi kurabilmek için koordinasyon çalışmalarımız sürmektedir. AFAD ile görüştük. Kendilerinin cevaplarını bekliyoruz” diye ekledi.

İYİ Parti – AK Parti anlaştı iddiası

Eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, yerel seçimlere yönelik İYİ Parti’nin AK Parti ile anlaştığına dair iddiası sorulan Zorlu, “Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bu iddiayı ortaya atanlara şu soruyu sormak isterim: CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı belli mi? Bu konuda bazı kafa karışıklıkları var. Bu konuyu daha fazla irdelemelerini tavsiye ediyorum” dedi.

Genel Başkan Meral Akşener’in, geçtiğimiz haftaki grup toplantısı sonrası bir gazeteciye verdiği cevap ardından bazı meslek örgütlerinin kınama mesajları yayımladıkları hatırlatılan Zorlu, “Bir yanlış anlaşılma olduğu kanaatindeyim. Genel Başkanımızın gazetecilik mesleği ile bu görevi yapan sizler gibi emektarlarla hiçbir sorunu olamaz. Aksine çok daha önem verdiğini yakından bilen biri olarak söylüyorum. Arkadaşımızın “gizli” ifadesi ile yönlendirme gayesine karşı gösterilmiş bir tepkiydi. Ancak son noktada, bu yemek konusunda, Ankara adaylığı ile seslendirilen iddialar tamamen gerçek dışıdır. Son derece nezaket çerçevesinde gerçekleştirilmiş bir yemektir” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da Altılı Masayı oluşturan partilerin il ve ilçe yöneticileriyle bir araya geldiğine yönelik haberler hatırlatılan Zorlu, “Bizim hiçbir yetkilimiz, temsilcimiz bahsedilen toplantıda yer almadı. Herhangi bir davet de tarımıza gönderilmemiştir” dedi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

HEDEP Eş Genel Başkanı Bakırhan’dan “İttifak” Açıklaması

HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ittifaklara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bizim ittifak yeterince toplumsallaşamadı, bir güç biriktiremedi. Sadece seçimle sınırlı kaldı. Zaten seçimle sınırlı kalan bir ittifakın ne topluma ne halklarımıza ne kimseye bir hayrı olmadığını defalarca test etmiştik” dedi ve ekledi:

“İttifakların sığ, daha çok seçim endeksli olması, bu seçimde bizlere çok büyük dersler verdi. Geçmişteki pratiği tekrar etmek bu halka yapılacak en büyük kötülüklerdendir. En sağlıklı en doğru ittifak, en geniş toplumsal zemini, siyasal partilerle sınırlı kalmayan bir mücadele zemini oluşturmaktır.”

Tuncer Bakırhan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerin devamında, “Bugüne kadar başaramadığımız, geçmişteki bagajlardan kurtularak bu halka umut olacak bir seçenek yaratmamaktan kaynaklı bir şeydir. Ya bütün iddialarımızdan vazgeçeceğiz, biz dâhil olmak üzere, artık bu toplumu ‘İttifak altında birleşiyoruz, başaracağız’ diyerek tekrar yanıltmak gibi büyük bir yanlış içine girmeyeceğiz. Ya da demokrasi için emekçiler için geleceğimiz için en doğru olan neyse asgari müşterekte de olsa bir araya gelip hem zeminde hem sahada yeri gelirse de seçimde hayata geçirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, BirGün’den Nurcan Gökdemir ve Hüseyin Şimşek’e konuştu. Bakırhan, ittifaklara ilişkin şunları söyledi:

“Sonuç itibarıyla dediğimiz şeye çok da hizmet etmediği ortaya çıktı. Bizim ittifak yeterince toplumsallaşamadı, bir güç biriktiremedi. Sadece seçimle sınırlı kaldı. Zaten seçimle sınırlı kalan bir ittifakın ne topluma ne halklarımıza ne kimseye bir hayrı olmadığını defalarca test etmiştik. İttifakların sığ, daha çok seçim endeksli olması, bu seçimde bizlere çok büyük dersler verdi. Geçmişteki pratiği tekrar etmek bu halka yapılacak en büyük kötülüklerdendir.

En sağlıklı en doğru ittifak, en geniş toplumsal zemini, siyasal partilerle sınırlı kalmayan bir mücadele zemini oluşturmaktır. Bugüne kadar başaramadığımız, geçmişteki bagajlardan kurtularak bu halka umut olacak bir seçenek yaratmamaktan kaynaklı bir şeydir. Ya bütün iddialarımızdan vazgeçeceğiz, biz dâhil olmak üzere, artık bu toplumu ‘İttifak altında birleşiyoruz, başaracağız’ diyerek tekrar yanıltmak gibi büyük bir yanlış içine girmeyeceğiz. Ya da demokrasi için emekçiler için geleceğimiz için en doğru olan neyse asgari müşterekte de olsa bir araya gelip hem zeminde hem sahada yeri gelirse de seçimde hayata geçirmemiz gerekiyor.

İttifaklarımız toplumsal mücadeleyi büyütmedi, mevcut iktidar karşısında başarılı bir sonuç ortaya koymadı. Kıymetlidir, değerlidir, hiç yoktan iyidir ama kendisi değil… Bir arada olmamız gerekiyor. Son dönem yaşadığımız şeyler de çok net şekilde bunu bir ödev olarak karşımıza koyuyor. Biz geçmişte birbirimize karşı olan eleştiriler üzerinden birbirimize mesafe koyma, araya duvarlar örme şansına sahip değiliz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde, masada görünmek gibi bir derde düşmedik. Bizim için bu sistemi değiştirebilir miyiz, daha demokratik bir zemine kavuşabilir miyiz, mevcut iktidardan kurtulabilir miyiz, Erdoğan gönderilebilir mi, savaş politikaları biter mi, insanların yaşamına, düşüncesine, giyim kuşamına karışmayan, görece daha ılımlı bir politika ortaya çıkar mı, önemliydi. Ne kadar katkı verdik, katkımız ne kadar görüldü o ayrı bir mesele. Yaptığımız şeyin karşılığının verilmesi onlarla ilgili bir durumdur.

Ama şu bilinmeli ki yanlış anlaşılmasını istemiyorum Kürt oyu basit bir oy değildir. Gözaltı, cezaevi, köyü yakılan insanlar… Ağır bedeli olan bir kâğıt parçasıdır. Büyük bedeller ile oluşmuş oyun gittiği yerin kıymetli olması gerekiyor. Denedik bir sonuç ortaya çıkmadı ama büyük dersler ortaya çıktı. Önümüzdeki dönemde ne yapacaksak açık ve şeffaf olmalı. Bizim desteğimize ihtiyaç duyanlar açısından da böyle olmalı. Artık arka kapı diplomasisinin yürüdüğü, Türkiye toplumunun kabul etmediği, topluma kapalı ittifaklar olmamalıdır. Olacaksa açık olmalıdır, ilkeleri belli olmalıdır.

“İktidarla hiçbir konuda bir görüşme durumumuz olmamıştır”

Yapacağımız çalışmalar seçim ittifakı olarak algılanabilir. Ama bununla sınırlı tutmayacağız. Savaş tezkeresi, İsrail – Filistin savaşı, eğitim sistemi ya da benzeri konularda da ittifak yapmalıyız. Yerel seçimler için bir çalışmamız var. Yapacağımız her işte kesinlikle demokratik değerleri, halklarımızı esas alacağız. Yapacağımız iş ne ise açık ve şeffaf olacak. Tanımlanmış olacak. 7 Haziran 2015’ten beri hükümete kaybettirme, muhalefete kazandırma stratejisini izliyoruz. Tamam, iktidar kaybetsin ama kazanacak muhalefet de daha anti demokratik olmasın.

Evet, ihtiyaç varsa değişim olsun ama bir öncekinden daha demokrat, daha kapsayıcı, daha şeffaf, daha halkçı olması lazım desteklenecek adayın. Hükümetle şu an bu konuda bir görüşme söz konusu değildir. Seçim dâhil olmak üzere iktidarla hiçbir konuda bir görüşme durumumuz olmamıştır. Ancak kim olursa olsun ne istediğini ve beklediğini kamuoyu ile net bir şekilde paylaşmak kaydıyla ve çözümü mümkün kılacaksa her kesimle yeri gelince görüşebiliriz.”

Paylaşın

Bahçeli’nin “Gazze” Çağrısına İYİ Parti’den Yanıt: Mehmetçiğimizden Uzak Durun

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına isim vermeden yanıt veren İYİ Partili Bahadır Erdem, “Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Bahadır Erdem, Gazze’de İsrail-Filistin arasında olası ateşkesin 24 saat içinde olmaması durumunda Türkiye’nin ‘süratle devreye girmesi gerektiğini’ söyleyen  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye isim vermeden yanıt verdi.

Bahadır Erdem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Siyasi populizm uğruna Türk askerinin canını, kanını Gazze’de akıtmak isteyen bir zihniyeti ne bu ülkenin devlet aklı kabul eder, ne de millet içine sindirir! Uygur Türkleri katledilirken susan sözde “Milliyetçi” zihniyet memleketimizi ortadoğu bataklığına sokmak istiyorsa buyursun en önden alalım kendilerini. Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

Davutoğlu ve Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’ye destek

Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek gelmişti.

GP Lideri Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Günlerdir algı yönetimi ve provokatif çıkışlar ile Gazze’de yaşanan katliamı perdelemeye çalışanlara rağmen, bu insanlık suçuna dur demek adına atılan her adımı ve yapılan her çağrıyı desteklediğimiz gibi; Sayın Devlet Bahçeli’nin Gazze ve Filistinli kardeşlerimiz için dile getirdiği ifadeleri de takdirle karşılıyor, destekliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

SP Lideri Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” demişti.

Paylaşın

İYİ Parti’de Akşener Sonrası Senaryolar Konuşuluyor!

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeye karar veren İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağı öne sürüldü. Partide Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandığı iddia edildi.

İYİ Parti seçim yenilgisinin ardından ittifaktan ayrılıp “Hür ve Müstakil” yeni bir yola çıktığını açıkladı. Yerel seçimlere ülke genelinde kendi adayları ile girme kararı alan İYİ Parti’nin bu tutumu tartışma konusu oldu.

İYİ Parti’nin “kazanacak aday” söylemi, masadan kalkması gibi adımlarla seçim sürecine büyük zarar verdiğini anlatan bir CHP’li yöneticiye göre bu tutum nedeniyle İYİ Partililerin yüzde 30’u cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’na oy vermedi. CHP’li birçok siyasetçi de İYİ Parti’nin yerel seçim tutumunu “Öfkeyle yapılan yanlış iş” olarak değerlendiriyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Akşener’i İYİ Parti kulislerinde de eleştiren birçok isim var. Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağını söyleyen bir partiliye göre Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandı.

Akşener’in bırakması durumunda bazı milletvekillerinin AK Parti’ye, belki birkaç milletvekilinin de CHP’ye gideceği, MHP’den gelenlerin ise partide kalıp kurultayı gerçekleştireceği kaydediliyor. “Peki MHP’ye geçiş olmaz mı” sorusuna ise, “Kurultay sonrası MHP ile bütünleşme trafiği başlar. Katılma değil de birleşme şeklinde bir süreç işler” yorumu yapılıyor.

İYİ Parti

İYİ Parti, 25 Ekim 2017 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) ayrılan tanınmış isimler tarafından kuruldu. Partinin kurucusu ve genel başkanı Meral Akşener ile ilk genel başkan yardımcısı Koray Aydın, parti kurulmadan önce MHP’nin yönetiminde görev aldı.

MHP’nin 2017 anayasa referandumunda ‘Evet’ oyu çağrısı ve partinin genel başkanı Devlet Bahçeli’nin yerine başka bir genel başkan getirmek için düzenlenen bir kurultayın ardından tanınmış MHP üyeleri arasında yeni parti fikri ortaya çıktı.

Siyasi yorumculara göre parti genel olarak etnik milliyetçiliğe karşı ılımlı sivil milliyetçiliği destekliyor. Parti kendisini siyasi yelpazenin merkezinde olarak tanımlar ve Avrupa Birliği ile Türkiye’nin yakın ilişkilere sahip olduğu olumlu bir gündemi savunuyor, Türkiye’nin Batı Bloku’nun bir parçası olmaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Üçüncü taraf kaynaklar, partiyi siyasi yelpazenin merkez sağında veya sağ kanadında olarak tanımlıyor.

Parti, özellikle parlamenter sistem ve yargının ve diğer kurumların bütünlüğünü koruması konusuna büyük önem veriyor. Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümetine muhalif olan sağcı seçmenler için “alternatif bir kapı” olarak yorumlanıyor.

Paylaşın

TBMM’de Saadet – AK Parti Gerilimi

AK Partililerin Gazze için yürüyüş yapmasını eleştiren Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya’ya, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin tepki gösterdi: Hayret bir şey ya! Konuşturmayın şu arkadaşı ya!

AK Parti ile Saadet Partisi milletvekilleri arasında Meclis Genel Kurulu’nda sık sık gerilim yaşanıyor. Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, AK Partililerin Gazze için yürüyüş yapmasını eleştirdi, “İktidar partisine mensup olanların sivil toplum kuruluşları gibi meydanlarda yürüyüş yapması bir izzet değil bir acziyettir. İktidar mensupları icraatlarıyla, yaptırımlarıyla konuşurlar. Eğer onu yapacak gücünüz yoksa terk edin o sıraları, onu yapacak birileri mutlaka gelir” dedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Kaya’nın bu sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “Hayret bir şey ya! Konuşturmayın şu arkadaşı ya! Terk edecekmişiz… Oyunu al gel! Milletin reyiyle biz buradayız. Millet sana rey vermemiş, CHP’ye rey vermiş zaten” diye tepki gösterdi. Bu sözler üzerine Saadet Partili Kaya, “Bak bakalım… CHP’ye oy vermişmiş! Millî Görüşü bölüp ondan sonra 50 milletvekiliyle grup kur, sonra gel buradan laf at” diye seslendi.

Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’ye destek

Öte taraftan iktidarın en büyük destekçisi MHP’nin genel başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına, Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek gelmişti. Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

Paylaşın

MHP’den “Kadın Programları Yasaklansın” Çağrısı: Türk Örf Ve Adetlerini…

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, TBMM’de isim vermeden televizyonda yayınlanan kadın programlarını eleştirerek, “Güya Türk toplumundaki mağduriyetleri, yaşanan olayları dile getirdikleri programlar ne yazık ki gençlerimizi ve toplumumuzun genel yapısını olumsuz etkilemektedir” dedi.

Halil Öztürk, “Türk örf ve âdetlerini, İslam ahlakını hiçe sayan bu tekil olayları genele mal eden bu programların yasaklanması ve yayından kaldırılması hususunda ilgi mercileri göreve davet ediyor, toplumun bu yöndeki talebini haklı buluyorum” ifadelerini kullandı.

Televizyon kanallarındaki gündüz kuşağı kadın programları her dönem tartışma konusu olur. Geçtiğimiz yıllarda birçok tepkiye yol açan ‘evlilik’ programlarının yerini şimdi özel hayatın kamusal alanda tartışıldığı programlar aldı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk Meclis Genel Kurulu’nda isim vermeden bu programları eleştirdi, “güya Türk toplumundaki mağduriyetleri, yaşanan olayları dile getirdikleri programlar ne yazık ki gençlerimizi ve toplumumuzun genel yapısını olumsuz etkilemektedir” dedi.

Eşlerin, aile bireyleri veya arkadaşlarıyla kaçtığının, yasa dışı ilişki yaşadığının, farklı durumlara ilişkin olayların anlatıldığı bu tip popüler kültür ürünü programların insanların doğrudan duygularına hitap ederek uzun süre ekran başında tuttuğunu söyleyen Öztürk, şöyle devam etti:

“Türk örf ve adetlerini, İslam ahlakını hiçe sayan bu tekil olayları genele mal eden bu programların yasaklanması ve yayından kaldırılması hususunda ilgi mercileri göreve davet ediyor, toplumun bu yöndeki talebini haklı buluyorum.”

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu: Bahçeli’nin İfadelerini Destekliyorum

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına bir destekte Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ndan geldi.

Haber Merkezi / GP Lideri Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Günlerdir algı yönetimi ve provokatif çıkışlar ile Gazze’de yaşanan katliamı perdelemeye çalışanlara rağmen, bu insanlık suçuna dur demek adına atılan her adımı ve yapılan her çağrıyı desteklediğimiz gibi; Sayın Devlet Bahçeli’nin Gazze ve Filistinli kardeşlerimiz için dile getirdiği ifadeleri de takdirle karşılıyor, destekliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı:

“Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

4 bin 385 can kaybı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı ve giderek şiddetlenen Filistin İsrail savaşının 15. gününde yaşamını yitiren Filistinli sayısının 4 bin 385’e çıktığı açıklandı.

Filistinli sağlık yetkilileri, 15. günde devam savaşta ölü ve yaralı sayısına ilişkin son verileri paylaştı. Buna göre İsrail bombardımanı altında bulunan Gazze’de 4 bin 385 Filistinli öldürüldü.

Ağır bombardımanda can verenlerin bin 756’sının çocuk ve 967’sinin kadın olduğu belirtildi. İsrail saldırılarında 13 bin 561 Filistinli de yaralandı. Öte yandan saldırılarda bin 400 İsrailli hayatını kaybederken, 205 kişi de Gazze’ye kaçırıldı.

Paylaşın