2024 Yılı Bütçesi Kabul Edildi: 317 Evet, 249 Hayır

2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edildi. Bütçeye ilişkin 566 milletvekili oy kullandı: 317 evet, 249 hayır.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi” 17 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu. 2024 yılı bütçesi, TBMM Genel Kurulu’nda geçerli 566 oydan 317 kabul, 249 ret oyu ile onaylandı.

2024 yılı bütçe teklifinin hayırlı olmasını dileyen Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerinde görüşmelerimizi tamamladık. 2024 bütçesi ülkemize, devletimize ve milletimize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.

Giderin 11 trilyon 89 milyar lira olduğu bütçenin geliri ise 8 trilyon 437 milyar 100 milyon lira olarak hesaplandı. Bütçe teklifi itibariyle gelir vergisi 1 trilyon 188,9 milyar lira, kurumlar vergisi 1 trilyon 275,7 milyar lira, katma değer vergisi 2 trilyon 497,7 milyar lira, özel tüketim vergisi 1 trilyon 403,9 milyar lira, diğer vergi gelirleri 1 trilyon 41,5 milyar lira ve vergi dışı gelirler 1 trilyon 29,4 milyar lira olarak öngörüldü.

Bütçe teklifinde, “Savunma ve Güvenlik” alanında 1 trilyon 133 milyar 500 milyon lira harcama yapması öngörüldü. Eğitim için 1 trilyon 615 milyar lira, sağlık için 1 trilyon 650 milyon lira ve sosyal yardımlar için 497 milyar lira bütçe ayrıldı. Tarım sektörüne ise sadece 384 milyar lira ödenek planlandı. 2024 yılında personel giderleri için toplam 2 trilyon 865,9 milyar lira, mal ve hizmet alım giderleri içinse 669,8 milyar lira öngörüldü. Bütçe giderleri dağılımında 1 trilyon 254 milyar lira ise “faiz” kalemi için hesaplandı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den, Erdoğan Ve Bahçeli’ye Yanıt

Erdoğan ve Bahçeli’nin kendisine yönelik eleştirilerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Manisa’ya birisi gövde gösterisi yapmaya gitmiş lafını utanarak ve ürpererek dinledim. Ne gövde gösterisi ya. Bu kadar kalpsizlik olur mu? Şehit cenazesine gidiyoruz” dedi ve ekledi:

“Buna gövde gösterisi dediği, bir elini şehidin tabutunun üstüne koyup bir eline mikrofon alıp orada siyasi söylemlerde bulunmaktır. Şehit cenazesine gitmek ne zaman gövde gösterisi olmuştur. Sonrasından bildirilmiş kıtalarla, çevre ilçelerden, komşu illerden topladıklarını oraya götürüp bize karşı slogan attırmak marifet mi şehit cenazesinde? Buna kim karar versin, cenazeye gitmek mi gövde gösterisi orada sövgü gösterisi yapmak mı? Hangisi milleti inceltiyor.”

Özel açıklamasının devamında ise, “Şehit ailesi konuşmuş. Ne diyor şehit ailesi, protestoları kınıyor, ‘Özgür Özel bizimde ailemizin evladı’ diyor. Daha söyleyecek başka bir şey var mı ? Birazcık utanma olmaz mı insanda. Şehit ailesi diyor ki ‘yaşananlardan utandık, yaşananları kınıyoruz. Üç beş kişiyi toplamışlar getirmişler bağırtıyorlar’ diyor” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Manisa’ya birisi gövde gösterisi yapmaya gitmiş lafını utanarak ve ürpererek dinledim. Ne gövde gösterisi ya. Bu kadar kalpsizlik olur mu? Şehit cenazesine gidiyoruz. Buna gövde gösterisi dediği, bir elini şehidin tabutunun üstüne koyup bir eline mikrofon alıp orada siyasi söylemlerde bulunmaktır. Şehit cenazesine gitmek ne zaman gövde gösterisi olmuştur.

Sonrasından bildirilmiş kıtalarla, çevre ilçelerden, komşu illerden topladıklarını oraya götürüp bize karşı slogan attırmak marifet mi şehit cenazesinde? Buna kim karar versin, cenazeye gitmek mi gövde gösterisi orada sövgü gösterisi yapmak mı? Hangisi milleti inceltiyor. Şehit ailesi konuşmuş. Ne diyor şehit ailesi, protestoları kınıyor, ‘Özgür Özel bizimde ailemizin evladı’ diyor. Daha söyleyecek başka bir şey var mı ? Birazcık utanma olmaz mı insanda. Şehit ailesi diyor ki ‘yaşananlardan utandık, yaşananları kınıyoruz. Üç beş kişiyi toplamışlar getirmişler bağırtıyorlar’ diyor. Bunun ailemizle ilgili yok. ‘Özgür Özel de ailemizin evladı’ diyor.

Ben Manisa’nın evladıyım. Ne Manisa’da ne de 81 ilin herhangi bir yerinde bu tür davranışların yapılmasını asla doğru bulmam. Bizim elimiz armut toplamaz, Erdoğan’a aynı şekilde cevap mı verelim. Aynı şekilde cevap verecek olursak camilerin avluları, siyasi protesto mekanına dönüşürse bundan cumhurbaşkanı olarak hoşnut mu olacak. Biz gençlik   kollarımızı götürüp aynı sloganları attıramaz mıyız? Marifet mi bu. Marifet, böyle durumlarda aile ile duygu bağını kurabilmekte, marifet ne kadar üzgün kızgın olsa da  metaneti koruyabilmektir. Erdoğan’ın bu açıklamasını duyduysa sayın Bahçeli Erdoğan’ı da dinlemeye gitmez artık.”

“Genel başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar…”

Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ortak bildiri ve milli yas polemiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yücel’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Şehit cenazesinde Şehidimizin aziz hatırasına saygısı olmayan bir avuç kendini bilmezin çıkardığı provokasyonun amacının ne olduğunu biliyoruz. Bu provakasyona Manisa’dan katılanların parti aidiyetleri dikkat çekiyor. Hepsi tek tek tespit ediliyor. Şehidimizin ailesi, yakınları provokasyona izin vermedi… Onlar Genel Başkanımızın arayarak yapılanlardan büyük üzüntü duyduklarını ilettiler.

Genel başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar korkak ve karanlık güçlerin elinde maşa olmuş kullanışlı aparatlardır. Bu ve benzeri provokasyonlar bizi doğru bildiğimizi yapmaktan ve söylemekten alıkoyamaz. Kolay siyasete alışan ve CHP’den yükselen itiraz karşısında ne yapacağını şaşıran Ömer Çelik, aklınca bizi eleştirmiş; CHP’nin terör karşısında kendi bildirisini yayınlamasından rahatsız olup, ortak bildiriye imza atmaması utanç vericidir demiş.

Sen önce Savunma Bakanınıza, 24 saatte 12 evladımızı neden şehit verdik, onun hesabını sor. Sonra Bakanınıza, Mehmetçiğimiz sınırda canını dişine takmış teröristlerle çatışıp şehit olurken, şimdiye kadar yayınlanan bildirilerden, atılan imzalardan sonra ne yapıldı? Kaç evladımız şehit düştü? Onu sor. Utanç verici olan nedir biliyor musun Ömer Çelik, çözüm sürecinde karakollara “Terör örgütü PKK’yı görmezden gelin, müdahale etmeyin” talimatı vermektir.

Utanç verici olan, Alçak Terör örgütü PKK’yı muhatap alıp Oslo’da masaya oturmaktır. Sonrasında da, “Biz görüşmedik Devlet görüştü” demek yüzsüzlüktür, pişkinliktir, utanmazlıktır! Mehmetçiği bile bile, ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.”

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Furyası Devam Ediyor: Akşener, Aday Göstermişti

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. Son olarak, İBB Belediye Meclis Üyesi Akın Gürkan sosyal medya hesabından istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yerel seçimde Tuzla için aday gösterdiği Gürkan, istifa açıklamasında, “Parti içinde gerçekleşen kumpaslar ve kişisel ikbal hırslarından uzaklaşarak Yüce Türk Milletinin hizmetinde çalışmalarıma devam edeceğimi beyan ederim” dedi.

Akın Gürkan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında şunları belirtti: “Saygı ve teamüller, çok kıymetli seçmenler, basın mensupları ve Büyük Türk Milleti. Ülkemizin birtakım eller ile içeriden devşirilen güçler vasıtasıyla Atatürk İlkelerinin ışığından karanlıklara doğru hızla sürüklendiği bir dönemde tüm işlerimi bırakarak Vatan için siyasete girme sorumluluğunu her Türk evladı gibi üstlendim.

Milletimizin aydınlık yarınlarına umut olacağını düşündüğüm İYİ Parti’de Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in liderliğinde bilgim ve birikimim doğrultusunda bana tevdi edilen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirerek görevimi alnımın akıyla tamamladım. Anadolu’nun birçok yerinde gerek alt yapı gerek üst yapı hizmetleri ile ülkeme ve insanlarıma büyük katkılar sağladım.

Köklü aile geleneğinden gelen biri olarak yaşamımın büyük kısmını Tuzla’da geçirdim. Tuzlalıların bana yönelttiği büyük teveccühle yine Tuzla’dan Belediye Başkan Adayı olmak üzere partime başvuruda bulundum. Tuzlalıların yoğun isteklerinin parti üst kademesi tarafından değerlendirilmesi sonucu İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in tensipleriyle İYİ Parti Tuzla Belediye Başkan Adayı olarak seçim çalışmalarıma başladım. Tüm bu olumlu gelişmeler yaşanırken; teamüller gereği atamayla İYİ Parti Meclis Grup Başkan Vekili olmuş Sayın İbrahim Özkan kendi sebeplerini öne sürerek istifa etti.

Bu istifanın ardından Grup Başkan vekilliği pozisyonu boş kaldı. Aynı gün yapılacak grup başkan vekilliği seçimi için, İYİ Parti İstanbul Yerel Yönetimlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nurettin Sağırkaya İBB’ye gelerek benim ve iki arkadaşımın belediye başkan adaylığı olduğu için, grup başkan vekili adayı olamayacağını söyledi ve ‘seçin birini gitsin’ dedi. Ben bu olayın yaşandığı gece İl Başkan Yardımcısı Nurettin Sağırkaya’yı arayarak tıpkı, ilk günden bu güne kadar yapılan uygulamalar gibi Grup Başkan Vekili’nin atama usulüyle yapılmasını, aksi takdirde tüzüğün 56. maddesi gereği seçim yapılmasının zorunlu olduğunu ve bu durumun da bir kargaşaya yol açabileceğini kendisine ilettim.

Nurettin Bey bu konuyu İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun’a ilettiğini onun da ‘akşamı bekleyelim’ cevabını verdiğini öğrendim. Aynı gece benimle beraber diğer İBB Meclis üyelerinin de aynı konuyla ilgili Yücel Coşkun’u ve Nurettin beyi aradığını da daha sonra öğrendim. Fakat İl Başkanı Yücel Coşkun hiçbir hamle yapmayarak konuyu adeta sürüncemede bıraktı. Kimse aday olmayınca Sayın İbrahim Özkan tekrar aday olmak istedi fakat ben bunun doğru olmayacağını belirterek seçim kararı alınacak toplantıyı terk ettim.

Ardından yapılan toplantı sonrası seçim kararı alınmış ve tüzüğün 56. Maddesi gereği İbrahim Özkan tekrar Grup Başkan Vekili olarak seçilmiştir. Benim ise tüm bu toplantı kararı alma ve seçim yapma sürecinde farklı toplantı ve televizyon programlarında olduğum kamera ve televizyon görüntülerinde sabittir. Ardından tüzüğün 56. Maddesi gereği kanuna uygun olarak Suat Sarı ve ben hariç yapılan oylamada Sayın İbrahim Özkan’ın Grup Başkan Vekili seçildiği grup karar defteri herkesin imzası bulunduğu şekilde önüme getirildi. Yasaya aykırı bir işlem yapılmadığı için ben de grup kararını imzaladım.

“Derin bir hayal kırıklığı…”

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun’un her şeyden bir gün önce haberinin olmasına rağmen ve tüm bu olayların önüne geçebilme fırsatı varken her hangi bir eylemde bulunmamıştır. Teamülleri uygulayarak ivedilikle bir Grup Başkan Vekili atayacağına, kargaşa çıkmasını beklemiş, ardından da genel merkez ve televizyonlarda kendisinin oylama yapılacağından haberinin olmadığını doğru olmayan bir şekilde beyan etmiştir.

Ardından tüm meclis üyelerini tedbirli olarak ihraç istemiyle İl disiplin kuruluna sevk ederek bir komplonun ikinci aşamasını icra etmiştir. Genel merkezimize ve Genel Başkanımıza gereken tüm bilgilendirmeleri yaptıktan sonra hakkımda verilecek kararı saygı ve sükûnetle beklerken, Sayın İbrahim Özkan’ın katıldığı bir haber programına bağlanan İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun hakkımda gerçek dışı beyanlarda bulunmuştur. Parti içinde ilerleyen ve gizli kalması gereken parti içi disiplin sürecini ifşa etmiştir.

Hatta o kadar ileri gitmiştir ki şahsımın onur ve haysiyetini hedef alarak bizzat Genel Başkanımız tarafından Tuzla sakinlerinin istekleri de göz önüne alınarak ilan edilen Belediye Başkan adaylığından, seçime bir hafta kala, başka bir parti lehine çekileceğimi düşündüğü iftirasında bulunmuştur. Yaşamı boyunca haysiyeti ve şerefi için var olan ben Akın Gürkan ve aile bireylerim bu iftiralar ve saldırılar karşısında büyük bir şok ile derin bir hayal kırıklığı yaşadığımızı belirtmek isterim.

Haklı olmamıza rağmen; partimize olan saygımızdan ve aldığımız terbiye gereği parti içi disiplin süreçlerini büyük bir gizlilikle takip ederken, bizatihi partimizin İl Başkanı tarafından uğradığım bu haksız iftira ve yapılan kumpaslardan dolayı bu kadar emek verdiğim partimden ayrılma kararı almış bulunmaktayım. Parti içinde gerçekleşen kumpaslar ve kişisel ikbal hırslarından uzaklaşarak Yüce Türk Milletinin hizmetinde çalışmalarıma devam edeceğimi beyan ederim. Saygım ve teamüllere olan inancımdan dolayı daha fazla haksızlığa uğramadan, İYİ Parti’den istifa ettiğimi kamuoyuna saygı ile duyururum. Yaşasın Yüce Türk Milleti.”

Akın Gürkan kimdir?

İlkokulu Ankara Keçiören Çizmeci İlkokulu’nda, ortaokulu Ankara Atatürk Lisesi‘nde okuyan Akın Gürken, 9 Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü okudu.

1989 yılında üniversiteyi bitirdi ve özel bir firmada şantiye şefliği yaptı. Sırasıyla; İller Bankası’na ait Iğdır Arıtma İnşaatı, Van(Erciş) İçme Suyu İnşaatı, Ağrı(Merkez) İçme Suyu ve Ağrı (Merkez) Kanalizasyon İnşaatları, Beyşehir Kanalizasyon İnşaatı, Zonguldak Yenice İçme Suyu İnşaatı gibi firmanın muhtelif işlerini bitirdim. Daha sonra kendi firmasını kurdu.

1993 yılı ile yine İller Bankası’nın, Köy Hizmetleri’nin, Özel İdarelerin ve belediyelerin muhtelif içme suyu, kanalizasyon,  yol ve bina işlerini yaptı. 2000’li yıllarda kurduğu proje ofisinde hala proje üretip inşaatlar yapmaktadır.

Paylaşın

Bahçeli, TBMM Genel Kurulu’nu Terk Etti

DEM Parti sözcüleri kürsüye çıktığında TBMM Genel Kurulu’nu terk eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesinin yapması gerekeni yapıyorum bugün” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler için TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

Bütçe görüşmelerini takip etmek için Genel Kurul’a gelen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) sözcüleri kürsüye çıktığında salondan ayrıldı.

Kuliste gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine MHP Lideri Bahçeli, “CHP’yi de takip etmeyeceğim. Arkadaşlarım da takip etmeyecekler. Anayasa Mahkemesinin yapması gerekeni yapıyorum bugün” ifadelerini kullandı.

Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmeler sonrası AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi imzasıyla ortak bildiri yayımlanmıştı. DEM Parti ve CHP ortak bildiriyi imzalamamıştı. CHP, üç grup başkanvekilinin imzasıyla ayrı bir bildiri yayımlamıştı.

Paylaşın

Babacan’dan Yerel Seçimler Açıklaması: Kimi Yerlerde İşbirliğine Açığız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, “Yerel yönetimlerde kimi yerlerde işbirliği modellerine açığız” dedi.

“İşbirliği olabilecek il ve ilçelerdeki adayları açıklamayı şu an için öteliyoruz” diyen Ali Babacan, “bir işbirliği olacaksa karşılıklılık ilkesine dayanarak olması lazım” ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Yerel seçimlere değinen Babacan, “Biz DEVA olarak kendi adaylarımızla hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İlk grup adaylarını açıkladık” diyen Babacan, perşembe günü ikinci grup adaylarını açıklayacaklarını söyledi. Babacan, şehircilik ilkelerini belirlediklerini ve adaylara etik ilkelerini imzalattıklarını söyledi. Babacan, “Yerel seçimlerde kendi adaylarımızı gösterme imkanımız olacak ama aynı zamanda merkezi hükümete de yerel seçimler mesaj verme imkanı taşıyor” dedi. Yüzde 52’lik kesim içinde 15-20 puanlık kesimin Erdoğan’a uyarı verebileceğini söyleyen Babacan, sarı ve kırmızı kartlarının ceplerinde olduğunu söyledi ve “bu seçim sarı kart, genel seçim kırmızı kart gösterme seçimi” ifadelerini kullandı.

“Yerel yönetimlerde kimi yerlerde işbirliği modellerine açığız” diyen Ali Babacan, kendi teşkilatlarında farklı yerlerden bu tür talepler geldiğini söyledi. Babacan, “genel merkezler arasında ise böyle bir görüşme ve mutabakat yok” dedi. CHP’nin yeni yönetiminin “işbirliği ne kadar kötü oldu” vurgusu yaptığını söyleyen Babacan, “CHP açısından işbirliği artık kolay olmayabilir” dedi. CHP’nin seçim ittifakını kendi içinde birkaç kez konuştuğunu ancak parti kurullarından olumsuz görüş çıktığını söyleyen Babacan, “Bu saatten sonra pozisyon değiştirmeleri kayda alınır olmaz” dedi.

“İşbirliği olabilecek il ve ilçelerdeki adayları açıklamayı şu an için öteliyoruz” diyen Babacan, “bir işbirliği olacaksa karşılıklılık ilkesine dayanarak olması lazım” ifadelerini kullandı. Babacan, “Az sayıda il ve ilçede işbirliği yapabiliriz” derken, “günün birinde genel merkezler arasında işbirliği rüzgarı eserse konuşuruz ama ben ortamın çok uygun olduğunu düşünmüyorum” ifadeleriyle Türkiye genelinde bir seçim ittifakı beklemediklerini söyledi.

İktidar ile ne yerelde ne genelde bir işbirliği görüşmesi olmadığını söyleyen Babacan, “olması da mümkün değil” ifadelerini kullandı. Babacan, kendi ayrılık gerekçelerinin çok güçlü olduğunu ifade etti. Babacan, çok sayıda belediye başkanı, çok sayıda meclis üyesi çıkarmak ve oy yüzdelerini artırmak istediklerini söyledi. Türkiye için başarı kriteri olarak bir oy yüzdesi açıklamalarının doğru olmadığını söyledi. Babacan, “Türkiye’nin her yerinde iddiayla ortaya çıkıyoruz” dedi.

Paylaşın

Erdoğan: Kefenimizi Giyerek Çıktığımız Yolda…

Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni’nde konuşan Erdoğan, “Biz tüm kalbimizle şuna inanıyoruz; tarihe mührünü günü kurtarma peşinde olanlar değil, ileriyi düşünenler vurur. 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız yolda haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmeler sonrası AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi tarafından yayınlanan ortak bildiriye imza atmayan CHP’ye de tepki göstererek, “Terörle yol yürüyenlere, terör örgütlerini maşa olarak kullananlara, iradesini Kandil’deki alçaklara teslim edenlere, 3-5 oy alacağız diye bölücü hainlere kapıkulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste terörist dememek için 40 takla atan siyasi bukalemunların maskelerini indirmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Sabiha Gökçen Havalimanı, hizmete girdiğinden beri uçuş merkezi haline geldi. Bugün Anadolu Yakası ile birlikte çevre illere de hizmet veriyor. Türkiye genelindeki iş ve piyasaların gelişimi açısından son derece kritik roller üstleniyor. İlk etapta 2009 yılında yap-işlet-devret modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık. 2010 yılında İstanbul Teknoloji Geliştirme bölümü devreye girdi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın trafiği sürekli artıyor. 2021 yılında 181 bin uçuşla 25 milyon yolcuyu ağırladı. 2022’de bu sayı 31 milyona ulaştı. 2023’ün ilk 11 ayında 208 bin uçuşla yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 34 milyona yükseldi. İstanbul ve Antalya havalimanlarının ardından en çok trafik olan 3. havalimanı. Sene sonunda 37 milyonu aşmasını öngörüyoruz. 2. pist için 2012 yılında karar aldık. Toplam 970 milyon doları bulan yatırım tutarıyla 2. pisti tamamladık.

Trafik kapasitesini 2’ye katlayacak pistin uzunluğu 3540 metredir. Ayrıca 3 paralel taksi yolu vardır. Apronlarla havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir. 1520 metre uzunluğunda TEM bağlantı tünelini inşa ettik. Havalimanımızda tüm bu bağlantılarla birlikte 19 bin m2 kapalı alana bağlı üst yapı tesislerini de yeniledik. Maksimum kapasite için yeni pistimizi iniş, eski pistimizi kalkış amaçlı kullanacağız. Kullanım kapasitesi 2 katına çıkacak. Yeni pistle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye ulaşılacak.

Şu an bulunduğumuz bölgede havalimanı kurulmasına öncülük eden 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı rahmetle yad ediyorum. Rabbim Türkiye için hayal kuran, çalışan, gayret gösteren herkesten razı olsun diyorum. Rahmetli Özal siyasi hayatı boyunca haksız eleştirilerin muhatabı olmuştur. Türkiye’nin çeyrek asırlık hedefleri doğrultusunda attığı adımlarla merhum Özal hedef alınmıştır. ‘Ne gerek var’ eleştirisi en çok maruz kaldığı eleştirilerdendi. Yapılan hizmeti millete lüks gördükleri için bunu ifade ediyorlardı. Ortaya hiçbir hizmet ortaya koyamayanlar sürekli engel çıkardılar. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde benzer sabotaj girişimleriyle karşılaştık.

“Tarih bizi haklı, onları haksız çıkarmıştır”

Parayı betona gömüyorlar dediler. Yola, köprüye, tünele, baraja, hastaneye ne gerek var dediler. Yolla karın mı doyar diyerek kendilerini komik duruma düşürdüler. Uçak inmeyen yere havalimanı yaptılar dediler. Arşivlere baktığınızda her devasa eserde bu çapsızlığı muhakkak görürsünüz. Türkiye’de muhalefetin tarihi sadece seçim hezimetlerinin değil, aynı zamanda icraat düşmanlığının tarihidir. Her projeye çamur atmak CHP ve siyasi akrabalarının milli sporudur. Tarih bizi haklı, onları haksız çıkarmıştır.

Eleştirilerinin safsatadan, kötü niyetten ibaret oldukları ortaya çıkmıştır. CHP’nin sabık genel başkanının uçak bile inmiyor dediği Sabiha Gökçen Havalimanımız bu sene sonunda 37 milyon yolcu ağırlayacak. 2030’da ise bu rakam 63 milyona yaklaşacak. Engellemek için Gezi olayları dahil sokak terörüne başvurdukları İstanbul Havalimanı, Avrupa ve dünyanın en iyi havalimanlarından biri olarak gösteriliyor. Aynı durum Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu olmasaydı bugün İstanbul trafiği çok daha kötü olurdu.

Türkiye’de 70 yılda pek çok şey değişmiş, bunların halka yönelik tavırlarında hiçbir düzelme olmamıştır. Biz son 21 yılda neyi başardıysak, istemezükçü zihniyete rağmen başardık. Aktif havalimanımızı 26’dan 57’ye, yolcu kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337 milyon yolcuya çıkardık. Uçuş noktamızı 130 ülkede 343 noktaya yükselttik. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak diyerek Türkiye’yi en geniş uçuş ağına sahip ülkeler arasına soktuk. Projelerimize yenilerini ekliyoruz. Çukurova, Yozgat, Bayburt-Gümüşhane’de çalışmalarımız devam ediyor. Antalya Havalimanı’nın kapasite artırmaya yönelik çalışmalarımız hızla sürüyor. 35 milyonluk kapasiteyi 80 milyona çıkarıyoruz. 2022 Aralık ayında Esenboğa Havalimanımızın KÖİ ihalesini gerçekleştirdik. 1 kuruş harcamadan 300 milyon euroluk yatırım yapıyoruz.

“Halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz”

Tamamlandığında 30 milyon yolcuya yükselecek ve 3. pistine kavuşacak. Hatay Havalimanı onarımına yönelik ihaleyi de kısa süre önce gerçekleştirdik. 21 Kasım’da çalışmalara başlandı. 14 kilometre çevre güvenlik duvarıyla sel taşkınlarına karşı koruyacağız. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceğiz. Biz tüm kalbimizle şuna inanıyoruz; tarihe mührünü günü kurtarma peşinde olanlar değil, ileriyi düşünenler vurur. 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız yolda haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz.

Darbecisinden, vandalına, teröristinden 5. kol kuvvetine kadar saldıranların heveslerini kursaklarında bıraktık. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynısını yapacağız. Ne Kandil, ne de Suriye’deki terörün bizi engellemesine müsaade etmeyeceğiz. Terörle ülke siyasetinin şekillendirildiği eski Türkiye geride kalmıştır. Türkü, Kürdü, Arabı, Alevisi ve Sünnisiyle 85 milyonun kardeşliğine nifak sokulmasına kesinlikle izin vermeyiz. Terörle bizi yıldıracaklarını düşünenlere; 21 yılda her yolu denediniz fakat bizim kutlu yolculuğumuza set çekemediniz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına da engel olamayacaksınız. Defalarca hüsrana uğradınız, inşallah yine kaybedeceksiniz. Rezil ve zelil olmaktan kurtulamayacaksınız.

Kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Ömrümüz yettiğince aziz milletimizin desteği bizimle olduğu müddetçe sizinle mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Terörle yol yürüyenlere, terörü maşa olarak kullananlara, 3-5 oy alacağız diye bölücülere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste terörist dememek için kırk takla atanların maskesini indireceğiz. Rabbim yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum. Vatanımızın bekası için can veren kahraman askerlerimizi rahmetle yad ediyorum. Kahramanca görev yapan tüm mehmetçiklerimize şükran sunuyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına tekrar başsağlığı diliyorum.”

Paylaşın

AK Partili Vekiller Erdoğan’ı Övgüye Boğdu

TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında kürsüye çıkan AK Partili milletvekillerinin büyük kısmı bakanlıkların bütçe sunumundan aldıkları yatırım, icraat bilgileri ve verileri içeren konuşmalar yaptı. Neredeyse tek bir eleştiri ya da öneri içermeyen konuşmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan için övgü yarışına girildi.

Öte yandan bütçe görüşmelerinde, yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve gelmesinin ardından ekonomideki “olumlu gelişmeleri” anlattı, “Ekonomimiz büyüdükçe, refahımız arttıkça daha adil bir şekilde paylaşacağız” dedi. Şimşek’in konuşması AK Parti milletvekillerince yoğun alkış alınca muhalefet partilerinden uyarı geldi.

Meclis Genel Kurulu’nda on günü geçen bütçe görüşmelerinde her siyasi parti grubu adına bir saat süren konuşmalar yapıldı. Konuşma sürelerinin milletvekillerine dağılımı her partide farklı oldu. En çok milletvekiline sahip olan AK Parti grubunda 1 saat, 10-12 milletvekili arasında paylaştırıldı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; 4-5 dakikalık konuşmalar için kürsüye çıkan AK Partili milletvekillerinin büyük kısmı bakanlıkların bütçe sunumundan aldıkları yatırım, icraat bilgileri ve verileri içeren konuşmalar yaptı. Neredeyse tek bir eleştiri ya da öneri içermeyen konuşmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan için övgü yarışına girildi.

Meliha Akyol, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eser ve hizmet siyasetimize tüm gücümüzle devam edeceğiz”, Ömer Oruç Bilal Debgici, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yirmi bir yıldır neyin sözünü verdiysek bir bir yerine getirdik, neyi hayal ettiysek milletimizin hizmetine sunduk”, Celalettin Köse, “Erdoğan liderliğinde, AK Parti hükûmetleri döneminde ülkemizde âdeta reform niteliğinde dev yatırımlar hayata geçirilmiştir”,

Mustafa Oğuz, “Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz reformlar ve yaptığımız yatırımlar sayesinde dün hayal denilen birçok proje bugün gerçek olmuştur”, Kaan Koç, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde geçen son yirmi bir yıl içerisinde ulaşımda, özellikle kara yollarında tam bir devrim gerçekleştirdik”, Adem Çalkın, “Ülkemizde temel hak ve hürriyetlerin korunması ve demokratik adımlar konusunda cumhuriyet tarihimizin en köklü adımları Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde AK Parti iktidarı döneminde atılmıştır”,

Zehranur Aydemir, “Her bir projenin arkasında güçlü bir irade, büyük bir vizyon ve sistematik çalışma var. Bu irade ve vizyonun sahibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır”, Nilhan Ayan, “Yaparsa AK Parti yapar, yaparsa Recep Tayyip Erdoğan yapar, yaparsa Cumhur İttifakı yapar”, Mahmut Rıdvan Nazırlı, “Recep Tayyip Erdoğan Gazze konusundaki hassasiyetinin sadakasını verse herkese yeter” Mesut Bozatlı, “Cumhurbaşkanımızın hafızalarımızdan silinmeyen cümlesinde dediği gibi, AK Parti’mizin kurulup iktidara gelmesiyle Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı”,

Seda Sarıbaş, “Sözlerime, arşivi milletin ve devletin hafızası olarak tanımlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir cümlesiyle başlamak istiyorum: “Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini asla bilemezler” sözleri dikkat çeken övgülerden sadece birkaçı oldu.

“Ülkeyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz?”

2014 yılı bütçe görüşmelerinde, yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve gelmesinin ardından ekonomideki “olumlu gelişmeleri” anlattı, “Ekonomimiz büyüdükçe, refahımız arttıkça daha adil bir şekilde paylaşacağız” dedi. Şimşek’in konuşması AK Parti milletvekillerince yoğun alkış alınca muhalefet partilerinden uyarı geldi.

İYİ Parti Grup Başkanı Erhan Usta, “Sayın Bakan, AK Parti Grubunun alkışlarına bakmayın. Geçen yıl da aynı şekilde Nebati’yi alkışlıyorlardı” diye uyarırken Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da, “Bu alkışlara güvenmeyin. Sizden önce de başkasını alkışlıyorlardı” dedi. CHP Milletvekili Cavit Arı ise alkışlayanlara, “Neyi alkışlıyorlar? Ülkeyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz? Emekliyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz?” sözleriyle tepki gösterdi.

Paylaşın

GP Lideri Ahmet Davutoğlu: Bazı Yerlerde İktidarın Adayını Destekleyebiliriz

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan GP Lideri Ahmet Davutoğlu, “İlkesel olarak iktidar-muhalefet demeden bütün partilerle konuşmaya hazırız” dedi ve ekledi:

“Bazı yerlerde bizim adayımıza MHP ya da AK Parti destek vermek isterse niye veriyorsunuz demeyiz veya bazı yerlerde o kadar iyi, dürüst ve liyakat sahibi aday çıkarırlar ki müzakere ederek iktidarın adayına destek verebiliriz. Mühim olan şehirlerimizin en doğru, dürüst ve liyakat sahibi insanlarla yönetilmesi.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gazeteci Murat Sabuncu‘ya açıklamalarda bulundu. Genel seçimler sürecinde altılı masaya ilişkin değerlendirmede bulunan Davutoğlu, “Halk dedi ki bu doğru bir iş ama üslubu yanlış bunlar ülke yönetirken uyum sağlayamayacaklar ve maalesef seçim sonrasında 6 ay içinde ortaya çıkan tablo halkın bu kaygısını neredeyse teyit eder mahiyette oldu” dedi.

Önümüzdeki yerel seçimlerde partinin yol haritası nasıl olacak konusunda Gelecek Partisi’nin henüz ittifak yaparız ya da yapmayız, şununla yaparız ya da yapmayız diye netleşmiş bir kararı yok. Davutoğlu bu konuda şunları da söylüyor:

“İlkesel olarak iktidar-muhalefet demeden bütün partilerle konuşmaya hazırız. Bazı yerlerde bizim adayımıza MHP ya da AK Parti destek vermek isterse niye veriyorsunuz demeyiz veya bazı yerlerde o kadar iyi, dürüst ve liyakat sahibi aday çıkarırlar ki müzakere ederek iktidarın adayına destek verebiliriz. Mühim olan şehirlerimizin en doğru, dürüst ve liyakat sahibi insanlarla yönetilmesi”

Bir diğer çarpıcı cümlesi Kemal Kılıçdaroğlu ile Ümit Özdağ’ın arasında imzalanan protokole ilişkin oldu. Davutoğlu bir düş kırıklığı oluşturduğunu şu sözlerle belirtti: “Sayın Kılıçdaroğlu’nun bizden habersiz olarak milliyetçiliğin en dışlayıcı ve otoriter temsilcileri ile gizli bir protokol imzalaması benim için bu tarihi toplumsal barış çabasının liderler düzeyinde dahi yeterince içselleştirilmediğini ortaya koyan büyük bir düş kırıklığı oluşturdu.”

“Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var”

Davutoğlu, söz konusu anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin de alacakları tutumu açıkladı: “Tabii arkadaşlarımızla konuşuruz. Mecliste alacağımız pozisyon bakımından Saadet Partisi’yle de görüşürüz ama ilkesel olarak bizim özgürlükleri genişleten hiçbir uygulamaya hayır deme şansımız yok. Yani partimizin ilkelerine uyumlu bir şey getirilirse buna bakarız ama bir şeyi verip beş şeyi geri alıyorsa yani bir şeyi gösterip sembolik olarak da beş şeyi geri alıyorsa ona da izin vermeyiz.

Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var mı kesinlikle var. Peki Türkiye’nin bu yeni anayasayı şu anda yapabilecek karşılıklı güven ortamı ve kurumsal kapasitesi var mı? Maalesef yok. Çünkü Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi getirdiği kutuplaşma ortamı ile karşılıklı güven iklimin de, kurumsal kapasiteyi de yok etti Cumhurbaşkanı hükümet sistemi öyle bir psikolojik ortam doğurdu ki, Meclis tablosu bu anayasa ilkeler üzerine değil, ancak pazarlıklar üzerine yapabilir sonucu ortaya çıktı. Bu da doğru bir şey değil.

Çok radikal bir tavır değişikliği olmuş olsaydı mesela nihayet Cumhurbaşkanı, ‘benim son dönemim tamam geride şunlar oldu, gelin bir beyaz sayfa açalım, bütün partilerle bunu konuşmaya hazırım’ deseydi ve bunu eylemiyle de gösterseydi ve bütün partilerin katılımına açık hale gelseydi bu düşünülebilirdi.  Ama konu 50+1 odaklı değişiklik teklifiyle ‘bir sonraki seçimi nasıl garanti altına alırız’a odaklanınca, Serap Hoca’nın dediği gibi bugünkü anayasayı bile uygulamaktan kaçınıldığında biz size nasıl güveniriz sorusu doğru bir soru haline geldi.”

Paylaşın

DEVA Partisi: Zenginimiz Bedel Öder, Askerimiz Fakirdendir

Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmelere ilişkin konuşan DEVA Partili Mehmet Emin Ekmen, “Şehit haberlerinin ulaşıp bayrak takılan o evlerin fotoğraflarını görünce hangi birimizin yüreği ikinci kez parçalanmıyor ki?” dedi ve ekledi:

“Hiç mi bir rezidansa takılmaz o al bayrak? Hiç mi bir villanın kapısına gitmez o kara haber? Hiç mi güvenlikli bir sitenin kapısında durmaz haberci taşıyan o ambulanslar? Yemen’den bu yana değişmez mi o kara yazgı? Nasıl yakılmıştı o ağıt hatırlayalım. ‘Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir.’”

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Bugün Genel Kurul’da 2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nin 15’inci maddesi üzerine konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmelere de değindi.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre Mehmet Emin Erkmen, konuya ilişkin şunları söyledi:

Ekmen şunları söyledi: “Dün burada dört siyasi parti grubunun imzası bulunan bir metin, tam dört kez okundu. Sonra başka bir grubumuz kendi metnini okudu. Ama ne acıdır ki 12 şehidimizin adı bir kez dahi okunmadı. Ölüm, birer sayı değildir. İstatistik hiç değildir. Her biri can evlattır, babadır, kardeştir, arkadaştır, komşudur. Ailelerin metaneti, buğulu gözlerle ‘vatan sağ olsun’ demeleri çok kıymetli.

Ama unutulmamalı ki vatan sağ olanlarla daha güzel. Vatan kaybettikleriyle değil, yaşattıklarıyla daha güzel. Vatan özgür, müreffeh ve geleceğe güvenle bakan gençleriyle daha güzel.

Şehit haberlerinin ulaşıp bayrak takılan o evlerin fotoğraflarını görünce hangi birimizin yüreği ikinci kez parçalanmıyor ki? Hiç mi bir rezidansa takılmaz o al bayrak? Hiç mi bir villanın kapısına gitmez o kara haber? Hiç mi güvenlikli bir sitenin kapısında durmaz haberci taşıyan o ambulanslar? Yemen’den bu yana değişmez mi o kara yazgı? Nasıl yakılmıştı o ağıt hatırlayalım. ‘Zenginimiz bedel öder, askerimiz fakirdendir.’”

Paylaşın

CHP Sordu: Neden Milli Yas İlan Edilmiyor?

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, “Ülke nereden nereye geldi. Çok fazla bir şey istemedik. ‘Neden milli yas ilan edilmiyor?’ dedik. Suudi Kralı öldüğü zaman milli yas ilan edenler 12 evladımız şehit olmuş niye duyarlılığı ortaya koyamıyor?” diye sordu.

Milli Savunma Bakanı’nın (MSB) Meclis’te bilgi vermesini gerektiğini ifade eden CHP Grup Başkanvekili Başarır, “Endişeliyiz. Meclis’e bilgi versin. Daha fazla kaybımız var mı? Nasıl bu teröristler, yaratıklar bu üsse sızabiliyor? Nasıl 12 askerimizi şehit edebiliyor? Bunu duymak istiyoruz. Milli Savunma Bakanı dün gece gelebilirdi. Gelmedi” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bianet’in aktardığına göre; Başarır, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Ülkeyi bu noktaya ve terör yuvası haline getiren, sınır güvenliğini ortadan kaldıran bu partinin eylemleriyle artık Meclis’te ortak imzayla kamuoyunun karşısına çıkmak istemiyoruz.

Meclis olarak üzüntümüzü dile getirdik. Üzülerek söylüyorum ki bu ülkenin Cumhurbaşkanı terörle mücadele ve bu olayın failleri konusunda her yetkiyi, desteği almasına rağmen soluğu Putin’in kapısında aldı ve bekletilerek bu ülkeyi, yurttaşları büyük bir üzüntüye boğdu. Aynı şeyler Gara operasyonu. Nasıl bir duruş sergiledi? Biz her seçim yaklaşırken aynı olayları, hikayeleri AK Parti grubundan duymaktan bıktık ve sıkıldık.

Mehmetçiğin tırnağını bile dünyalara değişmeyiz. 21 yıldır ülkeyi bu hale getirenler askerimiz şehit edilirken Rusya’nın kapısında, faillerinin kapısında bekleyenler artık ortak imza konusunda bizden hiçbir şey beklemesin. Üzüntü duyuyoruz. Ülke nereden nereye geldi. Çok fazla bir şey istemedik. ‘Neden milli yas ilan edilmiyor?’ dedik. Suudi Kralı öldüğü zaman milli yas ilan edenler 12 evladımız şehit olmuş niye duyarlılığı ortaya koyamıyor?

Endişeliyiz. Meclis’e bilgi versin. Daha fazla kaybımız var mı? Nasıl bu teröristler, yaratıklar bu üsse sızabiliyor? Nasıl 12 askerimizi şehit edebiliyor? Bunu duymak istiyoruz. Milli Savunma Bakanı dün gece gelebilirdi. Gelmedi.

Bugün nöbetçi olarak Meclis’te olan Bakan başsağlığı dileyemedi. Kendisi Bakandan bilgi alıp verebilirdi. 10 dakika konuşabilirdi. Biz sorular sorabilirdik. Maalesef ki Meclis bu tür iletişimlere kapalı. Dün kamuoyuna üzüntülerimizi, endişelerimizi açıklayan bildirimizi yayımladık. 4 partinin imzasından fazlası var. Artık algılarla bu olayın üzerine gidemeyiz. Şehitlerimiz ve terör seçim malzemesi olmayacak kadar önemli ve mühim bir konudur. Hiç kimse bu ülkedeki şehitleri terör meselesini seçimler yaklaşırken bir algı operasyonu haline getirmesin.”

“Neden damsız, sıvasız, kerpiç evlerden geliyor?”

Ali Mahir Başarır, eski CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’nin CHP’nin ortak bildiriye imza atmamasını eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:

“Alınan karar doğrudur. Bundan sonra bu iktidara kerpiç, sıvasız, damsız evlerden giden şehitlerin hesabını tabi ki soracağız. O evi yaptıracaklarmış. Ne güzel. Şimdi mi aklınıza geldi? Mersin’de verdiğimiz şehitlerimizin, evlatlarımızın ki benim ailemde de şu anda Güneydoğu’da görev yapan iki askerimiz var. Bakın evlerine.

Türkiye’nin hiçbir yerinden şehit cenazesi gelmesin. Ama neden damsız, sıvasız, kerpiç evlerden geliyor? Tüm bildirilere biz bugüne kadar destek olduk. Bunun karşılığında ne oldu? Bir şehit için bırakın makamı, bırakın Cumhurbaşkanlığı koltuğunu dünyayı yıkarız. Biz CHP grubu olarak artık bireysel açıklamamızı yapacağız ve AK Parti grubu ile asla ortak bir imza atmayacağız.”

Paylaşın